Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fransa

Kapsül Haber Ajansı - Fransa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fransa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AB’de Nükleer Elektrik Üretimi 2024’te Arttı: Fransa Zirvede Haber

AB’de Nükleer Elektrik Üretimi 2024’te Arttı: Fransa Zirvede

Eurostat verilerine göre, nükleer enerjiyle elektrik üreten AB üyesi 12 ülkenin toplam üretimi 649 bin 524 gigavat-saat olarak kaydedildi. Bu rakam, 2023 yılına kıyasla yüzde 4,8’lik artış anlamına geliyor. Fransa Nükleer Enerjide Açık Ara Lider 2024 yılında nükleer elektriğe en fazla bağımlı ülke Fransa oldu. Ülke, elektrik üretiminin yüzde 67,3’ünü nükleer santrallerden karşıladı. Bu oran, Fransa’yı AB genelinde açık ara ilk sıraya taşıdı. Uzmanlar, Fransa’nın uzun yıllardır sürdürdüğü nükleer enerji politikalarının bu liderlikte belirleyici olduğunu vurguluyor. Bulgaristan ve Orta Avrupa Ülkeleri Aynı Grupta Bulgaristan, 2024 yılında 15 bin 777 gigavat-saat nükleer elektrik üretti. Bu üretim seviyesiyle Bulgaristan; Macaristan, Belçika, Finlandiya ve Çekya ile birlikte, toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını nükleer enerjiden karşılayan ülkeler grubunda yer aldı. Enerji Güvenliği ve Karbonsuzlaşma Etkisi AB’de nükleer enerji üretimindeki artışta, enerji arz güvenliği, fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması ve iklim hedefleri önemli rol oynuyor. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji politikalarını yeniden şekillendiren birçok ülke, nükleer enerjiyi düşük karbonlu ve istikrarlı bir kaynak olarak öne çıkarıyor. Nükleer Enerji Tartışmaları Sürüyor Her ne kadar üretim artışı dikkat çekse de, nükleer enerjinin atık yönetimi, santral güvenliği ve yüksek maliyetler gibi başlıklardaki tartışmalar AB gündeminde yer almaya devam ediyor. Buna rağmen, 2024 verileri nükleer enerjinin Avrupa’nın enerji denklemindeki ağırlığını koruduğunu ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası  Açılış Seremonisi Gerçekleştirildi Haber

SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası  Açılış Seremonisi Gerçekleştirildi

Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Mehmet Sadık Vefa, törende yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Rize Handüzü’nde düzenleyeceğimiz Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nı ilk kez burada gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın öncülüğünde, Rize Valiliğimiz ve tüm paydaşlarımızla birlikte hayata geçirdiğimiz bu organizasyon; spor turizmi kapsamında bölgenin tanıtımına, turizmine ve ekonomisine önemli katkılar sunacaktır. Hedefimiz, bu organizasyonu geleneksel hale getirerek Handüzü’nü uluslararası motorsporları takviminde söz sahibi bir merkez yapmaktır. Destek veren tüm kurumlara ve bugün yanımızda olan herkese teşekkür ediyorum.” ULUSLARARASI TEMSİLCİLERDEN RİZE VE HANDÜZÜ’NE ÖVGÜ SNX Temsilcisi Patricia Maskarova, ilk kez Rize Handüzü’nde bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek; Çekya, Slovakya, Fransa, Amerika ve İsveç başta olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinden sporcuların şampiyonada yer aldığını ifade etti. FIM Temsilcisi Hong Guogong ise zorlu bir yolculuğun ardından Rize’de olmaktan son derece memnun olduklarını dile getirerek, Handüzü’nü ve Rize’yi çok beğendiklerini, bu yarışların önümüzdeki yıllarda da burada yapılmasını temenni ettiklerini söyledi. RİZE SPORLA DÜNYAYLA BULUŞUYOR Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Temurci, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada Kaçkarlar’ın, Handüzü’nün sporla ve heyecanla dünyayla buluştuğu çok özel bir ana tanıklık ediyoruz. Yarın başlayacak yarışlarda tüm sporcularımıza başarılar diliyor, bu organizasyona katkı sunan başta Sayın Valimiz olmak üzere tüm paydaşlara ve hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.” RİZE 12 AY BOYUNCA YAŞAYAN BİR ŞEHİR Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, Rize’nin yılın her dönemine yayılan organizasyonlarla canlı bir şehir haline geldiğini vurgulayarak: “UTMB koşularından kar yürüyüşlerine, Ayder Şenlikleri’nden şimdi de Handüzü’nde düzenlenen Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’na kadar Rize, 12 ay boyunca etkinliklerle yaşayan bir şehir oldu. Kaçkarlar bizim için bir zamanlar tehdit olarak görülen karı, bugün büyük bir fırsata dönüştürdü. Bu organizasyonun şehrimize bereket, güzellik ve uluslararası tanıtım açısından önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum” dedi. RİZE ARTIK BEYAZIN DA BAŞKENTİ Rize Valisi İhsan Selim Baydaş ise konuşmasında organizasyonların şehir tanıtımı ve turizm açısından önemine dikkat çekerek şunları söyledi, “Rize’yi yeşilin, mavinin ve yağmurun başkenti olarak tanımlarız. Bundan sonra beyazın ve kar organizasyonlarının, kış sporlarının da başkenti olarak anılmasını istiyoruz. Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nın Türkiye ayağını Rize’de gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.” Açılış seremonisinde Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda yarışacak sporcular tanıtılırken, yapılan konuşmaların ardından Grup Mapavri ve solistler geçidi sahne aldı. Program, Volkan Arslan konseriyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Ölçekte Ticari İflasların 2026 Yılında Yüzde 2,8 Artması Bekleniyor Haber

Küresel Ölçekte Ticari İflasların 2026 Yılında Yüzde 2,8 Artması Bekleniyor

İşletme kredilerinde yalnızca 25 baz puanlık olası bir faiz artışı ise küresel iflas artışını yeniden yüzde 4–5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Ticari alacak sigortası ve ticari risk yönetimi alanında dünyada ve Türkiye’de lider konumda bulunan Coface, 2026 yılına ilişkin iflas görünümünde kalıcı bir toparlanmadan çok temkinli ve kırılgan bir dengeye işaret etti. Coface’in Kuzeybatı Avrupa (Birleşik Krallık ve İrlanda, Benelüks ve Nordik ülkeler) Ekonomisti Jonathan Steenberg’in değerlendirmelerine göre, 2026 yılında küresel ölçekte ticari iflasların yüzde 2,8 artması bekleniyor ancak bu tablo gerçek bir toparlanmadan çok geçici bir duraklamaya işaret ediyor. Steenberg’in değerlendirmelerine göre; Fransa ve Birleşik Krallık’ta iflas artışı yüzde 2 seviyesinde gerçekleşirken, ABD’de gümrük vergileri gibi son politika adımlarından etkilenen sektörlerin etkisiyle bu oran yüzde 4’e ulaşabilir. Almanya’da kamu teşviklerine rağmen özel sektör faaliyetlerindeki zayıflık nedeniyle artışın yüzde 1 ile sınırlı kalması öngörülürken, aktif şirket sayısındaki düşüşün etkisiyle İtalya’da yüzde 2 oranında artış, güçlenen makroekonomik ivmenin desteğiyle İspanya’da ise yüzde 3 oranında gerileme bekleniyor. “2026’da iflaslar azalmayacak, sadece artış hızı yavaşlayacak” 2026’nın bir iyileşme yılından ziyade, geçici bir nefes alma dönemi olacağını vurgulayan Coface’in Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti Jonathan Steenberg, iflas sayısının düşmeyeceğini, sadece artış hızının duracağını, faizlerin beklenenden daha yavaş gevşemesi halinde ise bu istikrarın hızla ortadan kalkacağını belirtti. Üç yıl süren güçlü artışların ardından, 2026’nın bir sakinleşme dönemi olmasının beklendiğini söyleyen Jonathan Steenberg, şöyle devam etti: “İflaslar artmaya devam edecek, ancak daha yavaş bir hızda; bunu faiz oranları ve kredi koşullarındaki kademeli gevşeme destekleyecek. Ancak bu istikrar kırılganlığını koruyor, borç seviyeleri yüksek kalmaya devam ediyor, kâr marjları baskı altında ve en fazla risk altındaki sektörler gerilim belirtileri göstermeyi sürdürüyor” dedi. “Avrupa’da istikrar finansman maliyetlerine bağlı” Avrupa’da 2026 görünümünün ülkeden ülkeye farklılık gösterse de ortak noktada finansman maliyetlerine yüksek bağımlılık taşıdığını vurgulayan Jonathan Steenberg, Almanya’da iflasların yüzde 1 artmasının, Fransa ve Birleşik Krallık’ta bu oranın yüzde 2 seviyesinde kalmasının beklendiğini, İspanya’nın ise daha güçlü makroekonomik ivme sayesinde yüzde 3’lük bir gerilemeden faydalanacağını belirtti. İtalya’da yüzde 2’lik düşüşün ağırlıklı olarak usul reformlarının yarattığı istatistiksel etkilerden kaynaklandığını ifade eden Jonathan Steenberg, Hollanda’da beklenen yüzde 4’lük artışın pandemi öncesi seviyelere kademeli bir dönüşü yansıttığını söyledi. Kıtanın kredi maliyetine son derece duyarlı olmaya devam ettiğini vurgulayan Steenberg, 2026’daki gidişatın büyük ölçüde finansman koşulları tarafından belirleneceğini belirterek şöyle devam etti: “Bu tablo, Avrupa’nın kredi maliyetlerine ne kadar hassas olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Finansman koşullarındaki en küçük değişim bile ülkeler ve sektörler arasındaki dengeleri kısa sürede yeniden şekillendirebilecek bir etkiye sahip.” “Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te tek bir tablo yok: İflas eğilimleri ayrışıyor” Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te 2026 görünümünün yüzeyde bir rahatlama hissi yaratsa da bölgesel dinamiklerin belirgin biçimde ayrıştığını ifade eden Jonathan Steenberg, ABD’de iflasların yüzde 4 artmasının yavaşlayan ekonomi ve yükselen gümrük tarifelerinin şirketler üzerindeki baskısını yansıttığını, Kanada’da ise uzun süren büyüme döngüsünün ardından yüzde 5’lik bir gerilemeyle daha belirgin bir düşüş sürecine girileceğini belirtti. Asya-Pasifik tarafında Japonya’nın yüzde 7’lik artışla kalıcı biçimde yüksek seyreden faiz oranları ve kırılgan sektörlerin etkisini hissetmeye devam edeceğini, Avustralya’nın ise pandemi sonrası güçlü normalleşmenin ardından yüzde 0,5 ile daha yatay bir seyir izlemesinin beklendiğini söyleyen Steenberg, bu tabloyu şöyle değerlendirdi: “Bu dinamikler, 2026 yılında iflasların seyrinin küresel bir trendden çok, yerel şoklar tarafından belirleneceğini açıkça ortaya koyuyor. Parasal, sektörel ya da düzenleyici nitelikteki her gelişme, ülkelerin risk görünümünü farklı yönlerde şekillendirmeye devam edecek.” “25 baz puanlık bir artış, tüm dengeleri tersine çevirebilir” 2026 için öngörülen görece istikrarın, faiz oranlarında kesintisiz bir gevşemeye bağlı olduğunu vurgulayan Coface Kuzeybatı Avrupa Ekonomisti Jonathan Steenberg, şirketlerin uzun süredir devam eden yüksek borçluluk nedeniyle kredi maliyetlerine son derece hassas hale geldiğine dikkat çekti. Steenberg, borçlanma faizlerinde yalnızca 25 baz puanlık olası bir artışın küresel iflas oranlarını yeniden yüzde 4–5 bandına taşıyabilecek kritik bir eşik olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu tablo, 2026 yılında iflasların seyrinin büyümeden çok parasal uyumun hızına bağlı olacağını açıkça gösteriyor. Finansman maliyeti, gelecek yılın gerçek belirleyicisi olacak ve en küçük faiz hareketi bile küresel dengeleri hızla değiştirebilecek bir dinamiğe sahip olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa Pist Bisikletinin Yıldızları Konya’da Buluşuyor Haber

Avrupa Pist Bisikletinin Yıldızları Konya’da Buluşuyor

2026 UEC Elit Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası, 1–5 Şubat 2026 tarihleri arasında Konya Olimpik Velodromu’nda, pist bisikletinin dünya çapındaki en büyük yıldızlarını ağırlamaya hazırlanıyor. Olimpiyat madalyalı, dünya ve Avrupa şampiyonu isimlerin katılımıyla Konya, beş gün boyunca Avrupa pist bisikletinin merkez üssü olacak. Olimpiyat ve Dünya Şampiyonları Konya Olimpik Velodromu’nda Buluşuyor Almanya’nın tecrübeli yıldızı Roger Kluge, olimpiyat gümüş madalyası, dünya ve Avrupa şampiyonlukları ile pist bisikletinin en önemli isimleri arasında yer alıyor. Aynı zamanda Grand Tour etap galibiyeti bulunan Kluge, 2026 UEC Elit Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’nda Konya’da piste çıkacak yıldız sporcular arasında bulunuyor. Fransa adına yarışacak olan Benjamin Thomas, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda elde ettiği şampiyonluğun yanı sıra kariyerindeki 5 dünya ve 9 Avrupa şampiyonluğu ile dikkat çekiyor. Uluslararası arenada istikrarlı başarısıyla öne çıkan Thomas, Konya’daki şampiyonanın en merakla beklenen isimlerinden biri olacak. Modern pist sprintinin simge isimlerinden biri olarak gösterilen Hollandalı yıldız Harrie Lavreysen ise çok sayıda Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonluğu ile Konya’da yarışacak. Pist bisikletinin son yıllardaki en baskın sporcularından biri olan Lavreysen’in Konya Olimpik Velodromu’ndaki performansı, şampiyonanın en büyük heyecan başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Belçika bisikletinin dünya çapındaki yıldız isimlerinden Lotte Kopecky, yol ve pist disiplinlerinde elde ettiği uluslararası başarılarla modern bisikletin en etkili sporcuları arasında yer alıyor. Dünya ve Avrupa şampiyonluklarının yanı sıra prestijli klasik yarışlardaki zaferleriyle dikkat çeken Kopecky, Olimpiyat madalyalı kariyeri ve çok yönlü performansıyla Avrupa bisikletinin son yıllardaki en öne çıkan figürlerinden biri olarak gösteriliyor. Avrupa’nın Gözü Konya Olimpik Velodromu’nda Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda başta olmak üzere birçok ülkeden elit sporcuların katılımıyla gerçekleştirilecek şampiyona, uluslararası medya ilgisiyle birlikte Konya’nın ve Türkiye’nin spor organizasyonları alanındaki küresel görünürlüğüne önemli katkı sağlayacak. 2026 yılı itibarıyla “Avrupa Bisiklet Başkenti” unvanına sahip Konya, bu büyük organizasyonla birlikte bisiklet kültürünü ve spor altyapısını uluslararası spor kamuoyuna bir kez daha güçlü biçimde yansıtacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu Haber

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu

Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimine başlanan Duster, yılın son çeyreğinde yakaladığı güçlü satış ivmesiyle aralık ayında en çok satan SUV olarak bu performansta önemli rol oynadı. Strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanacak. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, diğer model önümüzdeki dönemde açıklanacak.Renault, 2025 yılında dünya genelinde 1.628.030 adet araç satışı gerçekleştirerek güçlü bir performans sergiledi. Marka, 2024’e kıyasla binek ve hafif ticari araç toplamında %3,2 büyüme kaydetti.Bu büyümede, 1.292.000 adetle %10 artış gösteren binek otomobil satışları belirleyici oldu.Renault’nun elde ettiği bu sonuçlar, markanın üst üste üçüncü yılda da büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Yılın ilk yarısında %2,7, ikinci yarısında ise %3,8 büyüme sağlayan marka, istikrarlı ve sürdürülebilir ticari stratejisini güçlendirdi.Renault, Avrupa’da binek otomobil satışlarını %7,4 artırırken, satışlarının %60’ını oluşturan elektrikli, full hybrid ve plug-in hybrid modellerde 12 puana varan büyüme elde etti.Bu performans, Renault’yu Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasına taşıdı.Binek ve hafif ticari araç satışları toplamında Renault, Avrupa pazarında ikinci sıraya yükseldi.Avrupa dışı pazarlarda ise Uluslararası Oyun Planı sayesinde %11,7’nin üzerinde büyüme sağlayan Renault, “dünyanın önde gelen Fransız otomotiv markası” konumunu korudu. Renault Küresel Satış ve Operasyonlar Direktörü Ivan Segal, “Renault, üst üste üç yıl boyunca kaydettiği büyüme ve dünya genelindeki binek otomobil satışlarındaki güçlü artışla, stratejisinin sağlamlığını ve tutarlılığını ortaya koydu. Elektrifikasyon odağımız ve değer temelli yaklaşımımız, markamızı lider ve yenilikçi bir konuma taşırken somut sonuçlar üretmeye devam ediyor. 2025 yılında Avrupa’da ve küresel pazarlarda elde edilen büyüme, her pazara özel ürün stratejimizle müşteri beklentilerini karşılamamızı sağladı ve sürdürülebilir performansımızı daha da güçlendirdi.” Renault Uluslararası Oyun Planı 2027'nin başarısı sayesinde Uluslararası pazarlarda elde edilen ivmeli büyüme Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi, küresel ayak izini genişletme hedefi doğrultusunda 2025 yılında somut ve güçlü sonuçlar ortaya koydu. Uluslararası pazarlardaki satışlar, yıllık bazda %11,7 artarak 621.435 adede ulaştı ve markanın toplam satışlarının %38’ini oluşturdu (geçen yıla göre +2,9 puan). Renault, bu performansla dünyanın bir numaralı Fransız otomobil markası olma konumunu korudu. Türkiye: Renault, güçlü ikinci yarı performansı ve Türkiye’de üretilen Duster’ın yılın son çeyreğinde yakaladığı yüksek satış ivmesiyle, aralık ayında SUV segmentinin en çok satan modeli olmasının da katkısıyla %8 büyüme ve 144.331 adet satışa ulaştı. Bu sonuçla marka, Türkiye pazarında liderliğe yükseldi ve uluslararası büyümede kilit pazarlardan biri oldu. Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimi başlayan Duster, bu başarıda belirleyici rol oynarken; strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Türkiye’de Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanması planlanıyor. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, ikinci model önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacak. Latin Amerika: Kardian modelinin katkısıyla satışlar %11,3 artarak 272.600 adede ulaştı. Bölge, Renault’nun büyüme stratejisinde önemli rol oynamayı sürdürdü. Güney Kore: Grand Koleos’un 40.877 adetlik satışla liderlik ettiği pazarda toplam satışlar iki kattan fazla artarak 52.300 adede çıktı (%55,9 büyüme). Fas: Renault, bu pazarda %44,8 büyüme kaydederek 41.100 araç satışı gerçekleştirdi. Pazar payı 1,4 puan artışla %17,4’e yükseldi. Kardian, burada da başarının temel modellerinden biri oldu. Hindistan: Renault, 2025’in ikinci yarısında satışlarını yıllık bazda %18,3, son çeyrekte ise %27,4 artırarak pazardaki ilginin net şekilde yeniden canlandığını ortaya koydu. Avrupa: Binek otomobilde elektrifikasyon destekli güçlü büyüme Renault, 2025 yılında Avrupa’da binek ve hafif ticari araç toplamında 1.004.000 adet satış gerçekleştirerek pazarda ikinci sırada yer aldı. Binek otomobil satışları %7,4 artarak, aynı dönemde %2,3 büyüyen pazarın üzerinde bir performans sergiledi. Bu sonuçla Renault’nun Avrupa’daki binek otomobil pazar payı 0,3 puan artışla %5,7’ye yükseldi. Artan rekabet ortamına rağmen Renault, Avrupa’da büyümeyi sürdüren sayılı markalardan biri olarak öne çıktı. Bu performans, markanın tam elektrikli ve full hybrid modelleri birlikte sunan çift yönlü elektrifikasyon stratejisinin başarısını ortaya koydu. Elektrifikasyonlu araçlar, 2025 yılında 12 puanlık artışla Renault’nun Avrupa satışlarının %60’ını oluşturdu.Tam elektrikli araç satışları, %72,2 artışla 151.939 adede ulaşarak %29,8 büyüyen pazarda Renault’nun Avrupa binek satışlarının %20,2’sini oluşturdu. Renault, Fransa genel pazarında ve Avrupa’da B segmentinde bir numaralı elektrikli araç markası konumuna yükseldi.Full hybrid araç satışları, %17 artışla 287.374 adede ulaştı. Bu satışlar, %9 büyüyen pazarda Renault’nun binek otomobil satışlarının %38,4’ünü oluşturdu. Marka, 2020’den bu yana bir milyondan fazla E-Tech hybrid araç satışı gerçekleştirirken, 2025 yılında Avrupa hibrit pazarında ikinci sırada yer aldı.Renault, elde ettiği bu sonuçlarla Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasında konumlandı. Renault, B-hatchback segmentindeki liderliğini sürdürürken, geleneksel ve yeni rakiplere karşı güçlü rekabet performansı sergileyerek Avrupa B segmenti genelinde ikinci sırada yer aldı. Avrupa'da en çok satan modeller Renault 5 E-Tech, lansmanından bu yana ulaştığı 100.000'den fazla satış adediyle güçlü gidişatını sürdürdü ve Avrupa'da B segmentinde bir numaralı EV oldu. Scenic E-Tech, Avrupa'da 38.111 adet sattı (2024'e kıyasla %58.1 artış). Clio 5'in satışları 2024'e oranla %4,5 yükseldi ve araç pazardaki son yılında 243.401 satış adedine ulaştı (Sandero'dan sonra Avrupa'daki iki numaralı binek otomobil). Symbioz, lansmanından bu yana ulaştığı 88.523 satış adediyle Renault'nun en çok satan full hybrid modeli oldu. Değer Odaklı Ticari Strateji ve Geliştirilmiş Satış Kalitesi Renault, satış kalitesini ticari performansının temel unsurlarından biri olarak konumlandırmaya devam etti ve satış adedinden ziyade değer yaratmaya odaklanan stratejisine olan bağlılığını bir kez daha ortaya koydu. 2025 yılında perakende ve filo satışlarında elde edilen verimlilik, iyileştirilen satış karması ve SUV modellerin güçlü performansı bu yaklaşımı destekledi. Yükselen değerler: Avrupa’da, 2024 sonuna kıyasla pazarın belirgin şekilde üzerinde, küresel ölçekte 5 puanlık artış sağlandı. 2021’den bu yana toplam artış ise 7 puana ulaştı.Binek otomobil perakende kanalı: Yeni Çinli rakiplerin yarattığı yoğun rekabete rağmen Renault; Fransa (+0,3 puan), İngiltere (+0,4 puan), Belçika (+0,1 puan), Hollanda (+2 puan), İsviçre (+0,4 puan) ve Avusturya (+1,4 puan) gibi birçok Avrupa pazarında ek pazar payı kazandı.Daha yüksek değerli segmentlerde büyüme: Dünya genelinde C ve D segmentlerindeki satışlar %7,9 artarak 444 bin adede ulaştı. Hafif Ticari Araçlar (LCV): Zorlu Bir Pazarda Kademeli Toparlanma Dünya genelinde LCV satışları; Avrupa pazarındaki daralma (yıllık bazda -%8,3), ani üretim kesintileri ve yeni Master ürün ailesinin üretiminin kademeli olarak devreye alınması nedeniyle %16,5 düşüşle 336.505 adet olarak gerçekleşti. İlk altı ayın ardından Renault LCV operasyonları 2025 yılı boyunca kademeli toparlanma sinyalleri verdi. İlk yarıda %22,7’lik düşüş yaşanırken, ikinci yarıda düşüş oranı %9,4 seviyesine geriledi ve satışlar her çeyrekte iyileşme gösterdi. Renault LCV’ler, Avrupa’da 244.900 adet satışla hafif ticari araç pazarında ikinci sırada yer aldı.Latin Amerika’da satışlar %17,2 artışla 59.800 adede ulaştı ve güçlü bir performans sergilendi.Kangoo VAN satışları %8,4 artarak 63.900 adede yükseldi ve model, Avrupa küçük van segmentinde podyumda yer aldı.Elektrikli LCV’ler, geçen yıla kıyasla 6 puanlık artışla toplam LCV satışlarının %10,1’ini oluşturdu. Yeni Master E-Tech’in lansmanının etkisiyle Renault’nun elektrikli LCV satışları %90 arttı. 2026 Görünümü: İstikrarlı Büyüme Üzerine İnşa Uluslararası Boreal, geçen sonbaharda Brezilya’daki ticari lansmanının ardından, 2026’da Bursa’da (Türkiye) devreye alınacak ikinci üretim merkezi sayesinde 50’den fazla ülkeye ihracat yaparak Latin Amerika ve diğer pazarlardaki varlığını güçlendirecek.Filante, Kore pazarı ile birlikte KİK ülkeleri ve Kolombiya’da E segmentindeki yeni amiral gemisi olarak bu ocak ayında Seul’de tanıtıldı ve Renault Uluslararası Oyun Planı’nın beşinci modeli olarak önemli bir kilometre taşı oldu.İkonik Renault Duster, 2025’te pazara sunulan yeni nesil Kiger ve Triber’in ardından, 26 Ocak itibarıyla Hindistan’da yeniden satışa çıkacak.2027’ye kadar, Renault Uluslararası Oyun Planı kapsamında üç yeni model daha tanıtılacak. Avrupa Renault 4 E-Tech’in yeni pazarlara giriş yapması ve Twingo E-Tech’in ticari lansmanı, markanın elektrifikasyon atağını destekleyecek.Yenilenen tasarımı, geliştirilmiş güç aktarma organları ve teknolojileriyle yeni nesil Clio 6’nın satışları devam edecek.2026 model Megane E-Tech, bu yıl içerisinde tanıtılacak.LCV satışları, genişletilmiş yeni Master ürün gamı ile hız kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye, Avrupa’nın 3. Büyük Meyve-Sebze İhracatçısı Olarak Küresel Sahneye Çıkıyor Haber

Türkiye, Avrupa’nın 3. Büyük Meyve-Sebze İhracatçısı Olarak Küresel Sahneye Çıkıyor

11–14 Mayıs 2026 tarihleri arasında Milano’da düzenlenecek TUTTOFOOD 2026, Türkiye’nin Avrupa’nın 3’üncü büyük meyve-sebze ihracatçısı olarak sahip olduğu üretim gücünü ve ihracat potansiyelini uluslararası alıcılarla buluşturan stratejik bir ticaret buluşması olacak. Fuarda yeniden yapılandırılan ve kapsamı genişletilen TUTTO Fruit & Veg alanı, Türk üreticiler ve ihracatçılar için Avrupa ve küresel pazarlara doğrudan erişim imkânı sunacak. Trade Data Monitor verilerine göre Türkiye, 2024 yılında 6 milyon tonun üzerinde meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirerek dünya genelinde 11’inci, Avrupa’da ise 3’üncü sırada yer aldı. Bu performans, Türkiye’yi hem taze hem de işlenmiş meyve-sebze kategorilerinde küresel tedarik zincirlerinin kritik oyuncularından biri haline getiriyor. TUTTOFOOD 2026, bu güçlü üretim ve ihracat kapasitesinin uluslararası alıcılar, perakende zincirleri ve dağıtım kanallarıyla doğrudan temas kurmasını sağlayacak önemli bir platform olarak öne çıkıyor. TUTTOFOOD 2026’nın öne çıkan yeniliklerinden biri olan TUTTO Fruit & Veg alanı, artan uluslararası talebe yanıt olarak yüzde 30 oranında büyütülerek yeniden kurgulandı. Taze ve ultra taze ürünlere özel olarak ayrılan Pavilion 4’te konumlanacak alan, Türk firmalarının private label, perakende, foodservice ve horeca kanallarından profesyonel alıcılarla doğrudan buluşmasına olanak tanıyacak. Bu yapı, farklı ürün kategorileri ve dağıtım kanalları arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesini hedefliyor. Alan kapsamında; taze ve egzotik meyvelerden işlenmiş meyve-sebze ürünlerine, IV ve V gama taze kesilmiş ve tüketime hazır çözümlerden kurutulmuş, organik ve dondurulmuş ürünlere kadar geniş bir ürün yelpazesi sergilenecek. Bu çeşitlilik, Türkiye’nin tarımsal üretimdeki derinliğini ve katma değerli ihracat potansiyelini uluslararası ölçekte görünür kılacak. TUTTO Fruit & Veg alanı içerisinde yer alan özel Business Lounge ise Fransa, İspanya ve Polonya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinden; Orta Doğu, Güney Amerika ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden gelen yüzlerce taze ürün alıcısı ve satın alma yöneticisini ağırlayacak. Bu alan, Türk firmaları için birebir iş görüşmeleri gerçekleştirme ve uzun vadeli ticari iş birlikleri kurma açısından kritik bir temas noktası sunacak. TUTTOFOOD 2026, sergi alanının ötesinde, Türk gıda ve tarım sektörü için kapsamlı bir iş ve bilgi platformu olmayı hedefliyor. Fruit & Veg Arena kapsamında düzenlenecek konferanslar, seminerler ve panel programlarında; Avrupa pazarlarında tüketim eğilimleri, IV ve V gama ürünlerin gelişimi, perakende dinamikleri ve taze ürün tedarik zincirlerinin dönüşümü gibi başlıklar ele alınacak. Programda ayrıca yenilikçi ürün sunumları, vaka analizleri ve canlı mutfak gösterileri de yer alacak. Fiere di Parma CEO’su Antonio Cellie, Türkiye’nin uluslararası fuarlardaki rolüne ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Meyve ve sebze sektörünü TUTTOFOOD 2026’nın merkezine almak, Avrupa genelinde hızla dönüşen bir üretim ve tüketim ekosistemini bir araya getirmek anlamına geliyor. Bu alanın büyümesi, Türkiye gibi stratejik üretim ülkeleri için yeni iş birlikleri ve çapraz kategori bağlantıları açısından güçlü fırsatlar sunuyor.” Bidfood Kategori Direktörü Gilbert Jreige ise şu değerlendirmede bulundu: “TUTTOFOOD’un taze meyve ve sebze odağını güçlendirmesi, üreticiler, tedarikçiler ve alıcılar arasında benzersiz bir etkileşim alanı yaratıyor. Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve çeşitliliği, bu ekosistemin önemli bir parçasını oluşturuyor ve küresel tedarik zincirlerinde yeni büyüme fırsatlarına zemin hazırlıyor.”

Eutelsat, Airbus’a 340 Yeni Uydu Siparişi Verdi! Haber

Eutelsat, Airbus’a 340 Yeni Uydu Siparişi Verdi!

Küresel bağlantı çözümlerinde dünyanın önde gelen operatörlerinden biri olan Eutelsat, filosunu genişletmek için rotayı yeniden Airbus Defence and Space’e çevirdi. Yapılan yeni anlaşma ile 340 adet ek OneWeb alçak dünya yörüngesi (LEO) uydusunun üretimi için düğmeye basıldı. 2024 sonunda verilen 100 uyduluk siparişle birlikte, toplam sayı 440 uyduluk dev bir pakete ulaştı. Üretim Üssü Toulouse: 2026’da Teslimat Başlıyor Yeni uydular, Airbus'ın Fransa'daki Toulouse tesislerinde kurulu olan modern üretim hattında imal edilecek. Teslimat Takvimi: Uyduların teslimatının 2026 yılının sonundan itibaren başlaması planlanıyor. Teknolojik Evrim: Yeni nesil uydular; gelişmiş dijital kanal oluşturucular, daha yüksek yerleşik işleme kapasitesi ve artırılmış operasyonel verimlilik sağlayan mimarilerle donatılacak. OneWeb: Küresel İnternetin "Alçak Yörünge" Gücü Eutelsat’ın OneWeb ağı, dünya çevresinde 1.200 km yükseklikte, 12 senkronize düzlemde uçan 600’den fazla uydudan oluşuyor. Bu devasa ağın sunduğu avantajlar şunlar: Yüksek Hız, Düşük Gecikme: LEO yörüngesi sayesinde veriler, geleneksel uydulara göre çok daha hızlı iletiliyor. Süreklilik: Yeni sipariş edilen uydular, ömrünü tamamlayan eski modellerin yerini alarak hizmetin kesintisiz devam etmesini sağlayacak. Yeni İş Modelleri: Gelişmiş donanımlar, uydular üzerinde farklı görevlerin (hosted payloads) yürütülmesine ve yeni ticari fırsatlara kapı açacak. Stratejik Önem: "Tek Avrupalı Operatör" Eutelsat OneWeb, dünyadaki iki tam operasyonel LEO ağından biri ve tek Avrupalı operatör olma unvanını koruyor. Bu durum, özellikle devlet kurumları ve kritik sektörler için "egemen bağlantı" (sovereign connectivity) yani dışa bağımlı olmayan güvenli iletişim çözümleri sunması bakımından büyük önem taşıyor. CEO’lardan Güven Mesajı Eutelsat CEO’su Jean-François Fallacher, 2025 yılında elde ettikleri %80’lik büyüme ivmesini bu yeni yatırımla taçlandırdıklarını belirterek, "Airbus ile olan bu uzun soluklu ortaklık, müşterilerimize sunduğumuz benzersiz performansın sürekliliğini garanti altına alıyor" dedi. Airbus Uzay Sistemleri Başkanı Alain Fauré ise, "Bu kontrat, LEO uydularındaki tasarım ve üretim uzmanlığımızın bir onayıdır. Eutelsat ile 30 yılı aşkın süredir devam eden iş birliğimizi bu projeyle daha da perçinliyoruz" açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otomotivde 41,5 Milyar Dolarlık Rekor: 20 Yılın 19'unda İhracat Şampiyonu! Haber

Otomotivde 41,5 Milyar Dolarlık Rekor: 20 Yılın 19'unda İhracat Şampiyonu!

Türkiye ihracatının "değişmez şampiyonu" otomotiv endüstrisi, 2025 yılında bir önceki yıla göre %11,6’lık büyüme kaydederek toplam 41,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Bu sonuçla otomotiv sektörü, son 20 yılın 19’unu lider olarak tamamlayarak kırılması güç bir rekora imza attı. 2025 Yılı İhracat Karnesi: Segment Bazlı Performans Sektörün başarısında sadece binek otomobiller değil, ağır vasıta ve tedarik endüstrisindeki devasa ivme de etkili oldu. Özellikle çekici ihracatındaki %54'lük artış, sektörün katma değerli üretim gücünü ortaya koydu. Ürün Grubu 2025 İhracat Tutarı Değişim Oranı (%) Tedarik Endüstrisi 15,7 Milyar $ +%6 Binek Otomobiller - +%4 Eşya Taşımaya Mahsus Araçlar - +%28 Otobüs-Minibüs-Midibüs - +%30 Çekiciler - +%54 Pazar Analizi: Almanya Zirvede, Suudi Arabistan Sürprizi Türkiye'nin otomotiv ihracatında en büyük rotası yine Avrupa Birliği oldu. 2025 yılında AB ülkelerine yapılan ihracat 30,1 milyar dolar seviyesine ulaşarak toplam ihracattan %72,5 pay aldı. Almanya Liderliğini Korudu: Almanya'ya yapılan ihracat %36 artarak 6,6 milyar dolara ulaştı. Aralık Ayının Yıldızı Fransa: 2025'in son ayında en fazla ihracat 690 milyon dolarla Fransa'ya yapıldı. Dikkat Çeken Artışlar: Aralık ayında Suudi Arabistan'a yapılan ihracat %461, Avusturya'ya ise %55 oranında arttı. Düşüş Yaşanan Pazarlar: Rusya (%52) ve Hollanda (%16) pazarlarında ise yıl genelinde gerileme görüldü. OİB Başkanı Baran Çelik: "Yeşil Dönüşüme Adaptasyon Başarıyı Getirdi" Başarıyı değerlendiren OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Avrupa pazarındaki değişimlere dikkat çekti: "En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği'ndeki yeşil ve dijital dönüşüme hızlı adaptasyonumuz, bu başarının temel taşını oluşturdu. Katma değeri yüksek üretim gücümüzle küresel ticaretteki rekabetçi yapımızı koruyoruz. 2026 yılında da ülke ekonomisine en büyük katkıyı sağlamaya devam edeceğiz." Aralık 2025: Yılın "Altın" Kapanışı Yılın son ayında otomotiv ihracatı %8 artarak 3 milyar 761 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ülke genel ihracatından %16,2 pay alan sektör, Aralık ayını da şampiyonluk kürsüsünde tamamladı. Aralık ayında tedarik endüstrisi %18, otobüs grubu ise %35 artış göstererek yılın genel trendini destekledi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.