Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansman

Kapsül Haber Ajansı - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ambalaj Atıklarının Kaynağında Ayrı Toplanmasında İyi Belediye Uygulamaları Haber

Ambalaj Atıklarının Kaynağında Ayrı Toplanmasında İyi Belediye Uygulamaları

Kadıköy, Ataşehir, Pendik ve Muratpaşa belediyelerinden elde edilen bulgular, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve sürekliliği için Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu temelinde finansman, koordinasyon ve yurttaş katılımının birlikte güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. ÇEVKO Vakfı tarafından gerçekleştirilen “Belediyelerde Değerlendirilebilir Atıkların Kaynağında Ayrı Toplanması Çalışmaları” başlıklı araştırmada; İstanbul’dan Kadıköy, Ataşehir ve Pendik ile Antalya’dan Muratpaşa belediyelerinin uygulamaları incelendi. Araştırma, belediyelerin uzun yıllara dayanan deneyimlerini, uyguladıkları işletme ve toplama yöntemlerini ve sistemi geliştirmeye yönelik gereksinimlerini ortaya koydu. Mete İmer: “Belediyelerin oluşturduğu birikim ortak sorumlulukla güçlendirilmeli” ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Araştırmamız, belediyelerin kaynağında ayrı toplama alanında yıllar içinde önemli bir uygulama birikimi oluşturduğunu gösteriyor. Bu birikimin korunması, güçlendirilmesi ve daha geniş ölçekte yaygınlaştırılması için yerel yönetimlerin tek başına bırakılmadığı; piyasaya sürenlerin, üreticilerin, satış noktalarının ve yurttaşların sorumluluk üstlendiği Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu temelli bir yapıya gereksinim var” dedi. Dört Belediyede Yıllardır Devam Etmekte Olan Kaynağında Ayrı Toplama Çalışmaları Kadıköy’de ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması çalışmaları 2000, Muratpaşa’da 2007, Ataşehir’de 2009, Pendik’te ise 2010 yılından bu yana sürüyor. Belediyeler yerel koşullara göre farklı işletme, fakat benzer toplama yöntemleri uyguluyor. Araştırma, bu deneyimlerin kaynağında ayrı toplamanın geliştirilmesi açısından önemli bir birikim oluşturduğunu gösteriyor. Yerel Koşullara Göre Uygulanan Farklı İşletme Fakat Benzer Toplama Yöntemleri Pendik’te ambalaj atıkları belediye tarafından toplanmakta olup 2018 yılından beri Pendik Belediyesi Ambalaj Atığı Ayırma Tesisi’nde ayrılıyor ve lisanslı geri dönüşüm tesislerine satılıyor. Kadıköy’de ambalaj atıkları kaynağında belediye tarafından toplanıyor ve ayrılmak üzere lisanslı tesise satılıyor. Ataşehir’de ve Muratpaşa’da ise ambalaj atıklarının kaynağında toplanması ve ayrılması bu belediyelerle sözleşmeli lisanslı toplama-ayırma tesisleri eliyle gerçekleştiriliyor. Belediyeden alınan bilgiye göre, Pendik Belediyesi araçları tüm mahallelere düzenli olarak giriyor, talepte bulunan her vatandaşa gerekli ekipman sağlanıyor. Toplam meskenlerin yaklaşık %20’sinde ambalaj atıkları kaynağında ayrı olarak toplanıyor. Tüm ilçede kapıdan kapıya poşetli toplama, caddelere yerleştirilmiş olan cam kumbaraları ile toplama; siteler, okullar, kurum ve işletmeler için konteyner ve mobil atık getirme merkezleri ile toplama; AVM, büyük işletmeler, site ve okullar için dorse ile toplama; atık yoğunluğu fazla olan yerlerde sabit personel ile toplama yöntemi uygulanıyor. Kadıköy’de ambalaj atıkları, haftalık bazda 5000’e yakın adresten kapıdan kapıya yöntemi ile dağıtılan mavi poşetler ile, cadde ve sokaklara yerleştirilen geri dönüşüm ve cam atık kumbaraları yoluyla ve de mobil atık getirme istasyonlarından toplanıyor. Ataşehir’de ambalaj atıkları okullar, alışveriş merkezleri, süpermarketler, konutlar, siteler ve kamu binalarına yerleştirilen geri dönüşüm kutuları ile cadde ve sokaklara konumlandırılan ambalaj atığı geri kazanım kumbaralarından toplanıyor. İlçede ayrıca 16 adet mobil atık getirme merkezi bulunmakta. Belediyeden alınan bilgiye göre, Muratpaşa’da ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, nüfusun yaklaşık %55’ini kapsıyor. Kapıdan kapıya toplama; yerleştirilen konteyner, kafes, iç mekân kutuları, mobil atık getirme merkezleri ve akıllı geri dönüşüm otomatları yoluyla toplama, kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. Belediyelerin Kaynakta Ayrı Toplamada Karşılaştığı Zorluklar Araştırmadaki belediyelerin görüşüne göre, sistemin uygulanmasında karşılaşılan en önemli zorlukların başında yüksek toplama maliyetleri geliyor. Bu maliyetler, geri kazanım kumbaralarının yerleştirilmesi ve toplama poşetlerinin temin edilmesinin yanı sıra toplama araçlarının yakıt, personel ve diğer finansman masraflarını kapsıyor. İlçe belediyelerinin ambalaj atıklarını kendi olanakları ile toplama zorunluluğunun ortaya çıkmasıyla birlikte, araç, yakıt, personel, ekipman maliyetleri ile ambalaj atığı satış bedelleri arasındaki fark dikkate alındığında ciddi zararlar ortaya çıktığı vurgulanmakta; mevzuatta yapılan değişiklikler nedeniyle ilçe belediyelerin finansal olarak desteklenmemesinin atık yönetimini sıkıntıya düşürdüğü ileri sürülmektedir. Kayıt dışı toplayıcıların belediye ekipmanlarına verdiği zararlar, sistemli geri dönüşüm planlarını ve atık toplama verimini olumsuz etkilemektedir. Geri dönüşüm kumbaralarına ve atık getirme merkezlerine yapılan saldırılar, kapak ve kapıların parçalanması, atıkların çalınması gibi ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bu durum hizmet sürekliliğini olumsuz etkilemekte ve ek bakım-onarım maliyetleri oluşturmaktadır. Vatandaş katılımının istenen düzeyde olmaması önemli bir sorundur. Sistemin başarısı büyük ölçüde hane halkı ve işletmelerin atıkları kaynağında doğru şekilde ayırmasına bağlı olduğundan ve bu davranışın alışkanlık haline gelmesi zaman aldığından hiç ayırmama veya yanlış ayırma nedeniyle verimsizlik yaşanmaktadır. Sıfır Atık belgesi olan kurumların sistem dışına çıkması belediyelerin yaşadığı önemli sorunlar arasında yer alıyor. Sıfır Atık belgesi bulunan bazı market, işletme ve otellerin ambalaj atıklarını doğrudan lisanslı geri dönüşüm tesislerine satmayı tercih etmeleri, belediye eşgüdümünde yürütülen toplama çalışmalarına katılımı azaltmaktadır. Bu durum, belediye ile sözleşmeli lisanslı toplama-ayırma firmalarının belediye ile yürütmekte oldukları toplama faaliyetlerine yeterli düzeyde istekli yaklaşmamasına neden olmaktadır. İyi Uygulamaların Yaygınlaşması Için Ortak Yapı Araştırma; sürdürülebilir finansman mekanizmalarının geliştirilmesi, vatandaşların atıkları doğru ayırma alışkanlığının güçlendirilmesi, toplama ekipmanlarının korunması, atık akışının belediyenin eşgüdümüyle izlenebilir biçimde yürütülmesi ve iyi uygulamaların farklı belediyelere yaygınlaştırılması başlıklarını ortak gelişim alanları olarak öne çıkarıyor. Mete İmer, “Türkiye’nin gereksinim duyduğu yapı; belediyelerin başarılı uygulamalarını çoğaltan, ekonomik sürdürülebilirliği sağlayan, yurttaş katılımını artıran ve tüm paydaşların sorumluluk üstlendiği güçlü bir kaynağında ayrı toplama sistemidir. ÇEVKO Vakfı olarak Türkiye’de değerlendirilebilir atıkların belediyelerin eşgüdümünde, sürdürülebilir olarak, kaynağında ayrı toplanmasının çok önemli olduğunu düşünüyor; bunun için Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu’nun yaşama geçirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Bu amaca ulaşmak için katkı sunmayı ve tüm paydaşlarla iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz,” dedi. ÇEVKO Vakfı’ndan yapılan açıklamada, belediyelerle ilgili araştırmanın devam etmesinin ve araştırmadan çıkan sonuçların, ayrıntılı olarak, kamuoyu ile paylaşılmasının planlandığı bildirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Finans Katılım Bankası'ndan İlk Yarıda Güçlü Büyüme Haber

Türkiye Finans Katılım Bankası'ndan İlk Yarıda Güçlü Büyüme

Türkiye Finans Katılım Bankası, yılın ikinci çeyreğinde de güçlü bilanço yapısını koruyarak reel ekonomiyi desteklemeyi sürdürdü. Haziran sonu itibarıyla Bankanın toplam aktifleri 436 milyar TL'ye ulaşırken, topladığı fonlar yüzde 20 artışla 283 milyar TL seviyesine yükseldi. Bu kaynakların önemli bölümünü üretim ve ticaretin finansmanına yönlendiren Banka, kullandırdığı fonları yüzde 13 oranında artırarak 256 milyar TL'ye çıkardı. 59 milyar TL tutarındaki gayri nakdi finansmanla birlikte ekonomiye sağlanan toplam destek 315 milyar TL olarak gerçekleşti. Banka, net kârını geçen yılın ilk altı aylık dönemine göre yüzde 230 artırarak 4,6 milyar TL’ye çıkardı. Yasal özkaynaklarını 45 milyar TL seviyesine yükselten Banka, yüzde 16,2 seviyesindeki sermaye yeterlilik oranıyla güçlü sermaye yapısını korudu. Müge Öner: “Finansal başarının ötesinde değer üretmeye odaklanıyoruz” Türkiye Finans Katılım Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Vekili Müge Öner, Bankanın ikinci çeyrek finansal sonuçları ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Küresel ekonomide belirsizliklerin etkisini sürdürdüğü, jeopolitik gelişmelerin, ticaret politikalarındaki değişimlerin ve sıkı finansal koşulların ekonomik görünümü şekillendirmeye devam ettiği bir dönem oldu. Türkiye Finans Katılım Bankası olarak, değişen ekonomik koşullara çevik organizasyon yapımız, disiplinli risk yönetimi anlayışımız ve güçlü finansal yapımızla uyum sağlarken; müşterilerimizi ve reel ekonomiyi kesintisiz desteklemeyi sürdürdük. İkinci çeyrek boyunca dijital yetkinliklerimizi geliştirmeye, müşteri deneyimini güçlendirmeye ve katılım finans ilkeleri doğrultusunda üretime, yatırıma ve ticarete katkı sağlayan çözümler sunmaya odaklandık. Yılın ikinci yarısına girerken de Türkiye Finans Katılım Bankası olarak, değişen koşullara uyum sağlamayı, müşterilerimizin yanında olmayı ve reel ekonomiyi desteklemeyi sürdüreceğiz. Katılım finans ilkelerine dayalı iş modelimiz sayesinde, bu dönemde hem müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarına güçlü çözümler sunduk hem de tasarruf sahiplerinin birikimlerine sürdürülebilir değer kazandırdık. Müşterilerimizin Bankamıza duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biri de ilk altı ayda katılma hesaplarımızda yakaladığımız yüzde 37'lik büyüme oldu." Öner, Türkiye Finans Katılım Bankası'nın fonlama gücünü üretim ekonomisine yönlendirmeyi sürdürdüğünü belirterek şöyle devam etti: "Katılım fonlarımızı ekonomiye kazandırmaya devam ediyoruz. Yılın ilk yarısında 256 milyar TL nakdi, 59 milyar TL gayri nakdi olmak üzere toplam 315 milyar TL finansman sağlayarak üretime, ticarete ve ihracata katkımızı sürdürdük. Önümüzdeki dönemde de güçlü sermaye yapımızı koruyarak hacimsel büyümenin ötesinde katma değer üreten, sürdürülebilir ve nitelikli büyümeye odaklanmaya devam edeceğiz." Küresel ölçekte takdir gören başarı Yılın ikinci çeyreğinde Türkiye Finans Katılım Bankası'nın yenilikçi yaklaşımı ulusal ve uluslararası platformlarda aldığı ödüllerle de tescillendi. Banka, World Economic Magazine Awards 2026 kapsamında "Türkiye'nin En Yenilikçi Katılım Bankası" seçilirken, Global Business & Finance Magazine Awards tarafından ‘Katılım Bankacılığında Mükemmellik’ ödülüne layık görüldü. Dijital bankacılık alanındaki ARI AI Assistant ve MİM Asistan projeleri de ulusal ve uluslararası platformlarda ödüller kazandı. Öte yandan Banka, Business Life Global 100 Türk Markası araştırmasında yer alan tek katılım bankası olurken, Forbes Türkiye'nin En İyi İşverenleri 2026 araştırmasında da bankacılık ve finans kategorisinde öne çıkan kurumlar arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özer Matlı’dan Güçlü Mesaj: “60 Bin Üyemiz Dönüşüme Hazır, Asıl Yürüyüş Şimdi Başlıyor” Haber

Özer Matlı’dan Güçlü Mesaj: “60 Bin Üyemiz Dönüşüme Hazır, Asıl Yürüyüş Şimdi Başlıyor”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ekibinin öncülüğünde açılanl Birlikte Çalışma Merkezi, geniş katılımlı bir törenle açıldı. Merkezin önündeki alanı dolduran sanayiciler, tüccarlar, KOBİ temsilcileri, küçük işletme sahipleri, girişimciler, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve basın mensupları, Bursa iş dünyasının geleceğine ilişkin güçlü bir buluşmaya imza attı. Yoğun katılımın yaşandığı törende Bursa iş dünyasına seslenen Özer Matlı, açılışın bir seçim ofisinin faaliyete geçmesinden çok daha büyük bir anlam taşıdığını belirtti. “Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz” Birlikte Çalışma Merkezi’nin kuruluş amacını anlatan Matlı, konuşmasına şu sözlerle başladı: “Bu akşam burada yalnızca bir merkezin kapılarını açmıyoruz. Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz. Buraya özellikle ‘seçim ofisi’ demedik. Çünkü bizim meselemiz yalnızca bir seçimi kazanmak değildir. Bizim meselemiz; Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı 60 bin üyesinin tamamıyla yeniden buluşturmak, her üyemizi odasının gerçek sahibi yapmak ve Bursa’nın geleceğini birlikte kurmaktır. Bu nedenle buranın adı Birlikte Çalışma Merkezi.” Üyelere uzaktan seslenen değil, her komitede, sektörde ve iş kolunda üyeleriyle yan yana çalışan bir yönetim anlayışı oluşturacaklarını belirten Matlı, “Bir kişinin etrafında toplanmaya değil, bütün üyelerimizin gücünü aynı hedefte buluşturmaya geliyoruz. Biz daha yeni başladık” dedi. “Bursa’nın güçlü bir dönüşüme ihtiyacı var” Bursa’nın Türkiye’ye yön veren üretim, ticaret, ihracat ve istihdam merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Matlı, küresel değişim karşısında BTSO’nun mevcut yöntemlerle yoluna devam edemeyeceğini söyledi. Matlı şöyle konuştu: “Bugün çarşıda da fabrikada da atölyede de ofiste de aynı ihtiyacı duyuyoruz: Bursa’nın bir dönüşüme ihtiyacı var. Ticaretin kuralları değişiyor. Teknoloji, finansman, rekabet ve pazarlar değişiyor. Böylesine büyük bir değişim yaşanırken Bursa yerinde sayamaz. BTSO da alışılmış yöntemlerle yoluna devam edemez. Bursa’nın ihtiyacı sadece günü kurtaran adımlar değil, bütün sektörleri kapsayan güçlü bir dönüşümdür. İşte biz bu dönüşümü başlatmak için adayız.” Adaylığının yalnızca bir alternatif oluşturma amacı taşımadığını vurgulayan Matlı, göreve gelmek, sorumluluk almak ve Bursa iş dünyasını geleceğe hazırlamak için yola çıktıklarını söyledi. “Başarı, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür” BTSO’nun kurumsal geçmişine ve kuruluş mirasına sahip çıkacaklarını dile getiren Matlı, birkaç gün önce BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin kabrini ziyaret ettiklerini hatırlattı. Kuruluşundan bugüne kadar emek veren bütün başkanlara, meclis üyelerine, meslek komitesi temsilcilerine ve çalışanlara teşekkür eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapılan her doğru işi Bursa’nın değeri kabul ediyoruz. Ancak geçmişe vefa göstermek, bugünün ihtiyacını söylemeye engel değildir. Tam tersine, o büyük mirasa sahip çıkmanın yolu; kurumu zamanın ihtiyaçlarına göre yenilemek ve daha ileri taşımaktır. Çünkü kurumlar binalarıyla değil, üyeleriyle yaşar. Başarı, yapılan işlerin sayısıyla değil, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür. Kurumlar gücünü makamlarından değil, temsil ettikleri insanların güveninden alır.” “Ben bir koltuğa değil, Bursa iş dünyasının sorumluluğunu taşımaya talibim” Üretimin içinden gelen bir iş insanı olduğunu belirten Özer Matlı, yatırım yapmanın, istihdam oluşturmanın ve binlerce çalışanın sorumluluğunu taşımanın ne anlama geldiğini bildiğini ifade etti. Bugün 32 şirket, 31 marka, 11 sektör, 81 il ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşına ulaşan bir yapıyı birlikte kurduklarını belirten Matlı, Bursa Ticaret Borsası’ndaki görev dönemlerinde de kurumun gücünü ve etkinliğini artıran önemli çalışmalara imza attıklarını kaydetti. Matlı, “Bunları kendimi anlatmak için değil; Bursa iş dünyasının önündeki dönüşümü yönetecek tecrübeye, cesarete ve icra gücüne sahip bir ekip olduğumuzu belirtmek için söylüyorum. Ben bir koltuğa değil; Bursa iş dünyasının yükünü, beklentisini ve umudunu taşımaya talibim” dedi. “60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız” 60 Bin üyenin odalarından ayrıcalık değil adalet, mesafe değil temas, söz değil sonuç beklediğini ifade eden Matlı, destek veren ya da farklı düşünen her üyenin BTSO’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı: “Göreve geldiğimizde yalnızca bize oy verenlerin değil, 60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız” diyen Matlı, ticaret ve sanayinin birbirinin rakibi olmadığını belirtti: “Küçük işletmemiz, tüccarımız, KOBİ’miz, sanayicimiz, hizmet sektörümüz ve girişimcimiz bu odanın eşit sahibidir. Bir sektörün gücü diğerinin önüne geçmeyecek. Bir üyenin ölçeği, cirosu, çevresi ya da adresi aldığı hizmetin ölçüsü olmayacak. Odanın imkânları bütün üyelerimize adaletle ulaşacak.” 70 meslek komitesine hedef, yetki ve çalışma bütçesi Yeni yönetim anlayışında BTSO’nun 70 meslek komitesine daha güçlü ve işlevsel bir yapı kazandıracaklarını açıklayan Matlı, komitelerin yalnızca sorun aktaran ve toplantı yapan yapılar olmaktan çıkarılacağını söyledi. Matlı, “Komitelerimiz kendi sektörlerinin geleceğine yön veren, karar süreçlerine katılan ve sonuçları takip eden güçlü çalışma merkezleri olacak. Her komitenin hedefleri olacak, yetkisi olacak, çalışma bütçesi olacak. Komitelerimiz kaynak kullanan, proje geliştiren ve sonuç üreten yapılar hâline gelecek. Çünkü sektörünü en iyi bilenler, o sektörün içinde emek verenlerdir” ifadelerini kullandı. “BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz” Birlikte Çalışma Merkezi’nin ve bugüne kadar yürütülen bütün çalışmaların kendi imkânlarıyla hayata geçirildiğini açıklayan Matlı, bu süreçte BTSO bütçesinden herhangi bir kaynak kullanılmadığının altını çizdi: “Bu merkezi de yürüttüğümüz bütün çalışmaları da kendi imkânlarımızla, kendi emeğimizle ve kendi bütçemizle hayata geçiriyoruz. BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz. Bizim arkamızda odanın bütçesi değil, üyelerimizin güveni var. Bizim gücümüz makamdan değil, sahadan geliyor.” Sahada yürütülen çalışmalara katkı sunan yol arkadaşlarına da teşekkür eden Matlı, ulaşılmayan tek bir üye kalmayana kadar çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Bursa Dönüşüm Planı kamuoyuna açıklanacak Konuşmasında önümüzdeki dönemin çalışma takvimine ilişkin açıklamalarda da bulunan Matlı, Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayacak Bursa Dönüşüm Planı’nın yakın zamanda düzenlenecek bir basın toplantısıyla kamuoyuna sunulacağını duyurdu. Planın çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimlerine kadar bütün üyeleri kapsayacağını belirten Matlı, “Hiçbir sektör dışarıda kalmayacak. Hiçbir üye geride bırakılmayacak. Açıkladığımız hiçbir çalışma kâğıt üzerinde kalmayacak. Tek merkez odaklı değil, bütün kentin kapsam içinde tutulduğu bir dönüşüm planı sunacağız.” dedi. Düzenlenecek basın toplantısının tek yönlü bir sunum olmayacağını vurgulayan Matlı şu ifadeleri kullandı: “Bu basın toplantısında amacımız yalnızca bizim konuşmamız değil; basın mensuplarımızın özgürce soru sorması ve her soruya açık yüreklilikle cevap verilmesi olacak. Son dönemde Bursa kamuoyunun haber alma hakkı adına görev yapan basın mensuplarının soru soramadığı, cevap alamadığı, tek yönlü ve seyirlik BTSO etkinliklerinin giderek alışkanlığa dönüştüğünü görüyoruz. Biz sorudan da şeffaflıktan da çekinmeyeceğiz.” Eylül ayında büyük Bursa buluşması Bursa Dönüşüm Planı’nın açıklanmasının ardından Eylül ayı içerisinde Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini buluşturacak geniş katılımlı büyük bir organizasyon düzenleneceğini açıklayan Matlı, açılışın çalışmaların sonu değil başlangıcı olduğunu söyledi. “Kimse bugünkü açılışla yetineceğimizi düşünmesin. Bu akşam yalnızca kapıyı açıyoruz, asıl yürüyüş şimdi başlıyor” diyen Matlı, Bursa iş dünyasına şu çağrıda bulundu: “Gelin, bu yürüyüşe katılın. Fikrinizi, tecrübenizi, itirazınızı ve önerinizi getirin. Komitenizde bir üyemize daha ulaşın. Sektörünüzde bir kapıyı daha çalın. Çünkü dokunduğumuz her üyeyle daha güçlüyüz. Yan yana geldiğimiz her sektörle hedefimize daha yakınız.” Konuşmasını “Birlikte Güçlü, Birlikte İleri” sözleriyle tamamlayan Özer Matlı, Birlikte Çalışma Merkezi’nin 60 bin BTSO üyesinin tamamına açık olacağını vurguladı: “Bu merkez Özer Matlı’nın merkezi değildir. Bu merkez, 60 bin BTSO üyesinin evidir. Birlikte Çalışma Merkezimiz Bursa’mıza ve 60 bin üyemize hayırlı olsun.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Finans Katılım Bankası'ndan Ekonomiye 315 milyar TL Katkı Haber

Türkiye Finans Katılım Bankası'ndan Ekonomiye 315 milyar TL Katkı

Türkiye Finans Katılım Bankası, yılın ikinci çeyreğinde de güçlü bilanço yapısını koruyarak reel ekonomiyi desteklemeyi sürdürdü. Haziran sonu itibarıyla Bankanın toplam aktifleri 436 milyar TL'ye ulaşırken, topladığı fonlar yüzde 20 artışla 283 milyar TL seviyesine yükseldi. Bu kaynakların önemli bölümünü üretim ve ticaretin finansmanına yönlendiren Banka, kullandırdığı fonları yüzde 13 oranında artırarak 256 milyar TL'ye çıkardı. 59 milyar TL tutarındaki gayri nakdi finansmanla birlikte ekonomiye sağlanan toplam destek 315 milyar TL olarak gerçekleşti. Banka, net kârını geçen yılın ilk altı aylık dönemine göre yüzde 230 artırarak 4,6 milyar TL’ye çıkardı. Yasal özkaynaklarını 45 milyar TL seviyesine yükselten Banka, yüzde 16,2 seviyesindeki sermaye yeterlilik oranıyla güçlü sermaye yapısını korudu. Müge Öner: “Finansal başarının ötesinde değer üretmeye odaklanıyoruz” Türkiye Finans Katılım Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Vekili Müge Öner, Bankanın ikinci çeyrek finansal sonuçları ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Küresel ekonomide belirsizliklerin etkisini sürdürdüğü, jeopolitik gelişmelerin, ticaret politikalarındaki değişimlerin ve sıkı finansal koşulların ekonomik görünümü şekillendirmeye devam ettiği bir dönem oldu. Türkiye Finans Katılım Bankası olarak, değişen ekonomik koşullara çevik organizasyon yapımız, disiplinli risk yönetimi anlayışımız ve güçlü finansal yapımızla uyum sağlarken; müşterilerimizi ve reel ekonomiyi kesintisiz desteklemeyi sürdürdük. İkinci çeyrek boyunca dijital yetkinliklerimizi geliştirmeye, müşteri deneyimini güçlendirmeye ve katılım finans ilkeleri doğrultusunda üretime, yatırıma ve ticarete katkı sağlayan çözümler sunmaya odaklandık. Yılın ikinci yarısına girerken de Türkiye Finans Katılım Bankası olarak, değişen koşullara uyum sağlamayı, müşterilerimizin yanında olmayı ve reel ekonomiyi desteklemeyi sürdüreceğiz. Katılım finans ilkelerine dayalı iş modelimiz sayesinde, bu dönemde hem müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarına güçlü çözümler sunduk hem de tasarruf sahiplerinin birikimlerine sürdürülebilir değer kazandırdık. Müşterilerimizin Bankamıza duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biri de ilk altı ayda katılma hesaplarımızda yakaladığımız yüzde 37'lik büyüme oldu." Öner, Türkiye Finans Katılım Bankası'nın fonlama gücünü üretim ekonomisine yönlendirmeyi sürdürdüğünü belirterek şöyle devam etti: "Katılım fonlarımızı ekonomiye kazandırmaya devam ediyoruz. Yılın ilk yarısında 256 milyar TL nakdi, 59 milyar TL gayri nakdi olmak üzere toplam 315 milyar TL finansman sağlayarak üretime, ticarete ve ihracata katkımızı sürdürdük. Önümüzdeki dönemde de güçlü sermaye yapımızı koruyarak hacimsel büyümenin ötesinde katma değer üreten, sürdürülebilir ve nitelikli büyümeye odaklanmaya devam edeceğiz." Küresel ölçekte takdir gören başarı Yılın ikinci çeyreğinde Türkiye Finans Katılım Bankası'nın yenilikçi yaklaşımı ulusal ve uluslararası platformlarda aldığı ödüllerle de tescillendi. Banka, World Economic Magazine Awards 2026 kapsamında "Türkiye'nin En Yenilikçi Katılım Bankası" seçilirken, Global Business & Finance Magazine Awards tarafından ‘Katılım Bankacılığında Mükemmellik’ ödülüne layık görüldü. Dijital bankacılık alanındaki ARI AI Assistant ve MİM Asistan projeleri de ulusal ve uluslararası platformlarda ödüller kazandı. Öte yandan Banka, Business Life Global 100 Türk Markası araştırmasında yer alan tek katılım bankası olurken, Forbes Türkiye'nin En İyi İşverenleri 2026 araştırmasında da bankacılık ve finans kategorisinde öne çıkan kurumlar arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ING’den İşletmelere Daha Kolay ve Zahmetsiz Taşıt Kredisi Deneyimi Haber

ING’den İşletmelere Daha Kolay ve Zahmetsiz Taşıt Kredisi Deneyimi

Bu kapsamda işletmeler, ING Mobil uygulaması veya web sitesi üzerinden taşıt kredisi için kolayca başvuru yapabiliyor. Limit onayının ardından ise şahıs şirketi sahibi müşteriler, kredi kullandırımı için gerekli dokümanları dijital kanallar üzerinden imzalayabiliyor. Böylece şahıs şirketi sahibi müşteriler, şubeye gitmeden işlemlerini diledikleri yerden tamamlayarak işlerine daha fazla zaman ayırabiliyor. ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hüsniye Ulu: “En sevilen dijital banka olma hedefimiz doğrultusunda, ürün ve hizmetlerimizi dijitalleştirerek müşterilerimizin iş süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Günlük bankacılık işlemlerinde masrafsız bankacılık deneyimi sunarken, dijital çözümlerimizle de müşterilerimizin zamanını daha verimli kullanmasına katkı sağlıyoruz. İşim İçin Taşıt Kredisi ürünümüzün dijitalleşmesinin de müşterilerimizin bankacılık süreçlerini daha zahmetsiz hale getirerek zamandan tasarruf etmelerine ve işlerine daha fazla odaklanmalarına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” dedi. En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, işletmelere daha zahmetsiz ve kolay bir bankacılık deneyimi sunmak adına önemli bir adım atarak İşim İçin Taşıt Kredisi ürününün doküman imza süreçlerini dijitalleştirdi. Bu kapsamda işletmeler, ING Mobil uygulaması veya web sitesi üzerinden taşıt kredisi için kolayca başvuru yapabiliyor. Limit onayının ardından ise şahıs şirketi sahibi müşteriler, kredi kullandırımı için gerekli dokümanları dijital kanallar üzerinden imzalayabiliyor. Böylece şubeye gitmeden işlemlerini diledikleri yerden tamamlayarak işlerine daha fazla zaman ayırabiliyor. Bu kapsamda işletmeler, ihtiyaçlarına göre binek veya ticari araçlar için finansman sağlayan İşim İçin Hızlı Limit ile araç alım sürecini kolayca başlatabiliyor. Dijital başvuru sayesinde süreci şubeye gitmeden yönetebiliyor; avantajlı faiz oranları ve esnek ödeme seçeneklerinden yararlanabiliyor. Serbest meslek sahipleri, şahıs şirketleri ve KOBİ'lerin başvurabildiği ürün kapsamında, araç değerinin yüzde 80'ine varan finansman imkânının yanı sıra 3 aya kadar erteleme ve 48 aya varan vade seçenekleri sunuluyor. Ayrıca İşim İçin Taşıt Kredisi kullanan müşteriler, ING Bonus Business Card başvurusu yapmaları halinde ilk depo yakıt tutarı bonus kampanyasından da yararlanabiliyor. Hüsniye Ulu: İşletmelerin zamandan tasarruf etmesine ve işlerine daha fazla odaklanmasına katkı sağlıyoruz. Dijital müşteri deneyimini güçlendiren ürün ve hizmetleriyle işletmelerin finansal süreçlerini daha hızlı ve kolay hale getirmeyi hedeflediklerini aktaran ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hüsniye Ulu şunları söyledi: “İşletmelerin finansal ihtiyaçlarına hızlı, kolay ve zahmetsiz çözümler sunmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. En sevilen dijital banka olma hedefimiz doğrultusunda, ürün ve hizmetlerimizi dijitalleştirerek müşterilerimizin iş süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Günlük bankacılık işlemlerinde sunduğumuz masrafsız bankacılık deneyimini, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran yeni dijital çözümlerle desteklemeye devam ediyoruz. İşim İçin Taşıt Kredisi ürünümüzün dijitalleşmesiyle birlikte işletmeler, şubeye gitmeden, diledikleri yerden başvurularını tamamlayabiliyor ve süreçlerini kolayca yönetebiliyor. Bu adımın, müşterilerimizin zamandan tasarruf etmesine, bankacılık işlemlerini zahmetsiz şekilde gerçekleştirmesine ve işlerine daha fazla odaklanmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’ndan KOBİ’lere “Finansal Sağlık Raporu” Haber

İş Bankası’ndan KOBİ’lere “Finansal Sağlık Raporu”

İş Bankası, KOBİ müşterilerinin bankacılık işlemlerini daha dijital ve verimli hale getirmeye yönelik çalışmalarına bir yenisini ekledi. Uygulama ile müşterilerin e-defter verileri İşCep üzerinden verecekleri izin doğrultusunda analiz edilerek Finansal Sağlık Raporu hazırlanıyor. KOBİ’lerin finansal performansını etkin bir şekilde yönetebilmesine imkân tanıyan Finansal Sağlık Raporu, İşNet üzerinden temin edilen e-Defter verilerinin, Agra FinTech ile geliştirilen analiz modelleri kullanılarak inceleniyor. Böylece işletmelerin finansal rasyoları hesaplanıyor ve sektörde faaliyet gösteren benzer ölçekli şirketlerle karşılaştırılabiliyor. Elde edilen içgörüler doğrultusunda müşterilere uygun finansal çözümler sunulurken, finansmana erişim süreçlerinin daha hızlı ve kolay ilerlemesi sağlanıyor. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, KOBİ Bankacılığını yalnızca finansman sağlayan bir yapı olarak değil, işletmelerin ticari faaliyetlerini kolaylaştıran, dijital dönüşümünü destekleyen bütüncül bir deneyim olarak ele aldıklarını belirterek şöyle konuştu: “KOBİ Bankacılığında geleneksel süreçlerin ötesine geçen yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. Müşterilerimizin bankacılık işlemlerini daha hızlı ve kolay hale getirirken, onların ihtiyaçlarına uygun katma değerli hizmetler sunmayı önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşım çerçevesinde banka, müşteri, veri kaynağı ve finansal teknoloji şirketlerini içeren ekosistemde birlikte iş geliştirme kültürü ile sonuç almaya özel önem veriyoruz. İşNet ve Agra FinTech ile hayata geçirdiğimiz bu proje, KOBİ’lere en doğru ürünü, en doğru zamanda sunma hedefimizin önemli bir adımı. KOBİ’lerin finansal sağlıklarının ölçülmesi ve buna bağlı olarak geliştirilen teklif mekanizmalarıyla sektöre yenilikçi bir hizmet sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de dijital dönüşümü destekleyen, müşteri deneyimini sürekli iyileştiren uygulamalar geliştirmeye ve ticari hayatı kolaylaştıran çözümler üretmeye devam edeceğiz.” İşNet Genel Müdürü Mehmet Fahri Can da, İşNet olarak, uzun yıllardır e-Dönüşüm alanındaki deneyimleri ve güçlü teknolojik altyapılarıyla işletmelerin dijitalleşmesine katkı sağladıklarını belirterek, bu iş birliği sayesinde, KOBİ’lerin paylaşımına izin verdikleri finansal verilerinden güvenli bir şekilde değer üretilmesini sağlayan altyapıyı sunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Can, KOBİ müşterilerinin NetteArşiv ve İşteDefterim çözümleri sayesinde güvenle imzaladığı ve sakladığı e-Defter bilgilerinin, bu entegrasyon sayesinde finansal içgörüye dönüştüğünü belirterek, “Kullanıcılarımızın açık rızası sonrası banka sistemleriyle paylaşılan bu veriler; işletmelerin finansal sağlıklarının daha doğru analiz edilmesine, kredi değerlendirme süreçlerinin desteklenmesine ve risk yönetiminin daha etkin yürütülmesine katkı sağlıyor. İşletmeler, oluşturdukları verileri katma değer üreten stratejik bir kaynağa dönüştürerek daha hızlı ve bilinçli ticari kararlar alabiliyor. Önümüzdeki dönemde de e-dönüşüm alanındaki uzmanlığımızı finansal teknolojilerle buluşturan yenilikçi çözümler geliştirmeyi ve KOBİ’lerin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi. Agra FinTech firması kurucu ortağı Muharrem Uğurelli ise iş birliğinden şöyle bahsetti: “Finansal verinin gerçek değeri, doğru analiz edilerek işletmeler için anlamlı içgörülere dönüştürülmesinde ortaya çıkıyor. Bu projede e-defter verilerini gelişmiş analiz modelleri ve finansal uzmanlıkla birleştirerek KOBİ’lerin finansal durumlarını objektif şekilde değerlendirebilecekleri, sektörleriyle karşılaştırabilecekleri ve geleceğe yönelik daha sağlıklı kararlar alabilecekleri bir altyapı oluşturduk. İş Bankası ve İşNet ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, bankacılıkta veri odaklı yeni nesil yaklaşımın önemli bir örneğini temsil ediyor. Hedefimiz, finansal veriyi herkes için daha erişilebilir, anlaşılabilir ve aksiyona dönüştürülebilir hale getirmek. KOBİ’lerin kendi verilerinden değer üretebilmelerini sağlayarak finansal yönetim kültürünü güçlendirmeye, aynı zamanda bankaların daha kaliteli veriyle daha etkin karar almasına katkı sunacak teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Enerji, 2026 Yılının İlk Yarısında Elektrik Altyapı Yatırımlarını Yüzde 153 Artırdı Haber

Enerjisa Enerji, 2026 Yılının İlk Yarısında Elektrik Altyapı Yatırımlarını Yüzde 153 Artırdı

'Herkes İçin Daha İyi Bir Gelecek' vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren Enerjisa Enerji, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin esas Faaliyet Geliri yılın ilk altı ayında 38,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, bu gelirin yaklaşık yüzde 88’i dağıtım iş kolundan sağlandı. Esas faaliyetlerden elde edilen Baz Alınan Net Kâr ise 6,4 milyar TL oldu. Enerjisa Enerji, elektrik dağıtım şebekesinin modernizasyonu, kapasitesinin artırılması, dijitalleşmesi ve artan elektrik talebine hazırlanması amacıyla gerçekleştirdiği yatırımları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 153 artırdı. Düzenlemeye Esas Varlık Tabanı yıllık bazda yüzde 41 büyüyerek 105.8 milyar TL’ye ulaştı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun dağıtım reel makul getiri oranında (RMGO) yaptığı güncelleme de şirketin beşinci tarife dönemindeki (2026-2030) yatırım programındaki artışı destekledi. Bu sonuçlarla birlikte, Enerjisa Enerji 2026 Faaliyet Gelirleri hedefini 80-85 milyar TL aralığına ve Baz Alınan Net Kar hedefini ise 13-15 milyar TL aralığına yükseltti. Şirket, yıl başında paylaştığı Regüle Varlık Tabanı ve Yatırımlar hedeflerini ise teyit etti. Özsürekci: "Sorumluluğumuz, geleceğin enerji sistemini bugünden hazırlamak” 22 milyonu aşkın kullanıcıya kesintisiz ve kaliteli enerji hizmeti sunmanın önemli bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Enerjisa Enerji CEO'su Oğuzhan Özsürekci, “Enerji dönüşümünün başarısı, enerjiyi güvenli, kesintisiz ve verimli şekilde kullanıcılarla buluşturacak güçlü bir altyapıyla mümkün. Güçlü, akıllı ve dayanıklı şebekeler artık yalnızca enerji sektörünün değil, ekonomik büyümenin, rekabet gücünün ve sürdürülebilir kalkınmanın da temel unsurlarından biri. Özel sektör olarak sorumluluğumuz, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil, geleceğin enerji sistemini de bugünden hazırlamak. Teknolojiye, dijitalleşmeye ve şebeke modernizasyonuna yaptığımız her yatırım, Türkiye'nin daha dirençli ve sürdürülebilir bir enerji altyapısına katkı sağlıyor. 'Herkes İçin Daha İyi Bir Gelecek' vizyonumuz doğrultusunda yatırımlarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi. Ulbrich: "2026 yatırım programımızı planladığımız şekilde finanse etmeye devam ediyoruz.” Enerjisa Enerji CFO'su Philipp Ulbrich ise değerlendirmesinde şunları söyledi: "2026 yılının ilk yarısında jeopolitik gelişmelerin ve finansal piyasalardaki dalgalanmaların etkili olduğu bir dönemde operasyonel dayanıklılığımızı güçlü finansal sonuçlarla destekledik. Operasyonel kazançtaki artış ve finansman maliyetlerindeki gerilemenin katkısıyla esas faaliyetlerden elde ettiğimiz net kâr 6,4 milyar TL'ye ulaştı. Net finansal borcumuz artmasına rağmen Net Finansal Borç/Faaliyet Geliri oranımızı 1,1x seviyesinde korumamız, bilanço disiplinimizin ve güçlü nakit yaratma kapasitemizin en somut göstergelerinden biri oldu. Uluslararası finans kuruluşlarıyla uzun yıllardır sürdürdüğümüz güçlü iş birlikleri, sermaye piyasalarında başarıyla gerçekleştirdiğimiz tahvil ihraçları ve çeşitlendirilmiş finansman yapımız sayesinde yatırım programımızı planladığımız şekilde finanse etmeye devam ediyoruz. Güçlü finansman altyapımız, Türkiye'nin enerji dönüşümünü destekleyecek yatırımlarımızı kesintisiz sürdürmemizi sağlarken, hissedarlarımız ve tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratma hedefimizi de destekliyor. Operasyonel verimliliğimiz ve disiplinli yönetim yaklaşımımızdan güç alarak, temel finansal hedeflerimizde önemli yapısal iyileşmeler kaydettik. Bu gelişmeler sürdürülebilir performans için sağlam bir temel oluştururken, güncellediğimiz yılsonu beklentilerimizin ötesinde ve gelecek dönemlerde de net kârımızda reel büyüme sağlamaya kararlıyız." Enerjisa Enerji Hakkında ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla sürdürülebilirlik ve teknolojinin çarpan etkisini kullanarak Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Enerji, ana iş kolları olan elektrik dağıtım ve perakende satış alanlarında Türkiye’nin yüzde 25’ine hizmet sunuyor. Sektörün en büyük oyuncusu olan Enerjisa Enerji, 14 ilde 11 milyon müşteriye ulaşarak 22,3 milyonu aşkın kullanıcıya elektrik dağıtım hizmeti sağlıyor. Enerjisa Enerji, İşimin Enerjisi markasıyla müşterilerine, yenilenebilir enerji ve verimlilik çözümleri sunarken; hisselerinin tamamına sahip olduğu Eşarj ile Türkiye’nin ilk şarj istasyonu ağını işletiyor. Ana sermayedarları Sabancı Holding ve E.ON olan Enerjisa Enerji’nin yüzde 20 hissesi halka açık olup Borsa İstanbul’da işlem görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Destek Faktoring’in İlk Yarı Net Kârı %74 Artarak 2,6 Milyar TL’yi Aştı Haber

Destek Faktoring’in İlk Yarı Net Kârı %74 Artarak 2,6 Milyar TL’yi Aştı

Destek Faktoring, etkin bilanço yönetimi, güçlü sermaye yapısı ve reel sektörün finansman ihtiyaçlarına yönelik sunduğu çözümlerle 2026 yılının ilk yarısında güçlü finansal sonuçlara imza attı. Bu doğrultuda büyümesini sürdüren Destek Faktoring’in konsolide toplam aktifleri, geçen yılın aynı dönemine göre %65 artarak 60,9 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin kombine aktif büyüklüğü %59 artışla 75,3 milyar TL’ye yükselirken, toplam özkaynakları %49 büyüyerek 14,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Faktoring alacakları 22,6 milyar TL’ye ulaştı Destek Faktoring, reel sektörün işletme sermayesi ve nakit akışı ihtiyaçlarına sağladığı finansman desteğini yılın ilk yarısında da artırarak sürdürdü. Şirketin faktoring alacakları, geçen yılın aynı dönemine göre %24 artarak 22,6 milyar TL’ye ulaştı. Güçlü sermaye yapısını koruyan Destek Faktoring’in sermaye yeterlilik oranı %25,1 olarak gerçekleşirken, takipteki alacaklar oranı %0,19 ile oldukça düşük bir seviyede kaydedildi. Şirketin özkaynak kârlılığı ise %17,7 olarak gerçekleşti. “Güçlü finansal yapımızla reel sektöre sağladığımız desteği büyütüyoruz” Destek Faktoring Genel Müdürü Nuray Elmastaş, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçları şöyle değerlendirdi: “2026 yılının ilk yarısında güçlü sermaye yapımız, etkin risk yönetimimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımız sayesinde istikrarlı büyümemizi sürdürdük. Net kârımızı %74 artırarak 2,6 milyar TL’nin üzerine taşırken, toplam aktiflerimizde ve özkaynaklarımızda da güçlü bir büyüme kaydettik. Bu sonuçlar, finansal yapımızın sağlamlığını ve sürdürülebilir büyüme stratejimizin başarısını ortaya koyuyor. Yurt içi faktoring pazarındaki öncü konumumuzu daha da güçlendirme vizyonumuz doğrultusunda, müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla uzun vadeli ve güçlü iş birlikleri kurmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde teknolojiye, insan kaynağımıza ve hizmet kalitemize yönelik yatırımlarımızı sürdürerek müşterilerimizin işletme sermayesi ve nakit akışı ihtiyaçlarına hızlı, etkin ve yenilikçi finansman çözümleri sunmaya; reel sektöre ve ülke ekonomisine sağladığımız katkıyı artırmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye COP31’de Sıfır Atık ve Sanayi Vizyonunu Tanıtacak Haber

Türkiye COP31’de Sıfır Atık ve Sanayi Vizyonunu Tanıtacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sıfır atık vizyonunu üretim süreçlerine, Ar-Ge politikalarımıza entegre etmeyi sürdüreceğiz. Şimdi önümüzde, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31 var. Bu önemli platformda, Sıfır Atık Hareketi’yle edindiğimiz tecrübeyi; sanayimizin üretim ve teknoloji kabiliyetini; adil ve kapsayıcı kalkınma anlayışımızı bütün dünya ile paylaşacağız.” dedi. Bakan Kacır, Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Trabzon Çalıştayı’nın sonuç konferansına katıldı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kongre Merkezi’nden gerçekleştirilen konferansa Bakan Kacır’ın yanı sıra, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, akademisyenler ve davetliler katıldı Bakan Kacır, programda yaptığı konuşmada Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sıfır atık vizyonunu üretim süreçlerine ve Ar-Ge politikalarına entegre etmeyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: SANAYİ DEVRİMİ: Sanayi Devrimi’nden bu yana insanlık ailesi olarak bilimden tıbba, ulaşımdan iletişime pek çok alanda muazzam başarı hikâyelerine imza attık. Tıpta kaydedilen ilerlemeler, dünya genelinde ortalama insan ömrünü 35 yıldan 73 yıla taşıdı. Ulaşım ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler mesafeleri muazzam ölçüde kısalttı. Peşi sıra gelen sanayi devrimleri üretim kapasitesini katbekat artırdı; daha önce yalnızca belirli kesimlerin erişebildiği pek çok ürün ve hizmeti geniş toplum kesimleri için ulaşılabilir hâle getirdi. Buhar gücünden elektriğe, seri üretimden dijitalleşmeye uzanan bu büyük dönüşüm, insanlığın refahını yükseltti, dünya ekonomisine eşi benzeri görülmemiş bir ivme kazandırdı. YERKÜRE ALARM VERİYOR: Ancak bu ilerleme yolculuğuna tabiatın kaynaklarını sınırsız, kendini yenileme gücünü sonsuz kabul eden bir üretim ve tüketim anlayışı da maalesef eşlik etti. Uzun yıllar boyunca, daha fazla üretmek ve daha fazla tüketmek kalkınmanın ölçüsü sayıldı. Doğal kaynaklar, korunması gereken ortak bir emanet olmaktan ziyade; insanlığın hizmetine sunulmuş sınırsız bir hammadde deposu olarak görüldü. Sanayi devriminden bu yana yaklaşık 1,5 derece ısınan yerküre, bugün alarm veriyor. Doğal dengenin bozulması neticesinde; dünyanın bazı bölgeleri kuraklık ve susuzlukla mücadele ederken, bazı bölgeleri şiddeti ve sıklığı giderek artan sellerin, fırtınaların ve orman yangınlarının yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor. “YENİ BİR KALKINMA PARADİGMASI İNŞA ETMEK ZORUNDAYIZ”: Giderek artan atık yükü ise karşı karşıya olduğumuz bu ağır tabloyu daha da derinleştiren bir başka küresel meydan okuma olarak karşımızda duruyor. Çevreyi ve tabiatın taşıma kapasitesini gözetmeyen üretim ve tüketim anlayışının neticesinde artık, yerkürenin en bakir coğrafyalarından Antarktika’da dahi mikroplastiklere rastlıyoruz. Üretimi kaynak verimliliğiyle, büyümeyi çevresel sorumlulukla buluşturan yeni bir kalkınma paradigmasını hep birlikte inşa etmek zorundayız. Sınırsız kaynak yanılgısına dayanan tüketim anlayışını terk etmek artık bir tercih değil; dünyamıza, vatanımıza, evlatlarımıza karşı en büyük borcumuzdur. YAŞANABİLİR BİR ÇEVRE: Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” çağrısı, bizler için yalnızca uluslararası sistemin adaletsizliğine karşı yükseltilmiş güçlü bir itiraz değildir. Bu çağrı, aynı zamanda tabiatın nimetlerinden faydalanırken külfeti yoksullara, kırılgan kesimlere ve gelecek nesillere yükleyen anlayışa karşı ortaya konulmuş esaslı bir medeniyet teklifidir. İnsanlık ailesini; adalet ve merhameti merkeze alan, temiz havayı, sağlıklı suyu, güvenli gıdayı ve yaşanabilir bir çevreyi herkesin temel hakkı kabul eden yeni bir dünya inşa etme iradesidir. Ürünü daha tasarım aşamasında uzun ömürlü ve yeniden kullanılabilir kılan, israfı oluşmadan önleyen, kullanım ömrünü tamamlayan her malzemeyi yeniden üretime kazandıran bir yaklaşımla insanlığın kalkınma yolculuğuna yeni bir istikamet çizebiliriz. Esasen bu yaklaşım, bizim medeniyetimizin mayasında vardır. Biz; nimeti emanet bilen, ölçüyü gözeten, kanaati yücelten, bereketi israfın değil paylaşmanın ve tasarrufun neticesi kabul eden köklü bir irfanın mensuplarıyız. SIFIR ATIK HAREKETİ: Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, işte bu medeniyet birikiminin günümüzün çevre meselelerine verilmiş en güçlü cevaplarından biri. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sıfır atık anlayışını; başta imalat sanayimiz olmak üzere üretim süreçlerimizin her alanına dahil ediyor, bütüncül ve çok boyutlu mekanizmalarımızı kararlılıkla devreye alıyoruz. YEŞİL DÖNÜŞÜM PROGRAMI: Bakanlığımızın yeşil dönüşümde sanayimize rehberlik eden paydaş olarak konumlandığı Yeşil Dönüşüm Programı’nı hayata geçirdik. Programla; imalat sanayimizdeki firmalarımızın döngüsel ekonomi, atık yönetimi, kaynak verimliliği ve karbon salınımını azaltmaya dönük yatırım projelerine 226 milyon liraya kadar nakit destek, yatırımların yüzde 40’ı kadar vergi indirimi sağlıyoruz. Tabi, sanayimizin sıfır atık, sürdürülebilirlik ve verimlilik eksenindeki dönüşümü; büyük ölçekli ve nitelikli yatırımları zorunlu kılıyor. Bu nedenle, Türk sanayisi ile uluslararası finans kuruluşlarının net sıfır emisyon hedefine yönelik çabalarını ortak bir zeminde buluşturmayı stratejik bir adım olarak görüyoruz. ÇEVRECİ FİNANSMAN DESTEKLERİ: “Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu”yla, sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlama yolunda önemli bir adım attık. Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi’nde, yeşil dönüşüm projeleri için OSB’lerimize 250 milyon avroluk finansman sağladık. Dünya Bankası iş birliğinde yürüttüğümüz 450 milyon dolar bütçeye sahip bir diğer program olan “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi” ile sanayimizin yeşil dönüşümde teknoloji ve kapasite geliştirme sürecini hızlandıracak adımlar atıyoruz. 161 PROJEYE 914 MİLYON LİRA: Teknoloji geliştirmeden istihdama, girişimcilikten sosyal eşitsizliklerin azaltılmasına uzanan geniş bir yelpazede doğru adımları attığımız takdirde sıfır atık yolculuğumuzu refahın ülke sathında daha dengeli yayılması için bir vesile haline getirebiliriz. Bu anlayış doğrultusunda, kalkınma ajanslarımız eliyle sıfır atık hedefimize güç katan 161 projeye 914 milyon lira destek sağladık. Bölgesel kalkınmayı çevresel sürdürülebilirlikle buluşturmak üzere Dünya Bankası iş birliğinde 400 milyon dolar bütçeli (SoGreen) Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesini uygulamaya aldık. YEREL KALKINMA HAMLESİ PROGRAMI: Geçtiğimiz yıl devreye aldığımız teşvik sisteminin temel unsurları arasında yer alan Yerel Kalkınma Hamlesi Programının 2025 yılı çağrısında, 22 ilde 33 başlıkta sıfır atık ve döngüsel ekonomi anlayışını esas alan yatırımları destekleyeceğimizi ilan ettik. Başvurular arasında başarılı bulunan 33 projeyle atık geri kazanımından biyobazlı üretime, tarımsal ve endüstriyel atıkların katma değerli ürünlere dönüştürülmesinden sürdürülebilir enerji ve ileri malzeme üretimine geniş bir yelpazede 12,7 milyar liralık yatırımın önünü açtık. 2026 yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Çağrısında da atıkları çevresel bir yük olmaktan çıkarıp üretime, istihdama ve katma değere dönüştüren 14,6 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 56 proje için başvuru aldık. Bu programda desteklediğimiz projelerin her birine 301 milyon liraya kadar finansman katkısı ve yatırımın yüzde 50’si kadar vergi indirimi sağlıyoruz. “YERELDEN ULUSALA İSRAF, ATIK VE KAYNAK YÖNETİMİ”: Arzumuz; ülkemizin dört bir yanında atığı kaynağında azaltan, mevcut kaynakları yeniden değere dönüştüren ve yerel potansiyeli üretimle buluşturan bir kalkınma modelini hep birlikte tesis edebilmek. Sıfır Atık Vakfının “Yerelden Ulusala İsraf, Atık ve Kaynak Yönetimi” anlayışıyla başlattığı çalıştaylar, bu modelin fikrî zeminini güçlendiren; şehirlerimizin bilgi, tecrübe ve ihtiyaçlarını milli hedeflerimizle buluşturan çok kıymetli bir istişare mekanizması. SIFIR ATIK FORUMU: Şunu da bu vesileyle ifade etmek isterim: Sıfır Atık Hareketi, bugün artık insanlığın ortak davası hâline gelmiş küresel bir çevre seferberliğidir. Bakınız, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 2022’de kabul edilen kararla 30 Mart, “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edildi. Bu tarihî karar, ülkemizde filizlenen bir hareketin bütün insanlığın ortak vicdanında karşılık bulduğunun açık tescilidir. Geçtiğimiz haziran ayında yine vakfımızın öncülüğünde İstanbul’da gerçekleşen Sıfır Atık Forumu’nda 183 ülkeden beş bini aşkın katılımcıyı ağırladık. Bu buluşmayla, çevresel sorumlulukla ekonomik kalkınmayı; toplumsal adaletle gelecek nesillerin hakkını aynı ufukta buluşturduk. Sıfır Atık Hareketi’nin farklı ülkeleri, kurumları ve toplum kesimlerini müşterek bir gelecek ideali etrafında kenetleyen küresel gücünü, bir kez daha ortaya koyduk. Forumda kabul edilen ortak deklarasyon ve sonuç bildirgesi, bu müşterek iradenin yalnızca sözde kalmadığını; somut hedeflere, ortak sorumluluklara ve güçlü bir gelecek tasavvuruna dönüştüğünü gösterdi. “SIFIR ATIK VİZYONUNU DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”: Şimdi önümüzde, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31 var. Bu önemli platformda, Sıfır Atık Hareketi’yle edindiğimiz tecrübeyi; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın öncülüğünde sanayimizin üretim ve teknoloji kabiliyetini; adil ve kapsayıcı kalkınma anlayışımızı bütün dünya ile paylaşacağız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sıfır atık vizyonunu üretim süreçlerine, Ar-Ge politikalarımıza entegre etmeyi sürdüreceğiz. TEKNOFEST’lerde, bilim merkezlerimizde ve TÜBİTAK programlarımızda sıfır atık anlayışının genç kuşaklar tarafından benimsenmesini; sıfır atık esaslı teknolojilerin geliştirilmesini ve yenilikçi çözümlerin girişimlere dönüşmesini desteklemeye devam edeceğiz. Bilime, üretime, teknolojiye, insan kaynağına yapılan yatırımların önünü açarak Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde tüm dünyada kök salan bu hareketi hep birlikte daha ileri seviyelere taşımak için gayret edeceğiz. TRABZON’A İL SIFIR ATIK HEDEF BELGESİ: İnanıyorum ki ilan edilecek Trabzon İl Sıfır Atık Hedef Belgesi de bu yürüyüşe yerelden yükselen çok güçlü bir katkı sunacak. Bizler, organize sanayi bölgelerimizin yeşil dönüşümünden kalkınma ajanslarımızın desteklerine, bölge kalkınma idarelerimizin yatırım ve projelerinden yerel kalkınma politikalarımıza geniş bir alanda bu ortak akıldan en ileri seviyede istifade edeceğiz. Böylece Trabzon’a dair belirlenen hedeflerin yatırımlara, destek mekanizmalarına ve sahada karşılığı olan somut projelere dönüşmesini sağlayacağız. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.