Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fosil Yakıt

Kapsül Haber Ajansı - Fosil Yakıt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fosil Yakıt haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Biyoekonomi Türkiye’nin Enerji Bağımsızlığı İçin Yeni Fırsat Sunuyor Haber

Biyoekonomi Türkiye’nin Enerji Bağımsızlığı İçin Yeni Fırsat Sunuyor

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların ardından Kızıldeniz ve Babülmendep hattında enerji taşımacılığını hedef alan saldırılar, küresel enerji koridorlarının jeopolitik gelişmelere ne kadar açık olduğunu bir kez daha ortaya koyarken; petrol ve doğal gaz akışındaki kesintiler ile yükselen taşıma ve sigorta maliyetleri, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından arz güvenliğinin artık yalnızca tedarikçi çeşitlendirmesiyle ele alınamayacağını gösteriyor. Alanında lider küresel biyoçözüm şirketi Novonesis, Türkiye’nin enerji güvenliğini ve ekonomik dayanıklılığını güçlendirmek için dış kaynak çeşitliliğinin yanı sıra yerli biyolojik kaynaklara dayalı üretim kapasitesinin geliştirilmesinin stratejik önem taşıdığına dikkat çekiyor. “Bir sonraki stratejik adımı atmanın zamanı” Süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan Novonesis Türkiye Ülke Müdürü Pınar Tunçkol, şunları söylüyor: “Belirsizliklerin kalıcı hale geldiği bir dünyada dayanıklılık artık sadece dışarıdan sağlanan kaynakların çeşitliliğiyle değil, içeride yaratılan kapasitenin gücüyle ölçülüyor. Türkiye bugüne kadar attığı doğru adımlarla enerji arz güvenliğini sağladı ve kısa vadeli dalgalanmaları yönetme kabiliyetini geliştirdi. Şimdi ise mevcut kazanımları koruyarak bir sonraki stratejik adımı atma ve içerideki biyolojik ile tarımsal potansiyelimizi harekete geçirme zamanı. Bu yaklaşım bir yön değişikliği değil; enerji güvenliğini, ekonomik istikrarı ve sanayi rekabetçiliğini aynı anda yükseğe taşıyacak tamamlayıcı bir adımdır. Türkiye’nin 2026 yılında ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesi de bu yerli kapasite vizyonunu ve yeşil dönüşüm yolculuğunu uluslararası ölçekte dünyaya anlatabileceğimiz en önemli platformlardan biri olacaktır”. Enerji koridorlarındaki kırılganlığa karşı yerli kapasite Türkiye; ham petrolünün yüzde 75’ini, LPG’nin yaklaşık yüzde 80’ini ve tarımsal üretimin en önemli girdilerinden biri olan gübrenin yüzde 70-80’ini ithal ediyor. Hürmüz ve Babülmendep gibi kritik geçiş noktalarında eş zamanlı olarak yaşanan sorunlar, ithalata dayalı enerji sistemlerinin yalnızca fiyat dalgalanmalarından değil; ulaşım rotalarındaki kesintilerden, artan navlun ve sigorta maliyetlerinden de etkilendiğini gösteriyor. Türkiye son yıllarda altyapı yatırımları ve tedarik kaynaklarını çeşitlendiren politikaları sayesinde enerji arz güvenliği konusunda önemli bir temel oluşturmuş olsa da kırılganlığın kaynağını azaltacak tamamlayıcı adımlara ihtiyaç duyuluyor. Biyoetanol, biyodizel, biyogaz, sürdürülebilir havacılık ve denizcilik yakıtı gibi yerli kaynaklara dayalı çözümler, fosil yakıt ithalatını kademeli olarak azaltarak mevcut enerji politikalarını tamamlayabilecek güçlü seçenekler sunuyor. Tarımın gücü enerjiye dönüşebilir Dünyanın en büyük yedinci, Avrupa’nın ise en büyük tarım üreticisi konumundaki Türkiye; yılda yaklaşık 9 milyon ton mısır ve 19-20 milyon ton buğday üretirken, yaklaşık 45 milyon tonluk dönüştürülebilir biyokütle kapasitesine sahip bulunuyor. Biyoçözümler; planlı tarım uygulamaları, etkin arazi kullanımı ve gelişmiş teknolojilerle gıda ve yem güvenliğini korurken tarımsal üretimin enerji dönüşümüne de katkı sağlamasına imkân tanıyor. Ayrıca Türkiye’deki mevcut araç parkının ilave büyük altyapı yatırımlarına ihtiyaç duymadan E10 ve B5 gibi biyoyakıt harmanlama oranlarına teknik olarak büyük ölçüde uyumlu olması, bu geçişin kademeli ve düşük maliyetle hemen uygulanabilmesine zemin hazırlıyor. Türkiye, sürdürülebilir havacılık yakıtında bölgesel üretim merkezi olabilir Dünyanın önde gelen havacılık merkezlerinden biri olan Türkiye için sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF), enerji güvenliğiyle yeşil sanayi dönüşümünü bir araya getiren stratejik bir fırsat sunuyor. SAF’ın mevcut uçaklarda ve yakıt ikmal altyapısında büyük ölçekli bir teknoloji değişikliğine ihtiyaç duyulmadan kullanılabilmesi, havacılığın kısa ve orta vadede karbonsuzlaştırılması açısından bu çözümü özellikle önemli hale getiriyor. Türkiye’de yürürlüğe giren Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Talimatı ve 2030’a kadar uluslararası uçuşlardan kaynaklanan emisyonların azaltılmasına yönelik hedefler, yerli SAF pazarının gelişmesi açısından önemli bir düzenleyici temel oluşturuyor. Tarımsal ve ormancılık kalıntıları, kullanılmış yağlar ve lignoselülozik hammaddelerin yanı sıra, biyoçözümler sayesinde verimliliği artırılan tarımsal üretimden elde edilen uygun ürünler de yüksek katma değerli sürdürülebilir havacılık yakıtlarına dönüştürülebiliyor. Planlı üretim ve etkin arazi kullanımıyla desteklenen bu yaklaşım, gıda ve yem güvenliğini korurken çiftçiler için yeni gelir alanları yaratma ve Türkiye’nin yerli enerji kapasitesini güçlendirme potansiyeli taşıyor. Türkiye’nin güçlü tarım kapasitesi, gelişmiş rafineri ve lojistik altyapısı ile küresel ölçekte bağlantı sağlayan havacılık sektörü birlikte değerlendirildiğinde ülke, yalnızca SAF kullanan değil, aynı zamanda üreten ve bölgesine ihraç eden bir merkez haline gelebilir. Bu dönüşüm; havayollarının uluslararası iklim yükümlülüklerine uyumunu desteklerken, yerli hammadde tedarik zincirleri, kırsal kalkınma, teknoloji yatırımları ve nitelikli istihdam açısından da yeni fırsatlar yaratabilir. Bunun için uzun vadeli ve öngörülebilir harmanlama hedeflerinin, sürdürülebilirlik kriterlerinin, yatırım teşviklerinin ve üretici-havayolu arasındaki uzun dönemli alım anlaşmalarının bütüncül bir politika çerçevesi içinde ele alınması önem taşıyor. Milyarlarca dolar ithalat azaltımı ve 100 binden fazla istihdam potansiyeli Yerli biyolojik kaynakların ve biyoyakıt çözümlerinin harekete geçirilmesi ekonomi açısından son derece somut kazanımlar vaat ediyor. Novonesis’in paylaştığı verilere göre, yerli çözümlerin yaygınlaştırılması Türkiye’nin enerji ithalatında 10-15 milyar dolarlık bir azalma potansiyeli taşıyor. Bu dönüşüm aynı zamanda tarım ve sanayi değer zincirlerinde 100 binden fazla potansiyel istihdamı destekleme ve yıllık yaklaşık 2,5-3 milyon ton karbondioksit emisyon azaltımı sağlama imkânı veriyor. Cari dengeyi doğrudan destekleyen bu yapı, sanayi için öngörülebilir maliyetler oluştururken çiftçiler için de yeni gelir alanları yaratıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-Skuterler Dünya’nın Çevresinde 260 Tur Attı Haber

E-Skuterler Dünya’nın Çevresinde 260 Tur Attı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, PTT dağıtım hizmetlerinde kullanılan elektrikli skuterlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Elektrikli skuterlerin (e-Skuter) PTT bünyesinde ilk olarak 2021 yılı itibarıyla kullanılmaya başlandığını anımsatan Uraloğlu, özellikle gençler arasında da yoğun bir şekilde kullanılan mikro hareketlilik araçlarının gönderi dağıtım hizmetlerinde de kullanılmasıyla fosil yakıt kullanımının önüne geçildiğinin altını çizdi. 2021’de 100 adet elektrikli skuter ile başlayan uygulamanın 2026 Haziran sonu itibariyle 1.050 adet e-Skuter ile devam ettiğini belirten Uraloğlu, “Ulaşım konusundaki yeni eğilimler ve ihtiyaçlar doğrultusunda Bakanlık olarak doğa dostu uygulamalar geliştirmeye devam ediyoruz. PTT dağıtım görevlileri fosil yakıt kullanan araçlar yerine yeşil enerji kullanan e-Skuterler ile gönderi teslimi yapıyor, bu sayede karbon emisyonunu azaltıyor. Ayrıca trafiğin yoğun olduğu bölgelerde yüksek hareket kabiliyeti ile zamandan tasarruf edilmesini de sağlıyor.” diye konuştu. 89,6 milyon Gönderi Sahiplerine Ulaştırıldı PTT’nin elektrikli skuterları kullanmaya başlamasından bu yana kargo hariç yaklaşık 89,6 milyon gönderinin sahiplerine ulaştırıldığının altını çizen Uraloğlu, “Gönderi dağıtımında kullanılan e-skuterler 10,4 milyon kilometre yol yaptı, Dünya’nın çevresini yaklaşık 260 kez dolaşacak mesafeye ulaştı. PTT, e-skuterler ile 312 bin litre fosil yakıt kullanımının önüne geçti. Daha etkin ve hızlı bir şekilde dağıtım yapılarak dar ve araç hareketliliğinin zor olduğu alanlarda hızlı ve çevreci bir ulaşım yöntemiyle gönderilerin teslimi gerçekleştiriliyor. Ayrıca yaya olarak dağıtım yapılmasına kıyasla yüzde 20 zamandan tasarruf ediliyor.” açıklamasında bulundu. Doğa dostu çevreci ulaşım aracı elektrikli skuterlerin hızının saatte 25 kilometreye çıkabildiğini ve tek şarj ile 40 kilometre mesafe gidebildiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, “Kullanılmaya başladığı günden itibaren Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa olmak üzere dört büyük ilde toplam 62,5 milyon gönderi dağıtıldı. Söz konusu illerdeki elektrikli skuter ile dağıtılan gönderi adedi toplam gönderi adedinin yüzde 69’una karşılık geliyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Henkel Kocaeli GEBKİM Fabrikası’nı Karbon Nötr Üretime Geçirdi Haber

Henkel Kocaeli GEBKİM Fabrikası’nı Karbon Nötr Üretime Geçirdi

Henkel, Kocaeli’deki GEBKİM Yapıştırıcı Teknolojileri Fabrikası’nı karbon nötr hale getirdi. Bu önemli adım, şirketin 2045 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma yolculuğunda önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Böylece daha önce karbon nötr üretime geçen İstanbul Tuzla Yapıştırıcı Teknolojileri Fabrikası ile beraber şirketin Türkiye’deki Yapıştırıcı Teknolojileri fabrikalarının tamamı karbon nötr hale gelmiş oldu. GEBKİM Fabrikası’nın yanı sıra Hindistan’daki Kurkumbh Tesisi’nin de karbon nötr olmasıyla birlikte, Henkel’in Hindistan, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’ndeki en büyük iki tesisi karbon nötr üretimle faaliyetlerini sürdürmeye başladı. Henkel, GEBKİM Fabrikası’nda doğal gazla çalışan kazan sisteminin yüksek verimli elektrikli kazan sistemiyle tamamen değiştirilmesini sağlayan önemli bir elektrifikasyon projesini hayata geçirdi. Bu dönüşüm sayesinde, tesisteki doğrudan fosil yakıt kullanımı tamamen ortadan kaldırılırken, Kapsam 1 emisyonları sıfıra indirildi ve yıllık yaklaşık 956 ton karbondioksit (CO₂) eşdeğeri emisyon azaltımı sağlandı. Ayrıca tesis bünyesinde üretilen güneş enerjisi ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikaları (I-REC) kombinasyonu sayesinde %100 yenilenebilir elektrik kullanımına geçildi. Böylece Kapsam 2 emisyonları da sıfırlanırken, yeni sistemin sağladığı yüksek verimlilik sayesinde toplam enerji tüketimi azaltılarak üretim kapasitesinin korunması mümkün oldu. Böylece GEBKİM Fabrikası, elektrifikasyon ve yenilenebilir enerji kullanımıyla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını sıfırlayarak Henkel’in fosil yakıtsız üretimde küresel ölçekteki öncü tesislerinden biri haline geldi. Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri IMEA Bölgesi Operasyonlar ve Tedarik Zincirinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Simon Ulmann, konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle ifade etti: "Henkel olarak, Türkiye’deki GEBKİM Fabrika’mızla birlikte Hindistan’daki Kurkumbh Tesislerimizde de karbon nötr üretime geçtik. IMEA bölgesindeki iki önemli tesisimizde karbon nötr üretime ulaşmamız, Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri’nin küresel sürdürülebilirlik hedeflerini hayata geçirme yolunda önemli bir adım. Hedefimiz çok net: Tüm operasyonlarımızdaki fosil yakıtları sistematik olarak ortadan kaldırıyor ve bunları yenilenebilir enerjiyle çalışan elektrikli süreçlerle değiştiriyoruz. GEBKİM ve Kurkumbh Fabrikalarımızda elde ettiğimiz bu üretim başarısı, stratejimizi tesis düzeyinde somut sonuçlara dönüştürebildiğimizi gösteriyor ve net sıfır operasyonlara ulaşma yolculuğumuzu hızlandırıyor." Türk Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri Başkanı ve Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Operasyonlar Direktörü Mehmet Yılmaz ise, “GEBKİM Fabrika’mızın karbon nötr hale gelmesi, Henkel’in 2045 net sıfır emisyon hedefine ulaşma yolunda attığı kararlı adımlarda önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Daha önce de Tuzla Fabrika’mızda karbon nötr üretimi hayata geçirerek sürdürülebilirlik hedeflerimiz çerçevesinde önemli bir adım atmıştık. Böylece Türkiye’deki Yapıştırıcı Teknolojileri tesislerimizin tamamında karbon nötr üretime geçmiş olduk. GEBKİM Fabrika’mızdaki bu dönüşüm, elektrifikasyonun endüstriyel operasyonları temelden nasıl dönüştürebileceğini gösteren somut bir örnek oldu. Elektrikli sistemler ve yenilenebilir enerji kullanımına geçerek fosil yakıt kullanımını tamamen ortadan kaldırdık. Bu başarı, inovasyon, teknoloji, güçlü ekip çalışması ve kararlılığın birlikte neler başarabileceğini de ortaya koyuyor.” şeklinde konuştu. Henkel, elektrifikasyon ve yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırarak küresel üretim ağında karbonsuzlaşma dönüşümünü hızlandırıyor. Bu adımlar, şirketin operasyonları ve değer zincirindeki karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen net sıfır emisyon vizyonuna ulaşmasında kritik rol oynarken, müşterilerinin kendi sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına da katkı sağlıyor. Bu kilometre taşı, Henkel’in sürdürülebilir sanayi dönüşümüne öncülük etme kararlılığını bir kez daha ortaya koyarken, fosil yakıtsız üretimin farklı bölgelerde uygulanabilir ve ölçeklenebilir olduğunu da kanıtlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mapfre Grup, Ofislerindeki Enerji Tüketimine Bağlı Karbon Ayak İzini %65 Azalttı Haber

Mapfre Grup, Ofislerindeki Enerji Tüketimine Bağlı Karbon Ayak İzini %65 Azalttı

Mapfre Grup; faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde, 2030 yılına kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda, enerji verimliliğini karbonsuzlaşma stratejisinin temel unsurlarından biri olarak güçlendirmeye devam ediyor. 2025 yılında Mapfre, 2030 Çevresel Ayak İzi Planı kapsamında belirlenen %16’lık enerji tüketimi azaltım hedefini aşarak elektrik, doğalgaz ve benzin gibi fosil yakıt alımlarında %27’lik bir düşüş sağladı. Bu sonuç, 2022 yılına kıyasla 40 milyon kWh enerji tasarrufu anlamına geliyor. Enerji Tüketiminde %27 Azalma Sağlandı Enerji tüketimindeki bu düşüş ve yenilenebilir enerji kullanımının artması sayesinde şirket, ofislerindeki enerji tüketimine bağlı karbon ayak izini %65’e kadar azaltmayı başardı. Bu başarı; fotovoltaik panel kurulumları, çalışma alanlarının optimize edilmesi ve daha verimli ekipmanlara yapılan yatırımlar gibi uygulamalar sayesinde elde edildi. Bu çalışmalarla MAPFRE, faaliyet gösterdiği 25 ülkedeki binalarında elektrik faturalarını da %32 oranında düşürdü. Yeşil Bina Dönüşümü Hız Kazanıyor Şirket aynı zamanda sürdürülebilir bina sertifikasyonlarına yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. 2025 yılı itibarıyla toplam 25 bina LEED, BREEAM veya Energy Star sürdürülebilirlik sertifikası alarak grubun sahip olduğu idari bina alanının %59’unu temsil eder hale geldi. Bu sertifikalar; su kullanımının optimize edilmesi, enerji verimliliğinin artırılması, emisyonların azaltılması ve düşük çevresel etkili malzemelerin tercih edilmesi gibi uygulamaları teşvik ediyor. Ayrıca özel araç kullanımının azaltılması ve yürüyüş, bisiklet veya elektrikli olmayan scooter gibi aktif ulaşım seçeneklerinin yaygınlaştırılması da destekleniyor. Mapfre Sigorta, 2030 Karbon Hedeflerine Şimdiden ulaştı Mapfre Sigorta da grubun sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, “Biz Buradayız” yaklaşımıyla 2022-2026 Stratejik Sürdürülebilirlik Planı kapsamında çevre, toplum, kurumsal yönetim ve iş alanlarında belirlenen hedeflerini hayata geçirmeye devam ediyor. 2025 yılı sonuna kadar karbon ayak izini %40, 2030 yılına kadar ise %48 azaltmayı hedefleyen Mapfre Sigorta, 2025 yılında elektrik tüketiminden kaynaklanan karbon ayak izini %100, toplam karbon ayak izini ise %50 oranında azaltarak 2030 hedeflerine şimdiden ulaşmayı başardı. Şirket ayrıca Mapfre Grubu içinde elektrik tüketiminin azaltılmasına %6 oranında katkı sağlarken, binalar ve araç filosuna ilişkin enerji tüketiminin %2 oranında azaltılmasında da önemli rol oynadı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜRKÇİMENTO, Uluslararası Çimento Sektörünü Antalya’da Buluşturdu Haber

TÜRKÇİMENTO, Uluslararası Çimento Sektörünü Antalya’da Buluşturdu

TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Çimento sektörü yalnızca üretim yapılan bir alan değil, Türkiye’nin ekonomik, çevresel ve toplumsal dönüşümünde stratejik bir güçtür” dedi. TÜRKÇİMENTO tarafından her yıl düzenlenen Uluslararası Teknik Seminer ve Sergisi Antalya’da başladı. Bu yıl, 18’inci kez Türkiye ve dünyadan çok sayıda çimento markası ve profesyonelini ağırlayan etkinliğin ana teması “Yeni Yüzyılda Yeşil Çimento: Græcement” oldu. Yeşil ve dijital dönüşümden inovasyona, yeni nesil çimentolardan sürdürülebilir üretime kadar sektörün güncel gelişmeleri ve geleceğini şekillendiren çözümlerin ele alındığı etkinlik yine büyük bir başarıya imza attı. Etkinlik 600’ü aşkın katılımcı ve 150’yi aşkın firma katılımıyla gerçekleşti. “Yeşil ve Dijital Dönüşüm, İnovasyon, Sürdürülebilir Üretim ve Yeni Nesil Çimentolar” gibi konu başlıklarının ele alındığı etkinliğin açılışında konuşan TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Bugün, sektörümüzün geleceğini şekillendiren yeni bir sayfayı birlikte açıyoruz. Çimento sektörü yalnızca üretim yapan bir alan değil, Türkiye’nin ekonomik, çevresel ve toplumsal dönüşümünde stratejik bir güçtür” dedi. Türk çimento sektörünün tüm küresel zorluklara rağmen büyümeye, üretmeye ve dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam ettiğini belirten Konukoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil, sektörümüzün varoluş stratejisidir. Türk çimento sektörü sürdürülebilirlik hedeflerini erteleyen değil, gerçeğe dönüştüren bir sektördür. Biz dönüşümü üç temel eksende yönetiyoruz; yeşil, dijital ve insan odaklı dönüşüm. Artık üçüz dönüşüm yalnızca bir hedef değil, geleceğe açılan ana kapımızdır. Her yıl daha az fosil yakıt, daha fazla geri kazanılmış enerji kullanıyoruz. Attığımız her adım, karbon azaltımından döngüsel ekonomiye kadar geniş bir alanda Türkiye’nin sürdürülebilir geleceğine güç katıyor”. 18’inci Teknik Seminer ve Sergisinin açılışında Çin Çimento Birliği Genel Sekreteri Dr. Wang Yutao ve Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse de konuşmayla yer aldı. Nihat Özdemir: “Gri çimentodan yeşil çimentoya geçmemiz gerekiyor” TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir de açıklamasında, Türk çimento sektörünün iddialı bir yapısı olduğunu belirterek, sektörün Avrupa’daki ve dünyadaki yerinin bunun en önemli göstergesi olduğunu belirtti. Özdemir şunları söyledi: “Sektörün 124 milyon tonluk eşdeğer çimento üretim kapasitesi mevcut. Bu yıl kapasite kullanım oranımızı %77’ye kadar çıkarttık. Bu iyi. Ama kullanamadığımız bir kapasite var. Bu nedenle yeni yatırıma ihtiyaç yok. Ama gri çimentodan yeşil çimentoya geçmemiz gerekiyor. Modernleşmeye ihtiyaç var. Yatırım bu alanda yapılmalı. Firmalarımız son 4-5 yıldır bu anlamda yatırımlar yapmaya başladılar.” Açıklamasında mega projeler konusuna da değinen Nihat Özdemir, Türkiye’de 2013’ten 2021 yılına kadar mega projeler yapıldığını hatırlatarak, pandemi sonrasında bu konuda Türkiye’de ve dünyada yavaşlama olduğunu vurguladı. TÜRKÇİMENTO CEO’su Bozay: “Artış ciro ve net gelire yansımıyor” TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay ise yaşanan depremden sonra sektörün satışların %5’lik bir artış olduğunun altını çizdi. “Ancak bu artış ciro ve net gelire yansımıyor. Borsada yer alan çimento şirketlerinin cirolarına baktığımızda %5’lik bir düşüş var. Net gelirde de %30’luk bir düşüş görüyoruz” diye konuşan Bozay, önümüzdeki dönemde sektörün yeşil dönüşüm için kendi iç imkanları ile finansmanı sağlamakta zorlanacağını, finansman ihtiyacının giderek artacak gibi göründüğünü belirtti. Dr. Wang Yutao: “Sıfır karbon hedefi doğrultusunda sizinle iş birliği yapmayı arzu ediyoruz” Çin Çimento Birliği Genel Sekreteri Dr. Wang Yutao konuşmasına; “Bu etkinliğe yıllardır davet ediliyoruz. Ancak çoğu zaman sadece tebrik ve selamlarımızı iletebildik. Bu yüzden bu yıl bizzat burada bulunmak benim için ayrı bir mutluluk” sözleriyle başlayan Dr. Yutao, Çin’de 2024 yılsonu itibariyle 1543 çimento üretim hattının faaliyette olduğunu söyledi. Ülkesinde çimento üretim kapasitesinin 1,8 milyar ton seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Dr. Yutao, “Biz de ülkemizin karbon nötr hedefinin bir parçasıyız ve karbon emisyonlarını azaltmak için çok fazla çaba gösteriyoruz. 2020 yılından bu yana çimento sektöründen kaynaklanan başlıca kirleticilerin emisyonları sürekli düşüş eğilimi göstermektedir. Sektörümüzün dönüşümü için birlikte daha fazla çaba gösterebileceğimizi umuyoruz. Sıfır karbon hedefi doğrultusunda sizinle iş birliği yapmayı arzu ediyoruz” dedi. Henning Sasse: “Sektör olarak elektrik tüketimimizi yeşil enerjiden sağlamayı hedefliyoruz” Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse, “Türkiye’ye kıyasla daha küçük bir ülke olsak da sektörümüzden güçlü bir temsil burada yer alıyor. Azerbaycan’da net sıfır hedefi doğrultusunda neler yapılabileceğini tartışıyoruz. Henüz bir yıllık bir oluşum olmamıza rağmen ASiA (Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği) olarak net sıfır hedefimizi ilan ettik. Bu sürece hükümet yetkililerini, karar vericileri ve inşaat sektörünü de dahil ettik” dedi. Sasse, Azerbaycan’da yeşil enerji konusunun son dönemin en sıcak gündemi olduğunu belirterek, “Hükümet, yeşil elektrik konusunda önemli adımlar atmış durumda. Biz de sektör olarak elektrik tüketimimizi tamamen yeşil enerji kaynaklarından sağlamayı hedefliyoruz. Petrol zengini bir ülke olmamıza rağmen sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü geleceğin en kritik alanı olarak karşımıza çıkıyor. Türk çimento üreticilerinin LC3 ve çimentomsu malzemeler üzerine yaptığı çalışmaları yakından takip ediyoruz; bunun Azerbaycan için de bir fırsat olabileceğini düşünüyoruz” dedi. Konuşmasına geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz merhum Türkçimento Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik için başsağlığı dileyerek başlayan Avrupa Çimento Birliği CEO’su Koen Coppenholle, etkinlik teması olan inovasyon ve sürdürülebilirlik konularının kendileri için de odak konular olduğunu söyledi. Coppenholle, Avrupa Çimento Birliği’nin rekabetçilik zemininde dekarbonizasyon çalışmalarını yürüttüğünün altını çizdi. 1987 yılından bu yana düzenlenen etkinlik, çimento sektörünün ulusal ve uluslararası tedarikçi firmalarıyla buluştuğu bir platform olarak sektörde yenilikleri desteklemeye devam ediyor.

Elektrikli Araçlar Fosil Yakıt Tüketimini Yüzde 40 Azaltacak Haber

Elektrikli Araçlar Fosil Yakıt Tüketimini Yüzde 40 Azaltacak

Enerji sektörü emisyonlarının yüzde 24'ü ulaşım sektöründen kaynaklanıyor. Binek ve hafif ticari araçlar ise sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 15'inden sorumlu tutuluyor. Ancakelektrikli araçlar, karayolu taşımacılığının karbondan arındırılmasında anahtar rol oynuyor. Çünkü elektrikli araçlar, geleneksel araçlara göre yüzde 70 oranında daha az karbon emisyonu üretiyor. ICCT (Uluslararası Temiz Taşımacılık Konseyi) verilerine göre de yenilenebilir enerji ile şarj edilen elektrikli araçların karbon ayak izi, içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla yüzde 81 daha düşük oluyor. Elaris İş Geliştirme Müdürü Ramazan Akyol, egzoz emisyonu sıfır olan elektrikli araçların düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecindeki önemine ve Türkiye'nin enerji bağımsızlığına sağladığı katkıya dikkat çeken açıklamalarda bulundu: Elektrikli araç sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 120 arttı "Dünyada ve ülkemizde elektrikli araçlara olan talep hızla artırıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Mart 2025'te trafikteki elektrikli araç sayısı 218 bin 238'e ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 120 arttı. Artan elektrikli araç sayısı ile birlikte, Türkiye'nin fosil yakıt tüketiminde yüzde 40'a kadar azalma bekleniyor. Ülkenin enerji ithalatını azaltıyor Fosil yakıt tüketimini azaltan elektrikli araçlar, yalnızca çevresel ve ekonomik faydalar sunmuyor, aynı zamanda ülkenin fosil yakıtlara olan bağımlılığını azaltarak, enerji ithalatını en aza indiriyor. Bu durum, Türkiye'nin enerji bağımsızlığına önemli bir katkı sağlıyor. Biz de Üçay Mühendislik olarak, yurt genelindeki yaygın AC ve DC elektrikli araç şarj istasyonlarımızla yeşil dönüşümün bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz" dedi. Ramazan Akyol, konuşmasında ayrıca, şarj istasyonlarındaki verim artırıcı çözümlere de değindi: "Şarj istasyonlarındaki akıllı şarj sistemleri ve enerji depolama çözümleri, enerjinin verimli kullanılmasında ve şebeke üzerindeki yükün dengelenmesinde önemli rol oyuyor. Talep fazlası dönemlerde depolanan enerji, ihtiyaç halinde kullanılarak, yüksek tasarruf sağlanıyor" diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.