Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansal Kapsayıcılık

Kapsül Haber Ajansı - Finansal Kapsayıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansal Kapsayıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. Global İslami Ekonomi Zirvesi Tamamlandı Haber

3. Global İslami Ekonomi Zirvesi Tamamlandı

“İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla gerçekleştirilen zirve; devlet temsilcilerini, merkez bankası başkanlarını, ekonomi yöneticilerini, yatırımcıları, akademisyenleri, finans kuruluşlarını, girişimcileri ve iş dünyasının önde gelen isimlerini aynı platformda buluşturdu. Dört gün boyunca düzenlenen paneller, stratejik çalıştaylar, yuvarlak masa toplantıları, akademik oturumlar ve üst düzey görüşmelerde; İslami ekonominin geleceği, küresel sermaye hareketleri, dijital dönüşüm, yapay zekâ, katılım finansı, sürdürülebilir kalkınma, reel ekonomi, girişimcilik ve uluslararası iş birlikleri kapsamlı şekilde ele alındı. Zirve boyunca ortaya çıkan ortak mesaj ise netti: Küresel ekonominin karşı karşıya olduğu eşitsizlikler, artan borç yükü, finansal kırılganlıklar ve kalkınma sorunları karşısında; etik değerlere dayanan, üretimi önceleyen, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik modele her zamankinden daha fazla ihtiyaç bulunuyor. DÖRT GÜN BOYUNCA ÜST DÜZEY KATILIM 3.Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca ele aldığı konularla değil, ağırladığı üst düzey isimlerle de uluslararası ölçekte dikkat çekti. Zirvenin üçüncü günü ise Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen resmi açılış törenine sahne oldu. Resmi açılış törenine AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Saleh Kamel, Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı Danışmanı ve Mescid-i Haram İmamı Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid ile çok sayıda uluslararası davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında mevcut küresel ekonomik sistemin daha adil, üretim odaklı ve ahlaki temellere dayanan yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Faizin olduğu yerde bereket olmaz” mesajıyla İslam ekonomisinin sunduğu ilkelerin küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazandığına dikkat çekti. Açılış konuşmasını gerçekleştiren AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Saleh Kamel ise İslam ekonomisinin yalnızca finansal bir model değil; sosyal adalet, sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcı büyüme hedeflerine katkı sağlayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu vurguladı. Kamel, İstanbul’un tarih boyunca ticaret, finans ve medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, Türkiye’nin İslami ekonomi ve katılım finans alanındaki stratejik rolünün her geçen yıl daha da güçlendiğini ifade etti. Törende konuşan Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı Danışmanı ve Mescid-i Haram İmamı Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid ise ekonomik kalkınmanın yalnızca finansal göstergelerle değil; ahlaki değerler, adalet ve toplumsal sorumluluk ilkeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bin Humaid, İslam ekonomisinin insan odaklı yaklaşımına dikkat çekerek sürdürülebilir refahın ancak etik değerlerle desteklenen ekonomik modeller aracılığıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Tören kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Türkiye Varlık Fonu tarafından özel bir hediye takdim edildi. Ayrıca Abdullah Saleh Kamel tarafından da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a özel bir hediye sunuldu. İSTANBUL, KÜRESEL İSLAMİ EKONOMİNİN BULUŞMA NOKTASI OLDU Zirvenin resmi açılışında Abdullah Saleh Kamel ve Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid gibi İslam dünyasının önde gelen kanaat önderlerinin yer alması, organizasyonun uluslararası düzeydeki etkisini ve küresel İslami ekonomi ekosistemindeki önemini bir kez daha ortaya koydu. Ekonomi, finans, akademi ve dini düşünce dünyasını aynı platformda buluşturan zirve, disiplinler arası bir küresel diyalog zemini oluşturdu. Zirve, dünyanın farklı coğrafyalarından gelen politika yapıcıları, finans liderlerini, yatırımcıları ve düşünce kuruluşlarını İstanbul’da bir araya getirerek Türkiye’nin küresel İslami ekonomi ekosistemindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu. İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilen program boyunca İslami finansın geleceğine yön verecek yeni fikirler, politika önerileri ve iş birlikleri masaya yatırılırken, katılımcılar İstanbul’un bölgesel ve küresel bir finans merkezi olarak yükselen rolüne dikkat çekti. ZİRVENİN ANA GÜNDEMİ: SERMAYENİN YENİDEN TANIMLANMASI Zirvenin merkezinde yer alan “sermaye” kavramı, yalnızca finansal kaynaklar çerçevesinde değil; insan kaynağı, bilgi, teknoloji, girişimcilik, sosyal etki ve sürdürülebilir kalkınma boyutlarıyla ele alındı. Dört gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda sermayenin; • Reel ekonomiye yönlendirilmesi, • Üretim kapasitesinin artırılması, • KOBİ’lerin desteklenmesi, • Altyapı yatırımlarının güçlendirilmesi, • Sosyal refahın yaygınlaştırılması, • Genç girişimcilerin desteklenmesi, • Eğitim ve bilgi üretiminin teşvik edilmesi, • Sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, sermayenin yalnızca büyüme üretmek için değil, toplumsal fayda oluşturmak ve kalkınmayı daha kapsayıcı hale getirmek için de yapılandırılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. İSLAMİ FİNANS İÇİN YENİ BÜYÜME DÖNEMİ Zirvede öne çıkan en güçlü mesajlardan biri, İslami finansın küresel ölçekte hâlen önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığı yönündeydi. Katılımcılar, İslami finansın yalnızca Müslüman toplumlar için değil; etik yatırım, sürdürülebilirlik ve kapsayıcı kalkınma arayışındaki tüm ekonomiler için önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Merkez bankası başkanları, uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri ve sektör liderleri tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde; finansal istikrar, likidite yönetimi, sermaye hareketliliği, sınır ötesi iş birlikleri ve ekonomik dayanıklılık konuları öne çıktı. DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YAPAY ZEKÂ ZİRVENİN BELİRLEYİCİ BAŞLIKLARI ARASINDA YER ALDI Zirvenin ilk gününden son gününe kadar dijital sermaye, fintech çözümleri, dijital varlıklar, tokenizasyon, yapay zekâ destekli finansal hizmetler ve veri ekonomisi en yoğun tartışılan başlıklar arasında yer aldı. Uzmanlar, yapay zekânın yatırım süreçlerinden risk yönetimine, şeriat uyumluluğunun denetlenmesinden finansal kapsayıcılığın artırılmasına kadar geniş bir alanda dönüştürücü etkiler yaratacağını vurguladı. Son gün gerçekleştirilen oturumlarda ise yapay zekâ çağında sermayenin dönüşümü, dijital para uygulamaları, dijital finans altyapıları, İslami fintech çözümleri ve şeriata uygun dijital finans ekosisteminin geleceği kapsamlı şekilde değerlendirildi. Katılımcılar, dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda İslami finansın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak stratejik bir fırsat olduğu konusunda görüş birliğine vardı. KOBİ’LER, GİRİŞİMCİLİK VE REEL EKONOMİ VURGUSU Zirvenin son gününde gerçekleştirilen oturumlarda, sermayenin üretime yönlendirilmesi ve reel ekonominin güçlendirilmesi konusu öne çıktı. KOBİ’lerin finansmana erişimi, girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi, sürdürülebilir iş modelleri, altyapı yatırımları ve genç iş liderlerinin desteklenmesi ekonomik kalkınmanın temel unsurları arasında gösterildi. Katılımcılar, İslami finans araçlarının özellikle gelişmekte olan ekonomilerde üretim kapasitesini artırabilecek önemli bir kaldıraç görevi üstlenebileceğini ifade etti. ETİK DEĞERLER VE SOSYAL ADALET ORTAK PAYDA OLDU Zirvenin en dikkat çekici yönlerinden biri, ekonomik büyümenin ahlaki ilkelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğine yönelik güçlü vurgu oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilal Erdoğan, Abdullah Saleh Kamel ve uluslararası konuşmacılar tarafından yapılan değerlendirmelerde; adalet, emanet, sorumluluk, hakkaniyetli paylaşım ve toplumsal fayda kavramlarının İslam ekonomisinin temel yapı taşları olduğu vurgulandı. Katılımcılar, sürdürülebilir refahın ancak etik ilkelerle desteklenen ekonomik sistemler aracılığıyla mümkün olabileceği konusunda ortak görüş ortaya koydu. YENİ İŞ BİRLİKLERİ VE STRATEJİK ORTAKLIKLAR Zirve kapsamında uluslararası kurumlar arasında çeşitli iş birliği anlaşmaları ve mutabakat zabıtları imzalanırken, akademik kurumlar, finans kuruluşları ve uluslararası organizasyonlar arasında yeni ortaklıkların temelleri atıldı. İslam Bankaları ve Finansal Kuruluşlar Genel Konseyi (CIBAFI), İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi, Saleh Kamel İslam Ekonomisi Ödülü, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi ve Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu başta olmak üzere birçok kurum arasında gerçekleştirilen anlaşmalar, zirvenin somut çıktıları arasında yer aldı. Ayrıca AlBaraka Stratejik Raporu’nun lansmanı gerçekleştirilerek İslami ekonominin geleceğine ilişkin kapsamlı bir referans çerçevesi sektörün kullanımına sunuldu. DOLMABAHÇE SARAYI'NDA KÜRESEL BULUŞMA Zirvenin üçüncü günü akşamında Dolmabahçe Sarayı Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde düzenlenen özel gala yemeği, küresel iş dünyası temsilcilerini, kamu otoritelerini, yatırımcıları ve uluslararası davetlileri bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen gala programı, zirve boyunca kurulan uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine ve farklı ülkelerden katılımcılar arasındaki stratejik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağladı. Gala gecesi, küresel İslami ekonomi ekosisteminin önde gelen temsilcilerini tarihi Dolmabahçe Sarayı’nda buluşturarak zirvenin uluslararası niteliğini ve prestijini bir kez daha ortaya koydu. GELECEĞE YÖN VEREN BİR PLATFORM Dört gün boyunca gerçekleştirilen oturumlar sonunda ortaya çıkan ortak değerlendirme, İslami ekonominin artık yalnızca alternatif bir finans modeli değil; sürdürülebilir kalkınma, finansal kapsayıcılık, etik yatırım ve küresel ekonomik dayanıklılık açısından giderek daha fazla önem kazanan bütüncül bir yaklaşım sunduğu yönünde oldu. İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca mevcut ekonomik sorunlara çözüm arayan bir tartışma platformu olmakla kalmadı; aynı zamanda geleceğin ekonomi ve finans mimarisine ilişkin somut fikirlerin, iş birliklerinin ve stratejik vizyonun şekillendiği küresel bir buluşma noktası olarak öne çıktı. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yousef Hassan Khalawi yaptığı kapanış konuşmasında zirvenin dört günlük genel bir özetine yer verirken, başarılı bir programa imza atıldığını, her yıl farklı bir konuya odaklandıklarını bu yıl sermaye ile ilgili konuya yer verdiklerini önümüzdeki yıl ise islami yatırım ve bankacılık üzerine odaklanacaklarını açıkladı. İslami bankacılığın faizsiz olmasının yanı sıra herhangi bir katkı da sağlamaması gerektiğini vurguladı. Bunu nasıl yapacağımız ile ilgili konulara önümüzdeki sene bakacağız dedi. Khalawi ayrıca; zirvede gerçekleştirilen panellerin yanı sıra kapalı oturum olarak düzenlenen yuvarlak masa toplantılarında spesifik konuların ele alındığını ve bu görüşmelerin çıktılarının yakın gelecekte yayınlanacağını belirtti. Ayrıca her yıl bu yuvarlak masa görüşmelerinde farklı bölgelere odaklandıklarını söyleyen Khalawi, bu yıl Rusya ve Orta Asya bölgeleri ile ilgili çalıştıklarını da söyledi. Genel olarak partnerlerimiz ve sponsorlarımızın da desteğiyle başarılı bir zirveyi geride bıraktık diyen Khalawi gelecek sene için herkesi tekrardan zirveye davet ederek, teşekkürlerini sundu. GÜÇLÜ PAYDAŞLARIN DESTEĞİYLE GERÇEKLEŞTİ 3.Global İslami Ekonomi Zirvesi, kamu kurumları, finans kuruluşları, akademik yapılar ve uluslararası organizasyonların oluşturduğu güçlü bir iş birliği ağıyla hayata geçirildi. Zirvenin Stratejik Ortakları arasında yer alan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Türkiye Varlık Fonu, İstanbul Finans Merkezi, İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) ve İbn Haldun Üniversitesi’nin temsilcileri; Global Partner AlBaraka Group, Ev Sahibi Partner Halkbank, Resmi Taşıyıcı Türk Hava Yolları, Global İletişim Partnerleri Anadolu Ajansı ve Demirören Medya, Platin Sponsor Ziraat Katılım, Medya Partneri Iqraa, Altın Sponsorlar Türkiye Katılım Sigorta, Takas İstanbul, Fuzul ve Emlak Katılım, Gümüş Sponsor Yıldız Holding ile Bronz Sponsor Kalyon İnşaat, Ayhan Hukuk ve Halal 360 sponsorlarının üst düzey temsilcileriyle birlikte gala gecesinde yer aldı. Kamu, özel sektör, akademi ve uluslararası kuruluşları ortak bir vizyon etrafında buluşturan bu güçlü paydaş yapısı sayesinde 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca fikirlerin tartışıldığı bir platform olmanın ötesine geçerek yeni iş birliklerinin kurulduğu, ortak projelerin şekillendiği ve İslami ekonominin geleceğine yön veren küresel bir buluşma noktası olarak tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Norfund 2025’te Tersine Gitti: Küresel Gerilemeye Rağmen Rekor Yatırım Haber

Norfund 2025’te Tersine Gitti: Küresel Gerilemeye Rağmen Rekor Yatırım

Küresel ölçekte kalkınma yardımlarının ve gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırımların gerilediği 2025 yılında, Norveç’in kalkınma finansmanı kurumu Norfund, güçlü bir karşı duruş sergileyerek 8,4 milyar Norveç kronu tutarında rekor yatırım gerçekleştirdi. Norfund CEO’su Tellef Thorleifsson, küresel belirsizliklere rağmen bu adımın bilinçli bir tercih olduğunu belirterek, “İhtiyaçlar çok büyük. Aynı zamanda kârlı yatırımlarla istihdam yaratan, vergi geliri sağlayan ve emisyonları azaltan etkili çözümler üretme fırsatları da var” dedi. Gelişmekte Olan Ülkelerde Sermaye Akışı Zayıfladı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine göre, küresel doğrudan yabancı yatırımlar (FDI) 2025’te yüzde 14 artarak 1,6 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Ancak bu artış, gelişmekte olan ekonomilere yansımadı. Gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırımlar üst üste üçüncü yıl gerileyerek yüzde 2 düşüşle 877 milyar dolar seviyesine indi. Düşük gelirli ülkeler en sert etkiyi hissederken, en az gelişmiş ülkelerin dörtte üçünde sermaye girişleri durakladı ya da azaldı. Aynı dönemde, özellikle ABD öncülüğünde kalkınma yardımlarında ciddi kesintiler yaşandı. 2024’e Göre 700 Milyon Kron Artış Norfund’un 2025 yatırımları, bir önceki yıla kıyasla 700 milyon kronluk artış anlamına geliyor. Thorleifsson’un 2018’de göreve gelmesinden bu yana fonun toplam portföyü iki kattan fazla büyüyerek 45,5 milyar krona ulaştı. Yaz aylarında görevini devretmeye hazırlanan Thorleifsson, bu büyümeyi şu sözlerle değerlendirdi: “Her yıl kârlı ve sürdürülebilir yatırımlarla katkımızı artırabilmek son derece anlamlı. Küresel yardımların baskı altında olduğu bir dönemde, kaynakların etkin kullanımı ve özel sermayenin harekete geçirilmesi her zamankinden daha önemli.” Yatırımlar Üç Ana Fon Üzerinden Yapıldı Norfund’un 2025 yatırımları üç temel yapı üzerinden gerçekleştirildi: Norfund’un ana kalkınma fonu İklim Yatırım Fonu Aralık 2024’te kurulan Ukrayna Fonu Thorleifsson, Ukrayna Fonu’nun hızla devreye alındığını ve 2024–2025 döneminde aktarılan 500 milyon kronun 430 milyonunun yatırım anlaşmalarına dönüştürüldüğünü açıkladı. Afrika İlk Sırada Bölgesel dağılıma bakıldığında yatırımların: %70’i Afrika’ya %15’i Latin Amerika’ya %10’u Asya’ya %5’i Ukrayna’ya yönlendirildi. Yenilenebilir Enerji ve Finansal Kapsayıcılık Öne Çıktı Sektörel dağılımda ise: 4 milyar kron yenilenebilir enerjiye (bunun 2,3 milyarı İklim Yatırım Fonu üzerinden) 2,3 milyar kron finansal kapsayıcılık alanındaki şirketlere 1,1 milyar kron yerel ve bölgesel fonlara 0,9 milyar kron tarım ve sanayi şirketlerine 0,2 milyar kron yeşil altyapı projelerine yatırım yapıldı. Kârlı Yatırımlarla Kalkınma Modeli Norfund, 2025 performansıyla kalkınma finansmanında hibe yerine kârlı yatırım modelinin giderek daha kritik hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu. Fon, ekonomik büyüme ile çevresel ve sosyal etkiyi birlikte hedefleyen yaklaşımıyla, küresel belirsizlik ortamında dikkat çeken aktörlerden biri olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether ve BM’den Suçla Mücadelede İş Birliği Haber

Tether ve BM’den Suçla Mücadelede İş Birliği

Kripto para ekosisteminde en hızlı büyüyen üçüncü bölge konumuna gelen Afrika, dijital varlık dolandırıcılıkları ve sahtekârlıklarına karşı giderek daha savunmasız hâle geliyor. Kısa süre önce Interpol tarafından yürütülen ve Afrika genelinde 260 milyon dolar değerinde yasa dışı kripto ve itibari para varlığının ortaya çıkarıldığı bir operasyon, kıtanın çevrim içi suçlara karşı siber güvenliğini acilen güçlendirmesi gerektiğini gözler önüne seriyor. Bu iş birliği kapsamında Tether, UNODC’nin Afrika 2030 Stratejik Vizyonu’nu destekleyerek; toplumsal dayanıklılığı güçlendirme ve dijital varlıkları koruma yoluyla barış ve güvenliğin teşvik edilmesine katkı sağlayacak. Blok zincir teknolojisi ve diğer yeni nesil teknolojilerden yararlanan girişim; siber suçlara karşı kırılganlıkları azaltmayı, ekonomik fırsatları güçlendirmeyi ve Afrika genelinde insan ticareti mağdurlarını desteklemeyi hedefliyor. Tether ve UNODC iş birliği kapsamında; Senegal’de gençlere yönelik siber güvenlik eğitimleri, mentorluk ve girişim destek programları yürütülürken, Afrika’nın farklı ülkelerinde insan ticareti mağdurlarına doğrudan destek sağlayan sivil toplum kuruluşları güçlendiriliyor. Aynı zamanda Papua Yeni Gine ve Solomon Adaları’nda üniversitelerle birlikte finansal kapsayıcılık ve dijital varlık dolandırıcılığına karşı farkındalığı artırmaya yönelik eğitimler ve blokzincir odaklı öğrenci projeleri destekleniyor. “İnovasyon ve eğitimle toplulukları güçlendiriyor, daha kapsayıcı fırsatlar yaratıyoruz” Tether CEO’su Paolo Ardoino, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İnsan ticareti mağdurlarını desteklemek ve sömürüyü önlemeye yardımcı olmak, sektörler arası koordineli bir eylem gerektiriyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi ile iş birliğimiz sayesinde; inovasyon ve eğitimi bir araya getiren, toplulukları güçlendiren ve en çok ihtiyaç duyanlar için daha güvenli ve kapsayıcı fırsatlar yaratmaya yardımcı olan girişimleri destekliyoruz.” UNODC Batı ve Orta Afrika Bölge Temsilcisi Sylvie Bertrand ise şu ifadeleri kullandı:
“Dijital varlıklar, dünyanın parayla ilişki kurma biçimini yeniden şekillendiriyor ve Afrika’nın kalkınma potansiyelini ortaya çıkarmada hayati bir rol oynarken Birleşmiş Milletler’in barış ve güvenlik gündemine de katkı sağlıyor. Birleşmiş Milletler, özel sektör ve Senegal makamlarını bir araya getiren üçlü bir ortaklık perspektifi beni heyecanlandırıyor; bu ortaklık, Senegal’in Dijital Yeni Anlaşması’nın arkasındaki vizyonu destekleyecek. Bu iş birliğiyle dijital kapsayıcılığı ilerletebilir, dijital becerileri ve gençlerin istihdam edilebilirliğini güçlendirebilir, güvenli ve şeffaf dijital ekosistemleri teşvik edebilir ve organize suçları önlemek için inovasyondan yararlanırken sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyümeyi destekleyebiliriz.”

Garanti BBVA’ya World Finance Awards’tan Dijital Bankacılıkta İki Ödül Birden Haber

Garanti BBVA’ya World Finance Awards’tan Dijital Bankacılıkta İki Ödül Birden

Ödüller, bankanın radikal müşteri perspektifiyle şekillenen dijital bankacılık yaklaşımı ve yüksek müşteri memnuniyetini temsil ediyor. Uluslararası finans yayın grubu World Finance tarafından düzenlenen Digital Banking Awards 2025 kapsamında iki önemli ödüle birden layık görülen Garanti BBVA, dijital bankacılık alanındaki güçlü performansı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla öne çıktı. “Radikal müşteri perspektifimizi dijital deneyimin merkezine koyuyoruz” Aldıkları ödülleri değerlendiren Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, “World Finance tarafından bu iki önemli ödüle layık görülmemizi, dijital bankacılığı yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran bütüncül bir deneyim olarak ele alışımızın bir sonucu olarak görüyoruz. Radikal müşteri perspektifi anlayışımız ile müşterilerimizi dinleyen, ihtiyaçlarını öngören ve onlara gerçek zamanlı, güvenilir çözümler sunan dijital platformlar geliştiriyor ve sunuyoruz. Müşteri memnuniyeti odağımızla bu ödüle layık bulunduğumuz için gururluyuz.” dedi. Teknolojiyi anlamlı ve müşteriye değer yaratan çözümlere dönüştürmek World Finance Digital Banking Awards, bankaların ve finansal teknoloji kuruluşlarının dijitalleşme, inovasyon, müşteri deneyimi, güvenlik ve finansal kapsayıcılık alanlarındaki yetkinliklerini değerlendirerek, küresel ölçekte fark yaratan kurumları ödüllendiriyor. 2025 yılında dijital bankacılık yapay zekâ destekli kişiselleştirme, açık bankacılık, gömülü finans ve siber güvenlik gibi alanlarda yaşanan dönüşümle birlikte müşteri güvenini ve deneyimini daha da derinleştiren bir yapıya evrildi. Garanti BBVA da bu dönüşümde, teknolojiyi anlamlı ve müşteriye değer yaratan çözümlere dönüştürme becerisiyle öne çıktı. Garanti BBVA’nın dijital bankacılık yaklaşımı; müşterilerin günlük finansal ihtiyaçlarını sezgisel, hızlı ve güvenli platformlar üzerinden karşılamayı hedefleyen uçtan uca bir deneyim sunuyor. Mobil bankacılık uygulamaları başta olmak üzere tüm dijital temas noktalarında geliştirilen çözümler, müşteri memnuniyetini artırırken bankacılığı herkes için daha erişilebilir ve sade hale getiriyor.

Mastercard, Türkiye'deki 30. Yaşını Kutluyor Haber

Mastercard, Türkiye'deki 30. Yaşını Kutluyor

Mastercard, Türkiye’de 30 yıldır ödeme teknolojilerinin dönüşümüne katkı veriyor. Türkiye’de faaliyete başladığı günden bu yana dijital ödemeler alanındaki gelişimini destekleyen şirket, 30. yılını kutlarken geleceği şekillendirecek teknoloji, fikir ve yeteneklere odaklanıyor. Türkiye’deki iş ortakları ile birlikte birçok ilki hayata geçiren Mastercard, Türkiye’nin ödeme sistemlerinde güçlü bir ülke olması için önümüzdeki dönemde de teknoloji ve inovasyon odaklı büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Mastercard’ın Türkiye’deki 30 yılının ülkedeki dijital ödemelerin gelişim hikayesiyle çok paralel olduğunu belirten Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı Yasemin Bedir, “Mastercard’ın Türkiye’deki yolculuğuna başladığı dönemde ülkemiz ödeme sistemlerinde büyük bir dönüşümün eşiğindeydi ve Mastercard bu potansiyelin tam kalbinde yer alıyordu. Bizim için bu 30 yıl, sektörümüzde pek çok alanda inovasyonla değer yaratmanın hikayesi. Bugün, 12 ülkenin yer aldığı Doğu Avrupa Bölgesi’nin yönetim merkeziyiz. Türkiye’de geliştirdiğimiz yenilikçi ürün ve hizmetleri bölgeye ihraç ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyon mirasımızı geleceğe taşıyacak heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz” dedi. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı ise şöyle konuştu: “30 yıldır ülkemizin dijital ekonomi vizyonunu destekliyor, finansal ekosisteme değer katıyor ve tüketicilerin yaşam kalitesini artıran çözümler geliştirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin güçlü teknoloji altyapısı ve yenilikçi bakış açısı sayesinde, bugün sadece ülkemize değil, bölgeye de yayılan projeler üreten bir inovasyon merkezi haline geldik. Her yıl 100’ün üzerinde iş ortağımızla 150’den fazla proje yürütüyor, bankalardan finteklere, kamu kurumlarından merkez bankalarına uzanan geniş bir paydaş ağı ile finansal kapsayıcılık ve dijital dönüşüm alanlarında birlikte çalışıyoruz. 30 yıldır Türkiye’nin ritmini paylaştığımız bu yolculukta yanımızda olan tüm paydaşlarımıza, tüketicilerimize ve Mastercard ailesine teşekkür ediyorum.” Geleceği yapay zeka, yetenek ve sanat şekillendirecek. Mastercard, geleceğin şekillenmesinde üç temel unsurun belirleyici olacağına inanıyor: yapay zeka, sanat ve yetenek. Yapay zekayı operasyonel verimlilikten müşteri deneyimine uzanan tüm süreçleri güçlendiren bir teknoloji altyapısı; yeteneği kurumların dönüşüm kapasitesini artıran stratejik insan kaynağı; sanatı ise inovasyonu besleyen yaratıcı düşüncenin dinamosu olarak konumlandırıyor. Bu vizyon doğrultusunda Mastercard, yıl boyunca sürecek kapsamlı bir yapay zeka inisiyatifi başlatarak sektörü ve kamuoyunu yapay zeka odaklı gelişmelerle buluşturacak. Teknolojide Kadın Derneği iş birliğiyle, sektörde yapay zeka alanında donanımlı kadın iş gücünü yetiştirmeyi hedefleyen bir akademi de kuracak. Ayrıca, tüketiciler için Paha Biçilemez platformu üzerinden ilham verici sanat deneyimleri sunmaya devam edecek. 30. yıla özel dijital sanat eseri Mastercard Türkiye’nin 30. yılı anısına genç tasarımcı Ecem Dilan Köse tarafından özel olarak üretilen Mycorrhiza isimli dijital sanat eseri, doğadaki ortak yaşam birliğinden ilham alıyor. Bu eser, Mastercard’ın iş ortaklarıyla kurduğu güven, iş birliği ve iletişim değerlerini sembolize ediyor; tıpkı doğada birbirine bağlı köklerin oluşturduğu yaşam ağı gibi, Mastercard ve paydaşları da birlikte, tek başlarına yaratamayacakları güçlü bir ekosistem inşa ediyorlar. Marka değerleri etrafında şekillenen bu yenilikçi çalışma, Mastercard’ın sanatla kurduğu bağın güçlü bir ifadesi niteliğinde. Özel bir geceyle kutladı Mastercard Türkiye, 30. yıl dönümünü iş ortaklarının katılımıyla düzenlenen özel bir geceyle kutladı. Gecenin teması olan “30 Years Inside the Circles”, Mastercard’ın logo tasarımındaki halkalara atıfta bulunarak markanın bakış açısını yansıtıyor. Halkaların içinden açılan pencerelerde, herkes için sınırsız ve paha biçilemez olasılıkların olduğu bir dünya keşfediliyor; bu değerler, yarınlara umut ve ilham bırakıyor.

Hayat Finans, Dijitalleşmenin Gücüyle Dünyanın Her Yerinde, Türk Vatandaşlarının Yanında Haber

Hayat Finans, Dijitalleşmenin Gücüyle Dünyanın Her Yerinde, Türk Vatandaşlarının Yanında

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, hızlı ve kolay bir şekilde uzaktan müşteri olma deneyimiyle Hayat Finanslı oluyor; Euro katılma hesapları için sunulan avantajlar, ilk SWIFT işlemine iade, Avantajlı Hesapta 6 ay “Altın” statüsü ve seyahatlerine özel ayrıcalıklarla Türkiye’deki hizmet kalitesini dünyanın her yerinde yaşıyor. Türkiye’nin ilk lisanslı dijital bankası Hayat Finans, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına ayrıcalıklı bankacılık hizmetleri sunuyor. Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika ve Avusturya’da yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, bu ülkelerdeki yerel veya Türkiye’deki GSM numaraları üzerinden uzaktan müşteri edinimi süreciyle dakikalar içinde Hayat Finans kullanıcısı olabiliyor. Diğer tüm ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları da Türkiye’deki GSM numaraları üzerinden aynı kolaylıkla kullanıcı olarak Hayat Finans’ın ayrıcalıklı hizmetlerinden yararlanabiliyor. Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz, dijitalleşmenin finansal kapsayıcılık için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Hayat Finans olarak teknolojiyi kapsayıcı finansın temel gücü olarak görüyoruz. Sahip olduğumuz dijital uzmanlıkla, dünyanın dört bir yanındaki vatandaşlarımızın Türkiye ile finansal bağlarını güvenli, kolay ve hızlı biçimde sürdürmelerini sağlayacak çözümler geliştiriyoruz. Katılım finans prensiplerimiz doğrultusunda, yurt dışındaki kullanıcılarımıza hem yenilikçi bir dijital altyapı hem de ayrıcalıklı ürünlerle hizmet veriyoruz. Dijital kanallarımız sayesinde, vatandaşlarımız dünyanın neresinde olursa olsun sadece birkaç adımda kullanıcımız olabiliyor, birikimlerini güvenle değerlendirebiliyor ve kendilerine sunulan özel imkânlardan yararlanabiliyor. Dijitalleşmenin sınır tanımadığı bu dönemde, biz de Türk vatandaşlarına dünyanın her yerinde aynı yüksek hizmet kalitesini ulaştırmanın gururunu yaşıyoruz.” Hayat Finans’ın dünyanın her yerinde yaşayan kullanıcılarına sunduğu ürün ve hizmetler şöyle: Avantajlı Hesapta Özel “Altın” Statüsü Hayat Finanslılar, Avantajlı Hesap’ta ilk açılışa özel Altın Segmenti (%95 kâr paylaşım oranı) avantajından 6 ay boyunca yararlanabiliyor. Euro Katılma Hesabı’nda; Euro katılma hesabı açan kullanıcılarımıza sunulan avantajlar ile yurt dışındaki Türk vatandaşlarının birikimlerini katılım finans prensipleri çerçevesinde değerlendirmesine imkân sunuyor. İlk SWIFT İşlemlerine Özel İade Yurt dışı bankasından Hayat Finans hesabına SWIFT aracılığıyla minimum 5.000 USD/EUR/GBP tutarındaki döviz girişi sağlayan Hayat Finanslılar, ilk işlemlerinde, gönderilen döviz türüne göre 20 USD/EUR/GBP tutarında iade kazanıyor. Seyahatleri Zenginleştiren Ayrıcalıklar Hayat Finans kullanıcıları, İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nda hızlı geçiş ve Buggy hizmetlerinden GastroClub programı kapsamında ücretsiz olarak yararlanabiliyor. Bu ayrıcalıklar Hayat Finanslılara hem zaman kazandırıyor hem de konforlu bir seyahat deneyimi sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.