Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansal Okuryazarlık

Kapsül Haber Ajansı - Finansal Okuryazarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansal Okuryazarlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi “Geleceğin Önder Çiftçileri”ni Yetiştiriyor Haber

İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi “Geleceğin Önder Çiftçileri”ni Yetiştiriyor

Gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından olan tarım sektörünün önemi her geçen gün artıyor. Küresel iklim değişikliği, yüksek girdi maliyetleri, kırsal nüfusun yaşlanması ve gençlerin tarımdan uzaklaşması önemli gibi gelişmelere rağmen sektör, akıllı tarım uygulamaları, veri odaklı üretim modelleri ve sürdürülebilir yaklaşımlar ile yenilikçi bir yapıya kavuşma potansiyeli taşıyor. “Geleceğin Önder Çiftçileri Eğitim Programı”, bu dönüşümün gelecekteki öncüleri olacak genç üreticileri desteklemek amacıyla İş Bankası ve Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi. 31 Mayıs’a kadar başvuruların devam edeceği program kapsamında; bitkisel ve/veya hayvansal üretimle ilgilenen, teknolojiye ve yeni nesil tarım uygulamalarına ilgi duyan ziraat fakültelerinin ikinci sınıf öğrencileri arasından 20 genç çiftçi seçilecek. Türkiye’nin farklı bölgelerinden katılması beklenen öğrenciler, bir hafta boyunca eğitimler alacak. Teori ve pratik bir arada İki aşamalı bir yapı üzerine kurgulanan programın ilk aşamasında genç çiftçilere finansal okuryazarlık, tarım politikaları, katma değerli üretim ve ürün hikâyesi, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik, tarımsal finans, kooperatifçilik, üretim ve pazarlamada dijital uygulamalar, iş modeli geliştirme başlıklarında disiplinler arası içerikler sunulacak. Programın devamında öne çıkan katılımcılar, ikinci yıl planlanan uygulama aşamasına dahil edilecek. İkinci aşama, teorik kazanımların toprakla buluştuğu bir basamak olarak kurgulanıyor. Bu süreçte genç çiftçilerin örnek çiftlikler, tarımsal işletmeler, girişimler ve kooperatiflerle bir araya gelerek ekosistem deneyimi kazanması hedefleniyor. Ayrıca, yeni nesil tarım teknolojileri ve çözümleri, verimlilik artırıcı uygulamalar konusunda saha deneyimi edinmeleri planlanıyor. Böylece katılımcılar yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulama deneyimiyle de desteklenecek. Uzun vadeli ve çok boyutlu bir gelişim modeli olarak tasarlanan programın; tarım sektöründe insan kaynağının güçlendirilmesine, teknolojik dönüşümün desteklenmesine ve sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sunması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi’nin 3 Binden Fazla Mezunu Web3 Yolculuğuna Başladı Haber

Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi’nin 3 Binden Fazla Mezunu Web3 Yolculuğuna Başladı

Kadınların finansal okuryazarlık alanındaki bilgisini derinleştirmek ve Web3 ekosisteminde kendilerine yer bulmalarını desteklemek için Binance TR ve Wtech ortaklığıyla kurulan akademi, düzenlenen kapanış buluşmasında yüzlerce kadını ağırladı. Etkinlikte blokzincir ve teknoloji alanında yetkinlik kazanan katılımcılar sertifikalarını aldı. 198 saatlik kapsamlı bir müfredat Akademi, bir farkındalık çalışması olmanın ötesine geçerek katılımcılara teknik ve teorik açıdan ileri düzey bir donanım kazandırdı. Program kapsamında 9 ayrı çevrimiçi eğitim üzerinden toplam 164 saatlik modüler içerik aktarıldı. Hatay, Gaziantep, İzmir ve İstanbul’da yapılan 4 fiziksel program kapsamında ise 34 saatlik yüz yüze atölye çalışması gerçekleştirildi. Toplamda 198 saate ulaşan müfredat sayesinde katılımcılar NFT, siber güvenlik, yapay zeka entegrasyonu ve algoritmik ticaret başta olmak üzere geniş bir alanda yetkinlik kazandı. Türkiye’nin birçok şehrine ulaşıldı Paylaşılan güncel veriler, akademinin toplamda 3.246 kişiye ulaştığını ortaya koydu. Katılımcı profilinde 1.779 üniversite mezunu ile 1.411 üniversite öğrencisi öne çıktı. Programa lise mezunlarının, yüksek lisans öğrenci ve mezunlarının, doktora öğrenci ve mezunlarının yanı sıra NEET kategorisindeki kadınların da katılması, akademinin farklı eğitim ve istihdam profillerinden kadınlara erişim sağladığını ve nitelikli iş gücüne anlamlı bir katkı sunduğunu açıkça gösterdi. Şehir dağılımına bakıldığında İstanbul, İzmir ve Ankara’nın yanında Gaziantep ile Hatay’ın da ilk beş içinde yer aldığı görüldü. Bu tablo, akademinin deprem bölgesindeki kadınları teknolojiyle güçlendirme hedefinin kararlı bir biçimde sürdürüldüğünü ortaya koyuyor. Mücahit Dönmez: “Hedefimiz Türkiye’yi tüketiciden üretici konumuna taşımak” Mezuniyet töreninde konuşan Binance TR Genel Müdürü Mücahit Dönmez, projenin yarattığı etkiden duyduğu gururu şu sözlerle ifade etti: “Türkiye, 2026’nın ilk çeyreğinde küresel kripto varlık benimsemesinde 5’inciliğe yükselerek dev bir pazar olduğunu kanıtladı. Ancak bizim için asıl mesele, bu büyük tabloda sadece kullanıcı mı yoksa üretici mi olacağımızdır. Kripto, geleneksel finansın aksine hiyerarşilerin henüz kemikleşmediği genç bir sektör; yani kapı açık, masa boş ve kim erken gelirse o masanın sahibi o olacak. Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi ile temel amacımız, kadınların bu masada yerlerini almalarını sağlayarak Türkiye’yi sadece yabancı protokollere likidite sağlayan bir pazar olmaktan çıkarıp, küresel projeler inşa eden bir üretim merkezine dönüştürmektir. Bugün ulaştığımız 3 bini aşkın kadın, bu ekosistemin sadece birer parçası değil, geleceğin kurucuları ve liderleri olma yolundaki en büyük gücümüzdür.” Zehra Öney: “Geleceği kadınlarla birlikte inşa ediyoruz” Teknolojide Kadın Derneği (Wtech) Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney ise törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “2026 yılı ve sonrası, alıştığımız ‘konfor alanlarının’ yıkıldığı ve ekonominin dijital bir DNA ile yeniden tanımlandığı bir dönemin eşiği. Yapay zekanın blokzincir ağlarında artık sadece birer asistan değil, bağımsız karar verici ‘ajanlar’ haline geldiği bu yeni düzende, kadınların en güçlü pasaportu dijital kimlikleri ve finansal özgürlükleridir. Teknolojide Kadın Derneği olarak Binance TR ile başlattığımız bu zihniyet devrimi; bugün PSM ve Stevie Global gibi dünya çapındaki prestijli ödüllerle başarısını kanıtlayarak küresel bir model haline geldi. İzmir’den Hatay’a, Gaziantep’ten İstanbul’a uzanan bu teknoloji seferberliğinin meyvesi olan 3.246 mezunumuz; artık sadece teknolojiyi kullanan değil, sıfır sermaye ile dünyaya değer ihraç eden gerçek birer ‘oyun kurucu’dur. Biz bu akademiyle sadece bir eğitim programını tamamlamadık; Türkiye’nin küresel dijital rekabetteki yerini kadınların zekası ve emeğiyle yeniden inşa ettik. Gelecek artık tahmin edilen bir şey değil; bizim mezun ettiğimiz bu güçlü kadınların ellerinde bizzat yazılan bir gerçektir.” İlham veren konuşmacılar ve yeni hedefler Etkinlikte düzenlenen panellerde teknoloji, iş dünyası ve girişimcilik alanında başarılarıyla tanınan ilham veren kadın konuşmacılar deneyimlerini paylaştı. Katılımcılara rol model sunan oturumlar, mezunların kariyer yolculuklarına ışık tuttu. 2025 hedeflerini rekorla tamamlayan, 3 yılda 3000’den fazla kadına ulaşan akademi, 2026 vizyonu kapsamında “102 Eğitimleri” ile uzmanlık seviyesini daha da derinleştirmeyi ve 5 yılda 5.000 kadına ulaşma hedefine emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

L'Oréal Türkiye, 50+ Tekno Kadın Guru Programı” ile Toplumsal Dönüşüme Katkısını Sürdürüyor Haber

L'Oréal Türkiye, 50+ Tekno Kadın Guru Programı” ile Toplumsal Dönüşüme Katkısını Sürdürüyor

L’Oréal Türkiye çalışanları, gönüllülük esasına dayanan katkıları ve dijital konulardaki uzmanlıklarıyla katılımcılara rehberlik ediyor. Programın ikinci yılında, yapay zekâ başta olmak üzere güncel dijital ve sosyal beceriler kazandırmayı amaçlayan 25 farklı başlıkta kapsamlı eğitimler düzenlendi. Bu yıl programa 5.000’in üzerinde 50 yaş üstü kadın katıldı. Tekno-güzellik devi L’Oréal Türkiye, 50 yaş ve üzeri kadınların gerçek potansiyellerine ulaşmalarını, istihdamın aktif bir parçası olmalarını ve nesiller arası sinerjiyle güçlenmelerini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği “L'Oréal Türkiye 50+ Tekno Kadın Guru Programı”nın ikinci dönem mezunlarını açıkladı. Güzelliği yalnızca inovatif ürün ve servisleri ile değil, bireyleri özgüvenlerini ve potansiyellerini açığa çıkaran bir güç olarak tanımlayan; sürdürülebilir ve kapsayıcı dijital deneyimleri herkes için erişilebilir kılmayı ilke edinen şirket, SistersLab - Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği iş birliğiyle hayata geçirdiği bu program kapsamında 2026 mezunlarını çevrimiçi bir törende mezuniyet sertifikalarıyla buluşturdu. Program, SistersLab'in bu yaş grubuna yönelik bugüne kadar hayata geçirdiği en kapsamlı girişim olma özelliğini de taşıyor. İlk yılında hedefini %250 aşarak 3.000’den fazla kadına ulaşan program, 12 ücretsiz çevrimiçi eğitim modülü ve L'Oréal Türkiye çalışanlarının eğitimci olarak sunduğu katkıyla toplumsal etkisini güçlü biçimde ortaya koymuştu. L'Oréal Türkiye 50+ Tekno Kadın Guru Programı, bu yıl ise 5.000’in üzerinde toplam katılıma ulaştı. Bu yılki başvuruların %86’sını programa ilk kez katılan kadınlar oluşturdu. Programa en yoğun katılım sağlayan 3 il ise İstanbul, İzmir ve Ankara oldu. Programa en çok üniversite mezunu kadınlar ilgi gösterirken yurt dışından sırasıyla Almanya, Hollanda ve ABD’den katılım gösterildi. Çevrimiçi düzenlenen mezuniyet töreninde kadınların yoğun ilgisiyle karşılaşan L’Oréal Kurumsal İletişim ve Etkileşim Direktörü & Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu “L’Oréal Türkiye olarak, teknoloji ve dijital dönüşümün ancak kapsayıcı olduğunda gerçek anlamda değer yarattığına inanıyoruz. ‘Önce İnsan’ yaklaşımımızla, 50 yaş ve üzeri kadınları dönüşümün gerisinde kalan bireyler olarak değil; bilgi, deneyim ve yaşam birikimleriyle bu dönüşümün aktif bir parçası olan güçlü aktörler olarak görüyoruz. L’Oréal Türkiye 50+ Tekno Kadın Guru Programı’nı da bu anlayışla hayata geçirdik. Programımızla kadınların gerçek potansiyellerini görünür kılmayı, dijital ve sosyal becerilerini güçlendirmeyi, istihdamda daha aktif rol almalarını desteklemeyi ve kuşaklar arası etkileşimi artırmayı amaçlıyoruz. İkinci yılında %70’e varan erişim artışıyla bir ihtiyaca karşılık verdiğimizi ve doğru yolda ilerlediğimizi güçlü biçimde ortaya koyuyor. Katılımcılarımızdan aldığımız geri bildirimlerle içeriğimizi sürekli geliştirirken, tersine mentörlük yaklaşımımızla kuşaklar arası bilgi birikimi paylaşımını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bizim için bu program, yalnızca bugüne dokunan bir eğitim süreci değil; kadınların geleceğe daha güçlü, daha görünür ve daha özgüvenli adımlarla ilerlemelerine eşlik eden uzun soluklu bir yolculuk.” şeklinde belirtti. 40.yıla özel tersine mentörlük sistemi ve zenginleşen eğitim içerikleri ile yaş alan kadınlarla birlikte güçleniyor L’Oréal Türkiye, 40. yılında 50 yaş ve üzeri kadınları dijital dünyanın “öğrencileri” değil, aktif oyuncuları olarak konumlandırıyor. Programın ikinci yılında, şirketin 40. yılına özel olarak hayata geçirilen tersine mentörlük sistemi kapsamında katılımcılar; özellikle dijital alanda güçlü bilgi birikimine sahip genç kadın çalışanlar ve Türkiye’nin farklı şehirlerinde eğitimlerini sürdüren üniversite öğrencileriyle bir araya geliyor. 18–35 yaş aralığındaki; ilgi alanları, yetkinlikler ve beklentiler doğrultusunda gerçekleştirilecek, eşleşmeler ise belirlenen kriterlere göre oluşturulacak. 6 ay sürecek mentörlük sürecinde, ayda bir kez çevrim içi görüşmeler gerçekleştirilerek genç ve 50 yaş üzeri kadınlar birbirleriyle deneyimlerini paylaşacak. Bu modelle; genç kadınların güncel dijital bilgi ve pratik deneyimleri, 50 yaş ve üzeri kadınların derin yaşam ve iş birikimiyle buluşturularak nesiller arası güçlü bir bilgi köprüsü inşa edilmesi ve bilgiye erişimde fırsat eşitliğinin pekiştirilmesi hedefleniyor. Bu yıl, programın ilk döneminden elde edilen deneyimler ve katılımcı geri bildirimleri doğrultusunda içerik yapısı daha da güçlendirildi. İlk yılda oluşturulan eğitim çerçevesi zenginleştirilirken, 25 modüllük programın içeriği derinleştirilerek yapay zekâ, dijital üretim, gelir modelleri, dijital marka yaratma, finansal okuryazarlık ve dijital ortamda güvenli ve bilinçli var olma gibi alanlarda daha kapsamlı hale getirildi. Program, aynı zamanda 50 yaş ve üzeri kadınları öz güven, öz saygı ve zihinsel iyi oluş perspektifiyle destekleyen bütüncül bir yaklaşım benimsedi. Böylece katılımcıların dijital dünyaya yalnızca adım atmaları değil, bu alanda aktif biçimde üretmeleri, görünür olmaları ve sürdürülebilir fırsatlara hazır hale gelmeleri de desteklendi. Programdaki L’Oréal eğitimci sayısı bu yıl 4 katına çıktı. Eğitim içerikleri ayrıca dijital platformda da yayına alınarak daha geniş ve sürdürülebilir bir erişim modeli desteklenecek. Program kapsamında oluşturulacak Mezunlar Ağı sayesinde ise katılımcılar eğitim sonrasında da etkileşimde kalmaya, deneyim paylaşmaya ve birbirlerini desteklemeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

11’inci Bilim ve Fikir Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

11’inci Bilim ve Fikir Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu

Üsküdar Üniversitesi tarafından İstanbul, Bursa, Kocaeli, Sakarya ve Yalova İl Milli Eğitim Müdürlükleri iş birliğiyle düzenlenen 11. Bilim ve Fikir Festivali’nde lise öğrencileri geliştirdikleri projelerle yarıştı. Türkiye’nin ilk bilim ve fikir festivali olma özelliğini taşıyan organizasyonda bu yıl 188 okuldan yaklaşık 3 bin öğrenci, takım halinde hazırladıkları 750 bilimsel projeyle yer aldı. Festival, Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbn-i Sina Oditoryumunda gerçekleştirildi. “Başımıza İcat Çıkar” mottosuyla düzenlenen festival kapsamında öğrenciler, Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilimler ile Sağlık Bilimleri kategorilerinde hazırladıkları projeleri jüri üyelerine sundu. Projeler, alanında uzman 185 akademisyen ile İl Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından görevlendirilen 15 öğretmenin yer aldığı iki aşamalı değerlendirme sürecinden geçti. Ödül töreninde, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, BFF Koordinatörü Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel ve geçen yıl Fen ve Teknoloji kategorisinde birincilik elde eden öğrenci Asaf Emir Özdemir birer konuşma yaptı. Törene Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik de katıldı. Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy: “Gençlere alan açıldığında önemli başarılara imza atıyorlar” Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, gençlerin düşünme, üretme ve problem çözme becerilerini destekleyen projelerin Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, gençlere alan açıldığında önemli başarılara imza attıklarını söyledi. Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen Bilim ve Fikir Festivali’nin uzun yıllardır başarıyla sürdürülmesini çok kıymetli bulduklarını ifade eden Koçoğlu, “Bir şeyi başlatmak kolay değil, onu sürdürebilmek ise hiç kolay değil. Bugün festivalin 11’incisinde bir arada olmak gerçekten çok anlamlı.” dedi. Festivalin farklı şehirlerden gençleri, öğretmenleri ve akademisyenleri ortak bir heyecanda buluşturduğunu kaydeden Koçoğlu, “İstanbul’dan Bursa’ya, Kocaeli’nden Sakarya’ya, Yalova’ya kadar farklı şehirlerden öğrencilerin ve öğretmenlerin bu heyecanın bir parçası olması çok kıymetli.” diye konuştu. “Gençlerimiz üretmek, düşünmek ve katkı sunmak istiyor” Festivalde yer alan projelerin yalnızca teknik çalışmalar olmadığını vurgulayan Bakan Koçoğlu, gençlerin aynı zamanda umut, fikir ve sorumluluk duygusu geliştirdiğini söyledi. “Gençlerimiz üretmek, düşünmek ve katkı sunmak istiyor. Yeter ki gençlere alan açılsın, güvenilsin ve imkan verilsin.” diyen Koçoğlu, bilgiyi insanlık yararına dönüştürmenin önemine dikkat çekti. Koçoğlu, “Burada sadece projeler hazırlanmıyor. Aynı zamanda geleceğe dair fikir, umut ve sorumluluk üretiliyor. Gençler bir problem görüyor ve onun çözümüne odaklanan çalışmalar ortaya koyuyor.” dedi. Konuşmasında Gençlik Haftası’na da değinen Koçoğlu, sabah saatlerinde Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile birlikte Anıtkabir’i ziyaret ettiklerini belirtti. Koçoğlu, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda, gençliğe emanet edilen bu ülkenin yarınlarına dair sorumluluğumuzu bir kez daha hatırladık.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı gençliğin yüzyılı olacak” sözünü hatırlatan Koçoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak gençlerin yalnızca akademik değil sosyal ve üretken yönlerini de desteklediklerini söyledi. “Gençlerimizin topluma katkı sunma kapasitelerini de güçlendirmeye çalışıyoruz” Koçoğlu, “Gençlerimizin sadece akademik başarısını değil; fikir üretme, problem çözme, proje geliştirme ve topluma katkı sunma kapasitelerini de güçlendirmeye çalışıyoruz.” dedi. Bakanlığın gençlere yönelik çalışmalarına da değinen Koçoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde gençlik merkezleri, DENEYAP atölyeleri, genç ofisler, gönüllülük faaliyetleri ve gençlik kamplarıyla gençlere çok yönlü destek sağlandığını anlattı. Üniversite öğrenci topluluklarının projelerine destek veren ÜNİDES programına da dikkat çeken Koçoğlu, “Gençlik merkezlerimiz, spor tesislerimiz ve gençlik kamplarımız sizler için var. Önümüzdeki yıllarda bu imkanlardan yararlanan genç sayısının daha da artmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Vali Yardımcısı Gözen: “Proje tabanlı öğrenme kültürü Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek” İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, gençlerin bilim ve fikir üretimine yönlendirilmesinin toplumsal gelişim açısından büyük önem taşıdığını belirterek, proje tabanlı öğrenme kültürünün Türkiye’nin geleceğini şekillendireceğini söyledi. Konuşmasına İstanbul Valisi Davut Gül’ün selamlarını ileterek başlayan Gözen, Bilim ve Fikir Festivali’nin üniversite ile lise öğrencilerini aynı platformda buluşturmasının çok kıymetli olduğunu ifade etti. Gözen, “Bugün burada çok güzel bir etkinlikte bir aradayız. Bilim ve fikir festivalinin bir arada olması oldukça anlamlı. Bunun yanında üniversite ile lise öğrencilerinin aynı projede buluşması da çok önemli bir kazanım.” dedi. Türkiye’de yaşanan birçok toplumsal sorunun temelinde gençlere güçlü bir ideal sunulamamasının bulunduğunu kaydeden Gözen, İstanbul Valiliği olarak gençleri bilimsel, kültürel ve sosyal faaliyetlere yönlendiren projeler yürüttüklerini anlattı. Gençlerin boş zamanlarını verimli alanlara yönlendirmesi önemli Gençlerin boş zamanlarını verimli alanlara yönlendirmesinin önemine dikkat çeken Gözen, “Gençlerimizi bir ideale yönlendirmek ve onları boş zamanı olmayan bireyler haline getirmek istiyoruz. Çünkü boş zamanı kontrolsüz kalan insanlar zamanla topluma zarar verebilecek farklı meşguliyetlerin içine sürüklenebiliyor.” diye konuştu. Yapay zekâ ve dijitalleşmenin doğru kullanıldığında büyük fayda sağlayabileceğini ancak risklerinin de bulunduğunu ifade eden Gözen, “Üniversite ortamında yapay zekâ ve dijitalleşme çok faydalı amaçlar için kullanılabilirken, bunun zararlı sonuçlarını önleyecek tedbirlerin de alınması gerekiyor.” dedi. Yapay zekânın artık suç ve suçluyla mücadelede de aktif rol oynadığını belirten Gözen, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından kullanılan dijital takip sistemlerine dikkat çekti. Gözen, “Yapay zekâ artık suçu ve suçluyu takip edebilen bir seviyeye geldi. İstanbul Emniyeti’nin kullandığı ‘Avcı’ isimli program sayesinde sanal ortamda işlenen suçlardan uyuşturucu kullanımına ve bağımlılığa kadar birçok konuda tespitler yapılabiliyor.” ifadelerini kullandı. Bilimsel gelişimin manevi değerlerle desteklenmesi gerektiğini de vurgulayan Gözen, “Bilim ve fikrin yanına zikri ve şükrü de ekleyebilirsek geleceğe çok daha sağlam adımlarla yürüyebiliriz.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Festivalin temelinde beyin temelli eğitim yaklaşımı bulunuyor” Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilim ve Fikir Festivali’nin ortaya çıkış hikâyesini anlatarak, festival fikrinin bilim üretmeyi gençler için eğlenceli ve kalıcı hale getirme arayışından doğduğunu söyledi. Festivalin temelinde “beyin temelli eğitim” yaklaşımının bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “İnsan beyninin nasıl öğrendiğine ilişkin nörobiyolojik çalışmalar şunu gösteriyor; insan bir konuda hem eğleniyor hem disiplinli çalışıyorsa bilgi beyinde kimyasal kayıt olarak kalıcı şekilde yer ediyor.” dedi. “Bilim ve Fikir Festivali’ni aynı heyecanla sürdürmeye devam ediyoruz” Gençlere bilim üretmeyi nasıl cazip hale getirebileceklerini düşündüklerini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Öğrencilere bilim üretmeyi, fikir geliştirmeyi nasıl eğlenceli hale getiririz diye literatürü araştırdık. Türkiye’de bilim ile festival kavramını bir araya getiren bir çalışma yoktu. Dünyada da yalnızca ABD’de Utah Üniversitesinde benzer bir örnek gördük. Bunun üzerine ‘Bilim ve Fikir Festivali yapalım’ dedik. 2013 yılında kararını aldık, 2014 yılında ilkini gerçekleştirdik.” Prof. Dr. Tarhan, “O dönemin İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Bey, öğrencilerin büyük heyecanla projelere katıldığını görünce bunun Türkiye çapında yapılabileceğini söyledi. Bakanlığa yazıldı. Sonrasında bizim beklediğimizden daha büyük bir gelişme oldu ve Teknofest başladı. Teknofest de bilim ile festivalin sentezini yaparak çok büyük bir heyecan oluşturdu. Biz de Bilim ve Fikir Festivali’ni aynı heyecanla sürdürmeye devam ediyoruz.” diye konuştu. “Yapay zekâ yalnızca meslekleri değil insan davranışlarını ve toplumsal yapıyı da dönüştürüyor” Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yapay zekânın yalnızca meslekleri değil insan davranışlarını ve toplumsal yapıyı da dönüştürdüğünü belirterek, gelecekte fark oluşturacak en önemli unsurun “sağlam karakter” olacağını söyledi. Teknolojik dönüşümlerin tarih boyunca insanlığı değiştirdiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Matbaa insanlıkta dönüşüm yaptı, elektrik dönüşüm yaptı, şimdi de yapay zekâ dönüşüm yapıyor.” diye konuştu. Yapay zekânın gelişim sürecinin bilim insanlarının ısrarlı çalışmalarıyla ortaya çıktığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, yapay zekânın hayatı hızla değiştirdiğini ifade etti. Prof. Dr. Tarhan, teknoloji çağında karakterin daha önemli hale geldiğini belirterek, “Geçen hafta Elon Musk’ın bir paylaşımına rastladım. ‘Zekâ çok ucuzladı, karakter çok pahalandı’ diyordu. Gerçekten çok doğru bir söz. Önümüzdeki dönemde bazı meslekler dönüşecek ama insanlık da dönüşecek. Sağlam karakterli insanlarla sağlam karakteri olmayan insanları yapay zekâ çok hızlı ayıracak.” ifadelerini kullandı. “Dijital demans, dijital otizm gibi kavramlardan söz ediyoruz” Yoğun ekran maruziyetinin gençler üzerinde ciddi psikolojik etkiler oluşturabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Dijital demans, dijital otizm gibi kavramlardan söz ediyoruz. Yapay zekâ artık gerçeğin ve kimliğin sınırlarını değiştiren yeni bir gerçeklik alanı oluşturdu.” dedi. Yapay zekânın sunduğu hız ve kolaylığın doğru kullanılmadığında ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Yapay zekâ bazı gençlerde gerçeklik algısını bozabiliyor. Bu nedenle yapay zekâ çağında karakterli kalmak, bugün her gencin en önemli meselesi haline geldi. Eskiden bilgelik daha ileri yaşlarla ilişkilendirilirdi. Şimdi ise genç yaşta bilge olma yolunda çabalamak gerekiyor.” dedi. Festival kapsamında sergilenen projelerden etkilendiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin ortaya koyduğu çalışmaların patent, faydalı model ve akademik makale potansiyeli taşıdığını ifade etti. Prof. Dr. Tarhan, “Bu yılki projeler gerçekten bizi şaşırttı. Çok güçlü çalışmalar var. Birçok projede patent alınabilirlik, faydalı model ya da akademik makaleye dönüşebilme potansiyeli gördüm. Bilim bir yolculuktur. Siz de bu yolculuğa çıkmışsınız. Aynı heyecanla devam edin. Önünüzde hiç ummadığınız fırsatlar açılacak.” dedi. Prof. Dr. Ergüzel: “Amaç; proje geliştirme tutkusu taşıyan gençlere bir ekosistem oluşturmaktır” Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, BFF Koordinatörü Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, festivalin gençlerin proje geliştirme tutkusunu destekleyen bir ekosistem oluşturmayı amaçladığını vurguladı. Prof. Dr. Ergüzel, “Bilim ve Fikir Festivalimizin gayesi, aramızdaki çok sayıda Asaf Emir’i bulmak ve destek ihtiyacı olan, sağlıkta, mühendislikte, sosyal bilimlerde öğrenme ve proje geliştirme tutkusu taşıyan gençlere bir ekosistem oluşturmaktır.” dedi. Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, Dünya Ekonomik Forumu’nun “Geleceğin Meslekleri” raporuna dikkat çekerek 2030 yılına kadar mevcut mesleklerin yaklaşık yüzde 63’ünün dönüşmesinin beklendiğini söyledi. Geleceğin iş dünyasında teknik bilginin yanında farklı yetkinliklerin ön plana çıkacağını ifade eden Ergüzel, “2030 yılı itibarıyla dönüşen mesleklerde ekip çalışması yapabilme, yaratıcı düşünebilme, teknolojiyi konumlandırabilme, fikirleri uygulanabilir çözümlere dönüştürme ve problemleri sistematik şekilde ele alıp projelendirebilme gibi beceriler öne çıkacak.” dedi. Bilim ve Fikir Festivali’nin temel amaçlarından birinin gençlerin zaman, beceri, öğrenme kapasitesi ve mevcut kaynaklarını etkin şekilde kullanmalarını sağlamak olduğunu vurgulayan Ergüzel, festivalin proje geliştirme kültürünü yaygınlaştırmayı hedeflediğini ifade etti. Genç mucitten duygulandıran MS hikâyesi Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen 11. Bilim ve Fikir Festivali’nde konuşan Atatürk Fen Lisesi öğrencisi ve geçen yılın Fen ve Teknoloji kategorisinde birincilik elde eden öğrenci Asaf Emir Özdemir açılışta yaptığı konuşmada, geliştirdikleri yapay zekâ projesiyle bir çocuğun MS hastalığının erken fark edilmesine katkı sağladıklarını anlattı. Özdemir, projenin uluslararası patent sürecinde Üsküdar Üniversitesinin kendilerine destek verdiğini belirterek, “Geçen sene elde ettiğimiz derece sonucunda projemizin uluslararası alanda patentlenmesi için bize sınırsız destek olan Üsküdar Üniversitesine ve tüm öğretim üyelerine teşekkür ediyorum.” dedi. Geliştirdikleri yapay zekânın nörolojik ve ortopedik hastalıkları tespit etmeye yönelik olduğunu ifade eden Özdemir, “Yaklaşık bir buçuk sene önce bir yapay zekâ geliştirmiştik. Bu yapay zekâ, nörolojik ve ortopedik hastalıkları tespit edebiliyordu. Yapay zekânın çalışıp çalışmadığını anlamak için sağlıklı ve sağlıksız insanlardan oluşan iki kontrol grubu ile bir deney oluşturduk.” diye konuştu. Deney sırasında 7 yaşındaki bir çocukta yapay zekânın MS hastalığına işaret ettiğini aktaran Özdemir, “Sağlıklı olarak tanımladığımız 7 yaşındaki bir çocukta yapay zekâ MS hastalığı teşhisi koymuştu. Biz bunu ilk başta yapay zekânın bir hatası olarak düşündük. Ama ne olur ne olmaz diyerek çocuğun ebeveynlerine bildirdik. Daha sonra gerçekten de bu çocukta MS hastalığı çıktı.” dedi. Özdemir, çocuğun annesinden dün aldığı teşekkür mesajının kendisini çok etkilediğini belirterek, mesajı salondakilerle paylaştı. Özdemir; “İyi ki o zaman sizi küçük görüp umursamamak yerine dikkate almışız. Doktorlar hastalığın büyük ölçüde yenildiğini söyledi. Size ne kadar teşekkür etsem az, çünkü bir annenin yavrusuna kavuşmasını asla anlayamazsınız.” İfadelerini kullandı. Gençlere proje yapmaları çağrısında bulunan Özdemir, “Hem toplumu daha iyi bir refah seviyesine kavuşturmak, hem insanların yüreğine dokunmak, hem de problemlere çözüm üretmek istiyorsanız size tek bir şey öneriyorum: Proje yapın, proje yapın, proje yapın.” Şeklinde konuştu. Ödüller… Üsküdar Üniversitesi 11. Bilim ve Fikir Festivali’nde projeler Sağlık Bilimleri, Sosyal Bilimler, Fen ve Teknoloji olmak üzere üç kategoride yarıştı. Festivalde dereceye giren projeler ödüllendirildi. İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Yalova genelinde 188 okuldan öğrencinin takımlar halinde 750 proje ile başvurduğu 11. Bilim ve Fikir Festivali kapsamında dereceye giren projelere toplam 600 bin TL ödül verildi. Bunun 400 bin TL’si öğrencilere, 200 bin TL’si ise danışman öğretmenlere ayrıldı. Her kategoride dereceye giren ilk 3 projeye Üsküdar Üniversitesi tarafından “Patentleme desteği” verilecek. Her kategoride ayrı ayrı olmak üzere ilk 3 dereceye giren öğrencilerden, Üsküdar Üniversitesi'nin ücretli, yüzde 25 ve yüzde 50 indirimli programlarını ilk beş tercihine yazıp bu tercihlerinden birine yerleşenlerin indirim oranı yüzde 75’e tamamlanıyor. Fen ve Teknoloji kategorisinde kazananlar… Fen ve Teknoloji kategorisinde İstanbul Atatürk Fen Lisesi öğrencileri BİYO-MİHA adlı projeyle birinci, TÜBİTAK Fen Lisesi öğrencileri “Biyokütle Tabanlı Kaolin ve Karbon Kuantum Noktası Katkılı Biyopolimer Hidrojel ile Kuraklık Koşullarında Tohum Kaplama” adlı projeyle ikinci, İstanbul Atatürk Fen Lisesi öğrencileri “FROSTGUARD - Biyobazlı ve Mobil Yapay Zekâ Destekli Akıllı Soğuk Zincir Uyarı Etiketi” üçüncülük ödülü aldı. Sağlık Bilimleri kategorisinde dereceye giren projeler… Sağlık Bilimleri kategorisinde İstanbul Fuat Sezgin Bilim ve Sanat Merkezi öğrencileri “Kontrollü Salınım Sağlayan GelMA-NCQDs Tabanlı Mikroiğne Yara Örtüsü İskelesi Tasarımı ve İn Vitro Değerlendirilmesi” adlı projesiyle birinci, Validebağ Fen Lisesi öğrencileri “Çok Modaliteli Derin Öğrenme ile Hasta Sağlık Yörüngesi Tahmini” başlıklı projesiyle ikinci, İstanbul Atatürk Fen Lisesi “Kortikal Yayılım Depresyonunun (CSD) In Slico Simülasyonu ve Sentetik EEG Sinyali Üretimi” başlıklı projesiyle üçüncülük ödülünü aldı. Sosyal Bilimler kategorisinde dereceye girdiler Sosyal Bilimler kategorisinde Halil Rıfat Paşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri “Ekranın Arkasında Ne Var? Yapay Zekâ Destekli Siber Zorbalık Farkındalık ve Rehberlik Modeli” projesi birinci oldu. TÜBİTAK Fen Lisesi öğrencileri “Birlikte Olmanın Bütünleştirici Gücü: Prososyal Harmoni” adlı projesiyle ikinci, 75. Yıl Cumhuriyet Ticaret Meslek Lisesi ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri de “Finans Rehberim: Yapay Zekâ Destekli Mobil Uygulamanın Lise Öğrencilerinin Finansal Okuryazarlık Düzeylerine Etkisi” projesiyle üçüncü oldu. Sürdürülebilir Proje Ödülü Öte yandan tüm kategorilerde geçerli olmak üzere 6-10 arasında yer alan projelere “İyi Fikir, Özgün Yöntem, Sürdürülebilir Proje” ödülü verildi. Tüm katılımcı öğrencilere katılım belgesi, katılan tüm okullara da plaket veya teşekkür belgesi verildi. Üsküdar Üniversitesi Televizyonu (ÜÜ TV) ve Üsküdar Üniversitesi resmi Youtube hesabından canlı yayınlanan tören katılımcıların birlikte hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finansman Tercihlerinde Toplam Maliyet, Erişilebilirlik ve Öngörülebilirlik Öne Çıkıyor Haber

Finansman Tercihlerinde Toplam Maliyet, Erişilebilirlik ve Öngörülebilirlik Öne Çıkıyor

. Tasarruf finansman sektörünün 34 yıllık köklü kuruluşu Fuzul’ün verilerine göre, katılımcıların yarısından fazlası karar vermeden önce farklı finansman türlerinin toplam maliyetlerini kıyasladıktan sonra tasarruf finansmanını tercih ediyor. Türkiye’de son yıllarda artan finansal okuryazarlık, konut ve araç sahibi olmak isteyen tüketicilerin karar alma süreçlerini daha analitik hale getiriyor. Bununla birlikte yüksek faiz ortamı ve krediye erişimde yaşanan zorluklar tüketicilerin alternatif finansman modellerine yönelmesine sebep oluyor. Tasarruf finansmanı; toplam maliyet, erişilebilirlik, öngörülebilirlik ve ödeme planı esnekliğini birlikte sunan yapısıyla rasyonel bir seçenek olarak daha görünür hale geliyor. Tasarruf finansmanına gösterilen talebin artması, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) denetiminde faaliyet gösteren sektörün büyümesine önemli bir hız kazandırdı. Finansal Kurumlar Birliği (FKB) 2025 yılı verilerine göre, tasarruf finansman sektörünün işlem hacmi yıllık yüzde 261,8 artışla 1,21 trilyon TL’ye, aktif büyüklüğü ise yüzde 251 artışla 323 milyar TL’ye ulaştı. Aktif katılımcılarının sayısı 1 milyonu aşan tasarruf finansmanı, Türkiye’de finansal sistem içerisindeki ağırlığını güçlendirdi. Karar sürecinde toplam maliyet, erişilebilirlik ve esneklik birlikte öne çıkıyor Tasarruf finansman sektörünün 34 yıllık köklü kuruluşu Fuzul tarafından paylaşılan verilere göre, tasarruf finansman modelini tercih eden müşteri profilinde son iki yılda önemli bir değişim yaşandı. Beyaz yakalı çalışanlar, girişimciler, ilk evini almak isteyen genç aileler ve büyükşehirler çevresindeki Anadolu illerinden gelen yeni katılımcılar belirgin biçimde artış gösterdi. Bu kitlenin karar sürecinde toplam maliyet hesabı önemli bir yer tutarken; erişilebilirlik, ödeme planı esnekliği ve öngörülebilirlik de tercih motivasyonunu güçlendiren unsurlar arasında öne çıkıyor. 2023-2025 döneminde Fuzul’e başvuran müşterilerin yüzde 60’ı banka kredisi ve diğer finansman seçeneklerinin toplam maliyetlerini kıyaslayarak görüşmeye geldi. Önceki döneme göre yaklaşık yüzde 25 artışa işaret eden bu oran, finansal okuryazarlığın karar sürecindeki etkisinin güçlendiğini gösteriyor. Öngörülebilir ve esnek ödeme planı karar kriteri oldu Tasarruf finansman modelini tercih eden tasarruf sahipleri teslimat hızından önce ödeme planı esnekliğini soruyor. Tasarruf finansman modelinin tercih edilmesinde, sabit taksitlerin sağladığı güven duygusu kadar, müşterilerin kendi bütçelerine en uygun ödeme planını oluşturabilme esnekliği de öne çıkıyor. Modelin planlı birikim disiplini sağlaması ve ödeme sürecini öngörülebilir hale getirmesi de tüketicilerin tercih motivasyonunu güçlendiriyor. Dijital kanallar üzerinden sunulan şeffaf takip imkânı, taksitlerin ve teslim planının anlık görüntülenebilmesini sağlayarak müşterilerin karar sürecini kolaylaştırıyor. Tüm bu unsurları bir araya getiren tasarruf finansmanı, katılımcılar için sürdürülebilir ve öngörülebilir bir finansman modeli sunuyor. Finansal okuryazarlığın artmasıyla birlikte tasarruf finansman modeline yönelik farkındalığın ve güvenin güçlenmesi, müşteri görüşmelerine de yansıyor. Fuzul’ün ortalama müşteri görüşme süreleri kısalırken, bu görüşmelerin sonucunda alınan katılım kararlarının oranları da önceki yıllara kıyasla yükseldi. Fuzul Tasarruf Finansman AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Furkan Akbal, finansal okuryazarlığın sektörün büyümesindeki en önemli itici güçlerden olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Eskiden müşterilerin ilk sorusu çoğunlukla aylık taksit tutarı olurdu. Bugün ise bilinçli tasarruf sahipleri ‘toplam maliyetim ne olacak?’ sorusunu daha fazla gündeme getiriyor. Bu çok önemli bir değişim. Artan finansal okuryazarlık, müşterilerin finansman seçeneklerini yalnızca aylık ödeme üzerinden değil; toplam maliyet, erişilebilirlik, öngörülebilirlik ve ödeme planı esnekliğiyle birlikte değerlendirmesini sağlıyor. Mevcut piyasa koşullarında tasarruf finansmanı, krediye erişimin zorlaştığı ve finansman maliyetlerinin yükseldiği bir ortamda daha görünür bir seçenek haline geliyor. Özellikle beyaz yakalılar, girişimciler ve genç ailelerin artan ilgisi, tasarruf finansmanının daha bilinçli ve planlı bir finansman tercihine dönüştüğünü gösteriyor.” Fuzul’ün finansal okuryazarlığı destekleyen dijital dönüşüm ve teknoloji yatırımlarını hız kesmeden sürdürdüğünü belirten Akbal, “Müşterilerimizin şeffaflık, anlık takip ve kişiselleştirilmiş finansal rehberlik beklentilerini teknoloji yatırımlarımızın merkezine aldık. Yapay zekâ destekli tasarruf planlama önerileri, ödeme davranışı analitiği ve mobil teslim simülasyonları gibi gelişmiş araçlar üzerinde çalışıyoruz. Sunduğumuz finansman çözümleriyle müşterilerimizi gelecek planlarına ulaştırırken, aynı zamanda onları güçlü bir eğitim ve farkındalık ekosistemiyle desteklemeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bu Proje ile Kadın Üreticilerin Pazara Erişimi Güçlenecek Haber

Bu Proje ile Kadın Üreticilerin Pazara Erişimi Güçlenecek

Compass Group Foundation ve Türetim Ekonomisi Derneği’nin birlikte hayata geçireceği “Adil Topraklar Projesi” ile tarım ve gıda alanında emek veren kadın üreticilerin bilgiye, dayanışma ağlarına ve pazara erişimini güçlendirilecek.. Proje kapsamında katılımcılara yalnızca eğitim değil, aynı zamanda birbirlerinden öğrenmeye ve desteklemeye yönelik de bir destek mekanizması kurgulanacak. 10 hafta sürecek program kapsamında katılımcılar; Türetim Ekonomisi ve pratikleri, sosyal medya iletişimi, hikâye anlatımı, müşteri ilişkileri, finansal okuryazarlık, kriz yönetimi ve yapay zekâ kullanımı gibi başlıklarda çevrim içi eğitimler alacak. Eğitimlerin ardından sunulacak mentorluk desteğiyle, katılımcıların edindikleri bilgi ve becerileri üretim süreçlerine ve iş modellerine entegre etmeleri hedefleniyor. Proje süresince düzenlenecek çevrimiçi buluşmalarda, tarım ve gıda alanında çalışan farklı paydaşlar deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. Bu oturumlarda doğa ve insan için adil üretim örnekleri, saha deneyimleri ve ilham verici başarılı uygulamalar ele alınacak. Türetim’den projenin sorumlusu Büşra Yar Yılmaz, Adil Topraklar Projesi’nin yaklaşımını şu sözlerle anlatıyor: “Tarım ve gıda alanında üretim yapan kadınların yalnız olmadıklarını hissettikleri, bilgi ve deneyim paylaşımıyla güçlendikleri bir dayanışma alanı oluşturmak istiyoruz. Adil Topraklar Projesi ile kadın üreticilerin hem kapasitelerini geliştirmelerini hem de sürdürülebilir ve adil üretim pratiklerini başarıyla uygulamalarını hedefliyoruz. Bu alanda çalışan kadınların birbirlerinin sesini duyması, hikâyelerini dinleyebilmesi, ortaklaşabilmesi büyük bir ihtiyaç.” Sofra/Compass Group Türkiye CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kartal ise projeye verdikleri desteği şöyle tanımlıyor: “Gıda sektöründe yarattığımız değerin, yalnızca sunduğumuz hizmetle sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Üretimin en başında, toprağa ve emeğe dokunabilmek bu yaklaşımın en önemli parçası. Adil Topraklar Projesi ile kadın üreticilerin bilgiye, pazara ve sürdürülebilir iş modellerine erişimini desteklerken, aynı zamanda daha adil ve dayanıklı bir gıda sistemine katkı sunmayı hedefliyoruz. Compass Group Foundation’ın küresel vizyonuyla hayata geçirilen bu iş birliğinin, Türkiye’de kalıcı bir etki yaratacağına inanıyoruz.” Compass Group Vakfı, Compass Group’un faaliyet gösterdiği Türkiye dahil olmak üzere çeşitli ülkelerdeki kar amacı gütmeyen kuruluşlara finansal destek sağlamaktadır. Programın sonunda gerçekleştirilecek fiziksel etkinlikle restoran şefi kadınlar ile projeye katılan üretici kadınların bir araya gelmesi planlanıyor. Bu buluşma sayesinde türeticiler arasında doğrudan temas kurulması ve adil türetim hikâyelerinin daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor. Projeye katılım kriterleri şu şekilde belirlendi: ● Tarım veya gıda alanında aktif olarak üretim yapmak, ● Bireysel, topluluk temelli ya da işletme yapısında faaliyet göstermek ● Kadın liderliğinde ya da kadın emeğinin yoğun olduğu bir üretim yapısı içerisinde yer almak ● Başvurularda yaş sınırı aranmamaktadır. Adil Topraklar Projesine başvurular 22 Haziran 2026 tarihine kadar devam ediyor. Projeye katılmak isteyen üretici kadınlar başvurularını çevrimiçi olarak gerçekleştirebilecekler. Başvuru Formu: https://forms.gle/p9swU83WWgncJcwY8 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç Yatırımcılar Investimate Finalinde Yarıştı Haber

Genç Yatırımcılar Investimate Finalinde Yarıştı

Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü tarafından hayata geçirilen ve üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık gelişimine katkı sağlayan Investimate Sanal Yatırım Yarışması, bu yıl da büyük bir heyecana sahne oldu. Bu yıl 11'incisi düzenlenen organizasyonun büyük finali, Türkiye'nin en kapsamlı sanal borsa yatırım yarışmasına son dört yıldır destek veren Yatırım Finansman'ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Finans dünyasına hazırlanan öğrencilerin piyasa stratejilerini ve pazar dinamiklerini öğrenerek teorik bilgilerini pratikle birleştirdiği bu yarışma, sermaye piyasalarının gelişimi açısından önemli bir değer yaratmaya devam ediyor. Ödül töreninin açılış konuşmasını yapan Yatırım Finansman Genel Müdürü Eralp Arslankurt, Türkiye’de 50. yılını kutlayan ilk aracı kurum olmanın sorumluluğuyla finansal okuryazarlığın geliştirilmesini öncelikli alanları arasında konumlandırdıklarını söyledi. Arslankurt, konuşmasında “Üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık gelişimine katkı sunan bu değerli organizasyonun son dört yıldır ana destekçisi olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle piyasalarda volatilitenin yüksek seyrettiği bir dönemde, gençlerimizin ortaya koyduğu performansın son derece etkileyici olduğunu gözlemledik. Özellikle sunumlarda yapay zekâ odaklı stratejilerin öne çıkması, geleceğe dair güçlü bir potansiyele işaret ediyor. Finale kalarak projelerini jüri karşısında sunan tüm katılımcıları tebrik ediyor; organizasyona emek veren Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü’ne ve tüm jüri üyelerine teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Büyük bir titizlikle yürütülen süreçte, jüriye ulaşan yaklaşık 60 rapor arasından sıyrılarak finale kalan sekiz genç yetenek yatırım stratejilerini jüri karşısında savundu. Jüri başkanlığını Murat Sağman’ın üstlendiği değerlendirme kurulunda Eralp Arslankurt, Ali Ağaoğlu, Dr. Berra Doğaner, Dr. Barış Esen, Jülide Yiğittürk Gürdamar, Cüneyt Paksoy ve Perihan Tantuğ yer aldı. Uzman isimlerin titiz değerlendirmeleri sonucunda rakiplerini geride bırakarak ilk üçe giren ve ödül almaya hak kazanan yarışmacılar sırasıyla Mustafa Çıracı, Arda Merttürk ve Anıl Eryiğit oldu. Tören sonunda dereceye giren öğrenciler ödüllerini sektör temsilcilerinin elinden alırken, tüm katılımcılar sermaye piyasalarının geleceği için umut verici bir tablonun parçası olmanın gururunu yaşadı. Yatırım Finansman, önümüzdeki dönemlerde de gençlerin finansal dünyadaki yolculuklarını desteklemeyi sürdüreceğini duyurdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEB 2026 İlk Çeyrekte 4,37 Milyar TL Net Kâr Açıkladı Haber

TEB 2026 İlk Çeyrekte 4,37 Milyar TL Net Kâr Açıkladı

TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri toplam aktiflerinin yüzde 60,58’ini oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri yılın birinci çeyreğinde 484 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken aynı dönemde toplam mevduatı ise 521 milyar TL oldu. 2026 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve karlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in özkaynakları 63,2 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin üstünde, yüzde 16,44 oranında gerçekleşti. TEB, geniş ürün yelpazesi ve dijitalleşme yatırımları doğrultusunda büyüme stratejisini başarıyla sürdürürken, farklı müşteri segmentlerinin kendine özgü ihtiyaçlarını analiz ederek yenilikçi ürün ve hizmet paketleri sunmaya devam etti. TEB’in müşterilerine özel faiz oranlarıyla vadeli mevduatlarını günlük olarak değerlendirme imkânı tanıyan ve diledikleri zaman para çekme ve yatırma esnekliği sunan ürünü Marifetli Hesap, yılın ilk çeyreğinde sektördeki güçlü konumunu pekiştirdi. TEB, CEPTETEB Mobil Uygulaması ve İnternet Şubesi ile müşterilerinin günlük bankacılık ihtiyaçlarını dijital kanallardan hızlı ve pratik bir şekilde karşılamaya devam etti. CEPTETEB Mobil’de gerçekleştirilen performans ve altyapı iyileştirmeleri sayesinde uygulama daha hızlı ve kullanıcı dostu hale getirildi. Özel Bankacılık müşterileri için finansal analiz raporlarına erişim kolaylaştırılarak getiri ve varlık analizlerinin tek platformdan görüntülenebilmesi sağlandı. Ayrıca “Benim Evim Konut”, “Konut Eşya”, “Ailem Güvende” ve “Güvenli Kimliğim Ferdi Kaza” sigortaları ile müşterilerin kendilerini, ailelerini ve varlıklarını güvence altına almaları desteklendi. TEB, ticari nitelikli müşterilerine yenilikçi ve kapsamlı çözümler sağladığı CEPTETEB İŞTE ve Kurumsal İnternet Şubesi ile dijital bankacılık alanındaki geliştirmelerini sürdürdü. Açık bankacılık vizyonu doğrultusunda, farklı bankalara ait kart bilgileri ve hareketleri CEPTETEB İŞTE üzerinden tek platformda görüntülenebilir hale getirildi. Şahıs firmalarına sunulan limit aktarım özelliğiyle kart ve ticari kredi limitleri arasında hızlı geçiş imkânı sağlandı. POS başvuru süreçlerinde kampanya bazlı paket seçimi yapılabilmesi, HGS başvurusu ile kart başvuru işlemlerinin dijital kanallardan kolayca tamamlanabilmesi mümkün hale getirildi. Tarım müşterileri için Harman POS üye iş yerleri listesi erişime açılırken, kredi kartı borcu erken kapama ve yapılandırma gibi finansal yönetimi destekleyen fonksiyonlar devreye alındı. Kurumsal İnternet Şubesi’nde ana kart başvurusu, çek karnesi gözlem ve vergi tahsil alındısı gibi işlemler dijital ortama taşınarak kullanıcı deneyimi güçlendirildi. Müşterilerin tüm finansal verilerini tek ekranda görüntüleyebilmesi amacıyla karşılama sayfasına hesap hareketi grafikleri ve kredi teklif bileşenleri eklendi. İşlem onay süreçleri sadeleştirilirken, mevcut İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) düzenleme hizmeti genişletilerek teşvikli işlemlerin de dijital olarak yapılabilmesi sağlandı. TEB Özel Bankacılık, TEB Yatırım aracılığı ile sunduğu kişiye özel yatırım danışmanlığı hizmetini yılın ilk çeyreğinde de başarıyla sürdürdü. TEB Yatırım uzmanları, yatırımcı profillerine uygun olarak yapılandırılmış portföy yönetim modeli seçeneklerini müşterilerine sundu. Bu yıl TEB Özel Bankacılık müşterilerinin katılımıyla ilki gerçekleştirilen “TEB Özel Varlık Yönetimi Buluşmaları” kapsamında makroekonomik görünümden küresel piyasalara, hisse senedi piyasalarından yatırım fonlarına kadar birçok konu, alanında uzman yöneticilerin değerlendirmeleriyle ele alındı. TEB, Kadın Bankacılığı ile kadınların ekonomiye daha fazla dahil olması ve iş dünyasındaki varlığının güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürdü. Kadın girişimcilerin ve işletme sahiplerinin finansmana erişimini artırmaya yönelik kaynak sağlama amacıyla TEB, İGE (İhracatı Geliştirme A.Ş.) ile yaptığı iş birliği kapsamında, kadın sahipliğindeki ihracatçı firmalara İGE teminatlı olarak 40 milyon TL üst sınıra varan kredi tutarlarını TL ve yabancı para olarak kullandırma imkânı sundu. TEB, kadın liderliğindeki işletmelerin finansman ihtiyacını karşılamak için EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) ile 50 milyon euro tutarında yeni bir kredi anlaşması imzaladı. EBRD’nin kadın işletmelerin finansal ve finansal olmayan hizmetlere erişimini desteklemek için yürüttüğü Türkiye İş Dünyasında Kadınlar II (TurWIB II) Programı kapsamında sunulan finansmanın en az yüzde 70’inin büyük iller dışında faaliyet gösteren işletmelere kullandırılması hedefleniyor. TEB, kadın sahipliği ve yönetimindeki firmalara kullandırılan kredilerde bir önceki yıl sonuna kıyasla yüzde 8 oranında büyüme sağladı. Finansal okuryazarlığa odaklanan çalışmalarına devam eden TEB, Aile Akademisi çatısı altında toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim çalışmalarını sürdürdü. Yılın ilk çeyreğinde farklı sektörlerden altı firmanın yaklaşık 2500 çalışanına finansal okuryazarlık ve iklim okuryazarlığı eğitimi verildi. Girişim Bankacılığı ile girişimcileri desteklemek ve ekosisteme katkı sağlamak üzere çalışmalarını sürdüren TEB, TİM-TEB Girişim Evi ve TOBB ile birlikte gerçekleştirdiği Demo Day etkinliğinde girişimcileri yatırımcılar ve sektör liderleriyle bir araya getirdi. TİM-TEB Girişim Evi 2026 1. Dönem Start Up hızlandırma programı kapsamında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Denizli, Gaziantep ve Mersin’den 42 girişimci programa kabul edildi. Uluslararası sermaye piyasalarındaki etkinliğini artırma ve yatırımcı tabanını genişletme hedefi doğrultusunda TEB, 2 milyar ABD dolarına veya diğer yabancı para birimlerindeki eşdeğeri tutara kadar yurt dışı piyasalarda tahvil satışı yapmak amacıyla Euro Medium Term Note (EMTN) programı kurulumunu başarıyla tamamladı. Farklı vade ve para birimlerinde esnek ve hızlı ihraç imkânı sağlayan program kapsamında ilk ihraç işlemini gerçekleştiren TEB, bu işlemle finansman araçlarını çeşitlendirerek küresel piyasalardaki konumunu daha da güçlendirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk’ün Girişimci Kaşif - İlk Fikrim Eğitimlerinde Yeni Durak Muş Oldu Haber

Kuveyt Türk’ün Girişimci Kaşif - İlk Fikrim Eğitimlerinde Yeni Durak Muş Oldu

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk’ün, çocukların erken yaşta girişimcilik, özgün fikir üretme ve finansal okuryazarlık becerilerini desteklemek amacıyla yürüttüğü Girişimci Kaşif – İlk Fikrim eğitimlerinin yeni durağı Muş oldu. Gaziantep’in ardından Muş’ta devam eden eğitimlerde, 4 okulda, 8-14 yaş aralığında binin üzerinde öğrenciye ulaşıldı. Program, öğrencilerin fikir üretme cesaretini desteklerken girişimcilik kültürüyle erken yaşta tanışmalarına katkı sunuyor. Girişimcilik ve finansal okuryazarlık bir arada Kuveyt Türk’ün değer odaklı sosyal sorumluluk yaklaşımı doğrultusunda sürdürülen eğitimlerde öğrenciler; problem çözme, özgün fikir üretme, takım çalışması, sunum becerileri, finansal okuryazarlık alanlarında uygulamalı eğitimler alıyor. Program yalnızca teorik eğitimlerle sınırlı kalmıyor; öğrenciler kendi çevrelerinde gözlemledikleri sorunlara çözüm geliştirmeyi öğrenerek proje bazlı düşünme becerisi kazanıyor. Muş’tan İstanbul’a uzanan fikir yolculuğu Muş’taki eğitimler sonrasında seçilecek 50 öğrenci, bir aylık çevrimiçi hızlandırılmış programa dahil olacak. Süreç sonunda belirlenecek il birincisi, geliştirdiği projesiyle İstanbul’da düzenlenecek final organizasyonunda Muş’u temsil ederek Türkiye genelindeki final sahnesinde farklı illerden gelen öğrencilerle birlikte fikirlerini sunma fırsatı bulacak. 2023’ten bu yana devam eden Girişimci Kâşif programı kapsamında Türkiye genelinde on binlerce öğrenci girişimcilik ekosistemiyle tanıştı. Muş ile birlikte programın sosyal etkisinin daha da büyümesi ve daha fazla öğrencinin erken yaşta fikir geliştirme yolculuğuna dahil olması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.