Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finans

Kapsül Haber Ajansı - Finans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Sigorta ve TSKB’den Kapsayıcı Sigorta Analizi Haber

Anadolu Sigorta ve TSKB’den Kapsayıcı Sigorta Analizi

Yazıda “Kapsayıcı Sigorta: Dayanıklılığı İnşa Etmek” başlıklı analiz, sigortayı yalnızca bir finansal ürün olarak değil; hanehalklarının, KOBİ’lerin ve üreticilerin ekonomik şoklara karşı direnç kazanmasını sağlayan bir kalkınma aracı olarak ele alıyor. Koruma açığı, davranış değişimi ve iş birliğine dayalı modeller üzerinden Türkiye için stratejik çıkarımlar sunan yazı, sürdürülebilir kalkınma kapsamında kapsayıcı sigortanın rolünü tanımlıyor. Anadolu Sigorta’nın, sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda odaklı vizyonunu güçlendirmek amacıyla geçtiğimiz aylarda TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) ile hayata geçirdiği blog serisinin yeni yazısı yayımlandı. TSKB Ekonomik Araştırmalar Kıdemli Yöneticisi Şenay Akyıldız’ın “Kapsayıcı Sigorta: Dayanıklılığı İnşa Etmek” başlıklı blog yazısı, sigortanın ekonomik ve toplumsal dayanıklılıktaki rolünü kapsamlı bir perspektifle ele alıyor. Finans, sigorta ve sürdürülebilirlik gündemini yakından takip edenler başta olmak üzere tüm paydaşlara yönelik hazırlanan çalışma, kapsayıcı sigortayı yalnızca bir finansal ürün olarak değil; bireylerin, hanehalklarının ve küçük işletmelerin ekonomik şoklara karşı direnç kazanmasını sağlayan stratejik bir kalkınma aracı olarak değerlendiriyor. Artan sağlık harcamaları, iklim değişikliği kaynaklı afetler, tarımsal üretim kayıpları ve gelir kesintileri gibi riskler karşısında sigorta güvencesi bulunmayan hanelerin çoğu zaman birikimlerini tüketmek ya da üretimden çekilmek zorunda kaldığına dikkat çekilen yazıda, kapsayıcı sigortanın temel hedefinin bu tür şokların kalıcı refah kayıplarına dönüşmesini engellemek olduğu vurgulanıyor. Analizde, literatürde sıkça kullanılan “koruma açığı” ve “kapsayıcılık açığı” kavramlarına da yer veriliyor. Koruma açığı, maruz kalınan ekonomik kayıpların ne kadarının sigorta yoluyla telafi edilemediğini ifade ederken; kapsayıcılık açığı belirli sosyo-ekonomik grupların sigorta sisteminin dışında kalma derecesine işaret ediyor. Geneva Association’ın gelişmiş ülkeleri kapsayan müşteri araştırmasına da yer verilen yazıda, düşük gelirli gruplar, gençler ve göçmenler arasında sigorta sahipliğinin genel nüfusun belirgin biçimde altında olduğu vurgulanıyor. Ayrıca araştırma bulgularının kapsayıcı sigortanın gelişmekte olan ülkeler kadar gelişmiş ülkelerde de yapısal bir sorun alanı olarak varlığını sürdürdüğü ifade ediliyor. Yazıda kapsayıcı sigortanın etkisinin yalnızca hasar anında yapılan ödemelerle sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. Asıl dönüşümün, sigorta güvencesinin hanehalklarının ve küçük işletmelerin karar alma süreçlerini değiştirmesiyle ortaya çıktığı belirtiliyor. Çalışmada ayrıca kapsayıcı sigortanın iş birliğine dayalı iş modelleriyle ölçek kazanabildiği örnekler ele alınıyor. Sigorta şirketleri, reasürörler, bankalar ve değer zinciri aktörleri arasında risk paylaşımına dayalı modellerin, hem bireysel riskleri hem de ekonomik ilişkiler ağını daha dayanıklı hale getirebildiği ifade ediliyor. Bu yaklaşımın Türkiye açısından da önemli çıkarımlar sunduğu; özellikle tarım sektörü, KOBİ’ler ve düzensiz gelirli haneler için kapsayıcı sigortanın stratejik bir alan olarak öne çıktığı belirtiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara’dan Avrupa’ya  ‘Dijital İpekyolu’ Haber

Ankara’dan Avrupa’ya ‘Dijital İpekyolu’

Yapay zeka ve ulusal güvenlik stratejilerinin şekillendirdiği bu yeni dönemde; NATO uyumlu altyapısı ve tamamladığı yeni yatırım turuyla güçlenen DT Cloud, 2026 yılında Ankara’dan Avrupa’ya uzanacak ‘Dijital İpekyolu’ vizyonunu hayata geçirmeye hazırlanıyor. Gartner verilerine göre küresel ekonomideki ağırlığı 800 milyar dolara yaklaşan ve Goldman Sachs’ın 2030’a kadar 2 trilyon dolar hacme ulaşmasını öngördüğü bulut dünyası, teknik bir altyapı olmanın ilerisinde bir konuma yerleşerek dijital egemenliğin ve ulusal güvenliğin yeni kalesine dönüştü. Bu devasa ekosistemde; verinin nerede saklandığına odaklanan kısıtlı yaklaşımlar, yerini operasyonel ve teknolojik kontrolün tam egemenliğine bıraktı. Stratejik Yatırımlar ve NATO Standartlarında Büyüme Siber güvenliğin doğrudan bir ulusal egemenlik meselesi olarak tescillendiği 2025 yılı, tüm dünyada stratejik bir dönüşümü tetikledi. NATO’nun Lahey’deki Liderler Zirvesi’nde alınan siber savunma kararları ve Türkiye’deki 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu; regülasyon uyumlu, yüksek güvenlikli ve tam egemen bulut mimarilerini stratejik bir zorunluluk haline getirdi. Avrupa Birliği’nin egemen bulutu verinin yerelliğinin ötesinde uçtan uca teknolojik kontrol düzlemiyle tanımlaması ise dönüşümün çerçevesini netleştirdi. 2025 yılını regülasyon ve savunma sanayisi odaklı bir ‘scale-up’ yılı olarak tamamlayan DT Cloud, stratejik sermaye yapısını güçlendirdi. SSTEK liderliğinde; Türkiye Kalkınma Fonu Yenilikçi ve İleri Teknolojiler Katılım GSYF ile Polat Ventures GSYF’nin katıldığı tur ile aldığı toplam yatırımı iki katına çıkaran şirket, üretim kapasitesini tamamen NATO standartlarına taşıdı. Kasım 2025’te Brüksel’deki NATO 3. Bulut Kongresi’ne referans mimari katkısı sunan DT Cloud, mühendis kadrosunu bir yılda 40’tan 80’in üzerine çıkarırken, toplam ekip büyüklüğünü de 100 kişinin üzerine yükseltti. Savunma Sanayisinden Enerji ve Finans Sistemlerine Operasyonel Yetkinlik DT Cloud, beş yılı aşkın tecrübesiyle yapay zeka ve sınır (edge) bilişim odaklı yeniliklerle olgunlaştırdığı güvenli bulut platformunu; savunma sanayisinden enerji dağıtımına, üretimden finansal sistemlere kadar en kritik alanlarda aktif operasyonlarına dahil etti. 2025 yılında tekrar eden gelirlerini iki kat artıran şirket, bulut teknolojileri AR-GE proje gelirlerinde de iki katın üzerinde büyüme yakaladı. Bu süreçte gelir modelini tamamen bulut servisleri odağına taşıyan DT Cloud; büyük veri, güvenli yapay zeka ajan orkestrasyonu ve çoklu ajan mimarileri üzerine yürüttüğü AR-GE çalışmalarıyla fikri hak birikimini güçlendirdi. Goldman Sachs’ın 2030 yılında bulut yatırımlarının %15'ini oluşturacağını öngördüğü yapay zeka odaklı büyüme trendine paralel olarak; DT Cloud yapay zeka ve sınır bilişim odaklı bulut platformlarını enerji ve savunma sektörlerinde ölçeklenebilir hale getirdi. Ankara’dan Avrupa’ya ‘Dijital İpekyolu’ 2026 yılında bulut sektörü; merkezi yapılardan uzaklaşarak dağıtık, enerji verimli ve egemen mimarilere evriliyor. DT Cloud, Ankara’dan başlayıp Avrupa’ya uzanan ‘Dijital İpekyolu’ vizyonu kapsamında; kervansaray modeliyle konumlanan AI-native bulut kümelerini çeşitli ülkelerde devreye almaya hazırlanıyor. 2026 yılı içerisinde Orta ve Doğu Avrupa (CEE) bölgesinde üç farklı noktada altyapısını hayata geçirmeye hazırlanan DT Cloud, Avrupa Birliği pazarına yönelik dual-use bulut servisleriyle küresel ölçekte bir teknoloji şirketi olma yolunda ilerliyor. DT Cloud Kurucu CEO’su Tolga Dinçer, 2026 yılına dair öngörülerini şu sözlerle paylaştı: “Bulut ve yapay zeka altyapıları, ülkeler için artık stratejik birer savunma ve güvenlik varlığına dönüşüyor. Enerjinin, bilgi işlemin ve kontrol düzlemlerinin yakınsandığı bir döneme geçiyoruz. Kontrol düzlemi, orkestrasyon ve operasyonel egemenlik rekabetin ana eksenini oluşturuyor. DT Cloud olarak bu dönüşümde AI-native ve NATO uyumlu platformlarımızı ölçeklendirerek uluslararası alanda bağımsız dijital altyapılar sunmaya devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding Üst Yönetiminde Görev Değişiklikleri Haber

Koç Holding Üst Yönetiminde Görev Değişiklikleri

Koç Holding’de üst düzey yönetim değişiklikleri duyuruldu. Buna göre, mevcut Koç Holding CFO’su Polat Şen, Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanlığı görevine atanırken, Tüpraş Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Doğan Korkmaz da Koç Holding CFO’su olarak görevlendirildi. Küresel büyüme vizyonu çerçevesinde, 2015 yılından bu yana Dayanıklı Tüketim Grubu’nun farklı coğrafyalarda gelişmesine, satın alma ve zorlu entegrasyon süreçlerinin başarıyla gerçekleştirilmesine liderlik eden Fatih Kemal Ebiçlioğlu, görevini Polat Şen’e devredecek. Ebiçlioğlu, Koç Holding’i temsilen TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyeliği görevini sürdürecek ve Koç Topluluğu bünyesinde yönetim kurulu üyeliği görevi üstlenecek. Yeni atamalar hakkında Polat Şen, iş yaşamına 2000 yılında Koç Holding Denetim Grubu Başkanlığı’nda Denetim Asistanı olarak başladı. 2002–2005 yılları arasında Denetim Uzmanı, 2005’te Arçelik İç Denetim Yöneticisi, 2008’de Grundig Finans ve Mali İşler Grup Direktörü olarak görev yaptı. 2009–2010 yılları arasında Arçelik/Grundig Finans ve Mali İşler Direktörü, 2010–2015 yılları arasında Satınalma Direktörü olarak çalıştı. 2015–2022 yılları arasında Arçelik Finansman ve Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Şen, bu dönemde Sahra Altı Afrika Bölgesi ticari faaliyetlerinden ve Satınalma biriminden de sorumluydu. 2022’den bu yana Koç Holding CFO olarak görev yapmaktadır. Doğan Korkmaz, iş yaşamına 1996 yılında Koç Holding’de Yetiştirme Elemanı olarak başladı. 1997–2007 yılları arasında Arçelik A.Ş.’de Yatırım Finansmanı, Kurumsal Finansman ve Finansal Piyasalar Uzmanı görevlerinde bulundu. 2007’de Hazine ve Sermaye Piyasaları Departmanı Yöneticisi, 2009’da İngiltere’deki Beko PLC’de Finans Direktörü, 2012’de Arçelik Finansman Direktörü olarak görev yaptı. 2016 yılından bu yana Tüpraş Mali İşler Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütmektedir. CEO Levent Çakıroğlu’ndan değerlendirme Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Uzun yıllar birlikte çalışma fırsatı bulduğum kıymetli mesai arkadaşım Fatih Kemal Ebiçlioğlu, özellikle birleşme, entegrasyon ve sinerji yaratma süreçlerinde güçlü bir liderlik sergiledi. Kendisine üstün gayretleri ve özverili çalışmalarıyla sağladığı katkılar için teşekkür ediyorum. Atanan yöneticilerimize yeni görevlerinde başarılar diler, Topluluğumuz için hayırlı olmasını temenni ederim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin İş Dünyası İçin Sürdürülebilirlik Liderleri Yetişiyor Haber

Geleceğin İş Dünyası İçin Sürdürülebilirlik Liderleri Yetişiyor

İş dünyasında sürdürülebilirlik artık yalnızca bir uyum başlığı değil, stratejik bir yetkinlik alanı olarak öne çıkıyor. Küresel araştırmalar, yeşil dönüşümle birlikte “yeşil yaka” olarak tanımlanan kariyer hedeflerine odaklanan profesyonellere ve bu alandaki yeteneklere olan ihtiyacın hızla arttığını ortaya koyuyor. ESG alanında uzmanlık, finans ve hukuk kadar önem kazandı Dünya Ekonomik Forumu’nun yayınladığı 2025 İşlerin Geleceği Raporu da yeşil geçişin iş piyasasını şekillendiren önemli bir trend olduğunu doğruluyor. İklim değişikliği ve çevresel öncelikler sürdürülebilirlik odaklı yetkinliklere talebi artırırken, bu alanda uzmanlaşan iş gücü, işverenler için giderek kritik hale geliyor. Özellikle ESG, iklim ve raporlama konularında derin teknik bilgi ve uzmanlık, finans ve hukuk kadar önem kazanıyor. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) ile Özyeğin Üniversitesi’nin bu dönüşüm ihtiyacına yanıt vermek üzere hayata geçirdiği SustainHUB Academy, ikinci dönemine başlıyor. Program, iş dünyasının sürdürülebilir dönüşümüne liderlik edecek profesyonelleri yetiştirmeyi hedeflerken, katılımcılara yalnızca teorik bilgi değil, doğrudan sahada uygulanabilir bir sürdürülebilirlik ve ESG alanlarında derin uzmanlık kazandırmayı amaçlıyor. Güncel müfredat ve hibrit eğitim Şubat ayında başlayan ve altı modülden oluşan hibrit programda katılımcılar, sürdürülebilirlik yönetimi, yeşil pazarlama, karbon piyasalarının hukuki boyutu ve yapay zekânın sürdürülebilirlik hedeflerine entegrasyonu gibi kritik başlıklarda uzmanlaşma fırsatı buluyor. Eğitim içeriği, ESG standartları, TSRS ve GRI raporlama gibi iş dünyasının en güncel gündem maddelerini kapsarken, profesyonellerin kurum içi dönüşümü yönetecek liderlik yetkinliklerini de güçlendirmeyi hedefliyor. İş dünyasından gerçek vaka çalışmaları SustainHUB Academy’yi benzer programlardan ayıran en önemli unsur ise akademi ile iş dünyasını aynı öğrenme zeminde buluşturması. Özyeğin Üniversitesi’nin akademik birikimi, SKD Türkiye’nin özel sektör ağı ve saha deneyimiyle birleşerek katılımcılara çok boyutlu ve gerçek hayata temas eden bir öğrenme deneyimi sunuyor. Program kapsamında katılımcılar, sürdürülebilirlik alanında sektörlerine yön veren şirketlerin gerçek vaka çalışmaları üzerinden öğrenme fırsatı yakalayacak. Bu kapsamda Anadolu Efes, Brisa, Eczacıbaşı Topluluğu, KPMG Türkiye, Sayın Law ve Şişecam gibi sürdürülebilirlik uygulamalarıyla öne çıkan kurumlar, programda vaka sunumlarıyla yer alacak. Katılımcılar, bu şirketlerin ESG stratejilerini, karar alma süreçlerini ve sahada karşılaştıkları zorluklara geliştirdikleri çözüm yollarını birinci elden dinleme ve analiz etme imkânı bulacak. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılar, SKD Türkiye üyesi şirketlerin deneyimli yöneticilerinden oluşan mentor havuzundan bir yıl boyunca bire bir mentorluk desteği alabilecek. Aynı zamanda SustainHUB Academy Alumni Network’e katılarak sürdürülebilirlik ekosistemi içinde sürekli gelişim ve yeni iş birliği fırsatlarına erişim sağlayacak. SustainHUB Academy’nin yeni dönemine ilişkin değerlendirmede bulunan SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, şunları söyledi: “Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapması, iş dünyası için önemli bir fırsat olduğu kadar ciddi bir sorumluluk da getiriyor. İklim Kanunu ve yeni regülasyonlarla birlikte şirketlerin, sürdürülebilirliği kurumlarının merkezine koyacak güçlü ve donanımlı kadrolara ihtiyacı var. Özyeğin Üniversitesi ile yürüttüğümüz SustainHUB Academy, profesyonellerin yalnızca bugünün gerekliliklerine değil, geleceğin sürdürülebilirlik liderliği ihtiyaçlarına da hazırlanmasını hedefliyor.” Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan ise programın yeni dönemine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Üniversitemizin kuruluşundan beri stratejik önceliklerinden olan sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik araştırmalarda öncü Enerji, Çevre ve Ekonomi Merkezi (EÇEM)’i 2009’da ve sürdürülebilir kampüs uygulamalarına öncülük eden Sürdürülebilirlik, Güvenli Yaşam ve Kalite Departmanını 2011’de hayata geçirdik. Times Higher Education’ın (THE), üniversitelerin topluma yaptıkları katkı açısından değerlendirildiği “THE Etki Sıralamaları”nda Türkiye’deki vakıf üniversiteleri arasında 6 yıl 1. sırada, 2025 sıralamasında ise ilk 3’te yer aldık. Üniversite kampüslerindeki sürdürülebilirlik çalışmalarının ve yeşil alan oranlarının değerlendirildiği uluslararası 2024 UI GreenMetric Dünya Üniversiteler Sıralaması’nda da; 2019’dan itibaren üst üste 6 kez vakıf üniversiteleri arasında 1.’liği elde ettik. 2018’de kurduğumuz Sürdürülebilirlik Platformu ile alandaki uygulamalarımızı paydaşlarımızla paylaşmayı, disiplinler arası araştırmaları teşvik etmeyi ve çok disiplinli bir eğitim ortamı oluşturmayı amaçladık. Kampüsümüzde faaliyete geçen sürdürülebilirlik politikalarını sürekli iyileştirirken; iş dünyası-kamuoyu-akademi iş birliklerini önemsiyoruz. SKD Türkiye ile hayata geçirdiğimiz SustainHUB Academy, iş dünyasının sürdürülebilir dönüşümüne yön verecek uzmanların yetişmesine katkı sağlayacaktır. Akademik bilgi ile sektör deneyimini bir araya getiren program, ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşmasına destek olacak nitelikli profesyoneller yetiştirmek için kritik bir adımdır. Bu kıymetli iş birliği için SKD Türkiye’ye teşekkür ederim.” İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) Hakkında: İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), 2005 yılında 13 özel sektör temsilcisinin öncülüğünde kurulmuş ve sadece kurumsal üyelik kabul eden bir iş dünyası derneğidir. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD - World Business Council for Sustainable Development) Türkiye’deki bölgesel ağı ve iş ortağı olan SKD Türkiye, bu iş birliğinin beraberinde getirdiği sürdürülebilirlik birikimini de çalışma grupları faaliyetleri aracılığıyla üyeleriyle ve çeşitli platformlarda paydaşlarıyla paylaşır. Halihazırda, SKD Türkiye çatısı altında, Türkiye’nin GSYH’nin %25’ini temsil eden ve 1,4 milyon kişiye istihdam sağlayan 14 ana sektör 45 alt sektörden 192 üye şirket bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Müşteri Deneyimi Yönetimi Enflasyona Karşı Gelir Kalkanına Dönüştü Haber

Müşteri Deneyimi Yönetimi Enflasyona Karşı Gelir Kalkanına Dönüştü

Türkiye’de 175 bin kişiyi aşkın istihdamla büyüyen müşteri deneyimi yönetimi sektörü, 2025 yılını stratejik bir kabuk değişimiyle tamamladı. Geçmişte "maliyet merkezi" olarak görülen CX operasyonları, artık markaların sadakat ve gelir üretim üslerine evrildi. Sektörün 2025 performansını ve 2026 öngörülerini Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD) tarafından yayınlanan 2025 Araştırma Raporu verileri ışığında değerlendiren fzlPLUS Genel Müdürü Hüseyin Yerçok, deneyimin artık lüks değil, finansal bir zorunluluk olduğunu vurguladı. 2025 verilerinin en çarpıcı çıktısının "deneyim marjı" algısı olduğunu belirten Yerçok, "Araştırmalar, tüketicilerin %60’ının tutarlı ve iyi bir deneyim karşılığında %15’e varan fiyat artışlarını kabul ettiğini gösteriyor. Bu veri, müşteri deneyiminin şirketler için sadece bir itibar meselesi değil, ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklı bir 'gelir kalkanı' da olduğunu gösteriyor." dedi. fzlPLUS Kapasitesini Üçe Katladı Sektördeki bu stratejik dönüşümü uçtan uca deneyim orkestrasyonu yaklaşımıyla yöneten fzlPLUS, 2025 yılını rekor büyüme oranlarıyla kapattı. 2025 yılını bir önceki seneye kıyasla %182 ciro artışıyla tamamlayan şirket, yönettiği etkileşim sayısını 6,1 milyona taşıdı. En kritik verimlilik göstergesi olan "İlk Temasta Çözüm" (FCR) oranında %80 seviyesini yakalayan fzlPLUS, %99,5 müşteri memnuniyetiyle Şikayetvar A.C.E Awards’ta Gold Ödül’e layık görüldü. Şirket Diyarbakır’da kurduğu yeni operasyon merkeziyle, istihdamını bir yılda 151 kişiden 500 kişiye çıkardı. Yapay Zeka Artık Sohbet Etmiyor İş Yapıyor 2026’yı ‘Eylem ve Öngörü Yılı’ olarak tanımlayan Hüseyin Yerçok, sektördeki profesyonellerin %81’inin eğitimlerini yapay zeka araçlarının kullanımına odakladığını belirtti ve teknolojideki eksen kaymasına dikkat çekti: "Artık üretken yapay zeka döneminden ajan tabanlı yapay zeka (Agentic AI) evresine geçiyoruz. Bu yıldan başlayarak, önümüzdeki dönemde sadece sorulara cevap vermekle kalmayan; otonom kararlar alan, süreç başlatan ve iş bitiren sistemleri daha fazla konuşacağız. fzlPLUS olarak geliştirdiğimiz OmniFlow omnichannel deneyim orkestrasyonu da tam olarak bunu yapıyor. Ancak burada kritik bir denge söz konusu: Tüketicilerin %40’ı kriz anında hâlâ karşısında bir insan görmek istiyor. Bu yüzden teknolojiyi insanı ikame etmek yerine 'hibrit güç' oluşturmak için kullanmak sektörümüz için kritik önem taşıyor." Türkiye Hizmet İhracatında Küresel Üs Olma Yolunda Sektörün iş gücü niteliğine dair veriler de paylaşan Yerçok, Türkiye’nin global bir deneyim üssü olma yolunda ilerlediğinin altını çizdi: "Sektörümüz %69 kadın çalışan oranıyla toplumsal cinsiyet eşitliğinde, %72 uzaktan/hibrit çalışma oranıyla ise modern iş modellerinde Türkiye’nin öncü alanlarından. Sektörümüzdeki şirketlerin %33’ünün halihazırda yabancı dilde hizmet ihraç ediyor olması, genç nüfusumuzun global rekabetteki gücünü gösteriyor. Biz de 2026 vizyonumuz kapsamında Antalya’yı stratejik bir yabancı dil operasyon merkezi olarak konumlandırarak bu ihracat potansiyelinden daha fazla pay almayı hedefliyoruz." Reaktif İletişim Yerine Proaktif Yönetim fzlPLUS’ın 2026 ajandasındaki en büyük odağın proaktif deneyim olduğunu belirten Yerçok, sözlerini şöyle tamamladı: "Günümüzde tüketicilerin %76'sı sorun henüz oluşmadan markaların kendileriyle iletişime geçmesini bekliyor. Biz de otomotivden sigortaya çeşitli sektörlerden hizmet verdiğimiz tüm iş ortaklarımızın süreçlerini bu yeni proaktivite beklentisi üzerine kurguluyoruz. Fuzul Akva Sigorta projemizde yanıt süresini 6 saatten 1,5 saate indirerek bunun önemli bir örneğini verdik. 2026’da hedefimiz; çalışan sayımızı 1.100’e, proje sayımızı 40’a çıkarmak ve regülasyon uyumlu güvenli altyapımızla daha fazla iş ortağımızı 'eyleme geçen' bir müşteri deneyimi çağına taşımak." fzlPLUS Hakkında Fuzul Holding’in iştiraki olan fzlPLUS, grubun finans, sigorta, gayrimenkul ve teknoloji gibi yüksek regülasyonlu sektörlerde edindiği derin tecrübeden güç alarak 2015 yılında müşteri iletişim merkezi olarak faaliyetlerine başlamıştır. 2018’den itibaren yapay zeka, otomasyon ve iş analitiği yatırımlarıyla dış kaynak (BPO) anlayışını dönüştüren fzlPLUS, bugün işletmelerin satış, tahsilat, müşteri hizmetleri ve satış sonrası destek süreçlerini uçtan uca yöneten çevik ve teknolojik bir Müşteri Deneyimi Merkezi olarak konumlanmaktadır. “İnsandan ilham, teknolojiden güç” mottosuyla hareket eden fzlPLUS, güvenilir, yenilikçi, proaktif ve sürdürülebilir çözümler sunan %100 yerli sermayeli bir teknoloji ve deneyim ortağıdır; paydaşlarının operasyonel ve finansal verimliliğini artırırken müşteri memnuniyetini ölçülebilir biçimde yükseltmeyi hedefler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YASED Akademi 5’inci Yılında  55 İlde 1300 Öğrenciye Ulaştı Haber

YASED Akademi 5’inci Yılında 55 İlde 1300 Öğrenciye Ulaştı

Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED), 2026 Yılı YASED Akademi eğitim programının açılışı, YASED Başkan Vekili Sayın Ali Fuat Orhonoğlu ve Genel Sekreter Serkan Valandova’nın katıldığı açılış oturumu ile gerçekleşti. YASED Başkan Vekili Sayın Ali Fuat Orhonoğlu konuşmasında, YASED Akademi’yi, hızla değişen küresel dengeler karşısında Türkiye’nin rekabet gücünü destekleyen uzun vadeli bir yatırım olarak gördüklerini belirtti. Orhonoğlu, dünya ekonomisinin; üretim, yatırım, istihdam ve ticaret bileşenleri itibariyle çok geniş kapsamlı dönüşüm ve değişimlerin içinden geçtiğini vurgulayarak, bu gündemde başarının; dijital ve yeşil dönüşümün hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesi ve tedarik zincirlerinin doğru konumlandırılması ile yakalanabileceğini ifade etti. YASED’in ülkemizin bu alanlardaki rekabet gücünü geliştirmek için çalıştığını belirten Orhonoğlu, tüm bu kritik unsurları yönetebilmek için en önemli kaynağın nitelikli insan gücü olduğunu belirterek, “En büyük yatırımı ülkemizin ve şirketlerimizin insan kaynaklarına yapıyoruz” ifadesiyle YASED’in insan kaynaklarının gelişimine verdiği önemi vurguladı. Orhonoğlu, programa dair ayrıca şu bilgileri paylaştı: “Beş yıl önce sınırlı bir ölçekle başlayan program, bugün 55 ilde, 133 üniversiteden ve yaklaşık 1300 üniversite öğrencisinin katılım sağladığı ulusal ölçekte bir yetkinlik geliştirme programına dönüştü. Uluslararası şirketlerin üst düzey yöneticileri ve alanında uzman profesyonellerinin gönüllü katkılarıyla yürütülen program, gençlere küresel iş dünyasının gerçek beklentilerini ve dönüşüm dinamiklerini doğrudan aktarmayı hedefliyor.” Programın gençlerimizin geleceğin iş dünyasına daha donanımlı bir şekilde adım atmasını saplayacak bir “düşünme alanı” olduğunu ifade eden Orhonoğlu, önümüzdeki dönemin kazananlarının; değişimi doğru okuyan, belirsizlik içinde yön bulabilen ve sorumluluk alan bireyler olacağını belirtti. PROGRAM ÇOK GENİŞ BİR SEKTÖREL VE TEMATİK KAPSAMA SAHİP Orhonoğlu’ndan sonra söz alan YASED Genel Sekreteri Sayın Serkan Valandova, YASED Akademi’nin ekonominin tüm sektörlerini temsil eden şirketlerin katılımı ile gençlere geniş bir sektörel perspektif verme kabiliyetinde olduğunu ifade ederken, gençlerin YASED Akademi kapsamında, her biri sektörlerinin küresel düzeyde liderleri arasında yer alan şirketlerin CEO’ları ve üst düzey uzmanları tarafınca aktarılacak olan dünyadaki en iyi uygulama örneklerini deneyimleme şansı bulacaklarını ifade etti. Programın, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, küresel ticaret, finans, hukuk ve regülasyon okuryazarlığı ile profesyonel çalışma hayatı ve iletişim becerilerinden oluşan dört tematik modülü kapsamında ele alınacak konulara da değinen Valandova, YASED Akademi’nin gençlerimizin ihtiyaçları çerçevesinde sürekli gelişen bir program olduğunu belirterek, bu sene fiziki etkileşim imkanını artıracak yeni organizasyonlar da gerçekleştireceklerini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye–Hollanda İş Dünyasına Yeni Köprü Haber

Türkiye–Hollanda İş Dünyasına Yeni Köprü

Türkiye ve Hollanda iş dünyası arasında güvenilir bir köprü görevi üstlenmek üzere Hollanda’da yeni bir bağımsız iş platformu hayata geçirildi. Turkish-Dutch Business Platform (TDBP), Amsterdam’daki H’ART Müzesi’nde düzenlenen etkinlikle resmen tanıtıldı. Hollanda hukukuna göre kurulmuş kâr amacı gütmeyen bir dernek olan TDBP, Türkiye ile Hollanda arasında sürdürülebilir ticaret, yatırım ve iş birliğini teşvik etmeyi amaçlıyor. Platform; iki ülke arasındaki iş ilişkilerinde aktif olan veya bu ilişkileri geliştirmeyi hedefleyen şirketleri, finans kuruluşlarını, girişimcileri ve profesyonelleri bir araya getiriyor. Platform, Hollanda’da faaliyet gösteren önde gelen Türk şirketlerinin girişimi ve desteğiyle kuruldu. Kurucu Yönetim Kurulu; Arkas, Beko, Bener, Garanti Bank International, Helios Ventures, Nexent Bank, Organik Kimya, Smart Solar ve Yapı Kredi Bank Nederland temsilcilerinden oluşuyor. TDBP Başkanı Erhan Zeyneloğlu, platformla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Türk ve Hollanda iş dünyası arasında köklü bir geçmişe dayanan güçlü ilişkiler var. Buna rağmen hâlâ önemli bir potansiyelin değerlendirilmediğini görüyoruz. TDBP ile amacımız; iki ülkeden şirketlerin bir araya gelip fikir alışverişi yapabileceği ve fırsatları somut ortaklıklara dönüştürebileceği, tarafsız, profesyonel ve geleceğe dönük bir platform oluşturmak.” Ticaret, yatırım ve inovasyona odaklanan altı faaliyet alanı TDBP’nin çalışmalarının, altı temel odak alanı etrafında şekillenmesi planlanıyor: Ticaret ve Yatırım – İkili ticaretin geliştirilmesi, pazara giriş ve büyüme süreçlerinin desteklenmesi; iki ülkede iş ortakları ve yeni fırsatların belirlenmesine katkı sağlanması. Finansal ve Profesyonel Hizmetler – Bankalar, fonlar, sigorta şirketleri, fintech’ler ve danışmanlık firmaları için; sınır ötesi ticaret ve yatırımları destekleyecek bir iş birliği zemini oluşturulması. Regülasyonlar & paydaş ilişkileri – Yatırım ortamı, regülasyon gelişmeleri ve Türkiye–Hollanda iş ilişkilerini etkileyen daha geniş AB bağlamına ilişkin konularda; kamu kurumları ve ilgili paydaşlarla yapıcı bir diyalog kurulması. Teknoloji ve İnovasyon – Start-up’lar, scale-up’lar ve yerleşik şirketler arasında; dijitalleşme, yeşil teknolojiler ve yapay zekâ odağında bağların güçlendirilmesi; teknoloji transferi ve ortak inovasyon süreçlerinin desteklenmesi. Topluluk ve Yetenek – Hollanda’daki Türk kökenli yüksek nitelikli göçmenler, profesyoneller, akademisyenler ve öğrenciler arasında ağların güçlendirilmesi; staj, istihdam ve girişimcilik fırsatlarına yönelik kanallar oluşturulması. Sanat & Kültür– İş dünyası ile sanat dünyasını bir araya getirerek; sanatçılar, tasarımcılar, mimarlar, yaratıcı girişimciler ve kültür kurumları ile iş birliklerinin teşvik edilmesi. Erhan Zeyneloğlu etkinlikte yaptığı konuşmada; “Amacımız pratik ve etki odaklı olmak. Regülasyonların anlaşılması, doğru iş ortaklarının bulunması, finansmana erişim ve yetenek kazanımı gibi şirketlerin sahada karşılaştığı gerçek ihtiyaçlara çözüm üretirken; paydaşlarla istişarelere de yapıcı katkı sunacağız” dedi. TDBP, Hollandalı şirketlerin de katılımıyla üyelik yapısını genişletmeyi amaçlıyor. Netherlands Foreign Investment Agency (NFIA) Komiseri Hilde van der Meer, konuşmasında şu mesajı paylaştı: “Turkish Dutch Business Platform’un kuruluş etkinliğinde yer almaktan memnuniyet duyuyorum. Bu tür platformlar, bağlantı kurmayı kolaylaştırırken ve ortaklıkları güçlendiriyor. Türkiye, NFIA’nın dünyada ofisinin bulunduğu 16 ülkeden biri. Küresel sorunlara sürdürülebilir, yenilikçi ve dijital çözümler üretmeye kararlı şirketleri memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz. Güçlü ekosistemimize değer katan birçok Türk şirketinin Hollanda’yı tercih ettiğini görüyoruz. İş birliğimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ise şu değerlendirmede bulundu: “Girişimcileri, yerleşik şirketleri, finans kuruluşlarını ve kamu paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan Turkish Dutch Business Platform; Türkiye ve Hollanda arasındaki güçlü ilişkilerin daha somut projelere ve yeni fırsatlara dönüşmesine önemli katkı sağlayabilir. Türk-Hollanda iş ekosistemlerini dönüştürme potansiyeline sahip bu kapsayıcı girişimi desteklemekten memnuniyet duyuyorum.” Turkish-Dutch Business Platform hakkında Turkish-Dutch Business Platform (TDBP), Hollanda’da kurulmuş bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir iş platformudur. Platform; Türkiye ve Hollanda iş dünyasını buluşturarak iş ağlarını güçlendirmeyi, bilgi paylaşımını artırmayı ve paydaşlarla yapıcı iş birlikleri geliştirmeyi hedefler. Bu çalışmalarla iki ülke arasında sürdürülebilir ticaret, yatırım ve inovasyonun büyümesine katkı sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Liderler İçin Küresel Sıçrama Noktası: IWF Leadership Fellows Programı Türkiye’de Haber

Kadın Liderler İçin Küresel Sıçrama Noktası: IWF Leadership Fellows Programı Türkiye’de

IWF Global Leadership Fellows Programı, kadın liderlerin profesyonel ağlara erişimde yaşadığı kısıtlar, liderlik gelişimindeki eşitsizlikler ve mentorluk eksiklikleri gibi sorunlara çözüm üretmek amacıyla, 1991 tarihli ABD Glass Ceiling Raporu sonrasında başlatıldı. Program, pek çok kadın liderin kariyerinde cam tavanları kırmalarının ve üst düzey liderlik rollerini üstlenmelerinin önünü açarak küresel ölçekte prestij kazandı. 50 yılı aşkın süredir dünya genelinde kadın liderliğinin gelişimine hizmet eden International Women’s Forum tarafından sunulan bu program, Türkiye’de özel bir versiyonla hayata geçiyor. IWF Türkiye tarafından yerel dinamiklere özgü bütüncül bir liderlik modeliyle tasarlanan IWF Türkiye Leadership Fellows Programı, Türkiye’den daha fazla kadın lideri en üst düzey liderlik rollerine hazırlamayı, gelişimlerini hızlandırmayı ve uluslararası ağlara erişimlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Böylece IWF Türkiye; akademisyenler, bilim insanları, mucitler, girişimciler, yönetim kurulu başkanları, CEO’lar, devlet başkanları, astronotlar, olimpiyat sporcuları, sanatçılar, yazarlar, film yapımcıları, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve hukuk, teknoloji, finans, sanayi, iletişim alanlarında güçlü üyeler bulunan IWF ağına Türkiye’den daha fazla kadın liderin katılmasına hizmet edecek. “Kadın liderliği toplumsal dönüşümün anahtarıdır” Programın lansmanı kapsamında gerçekleştirilen resepsiyonda konuşan IWF Türkiye Başkanı ve IWF Global Yapay Zekâ ve Data Grubu Eş Başkanı Av. Dr. Çiğdem Ayözger Öngün, kadın liderliğinin ekonomik ve sosyal kalkınmanın itici gücü olduğunun altını çizdi: “IWF Türkiye Leadership Fellows Programı ile ülkemizden kadın liderlerin küresel yolculuğunu hızlandıracak stratejik bir vizyonu hayata geçiriyoruz. Liderliğin cinsiyete bağlı olmadığı bir geleceği birlikte inşa ediyoruz. IWF Türkiye; küresel bir ağın parçası olarak, yerelden aldığı gücü dünya sahnesine taşıyan bağlar kurmaya ve Türkiye’den daha fazla kadın liderin küresel karar mekanizmalarında yer almasına öncülük etmeyi sürdürecek.” Resepsiyona video-mesaj ile katılım gösteren ve IWF Türkiye Leadership Fellows Programı’na duyduğu güveni vurgulayan IWF Global Yönetim Kurulu Başkanı Kimberly Cooper Jaqua ise “Veriler ve deneyimlerimiz, kadınların en üst liderlik kademelerine ulaşmasının önünde hâlâ kalıcı engeller olduğunu açıkça gösteriyor. IWF Global Leadership Fellows Programı, eğitim, mentorluk ve güçlü kadın ağlarını bir araya getirerek kadın liderliğinin önündeki yapısal engelleri aşmaya yönelik, küresel ölçekte etki yaratma potansiyeline sahip stratejik bir girişimdir. 35 ülkede, 77 forumda 8.400’ü aşkın kadın lideri bir araya getiren IWF küresel ağı adına; bu vizyoner programı ülkelerinde hayata geçiren IWF Türkiye’yi, Yönetim Kurulu’nu ve ekibini, kadın liderliğini güçlendirmeye yönelik kararlı duruşları için tebrik ediyorum. Bir sonraki neslin yükselişine alan açan bu güçlü yatırım ve sergilenen liderlik sayesinde, kadınlar yükseldikçe dünyanın daha adil ve daha güçlü bir yer olacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Dünyadan ve Türkiye’den ilham veren mezunlar Otuz yılı aşkın süredir dünyanın farklı coğrafyalarında kadın liderlerin kariyer yolculuklarında dönüştürücü bir rol üstlenen IWF Global Leadership Fellows Programı, kapsamı, akademik derinliği ve küresel etki alanıyla alanında benzersiz bir liderlik gelişim programı olarak öne çıkıyor. Program, kariyerlerinde en üst liderlik rollerine iki-üç yıl mesafede bulunan kadın liderlerin gelişim yolculuklarını hızlandırıyor. Aynı zamanda kurumlar için güçlü bir yetenek ve ardıl planlama aracı olarak öne çıkıyor. Programın mezunları arasında Chanel CEO’su Leena Nair, NASA Johnson Space Center Direktörü Vanessa Wyche gibi küresel liderler ile Accenture EMEA Lead Dilnişin Bayel, milli sporcu Şahika Ercümen ve Ashoka Global Community and Resources Co-Director Zeynep Meydanoğlu Ertan gibi Türkiye’den ilham veren isimler yer alıyor. 2026 yılında ise IWF Türkiye tarafından aday gösterilen; Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Uluslararası Program Koordinatörü ve Hücresel Moleküler Biyoloji Program Koordinatörü Ceyda Açılan Ayhan, IWF Leadership Fellows Programı’na tam burslu olarak kabul edilerek Türkiye adına önemli bir başarıya imza attı. İki fazlı liderlik modeli Türkiye’den başarı hikâyelerini çoğaltmak üzere bu yıl ilki gerçekleştirilecek IWF Türkiye Leadership Fellows Programı, yerel mentörlük ve küresel liderlik gelişimi olmak üzere iki fazdan oluşan bütüncül bir yapı sunuyor. 1. Faz: Mentörlük Programı Yüksek potansiyele sahip kadın liderler, IWF Türkiye’nin deneyimli kadın üyeleriyle yapılandırılmış bir mentörlük sürecine katılıyor. Mentor ve mentiler, eşleşme öncesinde Program Komitesi’nin uzman ekipleri tarafından yürütülen yönlendirici bir hazırlık sürecine dâhil olacak. 2. Faz: Küresel Liderlik İlk süreci başarıyla tamamlayan ve global kriterleri karşılayan liderler, INSEAD ve University of Cambridge gibi dünyanın en saygın kurumları iş birliğinde yürütülen IWF Global Leadership Fellows Programı’nda Türkiye’nin resmî adayı olarak değerlendiriliyor. Global programa katılım, adayın niteliklerine bağlı olarak burslu ya da bireysel kurumsal sponsorluk yoluyla mümkün oluyor. IWF Türkiye Leadership Fellows Programı için başvurular, 16–31 Ocak 2026 tarihleri arasında, IWF Türkiye’nin sosyal medya kanalları üzerinden kabul edilecek. Program; iş dünyası, akademi, kültür-sanat, sivil toplum, kamu ve sosyal girişimcilik alanlarında somut etki yaratmış, kadınların güçlenmesine katkı sağlayan veya bu hedefi taşıyan, ileri düzey İngilizce yeterliliğine sahip kadın liderlere açık olacak. Doğrudan başvuru yapılabildiği gibi paylaşılan aday önerileri de değerlendirmeye alınacak. IWF Türkiye, programa yönelik güçlü bir mentor havuzu oluşturuyor. IWF Türkiye’nin seçkin ağından her bir üyenin en az bir katılımcıya rehberlik etmesi hedefleniyor. Böylece program katılımcılarının etkili şekilde geleceğe hazırlanmasına destek olacak. Çalışmalar 15 Şubat-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında üç ay sürecek ve en az altı mentorluk görüşmesi gerçekleştirilecek. Küresel liderlik yolculuğunun Türkiye’den elçileri aynı sahnede buluştu Düzenlenen resepsiyonda, IWF Global Leadership Fellows Programı’nda Türkiye’yi temsil eden kadın liderler, özel bir panelde bir araya geldi. Panelde; Dilnişin Bayel, Zeynep Meydanoğlu Ertan ve Ceyda Açılan Ayhan, kendi liderlik yolculuklarını ve kadınların küresel liderlikte temsilinin yollarını paylaşırken Şahika Ercümen de canlı yayınla panele katıldı. Söyleşi, kadın liderliğinin bireysel başarının ötesinde, kolektif bir etki ve sorumluluk alanı olduğuna dair güçlü bir perspektif sundu. Bu anlamlı buluşma özel bir ödül töreniyle taçlandırıldı. Panelde görüşlerini paylaşan kadın liderlere ödüller; IWF Türkiye Kurucu Başkanı Funda Sivrikaya, geçmiş dönem IWF Türkiye Başkanı Gülden Türktan ve IWF Türkiye Başkanı Av. Dr. Çiğdem Ayözger Öngün tarafından takdim edildi. Sunulan ödüller ise IWF Türkiye üyesi, uluslararası tanınmış mimar ve tasarımcı Şebnem Buhara imzasını taşıdı. Bu özel törenle birlikte, liderliğin deneyimle derinleşen, paylaşıldıkça güçlenen ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir etki alanı olduğu vurgulandı. İmza Tasarım ile Anlamlı Destek IWF Türkiye’nin kadın liderliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalarına destek sağlamak amacıyla özel bir iş birliği hayata geçirildi. Lansman töreninde duyurulan bu girişim kapsamında, ödüllü Türk tasarımcı Arzu Kaprol’ün tasarım yaklaşımıyla Ramsey’nin üretim tecrübesini bir araya getiren özel ipek eşarp serisi IWF Türkiye için üretildi. Sınırlı sayıda üretilen eşarplar IWF Türkiye bağışçılarına teşekkür niteliğinde hediye ediliyor. Türkiye, IWF Global’de etkin rol oynuyor IWF Türkiye’nin küresel platformlardaki temsili de dikkat çekiyor. IWF Türkiye Kurucu Başkanı Prof. Dr. Funda Sivrikaya’nın IWF Global Yönetim Kurulu ve Global Eğitim Komitesi’nde yer alması, Türkiye’nin bu alandaki görünürlüğünü güçlendiriyor. Ayrıca, IWF Türkiye Başkanı Av. Dr. Çiğdem Ayözger Öngün’ün IWF Global Yapay Zekâ ve Data Grubu Eş Başkanı olarak görev alması, Türkiye’nin liderlik ve teknoloji perspektifini global gündeme taşıyor. Güçlü paydaşlar, ortak vizyon IWF Türkiye Leadership Fellows Programı; Pluxee, Hepsiburada, Gantek, Ramsey, Homemade by Macrocenter ve Troy sponsorluğu ile CNBC-e, LINKAGE, SRP Legal ve UNITE Edelman stratejik ortaklığıyla hayata geçiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye, İnsan Kaynakları ve İş Gücü Yönetiminde Dış Kaynak Hizmetlerini Daha Kapsamlı ve Kurumsal Bir Yapıya Taşıyor Haber

TP Türkiye, İnsan Kaynakları ve İş Gücü Yönetiminde Dış Kaynak Hizmetlerini Daha Kapsamlı ve Kurumsal Bir Yapıya Taşıyor

Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP, insan kaynakları süreçlerindeki operasyonel uzmanlığını bugüne kadar birçok sektörde başarıyla uyguladı. Şimdi bu tecrübeyi, Dış Kaynak İnsan Kaynakları Hizmetleri (HRO) başlığı altında daha sistematik ve bütünsel bir yaklaşımla şirketlerin hizmetine sunuyor. Yeni yapılanma, farklı sektörlerden işletmelere esnek kapasite yönetimi, mevzuat uyumu ve operasyonel verimlilik gibi kritik avantajlar sağlarken; TP Türkiye, bu süreçlerde sadece hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda stratejik bir iş ortağı olarak konumlanıyor. İşe alım çözümleri kapsamında TP Türkiye; aday bulma, ön değerlendirme, mülakat süreçlerinin yönetimi, profil doğrulama ve referans kontrolleri gibi uçtan uca seçme ve yerleştirme hizmetlerini sürdürüyor. Dış kaynak kullanımında ise müşteri şirketlerin ihtiyaç duyduğu iş gücü, TP bordrosunda istihdam edilerek tüm yasal ve idari süreçler TP’nin uzman ekipleri tarafından yönetiliyor. Operasyonel sevk ve idare ise müşteri kontrolünde ilerliyor. Bu model, hem esneklik hem de mevzuat uyumluluğu açısından şirketlere ciddi avantaj sağlıyor. Çalışan ve iş ortağı şirket arasında sürekli iletişim sağlanarak sürecin kesintisiz, sağlıklı ve yüksek memnuniyetle ilerlemesi güvence altına alınıyor. HRO yapılanması kapsamında TP Türkiye, ofis rolleriyle sınırlı kalmayan; sahada yaygın organizasyon gerektiren iş gücü ihtiyaçlarına da uçtan uca çözümler sunuyor. 81 ilde yönetilebilen saha operasyonları ile perakende satış ve uygulama yönetimi, deneyimsel aktivasyonlar ve saha ekiplerinin işe alımı, eğitimi ve yönetimi tek çatı altında yürütülüyor. Bu kapsamda; FMCG, zincir mağazalar, teknoloji, kozmetik, sağlık, telekom, e-ticaret, otomotiv, finans, sigorta, enerji, eğitim, dijital platformlar, turizm ve hizmet sektörlerinde faaaliyet gösteren iş ortaklarımıza destek veriliyor. Sahadan gelen veriler online/offline raporlama sistemleriyle takip edilerek denetimler, KPI ölçümleri, heatmap ve davranışsal analizler ile yönetime periyodik raporlar sağlanıyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “TP olarak yıllardır büyük ölçekli iş gücü yönetimi konusunda güçlü bir uzmanlık geliştirdik. Bu deneyimi artık daha kurumsal bir hizmet çerçevesinde yapılandırarak, şirketlere uçtan uca HR çözümleri sunuyoruz. Hedefimiz; operasyonel yükü azaltan, maliyet avantajı sağlayan ve şirketleri daha çevik hâle getiren güçlü bir iş ortağı olmak” dedi. Doğrular açıklamasında ayrıca şu ifadeleri kullandı: “HRO yapılanmamız sadece operasyonel süreçleri üstlenen bir yapı değil; aynı zamanda iş gücünün geleceğini, öne çıkacak becerileri ve rekabet avantajlarını birlikte tasarladığımız bir yol arkadaşlığı modeli. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni müşteri kümelerini kapsayan ölçeklenebilir bir HRO ekosistemi kurmayı, dijital işe alım, saha ve bordro yönetimi teknolojilerini sürekli geliştirmeyi ve şirketlerin tüm HR operasyonlarını tek elden, bütüncül bir yaklaşımla yönetecek 360° dış kaynak modelimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.