Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fiyatlama

Kapsül Haber Ajansı - Fiyatlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fiyatlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor Haber

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor

Bugüne kadar girişimlere 60 Milyon TL’nin üzerinde can suyu sağlayan Startup Burada, bu kez otomotiv sektörünü dijitalleştiren Tekbaş Teknoloji şirketini ağırlıyor. Tekbaş Teknoloji, 18 Mart’a kadar sürecek kampanya ile 297 Milyon TL değerleme üzerinden toplamda 17 Milyon TL fon toplamayı hedefliyor ve kampanyanın ilk 3 gününde %40 seviyesine yakın talep alındı. 2. El otomotivde güven teknolojiyle sağlanıyor Piyasadaki dağınık yapıyı ortadan kaldıran Tekbaş Teknoloji; OCCO Car dijital platformu ve Auto Kale Ekspertiz ağıyla fijital (hem fiziksel hem dijital ortam bir arada) bir dünya yaratıyor. Şirket, bu yatırımla vites yükselterek İhale ve fiyatlama altyapısının, blockchain tabanlı bağımsız yapı ve Yapay Zekâ destekli fiyat öneri sistemi ile geliştirmek için yola çıkıyor. İstenilen her tutarda yatırım mümkün 18 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek Tekbaş Teknoloji’nin Paya Dayalı Kitle Fonlaması Kampanyasına 1 TL’den başlayarak istenilen tutarda yatırım ister kredi kartı ister EFT yoluyla yapılabiliyor. Yatırımcılara sunulan kampanya ile 250.000-499.999 TL arası yatırıma %10, 500.000 TL ve üzeri yatırıma ise %20 ilave bedelsiz pay veriliyor. “Yatırımcılarımızı yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” Startup Burada yatırım komitesi üyesi Kerem Özten konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Paya dayalı kitle fonlaması modeli, bireysel yatırımcıların yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere erken aşamada ortak olabilmesini sağlayan önemli bir yatırım aracı haline geldi. Küresel ikinci el otomotiv pazarının 2030 yılına kadar %6’lık bir bileşik yıllık büyüme oranı ile ilerleyeceği düşünüldüğünde bu görünüm ikinci el otomotiv ticaretinin küresel ölçekte yapısal ve sürdürülebilir bir büyüme alanı olduğunu göstermektedir. Tekbaş Teknoloji ise ikinci el otomotiv pazarını uçtan uca dijitalleştirmeyi hedefleyen yaklaşımıyla dikkat çeken girişimlerden biri zira Tekbaş Teknoloji’nin ikinci el otomotiv pazarındaki dağınık yapıyı dijital platformlar, veri ve yapay zekâ destekli çözümlerle dönüştürme vizyonunun sektörde önemli bir değer yaratacağına inanıyoruz. Startup Burada olarak yatırımcılarımızı bu tür yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” “Amacımız global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek” Tekbaş Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ege Baş, Türkiye'de geliştirdiği teknoloji altyapısını uluslararası pazarlara taşıyarak otomotiv teknolojileri alanında global ölçekte rekabet edebilen bir marka oluşturmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Bünyemizde yer alan Auto Kale Ekspertiz, OCCOCAR ve Jetİhale markalarıyla araç ekspertizinden dijital ihale platformlarına, ikinci el araç ticaretine yönelik yazılım altyapılarından veri odaklı çözümlere kadar geniş bir ekosistem kurduk. Bu yatırım turu, hem teknolojik altyapımızı daha ileri seviyeye taşımak hem de pazarlama ve iş ortaklığı ağımızı büyüterek ölçeklenebilir bir yapı oluşturmak açısından önemli bir adım olacak. Bu yatırım süreciyle birlikte öncelikle Türkiye'de büyümemizi hızlandırmayı, ardından Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye'de geliştirdiğimiz otomotiv teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıyarak global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Taşıt Kredisi Limitleri Güncellenmeli Haber

Taşıt Kredisi Limitleri Güncellenmeli

Ülkemizde satılan baz donanımlı yerli modeller hariç tutulduğunda artık ortalama bir otomobil fiyatı sıfır kilometre pazarında 2 milyon TL seviyesinden başlıyor. Ne var ki kredi sisteminde uygulanan mevcut limitler, bu fiyat aralığındaki araçlar için finansman kullanımını fiilen işlevsiz hale getirdi. Kredi oranlarının toplam araç bedelinin oldukça küçük bir kısmına karşılık gelmesi, tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkiliyor. Satış süreçleri uzuyor, talep erteleniyor Otomerkezi.net’in her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği saha araştırmalarına göre gözlemlenen nihai tablo, kredi limitlerinin piyasa dinamiklerine ayak uyduramadığını açık şekilde ortaya koydu. Krediye güvenerek araç almayı planlayan tüketiciler satın alma kararını erteliyor; peşinat oranları birçok müşteri için erişilemez seviyelere çıkıyor. Bu durum satış süreçlerini uzatırken, markaların da fiyatlama stratejilerini kredi dilimlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Nitekim bazı modellerin 1.999.000 TL seviyesinde konumlandırılması, mevcut kredi baremlerine uyum sağlama çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Finansmanın otomotiv sektöründe yalnızca bir ödeme yöntemi değil, aynı zamanda talep dengesi ve satış hacmi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, kredi limitlerindeki güncellemenin sektörel denge açısından kritik rol oynayacağını belirtti. “Finansman koşullarında güncelleme gereklilik halini aldı” Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş konuya ilişkin olarak “Finansman, otomotiv sektörünün en kritik yapı taşlarından biridir. Mevcut kredi limitlerinin günümüz fiyat seviyelerine uygun şekilde güncellenmesi artık bir ihtiyaçtan öte, bir gereklilik haline geldi. Hem tüketicinin erişimi hem de sektörün sürdürülebilir büyümesi için bu adımın atılması büyük önem taşımakta. Krediyle ilgili kapsamlı düzenlemelerin en son 4 yıl önce gerçekleştiğini ve artık güncelliği kalmadığını belirtmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Diğer yandan Karakaş’a göre limitlerin güncellenmesi; tüketicinin finansmana erişimini kolaylaştıracak, satış adetlerinde artışa ve daralmanın azalmasına katkı sağlayacak, kayıtlı ve sağlıklı finansman sistemini güçlendirecek ve bankacılık sistemi ile otomotiv sektörü arasındaki dengeyi yeniden kuracak. Sektörde sürdürülebilir büyüme için kritik Türkiye otomotiv pazarı, hem sıfır hem ikinci el segmentte güçlü bir talep potansiyeline sahip. Karakaş, potansiyele rağmen en büyük problemin finansman koşulları olduğunu aktarırken “Ancak mevcut finansman yapısı, bu potansiyelin tam anlamıyla realize edilmesini zorlaştırıyor. Özellikle orta gelir grubunun araç erişiminde kredi en önemli enstrüman olarak öne çıkarken, limitlerin güncel fiyat seviyelerine göre revize edilmemesi piyasa daralmasını tetikleyebiliyor.” ifadelerine yer verdi. Sektör temsilcileri, finansman sisteminin piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesinin hem tüketici güveni hem de ticari sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığı görüşünde birleşiyor. Taşıt kredisi limitlerinin güncellenmesi yalnızca satış adetlerini değil, sektörün genel ekonomik dengedeki rolünü de doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Neova Sigorta, 2025 Yılını 50 Milyar TL’ye Yaklaşan Aktif Büyüklüğüyle Kapattı Haber

Neova Sigorta, 2025 Yılını 50 Milyar TL’ye Yaklaşan Aktif Büyüklüğüyle Kapattı

Şirket, 2025 yılında tüm temel finansal göstergelerinde güçlü bir performans sergileyerek yılı yaklaşık 50 milyar TL’ye yaklaşan aktif büyüklükle tamamladı. Sigorta sektöründe sürdürülebilir büyüme ve güçlü finansal yapı odağıyla faaliyetlerini sürdüren Neova Sigorta, 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı. Neova Sigorta, yılı yaklaşık 50 milyar TL aktif büyüklük ile tamamlarken; tüm branşlarda sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergiledi. 2025 yılında Neova Sigorta’nın toplam prim üretimi 30,7 milyar TL seviyesine ulaştı. Bir önceki yıla kıyasla yüzde 61 oranında büyüyen şirketin net kârı yüzde 118 artışla 2,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Güçlü bilanço, dengeli büyüme 2025 sonunda Neova Sigorta’nın toplam aktif büyüklüğü 48,19 milyar TL’ye ulaşırken, özsermayesi bir önceki döneme göre yüzde 85 oranında büyüyerek 7,82 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Şirket, yıl boyunca teknik kârlılığı destekleyen branş dağılımı ve dengeli portföy yapısıyla finansal istikrarını güçlendirdi. “Güçlü finansal performans ile uzun vadeli stratejimizin aynı çizgide buluştuğu bir yıl oldu” Neova Sigorta CEO’su Neslihan Neciboğlu, 2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılı, Neova Sigorta için güçlü finansal performans ile uzun vadeli stratejimizin aynı çizgide buluştuğu bir yıl oldu. Tüm branşlarda sektör ortalamasının üzerinde bir büyüme yakaladık. Bu performansın arkasında; doğru fiyatlama, dengeli portföy yapısı ve kontrollü risk yönetiminin yanı sıra, “Memnuniyetin Sigortası” vizyonumuz doğrultusunda müşteriyi merkeze alan iş yapış biçimimiz yer alıyor. Önümüzdeki dönemde de bu yaklaşımı teknoloji yatırımlarımız ve iş ortaklarımızla birlikte daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.” Branş bazlı performans öne çıktı Neova Sigorta, 2025 yılında başta kasko, konut, sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortası olmak üzere birçok branşta dikkat çekici bir büyüme kaydetti. Kasko branşında yüzde 81 büyüme sağlayan şirket, konut sigortasında prim üretimini 1,9 milyar TL seviyesine taşıdı. Sektörün belirleyici ve etkin branşlarından biri haline gelen sağlık branşında yüzde 156 büyürken, geniş kapsamlı teminatlar sunan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda 461 milyon TL üretimi gerçekleştirdi. Nakliyat branşında yüzde 221 büyüme kaydederek pazar ortalamasının üzerinde bir performans sergileyen şirket, kefalet senetlerinde ise yüzde 109 büyüme oranı ile 132 milyon TL prim üretti. Potansiyel tehditlere karşı proaktif yol göstericiliğiyle daha güvenli bir dijital deneyim sunan NeoSiber Güvenlik Sigortası’nda ise 248,2 milyon TL üretim gerçekleştirdi. Dağıtım kanallarında güçlü iş birlikleri 2025 yılında Neova Sigorta’nın prim üretiminin yüzde 60’ı acente kanalı üzerinden gerçekleşti. Acentelerden elde edilen prim üretimi yüzde 59 oranında artarken, broker kanalı yüzde 67, bankasürans kanalı ise yüzde 48 büyüme kaydetti. Şirket, satış kanallarında sürdürülebilir büyümeyi destekleyen iş ortaklığı modelleriyle sahaya yakın bir yapı kurmayı sürdürdü. Memnuniyetin Sigortası vizyonuyla büyüme Neova Sigorta, 2025 yılı boyunca finansal büyümesini yalnızca rakamlarla değil, “Memnuniyetin Sigortası” vizyonu doğrultusunda şekillendirdiği müşteri deneyimi yaklaşımıyla destekledi. Ürün geliştirmeden hasar süreçlerine, dijital kanallardan iş ortaklarıyla kurulan ilişkilere kadar tüm temas noktalarında memnuniyeti merkeze alan şirket, güvene dayalı ve uzun vadeli bir sigortacılık anlayışını güçlendirdi. Küresel ölçekte stratejik adım Neova Sigorta, 2025 yılında sigortacılık dünyasının en prestijli piyasalarından biri olan Lloyd’s of London’a sermaye sağlayıcısı olarak kabul edildi. Bu gelişme, şirketin finansal gücünü ve kurumsal güvenilirliğini uluslararası ölçekte teyit ederken, Neova Sigorta’nın küresel sigorta ekosistemindeki konumunu da güçlendirdi. Şirket, Lloyd’s çatısı altında yürüttüğü faaliyetlerle 2025 yılında uluslararası pazarlarda 1,14 milyar TL üretim gerçekleştirdi. Teknoloji ve insan odağında dönüşüm 2025 boyunca teknoloji yatırımlarını stratejik bir dönüşüm aracı olarak konumlandıran Neova Sigorta, NeovaNEXT yapay zekâ yol haritası kapsamında risk analizi, hasar süreçleri ve müşteri deneyimine yönelik projelerini hayata geçirdi. Teknopark bünyesinde yürütülen AR-GE çalışmaları ve veri odaklı uygulamalarla operasyonel verimlilik artırılırken, dijitalleşme süreci insan odağını merkezine alan bir yaklaşımla ilerledi. 2026’ya güçlü bir zeminle Neova Sigorta, 2025 yılında elde ettiği finansal ve operasyonel kazanımları; doğru fiyatlama, dengeli portföy yapısı ve kontrollü risk yönetimi anlayışıyla 2026 yılına taşımayı hedefliyor. Şirket, teknoloji yatırımları, müşteri deneyimi odaklı projeler ve iş ortaklarıyla kurduğu güçlü iş birlikleriyle sürdürülebilir büyümesini devam ettirmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026’da Global Risk Haritası Yeniden Çiziliyor Haber

2026’da Global Risk Haritası Yeniden Çiziliyor

Jeopolitik gerilimlerle dolu geçen 2025 yılının ardından dünya, 2026 yılına da yeni krizlerle başladı. Ticaret savaşları, bölgesel çatışmalar ve yaptırımlar; 2026’nın ilk günlerinde de küresel risk ajandasının ilk sıralarında yerini aldı. Global risk haritasının yeniden şekillendiği 2026 yılına dair öngörülerini paylaşan IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “2026 yılında artık tekil risklerden değil, birbirini tetikleyen ve aynı anda çalışan ‘çoklu krizler’den söz ediyoruz. Jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri şokları, iklim kaynaklı hasarların artışı ve reasürans kapasitesindeki daralma, sigorta sektörünü küresel ölçekte yeniden konumlandırıyor. Türkiye’de ise bu tablo; teminat yapılarının daha rafine, fiyatlamanın daha risk-seçici, veri ve analitiğin ise hiç olmadığı kadar kritik hale geldiği bir dönemi beraberinde getiriyor. Bu yeni risk haritasında ayakta kalmanın yolu, müşterilerle birlikte proaktif risk yönetimi kültürü inşa etmekten geçiyor” dedi. Belirsizlik altında karar alma artık yeni normalimiz 2026 yılında belirsizliğin sektörleri oldukça derinden etkileyeceğine dikkat çeken Murat Çiftçi, “Kurallara dayalı küresel düzenin zayıflaması, ticaret ve sermaye akımlarında öngörülebilirliği azaltırken, şirketler için ‘belirsizlik altında karar alma’ artık yeni normal haline geliyor. Bu ortamda tedarik zincirleri, sadece maliyet ve verimlilik açısından değil, risk yoğunluğu açısından da yeniden tasarlanıyor. Lojistik gecikmeler, kritik hammadde ve ara malı tedarikindeki kesintiler, üretim duruşları ve gelir kayıpları; iş durması (business interruption) ve kâr kaybı teminatlarını daha merkezi bir konuma taşıyor. Türkiye açısından bakıldığında, hem bölgesel jeopolitik konum hem de üretim ve lojistik üssü olma potansiyeli, risk ve fırsatı aynı anda büyütüyor. Çok uluslu tedarik zincirlerine entegre Türk şirketleri için; politik şiddet, savaş, terör, ambargo ve sözleşme ihlali gibi risklerin daha sofistike poliçelerle yönetilmesi, 2026’da gündemin üst sıralarında yer alacak. Bu da, teminat kapsamlarının netleştirilmesi, muafiyet ve limit yapılarına daha dikkatli yaklaşılması anlamına geliyor” diye konuştu. İklim kaynaklı hasar frekansındaki artış Murat Çiftçi, 2026 küresel risk ve dayanıklılık raporlarında, aşırı hava olayları ve doğal afetlerin en kritik başlıklardan biri olarak öne çıktığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Sıcak hava dalgaları, ani ve şiddetli yağışlar, sel, dolu, fırtına ve orman yangınları gibi olayların hem frekansı hem de şiddeti artarken; bu durum özellikle yangın, mühendislik, tarım ve kasko branşlarında hasar frekansını yukarı çekiyor. Türkiye’de son yıllarda yaşanan sel ve dolu olayları, iklim kaynaklı risklerin artık istisna değil, yeni normal olduğunu gösteriyor. Bu tablo, sigortacılar açısından iki temel sonucu beraberinde getiriyor: Öncelikle iklim risklerinin bölgesel ve mikro ölçekte modellenmesi, lokasyon bazlı fiyatlamayı ve risk mühendisliğini öne çıkarıyor. İkinci olarak da ürün tasarımı. Parametrik sigortalar, doğal afetler odaklı özel ürünler ve iklim uyum yatırımlarını teşvik eden teminat yapıları, 2026 ve sonrasında daha fazla gündeme gelecek. Müşteri tarafında ise, risk azaltıcı önlemler (altyapı güçlendirme, drenaj sistemleri, yangın güvenliği, iş sürekliliği planları vb.) ile sigorta teminatının birlikte düşünülmesi, prim seviyeleri ve teminat bulunabilirliği üzerinde belirleyici olacak.” Global reasürans kapasitesindeki daralma Murat Çiftçi’nin verdiği bilgiye göre; küresel ölçekte artan hasar frekansı ve şiddeti, iklim kaynaklı felaketlerin yükselen maliyeti, enflasyonist baskılar ve sermaye maliyetlerindeki artış, reasürans piyasasında kapasiteyi daraltıyor ve fiyatları yukarı çekiyor. Özellikle katastrofik riskler, doğal afetler ve yüksek limitli endüstriyel risklerde reasürans programlarının yenilenmesi, her zamankinden daha zorlu ve detaylı müzakereler gerektiriyor. Murat Çiftçi, “Bu daralan kapasite, reasürörleri risk seçiminde daha seçici davranmaya iterken; sigorta şirketlerini de portföy kalitesi, underwriting disiplini ve risk mühendisliği uygulamalarında daha sıkı bir çerçeveye yönlendiriyor. Türkiye özelinde bakıldığında, küresel reasürans kapasitesindeki sıkılaşma; katastrofik risklerde limit ve şartların yeniden tanımlanması, koşullu teminatların artması, daha yüksek muafiyet ve katılım payları ile fiyatlamada belirgin bir yukarı yönlü baskı olarak yansıyor. Özellikle deprem, sel ve büyük endüstriyel risklerde reasürans maliyetlerindeki artış, yerel fiyatlamayı doğrudan etkiliyor” dedi. Daha seçici, daha analitik ve işbirliğine dayalı bir model Söz konusu durumların Türkiye’deki teminat yapıları ve fiyatlamaya etkisini de değerlendiren Murat Çiftçi, şunları söyledi: “Küresel risk dinamiklerindeki değişim, Türkiye’de teminat yapıları ve fiyatlamayı belirgin şekilde dönüştürüyor. Büyük kurumsal risklerde katmanlı programlar yaygınlaşırken, daha yüksek muafiyetler ve kapsam–istisna sınırlarının netleştiği poliçeler öne çıkıyor. Fiyatlamada ise lokasyon, hasar geçmişi, tedarik zinciri bağımlılıkları ve iklim senaryoları gibi veri odaklı parametreler çok daha belirleyici hale geldi. Bu süreç, müşteri–broker–sigortacı ilişkisinde de ‘risk ortağı’ modelini güçlendiriyor; kısa vadeli fiyat odaklı yaklaşımlar yerine uzun vadeli, şeffaf ve stratejik işbirlikleri önem kazanıyor. Özetle, Türkiye’de teminat yapıları ve fiyatlama, küresel trendlerle uyumlu şekilde daha seçici, daha analitik ve daha işbirliğine dayalı bir modele doğru ilerliyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.