Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fintek

Kapsül Haber Ajansı - Fintek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fintek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuveyt Türk API Market Yenilendi! Haber

Kuveyt Türk API Market Yenilendi!

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk, açık bankacılık ve dijital entegrasyon alanındaki yetkinliğini güçlendiren API servisleri ve yenilenen API Market altyapısıyla kurumların ve fintek ekosisteminin operasyonel süreçlerini hızlandırmaya devam ediyor. Para transferinden hesap hareketlerine kadar uzanan geniş kapsamlı hizmet setiyle bugün 455 farklı API ile sektörde güçlü bir teknoloji altyapısı sunan Kuveyt Türk, bugün onlarca aktif entegrasyon ile iş ortaklarına kesintisiz ve ölçeklenebilir çözümler sağlıyor. Yenilenen Kuveyt Türk API Market, daha dinamik, kullanıcı dostu ve teknolojik yapısıyla geliştiriciler, fintekler, bankalar ve tüzel şirketler için açık bankacılık süreçlerini daha erişilebilir ve hızlı hale getiriyor. Platform üzerinden sunulan API servisleri sayesinde kullanıcılar, finansal işlemlerini kendi sistemlerine entegre ederek süreçlerini dijital ortamda daha etkin şekilde yönetebiliyor. “Teknoloji odaklı vizyonumuzun göstergesi” Kuveyt Türk Dijital Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Okan Acar, “Açık bankacılığı, finansal hizmetlerin daha erişilebilir, hızlı ve entegre sunulmasını sağlayan stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Yenilediğimiz API Market ve güçlü API altyapımız ile iş ortaklarımızın ve müşterilerimizin kendi sistemleri üzerinden finansal süreçlerini kolaylıkla yönetebilmelerine imkân tanıyoruz. 455 API ve artan entegrasyon sayımız, bu alandaki teknoloji odaklı yaklaşımımızın somut bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde API sayımızı artırmaya, yapay zekâ destekli yeni çözümler geliştirerek açık bankacılık ekosistemine yenilikçi katkılar sunmaya devam edeceğiz” dedi. API ekosistemiyle öne çıkan finansal kuruluş Kuveyt Türk, farklı iş ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği API çözümleriyle Türkiye’de öne çıkan finansal kuruluşlar arasında yer alıyor. Gün geçtikçe artan entegrasyon sayısı, Kuveyt Türk’ün geliştirici ve iş ortakları nezdinde tercih edilen bir teknoloji çözüm ortağı olduğunu gösteriyor. Yenilenen API Market platformu, daha modern bir arayüz, gelişmiş özellikler ve kullanıcı odaklı bir deneyim sunarken kullanıcıların ihtiyaç duydukları API’lere daha hızlı erişebilmesini, dokümantasyon süreçlerini kolaylıkla yönetebilmesini ve entegrasyon süreçlerini daha kısa sürede tamamlayabilmesini sağlıyor. Teknik destek ve entegrasyon taleplerine hızlıca yanıt veren sistem, güçlü IT ve iş birimi ekipleri ile uçtan uca destek sunuyor. Süreçler daha hızlı ve güvenli Kuveyt Türk API servisleri, kurumların finansal işlemlerini kendi altyapıları üzerinden gerçekleştirmesine imkân tanıyarak operasyonel verimliliği artırıyor. Özellikle tüzel müşteriler, API entegrasyonları sayesinde para transferi, hesap hareketlerini görüntüleme gibi ihtiyaçlarını şubeye gitmeden doğrudan kendi sistemleri üzerinden karşılayabiliyor. API entegrasyonlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, manuel işlem ihtiyacı azalırken süreçler daha hızlı, güvenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. İhtiyaçlarına uygun API’ler sayesinde müşteri kazanımı arttı Son dönemde müşteri ve iş ortaklarının API servislerine göre banka tercihi yaptığı içgörüsünden yola çıkan Kuveyt Türk, geliştirdiği yenilikçi API’ler ile yeni müşteri kazanımı oranlarında başarılı sonuçlar elde etti. Müşteri sayısı, API kalitesi ve sayısıyla bağlantılı oranda artış gösterdi. Bunlara ek olarak kolay ve yenilikçi uygulamalarla müşterilerin ihtiyaçlarına uygun geliştirilen çözümler sayesinde müşteri deneyimi ve bağlılığında da önemli avantajlar yakalandı. Kuveyt Türk, teknoloji odaklı çözümleriyle müşterilerin başarılı çözüm ortağı olmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi’nin Altıncı Toplantısı Türkistan’da Yapıldı Haber

Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi’nin Altıncı Toplantısı Türkistan’da Yapıldı

Bölgesel bankacılık sektörlerinin iş birliği potansiyelinin değerlendirildiği Konsey'in yedinci zirvesi, TBB ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenecek. Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar’ın başkanlığını yürüttüğü Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi’nin (TDBBK) altıncı toplantısı, 24 Nisan 2026 tarihinde Kazakistan’ın Türkistan şehrinde gerçekleştirildi. Başkan Alpaslan Çakar ayrıca toplantı ile eş zamanlı olarak düzenlenen 2. Orta Asya Finans ve Bankacılık Forumu’nun açılış konuşmasını yaptı. Başkan Çakar, “Türk Devletleri, sahip oldukları ekonomik potansiyel, coğrafi yakınlık ve birbirini tamamlayan yapılarıyla güçlü bir finansal entegrasyon zemini sunmaktadır. Konseyimiz, bankacılık sektörlerimiz arasında bilgi paylaşımını artıran, ortak projeleri teşvik eden ve finansal iş birliğini kurumsallaştıran önemli bir platform haline gelmiştir” dedi. Çakar ayrıca, dijital dönüşümün ve yeni nesil finansal altyapıların bölgesel entegrasyon açısından kritik bir rol oynadığını belirterek, ödeme sistemleri ve finansal teknolojilerdeki gelişmelerin iş birliği imkanlarını daha da artırdığını ifade etti. Bu dönüşüm sürecinde açık bankacılık uygulamaları ve fintek iş birliklerinin finansal hizmetleri daha erişilebilir, kapsayıcı ve verimli hale getirdiğini vurguladı. Forum’un ardından Türkiye Bankalar Birliği’nin sekretaryasını yürüttüğü TDBBK toplantısı, Çakar’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Azerbaycan, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkiye banka birliklerinin temsilcileri toplantıya katılım sağladı. Konsey toplantısında, yıl içinde yürütülen faaliyetler ile gelecek döneme ilişkin planlamalar değerlendirildi. Üye ülke banka birlikleri temsilcileri, kendi ülkelerindeki bankacılık ve finans sektörlerine ilişkin güncel gelişmeleri paylaşarak, gelecek dönemdeki ortak çalışma alanlarına yönelik görüş alışverişinde bulundu. Görüşmelerin ardından, Konsey’in yedinci toplantısının Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği ev sahipliğinde İstanbul’da yapılması konusunda mutabakata varıldı. 2022 yılında kurulan Türk Devletleri Banka Birlikleri Konseyi, Türk dünyasında faaliyet gösteren banka birliklerini bir araya getirerek bölgesel finansal iş birliğini güçlendirmeyi, bilgi ve deneyim paylaşımını kurumsallaştırmayı ve ekonomik kalkınmayı desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk Lonca Girişimcilik Merkezi  12. Dönem Başvurularını Açtı Haber

Kuveyt Türk Lonca Girişimcilik Merkezi 12. Dönem Başvurularını Açtı

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk bünyesinde faaliyet gösteren ve teknoloji odaklı girişimlerin büyüme yolculuğuna destek veren Lonca Girişimcilik Merkezi, 12. dönem programı için başvuruları almaya başladı. Lonca, yeni dönemde girişimlere 400 bin TL’ye kadar nakit hibe desteği sunarken, onları global ölçekte büyümeye hazırlayan kapsamlı bir destek programı sağlıyor. Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 12. dönem programına; ürünü hazır olan, aktif satış gerçekleştiren ve büyüme hedefi bulunan teknoloji girişimleri başvurabiliyor. Başvurular, 10 Mayıs 2026 tarihine kadar www.loncagirisim.com adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Lonca’nın 12. dönem programına seçilen girişimler, hibe desteğinin yanı sıra Kuveyt Türk ve iştirakleriyle iş birliği ve PoC fırsatları, global ölçeklenme desteği, bulut servis desteği, Kuveyt Türk API altyapısına erişim, ihtiyaca özel eğitim ve mentorluk programları ile hukuki, teknik ve finansal danışmanlık gibi çok yönlü desteklerden faydalanabiliyor. Girişime özel destek modeli Lonca’nın en belirgin özelliklerinden biri olan, her girişime standart bir müfredat sunmak yerine, ihtiyaçlara göre şekillenen esnek bir gelişim alanı oluşturması sayesinde girişimler, bulundukları aşamaya ve önceliklerine göre birebir destek alma imkânı buluyor. Dönem boyunca sağlanacak danışmanlık, eğitim ve teknik desteklerle girişimlerin hem iş modellerini geliştirmeleri hem de sağlam bir ölçeklenme zemini oluşturmaları hedefleniyor. Özellikle Kuveyt Türk ve iştirakleri ile sağlanan iş birliği fırsatları, girişimlerin ürünlerini gerçek iş süreçlerinde test etmelerine ve ticari büyümelerini hızlandırmalarına imkân tanıyor. Programa kabul edilen girişimler, PoC ve potansiyel iş birlikleri açısından değerlendirilerek çözümlerini gerçek kullanım alanlarıyla buluşturma fırsatı yakalayacak. Global büyüme yolculuğuna güçlü destek Programın bir diğer güçlü yönünü ise global ölçeklenme odağı oluşturuyor. Lonca; yerel pazarda belirli bir aşamaya gelmiş girişimlerin uluslararası büyüme hedeflerini destekleyecek bağlantılar, fırsatlar ve stratejik yönlendirmeler sunmayı amaçlıyor. Bu yaklaşımla geliştirilen Lonca Global Programı, girişimlerin global pazarlara açılmasını destekleyen; yurt dışı etkinlik katılımları, müşteri ve iş ağı bağlantıları ile iş geliştirme süreçlerini kapsayan bir yapı sunuyor. Bu program kapsamında, girişimlerin London Tech Week gibi önde gelen uluslararası etkinliklere katılımı planlanıyor ve global ölçekte görünürlüklerinin artırılması hedefleniyor. 9 yıldır girişimcilerin yanında 2017 yılından bu yana girişimcilik ekosistemine katkı sunan Lonca Girişimcilik Merkezi, bugüne kadar farklı sektörlerden çok sayıda girişimin ölçeklenmesine destek verdi. Yeni dönemde de ürünü hazır, gelir üreten ve büyüme hedefi olan teknoloji girişimlerini odağına alan program, finansmanın ötesinde uçtan uca bir gelişim altyapısı sunuyor. Geride kalan 11 dönemde fintek, yapay zekâ, SaaS, veri analitiği ve sağlık teknolojileri başta olmak üzere farklı alanlardan 100’den fazla girişimin büyüme yolculuğuna eşlik eden Lonca, kurulduğu günden bu yana girişimlere toplam 500 bin dolardan fazla nakit hibe desteği sağladı. Lonca mezunu girişimlerden 35’i, farklı yatırımcılardan 20 milyon dolara yakın yatırım alarak başarılarını taçlandırdı. Bir hızlandırma programı olmanın ötesine geçerek girişimlerin farklı ihtiyaçlarına cevap veren çok katmanlı bir yapıya dönüşen Lonca, bu kapsamda oluşturulan yol haritası doğrultusunda; global büyümeyi desteklerken, üniversite odaklı programlar ve dikeyleşen yapılar ile girişimcilik ekosistemine daha geniş bir çerçevede katkı sunulmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkbank ve İTÜ ARI Teknokent’ten Girişimcilere Güçlü Destek Haber

Halkbank ve İTÜ ARI Teknokent’ten Girişimcilere Güçlü Destek

Finansal teknolojiler, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik alanlarında yenilikçi projeleri keşfetmeyi ve bu projelerin global pazarlarla buluşmasına katkı sağlamayı amaçlayan programın başvuruları başladı. Başvurular için son tarih ise 10 Mayıs 2026. Girişimcilik ekosistemine finansal desteklerin ötesinde, sunduğu güçlü programlarla yön veren Halkbank’ın, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ARI Teknokent iş birliği ve dünyanın en iyi kuluçka merkezi seçilen İTÜ Çekirdek’in bilgi birikimiyle hayata geçirdiği HUBrica Hızlandırma Programı’nın yeni dönem takvimi belli oldu. Fintek, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik alanlarına odaklanan programın 3. dönem başvuruları, 10 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek. Girişimcilerin iş geliştirme, satış, yatırım alma ve küresel pazarlara açılma süreçlerine ivme kazandırmak amacıyla tasarlanan HUBrica Hızlandırma Programı kapsamında girişimciler; eğitim, mentörlük ve danışmanlık desteklerinin yanı sıra workshoplara katılma, Halkbank yöneticileriyle bir araya gelme, Banka ile iş birliği fırsatları yakalama ve küresel ağlara erişim gibi çok yönlü imkânlardan yararlanabiliyor. Program kapsamında girişimciler, İTÜ Çekirdek’in sunduğu geniş olanaklardan da faydalanarak 80’den fazla yatırımcıya doğrudan ulaşma fırsatı bulacak. Ayrıca 500’ü aşkın profesyonelden oluşan mentör havuzuna erişim ile ödeme ve bulut sistemleri ile muhasebe desteklerini içeren 45’ten fazla özel ayrıcalıktan yararlanacak. Bununla birlikte, İTÜ ARI Teknokent’in güçlü ekosistemi sayesinde networking etkinliklerine katılabilecek girişimciler, değerli bağlantılar kuracak ve küresel ölçekte büyümeyi destekleyen fırsatlara da ulaşabilecekler. Bankanın ve İTÜ Çekirdek’in web sitesi üzerinden yapılacak başvuru sürecinin ardından programa seçilecek girişimciler için Haziran 2026’da “Kick-Off” etkinliği gerçekleştirilecek. 3 haftalık yoğun bir eğitim ve gelişim sürecinin ardından Eylül ayında “HUBrica Söyleşileri” ile devam edecek olan program, Ekim ayındaki “Demo Day” etkinliğinde girişimcilerin yatırımcılarla bir araya gelmesiyle sona erecek. Programı başarıyla tamamlayan girişimciler, Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge sahnesinde yatırımcılar, girişimcilik ekosistemi paydaşları ve kamuoyunun karşısına çıkma fırsatı da yakalayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Logo Grup, Fintek Alanında “Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş.” ile Büyüyecek Haber

Logo Grup, Fintek Alanında “Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş.” ile Büyüyecek

Daha önce Grup bünyesinde kurulan Logo Ödeme Hizmetleri A.Ş. (Logo Ödeme), açık bankacılıkla ilgili yeni regülasyonlar kapsamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) faaliyet izni aldı. Logo Grup, uzun yıllardır sürdürdüğü fintek faaliyetlerini genişletiyor. Grup bünyesine kurulan ve ödeme hizmetleri (6493 SK, 12/1-f,g) alanında faaliyet gösterecek olan Logo Ödeme, TCMB’den faaliyet izni aldı. Kurumsal müşterilerin açık bankacılık ihtiyaçlarını karşılamayı ve bankacılık süreçlerini kolaylaştırmayı hedefleyen Logo Ödeme, verimlilik odaklı ürünler sunacak. “Doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz” Logo Ödeme’nin, uzun yıllardır fintek alanında edindikleri deneyim üzerine inşa edildiğini söyleyen Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Finansal hizmetler sektörü, yeni teknolojilerin ve regülasyonların etkisiyle sürekli dönüşüyor ve gelişiyor. Bu kapsamda biz de uzun yıllardır devam ettirdiğimiz öncü fintek çalışmalarımızı yeni regülasyonlar ile uygun hale getiriyoruz. Lisans genişletme olmaksızın regülasyonlar sonrası doğrudan açık bankacılık odaklı lisans alan ilk ödeme kuruluşuyuz. Faaliyet izni başvurumuzun kabul edilmesiyle Logo Ödeme, 40 yılı aşkın Logo tecrübesi ve güvencesiyle ödeme kuruluşu olarak faaliyetlerine başlayacak. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve gelişimini ön planda tutan bir yaklaşımla hareket ederken, açık bankacılık alanında katma değerli hizmet sunmak isteyen firmalara da temsilcilik vermeyi planlıyoruz. Logo ERP’nin yanı sıra farklı ERP çözümleri ve yazılımlarla entegre bir şekilde hizmet vereceğiz. Fintek alanındaki ayak izimizin genişlemesiyle Logo Grup’un SaaS gelirlerini önemli ölçüde artırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Fintek alanını odağına aldı Logo Grup, fintek alanındaki inovasyona öncülük etmek ve yenilikçi çalışmalarını daha ileriye taşımak amacıyla geçtiğimiz aylarda fintek faaliyetlerini Finansal Teknolojiler İş Birimi altında konumlandırdı. Yapılanmayla birlikte global teknoloji trendleri arasında yer alan fintek alanındaki çalışmalar tek çatı altında toplanarak bu alanda yeni bir odak oluşturuldu. Küresel çapta yükselen bir trend olan gömülü finans yatırımlarını da büyüten şirket, işletmelere tüm finansal servisleri tek noktadan sunarak B2B dünyasında bu alanın lideri olmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Octet Türkiye’nin 2026 Odağı Sürdürülebilir Büyüme Haber

Octet Türkiye’nin 2026 Odağı Sürdürülebilir Büyüme

B2B ödeme ve tahsilat çözümleri alanında faaliyet gösteren ve şirketlerin işletme sermayesinin güçlenmesine destek olan Octet Türkiye, 2025 yılında büyüme stratejisini ürün bazlı performans üzerinden şekillendirdi. Şirket, 2025 yılı boyunca ürün portföyü içinde Sanal POS, Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) ve Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS) çözümlerinin kullanım alanını genişletti. Geçtiğimiz yıl Octet Türkiye, DBS gelirlerinde %194, TFS gelirlerinde ise %450 oranında artış kaydetti. Elde edilen bu performans, şirketin çoklu banka altyapısı ve B2B odaklı platform yaklaşımının işletmelerin nakit akışı yönetiminde yarattığı etkiyi ortaya koydu. Octet Türkiye’nin Sanal POS çözümleri de 2025 yılı boyunca istikrarlı büyümesini sürdürdü. Sanal POS gelirleri, yıl genelinde %56 oranında artış gösterdi. Bu oran, enflasyonun yaklaşık iki katı seviyesinde bir büyümeye işaret ederken şirketin tahsilat çözümlerinde ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir yapı sunduğunu gösterdi. 2026 hedeflerinde güven ve istikrar öne çıkıyor Octet Türkiye, 2026 yılına yönelik stratejik önceliklerini ölçeklenebilir büyüme, regülasyon uyumu ve teknolojik dönüşüm ekseninde şekillendiriyor. Şirket, belirsizliklerin arttığı ekonomik ortamda işletmelerin nakit akışını daha öngörülebilir hale getiren çözümler sunmayı hedefliyor. Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, 2026 perspektifine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026’yı fintek ekosisteminde hızlı büyümeden çok, dayanıklı ve sürdürülebilir yapıların öne çıktığı bir dönem olarak görüyoruz. Octet Türkiye olarak büyümeyi, ürünlerimizin işletmelerin nakit akışına sağladığı somut katkı üzerinden kurguluyoruz. Regülasyonlara uyum ve şeffaflık ise bu yaklaşımın doğal bir parçası.” Ekemen Fidan, 2025’in sektör açısından seçici yatırımların ve güçlü denetim mekanizmalarının öne çıktığı bir dönem olduğuna dikkat çekerek, Octet Türkiye’nin bu süreçte kurumsal şirketler, bayi ağına sahip firmalar ve KOBİ’ler dahil olmak üzere toplam 8 bin 500 müşteriye hizmet sunduğunu hatırlattı. 2026’ya ilişkin beklentilerini de paylaşan Ekemen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzdeki dönemde işletmeler için nakit akışının öngörülebilirliği her zamankinden daha kritik hale geliyor. Biz de 2026’yı, işletmelerin finansal esnekliğini merkeze aldığımız bir yıl olarak görüyor; bölgesel yapılanma ve KOBİ segmentine açılımı öncelikli stratejik adımlarımızdan biri olarak konumlandırıyoruz. Özellikle KOBİ segmentinde finansal esnekliğin güçlü bir nakit akışıyla mümkün olduğuna dair farkındalığın artırılmasına odaklanacağız. Bu doğrultuda veri analitiği ve yapay zeka destekli altyapılara yaptığımız yatırımlarla hem mevcut ürünlerimizi güçlendirmeyi hem de ölçeklenebilir büyümeyi desteklemeyi hedefliyoruz. Ekonomik koşulların zorlu olduğunun farkındayız; ancak rotamızı koruyarak B2B odağında ilerlemeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether 10 Milyar Dolar Kâr Açıkladı Haber

Tether 10 Milyar Dolar Kâr Açıkladı

2025 yılında net kârını 10 milyar doların üzerine taşıyan Tether, rezerv fazlasını 6,3 milyar dolara yükseltti. Bu sonuçlar, bir başka güçlü yıllık finansal performansı işaret ederken, Tether’in en kârlı ve finansal açıdan en sağlam özel şirketlerden biri olma konumunu da pekiştiriyor. Disiplinli rezerv yönetimi ve ABD Hazine tahvilleri, dijital varlıklar ve şirketin kendi yatırım yapıları arasında gerçekleştirilen stratejik dağılımlar sayesinde Tether, bu olağanüstü performansını sürdürürken, bugün dünya genelinde 530 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaşan dijital dolar ekosistemindeki büyümeyi de hızlandırdı. 2025’te yaklaşık 50 milyar dolarlık yeni USDT ihraç edilirken, dolaşımdaki toplam miktar 186 milyar doları, toplam rezervler ise 193 milyar doları aşarak rekor seviyelere ulaştı Sadece 2025 yılında Tether, yaklaşık 50 milyar dolarlık yeni USDT ihraç etti; bu rakam şirket tarihindeki en büyük ikinci yıllık ihraç oldu. Yılın ikinci yarısında ivme belirgin şekilde arttı ve gelişmekte olan pazarlarda, ödemelerde ve dijital varlık ticaretinde dolar likiditesine yönelik talepteki artışla birlikte yaklaşık 30 milyar dolarlık ihraç gerçekleşti. Bunun sonucunda dolaşımdaki toplam USDT miktarı 186 milyar doları aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı ve küresel piyasalarda dolar bazlı bir finansal aracın en hızlı yıllık genişlemelerinden birine imza attı. Aynı dönemde toplam rezerv varlıkları da yaklaşık 193 milyar dolara yükselerek rekor kırdı ve rezervlerin yükümlülükleri aşmaya devam ettiği görüldü. Tether’in ABD Hazine tahvili sahipliği 2025 yılı boyunca rekor seviyelere ulaşarak, yüksek likiditeye sahip ve düşük riskli varlıklara dayalı stratejik yöneliminin sürdüğünü ortaya koyuyor. Yıl sonu itibarıyla doğrudan ABD Hazine tahvili varlıkları 122 milyar doları aşarak şirket tarihindeki en yüksek seviyeye ulaşırken, gecelik ters repo anlaşmaları da dâhil olmak üzere toplam doğrudan ve dolaylı Hazine tahvili maruziyeti 141 milyar doların üzerine çıktı. Bu büyüklük, Tether’i küresel ölçekte ABD devlet borcunun en büyük sahipleri arasına taşırken, dolar talebinin küresel finansal sistem içindeki aktarımında üstlendiği rolü daha da belirgin hale getiriyor. Yönetimin 31 Aralık 2025 itibarıyla yaptığı beyana göre toplam varlıklar 192,9 milyar doları aşarken, toplam yükümlülükler 186,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve bunun neredeyse tamamı ihraç edilen dijital token’lara ilişkilendirildi. Yapay zekâ, enerji, medya, fintek, değerli metaller, tarım, dijital varlık hazinesi, arazi ve P2P iletişim gibi gelişmekte olan alanlara Tether Global Investment Fund SICAF S.A. aracılığıyla yapılan özel yatırımlar ise token rezervlerinden tamamen ayrıştırılmış, fazla sermaye ve kârlardan finanse edilmiş olup 2025 yılının dördüncü çeyreği itibarıyla 20 milyar doların üzerine ulaştı. “Bu başarı, finans sektöründe benzeri olmayan güçlü risk yönetimi yapımız sayesinde kazanılan güvenle mümkün oldu” Tether CEO’su Paolo Ardoino, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“2025’i önemli kılan yalnızca büyümenin ölçeği değil, bu büyümenin arkasındaki yapıdır. USDT, küresel dolar talebinin giderek geleneksel bankacılık kanallarının dışına taşınmasıyla büyüdü; özellikle finansal sistemlerin yavaş, parçalı veya erişilemez olduğu bölgelerde bu eğilim daha da belirgin. Ağ etkisi ve parabolik büyümesiyle USDT insanlık tarihindeki en yaygın benimsenmiş parasal sosyal ağ hâline geldi. Bu başarı, finans sektöründe benzeri olmayan güçlü risk yönetimi yapımız sayesinde kazanılan güvenle mümkün oldu. Varlık kalitesi, dağılımı ve likiditeye ilişkin aldığımız kararlar, aşırı talep dönemlerinde dahi USDT’nin küresel ölçekte güvenilir ve kullanılabilir kalmasını sağlamak üzere tasarlanmıştır.” USDT ihraçlarının rekor seviyelere ulaştığı, rezervlerin yükümlülükleri milyarlarca dolar aştığı, Hazine tahvili maruziyetinin tarihi zirvelerde seyrettiği ve güçlü risk yönetimiyle desteklenen Tether, 2026 yılına küresel ölçekteki herhangi bir şirketle kıyaslanabilecek en sağlam bilançolardan biriyle giriyor. Dijital dolarlar, enflasyona karşı korunma araçları ve programlanabilir finansal enstrümanlara yönelik talep dünya genelinde hızla artmaya devam ederken, Tether küresel dijital likiditenin temel yapı taşlarından biri olarak konumunu koruyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 5 Milyar TL’lik İşlem Hacmi, 140 Milyon TL’lik Tasarruf Haber

 5 Milyar TL’lik İşlem Hacmi, 140 Milyon TL’lik Tasarruf

2026’yı donanımsızlaşma yılı ilan eden NarPOS CEO’su İlyas Akça, sektörün önemli bir problemi olan yüksek komisyonlara ve uzun vade sürelerine ise NarPAY ile çözüm getireceklerini duyurdu. Restoran otomasyonu ve finans teknolojileri alanında uçtan uca çözümler sunan NarPOS, 2025 yılının değerlendirmesini ve 2026 vizyonunu açıkladı. 10 Ocak 2025 tarihli yasal düzenlemeyle ortaya çıkan 2,5 milyon adet yeni nesil yazar kasa POS talebini sadece donanım satarak değil, iş modelini esnafın ihtiyaçlarına göre değiştirerek karşılayan şirket, 5 milyar TL’lik işlem hacmine ulaşarak yılı rekor büyüme ile kapattı. “Parçalı Yapıyı Birleştirdik, Sektöre 140 Milyon TL Tasarruf Sağladık” 2025’in fintek dünyası için vitrin yılı değil, sahada ayakta kalanların kendini ispatladığı bir kırılma yılı olduğunu belirten NarPOS Kurucu Ortağı ve CEO’su İlyas Akça, geride kalan yılı şöyle değerlendirdi: “Sektörde yeni yazar kasa POS zorunluluğu konuşulurken, biz sahadaki daha derin bir probleme odaklandık: Yeme-içme sektöründe hâlâ adisyon, ödeme ve muhasebe ayrı ayrı yönetiliyordu. Restoran otomasyonu sistemimizle bu parçalı yapıyı birleştirdik. Şekerbank ve Halkbank ile gerçekleştirdiğimiz stratejik iş birliklerimizle; yazar kasa POS entegrasyonunu, adisyon sistemiyle birlikte restoranlara ücretsiz sunduk. Ertesi gün sıfır komisyonla tahsilat avantajı sağladık. Tüm bunlar sayesinde hem esnafımızın teknolojiyi benimsemesinin önündeki maliyet engellerini kaldırdık hem de ödemeyi işin merkezine aldık. Restoranların teknolojiye erişimini bir ayrıcalık olmaktan çıkarmak amacıyla iş modellerini sektörün gerçeklerine göre yeniden kurguladıklarını ve finteki yeme-içme sektörü için erişilebilir bir hızlandırıcıya dönüştürdüklerini belirten Akça, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu hamlelerimizle 2025 yılında sistemimiz üzerinden 5 milyar TL’lik işlem hacmi geçirirken, yeme-içme sektöründeki işletmelere toplam 140 milyon TL doğrudan tasarruf sağladık. Fintekin restoranlar için bir maliyet kalemi değil, kazandıran bir araç olduğunu kanıtladık.” Fintek Kasadan Çıkıp Cebe Giriyor Yeni yılda sektördeki en büyük trendin “donanımsızlaşma” olacağını vurgulayan Akça, restoran sahiplerinin ve çalışanların artık tezgah üzerinde kablo yığınları, ek terminaller ve cihaz kirliliği görmekten yorulduğuna dikkat çekti. Akça’ya göre, 2026 sektör için; siparişten tahsilata, raporlamadan stok yönetimine kadar tüm süreçlerin mobil cihazlar üzerinden yönetileceği, fiziksel POS bağımlılığının azalacağı bir dönemin başlangıcı olacak. Şirketin operasyonel hedeflerine de değinen Akça, konuyla ilgili açıklamasında: “2026’da sadece iyi destek veren bir sağlayıcı olmakla yetinmeyeceğiz. Ar-Ge çalışmalarımızla sistemlerimizi daha pürüzsüz ve entegre hale getirerek işletmelerin artık çoğu konuda desteğe ihtiyaç duymamalarını sağlayacağız.” dedi. NarPAY ile Düşük Maliyet ve Hızlı Tahsilat Dönemi Başlıyor Bugün yeme-içme sektöründeki işletmelerin ödediği yüksek komisyonlar ve uzun tahsilat vadeleri, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansal sürdürülebilirliğini tehdit eden bir maliyet baskısı oluşturuyor. NarPOS, 2026’da teknolojik dönüşümün yanı sıra esnafa nefes aldıracak yeni bir atılıma hazırlanıyor. İşletmeleri zorlayan yüksek banka, yemek kartı ve pazaryeri komisyonları ile uzun tahsilat süreleri, NarPOS’un geliştirdiği yeni çözümü NarPAY ile aşılacak. Bu sorunlara çözüm olarak tamamen dijital ve mobil çalışan bir ödeme ekosistemi sunacak olan NarPAY, komisyon yükünü minimize eden ve restoranların hak edişlerini tahsil etmek için beklemeyeceği modeliyle, işletmelerin maliyetlerini düşürürken tahsilat hızını artıracak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yan Haklar, Çalışanla Şirket Arasında  Güven Duygusunu Pekiştiriyor Haber

Yan Haklar, Çalışanla Şirket Arasında Güven Duygusunu Pekiştiriyor

Araştırma sonuçları, çalışanların yan hakları kendilerine verilen değerin bir yansıması olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Tek tip paketler yerine, kuşaklar arasındaki farklılıkları dikkate alan yan hak uygulamalarına ihtiyaç olduğuna işaret ediyor. Migros’un fintek iştiraki MoneyPay, Future Bright araştırma şirketi iş birliğiyle X, Y ve Z kuşaklarının yan haklar hakkındaki beklentilerini inceleyen bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmanın sonuçlarının paylaşıldığı ve sektör profesyonellerinin katıldığı “Yan Haklar Yeniden Tanımlanıyor: Kuşaklar Konuşuyor” başlıklı etkinlikte; yan hakların, artık tek tip paketlerle yönetilemeyecek kadar çok katmanlı bir alana dönüştüğüne dikkat çekildi. Çalışan beklentilerinin çeşitlendiği, esnekliğin temel bir ihtiyaç haline geldiği bu dönemde, kuşaklar arasındaki beklenti farklılıkları dikkate alınarak yan hakların yeniden tanımlanması gerektiği vurgulandı. Yan haklar tedarik değil, deneyim alanı Etkinlikte konuşan MoneyPay Genel Müdürü Mehmet Müstehlik, “MoneyPay olarak kendimizi işverenlerin ve çalışanların yanında duran, onlarla birlikte değişen, gelişen ve dönüşen bir iş ortağı olarak konumlandırıyoruz. Büyük ölçekli kurumsal yapılardan KOBİ’lere kadar her ölçekteki şirketin ihtiyaçlarına özel çözümler geliştiriyoruz. Kullanıcı dostu dijital platformumuz aracılığıyla çalışanlara gıda, giyim, ulaşım, yemek gibi çeşitli yan haklar sunuyoruz. ProFlex Kurumsal Hediye Kartı ve Yeni Nesil Yemek Kartımız Money Yemek ile ürün portföyümüz daha da genişledi. Ürün ve hizmet sunan finansal bir iş ortağı olarak yan hak ekosisteminin merkezinde yer alıyoruz” dedi. Z kuşağının yüzde 61’i yan hakların kişiselleştirilmesini istiyor Araştırmanın bulgularını paylaşan Akan Abdula, şu bilgileri verdi: “Araştırma sonuçlarına göre yan haklar, çalışanla şirket arasında güven duygusunu pekiştiren bir unsur olarak görülüyor. Çalışanlar; kendilerine uyumlanan, kişisel tercihlere alan açan ve günlük hayatı gerçekten kolaylaştıran yan hak deneyimleri bekliyor. Çalışanlar, verilen yan haklarla değer gördüklerini, takdir edildiklerini hissettiklerini belirtiyor. Ancak kuşaklar arasında beklentiler açısından bir farklılık söz konusu. Bu sebeple, yan haklar artık standart çözümlerle karşılanamıyor. Z kuşağı iş hayatına daha farklı bakıyor; bu kuşağı kendisine değer verildiğine ikna etmek, X ve Y kuşağına göre zor. Z kuşağının yüzde 61’i yan hakların kişiselleştirilmesini istiyor.” Yan haklarda sezgi dönemi bitti, önemli olan veri MoneyPay Chief Sales Leader Övgü Bayram, “Bugün iş hayatında üç farklı kuşağın bir arada olması, yan hakları köklü bir dönüşüme zorluyor. Sezgilerle değil, ancak verilerle doğru çözümü sunabiliriz. Bu amaçla hayata geçirdiğimiz araştırmamızın, kurumların yan hak strate

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.