Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansman

Kapsül Haber Ajansı - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Destek Faktoring’den Borsadaki İlk Yılında Güçlü Finansal Performans Haber

Destek Faktoring’den Borsadaki İlk Yılında Güçlü Finansal Performans

Şirket, finansal gücünü yıl boyunca istikrarlı bir şekilde büyüterek 3,8 milyar TL net kâr elde ederken konsolide aktif büyüklüğünü 48,5 milyar TL’ye, kombine aktif büyüklüğünü ise 58,2 milyar TL’ye taşıdı. Kuruluşundan bu yana işletmelere hızlı, güvenilir ve esnek finansman sağlayan Destek Faktoring, 2025 yıl sonu finansal sonuçlarını açıkladı. Yılın son çeyreğinde de yükselen ivmesini sürdüren şirket, büyümesini yıl geneline yaydı. Konsolide aktif büyüklük üçüncü çeyrekte 46,8 milyar TL seviyesindeyken yıl sonunda 48,5 milyar TL’ye yükseldi. Kombine aktif büyüklük 58,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Net kâr ise üçüncü çeyrek sonunda 2,58 milyar TL seviyesindeyken, yıl sonunda 3,77 milyar TL’ye ulaşarak yaklaşık yüzde 46 oranında artış gösterdi. Toplam özkaynaklar 12,2 milyar TL’ye yükselirken, özkaynak karlılığı yüzde 31 olarak gerçekleşti. Standart sermaye yeterlilik oranı yüzde 24,53 seviyesinde kaydedildi. Güçlü performans ve yatırımcı güveni Destek Faktoring, yılın son çeyreğinde faktoring alacaklarındaki büyümesini sürdürürken, disiplinli risk yönetimi ve geniş müşteri tabanı sayesinde hem işlem hacmini hem de kârlılığını artırdı. 2025 yılı performansı, şirketin bilanço büyüklüğü ve kârlılık açısından sektördeki konumunu daha da güçlendirdi. “2025’i hedeflerimizin üzerinde tamamladık” Destek Faktoring Genel Müdürü Nuray Elmastaş, yıl sonu finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılı, sürdürülebilir büyüme stratejimizin somut sonuçlarını aldığımız bir yıl oldu. Üçüncü çeyrekte yakaladığımız performansı son çeyrekte de sürdürerek 3,8 milyar TL net kâr ile yılı tamamladık. Öz kaynaklarımızı 12,2 milyar TL seviyesine taşırken risk profilimizi güçlü tuttuk. Yüzde 0,25 seviyesindeki takipteki alacak oranımız ve sermaye yeterlilik rasyomuz, disiplinli risk yönetimimizin göstergesi. Müşteri odaklı iş modelimizle önümüzdeki dönemde de büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz.” 6 Şubat 2025 tarihinde Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayan Destek Faktoring, yıl boyunca açıkladığı finansal sonuçlarla sermaye piyasalarındaki yerini pekiştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko’dan 44,9 Milyon ABD Doları Tutarında İlave Tahvil İhracı Haber

Çimko’dan 44,9 Milyon ABD Doları Tutarında İlave Tahvil İhracı

Uluslararası sermaye piyasalarındaki varlığını güçlendiren Çimko, 2030 vadeli tahvili kapsamında 44,9 milyon ABD doları tutarında ek ihracı fiyatladı. İlave tahviller, Almanya merkezli kalkınma finansmanı kuruluşu DEG ile Fransa Kalkınma Ajansı’nın (AFD) iştiraki olan Fransız kalkınma finansmanı kuruluşu Proparco tarafından satın alındı. Tahviller %108,159 yeniden satış fiyatı (re-offer price) ve %8,238 yeniden satış getirisi (re-offer yield) ile fiyatlandı. Kalkınma finansmanı kuruluşlarının bu yatırım kararı, Çimko’nun güçlü kurumsal yönetim standartlarına, finansal disiplinine ve uzun vadeli büyüme stratejisine duyulan güvenin önemli bir göstergesidir. İlave ihraçtan sağlanan kaynak, Çimko’nun yatırım programını desteklemek amacıyla; diğer girişimlerin yanı sıra, karbon azaltım stratejisi ve ön kalsinasyon yatırımı dahil olmak üzere enerji verimliliğinin artırılmasına ve emisyonların azaltılmasına katkı sağlayacak projelerde kullanılacak. Söz konusu ihraç, 21 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleştirilen 300 milyon ABD doları tutarındaki 2030 vadeli tahvil ile 2 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen 45 milyon ABD doları tutarındaki 2030 vadeli tahvil ile birleştirilecek. Böylece Çimko’nun 2030 vadeli tahvilinin toplam büyüklüğü yaklaşık 389,9 milyon ABD dolarına ulaşacak. Yeni ihraç, mevcut tahviller ile aynı şart ve koşullara sahip olacak ve aynı yapı altında işlem görecek. 9 Mart 2026 tarihinde tamamlanması planlanan işlem, Çimko’nun uluslararası yatırımcı tabanını çeşitlendirme ve uzun vadeli finansman yapısını güçlendirme stratejisinin önemli bir kilometre taşını temsil etmektedir. Çimko, daha önce 300 milyon ABD doları tutarındaki beş yıl vadeli uluslararası tahvil ihracı ile “Global Banking & Markets Awards: CEE, Central Asia & Türkiye 2025” kapsamında “Yılın En Başarılı Yüksek Getirili Tahvil İhracı” ödülüne layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan KOBİ’lere Esnek Ödeme ve Avantajlı Faiz Oranıyla Ramazan Kredisi Haber

Akbank’tan KOBİ’lere Esnek Ödeme ve Avantajlı Faiz Oranıyla Ramazan Kredisi

KOBİ’ler ihtiyaçlarına göre 3 ay ödemesiz dönem, avantajlı faiz oranları, haftalık veya aylık taksit seçenekleri ve 36 aya varan vadelerle kredi çözümlerinden yararlanabiliyor. Akbank’ın Ramazan ayında artan iş hacmine yönelik olarak sunduğu krediyle işletmeler, finansman ihtiyaçlarını uygun koşullarla karşılıyor, geri ödemelerini de nakit akışlarına göre planlayabiliyor. KOBİ’lerin dönemsel yoğunluklarını dikkate alarak sunulan kredi kapsamında haftalık ya da aylık taksit seçeneklerinden yararlanılabiliyor, 36 aya varan vade ve 3 aya kadar ödemesiz dönem imkânı sunuluyor. Avantajlı faiz oranlarıyla sağlanan kredi ile KOBİ’ler diğer bankalardaki kredilerini de Akbank’a taşıyabiliyor. Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ramazan ayı, KOBİ’lerin ve esnafın iş hacminin arttığı ancak nakit akışının dikkatle yönetilmesi gereken bir dönem. Böyle kritik dönemler başta olmak üzere KOBİ’lerimizin finansmana doğru zamanda ve doğru koşullarla erişebilmesi önceliğimiz. Dijital başvuru süreçlerimiz sayesinde KOBİ’lerimiz finansmana hızlı ve kolay şekilde ulaşabiliyor. Akbank olarak işletmelerin sürdürülebilir büyümelerini destekleyen çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.” Akbank’ın dijital bankacılık altyapısı sayesinde işletmeler kredi başvurularını uçtan uca dijital kanallar üzerinden hızlı ve kolay biçimde tamamlayabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gayrimenkulde Dubai’ye İlgi Ramazan’da da Hızlanacak Haber

Gayrimenkulde Dubai’ye İlgi Ramazan’da da Hızlanacak

Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Dubai gayrimenkul piyasasında hareketliliğin sürmesi beklenirken, özellikle bölge ülkelerinden gelen yatırım talebinde artış öngörülüyor. ParcelEstates CEO’su Özden Çimen, yılın ilk aylarında satışların artış eğilimini koruduğunu ve Ramazan döneminde bu ivmenin devam edeceğini belirtti. Çimen, “Ocak-Şubat döneminde şehir genelinde konut satışlarının artış eğilimini sürdürdüğünü gözlemledik. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam alım-satım hacmi ortalama yüzde 3 oranında yükseldi. Ramazan boyunca da satış eğiliminin devam etmesini bekliyoruz. Özellikle BAE’ye yakın ülkelerden Dubai’ye olan ilginin bu dönemde artması bizim açımızdan sürpriz olmayacaktır.” dedi. Yeni projeler yatırımın odağında Dubai’de yatırımcı davranışının önemli ölçüde yeni projelere yöneldiğini belirten Çimen, “Dubai konut yatırımcısını diğer pazarlardan ayıran en önemli özelliklerden biri, yatırımların yaklaşık yüzde 70’inin yeni projelere yönelmesi. 2025 yılında gerçekleşen toplam 249 milyar dolarlık satışın büyük bölümü yeni tamamlanmış veya yapım aşamasındaki projelerden oluştu. Ramazan döneminde sunulan yeni fırsatlar ve kampanyalar da yatırım yapılabilirlik algısını güçlendiriyor.” ifadelerini kullandı. Müslüman ülkelerden talep artışı bekleniyor Dubai’de konut alıcılarının büyük bölümünü yabancı yatırımcıların oluşturduğunu vurgulayan Çimen, geçen yıl 200 binden fazla konut satışında Çin, Hindistan, İngiltere, ABD, Türkiye, Pakistan, İran ve İtalya’nın öne çıkan ülkeler arasında yer aldığını aktardı. Ramazan döneminde yatırımcı profilinde kısmi bir değişim yaşanabileceğini belirten Çimen, “Bu süreçte özellikle Müslüman ülkelerden gelen talebin artmasını bekliyoruz. Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve İran gibi ülkelerden yatırımcılar önceki yıllarda satışlardan önemli pay aldı. Ramazan boyunca sunulan ödeme kolaylıkları ve yeni proje lansmanları, bu ülkelerden gelen ilgiyi daha da artırabilir.” değerlendirmesinde bulundu. Vergi avantajı ve yüksek getiri etkili oluyor Dubai’nin yatırımcılar açısından sunduğu yapısal avantajlara da değinen Çimen, şehrin vergi politikalarının ve yüksek getiri potansiyelinin talebi desteklediğini belirterek, şunları kaydetti: “Dubai, her yıl yayımlanan küresel servet göçü raporlarında en çok tercih edilen şehirler arasında yer alıyor. 2025 yılında yaklaşık 10 bin milyonerin şehre taşındığı tahmin ediliyor. ABD, İngiltere, Çin, Türkiye, Hindistan ve İran başta olmak üzere birçok ülkeden yüksek gelir grubundaki yatırımcılar Dubai’de gayrimenkule milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Daha geniş yatırımcı kitlesi için ise düşük faizli finansman imkanları önemli bir avantaj oluşturuyor. Yüksek kira çarpanı da yatırım kararını destekleyen temel unsurlar arasında bulunuyor.” Çimen, Ramazan döneminde bu avantajların etkisiyle özellikle Müslüman ülkeler başta olmak üzere daha fazla yatırımcının Dubai piyasasına yönelmesinin beklendiğini ifade etti. Kurumsal danışmanlık ve doğru zamanlama kritik Ramazan ayında yatırım yapmayı planlayanlara önerilerde bulunan Çimen, yatırım sürecinde kurumsal danışmanlık ve doğru proje seçiminin önemine dikkat çekerek, “Doğru projeye yatırım ve doğru zamanda çıkış stratejisi ancak kurumsal ve tecrübeli yapılarla mümkün oluyor. Yatırımcıların piyasa deneyimi olan firmalarla çalışması, riskleri azaltırken getiriyi optimize ediyor. Biz de Parcel Estates olarak yatırımcılarımıza doğru zamanlama ve yüksek getiri potansiyeli sunan projeleri titizlikle analiz ederek rehberlik ediyoruz.” dedi. Çimen, Dubai’nin güçlü talep yapısı, uluslararası yatırımcı ilgisi ve düzenli büyüyen gayrimenkul piyasasıyla Ramazan döneminde de fırsat sunmaya devam ettiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Taşıt Kredisi Limitleri Güncellenmeli Haber

Taşıt Kredisi Limitleri Güncellenmeli

Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor. Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti. “Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı” Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak. Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası, KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile Çiftçilere Çözüm Sunuyor Haber

İş Bankası, KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile Çiftçilere Çözüm Sunuyor

Tarımı stratejik sektörlerden biri olarak gören İş Bankası, bu yaklaşımla teknoloji, finans ve tarımı buluşturarak çiftçileri tüm üretim süreçleri boyunca destekliyor. Son olarak finansal anlamda üreticileri desteklemek üzere Kredi Garanti Fonu (KGF) iş birliğine giden Banka, Tarım Kefalet Destek Programını hizmete sundu. Üreticilere finansmana kolay erişim imkânı sunarken sektör için sürdürülebilir bir finans modeli oluşturan KGF Tarım Kefalet Destek Programı ile tarımda verimliliğin artışına; modern, sürdürülebilir üretim tekniklerinin yaygınlaşmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Programdan, tarım (bitkisel üretim ve hayvancılık) sektöründe faaliyet gösteren üreticiler yararlanabilecek olup tohumdan gübreye, traktörden tarım makine ekipman ve tarımsal arazi alımlarına kadar tüm finansman ihtiyaçlarını karşılayabileceklerdir. “Ülkemizin tarımsal kalkınmasını desteklemeye devam edeceğiz” İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, programın, sektörün finansman ihtiyacını karşılayabilecek ve ülkemizdeki sürdürülebilir tarım üretimini güçlendirecek kritik bir rol üstleneceğini belirterek şöyle konuştu: “Tarım hem dünyada hem de ülkemizde hayati öneme sahip. Bu nedenle gıda güvenliğini ve kırsal kalkınmayı sağlamaya yönelik her çaba çok kıymetli. KGF iş birliğiyle uygulamaya sunduğumuz Tarım Kefalet Destek Programının, tarım üreticilerinin finansmana erişimi için önemli bir hamle olduğuna inanıyoruz. Bu program ile çiftçilerimizi desteklerken; ülkemiz tarımının sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Ülkemizin dört bir yanında açtığımız tarım ihtisas şubelerimizle, çiftçilere yönelik zirai okuryazarlık eğitimlerimizle, teknolojik ve finansal çözümlerimizle ülkemizin tarımsal kalkınmasını desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurumsal ve Ticari Bankacılıkta Alternatif Bank İmzası Haber

Kurumsal ve Ticari Bankacılıkta Alternatif Bank İmzası

Alternatif Bank, Kurumsal ve Ticari Bankacılık alanında 2025 yılında güçlü büyüme ivmesi yakaladı. Banka; danışmanlık odaklı hizmet modeli, dijital çözümleri ve ekosistem bankacılığı yaklaşımıyla şirketlerin yalnızca finansman ihtiyaçlarına değil, büyüme ve rekabet stratejilerine de katkı sunmayı hedefliyor. Küresel ticarette yaşanan dönüşümün bankacılık sektörünü de yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Alternatif Bank Kurumsal ve Ticari Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Didem Şahin, bankanın yaklaşımını şu sözlerle açıkladı: “Bugün bankaların rolü yalnızca finansman sağlayan kurumlar olmakla sınırlı değil. Şirketlerin büyüme stratejilerine yön veren, öngörülebilirliği güçlendiren ve ticareti kolaylaştıran stratejik iş ortağı olma sorumluluğunu taşıyoruz.” “Büyümeyi, müşterilerimizin büyümesiyle birlikte okuyoruz” Kurumsal ve Ticari Bankacılıkta büyümeyi yalnızca bilanço göstergeleri üzerinden değerlendirmediklerini vurgulayan Didem Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim için anlamlı büyüme; müşterilerimizin ticaret hacmini, nakit akışını ve rekabet gücünü artırabildiğimiz ölçüde gerçekleşiyor. Kurumsal ve Ticari Bankacılık olarak 2025 yılında TL kredilerimizde %40, yabancı para nakdi kredilerimizde %26 büyüme kaydettik. Bu tablo, seçici büyüme anlayışımızın ve doğru segment odağımızın bir sonucu.” Dış ticarette danışmanlık temelli bankacılık modeli Alternatif Bank’ın dış ticarette standart işlem bankacılığının ötesine geçen bir konumlanma benimsediğini belirten Şahin, danışmanlık yaklaşımının sahadaki karşılığını şöyle değerlendirdi: “2025 yılında aracılık ettiğimiz dış ticaret hacminde %20 artış sağladık. Ancak bu büyümeyi anlamlı kılan, firmaların ihtiyaçlarına özel yapılandırılmış finansman çözümleriyle gerçekleşmiş olmasıdır. Çin Yuanı, Katar Riyali gibi ilgili ülkelerin lokalpara birimleri üzerinden dış ticaretin finansmanına imkan tanıyan, uygun maliyetli fonlama kaynaklarına erişimini kolaylaştıran, ticaret ve finansal risklerin daha etkin şekilde yönetilmesini sağlayan yenilikçi ürünlerinyanında; müşteri ve işlem özelinde çözüm ve danışmanlık odağı Alternatifbank’ın güçlü kası.” Şahin ayrıca, Alternatif Bank’ın bu alandaki farkını pekiştiren uygulamalardan biri olarak Dış Ticaret Danışman Hattı (444 00 55/7) ile Banka müşterisi olsun ya da olmasın dış ticaret yapan tüm firmalara uzman destek sağlandığını da sözlerine ekledi Ekosistem bankacılığı ve tedarik zincirlerinde derinleşme Kurumsal ve Ticari Bankacılıkta ekosistem yaklaşımının giderek daha kritik hale geldiğini vurgulayan Şahin, tedarik zincirini kapsayan finansal çözümlerde yakalanan büyümeye dikkat çekti: “Tedarik zinciri finansmanı çözümlerinde ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir model kurmayı önceliklendiriyoruz. 2025 yılında Tedarikçi Finansmanı Sisteminde işlem hacmimizi %229, keşide çeki hacmimizi ise %67 artırdık. Bu performans, ana firmalarla tedarikçileri aynı finansal ekosistem içinde buluşturan çözümlerimizin başarısını ortaya koyuyor.” Şahin, açık bankacılık perspektifiyle geliştirilen fintek iş birliklerinin DBS ve TFS gibi ürünleri daha entegre ve dijital bir yapıya taşıdığını da vurguladı Üçlü dönüşüm vurgusu: Dijital, sosyal ve çevresel etki birlikte ele alınıyor Bankacılıkta dönüşümün yalnızca dijitalleşmeden ibaret olmadığını belirten Şahin, finansmanın sosyal fayda ve çevresel sürdürülebilirlik kriterleriyle birlikte değerlendirildiği yeni döneme dikkat çekti: “Günümüzde finansman; hız, verimlilik ve kolay erişimin yanı sıra kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik kriterleriyle birlikte ele alınıyor. Alternatif Bank olarak dijitalleşme odağımızı sosyal ve çevresel bakış açısıyla bütünlüyor; müşterilerimize değer yaratırken bu yaklaşımı iş modelimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ekonomiye 549,3 milyar TL destek sağladı, 784,2 milyar TL’lik aktif büyüklüğe ulaştı Haber

Ekonomiye 549,3 milyar TL destek sağladı, 784,2 milyar TL’lik aktif büyüklüğe ulaştı

Katılım finans sektörüne yeni bir soluk getirmek amacıyla 2016 yılında faaliyetlerine başlayan Vakıf Katılım, sektördeki 10. yılında, Türkiye’nin ekonomik büyümesine ve katılım finans sektörünün gelişimine destek olacak ürün ve hizmetler sunmaya devam ediyor. “10. yılımızda güçlü finansal performansımızı sürdürüyoruz” Konuyla ilgili açıklamada bulunan Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben: “Vakıf Katılım olarak 10. yılımızı geride bırakırken, sağlam bilanço yapımız ve istikrarlı büyüme performansımızla sektörümüzde güçlü konumumuzu pekiştirmiş bulunuyoruz. 2025 yılı itibarıyla aktif büyüklüğümüzü bir önceki yıla göre artırarak 784,2 milyar TL seviyesine taşıdık. Aynı dönemde 549,3 milyar TL tutarında fon kullandırırken, 564,6 milyar TL fon toplamayı başardık.” dedi. “KOBİ’lerimize 193,2 milyar TL nakdi finansman sağladık.” Reel ekonomiyi desteklemeyi temel önceliklerinden biri olarak gördüklerini ifade eden Akben: “2025 yıl sonu itibarıyla KOBİ’lerimize toplam 193,2 milyar TL karşılığı nakdi finansman sağlayarak üretimin, istihdamın ve ihracatın desteklenmesine katkı sunduk. Diğer yandan 2017 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz 275 tertip kira sertifikası ihracı ile toplam 128 milyar TL tutarında kaynak temin ederek sermaye piyasalarının gelişimine katkıda bulunduk.” dedi. Teknoloji ve sermaye piyasalarında stratejik derinleşme Teknoloji ve sermaye piyasaları için 2025’in önemli adımlar attıkları bir sene olduğunu da vurgulayan Akben, “Geçtiğimiz yıl, Vakıf Katılım Portföy Yönetim şirketimizin kuruluşunu başarıyla tamamladık. Sermayesinin tamamı Kurumumuza ait olan Vakıf Katılım Portföy ile hem sermaye piyasalarındaki etkinliğimizi artıracak, hem de geleneksel bankacılığın dışında yatırım yapmak isteyen geniş bir kitleye ulaşarak sektörümüze değer katmaya devam edeceğiz. Diğer yandan finansal teknoloji alanında ürün ve hizmet geliştirmek, katılım finans sektörünü odağa alarak ARGE ve inovasyona dayalı katma değerli çözümler sunmak amacıyla hayata geçirdiğimiz KFT Bilişim Sistemleri’yle de, ana bankamızın ve PYŞ gibi doğrudan iştiraklerimizin teknoloji gelişimine hizmet vermeye başladık.” şeklinde konuştu. Sürdürülebilirlik alanında 289 projeye 532,4 milyon dolar finansman Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarına da değinen Akben, şunları ifade etti: “Sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, kurumsal stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyoruz. 2025 yılında Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu ilk Sürdürülebilirlik Raporumuzu yayımlayarak bu alandaki kararlılığımızı somutlaştırdık. Ayrıca, Kredi Kayıt Bürosu tarafından oluşturulan Greendeks kapsamında da Bankamız, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaları ile Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (ESG) ilkelerine uyum düzeyi kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, B+ (İyi Düzeyde Sürdürülebilirlik+) ESG Endeksi notuyla Greendeks Sertifikası’nı almaya hak kazandı. 2016’dan bu yana sürdürülebilirlik alanında 289 projeye 532,4 milyon dolar finansman sağlayarak çevresel ve toplumsal fayda üreten yatırımlara katkı sunduk. Gaziantep Nizip’te hayata geçirdiğimiz Güneş Enerjisi Santrali ile Genel Müdürlük binamızın ve şubelerimizin elektrik tüketimini tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya başladık. Ankara’da tamamlanan yeni veri merkezimizin enerji ihtiyacını karşılamak üzere ikinci bir GES yatırımını da planlıyoruz. Kültürel kalkınmaya uzun vadeli ve kalıcı katkı Vakıf Eserleri Envanter Projesi hakkında bilgi veren Akben: “Ekonomik kalkınmanın yanı sıra kültürel kalkınmaya da uzun vadeli ve kalıcı katkı sunmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda kültürel mirasımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedefiyle hayata geçirdiğimiz Vakıf Eserleri Envanter Projesi’ne 2022 yılında Hatay’la başladık. Ardından Konya’da bulunan vakıf eserlerinin bir envanterini hazırladık. Geçtiğimiz sene de Bursa ve Kütahya illerimizi projemize dâhil ettik. Bursa için yaptığımız çalışma, Bursa’nın fethinin 700. yılına özel bir armağan niteliğinde olacak. 2026 yılı içerisinde de projemize, İstanbul’dan sonra en fazla vakıf eserine sahip olan güzide şehrimiz İzmir ve Kahramanmaraş’la devam edeceğiz.” dedi. “İkinci 10 yılımıza, daha büyük hedeflerle ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle giriyoruz.” Önümüzdeki yıllarda reel sektöre sağlanan desteği artırarak ülke ekonomisinin kalkınmasına daha güçlü katkı sunmayı hedeflediklerini dile getiren Akben açıklamasına şöyle devam etti: “Sürdürülebilir büyüme stratejimizden taviz vermeden, sermaye yapımızı güçlendirerek ve kaynak çeşitliliğimizi artırarak yolumuza devam edeceğiz. Dijitalleşme yatırımlarımızı hızlandırarak müşterilerimize daha erişilebilir ve yenilikçi finansal çözümler sunmayı sürdüreceğiz. Sağlam bilanço yapımız, insan kaynağımız ve kurumsal değerlerimizle ikinci 10 yılımıza, daha büyük hedeflerle ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle giriyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan KOBİ’ler için Finansmana Erişimde Yeni Dönem Haber

Akbank’tan KOBİ’ler için Finansmana Erişimde Yeni Dönem

Akbank, Kredi Kayıt Bürosu (KKB) ile gerçekleştirdiği entegrasyon sayesinde KOBİ müşterilerinin e-defter verilerini dijital ortamda alarak işleyebilen bir altyapı oluşturdu. Yeni uygulama, işletmelerin finansal verilerini bankaya iletmek için yürüttüğü manuel süreçleri ortadan kaldırarak kredi değerlendirme ve finansmana erişim süreçlerinde hız ve doğruluk sağlıyor. Bu hizmetlerden kayıtlarının Banka ile paylaşılmasına izin veren KOBİ’ler yararlanabiliyor. Uygulama ile KOBİ’ler artık mali tablolarını hazırlayıp bankaya iletmek zorunda kalmadan verilerini güvenli biçimde dijital ortamda paylaşabiliyor. Böylece kredi başvuruları ve finansal değerlendirmeler daha kısa sürede sonuçlanırken, işletmelerin operasyonel yükü de azalıyor. Akbank, bu yenilikle birlikte KOBİ’lere yalnızca finansman sağlayan bir banka olmanın ötesine geçiyor. Müşterilerinin mali yapısını daha yakından anlayan Akbank, KOBİ’lerin ihtiyaçlarına yönelik daha isabetli, daha katma değerli ve kişiselleştirilmiş çözümler sunuyor. Böylece Akbank, KOBİ’lerin büyüme yolculuğunda bir danışman ve çözüm ortağı olarak yer alarak gelişimlerini destekliyor. Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, KKB entegrasyonuna ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kredi Kayıt Bürosu iş birliğinde yürüttüğümüz e-defter entegrasyonu sayesinde elde ettiğimiz güncel verilerle işletmelerin finansal durumuna dair net analizler ve karar alma mekanizmaları sağlıyoruz. Bu sayede risk değerlendirmeleri güçlenirken, KOBİ’ler daha sağlıklı, hızlı ve verimli şekilde finansmana ulaşabiliyor. Alanında öncü olan bu uygulama, bankacılıkta veri temelli karar alma döneminin KOBİ segmentinde yaygınlaşmasının da önünü açıyor. Bu gibi yeniliklerle işletmelerin yanında olmaya devam edeceğiz.” KKB Satış, Operasyon ve Ürün Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Erşan Rasim Hoşrik ise şu sözlerle entegrasyon sürecini değerlendirdi: “E-defter entegrasyonu, KOBİ’lerin finansmana erişimde karşılaştığı en büyük zorluklardan biri olan tekrar eden belge hazırlama ve paylaşım yükünü ortadan kaldırıyor. KKB olarak, işletmelerin onayıyla mali verilerinin güvenli ve standart şekilde bankalarla paylaşılmasını sağlıyoruz. Bu yapı sayesinde KOBİ’ler, aynı bilgiyi her başvuruda yeniden üretmek yerine işlerini büyütmeye odaklanabiliyor; bankalar ise risk değerlendirmelerini güncel ve doğrulanmış verilerle yapabiliyor. Bu süreç, finansal ekosistemde veri temelli karar almanın KOBİ segmentindeki dönüm noktası. Söz konusu entegrasyonların yaygınlaşması için tüm paydaşlarla birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” Akbank ve KKB iş birliğiyle gerçekleştirilen e-defter entegrasyonuyla işletmelerin finansmana erişim süreçleri sadeleştirilerek KOBİ’lerin büyümelerine katkı sunulması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.