Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fintech

Kapsül Haber Ajansı - Fintech haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fintech haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı Haber

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı

Program, 2019’dan bu yana Türkiye’de fintech’leri Visa’nın küresel ağı, yerel ve uluslararası iş ortakları, bankalar ve karar vericilerle bir araya getirerek ekosistemde kalıcı değer üretiyor. Bugüne kadar 750’nin üzerinde birebir tanışma ve 1,550 saatin üzerinde mentorluk sağlayarak, girişimlerin gerçek iş birliklerine dönüşebilecek temaslar kurmasına olanak tanıdı. Sekizinci döneminde de VIPE, Türkiye’den çıkan çözümlerin Avrupa ve global pazarlara açılmasını destekleyen güçlü bir iş birliği platformu olmayı sürdürüyor. Visa Güney Avrupa İş Geliştirme Başkanı Jak Telyaz, “Türkiye’de fintech ve girişimcilik ekosistemi, artık yalnızca hızla büyüyen değil; gerçek ihtiyaçlara çözüm üreten, pilotlardan ölçeklenebilir ve sürdürülebilir iş modellerine evrilen güçlü bir yapıya dönüşmüş durumda. Bugün finans dünyasında fark yaratan şey, bir fikrin ne kadar yenilikçi olduğu değil; doğru iş ortaklarıyla ne kadar hızlı hayata geçirilebildiği. Visa Avrupa İnovasyon Programı’nı bu nedenle bir hızlandırma programından öte, bankalar ve girişimler arasında somut iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu yıl programa seçilen girişimlerin, bankalarla birlikte ölçeklenebilir değer yaratacak güçlü iş birliklerine imza atacağına inanıyoruz” dedi. Programın 2026 dönemi kapsamında, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin desteğiyle Türkiye fintek ekosisteminin gelişimine yönelik önemli bir adım daha atıldı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Finansal Yatırımlar Birimi Müdürü Dr. Kaan Masatçı konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçtiğimiz yıl Türkiye’de teknoloji yatırımları yaklaşık 560 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Küresel eğilimlerle paralel olarak bir önceki yıla kıyasla genel bir daralma görülse de fintek yatırımları artış kaydetti. Bu tablo, fintek sektörünün Türkiye teknoloji ekosistemi içindeki stratejik rolünü net biçimde ortaya koyuyor. Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen Visa İnovasyon Programı (VIPE) Türkiye ayağının bu alana sağladığı katkı son derece değerli. Yatırımların asıl ivmesini 2020 yılı sonrasında kazandığı bir ekosistemde, 2019 yılından bu yana kesintisiz şekilde varlık gösteren VIPE, fintek endüstrisinde güçlü ve konumlandırıcı bir rol üstleniyor.” Sekizinci dönemin odağında yapay zekâ ve ölçeklenebilir iş modelleri VIPE’nin 2026 dönemi, üç ana tema etrafında yapılandırıldı: Yapay zekâ ve Agentic Commerce B2B ve Para Hareketleri ile Açık Finans ve Veri olarak belirlendi. Bu alanlar, yalnızca yükselen trendler değil; bugün finans sektöründe gerçek kullanım senaryolarının ve sürdürülebilir iş modellerinin üretildiği kritik başlıklar olarak öne çıkıyor. Bu yıl programa seçilen girişimler; tedarik, ticaret, mobilite, uyum ve dijital varlıklar gibi alanlarda bankaların ve kurumların gerçek operasyonel ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Daha da önemlisi, bu çözümler bankalara entegre edilebilecek ve ölçeklenebilecek şekilde tasarlanmış yapılar olarak dikkat çekiyor.[AG1] Türkiye’den yola çıkan girişimler dünyaya açılıyor VIPE, fintech’lerin Visa’nın global ağı, uzmanlığı ve iş ortaklarıyla bir araya gelerek somut iş birlikleri geliştirmesine olanak tanıyor. Bugüne kadar programa katılan Türkiye merkezli girişimler, Visa’nın uluslararası ağı aracılığıyla farklı pazarlara açıldı. Craftgate’in İspanya açılımı, Mall IQ’nun Visa CEMEA ile iş birliği ve Wamo’nun İtalya genişlemesi, bu sürecin somut çıktıları arasında yer alıyor. Program kapsamında ayrıca girişimlere yönelik uluslararası büyüme, yatırım süreçleri, operasyon ve yatırımcı ilişkileri gibi farklı başlıklarda atölye çalışmaları düzenleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ödeme Alışkanlıkları, Dijital Çözümler ve Farklı Ödeme Yöntemleriyle Dönüşüyor Haber

Ödeme Alışkanlıkları, Dijital Çözümler ve Farklı Ödeme Yöntemleriyle Dönüşüyor

Visa Finansal Hizmetler Araştırması, mobil ödemeler, dijital bankacılık, açık bankacılık ve blokzincirin bu çok katmanlı ödeme deneyiminin yeni katmanları olarak öne çıktığını gösteriyor. Çalışma; kullanıcıların dijital çözümleri ihtiyaç, alışkanlık ve güven beklentilerine göre birlikte değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Araştırma, yaş grupları arasında yalnızca kullanılan çözümlerin değil, bu çözümlerden beklenen değerin de farklılaştığını ortaya koyuyor; genç kullanıcılar hız ve kullanım kolaylığına odaklanırken, orta yaş ve üzeri gruplar için güven ve alışkanlıklar daha belirleyici olmaya devam ediyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, “Türkiye, Avrupa’nın en dinamik dijital ödeme ekosistemlerinden birine sahip. Kullanıcılar da bir sonraki aşamada ne beklediklerini net biçimde ortaya koyuyor. Günlük hayatta mobil temassız ve karekod çözümleriyle hız, dijital bankacılıkla daha fazla kontrol arıyorlar. Yeni teknolojiler devreye girerken, güven hâlâ en temel beklenti olmaya devam ediyor. Visa olarak odağımız, küresel ağımızı, güvenlik çözümlerimizi ve iş ortaklığı modelimizi bir araya getirerek, Türkiye’nin dijital ödeme yolculuğunun bir sonraki fazını ölçeklendirmek. Ekosistemimizle birlikte hem bireyler hem de işletmeler için güvenli, hızlı ve kolay bir ödeme deneyimi sunan inovasyonları hayata geçirmeye devam ediyoruz” dedi. Visa Güney Avrupa Danışmanlık ve Analitik Başkanı Sertan Şener ise araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye’deki finansal davranışları uzun süredir veriye dayalı bir yaklaşımla analiz ediyor, bu içgörüleri sahadaki gerçek ihtiyaçlarla birebir örtüştürüyoruz. Araştırmamız, yeni ödeme yöntemleri giderek daha görünür hâle gelse de, gündelik işlemlerde kartlı ödemelerin hâlâ baskın tercih olmaya devam ettiğini gösteriyor. Ankete katılan tüketicilerin 10’da 8’i karekod, 10’da 7’si ise mobil temassız ödeme yöntemlerini farklı sıklıklarda kullanıyor ve bu yöntemlerle haftada ortalama 4–5 işlem gerçekleştiriliyor.(1) Ancak karekod ve mobil temassız ödemelerin bilinirliği yüksek olsa da, kartlı ödeme yöntemleri kullanımda hâlâ çok daha yaygın. Bu içgörüler, pazar verilerini müşterilerimizin stratejik önceliklerini doğrudan destekleyen, uygulanabilir ve ölçeklenebilir yol haritalarına dönüştürmemizi sağlıyor.” Türkiye’de finans davranışlarında öne çıkan 5 kritik içgörü 1) Mobil temassız ödemeler, sıra beklenen iş yerlerinde öne çıkıyor Mobil temassız ve karekodlu ödemeler tüm yaş gruplarında yaygınlaşıyor. Araştırma, mobil temassız ödemelerin özellikle sıra beklenen iş yerlerinde daha çok tercih edildiğini; bu yöntemin en sık kullanıldığı sektörlerin ise marketler, mağazalar, kafe/restoranlar, eczaneler ve akaryakıt istasyonları olduğunu gösteriyor. Ankete katılan tüm yaş gruplarında Android tabanlı mobil temassız ödemelerde kullanım %70 seviyelerine çıkıyor. 2) Dijital bankacılık bilinirliği %98: Kullanım motivasyonları yaşa ve ihtiyaca göre değişiyor Dijital bankacılığın bilinirliği tüm yaş gruplarında yüksek olsa da, kullanımı etkileyen faktörler bireylerin tercihlerine ve ihtiyaçlarına göre farklılaşıyor. Hizmetlere ücretsiz erişim dijital bankacılık kullanımındaki en güçlü motivasyonlardan biri olurken, ankete katılan kullanıcılar, dijital bankacılık uygulamalarına haftada ortalama 5 kez giriş yapıyor. Öte yandan, 35–55 yaş grubunda güvenlik algısı, kullanım kararlarında daha belirleyici rol oynuyor. Bu bulgu, finansal hizmetlerde güven beklentisinin hâlâ ne kadar merkezi bir öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. 3) Açık bankacılık yüksek potansiyelli bir çözüm olarak öne çıkıyor Araştırmaya göre ankete katılanların yarısından fazlası açık bankacılık kavramına henüz aşina değil. Buna karşın kullanıcı beklentileri giderek netleşiyor: Katılımcıların %56’sı açık bankacılık kapsamında gelir-gider takibi yapılabilmesini, %43’ü ise kredi kartı bilgilerinin tek bir yerden görüntülenebilmesini bekliyor. 4) Kripto paralar biliniyor ama temkinli bir kullanım var Kripto para bilinirliği ankete katılanlar arasında %95’in üzerinde olsa da kullanım temkinli seyrediyor. Araştırmaya göre katılımcıların yalnızca %49’u bugüne kadar kripto para işlemi yaptığını belirtirken, son bir ay içinde işlem yapan aktif kullanıcılar toplam kitlenin %20’sini oluşturuyor. 25–44 yaş aralığının, son bir ayda en çok kripto işlemi yapan kullanıcı grubu olduğu görülüyor. 5) Fiziksel şube artık bir tercih: Her iki kişiden biri için şart değil Dijitalleşmenin hız kazandığı finansal hizmetler dünyasında, kullanıcıların bankalarla kurduğu ilişki de yeniden şekilleniyor. Visa Finansal Hizmetler Araştırması’na göre katılımcıların yarısı, bankalarının fiziksel bir şubesi olmasını bir ihtiyaç olarak görmüyor. Buna karşın, ankete katılanların %47’sinin fiziksel şubeyi hâlâ olmazsa olmaz olarak tanımlaması, dijital çözümler yaygınlaşırken bazı kullanıcılar için güven, destek ve insan teması beklentisinin önemini koruduğunu ortaya koyuyor. Bu bulgu, finansal deneyimin tek bir kanal üzerinden değil, farklı ihtiyaç anlarına göre şekillenen çok katmanlı bir yapı üzerinden ilerlediğine işaret ediyor. Araştırmanın Metodolojisi Visa’nın FutureBright Araştırma Şirketi iş birliğiyle hayata geçirdiği bu araştırma; tüketicilerin yeni nesil bankacılık ürün ve hizmetlerine ilişkin kullanım alışkanlıklarını, tercih motivasyonlarını, ihtiyaç ve beklentilerini incelemektedir. Dijital bankacılık, finansal teknolojiler (fintech), ödeme tercihleri ve açık bankacılığa dair içgörüler sunan araştırma, çevrim içi anket (CAWI) yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Bireysel bankacılık hesabı bulunan ve aktif olarak mobil bankacılık kullanan, 18–55 yaş arası kadın ve erkek katılımcıları kapsayan çalışma; ABC1C2 sosyoekonomik statü ve Türkiye İBBS Düzey 1 bölgesel dağılımı gözetilerek, yaş, cinsiyet, SES ve bölge kotalarıyla Türkiye temsili olacak şekilde tasarlanmıştır. Toplam 1.000 kişinin katıldığı araştırmanın, %95 güven düzeyinde hata payı ±%5’tir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finansal İnovasyonun Nabzı TechFinTech 2026’da Atacak Haber

Finansal İnovasyonun Nabzı TechFinTech 2026’da Atacak

Türkiye’nin finans ve teknoloji alanındaki stratejik buluşması TechFinTech, 15 Nisan 2026 Çarşamba günü saat 09.00’da İstanbul Wyndham Grand Levent’te gerçekleştirilecek. Etkinlik, dijital finans ekosisteminin bugünü ve geleceğini sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte ele alırken, bankacıları, büyük ölçekli kurumların finans liderlerini, ödeme sistemleri yöneticilerini, yapay zekâ uzmanlarını ve teknoloji sağlayıcılarını aynı stratejik zeminde bir araya getirecek. “Asıl konu; finansı daha akıllı, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirmek” Türkiye finans sektörü; güçlü ödeme sistemleri altyapısı, gelişmiş bankacılık teknolojileri, mobil finans çözümleri, FinTech girişimciliği, banka–teknoloji iş birlikleri ve regülasyona uyum kabiliyetiyle bölgesel bir güç olmanın ötesine geçerek küresel ölçekte dikkat çeken bir konuma ulaşmış durumda. Artık mesele yalnızca dijitalleşmek değil; finansı daha akıllı, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirmek. Finans sektörü artık yalnızca dijitalleşen bir yapı değil; veriye dayalı, gerçek zamanlı ve giderek otonomlaşan bir sisteme dönüşüyor. Yapay zekâ destekli karar mekanizmaları, gömülü finans modelleri, açık veri mimarileri ve güvenli bulut altyapıları finans dünyasının işleyişini yeniden tanımlıyor. TechFinTech 2026 bu önemli gerçekten yola çıkarak, FinTech ve TechFin ekosistemini yalnızca tartışmak için değil; birlikte konumlandırmak ve stratejik bir çerçevede şekillendirmek amacıyla karar vericileri bir araya getiriyor. Dijital Finansallaşma: Otonom Karar Çağı TechFinTech 2026 bu yıl, finansın geleceğini belirleyecek temel sorulara odaklanacak: Yapay zekâ finansal karar süreçlerini ne ölçüde dönüştürecek? CFO ve CIO iş birliği kurumlara nasıl stratejik avantaj sağlayacak? Regülasyon çağında inovasyon nasıl sürdürülebilir kılınacak? Gerçek zamanlı ekonomi kurumları nasıl yeniden şekillendirecek? Yarım gün sürecek etkinliğin odağında; ‘Finansal Dijitalleşmenin Yeni Evresi’, ‘Finansın Yeni Güven Katmanı: Şeffaf, Dayanıklı ve Yapay Zekâ Destekli Sistemler’, ‘Yeni Nesil Ödeme ve Gerçek Zamanlı Entegre Finans’, ‘Veriyle Karar Veren CFO’lar’, ‘Yapay Zekâ ile Güçlenen Kurumsal Finansal Zeka’, ‘Perakende ve Ödeme Teknolojilerinde Müşteri Deneyimi 5.0’, ‘Finans Sektöründe Dijital Dayanıklılık: Bulut, Regülasyon ve Süreklilik’, ‘Finansal Kurumlar İçin Proaktif Siber Güvenlik ve Fraud Önleme’, ‘Gömülü Finans 3.0: Ekosistem Ekonomisi ve Bankasız Bankacılık’, ‘Finansta Otonom Operasyonlar: AI ve RPA ile Süreç Dönüşümü’, ‘AI Agent’lar ile Finansal Süreç Otomasyonu’, ‘Kurumlar Arası Gerçek Zamanlı Para Transferi: Blockchain’in Ötesinde Ne Var?’, ‘Açık Bankacılıktan Açık Ekonomiye’ ve ‘Otonom Finans Sistemleri ve AI Destekli CFO Modelleri’ gibi kritik başlıklar yer alacak. Keynote konuşmaları, ana panel, konuk sunumları, söyleşi oturumları, networking ve iş birliği alanlarının yer alacağı TechFinTech 2026’ya ilişkin detaylı bilgiye www.TechFinTech.com.tr adresinden ulaşılabilir. Etkinliğe kurumların CFO, CIO, CTO ve CDO unvanına sahip yöneticileri ücretsiz katılım sağlayabilirken diğer katılımcılar ise web sitesinde yer alan “BİLET AL” butonu üzerinden kayıt yaptırarak katılım gerçekleştirebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı Haber

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı

Pilot aşamada 100 kadının katılımıyla yürütülecek 24 haftalık program, eğitim, birebir mentorluk ve uygulamalı atölye çalışmalarından oluşuyor. Türkiye’de yaklaşık 3,5 milyon bekar anne çocuklarını tek başına büyütüyor. Bu grubun önemli bir bölümü çeşitli nedenlerle iş hayatının dışında kalıyor. Bekar annelerin ekonomik sistemin dışında kalması yalnızca bireysel bir gelir kaybı değil, aynı zamanda uzun vadeli sosyal ve ekonomik maliyetler doğuran önemli bir toplumsal mesele olarak öne çıkıyor. Kadın istihdamındaki her artış; hane gelirinden çocukların eğitimine, sosyal refahtan ekonomik büyümeye kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. QNB Türkiye ve IKADE iş birliğiyle hayata geçen programı, sadece bireyleri değil, aileleri ve dolaylı olarak gelecek nesilleri güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir sosyal yatırım modeli olarak kurgulandı. Program kapsamında katılımcılara, dijital pazarlama, e-ticaret ve e-ihracat, fintech ve dijital finans uygulamaları, yapay zekâ temelli çözümler, veri analizi ve içerik üretimi gibi alanlarda eğitimler sunulacak. Bunun yanı sıra hukuki danışmanlık, kişisel gelişim ve psikososyal dayanıklılığı destekleyen modüllerle çok boyutlu bir destek yapısı oluşturulacak. Program, ekonomik güçlenmenin yanı sıra katılımcıların sosyal ve bireysel dayanıklılıklarını artırmayı da hedefliyor. Pilot aşamada 100 bekar annenin doğrudan desteklenmesi ve ilk altı ay içinde katılımcıların en az yüzde 40’ının istihdama geri dönmesi veya gelir getirici bir faaliyete başlaması hedefleniyor. Çocukları ve yakın çevreleri dikkate alındığında yaklaşık 500 kişilik dolaylı bir etki alanı oluşturulması öngörülüyor. Bu yönüyle program, kısa vadeli istihdam hedeflerinin ötesinde toplumsal dayanıklılığı artıran sürdürülebilir bir model sunuyor. QNB Türkiye, bu projeyle yalnızca bir sosyal sorumluluk inisiyatifi başlatmakla kalmıyor, özel sektörün daha fazla sorumluluk alması gereken bir alanda örnek bir model ortaya koyuyor. Program, Banka’nın Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve kapsayıcılık hedeflerine doğrudan ve ölçülebilir katkı sunan somut bir adım niteliği taşıyor. QNB Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Yeliz Ataay Arıkök, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kadınların ekonomik hayata tam ve etkin katılımı olmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değil. Bekar anneler hem ekonomik hem de sosyal açıdan yüksek dayanıklılık gerektiren bir sorumluluğu üstleniyor. Bu programla hedefimiz, yalnızca eğitim sunmak değil, kadınların dijital ekonomi içinde kalıcı bir yer edinmelerine katkı sağlamak. QNB Türkiye olarak, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği odağımızı, kapsayıcılığı geniş ve sosyal etkisi yüksek bu projeyle daha da güçlendiriyoruz. Finans sektörünün dönüştürücü rolüne inanıyor, kapsayıcı büyümenin somut ve ölçülebilir adımlarla mümkün olduğunu düşünüyoruz.” İKADE Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Küçük ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “İKADE olarak, kadın özgürlüğünün en temel unsurlarından birinin ekonomik bağımsızlık, yani gelir üretme gücü olduğuna inanıyoruz. Bu ihtiyaç özellikle bekar annelerin yaşamında daha belirgin şekilde karşılık buluyor. Tüm projelerimizde olduğu gibi, bu projede de kadınların ekonomik olarak güçlenmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesini odağımıza alıyoruz. Uzmanlık alanımız olan dijital gelir ve e-ihracat ekosistemi doğrultusunda bu modeli hayata geçiriyoruz. Projemizi üç temel etki alanı üzerine kurguladık: Anne ve çocuk odağı, gelir üretimi ve toplumsal güçlenme. Annenin güçlenmesinin çocuğun geleceğini doğrudan etkilediğine inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca ekonomik değil, anne ve çocuğun ruhsal ve fiziksel iyilik halini destekleyen bir yaklamışımı benimsiyoruz. Bu süreçte birlikte hareket ettiğimiz tüm paydaşlarımızın katkısının, projenin etki alanını daha da güçlendirdiğine inanıyoruz.’’ Program sonunda oluşturulacak mezun ağı ile katılımcıların birbirlerine mentorluk sunmaya devam etmeleri ve dayanışma yapısının sürdürülebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor. QNB Türkiye, finans sektörünün dönüştürücü gücünü yalnızca finansman sağlamakla sınırlı görmüyor, sosyal sermayeyi güçlendiren kapsayıcı modellerle toplumsal etki yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finans Ekosisteminde Yeni Bir Dönem Başlıyor!  Haber

Finans Ekosisteminde Yeni Bir Dönem Başlıyor! 

HangiKredi’nin 20 yıla dayanan deneyim ve güven birikiminden güç alan HangiPara; bireysel müşteriler için geliştirilen “Finansal Zeka" vizyonunu, KOBİ’lerin dijitalleşme süreçlerini destekleyen yenilikçi çözümlerle birleştirerek ekosistemin tüm paydaşlarına kapsayıcı bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Şirketin yol haritasında; yeni nesil dijital cüzdan ve ödeme çözümleriyle finansal kapsayıcılığı artırmak, kullanıcıların finansal kararlarını en doğru verilerle ve en hızlı şekilde alabilecekleri güçlü bir teknolojik altyapı oluşturmak yer alıyor. HangiPara, aldığı lisansla birlikte Türkiye’nin dijital finans dönüşümünde aktif ve belirleyici bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Bünyesinde Kariyer.net, Sigortam.net, Arabam.com, Emlakjet ve Cimri gibi Türkiye’nin önde gelen dijital platformlarını barındıran iLab Holding’in parçası olmak, HangiPara’ya teknoloji, ölçeklenebilirlik ve dijital büyüme alanlarında güçlü bir altyapı ve stratejik vizyon kazandırıyor. Türkiye’de Başlayıp Global Ölçekte Fark Yaratacak Yeni Bir Finansal Deneyim HangiPara CEO’su Onur Oğuz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: Uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığımız lisans sürecini başarıyla tamamlamış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Elektronik para ve ödeme kuruluşu lisansı, HangiPara’nın vizyonunda kritik bir eşikti.Bu adımla birlikte yalnızca bir fintech ürünü geliştirmiyoruz; regüle, güvenli ve sürdürülebilir bir finansal altyapı inşa ediyoruz. Tüm Ilab grup şirketleri ile birlikte uzun zamandır hedeflediğimiz entegre finansal ekosistemi hayata geçirme konusunda artık çok daha güçlü bir konumdayız.Odağımız; kullanıcı deneyimi yüksek, açık bankacılığı etkin kullanan ve gerçek anlamda değer üreten bir finansal model ortaya koymak.Hedefimiz, Türkiye’de başlayıp global ölçekte fark yaratacak bir finansal deneyim inşa etmek. HangiKredi ile Entegre Finansal Deneyim HangiPara tarafından geliştirilen ileri teknoloji altyapısı sayesinde HangiKredi, yapay zeka destekli finansal asistan vizyonunu hayata geçirmek üzere önemli bir aşamaya ulaşmış olacak. “Finansal Zeka” yaklaşımıyla kullanıcılarına yalnızca karşılaştırma değil, kişiselleştirilmiş ve proaktif finansal rehberlik sunmayı hedefliyor. HangiKredi, Açık bankacılık özellikleri ile müşterilerini daha yakından tanıyacak ve hayata geçireceği yapay zekâ destekli finansal asistan sayesinde kullanıcıları; En düşük faizli kredi seçeneklerine,Harcama alışkanlıklarına en uyumlu ve en fazla ödül kazandıran kredi kartlarına,En yüksek getiriyi sunan mevduat ürünlerine saniyeler içerisinde ulaşabilecek. Sistem yalnızca anlık önerilerle sınırlı kalmayacak; kullanıcıların mevcut bankacılık ürünlerini de analiz ederek piyasada daha avantajlı bir alternatif oluştuğunda otomatik bildirimlerle bilgilendirecek. Böylece kullanıcılar finansal kararlarını sürekli optimize edebilecek ve fırsatları kaçırmadan avantaj sağlayabilecek. HangiKredi, bu yeni dönemle birlikte finansal karşılaştırma platformu olmanın ötesine geçerek, kullanıcılarının finansal refahını aktif biçimde yöneten bir “Finansal Zeka” platformuna dönüşmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ergun Temizkan, EY-Parthenon (EYP) Türkiye Şirket Ortağı olarak atandı Haber

Ergun Temizkan, EY-Parthenon (EYP) Türkiye Şirket Ortağı olarak atandı

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon’un Türkiye ofisine Ergun Temizkan Şirket Ortağı olarak atandı. Değerleme, finansal modelleme, birleşme ve satın alma alanlarında uzun yıllar tecrübesi bulunan; kariyeri boyunca dijital bankacılık, fintech, altyapı ve enerji gibi farklı sektörlerdeki projelerde başarılara imza atan Ergun Temizkan, kapsamlı mesleki birikimini EY-Parthenon (EYP) Türkiye bünyesinde farklı sektörlerde değer sunmak üzere kullanmaya devam edecek. Ergun Temizkan kimdir? Ergun Temizkan, kariyerine 2010 yılında uluslararası bir denetim ve danışmanlık şirketinde başladı. Denetim alanında edindiği deneyimin ardından, 2013 yılında aynı kurumun danışmanlık bölümüne geçerek Değerleme ve Finansal Modelleme alanında görev aldı. Bu süreçte farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda yerli ve uluslararası kurumla çalışarak şirket değerlemesi, finansal modelleme ve birleşme-satın alma süreçlerinde deneyim kazandı. 2019 yılında aynı şirketin Belçika ofisinde Asistan Direktör olarak görev alarak bu dönemde de değerleme ve modelleme alanında uluslararası şirketlere hizmet sundu. Finansal hizmetler başta olmak üzere, birçok farklı sektörde çeşitli projelerde yer alan Temizkan, dijital bankacılık ve fintech alanında deneyim sahibi olmasının yanı sıra, büyük ölçekli ve karmaşık finansal modelleme çalışmalarıyla da öne çıktı. Temizkan, kariyeri boyunca dijital bankalar, fintech şirketleri ve büyük altyapı projeleri için değerleme ve modelleme görevlerini yönetmenin yanı sıra yüksek riskli anlaşmalarda C-level yöneticilere ve yönetim kurullarına danışmanlık yaptı. Aynı zamanda Chartered Financial Analyst (CFA) unvanına sahip olan Ergun Temizkan, EY-Parthenon Türkiye ofisinde Şirket Ortağı olarak iş dünyasına destek olmaya devam edecek.

Empa Electronics CEE, TE Connectivity Gücüyle Orta ve Doğu Avrupa’da Büyüyor Haber

Empa Electronics CEE, TE Connectivity Gücüyle Orta ve Doğu Avrupa’da Büyüyor

Yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer bileşen çözümlerinden oluşan geniş bir ürün yelpazesiyle kapsamlı teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, CEE pazarına (Central and Eastern Europe – Orta ve Doğu Avrupa pazarı) odaklanan yeni yapılanması Empa Electronics CEE ile bölgedeki gücünü ve faaliyet alanını her geçen gün genişletiyor. Son olarak küresel connectivity & sensor çözümleri üreticisi TE Connectivity ile yeni bir işbirliğine imza atan Empa Electronics CEE, Empa Elektronik’in 10 yılı aşkın süredir Türkiye’de satış ve teknik-Ar-Ge destek faaliyetlerini yürüttüğü şirketin ürünlerini, Orta ve Doğu Avrupa pazarındaki müşterilerle buluşturacak. “Bölgesel varlığımız güçleniyor” Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, 2025 yılında faaliyete geçen Macaristan merkezli Empa Electronics CEE ile Macaristan, Polonya ve Çekya başta olmak üzere Orta ve Doğu Avrupa pazarında daha hızlı ve kapsamlı hizmet vermeye başladıklarını söyledi. Empa Electronics CEE’nin, Empa Elektronik’e CEE pazarındaki müşterilerine daha yakın olma ve birebir ilişkiler kurma fırsatı verdiğini dile getiren Sarpel, “Empa Electronics CEE, Türkiye dışındaki faaliyetlerimizi genişletmek ve bölgesel müşteri portföyümüzü artırmak için stratejik bir rol oynuyor. Bu sayede bölgesel müşteri ilişkilerimiz ve varlığımız güçlenirken CEE pazarındaki satış ve lojistik süreçlerimiz hızlanıyor. Empa Electronics CEE aynı zamanda Empa Elektronik’in teknik ve mühendislik desteğini CEE müşterilerine direkt ulaştırabilme imkanı sunuyor” diye konuştu. Empa Electronics CEE’nin, Empa Elektronik’in küresel tedarik ve mühendislik hizmetlerini güçlendirme hedefi doğrultusunda attığı önemli bir adım olduğunu kaydeden Sarpel, şunları söyledi: Canlı pazar, güçlü sanayi, yüksek dijital adaptasyon “Empa Electronics CEE ile Orta ve Doğu Avrupa’daki bölgesel varlığımız da önemli ölçüde güçlendi. Orta ve Doğu Avrupa pazarı, Batı Avrupa’ya kıyasla daha yüksek büyüme oranları, daha rekabetçi iş gücü maliyetleri ve AB ile uyumlu regülasyonlarıyla oldukça canlı bir pazar. Güçlü orta sınıfı ve her geçen gün artan alım gücüyle öne çıkan bölgenin otomotiv, beyaz eşya, elektronik ve makine gibi Empa Elektronik’in faaliyet gösterdiği alanlarda güçlü bir sanayisi var. Ayrıca yüksek dijital adaptasyon özelliğine sahip ve e-ticaret, fintech, yazılım gibi sektörleri hızla gelişiyor. Empa Elektronik olarak önümüzdeki dönemde yeni markalarımız ve yeni müşterilerimizle pazarın en güçlü oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz. TE Connectivity ile yaptığımız yeni işbirliği, bu hedefimiz doğrultusunda attığımız önemli bir adım oldu.” Küresel teknoloji lideri TE Connectivity’nin dünya çapında faaliyet gösteren, connectivity & sensor çözümleri geliştiren bir teknoloji lideri olduğunu vurgulayan Murat Sarpel, “Elektriksel iletim, veri bağlantısı ve sinyal çözümleri tasarlayıp üreten şirketin ürün portföyünde konektörler, sensörler, kablolar, RF ve fiber optik çözümler, otomotiv, endüstri, enerji ve veri merkezleri yer alıyor. Yaklaşık 130 ülkede, 85 binden fazla çalışanıyla faaliyet gösteren TE Connectivity ile Türkiye’de 10 yılı aşkın süredir bir iş ortaklığımız bulunuyor. Hem satış hem de teknik ve Ar-Ge desteğini kapsayan bu işbirliğimizi, Empa Electronics CEE ile Orta ve Doğu Avrupa pazarına taşıyoruz” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Visa, 2026’da ödemeleri şekillendirecek beş büyük trendi açıkladı Haber

Visa, 2026’da ödemeleri şekillendirecek beş büyük trendi açıkladı

Visa, 2025’i ödemeler dünyası için dönüştürücü bir yıl olarak tanımladıktan sonra, asıl kırılmanın 2026’da yaşanacağını açıkladı. Yapay zekâ, üretken yapay zekâ, kuantum bilişim, blokzinciri, küresel ölçekte yaygınlaşan mobil donanım ve neredeyse sınırsız veri kapasitesi, büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan ödeme sektörü ise yeni teknolojileri küresel ölçekte inovasyona dönüştürerek öncü bir rol üstleniyor. Agentic (agent-based) ticaretin günlük hayatın doğal bir parçası hâline gelmesi, dijital kimlik güvenliğinin yapay zekâ çağında yeniden tanımlanması, stablecoin’lerin küresel ölçekte ivme kazanması, üye olmadan kart bilgisi girilerek yapılan ödemelerin (manual guest checkout) yavaş yavaş ortadan kalkması ve nakdin rolünün dönüşmesi bu başlıkların öne çıkanları arasında yer alıyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ödeme ekosistemi, yapay zekâdan blokzincirine uzanan teknolojilerle çok hızlı bir değişimden geçiyor. Visa olarak bu değişimin merkezinde yer alıyor, güvenli ve sorunsuz ödeme deneyimlerini daha geniş ölçekte erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. 2026 yılında da önceliğimiz; agentic ticaret, stablecoin çözümleri, dijital kimlik güvenliği ve temassız ödemeler gibi alanlarda, hem kullanıcılar hem de ekosistem için sürdürülebilir ve güven veren bir yapı oluşturmak. Attığımız her adımda, dijital ödemelerin günlük hayatın hızlı, güvenli ve doğal bir parçası hâline gelmesini destekliyoruz.” Agentic ticaret ana akıma taşınıyor Yüz yüze ticaretten e-ticarete, mobil ticaretten yapay zekâ tabanlı ticarete uzanan yolculukta yeni bir döneme giriliyor. 2026 itibarıyla, agentic yapay zeka destekli alışveriş deneyimleri tüketiciler için yaygın bir gerçeklik hâline gelirken, bu gelişimi doğal olarak yapay zekâ destekli asistanlar tarafından (agent) yürütülen ticaret modeli izleyecek. Bu modelde yapay zekâ asistanları, tüketici ve işletmeler adına işlem gerçekleştirebiliyor. Kullanıcılar, yapay zekâ asistanlarına yalnızca ödeme yetkisi vermekle kalmıyor; tercihlerini, bütçe sınırlarını ve hangi kategorilerde alışveriş yapılabileceğini de tanımlayabiliyor. Örneğin seyahat veya restoran harcamalarına izin verirken, sağlık gibi alanları kapsam dışı bırakmak ya da belirli bir tutarın üzerindeki ödemeleri engellemek mümkün oluyor. Böylece yapay zekâ, kullanıcı adına karar veren ancak kontrolü tamamen kullanıcıda kalan kişisel bir alışveriş asistanına dönüşüyor. Markaların agentic alışveriş deneyimlerine yaptığı yatırımlar arttıkça, 2026 yılında yapay zekâ asistanlarının ticaretteki rolü hızla artıyor. Visa, bu dönüşümün gerçekleşmesi için ekosistem iş birlikleriyle gerekli altyapı ve araçları sunuyor. Dijital kimlik güvenliği, yapay zekâ çağında yeni bir mücadeleye dönüşüyor Yapay zekânın sunduğu fırsatlarla birlikte riskler de büyüyor. Dolandırıcılar; yapay zekâ destekli deepfake’ler, ajan tabanlı dolandırıcılıklar ve sentetik kimlikler aracılığıyla artık tekil işlemler yerine doğrudan bireylerin kimliğini hedef alıyor. Kimliğin ele geçirilmesiyle birlikte, o kimlik üzerinden yapılan tüm işlemler risk altına giriyor. Visa’ya göre 2026’da, yapay zekâ destekli kimlik saldırıları hem hacmen hem de karmaşıklık açısından önemli ölçüde artış gösterecek. Bu durum, bankaların, fintech’lerin, işletmelerin ve kamu kurumlarının tek başına kazanamayacağı yeni bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. Bu nedenle sektör genelinde bu risklerle mücadele etmek üzere ortak yetkinliklerin ve teknolojilerin geliştirilmesi için iş birlikleri gerçekleşecek. Visa ise bu mücadelenin merkezinde yer almaya devam edecek. Stablecoin’ler hız kazanıyor Fiat para birimleriyle desteklenen stablecoin’ler, spekülatif bir varlıktan güvenilir bir küresel ödeme altyapısına dönüşüyor. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda ve sınır ötesi ödemelerde büyük bir potansiyel sunan stablecoin’ler için, ABD’de kabul edilen GENIUS Act ve benzeri düzenlemelerle birlikte 2026 yılı kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Stablecoin pazarının 2030 yılına kadar 4 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Visa, 2026’da stablecoin kullanımının hızla artacağını öngörüyor. Özellikle yerel para birimi oynaklığı yüksek olan pazarlarda değer saklama aracı olarak, B2B ödemelerden bireysel havalelere uzanan sınır ötesi para transferlerinde ve Visa altyapısı sayesinde kripto ile geleneksel finans dünyası arasındaki geçişlerde bu artış önce çıkacak. Bugün Visa, 40’tan fazla ülkede 130’dan fazla stablecoin bağlantılı kart programını destekliyor ve stablecoin’lerle Visa ağı üzerinde dolar ve euro cinsinden mutabakat sağlanabiliyor. Visa altyapısı sayesinde stablecoin varlıkları, Visa kartlarıyla entegre edilerek günlük harcamalarda da kullanılabiliyor. Bu yapı, kullanıcıların stablecoin veya kripto varlıklarını arka planda kullanarak, fiziksel mağazalarda ya da e-ticarette kahve gibi gündelik harcamalarını dahi sorunsuz şekilde gerçekleştirebilmesine imkân tanıyor. Visa, dijital ödemelerdeki küresel uzmanlığını yeni bir danışmanlık servisiyle de genişletiyor. Visa Danışmanlık ve Analitik (VCA) tarafından sunulan Stablecoin Danışmanlık Servisi, bankalar, fintech’ler ve işletmeler için stablecoin alanında pazar uyumu, strateji geliştirme ve uygulama süreçlerine rehberlik ediyor. Servis; Avrupa’da hızla büyüyen stablecoin ekosistemi ve gelişen regülasyonlar doğrultusunda, kurumların bu alandaki fırsatları güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirmesine destek olmayı amaçlıyor. Kart bilgilerini girerek ödeme tarihe karışıyor Kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu girilen çok adımlı ödeme süreçleri hızla geride kalıyor. Dijital cüzdanlar ve e-ticaret platformları üzerinden tek tıkla ödeme deneyimi yaygınlaşırken, bu dönüşüm daha hızlı işlemler, daha az terk edilen sepet ve daha düşük dolandırıcılık oranları sağlıyor. Visa verilerine göre, kart bilgilerini girerek yapılan ödemelerin oranı 2019’da işlemlerin neredeyse yarısını oluştururken, 2025’te bu oran yüzde 16’ya geriledi. Visa’nın en büyük e-ticaret satıcılarında ise bu oran tek haneli seviyelere indi. 16 milyar Visa token’ının devrede olduğu bu dönüşümle birlikte, birçok pazarda kart bilgisi girerek ödeme deneyiminin tamamen ortadan kalkması bekleniyor. Nakit bitmiyor, dönüşüyor Visa’ya göre nakit kullanımı, 2026’da da devam edecek. Dünya genelinde hâlihazırda dolaşımda yaklaşık 11 trilyon dolar tutarında nakit bulunuyor. Ancak küresel ölçekte nakdin payı düşse de, 2026 yılı dünya tarihinde ilk kez tüketici ödemelerinin yarısından fazlasının kartla gerçekleştirildiği yıl olacak. Visa’ya göre 2026’da ayrıca B2B para hareketlerinde yeni dijitalleşme adımları, dijital cüzdanlarda yenilikçi uygulamalar, mobil cihazlar üzerinden ödeme kabul eden milyonlarca yeni mikro‑işletmenin ekosisteme katılması, yüksek gelir grubuna yönelik yeni değer önerilerinin yaygınlaşması ve yeni dijital ödeme yöntemlerinin çoğalması öne çıkacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Destekli Alışverişten Stablecoin Atılımlarına Haber

Yapay Zekâ Destekli Alışverişten Stablecoin Atılımlarına

Visa, 2025’i ödemeler dünyası için dönüştürücü bir yıl olarak tanımladıktan sonra, asıl kırılmanın 2026’da yaşanacağını açıkladı. Yapay zekâ, üretken yapay zekâ, kuantum bilişim, blokzinciri, küresel ölçekte yaygınlaşan mobil donanım ve neredeyse sınırsız veri kapasitesi, büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Bu dönüşümün merkezinde yer alan ödeme sektörü ise yeni teknolojileri küresel ölçekte inovasyona dönüştürerek öncü bir rol üstleniyor. Agentic (agent-based) ticaretin günlük hayatın doğal bir parçası hâline gelmesi, dijital kimlik güvenliğinin yapay zekâ çağında yeniden tanımlanması, stablecoin’lerin küresel ölçekte ivme kazanması, üye olmadan kart bilgisi girilerek yapılan ödemelerin (manual guest checkout) yavaş yavaş ortadan kalkması ve nakdin rolünün dönüşmesi bu başlıkların öne çıkanları arasında yer alıyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ödeme ekosistemi, yapay zekâdan blokzincirine uzanan teknolojilerle çok hızlı bir değişimden geçiyor. Visa olarak bu değişimin merkezinde yer alıyor, güvenli ve sorunsuz ödeme deneyimlerini daha geniş ölçekte erişilebilir kılmaya odaklanıyoruz. 2026 yılında da önceliğimiz; agentic ticaret, stablecoin çözümleri, dijital kimlik güvenliği ve temassız ödemeler gibi alanlarda, hem kullanıcılar hem de ekosistem için sürdürülebilir ve güven veren bir yapı oluşturmak. Attığımız her adımda, dijital ödemelerin günlük hayatın hızlı, güvenli ve doğal bir parçası hâline gelmesini destekliyoruz.” Agentic ticaret ana akıma taşınıyor Yüz yüze ticaretten e-ticarete, mobil ticaretten yapay zekâ tabanlı ticarete uzanan yolculukta yeni bir döneme giriliyor. 2026 itibarıyla, agentic yapay zeka destekli alışveriş deneyimleri tüketiciler için yaygın bir gerçeklik hâline gelirken, bu gelişimi doğal olarak yapay zekâ destekli asistanlar tarafından (agent) yürütülen ticaret modeli izleyecek. Bu modelde yapay zekâ asistanları, tüketici ve işletmeler adına işlem gerçekleştirebiliyor. Kullanıcılar, yapay zekâ asistanlarına yalnızca ödeme yetkisi vermekle kalmıyor; tercihlerini, bütçe sınırlarını ve hangi kategorilerde alışveriş yapılabileceğini de tanımlayabiliyor. Örneğin seyahat veya restoran harcamalarına izin verirken, sağlık gibi alanları kapsam dışı bırakmak ya da belirli bir tutarın üzerindeki ödemeleri engellemek mümkün oluyor. Böylece yapay zekâ, kullanıcı adına karar veren ancak kontrolü tamamen kullanıcıda kalan kişisel bir alışveriş asistanına dönüşüyor. Markaların agentic alışveriş deneyimlerine yaptığı yatırımlar arttıkça, 2026 yılında yapay zekâ asistanlarının ticaretteki rolü hızla artıyor. Visa, bu dönüşümün gerçekleşmesi için ekosistem iş birlikleriyle gerekli altyapı ve araçları sunuyor. Dijital kimlik güvenliği, yapay zekâ çağında yeni bir mücadeleye dönüşüyor Yapay zekânın sunduğu fırsatlarla birlikte riskler de büyüyor. Dolandırıcılar; yapay zekâ destekli deepfake’ler, ajan tabanlı dolandırıcılıklar ve sentetik kimlikler aracılığıyla artık tekil işlemler yerine doğrudan bireylerin kimliğini hedef alıyor. Kimliğin ele geçirilmesiyle birlikte, o kimlik üzerinden yapılan tüm işlemler risk altına giriyor. Visa’ya göre 2026’da, yapay zekâ destekli kimlik saldırıları hem hacmen hem de karmaşıklık açısından önemli ölçüde artış gösterecek. Bu durum, bankaların, fintech’lerin, işletmelerin ve kamu kurumlarının tek başına kazanamayacağı yeni bir mücadeleyi beraberinde getiriyor. Bu nedenle sektör genelinde bu risklerle mücadele etmek üzere ortak yetkinliklerin ve teknolojilerin geliştirilmesi için iş birlikleri gerçekleşecek. Visa ise bu mücadelenin merkezinde yer almaya devam edecek. Stablecoin’ler hız kazanıyor Fiat para birimleriyle desteklenen stablecoin’ler, spekülatif bir varlıktan güvenilir bir küresel ödeme altyapısına dönüşüyor. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda ve sınır ötesi ödemelerde büyük bir potansiyel sunan stablecoin’ler için, ABD’de kabul edilen GENIUS Act ve benzeri düzenlemelerle birlikte 2026 yılı kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Stablecoin pazarının 2030 yılına kadar 4 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Visa, 2026’da stablecoin kullanımının hızla artacağını öngörüyor. Özellikle yerel para birimi oynaklığı yüksek olan pazarlarda değer saklama aracı olarak, B2B ödemelerden bireysel havalelere uzanan sınır ötesi para transferlerinde ve Visa altyapısı sayesinde kripto ile geleneksel finans dünyası arasındaki geçişlerde bu artış önce çıkacak. Bugün Visa, 40’tan fazla ülkede 130’dan fazla stablecoin bağlantılı kart programını destekliyor ve stablecoin’lerle Visa ağı üzerinde dolar ve euro cinsinden mutabakat sağlanabiliyor. Visa altyapısı sayesinde stablecoin varlıkları, Visa kartlarıyla entegre edilerek günlük harcamalarda da kullanılabiliyor. Bu yapı, kullanıcıların stablecoin veya kripto varlıklarını arka planda kullanarak, fiziksel mağazalarda ya da e-ticarette kahve gibi gündelik harcamalarını dahi sorunsuz şekilde gerçekleştirebilmesine imkân tanıyor. Visa, dijital ödemelerdeki küresel uzmanlığını yeni bir danışmanlık servisiyle de genişletiyor. Visa Danışmanlık ve Analitik (VCA) tarafından sunulan Stablecoin Danışmanlık Servisi, bankalar, fintech’ler ve işletmeler için stablecoin alanında pazar uyumu, strateji geliştirme ve uygulama süreçlerine rehberlik ediyor. Servis; Avrupa’da hızla büyüyen stablecoin ekosistemi ve gelişen regülasyonlar doğrultusunda, kurumların bu alandaki fırsatları güvenli ve sürdürülebilir şekilde değerlendirmesine destek olmayı amaçlıyor. Kart bilgilerini girerek ödeme tarihe karışıyor Kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu girilen çok adımlı ödeme süreçleri hızla geride kalıyor. Dijital cüzdanlar ve e-ticaret platformları üzerinden tek tıkla ödeme deneyimi yaygınlaşırken, bu dönüşüm daha hızlı işlemler, daha az terk edilen sepet ve daha düşük dolandırıcılık oranları sağlıyor. Visa verilerine göre, kart bilgilerini girerek yapılan ödemelerin oranı 2019’da işlemlerin neredeyse yarısını oluştururken, 2025’te bu oran yüzde 16’ya geriledi. Visa’nın en büyük e-ticaret satıcılarında ise bu oran tek haneli seviyelere indi. 16 milyar Visa token’ının devrede olduğu bu dönüşümle birlikte, birçok pazarda kart bilgisi girerek ödeme deneyiminin tamamen ortadan kalkması bekleniyor. Nakit bitmiyor, dönüşüyor Visa’ya göre nakit kullanımı, 2026’da da devam edecek. Dünya genelinde hâlihazırda dolaşımda yaklaşık 11 trilyon dolar tutarında nakit bulunuyor. Ancak küresel ölçekte nakdin payı düşse de, 2026 yılı dünya tarihinde ilk kez tüketici ödemelerinin yarısından fazlasının kartla gerçekleştirildiği yıl olacak. Visa’ya göre 2026’da ayrıca B2B para hareketlerinde yeni dijitalleşme adımları, dijital cüzdanlarda yenilikçi uygulamalar, mobil cihazlar üzerinden ödeme kabul eden milyonlarca yeni mikro‑işletmenin ekosisteme katılması, yüksek gelir grubuna yönelik yeni değer önerilerinin yaygınlaşması ve yeni dijital ödeme yöntemlerinin çoğalması öne çıkacak. Visa Inc. hakkında Visa (NYSE: V), dijital ödemeler alanında dünya lideridir ve 200’den fazla ülke ve bölgede tüketiciler, satıcılar, finansal kuruluşlar ve kamu kurumları arasındaki işlemleri kolaylaştırır. Misyonu, dünyanın en yenilikçi, en kolay, en güvenilir ve en güvenli ödeme ağı aracılığıyla dünyayı birbirine bağlamak; bireylerin, işletmelerin ve ekonomilerin gelişmesini sağlamaktır. Visa, her yerde herkesin dahil olduğu ekonomilerin, her yerde herkesi güçlendirdiğine inanıyor ve erişimi, para hareketinin geleceği için temel bir unsur olarak görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.