Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansal Hizmetler

Kapsül Haber Ajansı - Finansal Hizmetler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansal Hizmetler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz Finansal Hizmetler ve Anadolu Sigorta’dan Markaya Özel Kasko İş Birliği Haber

Mercedes-Benz Finansal Hizmetler ve Anadolu Sigorta’dan Markaya Özel Kasko İş Birliği

Premium segmentin öncü markalarından Mercedes-Benz’in avantajlı finansal olanaklar sunan şirketi Mercedes-Benz Finansal Hizmetler ve modern sigortacılık anlayışıyla ürün ve hizmet portföyünü sürekli yenileyen Anadolu Sigorta stratejik bir iş birliğini başlattı. İş birliğinin hayata geçirilmesi kapsamında, Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan ve Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan’ın katılımıyla bir imza töreni düzenlendi. Törende taraflar arasında iş birliği sözleşmesi imzalanırken, iki kurumun müşteri odaklı yaklaşımını ve uzun vadeli ortak vizyonunu yansıtan stratejik iş birliğinin detayları paylaşıldı. Bu iş birliği ile, Anadolu Sigorta ve Mercedes-Benz Finansal Hizmetler’in markaya özel kasko ürünü, Mercedes-Benz sigorta acenteleri aracılığıyla müşterilere sunuluyor. Mercedes-Benz Finansal Hizmetler’in müşterilerinden aldığı geri bildirimler doğrultusunda Anadolu Sigorta ile geliştirilen Mercedes-Benz Kasko; kapsamlı teminat yapısı, yüksek hizmet standartları ve operasyonel kolaylıkları ile öne çıkıyor. Sigorta kapsamında araçların onarım işlemleri Mercedes-Benz yetkili servislerinde yüzde yüz orijinal parçalar ile gerçekleştiriliyor. Ayrıca sınırsız İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) teminatı ve yüksek manevi tazminat limitleri ile de sigorta sahiplerine sektörde fark yaratan üst düzey bir güvence sağlanıyor. Mercedes-Benz Kasko ile kaza durumunda ikame Mercedes-Benz araç Anadolu Sigorta, Mercedes-Benz Kasko ürünüyle hasar süreçlerinde de premium standartları önceliklendiriyor ve Türkiye geneline yayılmış Anlaşmalı Servis İstasyon Ağı ile hizmet veriyor. Kaza durumlarında devreye giren asistans hizmetlerinin yanı sıra, Mercedes-Benz marka ikame araç hizmeti sayesinde Mercedes-Benz kullanıcıları da mobilitelerine kesintisiz şekilde alışkın oldukları şekilde devam ediyor. Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, bu iş birliğini markaya özel kasko ürünleri yaklaşımının güçlü bir yansıması olarak değerlendirdiklerini belirterek, “Bu ürünü tasarlarken amacımız yalnızca bir kasko poliçesi sunmak değil; hasar anından onarım sürecine kadar Mercedes-Benz marka deneyimiyle uyumlu, yüksek standartlarda bir hizmet modeli oluşturmak oldu. Binek ve hafif ticari araçlara sunduğumuz çözüm yanında, elektrikli araçlara özel olarak tasarlanan ve sektörde fark yaratan teminatları bir araya getirerek Mercedes-Benz Kasko ile Elektrikli Araç Kasko Sigortasının güçlü koruma kapsamını tek bir çatı altında bir araya getiriyoruz. Böylece müşterilerimize farklılaşan ve kapsamlı bir sigorta deneyimi sunuyoruz.” dedi. Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan: “Premium segmentteki kullanıcı beklentilerine yanıt veriyoruz” Anadolu Sigorta ile gerçekleştirilen iş birliğinin hem otomotiv hem sigorta sektörü için önemli bir adım olduğunu söyleyen Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan, uçtan uca kusursuz bir deneyim sunmayı hedeflediklerini vurgulayarak “Mercedes-Benz Finansal Hizmetlerin Anadolu Sigorta ile hayata geçirdiği bu iş birliği, premium segmentteki kullanıcı beklentilerine yanıt veren yaklaşımımızın önemli bir parçası olacak. Mercedes-Benz Kasko ile müşterilerimizin araçlarımızdaki deneyimlerini daha da güvenli, konforlu ve ayrıcalıklı hale getiriyoruz. Özellikle ikame olarak Mercedes-Benz araç verilmesi de kullanıcılarımızın Mercedes-Benz deneyimini kesintisiz sürdürmesini sağlayacak. Önümüzdeki dönemde de müşteri odaklı çözümler geliştirmeye ve iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.” dedi. Mercedes-Benz Finansal Hizmetler Genel Müdürü Matthias Micke: “Mercedes-Benz kullanıcılarına ayrıcalıklı ve güvenli bir başka çözüm daha” Mercedes-Benz Finansal Hizmetler’in otomotiv finansmanı ve sigorta alanındaki deneyimi ve yetkinliğini Anadolu Sigorta’nın sektöründeki güçlü bilgi birikimi ile bir araya getirerek kullanıcılara yüksek kalite standartlarında bütüncül bir hizmet sunduklarını belirten Mercedes-Benz Finansal Hizmetler Genel Müdürü Matthias Micke, “Kullanıcılarımıza uçtan uca ve kesintisiz bir deneyim sağlama vizyonumuzun önemli bir parçası olarak finansman ve sigortayı entegre bir yapı içinde sunuyoruz. Bu iş birliği ile Mercedes-Benz sahiplerine ayrıcalıklı ve güvenli bir başka çözüm olanağı daha sağlıyoruz. Dijitalleşmenin hız kazandığı yeni dönemde, müşterilerimizden aldığımız ilhamla çözümlerimizi daha entegre, daha erişilebilir ve daha akıllı hale getiriyoruz. Amacımız yalnızca finansal hizmet sunmak değil; her temas noktasında güven, konfor ve sürdürülebilir değer üretmek.” diyerek bu iş birliğinin sundukları çözüm ve avantajları güçlendiren ve standartları yukarı taşıyan yaklaşımlarının somut bir göstergesi olduğunu açıkladı. Mercedes-Benz Otomotiv Hafif Ticari Araçlar İcra Kurulu Üyesi Tufan Akdeniz Akdeniz: “Hafif ticari araç müşterilerinin sürekliliğini sağlıyoruz” Mercedes-Benz Otomotiv Hafif Ticari Araçlar İcra Kurulu Üyesi Tufan Akdeniz ise değerlendirmesinde, “Hafif ticari araç müşterilerimiz için süreklilik ve operasyonel verimlilik en kritik öncelikler arasında yer alıyor. Mercedes-Benz Finansal Hizmetler aracılığıyla sunduğumuz uygun finansal çözümler ve sigorta hizmetleri onların Mercedes-Benz araçlarına avantajlı şekilde ulaşmalarını sağlıyoruz. Şimdi de Anadolu Sigorta ile geliştirilen Mercedes-Benz Kasko da müşterilerimize acentelerimize geldikleri anda araçları ile ilgili her türlü ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacak bir başka seçenek daha sunuyor. Böylece kullanıcılarımız araçlarının her koşulda güvence altında olduğunu bilmenin rahatlığını yaşıyor.” diyerek bu çözümle, hafif ticari araç segmentinde müşteri beklentilerini en üst seviyede karşılamayı hedeflediklerinin altını çizdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank, Yapay Zekâ Merkezi AI Hub’ı  Hayata Geçirdi Haber

Akbank, Yapay Zekâ Merkezi AI Hub’ı Hayata Geçirdi

Bankanın iş hedeflerini, müşteri ihtiyaçlarını, etik ilkeleri ve teknoloji mimarisini aynı çatı altında buluşturan Akbank AI Hub, bu alandaki fikirlerin daha hızlı, ölçülebilir ve yüksek etkili çözümlere dönüşmesini destekleyecek. Akbank, yapay zekâ alanındaki dönüşümünü hızlandırmak ve geliştirdiği öncü çözümleri kurum ve ekosistem genelinde sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla yapay zekâ merkezi AI Hub yapılanmasını hayata geçirdiğini duyurdu. Akbank AI HUB, bankanın yapay zekâ stratejisinin iş hedefleriyle ve müşteri ihtiyaçlarıyla uyumlu biçimde hayata geçirilmesini, çözümlerin uçtan uca ölçeklenmesini ve tüm organizasyona yayılmasını sağlayan merkezi bir rol üstleniyor. Bu yapı sayesinde Akbank, yapay zekâ temelli yenilikleri daha hızlı hayata geçirerek, müşterilerine ve çalışanlarına sunduğu hizmetleri yeni bir boyuta taşıyacak. Tüm Organizasyonu Kapsayan Bir Çalışma Modeli Akbank AI Hub, kendi iş alanlarında uzman Akbanklıları yapay zekâ yolculuğunun aktif bir parçası haline getiren kapsayıcı bir çalışma modeli sunuyor. Doğru hedefleme ve önceliklendirme ile fikirlerin uygulanabilir, ölçülebilir ve yüksek etki yaratan çözümlere dönüşmesi amaçlanıyor. Bu süreçte, merkez bünyesinde görev alan danışmanlar, teknoloji ve iş bilgilerini bir araya getirerek ekipleri uçtan uca destekleyecek. Böylece bu alandaki fikirler tüm organizasyonun katılımıyla hayata geçirilecek. Bu yaklaşım, kurum içi sahiplenmeyi artırırken etki alanının hızla genişlemesini sağlayacak. Aynı zamanda İnsan ve Kültür liderliğinde yürütülecek programlarla tüm Akbanklıların yapay zekâ çağına hazırlanması desteklenecek. Rol bazlı belirlenen yetkinlik seviyelerine göre özelleştirilmiş eğitim ve gelişim programlarıyla yapay zekâ okuryazarlığının üst seviyeye taşınması ve bu alandaki kurum kültürünün güçlendirilmesi amaçlanıyor. Akbank, çalışanlarına ve kurum kültürüne yaptığı yatırımlarla yapay zekâ dönüşümünü sürdürülebilir hale getirmeyi ve bu alanda sektör için öncü bir model oluşturmayı hedefliyor. Güçlü Yönetişim, Sorumlu Yapay Zekâ Akbank AI Hub’ın temel yapı taşlarından birini, güçlü yönetişim oluşturuyor. Akbank üst yönetimi liderliğinde yürütülecek komiteler ile yapay zekâ yatırımlarına yön verecek önceliklendirme, karar alma ve yönlendirme süreçleri yürütülürken, bu alandaki projelerin stratejik tutarlılığı da güvence altına alınacak. Aynı zamanda, Akbank’ın 2025 başında yayımladığı Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu doğrultusunda toplumsal fayda, sürdürülebilirlik, kapsayıcılık, şeffaflık, gizlilik, hesap verebilirlik ve güvenlik ilkelerinin tüm çözümlerde gözetilmesi sağlanacak. Bu kapsamda, kapsayıcılığı destekleyen teknik araçlarla güçlendirilmiş kontrol mekanizmaları da devreye alınacak. Akbank AI Hub’ın Bankanın uzun yıllardır bu alana yaptığı yatırımları ve oluşturduğu kültürü güçlendireceğine ve örnek bir model oluşturacağına inandıklarını belirten Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, “Akbank’ta yapay zekâyı iş yapış biçimimizi, sunduğumuz müşteri deneyimini ve karar alma süreçlerimizi dönüştüren stratejik bir yetkinlik olarak görüyoruz. Bu vizyonla 2026 yılı başında hayata geçirdiğimiz Akbank AI Hub, kurum genelinde bu teknolojinin kullanımını daha bütünsel, güvenli ve ölçeklenebilir bir işletim modeline dönüştürmemizi sağlayan stratejik bir yapı. Bu merkez sayesinde, yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesinden yaygınlaştırılmasına kadar tüm süreci daha etkin yönetebileceğiz. Akbank olarak insan odaklı, sorumlu ve sürdürülebilir bir yapay zekâ dönüşümünün öncülerinden biri olma hedefiyle yenilikçi uygulamalar geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Ekosistemle Birlikte Büyüyecek Akbank AI Hub ile birlikte, yapay zekâ çözümlerinde kalıcı değer yaratmak için akademi, teknoloji şirketleri, danışmanlık firmaları ve girişimleri kapsayan geniş bir ekosistem modeli oluşturuluyor. Sektörel paydaşlarla kurulacak iş birlikleri sayesinde yenilikçi çözümler daha hızlı hayata geçirilirken, ekosistem genelinde yapay zekâ teknolojilerinin gelişimi de desteklenecek. Akbank, AI Hub ile yalnızca kurum içindeki dönüşümü değil, finansal hizmetler ekosistemindeki yapay zekâ odaklı yeniliklerin gelişimini ve yaygınlaşmasını da desteklemeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye’ye Stevie Awards’tan 2 Altın Ödül Haber

QNB Türkiye’ye Stevie Awards’tan 2 Altın Ödül

Banka, finansal hizmetler sektöründe “Müşteri Hizmetlerinde Teknolojinin Yenilikçi Kullanımı” kategorisinde Q Dijital Zeka projesiyle, “İnsan Kaynakları Yönetimi, Planlama ve Uygulamada İnovasyon” kategorisinde ise Fin-ally MT Programı ile Altın Stevie ödülüne layık görülerek uluslararası arenada takdir gördü. Q DİJİTAL ZEKA İLE MÜŞTERİ DENEYİMİNDE YENİ DÖNEM “Müşteri Hizmetlerinde Teknolojinin Yenilikçi Kullanımı” kategorisinde altın Stevie ödülüne layık görülen, QNB Türkiye’nin yapay zekâ destekli dijital zekası Q, bankacılıkta kişiselleştirilmiş müşteri temsilcisi deneyimini tüm kullanıcılara erişilebilir hale getirerek müşteri deneyiminde yeni bir standart oluşturuyor. Gelişmiş yapay zekâ ve veri analitiği altyapısıyla çalışan Q, kullanıcı davranışlarını analiz ederek ihtiyaçları önceden öngörebiliyor; günlük bankacılık işlemlerini kolaylaştırırken kişiye özel öneriler ve hatırlatmalar sunuyor. Q’nun sunduğu senaryo bazlı hizmet mimarisi, müşteri deneyimini proaktif bir yapıya taşıyor. “Moment of Truth” olarak adlandırılan anlık çözüm senaryoları sayesinde müşterilerin yaşadığı sorunlar gerçek zamanlı olarak tespit edilerek tek adımda çözülebiliyor. Bu yaklaşım, yalnızca işlemleri kolaylaştırmakla kalmayıp, müşterilerin bankacılık deneyiminde güven ve sürekliliği de güçlendiriyor. Bugün 4,1 milyon aktif kullanıcıya ulaşan Q, kaydettiği güçlü büyüme ve yüksek müşteri etkileşimi ile dijital bankacılığın dönüşümünde önemli bir rol üstleniyor. FİN-ALLY MT PROGRAMI İLE YETENEK GELİŞİMİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR MODEL QNB Türkiye’nin ikinci Altın Stevie ödülü ise finansal hizmetler sektöründe “İnsan Kaynakları Yönetimi, Planlama ve Uygulamada İnovasyon” kategorisinde Fin-ally MT Programı ile geldi. 2022 yılında hayata geçirilen program, genç yeteneklerin iş hayatına hazırlık sürecini destekleyen bütünsel bir gelişim deneyimi sunuyor. Fin-ally MT Programı, üniversitelerde yürütülen kapsamlı tanıtım süreciyle başlıyor; çok aşamalı değerlendirme süreçlerinin ardından programa kabul edilen adaylara bankanın farklı iş birimlerinde staj ve deneyim imkânı sağlanıyor. Katılımcılar, yalnızca iş süreçlerini deneyimlemekle kalmayıp, mentorluk desteği ve kariyer danışmanlığı ile gelişimlerini çok yönlü olarak sürdürüyor. Program kapsamında sunulan Q-MBA eğitim süreci ile genç yeteneklerin finans, pazarlama ve iş geliştirme alanlarında yetkinlik kazanmaları hedefleniyor. Akademisyenler ve sektör profesyonelleri tarafından verilen eğitimler, uygulamalı çalışmalar ve inovasyon odaklı içeriklerle destekleniyor. Bu yapı, katılımcıların hem teknik hem de kişisel gelişimlerini güçlendirirken iş hayatına geçişlerini de kolaylaştırıyor. Fin-ally MT Programı, uygulamaya alındığı günden bu yana her yıl artan katılım ve başarı oranlarıyla dikkat çekiyor. Program kapsamında seçilen stajyerlerin önemli bir bölümü QNB Türkiye bünyesinde MT olarak kariyerlerine devam etme fırsatı buluyor. Bu yönüyle program, yalnızca bir işe alım süreci değil, sürdürülebilir bir yetenek kazanımı ve gelişim modeli olarak öne çıkıyor QNB Türkiye, elde ettiği bu iki uluslararası ödülle, hem müşteri deneyiminde teknoloji odaklı yaklaşımını hem de insan kaynağına yaptığı yatırımı güçlü bir şekilde ortaya koyarken, inovasyon odaklı büyüme vizyonunu kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank Stevie Awards MENA’dan 35 Ödülle Döndü Haber

VakıfBank Stevie Awards MENA’dan 35 Ödülle Döndü

VakıfBank, farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirdiği yenilikçi çözümlerinin yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri ve kurum içi iletişim alanındaki yenilikçi yaklaşımıyla uluslararası arenada önemli bir başarıya imza attı. VakıfBank, Stevie Awards MENA 2026’da kazandığı 35 ödülle hem teknoloji ve yapay zekâ alanındaki yetkinliğini hem de spor ve toplumsal etki projelerindeki liderliğini ortaya koydu. Banka, dijital dönüşümden müşteri deneyimine, sosyal sorumluluktan iletişime uzanan geniş bir yelpazede geliştirdiği projelerle uluslararası arenada önemli bir başarıya imza attı. Teknoloji ve yapay zekâ alanında güçlü performans Teknoloji ve dijital dönüşüm alanında da güçlü bir performans sergileyen Fidem Mobil projesi; Kurumsal Dönüşüm ve İyileşme, Ürün İnovasyonu ve Finans kategorilerinde gümüş ve 3 bronz olmak üzere toplam 4 ödül kazandı. Fidem Mobil Dijital Çiftçi Uygulaması ise Finansal Hizmetler Sektöründe Müşteri Hizmetlerinde Teknolojinin Yenilikçi Kullanımı kategorisinde gümüş ödüle layık görüldü. Yapay zekâ tabanlı çözümleriyle de öne çıkan VakıfBank, bu alanda geliştirdiği projelerle dikkat çekti. VakıfBank Yapay Zekâ Finansal Analiz Asistanı Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi kategorisinde altın ödül kazanırken, AI destekli ATM nakit optimizasyonu platformu ve NLP tabanlı akıllı yanıt sistemi aynı kategoride gümüş ödüle layık görüldü. NLP tabanlı akıllı kategorize sistemi ise “Yılın En Yenilikçi Teknoloji Ekibi” kategorisinde altın ödül kazanarak Bankanın yapay zekâ alanındaki yetkinliğini pekiştirdi. Finansal hizmetler ve dijital bankacılık alanında geliştirilen projeler de uluslararası arenada takdir gördü. V-Ayna projesi Finansal Hizmetlerde Yenilikçi Yönetim kategorisinde altın ödül kazanırken, VakıfBank & Trendyol Dijital KOBİ kredisi projesi Teknoloji Yönetimi ve Uygulamada İnovasyon kategorisinde altın ödüle layık görüldü. VaNa gibi çözümler de müşteri deneyimi ve finans alanlarında bronz ödüller kazandı. Spor ve toplumsal etki projeleri öne çıktı VakıfBank, “Herkes İçin Voleybol” projesiyle Toplumsal İlişkiler veya Kamu Hizmeti İletişiminde İnovasyon kategorisinde altın, Kurumsal Sosyal Sorumlulukta İnovatif Başarı kategorisinde gümüş ve Etkinlik Kullanımında İnovasyon kategorisinde bronz ödülün sahibi oldu. VakıfBank Kadın Voleybol Takımı, Sponsorluklarda İnovasyon kategorisinde altın, Uluslararası Genişlemede İnovatif Başarı ve Kurumsal Sosyal Sorumlulukta İnovatif Başarı kategorilerinde ise bronz ödüller kazandı. Bosna Hersek Voleybol Okulları Stratejik İş Birliği projesi ise Kurumsal Sosyal Sorumlulukta İnovatif Başarı kategorisinde gümüş, Uluslararası Genişlemede İnovatif Başarı kategorisinde ise bronz ödüle layık görüldü. VakıfBank’ın iletişim ve marka projeleri de ödüllerle taçlandırıldı. Court of Legends projesi video kategorilerinde iki altın ödül kazanırken, BizimYerimiz Dergisi Kurum İçi Yayınlarda İnovasyon kategorisinde de altın ödüle layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye–Belçika İlişkilerinde Güçlü Bir Sembol Haber

Türkiye–Belçika İlişkilerinde Güçlü Bir Sembol

Türkiye Cumhuriyeti ve Belçika Krallığı’ndan bakanların da iştirak ettiği organizasyon, iki ülkenin iş dünyasını aynı çatı altında buluşturarak finans ve sigortacılık alanında kurulan güçlü ortaklığın geldiği noktayı gözler önüne serdi. Ageas Group Yönetim Kurulu Başkanı Bart De Smet, törende yaptığı konuşmada şunları paylaştı: “Genç ve dinamik bir nüfusla birlikte yüksek nitelikli profesyonelleri barındıran Türkiye’de bu ortaklığın büyük bir potansiyel taşıdığına daha ilk günden inanıyordum. Bugün Aksigorta ve AgeSA, Türkiye sigorta pazarının lider oyuncuları arasında yer alıyor ve toplamda yaklaşık 6 milyon müşteriye hizmet veriyor. Bu başarılı yolculuğumuz Medisa’nın da katılımıyla büyümeye devam ediyor. Türkiye’deki faaliyetlerimiz, Ageas Group’un Avrupa iş kolunun temel taşlarından biri haline geldi. Bu iş birliğinin Türkiye ile Belçika arasındaki köklü ilişkilerin de önemli bir göstergesi olduğuna inanıyorum. Türkiye, sahip olduğu enerji, yaratıcılık ve fırsatlarla iş yapmak için son derece güçlü bir ülke.” Aksigorta, AgeSA ve Medisa Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Binbaşgil ise davetteki konuşmasında ortaklığın stratejik ve sembolik önemine dikkat çekti: “Sabancı Grubu ile Ageas arasındaki 15 yıllık ortaklık; istikrarlı büyümenin, ortak hedeflerin ve karşılıklı güvenin de bir hikâyesi. Son derece verimli bir iş birliği yürüttük ve bunun uzun yıllar boyunca gelişerek devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bu ortaklığın bir iş ilişkisinin ötesinde; Türkiye ile Belçika arasındaki ilişkinin yaşayan bir yansıması olduğunu düşünüyorum. Yaklaşık iki yüzyıla uzanan ikili ilişkiler, bugün finansal hizmetler alanında güçlü bir sinerjiye dönüşmüş durumda. İş birliğimiz güvenle başladı, güvenle büyüdü ve bugün her iki tarafın tek başına inşa edebileceğinden çok daha güçlü bir yapıya ulaştı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Group-IB, Gartner® Magic Quadrant™ raporunda Lider olarak seçildi Haber

Group-IB, Gartner® Magic Quadrant™ raporunda Lider olarak seçildi

Dijital suçları soruşturmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için kullanılan öngörücü siber güvenlik teknolojilerinin önde gelen geliştiricisi Group-IB, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Siber Tehdit İstihbaratı Teknolojileri kategorisinde Lider olarak seçildi. Bu seçimle birlikte Group-IB, Gartner®'ın tehdit istihbaratı pazarı için ilk kez yayımladığı ve on sekiz satıcıyı vizyonlarının bütünlüğü ve uygulama kabiliyetleri açısından değerlendiren Magic Quadrant™'ta Lider statüsüne ulaşan beş satıcıdan biri oldu. Bu seçim, yirmi yılı aşkın süredir yürütülen düşman odaklı araştırmaların, Birleşik Risk Platformunun kapsamı ile gelişmişliğinin, benzersiz tehdit istihbaratı kaynakları ile 21 yıllık tescilli telemetri, kolluk kuvvetleriyle yapılan 1.500'den fazla ortak soruşturma ve 7/24 kesintisiz dark web izleme faaliyetlerine dayanan öngörücü tehdit istihbaratı avantajının bir kanıtıdır. Gartner®, 2026 Gartner® Magic Quadrant™ Siber Tehdit İstihbaratı Teknolojileri raporunda Group-IB'nin dikeyleştirilmiş istihbaratını kilit bir güç olarak vurguladı. Özellikle de platformun karanlık web ve kapalı grup erişimi, olay müdahalesi doğrulaması, tescilli dolandırıcılık telemetrisi, BGP (Sınır Geçit Protokolü) tehdit izleme ve Siber Dolandırıcılık Birleştirme modeli gibi benzersiz olanakları bir araya getirme becerisine dikkat çekti. Bu olanaklar Group-IB'ye özellikle finansal hizmetler, telekomünikasyon, kamu ve kolluk kuvvetleri sektörlerinde bir derinlik kazandırmaktadır. Gartner® ayrıca Group-IB'nin tehdit istihbaratı, dolandırıcılık, Yönetilen XDR, korumalı alan oluşturma ve soruşturmalarına yönelik birleşik bir istihbarat veri havuzu olan Birleşik Risk Platformu'nun kapsamını ve maliyet açısından öngörülebilirliğini de takdir etti. Group-IB'nin inovasyon rotası da ayrıca dikkate alınmış ve Gartner®, yol haritasında tespitten tahmin odaklı savunmaya doğru kendini açıkça ifade eden bir geçiş olduğunu belirtmiştir. Group-IB CEO'su Dmitry Volkov, "Siber Tehdit İstihbaratı Teknolojilerine yönelik ilk Gartner® Magic Quadrant™ raporunda Lider olarak seçilmek Group-IB için bir dönüm noktası ve 2003 yılından bu yana ilerlediğimiz yönün ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Siber güvenlik artık tepkisel olamaz ve kuruluşlar, saldırıları gerçekleşmeden önce öngörmelerine yardımcı olacak benzersiz tehdit istihbaratı kaynaklarından elde edilen düşman odaklı, öngörücü istihbarata ihtiyaç duymaktadır. Bu seçim, Birleşik Risk Platformumuzun gücünü, tescilli telemetrimizin derinliğini ve müşterilerimizin, iş ortaklarımızın ve kolluk kuvvetlerinin siber suçluların bir adım önünde olmalarına yardımcı olmak için her gün çalışan küresel ekiplerimizin uzmanlığını yansıtıyor." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koch Lojistik’in Renault Trucks Tercihi, Yeni Yatırımla Sürüyor Haber

Koch Lojistik’in Renault Trucks Tercihi, Yeni Yatırımla Sürüyor

Ordu’nun Fatsa ilçesinden doğarak bugün Avrupa başta olmak üzere yurt içinden Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Koch Lojistik, 2024 yılında filosuna kattığı Renault Trucks çekicilerden duyduğu memnuniyet doğrultusunda yatırımını büyüttü. Yıllık ortalama 7.000 taşıma operasyonu gerçekleştiren Koch Lojistik, yeni 10 adet ADR’li Renault Trucks T 480 çekici ile 2026 yılı hedeflerine doğru ilerliyor. Yeni araçlar Koçaslanlar Otomotiv Orhanlı Plaza’da Koch Lojistik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ayşe Kalafatoğlu ve Merve Şenel’e teslim edilirken Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan, Koçaslanlar Otomotiv Genel Müdürü Mesut Süzer ve Kocaeli Şube Direktörü Ahmet Güler teslimatta bulundular. Koch Lojistik, uluslararası taşımacılıkta ithalat, ihracat ve transit operasyonlarıyla Avrupa’nın neredeyse tamamına hizmet sunuyor. Türkiye'den Avrupa ülkelerine, dönüşlerde de ithalat olarak Türkiye'ye veya Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan güzergahlarına Avrupa'dan direkt transit taşıma operasyonları gerçekleştiriliyor. Gıda tankerleriyle likit taşımacılık dahil olmak üzere başta gıda, yedek parça, mobilya, ilaç gibi geniş bir sektör yelpazesinde faaliyetlerini sürdürüyor. Fatsa merkezli şirket, bölgesel gücünü uluslararası operasyon ağıyla birleştirerek hem istihdama hem de sektöre katkı sağlıyor. Fatsa’dan global markaya dönüşüm: Kochex Teslimat töreninde açıklamada bulunan Koch Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayşe Kalafatoğlu, şirketin dönüşüm sürecine dikkat çekerek; “40 yılı aşkın süredir yürüttüğümüz operasyonlarımız, bugün hizmet çeşitliliği, Asya ve Avrupa’daki yeni şirket yapılanmalarıyla da daha geniş ve güçlü bir yapıya ulaştı. Bu nedenle global hedeflerimizle tam uyumlu bir yapı oluşturarak tüm lojistik faaliyetlerimizi Kochex markası altında birleştiriyoruz. Yenilenen markamızla uluslararası pazarlarda daha büyük hedeflere emin adımlarla ilerliyoruz. Bu doğrultuda filomuzu da geliştirmeye devam ediyoruz.” “Memnuniyetimiz, yeni yatırımı beraberinde getirdi.” Koch Lojistik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Merve Şenel ise Renault Trucks araçlarla ilgili memnuniyetlerini dile getirdi; “2024 yılında filomuza kattığımız Renault Trucks çekiciler, filomuza yüksek değer kattı. Özellikle yakıt performansı, sürücü memnuniyeti ve yaygın servis ağı bizim için belirleyici unsurlar oldu. Yakıt tasarrufu doğrudan maliyet avantajı sağlarken bakım maliyetlerinin de düşük olması operasyonel verimliliğimizi artırıyor. Bu memnuniyet doğrultusunda filomuza yine Renault Trucks T çekiciler ile yatırım kararı aldık.” Yeni Renault Trucks araçlarla birlikte toplam 140 çekicilik bir filoya ulaşan Koch Lojistik, büyüme hedefleri doğrultusunda yatırımlarını sürdürüyor. Şirket, 2025 yılı hedeflerini gerçekleştirerek yaklaşık %30 büyüme kaydederken, 2026 yılında da benzer bir ivme öngörüyor. “Renault Trucks, Satış Sonrası Hizmetleri ile her zaman yanımızda” Merve Şenel; “Büyüme ivmemiz kesintisiz devam ederken hizmet kalitemizden ödün vermemeyi önceliklendiriyoruz. Gıda taşımacılığı başta olmak üzere tüm operasyonlarımızda yüksek standartlardan ödün vermiyoruz. Bu anlamda birlikte çalıştığımız çözüm ortaklarımızla iş birliğimize azami özen gösteriyoruz. Renault Trucks’ın Satış Sonrası Hizmet desteği kesintisiz ve verimli bir operasyonel süreç yönetmemizi sağlıyor” şeklinde açıklıyor. Koch Lojistik, Renault Trucks’ın Optifleet Filo Yönetim Sistemi’nden de yararlanıyor. Araçların güncel ve geçmiş konum ve teknik bilgilerine ulaşabiliyor, takograf verilerini uzaktan indirebiliyor, sürücüler arasında karşılaştırma yaparak yakıt tüketiminde iyileştirme sağlayabiliyor. Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel ise Koch Lojistik’in yeni alımlarına ilişkin şu değerlendirmede bulunuyor; “Koch Lojistik ile iş birliğimizin güvene dayalı devamlılığı ve filolarına kattıkları araçlarımızdan elde ettikleri yüksek memnuniyetin, bu yıl 10 adetlik yeni yatırım kararıyla pekişmesi bizim için çok değerli. Renault Trucks T 480 ADR çekicilerimiz; yakıt verimliliği, sürüş konforu ve toplam sahip olma maliyetinde sunduğu avantajlarla müşterilerimizin operasyonel performansına doğrudan katkı sağlıyor. Koch Lojistik’in büyüme yolculuğunda güvenilir bir iş ortağı olmaya devam edeceğiz.” Koch Lojistik, araç yatırımlarında Renault Trucks Finansal Hizmetler’in sunduğu esnek ve çözüm odaklı finansman paketlerinden faydalanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ayşe Kalafatoğlu; “Renault Trucks Finansal Hizmetler ile çalışmak bizim için stratejik bir tercih. Rekabetçi faiz oranları ve esnek ödeme seçenekleri sayesinde tüm süreci tek noktadan yönetebiliyoruz. Bu yapı, operasyonel verimliliğimizi artırırken karar alma ve uygulama süreçlerimizi de önemli ölçüde hızlandırıyor” şeklinde belirtiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mastercard Lighthouse Türkiye,   Yapay Zekâ Odaklı 6 Girişimi Mezun Etti Haber

Mastercard Lighthouse Türkiye, Yapay Zekâ Odaklı 6 Girişimi Mezun Etti

Ödeme sistemleri alanında dünyanın lider teknoloji şirketlerinden Mastercard’ın, Türkiye’deki finansal hizmetler ekosistemini desteklemek ve inovatif girişimleri küresel ağlarla buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği Mastercard Lighthouse Türkiye girişim hızlandırma ve partnerlik programının 2025-2026 dönemi başarıyla tamamlandı. Üç ay boyunca yoğun destekler ve stratejik yönlendirmelerle desteklenen 6 girişim, programın kapanış etkinliği olan Demo Day’de çözümlerini ekosistem paydaşlarına aktardı. Mastercard Lighthouse Türkiye ve EBRD Star Venture iş birliğiyle gerçekleştirilen program, Türkiye’nin yenilikçi girişimlerinden yoğun ilgi gördü. Eğitim ve mentorluk sürecini başarıyla tamamlayan girişimler Mastercard’ın küresel ağı, stratejik iş ortakları ve farklı alanlarda gelişimlerini destekleyen program partnerleri ile bir araya gelerek, büyüme yolculuklarında önemli bir eşiği geride bıraktı. “Lighthouse Türkiye, yapay zekâ çağında girişimlerin rekabet gücünü artıran stratejik bir köprü” Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, yapay zekânın finansal hizmetler ekosistemindeki dönüştürücü rolüne ve programla arasındaki güçlü köprüye dikkat çekerek; “Finansal hizmetler dünyasında yapay zekâ, artık doğrudan ölçeklenebilir iş değeri üreten temel bir yapı taşı. Lighthouse Türkiye programımızla; iş ortaklarımızın yapay zekâ çağında rekabet gücünü artıracak ve yetkinliği yüksek çözümler geliştiren girişimleri desteklemek amacındayız. Türk girişimlerinin yurt dışına açılımını desteklemek, global yatırımcı ağlarıyla buluşturmak ve odak alanlarında yetkinliklerini artırmak önceliklerimiz arasında. Bu nedenle ikinci senemizde EBRD ve gelecek dönem için Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile hayata geçirdiğimiz stratejik iş birliklerini çok kıymetli buluyoruz. Mezun olan 6 girişimi kutluyor, ülkemizden çıkacak küresel başarı hikâyelerini destekleyen tüm iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum” dedi. “Lighthouse Türkiye modeli, iş sonuçlarına yansıyan bir büyüme zemini oluşturuyor” Mastercard Danışmanlık Hizmetleri EEMEA Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı Muin Öztop ise şunları söyledi: “Mastercard Lighthouse Türkiye’yi klasik bir hızlandırma programından ziyade, girişimlerle kurumlar arasında somut ve sürdürülebilir iş birlikleri inşa eden stratejik bir zemin olarak konumlandırıyoruz. Program boyunca sunduğumuz mentorluk desteği, uluslararası bağlantılar ve partnerlerimizle kurduğumuz temaslar; girişimlerimiz için nitelikli satış fırsatlarının oluşmasına, PoC süreçlerinin başlamasına ve iş birliği potansiyellerinin gelişmesine zemin hazırladı. Yani inovasyonu sadece desteklemedik, bizzat ekosistemimize dahil ettik. Kurucularımızdan aldığımız %95’lik memnuniyet oranı da doğru yolda olduğumuzun en büyük kanıtı. Şimdi bu başarıyı EBRD Star Venture iş birliğiyle bir üst aşamaya taşıyor ve girişimlerimizin küresel pazarlarda ölçeklenmesi için yeni bir kapı açıyoruz.” Finansal hizmetler için yapay zekâ dönüşümü programın merkezinde yer aldı Mastercard’ın küresel teknoloji stratejisiyle paralel olarak, Lighthouse Türkiye 2025-2026 programında yapay zekâ tabanlı çözümler geliştiren inovatif girişimler, programın merkezinde yer aldı. Başvuru sürecinde girişimlerin yaklaşık yarısının yapay zekâ odaklı olması, Türkiye’deki inovasyon ekosisteminin bu alandaki yetkinliğini ortaya koydu. Program süresince; verimlilik odaklı, aynı zamanda otonom karar alma yetisine sahip sistemlerin geliştirilmesine yönelik stratejik koçluk süreçlerine ağırlık verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finans sektöründeki CEO'lar, Zorluklara Rağmen Gelir, Kârlılık ve Verimlilik Artışı Konusunda İyimser Haber

Finans sektöründeki CEO'lar, Zorluklara Rağmen Gelir, Kârlılık ve Verimlilik Artışı Konusunda İyimser

Pilot uygulamalardan ölçeklendirmeye geçilirken, küresel çapta finans CEO’larının %25’i yapay zekânın beklentilerin oldukça üzerinde sonuç verdiğini, %90’ı ise yönetim kurulu veya üst yönetim seviyesinde net bir hesap verebilirlik yapısının oluşturulduğunu belirtiyor. Birleşme ve satın alma (M&A) işlemleri, ortak girişimler ve stratejik iş birlikleri, küresel finansal piyasalarda büyümenin kilidini açacak kritik itici güçler olarak görülüyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY, finans liderlerinin 2026 yılına bakış açıları konusunda önemli çıktılar sunuyor. EY’ın CEO Görünümü Araştırması’na göre; küresel ekonomik belirsizlik genel iyimserliği baskılasa da bankacılık ve finansal hizmetler sektöründeki CEO’lar 2026 sektörel görünümüne dair olumlu bakış açısına sahip. Araştırmaya katılan CEO’ların %59’u bu yıl sektörün görünümüne iyimser yaklaşırken, küresel ekonomi için yüksek güven bildirenlerin oranı yalnızca %27 seviyesinde yer alıyor. Bununla birlikte jeopolitik ve ekonomik belirsizliklere rağmen bankacılık ve finans CEO’larının 10’da 9’u 2026’da gelir, kârlılık ve verimlilik artışı bekliyor. Aynı zamanda katılımcıların %21’i gelir ve kârlılıkta yıllık bazda önemli bir artış öngörürken, %46’sı verimlilikte belirgin bir yükseliş bekliyor. Buna karşın CEO’ların %23’ü, 2025 yılına kıyasla işletme maliyetlerinde kayda değer artış bekliyor. Yapay zekânın sunduğu güçlü performans güven düzeyini artırıyor 2026’da finansal hizmetler sektöründe, küresel çapta yapay zekâ yatırımlarının pilot projelerden uygulamaya geçmesi bekleniyor. Finans ve bankacılık CEO’larının %45’i, mevcut ortamda kurumlarının dayanıklılık ve uyum kabiliyetinin en önemli itici gücünün yapay zekâ ve dijital yatırımlar olduğunu söylüyor. Araştırmanın sonuçlarına göre; CEO’ların %25’i, şirket genelinde uygulanan yapay zekâ girişimlerinin beklentilerin oldukça üzerinde performans gösterdiğini, %57’si ise beklentilerin üzerinde sonuç aldığını belirtiyor. Bu durum, dijital dönüşüme yönelik üst düzey yönetici güvenini güçlendiriyor. Bu kapsamda iki yıllık perspektifte bankacılık ve finans sektöründeki CEO’ların %30’u, yapay zekânın şirketlerinin değer sağlama kapasitesini kökten dönüştüreceğini, %63’ü ise operasyonlarda büyük ölçüde iyileşmeler sağlayacağını öngörüyor. Kullanılan teknolojiler arasında CEO’ların %53’ü en büyük dönüşüm etkisini üretken yapay zekâdan (GenAI) beklerken, bunu makine öğrenimi (%45) ve otonom yapay zekâ sistemleri (%38) izliyor. Araştırma, dönüşümsel yapay zekâ girişimlerinin finansal hizmetler sektöründeki yönetim kurullarında yoğun inceleme altında olduğunu gösteriyor. Yönetim kurullarının %76’sı artık dönüşümlerin yatırım getirisinin (ROI) finansal sonuçlar kadar sık takip edilmesini bekliyor. CEO’lar ayrıca kurum içi yapay zekâ yönetişimi konusunda önemli ölçüde ilerleme kaydedildiğini bildiriyor. CEO’ların %90’ı, etik, ROI ve iş gücü etkisini kapsayan yapay zekâ sonuçları için üst düzey veya yönetim kurulu düzeyinde net bir hesap verebilirlik yapısı oluşturduklarını söylüyor. CEO’ların %84’ü ise ticari kazançları yavaşlatmasına rağmen yapay zekânın sorumlu ve etik şekilde uygulanmasını önceliklendirdiklerini belirtiyor. Ayrıca yetenek, yapay zekâ odaklı dönüşümün merkezinde olmaya devam ediyor. CEO’ların %87’si önümüzdeki yıl yetenek çekme ve elde tutma konusuna iyimser bakıyor; %60’ı ise yapay zekâ yatırımlarının istihdamı koruyacağını veya artıracağını düşünürken, yalnızca %28’i 2026’da iş gücünde azalma bekliyor. M&A, ortak girişimler ve stratejik iş birlikleri CEO’ların aksiyon planlarının merkezinde Diğer yandan 2026 stratejik planları, sektörde yoğun bir M&A (birleşme ve satın alma) ve ortak girişim dönemine de işaret ediyor. Finansal hizmetler ve bankacılık sektöründeki CEO’ların 10’da 8’i, jeopolitik ve ticari gelişmelere yatırım planlarını ayarlayarak yanıt verdiklerini söylüyor. CEO’ların üçte biri planlanan yatırımları ertelediğini, %18’i bir pazardan çıktığını (exit) belirtirken; %32’si yatırım planlarını hızlandırdığını, %24’ü ise yeni bir pazara giriş yaptığını ifade ediyor. Bu durum, yönetim ekiplerinin stratejik fırsatları değerlendirme konusunda kararlı hareket ettiğini gösteriyor. Operasyonları dijitalleşme yoluyla optimize etmek, üst gelir büyümesini sağlamak ve müşteri etkileşimi ile sadakati artırmak, CEO’ların satın alma planlarını şekillendiren başlıca faktörler arasında yer alıyor. Varlık satışı planlayanlar için ise maliyet tasarrufu öncelikli bir motivasyon kaynağı olarak öne çıkıyor. Araştırma sonuçlarına göre, CEO’ların %49’u önümüzdeki yıl M&A fırsatlarını değerlendirmeyi beklerken, %84’ü ortak girişim veya stratejik iş birliği planlıyor. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan araştırma sonuçlarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu; “Yılın ilk aylarında karşı karşıya kaldığımız jeopolitik gelişmeler, finansal piyasaların yönünü yeniden tanımlıyor. Böyle bir ortamda finans sektörü liderleri için ‘istikrarı beklemek’ artık bir seçenek değil. Bunun aksine, belirsizliğin arttığı dönemler, doğru stratejiyi kurabilen kurumlar için güçlü sıçrama anlarına dönüşüyor. Günümüzde üst düzey yöneticilerin gündeminde politika değişikliklerinin etkilerinden piyasa düzeltmelerine, likidite risklerinden değerleme baskılarına kadar geniş bir yelpaze var. Ancak öne çıkan kurumların ortak bir özelliği bulunuyor: Makro endişeler karşısında sermaye disiplinini güçlendiren, operasyonel mükemmeliyeti önceliklendiren, risk yönetimini sağlamlaştıran ve en önemlisi dönüşümü merkeze alan bir yaklaşım benimsemeleri. Yapay zekâ tarafında ise artık pilot uygulamaların ötesine geçen, ölçeklenebilir ve kurumsal stratejilere entegre edilen bir dönem görüyoruz. Finansal hizmetler ve bankacılık sektörü, yapay zekâ yönetişimi konusunda küresel ölçekte standart belirleyen bir konuma geliyor. Yönetim kurullarının büyük çoğunluğunun AI için net hesap verebilirlik çerçeveleri oluşturması, teknolojinin yalnızca bir verimlilik aracı değil, aynı zamanda stratejik bir sorumluluk alanı olarak ele alındığını gösteriyor. Çevik davranan, kararlarını hızlı veren ve dönüşüm kasını doğru kullanan kurumlar için gerçekten de eşsiz bir fırsat penceresi var. Bu fırsatların tamamı, yapay zekânın iş yapış biçimlerini kökten dönüştürdüğü bir dönemde karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda rekabet avantajını belirleyecek olan şey, yalnızca teknolojiye yatırım yapmak değil; bu yatırımı doğru yönetişim, doğru yetenek ve doğru stratejik hamlelerle desteklemek olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.