Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Formula 1

Kapsül Haber Ajansı - Formula 1 haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Formula 1 haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ford, 2028'de FIA Dünya Ralli Şampiyonası'na Geri Dönüyor Haber

Ford, 2028'de FIA Dünya Ralli Şampiyonası'na Geri Dönüyor

Ford Racing, 2029'da ise yepyeni bir WRC aracını sahneye çıkarmak için uzun yıllardır iş ortağı olan M-Sport Ltd ile birlikte çalışacak. Ford, ralli köklerine dönerek Avrupa'da geliştirilecek yeni nesil, cesur karakterli ve daha çevik binek araçlara ilham vermeyi hedefliyor. Bu yeni döneme yön verecek olan Ford Racing, 2028'den itibaren tamamen fabrika destekli birtakım olarak FIA Dünya Ralli Şampiyonası'nda yeniden yarışacağını bugün duyurdu. Kurulduğu günden bu yana müşterileri için daha iyi araçlar geliştirmede yarış pistlerini kullanan Ford, WRC’nin gerektirdiği üstün performans ve teknik yetkinlikleri yeni araç serisine taşıyacak. Markanın off-road DNA'sını ralli mirasıyla harmanlayan beş farklı "çoklu enerji" elektrikli ve hibrit binek araçtan oluşan serisini ralli DNA’sı şekillendirecek. Ford Avrupa Başkanı Jim Baumbick konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Ford'un karakterinin en zorlu sınavdan geçtiği rallide, Ford severler nesillerdir bir otomobilin imkansıza nasıl meydan okuduğunu görme heyecanını paylaşıyor. Avrupalı yeni nesil araçlarımızın işte tam da bu cesur ruhu taşımasını, insanların her gün kullandıkları yollarda anında tepki veren, güven aşılayan ve her sürüşü keyfe dönüştüren bir karaktere sahip olmasını istiyoruz." Ford Racing, ralli yarışlarında 30 yıldır ortaklık yaptığı M-Sport Ltd ile güçlerini yeniden birleştiriyor. İki marka hemen birlikte çalışmaya başlayacak ve 2028 yılından itibaren Ford Racing, M-Sport ile birlikte Dünya Ralli Şampiyonası’nda (WRC) doğrudan yer alacak. 2029 yılında ise Ford Racing, Avrupa’da satışa sunulacak yeni nesil binek araçların birinden ilham alacak tamamen yeni bir WRC yarış otomobili ile etaplara çıkacak. Ford Racing Küresel Direktörü Mark Rushbrook ise şunları söyledi: "Ford Racing olarak 125. yılımızı kutlarken, WRC'deki 50 yıllık mirasımız en büyük gurur kaynaklarımızdan biri. Çünkü, ürettiğimiz eğlenceli ve heyecan verici otomobiller bu mirasla doğrudan bağlantılı. 2028 ve sonrasında ralli parkurlarında yeniden yarışmak için sabırsızlanıyoruz." Escort, Sierra, Focus, Fiesta ve Puma gibi modellerin ralli versiyonları, WRC tarihinde 50 yılı aşkın bir süre boyunca unutulmaz izler bıraktı. Ford, bu süre zarfında hem markalar hem de pilotlar klasmanında birçok dünya şampiyonluğuna imza attı, bu sporun en efsanevi pilotlarının kariyer basamaklarını tırmanmasına destek oldu ve asfalttan çakıla, buzdan kuma kadar dünyanın her yerinde araçlarının hızını ve dayanıklılığını kanıtladı. Ralli etaplarında elde edilen başarılar, 1970 model Escort Mexico’dan günümüzün Ranger Raptor pick-up'ına kadar birçok ikonik Ford modeli için de ilham kaynağı oldu. Bu duyuru, motor sporları dünyası için de son derece heyecan verici bir döneme denk geliyor. Cosmobilis ve Park Square Capital'in kısa süre önce FIA Dünya Ralli Şampiyonası'nın ticari haklarını satın alması ve 2027 sezonuyla birlikte yürürlüğe girecek yeni kurallar, WRC'nin geleceğinin parlak olduğunu ortaya koyuyor. FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem de konuyla ilgili şunları söyledi: “Bugünkü duyuru, FIA Dünya Ralli Şampiyonası için tarihi anlardan birini temsil ediyor. Yeni organizatörün göreve başlaması, üç markanın yeni teknik kurallara bağlılığını şimdiden bildirmesi ve şimdi de Ford'un tam destekli bir fabrika takımı olarak döneceğini onaylaması, şampiyonanın yeni dönemi için müthiş bir ivme sağlıyor. Motor sporlarının dev markalarından biri olan Ford’un ve FIA Dünya Şampiyonaları'na olan bağlılığı daha da artıyor. Formula 1'e geri dönen marka, FIA Dünya Rally-Raid Şampiyonası'nda zirveye oynuyor, 2027'de FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası'nın (World Endurance Championship) en üst klasmanına dönecek ve 2028'den itibaren Dünya Ralli Şampiyonası’nda (World Rally Championship) yeniden bir fabrika takımı olarak yarışacak. Tüm bu adımlar Ford'un tam dört farklı FIA Dünya Şampiyonası'nda boy göstereceği anlamına geliyor. Bu durum, Ford'un markası, ürünleri ve teknolojileri için hem küresel bir vitrin hem de bir test laboratuvarı olarak motor sporlarına ne kadar büyük bir önem verdiğinin en büyük göstergesi. “Aktif spor kariyerimde Ford direksiyonuna geçme ayrıcalığını yaşamış biri olarak, onlara 'tekrar hoş geldiniz' demek benim için ayrıca çok anlamlı bir an. WRC büyümesini sürdürürken, böylesine ikonik bir markanın uzun vadeli bağlılığı, şampiyonanın gücünü de ortaya koyuyor.” Markanın WRC'ye dönüşü Avrupa'daki ralli DNA’sı taşıyacak yeni seriyi desteklerken aynı zamanda Ranger Raptor gibi modellerin hem yol hem arazi koşullarında performans standartlarını belirlediği off-road ve yarış dünyasında Ford'un lider konumunu da pekiştiriyor. Avrupa'nın “kusursuz ölçüde kusurlu” yollarında ustalaşmak Ford, Avrupa için yeni binek araç vizyonunu çizerken, kıtanın “kusursuz ölçüde kusurlu yollarına” özel olarak tasarlanmış araçlar sözünü vermişti. Baumbick sözlerini şöyle tamamladı: “Avrupa yollarında gerçek performans kendini belli eder; bunu yapay şekilde oluşturamazsınız. Bu yüzden bir aracın tepkiselliği, yol tutuşu ve sürüş dinamikleri çok önemlidir. WRC, araç hakimiyeti ve sürüş deneyimini geliştirmek için en zorlu test ortamı.Biz de tam olarak bu ruhu ve deneyimlerimizi yeni nesil binek araçlarımıza aktarıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

F1'in Efsane Pilotu Felipe Massa, İstanbul'a Hayran Kaldı Haber

F1'in Efsane Pilotu Felipe Massa, İstanbul'a Hayran Kaldı

Massa'nın İstanbul programı, Tarihi Yarımada turuyla başladı. Brezilyalı pilot Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya Camii ve Sultanahmet Camii'ni ziyaret etti. Günün devamında Boğaz turuna çıkan Massa, daha önce Formula 1 yarışları için geldiği İstanbul'u bu kez şehrin tarihi ve kültürel mirasıyla tanıma fırsatı elde etti.İstanbul'un gastronomi kültürünü de deneyimleyen Massa, gün boyunca iki kıtayı bir araya getiren şehrin farklı yönlerini keşfetti. İstanbul'a yeniden gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Massa, “İstanbul benim için her zaman çok özel bir şehir oldu. Burada yarıştığım yıllardan çok güzel anılarım var. Bu kez İstanbul'u pistin dışında keşfetmek benim için farklı ve çok güzel bir deneyim oldu. Tarihi yerleri görmek, Boğaz'ı yeniden görmek ve İstanbul'un kültürünü yakından tanımak gerçekten keyifliydi. En çok İstanbul Boğazı'nı sevdim; iki kıtanın birleştiği İstanbul'u denizden görmek gerçekten çok etkileyici.” dedi. “İSTANBUL’UN KRALI” ÜNVANINI KAZANMIŞTI Massa'nın İstanbul'daki ilk zaferinin üzerinden tam 20 yıl geçti. Ferrari ile yarıştığı 2006 Türkiye Grand Prix'sinde İstanbul'da Formula 1 kariyerinin ilk Grand Prix galibiyetini alan Massa, 2007 ve 2008'de de damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park'ta üst üste üç zafer kazandı. Üç yarışın tamamında pole pozisyonundan başlayan Massa, İstanbul Park'ta yarıştığı her Formula 1 yarışını zaferle tamamlamış oldu. Bu performans, Massa'nın İstanbul Park ile özdeşleşmesini sağladı ve Brezilyalı pilot yıllar içinde “King of Istanbul” (İstanbul’un Kralı) olarak anılmaya başladı. YARIN İSTANBUL PARK'I ZİYARET EDECEK Massa, yarın TOSFED İstanbul Park'ta F1 taraftarlarıyla bir araya gelecek. Hayranlarıyla buluşacak olan Brezilyalı pilot, gazetecilerin sorularını yanıtlayacak ve bir spor otomobille test sürüşü gerçekleştirecek. Massa'nın hayranlarına sürprizi ise İstanbul Park'a gelenler arasından seçilecek 5 kişiyle pistte yapacağı özel turlar olacak. Massa, seçilecek 5 hayranının her biriyle spor otomobille İstanbul Park pistinde birer tur atacak. İSTANBUL, F1 TAKVİMİNE GERİ DÖNDÜ Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) tarafından işletilen TOSFED İstanbul Park, 3 Ekim 2027'de Turkish Grand Prix ile Formula 1 takvimine geri dönüyor. İstanbul’un yeniden F1 takvimine alınması Nisan ayında düzenlenen bir basın toplantısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanmıştı. Buna göre İstanbul Park, 2027-2031 yılları arasında 5 dönem boyunca yarışlara ev sahipliği yapacak. Öte yandan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan ve İstanbul'un yeniden F1 takviminde yer aldığının duyurulduğu tanıtım filmi bugüne kadar 600 milyona yakın izlenme sayısına ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İspanya Süper Kupası İstanbul’a Geliyor! Haber

İspanya Süper Kupası İstanbul’a Geliyor!

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “Devlet olarak her türlü destek için hazırız.” derken Necmeddin Bilal Erdoğan, Arda Güler’in Real Madrid formasıyla İstanbul’da Türk taraftarların karşısına çıkmasının futbolseverler için özel bir anı olacağını ifade etti. İstanbul, dünya futbolunun en fazla takip edilen organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İspanya Süper Kupası, 2027 yılında Barcelona, Real Madrid, Real Sociedad ve Atlético Madrid’i İstanbul’da bir araya getirecek. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Suudi Arabistan Genel Eğlence Otoritesi Yönetim Kurulu Başkanı Turki Abdulmohsen Alalshikh, İspanya Futbol Federasyonu Başkanı Rafael Louzán ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’nun katılımıyla TFF Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen İspanya Süper Kupası Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Bakan Ersoy, toplantıda yaptığı konuşmada Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nden Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP31’e, Şanlıurfa Dünya Neolitik Kongresi’nden Formula 1’in İstanbul Park’a dönüşüne, Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası Finallerinden UEFA Avrupa Ligi Finali’ne kadar farklı organizasyonları sıralayarak bu örneklerin Türkiye’nin küresel spor ve etkinlik dünyasında ulaştığı konumu ve organizasyonlara ev sahipliği yapma kabiliyetini ortaya koyduğunu söyledi. Dört Kulüp 2-7 Şubat’ta İstanbul’da Bakan Ersoy, İspanya Süper Kupası’nın bu organizasyonlar arasına yeni ve önemli bir halka olarak eklendiğini belirterek şunları kaydetti: “Futbol dünyasının en büyük ve en fazla izlenen organizasyonlarından biri olan İspanya Süper Kupası’nın 2027 yılındaki adresi İstanbul’dur. 2-7 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyonda İspanya ve dünya futbolunun önde gelen dört kulübü; Barcelona, Real Madrid, Real Sociedad ve Atlético Madrid mücadele edecekler. Bu vesileyle şehrimizde binlerce yabancı spor severi ağırlayacak; ekranları başındaki yüz milyonlarcasını da İstanbul ve Türkiye ile buluşturacağız.” Ersoy, kupanın dünya genelinde 405 milyonun üzerinde video görüntülemesine ve sosyal medya platformlarında 312 milyonun üzerinde gösterime ulaştığını söyledi. Bakan Ersoy, turnuvaya katılacak kulüplerin toplam küresel taraftar erişiminin ise 700 milyonu aştığını belirtti. İstanbul’un Turizm Gücüne Vurgu Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İspanya Süper Kupası’nın İstanbul’da düzenlenmesinin tesadüf olmadığını söyleyerek İstanbul’un yılın ilk 7 ayında 10 milyon 500 bin ziyaretçiyi ağırladığını; kentte 134 bin 716 oda ve 273 bin 38 yatak kapasitesi bulunduğunu ifade etti. Bakan Ersoy, İstanbul’un ulaşım ve konaklama altyapısının yanı sıra tarih ve kültür mirası, Boğaz, Tarihî Yarımada, saraylar, müzeler, çarşılar ve kültür-sanat hayatıyla ziyaretçilere çok yönlü bir seyahat deneyimi sunduğunu vurguladı. Michelin seçkisinde İstanbul’dan 86 restoran bulunduğunu da hatırlatan Ersoy, Mastercard Ekonomi Enstitüsünün Seyahat Trendleri 2025 Raporu’nda İstanbul’un uluslararası yeme-içme harcamaları temelinde dünyanın bir numaralı gastronomi şehri olarak gösterildiğini söyledi. İstanbul için Çok Ciddi Bir Kazanım Bakan Ersoy, büyük uluslararası organizasyonların etkisinin etkinlik alanıyla sınırlı kalmadığını, şehrin tamamına yayılan bir turizm hareketliliği oluşturduğunu belirtti. Ersoy, İspanya Süper Kupası’nın turizm açısından taşıdığı önemi şu sözlerle anlattı: “Dolayısıyla bizler küresel ölçekte takip edilen bu tür uluslararası organizasyonları Türkiye’nin güvenli ve güçlü destinasyon algısını pekiştiren, küresel görünürlüğünü artıran ve yüksek gelirli ziyaretçi talebini destekleyen stratejik bir fırsat olarak görüyoruz. İspanya Süper Kupası’nı da bu yaklaşımla değerlendiriyor, İstanbul için çok ciddi bir kazanım olduğunu düşünüyoruz.” Bakan Ersoy, organizasyonun Türk ve İspanyol futbolu arasındaki bağları güçlendireceğini söyledi. Ersoy, kupanın İstanbul’un büyük spor organizasyonlarındaki konumunu da bir kez daha ortaya koyacağını ifade etti. Formula 1 de 2027’de Dönüyor Bakan Ersoy, İstanbul’un 2027 spor takvimindeki bir diğer büyük organizasyonun Formula 1 Türkiye Grand Prix’si olduğunu açıkladı. Ersoy, yarışların 1-3 Ekim 2027 tarihlerinde İstanbul Park’ta düzenleneceğini ve Türkiye’nin 2027’den itibaren en az beş yıl Formula 1 takviminde yer alacağını söyledi. Bakan Ersoy, Formula 1’in 2025 sezonunda 180’den fazla ülkede 827 milyondan fazla televizyon izleyicisine ulaştığını ve tribünlerde 6,7 milyondan fazla seyirci ağırladığını belirtti. Ersoy, İstanbul’u “dünyanın tek iki kıtayı birleştiren Formula 1 şehri” olarak konumlandırdıklarını söyledi. Bakan Ersoy, Formula 1’i de konaklamadan gastronomiye, kültürden alışverişe kadar İstanbul’un tamamına yayılan, nitelikli ziyaretçi talebi oluşturan ve kalıcı ekonomik değer üreten bir turizm hamlesi olarak değerlendirdiklerini ifade etti. 2027’de Dört Büyük Spor Organizasyonu Bakan Ersoy, İstanbul’un 2027’de İspanya Süper Kupası ve Formula 1’in yanı sıra UEFA Konferans Ligi Finali’ne de ev sahipliği yapacağını söyledi. Ersoy, 16-27 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek 4’üncü Avrupa Oyunları’nın da İstanbul’da düzenleneceğini belirterek binlerce sporcu ve sporseverin kentte ağırlanacağını kaydetti. Sporun Yanında Kültür, Sanat ve Müzik Bakan Ersoy, İstanbul’un yalnızca sporun değil kültürün, sanatın, müziğin ve eğlencenin de küresel buluşma noktalarından biri olduğunu kaydederek geçtiğimiz mayıs ayında Kanye West’in Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki konserinde 118 bin, Andrea Bocelli’nin aynı akşam Beşiktaş Park’taki konserinde ise 22 bin kişinin ağırlandığını belirtti. Bakan Ersoy, iki büyük konserin aynı gecede toplam 140 bin müzikseveri İstanbul’da buluşturduğunu söyledi. Ersoy, farklı ülkelerden gelen ziyaretçilerin de büyük etkinliklerin turizm hareketliliğine kazandırdığı uluslararası boyutu ortaya koyduğunu ifade etti. Bakan Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı bünyesinde hayata geçirilen “Türkiye Events” ve “İstanbul Events” platformlarıyla spor, müzik, kültür ve sanat etkinliklerini uluslararası ölçekte görünür kılmayı sürdüreceklerini belirtti. Bakan Ersoy, 2027 İspanya Süper Kupası’nın Türkiye, İstanbul ile Türk ve İspanyol futbolu açısından hayırlı olmasını diledi. Ersoy, organizasyonun Türkiye’ye getirilmesine destek veren kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek sporseverleri İstanbul’u eksiksiz deneyimlemek üzere planlarını şimdiden yaparak yerlerini ayırtmaya davet etti. Bakan Bak: “Devlet Olarak Her Türlü Destek İçin Hazırız” Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da Türkiye’nin spor yatırımları, stadyum altyapısı ve uluslararası organizasyon tecrübesiyle İspanya Süper Kupası’na başarıyla ev sahipliği yapacak kapasiteye sahip olduğunu vurguladı. Bak, “İstanbul’da bu işi çok güzel yapacağımıza inanıyorum. Bu deneyime sahibiz. Devlet olarak her türlü destek için hazırız.” dedi. Organizasyona stadyumlarıyla destek veren Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray kulüplerine teşekkür eden Bak, Türkiye’deki taraftarların dünya futbolunun önemli takımlarını yakından izleme imkânı bulacağını belirtti. İstanbul’un ulaşım olanakları ve Türkiye’nin güçlü turizm altyapısına da dikkati çeken Bak, İspanyol takımlarını ve taraftarlarını İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Bilal Erdoğan: "Arda'yı Alkışlamak İsterim" Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, da toplantıda açıklamalarda bulundu. Bilal Erdoğan yaptığı açıklamada, "Bildiğiniz gibi zaten İspanya, son Dünya Kupası'nın kazanan ülke oldu. Dünyanın en iyi futbolcularından bazıları İspanyol kulüplerinde oynamakta; hatta kendi oyuncumuz Arda Güler de bunlara dahil. Arda'yı da alkışlamak isterim. Arda burada, İstanbul'da bir nevi kendi taraftarları önünde oynayacak. Real Madrid formasını giyerek ilk defa Türkiye'de sahaya çıkacak. O anlamda Türk futbolseverler için de güzel bir anı olacağını düşünüyorum." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geri Sayım Başladı: Formula 1, 3 Ekim 2027’de İstanbul’a Dönüyor Haber

Geri Sayım Başladı: Formula 1, 3 Ekim 2027’de İstanbul’a Dönüyor

Pilotlar hem araç hem de pilot performansını zorlayan, belirgin kot farklarına sahip ve geçiş fırsatları sunan yaklaşık 5,3 kilometrelik TOSFED İstanbul Park pistinde mücadele edecek. Özellikle TOSFED İstanbul Park’ı dünya çapında tanınır hale getiren çoklu apeksli 8. viraj, pilotları zorlarken Formula 1® seyircisinin en çok ilgisini çeken bölümlerin başında gelecek. Taraftarlar aynı zamanda, hız, ritim ve teknik zorlukların heyecan verici birleşimi sayesinde, pistte rekabetçi yarışlara ve dramatik anlara tanıklık edecek. Formula 1®’in Türkiye’ye dönüşüyle birlikte İstanbul, dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından birine yeniden ev sahipliği yapacak. Organizasyonun spor turizmine, şehir ekonomisine, uluslararası medya görünürlüğüne ve Türkiye’nin marka değerine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. “Yarış takviminin açıklanmasıyla biz de vites yükseltiyoruz” Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, takvimin açıklanmasının FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027 hazırlıkları açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları söyledi: “Formula 1® yarış takviminin açıklanmasıyla birlikte, biz de hazırlıklarımızda vites yükseltiyoruz. Önümüzdeki süreçte İstanbul’un tarihini, kültürünü, gastronomisini ve yaşam tarzını Formula 1®’in küresel etkisiyle buluşturan önemli projeleri hayata geçireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarındaki güçlü konumunu daha da ileriye taşımak üzere önemli adımlar atıyoruz. Amacımız başarılı bir FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027 organizasyonu ile spor turizmini canlandırmak ve şehrin ekonomisine katkıda bulunmak.” “Türkiye olarak hazırız” Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonları için bir destinasyon olarak konumuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye artık yalnızca uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapan değil, dünyanın en büyük spor organizasyonlarının adresi olan bir ülkedir. FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027’de bunun en güçlü örneklerinden biri olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşturduğumuz güçlü spor altyapımız ve büyük organizasyon tecrübemizle, İstanbul’da tüm dünyaya yakışır bir Formula 1® deneyimi yaşatacağımıza inanıyorum. Türkiye olarak hazırız ve bu büyük organizasyonu heyecanla bekliyoruz.” “TOSFED İstanbul Park Formula 1®’e hazırlanıyor” Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı, yarış için hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü belirterek şöyle konuştu: “Yarışa kadar TOSFED İstanbul Park’ı, F1®’in en yüksek standartlarına göre modernize ederken, tüm seyircilerimize benzersiz bir yarış deneyimi yaşatmayı hedefliyoruz. Ülkemizdeki yarış tutkunlarını ve yabancı misafirlerimizi şimdiden TURKISH GRAND PRIX heyecanını paylaşmaya davet ediyoruz.” TGA’nın “Catch It If You Can” filmi dünya çapında ilgi görüyor Yarış tarihinin netleşmesiyle birlikte FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027’ye yönelik uluslararası tanıtım çalışmalarında da yeni bir aşamaya geçildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan “Catch It If You Can” tanıtım filmi 570 milyondan fazla görüntülenmeye ulaştı. Önümüzdeki dönemde İstanbul’un küresel görünürlüğü; uluslararası medya projeleri, dijital kampanyalar, uluslararası içerik üreticileriyle iş birlikleri ve İstanbul merkezli küresel tanıtım atağıyla daha da güçlendirilecek. FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027, TOSFED’in uzun yıllara yayılan girişim ve çalışmaları sonucunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle yeniden yarış takvimine dahil edildi. Formula 1® yarışları, 2027-2031 yılları arasında TOSFED organizasyonunda TOSFED İstanbul Park’ta gerçekleştirilecek. Biletler ve resmi duyurular için turkishgp.tosfed.org.tr sayfasına ön kayıt yaptırılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Formula 1 Heyecanı İstanbul Festivali’ne Taşındı Haber

Formula 1 Heyecanı İstanbul Festivali’ne Taşındı

Türkiye’nin en büyük açık hava etkinliklerinden biri olan ve 16 Ağustos’a kadar sürecek İstanbul Festivali, Yenikapı Etkinlik Alanı’nda kapılarını açtı. Müzik, eğlence ve lezzeti buluşturan organizasyonda yerini alan tuzlu atıştırmalık kategorisinin lider markası Doritos, dünyanın en çok takip edilen motor sporu organizasyonu Formula 1 ve şampiyonluklarıyla tarihe geçen Mercedes-AMG PETRONAS F1 Takımı ile gerçekleştirdiği dev küresel sponsorluğun heyecanını festival alanına yansıtıyor. Türkiye’de tutkulu bir kitleye ulaşan F1 kültürünü yaklaşık 50 metrekarelik özel tasarım alanına taşıyan Doritos, ziyaretçilerine profesyonel yarış simülatörleriyle kendilerini şampiyonluk mücadelesinin tam ortasında hissedecekleri unutulmaz bir deneyim sunuyor. Simülasyon Heyecanı, Oyunlar ve Doritos Storm Bir Arada 16 gün boyunca 1 milyondan fazla tüketiciyle buluşmayı hedefleyen Doritos, festivalde yalnızca lezzet sunmakla kalmayıp sürpriz oyunlar ve etkileşimli noktalarla adrenalini yükseltiyor. Katılımcılar, dikkat çeken yeni ürün Doritos Storm’u denerken aynı anda F1 atmosferini canlı biçimde deneyimliyor. Doritos, 16 Ağustos’a kadar tüm adrenalin ve lezzet tutkunlarını Yenikapı’da #HeyecanıDibineKadarYaşamaya ve bu büyük dünyanın bir parçası olmaya davet ediyor. Önal: Tüketicilerimize Unutulmaz Bir Deneyim Sunuyoruz İstanbul Festivali heyecanına ortak olmaktan duydukları memnuniyeti dile getiren PepsiCo Türkiye Yiyecekten Sorumlu Pazarlama Direktörü Görkem Önal, şu ifadeleri kullandı: “Doritos olarak her zaman gençlerin, eğlencenin ve yüksek enerjinin olduğu her yerde tüketicilerimizle buluşmayı hedefliyoruz. Bu yıl global ölçekte üstlendiğimiz, Formula 1 ve Mercedes-AMG PETRONAS F1 Takımı sponsorluğumuz, markamızın tutku ve dinamizmini göstermek adına bizler için çok kıymetli. 1 Ağustos’ta başlayan İstanbul Festivali gibi Türkiye’nin en geniş katılımlı organizasyonlarından birinde, bu büyük F1 heyecanını 1 milyondan fazla ziyaretçiyle paylaşmaktan büyük mutlu duyuyoruz. Yenikapı'daki 50 metrekarelik özel deneyim alanımızda sporseverlere ve gençlere sadece yeni ürünümüz Doritos Storm’un lezzetini sunmuyoruz; onları gelişmiş simülasyonlarımızla gerçek bir yarış atmosferinin içine çekiyoruz. ‘Heyecanı dibine kadar yaşa’ diyerek, 16 Ağustos'a kadar tüm festival ziyaretçilerini bu benzersiz F1 tecrübesini birlikte yaşamaya davet ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

405 Günde Geliştirilen Süper Otomobil: Audi Nuvolari Haber

405 Günde Geliştirilen Süper Otomobil: Audi Nuvolari

Audi Revolut F1 Takımı pilotları Gabriel Bortoleto ve Nico Hülkenberg de geliştirme sürüşlerine katıldı. Nuvolari’nin Avrupa’nın farklı noktalarında şekillenen sıra dışı gelişim hikayesi, Audi’nin hazırladığı özel bir belgeselle izleyiciyle buluşuyor. Audi Nuvolari, markanın otomobil geliştirme anlayışında yeni bir dönemin kapılarını açıyor. İlk çizgilerin kağıda aktarılmasından sürüşe hazır prototipin ortaya çıkmasına kadar geçen 405 günlük süreç, markanın bir fikri ne kadar hızlı biçimde hayata geçirebildiğini gösteriyor. Audi tarihinin en hızlı ve en güçlü yol otomobili olan Nuvolari, bu yönüyle bir süper otomobilin ötesine geçiyor; markanın gelecekteki modellerine yön verecek teknolojik bir referans noktası niteliği taşıyor. Proje kapsamında edinilen deneyimlerin ve geliştirilen çözümlerin, Audi’nin gelecek teknoloji portföyüne önemli katkılar sağlaması hedefleniyor. 405 günün arkasındaki çalışma modeli Nuvolari’yi farklı kılan yalnızca ulaştığı performans değil, hayata geçirilme biçimi. Tasarım, araç teknolojileri, aerodinamik ve güç-aktarma sistemleri alanlarında görev yapan Audi uzmanları, projenin ilk gününden itibaren aynı hedef etrafında toplandı. Ekibe tanınan hareket alanı, doğrudan iletişim ve hızlı karar alma imkanı, geliştirme sürecinin kalite ve performanstan ödün verilmeden ilerlemesini sağladı. Nuvolari böylece doğru yaklaşımın ve yakın ekip çalışmasının, geliştirme hızını artırırken ürünün teknik ve tasarımsal hedeflerini koruyabileceğini ortaya koydu. Laponya’dan Nardò’ya uzanan test programı Nuvolari’nin geliştirme yolculuğu, Audi’nin Avrupa’daki farklı uzmanlık merkezlerine yayıldı. Ingolstadt’ta başlayan tasarım sürecini, Laponya’da teknoloji demonstrasyon araçlarıyla gerçekleştirilen soğuk hava testleri izledi. Hafif yapı çalışmaları Neckarsulm’da, aerodinamik geliştirmeler Ingolstadt’taki rüzgar tünelinde, süspansiyon ayarları İspanya’nın güneyinde ve yüksek hız testleri İtalya’daki Nardò Teknik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Avrupa’nın farklı noktalarında çalışan ekiplerin ortak emeğiyle şekillenen Nuvolari’nin ilk kez kendi tekerlekleri üzerinde hareket etmesi, proje için önemli bir dönüm noktası oldu. Aylar boyunca çizimler, veriler ve prototip parçaları üzerinde çalışan ekip, geliştirdiği otomobille ilk kez bu aşamada karşılaştı. Son ayarlar Formula 1 pilotlarından Sürüşe hazır prototipin tamamlanmasının ardından Nuvolari’nin direksiyonuna Audi Revolut F1 Takımı pilotları geçti. Gabriel Bortoleto, otomobili Nardò Teknik Merkezi’nin yüksek hızlı pistinde test etti. Nuvolari’nin hızlanması, sesi ve sürücüye aktardığı his, Bortoleto’nun değerlendirmelerinde öne çıkan özellikler oldu. Nico Hülkenberg ise Neustadt an der Donau’daki test pistinde Nuvolari’nin performans sınırlarını deneyimledi. 1.000 bg’nin üzerindeki sistem gücü ve bu gücün sunduğu hızlanma, otomobilin karakterini belirleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Formula 1 pilotlarının gerçekleştirdiği sürüşler, Nuvolari’nin geliştirme sürecine motor sporlarından gelen farklı bir bakış açısı kazandırdı. Testlerde elde edilen geri bildirimler, otomobilin son ayarlarının tamamlanmasında kullanıldı. İlk durak Antibes, ardından Monako Audi Nuvolari, dünya prömiyerini 4 Haziran 2026’da Fransa’nın güneyindeki Antibes’te gerçekleştirdi. Süper otomobil, kısa süre sonra Formula 1 Monako Grand Prix’sinde ilk kez yola çıktı. Dar caddeleri, keskin virajları ve hata kabul etmeyen yapısıyla motor sporlarının en zorlu pistlerinden biri olan Monako, Nuvolari’nin ilk sürüşü ve yeteneklerini sergilemesi için benzersiz bir sahne oldu. Audi’nin Formula 1 dünyasına adım attığı sezonda gerçekleştirilen bu gösterim, markanın yol otomobilleri ile motor sporları arasındaki teknoloji bağını da görünür hale getirdi. Audi’nin yeni tasarım döneminin habercisi Nuvolari, Audi’nin yeni tasarım dilini taşıyan ilk seri üretim modeli olarak markanın tasarım anlayışında yeni bir dönemi temsil ediyor. Sade yüzeyler, net çizgiler ve ölçülü detaylarla biçimlenen süper otomobil, alışılmış süper otomobil karakterini Audi’ye özgü bir yorumla buluşturuyor. Bu yaklaşım, Nuvolari’ye daha seri üretim yolculuğunun başında uluslararası bir ödül de kazandırdı. Model, Birleşik Krallık’ta düzenlenen CAR Genius Awards’ta “Yılın Tasarımı” seçildi. Jüri, Nuvolari’nin süper otomobil dünyasına getirdiği sadelik ve netliğin yanı sıra yenilikçi ancak Audi olduğu ilk bakışta anlaşılan tasarımını öne çıkardı. Audi Nuvolari’nin ilk çizimden Avrupa’daki geliştirme testlerine, Formula 1 pilotlarıyla gerçekleştirilen sürüşlerden dünya prömiyerine uzanan 405 günlük hikayesi, Audi’nin hazırladığı özel yapım belgeselinde anlatılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alfa Romeo’nun Yeni SUV Modeli İlk Kez Gün Yüzüne Çıktı Haber

Alfa Romeo’nun Yeni SUV Modeli İlk Kez Gün Yüzüne Çıktı

İtalyan premium otomobil üreticisi Alfa Romeo, gelecekteki ürün gamına ilişkin önemli bir ipucunu kamuoyuyla paylaştı. İtalya İşletmeler ve Made in Italy Bakanlığı (MIMIT) tarafından düzenlenen Ulusal Otomotiv Endüstrisi Yuvarlak Masa Toplantısı'nda konuşan Stellantis Genişletilmiş Avrupa Operasyon Direktörü Emanuele Cappellano, markanın geliştirdiği yeni SUV modelinin arka tasarımına ait ilk görseli tanıttı. Paylaşılan ilk tasarım ipucu, Alfa Romeo'nun kendine özgü tasarım dilini geleceğe taşıyacak yeni model hakkında önemli sinyaller veriyor. Fastlane 2030 stratejisinin yeni adımı​ Alfa Romeo, 21 Mayıs'ta gerçekleştirilen Stellantis Yatırımcı Günü 2026 kapsamında açıkladığı Fastlane 2030 stratejisi doğrultusunda ürün gamını genişletmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda geliştirilen yeni SUV modeli, markanın pazarın merkezindeki en rekabetçi segmentte daha güçlü bir konum elde etmesini hedefliyor. Yeni model, farklı müşteri beklentilerine hitap edecek çoklu enerji seçeneklerine sahip güç-aktarma sistemleriyle sunulacak. İtalya'da tasarlanıp üretilecek üretilecek Yeni SUV modeli, Torino'daki Centro Stile Alfa Romeo tarafından tasarlanacak ve markanın İtalya'daki Melfi fabrikasında üretilecek. Böylece Alfa Romeo, tasarım ve üretimde İtalyan köklerini koruyarak geleceğe taşıyacak. Resmi tanıtımının 2027 yılının dördüncü çeyreğinde gerçekleştirilmesi planlanan yeni model, Alfa Romeo'nun ürün gamında önemli bir rol üstlenerek markanın büyüme stratejisine katkı sağlayacak. ALFA ROMEO HAKKINDA 1910 yılında Milano'da doğan Alfa Romeo, tutku, zarafet ve sportif performansın simgesi olarak otomotiv dünyasında eşsiz bir mirasa sahiptir. "Anonima Lombarda Fabbrica Automobili" adıyla başlayan bu yolculuk, kısa sürede İtalyan mühendisliğinin inceliklerini yansıtan ikonik tasarımlar ve yarışlardaki zaferlerle taçlandı. 1920'li yıllardan itibaren Grand Prix yarışlarında elde ettiği başarılar, 1950 yılında Formula 1'in ilk dünya şampiyonluğunu kazanan Giuseppe Farina'nın Alfa Romeo direksiyonunda olmasıyla taçlanmıştır. Enzo Ferrari'nin de yarış pilotu ve takım yöneticisi olarak ilk adımlarını attığı Alfa Romeo, sadece bir otomobil üreticisi değil, aynı zamanda bir yarış efsanesidir. Alfa Romeo, yıllar içinde Giulietta, Giulia, Spider, Stelvio, Junior ve Tonale gibi hem mühendislik hem de tasarım anlamında dönüm noktası sayılabilecek modellerle sadece bir ulaşım aracı değil, sürüşü bir deneyime dönüştüren otomobiller üretmeye devam etmiştir. Markanın DNA'sında yer alan "la meccanica delle emozioni" – duyguların mühendisliği – felsefesi, her modelde hissedilen benzersiz bir sürüş tutkusu olarak öne çıkar.​ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pirelli, Formula 1’deki Varlığını 2028’e Kadar Uzattı Haber

Pirelli, Formula 1’deki Varlığını 2028’e Kadar Uzattı

FIA (Uluslararası Otomobil Federasyonu), mevcut sözleşmedeki opsiyon hakkını kullanarak İtalyan şirketle olan iş birliğini bir yıl daha uzattı. Böylece FIA, Formula One Management (FOM) ve Pirelli arasında karşılıklı anlaşmayla Formula 1’in Global Lastik Partnerliği ve bağlantılı şampiyonalardaki iş birliği 2028 sezonu sonuna kadar devam edecek. Bu bir yıllık uzatma opsiyonları, Pirelli’nin Formula 1’deki varlığını 2025-2027 dönemini kapsayacak şekilde uzattığı 2023 yılında imzalanan anlaşmalarda yer alıyordu. Buna göre Pirelli, 2028 sezonu sonuna kadar FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası, FIA Formula 2 Şampiyonası, FIA Formula 3 Şampiyonası ve F1 ACADEMY’nin tek lastik tedarikçisi olmaya devam edecek. FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem: “Pirelli uzun yıllardır FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası’nın önemli bir ortağı olarak performans, inovasyon ve güvenlik alanlarında sürekli yüksek standartlar sunuyor. İş birliğinin 2028 sonuna kadar uzatılması şampiyona için istikrar sağlarken FIA, Formula One Group ve Pirelli arasındaki güçlü iş birliğini de yansıtıyor. Birlikte inovasyonu ileri taşımaya ve dünya genelindeki takımlar, pilotlar ve taraftarlar için heyecan verici yarışlar sunmaya devam ediyoruz.” Formula 1 Başkanı ve CEO’su Stefano Domenicali: “Pirelli ile yıllara dayanan güçlü ve başarılı bir ortaklığa sahibiz. Teknik uzmanlığı, performans, inovasyon ve sürdürülebilirliğe olan bağlılığı sayesinde uzun yıllardır güvenilir bir iş ortağımız oldu. FIA ile birlikte bu iş birliğini bir yıl daha uzatacak olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Teknik regülasyonların sınırlarını zorlamaya devam ederken, Pirelli’nin kaliteye olan bağlılığı takımlar ve desteklediği tüm seriler için büyük bir güvence sağlıyor. Çünkü dünyanın en gelişmiş lastiklerinden bazılarıyla çalıştıklarını biliyorlar. FIA Başkanı Sayın Mohammed Ben Sulayem’e ve Pirelli Başkan Yardımcısı Marco Tronchetti Provera’ya teşekkür etmek istiyorum. Bu uzatma, uzman iş ortaklarıyla yürütülen başarılı iş birliklerinin ve pist üzerindeki en iyi yarış deneyimini sunma hedefinin bir başka önemli örneğidir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Audi’den 499 Adetle Sınırlı Yeni Süper Otomobil Haber

Audi’den 499 Adetle Sınırlı Yeni Süper Otomobil

Audi, yüksek performanslı hibrit güç-aktarma sistemine sahip ilk süper otomobili Nuvolari’yi tanıttı. Markanın performans, elektrifikasyon, aerodinami ve yeni tasarım felsefesini aynı otomobilde buluşturan Audi Nuvolari, dört halkalı markanın teknolojik yenilenme sürecinin en iddialı modellerinden biri olarak konumlanıyor. 499 adetle sınırlı olarak üretilecek modelin teslimatlarının 2027 yılının ilk yarısında başlaması planlanıyor. Audi Nuvolari, 1.001 PS sistem gücü ve 350 km/s’nin üzerindeki maksimum hızıyla Audi’nin bugüne kadar geliştirdiği en güçlü ve en hızlı seri üretim otomobil olacak. 0’dan 100 km/s hıza 2,6 saniyede, 0’dan 200 km/s hıza ise 6,8 saniyede ulaşan model; yüksek performanslı hibrit güç-aktarma sistemi, quattro predictive ride, aktif aerodinamik yapı ve karbon dış gövdeyle geliştirilen Audi Space Frame mimarisiyle öne çıkıyor. Audi, Nuvolari ile “Vorsprung durch Technik” anlayışını elektrifikasyon çağında yeniden yorumlarken, Formula 1’den gelen teknolojileri seri üretime hızlı ve hassas biçimde aktarma iddiasını da ortaya koyuyor. Yeni tasarım felsefesi ve Formula 1 programının ardından geliştirilen Nuvolari, markanın geleceğine yönelik teknolojik ve duygusal bir ifade niteliği taşıyor. Audi’nin yeni tasarım felsefesinin ilk seri üretim temsilcisi Audi Nuvolari, markanın yeni tasarım felsefesini seri üretim düzeyinde yansıtan ilk model olacak. Yalın ama güçlü yüzeyler, net çizgiler, gövdeye entegre edilen teknolojiler ve aerodinamik verimliliği önceleyen detaylar, modelin tasarım karakterini belirliyor. Orta motor yerleşimi, Nuvolari’ye güçlü oranlar, monolitik bir gövde hacmi ve süper otomobil kimliğini vurgulayan dinamik bir duruş kazandırıyor. Dış tasarımda Audi’nin yeni imza rengi Titanium kullanılıyor. Audi Concept C ve Audi Formula 1 yarış otomobilinde de yer alan bu renk, karbon detaylarla birlikte Nuvolari’nin teknik ve performans odaklı karakterini güçlendiriyor. 1.001 PS’lik yüksek performanslı hibrit güç-aktarma sistemi Audi Nuvolari’nin güç-aktarma sistemi, 4.0 litrelik V8 biturbo motoru üç adet axial flux elektrik motoruyla birleştiriyor. Toplamda 736 kW / 1.001 PS sistem gücü sunan bu yapı, yüksek performansı elektrikli tork desteğiyle bir araya getiriyor. 588 kW / 800 hp güç üreten V8 motor, 10.000 d/d’ye kadar çıkabilen karakteriyle motor sporlarından gelen mühendislik yaklaşımını seri üretim otomobil dünyasına taşıyor. Ön aksta yer alan iki elektrik motoru, quattro sisteminin değişken tork dağılımına destek verirken; V8 orta motor ile şanzıman arasındaki üçüncü elektrik motoru hibrit mimariyi tamamlıyor. Bu yapı, Nuvolari’ye yalnızca yüksek hızlanma performansı değil, aynı zamanda kontrollü ve öngörülebilir bir sürüş karakteri kazandırıyor. quattro predictive ride ile yeni nesil yol tutuş Audi’nin en güçlü teknolojik imzalarından biri olan quattro, Nuvolari ile yeni bir aşamaya taşınıyor. quattro predictive ride sistemi; direksiyon açısı, ivmelenme, aracın dikey ekseni etrafındaki dönüş hareketi ve mevcut yol tutuş seviyesi gibi verileri sürekli analiz ederek olası tutunma kayıplarını önceden öngörebiliyor. Sistem, gerektiğinde tork dağılımını, fren müdahalelerini ve aerodinamik ayarları bütünleşik şekilde yöneterek yüksek hızlarda ve değişken zemin koşullarında maksimum denge ve kontrol sağlamayı hedefliyor. Sürücü, farklı sürüş modlarıyla otomobilin karakterini günlük kullanımdan pist odaklı sürüşe kadar farklı senaryolara göre ayarlayabiliyor. Formula 1’den ilham alan aerodinamik ve karbon yapı Audi Nuvolari’de kullanılan aktif aerodinamik sistem, yere basma kuvveti, sürüklenme ve aerodinamik dengeyi sürüş koşullarına göre ayarlıyor. Açılabilir adaptif arka kanat; Closed, Low Downforce ve High Downforce olmak üzere üç farklı konfigürasyonda çalışıyor. Performans odaklı modlarda sistem otomatik olarak devreye girerken, Formula 1’den bilinen Drag Reduction System, yani DRS, direksiyon üzerindeki özel düğmeyle manuel olarak da etkinleştirilebiliyor. Nuvolari’nin araç mimarisi, düşük ağırlık, yüksek gövde dayanımı ve hassas sürüş karakteri hedefleriyle geliştirildi. Audi, Nuvolari’de ilk kez Audi Space Frame teknolojisini karbon dış gövdeyle birleştiriyor. Karbon fiber takviyeli polimerden üretilen dış gövde bileşenleri, hafiflik ve yapısal dayanımı desteklerken; üretim süreçlerinde Formula 1 uzmanlığından yararlanılıyor. Modelde ayrıca Audi’nin seri üretim portföyünde ilk kez dövme merkezi kilitli jantlar kullanılıyor. Dinamik enerji yönetimi ve Audi Ceramic Pro fren sistemi Audi Nuvolari’nin dinamik enerji yönetimi, boost ve enerji geri kazanım stratejilerini tork dağılımıyla birlikte yönetiyor. Sistem, sürüş koşullarına, yol tutuş seviyesine ve sürücünün talebine göre güç aktarımı ile rejenerasyonu sürekli dengeliyor. Ön aksta elektrikli yavaşlama, frenlemenin önemli bir bölümünü üstlenebiliyor. Yüksek performanslı fren sistemi de hidrolik frenleme ile elektrikli yavaşlamayı bütünleşik biçimde yönetmek üzere geliştirildi. Yeni Audi Ceramic Pro fren sistemi, Formula 1’den türetilen uzun fiber karbon yapılı fren diskleri ve özel iç soğutma sistemiyle yoğun pist kullanımında dahi istikrarlı performans sunmayı hedefliyor. Sürüşe odaklanan iç mekân Audi Nuvolari’nin iç mekânı tamamen sürüş deneyimine odaklanıyor. Azaltılmış mimari, temel kontrolleri sürücünün görüş ve erişim alanında toplarken; dijital ekranlar ve fiziksel kumandalar tutarlı bir kullanım mantığıyla konumlandırılıyor. HMI’daki renk vurguları, 1930’ların hız rekorları dönemine damga vuran Auto Union Type C yarış otomobiline gönderme yapıyor. Alüminyum detaylar, sadeleştirilmiş kumanda yapısı ve karbon fiber hafif koltuklar, iç mekanda sürüş odağını ve yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Adını Tazio Nuvolari’den alıyor Audi Nuvolari, adını motor sporları tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Tazio Nuvolari’den alıyor. Cesareti, yaratıcılığı, adanmışlığı ve kazanma iradesiyle tanınan İtalyan yarışçının mirası, Audi’nin yeni süper otomobilinde yüksek performans, teknik ilerleme ve mutlak odak anlayışıyla yeniden yorumlanıyor. Seri üretime çok yakın prototip olarak tanıtılan Audi Nuvolari, markanın Formula 1 ruhunu, yeni tasarım anlayışını ve teknolojik yenilenme sürecini yola aktaran en iddialı modellerinden biri olarak Audi’nin geleceğine yönelik güçlü bir gösterge niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.