Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fırsat Eşitliği

Kapsül Haber Ajansı - Fırsat Eşitliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fırsat Eşitliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı Haber

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı

Kuruluşunun 60. yılını kutlayan Form Şirketler Grubu, toplumsal faydaya dayalı sosyal sorumluluk çalışmalarını, geleceğe yatırım niteliği taşıyan projelerle güçlendiriyor. Bu doğrultuda şirket, 2025 yılının ilk yarısında Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile önemli bir iş birliğine imza atarak TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimlerinden birine işletme sponsoru oldu. Mobil Öğrenim Birimi Ateşböceği eğitim tırı, kısa sürede Ordu ve Hatay illerinde çocuklarla buluştu. Proje kapsamında 27 gönüllü sahadaki desteğiyle 1.231 çocuğa erişildi ve toplam 17.965 saatlik eğitim tamamlandı. Bu sonuçlar, iş birliğinin yalnızca bir destek programı olmadığını; çocukların yaşamında somut ve ölçülebilir bir fark yarattığını da ortaya koydu. Eğitim içerikleri çocukların çok yönlü gelişimini destekledi Ateşböceği Öğrenim Birimi kapsamında çocuklara yalnızca akademik bilgi aktarmakla sınırlı kalmayan, onların düşünme biçimlerini ve ifade yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı bir eğitim programı sunuluyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda yürütülen bu çalışmalar sayesinde öğrenciler; fen ve matematik, bilişim ve kodlama, sanat ve yaratıcı drama, okuma kültürü ve sağlıklı yaşam gibi temel alanlarda hazırlanan içeriklerle hem teorik hem de uygulamalı öğrenme deneyimi yaşıyor. Bu eğitimlere ek olarak düzenlenen kısa süreli etkinliklerde ise özgüven, iletişim, problem çözme, çevre bilinci ve takım çalışması gibi 21. yüzyıl becerilerini destekleyen uygulamalar gerçekleştiriliyor. Böylece çocuklar yalnızca ders odaklı değil; sosyal, bilişsel ve duygusal yönleriyle de desteklenerek geleceğe daha donanımlı adımlar atma imkânı buluyor. “Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor” Eğitimin yalnızca bireysel bir kazanım değil, toplumsal dönüşümü tetikleyen en güçlü araç olduğuna vurgu yaparak değerlendirmelerde bulunan Form Şirketler Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Form olarak 60 yıldır ürettiğimiz her çözümün ardında, yaşamı dönüştüren kalıcı bir iz bırakma hedefi yatıyor. Bir çocuğun yeni bir bilgi ile tanışması, o çocuğun dünyasında yepyeni bir pencerenin açılması anlamına geliyor. Ateşböceği ile buluşan çocukların gözlerindeki merakın büyüdüğünü, kendilerini ifade ederken özgüven kazandıklarını görmek, bu projenin etkisini rakamların çok ötesine taşıyor. Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor. Çünkü bu çocukların her biri, geleceğin toplumsal dokusuna işlenecek yeni bir umut, yeni bir fikir ve yeni bir başlangıç demek. Eğitime destek yalnızca bugünün değil, yarının dünyasına yapılan en güçlü yatırımdır.” “Bu çocuklar, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyor” Eğitimin uzun vadeli etkisini değerlendiren Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Özden Korun ise “Bir çocuğun sanatla, bilimle ya da teknolojiyle tanışması, ona sadece yeni bilgiler kazandırmıyor; dünyayı yorumlama biçimini, hayal gücünü, kendi potansiyelini keşfetme cesaretini de besliyor. Ateşböceği projesi sayesinde çocukların kendi şehirlerinde bu imkânlara erişmesi, fırsat eşitliği açısından son derece kıymetli. Her bir eğitim saatinin, onların yaşam yolculuğunda somut bir karşılığı olduğunu görüyoruz. Bugün ulaştığımız rakamlar bizleri mutlu ediyor; çünkü bu çocuklar yeni beceriler kazandıkça, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyorlar. Bir çocuğun gözündeki ışığın büyüdüğüne tanıklık etmek, yaptığımız işin neden değerli olduğunu bize her defasında yeniden hatırlatıyor” dedi. "Birlikte geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol, Form Şirketler Grubu ile gerçekleştirilen iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde çocuklar için yaratılan değere dikkat çekti: “TEGV olarak, 21. yüzyıl becerileriyle donatılmış; sosyal ve duygusal farkındalığı yüksek, bilim ve teknolojiyle üretken, çevreye duyarlı ve toplumsal fayda odağında düşünebilen çocuklar yetiştirmek için çalışıyoruz. Geride bıraktığımız 30 yılda 3.3 milyondan fazla çocuğun eğitim yolculuğuna bu idealle eşlik ettik. Ateşböceği Öğrenim Birimlerimiz, bu misyonun sahadaki en güçlü örneklerinden biri. Form Şirketler Grubu’nun, 60. yılında bu yolculuğa verdiği güçlü destek, çocukların hayatında kalıcı bir değere dönüşüyor. Bu anlamlı iş birliğiyle geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB Co-Venture Programına Katılacak Girişimler Belli Oldu Haber

TSKB Co-Venture Programına Katılacak Girişimler Belli Oldu

TSKB’nin (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) çok yönlü kalkınma vizyonunu girişimcilik ekosistemiyle buluşturan TSKB Co-Venture programının girişimcilerle olan ilk büyük buluşması 28 Ocak tarihinde gerçekleşti. Girişimciliğin önündeki engelleri kaldırmak ve ortak zemin yaratmak vizyonuyla çalışan Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle yürütülen TSKB Co-Venture programına 300’e yakın başvuru yapıldı. Fırsat eşitliği ilkesiyle 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerden çıkan ekiplerle kadın girişimcileri önceliklendiren programda iklim, sürdürülebilir tarım, sağlık, eğitim ve afet teknolojileri odaklı yenilikçi fikirler yer alıyor. Başvurular arasından seçilen 15 girişimci ekip, TSKB’nin geniş paydaş ağından ve derin sektörel uzmanlığından faydalanacakları uzun soluklu bir yolculuğa başladı. İlk modülü fikir aşamasındaki girişimci ekiplerle başlayacak programın, Nisan 2026’da ileri aşama girişimlerin de katılmasıyla daha da zenginleşmesi planlanıyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar programın stratejik önemine değinerek şunları söyledi: “TSKB’nin 75 yılı aşkın derin bilgi birikimi ve sektörel deneyimini, ülkemizin sürdürülebilir geleceğini şekillendirecek girişimcilerle buluşturmaktan büyük bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz. TSKB Co-Venture aracılığıyla girişimciler için sadece bir finansman kaynağı olmanın ötesinde, yenilikçi fikirleri kalıcı ve güçlü yapılara dönüştürecek stratejik rehberlik sunmayı amaçlıyoruz. Genç girişimcilerimizin her birini yürekten kutluyor, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda önemli bir rol üstleneceklerine inanıyorum.” GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk ise iş birliğine dair değerlendirmede bulunarak, “Geleceğin etkili girişimlerini inşa etmenin yolu, uzun vadeli ve stratejik ortaklıklardan geçiyor. TSKB ile hayata geçirdiğimiz bu venture builder modeliyle gençlerimizin etki yaratma potansiyelini nitelikli rehberlik ve güçlü bir ekosistem desteğiyle harmanlıyoruz. Bugün yola çıkan 15 ekibin Türkiye’nin girişimcilik hafızasında iz bırakacak değer katan projelere imza atmalarını diliyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Türk Basketboluna Desteğini Sürdürüyor  Haber

Garanti BBVA Türk Basketboluna Desteğini Sürdürüyor 

Böylece Türk basketbol tarihinin en uzun soluklu sponsorluğunu daha da ileriye taşıyan Garanti BBVA, yeni dönemde de altyapıdan başlayarak basketbol kültürünün yaygınlaşmasını desteklemeye devam edecek. Garanti BBVA, Türkiye Basketbol Federasyonu ile 2001 yılından bu yana devam eden sponsorluk anlaşmasını 5 yıl süreyle uzattı. Anlaşma, 27 Ocak 2026 tarihinde Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ve Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten’in katılımıyla gerçekleştirilen imza töreniyle duyuruldu. Toplantıda, iş birliğinin yeni dönem vizyonu ve Türk basketboluna sağladığı katkılar paylaşıldı. Garanti BBVA’nın 5 yıl daha Milli Takımlar Ana Sponsoru olarak Türk basketboluna desteğini sürdüreceği iş birliği, A Milli Erkek Basketbol Takımı “12 Dev Adam”, A Milli Kadın Basketbol Takımı “Potanın Perileri”, altyapı milli takımları ve 12 Dev Adam Basketbol Okulları’nı kapsıyor. Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu imza töreninde şu açıklamada bulundu: “Garanti BBVA ile yol arkadaşlığımız 2001 yılında başladı ve bugün tam çeyrek asırlık bir geçmişe ulaştı. Bu süre, Türk spor tarihinde nadir görülen, istikrarlı ve sürdürülebilir bir iş birliğini temsil ediyor. Bu sadece bir sponsorluk değil; Türk basketbolunu büyütme, geliştirme ve geleceğe taşıma hedefiyle kurulmuş uzun soluklu bir yolculuk ve stratejik ortaklıktır. Garanti BBVA, yıllar boyunca yalnızca A Milli Takımlarımıza değil; altyapıdan genç sporculara kadar basketbolun her katmanına gerçek anlamda dokunan bir paydaş oldu. Bu iş birliğinin Türk basketbolunun hem sportif hem de kurumsal gelişiminde çok önemli bir rol oynadığını bugün çok net görüyoruz. Türk basketbolu bugün daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha sağlıklı bir yapı inşa ediyor. Bu gelişimin arkasında uzun vadeli vizyon ve doğru iş birlikleri var. Garanti BBVA bu vizyonun en önemli stratejik ortaklarından biri. Başta Garanti BBVA Genel Müdürümüz Sayın Mahmut Akten olmak üzere, bu 25 yıllık yolculukta emeği geçen tüm Garanti BBVA ailesine, Türk basketboluna verdikleri katkılar için bir kez daha teşekkür ediyorum.” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bugün attığımız imzalar bizim için 25 yıldır aralıksız devam eden çok güçlü bir yol arkadaşlığının devamı anlamına geliyor. Türkiye’de sporun en uzun soluklu ve istikrarlı iş birliklerinden birini sürdürmekten büyük gurur duyuyoruz. Bu desteği bir sponsorluk faaliyeti olmanın ötesinde, topluma değer katan uzun vadeli bir yatırım olarak görüyoruz. Sporu, gençleri güçlendiren, toplumları bir araya getiren ve ortak bir aidiyet duygusu yaratan çok güçlü bir alan olarak ele alıyoruz. Basketbolun takım ruhu, disiplin, inanç ve özgüven gibi değerleri, bizim ‘Birlikte Yaparız’ yaklaşımımızla birebir örtüşüyor. Bu nedenle basketbolla kurduğumuz bağ tesadüfi olarak gerçekleşmedi, çok doğal, çok içten ve kalıcı. 2001 yılında başlattığımız bu yolculukta oluşturup Türkiye Basketbolu’na armağan ettiğimiz ‘12 Dev Adam’ ve ‘Potanın Perileri’ markaları o günden sonra bir inancın, özgüvenin ve ortak bir duruşun simgesi haline geldi. Millilerimize verdiğimiz bu gönülden destekle başlayıp, 25 yıldır Federasyonumuzla omuz omuza sürdürdüğümüz bu iş birliği, milli takımlardan altyapıya, basketbol okullarından on binlerce çocuğa uzanan bütüncül bir ekosistemi kapsıyor. Bugün attığımız imzaları, bir sözleşmenin ötesinde, ortak bir vizyonun, güvenin ve Türk basketbolunun geleceğine duyduğumuz inancın bir yansıması olarak görüyoruz. Tüm takımlarımızın yanında olmaya, aynı heyecan ve kararlılıkla devam edeceğiz. Tüm basketbol milli takımlarımıza yürekten başarılar diliyoruz.” Garanti BBVA, yeni dönemde de Türkiye’nin basketbol hikâyesine ortak olmaya, çocuklar ve gençler için fırsat eşitliği ve güçlü rol modeller yaratmaya, Türk basketbolunun dünyadaki konumunu güçlendirmeye devam edecek.

Çimko’dan UNICEF ile Çocukların Dijital Geleceğine Yatırım Haber

Çimko’dan UNICEF ile Çocukların Dijital Geleceğine Yatırım

Sanko Holding’in çimento ve beton sektöründe faaliyet gösteren şirketi Çimko, UNICEF’in yürüttüğü MakerUp Programı’na vereceği destek ile Güneydoğu Anadolu’daki çocukların dijital becerilerini güçlendirmeye yönelik üç yıllık bir sosyal fayda çalışmasını hayata geçiriyor. Çimko’nun bölgenin geleceğine yaptığı stratejik bir yatırım niteliğindeki program, 7–14 yaş arasındaki çocukların teknolojiyle üretme, düşünme ve problem çözme yetkinliklerini geliştirmeyi, dijital çağın sunduğu fırsatlara daha eşit koşullarda erişebilmelerini amaçlıyor. MakerUp Programı, çocukların teknolojiyi tüketen değil üreten bireyler olarak gelişmelerini desteklemek üzere robotik uygulamalar, kodlama egzersizleri, 3D modelleme ve IoT alanlarında eğitimler sunuyor. Program kapsamında çocuklar mantıksal düşünme, problem çözme, iş birliği yapma ve proje geliştirme gibi beceriler kazanarak dijital dünyanın gerektirdiği yetkinlikleri edinme fırsatı buluyor. Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca, programın uzun vadeli bir sosyal yatırım niteliği taşıdığını altını çizerek; “MakerUp Programı çocukların teknolojiyle yalnızca tanışmasını değil; düşünmesini, üretmesini ve özgüvenle kendi yolunu çizebilmesini destekliyor. UNICEF’in sahadaki uzmanlığı ve yaygın uygulama kapasitesiyle yürütülen iş birliği kapsamında, yalnızca teknoloji öğretmiyoruz; çocukların hayal kurma, üretme ve kendine güvenme becerilerini de destekliyoruz. Amacımız Güneydoğu Anadolu’daki çocukların dijital dünyaya eşit fırsatlarla katılabilmelerini sağlamak. Çocukların bugünden geliştirdikleri üretkenlik ve merak duygusunun yarının yenilikçi çözümlerine dönüşeceğine inanıyoruz. Üç yıl sürmesini planladığımız MakerUp programı ile her yıl 5 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz” dedi. UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi konuşmasında şunları ifade etti: “Özel sektör ile yürütülen ortaklıklar, çocuklar için daha aydınlık bir gelecek inşa etmenin en temel unsurlarından biridir. ÇİMKO ile yürüttüğümüz iş birliği, bilgi birikimimizi, güçlü yönlerimizi ve kaynaklarımızı bir araya getirerek çocuklar ve içinde yaşadıkları toplum için kalıcı ve anlamlı bir fark yaratabileceğimizi gösteriyor. Bu ortaklık, çocukların, yaşamlarının ileriki evreleri için gereken beceri ve fırsatlara erişimlerinin güçlendirilmesine önemli bir katkı sağlayacaktır.” Türkiye Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Ekşi, programın sahadaki uygulama ortağı olarak TKV'nin rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: "Maker sınıfları, çocukların yalnızca teknolojiyle tanışmasını değil; güvenli bir ortamda denemeye, üretmeye ve kendi çözümlerini geliştirmeye teşvik edilmesini hedefliyor. Bu tür yapılandırılmış alanlar, çocuklar için hem öğrenme hem de koruma işlevi görüyor. Her çocuğun, nerede yaşarsa yaşasın, güvenli öğrenme alanlarına ve geleceğini şekillendirebileceği fırsatlara erişme hakkı olduğuna inanıyoruz." İş birliği kapsamında Gaziantep Gençlik Merkezi ve Adıyaman Dr. Şerif Ayaz Kültür ve Eğitim Merkezi içinde tamamen donanımlı Maker sınıfları kuruldu. Bilgisayarlar, kodlama kitleri, sensörler, motor setleri, lego eğitim materyalleri ve 3D yazıcılardan oluşan altyapı, çocuklara sistemli ve güvenli bir öğrenme ortamı sağlıyor. Bu sınıflar, bölgenin uzun vadeli eğitim kapasitesini güçlendiren kalıcı bir yatırım niteliği de taşıyor. Program, şehir merkezleriyle sınırlı kalmayarak Gezici Maker Aracı ile Gaziantep başta olmak üzere Adıyaman, Kahramanmaraş, Kilis, Şanlıurfa ve Mardin gibi kırsal bölgelere de ulaşıyor. Bu model, teknolojiye erişimi sınırlı olan çocuklara fırsat eşitliği sağlayarak bölgedeki çocukların dijital gelişimleri önündeki engelleri azaltmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Weshape Girişimcilik Programı’nın 2026 Başvuruları Başlıyor Haber

Weshape Girişimcilik Programı’nın 2026 Başvuruları Başlıyor

Weshape Girişimcilik Programı, bu yıl ikinci kez CCN Holding ana sponsorluğu ve öncülüğünde, İbrahim Çeçen Vakfı, CIFE Avrupa Enstitüsü ve Katalist ortaklığında düzenleniyor. Genç katılımcılara fikir geliştirme, iş modeli oluşturma, pazarlama iletişimi ve sunum teknikleri gibi girişimcilik süreçlerine yönelik kapsamlı öğrenim imkânları sunuyor. Program boyunca katılımcılar; girişimcilik eğitimlerine katılıyor, alanında uzman mentorlarla birebir çalışma fırsatı yakalıyor ve farklı sektörlerden profesyonellerle tanışma olanağı buluyor. CIFE Avrupa Enstitüsü iş birliği sayesinde, finale kalan katılımcılar 6 ECTS değerinde Avrupa genelinde geçerli akademik kredi kazanabiliyor ve Avrupa’da düzenlenen yaz okullarına katılma fırsatı elde edebiliyorlar. Üniversiteli girişimcilerin başvuruları bekleniyor Weshape Girişimcilik Programı hakkında CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol şu açıklamayı yaptı: “Weshape Girişimcilik Programımız ile üniversite öğrencilerinin yalnızca fikir üretmesini değil, bu fikirleri doğru rehberlik, güçlü bir ağ ve uluslararası bakış açısıyla hayata geçirmesini önemsiyoruz. Weshape Girişimcilik Programı’mızla üniversite öğrencilerine, girişimcilik ekosistemini yakından tanıyabilecekleri, alanında uzman mentorlarla çalışabilecekleri ve projelerini somut çıktılara dönüştürebilecekleri bütüncül bir deneyim sunuyoruz. Her gencin bilgiye, mentorluk desteğine ve girişimcilik ekosistemine eşit erişim hakkı olduğuna inanıyoruz. Programımızla, potansiyeli olan tüm üniversite öğrencilerine fırsat eşitliği sunarak, yeteneğin ve fikrin önündeki görünmez engelleri kaldırmayı amaçlıyoruz. Avrupa genelinde geçerli akademik kazanımlar ve uluslararası iş birlikleriyle desteklenen bu yolculuğa, geleceği şekillendirmeye fikri olan tüm gençleri Weshape Girişimcilik Programı’na başvurmaya davet ediyoruz.” Başvurular 12 Ocak’ta başlıyor Türkiye’nin 7 bölgesinden girişimcilik ve inovasyona ilgi duyan üniversite öğrencilerinin katılımına açık olan Weshape başvuruları 12 Ocak 2026 tarihinde başlayıp 26 Ocak 2026 tarihine kadar devam edecek. Ardından değerlendirme ve seçim dönemi 26 Ocak – 6 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek. Eğitim ve mentorluk desteği 12 Şubat – 22 Nisan 2026 tarihleri arasında çevrimiçi olarak yürütülecek olup, İstanbul’da yapılacak Proje Sunumları: İstanbul Buluşması Mayıs ayında gerçekleştirilecek. Programa katılmak isteyen öğrenciler https://www.weshape.com.tr/basvuru-formu/ adresindeki başvuru formunu doldurarak başvurularını yapabilecekler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şölen, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) İmzacısı Oldu Haber

Şölen, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) İmzacısı Oldu

Şirket, toplumsal cinsiyet eşitliğini sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine yerleştirerek kadınların iş gücüne katılımını artırmayı hedefliyor. Şölen CEO’su Erdoğan Çoban konuyla ilgili “Bu imza toplumsal eşitlik taahhüdümüzün küresel ifadesidir” açıklamasında bulundu. Atıştırmalık sektörünün global oyuncularından Şölen, kadınların iş hayatındaki rolünü güçlendirme hedefiyle önemli bir adım attı. Şirket, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles – WEPs) imzacısı olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki kararlılığını küresel ölçekte tescilledi. KADIN ÇALIŞAN ORANI HER YIL ARTIYOR Şölen CEO’su Erdoğan Çoban, WEPs imzasının şirketin uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin doğal bir adımı olduğunu belirterek “Kadınların iş yaşamına katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil; sürdürülebilir kalkınmanın, güçlü ekonomilerin ve refah toplumlarının temel koşuludur. Şölen olarak, kadınların iş gücüne katılımını artırmak, adil ücret ve yan haklara erişimlerini güvence altına almak, kişisel gelişim ve kariyer fırsatlarını güçlendirmek her zaman önceliğimiz oldu. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda, farklılıklardan beslenen, ortak aklı teşvik eden, çok sesli ve şeffaf bir çalışma kültürünü destekliyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın bireysel deneyimlerinin ve yeteneklerinin kurum kültürümüzün en güçlü unsuru olduğuna inanıyoruz. 2030 yılına kadar kadın çalışan oranımızı beyaz yakada yüzde 45’e, toplam kadın çalışan sayımızı yüzde 10 artırmayı hedefliyoruz. WEPs Destek Beyanımızla bu kararlılığımızı global ölçekte kayıt altına alıyor; iş yerinde ve toplumda cinsiyet eşitsizliğini sona erdirmek için Birleşmiş Milletler ile dayanışma içinde olduğumuzu beyan ediyoruz. Bu imza toplumsal eşitlik taahhüdümüzün küresel ifadesidir” dedi. UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond, “Şölen’in Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ne (WEPs) katılması, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletme konusundaki kararlı liderliğinin önemli bir göstergesidir. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs’i, küresel düzeyde 11.706 şirket imzalarken, dünyada en çok imzacı şirketin bulunduğu ikinci ülke olan Türkiye’de 653 şirket, işyerinde, piyasalarda ve toplumda kadının güçlenmesini hedefleyen 7 prensibi desteklediğine dair taahhütte bulundu. Şölen’in kadın çalışan oranını artırma, fırsat eşitliğini güçlendirme ve kapsayıcı bir iş yeri kültürü inşa etme yönündeki taahhütlerinin, özel sektörde dönüşümü hızlandıracak güçlü bir adım olduğuna inanıyoruz. UN Women Türkiye olarak, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin önceliklendirilmesini memnuniyetle karşılıyor, somut ilerleme, daha geniş etki ve kalıcı değişim için Şölen ile iş birliğimizi daha da güçlendirmeyi dört gözle bekliyoruz.” FIRSAT EŞİTLİĞİNİ ÖN PLANDA TUTUYOR Şölen, sürdürülebilirlik stratejisinde çeşitlilik, kapsayıcılık ve ortak akıl ilkelerini merkeze alıyor. Şirket, işe alımdan kariyer gelişimine kadar her aşamada fırsat eşitliği odaklı politikalar yürütüyor. Kadın çalışanlara yönelik eğitim programları, farkındalık projeleri ve mentorluk çalışmalarıyla eşitliği destekleyen Şölen, kadınların bilgi, yetenek ve deneyimleriyle hem yerelde hem de uluslararası arenada güçlü bir varlık göstermelerini hedefliyor. Şirketin bu adımı, yalnızca kurumsal bir imza değil; aynı zamanda iş dünyasında kadın emeğine verilen değerin ve kapsayıcı büyümenin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KADININ GÜÇLENMESİ PRENSİPLERİ - WEPs Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri - WEPs, UN Women ve UN Global Compact iş birliğiyle özel sektöre kadınların ekonomik yaşamdaki konumunu güçlendirmeye yönelik bir yol haritası sunuyor. Yedi temel ilke üzerine inşa edilen bu platform; eşit işe eşit ücret, kapsayıcı liderlik, fırsat eşitliği, iş-yaşam dengesi, eğitim ve gelişim fırsatları, tedarik zincirinde çeşitlilik ve toplumsal etki gibi konularda şirketlere rehberlik ediyor. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs, Türkiye’de de işyerinde, piyasalarda ve toplumda kadının güçlenmesini destekliyor.

Nilüfer’den Türkiye’de Bir İlk: Spor Manifestosu Kamuoyuna Açıklandı Haber

Nilüfer’den Türkiye’de Bir İlk: Spor Manifestosu Kamuoyuna Açıklandı

Sağlıklı kentleşme, kapsayıcı toplumsal katılım ve genç nesillerin potansiyelini artırmak hedefiyle yola çıkan Nilüfer Belediyesi, bugün Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan “Spor Manifestosu”nu kamuoyuna açıkladı. Manifesto, sporu sadece bir yaşam biçimi olarak ele almakla kalmayıp, sosyo-kültürel kalkınmanın da merkezine yerleştirerek toplumsal dönüşümün en etkin aracı olarak tanımlıyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir tarafından açıklanan ve kapsamlı bir analiz, hedef ve eylem planını bir araya getiren manifesto; eğitimden sağlığa, kent güvenliğinden gençlik politikalarına kadar uzanan geniş bir perspektifte sporun rolünü yeniden tanımlıyor. Nilüfer Belediyesi’nin, kentin sporla kurduğu bağı güçlendirmek ve bu alandaki vizyonunu kurumsal bir çerçeveye oturtmak amacıyla hazırladığı “Nilüfer Spor Manifestosu”, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Baran Güneş, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Türkiye Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ersin Yılmaz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or ile iş dünyası temsilcileri, sporcular ve kulüp yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen özel bir organizasyonla paylaşıldı. “SPOR NİLÜFER’İN YAŞAM KÜLTÜRÜDÜR” Gecede Nilüfer’in spor anlayışını, vizyonunu ve geleceğini şekillendiren “Spor Manifestosu”nu açıklayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Spor, Nilüfer’in yaşam kültürüdür” mesajını verdi. Başkan Şadi Özdemir, sporu sadece yarışma ve başarıyla sınırlayan anlayışın ötesine geçiren Nilüfer Spor Manifestosu ile kentin planlamasından gençlik politikalarına, halk sağlığından toplumsal dayanışmaya kadar yaşamın her alanına yayılan, kapsayıcı ve eşitlikçi bir yaşam kültürü olduğunu vurguladı. Manifesto ile seçim döneminde “100 Güldüren Projeler” kapsamında vaat ettikleri spor vizyonunu somutlaştırdıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir; sporu toplumun ahlakını ve disiplinini güçlendiren bir değer olarak gören Mustafa Kemal Atatürk’ün yaklaşımından ilham aldıklarını söyleyerek, manifestonun temel felsefesini şu sözlerle açıkladı: “Biz sporu sadece başarıya indirgemiyoruz. Sadece kupa kazanmak olarak görmüyoruz. Bizim için spor; önleyici, koruyucu ve birleştiricidir. Gençler için bir okul, kadınlar için güçlenme alanı, toplum için ise dayanışmadır. Spor yapan genç hayata tutunur, çocuklar kendini yalnız hissetmez. İşte tam da bu yüzden Nilüfer’de sporu bir kamu sorumluluğu olarak ele alıyoruz.” Başkan Şadi Özdemir, mahallelerdeki erişilebilir spor alanlarından bisiklet yollarına, gençlere ve kadınlara yönelik programlardan engelli bireyler için oluşturulan olanaklara kadar birçok çalışmanın bu manifestonun bir parçası olduğunu dile getirdi. Konuşmasını “Bu daha başlangıç” diyerek tamamlayan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in sporla büyüyen hikayesini Nilüferlilerle birlikte yazmaya devam edeceklerini söyledi. “BAŞARI TESADÜF DEĞİL, İSTİKRARIN ÜRÜNÜDÜR” Nilüfer Belediyespor Kulübü’nün Türkiye’nin en köklü ve çok branşlı yapılarından biri olduğuna dikkat çeken Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or da, elde edilen başarıların planlı çalışma ve güçlü altyapı sayesinde geldiğini vurguladı. Konuşmasında Nilüfer’in yetiştirdiği voleybolculardan Öykü Saruhan’ın hikayesine atıfta bulunan Muharrem Or, “Öykü’nün başarısı yalnızca bireysel bir yeteneğin sonucu değil; doğru zamanda verilen desteklerin ve sabırla kurulan bir altyapının ürünüdür. Bizim gücümüz sadece kazandığımız kupalarda değil; çocuklara verdiğimiz umut ve gençlere açtığımız yolda yatıyor” ifadelerini kullandı. KATILIMCILARIN GÖRÜŞLERİ ALINDI Açılış konuşmalarının ardından katılımcıların görüşleri alındı. “Ortak bir spor kültürü yaratmak kentin geleceğini nasıl şekillendirir?” sorusundan yola çıkılarak yapılan ankette konukların önerilerini topladı. Anket sonuçlarının manifestonun sahadaki karşılığını güçlendireceği belirtildi. Etkinlikte, Nilüfer’de spor kültürüne emek veren sporcular ile Süperlig ve Türkiye 1. lig takımları arasındaki tek kadın baş antrenör olan İlknur Kurtuluş, Nilüfer Belediyespor Hentbol Başantrenörü Gökhan Durmaz ve Nilüfer Belediyespor Eker Voleybol A Takımı destekçisi Eker Spor Kulübü Başkanı Ece Eker’e “Onur ve Katkı Belgesi” verildi. Türkiye Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ersin Yılmaz da, daha nice sporcuların yetişmesine duyduğu inancı temsilen, Milli Takım imzalı formayı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Kulüp Başkanı Muharrem Or’a takdim ederken, Başkan Özdemir ve Or da Nilüfer Belediyespor Eker Voleybol A Takımı sporcularının imzaladığı formayı Yılmaz’a hediye etti. ÖZETLE NİLÜFER SPOR MANİFESTOSU Öte yandan Nilüfer Spor Manifestosu, belediyelerin geleneksel spor hizmetlerinin ötesine geçerek; sporu kent planlaması, gençlik politikaları, halk sağlığı ve toplumsal dayanışma başlıklarıyla birlikte ele alan stratejik bir çerçeve sunuyor. Manifesto; sporun yalnızca rekabet ve başarı odaklı değil, yaşam boyu katılımı teşvik eden, kapsayıcı ve eşitlikçi bir toplumsal araç olduğuna dikkat çekiyor. “SPOR, HERKES İÇİN BİR YAŞAM HAKKI” Nilüfer Spor Manifestosu, günlük yaşamda sporu herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlıyor. Bu çerçevede belgenin temel hedefleri şöyle öne çıkıyor: Her Yaştan Kentliye Açık Spor İmkanları: Okullar, parklar ve meydanlar başta olmak üzere kentin günlük yaşam alanlarında sporun doğal olarak yer alması. Gençlik ve Toplum Odaklı Yaklaşım: Gençlerin sadece sportif başarı değil, aynı zamanda sosyal bağ, öz güven ve yaşam becerileri geliştireceği alanlar yaratmak. Toplumsal Sağlık ve Refah: Sporu, fiziksel sağlığın ötesine taşıyarak ruh sağlığı ve toplumsal dayanışmanın temel bir bileşeni olarak konumlandırmak. Kapsayıcılık ve Fırsat Eşitliği: Dezavantajlı gruplar, kadınlar, yaşlılar ve özel gereksinimli bireyler için eşit katılım imkânları sağlamak. Manifesto; sporun yalnızca rekabet ya da başarıya odaklı bir faaliyet olmadığını; toplumun her bireyinin yaşam kalitesini yükselten, sosyal bağları güçlendiren, eşitlikçi bir araç olduğunu vurguluyor. TÜRKİYE’DE BİR İLK: STRATEJİK SPOR POLİTİKASI Belediyeler geleneksel olarak spor tesisleri inşa eder, kulüpleri destekler veya gençlik programları yürütür. Ancak Nilüfer’in Spor Manifestosu, bu çalışmaların ötesine geçerek sporu stratejik bir kamu politikası haline getiriyor ve bütüncül bir sosyal dönüşüm aracı olarak tanımlıyor. Sporun kent planlamasından eğitim politikalarına, toplumsal sağlığa kadar uzanan geniş bir vizyonla ele alınması, bu yaklaşımı Türkiye’de benzersiz kılıyor. Sporun kent yaşamına entegrasyonu ve herkese ulaşan fırsatlar sunması, manifestonun en çarpıcı yönlerinden biri. Bu vizyon, yalnızca yarışma odaklı değil; hayat boyu spor, katılımcı topluluklar ve sağlıklı nesiller yaratma perspektifini benimsiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Advertorial

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.