Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansal Hizmetler

Kapsül Haber Ajansı - Finansal Hizmetler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansal Hizmetler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026 Yılında Küresel Görünümü Şekillendirecek  10 Jeopolitik Gelişme Haber

2026 Yılında Küresel Görünümü Şekillendirecek  10 Jeopolitik Gelişme

Yeni kural ve normlar, kaynaklara erişim ve bölgesel güç dengeleri; şirketlerin faaliyet modellerini ve yatırım kararlarını doğrudan etkileyecek. Raporda ele alınan 10 kritik jeopolitik gelişme, belirsizliklerin yanı sıra önemli risk ve fırsatları da barındırıyor. Jeopolitik dinamikleri stratejilerine proaktif şekilde entegre eden şirketler, 2026’da dayanıklılıklarını artırarak rekabet avantajı elde edebilir. Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon (EYP), Küresel Jeostratejik Görünüm Raporu’nda, 2026'da küresel dönüşümü şekillendirecek 10 jeopolitik gelişmeyi açıkladı. Jeopolitik risklerin sektörler ve coğrafyalar üzerindeki farklı etkilerinin ele alındığı raporda; iş liderlerine belirsizlik ortamında dayanıklılık kazanmak ve rekabet avantajı elde etmek için stratejik bir yol haritası sunuluyor. Rapora göre; 2026 yılında jeopolitik belirsizlikler devam ederken, bu görünümü şekillendiren çok sayıda itici güç öne çıkıyor. Özellikle ABD’nin küresel faaliyet ortamını yeniden tanımlamadaki rolü, yıl boyunca belirleyici olacak. Çin, Avrupa Birliği ve diğer ülkeler, ABD’nin yeni yaklaşımına göre pozisyon alırken, kendi stratejik önceliklerini de eş zamanlı olarak şekillendirmeyi sürdürecek. 2026’yı şekillendirecek üç ana tema Jeopolitik gelişmeler, 2026’da küresel ekonomiyi yeniden şekillendirmeye devam ederken, yıl içinde jeopolitik ortamı tanımlayacak üç ana tema ortaya çıkıyor. İlk olarak, iş yapma biçimlerine ilişkin yeni kural ve normların ortaya çıkması ve mevcut kuralların bir kısmının geçerliliğini yitirmesi bekleniyor. İkinci olarak, kaynak yetersizliği risklerinin daha da belirginleşmesi tahmin ediliyor. Üçüncü başlıkta ise, bölgesel dinamiklerin, 2026 yılında jeostratejik görünümü belirgin şekilde etkileyeceği öngörülüyor. Raporda, 2026 yılında jeopolitik ortamı şekillendirecek 10 kritik gelişme ise bu 3 tema altında ele alınıyor. Yeni kurallar ve normlar 1. Devlet müdahalesi: Hükümetler, ekonomik güvenliği güçlendirmek amacıyla sanayi teşvikleri, ticaret kısıtlamaları, yerel yatırım zorunlulukları ve şirket sahipliklerine yönelik düzenlemeleri sıkılaştıracak. 2. Baskı altındaki ticaret: Gümrük vergileri, tarife belirsizlikleri, ihracat kontrolleri ve yerel regülasyonlar; şirketleri tedarik zincirlerini ve ticaret modellerini yeniden kurgulamaya yöneltecek. 3. Yapay zekâ ve siber çatışmalar: Yapay zekâ giderek ulusal güvenliğin ve kritik altyapının ayrılmaz bir parçası haline gelecek. Ülkeler kendi yapay zekâ altyapılarını geliştirmeye ve ulusal güvenliğini korumaya yönelecek. Kısıtlı kaynaklar nedeniyle oluşan jeopolitik görünüm 4. Su kaynaklarının kısıtlılığı: Dünya genelinde su kıtlığı riski ve buna yönelik baskı artarken, diğer taraftan yarı iletken üretimi ve veri merkezlerinin soğutulması gibi alanlarda su talebi daha da artacak. 5. Kritik minerallere erişimde rekabet: Dijital teknolojiler, yüksek kapasiteli piller ve savunma sistemleri için kritik minerallere erişimde rekabet ise, yeni üretim ve ticaret modellerinin ortaya çıkmasına neden olacak. 6. Borç, sermaye ve para birimleri: Jeopolitik rekabet ve sermaye tahsisinin giderek siyasallaşması, küresel finans sistemin sınırlarını yeniden şekillendirecek. Bölgesel Dinamikler 7. Kuzey Amerika’da politika belirsizliği devam ediyor: Kuzey Amerika'daki faaliyet ortamı, ABD-Meksika-Kanada (USMCA) ticaret anlaşmasının gözden geçirilmesi ve buna bağlı olarak bölgesel tedarik zincirlerinde yaşanan yeniden yapılanma süreci nedeniyle dalgalı seyrini sürdürecek. 8. Asya-Pasifik’te ekonomik güvenlik öne çıkıyor: Hükümetler, artan çok kutupluluk ortamında bölgesel ekonomik entegrasyon ile ulusal güvenlik arasında denge kurarak ekonomik güvenliğe daha fazla önem verecek. 9. Orta Doğu’da dengeler yeniden şekilleniyor: Orta Doğu’daki bölgesel ve küresel aktörlerin, bölgedeki stratejik konumlarını yeniden dengelemeye yönelik aksiyon alması durumunda ekonomik rekabet artacak. 10. Avrupa dönüm noktasında: Değişen küresel dengeler ve iç siyasi ayrışmalar, Avrupa'nın ulusal güvenliğini ve ekonomik rekabet gücünü baskı altına alacak. Jeopolitik gelişmeler en fazla hangi sektörleri etkileyecek? Tüketici ürünleri ve sağlık sektörleri: Ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve tedarik zinciri süreçlerinin dönüşümü, maliyetler ve tüketici harcamaları üzerinde baskı yaratabilir. Yapay zekâ ve siber riskler ise veri gizliliği ve fikri mülkiyet alanlarında yeni hassasiyetler oluşturabilir. Finansal hizmetler sektörü: Yerelleşme ve bölgeselleşme hız kazanırken; farklılaşan regülasyonlar ve artan siber riskler uyum ihtiyacını artıracak. Başarı, inovasyon ile dayanıklılığı dengeleyebilme becerisine bağlı olacak. Kamu ve altyapı sektörü: Hükümetlerin önceliği, dayanıklılık ve dijital egemenlik olacak. Altyapı yatırımları ve projeler; enerji, savunma ve siber güvenlik alanlarına odaklanacak. Diğer yandan, su ve kritik mineraller gibi kaynak kısıtları, zaman planlarını ve maliyetleri zorlayarak uluslararası iş birliklerini gündeme getirecek. Sanayi ve enerji sektörü: Kritik minerallere erişim zorlukları ve enerji rotalarındaki belirsizlikler, tedarik zincirleri ve fiyatlama üzerinde belirleyici olacak. Devlet müdahaleleri, yatırım ve inovasyon stratejilerini yeniden şekillendirebilir. Özel sermaye fonları: Başlıca pazarlarda ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler, özel sermaye şirketlerinin sınır ötesi yatırımlarda fiyatlama ve risk değerlendirmesini zorlaştırabilir. Buna karşın jeopolitik dönüşüm, yeni yatırım yaklaşımları için fırsatlar da sunabilir. Teknoloji, medya ve telekomünikasyon: Yapay zekâ ve siber güvenliğe ilişkin jeopolitik gelişmeler, pazar yapılarında düzenleyici ve uyum gerekliliklerindeki karmaşıklığı derinleştirebilir. Enerji ve kritik minerallere erişim kısıtları ise baskıyı artırarak, şirketleri inovasyon ile operasyonel dayanıklılık arasında denge kurmaya zorlayabilir. EY-Parthenon (EYP) Türkiye Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar, 2026 yılına yönelik küresel jeostratejik görünüm ile ilgili şunları söyledi: “Jeostratejik Görünüm 2026 raporu kapsamında ele aldığımız 10 kritik jeopolitik gelişme, işletmeler için hem riskleri hem de önemli fırsatları ortaya koyuyor. Diğer yandan, hükümet politikaları artık sadece ekonomik hedeflere değil, ulusal güvenlik konularına daha fazla odaklanıyor. Devlet müdahalelerinin artmasıyla, işletmelerin faaliyet ve etkileşim biçimleri yeniden tanımlanırken; kritik kaynak ve minerallere talep yoğunlaşıyor, bu durum tedarik zincirlerini ve stratejik planlamayı doğrudan etkileyecek. 2026 yılında jeopolitik dinamiklerin; üretim, ticaret, enerji, iklim politikaları ve teknolojik dönüşüm başta olmak üzere küresel faaliyet ortamını yeniden şekillendirdiğini göreceğiz. Ülkelerin değişen rolleri ve öncelikleri, ticari ilişkilerden enerji ve teknoloji yatırımlarına kadar pek çok alanda yeni denge arayışlarını beraberinde getirecek. Jeopolitik manzaradaki bu dönüşümle birlikte jeopolitik içgörüleri iş kararlarına, stratejilerine ve kurumsal yönetişime proaktif biçimde entegre eden şirketler; bu değişimi daha iyi yöneterek dayanıklılıklarını güçlendirebilir, zorlu ve belirsiz bir ortamda faaliyetlerini sürdürülebilir kılabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025 Yılında Küresel Halka Arz Piyasasında Gelirlerde %39’luk Artış  Haber

2025 Yılında Küresel Halka Arz Piyasasında Gelirlerde %39’luk Artış 

EY’ın yayımladığı Küresel Halka Arz Trendleri Raporu’na göre, 2025 yılında 171,8 milyar dolar gelir ile toplam 1293 adet işlem gerçekleşti. 2024 yılına kıyasla, küresel işlem sayısı yaklaşık seviyelerde kalmasına rağmen, gelirlerde %39’luk kayda değer bir artış yaşandı. Bu artış, küresel çapta yatırımcı güveninin yeniden tesis edildiğini ve daha yüksek değerli halka arzlara doğru bir kayma olduğunu işaret ediyor. Uluslararası danışmanlık, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY, Küresel Halka Arz Trendleri 2025 Raporu’nu yayımladı. Rapora göre; 2025 yılında küresel piyasalarda, yapay zekâ (YZ) odaklı şirketler öne çıkarken, değerleme endişeleri de talepleri şekillendirdi. Küresel halka arz (IPO) piyasalarını son yıllarda şekillendiren makro belirsizliklere ve jeopolitik gerginliklere rağmen, 2025’te istikrar ve denge öne çıktı. Rapora göre; 2025 yılında küresel halka arz piyasalarında toplamda 1293 işlem, 171,8 milyar dolarlık gelir topladı; halka arz sayısı 2024’teki işlem sayısına göre büyük ölçüde aynı seviyelerde kalmasına rağmen, gelirlerde %39’luk kayda değer bir artış gerçekleşti. Bu toparlanma, yatırımcı güveninin yeniden tesis edildiğini, değerli ve daha yüksek kaliteli arzlara doğru bir kaymayı gösteriyor. Bunun yanı sıra, 2025’te halka arz ortamı, piyasa dinamiklerinin giderek karmaşıklaştığı, daha hızlı, oynak ve birbirine bağlı (NAVI) etkenler tarafından şekillendirildi. Önümüzdeki yıllar için, küresel halka arz piyasalarında temkinli bir iyimserlik hâkim ve işlemlerde istikrarlı bir artış potansiyeli söz konusu. Yapay zekâ şirketleri başı çekti Rapora göre; 2025’te küresel hisse senedi piyasaları dayanıklılık gösterdi; gelirlerde, ABD’deki büyük ölçekli teknoloji ve yapay zekâ şirketleri başı çekti. S&P 500 ve Nasdaq gibi büyük endeksler, önde gelen teknoloji şirketlerinin güçlü kârları ve nakit akışı üretimi ile, enflasyondaki olumlu gelişmelerden pozitif etkilendi. Oynaklık dönemsel olarak arttı; faiz beklentilerindeki değişimler, süregelen jeopolitik gerilimler, ticaret ve gümrük riskleri ile yapay zekâ değerlemelerine ilişkin tartışmalar bu oynaklığı tetikledi. Bu ortamda yatırımcılar; güçlü bilançolara, sürdürülebilir nakit akışlarına ve makro belirsizlik dönemlerinde yön bulma becerisini kanıtlamış şirketlere yöneldi. Türkiye’nin de içinde yer aldığı EMEIA Bölgesi işlem sayısında lider konumda Bölgesel performanslara bakıldığında, Türkiye’nin de içinde bulunduğu EMEIA Bölgesi (Avrupa, Ortadoğu, Hindistan ve Afrika), işlem sayısında küresel IPO aktivitelerine liderlik ederek toplamın %42’sini oluşturdu. Bölge, 2024’e kıyasla gelirlerde düşüş yaşasa da, işlem sayısında hem Amerika kıtasının hem de Asya-Pasifik’in önünde yer aldı. Avrupa bölgesi genelinde işlem sayısı 131’den 105’e düşerek %20 geriledi; getiriler ise %10 azalarak 17,3 milyar dolara indi. Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde ise Suudi Arabistan, hem işlem sayısı hem de getirilerde bölgenin lideri olmaya devam etti. Amerika kıtası, hem işlem sayısı hem de getirilerde EMEIA ve Asya-Pasifik’in gerisinde kalsa da ABD küresel ölçekte halka arzlarda aktif merkezlerden biri olmayı sürdürdü. Ülke bazında bakıldığında, işlem sayısında Hindistan liderliğe yükseldi; onu ABD ve Çin izledi. İşlem gelirleri açısından ise ABD ilk sırada yer alırken, onu Çin ve Hindistan takip etti. Küresel ölçekte 2025’te sanayi (endüstriyel) sektörü %22, teknoloji-medya-telekomünikasyon (TMT) ise %21 payla IPO gelirlerine göre öne çıkan sektörler oldu; ancak sektörel dağılım bölgelere göre farklılık gösterdi. ABD’de TMT, gelirlerin neredeyse %40’ını topladı; bunun büyük kısmı yapay zekâ altyapısını destekleyen şirketlerden geldi. Buna karşılık Avrupa’da sanayi, finansal hizmetler, gayrimenkul-konaklama ile tüketici sektörlerini içeren daha çeşitli bir dağılım görüldü. Asya-Pasifik’te ise robotik, mobilite ve endüstriyel alanlarda yapay zekâ sistemleri geliştiren büyük işlemler öne çıktı. Yapay zekânın dönüştürücü potansiyeli ve değerleme tartışması sürüyor Yapay zekânın dönüştürücü etkisi açık olsa da mevcut değerlemeler, “balon etkisine” girilip girilmediğine dair tartışmaları da tetikledi. Bu tartışma, özellikle yapay zekâ şirketlerinin hisse senedi performansını belirgin şekilde etkileyerek piyasa duyarlılığının merkezine yerleşti. ABD’de büyük teknoloji şirketleri, 2025’te S&P 500’ün kazançlarının yaklaşık yarısını oluşturdu; birkaç mega ölçekli yapay zekâ şirketi endeks artışının üçte birini oluşturdu. Bu yoğunlaşma yapay zekânın potansiyelini gösterirken, aynı zamanda hassasiyeti de artırıyor; sadece birkaç şirketin değerlemesindeki küçük değişimler bile geniş varlık sınıflarını etkileyebiliyor. Küresel IPO piyasasında 2026 için temkinli iyimserlik hâkim Önümüzdeki dönem için küresel IPO piyasalarında temkinli bir iyimserlik hâkim. Çeviklik ve hazırlığı önceliklendiren şirketler başarılı bir şekilde konumlanabilir. Daha öngörülebilir para politikaları, genişleyen yatırımcı talebi ve iyileşen makroekonomik göstergeler bu tabloyu destekleyebilir. Yapay zekâ ve teknoloji yatırımlarındaki ivmenin sürmesi bekleniyor; bu da ölçeklenebilir iş modellerine, güçlü temellere ve ticarileşme yol haritaları net olan şirketlere sermaye akışını artırabilir. Şirketlerin altyapı yatırımları, değerleme disiplini ve piyasa absorpsiyon kapasitesi gibi zorlukları yönetmesi gerekebilir. IPO adaylarının yönetişimi güçlendirme, finansal raporlamayı iyileştirme, iç kontrolleri sağlamlaştırma ve stratejik netliği artırma konusunda proaktif olması şart. EY Türkiye Ülke Başkanı Metin Canoğulları, halka arz piyasasına dair şu değerlendirmelerde bulundu: “2025, küresel halka arz piyasalarının uzun bir belirsizlik döneminin ardından yeniden denge bulduğu bir yıl oldu. ABD, Hindistan ve Çin halka arzlarda liderliklerini sürdürdü. Türkiye açısından baktığımızda ise, 2025 yılında toplam 18 halka arz gerçekleşti ve 45 milyar liralık gelir toplandı. 2024 yılında 30’dan fazla gerçekleşen halka arz sayısına göre 2025 yılında işlem sayısı ve gelirlerde gerileme görüldü. 2026’da ise küresel ölçekte temkinli bir iyimserlik hâkim. Güçlü iç talep, sağlam bankacılık sistemi ve dijitalleşme yatırımları sermaye piyasaları için önemli bir potansiyel oluşturuyor. Bu durum, önümüzdeki döneme dair umut verici sinyaller veriyor. Özellikle teknoloji, finansal hizmetler, enerji ve tüketici sektörlerinde halka arz ilgisinin artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Türkiye’de de makroekonomik istikrarın güçlenmesi, enflasyonla mücadelede ilerleme ve yatırımcı güveninin artması hâlinde, halka arz piyasasının daha geniş bir ivme yakalaması mümkün. Hazırlığını erken yapan, hızlı değişimlere karşı çevik hareket eden, finansal raporlamasını güçlendiren, yönetişim standartlarını yükselten ve büyüme stratejisini netleştiren şirketler, bu yılın kazananları arasında yer alabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ergun Temizkan, EY-Parthenon (EYP) Türkiye Şirket Ortağı olarak atandı Haber

Ergun Temizkan, EY-Parthenon (EYP) Türkiye Şirket Ortağı olarak atandı

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon’un Türkiye ofisine Ergun Temizkan Şirket Ortağı olarak atandı. Değerleme, finansal modelleme, birleşme ve satın alma alanlarında uzun yıllar tecrübesi bulunan; kariyeri boyunca dijital bankacılık, fintech, altyapı ve enerji gibi farklı sektörlerdeki projelerde başarılara imza atan Ergun Temizkan, kapsamlı mesleki birikimini EY-Parthenon (EYP) Türkiye bünyesinde farklı sektörlerde değer sunmak üzere kullanmaya devam edecek. Ergun Temizkan kimdir? Ergun Temizkan, kariyerine 2010 yılında uluslararası bir denetim ve danışmanlık şirketinde başladı. Denetim alanında edindiği deneyimin ardından, 2013 yılında aynı kurumun danışmanlık bölümüne geçerek Değerleme ve Finansal Modelleme alanında görev aldı. Bu süreçte farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda yerli ve uluslararası kurumla çalışarak şirket değerlemesi, finansal modelleme ve birleşme-satın alma süreçlerinde deneyim kazandı. 2019 yılında aynı şirketin Belçika ofisinde Asistan Direktör olarak görev alarak bu dönemde de değerleme ve modelleme alanında uluslararası şirketlere hizmet sundu. Finansal hizmetler başta olmak üzere, birçok farklı sektörde çeşitli projelerde yer alan Temizkan, dijital bankacılık ve fintech alanında deneyim sahibi olmasının yanı sıra, büyük ölçekli ve karmaşık finansal modelleme çalışmalarıyla da öne çıktı. Temizkan, kariyeri boyunca dijital bankalar, fintech şirketleri ve büyük altyapı projeleri için değerleme ve modelleme görevlerini yönetmenin yanı sıra yüksek riskli anlaşmalarda C-level yöneticilere ve yönetim kurullarına danışmanlık yaptı. Aynı zamanda Chartered Financial Analyst (CFA) unvanına sahip olan Ergun Temizkan, EY-Parthenon Türkiye ofisinde Şirket Ortağı olarak iş dünyasına destek olmaya devam edecek.

Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı 6 Girişimle Başladı Haber

Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı 6 Girişimle Başladı

Türkiye’nin finansal hizmetler ekosistemini desteklemek amacıyla gerçekleştirilen Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı için açılış etkinliği düzenlendi. “Lighthouse Türkiye Welcome Day” etkinliği, programa seçilen Finsmart AI, F-Ray Finansal Teknolojiler, Freya, Hardal, Novus ve Rudiq ile Mastercard iş ortaklarını, sektör paydaşlarını ve program partnerlerini bir araya getirdi. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı’nın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik boyunca, Mastercard uzmanları ve girişimler arasında fikir ve deneyim alışverişi yapıldı; Mastercard’ın finansal hizmetler ekosistemine sağladığı katkılar ve Türkiye’deki girişimlerin dünyaya açılma potansiyeli değerlendirildi. Yapay zeka teknolojilerini iş modellerine entegre eden girişimler öne çıktı Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, “Girişimciler bugün sadece yeni fikirler üretmiyor; yapay zeka ve veri odaklı çözümleriyle iş süreçlerini yeniden tanımlayarak ekonomilerin dönüşümüne doğrudan katkı sağlıyor. Bu nedenle Lighthouse Türkiye programımıza bu yıl AI odaklı girişimlerden gelen yoğun ve nitelikli başvurular bizim için son derece kıymetli. Türkiye’de finansal hizmetler ekosistemine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiğimiz Lighthouse Türkiye programı ile ölçeklenebilir, global rekabete hazır ve teknolojiyi merkeze alan girişimlerin yanında duruyoruz. Bu özel programla Mastercard’ın küresel ağını, teknoloji birikimini ve iş ortaklarını girişimlerle buluşturuyor; yenilikçi çözümlerin hayata geçmesini hızlandırıyoruz. Ülkemizin dijital ekonomiyi geliştirme yolculuğunu, veri ve AI temelli güçlü bir inovasyon ekosistemiyle desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Mastercard Danışmanlık Hizmetleri EEMEA Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı Muin Öztop ise “Finansal hizmetler ekosistemimizin küresel rekabet gücünü artırma hedefiyle ülkemize getirdiğimiz Lighthouse Türkiye programı, ikinci döneminde de yoğun ilgi gördü. Güçlü ve ölçeklenebilir iş modelleri, değişen pazar dinamiklerine kısa sürede uyum sağlayabilen yapıları, alanında uzman ekipleri ve özellikle yapay zekâ odaklı yenilikçi çözümleriyle fark yaratan girişimler yeni dönemde aramıza katıldı. Bu yaklaşım, Mastercard’ın teknolojiyi iş ortaklarıyla birlikte küresel ölçekte rekabet avantajına dönüştürme vizyonuyla bire bir örtüşüyor. Bu çözümlerin finansal hizmetler ekosisteminde hız, güvenlik ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunarak sektörün dönüşümüne yön vereceğine inanıyoruz. Programa kabul edilen girişimcilerimizi kutluyor, önümüzdeki dönem için heyecanlarını paylaşıyoruz” diye konuştu. Programın açılış etkinliğine katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ise konuşmasında Türkiye’nin girişimcilik ekosistemi ile ilgili açıklamalarda bulundu; “Ülkemizin girişimcilik ekosistemini büyütmeyi, fintek başta olmak üzere yenilikçi finans alanlarında küresel rekabetçiliği artırmayı ve girişimlerimizin uluslararası pazarlara erişimini hızlandırmayı stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Türkiye’nin girişimcilik ekosistemi son on yılda büyük bir ivme yakalayarak bölgesel bir merkez olma yolunda güçlü bir konuma ulaştı. 2010–2019 arasında Türk girişimlerine toplam 660 milyon dolar yatırım yapılmışken, 2020’den sonra bu rakam 5,5 milyar dolara ulaştı. Yıllık ortalama 1 milyar dolar seviyesindeki bu yatırımlar, Türkiye’nin girişimcilik ortamının olgunlaşarak küresel yatırımcıların radarına girdiğini gösteriyor. Bu programı da girişimcilerimiz için yalnızca bir hızlandırma süreci değil, aynı zamanda Türkiye’de inovasyonun ölçeklenmesi için kurulan güçlü bir adım olarak görüyoruz." Programa seçilen girişimler hakkında: Finsmart AI: Muhasebe verilerini otomatik olarak işleyip gerçek zamanlı finansal raporlar ve içgörüler üreten Finsmart AI, yapay zekâ destekli CFO yaklaşımıyla büyüyen şirketlere dijital finansal danışmanlık ve stratejik karar desteği sunuyor. F-ray Finansal Teknolojiler: Finansal ve finansal olmayan verileri gerçek zamanlı analiz eden Agentic AI mimarili F-ray, kurumların müşteri ve tedarikçi risklerini öngörmesini ve kredi ile risk değerlendirme süreçlerini otomatikleştirmesini sağlayan bir karar destek çözümü sunuyor. Freya: Finansal hizmetler sektörüne özel ses tabanlı yapay zekâ çözümleri geliştiren Freya, çağrı merkezi operasyonlarında satış desteği, teklif taleplerinin alınması ve müşteri hizmetleri süreçlerine yönelik otomasyon imkanları sunuyor. Hardal: Web sitesi ve mobil uygulamalardan elde edilen birinci taraf verilerini sunucu tarafında toplayıp farklı sistemlere aktaran Hardal, daha güvenli, doğru ve etkin pazarlama ile analitik içgörülerin üretilmesini mümkün kılan bir veri analitiği çözümü sunuyor. Novus: Manuel ve tekrar eden iş süreçlerini yapay zeka ile otomatikleştiren Novus AI, kodlama gerektirmeden yapay zekâ ajanları ve iş akışları oluşturulmasını sağlayarak kurumların zaman ve maliyet verimliliğini artıran entegre bir otomasyon altyapısı sunuyor. Rudiq: Lisanslı finansal kurumların gerçek dünya varlıklarını (RWA) tokenize etmesini mümkün kılan Rudiq, bu varlıkların farklı piyasalarda sunulmasını ve teminat gerektiren finansman süreçlerinde kullanılmasını sağlayan whitelabel bir altyapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı Haber

EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni Yayımladı

Araştırmaya katılan şirketlerin sadece %12’sinin iklime yönelik yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiği görülüyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY; işletmeleri iklim hedefleri doğrultusunda analiz ederek, ilerlemelerini araştırdığı EY Küresel İklim Eylem Barometresi’ni yayımladı. Araştırma; 50 ülke ve 13 sektörden, küresel çaptaki 850’den fazla şirketin katılımıyla yapıldı. Barometre; araştırmaya katılan işletmelerin %64’ünün “net sıfır” geçişi için bir plana sahip olduğunu gösterirken, sadece %12’sinin yeni geçiş planları geliştirerek veya mevcut planlarını açıklayarak önemli bir ilerleme kaydettiğinin altını çiziyor. Ancak barometrede, ilerlemeyi sekteye uğratma riski taşıyan eksikliklere de dikkat çekiliyor. Buna göre; dünyanın en büyük şirketlerinin önemli bir bölümünün geçiş planı hazır olsa da henüz, küresel sıcaklık artışlarını sınırlamaya yönelik çabaları destekleyecek güçte değil. Araştırmaya katılan şirketlerin %68’inin iklim değişikliğiyle bağlantılı, karbonsuzlaşma sürecinde karşılaşılan veya doğrudan iklim olaylarından kaynaklanan fiziksel ve geçiş risklerini değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak, şirketlerin sadece %17’si önemli risklerin finansal etkilerini raporluyor. Bu da iklim değişikliğine fiziksel açıdan maruz kalma düzeylerinin henüz tam olarak net ve ölçülebilir olmadığını gösteriyor. Karbon kredisi kullanımı artıyor Net sıfır hedefi bulunan şirketlerin %63’ü karbon kredilerine bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum emisyonları aktif olarak azaltmak yerine sadece dengelemeye yöneldiği anlamına geliyor. Araştırmada, karbon kredisi kullanım oranının özellikle finansal hizmetler (%78), ulaşım (%69) gibi karbonsuzlaşma sürecinde zorluk yaşayan sektörlerde yüksek olduğu gözlemleniyor. Diğer yandan, araştırmaya katılan şirketlerin %34’ünün azalan finansman veya regülasyon belirsizliği gibi etkenleri dikkate alarak iklim hedeflerini yeniden belirlediği vurgulanıyor. Bu revizyonlar genellikle hedeflerin zayıflatılmasıyla (%44) ya da hedef zamanların ertelenmesiyle sonuçlanıyor. İklim değişikliğiyle mücadeleyi zayıflatabilecek yönetişim eksiklikleri söz konusu olabilir Araştırmaya katılan şirketlerin %92’si; fiziksel risklerin operasyonları üzerindeki olası etkilerini tamamen analiz ettiklerini belirtiyor. Ancak bu şirketlerin yalnızca %44’ü, söz konusu riskleri yönetmeye ve uyum sağlamaya yardımcı olacak önlemleri henüz hayata geçirdiklerini ifade ediyor. Araştırma, birçok şirkette iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını zayıflatabilecek bir durum olan etkili yönetişim eksikliklerine de dikkat çekiyor. Araştırmaya katılan şirketlerin yalnızca %8’inde sermaye tahsisi, %21’inde hedef belirleme ve %41’inde ilerlemenin izlenmesine yönelik yönetim kurulu düzeyinde gözetim ekibi bulunuyor. Barometre bulgularıyla birlikte değerlendirilen başka bir EY analizi ise iklim risklerine karşı eylemsizliğin işletmeler açısından maliyetine dikkat çekiyor. İklim değişikliği risklerini ele almayan şirketlerin, yıllık gelirlerinin %15’ine kadarını kaybedebileceği vurgulanıyor. İklim eyleminde liderlik isteyen işletmelerin öncelikli atması gereken 5 adım 1. İşletmeler iddialı ancak ulaşılabilir hedefler belirlemeli ve sermayelerini iklimle bağlantılı yatırımlara yönlendirerek iklim hedeflerini temel stratejilerine entegre etmeli. 2. İşletmeler; yönetişim yapıları, Paris Anlaşması ile uyumlu emisyon azaltım hedefleri, karbonsuzlaşma stratejileri, sürdürülebilir ürün ve hizmetlere geçiş adımları, şeffaf finansman mekanizmaları ile bu planın dayandığı varsayımlar ve bağımlılıkları içeren kapsamlı ve uygulanabilir bir geçiş planı geliştirmeli ve kamuya açıklamalı. 3. İşletmeler, karbon kredilerine olan bağımlılığı en aza indirmeli ve gerçek emisyon azaltımlarını teşvik etmek için iç karbon fiyatlamasını (ICP) stratejik bir araç olarak kullanmaya odaklanmalı. 4. İşletmeler, Kapsam 3 emisyonları ve ötesindeki önemli zorlukları ele almak için tedarikçilerinin net-sıfır hedefler belirlemesini ve geçiş planları geliştirmesini teşvik ederek değer zincirleriyle aktif bir şekilde çalışmalı. 5. İşletmeler yapay zekâyı sorumlu bir şekilde benimsemeli. EY Türkiye Şirket Ortağı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin EY Küresel İklim Eylem Barometresi araştırmasıyla ilgili şunları söyledi: “Artan iklimsel etkilerin gittikçe daha yıkıcı hale gelmesi, kurumsal iklim eylem planlarının aciliyetini her zamankinden daha fazla öne çıkarıyor. EY Küresel İklim Eylem Barometresi 2025’e göre, iklim eylemleri konusunda ilerlemenin sektör ve ülke bazında eşit dağılmadığını görüyoruz. Bazı bölgeler iklim raporlamasında ve geçiş stratejilerinde hızla ilerlerken, bazı bölgelerin direnç ortamı veya farklı öncelikler sebebiyle geride kaldığını söyleyebiliriz. Dünya ısınmaya devam ederken, iklim değişikliği hem insanlar hem de gezegen için yenileyici ve döngüsel bir ekonomi ihtiyacını da beraberinde getiriyor. İklim değişikliğinin küresel finansal istikrar için de tehdit oluşturduğu gerçeğinden hareketle; bugün iklim eylemlerini aksiyona dönüştüren şirketlerin, yarının liderleri olacağını ve rekabette öne çıkacaklarını ifade edebiliriz. Ayrıca, araştırma bulgularımız; şirketlerin iklim raporlamasında henüz sınırlı ilerleme kaydettiğini ve bunun somut uygulama süreçlerinde karşılaşılan yapısal zorluklar, iklim risk değerlendirmesi ile stres testlerinin olgunluk düzeyindeki yetersizlikler ve yönetişim yapılarındaki eksikliklerden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu çerçevede, EY olarak işletmelerin söz konusu dönüşüm sürecini stratejik bir fırsata dönüştürmeleri için karbonsuzlaşma sürecinden, finansal raporlamalarına ve iklim risklerini yönetmelerine kadar her alanda destek oluyoruz.”

TKYB, TIME’ın “Sürdürülebilir Büyümede En İyi Şirketler”  Listesinde Haber

TKYB, TIME’ın “Sürdürülebilir Büyümede En İyi Şirketler” Listesinde

Finansal performans ile çevresel ve sosyal etki kriterlerine göre belirlenen ve dünyanın önde gelen 500 şirketini kapsayan listede TKYB, bankacılık ve finansal hizmetler alanında Türkiye’yi en üst sırada temsil etti. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB), TIME ve Statista iş birliğinde hazırlanan “World’s Best Companies for Sustainable Growth 2026” listesinde 30’uncu sırada yer alarak küresel ölçekte önemli bir başarıya imza attı. TIME ve Statista tarafından geliştirilen metodolojiyle belirlenen listedeki şirketler; gelir büyümesi, finansal istikrar, çevresel sürdürülebilirlik performansı olmak üzere üç temel kriter üzerinden değerlendiriliyor. Sıralamaya yalnızca çevresel verilerini şeffaf bir şekilde açıklayan şirketler dahil ediyor. Banka, bu üç başlıkta ortaya koyduğu güçlü performans seyri ile toplam 91.30 puan alarak dünya genelinde ilk 30 şirket arasında yer buldu. Dünyanın önde gelen uluslararası yayın kuruluşu TIME Dergisi tarafından en sürdürülebilir şirketler arasında yer almanın ve dünya çapında saygın bir endeks tarafından 30. sırada gösterilmenin büyük önem taşıdığını belirten Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Global ölçekte saygınlığı yüksek yayın kuruluşu olan TIME Dergisi tarafından sürdürülebilir büyüme alanında dünyanın en başarılı şirketleri arasında gösterilmekten ve Türkiye’de bankacılık ve finansal hizmetler sektöründe en yüksek puanı almaktan dolayı büyük gurur duyuyoruz. Bu başarı, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma vizyonuna katkılarımızın, etkin ESG risk yönetimimizin, etki odaklı çalışmalarımızın ve Kapsam 1-2-3 emisyonlarını uluslararası standartlarla uyumlu olarak doğrulatma ve şeffaf bir şekilde raporlama anlayışımızın bir yansımasıdır. Banka olarak istikrarlı bir şekilde finansal büyümemizi sürdürürken, çevresel ve sosyal etkiyi odağına alan kalkınma finansmanı modellerimizi daha da güçlendirmeye devam ediyoruz. Sorumlu bankacılık anlayışıyla Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi için 50 yılı aşkın süredir aralıksız çalışan bir kalkınma finansmanı kuruluşu olarak, ülkemizin küresel iş dünyasındaki konumunun güçlenmesine ve uluslararası görünürlüğünün artmasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi.

Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı Başvuruları Devam Ediyor Haber

Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı Başvuruları Devam Ediyor

Türkiye’nin finansal hizmetler ekosistemini desteklemek amacıyla gerçekleştirilen Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture Girişim Hızlandırma Programı’nın ikinci dönem başvuruları devam ediyor. Programa, 23 Kasım’a kadar www.turkiyelighthouse.com adresinden başvuru yapılabiliyor. Ön değerlendirme ve jüri değerlendirmesi sonucunda programa kabul edilen 6 girişim Aralık ayında Mastercard Lighthouse Linkedin hesabı üzerinden resmi olarak duyurulacak. Mastercard Lighthouse Türkiye x EBRD Star Venture programı sayesinde girişimler; Mastercard'ın üst düzey yetkililerinden mentörlük desteği ve stratejik iş ortaklarıyla bire bir çalışma, çeşitli eğitim programlarına katılma, EBRD’nin geniş yatırımcı ağına erişim ve önemli etkinliklere katılım gibi gelişim fırsatlarına sahip olacak. Türkiye’deki girişimlerinin küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefleyen iş birliği kapsamında seçilen girişimler, üç ay sürecek Mastercard Lighthouse Türkiye müfredatının ardından 15 aya kadar sürecek EBRD Star Venture müfredatıyla devam ederek toplamda 18 aya varan kapsamlı bir destekten faydalanacak. Seçilen girişimlerin her birinin danışmanlık projeleri yürütmeleri ve uluslararası etkinliklere katılmaları için EBRD tarafından sağlanan 50.000 Euro’luk özel bir fona da erişimleri olacak.

Albaraka API, Öncü Bankacılıktaki Gücünü Uluslararası Arenada Kanıtlamaya Devam Ediyor! Haber

Albaraka API, Öncü Bankacılıktaki Gücünü Uluslararası Arenada Kanıtlamaya Devam Ediyor!

Albaraka Türk’ün açık bankacılık platformu, kullanıcılarına sunduğu güvenli, kolay ve etkin hizmet ağı ile sektöre yenilikler katarken etki alanını güçlendirecek adımlar atmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin öncü katılım bankası Albaraka Türk, dijital dönüşüm ve Açık Bankacılık alanındaki atılımlarıyla sektördeki güçlü konumunu daha da sağlamlaştırıyor. Teknolojiyi ve müşteri odaklı çözümleri stratejisinin merkezine koyan Albaraka Türk, sunduğu üst düzey finansal hizmetler ve yenilikçi uygulamalarla sektördeki farkını ortaya koyuyor. Bu doğrultuda uluslararası alanda pek çok ödül kazanan banka, Açık Bankacılık alanında gerçekleştirdiği faaliyetler ile 22. International Business Awards kapsamında Silver Stevie Award’ın sahibi oldu. Dijital Ekosistemi Güçlendiren Başarılar

 Albaraka Türk, sadece ödüllerle değil, aynı zamanda iş birlikleri ve teknolojik altyapısıyla da açık bankacılık ekosistemine önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Açık Bankacılık Platformu, şu anda 271 farklı API ile geliştiricilere ve iş ortaklarına geniş bir entegrasyon imkânı sağlıyor. Bu zengin API altyapısı sayesinde, fintech’ler ve diğer işletmeler bankacılık hizmetlerini kendi çözümlerine kolayca entegre edebiliyor. Albaraka Türk, açık bankacılık stratejisi doğrultusunda çeşitli e-ticaret siteleri ile API üzerinden başarılı finansman iş birlikleri ile e-ticaret kullanıcılarına hızlı ve kolay finansman çözümler sağlayarak zengin bir alışveriş deneyimi sunuyor. “Öncü Bankacılık vizyonumuzla; müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun dijital çözümleri üretmeye devam edeceğiz.” Albaraka Türk Strateji ve Dönüşümden sorumlu Genel Müdürü Yardımcısı Dr. Ömer Emeç; “Açık bankacılığı sadece bir regülasyon uyumu olarak değil, bir iş modeli ve büyüme stratejisi olarak görüyoruz. Kazandığımız Silver Stevie Award, uluslararası arenada doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. 2024 yılında da uluslararası alanda 3 prestijli ödüle layık gösterilen Albaraka API olarak, 271 farkı alanda hizmet sunarak ekosistemdeki gücümüzü artırırken, önümüzdeki yıl devreye almayı planladığımız yeni iş birlikleriyle de müşterilerimizin hayatını kolaylaştırmaya ve dijital finansal hizmetlerde öncü olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

 Geçen Yıl Da 3 Prestijli Ödül Kazanmıştı Albaraka API; Global Banking & Finance Awards 2024 kapsamında Banking & Finance Technology kategorisinde ‘2024 yılı Türkiye’nin En İyi Açık Bankacılık API Platformu’, The Digital Banker tarafından düzenlenen Global Banktech Awards kapsamında 2024 Yılı Transaction Banking alanında ‘En İyi API/Açık Bankacılık Platform Sağlayıcısı’ ve Albaraka Açık Bankacılık Platformu Projesi ile IDC Türkiye DX Summit kapsamında düzenlenen IDC Future Enterprise ödül programında Best in Future of Industry Ecosystems kategorisinde 1.’lik ödüllerine layık görüldü.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.