Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Formülasyon

Kapsül Haber Ajansı - Formülasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Formülasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Castrol ve Komatsu’dan   Stratejik İş Birliği Haber

Castrol ve Komatsu’dan Stratejik İş Birliği

Castrol, Türkiye distribütörlüğü Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. tarafından yürütülen dünyanın önde gelen iş ve maden makineleri üreticilerinden Komatsu ile madeni yağların geliştirilmesi ve üretimini kapsayan üç yıllık bir iş birliğine imza attı. Anlaşma kapsamında Komatsu markalı madeni yağlar, Castrol’ün Gemlik’teki üretim tesisi ve teknoloji merkezinin altyapısından yararlanılarak geliştirilecek ve üretilecek. İş birliği, madeni yağların üretim ve dolum süreçlerinin ötesine uzanıyor. Komatsu madeni yağlarının formülasyon, ürün geliştirme ve teknik onay süreçlerinde Castrol’ün mühendislik ve teknoloji alanındaki uzmanlığından yararlanılırken, ürünlerin geliştirilmesinde Komatsu’nun global kalite ve performans standartları esas alınıyor. Böylece iki markanın bilgi birikimi, zorlu çalışma koşullarında faaliyet gösteren müşterilere yönelik çözümlerde bir araya geliyor. Castrol’ün Gemlik’teki teknoloji gücü, Komatsu’nun mühendislik standartları ile buluşuyor Castrol’ün Türkiye’deki önemli yatırımlarından olan Gemlik üretim tesisi ve teknoloji merkezi, iş birliğinde önemli bir rol üstleniyor. Madeni yağların geliştirilmesinden üretimine kadar farklı süreçleri bir araya getiren bu altyapı, Komatsu markalı madeni yağların geliştirilmesi ve üretiminde kullanılacak. Üç yıl boyunca devam edecek iş birliğiyle Castrol, formülasyon, teknik onay, mühendislik ve üretim alanlarındaki bilgi birikimini projeye aktarırken, Komatsu'nun yüksek kalite ve performans beklentilerine uygun çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacak. Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. distribütörlüğünde Türkiye’deki faaliyetlerini sürdüren Komatsu ile gerçekleştirilen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, “Castrol olarak dünyanın önde gelen markalarıyla geliştirdiğimiz iş birliklerinde yalnızca üretim kapasitemizle değil, mühendislik ve teknoloji alanındaki uzmanlığımızla da değer yaratıyoruz. Komatsu ve Marubeni Dağıtım ve Servis ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Gemlik’teki üretim tesisi ve teknoloji merkezimizin yetkinliklerini dünyanın önde gelen iş makinesi markalarından biriyle buluşturuyor. Gemlik’teki üretim tesisimiz ve teknoloji merkezimiz, madeni yağların geliştirilmesinden formülasyon ve teknik onay süreçlerine, üretimden doluma kadar geniş bir yetkinliğe sahip. Bu bilgi birikimimizi ve teknolojik altyapımızı Komatsu madeni yağlarının geliştirilmesi ve üretiminde kullanacak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu iş birliğinin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer yaratacağına inanıyoruz” dedi. Komatsu’nun operasyonel verimliliğine katkı sağlayacak iş birliği Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş., Komatsu ile 1983 yılından bu yana sürdürdüğü güçlü iş ortaklığı kapsamında iş ortaklarına sunduğu ürün ve satış sonrası hizmetleri geliştirmeye devam ediyor. Castrol ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği, Komatsu’nun yüksek kalite ve performans standartlarını madeni yağ teknolojileri alanındaki uzmanlıkla buluşturuyor. Bu iş birliğiyle zorlu çalışma koşullarında faaliyet gösteren Komatsu müşterilerinin makine performansı, dayanıklılık ve operasyonel süreklilik beklentilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Castrol ile olan statejik iş birliği ile ilgili olarak Marubeni Dağıtım ve Servis CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Alemdar, “Marubeni Dağıtım ve Servis olarak, Komatsu’nun global kalite ve mühendislik standartlarını güçlü satış sonrası hizmetlerimizle desteklemeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. Castrol ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği, iki global markanın teknoloji ve mühendislik alanındaki uzmanlıklarını bir araya getirirken, müşterilerimizin operasyonel verimlilik ve yüksek performans beklentilerine yönelik çözümlerimizi de güçlendirecek. Amacımız yalnızca üstün nitelikli ürünler sunmak değil, iş ortaklarımızın operasyonlarının sürekliliğine ve uzun vadeli başarısına katkı sağlamak. Bu iş birliğinin, müşteri odaklı yaklaşımımızı daha ileri taşıyacağına inanıyoruz” dedi. İş ve maden makinelerinde yüksek performans ve dayanıklılık sunuluyor Türkiye’nin sektörde en uzun süreli distribütörlük ilişkilerinden birini Komatsu ile sürdüren Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş., paletli ekskavatörlerden lastikli yükleyicilere, dozerlerden greyderlere, kaya kamyonlarından kompakt iş makinelerine kadar uzanan geniş ürün gamıyla inşaat, madencilik, enerji ve altyapı sektörlerine hizmet veriyor. Yüksek mühendislik standartları, dayanıklılığı ve ileri teknolojileriyle öne çıkan Komatsu, dijital filo yönetimi çözümleri ve güçlü satış sonrası hizmet altyapısıyla müşterilerinin operasyonel verimlilik hedeflerini destekliyor. Akıllı makine teknolojileri, uzaktan izleme çözümleri ve verimlilik odaklı mühendislik yaklaşımıyla Komatsu, dünya genelinde iş ve maden makineleri sektörünün öncü markası olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte Haber

 Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte

Kozmetik sektörü, değişen tüketici beklentileri ve cilt bakımına yönelik artan ilgiyle yeni bir büyüme dönemine giriyor. Cilt bakımının yanı sıra saç bakımı, makyaj, vücut bakımı ve kişisel bakım ürünlerinde de aktif içeriklerin, çok işlevli formüllerin ve bilimsel fayda iddialarının öne çıkması, ürün geliştirme süreçlerini yeniden şekillendiriyor. BİLİMSEL YAKLAŞIM SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEK Kozmetik sektöründeki büyümenin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan: “Dünya kozmetik pazarı büyürken tüketicilerin ürünlerden beklediği faydalar da çeşitleniyor. Çift haneli büyümesini sürdüren Türkiye kozmetik pazarının önümüzdeki yıllarda hacmini önemli ölçüde artırması öngörülüyor. Skinification yaklaşımı, güzellik ve bakım kategorileri arasındaki sınırları yeniden şekillendirirken bilimsel kanıtları, güvenliği ve şeffaflığı ürün geliştirme süreçlerinin merkezine taşıyor. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını Ar-Ge yatırımları, yenilikçi aktif maddeler ve yüksek katma değerli formülasyonlarla desteklemesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıracaktır. Kongremizde sektörün bu dönüşüme nasıl hazırlanması gerektiğini bilimsel ve ticari boyutlarıyla değerlendireceğiz” açıklamalarında bulundu. KOZMETİK PAZARINDA BİLİMSEL FAYDA DÖNEMİ BAŞLIYOR KÜAD Kongre Başkanı Serdar Mutaf ise kongrenin sektörün bu dönüşüme hazırlanmasında önemli bir buluşma noktası olacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: ““Skinification of Cosmetics” ana temasıyla gerçekleştireceğimiz kongremizde skinification yaklaşımının küresel ve yerel pazara etkileri, cilt bakımı aktiflerinin farklı ürün gruplarına entegrasyonu, çok işlevli formülasyonlar, dermokozmetik ürünlerde yeni nesil etken maddeler, sürdürülebilir formülasyonlar, değişen tüketici beklentileri, kişiselleştirilmiş bakım, mevzuat ve güvenlik değerlendirmeleri ele alınacak. Skinification yalnızca cilt bakımını değil; makyajdan saç bakımına, vücut bakımından kişisel bakıma kadar tüm kategorileri dönüştürüyor. Aktif maddeler, çok işlevli formüller ve skinimalism yaklaşımı artık ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Kongremizde bu dönüşümü bilimsel, ticari ve mevzuata ilişkin boyutlarıyla ele alacak; akademi ile sektör arasında yeni bilgi ve iş birliği alanları oluşturacağız”dedi. Alanında öncü akademisyenlerin bilimsel sunumları ve uluslararası konukların konuşmalarının yer alacağı kongre; paneller, uygulamalı atölyeler, Ar-Ge ve formülasyon çalışmaları ile sektör temsilcilerini buluşturacak networking etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar, üç gün boyunca uzmanlık alanlarına göre farklı oturumları takip ederek bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabilecek. 14–16 Aralık tarihlerinde Titanic Deluxe Belek’te düzenlenecek kongre; kozmetik üreticilerini, ham madde ve ambalaj firmalarını, akademisyenleri, araştırmacıları, mevzuat profesyonellerini ve genç bilim insanlarını bir araya getirecek. Bilimsel bildiriler, yenilikçi projeler ve yeni iş birlikleri de kongrenin gündeminde yer alacak. KÜAD – KOZMETİK ÜRETİCİLERİ VE ARAŞTIRMACILARI DERNEĞİ HAKKINDA: KÜAD, Türkiye’de kozmetik alanında çalışan üreticileri, araştırmacıları ve sektör paydaşlarını bir araya getiriyor. Kozmetik ürünlerin güvenli, etkili ve mevzuata uygun biçimde geliştirilmesi için çalışmalar yürüten dernek, sektördeki bilimsel yaklaşımı ve Ar-Ge faaliyetlerini destekliyor. Teknik bilgilendirme çalışmaları, eğitim programları ve sektörel rehberler hazırlayan KÜAD, kamu kurumları ve ilgili paydaşlarla da ortak projeler yürütüyor. Kozmetik mevzuatına katkı veren dernek, tüketici bilincini artıran çalışmalarıyla güvenilir ürün kullanımını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte Haber

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte

Tüketici bilincinin artması, “skinimalism” trendinin yükselmesi ve cilt sağlığının bütünsel güzellik anlayışının merkezine yerleşmesiyle “Skinification”, küresel kozmetik pazarını şekillendiren temel dinamiklerden biri hâline geliyor. Sektördeki bu dönüşüm, Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından bu yıl 10. kez düzenlenecek Uluslararası Kozmetik Kongresi’nin ana gündemini oluşturacak. Bilim insanlarını, üreticileri ve sektör profesyonellerini buluşturacak kongre, 14–16 Aralık tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Kozmetik sektörü, değişen tüketici beklentileri ve cilt bakımına yönelik artan ilgiyle yeni bir büyüme dönemine giriyor. Cilt bakımının yanı sıra saç bakımı, makyaj, vücut bakımı ve kişisel bakım ürünlerinde de aktif içeriklerin, çok işlevli formüllerin ve bilimsel fayda iddialarının öne çıkması, ürün geliştirme süreçlerini yeniden şekillendiriyor. BİLİMSEL YAKLAŞIM SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEK Kozmetik sektöründeki büyümenin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan: “Dünya kozmetik pazarı büyürken tüketicilerin ürünlerden beklediği faydalar da çeşitleniyor. Çift haneli büyümesini sürdüren Türkiye kozmetik pazarının önümüzdeki yıllarda hacmini önemli ölçüde artırması öngörülüyor. Skinification yaklaşımı, güzellik ve bakım kategorileri arasındaki sınırları yeniden şekillendirirken bilimsel kanıtları, güvenliği ve şeffaflığı ürün geliştirme süreçlerinin merkezine taşıyor. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını Ar-Ge yatırımları, yenilikçi aktif maddeler ve yüksek katma değerli formülasyonlarla desteklemesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıracaktır. Kongremizde sektörün bu dönüşüme nasıl hazırlanması gerektiğini bilimsel ve ticari boyutlarıyla değerlendireceğiz” açıklamalarında bulundu. KOZMETİK PAZARINDA BİLİMSEL FAYDA DÖNEMİ BAŞLIYOR KÜAD Kongre Başkanı Serdar Mutaf ise kongrenin sektörün bu dönüşüme hazırlanmasında önemli bir buluşma noktası olacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: ““Skinification of Cosmetics” ana temasıyla gerçekleştireceğimiz kongremizde skinification yaklaşımının küresel ve yerel pazara etkileri, cilt bakımı aktiflerinin farklı ürün gruplarına entegrasyonu, çok işlevli formülasyonlar, dermokozmetik ürünlerde yeni nesil etken maddeler, sürdürülebilir formülasyonlar, değişen tüketici beklentileri, kişiselleştirilmiş bakım, mevzuat ve güvenlik değerlendirmeleri ele alınacak. Skinification yalnızca cilt bakımını değil; makyajdan saç bakımına, vücut bakımından kişisel bakıma kadar tüm kategorileri dönüştürüyor. Aktif maddeler, çok işlevli formüller ve skinimalism yaklaşımı artık ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Kongremizde bu dönüşümü bilimsel, ticari ve mevzuata ilişkin boyutlarıyla ele alacak; akademi ile sektör arasında yeni bilgi ve iş birliği alanları oluşturacağız”dedi. Alanında öncü akademisyenlerin bilimsel sunumları ve uluslararası konukların konuşmalarının yer alacağı kongre; paneller, uygulamalı atölyeler, Ar-Ge ve formülasyon çalışmaları ile sektör temsilcilerini buluşturacak networking etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar, üç gün boyunca uzmanlık alanlarına göre farklı oturumları takip ederek bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabilecek. 14–16 Aralık tarihlerinde Titanic Deluxe Belek’te düzenlenecek kongre; kozmetik üreticilerini, ham madde ve ambalaj firmalarını, akademisyenleri, araştırmacıları, mevzuat profesyonellerini ve genç bilim insanlarını bir araya getirecek. Bilimsel bildiriler, yenilikçi projeler ve yeni iş birlikleri de kongrenin gündeminde yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aradığı Ürünü Bulamadı; Kozmetikte Kendi Markasını Yarattı Haber

Aradığı Ürünü Bulamadı; Kozmetikte Kendi Markasını Yarattı

Sektörde 25 yılı geride bırakan Atabay, bugün Jophielle, Dr. Atabay ve Venreve olmak üzere; üç markayla, farklı ihtiyaçlara yönelik toplam 150 üründen ulaşan geniş bir yelpazeye ulaştı. Göz çevresinin hassas bir yapıya sahip olduğunu ve operasyonlar sonrasında doğru ürünlerin kullanılması gerektiğini belirten Göz Hastalıkları Doktoru Şeyda Atabay, "Göz çevresi birçok damarın, sinirin olduğu, lenfatik dolaşımın olduğu bir alandır. Bu alana da bir dolgu uygulaması yapmak gözü riske de atabilir. Operasyon sonrasında hem morluğu, hem ödemi azaltan, hem de ameliyat sonrası yara dokusunun iyileşmesini destekleyen bir ürün aradım. Piyasadaki birçok farklı ürünü inceledim. Fakat bu özellikleri bir arada sunan bir ürün bulamadım. Tedavinin yarıda kaldığını düşünerek kendime, "Ben bunu geliştirebilir miyim acaba?" diye sordum. 2017 yılında Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Kozmetoloji Bilim Dalı hocalarının da desteğiyle teknoparkta 25 metrekarelik bir laboratuvarla dermokozmetik sektörüne adım attım" diye konuştu. NANOTEKNOLOJİYLE GELİŞTİRİLEN GÖZ ÇEVRESİ JELİ Süreç hakkında bilgi veren Atabay, yaklaşık bir yıl süren Ar-Ge çalışmasının ardından, arasında biyolog ve kimyagerlerin de bulunduğu bir ekiple nanoteknolojiyi de kullanarak göz çevresi için bir jel ürettiklerini dile getirdi. Cildin dış etkenlere karşı koruyucu bir bariyere sahip olduğunu ve nanoteknolojinin de burada devreye girdiğini vurgulayan Dr. Şeyda Atabay, "Bu bariyer dış etkenleri olduğu kadar aynı zamanda kullanılan kremlerin cilt altına geçişini de sınırlıyor. Geliştirdiğimiz ürünün etkinliğini artırmak ve cilt bariyerini aşabilmek için nanopartiküllerden faydalandık. Bunlar, kana karışan nanopartiküller değil. Hedeflenen dermis tabakasına ulaşabilecek büyüklükte ve etkinliği teorik olarak kanıtlanmış nanopartiküllerdir. Biz nanoteknoloji sayesinde cildin istediğimiz tabakasına bu maddeleri daha iyi taşıyabildik ve etkinliğini de artırdık" ifadelerini kullandı. TÜRKİYE'DEN DÜNYA'YA KOZMETİK İHRACATI 2026 yılında gerçekleştirdikleri yatırımla 3 katlı yeni merkezlerine taşındıklarını kaydeden Atabay sözlerine şöyle devam etti: "Jophielle, Dr. Atabay ve Venreve olmak üzere üç farklı markayla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Jophielle markamızı güzellik merkezleri, doktor klinikleri, eczaneler ve otellerin spa merkezleri gibi yerlerde konumlandırdık. Online satış yapmadık. Şu anda tüm Türkiye'ye bölge bayiliklerimiz aracılığıyla ulaşıyoruz. Yurt dışında yaşayan Türklerden de talep oldu. Almanya'ya da bir bayilik verdik. Avrupa'nın farklı ülkelerine ve Ortadoğu'ya da ihracat yapmak için çalışmalarımız devam ediyor. Dr. Atabay'ı ise günlük kullanıma uygun temizlemeyi, nemlendirmeyi sağlayan özelliklerde planladık. Ürünlerimizi sadece internette kendi sitemizde ve farklı platformlar üzerinden insanlara ulaştırmak istedik. Mağazalarda, kozmetik shoplarda ulaşılabilir kozmetik ihtiyacı doğdu. Daha yenilikçi hammaddeleri kullanarak en yeni markamız 'Venreve'i yarattık. Fiyat performans ürünü olarak daha geniş bir kitleye ulaşacak bir marka oldu. Hem marketlerde hem de internette ve farklı noktalarda bulunabilecek bir ürün. Toplam 3 markamızla birlikte portföyümüzde 150 farklı ürün bulunuyor" ÜRÜNÜ FİKİRDEN RAFA KADAR TAKİP EDİYORUZ Kurdukları yapıyla başka girişimcilerin projelerine de destek olmayı hedeflediklerini kaydeden Göz Hastalıkları Doktoru Şeyda Atabay şunları söyledi: "Fabrika ve laboratuvarımızı kurmamızdaki amaç, sadece kendi ürünlerimizi yapmak değildi. Biz aynı zamanda bizim gibi sıfırdan başlayan, sektöre girmek isteyenlere de doğru yol göstermek için buradayız. Kendi çalıştığı alanda ürün üretmek isteyen birçok doktor mevcut. Onlarla bize geliyorlar. Biz de o ürünleri yaşama geçirmek için bir formülasyon çalışıyoruz. Fikirden, ürüne ve rafa kadar her aşamada onlarla birlikte oluyoruz. Bazı doktorların kendi ürettiği özel bir hammadde oluyor. Private label üretimler olabiliyor; Ar-Ge çalışmalarını da yapıyoruz. İşin mutfağında ben de varım. Bunların eğitimlerini, sertifikalarını da aldım. Burada biyomühendisimiz ve kimya mühendisimizle birlikte çalışıyoruz, önemli işlere imza atıyoruz. Şirketimizin 9'uncu yılındayız. Özellikle kendi binamıza geçtikten sonra kendimizi daha da olgunlaşmış hissediyoruz. Son dönemde bağlantılarımız, işbirliklerimiz, görüşmelerimiz çok arttı. Dünyanın pek çok yerine biz hem kendi markalarımızı bayilik, distribütörlük, franchising olarak verebiliyoruz; hem de istenilen ürünleri fason olarak üretebiliyoruz" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Botoks Artık Tutmuyorsa Nedeni İlaç Olmayabilir! Haber

Botoks Artık Tutmuyorsa Nedeni İlaç Olmayabilir!

Medikal estetik uzmanı Dr. Merve Demir Güzel, direncin nadir ancak geri dönüşü zor bir tablo olduğunu, en büyük risk faktörünün "biraz daha" isteyen hasta ile "evet" diyen klinik ikilisi olduğunu belirtiyor. Botoks, dünyada en sık uygulanan cerrahi olmayan estetik işlem. Yıllardır düzenli uygulama yaptıran hasta sayısı hızla artarken, kliniklerde yeni bir şikâyet profili öne çıkıyor: İlk yıllarda mükemmel sonuç veren uygulama, zamanla daha kısa süreli ve daha zayıf etki göstermeye başlıyor. Literatür bu tabloyu "ikincil yanıtsızlık" olarak adlandırıyor: Botoksun başlangıçta etkili olduğu, ancak tekrarlayan uygulamalar sonrasında etkisini kaybettiği durum. Estetik uygulamalardaki yanıtsızlık vakalarının büyük çoğunluğu bu tipte. Vücut botoksa direnç geliştirebilir mi? Evet, ancak nadir. Botulinum toksin bir protein ve bağışıklık sistemi, tekrarlayan maruziyet sonrasında bu proteine karşı nötralizan antikor üretebiliyor. Antikorlar toksini hedefine ulaşmadan etkisiz hâle getiriyor; sonuç, uygulamanın "tutmaması". Farklı endikasyonları kapsayan bir meta-analizde nötralizan antikor sıklığı yüzde 1,2 ile 2,3 arasında bildiriliyor. Estetik uygulamalarda düşük dozlar kullanıldığı için oran daha da düşük olabiliyor; ancak literatürde düşük dozlarda bile direnç gelişen vakalar mevcut. Medikal estetik uzmanı Dr. Merve Demir Güzel, direncin "tutmadı" şikâyetinin yalnızca bir nedeni olduğunu vurguluyor: "'Botoksum tutmadı' diyen hastada ilk düşündüğüm şey direnç değil. Önce ürün: Kaçak mı, sulandırılmış mı, soğuk zinciri kırık mı? Sonra teknik: Doz yeterli miydi, doğru noktaya mı yapıldı? Bunlar elendikten sonra, hastanın öyküsünde 'her seferinde daha kısa sürdü' deseni varsa, o zaman direnç aklıma geliyor. Direnç nadir; ama geliştiğinde geri almak çok zor. Bu yüzden önlemek, tedavi etmekten önemli." Riski artıran alışkanlıklar Literatürde antikor gelişimiyle ilişkilendirilen faktörler büyük ölçüde uygulama davranışıyla ilgili: Üç aydan kısa aralıklar — Etki bitmeden tekrar uygulama, bağışıklık sistemini sık uyarıyor Erken "rötuş" — İlk uygulamadan üç hafta içinde yapılan ek enjeksiyonlar, en yüksek riskli davranış olarak tanımlanıyor Yüksek kümülatif doz — Yıllar içinde biriken toplam miktar Tek seansta yüksek doz — Aynı anda çok bölgeye, yüksek ünite Formülasyon — Bazı ürünlerdeki yardımcı proteinlerin bağışıklık yanıtını güçlendirebildiği bildiriliyor "En riskli hasta, üç haftada bir 'şurası az olmuş' diye gelen hasta. Her rötuş, bağışıklık sistemine bir uyarı daha. Bir de bunu yapmaya istekli klinik varsa — 'tabii, hemen ekleyelim' — o hastayı birkaç yılda dirence götürüyorsunuz. Ben rötuş isteyene şunu söylüyorum: İki hafta bekle, tam etkiyi gör, sonra konuşalım. Üç aydan önce tekrar yok. Bu kural hastayı kızdırıyor bazen, ama hastanın geleceğini koruyor." Direnç gelişirse ne olur Nötralizan antikor gelişen hastada botoks etkisi giderek azalıyor ve bazı vakalarda tamamen kayboluyor. Bu durum yalnızca estetik uygulamayı değil, ileride gerekebilecek tıbbi botulinum toksin tedavilerini de — migren, aşırı terleme, kas spazmı gibi — etkileyebiliyor. Literatürde tanımlanan yönetim seçenekleri arasında uygulamaya ara verilmesi, aralıkların uzatılması ve yardımcı protein içermeyen formülasyonlara geçiş sayılıyor. Ancak antikorların vücuttan tamamen temizlenmesi uzun sürebiliyor ve her hastada gerçekleşmiyor. "Dirençli hastaya 'dozu artıralım' demek en kötü refleks. Daha fazla toksin, daha fazla antikor. Doğru yaklaşım tam tersi: Ara ver, bağışıklık sistemi sakinleşsin. Bazı hastalarda aylarca, bazılarında daha uzun. Bu sürede hasta 'çizgilerim geri geldi' diye üzülüyor. Ama alternatifi, botoksun bir daha hiç işe yaramaması. Bunu hastaya açıkça anlatmak gerekir." Sık sorulan sorular Botoksa direnç ne kadar sık görülür? Nadir; farklı kullanımları kapsayan çalışmalarda yüzde 1-2 civarında bildiriliyor. Estetik dozlarda daha düşük olabiliyor ancak sıfır değil. Direnç geliştiğini nasıl anlarım? Aynı ürün ve dozla yapılan uygulamaların etkisinin her seferinde daha kısa sürmesi ve zayıflaması tipik desen. Kesin tanı için laboratuvar testi gerekir. Rötuş yaptırmak zararlı mı? İlk uygulamadan sonraki ilk üç hafta içinde yapılan ek enjeksiyonlar, antikor gelişimi açısından en riskli davranış olarak tanımlanıyor. Direnç gelişirse botoks bir daha hiç işe yaramaz mı? Her zaman değil. Ara verme ve formülasyon değişikliğiyle bazı hastalarda yanıt geri dönebiliyor; ancak bu süreç uzun ve garantisi yok. Sık botoks yaptırmak güvenli mi? Üç ay ve üzeri aralıklarla, uygun dozda yapıldığında uzun süreli kullanım güvenli kabul ediliyor. Sorun sıklık ve doz aşımında başlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üç Sektör Tek Ekosistem Yaşam Bilimleri İstanbul’da Buluşuyor Haber

Üç Sektör Tek Ekosistem Yaşam Bilimleri İstanbul’da Buluşuyor

Bu ihtiyaçtan hareket eden Artkim Group, yaşam bilimlerinin birbirini tamamlayan üç önemli alanını uzmanlaşmış fuarlarla bir araya getiriyor. “Life Sciences deserves its own stage!” mottosuyla düzenlenen Pharmaist, CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients ve Food & Nutritional Ingredients (FNI), ilaçtan kozmetiğe, ev bakım ürünlerinden gıda ve beslenmeye uzanan geniş bir üretim ve tedarik zincirini İstanbul’da buluşturmaya hazırlanıyor. İlk katılımcılarını duyuran organizasyon, 9-11 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Üç ihtisas fuarını kapsayan organizasyon, Türkiye ve Avrasya’da yaşam bilimleri alanına odaklanan kapsamlı bir ticaret ve iş geliştirme platformu oluşturmayı hedefliyor. ÜÇ İHTİSAS FUARI, ÜÇ FARKLI UZMANLIK ALANI Yaşam bilimleri ekosisteminin üç önemli alanına odaklanan organizasyonda Pharmaist; ilaç hammaddeleri, üretim ve proses teknolojileri, ambalaj, laboratuvar ekipmanları ve GMP çözümlerini; CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients; kozmetik ve ev bakım hammaddeleri, aktif bileşenler, esanslar, formülasyon çözümleri ve üretim teknolojilerini; Food & Nutritional Ingredients (FNI) ise gıda katkı maddeleri, fonksiyonel içerikler, vitaminler, mineraller, bitkisel ekstraktlar, doğal bileşenler ve nutrasötik hammaddeleri sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Üç organizasyonun birlikte konumlandırılmasının temelinde hammadde, içerik, Ar-Ge, formülasyon, üretim teknolojileri ve sürdürülebilirlik gibi ortak başlıklar bulunuyor. Her fuar kendi uzmanlık alanını korurken, profesyonellere birbirini tamamlayan teknolojileri, yeni iş birliklerini ve pazar fırsatlarını aynı organizasyon çatısı altında takip etme imkânı sunacak. SEKTÖR KURULUŞLARINDAN GÜÇLÜ DESTEK Yaşam bilimleri sektörlerinin profesyonel ihtiyaçlarına ve dinamiklerine uygun bir platform oluşturmayı hedefleyen organizasyon, sektörün önde gelen kuruluşlarının desteğiyle güçleniyor. Pharmaist, TİYSAT iş birliği ve FECC desteğiyle; CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients, KÜAD ve FECC desteğiyle; Food & Nutritional Ingredients (FNI) ise TÜGİDER desteğiyle gerçekleştirilecek. FNI kapsamında Seluz Diamond da sponsor olarak organizasyonda yer alacak. Sektör kuruluşlarının desteği, fuarların yalnızca ticari bir buluşma noktası olmasının ötesinde, sektörün ihtiyaçlarını ve gündemini yakından takip eden, profesyonellerin bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlayan güçlü bir platform olarak konumlandırılmasına katkı sağlayacak. Önümüzdeki dönemde organizasyona katılan destekçi ve sponsorların da açıklanmasıyla birlikte, yaşam bilimleri ekosisteminin farklı paydaşlarını bir araya getiren güçlü bir iş birliği ağı oluşturulması hedefleniyor. İHTİSAS FUARCILIĞINDA YENİ DÖNEM YAŞAM BİLİMLERİYLE DEVAM EDİYOR Türkiye’de kimya sektörünün ihtisaslaşmış fuarcılık anlayışıyla gelişmesine öncülük eden Artkim Group, uzun yıllara dayanan sektörel fuarcılık deneyimini bu kez yaşam bilimleri alanına taşıyor. Artkim Group Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, fuarların yalnızca ürün ve teknolojilerin sergilendiği organizasyonlar olmanın ötesinde, sektör profesyonellerinin bilgi alışverişinde bulunabileceği ve ticari fırsatları değerlendirebileceği bir ortam sunacağını belirterek: “Pharmaist, CHCI ve FNI ile amacımız; üreticilerden hammadde tedarikçilerine, teknoloji geliştiricilerinden Ar-Ge ekiplerine ve satın alma profesyonellerine kadar değer zincirinin farklı noktalarında yer alan paydaşları buluşturmak. Bu organizasyonlarla yeni ticari iş birliklerine, bilgi paylaşımına ve teknoloji transferine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Sektör kuruluşlarının desteğini de bu hedefin önemli bir parçası olarak görüyoruz. İstanbul’un yaşam bilimleri alanında bölgesel bir buluşma merkezi haline gelmesi için çalışmalarımıza şimdiden başladık.” ifadelerinde bulundu. 9-11 HAZİRAN’DA YAŞAM BİLİMLERİNİN KALBİ İSTANBUL’DA ATACAK Artkim Group tarafından düzenlenecek Pharmaist, CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients ve Food & Nutritional Ingredients (FNI) fuarları, 9-11 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Binlerce nitelikli ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanan organizasyon; yeni ticari fırsatlar, ihracat odaklı iş birlikleri, teknoloji transferi ve uluslararası ortaklıklar için zemin oluşturmayı hedefliyor. Fuarların, Türkiye’nin yaşam bilimleri alanındaki üretim ve inovasyon kapasitesinin uluslararası ölçekte daha güçlü şekilde konumlandırılmasına katkı sağlaması amaçlanıyor. ARTKİM GROUP HAKKINDA 2002 yılından bu yana faaliyet gösteren Artkim Group, kimya ve üretim sanayilerine yönelik geliştirdiği uluslararası organizasyonlar ve sektörel platformlarla alanının önde gelen şirketleri arasında yer almaktadır. Kimya, boya, kozmetik, gıda, ilaç, poliüretan, kompozit, yapıştırıcı, teknik köpük, tekstil, yüzey işlem ve endüstriyel boyama teknolojileri gibi farklı sektörlere yönelik uluslararası standartlarda 12 ayrı ihtisas organizasyonu gerçekleştiren Artkim Group, 24 yıllık deneyimiyle sektör profesyonellerini bir araya getirmektedir. Artkim Group, firmaların ürün ve teknolojilerini tanıtmalarına, yeni pazarlara açılmalarına ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmelerine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ramazan Ayında Kan Şekeri ve Tokluk Dengesi Nasıl Korunur? Haber

Ramazan Ayında Kan Şekeri ve Tokluk Dengesi Nasıl Korunur?

Sahur ve iftar arasındaki sürede kan şekeri dalgalanmaları, erken acıkma ve gün içinde enerji seviyesinde düşüş gibi durumlar daha sık gündeme gelebiliyor. Bu nedenle Ramazan’da dengeli beslenmenin yanı sıra, günlük gıdalarla yeterince alınamayan vitamin ve minerallerin desteklenmesi önem taşıyor. Bu çerçevede Cronos Pharma Yönetici Direktörü Ercan Delikanlı, Ramazan dönemine girilirken beslenme tercihleriyle ilgili beklentilerin değiştiğini belirterek, “Ramazan ayında kan şekeri dengesizliği ve tokluk süresinin kısalması gibi konular daha fazla gündeme geliyor. Bu dönemde Berberis vulgaris gibi bitkisel bileşenlerin yanı sıra krom, çinko ve yeşil çay gibi öğelerin tek bir formülasyon içinde birlikte sunulduğu ürünlerin daha fazla ilgi görmesi bekleniyor” dedi. Berberis vulgaris, takviye edici gıda formülasyonlarında kullanılan bitkisel bileşenler arasında yer alıyor. Özellikle Ramazan döneminde sıkça gündeme gelen kan şekeri dengesi ve tokluk hissi gibi beslenme başlıklarıyla birlikte anılan bu bitkisel bileşen, dengeli beslenme yaklaşımı kapsamında değerlendiriliyor. Berberis vulgaris içeren formülasyonlar, Ramazan’a özgü beslenme düzeniyle uyumlu yapıları nedeniyle öne çıkan seçenekler arasında bulunuyor. Ramazan’da sahur ve iftar öğünlerinin dengeli planlanması, yeterli sıvı alımı ve besin çeşitliliği temel beslenme önerileri arasında yer alıyor. Bu düzeni tamamlayıcı nitelikte olan ve birden fazla bileşeni bir arada sunan takviye edici gıdalar, beslenme alışkanlıklarıyla birlikte ele alınıyor. Ramazan’ın ayında beslenme rutinleri yeniden şekillenirken, gıda tavsiyeleriyle uyumlu ve pratik çözümler sunan bu tür ürünlerin önümüzdeki süreçte daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.