Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansal Dayanıklılık

Kapsül Haber Ajansı - Finansal Dayanıklılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansal Dayanıklılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"2026 Kripto Piyasalarında Hız Değil Dayanıklılık Yılı Olacak" Haber

"2026 Kripto Piyasalarında Hız Değil Dayanıklılık Yılı Olacak"

SAFEbit CEO’su Emrah Aktaş, 2026’da piyasada spekülasyondan çok sürdürülebilir, regülasyon uyumlu ve gerçek kullanım alanı sunan projelerin öne çıkacağının altını çizdi. ABD Merkez Bankası’nın (FED) yılın ilk faiz kararının ardından küresel piyasalarda dengeler yeniden şekillenirken, gözler yüksek likiditeye duyarlılığıyla bilinen kripto varlıklara çevrildi. SAFEbit CEO’su Emrah Aktaş, mevcut para politikası ortamının kripto ekosistemi için bir yavaşlama değil, aksine bir olgunlaşma ve ayrışma süreci anlamına geldiğini ifade ediyor. “FED’in 2026 yılındaki ilk faiz kararı, yalnızca ABD para politikasına değil, küresel ölçekte tüm finansal varlıklara yönelik önemli sinyaller verdi. Üç faiz indiriminin ardından faizlerin sabit bırakılması, piyasalara dengeli ama net bir mesaj niteliği taşıyor. Likidite tamamen kapanmış değil, ancak artık kolay ve sınırsız para döneminde de değiliz. Bu tablo, risk iştahının tamamen ortadan kalkmadığı fakat daha kontrollü ve seçici bir yapıya evrildiği bir döneme işaret ediyor. Piyasa artık hikâyeleri değil, sağlamlığı sınar Bu tarz makro dönemlerde piyasa davranışları da değişir. Hisse senetlerinden emtialara, kripto varlıklardan diğer alternatif yatırım araçlarına kadar geniş bir yelpazede ‘Ne bulursam alayım’ yaklaşımı zayıflar. Bunun yerine finansal dayanıklılık, sürdürülebilir gelir, güçlü bilançolar ve etkin risk yönetimi gibi unsurlar daha belirleyici hâle gelir. Başka bir ifadeyle, piyasa artık hikâyeleri değil, sağlamlığı sınar. Kripto varlıklar da bu küresel iklimin dışında kalmıyor. Hatta likiditeye en hassas varlık gruplarından biri olduğu için FED’in yönlendirmelerini çok daha hızlı ve doğrudan fiyatlıyor. Faizlerin sabit kaldığı ve belirsizliklerin tam olarak dağılmadığı bir ortamda kripto piyasasında genel yükselişten ziyade projeler arası ayrışma öne çıkar. Bu süreçlerde Bitcoin’in görece güçlü duruş sergilemesi tesadüf değil. Çünkü belirsizlik dönemlerinde Bitcoin, kripto ekosisteminin doğal çekim merkezi gibi çalışır. Altcoin tarafında ise tablo daha seçici; temeli zayıf, sürdürülebilirliği olmayan projeler zaman içinde ilgi kaybeder. Bu nedenle 2026’yı kripto piyasaları açısından bir ivmelenme yılı olarak değil, daha çok bir eleme ve güçlenme dönemi olarak görmek gerekiyor. Ayakta kalacak projelerin bazı ortak özellikleri olacak. Sadece anlatı üreten değil, gerçek bir probleme çözüm sunan, ürün geliştiren ve kullanıcı bağlılığı yaratabilen yapılar öne çıkacak. Gelir modeli net olmayan ve varlığını yalnızca token fiyat performansına dayandıran projeler için ise şartlar daha zorlayıcı olacak. Burada belirleyici unsur süreklilik. Kısa süreli popülerlik değil, uzun vadeli varlık gösterebilme kapasitesi değer yaratacak. Önümüzdeki dönemde regülasyonlar da kripto piyasalarının yönünü belirleyen temel faktörlerden biri olmaya devam edecek. Regülasyon çoğu zaman kriptonun önünde bir engel gibi algılansa da gerçekte kurumsal sermayenin sisteme girişini mümkün kılan ana unsurlardan biri. Kuralların netleşmesi bazı oyuncular için kısa vadede zorlayıcı olabilir, ancak orta ve uzun vadede piyasa güvenilirliğini güçlendirir. Güven ortamı büyüdükçe kalıcı ve kurumsal sermaye de piyasaya daha rahat dahil olur. Bu nedenle 2026’da regülasyonla uyumlu hareket eden projeler ve platformlar belirgin bir avantaj sağlayacak. 2026’da regülasyona uyumlu projeler ve platformlar avantaj sağlayacak Ayrıca kripto ekosisteminde gündemin giderek daha fazla gerçek finansal ihtiyaçlara çözüm üreten alanlara kaydığını görüyoruz. Gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu, güçlü finansal altyapılar, güvenli saklama çözümleri ve mevzuata uyumlu ürünler daha fazla konuşulacak başlıklar arasında yer alacak. Piyasa olgunlaştıkça, spekülasyondan çok somut fayda üreten bu tür çözümler daha görünür ve değerli hâle gelecek. Özetle 2026 kripto piyasaları için bir son değil, ancak kolay kazanç dönemi de olmayacak. Bu yıl hızdan çok doğru konumlanmanın, agresif risk almaktan çok risk yönetiminin ve kısa vadeli fırsatlardan çok uzun vadeli dayanıklılığın ödüllendirildiği bir dönem olacak. Kripto ekosistemi büyümeyi sürdürecek fakat bu büyüme daha sessiz, daha seçici ve daha disiplinli bir karakter taşıyacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şarj Altyapısında Yeni Dönem: Eşarj, İkinci Fazın Standartlarını Belirliyor Haber

Şarj Altyapısında Yeni Dönem: Eşarj, İkinci Fazın Standartlarını Belirliyor

Elektrikli araç pazarı Türkiye’de ve dünyada hızla büyürken, şarj altyapısı da yeni bir evreye giriyor. Türkiye’de kurulan ilk elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj, ekosistemin oluşumunda öncü rol üstlenmiş bir marka olarak, bu yeni dönemin ihtiyaçlarını okuyarak dönüşümde aktif rol almayı hedefliyor. Enerjisa Enerji’nin tamamına sahip olduğu Eşarj, elektrikli araç kullanımını daha erişilebilir ve cazip hale getirme hedefiyle hayata geçirdiği yatırımlarla, pazarda önemli bir deneyim birikimi oluşturdu. Bugün Eşarj, Türkiye genelinde yaklaşık 1.500 istasyon ve 2.500’e yakın soketle faaliyet gösterirken, şarj altyapısının yaklaşık yüzde 85’ini hızlı (DC) şarj istasyonları oluşturuyor. Bu yapı, kullanıcıların günlük kullanımda ve uzun yolculuklarda ihtiyaç duyduğu pratikliği destekleyen bir şarj deneyimi sunuyor. Bir kahve süresinde sorunsuz şarjlanma Eşarj’ın yaklaşımı, yalnızca hızlı büyümeye değil; çalışırlık, süreklilik ve kullanıcı deneyimine odaklanıyor. Yaklaşık 200 operatörün faaliyet gösterdiği pazarda, güvenilir ve sorunsuz bir şarj deneyimi kullanıcılar için giderek daha belirleyici hale gelirken; Eşarj, güçlü operasyonel yapısı, geniş teknik ekibi ve stabil dijital altyapısıyla bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor. Genel kullanım koşullarında, DC şarj istasyonlarında araçların yüzde 20’den yüzde 80 doluluk seviyesine ortalama bir kahve molası süresinde ulaşabilmesi, bu yaklaşımın sahadaki yansıması olarak öne çıkıyor. Aydilek: “E-mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsur güven ve sürdürülebilirlik” Türkiye’de ve dünyada elektrikli araç pazarının çok hızlı büyüdüğünü belirten Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, sektörün geleceği hakkında şunları söyledi; “Uluslararası projeksiyonlar, önümüzdeki yıllarda satılan araçların büyük bir bölümünün elektrikli olacağını gösteriyor. Bu büyüme, şarj altyapısında da yalnızca daha fazla istasyon kurmayı değil; daha sağlam, daha güvenilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı zorunlu kılıyor. Bugün şarj altyapısı, ikinci fazına girmiş durumda. Artık sadece ‘kaç istasyon var’ sorusu değil; bu istasyonların ne kadar çalışır olduğu, nasıl işletildiği ve kullanıcıya ne kadar güven verdiği konuşuluyor. Bu dönüşümün önemli adımlarından biri de EPDK’nın hayata geçirdiği lisans düzenlemeleri. Lisanslama süreciyle birlikte sektör daha net kurallara kavuşurken, operasyonel kapasite, finansal dayanıklılık ve marka itibarı çok daha belirleyici hale geliyor. Eşarj olarak 2 milyon 650 bin şarjlanmayı aşmış durumdayız. Sektörün ilk oyuncularından biri olmanın getirdiği deneyimle, bu dönüşümü uzun süredir öngörüyoruz. Amacımız hızlı büyümenin ötesinde; kullanıcıların yolda kalmadığı, hizmetin kesintisiz sürdüğü ve her noktada aynı güven duygusunun yaşandığı bir şarj ekosistemi oluşturmak. Önümüzdeki dönemde elektrikli mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsurun da bu güven ve sürdürülebilirlik yaklaşımı olacağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ipekyol Group, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu ile Dönüşümde Liderlik İddiasını Güçlendirdi Haber

Ipekyol Group, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu ile Dönüşümde Liderlik İddiasını Güçlendirdi

Şirket, 2024’te Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne (UNGC) üye olarak küresel taahhüdünü güçlendirirken, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından yapılan sürdürülebilirlik derecelendirmesinde “kredi verilebilir” seviyede değerlendirilerek uluslararası alanda önemli bir başarı elde etti. Çevresel alanda ise Edirne fabrikasında devreye alınan güneş enerjisi yatırımıyla 2024 yılında 1.238.798 kWs elektrik üretimi gerçekleştirildi. “Life Friendly” koleksiyonuyla organik, geri dönüştürülmüş ve sürdürülebilir hammaddelerin ve ambalajların kullanımını artıran grup, daha sorumlu tasarım yaklaşımını güçlendirdi. Sosyal etkide ise kız çocuklarının eğitimi ve kadınların güçlenmesi öncelikli alanlardan biri oldu; Türk Eğitim Vakfı(TEV) iş birliği ile yürütülen program kapsamında 500 kız öğrenciye burs ve mentorluk desteği sağlanırken, şirket bünyesinde %82 kadın çalışan oranına ulaşıldı. CEO Uğur Ayaydın’dan Mesaj “Ipekyol Group olarak sürdürülebilirliği yalnızca bugünün gerekliliği değil, yarının rekabet gücü ve topluma karşı sorumluluğumuzun temel parçası olarak görüyoruz. Doğaya saygılı üretimden kadınların güçlenmesine, sosyal etki projelerinden kurumsal gönüllülüğe uzanan çok yönlü dönüşümümüz; güçlü ekibimiz ve paydaşlarımızla birlikte kararlılıkla devam edecek.” Ipekyol Group, sürdürülebilirlik vizyonunu uzun vadeli bir yolculuk olarak konumlandırmaya ve sektörde kalıcı etki yaratacak projelere yatırım yapmaya devam edecek. Sürdürülebilirlik Çerçevesini Güçlendiren Yeni Adımlar… Kurumsal Taahhüt ve Uluslararası Güven Ipekyol Group, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne imza atarak küresel sürdürülebilirlik taahhüdünü güçlendirdi. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve TSKB ile yürütülen çalışmalar sonucunda sürdürülebilirlik derecelendirmesinde kredi verilebilir seviyede değerlendirilmesi ise uluslararası alanda önemli bir güven göstergesi olarak öne çıktı. Sorumlu Üretim ve Sürdürülebilir Ürün YaklaşımıIpekyol Group, sürdürülebilir üretim yaklaşımı doğrultusunda ana hammaddelerde sürdürülebilir materyal kullanımını artırarak; ambalaj ve etiket gibi yardımcı malzemelerde ise sürdürülebilir hammadde kullanım oranını %60’ın üzerine çıkararak sorumlu moda anlayışını güçlendirdi ve ürün portföyünde daha yüksek bir sürdürülebilirlik performansı elde etti.ESG Odaklı Tedarik Zinciri Yönetimi Tedarik zinciri yönetiminde ESG kriterlerinin entegrasyonu kapsamında Tedarikçi Sosyal ve Çevresel Uygunluk Taahhütnamesi hazırlanarak tedarikçilerle paylaşılmış; önemli oranda geri dönüş sağlanmış ve mevcut durum kayıt altına alınmıştır. 2025 yılında katılım oranlarının daha da artırılması hedeflenmektedir. Yenilenebilir Enerji ve Enerji Dönüşümü Edirne fabrikasında başlayan yenilenebilir enerji kullanımı, merkez ve mağazalara yaygınlaştırılarak sürdürülebilir enerji dönüşümünün grup genelinde hayata geçirilmesi hedeflenmiş olup bu hedef doğrultusunda önemli ilerleme kaydedilmiştir. Sürdürülebilir Büyüme ve Finansal Dayanıklılık Grup, sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda finansal dayanıklılığını güçlendirmeye devam ederken, kârlılık hedeflerinde istikrarlı bir artış sağlayarak belirlenen uzun vadeli hedeflere yaklaşmıştır. Dijital Dönüşüm ve Operasyonel Verimlilik Dijital dönüşüm kapsamında mağaza süreçlerini dijitalleştiren El Terminali Projesi ve çalışan performansını oyunlaştırma yaklaşımıyla güçlendiren Koza platformu ile operasyonel verimlilik artırıldı. Koza'nın çalışan etkileşimine ve satışlara sağladığı olumlu katkı, şirket içinde dönüşümü hızlandırdı. Ayrıca dijital projelerle ulusal ödül programlarında önemli başarılar elde edildi. Gelecek Nesiller İçin Sosyal Etki Eğitim ve toplumsal gelişim alanındaki sorumluluk yaklaşımı kapsamında yürütülen meslek lisesi atölye projesi ile gençlerin istihdama katılımını destekleyen, nitelikli iş gücü oluşturmayı amaçlayan çalışmalar sürdürüldü.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.