Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finans

Kapsül Haber Ajansı - Finans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu Haber

Teknoloji Liderleri WIRED Türkiye Sahnesinde Buluştu

15 Mayıs’ta Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleşen WIRED Türkiye lansmanı; teknoloji, yapay zekâ, finans, içerik üretimi ve yeni nesil iş modellerine odaklanan oturumlarla sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Etkinliğin öğleden sonra devam eden oturumlarında ise finans teknolojilerinden dijital içerik dünyasına, yapay zekâdan küresel vizyona kadar farklı başlıklar ele alındı. Longevity ve Biyoteknolojiyle Sağlıkta Yeni Dönem Klinik Psikolog Esra Çavuşoğlu, “Longevity: Geleceğin Sağlık Algısı” başlıklı özel oturumda sağlık teknolojileri, biyolojik veri takibi ve uzun yaşam yaklaşımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, “Yapay zekâ ve biyoteknolojiyle birlikte insanlar artık kendi bedenini daha yakından tanıdığı ve yönettiği yeni bir döneme giriyor” dedi. Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanlığın Geleceği Tartışıldı Doğuş Üniversitesi İş Dünyası ve İnovasyon Hub Direktörü Turhan Karakaya, “Yapay Zekâ, Robotik ve Üstün İnsan İlişkisi” başlıklı özel oturumda, “Teknoloji artık yalnızca bizim kullandığımız bir araç değil; insan hayatının, şehirlerin ve karar mekanizmalarının doğrudan bir parçasına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değil, onunla nasıl bir insanlık modeli kuracağımız olacak” ifadelerini kullandı. “Topluluk Çağı 2.0” panelinde YouTube Türkiye Stratejik İçerik Partnerlikleri Müdürü Bora Başman moderatörlüğünde içerik üreticileri Mert Bayantemur ve Ada Büyük dijital topluluk kültürünü değerlendirdi. Finans Dünyasında Yeni Dönem: Görünmez Bankacılık ve Yapay Zekâ AIONIRE Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceğin Bankası” panelinde dijital bankacılık, görünmez finans ve yapay zekâ destekli finansal hizmetlerin geleceği ele alındı. Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, bankacılığın artık müşterinin hayatına görünmez şekilde entegre olduğunu vurgulayarak, “Müşterinin bulunduğu yerde, ihtiyacını doğru anlayan ve hayatını kolaylaştıran yapılar geleceğin bankacılığını şekillendirecek” dedi. Wamo Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Deniz Güven ise yeni nesil finansal modellerde teknoloji kadar operasyonel dönüşümün de kritik hale geldiğini belirterek, yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin finans dünyasının dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Küresel Liderlik, Teknoloji ve Adaptasyonun Geleceği Konuşuldu Global Turks Vakfı Kurucu Başkanı ve Heidrick & Struggles Türkiye Kurucusu Ayşegül Dicle Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceği Tasarlayan Küresel Vizyon” panelinde; liderlik, teknoloji dönüşümü ve küresel rekabette öne çıkan yeni nesil yetkinlikler ele alındı. IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna, değişimden korkmamanın ve sürekli öğrenmenin yeni dönemin en kritik liderlik becerileri arasında yer aldığını vurguladı. Microsoft Güney Avrupa Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise küresel organizasyonlarda sürdürülebilir başarının teknik yetkinlik kadar empati, iletişim ve farklı kültürlerle birlikte çalışabilme becerisi gerektirdiğini ifade etti. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de teknoloji yatırımlarında cesur davranmanın ve dünya standartlarında işler üretmenin kurumlar için artık temel bir gereklilik haline geldiğini söyledi. Meta’dan Yapay Zekâda Yeni Dönem Vurgusu: “Kişisel AI Asistanları Hayatın Parçası Olacak” Meta Türkiye Direktörü Gül Yüksel Akkaya, “Yapay Zekâ ile Bağlantıların Geleceği” başlıklı özel oturumda Meta’nın yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil AI asistanlarını anlattı. Akkaya, bugün Meta AI’ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtirken, Meta’nın yapay zekâ yatırımları kapsamında yaklaşık 62 milyar dolarlık bütçe planladığını aktardı. Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı moderatörlüğünde gerçekleşen “Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları” panelinde, Tera Teknoloji Holding CEO ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Cebrail Taşkın, klasik holding yapılarının yerini teknoloji, dönüşüm ve globalleşme odaklı yeni nesil organizasyon modellerine bıraktığını vurguladı. Taşkın, “Biz yalnızca sermaye koyan bir yapı değiliz; yatırım yaptığımız şirketleri dönüştürmeye, rekabetçi hale getirmeye ve global ölçekte büyütmeye odaklanıyoruz. Türkiye’de üretilen değerin dünya ölçeğinde büyümesini önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ Çağında Şirket Kültürü, Eğitim ve Karar Mekanizmaları Dönüşüyor Dijital Stratejist ve Teknoloji Trend Anlatıcısı Hande Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Yapay Zekâ Çağında Strateji, Kültür, İnovasyon” panelinde; yapay zekânın şirket kültürü, eğitim ve karar süreçleri üzerindeki etkisi ele alındı. Connectmind AI Kurucu Ortağı Burcu Ağma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir düşünce partnerine dönüştüğünü vurgularken; eğitim teknolojileri lideri Dr. Işıl Boy Ergül ise yeni dönemde yapay zekâ okuryazarlığı ve “öğrenmeyi öğrenme” becerisinin kritik hale geldiğine dikkat çekti. Teknoloji, Algoritma ve Creator Ekonomisinin Yeni Dönemi Havas İstanbul CEO’su Cüneyt Devrim moderatörlüğünde gerçekleşen “Merakın Algoritması: Teknoloji, İçerik ve Yeni İzleyici” panelinde, dijital içerik dünyasının dönüşümü, creator ekonomisi ve yapay zekânın içerik üretimine etkisi ele alındı. Youtube Yayıncısı Orkun Işıtmak ise içerik üreticiliğinin dönüşen yapısına dikkat çekerek, “Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, üretimi hızlandıran ve geliştiren güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ancak izleyicinin gerçekten bağ kurduğu şey hâlâ insan hikâyesi, samimiyet ve sürdürülebilir üretim” dedi. İnsanlık, Yapay Zekâ ve Geleceğin Felsefesi Üzerine Çarpıcı Bir Perspektif İş filozofu, yazar ve teknoloji yatırımcısı Anders Indset, “Tekillik Paradoksu: İnsanlık ile Yapay Zekâ Arasındaki Boşluğu Kapatmak” başlıklı özel oturumda yapay zekâ çağında insanlığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Indset, “Mesele yalnızca yapay zekâyı geliştirmek değil; bu teknolojinin geleceğini hangi değerler ve hangi insanlık anlayışıyla şekillendireceğimiz. Gelecek tahmin edilen değil, birlikte yazılan bir şey” dedi. Gün boyu süren paneller, özel oturumlar ve networking buluşmalarının ardından etkinlik, özel After Party ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksigorta’da Üst Düzey Atama Haber

Aksigorta’da Üst Düzey Atama

2007 yılından bu yana Aksigorta bünyesinde farklı görevler üstlenen ve son olarak Acenteler Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Osman Akkoca’nın görevinden ayrılmasının ardından, Acenteler Genel Müdür Yardımcılığı görevine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun onayına tabi olmak üzere 1 Haziran 2026 itibariyle geçerli olacak şekilde İsmail Volkan Saraç atandı. Halihazırda Aksigorta’da Banka Sigortacılığı ve Ticari Satış Grup Müdürü olarak görev yapan İsmail Volkan Saraç, yeni dönemde şirketin acente kanalına yönelik stratejilerinin geliştirilmesi, dağıtım kanallarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlanmasından sorumlu olacak. Bryant University İşletme Bölümü’nde finans ana dalı, siyaset bilimi yan dalı eğitimi alan Saraç, ardından Deakin University’de pazarlama eğitimi aldı. Kariyeri boyunca sigortacılık, satış, pazarlama, strateji, iş geliştirme ve dağıtım kanalları yönetimi alanlarında farklı sorumluluklar üstlendi. Profesyonel kariyerine 2002 yılında Citibank’ta başlayan İsmail Volkan Saraç; Coca-Cola İçecek, Groupama, Aviva, Güneş Sigorta, NN Hayat & Emeklilik ve Allianz Türkiye’de çeşitli görevlerde bulundu. 2018-2025 yılları arasında Sompo Sigorta’da Bankasürans ve Dağıtım Kanalları Direktörü olarak görev yapan Saraç, Ağustos 2025’ten bu yana Aksigorta’da Banka Sigortacılığı ve Ticari Satış Grup Müdürü olarak görev yapıyordu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye–Belçika İlişkilerinde Güçlü Bir Sembol Haber

Türkiye–Belçika İlişkilerinde Güçlü Bir Sembol

Türkiye Cumhuriyeti ve Belçika Krallığı’ndan bakanların da iştirak ettiği organizasyon, iki ülkenin iş dünyasını aynı çatı altında buluşturarak finans ve sigortacılık alanında kurulan güçlü ortaklığın geldiği noktayı gözler önüne serdi. Ageas Group Yönetim Kurulu Başkanı Bart De Smet, törende yaptığı konuşmada şunları paylaştı: “Genç ve dinamik bir nüfusla birlikte yüksek nitelikli profesyonelleri barındıran Türkiye’de bu ortaklığın büyük bir potansiyel taşıdığına daha ilk günden inanıyordum. Bugün Aksigorta ve AgeSA, Türkiye sigorta pazarının lider oyuncuları arasında yer alıyor ve toplamda yaklaşık 6 milyon müşteriye hizmet veriyor. Bu başarılı yolculuğumuz Medisa’nın da katılımıyla büyümeye devam ediyor. Türkiye’deki faaliyetlerimiz, Ageas Group’un Avrupa iş kolunun temel taşlarından biri haline geldi. Bu iş birliğinin Türkiye ile Belçika arasındaki köklü ilişkilerin de önemli bir göstergesi olduğuna inanıyorum. Türkiye, sahip olduğu enerji, yaratıcılık ve fırsatlarla iş yapmak için son derece güçlü bir ülke.” Aksigorta, AgeSA ve Medisa Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Binbaşgil ise davetteki konuşmasında ortaklığın stratejik ve sembolik önemine dikkat çekti: “Sabancı Grubu ile Ageas arasındaki 15 yıllık ortaklık; istikrarlı büyümenin, ortak hedeflerin ve karşılıklı güvenin de bir hikâyesi. Son derece verimli bir iş birliği yürüttük ve bunun uzun yıllar boyunca gelişerek devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bu ortaklığın bir iş ilişkisinin ötesinde; Türkiye ile Belçika arasındaki ilişkinin yaşayan bir yansıması olduğunu düşünüyorum. Yaklaşık iki yüzyıla uzanan ikili ilişkiler, bugün finansal hizmetler alanında güçlü bir sinerjiye dönüşmüş durumda. İş birliğimiz güvenle başladı, güvenle büyüdü ve bugün her iki tarafın tek başına inşa edebileceğinden çok daha güçlü bir yapıya ulaştı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnnova Proje Yönetişimi Zirvesi Ankara’da Düzenleniyor Haber

İnnova Proje Yönetişimi Zirvesi Ankara’da Düzenleniyor

T.C. Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ve İnnova CEO’su Huzeyfe Yılmaz’ın konuşma yaptığı zirvede, alanında uzman isimler güncel yaklaşımlar ve uygulama örneklerini katılımcılarla paylaştı. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik ederken bireylerden kurumlara, kamudan sanayiye kadar geniş bir ekosistemi yönettiklerini belirterek bunu Türk Telekom Grubu ve iştirakleriyle birlikte gerçekleştirdiklerini ifade etti. Hayatın her alanında kesintisiz iletişimi mümkün kılan teknolojiler geliştirdiklerini kaydeden Şahin, “Ülkemizin dört bir yanında bireylerden kurumlara, kamudan sanayiye kadar dev bir ekosistem yönetiyoruz. Bunu Türk Telekom Grubu olarak, çok değerli iştiraklerimizle başarıyoruz. Hayatın her alanında kesintisiz iletişimi mümkün kılan teknolojiler geliştiriyor ve bu teknolojileri ihraç eden bölgesel bir oyuncu olarak konumlanıyoruz. Dijitalleşmenin tüm olanaklarını Türkiye’den başlayarak bölge coğrafyalara taşımayı misyon ediniyoruz. Bu dijital dönüşüm yolculuğunda insanı merkeze alan yaklaşımı dijital dönüşümün temel şartı olarak görüyoruz. Bu noktada özgün ve yenilikçi çözümler sunan grup şirketimiz İnnova’nın ortaya koyduğu vizyonu çok değerli buluyorum. Teknoloji ile insanı bir araya getiren yaklaşımıyla kurumların dönüşüm süreçlerine rehberlik ediyor. İnnova’nın önümüzdeki dönemde bu anlamda çok daha stratejik bir rol üstleneceğine inanıyorum” dedi. Hayatın her alanında kesintisiz iletişimi mümkün kılan teknolojiler Dijital dönüşüm yolculuğunda insanı merkeze alan yaklaşımın temel şart olduğunu vurgulayan Şahin sözlerine şöyle devam etti: “İnnova, Türk Telekom Grubu’nun en önemli teknoloji iştiraklerinden biri. Yazılım geliştirmeden sistem entegrasyonuna, siber güvenlikten yapay zekâ çözümlerine kadar geniş bir alanda ülkemizin dijitalleşmesine önemli katkılar sunuyor. Hayatın her alanında kesintisiz iletişimi mümkün kılan teknolojiler geliştiriyor ve bu teknolojileri ihraç eden bölgesel bir oyuncu olarak konumlanıyor.” Yalnızca takip eden değil, yön veren bir yaklaşım İnnova CEO’su Huzeyfe Yılmaz ise konuşmasında, yapay zekânın iş süreçleri ve liderlik anlayışı üzerindeki dönüştürücü etkisine dikkat çekerek İnnova’nın bu alandaki çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Yılmaz, “Yapay zekâ iş süreçleri ve liderlik anlayışı üzerinde dönüştürücü etkiye sahip. İnnova olarak, bu süreci yalnızca takip eden değil, yön veren bir yaklaşım ile ilerletmeyi önceliklendiriyoruz. İnnova Proje Yönetişimi Zirvesi’nin yönetişim süreçlerinde küresel ölçekte örnek gösterilen bir vizyonuna katkı sunması açısından önemli olduğu düşünüyorum. İnnova olarak sağladığımız uçtan uca çözümlerle kullanıcılarımıza rekabet ve verimlilikte önemli çözümler sunuyoruz. Müşterilerimizin iş süreçlerini ve performansını optimize ederken sürdürülebilir büyüme ve teknolojik dönüşümü destekliyoruz” şeklinde konuştu. Yönetişimin her yönüyle ele alındığı İnnova Proje Yönetişimi Zirvesi, kamu kurumları, özel sektör, sanayi kuruluşları, üniversiteler, savunma, iletişim, bilişim, enerji, sağlık ve finans sektörlerinden temsilcilerin katılımıyla gerçekleştiriliyor. Kurumların daha etkin ve sürdürülebilir yönetim anlayışlarına katkı sunmayı amaçlayan zirvede; yönetişim kültürüyle dönüşen organizasyonlara ilham veren içerikler ile küresel vizyon perspektifinde ülkelerin ve kurumların gelişim süreçlerine ilişkin değerlendirmeler katılımcılarla paylaşılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fuzul Akva Sigorta’nın Yeni Genel Müdürü Ali Aktuğ Oldu Haber

Fuzul Akva Sigorta’nın Yeni Genel Müdürü Ali Aktuğ Oldu

Fuzul Holding’in iştiraki Fuzul Akva Sigorta, üst yönetim yapılanmasını güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, finans ve sigorta sektörlerinde uzun yıllara dayanan deneyimiyle öne çıkan Ali Aktuğ’un Genel Müdür olarak göreve başladığını duyurdu. 1995 yılından bu yana sigorta sektöründe faaliyet gösteren Fuzul Akva Sigorta, elementer sigortacılığın tüm branşlarında sunduğu hizmetler, güçlü operasyonel yapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla sektörde önemli bir konuma sahip bulunuyor. Gerçekleşen atamayla birlikte Ali Aktuğ’un liderliğinde şirketin büyüme ivmesinin daha da hız kazanması ve sektördeki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. Ali Aktuğ kimdir? Eğitim hayatına Saint Michel Fransız Lisesi’nde başlayan Ali Aktuğ, Marmara Üniversitesi Pedagoji Bölümü’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde İşletme Ekonomisi alanında yüksek lisans yaptı. Kariyerine Ata İnşaat’ta adım atan Aktuğ, 1991 yılından itibaren sigorta sektöründe üstlendiği görevlerle kapsamlı bir deneyim kazandı. Profesyonel kariyeri boyunca Halk Yaşam Sigorta’da Müdür, Universal Hayat Sigorta ve İsviçre Hayat Sigorta’da Genel Müdür Yardımcısı, İsviçre Sigorta Pazarlama’da ise Genel Müdür olarak görev yapan Aktuğ; AON Sigorta ve Reasürans Brokerliği’nde 8 yıl, OYAK Grup Sigorta’da ise 5 yıl boyunca Genel Müdür Yardımcılığı görevlerini üstlendi. Pazarlama yönetimi, satış, müşteri ilişkileri (CRM), ticari sigortalar ve satış yönetimi alanlarında derin uzmanlığa sahip olan Aktuğ; yeni görevinde Fuzul Akva Sigorta’nın müşteri odaklı büyüme stratejilerini güçlendirmeyi, alternatif satış kanallarını geliştirmeyi ve şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerine liderlik etmeyi amaçlıyor. Takım kurma ve yönetimi, operasyon ve proje yönetimi, performans ölçümü ile acente ve broker yönetimi gibi alanlarda önemli deneyime sahip olan Aktuğ; güçlü iletişimi, stratejik bakış açısı ve çözüm odaklı liderlik yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Profesyonel kariyerinin yanı sıra finans ve sigorta sektörlerinde satış, pazarlama ve müşteri ilişkileri alanlarında koçluk temelli eğitimler veren Aktuğ, yöneticilerin liderlik becerilerinin gelişimine katkı sağlıyor. ‘Benden Gidenler Bana Gelenler’ ve ‘Sigortalar Attı’ adlı kitapların yazarı olan Aktuğ, bilgi ve deneyimlerini farklı platformlarda paylaşmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UEZ’de Yeni Yatırım Modelleri, Stratejiler ve Fırsatlar Masaya Yatırıldı Haber

UEZ’de Yeni Yatırım Modelleri, Stratejiler ve Fırsatlar Masaya Yatırıldı

2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ikinci günü de yoğun katılımla gerçekleşti. Ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu’nun üstlendiği zirvenin ikinci gününün dördüncü paneli “Yeni Yatırım Modelleri, Stratejiler ve Fırsatlar” başlığıyla düzenlendi. Bacacı Holding’in sponsorluğunda yapılan panelin moderatörlüğünü EY-Parthenon Türkiye Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar üstlendi. Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Cem Cansu, panelde yaptığı konuşmada, şirket yapılarının hibrit bir model üzerine kurulu olduğunu belirterek, aktif değer yaratan bir grup olduklarını, potansiyel ile performans arasındaki farkı minimize etmeye odaklandıklarını söyledi. Değer üretiminin ciddi yatırım gerektirdiğini vurgulayan Cansu, “Buna çok ciddi yatırım yapmak gerekiyor. Bizim değer yaratma modelimizde birkaç tane olmazsa olmazımız var. Biz 10 bin kişilik bir aileyiz. Müşterimiz, tedarikçimiz ve paydaşlarımızla hareket ediyoruz.” dedi. Çoklu değer üretimine dayalı bir yatırım anlayışı benimsediklerini söyleyen Cansu, sürdürülebilirliğin bu yaklaşımın merkezinde yer aldığını belirtti. “Dünyanın geçmiş 50-100 yılına bakın, insanlığın refahı hep artmış. İyimser olmak için ortada sebepler de var. Bu dönemde çok ciddi zikzaklar da olmuş. İniş çıkışları yaşadığımız noktalar oldu. Dayanıklı ve sürdürülebilir olanlar ayakta kaldı.” diyen Cansu, yatırım kararlarında orta ve uzun vadeli perspektifin belirleyici olduğunu kaydetti. Yapay zekâ yatırımlarına da değinen Cansu, teknolojinin tek başına anlam ifade etmediğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Yapay zekayı tek başına yapay zeka olarak konuştuğumuz zaman da aslında bu biraz yapay kalabiliyor. Yani bu aslında bizim içimizde bir dönüşüm. Çünkü bireysel ya da kurumsal tecrübelerimde gördüğüm, yapay zekaya ne kadar doğru veriyi, ne kadar doğru süreçle ve sistematik olarak verdiğimiz zaman buradaki verim artıyor. Aksi takdirde açıkçası aynı verimi alamadığımızı görüyoruz. Dolayısıyla önce aslında veri, sistem, süreç, hatta insan kaynağı organizasyonu dahi bunun içine katabiliriz. Bunların tam oturmuş olması yapay zekanın bence sonuçlarını olumlu yönde etkileyen faktörler olarak görüyorum.” Cem Cansu, özellikle veriye çok önemli yatırımlar yaptıklarına dikkati çekerek, “Aslında yatırımcı kimliğimizle, tabii bizim bir start-up hedeflerimiz de var, önümüzdeki dönemlerle alakalı ve burada özellikle yapay zeka konusunda bizim operasyonel derinliğimizi ve finansal gücümüzü onların inovasyon ve esneklikleriyle birleştireceğimiz hem yatırım hem de bu anlamdaki hedeflerimize daha verimli bir şekilde ulaşacağımız hedefler amaçlarımız da bu yönde 500 milyon TL gibi 2026 için yatırım hedefine koymuş durumdayız.” değerlendirmesinde bulundu. “Demografinin değişimi de çok önemli bir etken” Diffusion Capital Partners Ortağı Alper Karagöz de derin teknoloji yatırımlarına odaklandıklarını belirterek, “Derin teknoloji alanında yatırımlar yapıyoruz. Karşımızda işi büyütebilecek bir takım görürsek yatırım yapıyoruz. Diğer unsur, pazar büyük mü, potansiyel var mı ona bakıyoruz. Bu işi yaparken dönemsel birtakım kaygılar var. 10 yıl önce yatırım yaptığımız işe bugün yatırım yapma olasılığımız çok düşük. Yüksek teknolojinin dönüştürücü etkisi var. Artık laboratuvardan ürüne geçiş oldukça hızlı. Yüksek teknolojinin dönüştürücü etkisi var. Demografinin değişimi de çok önemli bir etken. Ona göre servisler gözetmeniz lazım. Sıfır karbona yolculukla alakalı bir trend de söz konusu. Dikey yapay zeka ile sağlıkta, otomasyonda bir sürü iş fikri geliyor ve bunları kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Demografik değişimin de yatırım kararlarını etkilediğini belirten Karagöz, “Yaşlanan nüfus ve değişen ihtiyaçlar yeni servis alanları yaratıyor. Sıfır karbon hedefi ve dikey yapay zekâ uygulamaları özellikle sağlık ve otomasyon alanlarında önemli fırsatlar sunuyor.” dedi. Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karagöz, “Patent sayıları ve bilimsel yayınlar ciddi artış gösteriyor. Bu durum insan kaynağı ve Ar-Ge tarafında güçlü bir potansiyele işaret ediyor” diye konuştu. Türkiye’nin oyun ve FinTech alanlarında güçlü olduğunu vurgulayan Karagöz, dijitalleşme kapasitesinin yüksek seviyede olduğunu ifade etti. “Gıda arzının yüzde 70 artırılması gerekecek” Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı & Besler CEO’su Mert Altınkılınç ise gıda sektöründe sürdürülebilirliğin kritik önem taşıdığını belirtti. “2050’de dünya nüfusu 10 milyara ulaşacak ve gıda arzının yüzde 70 artırılması gerekecek” diyen Altınkılınç, bu sürecin aynı zamanda önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Tedarik zincirinin kırılgan olduğu bir dönemde gıda sektörünü çok geniş perspektifte ele alınması gerektiğini ifade eden Altınkılıç, şunları kaydetti: “Sürdürülebilirliği işin merkezine alan, verimliliğe odaklanan, tüketici değişikliklerini algılayabilen devletler ve şirketler önde olacaktır. Tüketicilerin güvenini almak da çok önemli. Tüm paydaşlarımızla şeffaf bir ilişki kuruyoruz. Yaş meyve sebze işinde gıda atığı yüzde 50’lere gelmiş durumda. Biz bunu dondurulmuş gıdada yüzde 7’ye kadar indirdik. Kadın çiftçilere odaklandık. Sektördeki kadınların yüzde 80’i ücret almayan veya yan haklardan mahrum insanlardan oluşuyor. Bu konuda çalışmalar yapıyoruz bakanlıklarla iş birliği içinde. İyi ve kaliteli gıdayı herkese erişebilir hale getiriyoruz.” “Türkiye ile ilgili istihdam yaratabileceğimiz alanlarda destekler sunuyoruz” Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Türkiye, Kazakistan ve Özbekistan Direktörü Lisa Kaestner belirsizliklerin arttığı bir dönemde finansal dayanıklılığın kritik hale geldiğini söyledi. Son 10 yılda 25 milyar doların üzerinde bir kaynak sağladıklarını belirten Kaestner, “Finansta dayanıklılık olmalı ve orada sürdürülebilirlik de olmalı. Türkiye’de değer zincirini geliştirmeliyiz. Verimliliği artırmak da bizim çalışmalarımız arasında yer alıyor. Finans sektöründe fonlarla da çalışmak mümkün. Türkiye ile ilgili önemli altını çizmek istediğim konu, istihdam yaratabileceğimiz alanlarda destekler sunuyoruz. İklim değişikliği için finansmanlar sağladık. Bir takım start-up’lara da desteklerimiz oldu. Dijitalleşmeyi önceliklendiren KOBİ’lere destek sağlıyoruz.” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mehmet Şimşek’ten  UEZ’de Güçlü Ekonomi Vurgusu Haber

Mehmet Şimşek’ten UEZ’de Güçlü Ekonomi Vurgusu

İş ve ekonomi dünyasının kalbinin attığı Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026) başladı. 2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen UEZ, bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor. Zirvenin ana konuşmacısı olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin şoklara karşı dirençli olduğunu belirtti. İran savaşının etkilerinden bahseden Şimşek, “Bu büyük bir şok. Geçmişe oranla baktığınızda, bugünkü savaşın enerji piyasalarına etkisi çok büyük. Hürmüz Boğazı çok kritik bir geçiş noktası. Sadece petrol değil, gübre ve doğalgaz açısından da öyle. Geçmiş benzer savaş ve şoklarla karşılaştırdığımız zaman, petrol ve doğalgazda artışın çok fazla olduğunu görürsünüz. Ateşkes sürse dahi maalesef bir miktar küresel ve Türkiye ekonomisi açısından tahribat söz konusu. Enflasyon yukarı yönlü, büyüme aşağı yönlü, tedarikte sorunlar devam edecek. Bunun farkındayız. Çok daha kalıcı etkiler doğurduğunun farkındayız. Savaşın getirdiği yıkım ve rehabilitasyon biraz zaman alacak. Jeopolitik olarak ne bölge ne de dünya eskisine dönmeyecek” dedi. “Şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık” “Ümit ederim ABD ve Çin anlaşır ve daha büyük savaşlar olmaz” diyen Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye olarak dayanıklı olduğumuzu geçen yıl ispatladık, bu yıl da ispatlayacağız. Geçen yıl ticaret savaşlarının yarattığı hareketlilik, volatilite, 12 günlük savaş, kuraklık; bütün bunlar önemli gündem maddeleriydi. Bu şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık. Program kendini kanıtladı, kendi rüştünü ispat etti. Peki bu sene içinden geçtiğimiz sıkıntıları atlatabilecek miyiz? Enerjide o bölgeye olan bağımlılığımız çok az. Petrolde hemen hemen bağımlılığımız yok. Türkiye’nin dayanıklılığının en önemli ayağı, maliye politikasının sağlam yapıda olması. 2023’te büyük bir deprem yaşadık. EYT gibi konular da vardı; bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 3’ün altına düşürdük. Açığın millî gelire oranının düşük olması önemli. Bu da bize politikada manevra alanı sağlıyor. Bizim makroekonomik şoklara olan dayanıklılığımız daha yüksek. Reel kurda önemli bir artış yaşansa bile, faizlerde önemli bir artış yaşansa bile, büyümede düşüş görsek bile, Türkiye’nin kamu borcunun millî gelire oranı düşük olduğu için rahat atlatabiliyoruz. Özel ve kamu borçluluğunun toplamına baktığımızda da geçmişe oranla düşük. Bu nedenle bu şoku da atlatacağız.” Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor Savaş döneminde Türkiye’nin olumlu yönde ayrıştığını ifade eden Mehmet Şimşek, şöyle konuştu: “Vatandaşların bize ve programa olan güveni önemli. Vatandaşların dövize olan talebi geçmişte çok yüksek olurdu. Bugün o kadar değil. Altına yönelik talebin olduğunu ise görüyoruz. Programın raydan çıkmasını engelleyeceğiz. Fiyat istikrarı ve mali disiplin konusunda gerekeni yapacağız. Bu savaşın etkilerini rakama dökecek olursak; yılbaşından itibaren petrol fiyatı yılın tamamı için 81 dolar öngörülüyor. Bunu baz alırsak bizim enflasyon 3 puan yüksek seyredebilir. Bizim öngörümüz 65 dolardı. Cari açık bir puan yükselir, onu yönetebiliriz. Büyüme yarım puan veya bir puan düşebilir. Benim buradaki mesajım şu: Bütün bu etkiler yönetilebilir. Dolayısıyla programı rayından çıkarmaz. Programı etkiler ama rayından çıkarmaz. Bu önemli bir şok ama bu şoku yönetilebilir görüyoruz. Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor. 65’lerden 30’lara düştü. Hedefimiz 20’lerin altıydı. Piyasa enflasyonu 25 civarı görüyor. Ateşkes devam ettiği takdirde enflasyonu düşük tutmak için çalışmaya devam edeceğiz. Uzun vadede cari açıkta azalma bekliyoruz. Petrol ve doğalgazda üretimimiz artıyor. Daha fazla enerjiyi yenilenebilir enerjiden üretiyoruz. Bizim hizmet ihracatında çok güçlü bir pozisyonumuz var. En önemlisi, biz şu anda sanayi politikalarıyla sanayide dönüşümü başarıyoruz.” Philip Hammond: “ABD, Çin'in ekonomik bir oyuncu olarak gücünü tanımadığı için çok pişman oldu” Birleşik Krallık Eski Dışişleri ve Maliye Bakanı Lord Philip Hammond ise “Jeopolitik Parçalanma Çağında Global Ekonominin Geleceği” başlıklı konuşmasında; yapay zekâ destekli teknolojiler, demografik dönüşüm ve iklim değişikliğiyle bağlantılı enerji güvenliği gibi başlıkların küresel gündemi belirlemeyi sürdürdüğünü vurguladı. Teknolojik dönüşümün küresel güç dengelerini yeniden şekillendirdiğine dikkati çeken Hammond, 2015 yılına atıfta bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı: “2015 yılında ben mesela bireysel olarak şuna şahit oldum. ABD, Çin'in ekonomik bir oyuncu olarak gücünü tanımadığı için çok pişman oldu. Çünkü gerçekten bu çok çok büyük, önemli sonuçları olacak bir stratejik hataydı. Özellikle de daha sofistike teknolojilere erişim açısından…Bu konuda bir pişmanlık yaşadılar. Ama maalesef çok geç olmuştu. Çünkü Çin dünyanın en önemli teknoloji merkezlerinden ve kuvvet merkezlerinden biri oldu.” Philip Hammond, Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa’nın yalnızca karbonsuzlaşma hedefleriyle değil aynı zamanda yüksek enerji maliyetleri ve rekabet kaybı riskiyle de karşı karşıya kaldığını kaydetti. Avrupa’nın 2050 net sıfır hedeflerine ulaşmasına şüphe ile yaklaştığını belirten Hammond, “Çünkü burada gerçekten çok görünür olmayan bir takım beklenmedik etkiler olacak. Ve bu etkiler nedeniyle de bazı fırsatlar gözden kaçmış olacak. Kısa vadede beklenen pozitif etkiler gerçekleşmedi. Rekabetçilik perspektifinden bakıldığında, birçok ülkenin karbonsuzlaşma hedeflerine yaklaşmakta dahi zorlanacağını düşünüyorum.” dedi. Küresel ekonominin yeniden şekillendiğini ifade eden Hammond,son dönemdeki küresek gelişmelerin özellikle enerji güvenliği üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını ve mevcut ekonomik trendleri doğrudan etkilediğini sözlerine ekledi. Jeopolitik gelişmeler belirleyici oluyor RePie Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Emre Çamlıbel, açılışta yaptığı konuşmada jeopolitik gelişmelere dikkat çekti. Çamlıbel, “Ekonomi ve iş hayatında atabileceğimiz adımlar, alabileceğimiz kararlar ve bu kararların etkileri giderek daha fazla bu sınırın içinde şekilleniyor. Küresel enflasyon, altın fiyatları, döviz pariteleri, petrol fiyatları ve tedarik zincirleri; artık büyük ölçüde jeopolitik, uluslararası ve askeri gelişmeler tarafından belirleniyor” dedi. Orta ve uzun vadede Türkiye adına olumlu bir tablo olduğunu dile getiren Çamlıbel, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak kısa vadede karşı karşıya olduğumuz dalgalanmalarla nasıl mücadele edeceğimiz en kritik sorulardan biri olarak öne çıkıyor. Bu belirsizlik ortamında şirketler de stratejilerini ve süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Gündemlerine üç temel kavramı almış durumdalar: Dayanıklılık, risk azaltma ve çeşitlendirme. Amaç, belirsizlikleri yönetebilmek ve sürprizlere karşı hazırlıklı olmak. Ben de bu zirvede yer alan değerli konuşmacıların ve oturumların, tam da bu çerçevede yol gösterici öngörüler sunmasını bekliyorum. Elbette yalnızca jeopolitik cam tavanı değil, onun altındaki oyun alanımızı da konuşmalıyız. Yapay zekâ, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, dayanıklılık, değişen küresel dengeler ve start-up ekosistemi gibi başlıklarda yapılacak tartışmaları da büyük bir heyecanla takip ediyorum.” Geleceğe dair yön belirleyecek liderler bir arada UEZ 2026’nın açılış konuşmasını yapan Capital&Ekonomist&StartUp Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük, bu yılki zirveyi dünya çapında yaşanan büyük kırılmayı birlikte analiz edebilecek bir kurguyla tasarladıklarını belirtti. “Geleceğe dair yönümüzü belirlememize katkı sağlayacak değerli fikir liderlerini bir araya getirdik” diyen Büyük, dünya ekonomisinin artık öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı olmaktan hızla uzaklaştığını vurguladı. Sedef Seçkin Büyük, şunları söyledi: “Jeopolitik fay hatları derinleşiyor, ticaret blokları sertleşiyor. Dünyanın en güçlü ülkeleri arasındaki teknoloji rekabeti stratejik bir mücadeleye dönüşüyor. Bu yeni düzende büyüme ve kârlılık artık temel parametreler olarak yeterli değil. Dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve stratejik konumlanma belirleyici hale geliyor. Bu nedenle UEZ 2026’nın ana temasını ‘Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası’ olarak belirledik. Çünkü artık mesele değişimin olup olmayacağı değil; bu değişimin kim tarafından, nasıl ve hangi kurallarla yönetileceği. Bugün küresel ekonomi yalnızca piyasa dinamikleriyle şekillenmiyor. Siyasi kararlar; sosyal hayatın, iş dünyasının ve ticaretin kurallarını doğrudan yeniden yazıyor. Artık mesele sadece değişime uyum sağlamak değil. Mesele, belirsizliği yönetmek ve yön tayin edebilmek. UEZ 2026 bu nedenle bir konferans olmanın ötesinde; derinlikli bir fikir ve yön belirleme platformudur. Burada ortaya konacak fikirler ve öneriler, yalnızca bugünü değil, önümüzdeki on yılın ekonomik mimarisini de şekillendirecek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.