Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansman

Kapsül Haber Ajansı - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" Modeli Sektöre Yön Verecek Haber

THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" Modeli Sektöre Yön Verecek

Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı 18 Nisan 2026 tarihinde THBB'nin İstanbul Kavacık'taki merkez binasında yapıldı. Genel Kurulda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "Birliğimiz, kurulduğu günden bu yana, hazır beton sektörünün lideri, kalitenin temsilcisi ve bilimsel gelişmelerin öncüsü olmuştur. Üyelik kriterlerimizle, kaliteyi zorunluluk hâline getiren; teknolojiyi ve bilimi sektörün temeline yerleştiren güçlü bir yapıyız." dedi. İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi olmayı sürdürüyor Konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, "İçinden geçtiğimiz dönem, ekonomik göstergelerin yanı sıra jeopolitik gelişmelerle de şekillenen son derece kritik bir süreçtir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi sıkı para politikasının etkisiyle %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 büyüme kaydederek ekonominin lokomotifi olmayı sürdürmüştür." diye konuştu. 2018–2022 dönemindeki durgunluğun ardından sektörün güçlü bir toparlanma sergilediğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, bu performansta deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kamu yatırımları ve özel sektör projelerinin etkili olduğunu söyledi. İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında konut satışları %14'ün üzerinde artmış, ilk el konut satışları 540 bin adedi aşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Özellikle yılın son ayında görülen güçlü artış, ertelenmiş talebin devreye girdiğini göstermektedir ancak ipotekli satış oranlarının hâlâ sınırlı seviyelerde kalması, finansman koşullarının talep üzerindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü ortaya koymaktadır." dedi. Faiz oranları ve krediye ulaşımdaki zorlukların "erişilebilirlik" sorununu gündemde tuttuğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, yüksek faiz ve peşinat yükünün talebi daha çok üst-orta gelir grupları ve kurumsal yatırımcılar tarafına yönlendirdiğini vurguladı. 2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, inşaat sektörünün büyümesini sürdüreceğini ancak daha dengeli bir görünüm sergileyeceğini söyledi. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetleri ve kamu projeleri sayesinde sektörün güçlü performansını koruyacağını belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, konut satışlarının ise kredi faizlerine bağlı olarak şekilleneceğini ifade etti. Bu çerçevede 2026 yılının büyümenin devam ettiği ancak kârlılık, maliyet yönetimi ve finansmana erişimin kritik olduğu bir dönem olacağını kaydetti. Türkiye hazır beton üretiminde Avrupa lideri Türkiye Hazır Beton Birliği ve çalışmaları hakkında bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, her yıl Hazır Beton Sektör Raporu hazırladıklarını ifade ederek, "Sektörümüz 293 milyar Türk lirası cirosu, 50 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bu büyüklük yalnızca üretim hacmini değil; istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir. Türkiye'nin Avrupa'da hazır beton üretiminde lider konumda olması da bu başarının en somut göstergelerinden biridir." diye konuştu. Sektörde dönüşüm ihtiyacı daha görünür hâle geldi Sektörde dönüşüm ihtiyacına da dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "Sektörümüzün geleceği daha fazla üretmekte değil, daha akıllı üretmekte yatmaktadır. Daha verimli, izlenebilir, düşük karbonlu ve dayanıklı bir üretim anlayışı artık bir tercih olmaktan çıkarak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu noktada yeşil dönüşüm kritik bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Düşük karbonlu üretim sadece teknik bir detay değil, rekabetin belirleyici unsurlarından biri olmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemi gibi uygulamalar, sektörümüzün bu dönüşüme hızla adapte olmasını gerektirmektedir." dedi. THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" modeli sektöre yön verecek Bu kapsamda hayata geçirdikleri "Üçüz Dönüşüm" modelinin; yeşil, dijital ve insani dönüşümü kapsayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, "Dijital tarafta; GPS ve nesnelerin internet tabanlı sistemlerle filo yönetimi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu ve veri temelli performans yönetimi gibi uygulamalar devreye alınmaktadır. Yeşil dönüşüm tarafında ise; düşük karbonlu beton üretimi, geri kazanılmış malzeme kullanımı, su verimliliği ve elektrikli araç dönüşümü gibi alanlarda somut adımlar atılmaktadır. İnsani dönüşüm boyutunda ise eğitim, yetkinlik gelişimi ve iş güvenliği kültürü ön plana çıkmaktadır. Bu üç alanın birlikte ele alınması, sektörümüzün sürdürülebilir bir şekilde büyümesi açısından kritik öneme sahiptir." şeklinde konuştu. THBB'nin kalite ve belgelendirme hizmetlerine değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, "Kuruluşunun 30. yılını kutladığımız, Birliğimizin örnek denetim kuruluşu olan KGS, beton ve bileşenlerine yönelik yurt içi ve yurt dışında denetimlerini sürdürmektedir. KGS tarafından 2025 yılında 560 sistem denetimi ve 1.371 ürün denetimi yapılmıştır." dedi. Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz THBB'nin sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz. Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz İsviçre merkezli Beton Sürdürülebilirlik Konseyi CSC ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ülkemizde 2025 yılı sonu itibarıyla 9 çimento üretim tesisi, 13 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 27 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir." diye konuştu. Beton ve bileşenleri ile ilgili bütün deneyleri yaptıkları ve kalibrasyon hizmeti verdikleri THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarının genişleyen kapasitesiyle birlikte ülkemizdeki ve yurt dışındaki önemli projelere hizmet verdiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında Laboratuvarımızda 6.806 beton basınç dayanımı testi, 1.088 numune için fiziksel, mekanik ve kimyasal testler ve 6.812 adet kalibrasyon hizmeti gerçekleştirilmiştir." şeklinde konuştu. Birliğin eğitim çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, "1994 yılından bu yana pompa ve transmikser operatörleri, santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri Birliğimizin sertifikalı eğitimlerinden geçmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 20 bin kişiye eğitim verilmiştir. Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimlerimiz ile hazır beton tesislerinin kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 304 tesiste 6.000 kişiye ekonomik ve güvenli sürüş eğitimi verdik." dedi. Mesleki yeterlilik belgelendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, "THBB Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi (THBB MYM) olarak, 2025 yılında toplam 56 kişiyi Beton Santral Operatörü, 77 kişiyi Beton Pompa Operatörü, 70 kişiyi ise Transmikser Operatörü alanında belgelendirdik." diye konuştu. BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile başarılarımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz Sektörel organizasyonlara da değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi, bu anlamda son derece başarılı bir buluşma olmuştur. 100'ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren bu organizasyon, sektörümüzün gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koymuştur. Şimdiden çalışmalarına başladığımız BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile bu başarıyı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi'nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Daha geniş katılım, daha güçlü içerik ve daha yüksek etkileşimle sektörümüzü geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz." dedi. Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak için çalışıyoruz Konuşmasının sonunda THBB'nin kuruluşundan bu yana temel hedefinin güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir yapılaşma olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana tek bir hedef doğrultusunda çalışıyoruz: Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak. Bugün geldiğimiz noktada, sektörümüz büyüyen bir sektör olmanın ötesinde dönüşen, gelişen ve geleceğe yön veren bir konuma gelmiştir. Önümüzdeki dönemde de veri temelli yaklaşımlarımızla, kalite odaklı anlayışımızla ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla çalışmaya devam edeceğiz." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nde İkinci Göksan Dönemi Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nde İkinci Göksan Dönemi

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı görevini de sürdüren Jak Eskinazi, mayıs ayındaki koordinatör başkanlık seçimine kadar bu görevini sürdürecek. Turan Göksan’ın babası Ahmet Bilge Göksan, 1994-97 yılları arasında Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı olarak görev yapmıştı. Turan Göksan’ın birlik başkanı seçilmesiyle Ege İhracatçı Birlikleri’nde ikinci Göksan dönemi başladı. Turan Göksan, 2018 yılından bu yana ETHİB Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyordu. 42 yaşındaki Turan Göksan, Ege İhracatçı Birlikleri’ndeki 12 ihracatçı birliği başkanı arasında en genç birlik başkanı olarak dikkat çekti. Genel kurulda konuşan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, “Pamuk bizim tedarik zincirimizin başında bir ürün. Daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Devlet destekleri konusunda üyelerimizi daha fazla bilgilendirmeliyiz. Finansman en büyük sorunların başında geliyor, bankalarla daha fazla iletişime geçeceğiz. Döviz dönüşüm desteğinin, istihdam desteğinin artmasını istiyoruz. Yeşil dönüşüm konusunda çalışmalara devam edeceğiz. Yeni URGE başvurularımız var, yapay zeka üzerine çalışıyoruz. İhracatımız için ekip halinde çok çalışacağız ve başaracağız” dedi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 8 yllık başkanlığı döneminde sürdürülen projeleri özetledi. Ulusal Pamuk Konseyi’nde “GMO Free Turkish Cotton” markasıyla pamuğa katma değer kattıklarının altını çizen Eskinazi, İzmir Ticaret Borsası’yla pamuk rekoltesi çalışmalarında yer aldıklarını, Uluslararası Alanda: EURATEX’te AB politikalarına doğrudan katkı sunduklarını, Uluslararası Pamuk İstişare Konseyi’nde Türkiye’yi temsil ettiklerini dile getirdi. Sürdürülebilirlik konusunda yoğun mesai verdiklerinin altını çizen Eskinazi, “ İyi Pamuk Uygulamaları Derneği Better Cotton Standardı, kenevir çalıştayı, Tekstil ve deri teknolojileri sempozyumları, “Tekstil Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi” URGE projesi sürdürülebilirlik alanında attığımız adımlar oldu. LCA Danışmanlığı faaliyetimiz Bakanlık tarafından en iyi uygulama örneği seçildi. Almanya Techtextil, Texprocess ve Heimtextil fuarları, ITMA Milano, Fashion Prime alım heyetleri, Hollanda ziyaretleri gerçekleştirdik” dedi. Halı URGE Projesiyle; Halı Firmaları için Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere ticaret heyetleri yaptıklarına değinen Eskinazi, önümüzdeki Mayıs ayında Malezya’ya heyet düzenleyeceklerini aktardı. Yoğun mesai verdikleri konu başlıklarından birisinin geri dönüşüm olduğunun altını çizen Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı; “Uşak geri dönüşümün başkenti konumunda. Uşak’la yoğun ilişkiler kurduk. Uluslararası projelerle Avrupa fonları GREENTEX, MEDinCHAMBERS ve Ufuk Avrupa Projesi, “Tercihim Tekstil Mühendisliği” için mesai harcadık. Ticaret Bakanlığı, TİM, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası, EBSO gibi kurumlarla güçlü iş birlikleri kurduk. Üye firma ziyaretleriyle üyelerimizin yanında olduk.” Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Seçimlere tek aday olarak giren Turan Göksan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken Yönetim Kurulu’nda; “Muzaffer Turgut Kayhan, Onur Uçak, İshak Aydın Öztürk, Serdar Sağıroğlu, Ferruh Mehmet Uz, Tolga Uskuç, Jak Eskinazi, Mehmet Ünsal Gürhan Kanlı ve Murat Halıcıoğlu” yer aldı. Denetim Kurulu ise; “Mustafa Sabri Ünlütürk, Laurent Lochner ve Tevfik Aksu” isimlerinden oluştu. Turan Göksan kimdir? 1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamlamıştır. 2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başlamıştır. Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlenmiştir. 2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev almıştır ve TİM delegesi olmuştur. 2018’den bu yana Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir. TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunmaktadır. Turan Göksan evli ve üç çocuk babasıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji, Africa Finance Corporation ile Stratejik İş Birliğini Güçlendiriyor Haber

Aksa Enerji, Africa Finance Corporation ile Stratejik İş Birliğini Güçlendiriyor

7 ülkedeki 12 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle enerjide global bir güç olan Aksa Enerji, Afrika’daki “Sürdürülebilir Yüksek Büyüme” stratejisini destekleyecek önemli bir finansman anlaşmasına daha imza attı. Şirket, Afrika’nın önde gelen kalkınma finans kuruluşlarından Africa Finance Corporation (AFC) ile Afrika’daki enerji santrali yatırımlarında kullanılmak üzere toplam 300 milyon ABD doları büyüklüğünde kredi sözleşmesi imzaladı. Bu anlaşmayla birlikte, Aksa Enerji’nin AFC ile bir yıl içerisinde sağladığı toplam finansman tutarı 450 milyon ABD dolarına ulaştı. Aksa Enerji ile AFC arasındaki bu iş birliği, bir finansman anlaşmasının ötesine geçerek; Afrika’nın enerji altyapısının güçlendirilmesine, bölgesel kalkınmanın desteklenmesine ve uzun vadeli sürdürülebilir yüksek büyümenin hızlandırılmasına katkı sağlayan stratejik bir iş birliği olarak öne çıkıyor. Aksa Enerji’nin Afrika kıtasındaki enerji santrali projeleri; güçlü mühendislik ve işletme yetkinliği, yerel dinamiklere hızlı uyum sağlayan esnek iş modeli ve disiplinli yatırım yaklaşımıyla farklılaşırken, AFC’nin sağlam finansman gücü ve uluslararası yatırım deneyimi bu projelere önemli bir kaldıraç etkisi sağlayacak. Afrika’daki Büyümemizi Güçlü Finansman Yapısıyla Destekliyoruz Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı şunları söyledi: “Afrika’da gerçekleştirdiğimiz yatırımlar, Aksa Enerji’nin global büyüme vizyonunun temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bu yıl devreye almayı planladığımız projelerimizin dördü Afrika’da yer alıyor. Bunlardan ilkini ocak ayında Gana’da basit çevrim olarak devreye alarak, ticari üretime başladık. Senegal ve Gabon’daki doğalgaz santrallerimizle birlikte, kıtanın en kritik ihtiyaçlarından biri olan enerji arz güvenliğine sağladığımız katkıyı daha ileri taşımayı sürdüreceğiz. Afrika’nın enerji dönüşümüne ve kalkınmasına sunduğumuz bu desteğin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, Africa Finance Corporation ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğini yeni bir anlaşmayla güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşma yalnızca finansmanla sınırlı kalmayıp; bilgi birikimi, teknik uzmanlık ve ortak bir vizyonun güçlü bir birleşimini yansıtıyor. Aksa Enerji olarak, farklı coğrafyalarda edindiğimiz proje geliştirme ve işletme deneyimini AFC’nin güçlü finansal yapısıyla bir araya getirerek Afrika kıtasında kalıcı, sürdürülebilir ve yüksek katma değer yaratan projeler geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Leasing, 100 Milyon ABD Dolarlık Murabaha Sendikasyonu ile Uluslararası Kaynak Erişimini Güçlendirdi Haber

Garanti BBVA Leasing, 100 Milyon ABD Dolarlık Murabaha Sendikasyonu ile Uluslararası Kaynak Erişimini Güçlendirdi

SMBC Bank International Plc koordinasyonunda sağlanan finansmanın, başta KOBİ finansmanı olmak üzere reel sektörü destekleyen büyüme odaklı leasing yatırımlarında kullanılması ve bu yolla ülke ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Garanti Finansal Kiralama A.Ş. (Garanti BBVA Leasing), uluslararası piyasalarda 100 milyon ABD doları tutarında murabaha sendikasyon finansmanı kapsamında yeni bir anlaşmaya imza attı. SMBC Bank International Plc’nin düzenleyici (mandated lead arranger) olarak görev aldığı işlem, uluslararası yatırımcılardan yoğun ilgi görerek geniş ve çeşitlendirilmiş bir yatırımcı tabanına ulaşılmasını sağladı. Söz konusu işlem, Garanti BBVA Leasing’in fonlama yapısını çeşitlendirme ve uluslararası piyasalardaki etkinliğini artırma stratejisiyle uyumlu olarak kurgulandı. Aynı zamanda katılım finansmanı prensiplerine dayalı alternatif kaynaklara erişimi güçlendirerek, kurumun sürdürülebilir finansman alanındaki konumunu daha da pekiştirdi. Yatırımcıların kuruma ve ülkemize duyduğu güvenin göstergesi Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Leasing Genel Müdürü Orhan Veli Çaycı şunları söyledi: “Uluslararası piyasalardan sağladığımız bu işlem, yatırımcıların hem kurumumuza hem de ülkemize duyduğu güvenin güçlü bir göstergesi niteliğinde. Reel sektörün dönüşümünü, KOBİ’lerin gelişimini desteklemeye ve sosyal etki yaratan projelerin finansmanına katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Somut katkı sağlayacak projelere yönlendirilecek Sağlanan bu yeni finansmanın başta KOBİ finansmanı olmak üzere reel sektörü destekleyen büyüme odaklı leasing yatırımlarında kullanılması ve bu yolla ülke ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Bu çerçevede finansman, istihdamın desteklenmesi ve çevresel etkilerin azaltılması yönünde somut katkı sağlayacak projelere yönlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji'nin Afrika’daki Enerji Yatırımlarına AFC’den 300 Milyon Dolarlık Finansman Haber

Aksa Enerji'nin Afrika’daki Enerji Yatırımlarına AFC’den 300 Milyon Dolarlık Finansman

7 ülkedeki 12 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle enerjide global bir güç olan Aksa Enerji, Afrika’daki “Sürdürülebilir Yüksek Büyüme” stratejisini destekleyecek önemli bir finansman anlaşmasına daha imza attı. Şirket, Afrika’nın önde gelen kalkınma finans kuruluşlarından Africa Finance Corporation (AFC) ile Afrika’daki enerji santrali yatırımlarında kullanılmak üzere toplam 300 milyon ABD doları büyüklüğünde kredi sözleşmesi imzaladı. Bu anlaşmayla birlikte, Aksa Enerji’nin AFC ile bir yıl içerisinde sağladığı toplam finansman tutarı 450 milyon ABD dolarına ulaştı. Aksa Enerji ile AFC arasındaki bu iş birliği, bir finansman anlaşmasının ötesine geçerek; Afrika’nın enerji altyapısının güçlendirilmesine, bölgesel kalkınmanın desteklenmesine ve uzun vadeli sürdürülebilir yüksek büyümenin hızlandırılmasına katkı sağlayan stratejik bir iş birliği olarak öne çıkıyor. Aksa Enerji’nin Afrika kıtasındaki enerji santrali projeleri; güçlü mühendislik ve işletme yetkinliği, yerel dinamiklere hızlı uyum sağlayan esnek iş modeli ve disiplinli yatırım yaklaşımıyla farklılaşırken, AFC’nin sağlam finansman gücü ve uluslararası yatırım deneyimi bu projelere önemli bir kaldıraç etkisi sağlayacak. Afrika’daki Büyümemizi Güçlü Finansman Yapısıyla Destekliyoruz Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı şunları söyledi: “Afrika’da gerçekleştirdiğimiz yatırımlar, Aksa Enerji’nin global büyüme vizyonunun temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Bu yıl devreye almayı planladığımız projelerimizin dördü Afrika’da yer alıyor. Bunlardan ilkini ocak ayında Gana’da basit çevrim olarak devreye alarak, ticari üretime başladık. Senegal ve Gabon’daki doğalgaz santrallerimizle birlikte, kıtanın en kritik ihtiyaçlarından biri olan enerji arz güvenliğine sağladığımız katkıyı daha ileri taşımayı sürdüreceğiz. Afrika’nın enerji dönüşümüne ve kalkınmasına sunduğumuz bu desteğin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, Africa Finance Corporation ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğini yeni bir anlaşmayla güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz. Bu anlaşma yalnızca finansmanla sınırlı kalmayıp; bilgi birikimi, teknik uzmanlık ve ortak bir vizyonun güçlü bir birleşimini yansıtıyor. Aksa Enerji olarak, farklı coğrafyalarda edindiğimiz proje geliştirme ve işletme deneyimini AFC’nin güçlü finansal yapısıyla bir araya getirerek Afrika kıtasında kalıcı, sürdürülebilir ve yüksek katma değer yaratan projeler geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Tır Şoförlerinin Körfez'de Transit Suudi Vizesi Alarak Seyahat Etmeleri Mümkün Hale Geldi    Haber

Türk Tır Şoförlerinin Körfez'de Transit Suudi Vizesi Alarak Seyahat Etmeleri Mümkün Hale Geldi  

T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) tarafından; DEİK/Lojistik İş Konseyi ve DEİK/Dijital Teknolojiler İş Konseyi ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin (UND) destekleriyle düzenlenen ‘Yapay Zekâ Çağında E-Ticaretin Lojistiği Zirvesi’, Grand Cevahir Hotel Convention Center'da gerçekleşti. Zirvede genel hatlarıyla e-ticaret sektörünün gelişiminde kritik rol oynayan lojistik süreçler, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları geniş bir perspektifle ele alındı. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “820 milyar dolarlık bir mal ve hizmet ticareti ile iştigal ettik” Zirvenin açılış konuşmalarını gerçekleştiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “E-ticaret, giderek artan yeni ticaret yöntemi, toplam ticaretin yüzde 20'sini oluşturuyor ve 3 trilyon doların 2024 hesaplamalarıyla bir hacme sahip. Lojistik sektörü de olmazsa olmaz sektörlerimizde önde gelen büyük bir sektör. E-ticaret de o tarihlerde toplam ticaretin içinde yüzde 4,5-5'lik bir paya sahipken, 2019 itibarıyla, toplam ticarette yüzde 20'lik bir paya 3-4 sene gibi kısa bir sürede ulaşmış oldu. Bugün Türkiye için gerek mal ticareti gerekse hizmetler ticareti ekonomimizde büyük bir yer tutuyor. Mal ihracatımız geçen yıl 255,5 milyar dolardı, buna karşılık aynı şekilde mal ithalatımız 365 milyar dolardı. Hizmet ihracatımız 122,5 milyar dolardı. Hizmet ithalatımız da yaklaşık 60 milyar dolar ve bunların toplamı 820 milyar dolarlık bir mal ve hizmet ticareti ile iştigal ettik. Ve geçen yıl milli gelirimiz 1,1 trilyon dolara yükseldi. Milli gelirimizin yarısından fazlası mal ve hizmet ihracat ve ithalat ticareti kadar bir hacim oluşturuyordu” dedi. “İran, Hürmüz kartını kapatma tehdidini ortaya koyunca” Suriye'de iç savaşın sona erdirilmesinde, İsrail'in soykırım ve katliamlarına karşı Gazze'nin, Batı Şeria'nın, Lübnan'ın haklarının savunulması ve oradaki masumların korunması çabalarında Türkiye’nin önemli bir rol üstlendiğini söyleyen Bakan Bolat, “En son İran'la ABD ve İsrail arasındaki çatışmalarda; Türkiye, Pakistan ve Mısır birlikte arabuluculuk noktasında Amerika ve İran arasında mekik dokundu. Ve bu anlamda şimdilik iki gün boyunca bir ateşkes süreci, biraz kırılgan da olsa devam ediyor. Bunun ekonomiye yansımaları da şu şekilde: Körfez, özellikle Hürmüz Boğazı dünyada enerji kaynakları açısından zengin bir bölge. Petrolün yüzde 38'inin, doğal gazın yüzde 20'sinin, gübrenin yüzde 30'unun geçtiği bir bölge. İran, Hürmüz kartını kapatma tehdidini ortaya koyunca ciddi bir tabii volatilite, yani piyasalar allak bullak oldu. Enerji fiyatları, petrokimya fiyatları, gübre fiyatlarında artışlar oldu bütün dünyada. Ama bizde Allah’a şükür arz tedariki diye bir sorun yok. Depolarımız doluydu. Ve biz vatandaşımızın, sanayilerimizin, ekonomimizin bunlardan etkilenmemesini sağladık.” diye konuştu. “15 günlük ateşkes kalıcı şartların yerine getirilmesini sağlar” Bakan Bolat, “Körfez savaşı, lojistiğin ne kadar önemli olduğunu Covid 19’dan sonra bize bir kez daha hatırlattı. Bu güzel coğrafya, Avrasya’nın merkez ülkesi, adeta bir kavşak köprü geçiş noktası olan Türkiye'nin önemi bir kez daha ortaya koyuldu. Gerek doğudan batıya orta koridor, Zengezur koridoru, gerek Körfez Basra'dan yukarıya Irak üzerinden kalkınma yolu koridoru, gerek özellikle Habur-Irak üzerinden Suudi Arabistan ve Körfez'e ulaşan rota, gerekse Türkiye’den Hatay, Suriye, Ürdün üzerinden Arabistan’a ve Körfez ülkelerine ulaşan karayolu koridorlarının ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Bu vesileyle Suudi Arabistan’la da ilişkilerimiz mükemmel düzeyde ve 10 yıldır bir transit vize konusu vardı, o da dün itibariyle işlerlik kazanarak Türk Tır şoförlerinin Körfez'de transit Suudi vizesi alarak seyahat etmeleri de mümkün hale geldi. Ümit ediyoruz ki komşu ve kardeş ülkelerdeki bu fiziki yıkım ve insani kayıplar noktasında savaşın bir an önce durması. Ama barış şartları oluşsa bile bu 45 günlük savaşın ekonomilerde meydana getirdiği tahribatı gidermek o kadar kolay olmayacak. Çünkü burada gerek fiyat artışları konusu gerekse enerji kaynakları hasar aldı bir miktar. Kiminde LNG kaynakları, kiminde petrol kaynakları, kiminde alüminyum tesisi, kiminde gübre tesisi. Arz tedariki anlamında şartların yerine gelmesi yine biraz zaman alacak. Ve ümit ederiz ki bu 15 günlük ateşkes kalıcı şartların yerine getirilmesini sağlar. Dünyanın daha fazla kavgaya değil, barış, huzur ve ekonomik kalkınmaya ve refah artışına ihtiyacı var bu anlamda” dedi. “Avrupa Birliği pazarlarına Türkiye’nin ihracatının yüzde 60’ı karayolu ile gitmekte’ Bakan Bolat, “Hizmetler sektörümüz bizim övündüğümüz güzide bir sektörümüz. Bunlardan lojistik sektör, 122,5 milyar dolar ihracat gelirinin 42,5 milyar dolarını hizmetler sektörü yaptı. Özellikle ihracatımızın yüzde 43’ünü oluşturan Avrupa Birliği pazarlarına Türkiye’nin ihracatının yüzde 60’ı karayolu ile gitmekte. Burada da ulaştırma kotaları büyük önem taşımakta, geçiş kotaları çok çok önem taşıyor. Bizim hizmetler sektörünü çok sevmemizin bir diğer nedeni de yaklaşık 63-64 milyar dolar fazla sağlıyoruz ve bu fazla sayesinde mal ticaretindeki, geçen sene 92 milyar dolar açığımız vardı, bunların kapatılarak cari işlemler açığının makul düzeyde olmasını sağladık. 2024'te 13 milyar dolar; 2025'te de 29,5 milyar dolardı bu anlamda. Lojistik sektörü 115 milyar dolar toplam milli geliriyle bizim 1,1 trilyon dolarlık milli gelirimiz içinde de çok önemli bir pay oluşturuyor ve tabii ki istihdama çok büyük katkı yapıyor” dedi. ‘Toplam e-ticaretin yaklaşık yüzde 60’ı perakende ticaretten oluşmakta’ Bakan Bolat, “E-ticaret parlayan bir sektörümüz. Batıdaki ABD tarafındaki büyük gruplar, doğuda Çin merkezli büyük grupların olduğu bir ortamda tam merkezde ortada da Türkiye’de hızla gelişen ve dünyadaki birçok büyük grupların, yatırımcıların dikkatini çeken başarılı e-ticaret firmalarımız var. Burada dediğim gibi 3 trilyondu geçen yılki rakam ve toplam ticaretin yüzde 20’siydi. Bu toplam e-ticaretin de yaklaşık yüzde 60’ı perakende ticaretten oluşmakta” dedi. İEAD Başkanı Prof. Dr. Mehmet Hüseyin Bilgin: “Artan korumacılık ve ticaret savaşları doğu ile batı arasında büyük ekonomi olma mücadelesinin yansımaları olarak değerlendirilebilir” Zirvenin açılış konuşmasını yapan Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Hüseyin Bilgin, küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunarak dünyanın en büyük on ekonomisinin neredeyse tamamının okyanus ülkeleri olduğunu belirtti. Bilgin, "Bu tablo, günümüz dünyasında bir ülkenin sadece iç pazarı için üretim yaparak büyük ekonomi olamayacağını açıkça gösteriyor” dedi. 1960 ve 1970’li yılların kalkınma modelinde kendi kendine yeterlilik modelinin ön planda olduğunu hatırlatan Bilgin, “1980'lerden sonra hızlanan küreselleşme sürecinde ihracata dayalı kalkınma, büyüme modellerinin popüler hale geldiğini görüyoruz. Çin'in Aralık 2001'de Dünya Ticaret Örgütü'ne üye olmasıyla bu ihracata dayalı kalkınma ve büyüme modelleri adeta başka bir safhaya geçmiştir. Çin'in liderliğinde Asya ülkelerinin öncülüğünde şekil bulan başka pazarlar için üretim yapma modeli 21. yüzyılı adeta egemen iktisadi kalkınma, iktisadi büyüme modeli haline gelmiştir. Son yıllarda şahit olduğumuz artan korumacılık ve ticaret savaşları aslında doğu ile batı arasında büyük ekonomi olma mücadelesinin yansımaları veya batı dünyasının bu modele gösterdiği refleksler olarak değerlendirilebilir” dedi. İzmir İktisat Kongresi’nin yüzüncü yılında ana temanın Türkiye’nin dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girme hedefi olduğunu hatırlatan Bilgin, bu hedefe ulaşmanın yalnızca yatırım ve üretimle mümkün olmadığını söyledi. Bilgin, “Büyük ekonomi olmanın yolu yatırım ve üretim yanında üretiğinizi dış pazarlara satmaktan yani ihracattan geçiyor. Dolayısıyla Türkiye'nin dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girmesi için yatırım ve üretim yanında ürettiklerini ihraç etmesi de gerekiyor. Türkiye'nin dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girmesinin yolu katma değerli, inovatif üretimin ihraç edilmesinden geçiyor. Yani savunma sanayi gibi birkaç sektörde selektif bir şekilde destekleyeceğiz, tespit edeceğiz, destekleyeceğiz ve o ürünleri üretip ihraç ederek Güney Kore'nin kırk yıl önce yaptığını yaparak dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girebiliriz” diye konuştu. E-ticaret sektöründeki gelişmelere de değinen Bilgin, “Teknolojideki gelişmelerin hızlandırdığı Covid-19 pandemisi döneminde değişen tüketim alışkanlıklarının adeta tetikleyici bir rol oynadığı e-ticaret günümüzde gündelik yaşamın adeta vazgeçilmez bir konsolu haline gelmiştir. Yapay zekâ teknolojilerinin e-ticareti başka evrelere geçileceğini de tahmin ediyoruz.” İfadelerini kullandı. Orta Doğu'daki savaşın bizlere lojistiğin ne denli önemli olduğunu gösterdiğini ifade eden Bilgin, “Lojistik ve tedarik günümüzde en az yatırım ve üretim kadar önemlidir. Hatta bana sorarsanız onlardan da daha öndedir. Zira yatırım yaptınız, üretim yaptınız. Eğer ürettiğiniz ürünü pazarına götüremiyorsanız, tüketicisine ulaştıramıyorsanız bu yatırım ve üretimin bir anlamı olmaz. Gerek e-ticaret alanında gerekse konvansiyon e-ticaretin depolanması ve lojistiği anlamında transit ticaret alanı da Türkiye'nin önünde önümüzdeki yıllarda büyük fırsatlar olduğunu söyleyebiliriz” dedi. DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Fatih Şener: “Artık lojistik; algoritmaların yönettiği bir yapıya dönüşüyor” Zirvenin konuşmacıları arasında yer alan DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Fatih Şener, dünyanın değişmesiyle birlikte ticaretin kurallarının yeniden yazıldığına dikkat çekti. Şener, “Bu yeni düzende kazananlar; en büyükler ya da en hızlılar değil, en akıllı olanlar olacak. Bugünün ve geleceğin rekabetçi aklı yapay zekâ olacaktır” dedi. E-ticaretin küresel ekonomideki rolüne de değinen Şener, e-ticaretin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirterek, “Bir ürünün değeri müşteriye ulaştığı hız kadardır, bir markanın gücü teslimat performansıyla ölçülür. Ve bir ülkenin rekabet gücü, lojistik kabiliyetiyle belirlenir” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin stratejik konumuna da dikkat çeken Şener, ülkemizin lojistik alandaki avantajlarına işaret ederek, “Biz, kıtaları birbirine bağlayan bir lojistik omurga konumundayız. 4 saatlik uçuş mesafesinde milyarlarca insana erişebilen, dev pazarlara kapı açan bir güçten bahsediyoruz. Ama bugün avantaj sadece coğrafya değil; veriyi en iyi kullanan, en hızlı öğrenen ve en akıllı karar verenler öne çıkıyor” şeklinde konuştu. Lojistik sektöründe yapay zekâ dönüşümünün altını çizen Şener, süreçlerin köklü bir değişimden geçtiğini belirterek, “Artık lojistik; kamyonların, gemilerin, uçakların değil algoritmaların yönettiği bir yapıya dönüşüyor. Depolar artık düşünmeden çalışmıyor, rotalar anlık optimize ediliyor, talep önceden öngörülüyor” dedi. UND Başkanı Şerafettin Aras: "Teknolojiyi anlayan, krizleri yönetebilen ve geleceği tasarlayan yapılarda olmalıyız” Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, zirvede yaptığı konuşmada, ‘Yapay Zekâ Çağında Ticaret ve Lojistik' gibi son derece kritik bir başlık altında bir araya gelmiş olmamız, küresel ticaretin ve lojistiğin nasıl köklü bir dönüşüm içerisinde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır” dedi. Aras, sözlerine şöyle devam etti: “Lojistik sektörü sadece bir taşıma faaliyeti değildir; hızın, verimin ve teknolojinin yön verdiği stratejik bir alandır. E-ticaretin son yıllarda gösterdiği büyüme, lojistik sektörünü baştan aşağı yeniden şekillendiriyor. Tüketici; hız, şeffaflık ve kusursuz bir teslimat deneyimi talep ediyor. Bu beklenti bizleri daha akıllı, daha entegre ve daha çevik sistemler kurmaya yönlendiriyor. Bu dönüşümün merkezinde ise yapay zekâ yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Geleceğin lojistik sektörünün hızın yanı sıra krizlere karşı hazırlıklı, esnek ve öngörülü olmak zorunda olduğunu söyleyen Aras, “Lojistik sektörü olarak veriyi, teknolojiyi ve insan kaynağını bir araya getirerek geleceği tasarlayan bir yaklaşımı benimsemek zorundayız. Bu noktada kamu tarafına düşen en önemli görev; öngörülebilir, hızlı ve dijitalleşmeyi teşvik eden bir regülasyon ortamı oluşturmaktır. Veri paylaşımını kolaylaştıran altyapıların kurulması ve yapay zekâ yatırımlarını destekleyen teşvik mekanizmaları bu sürecin temelini oluşturuyor. Sivil toplum kuruluşları olarak, üyelerimizin bu yeni teknolojileri anlaması ve uygulayabilmesi için rehberlik etmeyi öncelikli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Özel sektörün ise dijitalleşmeyi bir seçenekten öte, büyüme için zorunluluk olarak görmesi lazım. Şirketlerimizin yapay zekâyı öğrenmesi, doğru alanlarda kullanması ve insan kaynağını bu dönüşüme hazırlaması gerekiyor. Çünkü gelecekte güçlü olanlar sadece büyük olanlar değil; teknolojiyi anlayan, krizleri yönetebilen ve geleceği tasarlayanlar olacaktır” ifadelerini kullandı. Zirve, “E-Ticaretin Geleceği ve Fırsatlar”, “E-ticarette Lojistiğin Önemi ve Geleceği”, “E-Ticaretin Lojistiğine Yönelik Kamu Destekleri ve Finansman”, “İlham Veren Başarı Öyküleri” oturumlarıyla devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emlak Katılım Halka Arz Sürecini Başlattı Haber

Emlak Katılım Halka Arz Sürecini Başlattı

Reel ekonomiye sağladığı katkı, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve sürdürülebilir finans yaklaşımıyla Türkiye ekonomisine değer katan Emlak Katılım, istikrarlı büyüme vizyonu ve güçlü finansal performansı doğrultusunda halka arz sürecinde önemli bir adım atarak izahnamesini Sermaye Piyasası Kurulu (“SPK”) onayına sundu. İzahname henüz SPK tarafından onaylanmamış ve inceleme sürecinde olup, onay sürecinin tamamlanmasını takiben SPK tarafından onaylı izahname ve halka arza ilişkin detaylar kamuoyu ile paylaşılacaktır. Halka arz kapsamında herhangi bir yatırım kararı Sermaye Piyasası Kurulu’nun onayını müteakip verilmeli ve yatırımcılar bu kararlarını nihai İzahname’de yaptıkları incelemelere dayandırmalıdır. Emlak Katılım’ın izahnamesine www.emlakkatilim.com.tr adresli internet sitesinden ve halka arzda satışa aracılık edecek Halk Yatırım Menkul Değerler Anonim Şirketi’nin (“Halk Yatırım”), Garanti Yatırım Menkul Kıymetler Anonim Şirketi’nin (“Garanti Yatırım”) ve İş Yatırım Menkul Değerler Anonim Şirketi’nin (“İş Yatırım”) sırasıyla, www.halkyatirim.com.tr, www.garantibbvayatirim.com.tr ve www.isyatirim.com.tr adresli internet siteleri üzerinden ulaşılabilmektedir. SPK’ya resmi başvuru tarihi 07 Nisan 2026 olup Emlak Katılım’ın halka arzında Halk Yatırım, Garanti BBVA Yatırım ve İş Yatırım konsorsiyum lideri aracı kurumlar olarak yer alacaktır. Banka paylarının halka arzı ile bankacılık ve finans sektöründe yenilikçi çözümler sunmaya devam ederken, sürdürülebilir büyüme stratejilerini destekleyecek finansman kaynaklarını çeşitlendirmeyi, uzun vadeli yatırımlar için güçlü bir sermaye yapısı oluşturmayı, kurumsal yapısını güçlendirmeyi ve hem ulusal hem de uluslararası yatırımcı tabanını genişletmeyi hedeflemektedir. Halka arzdan elde edilecek fonun yüzde 50-60’ının yatırım finansmanı, yüzde 20-25’inin işletme sermayesinin güçlendirilmesi ve yüzde 20-25’inin özkaynağın güçlendirilmesi için kullanılması planlanmakta olup, Fonun Kullanım Yeri Raporu; Emlak Katılım, Halk Yatırım, Garanti Yatırım ve İş Yatırım’ın internet sitelerinde yayımlanmıştır. Gerçekleştirilecek halka arz ile birlikte Banka’nın özkaynak yapısının güçlendirilmesi, aktif büyüklüğünün desteklenmesi, dijitalleşme ve teknoloji yatırımlarının hızlandırılması ve reel ekonomiye sağlanan finansman katkısının artırılması hedeflenmektedir. Katılım finans ilkeleri doğrultusunda şeffaflık, güven ve sürdürülebilirlik odağında faaliyetlerine devam eden Emlak Katılım, halk arz sürecinin tüm paydaşları için değer üreten bir yapıya dönüşmesi adına çalışmalarını sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WIN EURASIA 2026, KOBİ’lerin Otomasyona Geçişinde Kritik Eşik Olacak Haber

WIN EURASIA 2026, KOBİ’lerin Otomasyona Geçişinde Kritik Eşik Olacak

2025 yılında ertelenen robotik yatırımlar yeniden devreye girerken, KOBİ’lerin otomasyona yönelimi 2026’da belirgin şekilde artıyor. Robot Entegratörleri ve Yüksek Teknolojili Sistem Üreticileri Derneği (ROBODER), bu dönüşümün en somut yansımalarını Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan WIN EURASIA’da ortaya koyacak. “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla gerçekleştirilecek fuarda robotik, otomasyon ve entegre üretim çözümleri ön planda yer alırken, sektörün daha karmaşık ve katma değerli projelere yöneldiği yeni dönemin işaretleri paylaşılacak. Gelecekte otomasyon ve robotlardan bağımsız bir üretim modelinin mümkün olmadığını vurgulayan ROBODER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yarış, rekabetçi kalmak isteyen tüm imalatçılar için otomasyonun temel bir gereklilik haline geldiğini belirtti. Yarış, 2026 yılına ilişkin beklentileri değerlendirirken, ekonomik koşulların daha öngörülebilir hale gelmesiyle yatırım kararlarının artacağını, bu büyümenin daha geniş sektörlere yayılacağını ve KOBİ’lerin otomasyona daha güçlü yönelmesinin beklendiğini ifade etti. Daha karmaşık ve katma değerli projelerin öne çıktığı yeni döneme dikkat çeken Yarış, WIN EURASIA’nın 2026’da bu dönüşümü tüm boyutlarıyla ortaya koyacağını vurguladı. Robotik çözümler yeni sektörlere yayılıyor Robotiğin otomasyonun merkezinde yer aldığını söyleyen Yarış, “Endüstriyel robotlar, doğru mühendislik ve yazılımla bir araya geldiğinde üretim süreçlerini baştan sona değiştirebilen sistemler hâline geliyor. Otomasyonun en ucunda yer alsalar da, görsel olarak en hareketli parçaları olarak robotlar ön plana çıkarılıyor. Kimse otomasyon işimizi elimizden alacak mı diye sormuyor; herkes robotlar işimizi elimizden alacak mı diye soruyor” şeklinde konuştu. Geçmişte daha çok otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörlerde kullanılan robotik çözümlerin, bugün savunma sanayi, gıda ve özel makine imalatı gibi alanlarda da ciddi şekilde tercih edilmeye başlandığını aktaran Yarış, “Önümüzdeki dönemde bu kullanım alanlarının daha da genişleyeceğini düşünüyoruz” diye konuştu. WIN EURASIA, sektörün iş geliştirme merkezi haline geldi WIN EURASIA’nın robotik sektörün nabzının tutulduğu bir platform olduğunu söyleyen Yarış, “Hem Türkiye’den hem de çevre ülkelerden gelen ziyaretçiler sayesinde firmalar kendilerini doğru kitleye anlatma imkânı buluyor. Çözüm arayanlarla çözüm sunanların buluşma noktası olan fuar, konumunu her geçen yıl güçlendiriyor. Bu güçlü organizasyona sektörümüz yüksek ilgi gösteriyor; firmalar geliştirdikleri yeni makineleri ve teknolojileri sergilemek için bu fuarı önemli bir fırsat olarak görüyor. Aynı zamanda sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek ve yeni teknolojileri yerinde incelemek açısından da çok değerli bir organizasyon. Yeniliklere odaklanırken aynı zamanda güçlü iş bağlantılarının kurulduğu, mevcut ilişkilerin pekiştirildiği bir buluşma zemini sunuyor; katılımcı olmasa dahi ziyaret amacıyla gelerek iş bağlantılarını güçlendiren firmalarımız olduğunu da sürekli olarak gözlemliyoruz” ifadelerini kullandı. Entegre robotik çözümler ve özel makineler öne çıkacak WIN EURASIA 2026’da ağırlıklı olarak robotik kaynak uygulamaları, özel amaçlı makineler ve entegre robotik çözümlerin baş rolde olacağını belirten Yarış, “Üyelerimiz, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarladıkları ‘terzi usulü’ makinelerle fuarda yer alacak. E3TAM, Intecro Robotik, Özmetal Sanayi ve Ticaret, Kolarc Makine İmalat, Siff Elektromekanik, Tezmaksan Robot ve Otomasyon Teknolojileri, Festo, Willtech Otomasyon Sistemleri, Vibbes Makine Otomasyon, Vias Endüstriyel Çözümler Otomasyon ve Hid-tek Makina gibi üyelerimiz de geliştirdikleri çözümlerle fuara katılım sağlayacak. Bu yaklaşım, ziyaretçilerin kendi üretim süreçlerine uygun çözümleri yerinde görmesine ve sektörün sunduğu fırsatları bütüncül şekilde değerlendirmesine imkân tanıyacak. WIN EURASIA’nın daha fazla ziyaretçi çekmesini ve özellikle nitelikli iş görüşmelerine zemin hazırlamasını bekliyoruz. Zorlu geçen bir dönemin ardından, yeni projelerin ve iş birliklerinin filizlendiği bir fuar olmasını temenni ediyoruz” dedi. Katma değerli projelerde yerli şartı kritik rol oynuyor Yarış, 2025 yılının sektör açısından zorlu geçtiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Yılın ilk yarısında yüksek faiz ortamı, ikinci yarıda faiz indirimi beklentisi yatırımların ötelenmesine neden oldu. Ancak yılın son çeyreğinde faizlerdeki gevşeme ve döviz kurundaki hareketlilikle birlikte ertelenmiş projelerin yeniden gündeme geldiğini gördük. 2025 yılında sektörün en büyük sorunu finansmana erişim oldu; yatırım iştahı devam etmesine rağmen firmalar uygun koşullarda finansman bulmakta zorlandı ve bu durum robotik yatırımları da yavaşlattı. Önümüzdeki dönemde uzun vadeli, öngörülebilir finansman modellerinin devreye alınması ve katma değeri yüksek projelerin yerli şartı ile desteklenmesi kritik önem taşıyor.” Robotik ekosistemi tek çatı altında buluşturuyoruz Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise fuarın robotik ve otomasyon ekosistemi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “WIN EURASIA, üretimde dijital dönüşümün hız kazandığı dönemde, robotik ve otomasyon teknolojilerinin tüm paydaşlarını bir araya getiren güçlü bir platform sunuyor. ROBODER ve üye firmalarının fuara gerçekleştirdiği katılım, Türkiye’nin robotik sistemler ve entegre üretim çözümlerindeki mühendislik kapasitesini ve rekabet gücünü ortaya koyuyor. 10-13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek fuarımız; verimlilik, esneklik ve sürdürülebilir üretim başlıklarında sektöre yön veren teknolojilere ev sahipliği yapacak. WIN EURASIA’nın, yeni iş birliklerinin kurulmasına ve robotik sektörümüzün büyüme ivmesini güçlendirmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.