Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fuar Standı

Kapsül Haber Ajansı - Fuar Standı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fuar Standı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Fuarlarda Markalar Artık Standlarıyla Konuşuyor Haber

Küresel Fuarlarda Markalar Artık Standlarıyla Konuşuyor

Uluslararası fuarlarda ürün kalitesi kadar markanın kendisini nasıl sunduğu da ticari başarının belirleyicileri arasına girdi. Bir zamanlar ürünlerin sergilendiği geçici alanlar olarak görülen fuar stantları, bugün ziyaretçi deneyimini yöneten ve şirketin küresel iddiasını ortaya koyan stratejik iletişim merkezlerine dönüşüyor. Türkiye ve Avrupa’da projeler gerçekleştiren Trias Design ise tasarımdan üretime, lojistikten kuruluma kadar uzanan bütünleşik hizmet modeliyle bu dönüşümün dikkat çeken temsilcileri arasında yer alıyor. Uluslararası fuar takviminin yeniden hareketlenmesiyle birlikte şirketler, yeni pazarlara ulaşmak ve küresel iş bağlantıları kurmak için daha yüksek bütçeler ayırmaya başladı. Ancak dünyanın önde gelen fuarlarında yer almak, tek başına görünürlük sağlamaya yetmiyor. Aynı salonda yüzlerce rakibin ziyaretçilerin dikkatini çekmeye çalıştığı organizasyonlarda markaların kendilerini anlatabilmek için yalnızca birkaç saniyesi bulunuyor. Bu kısa süre, fuar standının tasarımını basit bir mimari tercihten çıkararak doğrudan pazarlama stratejisinin parçası haline getiriyor. Sektör temsilcilerine göre artık başarılı stand; yalnızca uzaktan fark edilen değil, ziyaretçiyi içeri alan, ürünle buluşturan ve ticari görüşmeye yönlendiren stand olarak tanımlanıyor. Büyük stant her zaman güçlü etki anlamına gelmiyor Fuar alanlarında en sık karşılaşılan yanılgılardan biri, yüksek metrekarenin otomatik olarak daha güçlü marka algısı oluşturacağı düşüncesi. Oysa iyi planlanmamış büyük bir alan, ziyaretçinin markayla iletişim kurmasını zorlaştırabiliyor. Daha küçük ancak doğru kurgulanmış bir stand ise hedef kitlenin dikkatini çok daha etkili biçimde çekebiliyor. Bu nedenle tasarım sürecine “Stand nasıl görünmeli?” sorusuyla değil, “Marka bu fuarda neyi başarmak istiyor?” sorusuyla başlanması gerekiyor. Yeni müşteri kazanmak, distribütör görüşmeleri yapmak, teknolojik bir ürünü tanıtmak veya marka bilinirliğini artırmak isteyen şirketlerin ihtiyaçları birbirinden ayrılıyor. Ürün sergileme alanları, karşılama noktaları, toplantı odaları ve dijital sunum sistemleri de bu hedefe göre biçimleniyor. Türkiye’de ve Avrupa’da fuar standı projeleri gerçekleştiren Trias Design, tasarım öncesinde markanın hedeflerini, ziyaretçi profilini ve fuarın yapısını birlikte değerlendiriyor. Ortaya çıkan proje böylece yalnızca görsel beklentilere değil, ölçülebilir ticari amaçlara da cevap veriyor. Stand, markanın üç boyutlu kimliğine dönüşüyor Uluslararası fuarlarda ziyaretçilerin önemli bir bölümü, katılımcı şirketle ilk kez standında karşılaşıyor. Şirketin üretim kabiliyeti, teknoloji seviyesi ve kurumsal yapısı hakkındaki ilk izlenim de büyük ölçüde bu alanda oluşuyor. Bu nedenle logonun görünür bir noktaya yerleştirilmesi veya kurumsal renklerin kullanılması, güçlü bir marka deneyimi meydana getirmek için yeterli kabul edilmiyor. Mimari formdan kullanılan malzemeye, aydınlatmadan dijital içeriğe kadar bütün unsurların aynı marka hikâyesini anlatması gerekiyor. Savunma sanayisinde güven, mühendislik ve kontrollü erişim öne çıkarken; medikal alanda hijyen, sadelik ve teknolojik yetkinlik önem kazanıyor. Otomotiv stantlarında hareket ve performans, enerji sektöründe ise yenilikçilik ve sürdürülebilirlik daha belirgin hale geliyor. Trias Design’ın projelerinde de hazır bir tasarım kalıbını farklı şirketlere uygulamak yerine sektör, ürün ve marka karakterine göre özgün bir mimari dil oluşturulması amaçlanıyor. Ziyaretçinin izleyeceği rota önceden belirleniyor Başarılı fuar tasarımının görünmeyen tarafını ziyaretçi akışı oluşturuyor. Standın kaç cephesinin açık olduğu, ana koridorun yönü, komşu stantların yüksekliği ve ürünlerin hangi açıdan görüleceği tasarımın temel kararlarını etkiliyor. Ziyaretçinin önce markayı fark etmesi, ardından standın içine yönelmesi ve ürünle temas kurması gerekiyor. Bu yolculuğun son aşamasında ise marka temsilcileriyle görüşme yapılabilecek doğru ortamın hazırlanması önem taşıyor. Dar geçişler, gereğinden fazla mobilya, görünürlüğü azaltan kapalı yüzeyler ve yanlış konumlandırılmış toplantı alanları ziyaretçi deneyimini zayıflatabiliyor. Tasarımın yalnızca bilgisayar ekranında etkileyici görünmesi bu nedenle yeterli olmuyor; alanın fuar süresince nasıl çalışacağının da önceden hesaplanması gerekiyor. Her ürüne aynı sergileme yöntemi uygulanamıyor Küresel fuarlarda yaşanan yoğun rekabet, şirketleri daha fazla ürün göstermeye yöneltebiliyor. Ancak sınırlı alanda çok sayıda ürün ve mesaj kullanılması, ziyaretçinin dikkatini dağıtma riski taşıyor. İyi planlanmış bir stantta ziyaretçinin kısa sürede üç soruya cevap bulabilmesi bekleniyor: Şirket ne sunuyor, rakiplerinden nasıl ayrılıyor ve bu markayla neden görüşülmeli? Büyük bir sanayi makinesinin sergileneceği alan ile hassas bir medikal cihazın tanıtılacağı standın teknik ihtiyaçları aynı değil. Benzer şekilde savunma sanayisine yönelik bir ürünle tüketiciye dönük bir ürünün sunum dili de farklılaşıyor. Ürün ölçüleri, güvenlik mesafeleri, taşıma kapasitesi, elektrik bağlantıları, aydınlatma ve demonstrasyon koşullarının tasarım başlamadan belirlenmesi gerekiyor. Ürünün sonradan standa yerleştirilmesi yerine, mimarinin doğrudan ürünün çevresinde geliştirilmesi daha etkili bir sunum sağlıyor. Dijital ekranlar gösterişten çok işleve hizmet etmeli LED ekranlar, interaktif yüzeyler, artırılmış gerçeklik uygulamaları ve holografik sunumlar, yeni nesil fuar stantlarında giderek daha fazla kullanılıyor. Ancak uzmanlar, teknolojik donanımın tek başına yenilikçi bir deneyim oluşturmadığı görüşünde. Ekranların yanlış konumlandırılması, uzun videolar veya aynı anda verilen çok sayıda mesaj iletişim karmaşasına yol açabiliyor. Dijital içeriğin mimari tasarımla birlikte planlanması ve ziyaretçiyi belirli bir eyleme yönlendirmesi gerekiyor. Fuar alanına taşınması mümkün olmayan büyük üretim hatlarının dijital ortamda gösterilmesi, ürünlerin çalışma prensiplerinin animasyonlarla anlatılması ve ziyaretçinin farklı modelleri interaktif olarak inceleyebilmesi, teknolojinin işlevsel kullanım örnekleri arasında bulunuyor. Tasarım kadar üretim ve operasyon da belirleyici Yurt dışındaki fuar projeleri, estetik kararların yanında ciddi bir operasyon yönetimi gerektiriyor. Her fuar merkezinin yükseklik sınırları, yangın güvenliği kuralları, elektrik standartları, kurulum saatleri ve malzeme şartları farklılık gösterebiliyor. Bu nedenle etkileyici bir projenin hazırlanmış olması, standın aynı kalitede uygulanacağı anlamına gelmiyor. Tasarımın üretilebilir olması, parçaların lojistiğe uygun hazırlanması ve kurulumun belirlenen sürede tamamlanması gerekiyor. Kendi üretim altyapısına sahip olan Trias Design; tasarım, teknik projelendirme, üretim, nakliye, kurulum ve söküm aşamalarını tek bir operasyon zinciri içinde yönetiyor. Bu model, şirketlerin farklı tedarikçiler arasında koordinasyon sağlamak zorunda kalmasını önlerken tasarım ile uygulama arasındaki olası farklılıkları da azaltıyor. Trias Design Kurucu Ortağı Ferdi Yılmaz, şirketlerin fuar standını geçici bir dekorasyon olarak görmemesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bir şirket küresel fuarda yalnızca ürünlerini sergilemez; üretim kültürünü, kalite anlayışını ve gelecek vizyonunu da ziyaretçiye sunar. Standın bütün unsurları markanın uluslararası pazardaki iddiasını desteklemelidir.” Sürdürülebilir stantlara ilgi artıyor Şirketlerin çevresel hedefleri ve maliyet yönetimi, yeniden kullanılabilir fuar sistemlerine yönelik ilgiyi de artırıyor. Tek kullanımlık uygulamalar yerine farklı metrekarelere uyarlanabilen, parçaları tekrar değerlendirilebilen ve lojistik avantaj sağlayan sistemler tercih ediliyor. Ancak bu noktada her marka için tek bir doğru çözüm bulunmuyor. Özel tasarım ahşap stantlar özgün bir mimari kimlik sunarken, Maxima ve modüler sistemler farklı organizasyonlarda yeniden kullanılabilmeleriyle öne çıkıyor. Doğru sistemin belirlenebilmesi için markanın yalnızca katılacağı ilk fuarın değil, yıllık organizasyon takviminin de değerlendirilmesi gerekiyor. Katılım sıklığı, hedef ülkeler, stand ölçülerindeki değişiklikler, depolama koşulları ve nakliye maliyetleri seçimi doğrudan etkiliyor. En düşük teklif, en ekonomik proje olmayabilir Fuar standı seçiminde yalnızca başlangıç fiyatına bakılması, şirketleri uygulama aşamasında ek maliyetlerle karşı karşıya bırakabiliyor. Malzeme kalitesi, teknik hizmetler, elektrik uygulamaları, nakliye, kurulum ve sökümün teklif kapsamında olup olmadığı her zaman net biçimde incelenmeli. Fuarın açılışına yetişmeyen, onaylanan tasarımdan farklı üretilen veya teknik sorunlar yaşanan bir standın şirkete vereceği zarar, ilk aşamada elde edilen fiyat avantajından çok daha yüksek olabiliyor. Alan kirası, ulaşım, konaklama, personel, lojistik ve tanıtım harcamaları birlikte düşünüldüğünde stand, toplam fuar yatırımının ziyaretçiye görünen en önemli yüzünü oluşturuyor. Bu nedenle kararın metrekare fiyatından çok yatırımın sağlayacağı ticari geri dönüş üzerinden verilmesi gerekiyor. Trias Design, markaların küresel vitrinini tasarlıyor 2023 yılında kurulan Trias Design; fuar standı tasarımı ve üretimindeki çalışmalarını Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’daki organizasyonlara da taşıyor. Şirket, özel tasarım ahşap stantların yanında Maxima ve modüler sistemlerle farklı bütçe ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik projeler hazırlıyor. Otomotivden enerjiye, savunma sanayisinden medikale, makineden gıdaya kadar farklı sektörlere çözüm geliştiren Trias Design, her projeyi ilgili sektörün sergileme koşullarına göre ele alıyor. Tasarımın dikkat çekmesi kadar işlevsel, uygulanabilir ve marka stratejisiyle uyumlu olması da öncelikler arasında tutuluyor. Küresel fuarlarda rekabetin giderek arttığı bir dönemde şirketin sunduğu yaklaşım, “stand yaptırmak” ile “marka deneyimi tasarlamak” arasındaki farkı ortaya koyuyor. Çünkü günümüzde doğru fuar standı yalnızca ürünleri sergilemiyor. Markayı görünür kılıyor, ziyaretçiyi yönlendiriyor, nitelikli ticari temasları destekliyor ve şirketin uluslararası pazardaki konumuna ilişkin güçlü bir mesaj veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ALUEXPO 2025 Rekor Katılım ve Uluslararası İlgiyle Tamamlandı Haber

ALUEXPO 2025 Rekor Katılım ve Uluslararası İlgiyle Tamamlandı

İstanbul Fuar Merkezi’nde 18–20 Eylül 2025 tarihlerinde düzenlenen ALUEXPO 2025 – 9. Uluslararası Alüminyum Teknolojileri, Makina ve Ürünleri İhtisas Fuarı, bu yıl da rekor katılımla gerçekleşti. Toplam 472 firma, 29 ülkeden gelen sektör temsilcileri ve on binlerce ziyaretçiyle buluştu. Rekor Katılım ve Artan Uluslararası İlgi ALUEXPO 2025, 19.302 m²’lik alanda düzenlenerek geçtiğimiz yıllara göre daha geniş bir platform sundu. Yurtiçi katılım %7, yurtdışı katılım ise %30 oranında artış gösterdi. Fuara doğrudan katılan yabancı firma sayısı %104 artarak 73’ten 149’a yükseldi. Fuarı toplam 15367 kişi ziyaret etti. Yerli ziyaretçi sayısı 12815, yabancı ziyaretçi ise 2552 kişi olarak belirtildi. Toplam 238 yabancı, 234 yerli olmak üzere 472 firma en yeni teknolojilerini, yaratıcı ürünlerini ve inovatif çözümlerini alüminyum dünyasına tanıttı. Çin, Almanya, İtalya, Amerika ve Hindistan başta olmak üzere 29 farklı ülkeden gelen katılımcılar, fuarın uluslararası kimliğini bir kez daha pekiştirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır,“Dünyanın 14. büyük alüminyum ürünleri ihracatçısıyız” Fuarın açılışında yaptığı konuşmada Bakan Kacır, “Hızlı ve istikrarlı büyüyen Ar-Ge ve inovasyon ekosistemimizle yüksek teknolojili sektörler artık sanayi üretimimizde pozitif olarak öne çıkıyor. Otomotivden inşaata, elektronikten kimyaya, makineden savunma ve havacılığa pek çok sektöre girdi tedariki sağlayan alüminyum sanayimiz de 'güçlü sanayi, güçlü Türkiye' vizyonumuzu en üst düzeyde sahiplenen sektörler arasında yer alıyor. Yıllık 500 bin ton üretim ve 3 milyon ton işleme kapasitesine sahip Türk alüminyum sektörü, gerek kapasitesiyle gerekse de ürün kalitesi ile bugün küresel tedarik zincirlerinde önemli bir konuma sahip. Bugün dünyanın 14. büyük alüminyum ürünleri ihracatçısıyız" ifadelerini kullanarak sektörün önemine değindi. En Yeni Teknolojiler Sergilendi Fuarda; birincil alüminyum ürünlerden profil, boru, levha ve folyo gibi ürünlere, pencere, kapı ve cephe sistemlerinden geri dönüşüm ve yüzey işlem teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede yenilikçi çözümler tanıtıldı. Alüminyum üretim teknolojilerinde; ergitme, döküm, ısıl işlem, haddeleme, ekstrüzyon ve çevre koruma teknolojilerinin yanı sıra robotlar, presler, otomasyon sistemleri ve yüksek basınçlı döküm teknolojileri de ziyaretçilerin ilgisini çekti. Fuarda ALUSart standı büyük ilgi gördü Aüminyumun sanatsal yönünü ve yaratıcı potansiyelini ortaya koyan uluslararası bir sergi olan ALUSart, ALUS’12 Sponsorlarının desteği ile TALSAD (Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği) küratörlüğünde düzenlendi. Alüminyumun yalnızca endüstriyel bir malzeme olmadığını, aynı zamanda estetik, dönüşebilir ve ilham verici bir yaratım aracı olduğunu vurgulamak amacıyla düzenlenen sergi, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Uluslararası İş Birliği Fırsatları T.C. Ticaret Bakanlığı ve İDDMİB iş birliğiyle düzenlenen “Alım Heyeti Programı” kapsamında Irak, Mısır, Katar, Suudi Arabistan, Umman, Ürdün, Brezilya ve Meksika’dan gelen sektör temsilcileri, katılımcı firmalarla ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Organizatör firma Hannover Messe Ankiros Fuarcılık A.Ş., kendi bütçesinden finanse ettiği özel ziyaretçi programlarıyla birçok ülkeden iş insanını İstanbul’da ağırladı. Gelecek Nesillere Açılan Kapı ALUEXPO 2025 kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinden Sanayi ve Ticaret Odaları, OSB’ler ve üniversitelerden sektör temsilcileri ve öğrenciler fuara davet edildi. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümleri ile Alüminyum Teknik Liseleri öğrencileri, sektörün öncü firmalarıyla tanışarak geleceğe yönelik bilgi ve deneyim kazandı. Bakanlık Desteği ALUEXPO, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından “Sektörel Nitelikli Uluslararası Yurtiçi Fuar” olarak değerlendirilerek, ihracatçı ve üretici firmalara katılım desteği sağladı.

Promosyonda Hedef 10 Milyar Dolar Haber

Promosyonda Hedef 10 Milyar Dolar

Promotürk (Promosyon Ürünleri İmalatçıları ve Satıcıları) Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yücetürk, halen 3 milyar dolar düzeyinde bulunan Türkiye'nin promosyon ürünleri ihracatını 2030 yılında 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi. Yücetürk, Türkiye'nin kaliteli üretimi, tasarım gücü ve lojistik avantajları sayesinde hedefi yakalayacak potansiyele fazlasıyla sahip olduğunu söyledi. Alanında Avrupa'nın en büyük ikinci fuarı olan Promosyon Show İstanbul'un 37'ncisi Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe'nin de katıldığı törenle açıldı. Törende konuşan Promotürk Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yücetürk Promosyon Show İstanbul'un yerli üreticilerin ihracatını artırma ve yeni pazar fırsatları yaratma konusunda önemli bir misyon üstlendiğinin altını çizdi. Fuarla aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası ticaretteki görünürlüğüne de katkı sunduklarını belirten Yücetürk, şöyle devam etti: "Promosyon ürünleri sektörünün, hazır giyimden kırtasiyeye, tekstilden seramik ve cama kadar birçok alt sektörle doğrudan bağlantısı bulunuyor. 2024 yılı verilerine baktığımızda sektörün iç pazarda 100 milyar liralık, ihracatta ise 3 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını görüyoruz. Avrupa'dan Afrika'ya, Amerika'dan Afrika'ya dünyanın dört bir yanında 100'ü aşkın ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Üretimdeki kalitemizle, tasarım gücümüzle ve lojistik avantajımız nedeniyle birçok ülke tarafından tercih ediliyoruz. Örneğin ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim kampanyasında kullandığı promosyon malzemelerinin bir kısmını biz gönderdik. Suriye'nin yeni bayraklarını biz ürettik. Afrika ülkelerinde önümüzdeki aylarda yapılacak seçimler için 15 milyon adetlik siparişin sevkiyatı için de hazırlıklarımız devam ediyor." PROMOSYON SHOW İSTANBUL'A 200 CİVARINDA FİRMA 500'DEN FAZLA MARKAYLA KATILIYOR Mehmet Yücetürk, Türkiye'nin promosyon ürünleri konusunda yurt dışındaki olumlu imajının Promosyon Show İstanbul'a da pozitif yansıdığını söyledi. Alanında Avrupa'nın ikinci, Türkiye'nin en büyük organizasyonu olan Promosyon Show İstanbul'a bu yıl 200 civarında firmanın 500'den fazla markayla katıldığını bildiren Yücetürk, "Fuarımıza 60 ülkeden 3 bini nitelikli alıcı olmak üzere toplamda 20 bin ziyaretçi bekliyoruz. Firmalarımızın yurt dışından gelecek alıcılarla yapacakları görüşmelerde 500 milyon dolarlık iş bağlantısı yapacaklarını tahmin ediyoruz. Biz Türkiye'nin promasyon ürünleri konusundaki gücüne ve potansiyeline güveniyoruz. Bu güvenden hareketle tüm stratejilerimizi 2030'da 10 milyar dolarlık bir ihracat hedefine göre kurguluyoruz." diye konuştu. Ö. VOLKAN AĞAR: PROMOSYON ÜRÜNLERİ İHRACATIMIZDA ÖNEMLİ BİR POTANSİYEL BARINDIRIYOR Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar da konuşmasında küresel promosyon ürünleri sektörünün her geçen yıl büyüdüğünün altını çizdi. Dünyada promosyon ürünleri pazarı büyüklüğünün 2024 yılında 24 milyar dolara ulaştığının tahmin edildiğini belirten Ağar, şöyle devam etti: "Tekstilden metal ürünlerine, plastikten elektrikli teçhizata kadar her sektörü içinde barındıran promosyon ürünleri günlük yaşamda her alanda karşımıza çıkmakta, işletmelerin marka değerini güçlendirmekte, müşteri ilişkilerini geliştirmekte ve yalnızca iç piyasada değil, ihracatımızda da önemli bir potansiyel barındırmaktadır. Biz biliyoruz ki küresel ticarette farklılaşmanın yolu inovasyon ve markalaşmadan geçiyor. Promosyon ürünleri sektörü de tam bu noktada inovatif tasarımları ve özgün fikirleriyle ülkemize değer katıyor. Bugün burada sergilenen her ürün firmalarımızın hayal gücünü, emeğini ve vizyonunu temsil ediyor." TİM BAŞKANI GÜLTEPE: PROMOSYON SHOW İSTANBUL İHRACAT İÇİN YENİ KAPILAR ARALIYOR TİM Başkanı Mustafa Gültepe de konuşmasında ihracatta orta ve uzun vadeli hedefler için sektörel çeşitlenmeyi artırmak ve pazar odağını genişletmek durumunda olduklarını söyledi. Küresel ticarette rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde, yeni pazarlara açılmanın ve ürün gamını geliştirmenin kritik öneme sahip olduğunu belirten Gültepe, şöyle devam etti: "İşte tam da bu noktada promosyon sektörü öne çıkıyor. Çünkü bu sektör, iki yönlü katkısıyla stratejik rol oynuyor. Bir yandan, kendi içinde bir marka değeri yaratıyor, diğer yandan tüm sektörlerin marka yolculuğunu destekliyor. Tekstilcimizin logosunu taşıyan bir tişört, gıda ihracatçımızın adıyla dağıtılan bir bardak, teknoloji üreticimizin markasını öne çıkaran her ürün sektörlerimizin küresel pazarlarda daha görünür ve daha akılda kalıcı olmasına katkı sağlıyor. Kısacası promosyon sektörü hem kendi markasını inşa ediyor, hem de bütün sektörlerin markalaşma sürecinde yanlarında yer alıyor. Bu nedenle Promosyon Show'u geleneksel bir fuar olmanın ötesinde, yeni iş birliklerinin kurulduğu, fikirlerin paylaşıldığı, ihracat için yeni kapıların aralandığı bir buluşma noktası olarak görüyoruz." Adıyaman Milletvekili Resul Kurt ise promosyon ürünleri sektörünün büyüklüğünün, ülkenin ticari faaliyetlerinin büyüklüğü konusunda da fikir verdiğini söyledi. Kurt, fuarın tüm paydaşlara önemli katkı sunacağına inandığını kaydetti. Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı Emine Erdem de promosyon ürünleri sektörünün birçok sektörle bağlantılı olduğunu hatırlattı. Erdem, fuarın sektörün 2030'daki 15 milyar dolarlık ihracat ve iç pazar büyüklüğü hedefine destek vereceğine inandığını sözlerine ekledi. İstanbul Fuar Merkezi'ndeki (İFM) Promosyon Show İstanbul, 13 Eylül Cumartesi akşamına kadar açık kalacak.

Sarsılmaz Yeni Nesil Silah Sistemleriyle Gücünü Bir Kez Daha Ortaya Koydu Haber

Sarsılmaz Yeni Nesil Silah Sistemleriyle Gücünü Bir Kez Daha Ortaya Koydu

SARSILMAZ, ileri teknolojiye entegre çözümler sunan ürünleriyle yalnızca savunma alanındaki yüksek mühendislik kabiliyetini değil, aynı zamanda Ar-Ge’ye verdiği önemi ve inovasyon odaklı vizyonunu da gözler önüne serdi. SARSILMAZ, Türkiye’nin savunma sanayiindeki küresel rekabet gücünü artırma yolunda stratejik bir rol üstlendiğini bir kez daha kanıtladı. Kara, hava ve deniz platformlarına yönelik geliştirdiği silah ve entegre sistem çözümlerini tek bir çatı altında buluşturan SARSILMAZ, kullanıcılarına ihtiyaç duydukları tüm silah ve sistem çözümlerine tek bir çatı altında erişim imkanı sunarak sektördeki liderliğini bir kez daha pekiştirdi. Türkiye’nin SARSILMAZ’ı Yeni Ürünlerle Sahnede IDEF 2025’in ilk gününde tanıtılan SARSILMAZ imzalı yeni ürünler, sektörde büyük ilgi gördü. SARSILMAZ–TUSAŞ iş birliğiyle kurulan TR MEKATRONİK tarafından geliştirilen ve özellikle ATAK helikopterleri için tasarlanan 20 mm burun topu, hava savunmasında önemli bir boşluğu dolduracak nitelikte. Günümüz tehditlerine karşı geliştirilen anti-dron silahı, yapay zeka destekli uzaktan komutalı silah kuleleri, Türkiye’nin ilk robotik silah sistemi SARBOT, ve SAR KNT 762 yarı otomatik keskin nişancı tüfeği, öne çıkan sistemler arasında yer aldı. Bireysel kullanıcılar ve kolluk kuvvetleri için geliştirilen SAR9 METE CE, SAR 39’un 11” ve 14.5” namlu seçenekleri, SAR9 SP Special ve SAR9 SOCOM, SARSILMAZ’ın hafif silah grubundaki çeşitliliğini ortaya koydu. Grup şirketleriyle birlikte geniş bir ürün yelpazesi sergileyen SARSILMAZ, kara, hava ve deniz platformlarına yönelik çözümlerini tek bir çatı altında sunarak, kullanıcıların tüm ihtiyaçlarına entegre biçimde ulaşabileceği bir yapı ortaya koydu. “Bir ordu için SARSILMAZ yeter” yaklaşımıyla fuarda güçlü bir duruş sergileyen şirket, savunma sanayiindeki yerini daha da sağlamlaştırdı. Türkiye’yi İthalata Bağımlılıktan Kurtaran Silah: 20 mm ATAK Burun Topu 100 bin atımlık zorlu testleri başarıyla geçen 20 mm ATAK Burun Topu, sahada gösterdiği üstün performansla dikkat çekiyor. SARSILMAZ ve TUSAŞ iş birliğiyle kurulan TR MEKATRONİK tarafından, Savunma Sanayii Başkanlığı'nın talebi doğrultusunda geliştirilen bu sistem, IDEF 2025’te SARSILMAZ standının öne çıkan ürünlerinden biri oldu. Türkiye’nin milli taarruz helikopteri ATAK’ın ateş gücünde ana rolü üstlenen 20 mm top, aynı zamanda platformun %100 yerli mühendislik eseri olduğunu gözler önüne seriyor. Yüksek güvenilirlik ve hassasiyet standartlarını karşılayan bu sistem, Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlılığına son verirken, savunma sanayiinde stratejik bir kazanım olarak öne çıkıyor. Gökyüzünden Karaya Her Cephede Mutlak Etki TR Mekatronik tarafından yerli mühendislikle geliştirilen 6 namlulu 20 mm Top Sistemi, modüler yapısıyla hava, kara ve deniz platformlarına entegre edilebiliyor. ATAK helikopterlerinden İHA’lara, zırhlı araçlardan deniz savunma sistemlerine kadar geniş bir görev yelpazesinde kullanılabilen sistem, farklı operasyonel ihtiyaçlara yüksek uyum sağlıyor. Modern muharebe sahasında güçlü bir etki sunan 20 mm Top Sistemi, Türkiye’nin savunma sanayiindeki teknolojik yetkinliğini ve dışa bağımlılıktan kurtulma vizyonunu destekleyen stratejik bir kazanım niteliği taşıyor. Dakikada 3000 atım yapacak yeni versiyonun testlerine ise 2025’in ikinci yarısında başlanması planlanıyor. SA-X 700D Anti-Drone Silahı: İnsansız Hava Aracı Tehditlerine Karşı Yüksek Performans IDEF’te sergilenen bir diğer önemli ürün olan SA-X 700D, insansız hava araçlarına karşı hızlı ve etkili müdahale sağlıyor. SARSILMAZ’ın Ar-Ge gücüyle geliştirilen bu sistem, grup şirketi BPS’in özel mühimmatlarıyla desteklenerek günümüz güvenlik ihtiyaçlarına güçlü bir yanıt sunuyor. Best Defence’in UKSS’leri IDEF’in gözdesi SARSILMAZ bünyesindeki BEST Defence tarafından geliştirilen Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri (UKSS), SARSILMAZ standında dikkat çekti. Meskûn mahal operasyonlarına yönelik, sivil görünümlü zırhlı araçlara entegre edilebilen 7.62 mm UKSS, gizlenebilir mekanizmasıyla sahada fark edilmeden yüksek ateş gücü sağlıyor. Sistem sadece 50 saniyede devreye girip, görev tamamlandığında aynı hızla güvenli şekilde geri çekilebiliyor. Geliştirme ve test aşamasında olan BEST DEFENCE 25 mm UKSS ise TR Mekatronik iş birliğiyle, tamamen yerli imkanlarla tasarlanan 25 mm kara topuyla tam uyumlu çalışacak şekilde geliştirildi. UKSS ailesinin yeni nesil antidrone yeteneği, yakın gelecekte güvenlik konseptini değiştirecek. İHA’ları anında tespit edip takip eden sistem, hem kara hem hava tehditlerine karşı etkin koruma sağlayarak stratejik üstünlük sunacak. Geleceğin güvenlik ve savunma robotu: SARBOT Türkiye’nin ilk silahlı robotu olan SARBOT, ilk kez SAHA EXPO 2022’de sergilenmiş ve özgün tasarımıyla büyük ilgi görmüştü. Sarsılmaz bünyesindeki LA2 Dynamics tarafından geliştirilen ilk versiyon; çevik yapısı, LİDAR ve kamera sistemleriyle donatılmış yapısıyla, riskli bölgelerde güvenlik güçlerine destek sunmayı amaçlıyordu. Şu anda SARBOT’un ikinci nesil platformu üzerinde yoğun bir Ar-Ge çalışması yürütülüyor ve bu gelişmiş konfigürasyonun 2025 yılı içinde tamamlanması hedefleniyor. Yeni nesil SARBOT; zorlu ve engebeli arazilerde daha dayanıklı, daha stabil ve uzun süreli görevler için optimize edilmiş durumda. Gelişmiş sensör altyapısı, artırılmış yük taşıma kapasitesi ve daha güçlü silah/kule entegrasyonlarıyla, sahada güvenlik güçlerine yüksek taktik avantaj sağlamayı hedefliyor. Çift El Görev Tabancası: SAR9 METE CE SAR9 METE CE, NATO standartlarında üstün performans göstererek Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giren ilk yerli görev tabancası SAR9’un DNA’sını taşıyor. SAR9’un sağlam temelleri üzerine inşa edilmiş SAR9 METE CE, IDEF 2025’te ilk kez sergilenen ürünler arasında. SAR9 METE CE, SARSILMAZ tarafından güvenlik güçlerinin özel ihtiyaçları göz önünde bulundurularak geliştirilen çift el kullanımıyla ergonomiyi en üst seviyeye çıkarıyor. SARSILMAZ’dan Yarı Otomatik Keskin Nişancı Tüfeği SARSILMAZ’ın 150 yıllık tüfek üretim tecrübesiyle geliştirilen SAR KNT 762, fuarda ilk kez tanıtıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet ve sınır birliklerinde kullanım amacıyla geliştirilen yarı otomatik keskin nişancı tüfeği; orta ve uzun menzilli görevler için yüksek isabetlilik, güvenilirlik ve ergonomi sunmayı hedefliyor. Aktif kullanım için geliştirilme aşamasında olan SAR KNT 762, profesyonel kullanıcıların ihtiyaçlarına göre şekillenmeye devam ediyor. Özel Harekât Birimlerinin Dostu: SAR 39 Piyade Tüfeği SARSILMAZ’ın SAR 56 platformundan geliştirilen SAR 39, 7.62x39 mm mühimmatla modern muharebe ihtiyaçlarını karşılayan yeni nesil piyade tüfeği. 11” ve 14.5” namlu seçenekleriyle piyade, komando, jandarma ve özel harekat birimlerinin yakın ve orta menzilli operasyonlarında yüksek performans sunuyor. SAR9 SP Special ve SAR9 SOCOM sahada SAR 2023 platformu üzerine geliştirilen SAR9 SP SPECIAL, özel kuvvetler ve profesyonel kullanıcılar için tasarlandı. Özel Harekat Birimleri, kolluk kuvvetleri ve sportif atıcılara yüksek dayanıklılık ve hassasiyet sağlıyor. ABD’de “Yılın Tabancası” seçilen SAR9, Galveston Polis Departmanı’nın görev tabancası olarak kullanılıyor. Fuarda SAR9 SOCOM modeli de ziyaretçilere tanıtıldı. Uzman İştiraklerle Sahada Güç Birliği SARSILMAZ, IDEF 2025’te tüm grup şirketlerini aynı çatı altında topladı. ATAK helikopterlerinin burun topu üreticisi TR MEKATRONİK, 20, 25 ve 30 mm yerli üretim silahlarla fuarda yer aldı. BEST DEFENCE uzaktan komutalı silah sistemleriyle dikkat çekerken, Balıkesir Patlayıcı Sanayi (BPS) Türkiye’nin en büyük mühimmat üreticilerinden biri olduğunu gösterdi. Hassas döküm ve MİM (mekatronik, imalat, montaj) teknolojilerinde önde gelen UNİMETAL, üretim kabiliyetleriyle SARSILMAZ standında yer aldı. Türkiye’nin ilk robotik silah sistemi SARBOT’un üreticisi LA2 DYNAMICS ise teknolojik birikimini sergiledi.

Sürdürülebilirlik ve estetiğin buluşma noktası Trias Design Haber

Sürdürülebilirlik ve estetiğin buluşma noktası Trias Design

Bursa’da kurulmuş bir ahşap temelli ürünler üreticisi olarak, sektörde uzun yıllar hizmet veren ve önemli başarılara imza atan Trias Design, 2023 yılında yenilenen vizyonuyla yoluna güçlü adımlarla devam ediyor. Tasarım ve üretiminde sürdürülebilirliği ön planda tutan Trias Design; ödüllü fuar stantları, çalışma alanları için şık ofis mobilyaları ve ahşap temelli mekân tasarımları ile sektörde kendine önemli bir yer edinmiştir. Yerelden globale uzanan kalite yolculuğu İş güvenliği ve kalite unsurlarını ön planda tutarak, tüm süreçleri kurumsal yönetim anlayışı ile ilerleyen Trias Design, üretimden kuruluma kadar olan tüm aşamalarda müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmayı hedeflerken; tüm Türkiye ve talebe istinaden dünya çapında hizmet vererek, geniş bir müşteri kitlesine hitap etmektedir. Trias Design tarafından üretilen sunta ve MDF tabanlı ahşap stantlar, tamamen sürdürülebilirlik önceliğinde ve doğa dostu malzemelerden üretilerek, markaları müşterilerine ve rakiplerine karşı en iyi şekilde temsil edecek şekilde, şık ve farklı tasarımlarla sunulmaktadır. Markaların ihtiyacı doğrultusunda tüm detayları düşünülmüş, estetik ve fonksiyonel fuar stantları ile Trias Design, sektörde fark yaratmaya devam ediyor. Geniş yelpazede üretim Hastane mobilyaları, fabrika ve ticari alan tasarımları gibi çeşitli projelerde de uzmanlaşan Trias Design, ferah ve verimli alanlar oluştururken, geniş üretim kapasitesini de her geçen gün artırmaya devam ediyor. Trias Design, çalışma alanları için de şık ve konforlu ofis mobilyaları üretmektedir. Verimliliği ve konforu artırmak amacıyla tasarlanan bu mobilyalar, yüksek kalite standartlarına uygun olarak üretilmekte ve çalışanların ihtiyaçlarına göre özelleştirilmektedir. Trias Design’ın ofis mobilyaları, estetik ve işlevselliği bir araya getirerek çalışma alanlarınızı yeniden tanımlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.