Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fintech

Kapsül Haber Ajansı - Fintech haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fintech haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanction Scanner, Yoluna “Complead” Olarak Devam Ediyor Haber

Sanction Scanner, Yoluna “Complead” Olarak Devam Ediyor

Altı yıl önce İstanbul’da kurulan ve finansal suçlarla mücadelede küresel bir regtech oyuncusuna dönüşen Sanction Scanner, kapsamlı teknolojik evrimini ve küresel büyüme stratejisini duyurdu. Hizmet yelpazesini sadece bir “yaptırım tarama yazılımı” olmanın çok ötesine taşıyarak yapay zeka tabanlı bütünleşik bir altyapıya (AI-Native Compliance, Risk & Fraud Infrastructure) dönüştüren şirket, yoluna yeni markası Complead ile devam edecek. Kurulduğu günden bu yana Türk Telekom, iyzico, Yemeksepeti, Togg, Midas ve Hepsiburada gibi Türkiye’nin lider kurumlarının yanı sıra NN, Unity, Zurich, Loomis, Stellantis, Airhelp ve Birleşmiş Milletler gibi dünya devlerinin uyum altyapısını sağlayan şirket, bugün 80’den fazla ülkede 800’ün üzerinde kurumsal müşteriye hizmet veriyor. “Sanction Scanner Bir Fotoğraftı, Şirket O Fotoğrafın Dışına Taştı” Marka değişimi ve şirketin küresel vizyonu hakkında açıklamalarda bulunan Complead Kurucu ve CEO’su Fatih Coşkun, değişimin arkasındaki ana sebebin ürünün yaşadığı büyük teknolojik sıçrama olduğunu belirtti: “Sanction Scanner adı kurulduğumuz gün doğruydu; çünkü yaptığımız şey yaptırım listelerini taramaktan ibaretti. Ancak bugün bir müşterinin işe alım anındaki risk profilini çıkarıyor, işlem akışını gerçek zamanlı izliyor, dolandırıcılık desenlerini yakalıyor, nihai faydalanıcıları çözüyor ve regülatöre gidecek dosyayı hazırlıyoruz. Yani isim, şirketimizin bir fotoğrafıydı ve şirketimiz o fotoğrafın dışına taştı. Artık bir sadece uyum yazılımı değil, yapay zeka tabanlı bütünleşik bir uyum, risk ve dolandırıcılık altyapısı sunuyoruz.” Küresel Büyümenin Yeni Adresi: New York Londra merkezli küresel yapısının ardından Amerika Birleşik Devletleri pazarındaki varlığını resmiyete döken şirket, New York’ta kurduğu yeni tüzel kişilik ve yerel ekiple ABD operasyonunu doğrudan sahaya taşıdı. APMEX, Hometap ve Candex gibi köklü Amerikan müşterileriyle pazarda halihazırda derin bir tecrübe kazanan Complead, ABD’li finansal kurumların ve fintech’lerin artan regülasyon yüküne yapay zeka destekli altyapısıyla çözüm sunacak. Coşkun, ABD hamlesiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Dünyanın en büyük finansal suç uyum harcaması ABD’de yapılıyor. Pazarda hakim olan oyuncular ise onlarca yıl önce kurulmuş hantal ve pahalı sistemler. Uyum ekipleri hem yönetim kurullarının verimlilik baskısı hem de regülatörlerin açıklanabilirlik beklentisi arasında sıkışmış durumda. Biz tam olarak bu iki ihtiyacın kesişimini inşa ediyoruz.” Yapay Zekada Yeni Dönem: “Açıklanabilir ve Savunulabilir Uyum” Sektördeki kural tabanlı (rule-based) eski yazılımların ömrünü tamamladığına dikkat çeken Complead, geliştirdiği yapay zeka ajanları (AI agents) ve Fusion mimarisi sayesinde rutin uyum vakalarının %77’sini otomatik olarak sonuçlandırıyor. Yanlış alarm (false positive) oranlarında %97’ye varan düşüş sağlayan sistem, denetim süreçlerinde kaynağı gösterilemeyen veya açıklanamayan hiçbir kararı üretmiyor. Complead çatısı altında Sanction Scanner teknolojisinin mevcut müşteriler için hiçbir kesinti, sözleşme değişikliği veya altyapı taşıma zorunluluğu olmadan kesintisiz hizmet vermeye devam edeceğini belirten Coşkun, “Hedefimiz iyi bir alternatif olmak değil; finansal suçla mücadelenin dünya genelinde nasıl yapıldığını yeniden tanımlayanlardan biri olmak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether ve Fasanara Capital’den 400 Milyon Dolarlık Özel Kredi Fonu Haber

Tether ve Fasanara Capital’den 400 Milyon Dolarlık Özel Kredi Fonu

Dijital varlık sektörünün en büyük şirketi Tether ile teknoloji destekli özel kredi alanında uzmanlaşmış önde gelen varlık yönetim şirketi Fasanara Capital, Tether-Fasanara Lending Fund adıyla da anılan StableFund’ın kuruluşunu duyurdu. Ortak sponsorlu ve sürekli yatırım yapısına sahip özel kredi fonu, iki sponsorun toplam 400 milyon dolarlık ortak yatırımıyla destekleniyor ve üçüncü taraf kurumsal yatırımcılardan 3 milyar dolara kadar sermaye çekmeyi hedefliyor. Fonun kuruluşu, özel kredi piyasasının küresel ölçekte yaklaşık 3 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşması ve 2029 yılına kadar 5 trilyon dolara yükselmesinin beklenmesiyle birlikte gerçekleşti. KOBİ’lerin finansmana erişimini destekleyecek StableFund, kurumsal sermayeyi küresel ölçekte yaklaşık 5,7 trilyon dolarlık finansman açığıyla karşı karşıya olan küçük ve orta ölçekli işletmelere yönlendirmek üzere tasarlandı. Fasanara Capital, yatırım yöneticisi olarak görev yapacak ve küresel fintech kredi ağı aracılığıyla sermayeyi kısa vadeli, varlık teminatlı kredi stratejilerine yönlendirecek. Tether ise ortak sponsor olarak, USDT bağlantılı finansman fırsatlarını tespit eden ve stablecoin tabanlı takas altyapısını sağlayan kaynak oluşturucu ve danışman rolünü üstlenecek. Bu altyapı; geleneksel sistemlere kıyasla sermayenin sınır ötesi hareketini daha verimli hale getiren para giriş-çıkış bağlantılarını ve hazine altyapısı entegrasyonunu da kapsıyor. Fon yapısı, 60’tan fazla ülkede faaliyet gösteren fintech platformlarındaki KOBİ ve tüketici kredisi süreçlerine USDT’yi entegre ederek, geleneksel finansman kanallarının tarihsel olarak yeterince hizmet sunamadığı borçlulara ulaşmayı hedefliyor. Stablecoin altyapısı özel kredi piyasalarına taşınıyor Girişim, Tether’in sınır ötesi takas ve dijital likidite alanlarında önemli bir rol oynayan küresel stablecoin altyapısı üzerine inşa ediliyor. Bu altyapı, hız, sermaye verimliliği ve küresel erişimin giderek daha kritik hale geldiği özel kredi piyasalarına taşınıyor. Fasanara Capital’in reel ekonomiye yönelik yerleşik kredi platformu, kredi değerlendirme uzmanlığı ve özel teknolojisiyle birleşen fon; küresel fintech kaynak oluşturma kanalları üzerinden kısa vadeli ve varlık teminatlı kredilere odaklanan, stablecoin destekli bir özel kredi stratejisini hayata geçirmeyi amaçlıyor. “Sermayenin ihtiyaç duyan işletmelere ulaşmasını sağlıyoruz” Tether CEO’su Paolo Ardoino, “USDT; sınırlar arasında, günün her saatinde ve herhangi bir engelle karşılaşmadan her yerde kullanılabilen bir para olarak tasarlandı. Tether, bu fon aracılığıyla en güçlü olduğu alanda rol üstleniyor: USDT bağlantılı finansman fırsatlarını tespit ediyor ve sınır ötesi kredilendirmeyi sorunsuz hale getiren stablecoin altyapısını sağlıyor. Fasanara ile birlikte Tether’ın kaynak oluşturma ağını, sermayenin en fazla ihtiyaç duyan işletmelere ve topluluklara ulaşmasını sağlayan doğrudan bir kanala dönüştürüyoruz.” dedi. Fasanara Capital CEO’su Francesco Filia ise, “Kurumsal sermayeyi, geleneksel finans sisteminin sistematik olarak yeterince destekleyemediği borçlulara yönlendirmek için gerekli özel teknolojiyi, kaynak oluşturma ilişkilerini ve kredi değerlendirme disiplinini oluşturmak üzere yıllar boyunca çalıştık. Tether bu yapıya dünyanın en büyük stablecoin ağı, önemli sermaye kapasitesine sahip kripto yerel yatırımcı tabanı ve kredinin erişimini geleneksel finansman yapılarının sağlayabileceğinin ötesine taşıyan USDT altyapısıyla benzersiz bir katkı sunuyor. Birlikte, sermayenin reel ekonomi kredilendirme piyasalarına aktarılma biçimini geliştiriyor ve sınır ötesi kredi akışlarını daha verimli hale getiriyoruz.” ifadelerini kullandı. Fasanara–Tether Lending Fund, stablecoin altyapısının küresel finansal sistemin işleyişinde önemli bir bileşen olduğuna yönelik kurumsal farkındalığın arttığını ortaya koyuyor. Bu önem, özellikle geleneksel takas sistemlerinin daha yavaş veya daha parçalı işlediği alanlarda öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Unico Sigorta’nın UniMap Projesine Uluslararası Ödül Haber

Unico Sigorta’nın UniMap Projesine Uluslararası Ödül

Unico Sigorta, 2025-2027 iş planı ve gelecek vizyonu doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar kapsamında, veri odaklı ve bütüncül bir bakış açısıyla Türkiye’nin doğal afet risk haritasını oluşturma hedefiyle UniMap projesini hayata geçirmişti. Özellikle deprem ve sel gibi afet tehlikelerinin daha etkin yönetilebilmesine katkı sağlamayı amaçlayan çalışma; bilimsel temellere dayalı, noktasal ve bölgesel bazda detaylı analizler sunmaya devam ediyor. Unico Sigorta, Kocaeli Üniversitesi’nden Jeofizik ve Jeoloji Mühendisliği alanlarında akademisyenler ve paydaşların katkılarıyla geliştirilen proje ile güncel veri ve analizlerin ışığında hem sigortalıların hem de ülkenin geleceğe güvenle hazırlanabilmesine destek oluyor. Jeofizik ve Jeoloji Mühendisliği alanlarında uzman Prof. Dr. Ergin Ulutaş ve Doç. Dr. Özkan Coruk’un katkılarıyla hazırlanan UniMap’in en dikkat çekici özelliklerinden biri ise çoklu tehlike kriterleri kullanılarak her tehlikenin kendi özelinde değerlendirilebilmesine olanak sağlaması. Deprem ve sel gibi farklı doğal tehlikeler aynı coğrafi alanı etkileyebilmekle birlikte, oluşum mekanizmaları ve tehlikeyi kontrol eden fiziksel parametreler birbirinden farklıdır. Bu nedenle her tehlike öncelikle kendi karakteristik parametreleri kullanılarak ayrı ayrı analiz edilmekte, daha sonra sonuçlar Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında bütünleşik olarak değerlendirilmektedir. Böylece klasik afet haritalarında görülen kümül yaklaşım yerine, noktasal risk bazlı analiz yaklaşımı ön plana çıkıyor. Bu özelliği sayesinde UniMap, sigortacılıkta risk değerlendirme süreçlerine daha hassas, güncel ve veri destekli bir perspektif kazandırıyor. Unico Sigorta, geliştirdiği UniMap projesi ile 2026 Küresel Bankacılık ve Finans Ödülleri’nde “En Yenilikçi Haritalama Teknolojisi Çözümü” ödülüne layık görüldü. Sigortacılık sektöründe veri odaklı risk yönetimi yaklaşımına yeni bir boyut kazandıran proje, uluslararası arenada da önemli bir başarı elde etmiş oldu. 2011 yılından bu yana düzenlenen Global Banking & Finance Awards®; bankacılık, finans, fintech, teknoloji, iş dünyası, gayrimenkul, telekomünikasyon ve finansal hizmetler sektörlerinde inovasyon, liderlik ve başarıyı ödüllendiren en saygın uluslararası organizasyonlar arasında yer alıyor. Global Banking & Finance Review Awards®, sektör profesyonelleri tarafından küresel ölçekte mükemmellik, liderlik ve performansın bağımsız ve güvenilir göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, UniMap projesine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Temellerini 2023 yılında Kocaeli Üniversitesi ile birlikte attığımız UniMap projemiz, afet tehlikesini yalnızca fay haritaları üzerinden genel hatlarıyla değerlendirmek yerine, her bir riski koordinat bazında ve noktasal analizlerle ortaya koyan bir yaklaşım sunuyor. Böylece müşterilerimize sunduğumuz sigorta arzını artırırken, risk değerlendirmesini de daha kapsamlı ve hassas bir zemine taşıyoruz. Unico Sigorta olarak bilime ve teknolojiye verdiğimiz önemin somut bir çıktısı olan UniMap risk haritaları, yenilikçi yaklaşımımızın önemli bir göstergesini oluşturuyor. Projemizin uluslararası alanda da böylesine kıymetli bir ödüle layık görülmesi ise Unico Sigorta olarak bizler için büyük bir gurur kaynağı oldu.” Unico Sigorta, UniMap projesini daha da geliştirmek ve etki alanını genişletmek amacıyla çalışmalarını kesintisiz şekilde sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknoloji Ödülleri Haberleri Ne Anlatıyor? Haber

Teknoloji Ödülleri Haberleri Ne Anlatıyor?

Bir kurumun ödül alması, yalnızca sahnede yapılan kısa bir teşekkür konuşmasından ibaret değildir. Teknoloji ödülleri haberleri, hangi çözüm alanlarının öne çıktığını, şirketlerin hangi yetkinlikleri görünür kılmak istediğini ve sektörün gelecek beklentilerini okumak için önemli bir veri seti oluşturur. Özellikle yapay zeka, siber güvenlik, enerji teknolojileri, savunma, lojistik ve sürdürülebilirlikte ödül gündemi, pazardaki rekabetin yönüne dair erken sinyaller verebilir. Ancak her ödül haberini aynı ağırlıkla değerlendirmek doğru değildir. Ödülün düzenleyicisi, jüri yapısı, değerlendirme kriterleri, aday havuzu ve projenin somut etkisi; haberin kurumsal itibar ve sektör açısından gerçek değerini belirler. Karar vericiler için kritik soru, “Kim ödül aldı?”dan çok, “Hangi problem çözülmüş, hangi model takdir edilmiş ve bu başarı ölçeklenebilir mi?” olmalıdır. Teknoloji ödülleri haberleri neden stratejik veri sayılır? Ödüller, şirketlerin Ar-Ge, ürün geliştirme ve marka iletişimi yatırımlarının kesiştiği noktada yer alır. Bir fintech şirketinin müşteri deneyimi ödülü alması, kurumun dijital kanallara yaptığı yatırımı işaret edebilir. Bir üretim tesisinin Endüstri 4.0 alanında ödüllendirilmesi ise otomasyon, veri analitiği veya enerji verimliliği uygulamalarının olgunlaştığını gösterebilir. Bu nedenle ödül haberleri, yalnızca bir kurumsal duyuru olarak değil, rekabet istihbaratının parçalarından biri olarak izlenmelidir. Rakiplerin hangi teknolojilere yatırım yaptığı, hangi iş ortaklıklarını öne çıkardığı ve hangi başarı göstergelerini sahiplenmek istediği bu haberlerde görünür hale gelir. Yatırımcılar, tedarikçiler, sektör birlikleri ve kamu paydaşları için bu görünürlük, yeni iş birliklerinin veya politika başlıklarının habercisi olabilir. Öte yandan ödül, tek başına ticari başarı kanıtı değildir. Henüz gelir üretmeyen fakat güçlü bir prototipe sahip projeler de ödül alabilir. Buna karşılık yüksek müşteri memnuniyeti ve güçlü satış performansı bulunan bir ürün, doğru kategoride yarışmadığı için hiçbir ödül kazanmamış olabilir. Bu ayrım, haberi değerlendirirken itibar ile iş sonucu arasındaki mesafeyi korumayı gerektirir. Haber değeri ödülün kendisinden daha geniştir Nitelikli bir teknoloji ödülü haberi, plaketin ötesindeki hikayeyi anlatır. Okurun öğrenmek istediği temel unsur, ödülün hangi çözüm veya uygulama sayesinde geldiğidir. Yapay zeka destekli bir karar sistemi mi geliştirildi, siber saldırı riskini azaltan yeni bir mimari mi kuruldu, yoksa enerji tüketimini düşüren bir üretim modeli mi devreye alındı? Haber metni bu sorulara açık yanıt vermelidir. İkinci önemli boyut ölçülebilir etkidir. “Yenilikçi çözüm” ifadesi tek başına yeterli değildir. Operasyon süresinde sağlanan kısalma, enerji kullanımındaki düşüş, hata oranındaki gerileme, güvenlik kapasitesindeki artış veya kullanıcı sayısındaki büyüme gibi göstergeler haberi güçlendirir. Ölçülebilir veri paylaşılmıyorsa, projenin hangi ihtiyaca yanıt verdiği ve uygulamanın hangi aşamada bulunduğu net biçimde aktarılmalıdır. Ayrıca ödülün kurumsal bir stratejiyle bağını kurmak gerekir. Örneğin savunma teknolojilerinde alınan bir başarı, yerlileştirme kabiliyeti, ihracat hedefi veya çift kullanımlı teknoloji geliştirme yaklaşımıyla ilişkili olabilir. Tarım teknolojilerindeki bir ödül ise su verimliliği, izlenebilirlik, iklim riskine uyum ya da küçük üreticilerin finansmana erişimi açısından daha geniş bir etki yaratabilir. Jüri, kategori ve kriterler güveni belirler Ödül haberlerinde güvenilirlik, değerlendirme mekanizmasının şeffaflığıyla doğrudan bağlantılıdır. Bağımsız uzmanlardan oluşan jüri, önceden açıklanmış kriterler ve güçlü aday havuzu, başarının ağırlığını artırır. Akademi, kamu, sektör kuruluşları ve teknoloji ekosistemini temsil eden isimlerin yer aldığı yapılar, değerlendirmeyi daha anlamlı hale getirebilir. Kategori seçimi de dikkatle okunmalıdır. “Yılın teknoloji şirketi” gibi geniş kategoriler marka algısı açısından güçlü olabilir; fakat “lojistikte karbon emisyonunu azaltan dijital uygulama” gibi spesifik bir kategori, çözümün kullanım alanını daha somut biçimde ortaya koyar. Özellikle B2B pazarlarda spesifik kategoriler, satın alma ekipleri ve iş ortakları açısından daha işlevsel sinyal üretir. Kurumsal iletişimde ödül haberi nasıl konumlanmalı? Ödül iletişiminin en yaygın hatası, metni yalnızca kurumun başarısına odaklamaktır. Oysa etkili iletişim, başarının müşteriye, sektöre ve kamu yararına ne kattığını gösterir. Bir teknoloji şirketi ödülünü anlatırken, ürününün işletmelere hangi maliyet avantajını sağladığını veya kullanıcıların hangi sorunu daha güvenli biçimde çözdüğünü açıklamalıdır. Aşırı iddialı ifadeler de ters etki yaratabilir. “Dünyada ilk”, “benzersiz” veya “devrim niteliğinde” gibi söylemler, doğrulanabilir dayanaklarla desteklenmediğinde haberin güvenini zayıflatır. Daha sağlam yaklaşım; ödülü veren kurumu, kategoriyi, uygulamanın kapsamını ve somut sonuçları doğrudan aktarmaktır. İddia ne kadar büyükse, kanıt beklentisi de o kadar yükselir. İletişim ekipleri için ödül haberi, tek günlük görünürlük aracı olmamalıdır. Projenin teknik ekibiyle yapılacak bir röportaj, uygulamayı anlatan kısa video, veri odaklı bir görsel veya müşterinin deneyimini yansıtan vaka çalışması, kazanımı daha kalıcı bir içerik varlığına dönüştürür. Bu yaklaşım, özellikle karmaşık teknolojileri geniş profesyonel kitlelere anlatmada etkilidir. Editörler için ayırt edici yayın çerçevesi Dijital yayıncılar açısından ödül duyurularının büyük bölümü benzer kalıplarla gelir. Haber değeri yaratmak için kurum açıklamasını yeniden yazmak yeterli olmaz. Editoryal çerçeveye, ödülün bulunduğu pazarın büyüklüğü, ilgili teknolojinin yaygınlaşma hızı ve çözümün sektör sorunlarıyla ilişkisi eklenmelidir. Bir ödül haberini yayımlamadan önce dört soru yönlendirici olabilir: Ödül hangi kurum tarafından verildi? Proje hangi sorunu çözüyor? Uygulama hangi ölçekte kullanılıyor? Ortaya çıkan sonuç doğrulanabilir verilerle destekleniyor mu? Bu sorular, içerik akışını sadeleştirirken reklam dili ile haber dili arasındaki çizgiyi de korur. Özellikle telifsiz ve yeniden yayımlanabilir içerik ihtiyacı bulunan dijital medya kuruluşları için bu denge önem taşır. Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayın yapıları, ödül bilgisini ekonomi, üretim, yapay zeka veya sürdürülebilirlik gündemiyle ilişkilendirdiğinde; içerik farklı yayınlarda da daha yüksek bağlam değeri kazanır. Ödül sonrası performans izlenmeli Ödülün gerçek etkisi, duyurudan sonraki dönemde anlaşılır. Şirketin yeni müşteri görüşmeleri, yatırımcı ilgisi, yetenek kazanımı, iş ortaklığı talepleri veya uluslararası görünürlüğünde değişim olup olmadığı takip edilmelidir. Bu etkiler her kurumda aynı biçimde ortaya çıkmaz. Erken aşama girişimler için yatırımcı erişimi öne çıkarken, büyük sanayi kuruluşlarında tedarikçi güveni ve çalışan bağlılığı daha belirleyici olabilir. Bu süreçte ödülü bir bitiş çizgisi gibi değil, hesap verebilirlik fırsatı olarak görmek gerekir. Ödül alan projenin altı ay veya bir yıl sonra hangi aşamada olduğu, hedeflerine yaklaşıp yaklaşmadığı ve ölçeklenme planının işleyip işlemediği kamuoyu için daha değerli bir ikinci haber yaratır. Başarının sürekliliği, ilk duyurunun heyecanından çok daha güçlü bir itibar unsuru olabilir. Öne çıkan alanlar hangi yönü gösteriyor? Son yıllarda teknoloji ödüllerinde yapay zeka, veri güvenliği, iklim teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları belirgin biçimde öne çıkıyor. Buna rağmen her alandaki başarı aynı anlama gelmez. Yapay zeka ödüllerinde modelin doğruluğu kadar veri yönetişimi, etik ilkeler ve insan denetimi önemlidir. Sürdürülebilirlik kategorilerinde ise karbon azaltımı iddiasının hesaplama yöntemi ve operasyonel karşılığı sorgulanmalıdır. Savunma, enerji ve lojistik gibi kritik sektörlerde ödüllendirilen çözümler ayrıca tedarik güvenliği, siber dayanıklılık ve mevzuata uyum açısından değerlendirilmelidir. Teknolojinin etkisi, yalnızca hızlı çalışmasıyla değil, zor koşullarda güvenilir biçimde çalışmasıyla ölçülür. Bu yüzden prestijli görünen bir ödülün stratejik karşılığı, sektörün niteliğine göre değişir. Teknoloji ödülleri haberlerini doğru okumak, kurumların iletişim refleksini aşan bir bakış gerektirir. Ödülün arkasındaki problemi, kanıtı ve ölçeklenme potansiyelini izleyenler; yalnızca kimin öne çıktığını değil, pazarın nereye yöneldiğini de daha erken görebilir.

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak Haber

Küresel Teknoloji Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, Huawei, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi. Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’ndan KOBİ’lere “Finansal Sağlık Raporu” Haber

İş Bankası’ndan KOBİ’lere “Finansal Sağlık Raporu”

İş Bankası, KOBİ müşterilerinin bankacılık işlemlerini daha dijital ve verimli hale getirmeye yönelik çalışmalarına bir yenisini ekledi. Uygulama ile müşterilerin e-defter verileri İşCep üzerinden verecekleri izin doğrultusunda analiz edilerek Finansal Sağlık Raporu hazırlanıyor. KOBİ’lerin finansal performansını etkin bir şekilde yönetebilmesine imkân tanıyan Finansal Sağlık Raporu, İşNet üzerinden temin edilen e-Defter verilerinin, Agra FinTech ile geliştirilen analiz modelleri kullanılarak inceleniyor. Böylece işletmelerin finansal rasyoları hesaplanıyor ve sektörde faaliyet gösteren benzer ölçekli şirketlerle karşılaştırılabiliyor. Elde edilen içgörüler doğrultusunda müşterilere uygun finansal çözümler sunulurken, finansmana erişim süreçlerinin daha hızlı ve kolay ilerlemesi sağlanıyor. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, KOBİ Bankacılığını yalnızca finansman sağlayan bir yapı olarak değil, işletmelerin ticari faaliyetlerini kolaylaştıran, dijital dönüşümünü destekleyen bütüncül bir deneyim olarak ele aldıklarını belirterek şöyle konuştu: “KOBİ Bankacılığında geleneksel süreçlerin ötesine geçen yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. Müşterilerimizin bankacılık işlemlerini daha hızlı ve kolay hale getirirken, onların ihtiyaçlarına uygun katma değerli hizmetler sunmayı önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşım çerçevesinde banka, müşteri, veri kaynağı ve finansal teknoloji şirketlerini içeren ekosistemde birlikte iş geliştirme kültürü ile sonuç almaya özel önem veriyoruz. İşNet ve Agra FinTech ile hayata geçirdiğimiz bu proje, KOBİ’lere en doğru ürünü, en doğru zamanda sunma hedefimizin önemli bir adımı. KOBİ’lerin finansal sağlıklarının ölçülmesi ve buna bağlı olarak geliştirilen teklif mekanizmalarıyla sektöre yenilikçi bir hizmet sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de dijital dönüşümü destekleyen, müşteri deneyimini sürekli iyileştiren uygulamalar geliştirmeye ve ticari hayatı kolaylaştıran çözümler üretmeye devam edeceğiz.” İşNet Genel Müdürü Mehmet Fahri Can da, İşNet olarak, uzun yıllardır e-Dönüşüm alanındaki deneyimleri ve güçlü teknolojik altyapılarıyla işletmelerin dijitalleşmesine katkı sağladıklarını belirterek, bu iş birliği sayesinde, KOBİ’lerin paylaşımına izin verdikleri finansal verilerinden güvenli bir şekilde değer üretilmesini sağlayan altyapıyı sunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Can, KOBİ müşterilerinin NetteArşiv ve İşteDefterim çözümleri sayesinde güvenle imzaladığı ve sakladığı e-Defter bilgilerinin, bu entegrasyon sayesinde finansal içgörüye dönüştüğünü belirterek, “Kullanıcılarımızın açık rızası sonrası banka sistemleriyle paylaşılan bu veriler; işletmelerin finansal sağlıklarının daha doğru analiz edilmesine, kredi değerlendirme süreçlerinin desteklenmesine ve risk yönetiminin daha etkin yürütülmesine katkı sağlıyor. İşletmeler, oluşturdukları verileri katma değer üreten stratejik bir kaynağa dönüştürerek daha hızlı ve bilinçli ticari kararlar alabiliyor. Önümüzdeki dönemde de e-dönüşüm alanındaki uzmanlığımızı finansal teknolojilerle buluşturan yenilikçi çözümler geliştirmeyi ve KOBİ’lerin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi. Agra FinTech firması kurucu ortağı Muharrem Uğurelli ise iş birliğinden şöyle bahsetti: “Finansal verinin gerçek değeri, doğru analiz edilerek işletmeler için anlamlı içgörülere dönüştürülmesinde ortaya çıkıyor. Bu projede e-defter verilerini gelişmiş analiz modelleri ve finansal uzmanlıkla birleştirerek KOBİ’lerin finansal durumlarını objektif şekilde değerlendirebilecekleri, sektörleriyle karşılaştırabilecekleri ve geleceğe yönelik daha sağlıklı kararlar alabilecekleri bir altyapı oluşturduk. İş Bankası ve İşNet ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, bankacılıkta veri odaklı yeni nesil yaklaşımın önemli bir örneğini temsil ediyor. Hedefimiz, finansal veriyi herkes için daha erişilebilir, anlaşılabilir ve aksiyona dönüştürülebilir hale getirmek. KOBİ’lerin kendi verilerinden değer üretebilmelerini sağlayarak finansal yönetim kültürünü güçlendirmeye, aynı zamanda bankaların daha kaliteli veriyle daha etkin karar almasına katkı sunacak teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor  Haber

58 Milyar ABD dolarlık Türkiye Teknoloji Pazarı Dünya Sahnesine Çıkıyor 

2026 yılında 38 milyar ABD doları değerinde olan ve 2031 yılına kadar 58 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülen Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) pazarı, ülkeyi Avrasya’nın yükselen dijital ekonomisinin merkezine taşıyor. Milyarlarca dolarlık teknoloji yatırımları ve yapay zekâ alanında yetenek geliştirme planlarıyla ivme kazanan bu büyüme, Türkiye’yi yapay zekâ ve dijital inovasyonda yeni nesil bir sınır ötesi koridor olarak konumlandırıyor. Türkiye, dijital dönüşüm yol haritasını hızlandırarak bu yıl veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarına 3 milyar ABD doları ayırırken, yapay zekâ inovasyonlarını desteklemek ve 2030 yılına kadar 1 gigawatt veri merkezi kapasitesi oluşturmak amacıyla özel sektörden 10 milyar ABD doları kaynak sağlamayı hedefliyor. Bu büyük ölçekli yapay zekâ ve dijital ekosistem hedefi, kapsamlı bir yetenek programıyla da destekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2026’da Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin planlandığını açıkladı. Türkiye’nin girişim ekosistemi ise 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek geçen yılın aynı döneminin yedi katından fazla bir seviyeye ulaştı. Avrupa’nın en dinamik inovasyon kültürlerinden biri ve hızla gelişen teknoloji altyapısının desteklediği ekosistemde, 114 teknopark 13 binden fazla girişime ev sahipliği yaparken, ülkede 1.700’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. GITEX Ai Türkiye, Avrasya’nın yükselen yapay zekâ ivmesine güç katıyor Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü oluşturan stratejik konumu, ülkenin küresel yapay zekâ ekonomisine açılan Avrasya kapısı olarak yükselişini hızlandırıyor. Bu yükseliş, Türkiye’nin en geniş uluslararası katılıma sahip yapay zekâ ve teknoloji etkinliği olan GITEX Ai Türkiye 2026’nın ilk kez düzenlenmesiyle yeni bir boyut kazanıyor. Etkinlik, 9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlik 300’ün üzerinde kurumsal şirket ve girişimin yanı sıra yatırımcıları, kamu karar vericilerini, uzman konuşmacıları ve dünyanın dört bir yanından binlerce teknoloji yöneticisini bir araya getirecek. GITEX Ai Türkiye 2026; sınır ötesi ortaklıkların, ileri üretim alanındaki iş birliklerinin, sermaye akışlarının ve yetenek ve bilgi paylaşımının önünü açarak Türkiye’nin yapay zekâ ekonomisinin geleceğinin şekillenmesine katkı sağlayacak. Dünyanın en büyük teknoloji ve yapay zekâ etkinlik ağının gücüyle GITEX Ai Türkiye, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın stratejik ortaklığında düzenleniyor. İlk kez gerçekleştirilecek bu önemli etkinlik, dünyanın en büyük teknoloji, yapay zekâ ve yatırım etkinlik ağı GITEX’in gücüyle hayata geçirilirken; organizasyonu, Dubai Dünya Ticaret Merkezi ile Informa’nın ortak girişimi olan ve GITEX etkinliklerini global ölçekte düzenleyen inD tarafından gerçekleştiriliyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, “Veri merkezi ve yapay zekâ altyapısına yönelik 3 milyar ABD dolarlık yatırım taahhüdümüzün yanı sıra özel sektörden harekete geçirilen 10 milyar ABD dolarlık kaynak, yatırımcıların Türkiye’yi güçlü bir yatırım merkezi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Dijital dünyaya hâkim genç yetenek havuzumuz ve son derece hızlı büyüyen girişimcilik ekosistemimiz başlı başına güçlü bir değer önerisi sunuyor. GITEX Ai Türkiye ise bu ivmeyi küresel sahneye taşıyor ve biz de bu organizasyonu İstanbul’a kazandırmanın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.” dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise şunları söyledi: “Türkiye; kültürlerin, fikirlerin ve fırsatların geliştiği Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda. Dünyanın en büyük ve en güçlü bağlantılara sahip yapay zekâ ve teknoloji yatırımcıları ağını Türkiye’ye getirerek ülkeyi, yapay zekâ ve dijital mükemmeliyet alanında yeni nesil bir sınır ötesi koridora dönüştürüyoruz. GITEX Ai Türkiye, Türkiye ve Avrasya’nın dünyanın yapay zekâ geleceğini şekillendirmede güçlü bir aktör hâline geldiği bir geleceğin oluşmasına öncülük edecek.” Beş kıtadan uluslararası katılımcılar İstanbul’u tercih ediyor GITEX Ai Türkiye, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya’nın dijital gündemini şekillendiren sektörleri odağına alıyor: yapay zekâ, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri ve bağlantı, siber güvenlik ve çift kullanımlı teknolojiler, veri merkezleri, e-ticaret, fintech, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim. Türkiye ve Avrasya’nın küresel yapay zekâ ekonomisindeki önemi, dünyanın farklı bölgelerinden etkinliğe katılan şirketlerle daha da güçleniyor. GITEX Ai Türkiye 2026’da Güney Amerika’dan Kolombiya ve Peru, Afrika’dan Nijerya ve Tunus, Orta Doğu’dan Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün, Avrupa’dan Polonya ve Portekiz ile Asya’dan Kore, Malezya, Pakistan ve Singapur’dan katılımcılar yer alıyor. Kesinleşen katılımcılar arasında yapay zekâ ekonomisine yön veren Google Cloud, HPE & NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Türkiye’nin 16,5 milyar ABD doları değerindeki e-ticaret devi Trendyol ve ülkenin önde gelen yapay zekâ ve fintech platformu Andevos gibi bölgesel güçler bulunuyor. Türkiye’nin kamu sermayeli ve KOBİ bankacılığının önde gelen kurumlarından Halkbank da Platin Sponsor olarak Türkiye’nin teknoloji odaklı büyümesine destek veriyor. Google Cloud, HPE & NVIDIA, Türkiye ve bölge için üretime hazır yapay zekâ çözümlerine güç katıyor Google’ın etkinliğe Cloud Headline Partner olarak katılımı, şirketin 2025 yılında Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurmak üzere 10 yıla yayılan 2 milyar ABD dolarlık yatırım planını açıklamasının ardından gerçekleşiyor. Turkcell ise 46 milyon aboneye hizmet veren Türkiye’nin 5G alanındaki öncü operatörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Alp Önder Güler, “GITEX Ai Türkiye 2026’ya katılımımız, Google Cloud’un Türkiye’ye yönelik uzun vadeli taahhüdünün önemli bir göstergesidir. Bu taahhüdümüz, Türkiye’de yeni bir Google Cloud bölgesi kurma planımızla da güçleniyor. En gelişmiş bulut ve yapay zekâ teknolojilerimizi ülkeye getirerek kurumların otonom yapay zekâ çağında gelişmelerini sağlamaya odaklanıyoruz.” dedi. 61 milyar ABD doları büyüklüğündeki kurumsal altyapı şirketi HPE ile dünyanın en değerli yapay zekâ çip üreticisi NVIDIA ise Altın Sponsor olarak organizasyona katılıyor. İki şirket, kurumsal altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getirerek Türkiye ve bölgedeki kurumlara üretime hazır yapay zekâ çözümleri sunacak. Bunun yanı sıra fixcloud, Odoo, Sangfor, Redington ve Forcepoint; bulut teknolojileri, kurumsal kaynak planlama, siber güvenlik, katma değerli dağıtım ve ağ güvenliği alanlarında etkinliğe katkı sağlayacak. HPE Türkiye Genel Müdürü Yasemin Doğrul, “GITEX Ai Türkiye’de HPE ve NVIDIA’nın yapay zekâyı keşif aşamasından üretime taşıyan dönüşüme nasıl liderlik ettiğini göstermekten gurur duyuyoruz. Ortak çalışmalarımız, kurumların altyapı ile hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini sorunsuz biçimde bir araya getiren güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ fabrikaları kurmalarını sağlıyor.” dedi.j Türkiye’nin inovasyon ekosistemi yapay zekâ şampiyonlarına güç veriyor Türkiye’nin teknoloji alanındaki yükselişine yön veren girişimcilik enerjisi, en güçlü şekilde ülkenin startup ekosisteminde kendini gösteriyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 20 ülkeden 100’ün üzerinde ve toplam 50 milyar ABD doları tutarında varlığı yöneten yatırımcıyı, Türkiye’nin teknoparklarında yetişen girişimlerle buluşturarak Türkiye’de geliştirilen ve küresel ölçekte büyüyen yeni nesil yapay zekâ şirketlerinin önünü açacak. Etkinliğe katılan önde gelen inovasyon merkezleri ve teknoparklar arasında Tech Talk Partners UMV ve İTÜ ARI Teknokent ile birlikte Teknopark Ankara, Antalya Teknokent, Giresun Teknopark, Medeniyet Teknopark ve YTÜ Yıldız Teknopark yer alıyor. Çok sayıda farklı inovasyon merkezi ve teknoparkın da katılımıyla etkinlik; girişimlerin, yatırımcıların, şirketlerin ve yenilikçilerin bağlantı kurabilecekleri ve büyüyebilecekleri güçlü bir platform oluşturacak. Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, “Bölgesel teknoloji parkları, Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin can damarıdır. Ar-Ge ve dijital dönüşümün yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmasını önleyerek teknolojiyi herkes için erişilebilir hâle getiriyorlar. Giresun Teknopark olarak yerel yetenek ve potansiyeli küresel değere dönüştüren bir hızlandırıcı görevi üstleniyoruz. GITEX Ai Türkiye ise girişimlerimizin dijital hizmetlerini küresel ölçekte büyütmelerine, uluslararası pazarlara, yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına doğrudan erişmelerine olanak sağlıyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KYB Radar ile Saniyeler İçinde Kredi ve Risk Analizi Haber

KYB Radar ile Saniyeler İçinde Kredi ve Risk Analizi

Türkiye'nin öncü teknoloji ve yazılım şirketlerinden IHS Teknoloji, kurumsal B2B ilişkilerinde risk yönetimini, kredi değerlendirme süreçlerini ve yasal uyum (compliance) adımlarını dijitalleştiren yeni nesil çözümü KYB Radar'ı (Know Your Business / Kurumunu Tanı) kamuoyuna duyurdu. Günümüzün karmaşıklaşan ticari ekosisteminde şirketler ve finans kuruluşları; hatalı kredi tahsisleri, sahte firmalar, kara para aklama (AML) riskleri ve şeffaf olmayan ortaklık yapıları nedeniyle ciddi finansal kayıplarla karşılaşabiliyor. Manuel olarak yürütülen şirket inceleme ve risk değerlendirme süreçleri ise hem zaman alıyor hem de gözden kaçan riskler barındırıyor. IHS Teknoloji tarafından geliştirilen KYB Radar, kurumsal müşteri, tedarikçi ve iş ortağı kabul süreçlerini baştan sona otomatize ederek karar alma mekanizmalarını hızlandırıyor. Kredi Risk Derecelendirmesinden AML Taramasına: Geniş Kullanım Alanı KYB Radar, gelişmiş veri entegrasyonu ve yapay zeka algoritmaları sayesinde kurumsal risklerin tespitinde çok yönlü bir çözüm sunuyor: Kredi Risk Derecelendirme ve Finansal Değerlendirme: Bankalar, faktoring/leasing şirketleri, fintech'ler ve vadeli (açık hesap) B2B satış yapan firmalar için kritik bir karar desteği sağlar. Şirketlerin ticari sicili, finansal geçmişi, ortaklık riskleri ve hukuki durumlarını analiz ederek doğru ve hızlı kredi riski skorlaması yapılmasını kolaylaştırır, batık/takipteki alacak riskini en aza indirir. Nihai Faydalanıcı (UBO) Tespiti: Karmaşık şirket yapıları arkasındaki gerçek şahıs ve ortaklık zincirlerini şeffaf bir şekilde ortaya çıkarır. Yaptırım ve PEP Taraması: Global yaptırım (Sanction) listeleri, PEP (Siyasi Nüfuzlu Kişiler) ve olumsuz medya taramaları ile itibar risklerini anında raporlar. Tedarikçi ve Müşteri Doğrulama (Onboarding): B2B müşteri kabul süreçlerini saniyelere indirerek operasyonel verimlilik sağlar. Kesintisiz İzleme (Continuous Monitoring): İş ortaklarının kredi değerliliğinde veya yasal durumundaki değişiklikleri gerçek zamanlı takip eder ve olası risklerde erken uyarı verir. Finansal Kararlar Artık Veriye Dayalı ve Saniyeler İçinde Alınıyor Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan IHS Teknoloji CEO'su Emre Sayın, şunları söyledi: "Giderek karmaşıklaşan ticaret dünyasında bir şirketle iş yapmadan ya da kredi/vadeli imkan sunmadan önce onun finansal sağlığını ve risk profilini tam olarak bilmek zorundasınız. KYB Radar ile şirketlerin ve finans kurumlarının manuel olarak haftalarca sürdürdüğü kredi risk analizi ve doğrulama süreçlerini saniyelere indirdik. KYB Radar; finans kuruluşlarının kredi karar süreçlerini hızlandırırken, reel sektörün de vadeli satış ve tedarikçi risklerini güvenle yönetmesini sağlıyor." Finans, bankacılık, faktoring, e-ticaret, lojistik ve savunma sanayii başta olmak üzere tüm B2B ekosistemi için tasarlanan KYB Radar, esnek API entegrasyonu sayesinde mevcut ERP, CRM ve kredi tahsis sistemlerine kolayca entegre edilebiliyor. İHS Teknoloji Hakkında: İHS Teknoloji; siber güvenlik, regülasyon teknolojileri (RegTech), veri analitiği ve kurumsal yazılım çözümleri alanlarında uçtan uca hizmet sunan lider bir teknoloji şirketidir. Gelişmiş altyapısı ve alanında uzman kadrosuyla; finans, e-ticaret, telekomünikasyon ve kamu başta olmak üzere kritik sektörlerdeki kurumların dijital dönüşüm, risk yönetimi ve yasal uyum (compliance) süreçlerini güvenle yürütmelerini sağlar. Yapay zeka destekli yenilikçi platformlarıyla veri odaklı karar alma mekanizmalarını güçlendiren IHS Teknoloji, iş ortaklarının operasyonel verimliliğini artırmayı, finansal suistimalleri önlemeyi ve güvenli bir dijital geleceğe katkı sunmayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’na The Banker’dan Açık Bankacılık Ödülü Haber

İş Bankası’na The Banker’dan Açık Bankacılık Ödülü

Dijital dönüşümle birlikte finans sektörünün vazgeçilmez enstrümanlarından biri haline gelen açık bankacılık, müşterilerin onayı doğrultusunda, farklı finanslar hizmetlerin tek bir platform üzerinden kolay ve hızlı bir şekilde sunulmasına olanak tanıyor. Teknolojiyi odağına alan İş Bankası da açık bankacılık alanında geliştirdiği API Portalı ile iş ortaklarının finansal hizmetlere kolay erişimini destekleyerek yenilikçi ürün ve hizmetlerin hayata geçirilmesine katkı sağlıyor. Bankanın bu yaklaşımı The Banker’ın düzenlediği “2026 Teknoloji Ödülleri” programında “Açık Bankacılıkta En İyi Banka” ödülünün sahibi olmasında etkili oldu. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sabri Gökmenler, 2018 yılında hayata geçirdikleri API Portalı’nın geçtiğimiz yıl kapsamlı bir yenilemeden geçtiğini belirterek, açık bankacılık ve gömülü finans yaklaşımlarının önemli bir göstergesi olan Portal ile kazandıkları ödülden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Gökmenler, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fintech’lerin, girişimlerin ve kurumsal iş ortaklarının ihtiyaç duydukları finansal yetenekleri keşfedebilecekleri, kendi yetkinlikleri ile finansal fonksiyonlarını birleştirerek yenilikçi ürünler tasarlayabilecekleri bir ortam sunan API Portal ile kullanıcılar, standartlaştırılmış bankacılık servislerine kolay bir şekilde erişebiliyor. API Portalımız üzerinden bugüne kadar 596 iş ortağından oluşan bir ekosistem oluşturduk ve yıllık 599 milyar liraya ulaşan bir işlem hacmine aracılık ettik. Yeniden tasarladığımız arayüz, kapsamlı dokümantasyon, video eğitimleri, pratik kullanım senaryoları ve ücretsiz SSL sertifikası desteğiyle 420’yi aşan API’dan oluşan portföyümüzün kullanıcı deneyimini güçlendirdik; entegrasyon süreçlerini sadeleştirerek ekosistemimizin büyüme hızını artırdık. Üretken yapay zekânın gücünden de yararlanarak API portföyümüzü çeşitlendirmeyi, dijital iş birlikleri aracılığıyla, girişimlerden büyük ölçekli kuruluşlara kadar geniş bir yelpazedeki ihtiyaçlara API Portal gibi yenilikçi ürün ve hizmetlerle yanıt vermeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.