Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Film Festivali

Kapsül Haber Ajansı - Film Festivali haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Film Festivali haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu Haber

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ödüller Sahiplerini Buldu

“Sinemanın ışığı DAİMA Altın Portakal’da parlayacak” diyerek başlayan 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, heyecan dolu bir haftanın sonunda merakla beklenen ödül töreniyle sona erdi. Festivalin kapanış gecesinde sinema dünyasının ünlü isimleri ve davetliler kırmızı halıdan geçti. FESTİVAL GELECEK NESİLLERE İLHAM VERECEK Cam Piramit’te düzenlenen gecede konukları selamlayan, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir; “Bizim Altın Portakal’ı, sinemanın ışığını, sanatın birleştirici gücünü ve kültürel belleğimizi yaşatma kararlılığımız da ‘Daima’ sürecektir. Antalya’nın kalbinde atan bu festival, gelecek nesillere ilham verecek. Amacımız; geçmişin ışığını geleceğe taşımak. Daima sinemayla, daima sanatla daima umutla; sinemanın ışığı hiç sönmesin!” diye konuştu. SİNEMA FARKINDALIK YARATIR Ulusal Jüri Başkanı Derviş Zaim ise ödül töreninde sinemaseverlere şu sözlerle seslendi: “Sinema yalnızca bir eğlence aracı değil aynı zamanda toplumsal olayları yansıtan dev bir ayna ve kitleleri harekete geçirme gücü olan güçlü bir dönüştürücüdür. Bu devrin insanının en büyük sorunlarından biri olan yabancılaşmanın aşılması için sinema bize şunu söyler; yalnız değilsin! Sinema, sorunları doğrudan sihirli bir değnekle çözmez; ancak farkındalık yaratır, kamuoyu oluşturur, empati yeteneğini geliştirir ve insanlara rehberlik edecek entelektüel ve duygusal bir zemin hazırlar. Dileğim; sorunlarla boğulan günümüz dünyasına bu topraklardan umut ve uyarı ışığı yayan sinema ateşinin hiç sönmemesi. Yaşasın büyülü fener!” Zaim ayrıca, jüri olarak, gelecek festivallerde ‘festivalin zenginleşmesi ve Türk sinemasının gelişimini teşvik’ amacıyla; ses tasarımı, makyaj, kostüm, dijital efekt ve casting kategorilerinde de ödül tahsis edilmesi tavsiyesinde bulundu. “ARTAKALANLAR” FİLMİ 5 ÖDÜL ALDI Pınar Altuğ Atacan ve Emre Kınay’ın sunduğu ödül gecesinin galibi; En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere 5 ödülle ayrılan, Yeşim Ustaoğlu imzalı “Artakalan” oldu. Jürinin; “Karakterlerin yolculuk ve dönüşüm süreçlerini ele almadaki titizlik, derinlik ve koruduğu estetik mesafe nedeniyle” En İyi Yönetmen seçtiği Ustaoğlu; ödülünü, jüri başkanı Derviş Zaim’den alırken şunları söyledi: “Benimle bu yolculuğa çıkan, derdimi paylaşan ekibime tek tek teşekkür ederim. Bu filmle tekrar bu ülkenin taşına toprağına dağına suyuna bakma fırsatı bulabildim. Biraz içim acıdı; neyin arta kaldığını gördüm bize. Belki daha iyi bir geleceğe, daha iyi bir yarına, ümide, özgürlüğe dair; çünkü bu bir özgürlük arayışıydı Elif için de benim için de. Herhalde adalete ve vicdana inancımı sürdürüyorum” FESTİVALİN EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ TAŞ VE TÜY’E Ragıp Türk’ün yönettiği “Taş ve Tüy” ise festivalden, En İyi Film dahil 6 ödülle ayrıldı. Jürinin; “Şehrin varoşlarındaki yoksulluk cenderesiyle toplumsal cinsiyet kimliğinin taşıdığı iç ve dış çatışma ve gerilimleri yansıtmadaki başarısı” gerekçesiyle ödüle değer bulduğu filmin yönetmeni Ragıp Türk; ödülünü, jüri başkanı Derviş Zaim ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’den aldı. Yönetmen, teşekkür konuşmasında aynı yarışmadaki Yeşim Ustaoğlu ile başlayan sinema hikâyesini şöyle paylaştı: “2003’te İstanbul’a müzisyen olmak için gelmiştim. Fakat en azından öğrenciliğin nimetlerinden faydalanayım diye üniversite sınavına girdim. İstanbul Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünü kazandım. Okula girerken sinema yapmakla ilgili bir düşüncem yoktu. Birkaç yıl sonra işsiz işsiz dolaşırken tesadüfen bir film setinde iş buldum. O sette gerçekten sinemanın ne olduğunu anlamaya başladım ve oradaki yönetmeni çok gözlemledim ve kendisine büyük hayranlık duymaya başladım. Orada yönetmen olmaya karar verdiğimi biliyorum. Sayın Yeşim Ustaoğlu; bana verdiğiniz ilham için size teşekkür ederim.” ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Ana jürinin dışında Sungu Çapan Sinema Yazarları Jürisi ve Film- Yön Jürisi’nin de tercihi; Ragıp Türk ile “Taş ve Tüy”den yanaydı. Emir Ziyalar’ın yönettiği “Kadim Mavi” de Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü ile En İyi Müzik ve En İyi Kurgu ödüllerinin sahibi oldu. Ziyalar, teşekkür konuşmasında “Bu ödülü; kalıpları kırmaya yönelik yenilikçi denemeler yapacak olan bütün yönetmenlere adıyorum” dedi. EN İYİ KADIN OYUNCU ÖYKÜ KARAYEL, EN İYİ ERKEK OYUNCU MERT FIRAT VE MEHMET GÜNSÜR “Artakalan” filmindeki performansıyla Öykü Karayel “En İyi Kadın Oyuncu” seçilirken Hüseyin Karabey’in yönettiği “Hakikatin Ölümü” filminde başrolleri paylaşan Mehmet Günsür ve Mert Fırat, “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü de paylaştı. Öykü Karayel; jüri üyesi Fatih Artman’dan aldığı ödülü; ‘hepimizin özgürlüğü için haksız yere içeride olanlar için’ aldığını ifade etti. En İyi Erkek Oyuncu ödülünü; jüri üyesi Meryem Uzerli’nin elinden alan Günsür ve Fırat’sa konuşmalarında daha iyi bir geleceğe işaret etti. “Hüseyin o kadar güzel bir ekip kurdu ki hayatımın sonuna kadar onlarla film çekebilirim. Güzel günler gelecek; biz bunların filmini yapmaya devam edeceğiz” diyen Günsür’e, Fırat da şöyle eşlik etti: “10 metrekarede göz göze diz dize oynadık. Hakikatin ölmediği, hakikatin arkasında yüreğimizle sağlam durduğumuz, vicdanımızla yaşadığımız günlere!” ÇOCUK OYUNCU DUYGU KÖSE ALTIN PORTAKAL KAZANDI Yönetmen Derviş Zaim başkanlığında Aylin Zoi Tinel, Elif Demoğlu, Fatih Artman, Meryem Uzerli, Sırma Bradley ve Gökhan Kırdar’dan oluşan Ulusal Jüri; “Bir Anne Hakkında” filmindeki çocuk oyuncu Duygu Köse’yi “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” dalında ödüle layık buldu. Büşra Bülbül’ün yönettiği “Bir Anne Hakkında” ayrıca “Behlül Dal En İyi İlk Film” ödülünün de sahibi oldu. Bülbül; Festival Sanat Yönetmeni Deniz Yavuz’dan aldığı ödülünü, ‘tüm emekçi annelere’ adadığını söyledi. TAŞ VE TÜY ÖDÜLLERİ TOPLADI “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülünü ise Ferit Karahan imzalı “Cinlerin Düğünü” filminde rol alan İlhan Şen ve Erol Babaoğlu paylaştı. Ödülünü, oyuncu Hülya Duyar’dan alan Babaoğlu; “Umutsuzluğa kapılmadığımız, birbirimizin elini tuttuğumuz ve aydınlık bir gelecek uğruna karanlıkta kalanları da hatırladığımız, zor ama aydınlık günler için alıyorum ödülü” diye konuştu. En İyi Film seçilen “Taş ve Tüy”, aynı zamanda En İyi Senaryo, En İyi Kurgu, En İyi Müzik ve Cahide Sonku ödüllerini de kazandı. En İyi Kurgu ödülünün sahibi Naim Kanat, “Ödülü, üzerimde de çok emeği olan Aylin Zoi Tinel gibi büyük bir ustadan almaktan gurur duydum” dedi. Jüri üyesi, müzisyen Gökhan Kırdar; “Yenilikçi, alternatif ve devrimci bulduğum bir film” sözleriye tarif ettiği “Kadim Mavi” filminin müziklerini yapan Can Kuman’a “En İyi Müzik” ödülünü verdi. Yeşim Ustaoğlu’na En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran “Artakalan” da geceden En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Görüntü Yönetimi ve En İyi Sanat Yönetimi ödüllerini de alarak ayrıldı. En İyi Belgesel ödülünü kazanan “Mükellef”in yönetmeni Arda Sarıgül; “Bu ödülü, sinemamızda yeteri kadar temsil edilmediğini düşündüğüm işçi sınıfı adına almak istiyorum. Ve bu ödülü; maden kazalarında hayatını kaybeden ve halen kaybetmekte olan bütün maden işçileri adına alıyorum” sözleriyle ödülünü aldı. Jüri Özel Ödülü’nün sahibi “Kül ve Tuz”un yönetmeni Çağatay Yurt ise “Biz bu ödülün emanetçisiyiz; çünkü bu ödülün esas sahipleri şu anda Gazze’de: Mahmut, Muahmmed Yakub, Sâfi ve savaşta önce babasını, biz bu filmi çekerken de dedesini kaybeden 9 yaşındaki Melek, kardeşi Ali ve onun gibi dört kardeşi; bu ödül, onların” diye konuştu. Bu yıl kısa film kategorisinde verilmeye başlanan Kısa Film Yönetmenleri Derneği Ödülü’nün ilk sahibi, “Porkatal” filmiyle yönetmen Sis Gürdal oldu. Kısa Film Jürisi ise Soner Alan’ın yönettiği “Kısa Akıl”ı En İyi Kısa Film seçti. Melis Balcı’nın yönettiği “Anaokulu” ise Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Balcı; “Bu ödülü, bir animasyon filme verdiğiniz için çok teşekkür ederim” dedi. Andreas Sinanos başkanlığında Nejat İşler, Yasmin El Massrî, Maryna Er Gorbach ve Fadik Sevin Atasoy’dan oluşan Uluslararası Jüri ise George Ovashvili’nin yönettiği “Babalarımdan Biri Ay’dır” (The Moon is a Father of Mine) filmini “En İyi Film” seçti. Uluslararası Jüri; “Nehir Treni” (The River Train) ile Lorenzo Ferro ve Lucas Vignale’i, “En İyi Yönetmen” ödülüne layık görürken “Gece Yarısı Tüm Aşıklar / All The Lovers in The Night” (Yukiko Sode) da Jüri Özel Mansiyon Ödülü’nün sahibi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Altın Portakal “Daima” Diyerek Sinema Meşalesini 63. Kez Yaktı Haber

Altın Portakal “Daima” Diyerek Sinema Meşalesini 63. Kez Yaktı

31 Ekim’e kadar sürecek sinema coşkusu başladı; 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, coşku dolu bir açılış töreniyle sinemaseverleri ve Antalyalılar’ı selamladı. Festival, bir hafta boyunca farklı etkinliklerle şehrin dört bir yanını sinemanın renkleriyle boyayacak ama Altın Portakal ruhu, sinemanın ışığını “Daima” yansıtacak. Türkiye’nin en köklü sinema şenliği, Antalya’da bir kez daha sinema ruhunu ateşledi. 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24 Ekim Cumartesi günü, geleneksel kortejle başladı. Sinema ve televizyon dünyasının sevilen isimleri, Antalya sokaklarında seyircilerinin sevgi ve hayranlık dolu coşkusuyla karşılandı. Korteje katılan sanatçılar arasında Menderes Samancılar, Şenay Gürler, Mehmet Özgür, Suna Yıldızoğlu, Asuman Dabak, Levent Özdilek, Bilge Şen, Fadik Sevin Atasoy, Meryem Uzerli, Leyla Smyrna Cabas, Pınar Altuğ, Emre Kınay, Büşra Pekin, Ersin Korkut, Tim Seyfi, Mehmet Esen, Yüksel Arıcı, Necmettin Çobanoğlu, Coşkun Göğen, Ümit Okur, Muttalip Müjdeci, İlyas Salman, Oben Kuday, Şennur Nogaylar, Hülya Duyar, Nurcan Eren vardı. Kortejin ardından kırmızı halıdan geçen sinema tutkunlarını Antalya Spor Salonu’nda başarılı oyuncular Pınar Altuğ Atacan ve Emre Kınay karşıladı. Davetlileri ise Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir selamladı. Konuşmasıyla festivalin bu yılki sloganını vurgulayan Özdemir, şunları söyledi: “Sinemaya duyduğumuz sevgi geçici değil, Antalya’nın sanatla kurduğu bağ geçici değil, Altın Portakal’a sahip çıkma irademiz geçici değil. Sinemaya olan tutkumuz daima, kararlılığımız daima, inancımız daima!” Özdemir; festivalin bu yılki “Kökler- Kamera ve Işık” başlıklı özel bölümüne de dikkat çekti: “Dünyanın dört bir yanından savaş haberleri alıyoruz. Hiçbir savaş sıradan değildir, hiçbir çocuğun ölümü bir haber başlığından ibaret değildir. Bu yıl savaşın gölgesinde üretmeye çalışan sinemacıların hikayesine odaklanan bu bölümde Lübnan, İran, Filistin ve Ukrayna’dan gelen 13 film gösterilecek. Bu filmler aracılığıyla bu yıkımların ortasında yaşamaya üretmeye ve anlatmaya devam eden insanların hikâyelerine tanıklık edeceğiz. Dileğimiz; sinemanın ışığı dünyanın hiçbir coğrafyasında sönmesin” Özdemir; sözlerine şöyle son verdi: “Antalya’yı Türkiye’ye, Türkiye’yi dünyaya bağlayan ve her şeye rağmen yoluna kararlılıkla devam eden bu hikâyeyi hep birlikte yazmaya devam edeceğiz; dün, bugün, yarın. Daima sanatla, daima sinemayla, daima umutla sinemanın ışığı hiç sönmesin. Yaşasın sanat, yaşasın sinema, yaşasın Altın Portakal!” Gecede konukları selamlayan bir diğer isim de Ulusal Uzun Metraj Yarışması Jüri başkanı, usta yönetmen Derviş Zaim oldu. İlk filmi “Tabutta Rövaşata” ile ilk ödülünü, 1996’da Altın Portakal’da aldığını hatırlatan Zaim, şunları söyledi: “Aradan bunca yıl geçtikten sonra burada jüri başkanı olarak bulunuyor olmanın gururu içindeyim; festivale teşekkür ediyorum. 63 yıl, çok önemli bir birikim; bu birikime layık olmak amacımız. Bu zor ama geleceği yaratmak için elimizden geleni mümkün olduğu kadar soğukkanlı, alçakgönüllü ve mesafeli olarak yerine getirmeye emin olduğumuzu söylemek isterim. Festivalin, ileriki yıllarda gelişerek büyümesi temennimdir; bunu da hep birlikte el ele başaracağımıza inancım tamdır” Emre Kınay’ın Yeşilçam şarkılarından oluşan performansıyla da renk kattığı gecede Genç Başarı, Onur, Emek ve Sinemaya Katkı ödülleri de sahiplerini buldu. Tilbe Saran’a Onur Ödülü Takdim Edildi Festivalin ilk Onur Ödülü’nü, dört filmde kendisiyle birlikte çalışan yönetmenler Mehmet Binay ve Caner Alper, usta oyuncu Tilbe Saran’a sundu. Ödülünü; “Kendisinden dört film için daha söz istiyoruz yoksa ödül bizde kalacak” esprisiyle veren Caner Alper’den alan Saran, “Bu kadar kıymetli bir ödüle layık gördüğünüz ve Menderes ağabeyle aynı satırda anılma şerefi bahşettiğiniz için öncelikle festivale, özellikle de bu büyülü fener için durmadan hayal kuran sinema emekçilerine teşekkür etmek isterim” dedi. Saran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Normallik taş döşenmiş yola benzer; üzerinde rahat yürürsün ama çiçek yetişmez, demiş Van Gogh. Sanat, betonu delip bize selam çakan çiçektir. Kamera, bir derviş gibi, zamanlar, sınırlar, diller, dinler arasında dolaşıp kimselerin görmediğini, duymadığını, unutulanları anlatıp gönülden gönüle köprüler kurar. Sinema; üzerimize yığılan taşların arasından boynunu uzatıp yolumuzu kesen çiçek olur. “Sadece ölmek için gelmedik bu dünyaya/ Gün ağarırken limon kokusu geldiğine göre” demiş şair Ritsos. Bugün haksız yere hapiste yatan milletvekilleri, gazeteciler, hukukçular, şehir planlamacıları, sinemacılar, bürokratlar, belediye başkanları, akademisyenler ve insan hakları aktivistlerinin bir an önce limon kabuğu kokusu ve çiçeklere kavuşması dileğiyle” Menderes Samancılar, Onur Ödülü’nü ‘özgür basın’a adadı Bu yılın ikinci Onur Ödülü sahibi ise Türk sinemasının usta isimlerinden Menderes Samacılar’dı. Samancılar, ödülünü, aynı zamanda yeğeni olan, oyuncu Berkay Ateş’ten aldı. Ateş ise ödülü vermeden önce herkesi duygulandıran şu sözlerle seslendi: “Ben, onun bana bir gün verdiği bir deri ceketin içinden konuşuyorum şu an. Yıllar evvel Özcan Alper’in “Karanlık Gece” filminin galasında kulise deri bir ceketle girdi Menderes ağabey ve şöyle dedi: Bu ceketi yıllar evvel, yıllarca Tuncel Kurtiz giydi. Sonra bana verdi, ben giydim. Şimdi bu ceketi sana veriyorum, sen giy yeğenim. Şimdi ben tam o ceketin içinden bakan biri olarak bahsediyorum Menderes ağabeyden. O çok sevdiği Orhan Kemal’in anlattığı, Adana’nın bereketli topraklarındaki çiçeklere duyduğu sevgiden.. Cebinde taşıdığı acı biberi ama dilindeki tatlılığı gördüğüm Menderes ağabeyden.. Çocukken girdiği Seyhan Nehri’nde bir şiirin peşinde koşan o çocuktan bugün bize şiir kitapları armağan eden bir şairden.. Bugün yine maalesef göçük altında kalan, sesi söz olmayan maden işçilerinin dramını haykıran, pamuk işçilerinin, emekçilerin, hamalların sesi olan Menderes ağabeyden.. Hakkını arayan gençlerin sırtına ceket atarken gördüğüm Menderes ağabeyden.. Her oynadığı karakterde her şeyi tam olarak kendi deyimiyle “Birbirimizi sevmekten başka çaremiz yok” dediği bizleri, bizlere anlatan biri olarak gördüğüm Menderes ağabeyden.. “Belki şu an geri çekiliyoruz ama geri döneceğiz yeğenim” dediği umudu ve mücadeleyi diri tutan Menderes ağabeyden.. Bir onur ödülü, bir insana ancak bu kadar yakışırdı” Usta oyuncu ise ödülünü ‘özgür basın’a adadı ve şöyle konuştu: “Ben her aldığım ödülü başka bir şey için kaldırmayı seviyorum. Bu sene maden işçilerine, zeytinlikleri biçilen köylülere, şehit yakınlarına, gazilere, emeklerinin karşılığını alamayan emeklilere, yoksullara sokakta yatanlara, evleri başlarına yıkılan deprem mağdurlarına… O kadar yaralıyız ki hangi birine kaldırayım ödülü… Şu anda ciddi mücadele veren pek çok kesim var ancak bu ödül; başta Murat Ağırel olmak üzere basın emekçilerine! Özgür basın olmadıkça özgür üke olmaz; yaşasın özgür basın!” Suzan Kardeş: Kızım bensiz büyüdü, ben onsuz yaşlandım ama sinema aşkı hiç bitmedi Gecede Sinema Emek Ödülleri’nin sahipleri makyöz Suzan Kardeş ve yapımcı Abdurrahman Keskiner’di. Kardeş’e, ödülünü veren yönetmen Ömer Faruk Sorak; kırk yıldır birlikte çalıştıklarını belirterek “Bu zamanda çok şey değişti; Suzan değişmedi. Aynı heyecan aynı yetenekle sektörün birçok alanında birçok başarıya imza atarak bizi de gururlandırıyor” dedi. Altın Portakal’ı Türkiye’nin “OSCAR”ı olarak gördüğünü dile getiren Suzan Kardeş ise “İyi ki sinemayla bir ömür geçirdim çünkü sinema dünyadaki hiçbir şeye benzemeyen, insanı başka bir hayal dünyasında yaşatan bir şey” diyerek ödülünü, ‘bugüne kadar hayatına girmiş herkes ve bütün set arkadaşlarına’ adadığını söyledi. “Kızım bensiz büyüdü, ben onsuz yaşlandım ama sinema aşkı hiç bitmedi” diyen Kardeş, Türk sinemasına en büyük katkıyı sağladığını dile getirdiği Beşiktaş Kültür Merkezi’ne de (BKM) teşekkür etti. Türk sinemasının duayen yapımcılarından Abdurrahman Keskiner ise ödülünü usta oyuncu Suna Yıldızoğlu’ndan aldı. Yapımcılıkta 60 yılı geride bıraktığını söyleyen Keskiner, ilk Altın Portakal’ını da 1970’te “Çirkin Adam” filmiyle aldığını hatırlattı. Onlarca film, dizi ve belgeselin yanı sıra Türk sinemasının mihenk taşlarından “Muhsin Bey” filmiyle de 5 Altın Portakal aldığını dile getiren Keskiner, sözlerini şöyle sürdürdü: “O dönemden beraber çalıştığım hemen hemen kimse kalmadı. Ama yeni nesil daha farklı geliyor; onların sansürle uğraşması, filmi yurtdışına götürmek için kaçak çıkarması gerekmiyor. Ben Umut filmini yurt dışına gönderdim, üç yıl mahkemelerde uğraştım. Şimdi arkadaşlarımız yurt dışında başarılar elde ediyor, hepsini can u gönülden kutluyorum; demek ki yaptıklarımız boşa gitmemiş” Sinema yolculuğunun henüz başında tutkularının işaretini veren yetenekleri teşvik amacıyla verilen Genç Başarı ödülleri de bu sene Leyla Smyrna Cabas ve Cem Yiğit Üzümoğlu’nun oldu. Ödülünü, Ulusal Jüri Başkanı Derviş Zaim’den alan Cabas, “Bana verilen fırsatların değerini biliyorum, onları en iyi şekilde değerlendireceğim. Kız çocuklarının ve kadınların, hayallerine ulaşmak da hatta hayatta kalmakta zorlandığı bir dünyada kendimi şanslı hissediyorum. Umarım bütün genç kızlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulur ve umarım bir gün bunun için şanslı olmak gerekmez” diye konuştu. Son dönemde yer aldığı başarılı projelerde sergilediği performansları ile dikkat çeken Cem Yiğit Üzümoğlu’na ise ödülünü başarılı oyuncu ve seslendirme sanatçısı Şenay Gürler verdi. Üzümoğlu ile henüz lise öğrencisi olduğu dönemde aynı dizide çalıştıklarını ve Üzümoğlu’nun, entelektüel birikimiyle kendisini şaşırttığını anlatan Gürler, “En iyi arkadaşım olmuştu. İyi bir oyuncu olmasının yanında insan olarak da son derece değerli, topluma duyarlı böyle şahane bir insana ödül verdiğim için çok mutluyum” diye konuştu. Başarılı genç oyuncu ise “Bu ödül; bana el veren, bana dokunan, beni hayata hazırlayan insanların. Ben burada sadece bir ismim” ifadesini kullandığı teşekkür konuşmasında şunları söyledi: “Aileme, hayat arkadaşıma, bu zamana kadar yaptığım her şeyde benimle olan bütün oyuncu arkadaşlarıma, ağabeylerime, ablalarıma, ustalarıma, bana örnek olan insanlara teşekkür ederim. Onların bize açtığı bu yolda biz de bugün genç olarak yarın belki başka gençlere benzer fırsatları açacağız. Az önce kaybettiklerimizi izlerken Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan hocam Münir Caner’i gördüm. Kendisi son meddahtı; onu ve kaybettiklerimizi gördükçe okulun, okumanın, hocaların, ‘el verme’nin ne kadar önemli olduğunu hatırladım. Konservatuvara hazırlandığım tiyatro da Emre ağabeyin açtığı tiyatroydu” Festivalin bu yılki Sinemaya Katkı Ödülü ise sinemamıza kazandırdığı eserler ve yetiştirdiği isimlerle bir okul hüviyeti taşıyan BKM oldu. BKM adına ödülü, oyuncular Ersin Korkut ve Ezgi Mola, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir’den aldı. Ersin Korkut, BKM ile 30 yıllık geçmişinde pek çok şey öğrendiğini dile getiren Ezgi Mola “Çocukluktan beri yaptıklarını izlediğim, onlarla olma hayalini kurduğum bir kurumdu. Daha sonra o ailenin bir parçası olmak gurur verici. Künyede adı geçen herkes adına aldığımız ödül için teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

63. Altın Portakal’da Sinema Şöleni Başlıyor Haber

63. Altın Portakal’da Sinema Şöleni Başlıyor

Türkiye’nin sinema geleneğinde köklü bir yere sahip olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 63. yılında bir kez daha sinemanın büyüsünü Antalya’ya taşıyor. Bu yıl “Daima” sloganıyla 24-31 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 63. Antalya Altın Portakal film Festivali 24 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek geleneksel kortejle başlayacak. Aynı akşam saat 19:30’da Antalya Spor Salonu’nda festivalin açılış töreni gerçekleştirilecek. Açılış törenini başarılı oyuncular Pınar Altuğ ve Emre Kınay sunacak. Antalya’nın en büyük spor salonunda yapılacak olan açılış törenine bütün Antalyalılar ve sinemaseverler ücretsiz olarak katılabilecek. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, tüm Antalyalıları sinemanın ışığını “Daima” parlatma hedefiyle yola çıkan festivalin coşkusunu yaşamaya davet etti. KIRMIZI HALIDAN ÖDÜL TÖRENİNE SİNEMAYA ADANMIŞ BİR GECE Antalya sokaklarını her yıl sinemanın sevilen yüzleriyle buluşturan geleneksel kortej, sanatçılarla sinemaseverler arasındaki sıcak ve coşkulu karşılaşmalara sahne olacak. Kortejin ardından gerçekleştirilecek açılış töreninde ise sinemaya yıllar boyunca emek vermiş, sanatıyla iz bırakarak sinema kültürüne değer katmış isimler onurlandırılacak. Festivalin açılış gecesi, geleneksel kırmızı halı töreniyle başlayacak. Gecede, Altın Portakal’ın sahiplerini belirleyecek Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın Jüri Başkanı, yönetmen Derviş Zaim ve jüri üyeleri de yer alacak. ONUR, EMEK VE BAŞARI ÖDÜLLERİ VERİLECEK Gecede Menderes Samancılar ve Tilbe Saran’a Onur Ödülü, Abdurrahman Keskiner ve Suzan Kardeş’e Sinema Emek Ödülü sunulurken genç oyuncular Cem Yiğit Üzümoğlu ve Leyla Smyrna Cabas da Genç Başarı Ödülleri’nin sahibi olacak. “Sinemaya Katkı Özel Ödülü” de Beşiktaş Kültür Merkezi’ne takdim edilecek. KENTİN DÖRT BİR YANINDA SİNEMA COŞKUSU 31 Ekim Cumartesi gününe kadar devam edecek festival, sinemanın merakla beklenen yapımlarını beyazperdeye taşırken sinemanın usta isimlerini, genç yeteneklerini ve sektörün önemli temsilcilerini de bir araya getirecek. Film gösterimlerinin yanı sıra gerçekleştirilecek etkinliklerle kentin dört bir yanına yayılacak sinema coşkusu, Antalya’yı bir hafta boyunca sinemanın buluşma noktası hâline getirecek. ÖDÜL TÖRENİ 31 EKİM’DE CAM PİRAMİT’TE Sinema ile dolu bir haftanın ardından Altın Portakal Film Festivali 31 Ekim Cumartesi akşamı saat 19.30’da Cam Piramit’te düzenlenecek kapanış töreniyle sona erecek. Törende ödül alan isimler Altın Portakalın simgesi Venüs heykelciğine kavuşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Altın Portakal’da Kısa Film Yönetmenleri Derneği ve FİLM-YÖN Jürileri Belli Oldu Haber

Altın Portakal’da Kısa Film Yönetmenleri Derneği ve FİLM-YÖN Jürileri Belli Oldu

24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek, Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Kısa Film Yönetmenleri Derneği jüri üyeliklerini; “Selvihan Eroğlu, Aziz Alaca ve Simay Antep” oluşturuyor. Festivalde FİLM-YÖN jüri üyeleri de; “Mehmet Eryılmaz, Murat Düzgünoğlu ve Çiğdem Sezgin” den oluşuyor. Altın Portakal’da Kısa Film Yönetmenleri Derneği jürisi Ulusal Kısa Film Yarışması En İyi Yönetmen ödülünü, FİLM-YÖN jürisi de Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması En İyi Yönetmen ödülü için filmleri değerlendirecek. Kısa Film Yönetmenleri Derneği Jüri Üyesi girişimci, yapımcı ve Kısa Film Yönetmenleri Derneği Başkanı Selvihan Eroğlu, Kurucusu olduğu Personart Entertainment çatısı altında sinema, reklam, casting ve yaratıcı projeler geliştirdi.Eroğlu, sinema alanında yapımcılık, kreatif yapımcılık, yapım koordinasyonu ve casting alanlarında deneyim sahibi olan Eroğlu; Tek Başına ile Bağlar, Kökler ve Tutkular projelerinde yapım süreçlerinde görev aldı, 2026 yapımı Tavukkarası kısa filminde kreatif yapımcı olarak çalıştı. Kısa Film Yönetmenleri Derneği Jüri Üyesi Aziz Alaca, Ankara Film Evi bünyesinde çok sayıda reklam ve tanıtım filmi çekti. Bunun yanında kısa film ve belgesel çalışmalarında bulundu. 2020’ de BLU TV için 4 bölümlük Ankara Havası belgesel dizisini çekti. 2022’de İstanbul Film Festivali’nde Göl Kenarı kısa filmi ile FIPRESCI ödülünü aldı. 2023’de Kruvasan kısa filmi ile çok sayıda festivale katıldı. 2024’de Youtube için 11 bölümlük Yüzüncü Yıl dizisini çekti. Halen ilk uzun metrajlı filmi Tek Başına filminin vizyon çalışmalarını yürütüyor ve yeni projeler üretiyor. Kısa Film Yönetmenleri Derneği Jüri Üyesi Simay Antep, İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Eğitimi lisans bölümünden mezun oldu. Antep, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda Oyun Yazarlığı eğitim programını tamamladı. 2005 yılında sinema ve dizi film çevirmenliği yapmaya başladı. Antep, halen yazarlık, yapımcılık ve sinema çevirmenliği yapmaya devam ediyor. FİLM-YÖN Jüri Üyeleri Açıklandı FİLM-YÖN Jüri Üyesi Mehmet Eryılmaz, kendi kısa, deneysel ve belgesel filmlerini yazıp yönettikten sonra sinema üzerine yazılar yazdı ve onlarca reklam filmi ile müzik klibi yönetti. Eryılmaz, Nuri Bilge Ceylan'ın İklimler filminde oyuncu olarak yer aldı. İlk uzun metrajlı kurmaca filmi olan Hazan Mevsimi (2008)'nin ardından, 2015 yılında Misafir filmini çekti. Daha yakın tarihli yaratıcı belgeselleri arasında İstanbul'da Bayram Sabahı yer alıyor. Filmleri ulusal ve uluslararası birçok festivalde gösterildi. 2016 Montreal Dünya Film Festivali'nde kazandığı büyük jüri ödülü ve FIPRESCI ödülü de dahil olmak üzere filmleriyle 25 ödül kazandı. FİLM-YÖN Jüri Üyesi yönetmen, yapımcı ve senarist Murat Düzgünoğlu, bağımsız bir sinema yolunda ilerlemek amacıyla 2007 yılında Fikirtepe Film'i kurdu. İlk uzun metrajlı filmi Hayatın Tuzu'nun (2008) ardından Düzgünoğlu, insani kırılganlıkları kendine has bir mizahla ele aldığı Neden Tarkovski Olamıyorum? (2014) filmiyle daha geniş bir kitle tarafından tanındı. Üçüncü uzun metrajlı filmi Halef, dünya prömiyerini Moskova Uluslararası Film Festivali'nde yaptı; En İyi Film, En İyi Senaryo ve En İyi Erkek Oyuncu da dahil olmak üzere ulusal ve uluslararası mecralarda pek çok ödüle layık görüldü. FİLM-YÖN Jüri Üyesi Çiğdem Sezgin, Marmara Üniversitesi GSF Film Tasarımı Bölümü lisans ve yüksek lisans mezunudur. Kasap Havası (2015) ve Suna (2022) filmlerinin yazarı, yönetmeni ve yapımcısı Çiğdem Sezgin, üçüncü uzun metrajlı filmi Elveda Mona Lisa'nın hazırlıklarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mardin Kültür Yolu Festivali İlk Gününe Kültür Ve Sanat Dolu Etkinliklerle Başladı Haber

Mardin Kültür Yolu Festivali İlk Gününe Kültür Ve Sanat Dolu Etkinliklerle Başladı

Mardin Kültür Yolu Festivali’nin Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde düzenlenen açılış programına Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Açılış konuşmalarının ardından Yazgı ve beraberindeki heyet Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde yer alan sergileri gezerek eserleri inceledi. FOTOMARATON MARDİN VE FOTOMARATON ÇOCUK İLE KENTİN HİKAYESİ KADRAJLARA TAŞINDI Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen FotoMaraton Mardin ve FotoMaraton Çocuk etkinliklerinde fotoğraf tutkunları, kentin kendine özgü atmosferini ve kültürel zenginliğini objektiflerine yansıttı. Katılımcılar, Mardin’in tarihi dokusunu, mimarisini ve günlük yaşamından kesitleri fotoğraf aracılığıyla kayıt altına aldı. Çocukların da katıldığı etkinlik, kentin farklı yönlerini keşfetmeye ve görsel anlatım yoluyla ifade etmeye olanak sağladı. TELKARİ ATÖLYESİ VE YAŞAYAN MİRAS SÖYLEŞİSİ FESTİVALDE YERİNİ ALDI Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nde İbrahim Cihan eşliğinde gerçekleştirilen Telkari Atölyesi’nde katılımcılar, Mardin’in köklü el sanatlarından telkarinin inceliklerini yakından tanıdı. Gümüş tellerin çeşitli motifler oluşturacak şekilde bükülmesi ve birleştirilmesi esasına dayanan bu geleneksel zanaatın üretim aşamaları hakkında bilgi edinildi. Katılımcılar, ustalık, sabır ve el becerisi gerektiren telkari sanatının kendine özgü teknikleri ve estetik özellikleri atölye çalışmasıyla deneyimledi. Aynı müzede düzenlenen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Telkari” programında ise geleneksel zanaatın tarihsel geçmişi, üretim teknikleri ve kültürel kimlikteki yeri konuşuldu. Dr. Serkan Emir Erkmen’in moderasyonunda gerçekleştirilen söyleşide Gülay Özdamar, Suphi Hindiyerli, İbrahim Cihan ve Tuba Munğan, telkarinin kuşaktan kuşağa aktarılan ustalık bilgisini ve Mardin’in kültürel mirasındaki önemini değerlendirdi. Katılımcılar, telkarinin yalnızca süs eşyası üretimine dayalı bir sanat olmadığını, aynı zamanda toplumsal hafızayı ve yerel kimliği yaşatan önemli bir zanaat olduğunu söyleşi ile birlikte öğrenme fırsatı buldu. IV. MARDİN ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ SİNEMA DÜNYASINI BİR ARAYA GETİRDİ Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlüğü Vali Kılıçlar Salonu’nda gerçekleştirilen IV. Mardin Uluslararası Film Festivali, açılış günü programıyla sinema ve sanat dünyasından isimleri bir araya getirdi. Program kapsamında oyuncu Tuğba Özay ile yapımcı Zeki Sincar’ın katılımıyla düzenlenen özel söyleşide festivalin kuruluş süreci ve sinemada yapım deneyimleri ele alındı. Sinemanın farklı alanlarını bir araya getiren organizasyon, Mardin’in kültür ve sanat takviminde önemli bir buluşma olarak yerini aldı. ÇOCUK KÖYÜ’NDE OYUN VE EĞLENCE BİR ARAYA GELDİ Mardin’de festivalin çocuklara yönelik programı, 15 Temmuz Parkı Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilen etkinliklerle renklenecek. Festivalin ilk gününde farklı yaş gruplarına hitap eden oyun ve eğlence alanları, minik ziyaretçilere aileleriyle birlikte keyifli vakit geçirme olanağı sundu. Çocukların festival atmosferine aktif biçimde katılmalarını sağlayan etkinlikler, kültür ve sanat buluşmalarını eğlenceyle bir araya getirdi. Aynı alanda düzenlenen Karaoke Karavan etkinliği de çocukların ve ziyaretçilerin müzikle buluştuğu renkli anlara sahne oldu. Katılımcılar, sevdikleri şarkılara eşlik ederek festival coşkusunu paylaştı. Mardin Kültür Yolu Festivali, dokuz gün boyunca kentin farklı noktalarında düzenlenecek konserler, sergiler, atölyeler, söyleşiler, çocuk etkinlikleri ve sahne gösterileriyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Altın Koza'da Büyük Ödül Gecesi Haber

Altın Koza'da Büyük Ödül Gecesi

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda Ali Vatansever’in “Bir Arada Yalnız” filmi En İyi Film seçilirken, Yılmaz Güney Ödülü de Banu Sıvacı’nın “Günyüzü” filmine verildi. Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nda ise En İyi Senaryo Ödülü Gonca Gülbey’in “Dünyanın Öbür Ucunda” adlı projesinin oldu. En İyi Belgesel Ödülü Aylin Kuryel’in “Stella ile 8 Mart” filmine giderken, Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda Avustralya’dan Radheya Jang’ın “Trading Cards” filmi, Ulusal Kısa Film Yarışması’nda ise Halil Tanışan’ın “Otel” filmi En İyi Film Ödülü’nü kazandı. Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Büyük Kapanış ve Ödül Töreni ile sona erdi. Sunuculuğunu Jülide Ateş ile Volkan Severcan’ın yaptığı gecede, ödüller sahiplerini buldu. Festival Onursal Başkanı Zeydan Karalar, Adana Vali Yardımcısı Hasan Balcı, sinema ve tiyatronun ikonik karakterleri Halil Ergün, İlyas Salman, Zuhal Olcay ile çok sayıda sanatçı ve Adanalıların katıldığı ödül gecesinin açılış konuşmasını Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer yaptı. Altın Koza’nın 33’üncüsünü düzenlediklerini ancak festivalin yaklaşık 60 yıllık tarihi olduğunu belirten Güngör Geçer şunları söyledi: “60 yıllık bir emekten bahsediyoruz. Zaman zaman ara verilmesine rağmen Altın Koza her zaman ayakta kaldı. Altın Koza’da Orhan Kemal’in, Yaşar Kemal’in, Yılmaz Güney’in, Fatma Girik’in, Tarık Akan’ın, Kadir İnanır’ın ve daha birçok ismin emeği var ama en büyük emek sinemaları hınca hınç dolduran Adana halkının. Geçmişten günümüze emek veren, katkı sağlayan herkesin önünde saygıyla eğiliyorum, herkese teşekkür ediyorum. Bu yılki mottomuz plastiksiz bir dünya ve temiz çevre. Bunu çok önemsiyoruz. Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, onu çocuklarımızdan, gelecek nesillerden ödünç aldık. Gelecek nesillere bu dünyayı daha temiz bırakmak zorundayız. Suyun, toprağın ve havanın temiz olduğu bir dünya bırakmak zorundayız. Menderes Samancıların da ifade ettiği gibi sinema karanlıkta izlenir, hayat aydınlıkta yaşanır. Gelecek nesillerin daha aydınlık bir ülkede, daha temiz bir dünyada film tadında yaşamalarını diliyor, hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.” Açılış konuşmasının ardından ödül törenine geçildi. En İyi Film: Bir Arada Yalnız Zuhal Olcay başkanlığında; Ayça Çiftçi, Erdem Tepegöz, Gökhan Tiryaki, Nilgün Öneş, Salih Bademci ve Şebnem Bozoklu’dan oluşan Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisinin büyük ödülü Ali Vatansever’in yönettiği “Bir Arada Yalnız” filmine gitti. Ali Vatansever aynı zamanda En İyi Yönetmen seçilerek geceden iki büyük ödülle ayrıldı. Yarışmada Yılmaz Güney Ödülü Banu Sıvacı’nın “Günyüzü” filmine verilirken, Kadir Beycioğlu Jüri Özel Ödülü ise Miraç Atabey’in “Moda Evlilik” filmine gitti. Adana İzleyici Ödülü de salondaki sinemaseverlerin oylarıyla Tunç Şahin’in yönettiği “Canavar” filminin oldu. En İyi Kadın Oyuncu Hazar Ergüçlü, En İyi Erkek Oyuncu Fatih Al Oyunculuk kategorilerinde de güçlü performanslar öne çıktı. En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmindeki rolüyle Hazar Ergüçlü’ye verilirken, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü “Bir Arada Yalnız”daki performansıyla Fatih Al’ın oldu. Yardımcı oyuncu ödüllerinde kadınlarda “Günyüzü” filmindeki rolüyle Asena Hotamış, erkeklerde ise yine “Günyüzü” ile Süleyman Kadim Kabaali ödüle değer görüldü. Festivalin genç yeteneklere adanan Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü “Moda Evlilik”teki performansıyla Ege Damatoğlu’na, Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü ise “Bir Arada Yalnız”daki rolüyle Onur Gözeten’e sunuldu. Teknik dallarda “Mutter” ve “Karanlıkta Islık Çalanlar” öne çıktı En İyi Senaryo Ödülü’nü “Karanlıkta Islık Çalanlar” filminin yazarları Pınar Yorgancıoğlu ve Emre Gülcan kazandı. Filmin müziklerini besteleyen Alican Çamcı da En İyi Müzik Ödülü’ne değer bulundu. “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri” filmi teknik kategorilerde geceye damgasını vurarak En İyi Görüntü Yönetmeni (Özkan Karaköse), En İyi Kurgu (Mesut Ulutaş) ve En İyi Sanat Yönetmeni (Saye Özçelik, Gülseren Cizdan, Melike Yılmaz, Umut Kambak, Oğuz Yıldırım, Hüseyin Yalçın, Hasan Yalçın, Hasan Kameray, Hüseyin Dolunay, Eren Dama, Yener Kaplan) ödüllerinin sahibi oldu. SİYAD ve FİLM-YÖN’den ödüller Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Jürisi değerlendirmesi sonucunda SİYAD En İyi Film Ödülü Nuri Cihan Özdoğan’ın “Ölü Köpekler Isırmaz” filmine verildi. Film Yönetmenleri Derneği (FİLM-YÖN) Jürisi ise En İyi Yönetmen Ödülü’nü Pınar Yorgancıoğlu’nun “Karanlıkta Islık Çalanlar” ile Ali Vatansever’in “Bir Arada Yalnız” filmleri arasında paylaştırdı. Uyarlama Senaryo Ödülü: “Dünyanın Öbür Ucunda” Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nda En İyi Senaryo Ödülü, Gonca Gülbey’in “Karadutun Ölümü” adlı kendi öyküsünden uyarladığı “Dünyanın Öbür Ucunda” projesine verildi. Yarışmada Jüri Özel Ödülü, Selahaddin Eyüp Tan ve Eylem Ata’nın, Eylem Ata’nın “Uzak Değil” adlı öyküsünden uyarladığı “Kaçak Elektrik” senaryosuna giderken; RED Kamera & Provid iş birliğiyle sunulan RED Kamera Kullanım Destek Ödülü de yapım sürecine katkı sağlamak amacıyla “Dünyanın Öbür Ucunda” senaryosuna layık görüldü. En İyi Belgesel: Stella İle 8 Mart Ecevit Kılıç, Evrim Kaya, Sibel Karakurt ve Rezan Yeşilbaş’tan oluşan Ulusal Belgesel Film Yarışması jürisinin değerlendirmesi sonucunda Aylin Kuryel’in “Stella ile 8 Mart” filmi En İyi Belgesel seçildi. Sezen Kayhan imzalı “Mor Menekşeli Kadınlar” ise Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Kısa Film ve Öğrenci Yarışmaları kazananları Kısa film kategorilerinde de dikkat çekici yapımlar öne çıktı. Yönetmen ve sanatçı Alkan Avcıoğlu, oyuncu Ezgi Çelik ile yönetmen ve senarist Umut Subaşı’dan oluşan Ulusal Kısa Film Yarışması ve Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması Jürisi; yönetmen Joaquín del Paso, yönetmen Gözde Kural ve oyuncu Kaan Urgancıoğlu’dan oluşan Uluslararası Kısa Film Yarışması Jürisi ile oyuncu Kubilay Aka, yönetmen Özkan Çelik ve yapımcı Yamaç Okur’dan oluşan Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması Jürisi’nin değerlendirmeleriyle kısa film kategorilerinin kazananları belirlendi. Ulusal Kısa Film Yarışması’nda Halil Tanışan’ın yönettiği “Otel” En İyi Film seçilirken, Jüri Özel Ödülü Dalya Keleş’in “Yerçekimi” adlı kısasına verildi. Ulusal Yapay Zeka Kısa Film Yarışması’nda ise En İyi Film Ödülü’nü Çağatay Dörtyıldız’ın “Başka Türlü” filmi kazandı. Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda Avustralya’dan Radheya Jang’ın “Trading Cards” filmi En İyi Film Ödülü’nü kazanırken, Quenton Miller’ın “Koki, Ciao” ve Samir Syriani’nin “What If They Bomb Here Tonight?” filmleri Jüri Özel Ödülü’nü paylaştı. Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’nda dört farklı dalda birincilik ödülleri dağıtıldı. Kurmacada Alp Kaan Akkaya’nın “Boşluğun Sesi”, belgeselde Enes Öztürk’ün “Tekno Çoban”, canlandırmada Daria Ekimova ve Deniz Depecik’in “Tabula Rasa”, deneyselde ise Nehir Üstündağ’ın “Yanına Dönmeden Önce Gördüğüm Her Şey” filmleri En İyi Film Ödülü’nü aldı. Öğrenci yarışmasında ayrıca Selçuk Kaan Salk’ın “Uslu” (Kurmaca), Ulviye Aleyna Sarıgül’ün “Akgün” (Belgesel), Metin Konar’ın “Islak Köpekler” (Deneysel), Zeynep Sude Yavuz’un “Drip” (Canlandırma) ile Rumeysa Bora, Şevval Benkli, Zeynep Ramadani ve Ceren Yıldızhan’ın “Bilemiyorum Aysel” (Canlandırma) filmlerine Jüri Özel Ödülü verildi. 33. ADANA ALTIN KOZA FİLM FESTİVALİ YARIŞMALAR & ÖDÜLLER Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 4.000.000,00 TL): Bir Arada Yalnız (Yön: Ali Vatansever) • Yılmaz Güney Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 750.000,00 TL): Günyüzü (Yön: Banu Sıvacı) • En İyi Yönetmen Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 500.000,00 TL): Ali Vatansever (Bir Arada Yalnız) • Kadir Beycioğlu Jüri Özel Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 500.000,00 TL): Moda Evlilik (Yön: Miraç Atabey) • Adana İzleyici Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 300.000,00 TL): Canavar (Yön: Tunç Şahin) • En İyi Senaryo Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Pınar Yorgancıoğlu, Emre Gülcan (Karanlıkta Islık Çalanlar) • En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Hazar Ergüçlü (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Fatih Al (Bir Arada Yalnız) • En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Özkan Karaköse (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Saye Özçelik, Gülseren Cizdan, Melike Yılmaz, Umut Kambak, Oğuz Yıldırım, Hüseyin Yalçın, Hasan Yalçın, Hasan Kameray, Hüseyin Dolunay, Eren Dama, Yener Kaplan (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • Ayhan Ergürsel En İyi Kurgu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Mesut Ulutaş (Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri) • En İyi Müzik Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 100.000,00 TL): Alican Çamcı (Karanlıkta Islık Çalanlar) • Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 50.000,00 TL): Asena Hotamış (Günyüzü) • Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 50.000,00 TL): Süleyman Kadim Kabaali (Günyüzü) • Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli): Ege Damatoğlu (Moda Evlilik) • Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü (Altın Koza Heykeli): Onur Gözeten (Bir Arada Yalnız) • SİYAD En İyi Film Ödülü (SİYAD Ödül Plaketi): Ölü Köpekler Isırmaz (Yön: Nuri Cihan Özdoğan) • Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü (Film-Yön Ödül Plaketi): Pınar Yorgancıoğlu (Karanlıkta Islık Çalanlar) & Ali Vatansever (Bir Arada Yalnız) Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması • En İyi Senaryo Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 250.000,00 TL): Dünyanın Öbür Ucunda (Gonca Gülbey) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 75.000,00 TL): Kaçak Elektrik (Selahaddin Eyüp Tan, Eylem Ata) • RED Kamera Kullanım Destek Ödülü: Dünyanın Öbür Ucunda (Gonca Gülbey) Ulusal Belgesel Film Yarışması • En İyi Belgesel Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 500.000,00 TL): Stella ile 8 Mart (Yön: Aylin Kuryel) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 100.000,00 TL): Mor Menekşeli Kadınlar (Yön: Sezen Kayhan) Uluslararası Kısa Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Altın Koza Heykeli ve 150.000,00 TL): Trading Cards (Yön: Radheya Jang) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Koki, Ciao (Yön: Quenton Miller), What If They Bomb Here Tonight? (Yön: Samir Syriani) Ulusal Kısa Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Ödül Plaketi ve 150.000,00 TL): Otel (Yön: Halil Tanışan) • Jüri Özel Ödülü (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Yerçekimi (Yön: Dalya Keleş) Ulusal Yapay Zeka Kısa Film Yarışması • En İyi Film Ödülü (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Başka Türlü (Yön: Çağatay Dörtyıldız) Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması • En İyi Kurmaca Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Boşluğun Sesi (Yön: Alp Kaan Akkaya) • Kurmaca Jüri Özel Ödülü: Uslu (Yön: Selçuk Kaan Salk) • En İyi Belgesel Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Tekno Çoban (Yön: Enes Öztürk) • Belgesel Jüri Özel Ödülü: Akgün (Yön: Ulviye Aleyna Sarıgül) • En İyi Canlandırma Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Tabula Rasa (Yön: Daria Ekimova, Deniz Depecik) • Canlandırma Jüri Özel Ödülü: Drip (Yön: Zeynep Sude Yavuz), Bilemiyorum Aysel (Yön: Rumeysa Bora, Şevval Benkli, Zeynep Ramadani, Ceren Yıldızhan) • En İyi Deneysel Film (Ödül Plaketi ve 50.000,00 TL): Yanına Dönmeden Önce Gördüğüm Her Şey (Yön: Nehir Üstündağ) • Deneysel Jüri Özel Ödülü: Islak Köpekler (Yön: Metin Konar) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

4. Fethiye Uluslararası Film Festivali 4-8 Kasım’da Sinemaseverlerle Buluşacak! Haber

4. Fethiye Uluslararası Film Festivali 4-8 Kasım’da Sinemaseverlerle Buluşacak!

Fethiye Belediyesi’nin desteğiyle, Fethiye Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği tarafından bu yıl dördüncü kez gerçekleştirilecek festival, Türkiye’den farklı yönetmenlerin imzasını taşıyan yapımları izleyiciyle buluşturacak. Festival kapsamında gerçekleştirilecek Ulusal Kurmaca Kısa Film Seçkisinde yer alan 12 film belli oldu. Ulusal Kurmaca Kısa Film Seçkisinde 12 Film Yer Alıyor! Türkiye’den farklı yönetmenlerin imzasını taşıyan 12 film, festivalin Ulusal Kurmaca Kısa Film Seçkisi kapsamında sinemaseverlerle buluşacak. Seçki, farklı hikâyeleri, karakterleri ve anlatım biçimlerini odağına alan yapımları bir araya getiriyor. “Ulusal Kurmaca Kısa Film Seçkisi” kapsamında; Beril Tan’ın yönettiği ‘Alis’, yönetmenliğini Davut Emre Yeğin’in üstlendiği ‘Başka Bir Ev’, Semih Ellialtı’nın yönettiği ‘Galaksinin Tezenesi’, Salih Ortacay’ın yönettiği ‘Gece Mesaisi’, Rojda Ezgi Oral’ın yönettiği ‘Home Made’, Deniz Koloş’un yönettiği ‘Ölüm Bizi Ayırana Dek’, Ömer Nakay’ın yönettiği ‘Özge’, Rabia Özmen’in yönettiği ‘Prosedür’, Senad Kutay Sipahioğlu’nun yönettiği ‘Turgut Şanver’in Tuhaf Kariyer Sonu’, Abdurrahim Karabulut’un yönettiği ‘Tümseğin Uğultusu’, Dise Atalan’ın yönettiği ‘Verismo’ ve Dalya Keleş’in yönettiği ‘Yerçekimi’ sinemaseverlerin karşısına çıkacak. Festival Afişi Kadyanda Antik Kenti’nden İlham Alıyor 4. Fethiye Uluslararası Film Festivali’nin afişi, Fethiye’nin tarihi miraslarından Kadyanda Antik Kenti’nin izlerini taşıyor. Antik kentin karakteristik dokusundan ve tarihsel mirasından ilhamla hazırlanan afiş tasarımı, geçmiş ile sinemayı aynı görsel anlatıda buluşturuyor. Film şeridi ve antik kent imgelerini bir araya getiren tasarım, festivalin sinema sanatını Fethiye’nin kültürel kimliğiyle buluşturan yaklaşımını yansıtıyor. Festivalin ulusal kurmaca kısa film seçkisi, farklı yönetmenlerin sinema dilini ve özgün anlatılarını izleyiciyle buluştururken, Türk sinemasının güncel üretimlerine de bir pencere açıyor. Seçkide yer alan filmler, 4-8 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek festival programı kapsamında sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurukahveci Mehmet Efendi’den Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Genç Sinemacılara Ödül Haber

Kurukahveci Mehmet Efendi’den Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Genç Sinemacılara Ödül

Ayvalık Uluslararası Film Festivali, Kurukahveci Mehmet Efendi ile üç yıldır süren iş birliğini bu yıl bir adım ileri taşıyarak “Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü”nü vermeye başlıyor. İlk veya ikinci filmini çeken bir yönetmene verilecek ödül, kariyerlerinin başındaki yetenekleri desteklemeyi ve onları yeni filmler üretmeye teşvik etmeyi amaçlıyor. 200 bin TL değerindeki ödülü kazanacak yönetmen; sinema yazarı ve festival program direktörü Alin Taşçıyan, oyuncu Berkay Ateş, yönetmen Cem Kaya, Sinematek/Sinema Evi Genel Koordinatörü ve yönetmen Elif Ergezen, yönetmen ve senarist Pelin Esmer’den oluşan seçici kurul tarafından belirlenecek. “Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü” İlk Kez Verilecek Sinemanın yeni seslerini ve sinemaya yeni adım atan isimleri festivalin ilk yılından bu yana desteklemeye önem veren Ayvalık Uluslararası Film Festivali, beşinci yılında Kurukahveci Mehmet Efendi katkılarıyla bu desteği yeni bir ödülle güçlendiriyor. 200 bin TL değerindeki ödülle Ayvalık Uluslararası Film Festivali sinemanın geleceğini şekillendirecek yeni kuşak yönetmenlerin yaratıcı yolculuklarına katkı sunmayı hedefliyor. Kurukahveci Mehmet Efendi, Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne verdiği destek ile yıllara dayanan ortak hafızasını geçmişten aldığı güçle yeni nesillere aktarırken kültür ve sanatın birleştirici gücüne katkı sunmayı sürdürüyor. İlk kez 1933 yılında kullandığı “Kahve İçen Yorulmaz” mottosunu şimdi kültür-sanat alanına da taşıyan Kurukahveci Mehmet Efendi, eski Türk filmlerinin restorasyon çalışmalarından film ve müzik gösterilerini de kapsayan katkılarıyla kültür tarihini yeni nesillere aktarmaya devam ederken, yeni üretimleri de teşvik ediyor. Bu kapsamda; Kurukahveci Mehmet Efendi, Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin sanat dolu dünyasına eşlik ederken Ayvalık’ın kültürel birikimini ve atmosferini geleceğe taşıyan buluşmaya ortak oluyor ve genç sinemacıları “Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü”yle destekliyor. Sinema yazarı ve festival program direktörü Alin Taşçıyan, oyuncu Berkay Ateş, yönetmen Cem Kaya, Sinematek/Sinema Evi Genel Koordinatörü ve yönetmen Elif Ergezen, yönetmen ve senarist Pelin Esmer’in yer aldığı seçici kurulun değerlendirmesi sonucunda belirlenecek “Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü” ilk veya ikinci filmini gerçekleştiren bir yönetmene verilecek. Kariyerlerinin başında kendine özgü bir sinema dili kurmaya başlayan yetenekleri desteklemeyi amaçlayan, adını “Kahve İçen Yorulmaz” sözünden alan ödül, sinemada yolun başındaki yönetmenlerin üretme enerjisine, merakına ve sinema tutkusuna alan açıyor. Ödülün sahibi; 16 Eylül 2025 - 1 Eylül 2026 tarihleri arasında Türkiye’de vizyona girmiş veya ulusal ya da uluslararası festivallerde gösterilmiş kurmaca uzun metrajlı filmlerin yönetmenleri arasından belirlenecek. İlk veya ikinci filmini gerçekleştiren yönetmenlerin herhangi bir başvuru yapmasına gerek olmayacak. Festival tarafından ön elemeye tabi tutulan filmler seçici kurul tarafından değerlendirilecek ve ödülü kazanan yönetmen kurulun yapacağı toplantı sonucunda belirlenecek. “Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü”, 14 Eylül akşamı saat 20.30’da Ayvalık Belediyesi Büyük Park Amfitiyatro’da gerçekleştirilecek festival açılış töreninde sahibine takdim edilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yönetmen Ulya Aviral, Uluslararası Sinema Dünyasında Yükseliyor Haber

Türk Yönetmen Ulya Aviral, Uluslararası Sinema Dünyasında Yükseliyor

Massachusetts Institute of Technology (MIT), University of Toronto ve Emerson College gibi dünyanın saygın eğitim kurumlarında yürüttüğü çalışmaların yanı sıra uluslararası film festivallerindeki jüri üyelikleriyle de dikkat çeken Aviral, farklı disiplinlerde uluslararası projelerde Türkiye’yi başarı ile temsil ediyor. ABD’de yaşayan Türk sanatçı Ulya Aviral, uluslararası sinema alanındaki çalışmaları ile dikkatleri üzerine toplarken, ABD'de düzenlenen Somerville Uluslararası Film Festivali'nde jüri üyeliği ve dünya genelindeki sinema okullarını buluşturan CILECT PRIZE organizasyonunda da uluslararası hakem olarak görevlerini üstlendi. İklim iletişimi alanındaki projeleriyle de öne çıkan Aviral, Massachusetts Institute of Technology (MIT) bünyesindeki Civic Design Initiative araştırma grubunda yürütülen çalışmalarda yapımcı, kurgucu ve animasyon tasarımcısı olarak görev aldı. Activating Climate Imaginaries ve The Deep Listening Project adlı projelerde bilimsel araştırmaların geniş kitlelere görsel anlatımlarla ulaştırılmasına yönelik çalışmalar yürüttü. 2026 yılında Massachusetts Eyaleti Enerji ve Çevre İşleri Bakanlığı tarafından desteklenen resmi bir iklim eğitimi projesinin yazarlığını üstlenen Aviral, kamu çalışanları ve yerel topluluklara yönelik iklim farkındalığını artırmayı amaçlayan içeriklerin hazırlanmasında görev aldı. Akademik çalışmalarını ABD'de sürdüren Aviral, daha önce Rhode Island School of Design'da ders verdi. Halen Emerson College bünyesinde akademisyen olarak görev yapan Aviral'in, yeni uzun metrajlı bilim kurgu filmi üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Bu çok yönlü kariyeriyle Ulya Aviral, akademi, sinema ve iklim iletişimini ortak bir zeminde buluşturan çalışmalarıyla uluslararası platformlarda faaliyet gösteren Türk medya sanatçıları arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.