Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finalist

Kapsül Haber Ajansı - Finalist haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finalist haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mental Design Works, World Architecture Festival (WAF) 2026'da Üç Kategoride Finalist Oldu! Haber

Mental Design Works, World Architecture Festival (WAF) 2026'da Üç Kategoride Finalist Oldu!

Mimar Salih Çıkman tarafından kurulan Mental Design Works, mimarlığı evrensel bir tasarım diliyle buluşturan, geleceğe duyarlı ve güçlü kimliklere sahip projeleriyle, Urban Habitat projesiyle “Future Projects / Residential”, İstanbul Airport City projesiyle “Future Projects / Masterplanning” ve Greenox Residence projesiyle “Completed Buildings / Housing” kategorilerinde World Architecture Festival (WAF) 2026 finaline kalarak uluslararası alandaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Mimar Salih Çıkman liderliğindeki MDW, sahip olduğu özgün tasarım anlayışıyla farklı ölçek ve programlardaki projelerini World Architecture Festival (WAF) 2026'da üç ayrı kategoride finale taşımayı başardı. Elde ettiği bu finalistlik başarısıyla ofis uluslararası mimarlık alanındaki güçlü konumunu ve dünya çapındaki tasarım başarısını bir kez daha kanıtladı. MDW tasarımlı İstanbul Ataşehir'de konumlanan ve “Future Projects / Residential” kategorisinde finalist seçilen Urban Habitat, yoğun kent yaşamı içerisinde doğayla yeniden bağ kurmayı hedefleyen yenilikçi bir konut projesidir. Kendi kendini besleyen mikro ekosistemler, üretken teras bahçeleri, yağmur suyu hasadı, gri su geri dönüşümü ve kompost döngüsü gibi sürdürülebilir çözümlerle yapı, yalnızca yaşayanlarına değil, kent ekosistemine de katkı sunan bir yaşam modeli öneriyor. Doğayı mimarinin ayrılmaz bir parçası haline getiren proje, biyolojik çeşitliliği destekleyen ve geleceğin kent yaşamına yeni bir perspektif kazandıran bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. “Future Projects / Masterplanning” kategorisinde finale kalan İstanbul Airport City projesi ise İstanbul Havalimanı çevresini Türkiye'nin ilk entegre havalimanı kentine dönüştürmeyi hedefleyen kapsamlı bir masterplan önerisidir. Konut, teknoloji, ticaret, araştırma, lojistik, turizm ve kamusal yaşamı tek bir ekosistemde buluşturan İstanbul Airport City; erişilebilir ulaşım ağı, çok işlevli kullanım senaryoları ve doğal peyzajla bütünleşen sürdürülebilir planlama anlayışıyla geleceğin kent modeli için yenilikçi bir vizyon ortaya koyuyor. “Completed Buildings / Housing” kategorisinde finale kalan Greenox Residence, yoğun kent dokusu içerisinde doğayı yeniden yaşamın merkezine taşıyor. Ağaç dallarından ilham alan özgün cephe sistemi sayesinde yapı, yeşil dokuyu iki boyuttan üç boyutlu kent yaşamına taşıyarak doğal yaşamla güçlü bir ilişki kuruyor. Ortak sosyal alanları, kullanıcı odaklı mekansal kurgusu ve doğayla bütünleşen mimari yaklaşımıyla İstanbul Levent’te hayata geçirilen Greenox Residence, kentsel dönüşümün nitelikli ve sürdürülebilir bir örneğini temsil ediyor. Urban Habitat, İstanbul Airport City ve Greenox Residence projeleriyle World Architecture Festival (WAF) 2026'da üç farklı kategoride finalist olma başarısı gösteren Mental Design Works, bağlam, doğa ve kullanıcı deneyimini odağına alan bütüncül tasarım anlayışıyla yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin yaşam ve kent modellerine de yanıt veren mimarlık vizyonunu uluslararası ölçekte bir kez daha ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Darüşşafaka, Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri’nde finalde! Haber

Darüşşafaka, Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri’nde finalde!

Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından Darüşşafaka Eğitim Kurumları, eğitimde örnek uygulamaları dünya çapında görünür kılmayı amaçlayan uluslararası T4 Education platformunun düzenlediği Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri’nde (World’s Best School Prizes 2026) tarihî bir başarıya imza attı. 163 yıldır “Eğitimde Fırsat Eşitliği” misyonuyla çocukların hayatını değiştiren Darüşşafaka, “Zorlukların Üstesinden Gelme” (Overcoming Adversity) kategorisinde, dünyanın dört bir yanından başvuran okullar arasından sıyrılarak ilk 10 finalist okul arasında yer aldı. Babası veya annesi hayatta olmayan, maddi olanakları iyi bir eğitim için yetersiz, başarılı öğrencileri tam burslu, yatılı, nitelikli eğitimle geleceğe hazırlayan Darüşşafaka’nın bu uluslararası başarısı, “Eğitimde Fırsat Eşitliği” alanında yürüttüğü çalışmaların küresel ölçekte de takdir gördüğünü ortaya koydu. 2022 yılında İngiltere merkezli T4 Education tarafından kurulan ve sınıflarda ya da ötesinde hayatları dönüştüren en iyi okul uygulamalarını paylaşmayı amaçlayan bu organizasyon, günümüzde dünyanın en prestijli eğitim ödülleri arasında yer alıyor. Okulların yalnızca akademik başarılarının değil, aynı zamanda topluma sundukları sosyal etkilerin ve kapsayıcılık vizyonlarının da değerlendirildiği ödüllerde Darüşşafaka, eğitimle yaratılan toplumsal dönüşümün öncüsü olarak Türkiye’yi temsil ediyor. “Zorlukların üstesinden gelme kategorisi, asırlık varlık sebebimizle örtüşüyor” Darüşşafaka’nın dünya genelindeki binlerce okul arasından sıyrılarak Türkiye’yi temsil etmesinin gururunu yaşadıklarını ifade eden Darüşşafaka Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ebru Arpacı, "Darüşşafaka olarak, kurulduğumuz günden bu yana her bir öğrencimizin potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak ve onlara küresel standartlarda bir eğitim sunmak için çalışıyoruz. Öte yandan Darüşşafaka, sadece sınıflardan ve dersliklerden oluşan bir okul değil; 163 yıldır her bir çocuğumuzun hayatına sevgiyle, şefkatle dokunduğumuz, onlara güvenli bir gelecek sunduğumuz büyük bir yuva. Finale kaldığımız 'Zorlukların Üstesinden Gelme' kategorisi, bizim asırlık varlık sebebimizle, yani her türlü imkânsızlığın karşısına eğitimi koyan o köklü kuruluş felsefemizle doğrudan örtüşüyor. Çocuklarımızın hayatındaki engelleri sevgi ve inançla aşarken, uluslararası alanda da dünyanın en iyi 10 okulu arasında gösterilmek ve Türkiye'yi finalde temsil eden okul olmak bizler için tarifsiz bir gurur. Bu başarı, her çocuğun doğru imkânlarla dünyayı değiştirebileceğine olan inancımızı da tazeliyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Finalistleri Açıklandı Haber

Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Finalistleri Açıklandı

Yılın Fotoğrafçısı ödülü, 16 Nisan’da Londra’da düzenlenecek prestijli gala töreninde sahiplerini bulacak. 2026 sergisi ise 17 Nisan – 4 Mayıs tarihleri arasında Londra’daki Somerset House’da sanatseverlerle buluşacak. Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri, 2026 Profesyonel Yarışma kapsamında 30 finalisti ve 65’in üzerinde kısa liste adayını bugün açıkladı. Çağdaş fotoğrafçılığın sınırlarını zorlayan güçlü görsel anlatıları bir araya getiren yarışma, görsel hikaye anlatımının en çarpıcı örneklerini uluslararası platformda görünür kılıyor. Yaklaşık yirmi yıllık köklü mirasıyla öne çıkan Profesyonel Yarışma; teknik ustalığı güçlü bir anlatı vizyonuyla buluşturan, cesur ve bütünlüklü projeler üreten fotoğrafçıları desteklemeyi sürdürüyor. Bu yıl 200’ü aşkın ülke ve bölgeden 430 binin üzerinde fotoğraf başvurusu alındı. 10 kategorinin kazananları, 30 finalist arasından seçilerek 16 Nisan’da Londra’da düzenlenecek özel törende açıklanacak. Prestijli Yılın Fotoğrafçısı unvanının sahibi, kategori kazananları arasından seçilerek aynı gece açıklanacak. Kazanan; 25.000 ABD doları para ödülünün yanı sıra çeşitli Sony Digital Imaging ekipmanları ve çalışmalarını gelecek yıl Londra’da düzenlenecek sergide kişisel bir sunumla sergileme fırsatı elde edecek. Kazananlar ve finalistler ayrıca, sektörün önde gelen isimleriyle özel oturumların gerçekleştirileceği ve kariyer gelişimlerine yönelik uzman rehberliği sunan “Insights” programı kapsamında Londra’ya davet edilecek. Finalist ve kısa listeye kalan fotoğrafçıların eserlerinden oluşan seçki ise ilk olarak 17 Nisan – 5 Mayıs 2026 tarihleri arasında Londra’daki Somerset House’ta düzenlenecek Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Sergisi kapsamında ziyaretçilerle buluşacak; sergi daha sonra farklı lokasyonlarda sanatseverlerle bir araya gelecek. Seçici kurul adına değerlendirmede bulunan Jüri Başkanı Monica Allende, şunları söyledi: “Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Profesyonel Yarışma kategorisinde finale kalan ve kısa listeye seçilen çalışmalar, fotoğraf pratiğindeki dikkat çekici gelişimi ve fotoğrafın güçlü bir hikaye anlatım aracı olarak benimsenmesine yönelik derin bağlılığı ortaya koyuyor. Değerlendirdiğimiz pek çok seri boyunca; sevginin, nezaketin ve çoğu zaman zorlu gerçekliklere dokunan sessiz direncin kutlanışıyla insan deneyiminin farklı katmanlarından derin biçimde etkilendim. En güçlü karelerin birçoğu, gündelik yaşamın içinde saklı kalan samimi anlara ve küçük kahramanlıklara odaklanarak, sıradan akışın içinde varlığını sürdüren gücü ve ruhu görünür kılıyor.” Sony Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri 2026 Profesyonel Yarışma kategorilerinin her birinde finale kalan üç proje ise şöyle sıralanıyor: MİMARLIK VE TASARIM André Tezza’nın (Brezilya) Everyday Structures adlı projesi, Güney Brezilya’daki mahalle bakkallarının mütevazı mimarisine ışık tutuyor. Joy Saha’nın (Bangladeş) Homes of Haor çalışması ise Bangladeş’in Haor bölgesindeki yerel mimariyi belgeliyor; bu bölgede evler, muson döneminde adalara dönüşen yükseltilmiş toprak yığınları üzerine inşa ediliyor. Chen Liang’ın (Çin Ana Karası) serisi ise Çin’in Guangdong Eyaleti’ndeki Jiangmen kentinde bulunan gözetleme kulelerini mercek altına alarak, Çin ve uluslararası mimari etkilerin özgün bir birleşimini ortaya koyuyor. YARATICI Pablo Ramos’un (Meksika) The Black Album adlı projesi, arşiv fotoğraflarından kesilen siluetler aracılığıyla Meksika’daki kayıpları ele alıyor ve görüntüleri yokluğun çarpıcı bir kolektif portresine dönüştürüyor. Ben Brooks (Birleşik Krallık) The Palm, On Piru serisinde Güney Los Angeles’tan rap sanatçılarının ruhani bağlarını ve kolektif kimliklerini yansıtıyor. Citlali Fabian (Meksika) ise Bilha, Stories of My Sisters adlı çalışmasında portreler ile dijital illüstrasyonları bir araya getirerek Güney Meksika’daki ilham verici kadınların hikayelerine hayat veriyor; projede bölgedeki yerli topluluklardan aktivistler ve sanatçılarla iş birliği yapıyor. BELGESEL PROJELERİ Santiago Mesa’nın (Kolombiya) Under the Shadow of Coca adlı projesi, geçimini bu yasa dışı ekonomiye bağlı olarak sürdüren çiftçileri ve Kolombiya’daki kokain ticaretini kontrol eden silahlı grubu takip ediyor. Alexandre Bagdassarian (Fransa), Sixteen and a Half: Eight Months in a Juvenile Prison çalışmasında Fransa’daki bir çocuk cezaevinde tutuklu bulunan gençlerin gündelik yaşamlarını belgeliyor. Colin Delfosse’un (Belçika) Restitution serisi ise Afrika maskelerinin Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DRC) ile Belçika arasındaki yolculuğunu, özgün kullanım amaçlarından müzelerdeki sergilenme süreçlerine kadar izleyerek iade tartışmalarını mercek altına alıyor. ÇEVRE Shane Hynan’ın (İrlanda) Beneath | Beofhód adlı serisi — İrlandaca’da “toprağın altındaki yaşam” anlamına geliyor — Kelt geleneğinde bataklıkların ilkel ve köklü önemini, kültürel ve çevresel gerekliliklerin etkileşimi üzerinden ele alıyor. Matteo Trevisan’ın (İtalya) Jinê Land: Where Women Keep the Earth Alive projesi ise Suriye’nin Rojava bölgesinde, kadınların öncülüğünde yürütülen ekolojik ve toplumsal yeniden inşa sürecini belgeliyor; toplulukların geleceğe dair deneysel bir vizyon etrafında bir araya gelişini yansıtıyor. Isadora Romero’nun (Ekvador) Notes on How to Build a Forest çalışması ise ormanları, zaman içinde insan ve insan dışı pek çok topluluğun birlikte şekillendirdiği kültürel alanlar olarak inceliyor. MANZARA Dafna Talmor’un (Birleşik Krallık) Constructed Landscapes adlı çalışması, sanatçının kişisel arşivinden yola çıkarak elde basılmış ve kolajlanmış renkli negatifleri soyut peyzaj temsillerine dönüştürüyor. Andreas Secci’nin (Almanya) serisi, Fransa’nın Normandiya ve Bretanya kıyılarındaki istiridye çiftliklerinin havadan görünümlerinden oluşan soyut manzaralar sunuyor. Michael Blann (Birleşik Krallık) ise fotopolimer gravür tekniğini kullanarak Avrupa’nın ikonik dağ yollarını tasvir ediyor. PERSPEKTİF Hayate Kurisu’nun (Japonya) Living Photographs adlı çalışması, fotoğrafçının ve eşinin ölü doğumla sonuçlanan bir kaybın ardından yaşadıkları deneyimi ve kremasyon öncesinde aile olarak birlikte geçirdikleri günleri belgeliyor. Fredrik Lerneryd (İsveç), Country Music in Kenya projesinde Nairobi’de düzenlenen Uluslararası Kovboy Günü festivalini görüntüleyerek Kenya’daki country müzik tutkunları için önemli bir etkinliği yansıtıyor. Seungho Kim’in (Kore Cumhuriyeti) Sunny Side Up: A Portrait of the Most Average K-Parenting Today serisi ise fotoğrafçının kendi ailesine odaklanarak ebeveynler, köpek ve bebeğin bir araya geldiği ev yaşamının keyifli kaosunu gözler önüne seriyor. PORTRE FOTOĞRAFÇILIĞI Federico Borella (İtalya), Özbekistan’daki Koryo-saram topluluğunu belgeliyor; ‘K-Wave’in etkisi altındaki yeni kuşak Kore kimliklerini yeniden sahipleniyor. Jean-Marc Caimi ve Valentina Piccinni’nin (İtalya) The Faithful adlı çalışması, bir papanın ölümü ile yenisinin seçilmesi arasındaki süreçte Vatikan’daki Aziz Petrus Meydanı’nda toplanan kalabalıklardan portreler sunuyor; adeta hayranlık kültürüne dönüşen bir hac yolculuğunu yansıtıyor. Marisa Reichert’in (Almanya) be:longing serisi ise Endonezya’nın Java Adası’ndaki Yogyakarta’da yaşayan ileri yaşlardaki Müslüman trans bireylerin yaşamlarını belgeliyor; inanç, kimlik ve toplumsal beklentiler arasında kurmaya çalıştıkları dengeyi gözler önüne seriyor. SPOR Todd Antony’nin (Yeni Zelanda) serisi, Farsça’da kelime anlamıyla ‘Buzkashi’ (keçi çekme) anlamına gelen ve Tacikistan’ın sert ve köklü sporlarından biri olan Buzkashi’ye odaklanıyor. Rob Van Thienen (Belçika), It’s a Dog’s Life çalışmasında tazı eğitim seanslarını izleyerek, pistte yapay bir tavşanı kovalayan köpeklerin hareket halindeki dinamik görüntülerinden oluşan bir seri ortaya koyuyor. Morgan Otagburuagu’nun (Nijerya) Beneath the Bridge projesi ise Nijerya’nın Lagos kentinde, profesyonel ringlerin ışıltısından uzak bir noktada amatör boksörlerin antrenman yaptığı derme çatma bir spor salonunu belgeliyor. NATÜRMORT Daniele Vita’nın (İtalya) The Bronte Pistachio adlı çalışması, Sicilya’nın Antep fıstıklarını uzun soluklu bir araştırma kapsamında ele alıyor; her birini tek tek fotoğraflayarak özgün niteliklerini yakından ortaya koyuyor. Gargi Sharma’nın (Hindistan) Experiments in Stillness serisi, nesne ile izleyici arasındaki diyaloğu keşfederek çoklu yorumlara ve dinginlik anlarına alan açıyor. Vilma Taubo’nun (Norveç) Talking Without Speaking projesi ise gündelik nesnelerin protesto sembollerine dönüşmesini konu alan fotoğraflardan oluşuyor. YABAN HAYATI VE DOĞA Wolfgang Duerr’in (Almanya) WILD adlı serisi, hareket sensörleriyle tetiklenen bir kamera aracılığıyla çekildi; siyah beyaz karelerde farklı yaban hayvanları hareket halinde görüntüleniyor. Anita Pouchard Serra’nın (Arjantin) serisi ise Buenos Aires’teki özel bir yerleşim alanında mahallede yaşayan kapibaralar ile site sakinleri arasındaki çatışmayı ele alıyor. Will Burrard-Lucas’ın (Birleşik Krallık) Crossing Point projesi, Kenya’daki Maasai Mara Ulusal Rezervi’nde yaban hayatını görüntülüyor; nesli tehlike altındaki siyah gergedanları izlemek amacıyla kurulan uzaktan kamera tuzağı, sonunda ormanlık nehir geçidinde toplanan çok sayıda hayvanı ortaya çıkarıyor. 2026 Profesyonel Yarışma jürisi şu isimlerden oluşuyor: Monica Allende, Bağımsız Küratör ve Fotoğraf Danışmanı, Jüri BaşkanıDaniel Brena, Direktör, Centro de las Artes de San Agustín, MeksikaYumi Goto, Bağımsız Küratör, Editör, Araştırmacı ve Yayıncı, JaponyaZack Hatfield, Yönetici Editör, Aperture dergisi, ABDPaul Ninson, Kurucu ve İcra Direktörü, Dikan Center, GanaBindi Vora, Sanatçı ve Kıdemli Küratör, Autograph, Birleşik Krallık Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.