Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansman Koşulları

Kapsül Haber Ajansı - Finansman Koşulları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman Koşulları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TSKB Gayrimenkul Değerleme “Bir Bakışta Konut Piyasası 2026 İlk Yarıyıl” Araştırmasını Yayımladı Haber

TSKB Gayrimenkul Değerleme “Bir Bakışta Konut Piyasası 2026 İlk Yarıyıl” Araştırmasını Yayımladı

Çalışma; konut satışları, fiyatlama eğilimleri, finansman koşulları, yabancıya satışlar, yapı ruhsatları, yapı kullanma izin belgeleri ve inşaat maliyetleri gibi temel göstergeler üzerinden konut piyasasının mevcut görünümünü değerlendirirken, sektörün önümüzdeki döneme ilişkin dinamiklerine de ışık tutuyor. Araştırmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk yarısında toplam konut satışları 699.516 adet olarak gerçekleşirken, geçen yılın yüksek bazına rağmen güçlü görünümünü korudu. Konut kredisine yönelik kısıtların devam etmesine rağmen ipotekli satışlarda sınırlı da olsa bir toparlanma gözlendi. 2026 yılı ilk altı ayı için baktığımızda her 5 evden biri ipotekli satış olarak gerçekleşti. İpotekli satışların içinde yer alan tasarruf finansman şirketlerinin de etkisi bu yıl itibarıyla daha fazla hissedilmeye başlandı. İlk el satışlar son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşsa da toplam satışlar içindeki payı %32 seviyesinde kaldı. Güvenli ve yeni yapılara yönelik talep ile kentsel dönüşüm faaliyetleri, yeni konut piyasasını desteklemeye devam etse de ilk el satışların oranının son 7 yıldır %30 ile %33 arasında değiştiği görülüyor. Bu rakamın en yüksek seviyeye ulaştığı 2014 ve 2018 yıllarında oran %48 olarak gerçekleşmişti. İpotekli satışlarda ılımlı toparlanma sürüyor Araştırmaya göre, 2026 yılının ilk yarısında ipotekli konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %32 artarak 142.794 adede ulaştı. İpotekli satışların toplam satışlar içindeki payı %15’ten %20’ye yükselirken, buna rağmen geçmiş yıllardaki seviyelerin altında kalmaya devam etti. Toplam satışların %80’i ise ipotek dışındaki satış yöntemleriyle gerçekleşti. İlk el satışlar son dört yılın en yüksek seviyesinde 2026 yılının ilk yarısında ilk el konut satışları 221.487 adet ile son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşsa da oran olarak ilk el satışların toplam konut satışları içindeki payı %32 seviyesinde kaldı. Bu oranın en yüksek olduğu 2014 ve 2018 yıllarında bu oran %48 seviyesine kadar çıkmıştı. 2020 yılından itibaren ilk el konut satışlarının toplam satışlar içinde aldığı pay %30 ile %33 arasında değişiyor. Güvenli ve yeni yapılara yönelik talebin devam etmesi ile kentsel dönüşüm kapsamında yenilenen konut stokuna olan ilginin ilk el konut satışlarını desteklediği görülse de, 2020 yılı öncesi oranlara dönülmesinin şu an için mümkün olmadığını ifade edebiliriz. Reel konut fiyatlarında düzeltme sürüyor Konut fiyat endeksinin reel bazdaki yıllık değişimi, son 29 aylık dönemde yalnızca Kasım 2025’te pozitif gerçekleşirken diğer aylarda negatif bölgede kaldı. Son aylarda negatif seyrin şiddeti azalmakla birlikte, reel fiyat değişimi henüz kalıcı olarak pozitif bölgeye geçmedi. Konutun kira gelirine göre geri dönüş süresi ise yaklaşık 16 yıl seviyesine gerilerken son aylarda bu göstergede yatay seyir öne çıktı. Yabancıya satışlarda gerileme devam ediyor Yabancılara yapılan konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı 2026 yılının ilk yarısında %1,3 seviyesine gerileyerek son yılların en düşük düzeylerinden birine indi. Toplam konut satışları içinde yabancı talebinin ağırlığı önemli derecede azalırken, satışlar ağırlıklı olarak İstanbul ve Antalya’da yoğunlaşmaya devam etti. Konut arzında artış sinyalleri güçleniyor 2025 yılında yapı ruhsatı verilen daire sayısı 1.187.924 adede ulaşırken, 2026 yılının ilk çeyreğinde ruhsat verilen daire sayısı 169.580’den 232.252 adede yükseldi. Yapı kullanma izin belgesi verilen daire sayısı ise aynı dönemde 148.206’dan 163.227 adede çıktı. Bu görünüm, yeni konut arzının önümüzdeki dönemde güçlenmeye devam edebileceğine işaret ediyor. Maya, arz görünümüne ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi verilerindeki artış, yeni konut arzının önümüzdeki dönemde güçlenmeye devam edebileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, yeni arzın piyasaya yansıması inşaat süreleri nedeniyle zamana yayılacaktır.” İnşaat maliyetlerinde işçilik etkisi öne çıkıyor 2026 yılı Mayıs ayı itibarıyla inşaat maliyet endeksindeki yıllık artış %29,8 olarak gerçekleşti. İşçilik maliyetlerindeki yıllık artış %32,6 ile maliyet artışında belirleyici olurken, aynı dönemde yıllık ÜFE %28,9 seviyesinde gerçekleşti. Buna göre inşaat maliyetlerindeki artış üretici enflasyonuna yakın, tüketici enflasyonunun ise bir miktar altında seyretti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Ölçekte Ticari İflasların 2026 Yılında Yüzde 2,8 Artması Bekleniyor Haber

Küresel Ölçekte Ticari İflasların 2026 Yılında Yüzde 2,8 Artması Bekleniyor

İşletme kredilerinde yalnızca 25 baz puanlık olası bir faiz artışı ise küresel iflas artışını yeniden yüzde 4–5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Ticari alacak sigortası ve ticari risk yönetimi alanında dünyada ve Türkiye’de lider konumda bulunan Coface, 2026 yılına ilişkin iflas görünümünde kalıcı bir toparlanmadan çok temkinli ve kırılgan bir dengeye işaret etti. Coface’in Kuzeybatı Avrupa (Birleşik Krallık ve İrlanda, Benelüks ve Nordik ülkeler) Ekonomisti Jonathan Steenberg’in değerlendirmelerine göre, 2026 yılında küresel ölçekte ticari iflasların yüzde 2,8 artması bekleniyor ancak bu tablo gerçek bir toparlanmadan çok geçici bir duraklamaya işaret ediyor. Steenberg’in değerlendirmelerine göre; Fransa ve Birleşik Krallık’ta iflas artışı yüzde 2 seviyesinde gerçekleşirken, ABD’de gümrük vergileri gibi son politika adımlarından etkilenen sektörlerin etkisiyle bu oran yüzde 4’e ulaşabilir. Almanya’da kamu teşviklerine rağmen özel sektör faaliyetlerindeki zayıflık nedeniyle artışın yüzde 1 ile sınırlı kalması öngörülürken, aktif şirket sayısındaki düşüşün etkisiyle İtalya’da yüzde 2 oranında artış, güçlenen makroekonomik ivmenin desteğiyle İspanya’da ise yüzde 3 oranında gerileme bekleniyor. “2026’da iflaslar azalmayacak, sadece artış hızı yavaşlayacak” 2026’nın bir iyileşme yılından ziyade, geçici bir nefes alma dönemi olacağını vurgulayan Coface’in Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti Jonathan Steenberg, iflas sayısının düşmeyeceğini, sadece artış hızının duracağını, faizlerin beklenenden daha yavaş gevşemesi halinde ise bu istikrarın hızla ortadan kalkacağını belirtti. Üç yıl süren güçlü artışların ardından, 2026’nın bir sakinleşme dönemi olmasının beklendiğini söyleyen Jonathan Steenberg, şöyle devam etti: “İflaslar artmaya devam edecek, ancak daha yavaş bir hızda; bunu faiz oranları ve kredi koşullarındaki kademeli gevşeme destekleyecek. Ancak bu istikrar kırılganlığını koruyor, borç seviyeleri yüksek kalmaya devam ediyor, kâr marjları baskı altında ve en fazla risk altındaki sektörler gerilim belirtileri göstermeyi sürdürüyor” dedi. “Avrupa’da istikrar finansman maliyetlerine bağlı” Avrupa’da 2026 görünümünün ülkeden ülkeye farklılık gösterse de ortak noktada finansman maliyetlerine yüksek bağımlılık taşıdığını vurgulayan Jonathan Steenberg, Almanya’da iflasların yüzde 1 artmasının, Fransa ve Birleşik Krallık’ta bu oranın yüzde 2 seviyesinde kalmasının beklendiğini, İspanya’nın ise daha güçlü makroekonomik ivme sayesinde yüzde 3’lük bir gerilemeden faydalanacağını belirtti. İtalya’da yüzde 2’lik düşüşün ağırlıklı olarak usul reformlarının yarattığı istatistiksel etkilerden kaynaklandığını ifade eden Jonathan Steenberg, Hollanda’da beklenen yüzde 4’lük artışın pandemi öncesi seviyelere kademeli bir dönüşü yansıttığını söyledi. Kıtanın kredi maliyetine son derece duyarlı olmaya devam ettiğini vurgulayan Steenberg, 2026’daki gidişatın büyük ölçüde finansman koşulları tarafından belirleneceğini belirterek şöyle devam etti: “Bu tablo, Avrupa’nın kredi maliyetlerine ne kadar hassas olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Finansman koşullarındaki en küçük değişim bile ülkeler ve sektörler arasındaki dengeleri kısa sürede yeniden şekillendirebilecek bir etkiye sahip.” “Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te tek bir tablo yok: İflas eğilimleri ayrışıyor” Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te 2026 görünümünün yüzeyde bir rahatlama hissi yaratsa da bölgesel dinamiklerin belirgin biçimde ayrıştığını ifade eden Jonathan Steenberg, ABD’de iflasların yüzde 4 artmasının yavaşlayan ekonomi ve yükselen gümrük tarifelerinin şirketler üzerindeki baskısını yansıttığını, Kanada’da ise uzun süren büyüme döngüsünün ardından yüzde 5’lik bir gerilemeyle daha belirgin bir düşüş sürecine girileceğini belirtti. Asya-Pasifik tarafında Japonya’nın yüzde 7’lik artışla kalıcı biçimde yüksek seyreden faiz oranları ve kırılgan sektörlerin etkisini hissetmeye devam edeceğini, Avustralya’nın ise pandemi sonrası güçlü normalleşmenin ardından yüzde 0,5 ile daha yatay bir seyir izlemesinin beklendiğini söyleyen Steenberg, bu tabloyu şöyle değerlendirdi: “Bu dinamikler, 2026 yılında iflasların seyrinin küresel bir trendden çok, yerel şoklar tarafından belirleneceğini açıkça ortaya koyuyor. Parasal, sektörel ya da düzenleyici nitelikteki her gelişme, ülkelerin risk görünümünü farklı yönlerde şekillendirmeye devam edecek.” “25 baz puanlık bir artış, tüm dengeleri tersine çevirebilir” 2026 için öngörülen görece istikrarın, faiz oranlarında kesintisiz bir gevşemeye bağlı olduğunu vurgulayan Coface Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti Jonathan Steenberg, şirketlerin uzun süredir devam eden yüksek borçluluk nedeniyle kredi maliyetlerine son derece hassas hale geldiğine dikkat çekti. Steenberg, borçlanma faizlerinde yalnızca 25 baz puanlık olası bir artışın küresel iflas oranlarını yeniden yüzde 4–5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu tablo, 2026 yılında iflasların seyrinin büyümeden çok parasal uyumun hızına bağlı olacağını açıkça gösteriyor. Finansman maliyeti, gelecek yılın gerçek belirleyicisi olacak ve en küçük faiz hareketi bile küresel dengeleri hızla değiştirebilecek bir dinamiğe sahip olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026, Lojistikte Beklentileri Yönetme Yılı Olacak Haber

2026, Lojistikte Beklentileri Yönetme Yılı Olacak

Yaklaşık 200 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan lojistik sektörü, Türkiye ekonomisi içindeki ağırlığını her geçen yıl artırıyor. 2026 yılında ise artan e-ticaret hacmi, büyüyen operasyonel ölçek ve yükselen izlenebilirlik beklentileri, sektörü daha planlı ve daha disiplinli bir yönetim dönemine hazırlıyor. Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, önümüzdeki dönemde sektörün karşı karşıya olduğu başlıkları şu sözlerle özetliyor: “Jeopolitik riskler, finansman koşulları, maliyet baskısı, depo arzı ve kira maliyetleri, nitelikli insan kaynağı ihtiyacı ve dijitalleşme beklentisi lojistiğin gündeminde yer almaya devam ediyor. Bu tablo önümüzdeki dönemde sektörün gündeminin yine çok yoğun olacağının sinyallerini veriyor. E-ticaret ölçeği lojistiği stratejik hale getiriyor 2025 yılının özellikle e-ticaret kaynaklı operasyonel yoğunluğun belirgin biçimde arttığı bir dönem olduğunu ifade eden Enes Akça, büyüyen hacimle birlikte izlenebilirlik, raporlama ve zamanında teslimat beklentilerinin de yükseldiğine dikkat çekiyor. Büyüyen operasyon yalnızca kapasite artışı anlamına gelmiyor. Ölçek büyüdükçe hata toleransı azalıyor ve disiplinli bir yönetim anlayışı daha da kritik hale geliyor. Bugün lojistik hizmet sağlayıcılar için güçlü planlama ve süreç yönetimi, rekabet avantajının temel unsurlarından biri,” diyen Akça, artan ölçeğin beraberinde daha fazla sorumluluk getirdiğini vurguluyor. “Lojistikte artık yazılım konuşuyor” 2026’da dijitalleşme ve izlenebilirlik, lojistikte rekabetin ön koşulu haline geliyor. Akca Lojistik, takip, izlenebilirlik ve raporlama yetkinliklerini büyümenin temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. Enes Akça, bu dönüşümü şu sözlerle özetliyor: “Lojistikte artık yazılım konuşuyor. Takip ve izlenebilirlik işimizin temel gerekleri arasında yer alıyor. Yapay zeka ve otonom çözümler ise bu dijital zemini güçlendirerek operasyonel maliyetler ve verimlilik üzerinde önemli katkılar sağlıyor.” Firma, Akca Teknoloji markasıyla lojistiğe özel geliştirdiği yazılımsal ve donanımsal çözümleri sahaya taşıyarak, iş ortaklarının operasyonel ihtiyaçlarına doğrudan karşılık veren uygulamalar geliştiriyor. Öncelikler değişmedi, disiplin güçlendi Makroekonomik açıdan 2026’nın 2025 ile benzer seyretmesi bekleniyor. Akca Lojistik de önümüzdeki dönemi aynı disiplinle yönetmeyi hedefliyor. Şirketin öncelikleri; maliyet yönetimi, insan kaynağı ve teknoloji yatırımlarını dengeli ve eş zamanlı biçimde sürdürmek. Kurum kültürü açısından insan odağının önemini vurgulayan Enes Akça, sözlerini şöyle tamamlıyor: “İyi iş, iyi insanla olur. 2026’da da disiplin, verimlilik ve maliyet bilinci kadar, insanı merkeze alan kurum kültürünü korumayı öncelikli görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026’da Konut Piyasasında Denge Arayışı Öne Çıkacak Haber

2026’da Konut Piyasasında Denge Arayışı Öne Çıkacak

Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, Türkiye konut piyasasının 2025 performansını ve 2026 yılına yönelik beklentilerini değerlendirdi. 2025’te konut sektöründe kontrollü bir hareketlilik yaşandığını ifade eden Çimen, faiz oranları ve finansman koşullarının alıcı davranışlarını belirleyici rol oynadığını vurguladı. 2026’da ise piyasanın belirsizlikten çok denge arayışıyla şekilleneceğini belirten Çimen, yatırımcılar açısından doğru lokasyon, sürdürülebilir getiri ve uzun vadeli değer yaratmanın her zamankinden daha kritik hale geleceğini dile getirdi. Özden Çimen, Türkiye konut piyasasının 2025 performansını ve 2026 yılına ilişkin beklentilerini değerlendirdi. 2025 yılının sektör açısından temkinli toparlanma yılı olduğunu belirten Çimen, 2026’da ise finansman koşulları ve talep dengesinin belirleyici olacağını vurguladı. “2025, bekleme sürecinin öne çıktığı bir yıl oldu” 2025 yılını genel hatlarıyla değerlendiren Özden Çimen, konut piyasasında yıl boyunca kontrollü bir hareketlilik yaşandığını ifade etti. Çimen, “2025, alıcıların kararlarını ertelediği, satıcıların ise piyasa koşullarına uyum sağlamaya çalıştığı bir yıl oldu. Talep tamamen kaybolmadı ancak daha seçici ve temkinli bir yapıya büründü,” dedi. “Talebi belirleyen ana unsur finansman koşullarıydı” 2025’te konut talebini etkileyen en kritik faktörün finansman olduğunu vurgulayan Çimen, “Faiz oranları, ödeme planları ve erişilebilir kredi imkanları, alıcı davranışlarını doğrudan belirledi. İhtiyaç amaçlı alımlar devam ederken, yatırım amaçlı alımlarda daha temkinli bir yaklaşım gördük,” ifadelerini kullandı. “Faizler, alıcıyı daha küçük ve erişilebilir konutlara yöneltti” Konut kredisi faizlerinin alım kararlarını ciddi şekilde etkilediğini belirten Çimen, “2025’te alıcılar daha ulaşılabilir fiyatlı, metrekare olarak daha küçük ve amortisman süresi daha kısa konutlara yöneldi. Bu durum, segmentler arası talep dağılımını da değiştirdi,” diye konuştu. “Yabancı yatırımcı ilgisi tamamen bitmedi, şekil değiştirdi” Yerli ve yabancı yatırımcı ilgisine de değinen Özden Çimen, “Yabancı yatırımcı ilgisi 2025’te önceki yıllara kıyasla daha sınırlı olsa da tamamen ortadan kalkmadı. Daha çok uzun vadeli değer koruma ve kira geliri potansiyeli sunan projelere odaklanan, daha bilinçli bir yatırımcı profili öne çıktı,” değerlendirmesinde bulundu. “2026’da denge ve seçicilik öne çıkacak” 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşan Çimen, konut piyasasında denge arayışının belirleyici olacağını söyledi. Çimen, “Faiz politikaları, enflasyon görünümü ve ekonomik istikrar 2026’nın seyrini belirleyecek. En büyük risk belirsizlik, en güçlü beklenti ise kontrollü bir normalleşme süreci,” dedi. “Yatırımcı için doğru proje ve doğru lokasyon her zamankinden daha önemli” Parcel Estates’in 2026 stratejisine de değinen Özden Çimen, yatırımcılara net bir mesaj verdi. Çimen, “Artık her konut yatırım değildir. 2026’da yatırımcılar için doğru lokasyon, doğru proje ve sürdürülebilir getiri her zamankinden daha kritik olacak. Biz Parcel Estates olarak yatırımcılara kısa vadeli beklentilerden ziyade, uzun vadeli değer ve güven odaklı bir yaklaşım sunmaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.