Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fırsat Eşitliği

Kapsül Haber Ajansı - Fırsat Eşitliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fırsat Eşitliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fırsat Eşitliği Modeli’nde Yeni Dönem Haber

Fırsat Eşitliği Modeli’nde Yeni Dönem

Kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya geldiği buluşmada, 50 kurumdan 90 katılımcı yeni döneme ilişkin çerçeveyi değerlendirdi. Fırsat Eşitliği Modeli (FEM), iş dünyasında işe alım, eğitim, kariyer gelişimi ve liderlik süreçlerinde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir dönüşüm modeli olarak uygulanıyor. Farklı sektörlerden kurumların katılımıyla yürütülen model, yalnızca politika düzeyinde değil, iş yapış biçimlerinde de sürdürülebilir ve ölçülebilir bir dönüşüm sağlamayı hedefliyor. Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen FEM 2.0 ile modelin yapısında kapsamlı bir dönüşüm öngörülüyor. FEM 2.0 ile süreçler dijitalleşiyor, izleme mekanizması güçleniyor Toplantıda tanıtılan FEM 2.0 kapsamında değerlendirme süreçlerinin dijital platformlar üzerinden yürütülmesi, kurumların gelişiminin düzenli olarak izlenmesi ve elde edilen verilerin şeffaf biçimde raporlanması planlanıyor. Bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle birlikte modelin güvenilirlik ve hesap verebilirlik boyutunun artırılması hedefleniyor. Dokuz ana başlık ve 90’dan fazla sorudan oluşan değerlendirme yapısı, kurumların yalnızca politika düzeyindeki yaklaşımlarını değil; çalışan deneyimini, geri bildirim süreçlerini ve sürdürülebilirlik anlayışını da kapsayacak şekilde kurgulanıyor. FEM 2.0 ile dijital izleme araçları, gelişim modülleri ve etki raporlarının da sürece dahil edilmesi planlanıyor. Esra Bezircioğlu: “FEM artık sürekli izlenen ve gelişen bir yapıya dönüşüyor” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, FEM 2.0’ın yaklaşımına ilişkin yaptığı değerlendirmede modelin geldiği noktaya dikkat çekti. Bezircioğlu, “FEM Sertifikası’nı bir sonuçtan ziyade bir başlangıç olarak ele alıyoruz. Fırsat eşitliği, tek seferlik bir uygulamayla sağlanabilecek bir hedef değil; kurumların kültürüne yerleşmesi ve düzenli olarak izlenmesi gereken bir süreç. Bugün sertifika sahibi kurumların bu yaklaşımı kendi yapılarına entegre ettiğini görmek önemli bir gelişme. FEM 2.0 ile süreci daha sistematik ve veri temelli bir yapıya kavuşturuyoruz. Yeni model, kurumların mevcut durumunu değerlendirmekle kalmayacak, gelişim süreçlerini izleyerek yol gösterici bir çerçeve sunacak. Bu yaklaşımın, kurumların iş yapış biçimleri üzerinde daha belirgin bir etki yaratacağını düşünüyoruz” dedi. Bezircioğlu, modelin kapsayıcılık ve erişilebilirlik boyutuna ilişkin olarak ise şunları kaydetti: “FEM 2.0 ile modelimizin kapsamını farklı çeşitlilik alanlarını da içerecek şekilde genişlettik. Fırsat eşitliği yaklaşımının daha geniş bir kurumsal tabana yayılması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda özellikle orta ölçekli işletmelerin sürece daha aktif katılımını destekleyecek, daha erişilebilir ve kademeli uygulama modelleri üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, fırsat eşitliğini iş dünyasının tamamında benimsenen ve uygulanan bir standart haline getirmek.” İş dünyasında fırsat eşitliği vurgusu Toplantıya katılan temsilciler, iş dünyasında fırsat eşitliğinin güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir sorumluluk değil, kurumsal sürdürülebilirlik ve rekabet gücü açısından da kritik bir unsur olduğuna dikkat çekti. Katılımcılar, bu alandaki dönüşümün kalıcı ve etkili olabilmesi için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak bir anlayışla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin çok paydaşlı bir yaklaşımla ilerlemesinin önemine işaret eden temsilciler, daha kapsayıcı ve adil bir iş dünyası için birlikte çalışma kararlılığını dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OMSAN'da Her iki Beyaz Yakalıdan Biri Kadın Haber

OMSAN'da Her iki Beyaz Yakalıdan Biri Kadın

Sektörde kadın çalışan sayısının sınırlı olduğu yönündeki yaygın algının aksine, OMSAN'da her iki beyaz yakalı çalışandan biri kadın. Üstelik şirketin yönetim kadrolarında da kadın çalışanların güçlü temsili dikkat çekiyor. 8 Mart'ın anlam ve önemine uygun olarak OMSAN'da çalışan tüm kadınlara, yine kadın emeğiyle hazırlanan özel hediye paketleri ulaştırıldı. Günün ilk saatlerinde ise erkek çalışma arkadaşları, kadın mesai arkadaşlarını kapıda çiçeklerle karşılayarak anlamlı bir jest gerçekleştirdi. Günün sembolü olan mor renk de OMSAN'da dayanışmanın simgesi oldu. Kadın çalışanlar yakalarına mor kokart takarken, erkek çalışanlar da desteklerini göstermek amacıyla mor kurdele taktı. Hazırlanan hediyeler şirket bünyesinde görev yapan tüm mavi ve beyaz yakalı kadın çalışanlara ulaştırıldı. OMSAN'ın yurt dışı operasyonlarında görev yapan kadın çalışanlar için de özel paketler hazırlandı. Son dönemde yakaladığı büyüme ivmesiyle dikkat çeken OMSAN Lojistik, bu çalışmayla kurum kültürünün temel unsurlarından biri olan fırsat eşitliği ve kadın emeğine verdiği değeri bir kez daha güçlü biçimde ortaya koydu. Sektördeki Algının Aksine Güçlü Kadın Temsili Lojistik sektöründe kadın çalışan sayısının sınırlı olduğu yönündeki yaygın algının aksine OMSAN, güçlü kadın temsiliyle öne çıkan şirketlerden biri. Şirket genelinde 115'i beyaz yakalı, 84'ü mavi yakalı olmak üzere toplam 199 kadın çalışan görev yapıyor. Genel Müdürlük kadrosunda ise 83 kadın ve 102 erkek çalışan bulunuyor. Yönetici pozisyonlarında görev yapan kadın çalışan sayısının da erkeklerden fazla olması, OMSAN'ın bu alandaki dikkat çekici profilini ortaya koyuyor. Bu yönüyle OMSAN, hem OYAK şirketleri içinde hem de lojistik sektöründe kadın temsili açısından öne çıkan kurumlardan biri olarak konumlanıyor. Arıburnu: "Eşitlik Bizim İçin Bir Tercih Değil, Kurumsal Bir Taahhüt" OMSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "İş dünyasında gerçek başarı yalnızca rakamlarla ölçülmez. Bizim için sürdürülebilirlik, fırsat eşitliğinin kurum kültürümüze kök salmasıdır. Bugün lojistik grubumuzun her kademesinde sınırları zorlayan kadın çalışma arkadaşlarımızı saygı ve takdirle selamlıyorum. Sizlerin entelektüel birikimi ve fark yaratan liderliği yalnızca iş sonuçlarımıza değil, kurumumuzun ruhuna da değer katıyor. Eşitliği bir tercih değil, sarsılmaz bir kurumsal taahhüt olarak görüyoruz. Bu nedenle her gün daha adil ve kapsayıcı bir çalışma iklimi inşa etme sözümüzün arkasındayız. Çünkü biliyoruz ki güçlü yarınlar ancak eşit fırsatlarla kurulur. Varlığıyla işimizi ve dünyayı güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding, Fırsat Eşitliği ile Büyüyor Haber

Yıldız Holding, Fırsat Eşitliği ile Büyüyor

Yıldız Holding Kadın Platformu ev sahipliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Çamlıca Kampüsü’nde düzenlenen buluşmada Holding’in fırsat eşitliği odaklı performansı ve bu yönde attığı somut adımlar paylaşıldı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Biz Yıldız Holding’de, çalışma arkadaşlarımızdan tedarikçilerimize, girişimcilerden çiftçilere uzanan çok geniş bir ekosisteme dokunan bir grubuz. Bu yapının sürdürülebilir, güçlü ve sağlıklı kalabilmesinin ancak herkes için adil fırsatlar sunmakla mümkün olduğuna inanıyoruz. Tam da bu sebeple Yıldız Holding’de fırsat eşitliği, yan yana durduğumuz bir kavram değil; birlikte yürüdüğümüz bir yol arkadaşımız” dedi. Yıldız Holding, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Çamlıca Kampüsü’nde düzenlediği etkinlikte, fırsat eşitliği odaklı çalışmalarını ve sosyal etki çalışmalarına dair somut adımları paylaştı. Yıldız Holding Kadın Platformu’nun fırsat eşitliğini yalnızca kurum içinde değil, tüm değer zinciri boyunca yaygınlaştırma yaklaşımıyla Çamlıca Kampüsü’nde gerçekleşen buluşmanın açılışını Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü gerçekleştirdi. Fırsat Eşitliği: Niyet değil, ölçülebilir sonuçları olan kurumsal bir gerçeklik Fırsat eşitliğinin Yıldız Holding için bir “niyet” değil, ölçülebilir sonuçları olan bir kurumsal gerçeklik olduğunun altını çizen Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü şöyle devam etti: “Yıldız Holding’de yaptığımız her işin merkezinde, 82 yıl önce temelleri atılan “Mutlu Et, Mutlu Ol” yaklaşımımız var. Ürettiğimiz her ürünü, kurduğumuz her iş modelini, attığımız her stratejik adımı, insanlara ve hayata değer katmak için atıyoruz. Bugün fırsat eşitliği alanında yaptığımız çalışmalar da bu yaklaşımın en somut yansımalarından biri. Çalışma arkadaşlarımızdan tedarikçilerimize, girişimcilerden çiftçilere uzanan geniş bir ekosisteme dokunuyoruz. Bu büyük değer zincirinin sürdürülebilir ve güçlü kalabilmesinin ancak herkes için adil fırsatlar sunmakla mümkün olduğuna inanıyoruz. Yetenekler, hayaller ve potansiyel aslında her yerde var. Önemli olan, bunların önündeki engelleri kaldıracak cesareti gösterebilmek ve o potansiyeli açığa çıkaracak ortamı oluşturabilmek. Yıldız Holding Kadın Platformu tam da bu bakış açısıyla yola çıktı. 2021’de kurulan bu platform, bugün artık sadece bir iç inisiyatif değil; söylemden iş ortamına ve tüm değer zincirimize uzanan, güçlü ve etkisi kanıtlanmış bir dönüşüm programı. Platformun çalışmalarını ve hayata geçirdiği projeleri ekosistemimizde kalıcı etki yaratacak stratejik bir katkı olarak görüyor, çok önemsiyor ve destekliyoruz.” “Bu beş yıllık yolculuğa baktığımızda, karşımıza çıkan tablo bizim için hem gurur hem de sorumluluk kaynağı” diyen Mehmet Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın çalışan oranımızı %30’lu seviyelerden 2025 yılında %52’ye taşıdık. Yine 2025 yılında; terfi alan çalışanlarımız içinde kadınların oranı %65’e yükseldi. Fabrika ve mağazalarımızda görev yapan kadın çalışma arkadaşlarımızın oranı %54’e ulaştı. Ofis ve idari kadrolarımızda görev alan kadın çalışma arkadaşlarımızın oranı %37 seviyesinde. Yıl içinde yeni işe alınan çalışanlarda kadın oranımız %62. Halka açık şirketlerimizin yönetim kurullarının %24’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu tablo fırsat eşitliğinin, Yıldız Holding’de artık sadece bir niyet değil, ölçülebilir sonuçları olan, kurumsal bir gerçeklik olduğunu gösteriyor.” Etkinlik, Yıldız Holding Kamu İlişkileri Genel Müdürü ve Kadın Platformu Elçisi Begüm Mutuş’un platformun çalışmalarını anlattığı sunumu ile devam etti. Mutuş konuşmasında şunları söyledi: “Kadın Platformu, 2021 yılında fırsat eşitliği ve kapsayıcılığı grup genelinde ortak bir kültür haline getirmek amacıyla kuruldu. 5 yıl önce bir imza ile başladık; bugün ise dünyada örnek gösterilen, etkisi global bir platform. 2026 vizyonumuz; fırsat eşitliğini, kapsayıcılığı ve sürdürülebilir refahı yalnızca kurum içinde değil, çalışanlarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte değer zinciri boyunca güçlendirerek sektörde öncü konumumuzu korumak ve toplumsal dönüşüme katkı sağlamayı sürdürmek. Bu fırsat eşitliği temelli yaklaşımın nesiller boyu sürdürülebilir olmasını hedefliyoruz.” Etkinlik kapsamında “Ekosistemi Fırsat Eşitliği ile Güçlendirmek” paneli de düzenlendi. Panelde, Yıldız Holding Perakende Grubu Kalite ve Ürün Güvenliği Direktörü Alev Yaman, pladis Birleşik Krallık ve İrlanda CMO’su Aslı Özen Turhan, Yıldız Holding Kurumsal Strateji ve M&A Başkanı Fezal Okur Eskil, Besler CMO’su Gülizar Öcal Doğan fırsat eşitliğini iş stratejilerinin merkezine yerleştiren çalışmaları ile ilham veren kariyer yolculuklarını katılımcılarla paylaştı. Buluşma, Dr. Gülseren Budayıcıoğlu ile gazeteci Elif Ergu’nun “Liderlik Yolculuğu Üzerine” sohbeti ile tamamlandı. Kadın Girişimcilere Destek Sürüyor, Etki Büyüyor Yıldız Holding Kadın Platformu’nun bu yıl altıncısını yayınladığı raporu da etkinlik kapsamında katılımcılarla paylaşıldı. Rapora göre 2025’te grubun öne çıkan verileri şöyle: ŞOK Marketler’in ŞOK’ta Ben de Varım projesiyle kadın üreticilere sağlanan ekonomik değer 25 Milyon TL oldu, 250 binin üzerinde ürün satışı gerçekleşti. Besler’in dondurulmuş gıdada lider markası SuperFresh’in yürüttüğü Tarımın Kadın Yıldızları projesiyle 2022-2025 yılları arasında kadın çiftçilerden 21 bin ton ürün alındı ve 168 Milyon TL ekonomik değer yaratıldı. Kadın çiftçi oranı yüzde 5'ten yüzde 27'ye yükseldi ve 4.000'i aşkın kadın çiftçiye yapay zeka, finansal okuryazarlık ve ekolojik okuryazarlık alanında eğitimler verildi. Ülker; tarımsal ham maddelerin sürdürülebilirliğine katkı sağlayan Fındıktan Fazlası ve Kakaodan Fazlası projeleriyle kadınların tarımsal üretimde liderlik rolünü üstlenmelerini ve ekonomik olarak güçlenmelerini desteklemeyi hedefliyor. Karadeniz bölgesindeki yarısını kadın çiftçilerin oluşturduğu “Fındıktan Fazlası” projesi iyi tarım uygulamaları eğitimleri ve çeşitli desteklerle devam ediyor. Fildişi Sahili’nde Earthworm Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen Kakaodan Fazlası projesi kapsamında kakao alımı yapılan bölgelerdeki çiftçilere tarımsal ormancılık ve iyi tarım uygulamaları eğitimleri veriliyor. Mobil sağlık hizmetlerinden de 2025’te kadın ve çocukların ağırlıklı olduğu 2500 kişi faydalandı.Türkiye genelindeki 2.500’e yakın SEÇ Market mağazasının yaklaşık yüzde 10’u kadınlar tarafından yönetiliyor.Yıldız Ventures, kurulduğu günden bugüne girişim sermayesi fon yatırımları aracılığıyla, kadın liderliğinde veya kadın ortaklığı bulunan 150’den fazla girişimi 6 milyon doları aşan yatırım büyüklüğüyle destekledi.Diğer yandan 2025 yılında JOB Talent programı kapsamında, staj sonrası kadroya alınan genç yeteneklerin %59’unu kadın çalışanlar oluşturdu. Şeffaflık ve İzlenebilirliğe Uluslararası Kuruluşlardan Takdir Gıda ve Perakende sektöründe Uluslararası EŞİT ÜCRET Derneği tarafından Eşit Ücret Sertifikası’na sahip ilk Holding olan Yıldız Holding, Eşit İşe Eşit Ücreti şeffaf ve izlenebilir kılmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda London Business School’un vaka çalışması haline getirdiği Holding’in fırsat eşitliği odaklı rol model uygulamaları 2025 yılında ise Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) tarafından vaka analizi olarak yayınlandı. Yıldız Holding, dünya genelinde şirketlerin çeşitlilik ve kapsayıcılık alanındaki performansını ölçen ve bu değerleri iş süreçlerine başarıyla entegre eden şirketlerin belirlendiği DIAL Global Inclusion Index 2025’te dünya çapında ilk 50 şirket arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havacılığın Lider Kadınları ISG’nin Belgesel Serisinde Haber

Havacılığın Lider Kadınları ISG’nin Belgesel Serisinde

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, sadece bir ulaşım merkezi değil, aynı zamanda kadınların iş gücündeki dönüştürücü gücünü simgeleyen bir mirasın taşıyıcısı olarak yeni bir projeye imza atıyor. Terminalden kuleye, teknik hangarlardan operasyon merkezlerine kadar havacılığın her kademesinde emeği, zekası ve azmiyle fark yaratan kadınların hikayeleri, 12 ay boyunca sürecek olan özel bir belgesel serisiyle kayıt altına alınıyor. Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı: fırsat eşitliği Günümüzde kadınların iş gücüne katılımı, yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, sürdürülebilir büyümenin ve kurumsal dayanıklılığın temel taşıdır. Kadın istihdamının artması; çeşitlilik, verimlilik ve aidiyet duygusunu güçlendirirken, ekonomik potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilmesi daha dirençli bir kalkınma modelinin kapılarını aralıyor. İş dünyasında artan kadın temsili, fırsat eşitliğinin somut bir ekonomik değere dönüştüğünün en net göstergesi olurken, havacılık sektörü ise bu küresel dönüşümün öncüleri arasında yer alıyor. Kadının, ekonomik yapının her katmanında yer alması gerektiğini savunan İstanbul Sabiha Gökçen, istatistiklerin ötesine geçerek, gerçek başarı hikayelerini ekranlara taşıyor. Başarıya koşan kadınların görünürlüğünü artıran seri, fırsat eşitliğinin topluma kazandırdığı güçlü hikayeleri izleyiciye sunuyor. Yıl boyunca yayınlanacak 12 farklı hikayeden oluşan belgesel dizisi, hem bir ilham kaynağı hem de dijital bir hafıza arşivi niteliği taşıyor. İlk bölümü 6 Mart 2026 tarihinde izleyiciyle buluşan proje, havacılık ekosisteminde çalışan ve sektörün hangi iş kolunda olursa olsun mesleğinde sınırları aşan kadınların sesini dünyaya duyuruyor. Geleceğin liderleri yeni irtifada buluşuyor 12 kadının azim dolu yaşamı ve başarı öykülerinin yer aldığı “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisinin motivasyon kaynağını anlatan ISG Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Aslıhan Güven, “Cumhuriyet tarihimizin en güçlü sembollerinden birini ismimizde taşımanın gururuyla, bu projeye büyük bir sorumluluk bilinciyle hazırlandık. Adını dünyanın ilk kadın savaş pilotundan alan bir havalimanı olarak, Sabiha Gökçen’in sarsılmaz azmini ve vizyonunu geleceğe taşımayı bir görev addediyoruz. Bu belgesel serisi, onun kanatlarında yükselen yeni nesil rol modellerin başarılarını, yarının liderlerine armağan ediyor. Gece gündüz büyük bir titizlikle yürüttüğümüz bu çalışmanın, havacılıkta kadın emeğinin stratejik gücünü ve fırsat eşitliğinin vazgeçilmezliğini bir kez daha kanıtlayacağına inanıyoruz.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Havacılık, uzun yıllar boyunca pilotajdan teknik operasyona kadar her alanda erkek egemen bir sektör olarak algılandı. Bizler, dünya çapında bir ikon olan Sabiha Gökçen’den aldığımız cesaretle bu algıyı kırıyor ve yeni bir irtifaya yükseliyoruz. ‘Gökyüzünde cam tavan yok ve gökyüzü hepimizin’ diyoruz. Bugün kadın eli; operasyonel verimlilikten yolcu deneyimine kadar her aşamada bir tercih değil, sürdürülebilir büyümenin temel yapı taşıdır. Havalimanı ekosistemimizdeki dönüşüm yolculuğuna kaptanlık eden cesur kadınların hikayeleriyle, bu gerçeği tüm dünyaya bir kez daha ispatlıyoruz.” Kadınlar yere göğe sığmıyor! Şirketlerin son yıllarda kadın temsilini güçlendirmeye yönelik stratejik adımlarında gözle görülür bir artış yaşandığını vurgulayan Dr. Aslıhan Güven, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Küresel veriler, havacılık ekosisteminde kadın istihdamının her geçen yıl stratejik bir ivme kazandığını gösteriyor. Ülkemizde de kadınların ekonomik hayata katılımını teşvik eden politikalar, bu dönüşümün en güçlü yakıtı konumunda. Bilhassa havacılık gibi dinamik ve kritik sektörlerde kadın temsilinin artması, fırsat eşitliğinin sadece bir sosyal sorumluluk değil, somut bir ekonomik katma değer olduğunun en net kanıtıdır.” Söylemden eyleme: %50 kadın temsili ISG’nin sektör ortalamalarının çok üzerinde bir başarı grafiği çizdiğini belirten Güven, kurumun bu konudaki öncü rolünün altını çizdi: “Üst yönetim kadromuzda %50 kadın üye oranıyla havalimanımızda toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal bir kimliğe dönüştürdük. ‘Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar’ belgesel serimiz, havacılık ekosisteminin her alanında, terminalden kuleye, teknik hangarlardan operasyon merkezlerine kadar her noktada fark yaratan kadınların kariyer yolculuklarını, engelleri aşma kararlılıklarını ve liderlik deneyimlerini tüm şeffaflığıyla ortaya koyuyor. Serimizin ilk bölümünü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Havacı Kadınlar Haftası kapsamında yayına almanın gururunu yaşıyoruz. Amacımız, havacılığın her kademesinde yeni başarı hikayelerinin yazılmasına aracı olmak. Bu vesileyle, azmiyle sınırları aşan ve yere göğe sığmayan tüm kadınlarımızı gönülden tebrik ediyorum.” ISG sektördeki kadın dayanışmasını büyütüyor Cumhuriyetin 100. yılında hayata geçirilen “Sabiha Gökçen’in İzinde” buluşmalarıyla sektörde stratejik bir farkındalık hareketi başlatan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Havalimanı, kadınların havacılıktaki varlığını ve dönüştürücü gücünü taçlandırmaya devam ediyor. Seri boyunca dayanışma ve cesaretin havacılık ekosistemindeki kritik rolüne odaklanan ISG, kariyer yolculuklarını samimiyetle paylaşan lider kadınların anlatılarıyla yeni nesillere ışık tutuyor. Azmin ve kararlılığın izini süren farklı konseptlerle havacılık dünyasına ilham veren ISG, başarı hikayelerini sadece birer anı olarak bırakmayıp, bunları geleceğin sektör yapısını şekillendirecek birer kültürel mirasa dönüştürüyor. Cesaretin ayak izini havacılık dünyasına armağan eden kadınların hikayelerini birer kültürel miras olarak geleceğe taşıyan ISG, sektördeki kadın dayanışması için liderlerin başlattığı dönüşümü güçlendirmeye devam ediyor. ‘Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar’ belgesel serisi, kadınların iş dünyasında yalnızca birer "temsil" değil, sektörleri temelinden değiştiren asıl aktörler olduğunun altını çiziyor. Fırsat eşitliğinin kurumsal bir politika başlığından öte, kültürel bir dönüşüm meselesi olduğuna işaret eden proje, genç kuşaklara rol model olmayı ve havacılıkta daha kapsayıcı bir gelecek vizyonunu desteklemeyi hedefliyor. Fırsat eşitliğinden kurumsal dönüşüme bir miras Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar mini belgesel serisinin, kariyer anlatısının ötesinde, geleceğin profesyonellerine bırakılan dijital bir miras olduğunu vurgulayan Aslıhan Güven, “Bu seriyle yalnızca hikayeleri değil, üç temel değeri kalıcı kılıyoruz: Havacılığın her kademesinde kadın yetkinliğini görünür kılarak fırsat eşitliğini savunuyor; genç kızlarımıza 'başarılabilir' olanın somut örneklerini sunarak bir dijital mentorluk ağı kuruyor ve ISG çatısı altında insan odaklı, kapsayıcı bir kurumsal aidiyet ekosistemi inşa ediyoruz. Projemiz, tekil başarı hikayelerinin ötesinde; fırsat eşitliğinin kurumsal kültüre, liderlik anlayışına ve sektörün gelecek vizyonuna nasıl sirayet ettiğini sorgulayan bütüncül bir perspektif sunuyor. Kadınların sektörde sadece ‘paydaş’ değil, ‘oyun kurucu’ ve ‘dönüştürücü güç’ olduğunu genç kuşaklara göstermeyi, havacılıkta kapsayıcı bir geleceği desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu projeyle iş dünyasına da güçlü bir mesaj veriyoruz: Fırsat eşitliği bir sosyal sorumluluk başlığı değil, rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir tercih olmalıdır.” diyerek, kadınların sektörde yarattığı değişimin artık bireysel başarıdan taştığının, kurumsal ve toplumsal bir dönüşüme evrildiğinin altını çizdi. Operasyondan üst yönetime: gökyüzüne iz bırakan kadınlar Dünyanın ilk kadın pilotunun gökyüzüyle buluştuğu tarihi günün anısına kutlanan Dünya Havacı Kadınlar Haftası ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, bu yıl anlamlı bir projeyle taçlanıyor. Havacılığın farklı disiplinlerinden gelen isimler belgesel serisinde birer "dijital mentor" olarak karşımıza çıkıyor. Her bir bölümde, operasyonun kalbinden yönetim katına kadar gökyüzünün sınırlarını zorlayan kadınların kariyer yolculukları ve sektöre yön veren tecrübelerine tanıklık ediyoruz. İşte her biri farklı bölümlerle yayınlanacak olan seride yer alan havacılıkta iz bırakan o kadınlar: • Türkiye'nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu, F-16 pilotlarını yetiştiren öncü bir öğretmen pilot olarak, askeri havacılıkta sınırları aştı. • Bilgisayar mühendisliği eğitiminin ardından kariyerini havacılık sektöründe şekillendiren Seda Saygı Aktaş, Pegasus Hava Yolları’nda A320 pilotu olarak yeni nesil sivil havacılığın ilham veren yüzü oldu. • Türkiye’nin önde gelen havacılık ve teknoloji yöneticilerinden biri olan İsmihan Baysal Anderson, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü olarak görev yaptığı Sabiha Gökçen Havalimanı başta olmak üzere, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik ediyor. • Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Sabiha Gökçen Havalimanı Temsilcisi Özlem Oral, sektördeki 20 yıllık tecrübesiyle havacılıkta operasyonel mükemmeliyet ve denetimin hafızasını temsil ediyor. • Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki olan HEAŞ’ta (Sabiha Gökçen Havalimanı Otoritesi) İnsan ve İş Destek Direktörü olarak görev yapan Esra Önal, havacılık ekosisteminde insan kaynağının stratejik gücünü yönetiyor. • Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Sabiha Gökçen Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezi (SDM) sorumlusu Doktor Özlem Gündüz, 18 yıldır havalimanının gelişimine tanıklık ederek, sağlığının sivil havacılıktaki kritik rolünü üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pluxee Türkiye’de Kadın Çalışan Oranı Yüzde 46’ya,  Kadın Lider Oranı Yüzde 55’e Yükseldi Haber

Pluxee Türkiye’de Kadın Çalışan Oranı Yüzde 46’ya, Kadın Lider Oranı Yüzde 55’e Yükseldi

Pluxee Türkiye, 2025 yıl sonu itibarıyla %46 kadın çalışan ve %55 kadın üst düzey yönetici oranıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir temsil yapısına ulaştı. Şirket, eşitliği yalnızca temsil oranlarıyla değil, karar mekanizmalarındaki etkin katılım ve sürdürülebilir liderlik anlayışıyla ele alıyor. Özellikle teknoloji ve dijital alanlarda kadın temsilini artırmayı öncelikli hedefleri arasında gören Pluxee, 2025 yılında %27 olan STEM rollerindeki kadın oranının 2027 yılına kadar %40’a çıkarmayı hedefliyor. Bu kapsamda hayata geçirilen Dijital LeadHer programı, teknik rollerde çalışan kadınlara mentorluk ve gelişim desteği sunuyor. Pluxee Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yarımcısı Feride Düzduran Gündüz bu tabloyu değerlendirerek, “Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu, mevcut ilerleme hızında iş dünyasında tam eşitliğe ulaşmanın 123 yıl süreceğini ortaya koyuyor. Bu veri, eşitliğin artık yalnızca bir sosyal sorumluluk konusu değil, kurumların rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyümesini doğrudan etkileyen stratejik bir başlık haline geldiğini açıkça gösteriyor. Çalışan işveren ilişkisine yön veren bir marka olarak bu dönüşümde önemli bir sorumluluk üstlendiğimize inanıyoruz. Çünkü iyi tasarlanmış bir çalışan deneyimi, fırsat eşitliğinin hayata geçirilmesinde en güçlü kaldıraçlardan biri. Bu nedenle hedefimiz yalnızca kadınların iş hayatına katılımını artırmak değil; her seviyede karar mekanizmalarında güçlü şekilde temsil edildiği bir yapı kurmak. Fırsat eşitliği sağlandığında kadınların yarattığı dönüşümün kurumları daha yenilikçi ve daha güçlü hale getirdiğini görüyoruz” dedi. Pluxee Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki yaklaşımı uluslararası platformlarda da takdir görüyor. Şirket, Türk-Fransız Ticaret Derneği’nin (CCIFT) 140. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen gala gecesinde eşitlik alanındaki çalışmalarıyla ödül alan tek Fransız şirket oldu. Şirketin eşitlik yaklaşımı uluslararası taahhütlerle de destekleniyor. Pluxee Türkiye, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) imzacısı ve UN Global Compact üyesi olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini küresel sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçası olarak ele alıyor. Pluxee’den Kadın Liderliğini Güçlendiren İş Birlikleri Pluxee Türkiye, yalnızca kendi çalışanları için değil, iş dünyasında kadınların kariyer yolculuklarını destekleyen sosyal etki projelerinde de aktif rol alıyor. Kadınların iş hayatına dönüşünü desteklemek amacıyla YenidenBiz inisiyatifine katkı sağlanırken, TurkishWIN iş birliğiyle yürütülen Million Women Mentors Programı kapsamında geçtiğimiz yıl 35 Pluxee çalışanı gönüllü mentor olarak genç kadınların kariyer yolculuklarına eşlik ediyor. Şirket ayrıca YKKD mentorluk programları aracılığıyla kadınların gelişimini desteklerken; IWF Türkiye, İNAN, KAGİDER, Teknolojide Kadın Derneği gibi sivil toplum oluşumlarıyla iş birliklerini sürdürüyor. Dünya Kadınlar Günü Kapsamında Kadın Girişimcilere Özel Etkinlik Şirket, ayrıca çalışan deneyiminin yanı sıra üye işyerleri tarafında da kapsayıcı büyümeyi destekleyen platformlar oluşturmayı sürdürüyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Pluxee Türkiye, kadın üye işyerlerini bir araya getiren özel bir buluşmaya da ev sahipliği yaptı. İstanbul’daki kadın girişimci üye işyerlerinin davet edildiği etkinlikte girişimcilerin işlerini büyütme yolculuklarında karşılaştıkları fırsat ve deneyimleri paylaşabilecekleri bir etkileşim alanı oluşturuldu. Bunu yanı sıra iş geliştirme, marka görünürlüğü ve sosyal medya kullanımı gibi pratik başlıklar ele alındı. Katılımcılar aynı zamanda birbirlerinin deneyimlerinden öğrenebilecekleri keyifli bir paylaşım ortamında bir araya geldiler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim, Kadınlarla Güçlenen Enerji Ekosistemi İnşa Ediyor Haber

Enerjisa Üretim, Kadınlarla Güçlenen Enerji Ekosistemi İnşa Ediyor

Enerji sektöründe kadınların artan rolü, sahadan gelen gerçek deneyimler ve somut çıktılarla giderek daha görünür hale geliyor. Tamamı kadınlardan oluşan operasyon yapısıyla Çanakkale’de yer alan Ovacık RES, sahada yüksek performansla yürütülen ölçekli ve güçlü bir dönüşümü temsil ediyor. Kadın mühendis ve teknisyenlerin aktif rol aldığı bu model, teknik alanlarda temsiliyetin sürdürülebilir biçimde güçlendiğini ve kalıcı bir gelişim ivmesi kazandığını gösteriyor. Kadınların Gücüyle Enerji Dönüşümü Enerjisa Üretim’in insan ve kültür stratejisinin güçlü bir ayağını oluşturan REDKA (Rüzgârı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar) programından yetişen kadın profesyoneller bugün rüzgâr santrallerinde operasyonun aktif bir parçası olarak görev alırken, Ovacık RES ölçeklenebilir ve ilham veren bir kapsayıcı dönüşüm modeli olarak konumlanıyor. REDKA Mühendis ve Teknisyen programları kapsamında 25 kadın mühendis ve teknisyen Enerjisa Üretim bünyesine kazandırıldı. Bu güçlü yetenek yapısı, REDKA’nın nitelikli, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir yetenek geliştirme platformu olarak enerji sektörüne kalıcı değer sunduğunu ortaya koyuyor. Kapsayıcı Enerji Ekosistemi Enerjisa Üretim, yenilenebilir enerji yatırımlarını büyütürken, fırsat eşitliğini kurumsal kültürünün merkezine yerleştiriyor, kapasite artışını güçlü bir yetenek altyapısıyla birlikte ilerletiyor. 2026’da REDKA Teknisyen programı yeni dönemiyle devam edecek. Mayıs ayında duyuruları yapılacak program kapsamında katılımcılar birebir ve uygulamalı teknik eğitimlerle sahaya hazırlanacak. Sınırlı kontenjanla ilerleyen bu yapı, derinlemesine öğrenme ve kalıcı istihdam etkisi yaratmayı hedefliyor. “Kadınların gücüyle büyüyen bir gelecek” Megavatların ötesinde insan odaklı dönüşümü vurgulayan Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale, “Enerji dönüşümünün kalıcı ve sürdürülebilir şekilde ilerlemesi, teknoloji yatırımlarının yanı sıra güçlü bir yetenek dönüşümünü de gerektiriyor. Bugün dünyada sürdürülebilir büyümenin en güçlü itici güçlerinden biri çeşitlilik ve kapsayıcılıktır. Enerjide dönüşümü yalnızca teknolojik bir ilerleme olarak görmüyoruz; bunun aynı zamanda derin bir kültürel dönüşüm olduğuna inanıyoruz. Veriye dayalı iş modelleriyle dijitalleşmeyi ve sürdürülebilirliği odağına alan sektörümüzde, giderek daha karmaşık ve teknik sorulara yanıt üretebilmek için yüksek yetkinliklere sahip güçlü bir yetenek havuzu oluşturmak kritik önem taşıyor. Tam da bu noktada, fırsat eşitliğini güçlendiren adımların sektörün dönüşüm hızını artırdığına inanıyoruz. REDKA programımızla kadın mühendis ve teknisyenleri sektörün teknik kalbine taşıyor, yetkinlik temelli bir fırsat eşitliği modeli inşa ediyoruz. Çanakkale Ovacık RES’te tamamen kadınlardan oluşan operasyon yapımız, bu yaklaşımın sahadaki en somut göstergelerinden biri. Burada ortaya koyduğumuz model, yüksek ölçekli bir yenilenebilir enerji yatırımında kadınların her rolde güçlü performansla yer alabildiğini gösteren net bir dönüşüm hikâyesi. Enerji sektöründeki büyüme ve değişimin beraberinde getirdiği fırsatların, kadınların önündeki görünmez bariyerleri ortadan kaldırmasını hedefliyoruz. Bu işin kadını erkeği olmadığı bilincini önce zihinlerde, ardından sahada kalıcı hale getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz” dedi. Gürkale sözlerine şöyle devam etti: “30. yılımızda rüzgâr enerjisinde 1.000 MW kurulu güç eşiğini aşan ilk şirket olarak sektörde önemli bir kilometre taşına ulaştık. Bu başarıyı bizim için anlamlı kılan; organizasyonumuzda hayata geçirdiğimiz dönüşüm, açtığımız kariyer yolları ve güçlendirdiğimiz yetenek ekosistemidir. Büyüklüğü megavatların ötesine taşıyor, inşa ettiğimiz kapsayıcı ve sürdürülebilir yetenek ekosistemiyle birlikte daha güçlü, daha kalıcı ve daha anlamlı bir değer yaratıyoruz. Enerjinin geleceğinde kadınların imzası her geçen gün daha belirginleşiyor. Biz de bu dönüşümü söylemle sınırlamıyor, sahada somut uygulamalarla büyütüyor ve kalıcı hale getiriyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bristol Myers Squibb Türkiye, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin İmzacısı Oldu Haber

Bristol Myers Squibb Türkiye, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin İmzacısı Oldu

Hastaların ciddi hastalıklarla mücadelesine destek olacak yenilikçi ilaçları keşfetme, geliştirme ve sunma misyonuyla çalışmalarını sürdüren Bristol Myers Squibb (BMS) Türkiye, kadınların güçlenmesini hedefleyen en önemli küresel özel sektör girişimlerinden biri olan ve UN Women (Birleşmiş Milletler Kadın Birimi) tarafından yürütülen Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (Women’s Empowerment Principles-WEPs) imzacısı oldu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine alarak kadınların iş gücüne katılımını artırma hedefi doğrultusunda önemli bir adım atan BMS Türkiye, kadınların güçlenmesini temel hedef olarak belirleyen WEPs’i imzalayarak toplumsal eşitlik taahhüdünü küresel ölçekte de ortaya koydu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini kurum kültürünün temel yapı taşlarından biri olarak konumlandıran BMS Türkiye, WEPs imzacısı şirketler arasında yer alarak kadınların iş hayatında ve toplumda daha güçlü şekilde temsil edilmesine yönelik kararlılığını bir kez daha vurguladı. “Kadınların iş gücüne katılımı sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biridir” BMS Türkiye Genel Müdürü Ece Kaşıkcı, konuya ilişkin değerlendirmesinde, kadınların iş gücüne katılımının sadece bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın ve güçlü ekonomilerin temel unsurlarından biri olduğuna inandıklarını vurguladı. Kadınların iş hayatında ve sosyal yaşamda her zaman destekçisi olduklarını ifade eden Kaşıkcı, kadın istihdamı ve kadın liderliğinin BMS Türkiye’de sadece kurumsal politikalarla sınırlı kalmayan, şirket kültürünün temel yapı taşlarından biri olduğunu kaydetti. BMS Türkiye’de kadın çalışan oranının yüzde 55, kadın yönetici oranının yüzde 52 ve Yönetim Kurulu’ndaki kadın oranının da yüzde 67 olduğuna dikkati çeken Kaşıkcı, Türkiye ve dünya ortalamasının oldukça üstünde olan bu oranların, eşitlik ilkesine verdikleri önemin somut göstergeleri arasında yer aldığını belirtti. Kaşıkcı, şu değerlendirmelerde bulundu: “BMS’in faaliyet gösterdiği 42 ülke içerisinde kadın çalışan ve yönetici oranları açısından Türkiye organizasyonumuz örnek ülke konumunda bulunuyor. Hayata geçirdiğimiz projeler aracılığıyla kurum içinden başlayarak topluma yayılan sürdürülebilir bir değer yaratmayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri, Bristol Myers Squibb Kadın Ağı (B-NOW) platformumuzdur. B-NOW; şirketimizdeki tüm kadınların global ölçekte gelişimini, ilerlemesini ve eşit fırsatlara erişimini destekleyerek hem bireysel kariyer gelişimini hem de iş performansını artırmayı amaçlayan kapsayıcı bir oluşumdur. Kadın liderliğini güçlendiren yetenek yönetimi ve kariyer gelişim uygulamalarımızın önemli bir parçası olan bu platform, farklı ülkelerdeki kadın çalışanlarımız arasında güçlü bir bağ kurulmasına da katkı sağlıyor. BMS olarak, kadın liderliğini ve eşitliği odağına alan çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri - WEPs, UN Women ve UN Global Compact iş birliğiyle özel sektöre yönelik hazırlanan ve kadınların ekonomik yaşamdaki konumunu güçlendirmeye yönelik bir yol haritası prensiplerinden oluşuyor. Yedi temel prensip bulunan WEPs, eşit işe eşit ücret, kapsayıcı liderlik, fırsat eşitliği, iş-yaşam dengesi, eğitim ve gelişim fırsatları, tedarik zincirinde çeşitlilik ve toplumsal etki gibi konularda şirketlere rehberlik ediyor. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs, Türkiye’de de kadın istihdamının artırılmasını ve iş yerlerinde eşitliğin güçlendirilmesini destekliyor. BMS’in WEPs imzacısı olması, hem küresel değerler hem de yerel vizyon açısından dikkat çekici bir taahhüt anlamı taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lactalis Türkiye Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi İlkeleri’ne İmza Attı Haber

Lactalis Türkiye Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi İlkeleri’ne İmza Attı

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Birleşmiş Milletler Global Compact ortaklığında oluşturulan WEPs; kadınların iş yerinde ve toplumda güçlenmesini destekleyen eşitlikçi ve kapsayıcı uygulamaların yaygınlaştırılmasını amaçlıyor. Bu imzayla, Lactalis Türkiye kadınların liderlik rollerindeki temsiliyetini artırma, fırsat eşitliği temelli insan kaynakları süreçlerini geliştirme ve güvenli, kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturma konusundaki kararlılığını uluslararası düzeyde teyit etmiş oldu. “WEPs inisiyatifinin bir parçası olmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini iş kültürümüzde sürekli geliştirme kararlılığımızı destekleyen değerli bir adım,” diyen Lactalis Türkiye CEO’su Onur Barım, sözlerine şöyle devam etti: “İnsan kaynakları süreçlerimizi herkes için eşit fırsat ilkesiyle yönetiyor, çeşitlilik ve kapsayıcılığın sürdürülebilir iş başarısının temel unsurları olduğuna inanıyoruz. Bugün üst yönetim ekibimizde kadın oranımız yüzde 40. Ar-Ge Merkezi’mizdeki mühendis ve uzman kadromuzun ise yüzde 56’sı yani yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor. Önümüzdeki dönemde tüm kademelerde kadın temsilini daha da artırmayı hedefliyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek, kadınların iş gücüne eşit katılımını desteklemek ve kadınlar ile kız çocuklarının güçlenmesine yönelik sosyal etkisi yüksek projeler üretmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. WEPs imzasının bu yolculukta bize önemli bir rehberlik sağlayacağına inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nippon Paint – Betek'te Üst Düzey Atama Haber

Nippon Paint – Betek'te Üst Düzey Atama

Şirket bünyesinde Finans Direktörü olarak görev yapan Dilek Özdemir, Şubat 2026 itibarıyla Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak atandı. Bu atamayla birlikte şirketin C-level yönetim kadrosunda kadın-erkek temsili eşitlenmiş oldu. Türkiye boya sektörünün öncü ismi Nippon Paint- Betek, finansal yönetimini deneyimli bir isme emanet etti. Şirket bünyesinde Finans Direktörlüğü görevini başarıyla yürüten Dilek Özdemir, 20 yılı aşkın tecrübesi ve stratejik yönetim vizyonuyla, Şubat 2026 itibarıyla Nippon Paint – Betek’in yeni Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) oldu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan ve profesyonel kariyerine uluslararası denetim ve danışmanlık sektöründe adım atan Özdemir, 20 yılı aşkın deneyimi boyunca raporlama, finansal kontrol ve stratejik bütçe yönetimi gibi kritik alanlarda uzmanlaştı. Finansal yönetim ve sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımıyla tanınan Dilek Özdemir, yeni dönemde Nippon Paint – Betek’in finansal stratejilerinin yönetiminde ve şirketin gelecek hedeflerinde kilit rol oynayacak. Özdemir, bu yeni göreviyle aynı zamanda şirketin yönetim ekibinde yer alan güçlü kadın liderlerden biri olarak sorumluluk üstlenecek. Yönetimde Kadın Gücü ve Temsilde Eşitlik Pazarlama ve İnsan Kaynakları fonksiyonlarının ardından Mali İşler liderliğine de bir kadın yöneticinin atanmasıyla birlikte, şirketin üst yönetimindeki kadın ve erkek sayısı eşitlendi. Yönetim kademesindeki bu denge, Nippon Paint – Betek’in toplumsal cinsiyet eşitliği ve fırsat eşitliği konusundaki kararlı ve vizyoner yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.