Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fizik Tedavi

Kapsül Haber Ajansı - Fizik Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fizik Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BN Hotel Thermal &Wellness,‘Türkiye’nin En Çok Beğenilen Otelleri Listesinde! Haber

BN Hotel Thermal &Wellness,‘Türkiye’nin En Çok Beğenilen Otelleri Listesinde!

Kazandığı 2026 Otelpuan Ödülü ile üst üste 3 yıl boyunca en beğenilen oteller arasındaki yerini güçlendiren otelin bu listeye girmesinde; termaldeki kalitesi, doğa içindeki özel konumu, zengin aktivite programları ve gastronomi odaklı hizmetleri ile bütüncül bir yenilenme fırsatı sunması etkili oldu. Termalin iyileştirici gücünü modern konaklama anlayışıyla Mersin turizmine kazandıran BN Hotel Thermal & Wellness, sağladığı misafir memnuniyeti ile ödüllerine bir yenisini daha ekledi. Otel, Otelpuan.com’un 2025 yılı boyunca misafirlerin yaptığı değerlendirmeleri analiz ederek belirlediği ‘Türkiye’nin en çok beğenilen otelleri’ listesine bu yıl da girerek 2026 Otelpuan Ödülü’nün sahibi oldu. Geçen yıl kazandığı 2025 Otelpuan Ödülü ile Türkiye’nin en çok beğenilen ilk 100 oteli arasında ilk sırada yer alan BN Hotel Thermal & Wellness, 2024 Otelpuan Ödülü ile de Türkiye’nin en çok beğenilen ilk 10 oteli arasına girme başarısını elde etmişti. Ödüller misafirlerin puanları ve tavsiyelerine göre belirlendi 2026 Otelpuan Ödülü, 2025 yılı boyunca misafirlerin konakladıkları tesise verdikleri genel memnuniyet puanları ile birlikte “Konakladığınız tesisi yakınlarınıza tavsiye eder misiniz?” sorusuna verdikleri yanıtlarla oluşan tavsiye oranlarına göre hazırlanan bir ödül sistemi olarak dikkat çekiyor. Otelpuan Ödülleri'ni almaya hak kazanan tesisler; genel memnuniyet puanı 8,5 ve üzeri, tavsiye edilme puanı ise 85 ve üzeri, yorum sayısı yüksek olan tesisler arasından genel memnuniyet puanının yüzde 70'i, tavsiye edilme oranının yüzde 30'u baz alınarak belirleniyor ve gösterdikleri performans ile aldıkları puanlara göre sıralanıyor. Narlı: “Misafir memnuniyeti odağımız ile ödül sayımızı 3 yılda 19’a taşıdık” Konaklayan misafirlerin memnuniyetlerine dayanan bu ödülü almaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını kaydeden BN Hotel İcra Kurulu Başkanı Yusuf Narlı, “Misafir memnuniyetini önceliklendiren hizmet anlayışımızın, termal tesisimizin kalitesinin ve sürdürülebilirlik anlayışıyla yaptığımız yatırımların meyvesini bir kez daha aldık. Otelimizde termal havuzlarımızın ve SPA merkezlerimizin yanı sıra, konaklamalı fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezimizle bütüncül sağlık ve yenilenme anlayışını desteklememiz, hazırladığımız zengin aktivite programlarımız, gastronomik zenginliğimiz ve rahat ulaşım imkanımız, misafir memnuniyetini her daim yüksek tutuyor. Bahçemizde turunçgil, zey­tin ve meyve bahçeleri ile seb­ze bostanlarında taze ürünler yetiştirerek kentin gastronomik zenginliğini ve sürdürülebilirliğini destekliyoruz. Tüm bu ayrıcalıklarla 3 yılda ödül sayımızın 19’a yükselmesi, hizmet kalitemizi sürekli olarak artırma motivasyonumuzu artırıyor” değerlendirmesinde bulundu. Termal, spor ve dinlenme imkanlarıyla huzurlu bir tatil sunuyor Torosların yemyeşil doğasında yer alan BN Hotel Thermal & Wellness; 35 farklı açık ve kapalı termal yüzme havuzu, dünya standartlarında SPA merkezi, Aquapark ve 9 farklı konaklama seçeneği ile konuklarına konforlu ve lüks bir tatil sunuyor. Termal suları 6268 mg/lt mineral değeri ile romatizma, deri, kalp, kan dolaşımı ve kadın hastalıkları ile sinir ve kas yorgunluğuna iyi geldiği tesiste, bütünsellik sağlık anlayışı ile hazırlanmış kişiye özel programların yanı sıra yoga, meditasyon, nefes terapisi, Türk hamamı ritüelleri, masaj terapileri, cilt bakımları, detoks programları ile yenilenmek mümkün. Ayrıca otel, Türk ve dünya mutfaklarından lezzetler sunan özel konseptli restoranlarıyla da misafirlerine lezzet şöleni yaşatıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saç Telinden İnce Dikişlerle Sinir Sıkışmasına Hassas Çözüm Haber

Saç Telinden İnce Dikişlerle Sinir Sıkışmasına Hassas Çözüm

Parmaklarda uyuşma, karıncalanma ve elde güçsüzlük gibi belirtilerle kendini gösteren bu durumun, özellikle bilgisayar başında uzun süre çalışanlar, telefonu sık kullananlar ve elini tekrarlayan hareketlerle zorlayan kişilerde kendini daha sık gösterdiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Serdar Düzgün, “Şikâyetlerin kendiliğinden geçmesini beklemeden bir sağlık merkezine başvurmak kıymetli. Hastalar bize geldiğinde öncelikle eli detaylı şekilde muayene ediyoruz. Elin fonksiyonlarını, duyu ve hareket becerilerini tek tek inceliyoruz” dedi. Sinir sıkışmasının derecesine göre tedavi planının değiştiğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Serdar Düzgün, “Elektromiyogram testinde hafif düzeyde bulgular varsa genellikle fizik tedavi ve rehabilitasyondan fayda bekleriz, bu süreçte hastalara atel kullanımı da önerilebilir. Ayrıca bazı durumlarda ilgili bölgelere steroid enjeksiyonları uygulanabilir. Ancak elektromiyogramda orta ya da ileri düzeyde sinir hasarı saptanırsa bu durumda cerrahi seçenekler gündeme gelebilir. Mikro cerrahi sayesinde de saç telinden bile daha ince dikişlerle hassas bir işlem gerçekleştirilir” dedi. Sinirin kaslara ilettiği mesajın doğruluğu ölçümlenebiliyor Sıkışan sinirin ne kadar etkilendiğini görebilmek için başvurulan testlerden elektromiyogramın nasıl bir işlem olduğunu açıklayan Düzgün, “Bu test ile kaslara yerleştirilen ince iğneler ve cilt üzerinden verilen küçük uyarılarla sinirlerin kaslara gönderdiği sinyaller ölçülüyor. Böylece sinirin mesajı ne kadar sağlıklı ilettiğini anlayabiliyoruz. Uygulama sonucunda sinirdeki hasarı derecelendirerek tedavi planını oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı. Mikro cerrahide sinirler daha net görülüyor Mikro cerrahinin, mikroskop altında ve özel geliştirilmiş aletlerle yapılan bir ameliyat tekniği olduğundan bahseden Düzgün, “Mikro cerrahinin normal ameliyatlardan farkı, mikroskop altında yüksek büyütmede o bölgedeki damar ve sinirlerin çok daha net görülebilmesi ve buna uygun özel aletlerin kullanılmasıdır. Gerekli durumlarda saç telinden bile daha ince dikişler kullanılabilir. Bu sayede işlem daha hassas şekilde gerçekleştirilir” dedi. Ödemi engellemek için atel kullanımı şart Ameliyat sonrası sürecin de ayrı özen gerektirdiğini sözlerine ekleyen Düzgün, “Eli korumak için genellikle 5 gün gibi kısa süreli atel kullanıyoruz. Bunun sebebi el bölgesini hareketsiz bırakarak ödemin önüne geçmek. Aynı zamanda el hareketleriyle oluşan ağrıyı da en aza indirmek. Bu süreçte istirahat etmek ve verilen ilaçları düzenli kullanmak iyileşmeyi hızlandırıyor. Doktor tavsiyeleri dikkate alınırsa hastalar genellikle yaklaşık bir hafta içinde günlük hayatlarına dönebiliyor” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BGC ve NEV Sağlık Grubu İş Birliğini Yeniledi! Haber

BGC ve NEV Sağlık Grubu İş Birliğini Yeniledi!

Bursa Gazeteciler Cemiyeti (BGC) ile NEV Sağlık Grubu arasındaki yaklaşık 7 yıllık kurumsal iş birliği anlaşması yenilendi ve kapsamı genişletildi. BGC Merkezi'nde düzenlenen imza törenine, BGC Başkanı Nuri Kolaylı ve NEV Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ergin Kopal katıldı. Yeni protokole göre, cemiyet üyeleri ve birinci derece yakınları NEV Sağlık Grubu'ndan yüzde 20 ile yüzde 50 arasında değişen indirimlerle sağlık hizmeti alabilecek. BGC Başkanı Nuri Kolaylı, uzun yıllardır üyelerin NEV Sağlık Grubu'ndan hizmet aldığını belirterek, iş birliğinin devam etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve Dr. Ergin Kopal'a teşekkür etti. NEV Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ergin Kopal ise basın mensuplarına destek olmayı öncelikleri arasında gördüklerini ifade ederek, toplumun kaliteli sağlık hizmetine ekonomik koşullarla ulaşabilmesini hedeflediklerini vurguladı. Törende ayrıca, yeni hizmete giren NEV Ataevler Hastanesi hakkında da bilgiler paylaşıldı. Kopal, hastanenin toplam 10 bin metrekare kapalı alana sahip olduğunu, 55 hasta odası, iki ayrı erişkin yoğun bakım ünitesi ve 17 gözlem odası ile 6 modern ameliyathaneye sahip olduğunu belirtti. Hastanede tomografi, MR, mamografi, röntgen ve ultrasonografi gibi ileri teknolojiye sahip görüntüleme hizmetlerinin sunulduğunu kaydeden Kopal, alanında uzman hekim kadrosu ve deneyimli sağlık personeli ile genel cerrahi, kardiyoloji, nöroloji, fizik tedavi ve daha birçok branşta hizmet verildiğini aktardı. Bunun yanı sıra, endoskopi, odyometri, efor testi, holter, EEG, EMG, solunum fonksiyon testi ve göz ünitesi gibi ileri tanı ve tetkik hizmetlerinin de mevcut olduğu hastanede, psikolog ve acil servis birimleriyle birlikte 7 gün 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Sağlık Erişimine Yönelik Yeni Toplumsal Destek Modeli Başlıyor Haber

Türkiye’de Sağlık Erişimine Yönelik Yeni Toplumsal Destek Modeli Başlıyor

İmzalanan iş birliği kapsamında; Türkiye'de sağlık erişimine yönelik toplumsal destek modeli olan 'Sağlıkta El Ele' projesi hayata geçirilecek. Bir Halk Sağlığı inovasyonu olarak hayata geçen ve koruyucu sağlık yaklaşımını yaygınlaştırmayı amaçlayan Bir Adım Sağlık, Türkiye Sağlık Vakfı ile çok önemli bir iş birliği imzaladı. İmzalanan 'Sağlıkta El Ele' projesi; ihtiyaç sahipleri, bağışçılar ve sağlık profesyonellerini buluşturacak. Proje kapsamında; sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşayan bireylere düzenli tıbbi destek, evde bakım ve rehabilitasyon hizmeti sunulması hedefleniyor. Yeni bir toplumsal dayanışma modeli olarak konumlanan 'Sağlıkta El Ele' projesi, kronik hastalıklar, evde bakım ihtiyacı ve sosyoekonomik engeller nedeniyle sağlık hizmetlerine zamanında erişemeyen binlerce kişiyi kapsıyor. Bağışçıları, sağlık profesyonellerini ve ihtiyaç sahiplerini aynı çatı altında buluşturarak sürdürülebilir çözüm sunan proje ilk yılında 10.000 ihtiyaç sahibine ulaşmayı hedefliyor. Uzun yıllardır sağlık alanında böyle önemli bir projeyi hayata geçirmek için çalıştığını vurgulayan Bir Adım Sağlık Genel Müdürü Ayşe Şengel; "Evde sağlık alanında uzun yıllara dayanan sahadaki deneyimimizle, ihtiyaç sahiplerine uzman kadrolarımızla ulaşacağız. Bu proje ile sağlık hizmetini sadece tedavi değil; erişilebilirlik, takip ve güven boyutlarıyla ele alıyoruz. Böyle bir projede tüm ekiplerimiz ve bilgimizle biz de elimizi taşın altına koymaktan mutluluk duyuyoruz." diye konuştu. Türkiye Sağlık Vakfı adına yaptığı açıklamada Vakıf Genel Başkanı Dr. Murat Balaban (Phd); "Türkiye'de giderek artan yaşlı nüfus ve kronik hastalık yükü, sürdürülebilir sağlık destek modellerini kritik hale getirmiştir. 'Sağlıkta El Ele' projesi ile hem sağlık hizmetlerine erişimi güçlendirmeyi hem de toplumsal dayanışmayı artırmayı hedefliyoruz." denildi. Proje kapsamında; hekim muayenesi ve tıbbi değerlendirme, mobil hemşirelik uygulamaları, fizik tedavi ve rehabilitasyon, evde refakat ve bakım hizmetleri ile sağlık eğitimi ve danışmanlık gibi alanlarda düzenli hizmet sunulması planlanıyor. Projenin fonlama ve raporlama süreçleri Türkiye Sağlık Vakfı tarafından yürütülürken, operasyonel sağlık hizmetleri Bir Adım Sağlık'ın uzman ekipleri tarafından sahada uygulanacak. Böylece şeffaf bağış modeli, düzenli raporlama, sağlık çıktılarının ölçümlenmesi ve kalıcı toplumsal etki hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir bir yapı oluşturulacak. 'Sağlıkta El Ele' Projesi, ilk yılında 10.000 ihtiyaç sahibine ulaşmanın yanı sıra; kronik hastalık yönetiminde düzenli takip sağlamayı ve evde bakım yükünü azaltmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nöralterapi ile Ağrılara Müdahale Edilebiliyor! Haber

Nöralterapi ile Ağrılara Müdahale Edilebiliyor!

Amacın anestezi oluşturmak değil, sinir hücrelerinde bozulan elektriksel uyarı iletimini düzenlemek olduğuna vurgu yapan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Nöralterapinin etkisi sadece lokal değil, sistemik etkisi sayesinde vücut regülasyonunu sağlayan bir tedavi yöntemidir.” dedi. Ağrılar, ameliyat izleri, travmalar ve enfeksiyonlar gibi bozucu alanların nöralterapi ile hedef alınabildiğini aktaran Dr. Kakı, bazı durumlarda ise uygulanamadığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, nöralterapinin ne olduğu, nasıl etki ettiği ve hangi durumlarda kullanıldığı hakkında bilgi verdi. Nöralterapi ile sinir hücrelerinde bozulan elektriksel uyarı iletimi düzenlenebiliyor! Nöralterapinin, vücuttaki sinir sistemi bozukluklarını düzenlemek amacıyla lokal anesteziklerin çok düşük dozlarda belirli noktalara enjeksiyonu ile yapılan tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olduğunu dile getiren Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Burada ki amaç anestezi oluşturmak değil, sinir hücrelerinde bozulan elektriksel uyarı iletimini düzenlemektir.” dedi. Nöralterapide kullanılan lokal anesteziklerin düşük dozlarda, iyon kanalları ve membran stabilitesi üzerinde düzenleyici etki sağladığını aktaran Dr. Kakı, “Böylelikle antiinflamatuar, vazodilatör ve nöromodülatör etkileri ortaya çıkar. Bu etki sayesinde Nöralterapi otonom sinir sistemini düzenler, vücuttaki bozulmuş elektriksel alanları (bozucu alanlar) dengelemeye yardımcı olur, kan dolaşımını ve doku beslenmesini destekler, ağrı ve fonksiyon bozukluklarının azalmasına katkı sağlar. Kısaca nöralterapinin etkisi sadece lokal değil, sistemik etkisi sayesinde vücut regülasyonunu sağlayan bir tedavi yöntemidir.” şeklinde konuştu. Nöralterapi, bozucu alanların etkisini azaltmayı hedefliyor! Nöral terapideki bozucu alan tanımına açıklık getiren Dr. Asiye Gülsüm Kakı, şunları söyledi: “Vücutta daha önce geçirilmiş; ameliyat izleri, travmalar, enfeksiyonlar, diş ve çene problemleri gibi durumlar, sinir sistemi üzerinde sürekli uyarı oluşturarak başka bölgelerde şikâyetlere yol açabilir. Nöralterapi, bu bozucu alanların etkisini azaltmayı hedefler. Bozucu alanların oluşturduğu bozulmuş elektriksel iletimi düzenleyerek otonom sinir siteminin regülasyonunu sağlar.” Nöralterapi birçok hastalıkta tercih edilebiliyor! Nöralterapinin hangi durumlarda destekleyici tedavi olarak tercih edilebileceğine değinen Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Baş, boyun ve bel ağrıları, migren ve gerilim tipi baş ağrıları, kas ve eklem ağrıları, fibromiyalji, sinir sıkışmaları, spor yaralanmaları, ameliyat veya travma sonrası ağrılar, sindirim sistemi fonksiyon bozuklukları, adet düzensizlikleri ve bazı jinekolojik şikâyetler, stres ve otonom sinir sistemi dengesizlikleri nöralterapinin kullanılabildiği hastalıklar arasında yer alır.” ifadelerini kullandı. Nöralterapi nasıl uygulanır? Nöralterapi uygulamasında öncelikle hastadan şikayetlerin başlangıcı, tetikleyen sebepler, geçirilmiş enfeksiyonlar ve operasyonlar, beslenme şekli gibi detaylı öykü alındığını kaydeden Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Ardından detaylı fizik muayene yapılır.” dedi. Enjeksiyon için tetik noktalar, sinir çıkışları, skarlar (yara dokuları) gibi noktaların belirlendiğini aktaran Dr. Kakı, “Belirlenen noktalara enjeksiyon yapılır. Uygulama genellikle ince uçlu iğnelerle yapılsa da bazı bozucu alan yada organ patolojilerinde, ganglion enjeksiyonlarında (sinir düğümlerine yapılan enjeksiyonlar) derin enjeksiyonlar tercih edilebilir.” açıklamasını yaptı. Nöralterapi bazı durumlarda uygulanamaz! Seans sayısının kişiye ve şikâyete göre değiştiğini vurgulayan Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Enjeksiyon sonrası hastalarda değişik refleks yanıtlar (nöralterapide buna fenomen denir) görülebilir. Bu fenomenler enjeksiyon bölgesi ve sıklığını planlamada yol göstericidir.” dedi. Nöralterapinin kimlere uygulanamayacağı hakkında da bilgi veren Dr. Kakı, sözlerini şöyle tamamladı: “Lokal anestezik alerjisi olanlar, ciddi kalp ritim bozukluğu olanlar, bazı özel durumlarda hamileler ve kanama bozukluğu olanlarda uygulanmaz. Nöralterapi sonrası, enjeksiyon yerinde kızarıklık, kısa süreli baş dönmesi, geçici ağrı artışı olabilir.”

Sinüzit ve Yüz Felci Hakkındaki Doğru Bilinen Yanlışlar! Haber

Sinüzit ve Yüz Felci Hakkındaki Doğru Bilinen Yanlışlar!

Islak saçla uyumanın sinüzite yol açtığı düşüncesinin bu inanışlar arasında olduğunu aktaran Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Sinüzit, genellikle nezle ve grip enfeksiyonları sırasında virüslerin sinüs boşlukları içinde iltihap oluşturmasıyla meydana gelir. Bu durumun saç telleriyle ya da saçın ıslak olmasıyla ilişkili olduğunu gösteren herhangi bir bilimsel çalışma bulunmaz.” dedi. Yüz felcinin ise sık yanlış anlaşılan bir başka sağlık sorunu olarak öne çıktığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, çoğunlukla kendiliğinden iyileşse de kalıcı yüz felci ve diğer komplikasyonlara karşı erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığının altını çizdi. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, toplumda yaygın olan sağlıkla ilgili inanışların bilimsel karşılığını, sinüzit ve yüz felci örnekleri üzerinden değerlendirdi. Nesilden nesile aktarılan bazı inanışlar, sorgulanmadan doğru kabul edilebiliyor! Toplumda nesilden nesile aktarılan bazı inanışların, çoğu zaman bilimsel dayanağı olup olmadığı sorgulanmadan doğru kabul edildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Günlük yaşamda sıkça duyduğumuz bu ifadeler, özellikle soğuk algınlığı, enfeksiyonlar ve sinir sistemi hastalıklarıyla ilişkilendirilir.” dedi. Kültürümüzde yerleşmiş olan inanışlardan örnekler veren Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “En çok duyduklarımız ‘dondurma yersen bademcik iltihabı olursun’, ‘çıplak ayakla taşa basma böbreklerini üşütürsün’, ‘taşa oturma bağırsaklarını üşütürsün’, ‘boynuna atkı sar boğazın şişmesin’ ve özellikle soğuk havalarda çok sık duyduğumuz ‘ıslak saçla yatarsan sinüzit olursun’ deyimleridir. Bu ifadelerin hiçbirinin tıpta ispatlanmış bir çalışması yoktur.” açıklamasını yaptı. Sinüzitin saçın ıslak kalmasıyla ilişkili olduğunu gösteren bilimsel çalışma yok! Sinüzitin, genellikle nezle ve grip enfeksiyonları sırasında virüslerin sinüs boşlukları içinde iltihap oluşturmasıyla meydana geldiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Bu durumun saç telleriyle ya da saçın ıslak olmasıyla ilişkili olduğunu gösteren herhangi bir bilimsel çalışma bulunmaz.” dedi. Saç derisi ile nazal mukozanın anatomik olarak birbirinden oldukça uzak bölgelerde yer aldığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Ayrıca bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan bir etkileşim söz konusu değildir. Buna rağmen, bireylerin kendilerini koruma konusunda azami dikkat göstermeleri elbette önemlidir. Her ne kadar ıslak saçla uyumanın sinüzite yol açtığı bilimsel olarak kanıtlanmamış olsa da, konfor, genel hijyen ve vücut direncinin korunması açısından ıslak saçla uyumamak daha sağlıklı bir tercih olabilir.” şeklinde konuştu. Yüz felci, yüz sinirindeki iletim bozukluğuyla gelişir! Günlük hayatta sıkça yanlış yorumlanan bir diğer durumun ise yüz felci olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Yüz felci, yüz kaslarını hareket ettiren yüz sinirinin iletiminin durması ve bu nedenle mimik kaslarının çalışamaması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.” dedi. Yüz sinirinin motor dallarının beyinden çıktıktan sonra kulak kemiği olarak bilinen temporal kemik içinde dar bir kanaldan ilerlediğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Rahimi şunları söyledi: “Bu kanaldan çıktıktan sonra yanaktaki tükürük bezesinin içine girer ve çeşitli dallara ayrılarak yüzümüzdeki mimikleri oluşturan kasları hareket ettirir. Özellikle bu dar kemik kanal içinden geçerken sinirde herhangi bir ödem oluşması durumunda sinir iletimi bozulur ve kaslar görevini yapamaz. Bu tabloya yüz felci adı verilir. Bunun yanı sıra, tükürük bezi ameliyatları, çeşitli kafa travmaları ya da cerrahi kesiler sırasında sinirin bazı bölümleri zarar görebilir. Bu gibi durumlarda da sinir iletimi durur, ilgili bölgede mimik kasları çalışmaz ve yüz hareketlerinde belirgin bir asimetri oluşur.” Yüz felciyle karşılaşıldığında zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı! Yüz felçleri içinde en sık karşılaşılan tablonun, Bell’s palsi olarak adlandırılan ve kemik içindeki ödeme bağlı olarak gelişen felç olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Bu tür yüz felçleri büyük oranda kendiliğinden düzelir.” dedi. Ancak düşük bir ihtimal de olsa, iyileşmenin gerçekleşmediği durumlar da olabileceğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, “Kalıcı yüz felci gelişebilir. Bu durumda yüzde asimetri ve estetik açıdan şekil bozuklukları ortaya çıkar. Yüz felciyle karşılaşıldığında zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması son derece önemlidir. İlk olarak yapılması gereken, felcin santral mi (beyin kaynaklı) yoksa periferik mi (sinir trasesi boyunca) geliştiğinin ayırt edilmesidir. Bu ayrım tedavi yaklaşımını doğrudan belirler. Ardından, aynı tarafta kulak enfeksiyonu, kolesteatoma, temporal kemik fraktürü ya da tükürük bezine ait kitle veya cerrahi öykü olup olmadığı değerlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı. Tedaviye erken başlamak başarı oranını her zaman artırır! Göz kapağını kapatan kasları uyaran sinirin de fasiyal sinirin dallarından biri olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, “Yüz felcinde gözün kapanamaması, göz kuruluğu ve enfeksiyon riskini artırdığı için ayrıca önem taşır.” dedi. Tedaviye mümkün olduğunca erken başlanmasının başarı oranını her zaman artırdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, sözlerini şöyle tamamladı: “Tedavi sürecinde ilaçlar, fizik tedavi uygulamaları, masaj, sıcak uygulamalar ve destekleyici yöntemler birlikte kullanılabilir. Bazı durumlarda herpes zoster virüsü, kulak çevresinde döküntülerle birlikte işitme kaybı, kulak çınlaması ve yüz felcini aynı anda ortaya çıkarabilir. Bu tabloda kalıcı hasar riski daha yüksek olduğu için ek ve daha yoğun tedavi yöntemlerine başvurulması gerekir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.