Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fintech

Kapsül Haber Ajansı - Fintech haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fintech haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Genç Girişimciler Final Sahnesinde Buluştu Haber

Genç Girişimciler Final Sahnesinde Buluştu

CCN Holding liderliğinde, IC İbrahim Çeçen Vakfı desteği, Katalist yürütücülüğünde ve CIFE Avrupa Enstitüsü iş birliğiyle bu yıl ikinci kez gerçekleştirilen WeShape Girişimcilik Programı, muhteşem bir final gecesiyle tamamlandı. Türkiye’nin dört bir yanından, 110 üniversiteden yaklaşık 350 genç yeteneğin girişimcilik yolculuğuna adım attığı program kapsamında finale kalan 10 proje, iş dünyası, akademi ve sivil toplumun önde gelen isimlerinden oluşan güçlü bir jürinin önünde sunumlarını gerçekleştirdi. Gençlerin geleceği şekillendiren fikirlerini değerlendiren jüri koltuğunda; CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol, IC İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Günseli Çeçen, IC Holding CEO’su Can Çaka, SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, Akademisyen ve Sosyal Girişimci Prof. Dr. Itır Erhart, , Aposto Co-Founder’ı Umutcan Savcı ve Berik Ventures Kurucusu Early Stage Angel Investor Hulusi Berik yer aldı. Türkiye’nin dört bir yanından final sahnesine uzanan heyecan dolu gecede; Ağrı’dan Gizem Dinler, Elif Miroğlu ve Lorin Türe FittyFit girişimiyle FoodTech ve restoran teknolojileri alanında, Ağrı, Ankara ve Rize’den Elif Naz Günel, Süleyman Emre Kaya ve Hayati Kozak MEDBRIDGE ile dijital sağlık ve takviye güvenliği alanında, İzmir’den Ceylin Çetin PSYGrow ile mental sağlık ve dijital psikososyal destek alanında, Erzurum’dan Dilber Taştan ve Gökdeniz Aşık BÜTÇEM ile FinTech ve kişisel finans alanında, Ankara’dan Ersan Yüksekkaya, Burak Kılıç ve Batuhan İnce Enigma ile SpaceTech ve derin teknoloji alanında, Ağrı’dan Mehmet Deveci, Rabia Ebrar Ateş ve Ahmet Hatip MATEPLORER ile TravelTech ve turizm platformu alanında, Ağrı’dan Yusuf Emre Kılıç Care Circle ile CareTech ve yaşlı bakım koordinasyonu alanında, Antalya’dan Fatıma Nur Cengiz ve Selin Kuru DEĞERKAT LABS ile CampusTech ve sosyal platform alanında, Mersin’den Abdurrahman Bilgiç ve Celal Acar AcarSoft ile B2B SaaS ve belge otomasyonu alanında, son olarak İzmir’den Ali İmran Demirhan ise EduCoach girişimiyle EdTech ve yapay zekâ destekli çalışma koçluğu alanında geliştirdikleri projelerini jüriye sunarak büyük finalde ter döktüler. WeShape Ekosistem Buluşması Girişimcilik Dünyasını Bir Araya GetirdiFinal sunumlarının ardından gerçekleşen WeShape Ekosistem Buluşması, genç girişimcileri iş dünyasının önemli isimleri, yatırımcılar, STK’lar, medya temsilcileri ve ekosistemin önde gelen isimleriyle bir araya getirdi. Gün boyu fikirlerini jüriye anlatan finalistler, bu kez projelerini daha geniş bir çevreyle paylaşma ve yeni iş birliklerinin kapısını aralama fırsatı yakaladı. İlham veren sohbetlerin, yeni bağlantıların ve girişimcilik heyecanının öne çıktığı buluşma, programın en güçlü temas alanlarından biri oldu.Jüri Karşısına Çıkan En İyi Projeler Ödüllendirildi Ekosistem Buluşması’nın ardından gerçekleşen ödül töreninde ise, WeShape Girişimcilik Programı’nın bu yılki kazananları açıklandı. Gecede sergilediği başarılı performans ve sunduğu yenilikçi çözümlerle Ersan Yüksekkaya, Burak Kılıç ve Batuhan İnce, “Enigma” projesiyle birincilik ödülünün sahibi olarak CIFE Avrupa Enstitüsü’nün Avrupa’daki yaz okullarından birine katılım hakkı kazandı. Gizem Dinler, Elif Miroğlu ve Lorin Türe, “FittyFit” projesiyle ikinci olurken staj ve mentorluk desteği almaya hak kazandı. Elif Naz Günel, Süleyman Emre Kaya ve Hayati Kozak ise “MEDBRIDGE” projesiyle üçüncülük ödülünün sahibi olarak staj desteği elde etti. Ayrıca Ceylin Çetin, “PSYGrow” projesiyle Jüri Özel Ödülü kapsamında mentorluk desteğiyle ödüllendirildi. Finalist gençler, girişimcilik ekosisteminin önde gelen temsilcileriyle bir araya gelerek projelerini tanıtma ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı buldu. 350 Gençten 10 Finaliste Uzanan Yolculuk Ocak ayında başlayan başvuru sürecinin ardından, girişimcilik ve inovasyona ilgi duyan üniversite öğrencileri kapsamlı bir eğitim ve mentorluk yolculuğunu geride bıraktı. Gençlerin fikirlerinin eğitim, mentorluk ve proje deneyimiyle güçlendirilmesini hedefleyen program kapsamında katılımcılar, fikir geliştirme, iş modeli oluşturma ve pazarlama iletişimi gibi girişimcilik süreçlerine yönelik kapsamlı öğrenim imkânları buldu. Girişimci adayı gençler, aynı zamanda alanında uzman mentorlarla birebir çalışma ve farklı sektörlerden profesyonellerle tanışma fırsatı yakaladılar. Sekiz ay süren bu yoğun gelişim yolculuğunun sonunda projelerini somut iş planlarına dönüştüren finalist girişimciler, İstanbul'da düzenlenen WeShape Ekosistem Buluşması’nda iş planlarını sundu. Ekosistem buluşmasında katılımcılara hitap eden CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol, teknoloji odaklı girişimlerin küresel ölçekte dönüşümün ana itici gücü haline geldiğini vurgulayarak girişimciliğin CCN Holding kültüründeki yerine dikkat çekti. CCN Holding’in yalnızca projeler geliştiren değil, aynı zamanda girişimcilik ruhunu kurum kültürünün merkezine alan bir yapı olduğunun altını çizen Şenol, bu yaklaşımın WeShape’e de yön verdiğini belirtti. “Yapay zekâdan sürdürülebilirliğe, dijitalleşmeden veri teknolojilerine kadar birçok alanda geleceği artık genç fikirlerin şekillendirdiğini ifade eden Şenol, CCN Holding olarak WeShape’i gençlerin potansiyeline alan açmak, üretme cesaretlerini desteklemek ve bu yolculukta onların yanında güçlü bir paydaş olmak amacıyla hayata geçirdiklerini” söyledi. Programın ikinci yılında ulaştığı başvuru sayısı ve yarattığı etkiyle geleceğe dair umut verdiğini de vurgulayan Şenol, “WeShape ile birlikte ülkemizdeki tüm gençler için potansiyellerini en üst seviyeye çıkarabilecekleri, fırsat eşitliğine dayalı bir girişimcilik ekosistemi kurmaya devam edeceklerini” ifade etti. Vakfın 22 yıllık toplumsal gelişim misyonuna dikkat çeken IC İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Günseli Çeçen ise, programın yarattığı etkiyi şu sözlerle dile getirdi: “IC İbrahim Çeçen Vakfı olarak eğitimden sağlığa pek çok alanda değer üreterek binlerce gencin hayatına dokunuyoruz. WeShape Girişimcilik Programı’nı da gençlerin fikirlerini özgürce geliştirebildiği ve fırsatlara eşit şekilde erişebildiği bir gelişim alanı sunma hedefiyle hayata geçirdik. Bugün 110 üniversiteden 350’ye yakın gencin bu yolculuğa dahil olması ve katılımcıların yarısından fazlasının kadın girişimcilerden oluşması, fırsat eşitliği vizyonumuzun ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunun kanıtıdır. İnanıyoruz ki; gençlerin ortaya koyduğu her yenilikçi fikir, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin yarınlarını da şekillendiriyor. Bu ekosistemi her yıl daha da büyüterek, gençlerin üretme cesaretini desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.” Uluslararası Başarı ve Avrupa’da Eğitim Fırsatı Genç girişimciler için yerel bir başarı hikâyesinden çok daha fazlasını sunan WeShape, CIFE Avrupa Enstitüsü ile yapılan iş birliği sayesinde finale kalan katılımcılara Avrupa genelinde geçerli 6 ECTS değerinde akademik kredi kazanma hakkı sundu. Kazanan ekip, enstitünün Avrupa’nın farklı ülkelerinde düzenlediği CIFE Avrupa Yaz Okulu Programı’na katılım hakkıyla ödüllendirildi. Genç yetenekler bu sayede, Türkiye’de temellerini attıkları projelerini uluslararası bir vizyonla global ölçekte geliştirme imkânı bulurken, dereceye giren diğer başarılı girişimciler ise staj imkanları, stratejik mentorluk destekleri ve kurumsal inovasyon liderleriyle çalışma fırsatları elde etti. Dereceye Giren GirişimlerBirincilik Ödülü: ENİGMA – Ersan Yüksekkaya, Burak Kılıç, Batuhan İnceİkincilik Ödülü: FittyFit – Gizem Dinler, Elif Miroğlu, Lorin TüreÜçüncülük Ödülü: MEDBRIDGE – Elif Naz Günel, Süleyman Emre Kaya, Hayati Kozak Jüri Özel Ödülü: PSYGrow – Ceylin Çetin Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SON DAKİKA: Merkez Bankası’ndan Kritik Karar! Ödeme Şirketinin Faaliyet İzni İptal Edildi Haber

SON DAKİKA: Merkez Bankası’ndan Kritik Karar! Ödeme Şirketinin Faaliyet İzni İptal Edildi

Merkez Bankası faaliyet izni iptali kararı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından alınan kararla birlikte, bir elektronik para ve ödeme hizmetleri şirketinin faaliyet izni resmen iptal edildi. Resmî Gazete’de Yayımlandı Karar, 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de kamuoyuna duyuruldu. Tebliğ kapsamında, ilgili şirketin faaliyet izninin iptal edildiği açıkça belirtildi. Belgede yer alan bilgilere göre karar, 27 Nisan 2026 tarihinde alındı ve 12021/21620 sayılı karar numarası ile yayımlandı. Hangi Şirketin İzni İptal Edildi? Merkez Bankası tarafından alınan karar doğrultusunda, elektronik para ve ödeme hizmetleri alanında faaliyet gösteren ParaQR Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izni iptal edildi. Bu gelişme, özellikle fintech ve dijital ödeme sektöründe dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor. Kararın Sebebi Ne? Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğde iptalin gerekçesine ilişkin detaylı bir açıklama yer almazken, bu tür kararların genellikle mevzuata uyumsuzluk, finansal yeterlilik veya denetim süreçleri ile ilgili olduğu biliniyor. Uzmanlara göre, Merkez Bankası son dönemde ödeme kuruluşları üzerindeki denetimlerini sıkılaştırmış durumda. Sektöre Etkisi Ne Olacak? Bu kararın ardından gözler diğer ödeme kuruluşlarına çevrildi. Finansal teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketlerin, regülasyonlara daha sıkı uyum sağlaması bekleniyor. Dijital ödeme sistemlerinde güvenlik önlemleri artabilir Denetimler daha sık yapılabilir Sektörde konsolidasyon hızlanabilir Kullanıcılar Ne Yapmalı? Uzmanlar, kullanıcıların işlem yaptıkları ödeme kuruluşlarının lisans durumunu kontrol etmelerini öneriyor. Özellikle dijital cüzdan ve ödeme uygulamalarında güvenilirlik ön plana çıkıyor. Sıkça Sorulan Sorular Hangi şirketin faaliyet izni iptal edildi? ParaQR Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. Karar ne zaman alındı? 27 Nisan 2026 tarihinde alındı. Nerede yayımlandı? 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Bu karar ne anlama geliyor? Şirketin artık ödeme hizmeti sunamayacağı anlamına geliyor. Diğer şirketler etkilenir mi? Dolaylı olarak sektörde denetimlerin artmasına neden olabilir. Kullanıcılar ne yapmalı? Lisanslı ve güvenilir ödeme kuruluşlarını tercih etmelidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İşletmeler, İhtiyaçlarını Karşılayan Fintech Çözümlere Yöneliyor Haber

İşletmeler, İhtiyaçlarını Karşılayan Fintech Çözümlere Yöneliyor

Türkiye’nin uçtan uca tahsilatta, inovatif fintech çözümleriyle hızla büyüyen şirketlerinden Pluspay, sahadan aldığı geri bildirimlerle ödeme sistemlerine tailored (terzi usulü) esnek yaklaşımlar geliştiriyor. Pluspay CEO’su Girayhan Koç, ”Beklentileri iyi analiz ederek ekonomik faaliyetin en canlı olduğu kesimleri fintech çözümlerimizle buluşturuyoruz. Ödeme dünyasında sınırları kaldırarak standartları ileriye taşıyoruz” dedi. Son yıllarda hızla gelişen fintech çözümleri, işletmelere finansal süreçlerini daha hızlı ve verimli yönetme fırsatı sunuyor. Geleneksel finansal sistemlerde krediye erişim, ödeme süreçleri ve muhasebe yönetimi zaman alıcı ve maliyetli olabilirken, dijital çözümler bu süreçleri kolaylaştırıyor. Sahadan aldığı geri bildirimlerle ödeme sistemlerine terzi usulü esnek yaklaşımlar geliştiren Pluspay’in CEO’su Girayhan Koç, “En iyi çözümü, en kolay kullanım şekliyle sunmayı hedefleyen felsefemiz sayesinde, her geçen gün üye işyeri ve partner firma sayımızı artırarak ilerlemeye devam ediyoruz” dedi. Fintech çözümleri, işletmeler için en büyük avantaj Ödeme dünyasında sınırları kaldıran ve standardı ileriye taşıyan öncü rol üstlendiklerini belirten Koç, “Mobil, sanal ya da fiziki POS alternatifleri, QR kod ile ödeme, mobil cüzdan entegrasyonu ya da online krediye erişim gibi fintech araçları, işletmelerin pazardaki rekabet gücünü artırıyor. Özellikle ödeme süreçlerinin güvenli ve hızlı olması son derece hayati. İşletmeler, en büyük avantajı teknolojiyle gelen verimlilikten sağlayabildiklerini anladılar. O nedenle ihtiyaçlarına uygun çözüm neredeyse onu arayıp buluyorlar. Bu bir bakıma fintech ekosisteminin gelişimi için de dinamo rolü oynuyor” şeklinde konuştu. Yasal uyumluluk, güvenlik ve hız bir arada Pluspay’in tahsilatta uçtan uca tek hesap, tek ekran, tek nokta geçidi stratejisini anlatan Koç, “HORECA (Otel, Restoran, Kafe) sektöründeki işletmelerden, lojistik ve saha operasyonlarındaki ekiplere, tüm Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler’e kadar geniş bir kesime hitap ediyoruz. Beklentileri yılların deneyimi ve sahadan aldığımız geri bildirimlerle iyi analiz ediyoruz. BKM TechPOS ile tüm banka kartları geçerli Bankaların ve ödeme cihazı (POS/ÖKC) üreticilerinin Bankalararası Kart Merkezi (BKM) üzerinden tek bir altyapı ile karşılıklı çalışmasını sağlayan bir entegrasyon sistemi olan BKM TechPOS kapsamında olmamız sayesinde tüm banka kartlarından ödeme alabiliyoruz. BKM TechPOS entegrasyonu ile tüm bankalardan tahsilat, taksit, kampanya tanımları, dijital slip, tek bir uygulama üzerinden kullanılabiliyor. Bu, hem işletmeler hem de tüketiciler için ödeme deneyimini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Tek oran ve aidatsız cihazlar Üye işyerlerimize tek oran sunuyor ve yıllık teminat bedeli almıyoruz. Cihaz kullanımını aylık fiyatlandırıyor, ayrılık durumunda herhangi bir bedel almıyoruz. Fiyatlama politikamız proje isteklerine göre daha avantajlı seviyelere de gelebiliyor. Tüm yemek kartlarıyla entegrasyon imkanı Sipariş yöneten yazılımlara entegrasyonumuz sayesinde geniş bir kapsam alanına sahibiz. Bir restoran Pluspay’le çalışmak istediğinde neredeyse sipariş yöneten yazılımların yarısıyla işbirliğimiz olduğu için hemen çalışmaya başlayabiliyoruz. Pazara hakim, POS cihazlarına entegre tüm yemek kartlarıyla entegrasyon sağlıyoruz. Farklı donanım ve POS seçenekleri E-Fatura POS, Sanal POS, Cepte POS ya da EFT POS gibi çoklu POS seçeneklerinin yanı sıra ihtiyaca uygun donanım alternatifleri de sunuyoruz. Kiosk, mini, tablet ya da Pos Lite gibi farklı donanımlarla da tüm bu hizmetlerimizi ihtiyaca uygun şekilde esnek hale getiriyoruz. Üye işyeri yönetim paneli Üye işyerlerine sunduğumuz yönetim paneli ile hizmet verdiğimiz noktalar şube yönetimi, personel yönetimi, cihaz yönetimi gibi yeteneklere kavuşmaktadır. Bununla birlikte sipariş, tahsilat, iptal, iade gibi ödemeye konu tüm aksiyonlar tek bir ekranda kayıt altına alınmakta. Ayrıca sistem, valörlü çalışmak isteyen üye işyerlerinin bekleyen valörlerini gördüğü ve finansal akışını yönettiği ekranlara da sahip. Her işlem için oluşan faturaların görüntülendiği ve KDV raporu gibi muhasebesel raporları da üreten yönetim paneli rutin muhasebe operasyonlarında da üye işyerlerimize büyük kolaylık sağlamaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu Haber

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu

4. defa gerçekleşen etkinlikte, dijital finans ekosisteminin bugünü ve geleceği çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Ana sponsorluğunu Mayasoft’un üstlendiği etkinlikte; gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar yoğun bir program kapsamında değerlendirildi. Türkiye’nin finans ve teknoloji alanındaki stratejik buluşmalarından biri olarak konumlanan TechFinTech’te yalnızca mevcut dönüşümü değil, finansın geleceğinin nasıl şekilleneceğini de çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Bilişim Zirvesi Etkinlik Şirketi tarafından 4. kez gerçekleştirilen etkinlikte, gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar büyük ilgi gören oturumlarda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Finansın Yeni Oyun Kuralları TechFinTech Sahnesinde TechFintech 2026 açılış konuşmasını BTHaber Genel Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi yaptı. Sevgi, “Finansal Dijitalleşmenin Yeni Evresi” başlıklı açılış konuşmasında, “Son 3 yıl durgunluk yaşayan fintech dünyası, 2025’te küresel yatırımların 116 milyar dolara ulaşmasıyla yeniden yükselişe geçti. Fintech’ler artık alternatif değil, geleceğin finansal altyapısı olarak konumlanırken; Türkiye’de sektör yaklaşık 214 milyon dolarlık yatırım ile startup yatırımlarında işlem hacmi bakımından ikinci sıraya yerleşti. Yatırımcı ilgisi varlık yönetimi ve yatırım odaklı çözümlere kayarken, özellikle dolandırıcılık önleme ve kritik skorlama alanlarında yapay zeka algoritmaları, operasyonel maliyetleri düşürerek verimliliği ana yatırım odağı haline getiriyor. Bu teknolojik gelişmelerin yakın gelecekte fintech sekötürnün en önemli belirleyicisi olacağı tahmin ediliyor” dedi. Etkinliğin ana konuşmacısı Deloitte Sorumlu Ortak ve Blokzincir Hizmetleri Lideri Uğur Kağan Dinçsoy, konuşmasında “Finansın Yeni Denkleminde Kim Nerede?” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Dinçsoy sunumunda “Fintech dünyasında son dönemde dikey yapılardan yatay modellere geçiş hızlanırken, şirketler yazılım ve BT süreçlerini dış kaynak kullanmak yerine kendi bünyelerine alarak daha hızlı ve verimli büyümeye yöneliyor. Yapay zeka uygulamaları kullanıcı harcamalarında oyun harcamalarını geride bırakmaya başlarken, bu durum önemli bir trend değişimine işaret ediyor. Türkiye’de artan yatırım ilgisi ve global oyuncuların potansiyel girişleriyle birlikte rekabetin daha da sertleşmesi bekleniyor. Hyperscaler yatırımlarının Türkiye’ye gelmesiyle regülasyon kaynaklı sıkışıklıkların azalacağı öngörülüyor. Bankacılık tarafında ise platform bankacılığına ek olarak servis bankacılığı modeli öne çıkarken, müşteri deneyimi de merkeze yerleşiyor. Kripto varlıklar tarafında ise sıkılaşan regülasyonlarla birlikte saklama hizmetleri yeni dönemin temel başlıkları haline geliyor. Tüm bu dönüşüm içinde fintech şirketleri için artık sadece büyüme değil; risk yönetimi, uyum ve sürdürülebilir kârlılık en kritik öncelikler olarak öne çıkıyor” dedi. Ana sponsor Mayasoft’un CEO’su Yasin Aşır, “Finansın Yeni Altyapısı: Gerçek Zamanlı, Akıllı, Kesintisiz” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Aşır sunumunda; “Finansın yeni işletim sistemi yazılırken müşteri deneyimi veriyle tamamen entegre hale gelmiş durumda; karar alma süreçleri köklü bir dönüşüm yaşıyor. Eskiden sezgisel ve tecrübeye dayalı kararlar alınırken, bugün veriyi bir ‘yakıt’ gibi kullanarak iş zekâsı çıktıları ve algoritmalarla daha akıllı, veri odaklı kararlar veriliyor. Bu yapıya yapay zekanın eklenmesiyle çok daha güçlü sonuçlar ortaya çıkıyor. Yapay zeka günlük hayatımızda ve finans sektöründe aktif şekilde kullanılmaya başlanmış olsa da hangi ölçekte, hedefle ve regülasyon çerçevesinde kullanılacağı hâlâ kritik bir soru olarak duruyor. Öte yandan artan entegrasyonlar ve genişleyen API ekosistemi sistemleri daha kırılgan hale getirirken, saldırı yüzeylerinin büyümesi ve yapay zeka destekli tehditlerdeki artış bu riski daha da belirgin kılıyor. Bu nedenle geleceğin kazananları yalnızca teknolojiyi kullananlar değil; yapay zekayı güvenli ve regülasyonlara uyumlu şekilde kurumsallaştıran, altyapıyı güçlü ve esnek kurgulayan, ekosistemi güvenle yöneten ve operasyonlarını kesintisiz sürdürebilen kurumlar olacak. Yarının kazananları ekosistemi kuran değil, güvenle yöneten olacak” dedi. Finansta Karar Mekanizması Yeniden Şekilleniyor Verinin karar verme süreçlerindeki yeri ve etkisinin panelistler tarafından ele alındığı “Veriyle Karar Veren C-Suite” ana panelinin moderatörlüğünü BTHaber Başkanı Murat Göçe üstlendi. Murat Göçe giriş konuşmasında “Bir zamanlar bankacılık işlemleri hesap cüzdanına bağlıydı; bugün ise fintech ve yapay zekâ ile bambaşka bir noktadayız. Eskiden başka bir şubeden para çekmek günler sürerken, bugün finans dünyası hız ve teknolojiyle yeniden şekilleniyor. Artık sadece bankalar değil; fintech’ler, ödeme sistemleri ve yapay zekâ da finansın merkezinde yer alıyor” diyerek alınan yola dikkat çekti. Panel konuğu Koç Finans CFO’su Doğu Özden, “Veri ve yapay zekâ aslında karar vermiyor; önemli bir girdi sağlıyor ancak burada hala karar verenler veriyi yönetenler. Ancak burada veriyi zaman zaman kutsallaştırdığımızı da düşünüyorum. Burada veriye karşı çok duygusal olmadan onu yöneterek o duygusallığı tecrübe ile sonraki aşamaları devreye almamız gerekir. Veri bize sadece bir fotoğraf sunuyor ve bu fotoğraf çoğu zaman soğuk olabilir. Günün sonunda o kararı verirken bu fotoğrafın üzerine bağlamı, tecrübeyi ve insan faktörünü eklemek gerekir. Bu yüzden bugün geldiğimiz noktada yapay zekâdan ziyade hibrit zekânın, yani insan ve yapay zekânın birlikte çalışmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum” açıklamasında bulundu. Panelde görüşlerini paylaşan bir diğer konuk isim ING Türkiye IT Direktörü Hale Kocabıyık, “Veri üretimi ve anlamlandırılması hiç olmadığı kadar hızlandı; bu da doğal olarak kararların aynı hızda alınması beklentisini doğurdu. Ancak organizasyonlarda her kararın doğası farklıdır. Bu nedenle mesele, veri ile karar alma süreçleri arasındaki bir hız farkı değil; kararların doğası gereği farklı hız ihtiyaçlarına sahip olmasıdır. Bu bağlamda asıl kritik konu, hangi kararın ne şekilde ve hangi hızda verilmesi gerektiğini doğru tasarlayabilmek, yani sağlam ve işlevsel bir karar mimarisi kurabilmektir. Bu başarıldığında, kararın ihtiyacı ile veri akışı zaten doğal olarak senkronize olur” diyerek görüşlerini aktardı. Ana panel sponsoru HPE İş Geliştirme ve Dönüşüm Projeleri Yöneticisi Mert Sarıkaya ise “Veri, kararın tek kaynağı değil; çoğu zaman insanlar sezgileriyle bir noktaya geliyor ve veriyi bunu desteklemek için kullanıyor. Bunun arkasında insan psikolojisi, ön yargılar ve veriyi seçme biçimimiz yatıyor. Ayrıca veri bize geçmişi ve bugünü gösterirken, biz karar verirken geleceği tahmin etmeye çalışıyoruz. Bu noktada bağlam, sezgi ve tecrübe devreye giriyor ve nihai kararı şekillendiriyor. Yapay zekânın yükselişiyle birlikte kararların bir kısmını makinelere bırakıyoruz; ancak asıl soru artık şu: İnsan bu sürecin neresinde konumlanacak ve nasıl değer katacak?” dedi. Bulut, GPU ve Yapay Zekâ ile Finansın Yeni Altyapısı “Finans Sektöründe Dijital Dayanıklılık: Bulut, Regülasyon ve Süreklilik” başlıklı oturumda konuşan İşNet Satış Direktörü Pınar Tüfenkci, “Yapay zekâ dönüşümünün etkisi hızla artarken, İşNet olarak GPU as a Service hizmetimizle şirketlerin NVIDIA H100 ve H200 gibi güçlü GPU’lara bulut üzerinden, donanım yatırımı yapmadan erişmesini sağlıyoruz. Bu yapı, Türkiye’nin finans bulutu gereklilikleri ve KVKK uyumluluğu gözetilerek tasarlandı; böylece kurumlar hem yüksek işlem gücüne hem de güçlü veri güvenliği altyapısına sahip oluyor. GPU tabanlı altyapımız ve akıllı yönetim katmanımız sayesinde yapay zekâ uygulamalarını güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir şekilde çalıştırarak fintech ekosisteminin dönüşümüne katkı sunuyoruz” dedi. Aynı oturumda yer alan Upsonic Co-Founder & CEO’su Taygun Alban ise “Upsonic olarak elektronik para kuruluşları, bankalar ve finansal kurumların dijital dönüşüm süreçlerinde aktif rol alıyor, fintech süreçlerini uçtan uca yapay zekâ ile otomatize etmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz AI ajanlar, özellikle işe alım gibi karmaşık süreçlerde evrak toplama, doğrulama ve analiz adımlarını otomatikleştirerek operasyonel yükü önemli ölçüde azaltıyor. Ancak bu sistemlerin sürdürülebilir şekilde çalışabilmesi için güçlü, güvenli ve regülasyona uygun bir altyapı kritik önem taşıyor. Bu noktada İşNet ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, yalnızca yüksek GPU kapasitesi ve yerel veri uyumluluğu sağlamakla kalmadı; aynı zamanda sunduğu esnek ve ölçeklenebilir altyapı sayesinde hem maliyet optimizasyonu sağlıyor hem de sürdürülebilir ve güvenilir bir büyüme modeli oluşturabiliyoruz” dedi. “Finansta Yapay Zekâ ile Değer Yaratmak: Bugün Ne Mümkün?” başlıklı sunumu gerçekleştiren Oredata COO’su Çağlar Kara, “Bugün dünya genelinde her 10 şirketin 9’u yapay zekâ ile ilgili çalışmalar yürütüyor; ancak bu projeleri ölçekleyebilen şirketlerin oranı hâlâ oldukça sınırlı. Kurumlar strateji tarafında belirli bir olgunluğa ulaşmış olsa da veri altyapısı ve organizasyonel kültür, dönüşümün önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ projelerinde başarıyı belirleyen unsur yalnızca teknoloji değil; aynı zamanda kurumların bu değişime ne kadar hızlı uyum sağlayabildiğidir. Bu nedenle kısa sürede değer üreten, ölçülebilir ve önceliklendirilmiş projelerle ilerlemek kritik önem taşıyor. Yapay zekâ artık bir tercih değil, rekabet gücünü korumak isteyen kurumlar için stratejik bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Doğru kurgulanmış projelerle kurumlar, yatırım geri dönüşünü çok daha hızlı şekilde elde edebiliyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Finansın Kör Noktası, Erişilemeyen Müşteri Kitlesi” başlıklı sunumda Binclusive Kurucu Ortak Atakan Nalbant, “Finansın en kritik ancak çoğu zaman göz ardı edilen alanı erişilebilirlik. Bugün milyonlarca kullanıcı için mesele yalnızca teknolojiye ulaşmak değil, o teknolojiyi gerçekten kullanabilmek. Doğru tasarlanmayan dijital deneyimler kullanıcıları sistemin dışında bırakırken, erişilebilirlik artık sadece bir kullanıcı deneyimi konusu değil; aynı zamanda kurumlar için regülasyon, sorumluluk ve sürdürülebilir büyümenin temel bir parçası haline geliyor. Bu nedenle erişilebilirliği her yeni ürün ve özellikte temel bir öncelik olarak ele almak gerekiyor. Çünkü erişilebilirlik sağlandığında yalnızca belirli bir kullanıcı grubu değil, tüm kullanıcı deneyimi daha güçlü ve kapsayıcı hale geliyor” dedi. Ekonomist Dr. Hakan Yurdakul ise “Yeni Ekonomik Düzende Finans” başlıklı sunumunda; FinTech ekosisteminin üç katmanlı bir yapıdan oluştuğunu belirtti. İlk katmanda elektronik para ve ödeme kuruluşları ile dijital bankaların, ikinci katmanda analitik yapıların, üçüncü katmanda ise son kullanıcıya ulaşan dijital ödeme, müşteri sadakati ve gömülü finans uygulamalarının yer aldığını ifade eden Yurdakul, “Bu katmanlar arasında güçlü bir entegrasyon ve iş birliği sağlanması durumunda ekosistemin hızlı büyüyecek. Aksi durumda rekabet ve koordinasyon eksikliğinin önemli bir potansiyelin kaçırılmasına yol açabilir” dedi. Finans Dünyasında Dönüşüm ve Yeni Nesil Yaklaşımlar Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen TechFinTech etkinliği, sektörün fikir önderlerini ve karar vericilerini bir araya getirerek katılımcılara farklı bakış açıları kazandırdı. Birbirinden farklı sunumlarıyla konuşmacı olarak etkinliğe değer katan isimler arasında; Boyner Büyük Mağazacılık CTO’su Cihan Yıldız, OdeaTech Data Yönetimi Direktörü Gamze Kaplan Gökalp, TFI Holding Group CFO’su Furkan Ünal, Dünya Katılım Bankası Servis ve Ekosistem Bankacılığı Direktörü Dr. Erhan Bahtiyar, MasterLabs Kurucu & CTO’su Kerem Çeliker, Hannover Fairs Turkey BT Dijitalleşme Projeleri ve Veri Yönetimi Direktörü Cihan Keser ve Trakya Yatırım Holding Teknoloji Başkanı Ümit Bilik yer aldı. Güçlü iş birlikleriyle hayata geçirilirken Techfintech’in bu yılki ana sponsoru Mayasoft oldu. Ana panel sponsorluğunu HPE üstlenirken, etkinliğin premium sponsorları İşNet ve Oredata oldu. Binclusive ve MasterLabs sunum sponsorları, E-Güven, Infotelica, İzometri, Pax, Techincube, Verion, Vesta ve WGuard ise tanıtım sponsorları olarak etkinlikte yer aldı. Hizmet sponsorları tarafında ise Ajans Press, Eti Danışmanlık, Faselis, Megisty, Pax, Postaban, Sirius ve Ventus Creative markaları yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı Haber

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı

Program, 2019’dan bu yana Türkiye’de fintech’leri Visa’nın küresel ağı, yerel ve uluslararası iş ortakları, bankalar ve karar vericilerle bir araya getirerek ekosistemde kalıcı değer üretiyor. Bugüne kadar 750’nin üzerinde birebir tanışma ve 1,550 saatin üzerinde mentorluk sağlayarak, girişimlerin gerçek iş birliklerine dönüşebilecek temaslar kurmasına olanak tanıdı. Sekizinci döneminde de VIPE, Türkiye’den çıkan çözümlerin Avrupa ve global pazarlara açılmasını destekleyen güçlü bir iş birliği platformu olmayı sürdürüyor. Visa Güney Avrupa İş Geliştirme Başkanı Jak Telyaz, “Türkiye’de fintech ve girişimcilik ekosistemi, artık yalnızca hızla büyüyen değil; gerçek ihtiyaçlara çözüm üreten, pilotlardan ölçeklenebilir ve sürdürülebilir iş modellerine evrilen güçlü bir yapıya dönüşmüş durumda. Bugün finans dünyasında fark yaratan şey, bir fikrin ne kadar yenilikçi olduğu değil; doğru iş ortaklarıyla ne kadar hızlı hayata geçirilebildiği. Visa Avrupa İnovasyon Programı’nı bu nedenle bir hızlandırma programından öte, bankalar ve girişimler arasında somut iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu yıl programa seçilen girişimlerin, bankalarla birlikte ölçeklenebilir değer yaratacak güçlü iş birliklerine imza atacağına inanıyoruz” dedi. Programın 2026 dönemi kapsamında, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin desteğiyle Türkiye fintek ekosisteminin gelişimine yönelik önemli bir adım daha atıldı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Finansal Yatırımlar Birimi Müdürü Dr. Kaan Masatçı konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçtiğimiz yıl Türkiye’de teknoloji yatırımları yaklaşık 560 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Küresel eğilimlerle paralel olarak bir önceki yıla kıyasla genel bir daralma görülse de fintek yatırımları artış kaydetti. Bu tablo, fintek sektörünün Türkiye teknoloji ekosistemi içindeki stratejik rolünü net biçimde ortaya koyuyor. Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen Visa İnovasyon Programı (VIPE) Türkiye ayağının bu alana sağladığı katkı son derece değerli. Yatırımların asıl ivmesini 2020 yılı sonrasında kazandığı bir ekosistemde, 2019 yılından bu yana kesintisiz şekilde varlık gösteren VIPE, fintek endüstrisinde güçlü ve konumlandırıcı bir rol üstleniyor.” Sekizinci dönemin odağında yapay zekâ ve ölçeklenebilir iş modelleri VIPE’nin 2026 dönemi, üç ana tema etrafında yapılandırıldı: Yapay zekâ ve Agentic Commerce B2B ve Para Hareketleri ile Açık Finans ve Veri olarak belirlendi. Bu alanlar, yalnızca yükselen trendler değil; bugün finans sektöründe gerçek kullanım senaryolarının ve sürdürülebilir iş modellerinin üretildiği kritik başlıklar olarak öne çıkıyor. Bu yıl programa seçilen girişimler; tedarik, ticaret, mobilite, uyum ve dijital varlıklar gibi alanlarda bankaların ve kurumların gerçek operasyonel ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Daha da önemlisi, bu çözümler bankalara entegre edilebilecek ve ölçeklenebilecek şekilde tasarlanmış yapılar olarak dikkat çekiyor.[AG1] Türkiye’den yola çıkan girişimler dünyaya açılıyor VIPE, fintech’lerin Visa’nın global ağı, uzmanlığı ve iş ortaklarıyla bir araya gelerek somut iş birlikleri geliştirmesine olanak tanıyor. Bugüne kadar programa katılan Türkiye merkezli girişimler, Visa’nın uluslararası ağı aracılığıyla farklı pazarlara açıldı. Craftgate’in İspanya açılımı, Mall IQ’nun Visa CEMEA ile iş birliği ve Wamo’nun İtalya genişlemesi, bu sürecin somut çıktıları arasında yer alıyor. Program kapsamında ayrıca girişimlere yönelik uluslararası büyüme, yatırım süreçleri, operasyon ve yatırımcı ilişkileri gibi farklı başlıklarda atölye çalışmaları düzenleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ödeme Alışkanlıkları, Dijital Çözümler ve Farklı Ödeme Yöntemleriyle Dönüşüyor Haber

Ödeme Alışkanlıkları, Dijital Çözümler ve Farklı Ödeme Yöntemleriyle Dönüşüyor

Visa Finansal Hizmetler Araştırması, mobil ödemeler, dijital bankacılık, açık bankacılık ve blokzincirin bu çok katmanlı ödeme deneyiminin yeni katmanları olarak öne çıktığını gösteriyor. Çalışma; kullanıcıların dijital çözümleri ihtiyaç, alışkanlık ve güven beklentilerine göre birlikte değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Araştırma, yaş grupları arasında yalnızca kullanılan çözümlerin değil, bu çözümlerden beklenen değerin de farklılaştığını ortaya koyuyor; genç kullanıcılar hız ve kullanım kolaylığına odaklanırken, orta yaş ve üzeri gruplar için güven ve alışkanlıklar daha belirleyici olmaya devam ediyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, “Türkiye, Avrupa’nın en dinamik dijital ödeme ekosistemlerinden birine sahip. Kullanıcılar da bir sonraki aşamada ne beklediklerini net biçimde ortaya koyuyor. Günlük hayatta mobil temassız ve karekod çözümleriyle hız, dijital bankacılıkla daha fazla kontrol arıyorlar. Yeni teknolojiler devreye girerken, güven hâlâ en temel beklenti olmaya devam ediyor. Visa olarak odağımız, küresel ağımızı, güvenlik çözümlerimizi ve iş ortaklığı modelimizi bir araya getirerek, Türkiye’nin dijital ödeme yolculuğunun bir sonraki fazını ölçeklendirmek. Ekosistemimizle birlikte hem bireyler hem de işletmeler için güvenli, hızlı ve kolay bir ödeme deneyimi sunan inovasyonları hayata geçirmeye devam ediyoruz” dedi. Visa Güney Avrupa Danışmanlık ve Analitik Başkanı Sertan Şener ise araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye’deki finansal davranışları uzun süredir veriye dayalı bir yaklaşımla analiz ediyor, bu içgörüleri sahadaki gerçek ihtiyaçlarla birebir örtüştürüyoruz. Araştırmamız, yeni ödeme yöntemleri giderek daha görünür hâle gelse de, gündelik işlemlerde kartlı ödemelerin hâlâ baskın tercih olmaya devam ettiğini gösteriyor. Ankete katılan tüketicilerin 10’da 8’i karekod, 10’da 7’si ise mobil temassız ödeme yöntemlerini farklı sıklıklarda kullanıyor ve bu yöntemlerle haftada ortalama 4–5 işlem gerçekleştiriliyor.(1) Ancak karekod ve mobil temassız ödemelerin bilinirliği yüksek olsa da, kartlı ödeme yöntemleri kullanımda hâlâ çok daha yaygın. Bu içgörüler, pazar verilerini müşterilerimizin stratejik önceliklerini doğrudan destekleyen, uygulanabilir ve ölçeklenebilir yol haritalarına dönüştürmemizi sağlıyor.” Türkiye’de finans davranışlarında öne çıkan 5 kritik içgörü 1) Mobil temassız ödemeler, sıra beklenen iş yerlerinde öne çıkıyor Mobil temassız ve karekodlu ödemeler tüm yaş gruplarında yaygınlaşıyor. Araştırma, mobil temassız ödemelerin özellikle sıra beklenen iş yerlerinde daha çok tercih edildiğini; bu yöntemin en sık kullanıldığı sektörlerin ise marketler, mağazalar, kafe/restoranlar, eczaneler ve akaryakıt istasyonları olduğunu gösteriyor. Ankete katılan tüm yaş gruplarında Android tabanlı mobil temassız ödemelerde kullanım %70 seviyelerine çıkıyor. 2) Dijital bankacılık bilinirliği %98: Kullanım motivasyonları yaşa ve ihtiyaca göre değişiyor Dijital bankacılığın bilinirliği tüm yaş gruplarında yüksek olsa da, kullanımı etkileyen faktörler bireylerin tercihlerine ve ihtiyaçlarına göre farklılaşıyor. Hizmetlere ücretsiz erişim dijital bankacılık kullanımındaki en güçlü motivasyonlardan biri olurken, ankete katılan kullanıcılar, dijital bankacılık uygulamalarına haftada ortalama 5 kez giriş yapıyor. Öte yandan, 35–55 yaş grubunda güvenlik algısı, kullanım kararlarında daha belirleyici rol oynuyor. Bu bulgu, finansal hizmetlerde güven beklentisinin hâlâ ne kadar merkezi bir öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. 3) Açık bankacılık yüksek potansiyelli bir çözüm olarak öne çıkıyor Araştırmaya göre ankete katılanların yarısından fazlası açık bankacılık kavramına henüz aşina değil. Buna karşın kullanıcı beklentileri giderek netleşiyor: Katılımcıların %56’sı açık bankacılık kapsamında gelir-gider takibi yapılabilmesini, %43’ü ise kredi kartı bilgilerinin tek bir yerden görüntülenebilmesini bekliyor. 4) Kripto paralar biliniyor ama temkinli bir kullanım var Kripto para bilinirliği ankete katılanlar arasında %95’in üzerinde olsa da kullanım temkinli seyrediyor. Araştırmaya göre katılımcıların yalnızca %49’u bugüne kadar kripto para işlemi yaptığını belirtirken, son bir ay içinde işlem yapan aktif kullanıcılar toplam kitlenin %20’sini oluşturuyor. 25–44 yaş aralığının, son bir ayda en çok kripto işlemi yapan kullanıcı grubu olduğu görülüyor. 5) Fiziksel şube artık bir tercih: Her iki kişiden biri için şart değil Dijitalleşmenin hız kazandığı finansal hizmetler dünyasında, kullanıcıların bankalarla kurduğu ilişki de yeniden şekilleniyor. Visa Finansal Hizmetler Araştırması’na göre katılımcıların yarısı, bankalarının fiziksel bir şubesi olmasını bir ihtiyaç olarak görmüyor. Buna karşın, ankete katılanların %47’sinin fiziksel şubeyi hâlâ olmazsa olmaz olarak tanımlaması, dijital çözümler yaygınlaşırken bazı kullanıcılar için güven, destek ve insan teması beklentisinin önemini koruduğunu ortaya koyuyor. Bu bulgu, finansal deneyimin tek bir kanal üzerinden değil, farklı ihtiyaç anlarına göre şekillenen çok katmanlı bir yapı üzerinden ilerlediğine işaret ediyor. Araştırmanın Metodolojisi Visa’nın FutureBright Araştırma Şirketi iş birliğiyle hayata geçirdiği bu araştırma; tüketicilerin yeni nesil bankacılık ürün ve hizmetlerine ilişkin kullanım alışkanlıklarını, tercih motivasyonlarını, ihtiyaç ve beklentilerini incelemektedir. Dijital bankacılık, finansal teknolojiler (fintech), ödeme tercihleri ve açık bankacılığa dair içgörüler sunan araştırma, çevrim içi anket (CAWI) yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Bireysel bankacılık hesabı bulunan ve aktif olarak mobil bankacılık kullanan, 18–55 yaş arası kadın ve erkek katılımcıları kapsayan çalışma; ABC1C2 sosyoekonomik statü ve Türkiye İBBS Düzey 1 bölgesel dağılımı gözetilerek, yaş, cinsiyet, SES ve bölge kotalarıyla Türkiye temsili olacak şekilde tasarlanmıştır. Toplam 1.000 kişinin katıldığı araştırmanın, %95 güven düzeyinde hata payı ±%5’tir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finansal İnovasyonun Nabzı TechFinTech 2026’da Atacak Haber

Finansal İnovasyonun Nabzı TechFinTech 2026’da Atacak

Türkiye’nin finans ve teknoloji alanındaki stratejik buluşması TechFinTech, 15 Nisan 2026 Çarşamba günü saat 09.00’da İstanbul Wyndham Grand Levent’te gerçekleştirilecek. Etkinlik, dijital finans ekosisteminin bugünü ve geleceğini sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte ele alırken, bankacıları, büyük ölçekli kurumların finans liderlerini, ödeme sistemleri yöneticilerini, yapay zekâ uzmanlarını ve teknoloji sağlayıcılarını aynı stratejik zeminde bir araya getirecek. “Asıl konu; finansı daha akıllı, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirmek” Türkiye finans sektörü; güçlü ödeme sistemleri altyapısı, gelişmiş bankacılık teknolojileri, mobil finans çözümleri, FinTech girişimciliği, banka–teknoloji iş birlikleri ve regülasyona uyum kabiliyetiyle bölgesel bir güç olmanın ötesine geçerek küresel ölçekte dikkat çeken bir konuma ulaşmış durumda. Artık mesele yalnızca dijitalleşmek değil; finansı daha akıllı, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirmek. Finans sektörü artık yalnızca dijitalleşen bir yapı değil; veriye dayalı, gerçek zamanlı ve giderek otonomlaşan bir sisteme dönüşüyor. Yapay zekâ destekli karar mekanizmaları, gömülü finans modelleri, açık veri mimarileri ve güvenli bulut altyapıları finans dünyasının işleyişini yeniden tanımlıyor. TechFinTech 2026 bu önemli gerçekten yola çıkarak, FinTech ve TechFin ekosistemini yalnızca tartışmak için değil; birlikte konumlandırmak ve stratejik bir çerçevede şekillendirmek amacıyla karar vericileri bir araya getiriyor. Dijital Finansallaşma: Otonom Karar Çağı TechFinTech 2026 bu yıl, finansın geleceğini belirleyecek temel sorulara odaklanacak: Yapay zekâ finansal karar süreçlerini ne ölçüde dönüştürecek? CFO ve CIO iş birliği kurumlara nasıl stratejik avantaj sağlayacak? Regülasyon çağında inovasyon nasıl sürdürülebilir kılınacak? Gerçek zamanlı ekonomi kurumları nasıl yeniden şekillendirecek? Yarım gün sürecek etkinliğin odağında; ‘Finansal Dijitalleşmenin Yeni Evresi’, ‘Finansın Yeni Güven Katmanı: Şeffaf, Dayanıklı ve Yapay Zekâ Destekli Sistemler’, ‘Yeni Nesil Ödeme ve Gerçek Zamanlı Entegre Finans’, ‘Veriyle Karar Veren CFO’lar’, ‘Yapay Zekâ ile Güçlenen Kurumsal Finansal Zeka’, ‘Perakende ve Ödeme Teknolojilerinde Müşteri Deneyimi 5.0’, ‘Finans Sektöründe Dijital Dayanıklılık: Bulut, Regülasyon ve Süreklilik’, ‘Finansal Kurumlar İçin Proaktif Siber Güvenlik ve Fraud Önleme’, ‘Gömülü Finans 3.0: Ekosistem Ekonomisi ve Bankasız Bankacılık’, ‘Finansta Otonom Operasyonlar: AI ve RPA ile Süreç Dönüşümü’, ‘AI Agent’lar ile Finansal Süreç Otomasyonu’, ‘Kurumlar Arası Gerçek Zamanlı Para Transferi: Blockchain’in Ötesinde Ne Var?’, ‘Açık Bankacılıktan Açık Ekonomiye’ ve ‘Otonom Finans Sistemleri ve AI Destekli CFO Modelleri’ gibi kritik başlıklar yer alacak. Keynote konuşmaları, ana panel, konuk sunumları, söyleşi oturumları, networking ve iş birliği alanlarının yer alacağı TechFinTech 2026’ya ilişkin detaylı bilgiye www.TechFinTech.com.tr adresinden ulaşılabilir. Etkinliğe kurumların CFO, CIO, CTO ve CDO unvanına sahip yöneticileri ücretsiz katılım sağlayabilirken diğer katılımcılar ise web sitesinde yer alan “BİLET AL” butonu üzerinden kayıt yaptırarak katılım gerçekleştirebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı Haber

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı

Pilot aşamada 100 kadının katılımıyla yürütülecek 24 haftalık program, eğitim, birebir mentorluk ve uygulamalı atölye çalışmalarından oluşuyor. Türkiye’de yaklaşık 3,5 milyon bekar anne çocuklarını tek başına büyütüyor. Bu grubun önemli bir bölümü çeşitli nedenlerle iş hayatının dışında kalıyor. Bekar annelerin ekonomik sistemin dışında kalması yalnızca bireysel bir gelir kaybı değil, aynı zamanda uzun vadeli sosyal ve ekonomik maliyetler doğuran önemli bir toplumsal mesele olarak öne çıkıyor. Kadın istihdamındaki her artış; hane gelirinden çocukların eğitimine, sosyal refahtan ekonomik büyümeye kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. QNB Türkiye ve IKADE iş birliğiyle hayata geçen programı, sadece bireyleri değil, aileleri ve dolaylı olarak gelecek nesilleri güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir sosyal yatırım modeli olarak kurgulandı. Program kapsamında katılımcılara, dijital pazarlama, e-ticaret ve e-ihracat, fintech ve dijital finans uygulamaları, yapay zekâ temelli çözümler, veri analizi ve içerik üretimi gibi alanlarda eğitimler sunulacak. Bunun yanı sıra hukuki danışmanlık, kişisel gelişim ve psikososyal dayanıklılığı destekleyen modüllerle çok boyutlu bir destek yapısı oluşturulacak. Program, ekonomik güçlenmenin yanı sıra katılımcıların sosyal ve bireysel dayanıklılıklarını artırmayı da hedefliyor. Pilot aşamada 100 bekar annenin doğrudan desteklenmesi ve ilk altı ay içinde katılımcıların en az yüzde 40’ının istihdama geri dönmesi veya gelir getirici bir faaliyete başlaması hedefleniyor. Çocukları ve yakın çevreleri dikkate alındığında yaklaşık 500 kişilik dolaylı bir etki alanı oluşturulması öngörülüyor. Bu yönüyle program, kısa vadeli istihdam hedeflerinin ötesinde toplumsal dayanıklılığı artıran sürdürülebilir bir model sunuyor. QNB Türkiye, bu projeyle yalnızca bir sosyal sorumluluk inisiyatifi başlatmakla kalmıyor, özel sektörün daha fazla sorumluluk alması gereken bir alanda örnek bir model ortaya koyuyor. Program, Banka’nın Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve kapsayıcılık hedeflerine doğrudan ve ölçülebilir katkı sunan somut bir adım niteliği taşıyor. QNB Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Yeliz Ataay Arıkök, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kadınların ekonomik hayata tam ve etkin katılımı olmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değil. Bekar anneler hem ekonomik hem de sosyal açıdan yüksek dayanıklılık gerektiren bir sorumluluğu üstleniyor. Bu programla hedefimiz, yalnızca eğitim sunmak değil, kadınların dijital ekonomi içinde kalıcı bir yer edinmelerine katkı sağlamak. QNB Türkiye olarak, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği odağımızı, kapsayıcılığı geniş ve sosyal etkisi yüksek bu projeyle daha da güçlendiriyoruz. Finans sektörünün dönüştürücü rolüne inanıyor, kapsayıcı büyümenin somut ve ölçülebilir adımlarla mümkün olduğunu düşünüyoruz.” İKADE Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Küçük ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “İKADE olarak, kadın özgürlüğünün en temel unsurlarından birinin ekonomik bağımsızlık, yani gelir üretme gücü olduğuna inanıyoruz. Bu ihtiyaç özellikle bekar annelerin yaşamında daha belirgin şekilde karşılık buluyor. Tüm projelerimizde olduğu gibi, bu projede de kadınların ekonomik olarak güçlenmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesini odağımıza alıyoruz. Uzmanlık alanımız olan dijital gelir ve e-ihracat ekosistemi doğrultusunda bu modeli hayata geçiriyoruz. Projemizi üç temel etki alanı üzerine kurguladık: Anne ve çocuk odağı, gelir üretimi ve toplumsal güçlenme. Annenin güçlenmesinin çocuğun geleceğini doğrudan etkilediğine inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca ekonomik değil, anne ve çocuğun ruhsal ve fiziksel iyilik halini destekleyen bir yaklamışımı benimsiyoruz. Bu süreçte birlikte hareket ettiğimiz tüm paydaşlarımızın katkısının, projenin etki alanını daha da güçlendirdiğine inanıyoruz.’’ Program sonunda oluşturulacak mezun ağı ile katılımcıların birbirlerine mentorluk sunmaya devam etmeleri ve dayanışma yapısının sürdürülebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor. QNB Türkiye, finans sektörünün dönüştürücü gücünü yalnızca finansman sağlamakla sınırlı görmüyor, sosyal sermayeyi güçlendiren kapsayıcı modellerle toplumsal etki yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finans Ekosisteminde Yeni Bir Dönem Başlıyor!  Haber

Finans Ekosisteminde Yeni Bir Dönem Başlıyor! 

HangiKredi’nin 20 yıla dayanan deneyim ve güven birikiminden güç alan HangiPara; bireysel müşteriler için geliştirilen “Finansal Zeka" vizyonunu, KOBİ’lerin dijitalleşme süreçlerini destekleyen yenilikçi çözümlerle birleştirerek ekosistemin tüm paydaşlarına kapsayıcı bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Şirketin yol haritasında; yeni nesil dijital cüzdan ve ödeme çözümleriyle finansal kapsayıcılığı artırmak, kullanıcıların finansal kararlarını en doğru verilerle ve en hızlı şekilde alabilecekleri güçlü bir teknolojik altyapı oluşturmak yer alıyor. HangiPara, aldığı lisansla birlikte Türkiye’nin dijital finans dönüşümünde aktif ve belirleyici bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Bünyesinde Kariyer.net, Sigortam.net, Arabam.com, Emlakjet ve Cimri gibi Türkiye’nin önde gelen dijital platformlarını barındıran iLab Holding’in parçası olmak, HangiPara’ya teknoloji, ölçeklenebilirlik ve dijital büyüme alanlarında güçlü bir altyapı ve stratejik vizyon kazandırıyor. Türkiye’de Başlayıp Global Ölçekte Fark Yaratacak Yeni Bir Finansal Deneyim HangiPara CEO’su Onur Oğuz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: Uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığımız lisans sürecini başarıyla tamamlamış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Elektronik para ve ödeme kuruluşu lisansı, HangiPara’nın vizyonunda kritik bir eşikti.Bu adımla birlikte yalnızca bir fintech ürünü geliştirmiyoruz; regüle, güvenli ve sürdürülebilir bir finansal altyapı inşa ediyoruz. Tüm Ilab grup şirketleri ile birlikte uzun zamandır hedeflediğimiz entegre finansal ekosistemi hayata geçirme konusunda artık çok daha güçlü bir konumdayız.Odağımız; kullanıcı deneyimi yüksek, açık bankacılığı etkin kullanan ve gerçek anlamda değer üreten bir finansal model ortaya koymak.Hedefimiz, Türkiye’de başlayıp global ölçekte fark yaratacak bir finansal deneyim inşa etmek. HangiKredi ile Entegre Finansal Deneyim HangiPara tarafından geliştirilen ileri teknoloji altyapısı sayesinde HangiKredi, yapay zeka destekli finansal asistan vizyonunu hayata geçirmek üzere önemli bir aşamaya ulaşmış olacak. “Finansal Zeka” yaklaşımıyla kullanıcılarına yalnızca karşılaştırma değil, kişiselleştirilmiş ve proaktif finansal rehberlik sunmayı hedefliyor. HangiKredi, Açık bankacılık özellikleri ile müşterilerini daha yakından tanıyacak ve hayata geçireceği yapay zekâ destekli finansal asistan sayesinde kullanıcıları; En düşük faizli kredi seçeneklerine,Harcama alışkanlıklarına en uyumlu ve en fazla ödül kazandıran kredi kartlarına,En yüksek getiriyi sunan mevduat ürünlerine saniyeler içerisinde ulaşabilecek. Sistem yalnızca anlık önerilerle sınırlı kalmayacak; kullanıcıların mevcut bankacılık ürünlerini de analiz ederek piyasada daha avantajlı bir alternatif oluştuğunda otomatik bildirimlerle bilgilendirecek. Böylece kullanıcılar finansal kararlarını sürekli optimize edebilecek ve fırsatları kaçırmadan avantaj sağlayabilecek. HangiKredi, bu yeni dönemle birlikte finansal karşılaştırma platformu olmanın ötesine geçerek, kullanıcılarının finansal refahını aktif biçimde yöneten bir “Finansal Zeka” platformuna dönüşmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.