Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansal Okuryazarlık

Kapsül Haber Ajansı - Finansal Okuryazarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansal Okuryazarlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Allianz, Üst Üste 8. Kez Dünyanın En Değerli Sigorta Markası Seçildi Haber

Allianz, Üst Üste 8. Kez Dünyanın En Değerli Sigorta Markası Seçildi

Dünyanın önde gelen sigorta ve varlık yönetimi şirketlerinden Allianz, global marka gücünü bir kez daha ortaya koydu. New York merkezli küresel marka danışmanlığı şirketi Interbrand tarafından 2000 yılından bu yana yayımlanan “En İyi Global Markalar” (Best Global Brands) 2026 sıralamasına göre Allianz, üst üste sekizinci kez dünyanın en değerli global sigorta markası seçildi. Allianz, tüm sektörleri kapsayan sıralamada bir basamak yükselerek 26. sırada yer alırken marka değerini de bir önceki yıla göre yüzde 9 artırarak 30,7 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine taşıdı. Güven ve müşteri odaklılıkla gelen istikrarlı yükseliş Allianz’ın marka değerindeki yükselişin arkasında güçlü iş performansı ve finansal sonuçların yanı sıra güven, müşteri odaklılık ve müşteri ihtiyaçlarına duyarlı bir marka stratejisi bulunuyor. Sağlık ve kişisel finans gibi insanların yaşamında öncelikli yer tutan alanlara odaklanan Allianz, ürün ve hizmetlerini giderek karmaşıklaşan dünyada müşterilerinin ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde geliştiriyor. Şirket, spor iş birlikleri ve toplumsal fayda odaklı girişimleriyle de insanları bir araya getiren, güven ve dayanışmayı güçlendiren çalışmalara imza atıyor. Allianz Grubu, yaklaşık 70 ülkede faaliyet gösterirken Türkiye’de de Allianz Türkiye, Allianz Trade ve Allianz Partners şirketleriyle hizmet veriyor. 2008 yılından bu yana Allianz Grubu’nun bir parçası olarak faaliyetlerini sürdüren Allianz Türkiye, müşteri deneyimi, dijitalleşme, çeviklik, çalışan bağlılığı, sürdürülebilirlik ve inovasyon alanlarında sektöre öncülük etme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. 8,3 milyon müşterisinin bugünden yarına, yaşam boyu partneri olma vizyonuyla hareket eden Allianz Türkiye, global marka gücünü yerel pazardaki hizmet ve deneyimine yansıtıyor. Global marka gücü Türkiye’de toplumsal faydaya dönüşüyor Allianz Türkiye, global marka yaklaşımını Türkiye’de sporun ve toplumsal gelişimin desteklenmesine yönelik uzun soluklu iş birlikleriyle de güçlendiriyor. Olimpiyat ve Paralimpik Hareketlere verdiği global desteği Türkiye’de de sahiplenen Allianz Türkiye; olimpiyat şampiyonu milli okçu Mete Gazoz, milli para yüzücü Sümeyye Boyacı, milli tekvandocu Merve Dinçel, milli kayakçı Ceren Reyhan Yıldırım ve milli para yüzücü Defne Kurt gibi başarılı sporcuların yanında yer alıyor. Dağ Gibi Arkanızdayız projesiyle Erzurumlu kız çocuklarını kış sporlarıyla buluşturan Allianz Türkiye, Habitat Derneği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP Türkiye) iş birliğiyle yürüttüğü Finansla Gelecek projesiyle de Türkiye’nin dört bir yanından gençlerin finansal okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. Allianz Türkiye ayrıca Koruncuk Vakfı ile yürüttüğü Bir Kız Gelecek projesi kapsamında kız çocuklarının eğitim yolculuğuna eşlik ederken, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile yürüttüğü Bilinçli Adımlar Güvenli Yarınlar projesiyle de 7-14 yaş aralığındaki çocuklarda deprem farkındalığını artırmaya odaklanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Tarımın Kadın Yıldızları” 5 Yıldır Etkisini Güçlendiriyor Haber

“Tarımın Kadın Yıldızları” 5 Yıldır Etkisini Güçlendiriyor

Tarımda kadınlara yönelik fırsat eşitliğini destekleyen örnek proje kapsamında; bugüne kadar 5.500’ün üzerinde kadın çiftçiye ulaşıldı, SuperFresh’in sözleşmeli üretici ağı içindeki kadın üretici oranı yüzde 5’ten yüzde 30’a yükseldi. SuperFresh’in Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğinde fırsat eşitliği odağıyla başlattığı Tarımın Kadın Yıldızları; ürün alım garantisi, finansal destek, tohum ve gübre desteği, 7/24 ziraat mühendisi desteği, eğitimler ve dayanışma ağıyla kadın çiftçilerin üretimdeki gücünü artırmak için tasarlandı. Proje bugün, kadın emeğini görünür kılan ve sosyal faydayı somut etkiye dönüştüren, her yıl sahadaki yeni ihtiyaçlara göre geliştirilen uzun soluklu bir model olarak yoluna devam ediyor. Her yıl yeni adımlarla güçlenen bir etki modeli 2023’te görünürlüğü artıran iletişim çalışmaları ve yeni paydaşlarla büyüyen Proje, 2024’te finansal okuryazarlık, girişimcilik, ekoloji ve yapay zekâ odaklı eğitimlerle derinleşti, topluluk ağları üzerinden kadın çiftçiler arasındaki bağı güçlendirdi. 2025 yılında ise ürün lansmanı ve staj programı gibi yeni adımlarla etkisini genişletti. Tarımın Kadın Yıldızları’nın emeğiyle üretilen SuperFresh “Ege’den Hasat” bezelye, kadın emeğinin toplumsal faydadan raflara uzanan en somut çıktılarından biri oldu. Kategoride bir ilki gerçekleştirerek Michelin tavsiyeli bir restoranın menüsüne de giren ürün, tarladan tabağa sürdürülebilir bereket anlayışını görünür kıldı. 2026’da temel çiftçilik eğitimi başta olmak üzere farklı ihtiyaçlara yönelik eğitim ve söyleşiler devam ederken yaklaşık 2.000 kadının yer aldığı bilgi paylaşımı platformu, uzmanlara erişim ve dayanışmanın yıl boyunca sürdüğü bir alana dönüştü. TABİT iş birliğiyle finansal okuryazarlıktan girişimciliğe, sürdürülebilir tarımdan yapay zekâ uygulamalarına uzanan eğitim ve söyleşiler yıl boyunca devam etti. Tarımın Kadın Yıldızları Projesi beşinci yılında kadın üreticilerle kurulan ilişkiyi yalnızca üretim dönemleriyle sınırlamayan; eğitim, topluluk, görünürlük ve ekonomik güçlenme başlıklarını bir arada ele alan daha bütüncül bir yapıya ulaştı. Proje; kadınların güçlenmesi, sosyal fayda ve sürdürülebilirlik alanlarındaki çalışmalarıyla bugüne kadar ulusal ve uluslararası platformlarda 30 kez ödüllendirildi. Sosyal etki araştırmaları dönüşümü takip ediyor SuperFresh, Tarımın Kadın Yıldızları Projesi’nin etkisini izlemek ve programı sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirmek amacıyla Ipsos Türkiye iş birliğinde düzenli sosyal etki araştırmaları gerçekleştiriyor. Araştırma sonuçları, projenin yarattığı güçlü ekonomik etkiyle birlikte; bilgiyle karar verme, ekonomik bağımsızlık, dayanışma ve bilgi paylaşımı, özgüven ve karar süreçlerine katılım ile görünürlük alanlarında kadın üreticilerin deneyimlerinde dönüşüm yarattığını ortaya koydu. Üretim kararlarında deneyim ve sezginin yanında bilgi, maliyet hesabı ve planlamanın daha fazla yer almaya başlaması bu dönüşümün öne çıkan örneklerinden biri oldu. Ipsos’un değerlendirmesine göre, projenin ilk döneminde memnuniyet yaratan destekler 2026 itibarıyla daha somut ve derin bir etkiye ulaştı; destek, kadın üreticiler açısından giderek güvenceye dönüşen bir yapıya evrildi. Mert Altınkılınç: “Kadın çiftçilerin güçlenmesini tarımın geleceğine yapılan yatırım olarak görüyoruz” Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, şunları söyledi: “Besler olarak tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini, birlikte çalıştığımız üreticilerle kurduğumuz uzun vadeli iş birliğiyle destekliyoruz. Yıldız Holding’in fırsat eşitliği ve kapsayıcılık yaklaşımı ve Yıldız Holding Kadın Platformu’nun çalışmaları doğrultusunda, SuperFresh markamızla 2022 yılında başlattığımız Tarımın Kadın Yıldızları projesi bu anlayışın somut örneklerinden biri. Sözleşmeli üretim ve alım garantisinin yanı sıra finansman, eğitim ve ziraat mühendisliği desteği sunarak kadın çiftçilerin üretimlerini planlamalarına, bilgi ve yetkinliklerini geliştirmelerine katkı sağlıyoruz. Projenin başlangıcında yüzde 5 olan sözleşmeli kadın üretici oranımızın yüzde 30’a ulaşmasından memnuniyet duyuyoruz. Kadın çiftçilerin güçlenmesini tarımın geleceğine yapılan yatırım olarak görüyor, projemizi onların ihtiyaçları ve deneyimleri doğrultusunda geliştirmeyi sürdürüyoruz. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle bilgisi, deneyimi ve üretimiyle tarıma değer katan tüm kadın çiftçilere teşekkür ediyorum.” Gülizar Öcal Doğan: “Kadın çiftçilerin deneyimleri projemizin gelişimine yön veriyor” Besler Pazarlama ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Gülizar Öcal Doğan, şunları söyledi: “Tarımın Kadın Yıldızları’nı kadın çiftçileri dinleyerek, ihtiyaçlarını anlayarak ve onlarla birlikte öğrenerek geliştiriyoruz. TABİT iş birliğiyle sunduğumuz eğitimler ve yıl boyunca devam eden bilgi paylaşımıyla kadınların öğrendiklerini üretim süreçlerine taşımalarını destekliyoruz. Finansal okuryazarlıktan sürdürülebilir tarım uygulamalarına uzanan eğitimlerimizi sahadan gelen geri bildirimlerle şekillendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde eğitimlerimizi ve kadın üreticiler arasındaki dayanışmayı güçlendirerek projemizin sağladığı faydayı geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zorlu Enerji’den 100 Genç Kadına Liderlik Yolculuğunda Güçlü Destek Haber

Zorlu Enerji’den 100 Genç Kadına Liderlik Yolculuğunda Güçlü Destek

Zorlu Enerji öncülüğünde, hayata geçirilen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı, Türkiye genelinde 18–35 yaş arasındaki 100 genç kadının katılımıyla ilk dönemini tamamladı. Akıllı Hayat 2030 vizyonu ve Eşit Bi’Hayat yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirilen program kapsamında katılımcılar; liderlik, öz farkındalık, finansal okuryazarlık, sürdürülebilirlik, girişimcilik, kişisel marka, kariyer gelişimi, müşteri deneyimi, inovasyon ve değişim gibi alanlarda eğitimler aldı. Genç kadınların potansiyellerini görünür kılmalarını ve karar alma süreçlerine daha güçlü şekilde katılmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen program kapsamında finanstan, kişisel markalamaya kadar geniş bir alanda 12 eğitim, gençlerin akran öğrenmesini destekleyen 4 Kız Kardeşlik Buluşması ve 4 İlham Buluşması olmak üzere 20 oturum gerçekleştirildi. Programın etkisini ortaya koyan en önemli sonuçlardan biri, katılımcıların kendi liderlik potansiyellerine ilişkin algılarında yaşanan değişim oldu. Programın başlangıcında 5 üzerinden 2,89 olan ortalama liderlik potansiyeli değerlendirmesi, program sonunda 4,16’ya yükseldi. Katılımcılara yol haritalarını oluşturma fırsatı Katılımcılar, mentörlük süreci kapsamında farklı sektör ve deneyim alanlarından mentörlarla toplam 405 birebir görüşme gerçekleştirerek kariyer hedeflerini değerlendirme, güçlü yönlerini keşfetme ve gelişim alanlarına yönelik yol haritaları oluşturma fırsatı buldu. Bu süreç, katılımcıların kendilerini ve kariyer hedeflerini farklı bakış açılarıyla değerlendirmelerine katkı sağlarken, program kapsamında edindikleri kazanımları birebir deneyim paylaşımlarıyla pekiştirmelerine olanak sundu. Genç kadınların liderlik potansiyeli güçleniyor Zorlu Enerji’nin kadınların iş hayatında ve toplumda daha güçlü şekilde temsil edilmesine katkı sunan çalışmalarını sürdürdüğünü ve genç kadınların potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri fırsatların artırılmasını önceliklendirdiğini belirten Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, “Liderlikte Kadın Yüz’ü Programı’nın ilk döneminde elde ettiğimiz sonuçlar, genç kadınların liderlik potansiyellerini destekleyen gelişim ve dayanışma alanlarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Bir kadın lider olarak, liderliğin gelişiminde bilgi ve deneyim kadar rol modellerin, dayanışmanın ve gelişimi destekleyen alanlar açmanın da çok önemli olduğuna inanıyorum. Genç kadınların kariyer yolculuklarının başından itibaren kendi potansiyellerinin farkına varmaları, deneyim paylaşabilecekleri güçlü bağlar kurmaları ve birbirlerinden güç almaları bu açıdan son derece kıymetli. Farklı şehirlerden programa katılan genç kadınlar; liderlik, iletişim, kişisel gelişim ve kariyer yolculuklarına yönelik kazanımlarını, aldıkları eğitimlerin yanı sıra deneyimli mentörlarla gerçekleştirdikleri birebir görüşmelerle pekiştirdi. Program, katılımcıların liderlik becerilerini geliştirmelerine, potansiyellerini daha güçlü biçimde ortaya koymalarına ve kariyer hedeflerine daha bilinçli bir perspektiften yaklaşmalarına katkı sağladı” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA ve İTÜ ARI Teknokent'ten Teknoloji Girişimcilerine Finansal Okuryazarlık ve Yatırıma Hazırlık Desteği Haber

Garanti BBVA ve İTÜ ARI Teknokent'ten Teknoloji Girişimcilerine Finansal Okuryazarlık ve Yatırıma Hazırlık Desteği

Girişimcilik ekosisteminde yapay zekâ başta olmak üzere yeni teknolojilerin etkisiyle hızlı bir dönüşüm yaşanırken, teknoloji girişimlerinin finansal okuryazarlıklarını geliştirmeleri ve yatırım süreçlerine hazırlanmaları da giderek daha fazla önem kazanıyor. Garanti BBVA ve İTÜ ARI Teknokent iş birliğiyle 22 Eylül'de gerçekleştirilen “Ask Me Anything: Finansal Okuryazarlık ve Yatırıma Hazırlık” etkinliğinde, girişimcilik yolculuğunun finansal boyutu teknoloji girişimleri odağında ele alındı. Etkinlikte girişimcilerin finansal okuryazarlıklarını geliştirmeleri, yatırım süreçlerine daha hazırlıklı olmaları ve büyüme yolculuklarında ihtiyaç duyabilecekleri finansal çözümleri daha iyi değerlendirebilmeleri üzerine bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştirildi. Teknoloji girişimcileri için bütünsel bir yaklaşım Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, etkinlikte yaptığı konuşmada finansal okuryazarlık ve yatırıma hazırlığın girişimcilik yolculuğundaki önemine dikkat çekerek, “İyi bir fikri, iyi bir teknolojiyi sürdürülebilir bir işe dönüştürmek için yalnızca ürünü değil, işin finansal tarafını da iyi yönetmek gerekiyor. Biz de Garanti BBVA olarak girişimcilere ‘Bizde ne var?’ diye değil, ‘Senin bugün neye ihtiyacın var?’ diye bakıyoruz. ‘İlerleme isteğinde yanındayız’ derken de tam olarak bunu kastediyoruz. Girişimcilere desteğimizi yalnızca finansmanla sınırlamıyor; teknoloji girişimcilerine özel hizmet modelimiz ve 2015 yılından bu yana devam eden Garanti BBVA Partners Tech programımızla ihtiyaçlarına bütünsel olarak yaklaşıyoruz. İTÜ ARI Teknokent ile iş birliğimizi de bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak görüyoruz. ‘Birlikte yaparız’ anlayışıyla girişimcilerle bir araya gelmeyi, ihtiyaçlarını dinlemeyi, bilgi ve deneyim paylaşmayı çok değerli buluyoruz,” dedi. Girişimcilere özel hizmet modeli Garanti BBVA, teknoloji girişimlerinin farklılaşan nakit akışları, büyüme hızları ve finansman ihtiyaçlarından hareketle girişimcilere özel bankacılık hizmetleri sunuyor. İstanbul İstinye Park ve Ankara Bilkent şubelerinde yalnızca teknoloji girişimcilerine hizmet veren Müşteri İlişkileri Yöneticileri aracılığıyla girişimlerin ihtiyaçlarına uygun bankacılık çözümleri sunulurken, girişimlerin iş yapış biçimleri ve büyüme ihtiyaçları da yakından takip ediliyor. Kredi Garanti Fonu iş birliğiyle hayata geçirilen Tematik Destek Programı kapsamında ise teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren ve kuruluş tarihinden itibaren en fazla üç yıl geçmiş yeni teknoloji girişimcilerine 1 milyon TL'ye, KOBİ'lere ise 10 milyon TL'ye kadar kredi imkânı veriliyor. Girişimcilik ekosistemine yönelik Garanti BBVA Partners Tech programı kapsamında ise teknoloji girişimlerine mentorluk, eğitim, ofis alanı, iletişim ve iş geliştirme desteği sunulurken, girişimciler bankanın kurumsal bilgi birikimi ve geniş ağıyla da buluşturuluyor. 2015 yılında başlayan program kapsamında bugüne kadar yaklaşık 65 girişimin gelişim yolculuğuna eşlik edildi. Programın 10. döneminde Eriklabs, Text2Test, Rudiq, Freya ve Fraud.com desteklenen girişimler arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone’dan Finans Çalışanları İçin Yeni Gelişim Programı Haber

Vodafone’dan Finans Çalışanları İçin Yeni Gelişim Programı

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, çalışanlarının gelişimine katkıda bulunmaya devam ediyor. Şirket, finans fonksiyonu içindeki 30 yaş altı çalışanlarına CFO (Finanstan Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı) perspektifini daha yakından deneyimleme fırsatı sunacak “Take a Seat with CFO” programını başlattı. Program boyunca katılımcılar şirketin finans gündemine, önceliklerine ve karar alma süreçlerine daha yakından tanıklık ederken CFO perspektifini deneyimleyerek işin büyük resmini derinlemesine anlama şansı yakalayacak. Vodafone Türkiye Finanstan Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hana Jalel, şunları söyledi: “Vodafone Finans fonksiyonu olarak şirketlerimizin mali yapısını sağlam tutmanın ötesinde, geleceği şekillendirme sorumluluğunu da taşıyoruz. Biz sadece geriye bakıp ve bunu raporlayan bir fonksiyon değil, ileriyi hayal eden ve şirketimizi bu doğrultuda yönlendiren bir fonksiyonuz. Bu noktada, çalışma arkadaşlarımızın mesleki bilgi birikimine ve gelişimine katkıda bulunacak adımlar atmayı önemsiyoruz. Finans departmanındaki 30 yaş altı çalışma arkadaşlarımız için yeni bir uygulama başlatıyoruz. ‘Take a Seat with CFO’ adını verdiğimiz programın ana fikri, genç çalışma arkadaşlarımızın CFO karar süreçlerini gözlemlemesi ve kendi liderlik gelişimlerine katkı sağlayacak deneyimler kazanması. Programımız öğren, gözlemle ve yansıt mantığıyla ilerliyor. Arkadaşlarımız yönetimsel karar alma süreçlerine ilk elden tanıklık ediyor, CFO bakış açısını deneyimliyor ve profesyonel gelişimlerine hız katıyorlar.” Üç aşamalı deneyim Vodafone’un yeni programı üç temel deneyimden oluşuyor. “Learn the Numbers” (Sayıları Öğren) adı verilen ilk aşamada, katılımcılara finans performansını yönlendiren temel göstergeleri, kritik metrikleri ve CFO perspektifinde öne çıkan konuları daha yakından tanıma fırsatı sunuluyor. Programın temelini, finansal okuryazarlık ve iş bilgisini güçlendiren bir hazırlık fazı oluşturuyor. “Watch the Decisions” (Kararları İzle) adı verilen ikinci aşamada, yönetici toplantıları ve kritik iş değerlendirmeleri sırasında CFO’nun nasıl düşündüğünü, hangi verileri kullandığını ve kararlarını nasıl şekillendirdiğini gözlemleme deneyimi sunuluyor. Genç yeteneklerin sadece teorik bilgi alması değil, CFO'nun iş performansı ve finans yönetimine yaklaşımını, hangi soruları sorduğunu, konuları nasıl değerlendirdiğini ve ekibi nasıl yönettiğini yakından görmeleri hedefleniyor. “Reflect on Leadership” (Liderlik Üzerine Düşün) adı verilen son aşamada ise CFO ile gerçekleştirilecek değerlendirme oturumunda öğrenimlerin üzerinden geçme ve liderlik perspektifi kazanma fırsatı sunuluyor. Bu aşamada katılımcılar CFO ile değerlendirme toplantısı yaparak deneyimi anlamlandırıyor. Sadece “Ne gördüm?” değil, “Bu deneyim benim liderlik gelişimim için ne ifade ediyor?” sorusuna odaklanıyor. Her ay bir çalışan seçilecek Program aylık olarak gerçekleştirilecek. Her ay seçilecek bir genç çalışan bu deneyimden yararlanma fırsatı bulacak. Başvurular ilk etapta 6 aylık dönem için değerlendirilecek ve seçilen katılımcılar ilgili aylara planlanacak. Böylece program yıl boyunca farklı çalışanların katılımıyla devam edecek ve daha fazla genç çalışanın bu gelişim fırsatından faydalanması sağlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNET, Yeni Girişimcilerle Güçlendiği,  28’inci Yaşını Kutluyor Haber

QNET, Yeni Girişimcilerle Güçlendiği,  28’inci Yaşını Kutluyor

Doğrudan satış sektörünün önde gelen markalarından QNET, küresel ölçekte 28’inci kuruluş yılını kutlarken Türkiye’de de 16 yılı geride bırakıyor. Türkiye pazarına girdiği 2010 yılından bu yana doğrudan satış modelini yerel girişimcilik dinamikleriyle buluşturan şirket; eğitimden dijital altyapıya, finansal okuryazarlıktan çevresel sürdürülebilirliğe uzanan çalışmalarıyla uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. QNET’in Türkiye’deki 16 yıllık yolculuğunda, dijitalleşen pazar koşullarına uyum sağlayarak ticaretini ve operasyonunu küresel bilgi birikimiyle dönüştürdü. QNET, dijital yetkinliklerini geliştirirken ürün portföyünü de tüketicilerin farklılaşan ihtiyaçları doğrultusunda çeşitlendirdi. Girişimcilerini dijital araçlarla destekleyen, Microsoft ile dijital dönüşüm projesi yürüten, dijital içerik platformunu ve ürün katalogunu sürekli güncelleyen QNET, doğrudan satış sektöründe öncü rol oynamayı sürdürüyor. Türkiye’de Finansal Okuryazarlığa Yatırım Dijitalleşmeyle birlikte QNET, RYTHM felsefesine uygun Türkiye’de de sosyal etki çalışmalarına ağırlık veriyor. QNET için önemli kilometre taşlarından biri olan FinGreen programı 2023 yılından beri Türkiye’de hayata geçirildi. Özellikle kadınların ve gençlerin finansal okuryazarlık düzeylerinin geliştirilmesini amaçlayan projeyle bugüne kadar 600’ü aşkın kişiye ulaşıldı. QNET, program kapsamında Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ve Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı (TOÇEV) ile iş birlikleri gerçekleştirdi. Düzenlenen eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla katılımcıların bütçe yönetimi, tasarruf ve finansal planlama konularında bilgi edinmeleri desteklendi. Program, günlük yaşamda daha bilinçli finansal kararlar alınmasına katkı sağlamanın yanı sıra özellikle kadınların ve gençlerin ekonomik açıdan güçlenmesini hedefledi. Sürdürülebilirliğe Türkiye’den Katkı… Çevresel sürdürülebilirlik de QNET’in Türkiye’deki yaklaşımının önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Şirketin EcoMatcher iş birliğiyle 2021 yılında başlattığı ‘Green Legacy’ programı kapsamında, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 11 ülkede bugüne kadar toplam 20 bin 200 ağacın dikilmesine katkı sağlandı. Kenya, Filipinler, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Cezayir, Türkiye, Mısır, Fas, Azerbaycan, Irak ve Malezya’yı kapsayan program, çevresel etkinin uluslararası iş birlikleriyle büyütülmesini amaçlıyor. QNET, bu yaklaşımını çevre dostu uygulamaları ve vegan ürün alternatifleriyle de destekliyor. “Güçlü ve uzun soluklu planlarla başarıyı elde ettik” QNET Türkiye ve Orta Asya Bölge Genel Müdürü Cem Geyik, şirketin Türkiye’deki 16 yıllık yolculuğuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “QNET’i bugün bulunduğu noktaya taşıyan en önemli unsurlardan biri, temel değerlerimizden ödün vermeden değişen ihtiyaçlara uyum sağlama becerimiz oldu. Türkiye’de faaliyet göstermeye başladığımız 2010 yılından bu yana doğrudan satış modelimizi yerel girişimcilik dinamikleriyle buluşturarak güçlü ve uzun soluklu bir vizyon oluşturduk. Değişen tüketici beklentilerine uyum sağlarken dijital altyapımızı, eğitim olanaklarımızı ve ürün portföyümüzü de geliştirmeyi sürdürdük” dedi. Başarının yalnızca büyüme rakamlarıyla ölçülemeyeceğini belirten Geyik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki yolculuğumuzu yalnızca ticari bir faaliyet olarak görmüyoruz. İnsanların hayatına dokunan ve uzun vadeli değer yaratan çalışmalar, yaklaşımımızın önemli bir parçasını oluşturuyor. FinGreen programını 2023 yılında Türkiye’ye taşıyarak KEDV ve TOÇEV iş birliğiyle kadınlara ve gençlere finansal okuryazarlık alanında destek sunduk. Bütçe yönetimi, tasarruf ve finansal planlama konularında farkındalık yaratırken özellikle kadınların ekonomik açıdan güçlenmesine katkı sağlamayı amaçladık. Türkiye’yi de kapsayan Green Legacy programımızla çevresel sürdürülebilirlik alanındaki sorumluluğumuzu somut adımlarla destekledik. Önümüzdeki dönemde de girişimcilik, eğitim, finansal farkındalık ve sürdürülebilirlik ekseninde Türkiye’ye değer katmaya devam edeceğiz.” Küçük Bir Ekipten Küresel Organizasyona 1998 yılında Hong Kong’da küçük bir ekiple kurulan QNET, bugün Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da faaliyet gösteren küresel bir organizasyon olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, 28 yıllık küresel yolculuğu boyunca operasyonlarını, ürün portföyünü ve dijital yetkinliklerini değişen tüketici beklentilerine göre geliştirdi. QNET’in RYTHM felsefesi kapsamında yürüttüğü sosyal etki çalışmaları ise eğitim, sağlık, çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik güçlenme alanlarına odaklanıyor. Şirket, küresel ölçekte 28’inci, Türkiye’de ise 16’ncı yılını geride bırakırken bireylerin uzun vadeli gelişimine katkı sağlayan ve potansiyellerini gerçekleştirmelerine yardımcı olan projeleri büyütmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 TEB’den Ekonomiye 518 Milyar TL Destek Haber

 TEB’den Ekonomiye 518 Milyar TL Destek

TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri toplam aktiflerinin yüzde 61,63’ünü oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri yılın ikinci çeyreğinde 518 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken aynı dönemde toplam mevduatı ise 560 milyar TL oldu. 2026 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve kârlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in öz kaynakları 67,3 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin üstünde, yüzde 16,81 oranında gerçekleşti. Türk Ekonomi Bankası (TEB), 2026 yılının ikinci çeyreğinde büyüme stratejisini dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımıyla başarılı bir şekilde sürdürdü. Müşterilerine çeşitli yatırım fonlarına erişim imkânı sunan TEB, ticari müşterilerinin finansal süreçlerini geleceğin dijital altyapısıyla yeniden şekillendiriyor. Bu sayede işletmeler finansal operasyonlarını çok daha hızlı, izlenebilir ve esnek bir yapıda yönetiyor. Banka aynı zamanda kadınların ekonomideki yerini güçlendirme hedefiyle kadın bankacılığı çalışmalarını genişletmeye devam ediyor. İGE iş birliğiyle kadın ihracatçılara 40 milyon TL'ye varan kredi imkânı tanıyan TEB, EBRD ile yürütülen TurWIB projesi kapsamında alınan 50 milyon Euro'luk fonun ilk 25 milyon Euro’luk diliminin yüzde 75’i kadın girişimcilere kullandırıldı ve kadın işletmecilere verilen kredilerde yüzde 16 oranında büyüme kaydedildi. Banka, kadın bankacılığı çalışmalarına bir yenisini ekleyerek EBRD iş birliği ve JPMorganChase desteğiyle Geleceğe Yön Veren Kadınlar Programı’nı da başlattı. TEB yeni programıyla önümüzdeki dönemde dijital dönüşüm, finansal yönetim, marka yönetimi, pazarlama, ihracat, verimlilik ve büyüme stratejileri gibi alanlarda uzman danışmanlardan grup danışmanlığı desteği vererek kadın işletmecileri geleceğe hazırlayacak. Kurulduğu 2012 yılından bu yana 21 milyonu aşkın bireye ulaşan TEB Aile Akademisi ise finansal kapsayıcılık vizyonuyla faaliyetlerine hız kesmeden devam etti. 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla finansal okuryazarlık, iklim okuryazarlığı ve girişimci kadın liderlik eğitimleri kapsamında 5 bini aşkın kişiye ücretsiz olarak yüz yüze ve online eğitimler verildi. Girişim Bankacılığı çalışmaları kapsamında yenilikçi iş fikirlerini ekonomiye kazandırmaya ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye devam eden TEB; ODTÜ Teknokent ve La French Tech İstanbul iş birliğiyle girişimcileri Paris’te düzenlenen ve Avrupa’nın en büyük Teknoloji fuarlarından biri olan VivaTech’te ağırlayarak, küresel pazarlarda görünürlük kazanmalarına destek oldu. Diğer yandan, uygulayıcı kuruluşlarından biri olduğu TÜBİTAK BiGG’de, dört kurum ortaklığında gerçekleştirilen U4Venture programının jüri ve Investor Day süreçlerini üstlenerek girişimcileri yatırımcılarla buluşturdu. Banka, TİM TEB Girişim Evi 2026 yılı programları kapsamında yeni girişimcileri hızlandırma programlarına dahil ederek girişimcilerin yeteneklerini ve potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirebilmeleri için de çalışmalarına devam ediyor. Kurumsal bankacılık alanında işletmelere sağladığı finansman desteğini küresel iş birlikleriyle güçlendiren TEB, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın (EBRD) Türkiye’de ilk kez TEB aracılığıyla kullandırdığı Dijital Dönüşüm Finansman Programı (DTFF) kapsamında toplam 25 milyon Euro tutarındaki iki dilimli kredi anlaşmasının 15 milyon Euro’luk ikinci dilimini temin ederek, KOBİ’lerin dijital dönüşüm süreçlerindeki finansman ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla kullanıma sundu. Öte yandan, uluslararası fonlama kapasitesini artırmaya devam eden TEB, Mart 2026’da kurulumunu tamamladığı 2 milyar ABD doları tutarına kadar olan Euro Medium Term Note (EMTN) programı kapsamında, Haziran 2026 sonu itibarıyla yurt dışı piyasalarda 11 tahvil ihraç işlemini başarıyla gerçekleştirerek 333,5 milyon ABD doları karşılığı finansman sağladı. Farklı vade ve para birimlerinde esnek ihraç imkânı sunan bu program, bankanın küresel sermaye piyasalarındaki görünürlüğünü daha da güçlendirdi. TEB’e uluslararası kuruluşlardan 3 ödül birden Müşteri odaklı hizmet anlayışı ve yenilikçi çözümleriyle TEB, 2026 yılının ikinci çeyreğinde de küresel çapta saygın finans yayınları tarafından ödüllerle taçlandırıldı. Bu kapsamda TEB, KOBİ Bankacılığı’na yönelik çalışmalarına istinaden uluslararası finans dünyasının önde gelen yayınlarından Euromoney’nin düzenlediği Mükemmellik Ödülleri’nde "Türkiye'nin En İyi KOBİ Bankası" seçildi. Varlık yönetimi alanındaki uzmanlığıyla öne çıkan TEB Özel Bankacılık, World Finance Dergisi tarafından üst üste sekizinci kez “Türkiye’deki En İyi Özel Bankacılık” ödülünü kazanarak sektördeki istikrarlı başarısını ve öncü konumunu bir kez daha tescillemiş oldu. Banka Sermaye Piyasası ve TL Muhabir Hesap Hizmetleri kapsamında ise, Global Finance Dergisi tarafından gerçekleştirilen değerlendirmede “Dünyanın En İyi Alt-Saklama Bankası 2026” kapsamında Türkiye’nin en iyisi unvanına layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi   1 Yaşında Haber

AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi 1 Yaşında

AgeSA’nın Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında Fırat Üniversitesi’nde hayata geçirdiği AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi, kuruluşunun birinci yılını geride bıraktı. Gençlerin teknoloji, inovasyon, sigortacılık, girişimcilik ve kariyer gelişimi gibi alanlarında yeni yetkinlikler kazanmasını hedefleyen merkez, ilk yılında öğrenciler için yalnızca bir eğitim alanı değil; birlikte düşünme, üretme, deneyimleme ve sektörle temas kurma noktası haline geldi. İlk yıl boyunca atölye, eğitim, seminer ve sosyal aktiviteden oluşan toplam 17 etkinlik düzenlendi. Bu çalışmalarla 1.000’in üzerinde öğrenciye ulaşılırken, süreçlere 80 AgeSA gönüllüsü aktif katkı sundu. Üniversite–Özel Sektör İş Birliği İçin Kalıcı Bir Yapı Oluşturuldu Merkezin yolculuğu, öğrencilerin ve akademisyenlerin beklentilerini anlamaya yönelik AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi Vizyon Çalıştayı ile başladı. Bu süreçte merkez; öğrencilerin bir araya geldiği, fikir geliştirdiği, sektör profesyonelleriyle temas kurduğu ve kendi potansiyelini keşfettiği yaşayan bir buluşma noktası olarak kurgulandı. Fırat Üniversitesi’nde 600’den fazla kişinin katılımıyla gerçekleşen açılış ise AgeSA’nın gençlerle teknoloji, inovasyon ve yetenek gelişimi ekseninde kurduğu uzun vadeli iş birliği modelinin güçlü bir başlangıcı oldu. Gençlere Gerçek İş Deneyimi Sağlandı Merkez, ilk yılında staj programlarıyla öğrencilerin iş dünyasını yakından tanımasına imkân sağladı. Yaz stajı ve uzun dönem staj programları kapsamında gençler; sigortacılık, bireysel emeklilik, çevik çalışma ve kurumsal iş süreçlerine dair deneyim kazanırken, AgeSA ekipleriyle birlikte gerçek iş problemleri üzerinde çalışma fırsatı buldu. Böylece öğrenciler teorik bilgilerini pratiğe dönüştürürken, iş hayatına daha bilinçli ve donanımlı şekilde hazırlanma imkânı yakaladı. İki farklı staj programına katılan 8 öğrenci, AgeSA ekipleriyle birlikte çalışma fırsatı elde etti. Teknoloji, Sigortacılık ve Girişimcilik Aynı Zeminde Buluştu AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi, girişimcilik ve inovasyon odağındaki programlarıyla gençlerin fikir üretme becerilerini destekledi. Fikirden Girişime Eğitim Programı, AgeSA Insurtech Ideathon Challenge, AgeSA Insurtech CodeNight ve AgeSA Insurtech CX Ideathon gibi çalışmalarla öğrenciler; sigortacılık, teknoloji, finansal okuryazarlık, müşteri deneyimi ve veri odağında çözüm geliştirme süreçlerine dahil oldu. Eğitim, mentorluk ve uygulama adımlarını bir araya getiren bu programlar, gençlerin sektörün gerçek problemlerine yaratıcı ve uygulanabilir fikirlerle yaklaşmasına alan açtı. Eğitim ve Webinarlarla Gelişim Alanı Desteklendi Merkezde yürütülen webinar ve eğitim serileri de farklı disiplinlerden öğrencilerin gelişimine katkı sundu. Tasarım odaklı düşünme, insan merkezli inovasyon, kurumsal IT dünyası, teknoloji trendleri ve kariyer planlama gibi başlıklarda gerçekleştirilen programlarla gençlerin hem teknik hem de kişisel yetkinlikleri desteklendi. Geleceğin IT Liderleri eğitim serisi ve Kariyer 360° etkinliği, öğrencilerin kariyer yolculuklarını daha bilinçli planlamalarına katkı sağladı. Merkez bünyesinde gerçekleştirilen 4 eğitim toplam 52 saat, 4 atölye ise toplam 38 saat sürerken; ayrıca 3 seminer ile öğrencilere 6 saatlik ilave gelişim içeriği sunuldu. Merkez, Öğrenciler için Yaşayan Bir Buluşma Alanına Dönüştü AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi, yalnızca eğitim ve proje geliştirme odağıyla değil, öğrenciler arasında sosyal bağları güçlendiren etkinlikleriyle de öne çıktı. Game Night ve Insurtech Quiz Night gibi oyunlaştırılmış buluşmalar, merkezin öğrenciler için daha sıcak, katılımcı ve sahiplenilen bir alan haline gelmesini sağladı. Quiz Night kapsamında başarılı olan öğrencilerin İstanbul’da AgeSA ofisini ziyaret etmesi ve sektör etkinliklerine katılması ise bu deneyimi daha geniş bir öğrenme yolculuğuna dönüştürdü. Merkezde gerçekleştirilen 3 sosyal etkinlik ve 3 gün süren teknik gezi de öğrencilerin sektörle etkileşimini güçlendirirken, teorik bilgilerini saha deneyimiyle pekiştirmelerine katkı sundu. Etki Alanı Yeni Programlarla Büyüyecek AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi, ilk yılında oluşturduğu güçlü zemini önümüzdeki dönemde yeni programlarla daha da genişletmeyi hedefliyor. Merkez; teknoloji, müşteri deneyimi, insan kaynakları, girişimcilik, tasarım, veri ve sigortacılık alanlarında gençlere farklı gelişim fırsatları sunmaya devam edecek. AgeSA, bu çalışmalarla gençlerin yalnızca bugünün iş dünyasını tanımasına değil, geleceğin problemlerine çözüm üretebilen, teknolojiyle düşünen ve toplumsal etki perspektifiyle hareket eden bireyler olarak gelişmesine katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık Karnesi Açıklandı Haber

Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık Karnesi Açıklandı

Odeabank’ın KONDA Araştırma ve Danışmanlık iş birliğiyle, Türkiye’de kent ve metropol alanlarında yaşayan 1425 kişiyle 9-12 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık ve Yatırım Alışkanlıkları Araştırması”, Türkiye’de bireylerin finansal bilgi düzeyleri, yatırım tercihleri ve birikim davranışlarına ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırma, yatırım davranışlarında alışkanlıkların ve birikim reflekslerinin etkisini koruduğunu gösterdi. Finansal başarıda bilgi, zamanlama ve disiplin öne çıkıyor Araştırma, finansal okuryazarlığın yalnızca teorik bilgiden ibaret olmadığını; dijital finans araçlarının kullanımı, deneyim ve sabır ile disiplin gibi kişisel özelliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Toplumun yalnızca yüzde 12’si bu alanların tamamında güçlü bir profile sahipken, eğitimli gençlerin bilgiyi pratiğe dönüştürmekte zorlandığı, bazı ileri yaş gruplarının ise sınırlı teknik bilgiye rağmen bütçelerini başarılı şekilde yönettiği görülüyor. Katılımcıların yüzde 27’si finansal başarının temelinde bilgi ve analizin yer aldığını belirtirken, yüzde 25’i doğru zamanlamayı, yüzde 24’ü ise sabır ve disiplini ön plana çıkarıyor. Ekonomik bilgi seviyes arttıkça, başarıyı bilgi ve analiz (yüzde 38) ile doğru zamanlama (yüzde 34) faktörlerine bağlama eğilimi de güçleniyor. Altın güvenli liman olmayı sürdürüyor Araştırma, yatırım algısında da önemli bir kırılmaya dikkat çekiyor. Düzenli yatırım veya birikim yaptığını söyleyenlerin oranı yüzde 34 olurken, yatırım araçlarından en az birine sahip olanların oranı yüzde 52’ye yükseliyor. Bu farkın merkezinde ise altın yer alıyor. Katılımcıların yüzde 35’i altın yatırımı yaptığını belirtmesine rağmen, yalnızca altına yatırım yapan her 5 kişiden 2’si bunu “yatırım” olarak tanımlamıyor. Araştırma sonuçları, altının toplum nezdinde bir yatırım aracından çok “güvende hissetme” ve “kötü gün için birikim yapma” davranışıyla ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor. Araştırmada modern yatırım araçlarının kullanım oranlarının ise hâlâ sınırlı olduğu görülüyor. Borsa yatırımı yapanların oranı yüzde 7, yatırım fonu kullananların oranı yüzde 3, kripto varlık sahibi olanların oranı ise yüzde 2 seviyesinde bulunuyor. Araştırma, katılımcıların yatırım tercihlerinde yüksek kazançtan çok güvenilirlik, erişilebilirlik ve düşük risk beklentisinin belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Genel toplum refleksi “önce harcamak, kalanla birikim yapmak” şeklinde ilerliyor. Bu durum, yatırım kültürünün proaktif değil daha çok reaktif biçimde geliştiğine işaret ediyor. Kadınlar ve gençler yatırım ekosisteminde daha görünür hale geliyor Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri de kadınların yatırım ekosistemindeki yükselen rolü oldu. Son üç ay içinde yatırım yapmaya başlayanların yüzde 71’ini kadınlar oluştururken, gençlerin yatırım dünyasına ilgisinin de giderek arttığı görülüyor. Özellikle 18-33 yaş grubunun yeni yatırımcılar arasında önemli bir paya sahip olması, finansal okuryazarlıkta kuşaklar arası davranış değişimine işaret ediyor. Finansal bilgi seviyesi genç ve orta yaş grubunda zirveye ulaşırken, finansal özgüven skorunun erkeklerde çok daha yüksek olduğu gözlemleniyor. Erkekler borsa, fon ve kripto gibi modern yatırım araçlarında daha baskın bir profil çizerken; kadınların sisteme daha çok altın üzerinden dahil olduğu görülüyor. Beyaz yakalı ve üniversite mezunu kesim daha fazla finansal ürün çeşitliliğine yönelirken; işçi, esnaf ve çiftçi gruplarında araba ve gayrimenkul gibi somut yatırımlar öne çıkıyor. Finansal bilinç artıyor, alışkanlıklar aynı hızda değişmiyor Katılımcıların yüzde 48'i yatırım kararında en çok "kendi bilgi ve analizine" güveniyor. Araştırmanın finansal okuryazarlık profillerine ilişkin sonuçları da dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 40'ı temel finansal sorulara (enflasyon ve faiz hesabı gibi) doğru yanıt verirken bu bilgiye sahip olanların büyük çoğunluğu, finansal davranışlarını buna göre şekillendiremiyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 12’si finansal bilgi, davranış ve tutum ekseninde güçlü performans sergileyerek “bütüncül olarak güçlü finansal okuryazarlık” profiline giriyor. Yüzde 15’i güçlüye yakın finansal okuryazarlık profiline dahil olurken, yüzde 14’ü finansal konularda bilgili ancak bu bilgisini yatırım davranışına dönüştüremiyor. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Odeabank Genel Müdürü Mert Öncü, şunları söyledi: “Finansal okuryazarlık bugün yalnızca finansal kavramları bilmekle sınırlı olmayan, bireylerin günlük hayatlarını doğrudan etkileyen önemli bir yetkinlik alanı haline geldi. Özellikle kadınların ve gençlerin yatırım ekosistemine artan ilgisini çok değerli buluyoruz. Odeabank olarak, uzun süredir yatırım odaklı bankacılık yaklaşımımızla, toplum genelinde finansal okuryazarlığı geliştirmek ve yaymak amacıyla çalışmalar yürütüyoruz. Odea Radyo’da finansal okuryazarlık odaklı hazırladığımız programlar, Yatırım Odaklı Podcast serimiz ve dijital mecralarımızda oluşturduğumuz içeriklerle bilgi temelli bir yatırım ekosisteminin gelişimini destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde de bireylerin finansal kararlarını daha bilinçli ve sürdürülebilir bir şekilde almasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.