Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansal Okuryazarlık

Kapsül Haber Ajansı - Finansal Okuryazarlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansal Okuryazarlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nde Fikirler Gelişime Dönüştü Haber

AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nde Fikirler Gelişime Dönüştü

AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi çatısı altında bir araya gelen gençler; inovasyonun temellerinden girişimcilik ve liderliğe uzanan kapsamlı bir eğitimin ardından geliştirdikleri yenilikçi projeleri Demo Day’de başarıyla sundu. Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında gençlerin teknoloji, girişimcilik ve inovasyon alanındaki gelişimlerine katkı sağlamaya devam ediyor. Bu kapsamda Fırat Üniversitesi öğrencilerine özel olarak düzenlenen Fikirden Gelişime Programı, AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi çatısı altında başarıyla tamamlandı. Program; üniversite öğrencilerinin fikirden ürüne uzanan girişimcilik yolculuğunu deneyimlemelerini sağlamak, inovasyon ve teknoloji odaklı yetkinliklerini güçlendirmek amacıyla tasarlanan 8 haftalık bir gelişim süreci olarak kurgulandı. Hibrit yapıda gerçekleştirilen programa toplam 32 öğrenci katıldı. Gençler, Yaratıcı Düşünmeden İş Modeline Uzanan Kapsamlı Bir Eğitim Yolculuğuna Çıktı Eğitim sürecinde öğrenciler; inovasyonun temelleri, girişimcilik ve start-up ekosistemi, tasarım odaklı düşünme, iş modeli geliştirme ve proje yönetimi gibi girişimciliğin kritik aşamalarına odaklanan kapsamlı bir içerikle buluştu. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerde; liderlik, takım kurma, şirketleşme, finansal okuryazarlık ve kurumsal marka oluşturma gibi başlıklar da ele alındı. Gençler aynı zamanda, yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmenin yanı sıra sigortacılık sektörünün dönüşüm dinamiklerini, AgeSA’nın dijitalleşme vizyonunu ve sektörün geleceğini şekillendiren teknolojileri yakından tanıma fırsatı elde etti. Geliştirilen fikirler; kullanıcı içgörüleri, çözüm tasarımı ve iş modeli çerçevesinde olgunlaştırılarak sunuma hazır projelere dönüştürüldü. Geleceğin Çözümleri Sahneye Taşındı Programın sonunda düzenlenen Demo Day etkinliğinde öğrenciler, geliştirdikleri projeleri jüri ve davetlilere sundu. İş modeli, çözüm önerisi, hedef kitle ve potansiyel etki başlıklarını içeren sunumlar, katılımcıların edindikleri bilgi ve deneyimi somut çıktılara dönüştürmelerine olanak sağladı. Demo Day, genç girişimci adaylarının fikirlerini gerçek bir sahnede test etmelerine ve girişimcilik ekosisteminde görünürlük kazanmalarına katkı sundu. Gençler, AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezleri ile Geleceğe Hazırlanıyor Sabancı Topluluğu tarafından hayata geçirilen Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında açılan AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi, gençlerin teknoloji odaklı yetkinliklerini artırmayı hedefleyen yeni nesil bir öğrenme ve üretim ekosistemi olarak konumlanıyor. Sigortacılık, finans ve mühendislik alanlarını; yapay zekâ, veri analitiği, yazılım ve finansal teknolojilerle buluşturan merkezler, gençlerin teorik bilgilerini gerçek sektör verileri ve uygulamalı projeler ile geliştirmesine olanak tanıyor. Akademisyenler, öğrenciler ve sektör profesyonellerini aynı zeminde bir araya getiren yapı; vaka analizleri, mentorluk programları, eğitim modülleri, yarışmalar, ideathon’lar ve girişimcilik projeleriyle destekleniyor. Staj programları da AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nin önemli bir unsuru olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda AgeSA, daha önce Fırat Üniversitesi öğrencilerine yönelik 4 haftalık özel bir staj programı gerçekleştirdi. Standart staj deneyiminin ötesinde tasarlanan bu programda öğrenciler, öğrenciler, Dijital Projeler, Yapay Zeka, Analitik CRM, Sigorta Dönüşüm Teknolojileri ve Robotik Teknolojiler gibi farklı ekiplerde görev alarak, iş süreçlerini gözlemleme ve çeşitli teknoloji uygulamalarını deneyimleme fırsatı buldular.

Üreten Kadınlar Yarışması İçin Geri Sayım Başladı Haber

Üreten Kadınlar Yarışması İçin Geri Sayım Başladı

Halkbank’ın Üreten Kadınlar Yarışması kapsamında hayata geçirdiği Master Class Eğitim Programı, 9-11 Ocak tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşti. Türkiye’nin dört bir yanından yarışmaya başvuran kadın girişimciler arasından seçilen 100 finalist, üç gün süren eğitim programında sürdürülebilir büyüme, markalaşma ve yeni iş modelleri konularında eğitimlere katıldı. Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, programın kapanış gününde yaptığı değerlendirmede, kadın girişimciliğinin her geçen yıl geliştiğini belirterek şunları söyledi: “Kadın girişimcilerin üretime kattığı değer, ekonomiye sağladığı dinamizm ve topluma verdiği ilham, sürdürülebilir büyümenin en sağlam dayanaklarındandır. Halkbank olarak biz, bu dinamizmi büyütmek ve kadın girişimcilerin yolunu açmak için kararlılıkla çalışıyoruz. 2021 yılından bu yana 264 bin kadın girişimciye toplam 120 milyar TL finansman desteği sağladık. Ülkemizde kadın girişimciler kullandırılan her 3 krediden birini bankamız kullandırmakta ve bu alandaki lider konumunu sürdürmektedir.” Uzman isimlerden girişimcilik eğitimleri Bu yıl beşincisi yapılacak Üreten Kadınlar Yarışması kapsamında düzenlenen Master Class Eğitim Programı’nda; alanında uzman isimler, kadın girişimcilerle bir araya geldi, bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Eğitimlerde; kişisel marka ve iletişim, marka yönetimi, dijital pazarlama ve sosyal medya, girişimcilik 101, etik yapay zekâ kullanımı, finansal okuryazarlık, e-ticaret, vizyoner liderlik ve network gibi günümüz girişimciliğinin öne çıkan başlıkları ele alındı. Programın son gününde düzenlenen “İlham Veren Kadınlar” panelinde ise farklı sektörlerden kadın girişimciler deneyimlerini katılımcılarla paylaştı, girişimcilik yolculuğunda karşılaşılan zorluklar ve fırsatlar üzerine konuşuldu. Kadın girişimcilere bütüncül destek Kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendirmeyi temel öncelikleri arasında gören Halkbank, finansmanın yanı sıra eğitim, mentörluk ve marka görünürlüğü alanlarında da destekler sunarak, kadın girişimcilere bütüncül olarak katkı sağlamaya devam etmektedir. Banka; Üreten Kadınlar Buluşmaları ve Halkbank Üreten Kadınlar Akademisi ile kadın girişimcilerin bilgiye erişimini kolaylaştırmayı ve iş ağlarını güçlendirmeyi hedeflemekte, ayrıca güçlü iş birlikleriyle gerçekleşen Yükselen Kadınlar ve Kadın Acentelerle Büyüyoruz projeleri ile kadın girişimciliğinin farklı alanlarda yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadır. Üreten Kadınlar Yarışması’nın ödül töreni 13 Şubat 2026’da düzenlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zorlu Enerji, Genç Kadınlara Liderlik Yolunu Açıyor Haber

Zorlu Enerji, Genç Kadınlara Liderlik Yolunu Açıyor

Zorlu Enerji, Turkishe ve YeniBirLider iş birliğiyle hayata geçirilen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı, genç kadınların liderlik yolculuklarını desteklemeyi amaçlayan bütünsel bir gelişim modeli sunuyor. İstanbul’da düzenlenen lansman etkinliğiyle tanıtılan program, Türkiye’nin farklı bölgelerinden 18–30 yaş aralığındaki 100 genç kadını, 8 ay sürecek yapılandırılmış liderlik yolculuğuna çıkaracak. Zorlu Enerji’nin Akıllı Hayat 2030 vizyonu ve Eşit Bi’Hayat yaklaşımıyla uyumlu olarak tasarlanan program, genç kadınların erken yaşlarda mentorluk, rol model teması ve çok boyutlu liderlik deneyimiyle güçlenmesini hedefliyor. Program kapsamında katılımcılar; mentorluk görüşmeleri, eğitim modülleri, rol model buluşmaları ve proje geliştirme süreçlerini içeren uzun soluklu bir gelişim sürecine dahil olacak. Enerji sektöründe kapsayıcı dönüşüm Enerji sektörü, tarihsel olarak düşük kadın temsiliyle anılan alanlardan biri olmaya devam ediyor. Türkiye genelinde enerji sektöründe kadın istihdam oranı yaklaşık yüzde 12 seviyesinde bulunurken Zorlu Enerji Grubu, bu oranı kurum bünyesinde yüzde 26’ye taşıdı. Şirket, 2030 yılına kadar kadın istihdam oranını yüzde 30’un üzerine çıkarmayı hedefliyor. Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, programın kurumsal dönüşümle olan bağını şu sözlerle ifade etti: “Enerji dönüşümünü kapsayıcı ve eşit temsili önceleyen bir liderlik anlayışıyla, yatırımlar ve teknolojilerle birlikte ele alıyoruz. Bu bütüncül yaklaşım, dönüşümün kalıcı etkisini güçlendiriyor. ‘Liderlikte Kadın Yüz’ü’ Programı, genç kadınların potansiyellerini görünür kılmayı ve karar alma süreçlerine daha güçlü katılmalarını destekleyen önemli bir adım.” Mentorluk, eğitim ve girişimcilik odağı Programın mentorluk yapısı; C-level yöneticiler ve farklı sektörlerden liderlerin yer aldığı geniş bir mentor havuzuna dayanıyor. Eğitimler ise Mini MBA yaklaşımıyla kurgulandı. Liderlik, girişimcilik, sürdürülebilirlik, teknoloji, finansal okuryazarlık, iletişim ve kariyer tasarımı gibi başlıkları kapsayan programda, yıl boyunca ortalama 50 saatlik bir eğitim içeriği sunulacak. Girişimcilik odağı da programın ana bileşenleri arasında yer alıyor. Katılımcıların geliştirdikleri proje ve girişim fikirlerinin ekosistemle buluşturulması için mentorluk ağı ve partner kurumlarla temas imkânı sağlanacak. Etki ölçümü ve ölçeklenebilir yapı Programın sosyal etkisi, mentorluk görüşmeleri, eğitim katılımı, proje çıktıları, topluluk etkileşimi ve görünürlük artışı başlıklarını kapsayan çok boyutlu bir SROI modeliyle izlenecek. İlk yılın ardından modelin ölçeklenerek büyütülmesi hedefleniyor. Zorlu Enerji sponsorluğunda yürütülen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin güçlü bir örneği olarak, genç kadın liderliğini destekleyen kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek vizyonuna katkı sunmayı amaçlıyor.

14. TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi, İş Dünyasının Geniş Katılımıyla Düzenlendi Haber

14. TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi, İş Dünyasının Geniş Katılımıyla Düzenlendi

Yatırımcı İlişkileri Derneği’nin hayata geçirdiği TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi, bu yıl da sektörün önde gelen profesyonellerini bir araya getirerek katılımcılarına bilgi ve deneyim paylaşımı için güçlü bir buluşma zemini sundu. Zirvenin açılış konuşmaları, TÜYİD Başkanı Kerem Tezcan, Merkezi Kayıt Kuruluşu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ekrem Arıkan ile Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül tarafından gerçekleştirildi. TÜYİD Başkanı Kerem Tezcan, küresel ekonomik ve politik görünüm ile sermaye piyasalarındaki son gelişmelere dikkat çekerken: “2025 yılı; küresel ekonomide ABD’nin korumacı politikaları, Çin’deki yavaşlama ve Avrupa’daki zayıf büyüme görünümünün yanı sıra, artan jeopolitik risklerin belirleyici olduğu bir döneme işaret ediyor. Bu çerçevede, ABD Merkez Bankası FED’in temkinli faiz politikasına rağmen Amerikan ekonomisinin görece gücünü koruduğunu; Avrupa ve Çin ekonomilerinin ise hedeflenen büyüme ivmesini yakalamakta zorlandığını görüyoruz. Böylesi bir küresel konjonktürde Türkiye sermaye piyasalarına yönelik ilginin yeniden canlanması son derece dikkat çekici. Yabancı yatırımcılar, 2025 yılının ilk 2 çeyreğinde net alım gerçekleştirerek, 2020 yılından bu yana ilk kez anlamlı bir net girişe imza attı. Bu gelişme, piyasalara ilişkin beklentilerin güçlendiğini açıkça ortaya koyuyor. Nitekim şirketlerimizin finansman ihtiyacının sermaye piyasalarından karşılanma oranı, 2023 yılında yüzde 12 seviyesindeyken, 2025 yılının ilk dokuz ayında yüzde 30’a ulaşmış durumda. Sermaye piyasalarımızın önde gelen sivil toplum kuruluşlarından biri olan TÜYİD, bugün 133 üye kuruluşuyla Borsa İstanbul’un toplam piyasa değerinin yüzde 75’ini temsil ediyor. Bu güçlü temsil kabiliyetiyle, yatırımcı ilişkilerinin geleceğini birlikte şekillendirmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Merkezi Kayıt Kuruluşu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ekrem Arıkan ise şöyle konuştu: “Yatırımcı hizmetlerinin etkinliğini artırmanın yolu; verinin doğru şekilde kaydedilmesi, işlenmesi ve analiz edilerek ilgili paydaşlarla zamanlı, şeffaf ve anlık biçimde paylaşılmasından geçiyor. Bu yaklaşım, yalnızca operasyonel verimlilik sağlamıyor; aynı zamanda sektörün genel zekâ seviyesini ve üretilen işlerin niteliğini de yukarı taşıyor. Bu dönüşüm sürecinde üzerimize düşen sorumlulukların farkındayız. Türkiye’de yatırımcı verisini hak sahibi nezdinde tutan ve yöneten kurum olarak, bu alanda dünyaya örnek teşkil eden bir yapıyı temsil ediyoruz. Mevcut ekonomik konjonktürde halka arz piyasasının bu yıl nispeten yatay bir seyir izlediğini görüyoruz; ancak önümüzdeki dönemde koşulların yeniden ivme kazanmasıyla birlikte, yatırım sayısında alışageldiğimiz yukarı yönlü hareketin tekrar başlayacağına inanıyoruz. Dünya genelinde şirketlerin ve fonların portföylerine dâhil ettiği, Türkiye’de ise regülasyonlarla birlikte yeni bir yatırımcı sınıfı yaratan önemli bir yatırım alanına dönüşmüş durumda. Tüm bu gelişmeler, yatırımcı ekosisteminin hızla evrildiğini ve veri odaklı, bütüncül bir yaklaşımın her zamankinden daha kritik hale geldiğini ortaya koyuyor.” Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise son dönemlerde yatırımcı beklentilerinin geçmiş yıllara kıyasla çok daha bilinçli, talepkâr ve kapsamlı bir yapıya evrildiğini vurgularken şöyle konuştu: “Sermaye Piyasası Kurulu olarak yatırımcının korunması adına elimizden geleni yapıyoruz; çünkü dünya hızla değişse de görev alanımızda değişmeyen temel öncelik yatırımcının korunmasıdır. Türkiye’de yatırımcılar artık yatırım kararlarını; enflasyon, faiz oranları ve makroekonomik göstergeler başta olmak üzere pek çok unsuru dikkatle analiz ederek veriyor. Bu çerçevede yatırımcıların en çok önem verdiği unsur; sunulan bilginin anlaşılır, güven veren, şeffaf ve doğru zamanlamayla paylaşılmasıdır. Yatırımcı tabanının genişlemesi, son yıllarda sermaye piyasalarımız adına en memnuniyet verici gelişmelerden biri oldu. Bu genişleme, yürüttüğümüz finansal okuryazarlık ve eğitim programlarıyla birlikte daha da derinleşiyor; daha bilinçli bireysel ve kurumsal yatırımcılarla birlikte bu tabanı kararlılıkla büyütmeye devam ediyoruz” görüşlerini bildirdi. Açılış konuşmalarının ardından program, moderasyonunu Aslı Selçuk Danışmanlık Kurucu CEO’su Aslı Selçuk’un üstlendiği “Liderler Gözünden” paneliyle devam etti. Panelde; Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, Armada Gıda, Akkim Kimya ve Yataş Grup Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Aslan Kesimer ile TAV CEO’su Serkan Kaptan görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Panelde Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, holdinglerde yatırımcılarla kurulan ilişkinin dönüşümüne dikkat çekerek, “Holdinglerde artık yatırımcıları müşterimiz olarak tanımlıyoruz. Bu bakış açısı, onları sürekli dinlemeyi ve beklentilerini işimizin merkezine almayı gerektiriyor. Yatırımcı ilişkileri ekiplerimiz de bu anlamda en kritik müşteri temsilcilerimiz konumunda. Topluluğumuzda 11 iştirakimiz var ve her birinde yatırımcı ilişkilerini temel bir yönetim prensibi olarak görüyoruz. Yönetim kurulu masasında yatırımcının sesi duyuluyorsa, doğru yolda ilerliyorsunuz demektir. Çünkü iletişimin olduğu her yerde yatırımcı ilişkileri de işin doğal bir parçasıdır” dedi. Program, öğleden sonra “Yatırımcı İlişkilerinde Küresel Eğilimler” sunumu, “Yatırımcı Gözünden” oturumu ve “Küresel Yatırımcı İlişkileri Devrimi” başlıklı konuşmayla devam edecek; gün, TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Ödülleri ile devam edecek.

Toplumsal Fayda Ödülleri Üçüncü Kez Sahiplerini Buldu Haber

Toplumsal Fayda Ödülleri Üçüncü Kez Sahiplerini Buldu

DÜNYA Gazetesi’nin ülke çapında toplumsal fayda bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı ve toplumsal faydayı tabana yaymayı hedeflediği Toplumsal Fayda Ödülleri, üçüncü yılında da yoğun ilgiyle gerçekleşti. 200’den fazla başvuru seçkin jüri üyeleri tarafından gerçek bir soruna çözüm üretmek, özgünlük, sürdürülebilirlik ve ölçülebilirlik kriterlerine bağlı kalarak titizlikle incelendi. 27 Kasım Perşembe Günü gerçekleşen ödül töreninde 8 ana ve çeşitli alt kategorilerde ödül verilirken 3 sivil toplum kuruluşuna jüri özel ödülü ve bir kuruma da büyük ödül takdim edildi. Bankacılıktan sigortacılığa, perakendeden giyime, enerjiden ulaşıma kadar birçok farklı özel sektör kurumlarının yanında, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının büyük bir ilgiyle takip ettiği Toplumsal Fayda Ödülleri Türkiye’ye Yayılıyor… Toplumsal Fayda Ödülleri; bu yıl İstanbul’un yanında Adana, Bursa, Gaziantep, İzmir, Kars, Kocaeli, Tekirdağ gibi birçok ile ve Kıbrıs’a gitti. Trendyol ana sponsorluğunda gerçekleşen ödül programında CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul, İDO, Mega Insulation Solutions, TURKCELL ve Türk Telekom Co – Sponsor; Alternatif Bank, Türkiye Sigorta ve YapıKredi Destek Sponsoru; Ajans Press ve Faselis ise hizmet sponsoru olarak yer aldı. Toplumsal Fayda Ödülleri’nin kazananlarını ön eleme ve ana değerlendirme olmak üzere iki aşamalı süreçte titizlikle değerlendirerek belirleyen bağımsız jüri üyeleri, Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burak Küntay başkanlığında; Dünya Yatırım Holding A.Ş. Genel Müdürü Alişan Şengül, Sosyal Sorumluluk Danışmanı ve Köşe yazarı Arzu Çekirge Paksoy, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi, CIFAL İstanbul ve UNITAR Direktörü Prof. Dr. Çisil Sohodol, Politik Psikoloji Merkezi Kurucusu ve Akademisyen Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, DÜNYA Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Ece Ceyhun, SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, Stratejik İletişim Danışmanı, Girişimci, Sivil Toplum Gönüllüsü Fügen Toksü, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Işınsu Kestelli, TUHİD Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen, Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, Türkiye İş Bankası A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, Ekonomist, İş Futuristi, Stratejist, YK Danışmanı, M-GEN Agency CEO’su, DÜNYA Gazetesi Yazarı Ufuk Tarhan, Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay’idi. 2025 Toplumsal Fayda Ödülleri’ni Kazanan Projeler BÜYÜK ÖDÜL Hayalet Ağlar – CarrefourSA TOPLUMA DEĞER KATAN PROJELER – DKP DKP – Afet Yönetimi Hayat İyi Yaşam Merkezi – Hayat Holding DKP – Çevre Denizlerin Ormanları: Mercanlar – Türkiye İş Bankası DKP - Çocuk Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar – OPET DKP - Deprem Farkındalığı Afet Oyunları – VISA / Habitat Derneği / UNDP DKP - Dönüşüm ve Atık Yönetimi Dönüşümde Gelecek Var – Akbank DKP – Eğitim Köyde Meraklı Sınıflar – Bayer Türkiye DKP – Engelli Engelsiz Bankacılık – Alternatif Bank DKP - Fırsat Eşitliği Yarınlara Kartopu – Yapı Kredi DKP - Finansal Okuryazarlık Kendine Yatırım Yapan Kadınlar – Yapı Kredi Portföy DKP - Genç Hatay Sörf Merkezi’ne Destek – LC Waikiki DKP - Girişimcilik Kadın Teknoloji Girişimcileri Akademisi – ÜNLÜ & Co DKP - İklim Krizi Ormanın Gözleri – Anadolu Sigorta DKP - Kadın Tarımın Kadın Yıldızları – SuperFresh DKP - Kültür Sanat Herkes İçin Sanat: Anadolu Sergileri – İş Sanat DKP - Sağlık Nadirler Sergisi – Takeda Türkiye DKP - Sivil Toplum Kuruluşları Sağlıklı Beslen Sevgiyle Büyü – AÇEV DKP - Spor Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü – Çolakoğlu Metalurji DKP - Tarım Toprağımız Hazinemiz – ETİ Gıda DKP - Üniversiteler Residential-IST - Yıldız Teknik Üniversitesi DKP - Yaşlılar Dijital Bahar – TURKCELL DKP - Yerel Değerler ve Turizm Zirvenin Şefleri – IC Holding DKP - Diğer Trakya'nın Kuşlarını Halkalıyoruz – Trakya Elektrik Dağıtım ÇEŞİTLİLİK, EŞİTLİK VE KAPSAYICILIK Filizlerin Mucizeleri Teknoloji ve İnovasyon Programı – Türk Traktör KURUMSAL GÖNÜLLÜLÜK FLO Group Gönüllüleri Adımlarımız İyiliğe – FLO Group TOPLUMSAL FAYDA YARATAN SOSYAL GİRİŞİMLER – SG SG - Sosyal Girişimler Bilim Virüsü SG - Sosyal Girişimci Kurum İş Birliği WeShape Girişimcilik Programı – CCN Yatırım Holding TOPLUMSAL FAYDA ODAKLI SOSYAL MEDYA ÇALIŞMALARI – SM SM - Sosyal Medya Kampanyaları Seyirci Kalma – Türk Ekonomi Bankası (TEB) SM - Influencer İş Birlikleri 21 Mart Dünya Down Sendromu Günü Farkındayım Yanındayım – Türkiye Down Sendromu Derneği TOPLUMSAL FAYDA YARATAN YEREL ÇALIŞMALAR – YÇ YÇ - Kurumlar Arıcılığı Geliştirme Projesi – Çayeli Bakır İşletmeleri YÇ - Yerel Yönetimler İstasyon Gaziantep – Gaziantep Büyükşehir Belediyesi YÇ - Yerelde İstihdam Girişimde Kadın Enerjisi – SOCAR Türkiye TOPLUMSAL FAYDA YARATAN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI – SÇ SÇ - Sürdürülebilir Fayda Sağlayan Ekip Hayalet Ağlar – CarrefourSA SÇ - Sürdürülebilir İş Birlikleri Genç İstihdamında Fırsat Eşitliği – Esas Sosyal SÇ - BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını Destekleyen Projeler Suya Saygı Koleksiyonu Projesi – Koton TOPLUMSAL FAYDA YARATAN ULUSLARARASI PROJELER - UP Kıbrıs Girişimci Kadınlar Kalkınma Kooperatifi – İstasyon JÜRİ ÖZEL ÖDÜLLERİ Kızımız Okuyacak – Buldan Eğitim ve Dayanışma Vakfı Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı – Nisan'da Adana'da Turizm Kültür Sanat Vakfı Sedefteki İnciler – Hasan Faydasıçok Eğitim Vakfı

Alternatif Bank'tan Türkiye Ekonomisine 114 Milyar TL'lik katkı Haber

Alternatif Bank'tan Türkiye Ekonomisine 114 Milyar TL'lik katkı

2025'in üçüncü çeyreğinde de yüksek aktif kalitesini koruyarak etkin bir bilanço yönetimi sürdüren Alternatif Bank, stratejik öncelikleri doğrultusunda dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme performansı gösterdi. Son çeyrekte, konsolide aktif büyüklüğünü 121 milyar TL seviyesine taşıyan Banka'nın, nakdi (finansal kiralama alacakları dahil) ve gayri nakdi kredilerle ülke ekonomisine sağladığı destek ise 114 milyar TL seviyesine ulaştı. 2025 yılı üçüncü çeyreğinde ortaya koyduğu performansla, Alternatif Bank'ın konsolide net karı ise 1,492 milyar TL olarak gerçekleşti. "Yılın ilk dokuz ayında istikrarlı ve sağlıklı bir büyüme performansı sergiledik" Dinamik küresel ve yerel ekonomik koşulların şekillendirdiği 2025 yılında, Türk bankacılık sektörünün güçlü performans sergilediğine değinen Alternatif Bank Genel Müdürü Ozan Kırmızı, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "2025 yılı bankacılık sektörü açısından güçlü bir performans yılı olarak ilerliyor. Ağustos itibarıyla sektörün toplam aktifleri 35,7 trilyon TL'ye ulaşarak yıl sonuna göre %27 artış kaydetti. Kredilerde %28, mevduatlarda %25 büyüme gözlenirken; faiz marjlarındaki toparlanma ve artan komisyon gelirleri sektörün karlılığını destekledi" dedi. Alternatif Bank olarak, yılın ilk dokuz ayında bu güçlü sektör görünümüne paralel şekilde sağlıklı bir büyüme performansı sergilediklerine değinen Kırmızı sözlerine şöyle devam etti: "2025 yılının ilk üç çeyreğinde, disiplinli büyüme stratejimiz ve verimlilik odaklı yönetim anlayışımız sayesinde hedeflerimizin üzerinde sonuçlar elde ettik. Toplam aktiflerimizi geçen yılın aynı dönemine göre %50 artırarak 120 milyar TL seviyesinin üzerine taşıdık. Bu büyümeni ana itici gücü, %67'lik artışla toplam kredilerimiz oldu. Kredi limitlerini etkin biçimde yöneterek, reel ekonomiye ve sürdürülebilir kalkınmaya kaynak sağlamaya devam ettik. Elde ettiğimiz bu güçlü finansal sonuçlar, Bankamızın aktif kalitesi, operasyonel verimliliği ve müşteri ilişkilerinde yarattığı sürdürülebilir değer artışının somut bir kanıtı. Önümüzdeki dönemde de sağlam bilanço yapımız ve sorumlu bankacılık ilkelerimizle müşterilerimize ve Türkiye ekonomisine sürdürülebilir değer yaratma taahhüdümüzü kararlılıkla devam ettireceğiz." "Yeni iş birlikleriyle yenilikçi finansman çözümlerini hayata geçirdik" 2025'in üçüncü çeyreğinde dijital iş birlikleriyle bireysel bankacılıkta yenilikçi adımlar attıklarını da dile getiren Ozan Kırmızı sözlerine şöyle devam etti: "Alternatif Bank olarak dijitalleşme yolculuğumuzu iş birlikleriyle güçlendiriyor, müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını daha kolay, hızlı ve erişilebilir biçimde karşılamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda Taksitlio.com ile hayata geçirdiğimiz proje, alışveriş finansmanını tamamen dijital ve kullanıcı dostu bir yapıya taşıyarak, bankacılık hizmetlerini müşterilerimizin bulunduğu her noktaya ulaştırma vizyonumuzu destekledi." "Engelleri birlikte kaldırıyoruz" Son çeyrekte finansal kapsayıcılığı güçlendiren Engelsiz Bankacılık projelerine yenilerini eklediklerini ifade eden Ozan Kırmızı, "Alternatif Bank olarak finansal büyümemizi sürdürürken, topluma ve çevreye değer katmayı önceliklendiren kapsayıcı bir yaklaşımı benimsiyoruz. Engelsiz Bankacılık alanında yürüttüğümüz çalışmalar, bankacılığı herkes için erişilebilir kılma vizyonumuzun en somut yansımaları arasında yer alıyor. Bu kapsamda, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz projeyle, FinKurs platformundaki eğitimleri işaret dili ve altyazı desteğiyle işitme engelli bireylerin erişimine sunduk. Ayrıca 6 yılı aşkın süredir Engelsiz Bankacılık alanında gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla, Youth Awards 2025'te bronz ödüle layık görüldük. Bu ödül, toplumsal fayda yaratma yolundaki kararlılığımızın bir göstergesi oldu" dedi. "TSRS uyumlu 2024 Sürdürülebilirlik Raporumuzu yayınladık" 2024 yılındaki faaliyetlere ilişkin TSRS uyumlu 2024 yılı Sürdürülebilirlik Raporu'nu kısa süre önce kamuoyuyla paylaştıklarını dile getiren Kırmızı, sözlerini şöyle tamamladı: "2025 yılının üçüncü çeyreğinde ilk Sürdürülebilirlik Raporumuzu, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları kapsamında yayınladık. Bu yayın, yalnızca bir raporlama çalışması değil, bizim sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun somut bir yansıması. Önümüzdeki dönemde de çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarını stratejimizin merkezinde tutmaya devam edeceğiz."

 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi'ne Yoğun İlgi Haber

 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi'ne Yoğun İlgi

“Etkileşim” temasıyla gerçekleştirilen Kongre’yi 5 binden fazla kişi fiziki olarak, yurt içi ve yurt dışından binlerce kişi ise çevrim içi olarak takip etti. Kongre’de 16 panel, 10 eğitim ve beş atölye çalışmasında; ekonomi, finans ve sermaye piyasalarının dinamikleri, fırsatları ve geleceği ele alındı. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından düzenlenen 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi, akademi, iş dünyası, finans ve sermaye piyasaları temsilcilerinin yanı sıra üniversite öğrencileri ve yatırımcılardan yoğun ilgi gördü. 4-5 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen Kongre’yi, 5 binin üzerinde kişi fiziki olarak, yurt içi ve yurt dışından binlerce kişi ise çevrim içi olarak takip etti. “Etkileşim” ana temasıyla gerçekleştirilen 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi kapsamında; “Ekonomik Etkileşim”, “Teknolojik Etkileşim” ve “Yapısal Etkileşim” başlıkları altında, küresel ve Türkiye gündeminde öne çıkan konular, “dinamikler”, “fırsatlar” ve “gelecek” bakış açısıyla, alanında uzman kişilerin katılımıyla çok yönlü bir biçimde ele alındı. İki günde 31 oturum gerçekleştirildi Kongre, 4 Kasım’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açılış konuşmasıyla başladı. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül, Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz’ün konuşmalarıyla devam etti. Kongre’nin ana konuşmacısı olan “Digital Darwinizm” kitabının yazarı Tom Goodwin ise “Finansal Hizmetlerin Geleceği” başlıklı konuşmasıyla katılımcılara yeni nesil teknolojilerin etkilerine yönelik vizyoner bir bakış açısı sundu. İki gün süren 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi kapsamında 16 panel, 10 eğitim ve 5 atölye çalışması olmak üzere toplam 31 oturum gerçekleştirildi. “Etkileşim” temasıyla sermaye piyasalarının geleceğine ışık tutuldu Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz, ana temasını ‘Etkileşim’ olarak belirledikleri 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde, etkileşim odağında; ekonominin, sermaye piyasalarının ve finansal ekosistemin dinamiklerini, geleceğini ve sunduğu fırsatları çok yönlü bir şekilde ele aldıklarını söyledi. Karagöz, “Dünyada ve Türkiye’de alanında önde gelen akademisyenler, uzmanlar ve liderler; bilginin, teknolojinin ve iş birliğinin kesiştiği etkileşim alanlarında, ekonomimize ve sermaye piyasalarımıza ışık tutacak fikir ve deneyimlerini paylaştı“ dedi. “Kongre’miz bilgi paylaşımı, iş birliği ve ortak vizyon oluşturuyor” 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’ne gösterilen yoğun ilgiden büyük bir memnuniyet duyduklarını belirten Karagöz, “Gösterilen ilgi, Kongre’mizin bir kez daha iş dünyası, finans, sermaye piyasaları ve yatırımcıların en kapsamlı buluşma platformu haline geldiğini ortaya koydu. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği olarak, bu yoğun ilgi bizlere güç verdiği gibi, bir sonraki Kongre için de daha kapsamlı ve yenilikçi bir program hazırlama yönünde ilham kaynağı oluyor” diye konuştu. Finans sektörünün en kapsayıcı meslek örgütü olarak tüm paydaşlarla işbirliği içerisinde sermaye piyasalarının gelişmesi, derinleşmesi ve ülke ekonomisine sağladığı katma değerin artması için çok yönlü faaliyetler gerçekleştirdiklerini belirten Karagöz, “Bu doğrultuda düzenlediğimiz Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi, bilgi paylaşımı, iş birliği ve ortak vizyon oluşturma açısından sektörümüzün en önemli platformlarından biri haline geldi. Kongremiz aracılığıyla, sermaye piyasalarımızın geleceğini şekillendirecek fikirlerin, deneyimlerin ve yenilikçi yaklaşımların bir araya gelmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz.” dedi. TSPB Başkanı’ndan Kongre’ye katılanlara teşekkür Kongre’nin başarıyla gerçekleşmesinde katkı sunan tüm konuşmacılara, panelistlere, sponsorlara ve katılımcılara teşekkür eden Karagöz şunları söyledi; ”Öncelikle her zaman verdiği güçlü destekle sektörümüzün gelişimine büyük katkı sağlayan ve 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin açılışında da bizlerle birlikte olarak Kongremizi şereflendiren Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’e katılımları için şükranlarımızı sunarız. Ayrıca, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Ömer Gönül’e, Borsa İstanbul Genel Müdürü Sayın Korkmaz Ergun’a destekleri, katılımları ve paylaşımları için teşekkür ederiz. Kongre’nin başarıyla gerçekleşmesinde emeği geçen tüm konuşmacılarımıza, panelistlerimize ve katılımcılarımıza değerli katkılarından dolayı teşekkür ediyor; 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin düzenlenmesine destek veren sponsorlarımıza ve iş birliği kuruluşlarımıza da şükranlarımızı iletiyoruz.” Kongre’nin sosyal sorumluluk projesi Darüşşafakalı öğrenciler için… Eğitime büyük önem veren ve finansal okuryazarlık konusunda da ciddi eğitimler veren Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği kongre kapsamında, “Kongremize Sen De Katıl, Darüşşafakalı Öğrencilerin Nitelikli Eğitimine Destek Ol!” sosyal sorumluluk projesi ile eğitime destek oluyor. Kongre kapsamında bu yıl 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresine kayıt yaptıran katılımcılar adına sosyal sorumluluk projesi sponsoru A1 Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş. tarafından merhum Murat Güler anısına Darüşşafaka Cemiyetine bağış yapıldı. Bu sosyal sorumluluk projesi ile; Darüşşafaka Cemiyetinin 1863’ten bu yana sürdürdüğü “Eğitimde Fırsat Eşitliği” misyonuna destek olunarak; annesi ve/veya babası hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz, başarılı öğrencilerin nitelikli eğitimine katkıda bulunuldu. Kongre sponsorların desteğiyle gerçekleşti Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin ana sponsoru Borsa Grubu (Borsa İstanbul A.Ş., Takasbank A.Ş. ve Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.) oldu. Kongre’nin platin sponsorluğunu İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Midas Menkul Değerler A.Ş. ve Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. üstlendi. Kongre’nin altın sponsoru QNB Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve gümüş sponsorları Aktif Yatırım Bankası A.Ş., Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Türkiye Sigorta Birliği oldu. Kongre’nin sosyal sorumluluk proje sponsoru A1 Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş., yaka kartı ve ipi sponsorluğunu Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., yönlendirme sponsorluğunu Osmanlı Yatırım Menkul Değerler A.Ş. üstlendi. Fiziki stant sponsorları arasında ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş., Deniz Portföy Yönetimi A.Ş. ile Yatırım Finansman Menkul Değerler A.Ş. ve destek sponsorları arasında GCM Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve PhillipCapital Menkul Değerler A.Ş. yer aldı.

Finansın Nabzı, 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi'nde Atıyor Haber

Finansın Nabzı, 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi'nde Atıyor

“Etkileşim” temasıyla düzenlenen ve iki gün sürecek olan Kongre’de, ekonomi, finans ve sermaye piyasalarının dinamikleri, fırsatları ve geleceği, konunun uzmanları tarafından çok yönlü biçimde ele alınıyor. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından düzenlenen ve iş dünyası, finans, sermaye piyasaları ile yatırımcıların buluşma platformu haline gelen Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin dokuzuncusu, 4 Kasım’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açılış konuşmasıyla başladı. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül, Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz’ün konuşmalarıyla devam eden Kongre’de, iki gün boyunca 16 panel, 10 eğitim ve beş atölye çalışması olmak üzere toplam 31 oturum gerçekleştirilecek. “Özel sektöre kaynak için sermaye piyasalarına büyük sorumluluk düşecek” 9.Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, gelecek dönemde faiz dışı fazlaya geçerek iç borç çevirme oranlarını çok güçlü bir şekilde aşağı çekeceklerini ve bu sayede özel sektöre daha çok kaynak sağlayacaklarını söyledi. Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: "Hazine’nin borçlanma ihtiyacının azaltılması, aşağı çekilmesiyle aslında dezenflasyonla birlikte sermaye piyasalarının önünü açacak. Bunun sayesinde özel sektöre daha çok kaynak bırakacağız. Yani özel sektörün dışlanma etkisi yerine özel sektöre daha çok kaynağın aktarıldığı bir dönem. İşte burada sermaye piyasalarına büyük sorumluluk düşecek. Sermaye piyasalarının daha da derinleşmesinin önemli koşullarından bir tanesi de budur. Hazinenin borçlanma ihtiyacının azaltılması, aşağı çekilmesi aslında dezenflasyonla birlikte sermaye piyasalarının önünü açacak. Bu da aslında bugünkü önemli mesajımız. Dolayısıyla biz daha sağlam bir zeminde, sağlam temeller üzerinde sermaye piyasalarımızın derinleşmesini, gelişmesini sağlayacağız. Kamu maliyesi alanında üç tane reform çalışmamız var. Çalışmalar tamamlandı, grubumuza verdik.” “Fiyat istikrarı bizim en büyük önceliğimiz” Fiyat istikrarının en büyük öncelikleri olduğunu belirten Mehmet Şimşek, burada ilerleme olduğunu söyledi. Mali disiplinin sermaye piyasalarının gelişmesi açısından da çok önemli olduğunun altını çizen Şimşek, “Fiyat istikrarı olmazsa olmaz ama mali disiplin de ciddi katkıda bulunacak bir birleşendir. Sürdürülebilir cari açık da makro finansal istikrar açısından çok değerlidir. Dolayısıyla bizim temel önceliklerimiz bunlar. Bu önceliklerde ilerleme sağladık. Bu ilerlemenin kalıcı hale gelmesi için de yapısal dönüşüm esas gündemimizdir. Gelecek yıl daha çok ilerleme görülecektir. Nihai hedefimiz sürdürülebilir yüksek büyüme ve kapsayıcı büyüme, yani daha adil gelir dağılımıdır" dedi. Dezenflasyon programında üçüncü evreye 2026’da geçilecek Dezenflasyon programını üç evreli planladıklarını kaydeden Bakan Mehmet Şimşek, programın ikinci evresinde olunduğunu 2026’da ise üçüncü evreye geçileceğini ifade etti. Şimşek, konuya ilişkin şunları söyledi: "Makroekonomik dengesizliklerin azaldığı, dezenflasyon sürecinin devam ettiği, mali disiplinin tesis edildiği, sürdürülebilir cari dengenin yakalandığı, KKM'den çıkışın tamamlandığı, finansal sistemin ve ekonominin dış ve iç şoklara karşı dayanıklılığının arttığı bir dönemdeyiz. Bu dönemi üçüncü evre takip edecek. Üçüncü evrede de artık fiyat istikrarının sağlandığı ve yapısal dönüşümün başarıldığı dönem olacak. Yani kurala dayalı, kazanımların pekiştiği, tek haneli enflasyonun olduğu, bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının kalıcı bir şekilde yüzde 3'ün altına indiği, cari açığın kalıcı bir şekilde milli gelire oran olarak yüzde 1'in altına indiği, verimlilik ve rekabet gücü odaklı reformların hayata geçtiği evre. Bu evreye de gelecek sene geçmiş olacağız." “Önemli olan trendin kalıcı olmasıdır” Uygulanan programın sonuç verdiğine dikkat çeken Mehmet Şimşek, "Bakın, enflasyonda bir düşüş var. Kim ne derse desin, 1-2 aylık yavaşlama bunlar normaldir. Hiçbir zaman lineer gitmiyor. Gerçek hayatta iniş çıkışlar oluyor. Önemli olan trendin kalıcı olarak ne yöne gittiğidir" dedi. Enflasyonda kuraklık ve zirai don kaynaklı geçici bir şok yaşandığını söyleyen Şimşek, şu anda gıda enflasyonunun 20 yıllık ortalamanın çok üzerinde seyrettiğini kaydetti. Bakan Şimşek, “Bu sene enflasyon neden 20'li rakamlar değil de 30 civarında kalacak diye sorarsanız önemli faktörlerden biri de yaşadığımız kuraklık ve zirai don kaynaklı gıda enflasyon şoku diyebiliriz" dedi. “Arz yönlü tedbirler peyderpey fark yaratacak” Para ve maliye politikasında sıkı duruşun devam ettiğini belirten Bakan Şimşek, gelirler politikasının destekleyici olmaya devam edeceğini, hedeflenen enflasyonla uyumlu yönetilen ve yönlendirilen fiyat düzenlemelerine gideceklerini kaydetti. Negatif çıktı açığının 2028'e kadar süreceğini dile getiren Şimşek, konuya ilişkin şöyle konuştu: "Arz yönlü tedbirlerimiz peyderpey fark yaratacak. Mesela deprem bölgesinde konut açığının gideriliyor olması önemlidir. Şimdi 500 bin sosyal konutun devreye alınacak olması önemli arz yönlü bir katkıdır. Neden? Çünkü kira enflasyonu şu anda manşet enflasyonun iki katından daha hızla gidiyor da ondan dolayı. Dolayısıyla önemli olan burada, dezenflasyonu destekleyici bir politika çerçevesi var mı yok mu meselesi. Yoksa 1-2 aylık perspektif konusu değil. Biz 1-2 aylık iyi gidişatı da büyütmeyiz, 1-2 aylık yavaş gidişatı da çok büyütmeyiz. Bizim için önemli olan çerçevedir ve çerçeve çok güçlü bir şekilde dezenflasyonisttir." “Deprem ve diğer olumsuzluklara rağmen bütçe açığı düşürüldü” Depreme ve diğer olumsuz gelişmelere rağmen bütçe açığının düşürüldüğünü belirten Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki AK Parti hükümetlerinin bence en büyük başarısı uzun vadede bütçe açığının milli geliri oranını yüzde 3'ün altında, ortalama yüzde 2,4'te tutmuş olmasıdır. Türkiye'deki kazanımların arka planında en önemli faktörlerden bir tanesi budur. Şimdi tekrar bütçe açığını deprem dâhil kalıcı bir şekilde yüzde 3 ve altına çekeceğiz." Kamu harcamalarında da önemli bir kısıtlama yapıldığını belirten Şimşek, "Harcama disiplini devam edecek ve bu konuda uygulamalarımıza başarılı bir şekilde devam edeceğiz. Kayıt dışı ekonomi ile mücadele sonuç veriyor. Muazzam bir ilerleme var. Bu da devam edecek" diye konuştu. "Cari açıktaki iyileşme devam edecek" Cari açıkta ciddi bir iyileşme olduğuna dikkat çeken Bakan Şimşek, tasarruf amaçlı alınan altının ayrılması halinde iyileşmenin çok net görülebildiğini, altın haricinde cari fazla verdiklerini kaydetti. Cari açıktaki iyileşmesinin süreceğini belirten Şimşek konuya ilişkin şunları söyledi: "İthal ağırlıklı fosil yakıtlara bağımlılığı azaltıyoruz. Bu da bizim cari açığımızı iyileştiriyor. Hizmet ihracatını önceliklendirdik ve güçlü bir seyir içerisinde devam ediyor. Etrafımızdaki savaşlar sona ererse Türkiye'nin hizmet ihracatında büyük bir patlama olacak. Sanayi politikalarıyla katma değer zincirinde yukarı çıkıyoruz. Yurt içi petrol ve doğal gaz üretiminde de artış var. Bütün bunlar cari açıktaki iyileşmenin konjonktürel, geçici olmadığını, nispeten kalıcı bir yapıya doğru gittiğini gösteriyor. Tabii ki biz burada durmayacağız, yapısal dönüşümle birlikte bunu daha kalıcı bir zeminde götüreceğiz.” Uygulanan program sayesinde rezerv yeterliliğinin sağlandığını vurgulayan Şimşek, koşullu yükümlülükleri azalttıklarını, risk priminin ciddi şekilde düştüğünü kaydederek, "Biz bu programı sabırla ve kararlılıkla uygulayacağız. Bakın altını çizmek istiyorum sabır ve kararlılıkla. Kredi notumuzda önemli artışlar oldu. Yapısal dönüşüm ve dezenflasyonla birlikte tekrar not artışları gündeme gelecek. Dolayısıyla Türkiye, tekrar yatırım yapılabilir ülke statüsüne, kredi notu anlamında söylüyorum, tekrar gelmiş olacak" dedi. "Sermaye piyasalarının derinleşmesi olmazsa olmazımızdır" Bakan Mehmet Şimşek, Türkiye Yüzyılı hedeflerinin gerçekleştirilmesi için sermaye piyasalarının derinleşmesinin olmazsa olmaz olduğuna söyledi. Şimşek sözlerine şöyle devam etti: “Biz bu konuda da kararlıyız. Ne kayıt dışılıkla mücadele konusunda ne diğer konularda bunun gürültüsünü yapmıyoruz. Oturup çalışıp esas sonuç almaya çalışıyoruz. Nitekim sermaye piyasalarına yönelimin bu kadar güçlü bir şekilde artmış olması, yani belki bir nokta olarak görebilirsiniz ama bu yılın ilk 9 ayında firmalarımızın sermaye ihtiyaçlarının yüzde 30'undan fazlasını sermaye piyasalarından edinmiş olması bence çok değerlidir. Yüzde 10'lardan yüzde 30'lar... İşte bu seviyeleri koruyup artıracağız. Bizim hedefimiz, kıt kaynaklarımızı üretken alanlara aktarmaktır. Türkiye ancak bu şekilde gelişecek, ancak bu şekilde kalkınacak. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin açılış konuşmasını Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, manipülasyonla mücadele alanında cezaları artıracaklarını ve düzenleyici çerçeveyi güçlendireceklerini belirterek, "Eksiklikleri gidereceğiz ve önümüzdeki dönemde manipülasyonla mücadelenin dozunu, kayıt dışılıkla mücadele dozunun da ötesine taşıyacağız." Sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve derinleştirilmesi Türkiye Yüzyılı hedefleri arasında… Türkiye Yüzyılı hedeflerinin arasında "sermaye piyasalarının geliştirmesi ve derinleştirmesi" olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, bu çerçevede özellikle düzenleyici yapının sürekli iyileştirilmesini önemsediklerini söyledi. Teknolojik altyapı noktasında bir eksikliklerinin bulunmadığını kaydeden Şimşek, bazı alanlarda ilave ve düzenleyici çabalarının olacağını, ürün çeşitliliği ve yatırımcı tabanının genişletilmesi alanında atacakları adımlar bulunduğunu ifade etti. Dijitalleşme ve yeni ürünler konusunda gelişmelere ayak uydurmaları gerektiğine dikkat çeken Şimşek, “Kalkınma yatırım bankacılığının geliştirilmesi bu ekosistemin güçlendirmesi açısından önemli bir başlık” dedi. “Sermaye piyasalarına dayalı bir finansman modeline geçiş yapmak istiyoruz” Türkiye'de bankacılık ağırlıklı bir finansman modelinin söz konusu olduğunu belirten Şimşek, konuya ilişkin şunları söyledi: "2023 yılı ortasındaki rakamlara göre Türkiye'de maalesef şirketlerimizin finansman ihtiyacının sadece yüzde 12'si sermaye piyasalarından karşılanmış. Yüzde 88'i bankacılık ve finans sektöründen. ABD yüzde 60 sermaye piyasaları ağırlıklı bir finansman modeline dayanıyor. AB yüzde 30'lar civarında. Bankacılık ağırlıklı bir finans modelinden sermaye piyasaları ağırlıklı bir finans modeline geçiş yapmak istiyoruz. Neden? Çok basit. Aslında bu geçiş bizim Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi gerçekleştirmemize güçlü bir destek verecek de ondan dolayı. Kaynaklarımızı üretken alanlara, uzun vadeli projelere, yatırımlara yönlendirmemiz gerekiyor. Bunu mevduat vadesi çok sınırlı olan bankacılık sistemi üzerinden yapmamız kolay değil." "Finansmanın yüzde 34'üne yakını sermaye piyasalarından elde edilmiş" Kaynakların uzun vadeli olarak lirada tutulup değerlendirilmesini hedeflediklerini, firmalar ve tüm kesimler için kur riskinin yönetimi açısından liraya talebi artırmak istediklerini kaydeden Bakan Şimşek, bunun doğal olarak sermaye piyasaları odaklı bir modeli gerektirdiğine dikkat çekti. Burada bir miktar mesafe katettiklerini ifade eden Şimşek, şunları söyledi: "2025'in ilk 9 ayına bakarsanız toplam finansmanın yüzde 34'üne yakını sermaye piyasalarından elde edilmiş, bankacılık sektörünün payı düşmüş. Bu kısmen belki konjonktüreldir ama yine de trend çok önemlidir. Aslında bizim varmaya çalıştığımız nokta da bunun benzeri ve ötesi. Yani sermaye piyasalarının ağırlıklı olarak Türkiye'de finansman ihtiyacının karşılandığı bir alana dönüşmesi. Dolayısıyla ilerleme var, bu güzel bir gelişme. Bunu devam ettireceğiz." Sermaye piyasalarına ciddi bir yönelim olduğunu ve ilginin arttığını belirten Şimşek, "Burada özellikle tahvil ihraçları, kira sertifikası ihraçlarını ben çok önemsiyorum. Bu alanın çok daha güçlü bir şekilde gelişmesi için tabii ki bizim yapacaklarımız var. Fiyat istikrarı en önemli husus. Sağlam bir zeminde bu alana artan ilginin güçlenerek devam etmesi bizim için çok değerli" dedi. Kriptodaki düzenlemeler önemli Yenilikçi ve dijital ürünlere yönelik düzenleme ihtiyacının olabileceğini anlatan Mehmet Şimşek, geçen yıl kriptoya ilişkin düzenlemenin önemli bir adım olduğunu söyledi. Katılım finans araçlarının, yeşil finans ve sürdürülebilir finans ürünlerinin yaygınlaştırılmasının önemine de dikkat çeken Şimşek, kurumsal yönetim ve şeffaflığının artırılmasına ilişkin düzenlemeleri ve kadınların halka açık şirketlerde yönetim kurulunda temsilini çok değerli bulduğunu vurguladı. "Manipülasyonla mücadelede cezaları çok daha ağır hale getireceğiz” Manipülasyonla mücadele konusunda düzenleme ihtiyacı olduğunu belirten Şimşek konuya ilişkin şunları söyledi: "Cezaları çok daha ağır hale getirmemiz gündemimizdeki bir konu. Manipülasyon ile mücadelenin çok boyutu var. Finansal okuryazarlık onlardan bir tanesi. Sermaye Piyasası Kurulumuzu, Başkanımız İbrahim Gönül ve ekibini tebrik ediyorum. Bu konuda geçen yıl önemli bir platformun lansmanını yaptık. Manipülasyonla mücadelede tabii ki finansal okuryazarlık esastır fakat yine de bizim cezaları artırma yönünde ve düzenleyici çerçeveyi güçlendirme noktasında bir ilave çabamız olacak. Eğer manipülasyonla güçlü mücadele edemezsek bu alana olan güven zayıf kalır. Onun için bu bizim olmazsa olmazımızdır. Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. O alanda da bir düzenleme eksikliği olduğunu biliyoruz. Bu eksiklikleri gidereceğiz ve önümüzdeki dönemde manipülasyonla mücadelenin dozunu, kayıt dışılıkla mücadele dozunun da ötesine taşıyacağız. Bu kongredeki belki de duymak istediğiniz, benim de iletmek istediğim en önemli mesaj bu." "Piyasaların derinleşmesi bizler için en önemli hedef " Sermaye piyasalarında yatırımcı tabanının gelişmesinin sevindirici olduğunu dile getiren Şimşek, hem fonların büyüklüğünün hem borsada işlem gören şirket sayısındaki artışın hem de yatırımcı sayısının ekosistemdeki pozitif enerjiyi gösterdiğini söyledi. Bunlara rağmen hisselerin sadece 51 gün tutuluyor olmasının ayrı bir problem olduğunu vurgulayan Şimşek, konuya ilişkin şöyle konuştu: "Bu konular hakikaten üzerinde çalışmamızla sonuç alacağımız, sadece regülatörlerin, düzenleyici kuruluşların, kamunun yapabileceği bir iş değil. Bütün sermaye piyasalarının, ekosistemin birlikte başaracağı bir konu. Dolayısıyla yabancı yatırımcının gelmesini, eski seviyelere gelmesini istiyoruz. Bunun için de yapacağımız birtakım düzenlemelerle sisteme olan güvenin güçlendirilmesi, ekosistemin iyi işlemesi, en önemlisi de dezenflasyon programının başarıya ulaşması gerekiyor. 2023'ten bu yana ilgi arttı, doğru bir trendde ve doğru yoldayız. Sermaye piyasalarının derinleştirilmesi bizler için en önemli hedeflerin başında geliyor." Son dönemde piyasalarda derinlik arttı Bakan Şimşek, konuşmasında, geçmiş yıllarda Borsa İstanbul'da ilginin arttığı dönemlere ilişkin örnekler vererek, 3 yıllık hareketli ortalamalara bakıldığında son dönemde piyasalarda derinliğin arttığını söyledi. Şimşek, "Dezenflasyonla birlikte tekrar piyasalar derinleşecek ve Borsa İstanbul'un piyasa değerinin GSYH'ye oranı kendisine benzer ülkelerle yarışacak noktaya gelecek. Yani bugün üç yıllık hareketli ortalamalara bakarsanız yüzde 32 civarı ama 2024 sonu itibarıyla yüzde 29 civarı. Bunun dünya ortalamalarına varması biraz zaman alır ama bunun ikiye katlanması oldukça gerçekçi, makul bir hedef olarak görülebilir" dedi. “Borsa bir oyun alanı değildir” Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, halka arzlarda sermaye piyasası kurulundan beklentilerinin olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kural bazlı gitmemiz lazım. Sürecin şeffaf, kurala dayalı olması gerekli. Bu yönde de önemli adımlar atıldığını biliyorum. Halka arzların da önümüzdeki dönemde tekrar güçlü şekilde başlaması da önemli bir husus. Kurumsal yönetişim ve şeffaflığa değindim. Bu alanda hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Manipülasyonla mücadele konusunu zaten konuştuk. Finansal okuryazarlık en kritik bileşenlerin başında geliyor. Bence uzun vadeli bakış açısının eksik olmasının da temelinde bu var. Yoksa mevduatın vade olarak pay sahipliği süresi başka türlü anlatılamaz." Borsanın bir oyun alanı olmadığına dikkat çeken Şimşek, “Borsa yatırımda; uzun vadeli bir perspektifle gerçek bir ortaklığın tesis edilmesi esastır. Gerçek bir pay sahipliği, gerçek bir ortaklık şart. Dolayısıyla bütün bu konularda sektörümüzle hemfikiriz. Sektörümüzün beklentileriyle bizim vizyonumuz tam da örtüşüyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzle ve sektörün bütün ekosisteminin bileşenleriyle birlikte çalışacağız ve bunları başaracağız" diye konuştu. “Yapılan düzenlemeler ve alınan kararların piyasa etkilerini iyi analiz ediyoruz” Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin açılış konuşmasına; bu yıl Kongre’nin ana teması olan “Etkileşim”in önemine vurgu yaparak başladı. Gönül, “Etkileşim; piyasaların, şirketlerin, aracı kurumlar ve düzenleyici otoritelerin aldıkları kararların birbirini karşılıklı olarak etkilemesi anlamına gelmektedir. Bu bağlamda Sermaye Piyasası Kurulu olarak Sermaye piyasalarının düzenleyici kurumu olarak aldığımız kararların öneminin farkındayız ve piyasa içerisindeki etkileşiminin önemini biliyoruz. Bizler yapılan düzenlemeler ve alınan kararların piyasa etkilerini çok iyi analiz ediyor ve kararlarımızı piyasa aktörleri ile diyalog içerisinde kendilerini dinleyerek almaya çalışıyoruz. Bu konuda her zaman en büyük destekçilerimiz hiç şüphesiz Borsa İstanbul ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği olmuştur” dedi. Halka açık şirket sayısı 587 Türkiye sermaye piyasalarının büyümesine devam ettiğini vurgulayan Gönül, Borsa İstanbul pay piyasasında işlem yapan yatırımcı sayısının 6.5 milyon, yatırım fonları aracılığı ile yatırım yapan yatımcı sayısının ise 5.5 milyonu geçtiğini belirtti. Borsa İstanbul’da işlem gören halka açık şirket sayısının da 587 olduğunu söyleyen Gönül, sözlerine şöyle devam etti: “Şirketlerin özellikle halka arz tarafında daha fazla bilgilendirilmiş olmaları ve piyasalarımızın bilinirliğinin artmasıyla birlikte bu konuda ki talepler de artarak devam etmektedir. Sermaye piyasalarında yerini almak isteyen şirketlerin kapasite ve istihdamın artırmak için gerek tahvil ihraçlarına gerekse halka arzlara olan talepleri piyasamızın büyümesine önemli katkı sağlamaktadır. Beş yıl gibi kısa bir zamanda tamamlanan 200’e yakın halka arz yatırımcı tarafında da büyük ilgi görmüştür.” “Gelişmekte olan ülkelere örnek teşkil ediyoruz” Türkiye sermaye piyasaları olarak dünya sermaye piyasalarının gelişimlerini yakından takip ettiğini belirten Gönül, “Gösterdiğimiz ilerleme ile gelişmekte olan ülkelere örnek teşkil ediyoruz. Yapay zekâ, kripto varlıklar, tokenizasyon, fintek ve sürdürülebilirlik gibi konularda dünyaya örnek olan düzenlemeler yaptık. Öte yandan sürdürülebilirlik ve yeşil borçlanma araçları özellikle önem verdiğimiz konulardandır. 2025 yılında toplam 246 milyar TL’lik yeşil ve sürdürülebilir borçlanma aracı ihracına izin verilmiştir. Sermaye piyasalarında ki dijital dönüşüme yaptığımız hazırlıklar ise devam ediyor. Dijital dönüşümün sağlayacağı etkileşimlerin sermaye piyasalarında yeni dinamiklerin oluşumuna neden olacağını düşünüyoruz. 2024 yılında Sermaye Piyasası Kanunu’nda yapılan değişikliklerle kripto varlık hizmet sağlayıcılar Kurulumuzun düzenleme ve denetim yetkisi altına girmiştir. Bu düzenlemeyle Kurulumuz önemli sorumluluklar üstlenmiştir” diye konuştu. “Yatırımcıların sağlıklı ve doğru bilgiye ulaşmaları önemli” Konuşmasında yatırımcılarla etkileşime de değinen SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, tasarruf ve yatırım yapan bireylerin bilgi seviyelerinin aynı zamanda finansal sistemde faaliyet gösteren kurumların, piyasaların ve mekanizmaların sağlıklı çalışmasında önemli bir itici güç oluşturduğunu söyledi. Sermaye piyasalarındaki ürün ve hizmet yelpazesinin genişlemesiyle birlikte yatırımcıların karşılaştıkları fırsat ve risklerin de kapsamının genişlediğini vurgulayan Gönül, “Böyle bir ortamda yatırımcıların yatırım araçlarına ilişkin sağlıklı ve doğru bilgiye ulaşmalarının önemi de artmaktadır. Bu nedenle son dönemde özellikle finansal okuryazarlık konusundaki çalışmalarımızı hızlandırdık. Geçen yıl Sayın Bakanımızın himayelerinde Sermaye Piyasası Kurulu olarak Finansal Okuryazarlık Platformu'nu hayata geçirdik. Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarıyla finansal okuryazarlığın yaygınlaştırılmasına yönelik iş birliği protokollerini ivedi şekilde imzaladık. Ülkemizdeki tüm kesimleri kapsayacak biçimde eğitim planlamalarımızı yaptık ve eğitimlere başladık. Özellikle pay piyasasında etkin bir yer tutan gençlerimizden yatırımcı olarak daha çok yer almasını hedeflediğimiz kadınlara, girişimcilerden iş dünyasına kadar toplumun tüm kesimlerine yönelik gerçekleştirdiğimiz eğitim programlarımızı ihtiyaç ve beklentilere uygun olarak güncelleyerek aralıksız sürdürüyoruz” dedi. Yatırımcıları dolandırıcılık, manipülasyona karşı dikkatli olmaya çağırdı “Teknolojinin hızla gelişmesiyle beraber sosyal medya platformlarında piyasalarımıza yönelik olarak dolandırıcılık, manipülasyon ve izinsiz sermaye piyasası faaliyetleri için kullanıldığına daha fazla şahit oluyoruz” diyen Gönül, şunları söyledi: “Gerek Kurulumuz gerekse Birlik nezdinde bu tür faaliyetlerle mücadelemizi artırırken vatandaşlarımızı bir kez daha bu tür faaliyetlere karşı dikkatli olmaya ve finansal okur yazarlıklarını artırmaya davet ediyoruz. Sermaye piyasalarımızın güven, derinlik ve kapsayıcılık ekseninde büyümeye devam etmesi, finansal sistemimizin sağlam temeller üzerine inşa edilmesinin en önemli güvencesidir. Bu hedef doğrultusunda, SPK olarak üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmek isterim.” Bakan Şimşek’e özel teşekkür Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in sermaye piyasalarına yönelik yakın ilgisi, vizyoner yaklaşımı ve her daim sürdürdüğü güçlü desteğin kendileri için büyük bir güç kaynağı olduğunu söyleyen Gönül, “Bugün burada bizi yalnız bırakmadığınız için teşriflerinizden dolayı şahsım ve Kurulum adına şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca, bu organizasyonun hazırlanmasında büyük emekleri geçen Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Pamir Karagöz’e, Borsa İstanbul Genel Müdürü Sayın Korkmaz Ergun’a ve değerli ekiplerine teşekkür eder, kongrenin başarıyla sonuçlanmasını temenni ederim” dedi. Korkmaz Ergun: Teknoloji ihraç eden bir şirketiz 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi açılışında konuşan Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Borsa İstanbul Grubu olarak, şirketlerin büyümesine katkı sağlamak ve yatırımcılara etkin bir piyasa sunmak amacıyla paydaşlarıyla iş birliği içinde çalıştıklarını söyledi. Teknolojisi tamamıyla yenilenen ve tüm kaynak kodlarına sahip olan BİST Teknoloji Sistemi ile kesintisiz hizmet verildiğini kaydeden Ergun, “BİST Teknoloji Akademisi ile sektörümüze nitelikli insan kaynağı yetiştiriyoruz. Yüksek standartlarda kurduğumuz yeni veri merkezimizi gelecek yılın başında devreye alacağız. Böylece siz değerli aracı kurumlarımızın tüm taleplerini fazlasıyla karşılayacağız. Operasyonlarımızda yapay zekânın kullanım alanını genişletiyoruz. Kendi teknolojisini üreten ve ürettiği teknolojiyi ihraç eden bir şirketiz. Bu kapsamda, daha önce Ortadoğu ile gerçekleştirdiğimiz teknoloji ihracatına, bu sene Orta Asya ile devam ediyoruz” dedi. “T+1’e geçiş hazırlıkları sürüyor” Takas süresinin T+2’den T+1’e geçiş hazırlıklarının sürdüğünü hatırlatan Ergun, duyurulan takvime uyum sağlamanın öneminin altını çizerek “Bu konuda gerekli hassasiyetin gösterilmesini bekliyoruz” diye konuştu. Deprem hazırlıkları kapsamında Borsa İstanbul olarak Ankara’da yedek veri merkezinin çalışmalarına başladıkları bilgisini veren Ergun, “Aracı kurumlarımızın Borsamızın Ankara’daki yedek veri merkezine olan bağlantılarını test etmelerini çok önemsiyoruz” dedi. Borsa endekslerini IOSCO kriterlerine uyumlu hale getirdiklerini belirten Ergun şunları söyledi; “Katılım finansı ve sürdürebilirlik alanındaki endekslerimizin çeşitliliğini arttırdık. Böylece endekslerimizin üzerine aracı kuruluşların daha fazla fon kurabileceği bir zemini oluşturduk. Ayrıca, Girişim Sermayesi Pazarını aktif hale getirdik.” “İstanbul’un uluslararası finans merkezi olması hedefiyle çalışıyoruz” Borsa İstanbul’un Dünya Borsalar Federasyonu’nun yönetim kurulu üyesi olduğunu anımsatan Korkmaz Ergun, “Dünya Borsalar Federasyonu’nun 2025 yılı genel kurulu ve yıllık toplantısına yüksek bir katılımla İstanbul’da ev sahipliği yaptık. İslam İşbirliği Teşkilatı Borsalar Forumu’nun genel sekretaryasını da yürütmeye devam ediyoruz. Türkiye yüzyılı vizyonunda, İstanbul’un uluslararası finans merkezi olması hedefiyle çalışmaya devam ediyoruz. Bu süreçte, en önemli iş ortaklarımız, siz değerli aracı kurumlarımız, portföy yönetim şirketlerimiz, kurumsal yatırımcılarımız, halka açık şirketlerimiz ve derneklerimizdir. Bu nedenle, tüm paydaşları bir araya getiren, bu önemli kongreyi düzenleyen Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. TSPB Başkanı Karagöz: Tüm paydaşlarımızla güçlü bir etkileşim içindeyiz 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin açılış konuşmasını yapan Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz ise “Kongre’nin ana teması olan “Etkileşim” ile sermaye piyasalarımızın ve finansal ekosistemimizin dinamiklerini, geleceğini ve sunduğu fırsatları çok yönlü bir şekilde ele almayı hedefledik” dedi. TSPB’nin 69 aracı kurum, 55 banka, 76 portföy yönetim şirketi ve 67 yatırım ortaklığı olmak üzere toplam 267 üyesi ile finans sektörünün en kapsayıcı meslek örgütü olduğuna vurgu yapan Karagöz, “Bu kapsayıcılığın getirdiği sorumluluğun bilinciyle Birlik olarak; Hükümetimiz, Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul, Takasbank, MKK ve tüm üyelerimizle güçlü bir etkileşim ve işbirliği içerisinde çok yönlü faaliyetler gerçekleştiriyoruz” diye konuştu. Gençler ve kadınlardan sermaye piyasalarına yoğun ilgi Pandemi döneminin sermaye piyasaları açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Karagöz şunları söyledi: “Bu süreçte hem arz hem de talep tarafında piyasamıza yoğun bir yönelim yaşandı. 2019 yılında 1.2 milyon olan yerli bireysel pay senedi yatırımcı sayısı, Ekim 2025 itibariyle 6.5 milyon oldu. Yerli yatırımcıların yatırım fonlarına ilgisi de artıyor. Portföy yönetim şirketlerince yönetilen fonların çeşitliliği artarken, yatırımcı sayısı 2025 yılı Ekim itibarıyla 5.6 milyona ve toplam portföy büyüklüğü 9.7 trilyon liraya ulaştı. Pay senedi, yatırım fonları ve diğer araçları da eklediğimizde sermaye piyasalarındaki yatırımcı sayısı 10.5 milyon seviyesine ulaştı.” Sermaye piyasalarına son yıllarda gençlerin ve kadınların yoğun ilgi gösterdiğini anımsatan Karagöz, “2024 yıl sonu itibariyle yerli bireysel pay senedi yatırımcılarının yüzde 35’ini kadınlar ve yüzde 48’ini 40 yaş altı yatırımcılar oluşturdu. Bu umut verici bir gelişme” dedi. Yabancı yatırımcıların pay senedi varlıkları 31 milyar dolara ulaştı Bireysel yatırımcı sayısı yüksek olsa da ülkemizde uzun vadeli tasarruf ve yatırım anlayışı henüz oturmadığına dikkat çeken Karagöz, “2024 yılında borsa şirketlerini elde tutma süresi yerli yatırımcılarda 51 gün. Yatırımcılar halâ kısa vadeli kazanç motivasyonu ile şirketlere ortak oluyor. Bu yaklaşımı değiştirmek için yatırımcıları uzun vadeli yatırımlara yönlendirecek teşvik edici mekanizmaların geliştirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılmasını çok önemli buluyoruz” diye konuştu Yabancı yatırımcıların pay senedi varlıklarında son dönemde yeniden artış yaşandığını belirten Karagöz, pay senedi varlıklarında yabancı yatırımcıların payının yüzde 37.5 olduğunu vurguladı. Karagöz, 2023 ortasında 22 milyar dolara inen yabancı yatırımcıların pay senedi varlıklarının ise Ekim 2025’te 31 milyar dolara ulaştığını ifade etti. “Finansal getiri kadar sürdürülebilirlik, şeffaflık ve sosyal sorumluluk da önemli” Pamir Karagöz, yatırımcı profilinin gençleşmesiyle finansal getirinin yanı sıra yatırımların sürdürülebilirlik, şeffaflık ve sosyal sorumluluk gibi değerlerle uyumlu olmasına da önem verildiğini kaydetti. Yeşil ve sosyal tahvil ihraçlarının artması, sürdürülebilirlik endekslerinin geliştirilmesi, karbon piyasalarının kurulması ve ESG odaklı fonların çeşitlendirilmesiyle, Türkiye’nin küresel sürdürülebilir finans ekosisteminde daha görünür bir aktör olabileceğini de vurgulayan Karagöz şunları söyledi; “Geleceği sürdürülebilir kılmanın anahtarı, sosyal ve cinsiyet eşitliğinin sağlanmasıdır. Bu noktada kadınların iş hayatına daha fazla katılımını sağlamanın yanı sıra karar alma süreçlerinde de etkinliğini artırmamız gerekiyor. Cinsiyet eşitliği; kurumsal performans, yönetim kalitesi ve sürdürülebilir kalkınma açısından stratejik bir önem taşıyor. Borsa İstanbul halka açık şirketlerimizdeki kadın yönetim kurulu üyesi oranı 2012’de yüzde 11,5 iken 2024’te yüzde 19’a çıktı. Türkiye’de halka açık şirketlerimizin yüzde 35’inde hiç kadın yönetim kurulu üyesi bulunmuyor. Kadın üye sayısının dünya standartlarına gelebilmesi için Kurumsal Yönetim İlkeleri’nin Avrupa Birliği uygulamasına paralel olarak güncellenmesini çok önemli buluyoruz.” “Finansal dijitalleşmede güvenlik çok önemli Finansal hizmetlerin dijitalleşmesi, algoritmik işlemler, makine öğrenimi, robo-danışmanlık ve yapay zekâ kullanımının sermaye piyasalarında hızla yaygınlaştığını belirten Karagöz, blok zincir teknolojilerinin gelişmesinin yatırımcılar ve sermaye piyasası için de önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Büyük bir hızla dijitalleşen, teknolojik alt yapılara yatırım yapan tüm oyuncular için güvenlik konusunun önemli olduğuna vurgu yapan Karagöz, “Sektörümüzün yakaladığı bu gelişim ivmesinin; kurumlarımızın aldığı güçlü güvenlik önlemleri ve yatırımcıların bilinçli tercihleriyle daha da büyüyecektir” dedi. Sermaye piyasalarının yarattığı dinamikler, fırsatlar ve gelecek konuşuluyor 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi kapsamında toplam 16 panel, 10 eğitim modülü ve 5 atölye çalışması gerçekleşiyor. “Etkileşim” ana temasıyla düzenlenen Kongre’de; “Ekonomik Etkileşim”, “Teknolojik Etkileşim” ve “Yapısal Etkileşim” panel başlıklarıyla küresel arenada ve Türkiye gündemindeki konular, “dinamikler”, “fırsatlar” ve “gelecek” bakış açısıyla alanında uzman kişilerin katılımıyla ele alınıyor. Kongre’de ekonomi, finans ve sermaye piyasalarında yeni eğilimler, yeni ürünler, yeni teknolojiler, alternatif yatırım araçları ve alanları, dijital dönüşüm, yeşil finans ve toplumsal dönüşüm alanlarındaki yenilikleri ve gelişmeler ele alınarak, geleceğe dair önemli perspektifler sunuyor. Birinci günün ana konuşmacısı Digital Darwinizm yazarı Tom Goodwin “Digital Darwinizm” kitabının yazarı Tom Goodwin, 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde ana konuşmacı olarak yer aldı. Goodwin konuşmasında “Finansal Hizmetlerin Geleceği”ni anlattı. Goodwin; “Finans Sektöründe Teknoloji”, “Düzenleme”, “Tüketici Beklentileri ve Rekabet Paradigmasındaki Dönüşüm”, “API Temelli Düşünce”, “Blockchain” “Yeni Nesil Teknolojiler: AI ve Makine Öğrenmesi”, “Yapay Zekâ ile Karar Alma ve Otomasyon Süreçleri”, “Geleceğin İş Gücü ve Yapay Zekâ ile İş Birliği” gibi başlıklarda ufuk açıcı bir konuşma yaptı. Bu yıl da sosyal sorumluluk projesi Darüşşafakalı öğrenciler için… Eğitime büyük önem veren ve finansal okuryazarlık konusunda da ciddi eğitimler veren Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği kongre kapsamında, “Kongremize Sen De Katıl, Darüşşafakalı Öğrencilerin Nitelikli Eğitimine Destek Ol!” sosyal sorumluluk projesi ile eğitime destek oluyor. Kongre kapsamında bu yıl da 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresine kayıt yaptıran katılımcılar adına sosyal sorumluluk projesi sponsoru A1 Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş. tarafından Darüşşafaka Cemiyetine bağış yapıldı. Bu sosyal sorumluluk projesi ile Darüşşafaka Cemiyetinin 1863’ten bu yana sürdürdüğü “Eğitimde Fırsat Eşitliği” misyonuna destek olunacak; annesi ve/veya babası hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz, başarılı öğrencilerin nitelikli eğitimine katkıda bulunulacak. Ayrıca kongre katılımcıları da isterlerse www.darussafaka.org sayfasındaki “Bağış Yap” sekmesinden kredi kartı veya banka kartıyla da online bağış yapabilecek. Kongre sponsorların desteğiyle gerçekleşiyor Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin ana sponsoru Borsa Grubu (Borsa İstanbul A.Ş., Takasbank A.Ş. ve Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.) oldu. Kongre’nin platin sponsorluğunu İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Midas Menkul Değerler A.Ş. ve Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. üstlendi. Kongre’nin altın sponsoru QNB Invest ve gümüş sponsorları Aktif Yatırım Bankası A.Ş., Halk Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Türkiye Sigorta Birliği oldu. Kongre’nin sosyal sorumluluk proje sponsoru A1 Capital Yatırım Menkul Değerler A.Ş., yaka kartı ve ipi sponsorluğunu Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., yönlendirme sponsorluğunu Osmanlı Yatırım Menkul Değerler A.Ş. üstlendi. Fiziki stant sponsorları arasında ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş., Deniz Portföy Yönetimi A.Ş. ile Yatırım Finansman Menkul Değerler A.Ş. ve destek sponsorları arasında GCM Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve PhillipCapital Menkul Değerler A.Ş. yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.