Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansal Planlama

Kapsül Haber Ajansı - Finansal Planlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansal Planlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nestlé Türkiye’den Tarım Girişimlerine 1,5 Milyon TL Tohum Desteği Haber

Nestlé Türkiye’den Tarım Girişimlerine 1,5 Milyon TL Tohum Desteği

Nestlé Türkiye’nin tarım ve gıda alanında genç girişimcileri desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Genç İşi Tarım, Fikir Maratonu’nun ardından çözümlerini pazara ve büyümeye hazırlayan erken aşama girişimlere yönelik Kuluçka Programı ile yeni bir aşamaya geçiyor. 28 Eylül 2026 tarihine kadar başvuruların devam edeceği programa; 18-30 yaş arasındaki girişimcilerden oluşan, en az iki kişilik ekipler başvurabilecek. Tarım-gıda değer zincirindeki gerçek bir ihtiyaca çözüm geliştiren; prototipini veya minimum uygulanabilir ürününü (MVP) oluşturmuş, ilk müşteri doğrulamalarını gerçekleştirmiş ya da pazara çıkarak ilk satışlarına başlamış girişimler programa kabul için değerlendirilecek. Girişimlere özel 12 haftalık gelişim programı 21 Ekim 2026 – 20 Ocak 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Kuluçka Programı, her girişimin mevcut durumu ve öncelikli gelişim alanlarının belirlenmesiyle başlayacak. Detaylı ihtiyaç analizinin ardından her ekip için kişiselleştirilmiş bir gelişim yol haritası oluşturulacak. Böylece program kapsamındaki eğitim, mentorluk ve uzman destekleri girişimlerin kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirilecek. Program boyunca girişimler; finansal planlama ve projeksiyon, marka konumlandırması, satış ve iş geliştirme ile sunum becerileri gibi alanlarda eğitimlere katılacak. Çözüm-Pazar Doğrulama Atölyeleri kapsamında ise müşteri ve ihtiyaç doğrulaması, değer önerisinin geliştirilmesi, iş ve gelir modelinin güçlendirilmesi ile pazara giriş ve büyüme stratejileri üzerinde çalışılacak. Nestlé profesyonelleri ve alan uzmanlarıyla gerçekleştirilecek birebir mentorluk görüşmelerinde ekipler; strateji, finans, pazarlama, operasyon ve iş geliştirme başlıklarında destek alacak. Program boyunca gerçekleştirilecek üç gelişim takibi buluşmasıyla da ekiplerin hedefleri ve ilerlemeleri değerlendirilecek, karşılaştıkları ihtiyaç ve engeller ele alınacak ve bir sonraki dönemin öncelikleri netleştirilecek. Üç girişime toplam 1,5 milyon TL tohum desteği Impact Hub Istanbul ve Foodback'in uygulama partnerliği ile tamamlanacak 12 haftalık gelişim programı sonunda girişimler; geliştirdikleri çözümleri, iş modellerini ve kaydettikleri ilerlemeyi Demo Day etkinliğinde değerlendirme kuruluna sunacak. Değerlendirme sonucunda birinci ekip 750 bin TL, ikinci ekip 500 bin TL, üçüncü ekip ise 250 bin TL olmak üzere toplam 1,5 milyon TL tohum desteği almaya hak kazanacak. Birinci ekip ayrıca proje ekibi ve Nestlé uzmanlarıyla üç ay boyunca iş geliştirme mentorluğundan yararlanacak. Programı tamamlayan tüm girişimlere ise görünürlük ve ekosistem bağlantılarına erişim desteği sunulacak. Genç İşi Tarım Kuluçka Programı’nın katılım koşulları, süreç detayları ve başvuru formuna Nestlé Türkiye’nin internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNET, Yeni Girişimcilerle Güçlendiği,  28’inci Yaşını Kutluyor Haber

QNET, Yeni Girişimcilerle Güçlendiği,  28’inci Yaşını Kutluyor

Doğrudan satış sektörünün önde gelen markalarından QNET, küresel ölçekte 28’inci kuruluş yılını kutlarken Türkiye’de de 16 yılı geride bırakıyor. Türkiye pazarına girdiği 2010 yılından bu yana doğrudan satış modelini yerel girişimcilik dinamikleriyle buluşturan şirket; eğitimden dijital altyapıya, finansal okuryazarlıktan çevresel sürdürülebilirliğe uzanan çalışmalarıyla uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. QNET’in Türkiye’deki 16 yıllık yolculuğunda, dijitalleşen pazar koşullarına uyum sağlayarak ticaretini ve operasyonunu küresel bilgi birikimiyle dönüştürdü. QNET, dijital yetkinliklerini geliştirirken ürün portföyünü de tüketicilerin farklılaşan ihtiyaçları doğrultusunda çeşitlendirdi. Girişimcilerini dijital araçlarla destekleyen, Microsoft ile dijital dönüşüm projesi yürüten, dijital içerik platformunu ve ürün katalogunu sürekli güncelleyen QNET, doğrudan satış sektöründe öncü rol oynamayı sürdürüyor. Türkiye’de Finansal Okuryazarlığa Yatırım Dijitalleşmeyle birlikte QNET, RYTHM felsefesine uygun Türkiye’de de sosyal etki çalışmalarına ağırlık veriyor. QNET için önemli kilometre taşlarından biri olan FinGreen programı 2023 yılından beri Türkiye’de hayata geçirildi. Özellikle kadınların ve gençlerin finansal okuryazarlık düzeylerinin geliştirilmesini amaçlayan projeyle bugüne kadar 600’ü aşkın kişiye ulaşıldı. QNET, program kapsamında Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ve Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı (TOÇEV) ile iş birlikleri gerçekleştirdi. Düzenlenen eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla katılımcıların bütçe yönetimi, tasarruf ve finansal planlama konularında bilgi edinmeleri desteklendi. Program, günlük yaşamda daha bilinçli finansal kararlar alınmasına katkı sağlamanın yanı sıra özellikle kadınların ve gençlerin ekonomik açıdan güçlenmesini hedefledi. Sürdürülebilirliğe Türkiye’den Katkı… Çevresel sürdürülebilirlik de QNET’in Türkiye’deki yaklaşımının önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Şirketin EcoMatcher iş birliğiyle 2021 yılında başlattığı ‘Green Legacy’ programı kapsamında, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 11 ülkede bugüne kadar toplam 20 bin 200 ağacın dikilmesine katkı sağlandı. Kenya, Filipinler, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Cezayir, Türkiye, Mısır, Fas, Azerbaycan, Irak ve Malezya’yı kapsayan program, çevresel etkinin uluslararası iş birlikleriyle büyütülmesini amaçlıyor. QNET, bu yaklaşımını çevre dostu uygulamaları ve vegan ürün alternatifleriyle de destekliyor. “Güçlü ve uzun soluklu planlarla başarıyı elde ettik” QNET Türkiye ve Orta Asya Bölge Genel Müdürü Cem Geyik, şirketin Türkiye’deki 16 yıllık yolculuğuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “QNET’i bugün bulunduğu noktaya taşıyan en önemli unsurlardan biri, temel değerlerimizden ödün vermeden değişen ihtiyaçlara uyum sağlama becerimiz oldu. Türkiye’de faaliyet göstermeye başladığımız 2010 yılından bu yana doğrudan satış modelimizi yerel girişimcilik dinamikleriyle buluşturarak güçlü ve uzun soluklu bir vizyon oluşturduk. Değişen tüketici beklentilerine uyum sağlarken dijital altyapımızı, eğitim olanaklarımızı ve ürün portföyümüzü de geliştirmeyi sürdürdük” dedi. Başarının yalnızca büyüme rakamlarıyla ölçülemeyeceğini belirten Geyik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki yolculuğumuzu yalnızca ticari bir faaliyet olarak görmüyoruz. İnsanların hayatına dokunan ve uzun vadeli değer yaratan çalışmalar, yaklaşımımızın önemli bir parçasını oluşturuyor. FinGreen programını 2023 yılında Türkiye’ye taşıyarak KEDV ve TOÇEV iş birliğiyle kadınlara ve gençlere finansal okuryazarlık alanında destek sunduk. Bütçe yönetimi, tasarruf ve finansal planlama konularında farkındalık yaratırken özellikle kadınların ekonomik açıdan güçlenmesine katkı sağlamayı amaçladık. Türkiye’yi de kapsayan Green Legacy programımızla çevresel sürdürülebilirlik alanındaki sorumluluğumuzu somut adımlarla destekledik. Önümüzdeki dönemde de girişimcilik, eğitim, finansal farkındalık ve sürdürülebilirlik ekseninde Türkiye’ye değer katmaya devam edeceğiz.” Küçük Bir Ekipten Küresel Organizasyona 1998 yılında Hong Kong’da küçük bir ekiple kurulan QNET, bugün Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da faaliyet gösteren küresel bir organizasyon olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, 28 yıllık küresel yolculuğu boyunca operasyonlarını, ürün portföyünü ve dijital yetkinliklerini değişen tüketici beklentilerine göre geliştirdi. QNET’in RYTHM felsefesi kapsamında yürüttüğü sosyal etki çalışmaları ise eğitim, sağlık, çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik güçlenme alanlarına odaklanıyor. Şirket, küresel ölçekte 28’inci, Türkiye’de ise 16’ncı yılını geride bırakırken bireylerin uzun vadeli gelişimine katkı sağlayan ve potansiyellerini gerçekleştirmelerine yardımcı olan projeleri büyütmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golden Global Yatırım Bankası’ndan Yurt Dışı Eğitim Hayallerine Finansman Desteği Haber

Golden Global Yatırım Bankası’ndan Yurt Dışı Eğitim Hayallerine Finansman Desteği

Yurt dışında eğitim planlayan öğrenciler ve aileleri için okul kabulü ve vize süreçlerinin yanı sıra eğitim ücretleri, konaklama ve yaşam giderlerinin finansal planlaması da önemli bir başlık oluşturuyor. Bazı ülke ve vize türlerinde talep edilebilen finansal yeterlilik veya blokaj tutarları ise kısa sürede yüksek tutarlı nakit ihtiyacı doğurabiliyor. Golden Global Yatırım Bankası’nın Yurt Dışı Eğitim Finansmanı, bu ihtiyaçları bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Finansman tutarı; okuldan alınan resmi kabul belgesi ve yıllık maliyet dökümü doğrultusunda, okul harcı, lisans ve yüksek lisans ücretleri ile yaşam ve konaklama giderleri dikkate alınarak öğrenci veya veliye özel esnek limitlerde yapılandırılabiliyor. Ödeme planları, öğrenci veya velinin nakit akışına göre eşit taksitli veya okulun ödeme dönemlerine paralel şekilde oluşturulabiliyor. Eğitim maliyetlerinin döviz cinsinden olması halinde ise velinin gelir yapısına uygun sabit taksit seçenekleriyle kur riskinin azaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Başvurudan değerlendirmeye uçtan uca dijital süreç Golden Global Yatırım Bankası, dijital onboarding ve uzaktan müşteri edinimi altyapısıyla Eğitim Finansmanı başvurularını şubeye gitmeden mobil ve dijital kanallar üzerinden yürütüyor. Kredi skorlama ve veri analitiğiyle gerçekleştirilen ön değerlendirme ve onay sürecinin ardından finansman, gerekli koşulların sağlanması halinde uluslararası transfer standartlarına uygun biçimde doğrudan eğitim kurumuna veya ilgili vize blokaj hesabına aktarılabiliyor. Böylece geleneksel bankacılık süreçlerindeki bürokrasiyi azaltan hızlı, şubesiz ve dijital bir finansman deneyimi sunuluyor. Vize sürecindeki yüksek nakit ihtiyacına finansman çözümü Yurt dışı eğitim ve vize süreçlerinde, ülkeye ve vize türüne bağlı olarak öğrencilerden belirli bir finansal yeterlilik tutarını hesapta göstermeleri veya bloke etmeleri istenebiliyor. Golden Global Yatırım Bankası’nın Eğitim Finansmanı, bu yüksek tutarlı nakit ihtiyacı için finansmana erişim sağlayarak ailelerin üzerindeki yükü azaltmayı ve eğitim yolculuğundaki önemli finansal bariyerlerden birini kolaylaştırmayı hedefliyor. “Gençlerin eğitimlerine ve başarılarına odaklanmalarını desteklemek istiyoruz” Golden Global Yatırım Bankası Dijital Bankacılık ve İş Geliştirme Müdürü Özge Eliri, yurt dışında eğitim sürecinin öğrenciler kadar aileler açısından da kapsamlı bir finansal planlama gerektirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Yurt dışı eğitim kararı, öğrencilerimiz ve aileleri için yalnızca akademik bir tercih değil; finansal planlama, ödeme süreçleri ve zaman yönetiminin birlikte ele alınması gereken önemli bir yolculuk. Okul ödemeleri, yaşam giderleri ve vize başvurularında talep edilebilen mali yeterlilik ve blokaj ihtiyaçları, ailelerin kısa sürede çözüm üretmesini gerektirebiliyor. Golden Global Yatırım Bankası olarak dijital bankacılık ve yenilikçi finansman altyapımızla bu süreci kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Şubesiz ve hızlı başvuru deneyimimiz, ihtiyaca göre şekillenebilen finansman ve ödeme seçeneklerimiz ile faizsiz finans ilkelerine uygun yaklaşımımızla öğrencilerimizin ve ailelerinin yanında olmayı amaçlıyoruz. Gençlerimizin küresel hedeflerine ulaşırken finansal süreçleri bir engel olarak görmelerini istemiyoruz. Amacımız, ailelerin finansal kaygılarını azaltırken gençlerin enerjilerini eğitimlerine, gelişimlerine ve gelecekteki başarılarına yöneltebilmelerine destek olmak.” Eğitim Finansmanı, Golden Global Yatırım Bankası’nın gençlere ve geleceğe yönelik dijital bankacılık vizyonunun da bir parçasını oluşturuyor. Banka; gençlerin yurt dışında eğitim alma, uluslararası deneyim kazanma ve küresel ölçekte gelişme hedeflerini desteklerken, eğitim sürecinin finansal ihtiyaçlarına dijital, esnek ve faizsiz finans ilkelerine uygun çözümler sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Türkiye’de CFO Görevine Çağrı Sinmez Atandı Haber

Allianz Türkiye’de CFO Görevine Çağrı Sinmez Atandı

Allianz Grubu'nda üst düzey yönetici atamaları kapsamında Allianz Türkiye'de finans organizasyonunda görev değişimi gerçekleşti. Allianz Türkiye Strateji, Finansal Planlama ve Kontrol Direktörü Çağrı Sinmez, 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla Allianz Türkiye Finans Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak atandı. Allianz Türkiye CFO'su Ersin Pak ise aynı tarih itibarıyla Allianz Yunanistan CEO'su olarak görev yapmaya başlayacak. Ersin Pak Allianz Yunanistan CEO'su oldu Allianz Türkiye'de CFO olarak görev yapan Ersin Pak 1 Eylül itibarıyla Allianz Yunanistan CEO'su olarak görev yapacak. Allianz Grubu bünyesinde yirmi yılı aşkın deneyime sahip olan Pak; satın almalar, şirket birleşmeleri, entegrasyon süreçleri ve dönüşüm programlarına liderlik ederken; hayat, emeklilik ve elementer sigorta alanlarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlendi. Allianz Türkiye'nin finans stratejisine liderlik edecek 2019 yılından bu yana Allianz Türkiye'de Strateji, Finansal Planlama ve Kontrol Direktörü olarak görev yapan Çağrı Sinmez, yeni görevinde şirketin finans organizasyonuna liderlik edecek. Stratejik ve Finansal planlama süreçlerinin yönetiminden, finansal performansın izlenmesi ve raporlanmasına kadar birçok kritik alanda görev üstlenen Sinmez, Allianz Grup hedefleriyle uyumlu bir şekilde Allianz Türkiye'nin stratejik ve finansal önceliklerinin hayata geçirilmesine liderlik edecek. Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Sinmez, uluslararası alanda geçerliliğe sahip CGMA (Chartered Global Management Accountant) unvanına sahiptir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Her 10 yöneticiden 7'si sürdürülebilirliği biliyor, yalnızca 2'si finansal etkisini ölçebiliyor Haber

Her 10 yöneticiden 7'si sürdürülebilirliği biliyor, yalnızca 2'si finansal etkisini ölçebiliyor

Günümüzde şirket yöneticilerinin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatlara ilişkin farkındalığı artsa da bu fırsatlar; finansal modellere, yatırım değerlendirmelerine ve stratejik planlama süreçlerine henüz tutarlı ve güvenilir biçimde yansıtılamıyor. Bu durum, sürdürülebilirliğin iş kararları üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasına neden oluyor. KPMG'nin hazırladığı “Sürdürülebilirlikte Değerleme Açığını Kapatmak” raporu sürdürülebilirlik ile değerleme arasındaki açığı ortaya koyarken bu açığın nasıl kapatılabileceğine ilişkin KPMG uzmanlarının değerlendirmelerine ve şirketler için öne çıkan uygulama alanlarına yer veriyor. Küresel çapta 2 binden fazla üst düzey yönetici ve karar alıcının katılımıyla yapılan anketin sonuçlarına dayanan rapora göre yöneticilerin yüzde 72'si sürdürülebilirlik stratejisi, göstergeleri ve performansları hakkında kapsamlı bilgiye sahip veya temel unsurlara aşina. Yüzde 60'ı finansal planlama süreçlerinde sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları dikkate aldığını, yüzde 50'si ise sürdürülebilirliğin kurumsal stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ediyor. Buna karşın, katılımcıların yalnızca yüzde 19'u sürdürülebilirliğin finansal performans, operasyonel kazanımlar ve inovasyon üzerindeki etkisini ölçülebilir hale getirmek için gelişmiş analitik yaklaşımlar kullandığını belirtiyor. Bu sonuç, birçok şirketin sürdürülebilirlikle bağlantılı risklerden kaynaklanabilecek potansiyel kayıpları ölçülebilir hale getirmek için hâlâ yeterince gelişmiş analitik yaklaşımlara sahip olmadığını ortaya koyuyor. Düzenlemelerin rolü ve bölgesel farklılıklar KPMG'nin anketine göre sürdürülebilirlikle ilgili düzenlemeler, yöneticilerin bu konudaki farkındalığını artırmada kilit bir rol oynuyor. Özellikle Avrupa'daki düzenlemelerin etkisi açıkça görülüyor. Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat stratejisi kapsamındaki düzenlemeler, sürdürülebilirliği şirketlerin stratejik gündeminin merkezine taşıyor. TCFD, ISSB ve CSRD gibi çerçeveler ise şirketlerin sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatları stratejik ve finansal planlama süreçleri ile yatırım kararlarına entegre etmelerini teşvik ediyor. Aynı zamanda bu çerçeveler, şirketlere ve yatırımcılara sürdürülebilirlik faktörlerinin finansal performans ve şirket değeri üzerindeki etkilerini daha sistematik şekilde değerlendirebilecekleri bir yapı sunuyor. Bölgesel olarak bakıldığında İtalya'da, yöneticilerin yaklaşık üçte ikisi (yüzde 64) sürdürülebilirliğin şirket stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yönetim kurulu toplantıları ile yıllık raporlarda yer aldığını belirtiyor. İspanya'da ve Fransa'da da yöneticiler büyük oranda (yüzde 61) aynı görüşü paylaşıyor. Yol haritası: Sürdürülebilir kaynaklı değer yaratımının ölçülmesi Raporda kurumların sürdürülebilirlik ile şirket değeri arasındaki bağı kurabilmesi için sistematik bir yaklaşım benimseyerek şu adımları atması tavsiyesinde bulunuluyor: Değer yaratım alanlarının belirlenmesi: Sektör dinamikleri, düzenleyici eğilimler, benzer şirket uygulamaları ve şirketin mevcut performansı analiz edilerek sürdürülebilirlikle bağlantılı değer yaratma potansiyeli taşıyan alanlar belirlenir.Sürdürülebilirlik unsurlarının finansal performans ve değer yaratımıyla ilişkilendirilmesi: Belirlenen sürdürülebilirlik unsurları; büyüme, rekabet avantajı, operasyonel verimlilik, pazar konumu ve risk profili gibi şirket değerini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen unsurlarla ilişkilendirilir.Finansal etkilerin modellenmesi: Sürdürülebilirlikle bağlantılı girişimlerin kârlılık, gelir yaratma kapasitesi ve şirket değeri üzerindeki potansiyel etkileri aşağıdaki başlıklar altında analiz edilir. “Sistemik riskler söz konusu olduğunda, asıl risk eylemsizlik” Raporun sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye Sürdürülebilirlik Şirket Ortağı Sertuğ Özkan, “Günümüzde sürdürülebilirlik, yönetim kurullarının gündeminde giderek daha merkezi bir yer edinirken, bu gündemin finansal planlama ve yatırım kararlarıyla aynı hızda entegre edilemediğini görüyoruz. Sürdürülebilirliğin ‘finansal dile' çevrilememesi stratejik bir kırılma noktasını da oluşturuyor. Hedef belirleme mekanizmalarının büyük ölçüde yerleşmiş olduğu mevcut ortamda asıl ihtiyaç; sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların yatırım kararları ve stratejik planlama süreçleriyle doğrudan ilişkilendirilebildiği bir finansal çerçevenin oluşturulmasıdır. Sistemik riskler söz konusu olduğunda, belirsizliği gerekçe göstererek aksiyon almamak giderek daha yüksek bir maliyet doğuruyor. Raporumuzun da vurguladığı gibi, asıl risk eylemsizliktir. KPMG olarak geliştirdiğimiz metodolojiler ve iş birlikleriyle kurumların sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarının finansal etkilerini ölçülebilir hale getirmelerine ve bu etkileri finansal planlama ile yatırım kararlarına yansıtmalarına destek oluyoruz.” ifadelerini kullandı. “Sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış durumda” KPMG Türkiye Değerleme ve Modelleme, Şirket Ortağı Burak Şahin ise değerlendirmesinde şunları söyledi: “Değerleme perspektifinden bakıldığında, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların FAVÖK, nakit akışları, iskonto oranları, devam eden değer ve değerleme çarpanları üzerindeki etkilerinin yeterince analiz edilememesi, şirket değerinin doğru şekilde belirlenmesini zorlaştırıyor. Bu durum, yatırım kararları, kaynak kullanım öncelikleri ve stratejik karar alma süreçlerinde ek belirsizlikler yaratırken, kaynakların etkin kullanımını ve uzun vadeli değer yaratımını da olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik, yalnızca raporlama veya uyum perspektifiyle ele alınacak bir konu olmaktan çıkmış; finansal planlama, değerleme, yatırım değerlendirmesi ve kaynakların önceliklendirilmesine ilişkin kararların ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. KPMG olarak, sürdürülebilirlikle bağlantılı risk ve fırsatların şirket değeri üzerindeki etkilerinin ölçülmesini, şirketlerin uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini daha bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirebilmeleri açısından oldukça önemli görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST Girişim Programı 2026 Başvuruları Başladı Haber

TEKNOFEST Girişim Programı 2026 Başvuruları Başladı

Türkiye’nin tam bağımsızlık vizyonu ve Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda 2022 yılında hayata geçirilen program, TEKNOFEST teknoloji yarışmalarına başvuran takım ve üyelerine özel olarak kurgulandı. Program; yüksek potansiyel taşıyan projelerin sürdürülebilir girişimlere dönüşmesini, küresel pazarda rekabet gücü elde etmesini ve hızlı bir şekilde ölçeklenmesini hedefliyor. Girişimlerin Büyümesini Hızlandıran Kapsamlı Destek Ekosistemi 2022 yılından bu yana 50 mezun girişime toplamda 13 milyon TL maddi destek sağlayan TEKNOFEST Girişim Programı, bu yıl da girişimcilerin operasyonel ve stratejik ihtiyaçlarını kapsayan 11 farklı destek paketi sunuyor. Program kapsamında; iş modeli geliştirme, finansal planlama ve pazar analizi gibi alanlarda kapsamlı eğitimlerin yanı sıra uzmanlardan birebir mentorluk, İstanbul’un her iki yakasında konumlanan T3 Girişim Merkezlerinde ofis kullanımı, yatırımcı görüşmeleri ve iş birliği toplantıları, Take Off Girişim Zirvesi’ne katılım imkânı ile güçlü bir ağ ve görünürlük desteği sağlanıyor. Ayrıca girişimler, yatırımcılar ve sektör profesyonelleri karşısına çıkabilecekleri TEKNOFEST Girişim Gösteri Günü’nde projelerini sunma fırsatı elde ediyor. Girişim Aşamalarına Özel Güçlü Finansman Desteği Programın yeni döneminde ise girişimlerin aşamalarına göre özelleştirilmiş finansal destekler dikkat çekiyor; Ön Kuluçka kapsamında programı başarıyla tamamlayan ekiplere 100 bin TL’ye kadar malzeme desteği sağlanırken, Ön Kuluçka sürecinde veya sonrasında şirketleşen girişimlere 500 bin TL yatırım imkanı sunuluyor. Hızlandırma aşamasını başarıyla tamamlayan girişimler ise 1 milyon TL yatırım desteğinden faydalanabiliyor. Teknoloji dünyasında yerini almak ve projesini geleceğe taşımak isteyen girişimciler için başvuru tarihi 27 Nisan’da sona erecek. Adaylar, başvurularını ise https://mth.tc/TGP2026 adresi üzerinden gerçekleştirebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye'den, Uluslararası Para Transferleri için Yeni Hamle Haber

QNB Türkiye'den, Uluslararası Para Transferleri için Yeni Hamle

QNB Türkiye, Visa ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda banka, tüzel müşterilerine yönelik uluslararası para transferi hizmetlerine Visa B2B Connect’i ekleyerek yurt dışı ödemelerde yeni bir transfer seçeneğini devreye aldı. QNB Tüzel İnternet Bankacılığı ve Mobil üzerinden kullanılabilen bu yeni kanal sayesinde işletmeler, sabit muhabir masrafı ve işlem öncesinde görülebilen maliyet yapısıyla transferlerini daha planlı şekilde gerçekleştirebiliyor. Transfer bilgileri girildiğinde, sistem tarafından en uygun ve ekonomik yöntem otomatik olarak öneriliyor ve bu sayede işletmeler, zaman ve maliyet avantajı elde ederek uluslararası ödemelerini rahatlıkla planlayabiliyor. Visa B2B Connect, 120’den fazla ülkeyi kapsayan global ağıyla, bankalar arasında doğrudan ve güvenli bir ödeme akışı sunuyor. QNB Türkiye’den hizmet alan tüzel müşteriler, alışkın oldukları dijital bankacılık kanalları üzerinden işlem yapmaya devam ederken, Visa’nın küresel ağının sağladığı hız ve şeffaflıktan da faydalanabiliyor. QNB Türkiye OBİ ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Engin Turhan, yeni transfer seçeneğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “QNB Türkiye olarak, müşterilerimizin uluslararası pazarlarda daha kolay ve güvenli şekilde hareket edebilmesini sağlayacak çözümleri önceliklendiriyoruz. Visa B2B Connect ile uluslararası para transferlerinde sunduğumuz alternatiflere yeni bir seçenek daha ekledik. Bu iş birliğimiz sayesinde, hız ve maliyet avantajının yanı sıra işletmelerin uluslararası ticarette daha öngörülebilir bir finansal planlama yapmasına da katkı sağlıyoruz. Küresel ticaretin hızla dijitalleştiği bir dönemde, işletmelerin uluslararası ticaret ağlarına daha kolay entegre olabilmesini destekliyor; farklı transfer seçenekleri sunarak müşterilerimizi global pazarlarda rekabet avantajı elde eden, daha güçlü oyuncular haline getirmeyi hedefliyoruz.” Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin ise QNB Türkiye ile gerçekleştirilen iş birliği hakkında şunları söyledi: “Günümüzde sınır ötesi ticaret yapan işletmeler için en kritik konuların başında, ödeme maliyetlerini önceden bilmek, ödemenin ne zaman karşı tarafa ulaşacağını net şekilde görebilmek ve işlemleri uçtan uca takip edebilmek geliyor. Özellikle farklı aracı bankalar nedeniyle değişkenlik gösteren masraflar ve belirsiz valör süreleri, şirketlerin nakit akışı planlamasını zorlaştırıyor. Visa, bu ihtiyaçlara yanıt vermek amacıyla geliştirdiği Visa B2B Connect çözümüyle, işletmelerin uluslararası ödemelerinde daha net ve hızlı bir deneyim sunuyor. Visa B2B Connect sayesinde işlem ücretleri baştan biliniyor, ödemelerin varış süresi net olarak görülebiliyor ve uçtan uca izlenebiliyor. Böylece şirketler, sürpriz maliyetlerle veya gecikmelerle karşılaşmadan ödemelerini planlayabiliyor. QNB Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğiyle, Türkiye’deki işletmelerin uluslararası ticaretteki ödeme süreçlerini daha tahmin edilebilir, şeffaf ve güvenli hale getirilmesini amaçlıyoruz. Visa B2B Connect altyapısı, işletmelere ödeme süreçleri üzerinde daha fazla kontrol sağlarken, nakit akışı yönetimini de kolaylaştırıyor.” QNB Türkiye, Visa B2B Connect’i devreye alarak uluslararası para transferi çözümlerini daha kapsamlı bir yapıya kavuşturuyor. Banka, dijitalleşme vizyonu doğrultusunda geliştirdiği yeni kanallarla işletmelerin küresel ticaretteki adımlarını kolaylaştırmayı ve finansal operasyonlarını daha verimli hale getirmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer, G4A Programı’na Seçilen Girişimleri Açıkladı Haber

Bayer, G4A Programı’na Seçilen Girişimleri Açıkladı

Bayer’in Tenity iş birliğiyle 2018’den bu yana Türkiye’de girişimcilik ekosistemine katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü G4A Girişim Hızlandırma Programı’na seçilen girişimler açıklandı. Bayer’in İlaç, Tüketici Sağlığı ve Tarım Ürünleri iş bölümlerine yönelik G4A 2026 programı kapsamında değerlendirilen 310 girişim arasından seçilen Pearly Menopoz Platformu, RaporinAI, Vinter (Vindy), NeoOne Teknoloji, Tekno Kurgu ve MOVE ON isimli 6 girişim, program çerçevesinde sunulan birçok destekten yararlanabilecek. Girişimciler 100 gün boyunca eğitimler alacak Sağlık ve tarım alanlarında yenilikçi dijital çözümler sunan, fikir aşamasını geçmiş, ölçeklenebilir iş modeline, yalın bir ürüne veya prototipe sahip ya da satış aşamasına ulaşmış 6 yeni girişim; program boyunca kapsamlı bir gelişim sürecinden geçecek. Bayer mentorları, yöneticileri ve Tenity uzmanlarından oluşan jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda seçilen girişimler; 100 gün boyunca finansal planlama, yatırım süreçleri, satış stratejileri ve hukuki konular gibi kritik alanlarda online eğitimler alacak. Bunun yanı sıra, Bayer ile iş birliği yapabilme fırsatına sahip olacak, ürün geliştirme sürecine mentorluk desteği alarak devam edecek, ücretsiz yazılım destek paketlerine erişebilecek ve geniş bir profesyonel ağın parçası olma avantajını elde edecek. Seçilenler arasından Pearly Menopoz Platformu, Vinter (Vindy) ve Tekno Kurgu ise 500’er bin TL hibe desteği alacak. “G4A 2026 Girişim Hızlandırma Programı”na seçilen girişimler: Pearly Menopoz Platformu Kadınların perimenopoz ve menopoz dönemindeki yolculuğunu bütüncül bir yaklaşımla desteklemeyi amaçlayan kapsamlı bir dijital platformdur. Platform; başta diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist olmak üzere alanında uzman profesyoneller tarafından hazırlanan etkinlik ve programları, güvenilir bir bilgi kütüphanesini ve deneyim paylaşımına imkân tanıyan bir topluluk alanını tek çatı altında bir araya getirir. Böylece kadınlara, bu süreçte günlük yaşamda uygulanabilir öneriler sunarken medikal tedavilere tamamlayıcı ve rehber niteliğinde bir destek sağlar. RaporinAI Eczacıların sisteme yüklediği hasta reçete ve rapoları yapay zekâ ile analiz ederek SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) uygunluğunu otomatik, hızlı ve standart bir şekilde değerlendirir; eczanelere karar destek sunar ve süreçlerin dijitalleşmesini destekler. Böylece, operasyonel verimliliği de artırarak geri ödeme süreçlerinde daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşmasına katkı sağlar. Vinter (Vindy) İnsansı konuşma yeteneği ve düşük gecikme mimarisiyle doğal telefon görüşmeleri gerçekleştiren otonom bir dijital iş gücüdür. Tüketicilere temsilciye yakın bir deneyim sunarak tanıtım, bilgilendirme ve anket süreçlerini uçtan uca yönetir; sipariş alma, kayıt oluşturma ve ilgili birimlere aktarım gibi aksiyonları talebe bağlı olarak sorunsuz yürütür. Tamamen ölçeklenebilir altyapısıyla eş zamanlı yüzlerce, binlerce görüşmeyi kesintisiz karşılarken her konuşmayı anlık, yapılandırılmış ve analiz edilebilir çıktılara dönüştürerek ölçülebilir içgörü, kalite takibi ve operasyonel verimlilik sağlar. NeoOne Teknoloji Saha operasyonlarının uçtan uca dijital olarak yönetilmesini sağlayan bir saha yönetim platformudur. Saha ekiplerinin rota planlamasını, ziyaret takibini, sipariş yönetimini, tahsilat süreçlerini, raf analizini, planogram uyumunu ve performans raporlamasını tek bir sistem üzerinden yönetmelerini sağlar. Yapay zekâ destekli analizlerle raf verimliliğini ve satış performansını artırmayı hedefler. Tekno Kurgu ROTA Akıllı Tarım Platformu, tarla koşulları ve verim potansiyeline göre değişken oranlı ekim, gübreleme ve ilaçlama yapılmasına imkân tanıyan dijital bir hassas tarım sistemidir. Mevcut traktör ve ekipmanlara uyumlu yapısı sayesinde ek yatırım ihtiyacını sınırlayarak çiftçilere sahada kolayca uygulanabilir ve maliyet açısından erişilebilir bir değişken oranlı uygulama çözümü sunar. MOVE ON MOVE ON tarafından geliştirilen AigleTech, tohumluk üretiminde tarlaların dijital olarak izlenmesini sağlayan yapay zekâ destekli tarım teknolojisidir. Dronlarla entegre çalışan mobil uygulama sayesinde tarladan alınan görüntüler gerçek zamanlı olarak analiz edilerek mısırda tepe püskülü tespiti ve ayçiçekte izolasyon alan kontrolü otomatik olarak yapılır. Elde edilen sonuçlar konum ve zaman bilgisiyle birlikte web platforma aktarılır. Böylece, tohumluk üretiminde veriye dayalı karar almayı kolaylaştırırken saha ekiplerinin sezon boyunca daha hızlı ve planlı hareket etmesine yardımcı olur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İtalya ve Türkiye Ambalaj Sektörü Temsilcileri Geleceğin Çözümleri İçin Bir Araya Geldi Haber

İtalya ve Türkiye Ambalaj Sektörü Temsilcileri Geleceğin Çözümleri İçin Bir Araya Geldi

İtalyan Ticaret ve Sanayi Odası Derneği (CCIIST), Türkiye ve İtalya ambalaj sektörünün temsilcilerini güncel ekonomik gelişmeler ve sektörel dönüşüm başlıklarını değerlendirmek üzere İstanbul’da düzenlenen kapsamlı bir istişare toplantısında bir araya getirdi. Swissotel’de gerçekleştirilen etkinlikte, sektörün mevcut durumu ve önümüzdeki döneme ilişkin öngörüler ele alınırken; özellikle artan maliyet baskıları ve uluslararası pazarlardaki rekabet koşulları toplantının ana gündemini oluşturdu. Toplantıda küresel ölçekte yükselen enflasyon oranlarının üretim maliyetleri ve fiyatlama stratejileri üzerindeki etkisi detaylı biçimde değerlendirildi. Enflasyonist ortamın, firmaların hem iç pazarda hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücünü zorlaştırdığı; öngörülebilirlik ve finansal planlama açısından yeni riskler doğurduğu vurgulandı. Bununla birlikte hammadde temininde yaşanan dönemsel tedarik sorunları, artan lojistik giderleri ve işçilik maliyetlerindeki yükselişin sektör üzerinde yarattığı baskılar sektör temsilcileri tarafından karşılıklı olarak paylaşıldı. Özellikle enerji ve iş gücü maliyetlerindeki artışın, ambalaj üretiminde maliyet optimizasyonunu daha kritik hale getirdiği ifade edildi. Toplantıda ayrıca Avrupa Birliği düzenlemeleri (EU regulations) ve özellikle sürdürülebilirlik odaklı yeni mevzuatın sektöre etkileri gündeme geldi. AB pazarına ihracat yapan ya da bu pazarda büyümeyi hedefleyen firmalar açısından çevresel standartlara uyum, geri dönüştürülebilirlik kriterleri ve döngüsel ekonomi uygulamalarının artık stratejik bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Bu çerçevede şirketlerin regülasyonlara uyum süreçlerinde karşılaştıkları operasyonel ve mali zorluklar da ele alındı. Etkinlikte sürdürülebilir ambalaj uygulamaları ve üretim süreçlerinde verimlilik artışı sağlayacak dijital çözümler de gündeme gelirken, sektör temsilcileri arasında açık ve yapıcı bir diyalog ortamı oluşturuldu. Toplantı, firmaların ortak sorun alanlarını daha net tanımlamalarına ve çözüm odaklı iş birliği imkanlarını değerlendirmelerine katkı sağladı. CCIIST Onursal Başkanı ve Bell Holding Yönetim Kurulu Başkanı Livio Manzini, etkinliğin önemine değinerek şunları söyledi: “Ambalaj sektörü, hem üretim zincirinin merkezinde yer alması hem de ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konuma sahip. Ancak bugün sektörümüz; enflasyon, maliyet baskıları ve regülasyon kaynaklı dönüşüm gereklilikleri gibi çok katmanlı bir süreçten geçiyor. Bu tür istişare platformları, karşılıklı deneyim paylaşımı ve ortak çözüm arayışı açısından büyük değer taşıyor.” CCIIST Yönetim Kurulu Üyesi Andrea Leo ise konuşmasında ekonomik gerçekliklere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Küresel ölçekte artan maliyetler ve Avrupa Birliği mevzuatındaki dönüşüm, firmaları daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi üretim modellerine yönlendiriyor. Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı, sektör temsilcilerinin mevcut zorlukları açıkça ortaya koyduğu ve ortak akıl çerçevesinde değerlendirdiği önemli bir buluşma oldu. Önümüzdeki dönemde bu diyalog zeminini güçlendirerek somut iş birliği alanları oluşturmayı hedefliyoruz.” CCIIST, önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerde düzenleyeceği tematik toplantılarla üyeleri arasında bilgi paylaşımını ve stratejik iş birliklerini desteklemeye devam edecektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.