Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fransa

Kapsül Haber Ajansı - Fransa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fransa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi Haber

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Paris’te Gücünü Gösterecek

Dünya moda endüstrisinin önemli merkezlerinden Paris’te yılda iki kez düzenlenen Premiere Vision Paris; hazır giyimden kumaşa, iplikten deriye, aksesuardan tasarıma kadar moda endüstrisinin tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturuyor. EHKİB, 19 Türk hazır giyim ihracatçısıyla fuarda yer alarak sektörün üretim kabiliyetini, tasarım gücünü, esnek üretim altyapısını ve sürdürülebilirlik alanındaki dönüşümünü uluslararası alıcılara tanıtacak. Bağcı: “Fransa dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Avrupa Birliği’nin Türkiye hazır giyim sektörünün en önemli ihracat pazarı olduğunu, Fransa’nın ise sektör açısından stratejik ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye’nin Fransa’ya hazır giyim ihracatının 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 468 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini paylaşan Bağcı, şöyle devam etti: “Fransa, Türkiye genelinde en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğimiz 6’ncı büyük pazar konumunda. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz açısından ise Fransa 8’inci büyük ihracat pazarımız. Fransa 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık hazır giyim ithalatı gerçekleştirdi. ABD ve Almanya’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı konumunda bulunuyor. Türkiye ise Çin, Bangladeş ve İtalya’nın ardından Fransa’nın dördüncü büyük giyim tedarikçisi. Bu tablo, Fransa pazarının sektörümüz açısından taşıdığı potansiyeli açık şekilde ortaya koyuyor.” “Türkiye fuarın en güçlü katılımcı ülkeleri arasında” Premiere Vision Paris’in Türk moda endüstrisinin Avrupa’daki konumunu güçlendirmesi açısından kritik bir platform olduğunun altını çizen Bağcı, Türkiye’nin fuardaki güçlü varlığının uzun yıllara dayandığını dile getirdi. Bağcı, “Türkiye; yaklaşık 200 kumaş, hazır giyim, deri ve aksesuar üreticisiyle Premiere Vision Paris’e en fazla katılımcı gönderen ülkelerin başında geliyor. Bu güçlü katılım, Türk moda endüstrisinin küresel tedarik zincirindeki öneminin de göstergesi. Türkiye olarak Avrupa’ya coğrafi yakınlığımız, hızlı ve esnek üretim kabiliyetimiz, güçlü tekstil ve hazır giyim altyapımız, tasarım yetkinliğimiz ve sürdürülebilir üretime yönelik yatırımlarımızla rakiplerimizden ayrışıyoruz.” diye konuştu. “Fiyat rekabetinden katma değer rekabetine geçmek zorundayız” Türk hazır giyim sektörünün son yıllarda küresel pazarlarda yoğun bir rekabet ortamıyla karşı karşıya olduğuna işaret eden Bağcı, artan üretim maliyetleri nedeniyle Türkiye’nin özellikle fiyat odaklı siparişlerde Asyalı ve Kuzey Afrikalı rakipleriyle rekabet etmekte zorlandığını vurguladı. Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Hazır giyim sektörümüzün küresel rekabette yeniden ivme kazanması için fiyat rekabetinden ziyade tasarım, inovasyon, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, hızlı teslimat ve yüksek katma değerli üretime odaklanması gerekiyor. Avrupa’nın yakın coğrafyadan tedarik eğilimi Türkiye açısından önemli bir fırsat. Bu avantajı kalıcı hale getirmek için müşterilerimizle doğrudan temasımızı artırmamız ve uluslararası fuarlarda güçlü şekilde yer almamız gerekiyor. Premiere Vision Paris’i bu açıdan yalnızca bir fuar değil, sektörümüzün Avrupa’daki mevcut müşterileriyle ilişkilerini geliştirdiği ve yeni iş bağlantıları kurduğu stratejik bir platform olarak görüyoruz.” Seyfeli: “Fransa pazarındaki payımızı korumak ve büyütmek istiyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ise Türk hazır giyim sektörünün son dönemde artan üretim maliyetleri nedeniyle geçmiş yıllardaki maliyet avantajını önemli ölçüde kaybettiğine dikkat çekti. Türkiye’nin Fransa pazarındaki güçlü konumunu korumasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Seyfeli, “Fransa pazarında hemen arkamızda Hindistan, Vietnam ve Tunus gibi güçlü ihracatçı ülkeler bulunuyor. Bu ülkelere karşı mevcut konumumuzu korumak ve pazar payımızı artırmak için müşterilerimizle yakın temas halinde olmamız gerekiyor. Premiere Vision Paris gibi sektörün küresel ölçekte referans kabul edilen fuarlarına düzenli katılım sağlamamız bu nedenle çok önemli.” dedi. “Müşteriye yakın olmak her zamankinden daha önemli” Avrupalı markaların tedarik kararlarında fiyatın yanı sıra hız, esneklik, kalite, düşük adetli üretim kabiliyeti, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik kriterlerinin giderek daha belirleyici hale geldiğine işaret eden Seyfeli, Türkiye’nin bu alanlarda önemli avantajlara sahip olduğunu kaydetti. Seyfeli, “Avrupa pazarına yakınlığımız sektörümüzün en önemli avantajlarından biri. Ancak yalnızca coğrafi yakınlık yeterli değil. Alıcıların değişen beklentilerini yakından takip etmek, sürdürülebilir üretim altyapımızı geliştirmek, tasarım ve koleksiyon gücümüzü artırmak ve müşterilerimizle sürekli iletişim halinde olmak zorundayız. PV Paris bu anlamda sektörümüz için son derece değerli. EHKİB olarak fuara 19 firmamızla katılıyoruz. Firmalarımızın yeni müşterilere ulaşmasını sağlarken mevcut müşterileriyle ticari ilişkilerini güçlendirmelerini hedefliyoruz.” diye konuştu. 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üretici Paris’te buluşacak Küresel moda endüstrisinin önemli buluşma noktalarından Premiere Vision Paris Fuarı, dünyanın dört bir yanından tekstil ve moda profesyonellerini bir araya getirecek. Fuar kapsamında iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım başta olmak üzere moda endüstrisinin farklı alanlarında faaliyet gösteren 40 ülkeden yaklaşık 1.000 üreticinin koleksiyonlarını uluslararası alıcıların beğenisine sunması bekleniyor. Premiere Vision Paris’in Şubat 2026 edisyonunu yaklaşık 20 bin sektör profesyoneli ziyaret etmişti. Eylül buluşmasında da dünyanın önde gelen moda markalarının satın alma ekipleri, tasarımcılar, üreticiler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerinin Paris’te bir araya gelmesi bekleniyor. EHKİB’den uluslararası pazarlarda kesintisiz tanıtım Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Türk hazır giyim sektörünün uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmak, ihracatçıların yeni müşterilere ulaşmasını sağlamak ve mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmek amacıyla Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na uzun yıllardır düzenli olarak milli katılım organizasyonu gerçekleştiriyor. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerindeki organizasyonla Premiere Vision Manufacturing Paris’e 21’inci kez milli katılım gerçekleştirerek Ege Bölgesi’nin tasarım, üretim, kalite ve sürdürülebilirlik kabiliyetini dünyanın önde gelen moda profesyonelleriyle buluşturacak. Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na EHKİB milli katılımıyla katılan firmalar: AKÇAKAYA GROUP TEKSTİL BETA KONF. TEKSTİL BETOBE TEKSTİL BÜŞRA TRİKO TEKSTİL COLLETTİ TOROSAN DEMİRIŞIK TEKS. KONF. DND TEKSTİL FORMAL TRİKO TEKSTİL GÜLSEN TEKS. İYA TEKSTİL KREATEKS TEKSTİL MEBA DIŞ TİCARET TEKSTİL MERGÜ TEKSTİL KONF. MODALT TEKSTİL KONF. ÖZTEK HAZIR GİYİM RAL TEKSTİL RASA TEKSTİL SELEKSİYON TEKSTİL TEORI TOPTAN İMALAT İHR. TEKSTİL Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İlanlar Artıyor, İşe Alımlar Düşüyor… Haber

İlanlar Artıyor, İşe Alımlar Düşüyor…

Baruch College araştırmasının Glassdoor verileri üzerinde yaptığı analize göre iş ilanlarının %21’e kadarı hayalet ilan sınıfına giriyor ve bu ilanlar özellikle büyük şirketlerde yoğunlaşıyor. Columbia Law Review analizi ise önemli bir noktaya dikkat çekiyor. 2019’da yayımlanan her 10 iş ilanının yaklaşık 8’i işe alımla sonuçlanırken, bugün bu sayı yaklaşık 4’e gerilemiş durumunda. Başka bir ifadeyle, açık pozisyon sayısının artması, işverenlerin gerçekten daha fazla kişiyi işe aldığı anlamına gelmiyor. Hayalet İlanlara Karşı Yaptırım Dönemi Başladı İş arayanlar açısından kafa karıştırıcı bu durumun netlik kazanması için dünya çapında bazı uygulamalar devreye girmeye başladı. Ocak 2026’da Kanada’nın Ontario eyaletinde yürürlüğe giren düzenleme, ilanın gerçekten boş bir pozisyon için mi yoksa aday havuzu oluşturmak için mi verildiğinin belirtilmesini, ücret bilgisinin paylaşılmasını ve işe alımda yapay zekâ kullanılıyorsa açıklanmasını zorunlu kılıyor. Mülakata giren adaylara en geç 45 gün içinde sonucun bildirilmesi gerekiyor. New York eyaletinde senatodan geçen yeni bir yasa tasarısı, işverenlerin ilanlarda gerçek işe alım takvimini veya yalnızca geleceğe yönelik CV topladıklarını açıklamasını öngörüyor. Kurala uymayan işverenlere ihlal başına 2 bin 500 dolardan başlayan ceza öngörülüyor. Avrupa Birliği genelinde hayalet ilanları doğrudan hedefleyen özel bir düzenleme henüz bulunmuyor. Ancak Fransa’da mevcut iş kanunu, bir pozisyonun gerçekten var olup olmadığı veya hâlen açık bulunup bulunmadığı konusunda yanlış ya da yanıltıcı bilgi içeren iş ilanlarını yasaklıyor. Kurala aykırı ilan yayımlayanlar için bir yıla kadar hapis ve 37 bin 500 avro para cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor. “Hayalet İlan, İşveren Markası İçin Güven Riski” İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, ilan sayısındaki artışın ekonomik iyileşme açısından tek başına bir iyimserlik nedeni olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. “Türkiye’de işgücü piyasasına ilişkin tartışmalar uzun süredir yetkinlik uyumsuzluğu ekseninde şekilleniyor. Ancak veriler, sorunun yetkinlik uyumsuzluğunun ötesine uzandığına işaret ediyor. Yayımlanan her ilanın arkasında gerçek bir işe alım niyeti olmayabiliyor. Başvurusuna yanıt alamayan aday bu deneyimi kurumun kendisiyle ilişkilendiriyor. Güven bir kez sarsıldığında şirketin gerçek ilanları da inandırıcılığını kaybediyor. Türkiye’de hayalet ilanlara yönelik özel bir yasal düzenleme henüz bulunmuyor. Böyle bir düzenlemenin hayata geçirilmesi, işverenlerin ilanlarında pozisyonun gerçekten açık olup olmadığını belirtmesini, dolan pozisyonları zamanında yayından kaldırmasını ve adayları bilgilendirmesini sağlayabilir. Bu adımlar ilan verilerinin işgücü piyasasını daha doğru yansıtmasına katkıda bulunurken işe alım süreçlerinde şeffaflığı güçlendirecektir. Ancak işverenlerin gerekli adımları mevzuatı beklemeden atması önem taşıyor. İşe alımı gerçekleşen pozisyonların ilanlarını kapatmak, gerçek olmayan ilanları yayından kaldırmak ve sürece giren her adaya makul sürede dönüş yapmak güçlü birer işveren markası yatırımıdır” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Maden İhracatçıları Birliği İhracatta 1,5 Milyar Dolar Barajını Aştı    Haber

Ege Maden İhracatçıları Birliği İhracatta 1,5 Milyar Dolar Barajını Aştı  

Ege Maden İhracatçıları Birliği, son 1 yıllık dönemde de ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 365 milyon dolardan 1 milyar 519 milyon dolara yükseltti. EMİB 2026 yılı sonu için belirlediği 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaştı. Temmuz ayında da ihracatını yüzde 47’lik artışla 106,8 milyon dolardan 157 milyon 100 bin dolara çıkaran EMİB, Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu ve çifte mutluluk yaşadı. Doğal taş ihracatı 796 milyon dolara ulaştı Türkiye’de doğal taş ihracatının lideri olan Ege Maden İhracatçıları Birliği son 1 yıllık dönemde 796 milyon dolarlık doğal taş ihracatına imza attı. Doğal taş bu başarısıyla Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ihracatını domine etmeyi sürdürdü. Küresel ekonomide belirsizlerin ve jeopolitik risklerin zirve yaptığı bir dönemden geçildiğine dikkati çeken Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, son 3 yıldır döviz kurlarının enflasyon rakamlarının gerisinde kaldığını, ihracatçının yüksek faiz nedeniyle finansmana erişimde büyük zorluklar yaşadığını böylesi bir ortamda Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ihracat rakamlarındaki artışın çok kıymetli olduğunu vurguladı. 1,5 milyar dolar ihracat hedefini 2026 yılı sonu için belirlediklerini aktaran Alimoğlu, “1,5 milyar dolar ihracat hedefimize 5 ay önce ulaştık. 2026 yılı sonunda ihracatımızdaki bu artış seyri devam ettiği takdirde 1 milyar 650 milyon dolar ihracat seviyesine ulaşacağız” şeklinde konuştu. 3 ay üst üste ticaret heyeti düzenlenecek Ege Maden İhracatçıları Birliği, 2026 yılının kalan diliminde üç sektörel ticaret heyetiyle pazarlama faaliyetlerini sürdürecek. Eylül ayında Özbekistan’a “Sektörel Ticaret Heyeti düzenleyecek olan EMİB, Ekim ayında Fas’a çıkarma gerçekleştirecek. EMİB, Kasım ayında İspanya’ya yapacağı ticaret heyetiyle 2026 yılı pazarlama faaliyetlerini tamamlayacak ve ihracat rakamını daha yukarı taşıma çabası içinde olacak. İşlenmiş mermer en çok ihraç edilen ürün oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin son 1 yıllık dönemde en çok ihraç ettiği ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Alimoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “İşlenmiş mermer 366 milyon dolarlık tutarla en çok ihraç ettiğimiz ürün olmayı sürdürdü. Kıymetli metal cevherleri ihracatımız yüzde 49’luk artışla 214 milyon dolardan 318 milyon dolara yükseldi. Blok doğal taş ihracatımız yüzde 36’lık artışla 146 milyon dolardan 198 milyon dolara çıktı. Bu ürün gruplarını 183 milyon dolarla feldspat ve 173 milyon dolarla işlenmiş traverten takip etti.” İhracat yapılan ülke sayısı 163 oldu Egeli madenciler son 1 yıllık dönemde 163 ülkeye maden ürünleri ihraç etme başarısı gösterirken zirvede 499 milyon dolarla Çin Halk Cumhuriyeti yer aldı. Amerika Birleşik Devletleri 254 milyon dolarlık taleple zirve ortağı olurken, üçüncü basamakta 99 milyon dolarlık ihracatla İspanya yer aldı. Bu ülkeleri 98 milyon dolarlık ihracatla İtalya ve 55,5 milyon dolarla Fransa izledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ertuğrul Tuna Arıncı Kimdir? Valeo Türkiye Ülke Müdürü ve Otomotiv Sektörünün Deneyimli İsmi Haber

Ertuğrul Tuna Arıncı Kimdir? Valeo Türkiye Ülke Müdürü ve Otomotiv Sektörünün Deneyimli İsmi

Valeo Türkiye Ülke Müdürü ve Bursa Fabrikaları Genel Müdürü olarak görev yapan Arıncı, otomotiv üretimi, ihracat, teknoloji ve sanayi yönetimi alanındaki deneyimiyle sektörün yakından takip ettiği isimler arasında yer alıyor. Küresel otomotiv şirketlerinde edindiği uluslararası yönetim tecrübesini Türkiye'deki üretim operasyonlarına taşıyan Ertuğrul Tuna Arıncı, aynı zamanda otomotiv sektörünü temsil eden önemli sivil toplum kuruluşlarında ve ihracat odaklı organizasyonlarda da aktif görev üstleniyor. Peki, Ertuğrul Tuna Arıncı kimdir? İşte kariyeri ve iş dünyasındaki çalışmaları… Ertuğrul Tuna Arıncı kimdir? Ertuğrul Tuna Arıncı, mühendislik eğitiminin ardından profesyonel iş hayatına 1987 yılında otomotiv teknolojileri alanında faaliyet gösteren küresel şirket Valeo bünyesinde başladı. Kariyerinin ilk yıllarından itibaren hem Türkiye hem de Fransa'da farklı görevler üstlenen Arıncı, otomotiv üretimi, fabrika yönetimi ve uluslararası operasyonlar konusunda önemli deneyim kazandı. Uzun yıllara yayılan kariyeri boyunca üretim süreçlerinin geliştirilmesi, verimlilik artışı ve küresel operasyon yönetimi alanlarında çeşitli yöneticilik görevlerinde bulundu. Grammer Koltuk Sistemleri'nde genel müdürlük yaptı Valeo'daki başarılı kariyerinin ardından Ertuğrul Tuna Arıncı, 2006 yılında Grammer Koltuk Sistemleri'ne geçti. 2012 yılına kadar şirketin Genel Müdürü olarak görev yapan Arıncı, otomotiv yan sanayisinde üretim kapasitesinin geliştirilmesi, operasyonel verimlilik ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalara liderlik etti. Bu dönemde edindiği üst düzey yöneticilik deneyimi, Türkiye otomotiv tedarik sanayisindeki önemli profesyoneller arasında yer almasını sağladı. Valeo Türkiye Ülke Müdürü olarak görev yapıyor 2012 yılında yeniden Valeo bünyesine katılan Ertuğrul Tuna Arıncı, bu tarihten itibaren Valeo Türkiye Ülke Müdürü ve Valeo Bursa Fabrikaları Genel Müdürü görevlerini yürütüyor. Bu görev kapsamında Türkiye'deki Valeo operasyonlarının yönetiminden sorumlu olan Arıncı, üretim süreçleri, teknoloji yatırımları, kalite yönetimi, sürdürülebilir üretim ve ihracat faaliyetlerinin koordinasyonunu sağlıyor. Türkiye'nin otomotiv üretim üssü konumundaki Bursa'da faaliyet gösteren Valeo tesislerinin yönetimini üstlenen Arıncı, şirketin küresel üretim ağı içerisindeki rekabet gücünün artırılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Otomotiv sektörünün önemli kuruluşlarında görev alıyor Ertuğrul Tuna Arıncı, şirket yöneticiliğinin yanı sıra Türkiye otomotiv sanayisini temsil eden birçok önemli kuruluşta da aktif görev üstleniyor. Arıncı, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) Yönetim Kurulu Üyesi olarak sanayi politikaları, çalışma hayatı ve üretim süreçlerine yönelik çalışmalara katkı sunuyor. Aynı zamanda Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Üyesi olarak Türkiye otomotiv sektörünün ihracat performansının artırılmasına yönelik faaliyetlerde yer alıyor. Bunun yanında Bursa Türk-Fransız Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olarak iki ülke arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Ayrıca BUSİAD (Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği) üyesi olarak Bursa iş dünyasının çalışmalarında aktif rol alıyor. Uluslararası eğitim ve yönetim deneyimine sahip Makine mühendisliği alanındaki lisans eğitimini Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nde tamamlayan Ertuğrul Tuna Arıncı, akademik kariyerini uluslararası düzeyde sürdürdü. Yüksek lisans eğitimini dünyanın önde gelen işletme okullarından biri olarak kabul edilen INSEAD Business School'da yönetim alanında tamamlayan Arıncı, teknik bilgi birikimini küresel yönetim anlayışıyla birleştirdi. Uluslararası eğitim geçmişi, çok kültürlü çalışma deneyimi ve uzun yıllara dayanan yöneticilik kariyeri sayesinde otomotiv sektörünün stratejik karar süreçlerinde etkin rol üstlenen isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye otomotiv sanayisinin öne çıkan yöneticilerinden biri Türkiye'nin otomotiv üretim merkezlerinden biri olan Bursa'da faaliyet gösteren uluslararası bir şirketi yöneten Ertuğrul Tuna Arıncı, özellikle üretim teknolojileri, dijital dönüşüm, kalite yönetimi ve sürdürülebilir sanayi uygulamaları konularındaki çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Otomotiv sektöründe yaşanan elektrikli araç dönüşümü, mobilite teknolojileri ve akıllı üretim süreçlerine yönelik çalışmaları yakından takip eden Arıncı, Türkiye'nin küresel otomotiv tedarik zincirindeki konumunun güçlendirilmesine yönelik projelerde de aktif rol alıyor. Ertuğrul Tuna Arıncı neden merak ediliyor? Valeo Türkiye Ülke Müdürü ve Bursa Fabrikaları Genel Müdürü olarak görev yapan Ertuğrul Tuna Arıncı, uluslararası yöneticilik deneyimi, otomotiv sanayisindeki uzun yıllara dayanan kariyeri ve sektörel kuruluşlardaki görevleri nedeniyle iş dünyasının yakından takip ettiği isimler arasında yer alıyor. Üretim, ihracat, teknoloji ve sürdürülebilir sanayi alanlarında yürüttüğü çalışmalarla öne çıkan Arıncı, hem Bursa hem de Türkiye otomotiv sanayisinin gelişimine katkı sağlayan önemli sektör temsilcilerinden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.

OMSAN Lojistik Avrupa’daki Gıda Lojistiği Ağını Güçlendiriyor Haber

OMSAN Lojistik Avrupa’daki Gıda Lojistiği Ağını Güçlendiriyor

OMSAN Lojistik, Sagra’nın Ordu ve Gold Harvest'in Eskişehir'deki tesislerinde üretilen ürünlerin Avrupa’daki depolama ve lojistik operasyonlarını yönetecek. Ordu’dan taşınacak Sagra ürünleri için son teknoloji frigo araçlar kullanılacak. Operasyon kapsamında başta Gold Harvest’ın Master markası ile ürettiği ürünler olmak üzere; OYAK markaları Tamek ve Sagra’ya ait ürünler, Almanya'nın Köln kentindeki ana depoya ulaştırılacak. Buradan Almanya iç dağıtımı ile Belçika & Fransa sevkiyatları OMSAN tarafından gerçekleştirilecek. Operasyon kapsamında aylık ortalama 500 palet ürün taşınırken, yaklaşık 200 sevkiyat gerçekleştirilecek. Avrupa’da Entegre Lojistik Çözümü Proje yalnızca uluslararası taşımayı değil, Avrupa içerisindeki depolama, stok yönetimi ve dağıtım süreçlerini de kapsıyor. OMSAN Lojistik böylece müşterilerine uçtan uca lojistik hizmet sunarak Avrupa’daki etkinliğini daha da artırıyor. OMSAN Lojistik Otomotiv ve Yurt Dışı Ofisler Grup Direktörü Diğdem Liga Avrupa'da büyüyen operasyon ağlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "OMSAN olarak müşterilerimize yalnızca taşıma hizmeti sunmuyor, onların büyüme yolculuklarına lojistik çözüm ortağı olarak eşlik ediyoruz. Avrupa'da kurduğumuz güçlü operasyon ağı sayesinde ürünleri üretim noktasından son müşteriye kadar güvenle ulaştırıyoruz. Gold Harvest ile yürüttüğümüz bu yeni iş birliği de Avrupa'daki entegre lojistik kabiliyetlerimizin önemli bir göstergesi olacak. Özellikle gıda ve hızlı tüketim ürünleri lojistiğinde sunduğumuz yüksek hizmet kalitesiyle müşterilerimizin uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz." Son dönemde Avrupa'da üst üste yeni operasyonlara imza atan OMSAN Lojistik, uluslararası karayolu, depolama, dağıtım ve tedarik zinciri yönetimi alanlarındaki uzmanlığıyla bölgedeki büyümesini kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Opera’nın ABD ve Birleşik Krallık’taki Mobil Kullanıcı Sayısı Yüzde 48 Arttı Haber

Opera’nın ABD ve Birleşik Krallık’taki Mobil Kullanıcı Sayısı Yüzde 48 Arttı

Küresel tarayıcı ve yapay zekâ ajanı şirketi Opera, Android ve iOS tarayıcılarının 2026'nın ikinci çeyreğinde aylık aktif kullanıcı (MAU) sayısının geçen yılın aynı dönemine göre Birleşik Krallık'ta yüzde 66, ABD'de ise yüzde 40 arttığını açıkladı. Şirket, bu büyümenin Opera'nın dünyanın en rekabetçi ve en yüksek değerli tüketici pazarlarında daha fazla tercih edildiğini gösterdiğini belirtti. Büyüme yalnızca ABD ve Birleşik Krallık ile sınırlı kalmadı. Opera'nın geçen yıl Avrupa'da açıkladığı ivme de etkisini sürdürdü. Mobil büyüme, Avrupa Birliği'nin 2024 yılında yürürlüğe giren Dijital Piyasalar Yasası'nın (DMA) ardından hız kazandı. Düzenlemeyle birlikte iOS kullanıcıları ilk kez mobil tarayıcılarını özgürce seçebilecekleri bir tercih ekranına kavuşurken, Android kullanıcıları da mevcut tarayıcı alternatiflerini daha görünür şekilde değerlendirme imkânı buldu. Opera One for iOS, son bir yılda Avrupa genelinde yüzde 42 büyürken, en yüksek artış yüzde 103 ile Fransa'da gerçekleşti. ABD ve Birleşik Krallık'ta büyüme ivmesi ABD'de Opera One for iOS'un aylık aktif kullanıcı (MAU) sayısı yıllık bazda yüzde 50, Opera One for Android'in ise yüzde 30 arttı. Birleşik Krallık'ta ise aynı dönemde iOS'ta yüzde 93, Android'de yüzde 50 büyüme kaydedildi. Opera Mobil Başkan Yardımcısı (EVP) Jørgen Arnesen, büyümeye ilişkin değerlendirmesinde, "Büyümemiz, kullanıcıların bizi bilinçli olarak tercih etmesinden kaynaklanıyor. Şimdi gördüğümüz ise bu büyümenin ABD ve Birleşik Krallık'a da yayılması. İnsanlar bizi kendi istekleriyle keşfediyor; bu da ürünümüzün kendini kanıtladığını gösteriyor." ifadelerini kullandı. Kullanıcı deneyimine odaklanıyor Şirket, yıllardır devam eden istikrarlı büyümenin, düzenleyici adımların kullanıcı kazanımını destekleyebileceğini ancak kullanıcı bağlılığını tek başına garanti edemeyeceğini ortaya koyduğunu belirtti. Açıklamaya göre kullanıcılar yeni bir ürünü deneyebiliyor ancak uzun vadeli kullanım için ürünün gerçek bir değer sunması gerekiyor. Kullanıcı geri bildirimleri de Opera'yı ilk kez deneyenlerin, mobil tarayıcı deneyimini farklılaştıran temel özellikler sayesinde uygulamayı kullanmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu özellikler arasında şunlar yer alıyor: Kayıt tutmayan, ücretsiz ve sınırsız kullanım sunan, abonelik veya veri kotası gerektirmeyen yerleşik VPN Sayfa yükleme sürelerini kısaltan ve gereksiz içerikleri ortadan kaldıran yerleşik reklam engelleyici Sekme Adaları (Tab Islands) ile otomatik sekme gruplandırma ve anında sekme arama gibi sezgisel sekme yönetimi özellikleri Kullanıcıların uygulama değiştirmeden veya ayrı bir internet sitesi açmadan doğrudan tarayıcı içinde arama yapmasını, içerik oluşturmasını ve sorularına yanıt almasını sağlayan yerleşik tarayıcı yapay zekâsı Opera, kullanıcı deneyimini geliştiren bu temel özellikleri yenilemeye devam ediyor. Şirketin verdiği bilgiye göre Opera One for iOS'un son güncellemesiyle kullanıcılar artık Opera sekmelerini, yer imlerini ve şifrelerini masaüstü bilgisayarları ile iPhone'ları arasında çift yönlü olarak senkronize edebiliyor. Güncellemeyle birlikte sekme arayüzüne medya kontrolleri de eklendi. Böylece kullanıcılar hangi sekmelerin ses oynattığını görebiliyor, bu sekmeleri tek dokunuşla sessize alıp yeniden sesini açabiliyor. Yerleşik tarayıcı yapay zekâsı da yeni yetenekler kazanırken, kullanıcılar artık çok modlu (multimodal) istemler kullanabiliyor ve iPhone'larındaki dosyaları doğrudan yapay zekâya yükleyerek işlem yapabiliyor. Opera for Android ise kısa süre önce 100. sürümüne ulaşmasının ardından, bu yazın futbol heyecanı öncesinde yenilenen başlangıç sayfasını ve futbola özel içerik hub’ı maç merkezini kullanıcıların erişimine açtı. Bu merkez sayesinde canlı skorlar, maç istatistikleri ve oyuncu sayfaları doğrudan tarayıcı üzerinden takip edilebiliyor. Şirketin paylaştığı verilere göre özelliğin kullanıma sunulmasının ardından Opera for Android'deki skorlar bölümünü ziyaret eden kullanıcı sayısı, İngiltere Premier Lig sezonundaki normal seviyelere kıyasla yüzde 70 arttı. Kullanıcılar, gol bildirimleri, maç istatistikleri ve yorumlar gibi içerikleri de aktif şekilde takip ediyor. Şirket, maç merkezinin kullanıcı odaklı ürün geliştirme yaklaşımının bir yansıması olduğunu belirterek, kullanıcıları yeni bir uygulama veya eklenti indirmeye yönlendirmek yerine ihtiyaç duydukları özellikleri doğrudan tarayıcının içine entegre ettiğini ifade etti. Opera One for Android ve Opera One for iOS, Google Play Store ve App Store üzerinden indirilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuru Meyve Sektörü 2026 Yılı Sonunda 2 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor Haber

Kuru Meyve Sektörü 2026 Yılı Sonunda 2 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor

Türk kuru meyve sektörü 2026 yılının ilk yarısında, 752 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyarken bu ihracatın yüzde 62’sine denk gelen 465 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği gerçekleştirdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde dünya lideri olan Türkiye, 2026 yılı sonunda 2 milyar dolar kuru meyve ve mamulleri ihracatı hedefliyor. Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısıda Türkiye'nin, yalnızca üretim kapasitesiyle değil, kalite, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik alanındaki birikimiyle de küresel pazarlarda güvenilir tedarikçi olduğunun altını çizdi. Avrupa Birliği başta olmak üzere ihracat pazarlarında karbon ayak izi, pestisit kalıntısı, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim kriterlerinin her geçen gün daha belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Gabay, "Artık uluslararası pazarlarda yalnızca kaliteli ürün üretmek yeterli olmuyor. Üretimin çevresel sorumluluk, gıda güvenliği ve izlenebilirlik ilkeleriyle desteklenmesi rekabetin temel unsuru haline geldi. Türk kuru meyve sektörü bu dönüşüme Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticiler, ihracatçılar, tüccarlar, üniversiteler ve araştırma enstitüleriyle ortaklaşa uzun yıllardır yaptığı yatırımlarla hazır konumda. Dünya’nın her tarafında Türk kuru meyveleri gönül rahatlığıyla tüketiliyor" dedi. TURQUALITY Projesiyle Hindistan’da Türk kuru meyveleri tanıtılıyor Türk kuru meyvesinin küresel marka değerini artırmaya yönelik tanıtım çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten Gabay, Hindistan'a yönelik sürdürdükleri TURQUALITY Projesiyle Hindistan pazarında büyümeyi hedeflediklerini vurguladı. Gabay şöyle devam etti: “Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri geleneksel pazarımız. AB pazarında güçlü konumumuzu korurken Uzak Doğu ve Güney Asya'da büyümeyi hedefliyoruz. Türk kuru meyvelerinde aflatoksin ve okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı ile iş birliği içinde üreticilere yönelik eğitimler düzenlediklerini, ekipman destekleriyle güvenilir üretimin yaygınlaştırılmasına katkı sunduklarını paylaşan EKMİB Başkanı Yusuf Gabay, “Kalite zincirinin her halkası aynı sorumluluğu taşımalı. Sektörün bugünkü başarısının altında ihracatçıların yıllardır kalite ve gıda güvenliği alanında yaptığı yatırımlar yatıyor. Üreticiden ihracatçıya, kamu kurumlarından tüm paydaşlara kadar değer zincirinin tamamının ortak hareket etmesiyle başarılı olabiliriz” ifadelerini kullandı. Üniversiteler ve TÜBİTAK’la iklim değişikliğine uyum projeleri yürütülüyor Üniversiteler, TÜBİTAK ve araştırma enstitüleriyle iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir üretim alanlarında ortak projeler yürüttüklerini aktaran Gabay, bilim ve teknoloji temelli üretimin önümüzdeki dönemde sektörün rekabet gücünü belirleyecek en önemli unsur olacağını ifade etti. Kuru kayısıyı don vurdu, kuru incir ihracatı kuru kayısıyı geçti 2026 yılı ocak – haziran dönemi ihracat verilerini aktaran Başkan Gabay, “Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatımız 215 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korudu. Kuru incir ihracatımız 136 milyon dolar olurken, geçtiğimiz yıllarda ikinci sırada yer alan kuru kayısı ihracatımız bu yıl yaşadığımız don olayı sonrasında 60 milyon dolarda kaldı ve kuru incirin gerisine düştü” ifadelerini kullandı. Kuru meyve sektörü 2026 yıl sonunda 2 milyar dolar ihracat hedefliyor 2026 yılının ikinci yarısında çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde rekolte artışlarıyla ihracatta toparlanma beklediklerinin altını çizen Gabay, kuru meyve sektörünün Türkiye genelinde 2 milyar dolar, Ege Bölgesi’nde de 1,2 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmasını beklediklerini sözlerine ekledi. Kuru meyve ihracatında İngiltere zirvede Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 2026 yılının ilk yarısında 94 ülkeye 465 milyon dolarlık ihracat yaparken, İngiltere 81 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korudu. Almanya 55,2 milyon dolarlık ihracatla Amerika Birleşik Devletleri’ni geçerek ikinci sıraya yükselirken, ABD 54,8 milyon dolarlık Türk kuru meyveleri talebiyle zirvenin üçüncü basamağına tutundu. EKMİB üyeleri Fransa’ya 40,7 milyon dolarlık, İtalya’ya 30,5 milyon dolarlık kuru meyve ürünleri ihraç etti. EKMİB ilk beş ülkeye 262 milyon dolarlık kuru meyve ihraç ederken bu ülkeler toplam ihracattan yüzde 56 pay aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.