Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fırsat Eşitliği

Kapsül Haber Ajansı - Fırsat Eşitliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fırsat Eşitliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Uygulama Dönemine Başlıyor Haber

Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Uygulama Dönemine Başlıyor

Ağ kapsamında ayrıca bakım eşitliği alanındaki bilgi üretimini güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Bakım Eşitliği Araştırma Destek Programı ile iki araştırmaya toplam 300 bin TL destek sağlanacak. Özyeğin Üniversitesi’nin bakım emeği ve zihinsel iş yükünün çalışma yaşamındaki etkilerini ortaya koyan Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, ilk üye şirketleriyle birlikte uygulama dönemine geçti. Ağ, bakım sorumluluklarının kadınların çalışma hayatında kalmaları, kariyerlerinde ilerlemeleri ve sahip oldukları potansiyeli ekonomik değere dönüştürmeleri üzerindeki etkisini şirketlerin kendi verileri ve deneyimleri üzerinden ele almayı hedefliyor. Yaklaşık 12 aya yayılan dönüşüm yolculuğunda şirketler mevcut politika ve çalışan ihtiyaçlarını değerlendirecek, elde edilen bulgular doğrultusunda kuruma özgü yol haritaları oluşturacak. Süreç; politika ve uygulama tasarımından eğitim ve atölyelere, çalışan ihtiyaçlarına yönelik pilot projelerden şirketler arası deneyim paylaşımına uzanacak. Yolculuğun sonunda şirketlerin kaydettiği ilerleme değerlendirilerek sonuçlar raporlanacak. Böylece araştırmayla görünür kılınan bakım eşitsizliğinin, şirketlerin kendi gerçekleri üzerinden somut ve kalıcı kurumsal uygulamalara dönüşmesi hedefleniyor. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nın kurucu sponsorluğunu ise Fiba Grubu üstleniyor. İlk Üyeler Kendi Kurumlarının Bakım Eşitliği Profilini Çıkaracak Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nda her şirketin yolculuğu kendi ihtiyaçları doğrultusunda şekillenecek. İlk aşamada kurumların mevcut politika ve uygulamaları değerlendirilecek; çalışanların bakım emeği, zihinsel iş yükü, kariyer ve fırsat eşitliği deneyimleri ile kurum kültürüne ilişkin ihtiyaçları veri toplama araçlarıyla ortaya konacak. Kurum içi anonim ölçümler, mevcut veri ve politikaların analizi, atölyeler ve odak grupları bu sürecin araçları arasında yer alacak. İhtiyaç duyan şirketler Özyeğin Üniversitesi tarafından geliştirilen Bakım ve Zihin Yükü Analiz Aracı (Care & Mental Load – CML Kit) ölçüm mekanizması ile daha derin ve kuruma özgü bir analiz de gerçekleştirebilecek. Ağ’ın veri toplama modeli tek bir araca bağlı olarak değil; şirketlerin kendi risk ve fırsat alanlarını daha ayrıntılı biçimde belirlemelerine olanak sağlayan araçlardan biri olarak konumlanıyor. Elde edilen veriler doğrultusunda her şirket için öncelikli dönüşüm alanları belirlenecek. Kuruma özgü politikaların geliştirilmesi, yeni mekanizma ve projelerin tasarlanması, çalışan ve yöneticilere yönelik eğitim ve atölyeler ile iyi uygulamaların şirketler arasında paylaşılması bu yolculuğun parçalarını oluşturacak. Ağ’ın destek modeli veri toplama, politika tasarımı, proje danışmanlığı, eğitim ve şirketler arası öğrenmeyi birlikte ele alıyor. Akademik Bilgi ve İş Dünyası Deneyimi Aynı Masada Konuşmasında bakım eşitliğinin yalnızca sosyal politika alanı değil, çalışma hayatı ve rekabet gücü açısından da ele alınması gerektiğini vurgulayan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizdeki veriler, bakım sorumluluğunun daha çok kadınlar üzerinde olduğunu gösteriyor. TÜİK verilerine göre, hanesinde 3 yaşın altında çocuğu bulunan 25-49 yaş grubundaki erkeklerin yüzde 91’i istihdamda iken, bu oran kadınlarda yalnızca yüzde 27. Birçok kadın, eğitimli ve deneyimli olsa dahi, yeterli destek mekanizmaları olmadığı için çalışma hayatına hiç dahil olamıyor ya da çalışma hayatından erken kopuyor. Bakım eşitliği, kadınların ekonomik yaşama eşit katılımı için temel koşullardan biri. Son Orta Vadeli Program’da bakımın çalışma hayatını ve ekonomik kalkınmayı doğrudan etkileyen bir alan olarak ele alınmasını ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik planlanan adımları bu açıdan kıymetli görüyoruz. Çözüm tek bir aktörün sorumluluğunda değil. Bakım sorumluluğunun dengeli paylaşımı için kamunun nitelikli ve kurumsal bakım hizmetlerini güçlendirmesi, yerel yönetimlerin sahadaki veriden destek alarak erişilebilir hizmetleri yaygınlaştırması, iş dünyasının çalışanları için destek araçlarını devreye alması gerekli. Bakımın kadınların doğal sorumluluğu olduğu yönündeki toplumsal kalıpları ise hep birlikte dönüştürmeliyiz. Ağ, şirketlerin kendi durumlarını veriye dayalı biçimde görmesine, çalışanlarının ihtiyaçlarına uygun politikalar geliştirmesine ve farklı deneyimlerden öğrenmesine destek oluyor. Bu sebeple biz de Ağ’ı bakım eşitliğini kültüre dönüştüren bir yapı olarak görüyoruz. Özyeğin Üniversitesi’nin ölçüm ve araştırma birikimi ile TÜSİAD’ın iş dünyasında yaygınlaştırma ve politika önerisi geliştirme deneyimini bir araya getirerek bakım eşitliğini kurumsal uygulamalara dönüştürmeyi hedefliyoruz. Buradan iş dünyasını bu ağın bir parçası olmaya, kendi kurumlarında bakım eşitliğini ölçmeye ve somut adımlar atmaya davet ediyorum.” Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, Ağ’ın ilk üyeleriyle uygulama dönemine geçmesinin akademik bilginin toplumsal etkiye dönüşmesi açısından önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bakım eşitliği, yalnızca kadınların çalışma hayatındaki konumuyla ya da çalışan deneyimiyle sınırlı bir konu değil; Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınma kapasitesini doğrudan ilgilendiren stratejik bir mesele. Bir kadının bakım sorumlulukları nedeniyle işinden ayrılması, yalnızca bireysel bir kariyer kaybı anlamına gelmiyor; kurumların yetişmiş insan kaynağını, Türkiye’nin ise eğitim ve deneyimle oluşturduğu insan sermayesinin önemli bir bölümünü kaybetmesi anlamına geliyor. Bu nedenle mesele yalnızca daha fazla kadının çalışma hayatına katılması değil, kadınların kariyerlerinin her aşamasında potansiyellerini ortaya koyabilmelerini ve bu potansiyelin ekonomik değere dönüşmesini sağlayabilmek. Özyeğin Üniversitesi olarak ‘Global Etkisi Yüksek Girişimci Araştırma Üniversitesi’ vizyonumuz doğrultusunda, bilimsel bilginin toplumsal ve ekonomik değere dönüşmesini temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nı da bu anlayışın somut bir örneği olarak değerlendiriyoruz. Akademik araştırmanın ve verinin, iş dünyasının deneyimi ve uygulama gücüyle buluştuğu bu yapı sayesinde, bakım eşitliği konusunda yalnızca farkındalık yaratmayı değil, şirketlerin kendi gerçeklerinden hareketle ölçülebilir ve sürdürülebilir dönüşümler yaratmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu ağın asıl başarısını, kaç şirketin bir araya geldiğiyle değil; daha fazla kadının çalışma hayatında kalması, kariyerinde ilerlemesi, kurumların insan kaynağını daha etkin değerlendirmesi ve bakım sorumluluklarının daha adil paylaşılması için somut değişimlerin hayata geçirilmesiyle değerlendireceğiz. Akademi ile iş dünyasının aynı masada ürettiği bu deneyimin zaman içinde daha geniş bir dönüşüme öncülük etmesini ve Türkiye’nin insan kaynağının tamamından daha güçlü biçimde yararlanmasına katkı sağlamasını önemsiyoruz.” İlk Şirketlerin Deneyimi Ortak Bilgi Birikimine Dönüşecek Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nın önemli bileşenlerinden birini şirketler arası öğrenme oluşturuyor. Üye şirketler kendi kurumlarında geliştirdikleri uygulamaları, karşılaştıkları ihtiyaçları ve elde ettikleri deneyimleri Ağ içerisinde paylaşabilecek. Böylece farklı sektörlerden şirketlerin deneyimleri ortak bir bilgi havuzunda buluşacak; iyi uygulamaların çoğalması ve şirketlerin birbirlerinin deneyimlerinden öğrenmesi desteklenecek. Ağın ilk üyeleri arasında Boyner Grup, Coca-Cola İçecek, Fiba Grubu, Garanti BBVA ve TAV Havalimanları yer alıyor. İlk üyelerle uygulamaya geçen bu modelin yeni şirketlerin katılımıyla genişlemesi ve bakım eşitliği konusunda iş dünyasında ortak bir dönüşüm zemini yaratması hedefleniyor. Bakım Eşitliği Alanındaki Yeni Araştırmalara 300 Bin TL Destek Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, iş dünyasındaki dönüşümü desteklerken bakım emeği ve bakım eşitliği alanındaki veri ve araştırma açığının azaltılmasına da katkı sunmayı hedefliyor. Bu amaçla başlatılan Araştırma Destek Programı ile lisansüstü eğitimine devam eden ya da yüksek lisans veya doktora derecesini son beş yıl içinde tamamlamış erken kariyer araştırmacıların özgün çalışmalarına destek verilecek. Program kapsamında seçici kurul tarafından belirlenecek iki araştırmanın her birine 150 bin TL olmak üzere toplam 300 bin TL araştırma desteği sağlanacak. Araştırma önerileri; özgünlük ve alana katkı, kuramsal çerçeve ve yöntem, bakım emeği ve bakım eşitliğiyle ilişkisi, uygulanabilirlik ile etik kriterleri doğrultusunda değerlendirilecek. 11 Ekim 2026’da başlayacak başvurular 11 Aralık 2026 saat 23.59’a kadar devam edecek. Sonuçlar Şubat 2027’de düzenlenmesi planlanan Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Zirvesi ve Bakım Eşitliği Konferansı’nda açıklanacak. Veriler Dönüşüm İhtiyacını Ortaya Koyuyor Ağ’ın bilimsel zeminini oluşturan Özyeğin Üniversitesi’nin “Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükünün Beyaz Yakalı Çalışanlar Üzerindeki Etkisi” araştırması, bakım sorumluluklarının çalışma yaşamı, kariyer sürekliliği ve insan kaynağının etkin kullanımı üzerindeki etkisine işaret ediyor. Araştırmaya göre kadınlar bakım emeğinin yüzde 57’sini, erkekler yüzde 33’ünü üstlenirken; zihinsel iş yükü kadınlarda yüzde 60, erkeklerde yüzde 35 seviyesinde. Evli ve çocuklu kadınların yüzde 15’i bakım sorumlulukları nedeniyle en az bir terfi teklifini reddettiğini, kadınların yüzde 31’i ve evli-çocuklu kadınların yüzde 37’si ise bakım nedeniyle işten ayrıldığını belirtiyor. Araştırmada katılımcıların yüzde 85’inin, bakım eşitliği politikaları sunan bir işvereni tercih etmeye daha yatkın olduğunu belirtmesi de konunun şirketlerin yetenek stratejileri açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor. İlk üyeleriyle uygulama dönemine geçen Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, yeni şirketlerin katılımıyla büyüyerek bakım eşitliği konusunda iş dünyasında ortak bir dönüşüm hareketi yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Darüşşafaka “Dünyanın En İyi Okulu” Yolunda Tüm Türkiye’yi Desteğe Çağırıyor Haber

Darüşşafaka “Dünyanın En İyi Okulu” Yolunda Tüm Türkiye’yi Desteğe Çağırıyor

163 yıldır “Eğitimde Fırsat Eşitliği” misyonuyla çocukların hayatını eğitimle değiştiren Darüşşafaka, uluslararası alandaki önemli başarısını Türkiye’nin desteğiyle bir adım daha ileri taşımayı hedefliyor. Dünya genelinde eğitimde örnek uygulamaları görünür kılmayı amaçlayan T4 Education tarafından düzenlenen Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri’nde “Zorlukların Üstesinden Gelme” kategorisinde ilk 10 finalist arasına giren Darüşşafaka, aynı zamanda “Toplumun Seçimi Ödülü” için gerçekleştirilen halk oylamasında yer alıyor. 2022 yılında İngiltere merkezli T4 Education tarafından hayata geçirilen Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri, sınıfta ve sınıfın ötesinde hayatları dönüştüren başarılı okul uygulamalarını dünya çapında görünür kılmayı amaçlıyor. Okulların akademik başarılarının yanı sıra toplumsal etkilerinin ve kapsayıcı eğitim yaklaşımlarının da değerlendirildiği ödüllerde Darüşşafaka, 163 yıllık “Eğitimde Fırsat Eşitliği” misyonuyla Türkiye’yi temsil ediyor. Babası ve/veya annesi hayatta olmayan, maddi olanakları nitelikli bir eğitim için yetersiz, başarılı çocuklara tam burslu ve yatılı eğitim olanağı sağlayan Darüşşafaka’nın finalistler arasına girmesi, 163 yıllık “Eğitimde Fırsat Eşitliği” misyonunun uluslararası ölçekte gördüğü takdiri de ortaya koyuyor. “Türkiye’nin desteğiyle bu gururu daha da büyütmek istiyoruz” Darüşşafaka Eğitim Kurumları Genel Müdürü Ebru Arpacı, “Darüşşafaka olarak 163 yıldır her türlü imkânsızlığın karşısına eğitimi koyuyoruz. ‘Zorlukların Üstesinden Gelme’ kategorisinde dünyanın en iyi 10 okulu arasında yer almak, kuruluş felsefemizle doğrudan örtüşen ve bizleri çok gururlandıran bir başarı. Çünkü Darüşşafaka’da her çocuğun doğru imkânlar sunulduğunda kendi geleceğini değiştirebileceğine inanıyoruz. Bugün bu inancın ve 163 yıllık eğitim mirasımızın dünya çapında karşılık bulması bizim için çok kıymetli. Şimdi bu gururu Türkiye’nin desteğiyle daha da büyütmek istiyoruz. Herkesi 29 Ekim’e kadar Darüşşafaka’ya oy vermeye ve bu başarıya ortak olmaya davet ediyoruz” dedi. Darüşşafaka’ya oy vermek için son gün 29 Ekim Dünyanın En İyi Okulu Ödüllleri (World’s Best School Prizes) kapsamında ana kategorilerin kazananları uzman jüri tarafından belirlenirken, “Toplumun Seçimi Ödülü” (Community Choice Award) halkın oylarıyla sahibini bulacak. Darüşşafaka da uluslararası başarısını “Toplumun Seçimi Ödülü” ile taçlandırmak için Türkiye’nin desteğini bekliyor. Darüşşafaka’ya destek olmak isteyenler, 29 Ekim 2026 tarihine kadar https://applications.worldsbestschool.org/public-vote-26/entry/4355 adresi üzerinden oy kullanarak bu uluslararası başarıya ortak olabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınlar Yetenekleri Ve Sorumluluklarıyla İnşaat Sektörüne Değer Katıyor Haber

Kadınlar Yetenekleri Ve Sorumluluklarıyla İnşaat Sektörüne Değer Katıyor

Köklü tarihi, yüksek üretim gücü ve ileri teknolojik altyapısıyla sektörüne yön veren DORÇE, gelişim süreçlerini paylaştı. DORÇE Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Çebi Karahan, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nın (KEDV) düzenlediği “İnşa Eden Kadınlar Zirvesi 2026” etkinliğinde, DORÇE'nin gelişimine, hedeflerine ve kadınların iş yaşamındaki öncülüğüne dair konuşma yaptı. DORÇE’nin hikâyesinin 13 Haziran 1989’da Ankara Kahramankazan’da 2 bin metrekare kapalı alan ve yıllık 250 ton çelik üretim kapasitesine sahip bir tesisle başladığını anlatan Çebi Karahan, bugün Avrupa’nın en büyük prefabrik modüler çelik yapı üretim tesislerinden birine sahip olduklarını söyledi. Çebi Karahan, “40 yılı aşkın köklü geçmişimiz, üretim gücümüz ve teknolojik altyapımız ile sektörün oyun kurucularından biri olarak; bugün modüler inşaat teknolojilerini (ConTech) üretimimizin merkezine alan global bir marka konumundayız. 5 kıtada tamamladığımız projelerle ENR Top 250 listesinde “Prefabrik Modüler Çelik Yapılar” iş modeliyle listeye giren tek şirketiz ve bu özgün konumumuzu 14 yıldır sürdürüyoruz’’ dedi. Teklif Müdürlüğünden Yönetim Kurulu Başkanlığına uzanan kariyer Kendi kariyer yolculuğundan da söz eden Çebi Karahan, ‘’1989 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldum. Ankara’da çeşitli mimarlık ofislerinde çalıştıktan sonra 1992 yılında DORÇE’de Teklif Müdürü olarak görev yapmaya başladım. 1998 yılında şirkete ortak oldum; ilerleyen yıllarda Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevlerini üstlendim. 2016 yılından bu yana DORÇE Prefabrik Yapı ve İnşaat Sanayii Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevimi sürdürüyorum. Modüler ve prefabrik yapı sektöründe 35 yılı aşkın deneyime sahibim’’ diye konuştu. ‘’Kadınlar inşaat sektöründe önemli bir değer yaratıyor’’ DORÇE’nin büyümesiyle kadın liderliğinin güçlenmesinin paralel yürüdüğünü belirten Süheyla Çebi Karahan, “Fırsat eşitliği ile tüm engeller kalkar; dijital dönüşüm ve yapay zekâ ile fırsatı değerlendiren kazanacak!” ifadesine yer verdi. İnşaat sektörünün ekonomik büyüklüğüne rağmen hâlâ büyük ölçüde erkek egemen bir sektör olduğuna dikkat çeken Çebi Karahan, ‘’Karar alma mekanizmalarında ve stratejik pozisyonlarda kadın yöneticilerin daha fazla yer almasının sektöre önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Kadınların güven, cesaret, güçlü ilişki kurma, detaycılık, titizlik, sorumluluk bilinci ve çözüm odaklı bakış açılarını iş hayatına taşıması, inşaat sektöründe önemli bir değer oluşturuyor. Kadınlara fırsat verildiğinde, yüksek beceri ve sorumluluk gerektiren pozisyonlarda da ne kadar başarılı olabildiklerini biliyoruz. DORÇE’nin çay ocağından fabrikaya, üretimden şantiyeye ve yönetim kadrosuna kadar organizasyonun her aşamasında kadın istihdamını destekliyor, kadınları çalışma yapımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz’’ diye konuştu. ‘’Kadının doğasında yönetmek vardır’’ Kadınların aile ve toplum içerisindeki rolüne de değinen Çebi Karahan, “Kadın evin yöneticisidir. Kadının herhangi bir şeye verdiği emek öncelikli kendisi için değildir. Mutlaka içinde bulunduğu topluma, ailesine karşı sorumluluk temelindedir. Bunu karşılık beklemeden yapar ve çevresindeki insanların mutlu olması onun için yeterlidir. Kadının doğasında yönetmek vardır ve bunun değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. ‘’Dijitalleşme ve yapay zekâ iş dünyasını dönüştürüyor’’ İş dünyanın değişimine dair Çebi Karahan, şöyle konuştu: ‘’Dijital teknoloji ve yapay zekâ, iş dünyasının görünümünü ve iş yapış biçimlerini hızla değiştiriyor. Sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm, yapay zekâ ve Yeşil Mutabakat ekseninde yeni bir ekonomik model şekilleniyor. Bu yeni çağın hızına ulaşmak için şirketlerin alışkanlıklarını değiştirmesi, kararlarını hızla alması ve Ar-Ge’ye daha fazla yatırım yapması gerekiyor. Yapay zekâ için en önemli unsurlardan biri ise veri. Ürettiğimiz veriyi doğru tanımlamalı, sahip çıkmalı ve stratejik şekilde yönetmeliyiz. Önümüzdeki dönemde dijital dönüşümün sunduğu fırsatları değerlendirenler yoluna devam edecek; değişime ayak uyduramayan yapılar ise geride kalacak. Bu süreçte gençlerden öğrenmeye, hatta tersine mentörlüğe de daha fazla önem vermeliyiz. Yeni düzende, eğitimli, donanımlı, güçlü kadınlar, dijital dönüşüm ve pazarlama araçlarını ve teknolojiyi etkin biçimde kullanarak fırsata çevirip diğer kadınlara öncü oluyorlar. Aynı zamanda akıl, sağduyu ve adalet duygusuyla da toplumların dönüşümüne katkı sunuyorlar.’’ ‘’Şirketler yol haritalarını Yeşil Mutabakat’a göre güncellemeli’’ Yeşil Mutabakat sürecine dair de görüş bildiren Çebi Karahan, ‘’Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 5’incisi olan cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi, yalnızca sempati oluşturmak amacı taşıyan bir söylem değil, tüm dünyada yaygınlaştırılması gereken bir eylem alanıdır. Kadınların sürdürülebilir tüketim ve enerji kullanımında daha fazla söz sahibi olması, Yeşil Mutabakat hedeflerine ulaşılması açısından da önemli bir kilometre taşıdır. Ayrıca sınırda karbon düzenlemesiyle birlikte şirketler için yeni bir dönem başladı. Eğer ürünler yeşil değilse ya da karbon sıfır ile üretilemiyorsa AB’ye satışlarda yüksek vergilerle karşı karşıya kalınacak. Özellikle yurtdışındaki iş fırsatlarını yakalayabilmeleri için firmaların Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın oluşturduğu etki alanını iyi değerlendirmesi, bu bağlamda sektörlerinde ve ürünlerinde sağlaması gereken standartları iyi anlayarak yol haritalarını bu doğrultuda güncellemeleri gerekiyor” dedi. ‘’Çevreye duyarlı kız çocukları yarının kadın girişimcilerine dönüşecek’’ Geleceğin dönem fırsatları üzerine de Çebi Karahan, şunları söyledi: ‘’Türkiye’nin genç ve dinamik yapısı, güçlü kadın iş gücü ve yenilikleri benimseme kapasitesiyle Yeşil Mutabakatı bir fırsata dönüştürebileceğine inanıyorum. Bu yeni dönemde başarılı olmak için risk almaktan korkmamak, net hedefler ve planlar oluşturmak, gelişen teknolojileri ve dijitalleşmeyi takip etmek, güçlü iletişim ve pazarlama becerileri geliştirmek gerekiyor. Bunun yanında bütçe ve nakit akışını doğru yönetmek, döngüsel ekonomiyi ve net sıfır hedefini iş süreçlerinin bir parçası haline getirmek büyük önem taşıyor. Ek olarak, dijitalleşme ve yapay zekânın hızla geliştiği Toplum 5.0 çağında, çevreye duyarlı ve bu değişimin farkında yetişen kız çocuklarının geleceğin başarılı kadın girişimcilerine dönüşeceğine inanıyorum. Bu dönüşüm, daha sürdürülebilir ve adil bir geleceğin de önünü açacaktır.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilirlik Ve İnovasyon Zirvesi SISUMMIT 2026, 1 Ekim’de Başlıyor Haber

Sürdürülebilirlik Ve İnovasyon Zirvesi SISUMMIT 2026, 1 Ekim’de Başlıyor

Boğaziçi Yaşamboyu Eğitim Merkezi, Galatasaray Üniversitesi Girişimcilik ve Yenilikçilik Merkezi, Boğaziçi Üniversitesi İnovasyon Merkezi ve Noform Academy iş birliğiyle gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Zirvesi SISUMMIT 2026 için geri sayım başladı. Herkese açık ve tamamen ücretsiz olarak düzenlenen SISUMMIT 2026, bu yıl yapay zekânın yalnızca şirketleri değil; şehirleri, ekonomileri, eğitim sistemlerini ve toplumların bütününü nasıl dönüştürdüğünü tartışmaya açacak. Programda etik, kapsayıcı ve insan merkezli yapay zekânın sürdürülebilir kalkınmaya etkisinden veri odaklı karar kültürüne, döngüsel ekonomiden inovasyon stratejilerine uzanan farklı başlıklar ele alınacak. “YAPAY ZEKÂYI EZBERLEMELERİNİ DEĞİL, ONUNLA BİRLİKTE ÜRETMELERİNİ İSTİYORUZ” SISUMMIT 2026’nın bu yılki yeniliklerinden biri de katılımcıların değerlendirilme yöntemi olacak. Programın klasikleşen test sınavlarının yerini yapay zekâ destekli projeler alacak. Katılımcılar, seminer sprintinde öğrendiklerini üretken yapay zekâ kullanarak hazırlayacakları çalışmalara dönüştürecek. Program katılımcılarına ücretsiz sunulacak suchTedium GenAI platformu (https://suchtedium.com/) üzerinde hazırlanacak projeler; kullanılan prompt, üretilen çıktı ve katılımcının bu çıktıya ilişkin kısa değerlendirmeleri üzerinden puanlanacak. Böylece programda katılımcıların hem eğitim konularına hâkimiyeti hem de yapay zekâ okuryazarlığı değerlendirilecek. SISUMMIT Akademik Koordinatörü ve Galatasaray Üniversitesi Girişimcilik ve Yenilikçilik Merkezi Direktörü Doç. Dr. Murat Levent Demircan, programın yaklaşımını şöyle anlatıyor: “Yapay zekâ artık bir teknoloji tercihi değil, toplumların yeni işletim sistemi hâline geliyor. SISUMMIT ile amacımız bu dönüşümü yalnızca konuşmak değil; sürdürülebilirlik ve inovasyon eksenlerini merkeze alan, herkese açık ve ücretsiz bir öğrenme deneyimiyle bilgiye erişimde fırsat eşitliği yaratmak. Bu yıl klasik test sınavlarının yerini yapay zekâ destekli projelere bırakıyoruz; çünkü katılımcılarımızın yapay zekâyla birlikte çalışmasını ve üretmesini istiyoruz.” 8 ÜCRETSİZ SEMİNER 1 EKİM’DE BAŞLIYOR Müreffeh bir Türkiye için en temel gereksinim olan eğitim, bilim, teknoloji, sosyal ve sağlık alanlarında hizmetlerde bulunmak ve insanlığa değer üretmek için 2021 yılında kurulan Ahmet Çalık Vakfı öncülüğünde gerçekleştirilecek SISUMMIT 2026’nın çevrim içi seminer sprinti; 1 Ekim Perşembe günü Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan’ın “Yeşil Zekâ: Sürdürülebilirliği Yapay Zekâ ile Yeniden Tasarlamak” başlıklı açılış semineriyle başlayacak. 3 Ekim’de Çiğdem Şengül “Kurumsal Sürdürülebilir Yapay Zeka Yetkinlikleri”, 6 Ekim’de Edanur Karabıyık “Döngüsel Dünya: Atıktan Sürdürülebilir Değere Uzanan Yolculuk”, 8 Ekim’de Dr. Öğr. Üyesi D. Ferhat Demir “Yaratıcı Makineler: İnovasyon ve Yapay Zekânın Kesişiminde Değer Üretmek”, 10 Ekim’de Mert Güller “İki Ucu Keskin Zekâ: Sürdürülebilirlikte Yapay Zekânın Risk ve Fırsatları”, 13 Ekim’de Ferhat Zamanpur ise “Yüzeyden Derine: Deepen Framework ile Yapay Zekâ Odaklı Dönüşüm” başlıklı seminerlerle katılımcılarla buluşacak. 15 Ekim’de Doç. Dr. Aslı Deniz Helvacıoğlu ve Prof. Dr. Arzu Tektaş’ın katılımıyla “Yapay Zekânın Toplumsal Sözleşmesi: Etik, Hukuk ve Sürdürülebilirlik” online paneli gerçekleştirilecek. Çevrimiçi program, 17 Ekim’de Doç. Dr. Murat Levent Demircan’ın “Büyük Resim: Yapay Zekâ, İnovasyon ve Sürdürülebilirliğin Stratejik Sentezi” başlıklı final semineriyle noktalanacak. Tüm seminerler Noform Academy YouTube kanalından canlı yayınlanacak ve daha sonra süresiz olarak herkesin erişimine açık bırakılacak. ZİRVE 26 EKİM’DE ALBERT LONG HALL’DE Çevrim içi seminerlerin ardından SISUMMIT 2026’nın fiziki buluşması, Çalık Enerji desteğiyle 26 Ekim Pazartesi günü Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de gerçekleştirilecek. Tam günlük zirve; açılış konuşmaları, 4 panel ve 4 keynote oturumuna ev sahipliği yapacak. 8 oturumluk programa en az yüzde 70 oranında katılan ve program boyunca gerçekleştirilen değerlendirmelerde en az yüzde 70 başarı gösteren katılımcılar, Galatasaray Üniversitesi Girişimcilik ve Yenilikçilik Merkezi ile Boğaziçi Üniversitesi İnovasyon Merkezi onaylı “SISUMMIT 2026 Katılım Belgesi” almaya hak kazanacak. HEDEF 1 MİLYON! Bir önceki SISUMMIT’in çevrim içi seminerleri 32 bin 900’ü aşkın görüntülenmeye ulaştı. SISUMMIT 2026’da ise çevrimiçi seminer programında 10 bini aşkın katılımcıya ve 1 milyonun üzerinde görüntülenmeye ulaşılması hedefleniyor. 26 Ekim’de gerçekleştirilecek fiziki zirvede 600’ü aşkın katılımcının; program genelinde ise 40’tan fazla konuşmacı, panelist ve moderatörün yer alması planlanıyor. Ahmet Çalık Vakfı önderliğinde hayata geçirilen SISUMMIT 2026’ya katılım eğitim ve bilgiye erişimin yaygınlaştırılması amacıyla ücretsiz ve kamuya açık olarak gerçekleştirilecektir. Kayıt ve ayrıntılı program bilgilerine Noform Academy (https://noformacademy.com/) web sitesindeki kayıt sayfasından ve SISUMMIT 2026 (https://sisummit.com.tr/) web sitesinden adresinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Darüşşafaka 48. İstanbul Maratonu’nda Eğitim İçin Koşacak Haber

Darüşşafaka 48. İstanbul Maratonu’nda Eğitim İçin Koşacak

İstanbul’u iki kıta arasında buluşturan Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu, 1 Kasım’da binlerce koşucuyu spor ve iyilik etrafında bir araya getirecek. Babası ve/veya annesi hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz 1.000’i aşkın başarılı çocuğa tam burslu ve yatılı nitelikli eğitim olanağı sunan Darüşşafaka Cemiyeti, 1 Kasım’da gerçekleşecek 48. İstanbul Maratonu’nda bir kez daha bağış kampanyası yürütecek. Darüşşafaka, “Söz Konusu Eğitimse, Yardıma Koşarız!” kampanyasıyla, eğitime destek vermek isteyen kurumları ve gönüllüleri, “Eğitimde Fırsat Eşitliği” için bir araya getirecek. Koşucular, Darüşşafaka ile birlikte maratona katılarak bağış kampanyaları oluşturabilecek ve attıkları her adımı “Eğitimde Fırsat Eşitliği” için atabilecek. Her adım eğitime destek Darüşşafaka için koşacak bireysel ve kurumsal katılımcılar, maraton süresince kendi bağış kampanyalarını oluşturarak çevrelerini de bu iyilik hareketine dâhil edebilecek. Böylece maratonda atılan her adım, Darüşşafaka öğrencilerinin eğitim yolculuğuna destek olacak. Darüşşafaka için koşmak isteyen katılımcılar, İyilik Peşinde Koş platformunda profil oluşturduktan sonra “Darüşşafaka - Söz Konusu Eğitimse, Yardıma Koşarız!” kampanyasını seçerek Darüşşafaka koşucusu olabilecek. Maratona kayıt yaptıran kurumsal ve bireysel koşucular, 5 Ekim itibarıyla bağış kampanyalarını oluşturabilecek; 19 Ekim-16 Kasım tarihleri arasında Darüşşafaka öğrencilerinin eğitimine destek olmak amacıyla bağış toplayabilecek. Halk koşusunda da Darüşşafaka için adım atılacak 42K, 15.5K ve kurumsal koşu kategorileriyle beraber halk koşusu kategorisine katılanlar da bağış kampanyalarını oluşturarak maratondaki adımlarını Darüşşafaka öğrencilerinin eğitimi için atabilecek. Darüşşafaka Cemiyeti, 48. İstanbul Maratonu’nda bireysel ve kurumsal tüm gönüllüleri “Söz Konusu Eğitimse, Yardıma Koşarız!” diyerek eğitimde fırsat eşitliği için aynı iyilik hareketinin parçası olmaya çağırıyor. DARÜŞŞAFAKA HAKKINDA Türkiye’nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşlarından biri olan Darüşşafaka Cemiyeti; babası ve/veya annesi hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz ve başarılı öğrencilere kaliteli eğitim olanağı tanıyarak onların yaşamlarını değiştiriyor. “Eğitimde Fırsat Eşitliği” misyonuyla 1863 yılından bu yana çalışan Cemiyet, bugüne kadar binlerce çocuğun Darüşşafaka Eğitim Kurumlarında çağdaş koşullarda okumasını ve yükseköğrenimleri esnasında burs almasını sağladı. Tarihi boyunca ülkenin gelişiminin bireylerin gelişmesine paralel olacağı ilkesiyle hareket eden ve “eğitimle değişen yaşamlar” misyonunu benimseyen Cemiyet, 10 yaşında ailelerinden emanet aldığı çocukların; Atatürk ilkelerine bağlı, yaşam boyu öğrenen, araştıran, sorgulayan, çağdaş, öz güven sahibi ve topluma karşı sorumlu bireyler olarak yetişmesini sağlıyor.  Bugün Türkiye’nin her coğrafyasından sınavla belirlenen 1000’i aşkın öğrenci, İstanbul Maslak’taki Darüşşafaka Eğitim Kurumlarında tam burslu, yatılı okuyor. Yabancı dil ağırlıklı nitelikli bir eğitim sürecinden geçen öğrenciler, sosyal ve kültürel anlamda da tam donanımlı bireyler olarak yetişiyor. 2015 yılında Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) tarafından Özel Danışmanlık Statüsü’ne layık görülen Darüşşafaka Cemiyeti, yine Birleşmiş Milletler’in en büyük sosyal sorumluluk projelerinden biri olan UN Global Compact üyesidir. 2013 yılında kurumsal yönetim derecelendirme çalışması yaptırarak yönetiminin şeffaflığını, hesap verebilirliğini ve sürdürülebilirliğini belgeleyen ilk sivil toplum kuruluşu olan Darüşşafaka Cemiyeti; 2021’de notunu 9,74’e, 2022’de 9,77’ye, 2023’te 9,80’e, 2024’te 9,89’a ve 2025’te 9,94’e yükseltmiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Yıldız Holding 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Yıldız Holding'in 2025 yılındaki sürdürülebilirlik faaliyetlerini, hedeflerini ve iyi uygulamalarını kamuoyuyla paylaştığı 9. Sürdürülebilirlik Raporu yayımlandı. Rapor, "Bu Dünya Bizim" yaklaşımıyla "Doğanın Geleceği İçin Çalışmak", "Paydaşlarımızla Güçlenmek" ve "Geleceğe İlham Vermek" odak alanlarındaki taahhütlere yönelik ilerlemeleri kapsamlı biçimde kamuoyuyla paylaşıyor. Yıldız Holding’de Bütünsel ÇSY Yönetişimi Yıldız Holding, değişen küresel beklentiler ve çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanında artan düzenleyici gereklilikler doğrultusunda ve bütünsel ÇSY yönetişimini güçlendirmek amacıyla sürdürülebilirlik yönetişim yapısını 2025 yılında yeniden yapılandırdı. Besler, Bizim Toptan, Penta Teknoloji, ŞOK Marketler ve Ülker TSRS uyumlu raporlarını yayımladı; Continental Confectionery Company ve Polinas ise ilk sürdürülebilirlik raporlarını kamuoyuyla paylaşırken Polinas, EcoVadis tarafından Altın Madalya ile ödüllendirildi. Ülker Bisküvi, LSEG Sürdürülebilirlik Endeksi'nin Ocak 2025 değerlendirmesinde kategorisinde üçüncü kez dünya birincisi oldu. Çevresel Dönüşümde Somut Adımlar Yıldız Holding şirketleri, 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda karbonsuzlaşma yol haritalarını güçlendirdi. CCC Gıda ve Polinas'ın karbonsuzlaşma hedefleri SBTi tarafından onaylanırken Ülker Bisküvi Net-Sıfır yolculuğu kapsamında 2030-2050 Dekarbonizasyon Yol Haritası'nı oluşturdu. Yenilenebilir enerji alanında Besler, 72.247 MWh'lik I-REC (Hidroelektrik Santrali) sertifikasıyla piyasa bazlı Kapsam 2 emisyonlarını sıfıra indirdi. Aytaç, 2025 yılında güneş enerji sistemleri aracılığıyla yaklaşık 3.541 MWh elektrik üretimi gerçekleştirdi ve 1.583 ton CO₂e emisyon azaltımı sağladı. Döngüsel ekonomi alanında ise ŞOK Marketler'in yaklaşık 21 milyon yeniden kullanılabilir kasası sayesinde 9.379 ton plastik ambalajın atık haline gelmesi önlenirken Holding genelinde 19.445 ton atık geri dönüşüme kazandırıldı. Paydaşlarla Birlikte Değer Yaratmak SuperFresh’in Tarımın Kadın Yıldızları projesi kapsamında 2025 yılında kadın çiftçilerden 7.800 ton ürün için 73 milyon TL tutarında alım gerçekleştirildi; projenin başlangıcından bu yana toplam alım 22.000 tona, yaratılan ekonomik değer ise 168 milyon TL'ye ulaştı. Kadınların ekonomik hayata eşit ve etkin katılımını desteklemek amacıyla yürütülen Şok’ta Ben de Varım projesi kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinden kadın kooperatifiyle iş birliği yapılarak kadın emeğiyle üretilen ürünler, 120 mağazada satışa sunularak 25 milyon TL gelir doğrudan üreticilere aktarıldı. Ülker, Fındıktan Fazlası projesinde Giresun’da 100’ü kadın olmak üzere 200 çiftçiyle iklim değişikliğine uyumlu sürdürülebilir fındık tarımı uygulamalarına devam ederken Kakao’dan Fazlası projesiyle Fildişi Sahili’nde 2440 kişiye mobil sağlık hizmeti ulaştırdı ve 135 kadın çiftçiye tarımsal ve koruyucu ekipman desteği sağladı. Sorumlu tedarik alanında Yıldız Holding Sorumlu Satın Alma Politikası hayata geçirilirken Ülker bünyesinde 276 tedarikçinin ÇSY riskleri değerlendirildi. Holding’in fırsat eşitliği odağının somut bir göstergesi olan Eşit İşe Eşit Ücret Sertifikası, başarıyla tamamlanan denetimin ardından 2025 yılında da geçerliliğini korurken çalışan başına yıllık ortalama eğitim süresi 21 saate, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ise 5,66 saate ulaştı. Teknoloji ve İnovasyonla Geleceğe Yatırım Yıldız Tech çatısı altında geliştirilen yapay zeka platformu Bizim Atlas, 2.500'ün üzerinde kullanıcıya, 1.400'ün üzerinde aylık aktif kullanıcıya ve 40.000'in üzerinde aylık mesaj hacmine ulaştı. 2025 yılında Yıldız Ventures aracılığıyla iklim teknolojileri, sürdürülebilir tarım ve döngüsel ekonomi alanlarında faaliyet gösteren 30'dan fazla girişime girişim sermayesi fonları üzerinden yaklaşık 900 bin ABD doları tutarında dolaylı yatırım gerçekleştirildi. Besler'in tarım sektöründe dijitalleşme ve yapay zekâ destekli çözümleri artırmak amacıyla hayata geçirdiği Akıllı Tarla Karar Destek Platformu (SAFER) projesi ile toprak sağlığı, su ihtiyacı, gübreleme ve hava koşulları gibi kritik parametreleri anlık olarak izleniyor. Proje kapsamında ürün kalitesinde yaklaşık yüzde 24, verimlilikte yüzde 17 artış sağlanırken, kaynak kullanımı yüzde 40 azaltıldı. ŞOK Marketler ise 100 milyon TL'lik çevresel AR-GE ve inovasyon yatırımıyla, Antalya ve Adana’daki tedarik platformlarında devreye aldığı Pestisit Analiz Laboratuvarı Projesi kapsamında taze meyve ve sebzelere yönelik yüksek hassasiyetli analizlerle gıda güvenliğini güçlendirdi. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, rapora ilişkin şunları söyledi: “Yıldız Holding olarak sürdürülebilirliği stratejik değer yaratma yaklaşımımızın merkezinde konumlandırıyor; iş yapış biçimimizin temelini oluşturan ‘İsrafsız Şirket’ modelimiz ve ‘Bu Dünya Bizim’ anlayışımız doğrultusunda faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kaynak verimliliğini artıran, çevresel etkilerimizi azaltan, veri ve inovasyonla güçlenen, insanı merkeze koyan ve toplumsal faydayı büyüten bir çalışma anlayışını iş stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. 2025 yılı, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı daha sistematik ve ölçülebilir hale getirdiğimiz, yönetişim mekanizmalarımıza daha güçlü biçimde entegre ettiğimiz önemli bir dönem oldu. Değer zincirimizin tamamında verimlilik, şeffaflık ve sorumluluk odaklı yaklaşımımızı güçlendirirken yenilenebilir enerji yatırımlarımızı, dijital dönüşüm çalışmalarımızı ve sürdürülebilirlik odaklı yönetişim uygulamalarımızı istikrarlı biçimde ilerlettik. Şirketlerimizin TSRS uyumlu raporlama kapsamında yürüttüğü çalışmalar, iklim risklerini ve fırsatlarını daha bütüncül ele alma kapasitemizi artırdı. Sürdürülebilirlik yönetişim modelimiz ve Yıldız Holding Sürdürülebilirlik Endeksi ile ilerlememizi daha şeffaf, karşılaştırılabilir ve izlenebilir bir yapıya taşıdık. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirliği işimizin merkezinde tutarak daha güçlü bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nı (COP31), tüm paydaşların ortak hedefler etrafında buluşması ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik somut aksiyonların hız kazanması açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Yönetim Kurulumuz bünyesindeki Sürdürülebilirlik Yönlendirme Komitemizle COP31’e giden süreci yakından takip ediyor; gıda güvenliğini güçlendiren, kaynakların verimli kullanımını esas alan ve karbonsuzlaşma hedeflerimizi destekleyen çalışmalarımızla iklim eylemine katkı sunmayı sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karaca 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı Haber

Karaca 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

Türkiye’nin köklü markalarından Karaca Grup; ev ve yaşam kategorilerinde sunduğu katma değerli ürün ve hizmetlerin yanı sıra sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını da geliştirmeye devam ediyor. Karaca, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki yaklaşımını ve 2025 yılı performansını ortaya koyduğu üçüncü Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. 1 Ocak–31 Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, GRI (Küresel Raporlama Standardı) Standartları referans alınarak hazırlandı. Sürdürülebilirliği geri dönüşüm uygulamalarıyla sınırlı görmeyen Karaca; ürün geliştirmeden mağaza operasyonlarına, tedarik zincirinden müşteri deneyimine kadar tüm süreçlerine entegre ettiği bütüncül bir dönüşüm yaklaşımıyla ilerliyor. Karaca Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karaca, sürdürülebilirliğin Karaca için uzun vadeli değer yaratma anlayışının temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Bizim için sürdürülebilirlik, daha fazla tüketimi değil; daha uzun süre güvenle kullanılabilen ürünler geliştirmeyi ifade ediyor” dedi. Karaca, kaynakları daha verimli kullanırken çevresel ve toplumsal etkiyi iyileştirmeyi ve tüm paydaşlar için kalıcı değer yaratmayı hedeflediklerini ifade etti. 2030’a Kadar Elektriğin Yüzde 100’ü Yenilenebilir Kaynaklardan Karaca Grup, 2030 yılına kadar operasyonlarında kullandığı elektriğin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılama hedefi doğrultusunda enerji verimliliği çalışmalarını 2025 yılında hızlandırdı. 2024 yılında pilot olarak başlatılan bulut tabanlı enerji ölçüm sistemi, 2025 yılında tüm Karaca mağazalarına yaygınlaştırıldı. Enerji tüketiminin düzenli olarak takip edilmesi ve mesai dışı kullanımların optimize edilmesi sayesinde yıl boyunca 271.805 kWh elektrik tasarrufu sağlandı. Karaca aynı zamanda mağazalardaki kalan elektrik tüketiminin yüzde 50’si kapsamında I-REC sertifikası temin ederken, Karaca Lojistik Merkezi’nde 1,6 MW kapasiteli güneş enerjisi santralini devreye aldı. Enerji dönüşümünü sürdürülebilir büyümenin önemli parçalarından biri olarak değerlendiren Fatih Karaca, “2030 hedefimize; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve etkin enerji yönetimini birlikte ele alan bir modelle ilerliyoruz. Sürdürülebilir dönüşümün ölçülebilir hedeflerle ve günlük iş yapış biçimlerimize entegre edilen uygulamalarla kalıcı hale geleceğine inanıyoruz” dedi. Karbon Nötr Teslimat ile 60 Ton CO₂E Emisyon Nötrlendi Karaca’nın 2025 yılında hayata geçirdiği önemli sürdürülebilirlik uygulamalarından biri de Karbon Nötr Teslimat modeli oldu. Kasım 2025 itibarıyla devreye alınan uygulama kapsamında online siparişlerden kaynaklanan teslimat emisyonları, teslimat mesafesine göre hesaplanmaya başladı. Oluşan emisyonlar, uluslararası standartlarda doğrulanmış ve yenilenebilir enerji projelerini destekleyen karbon kredileri aracılığıyla dengeleniyor. Uygulamanın başladığı Kasım–Aralık 2025 döneminde toplam 60 ton CO₂e teslimat kaynaklı emisyon nötrlendi. Karaca ayrıca mobil uygulaması ve internet sitesi üzerinden müşterilerini siparişlerinin karbon nötr olarak gönderildiği konusunda bilgilendirerek tüketicileri de sürdürülebilirlik yolculuğuna dahil ediyor. Fatih Karaca, “Karbon Nötr Teslimat ile iklim eylemini günlük operasyonlarımızın ve müşteri deneyiminin doğal bir parçası haline getiriyoruz. Çevresel etkimizi azaltırken müşterilerimizde sürdürülebilirlik farkındalığını da güçlendirmeyi amaçlıyoruz” dedi. 2.473 Ürün Yeniden Kullanıma Kazandırıldı Karaca, döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında ürünlerin kullanım ömrünü uzatmaya, yeniden kullanımı artırmaya ve kaynak kaybını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. E-ticarette yalnızca ürün kutusundaki hasar nedeniyle iade edilen sağlam ürünlerin ambalajlarının değiştirilerek yeniden satışa sunulmasıyla 2025 yılında 2.473 ürün yeniden kullanıma kazandırıldı. Aynı yıl 357 ton kâğıt-karton, 82 ton elektronik atık ve 8 ton plastik olmak üzere toplam 447 ton atık geri dönüşüme kazandırıldı. Böylece geri dönüştürülen atık miktarı bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 3,5 kat arttı. İstanbul’daki iki cadde mağazası için Sıfır Atık Belgesi alınırken, Karaca ürün ambalajlarının geri dönüştürülebilirlik oranını yüzde 100 seviyesinde sürdürdü. Kadın Çalışan Oranı Yüzde 57’ye Ulaştı Karaca’nın sürdürülebilirlik yaklaşımının sosyal boyutunda ise çalışan deneyimi, fırsat eşitliği ve kadın istihdamı öne çıktı. 2025 yılında Karaca’da çalışan memnuniyet oranı yüzde 84,5’e, kadın çalışan oranı ise yüzde 57’ye ulaştı. “Satış’ta Kadın” Projesi kapsamında çalışma hayatına katılımı desteklenen 204 kadın istihdam edildi. UNICEF iş birliğiyle yürütülen projeler kapsamında ise eğitim hakkına erişen çocuk sayısı 16 bine ulaştı. Sürdürülebilir büyümenin çevresel performans kadar insana ve topluma yaratılan değerle de şekillendiğini belirten Fatih Karaca, “Fırsat eşitliğini destekleyen, çalışan deneyimini güçlendiren ve sosyal etki yaratan projeleri sürdürülebilirlik yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki çalışmalarımızın etkisini büyütmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Eğitim Vakfı Üstün Başarı Bursu Başvuruları Başladı Haber

Türk Eğitim Vakfı Üstün Başarı Bursu Başvuruları Başladı

1967’den bu yana eğitimde fırsat eşitliği için faaliyetlerini sürdüren Türk Eğitim Vakfı (TEV), üstün akademik başarı gösteren ve yüksek potansiyelleriyle öne çıkan öğrencilerin eğitim yolculuklarını desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen Üstün Başarı Bursları 2026-2027 akademik yılı başvuruları 14 Eylül-8 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Üstün başarı yolculuğuna TEV ile devam Türk Eğitim Vakfı, 2026-2027 akademik yılında Üstün Başarı Bursu kapsamında öğrencilere aylık 16.000 TL burs desteği sağlayacak. TEV Üstün Başarı Bursu; Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nda (YKS) ilk 5.000’e giren, devlet veya vakıf üniversitelerinde okuyan; hazırlık, 1. ve 2. sınıf lisans öğrencilerinin başvurusuna açık olacak. Ara sınıflardan başvuracak adayların genel not ortalamasının en az 3,50 olması gerekiyor. Teknik kontrolleri geçen adaylar; kompozisyon ve mülakat gibi aşamalardan oluşan çok adımlı bir süreçte değerlendiriliyor. Bu dönem program kapsamında tıp, hukuk, mühendislik, temel bilimler, sosyal bilimler ile iktisadi ve idari bilimler alanlarında öğrenim gören yaklaşık 500 başarılı genç desteklenecek. TEV'li olmak, başarının ötesine geçmek TEV’de Üstün Başarı Bursu, yalnızca akademik başarıyı desteklemekle kalmıyor; merak eden, üreten, sorumluluk alan ve topluma katkı sağlamayı önemseyen bireylerin gelişimini de destekliyor. Bu doğrultuda Üstün Başarı Bursiyerleri; kariyer buluşmaları, kişisel gelişim eğitimleri, gönüllülük faaliyetleri, sosyal sorumluluk projeleri, konserler, kültür sanat etkinlikleri ve farklı disiplinlerden bursiyerlerle kurdukları güçlü iletişim ağı sayesinde çok yönlü bir gelişim ortamının parçası oluyor. Başvurular Obigenç üzerinden gerçekleştiriliyor 2026-2027 akademik yılı Üstün Başarı Bursu başvuruları 14 Eylül-8 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak. Başvurular, Türk Eğitim Vakfı'nın öğrencilere yönelik dijital platformu Obigenç üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Öğrenciler, App Store ve Google Play’den ücretsiz olarak indirebilecekleri uygulama aracılığıyla başvuru adımlarını tamamlayabilecek ve süreçle ilgili gelişmeleri takip edebilecek. Burs başvurusunun yanı sıra kariyer fırsatları, eğitim içerikleri, etkinlikler, staj imkanları ve öğrencilerin gelişimini destekleyen birçok ayrıcalığı bir araya getiren Obigenç, TEV bursiyerlerinin eğitim yolculukları boyunca faydalanabilecekleri kapsamlı bir dijital platform olarak hizmet veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.