Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Galataport

Kapsül Haber Ajansı - Galataport haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Galataport haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Caz Festivali’nde Thee Sacred Souls Gecesi Sail Loft Vakkorama Galataport’a Taşındı Haber

İstanbul Caz Festivali’nde Thee Sacred Souls Gecesi Sail Loft Vakkorama Galataport’a Taşındı

Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda başlayan gece, konserin ardından Sail Loft @ Vakkorama Galataport'ta gerçekleşen özel bir davetle devam etti. Romantik Bir Açılış: LA LOM Gecenin açılışını, Los Angeles'ın kozmopolit ritimlerini sahneye taşıyan enstrümantal üçlü LA LOM gerçekleştirdi. Gitarist Zac Sokolow, basçı Jake Faulkner ve perküsyoncu Nicholas Baker'dan oluşan grup; 1930'ların Latin müziğinden romantik bolerolara, Peru chicha'sından cumbia ve 60'ların soul baladlarına uzanan repertuvarıyla geceye güçlü bir başlangıç yaptı. Güllerle Karşılanan Bir Soul Gecesi Coachella'dan Stevie Wonder ile aynı sahneyi paylaşmaya, Beyoncé'nin övgülerinden Rolling Stone listelerine uzanan başarı hikâyesiyle dikkat çeken San Diego çıkışlı Thee Sacred Souls, Harbiye'de izleyicilerle güçlü bir bağ kurdu. Grubun vokalisti Josh Lane, konser boyunca zaman zaman seyircilerin arasına karıştı zaman zaman elindeki gülle sahnede dolaşarak tüm konser alanını dansa davet etti. İstanbul'un tarihi, müziği ve atmosferine duyduğu hayranlığı dile getiren Lane, samimi tavrı ve yüksek enerjisiyle dinleyicilere hafızalardan silinmeyecek saatler yaşattı. Thee Sacred Souls, güçlü sahne kimliği ve zamansız soul tınılarıyla Türkiye'deki ilk konseri sonrasında sahnede dakikalarca alkışlandı. Eğlence Sail Loft Vakkorama Galataport'ta Devam Etti Harbiye’deki konserin ardından rotasını Sail Loft @ Vakkorama Galataport’a çeviren davetliler, Vakkorama’nın ev sahipliğinde gerçekleşen gecede Thee Sacred Souls üyeleriyle bir araya geldi. İstanbul Boğazı’nın büyüleyici atmosferinde sabahın ilk ışıklarına kadar süren davette, sanatçılar İstanbul'un enerjisine ve şehrin ruhuna hayran kaldıklarını dile getirdiler. Sanat, cemiyet ve moda dünyasından çok sayıda seçkin ismin katıldığı bu özel gece, 33. İstanbul Caz Festivali’nin unutulmazları arasındaki yerini aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Aroya Cruises'in Akdeniz Üssü Oluyor Haber

İstanbul Aroya Cruises'in Akdeniz Üssü Oluyor

Kruvaziyer turizminde son yıllarda dikkat çekici bir yükseliş yakalayan Türkiye, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin stratejik planlarında daha fazla yer almaya başladı. Bu gelişmelerin son örneği, Suudi Arabistan'ın ilk kruvaziyer markası AROYA Cruises'ın İstanbul'u Akdeniz operasyonlarının önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırması oldu. Şirket, 6 Haziran'da İstanbul'a gerçekleştirdiği ilk sefer kapsamında gemide özel bir lansman etkinliği düzenledi. Seyahat acenteleri, sektör temsilcileri, basın mensupları ve Galataport İstanbul yöneticilerinin katıldığı etkinlikte, AROYA Cruises'ın Türkiye'ye yönelik büyüme planları ve İstanbul'un uzun vadeli operasyonlardaki stratejik rolü paylaşıldı. Etkinlikte verilen en önemli mesaj ise şirketin Türkiye pazarına duyduğu güven ve İstanbul'a yönelik uzun vadeli bağlılığı oldu. İstanbul, kruvaziyer turizminde uluslararası ölçekte dikkat çeken yeni bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Suudi Arabistan'ın ilk kruvaziyer markası AROYA Cruises, 6 Haziran'da gemide düzenlediği özel etkinlikte Türkiye pazarına yönelik uzun vadeli hedeflerini ve Akdeniz operasyonlarına ilişkin planlarını paylaştı. İstanbul'u bölgesel operasyonlarının önemli merkezlerinden biri olarak konumlandıran şirket, Türkiye'nin kruvaziyer turizmindeki büyümesine olan güvenini güçlü mesajlarla ortaya koydu. Akdeniz'in En Büyük Gemileri Arasında Yer Alıyor 151 bin groston ağırlığındaki AROYA, 335 metre uzunluğu, 19 güvertesi, 1.678 kabini ve 3.362 yolcu kapasitesiyle Akdeniz'in en dikkat çekici kruvaziyer gemileri arasında bulunuyor. Yaklaşık 1.600 kişilik mürettebatın görev yaptığı gemide 15 restoran, 20 farklı eğlence ve yaşam alanı, bin kişiden fazla kapasiteye sahip tiyatro salonu, çocuk kulüpleri, su eğlence alanları, sanal gerçeklik merkezleri ve premium spa alanları yer alıyor. Geminin öne çıkan konseptlerinden biri ise Suudi Arabistan Kültür Bakanlığı iş birliğiyle geliştirilen ve denizdeki ilk Suudi restoranı olarak konumlanan "Irth" restoranı. Farklı Kültürlere Hitap Eden Kapsayıcı Tatil Anlayışı AROYA Cruises'ın öne çıkan özelliklerinden biri de farklı kültür ve yaşam tarzlarına hitap eden kapsayıcı hizmet anlayışı. Gemide alkol servisi bulunmazken, kadınlar ve erkekler için ayrı tasarlanan spa ve havuz alanlarının yanı sıra belirli saatlerde ortak kullanım imkânı da sunuluyor. Türkiye, Rusya, Almanya, Türk Cumhuriyetleri, Körfez bölgesi ve Avrupa'nın farklı ülkelerinden misafirleri ağırlayan AROYA Cruises, bu yaklaşımıyla farklı beklentilere sahip yolculara konforlu ve keyifli bir tatil deneyimi sunan uluslararası bir kruvaziyer markası olarak öne çıkıyor. Çocuk Dostu Konseptiyle Ailelere de Hitap Ediyor AROYA Cruises, çocuklar ve gençler için tasarlanan eğlence alanları, oyun merkezleri, su aktiviteleri ve yaş gruplarına özel programlarıyla ailelere yönelik kapsamlı bir tatil deneyimi sunuyor. Küçük misafirler için özel olarak hazırlanan alanlar sayesinde çocuklar keyifli vakit geçirirken, ebeveynler de geminin dinlenme ve eğlence olanaklarından faydalanabiliyor. Yıl boyunca sunulan kampanya ve promosyonların yanı sıra belirli dönemlerde uygulanan "çocuklar ücretsiz seyahat ediyor" avantajı da ailelerin ilgisini çekiyor. AROYA Cruises, her yaştan misafire hitap eden yaşam alanlarıyla ailelerin birlikte unutulmaz anılar biriktirebileceği bir kruvaziyer deneyimi sunuyor. Kruvaziyer Turizmi Büyümesini Sürdürüyor Küresel turizm endüstrisinin en hızlı büyüyen segmentlerinden biri olarak öne çıkan kruvaziyer turizmi, her yıl milyonlarca yeni yolcuyu deniz seyahatleriyle buluşturmaya devam ediyor. AROYA Cruises'ın Türkiye'deki yetkili temsilcilerinden Sunorama Cruises Genel Müdürü Alper Taşkıranlar, kruvaziyer sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, "Kruvaziyer turizmine yönelik ilgi dünya genelinde artmayı sürdürüyor. Cruise Lines International Association (CLIA) verilerine göre, daha önce kruvaziyer deneyimi yaşamamış kişilerin yüzde 75'i gelecekte bu deneyimi yaşamak istiyor. Bir kez gemi turuna çıkan misafirlerin büyük bölümü ise yeniden bu tatil modelini tercih ediyor. Bu tablo, sektörün büyüme potansiyelini net şekilde ortaya koyuyor" dedi. Taşkıranlar ayrıca kruvaziyer rezervasyonlarında seyahat acentelerinin kritik rol oynadığını belirterek, doğru rota ve gemi seçiminde profesyonel danışmanlığın önemine dikkat çekti. İstanbul'a Gelen Sadece Bir Gemi Değil, Ekonomik Değer Sektör temsilcilerine göre AROYA Cruises'ın İstanbul'u homeport olarak tercih etmesi, Türkiye kruvaziyer turizmi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Homeport modeli sayesinde yolcular gemiye binmeden önce veya seyahat sonrasında destinasyonda daha uzun süre kalıyor. Bu süreçte otellerde konaklıyor, restoranları ziyaret ediyor, alışveriş yapıyor, müze ve kültürel alanları geziyor ve çeşitli turizm hizmetlerinden yararlanıyor. Taşkıranlar, kruvaziyer yolcularının turizm ekonomisine yüksek katkı sağladığını belirterek, "Özellikle homeport operasyonlarında oluşan ekonomik katkı yalnızca limanlarla sınırlı kalmıyor. Konaklama, yeme-içme, ulaşım, alışveriş ve kültürel aktiviteler şehir ekonomilerine doğrudan değer yaratıyor. İstanbul'un kruvaziyer merkezi olarak güçlenmesi, turizm gelirlerinin artmasına da önemli katkı sağlayacaktır." dedi. İstanbul Merkezli Yeni Dönem Başlıyor AROYA Cruises'ın gelecek planlarında İstanbul'un rolünün daha da güçlenmesi öngörülüyor. Şirket, önümüzdeki dönemde İstanbul çıkışlı operasyonları artırmayı, yeni rota alternatifleri geliştirmeyi ve sezonu daha uzun bir döneme yaymayı hedefliyor. Yunan Adaları ve Ege rotalarının yanı sıra gelecekte Türk kıyıları, Doğu Akdeniz ve Batı Akdeniz limanlarını kapsayan daha geniş operasyon modellerinin de gündeme gelmesi bekleniyor. 2027 yılı planlamaları kapsamında ise geminin İstanbul operasyonlarına daha erken başlaması ve sezonun mevcut yıllara göre daha uzun sürmesi hedefleniyor. Sunorama Cruises Genel Müdürü Alper Taşkıranlar, "İstanbul yalnızca bir uğrak limanı değil, Akdeniz'in en önemli kruvaziyer merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip. Artan seferler, yeni rotalar ve büyüyen yolcu sayılarıyla İstanbul'un bölgesel kruvaziyer trafiğindeki rolü her geçen yıl daha da güçlenecek" dedi. AROYA Cruises'ın İstanbul'u uzun vadeli operasyon merkezlerinden biri olarak konumlandırması, Türkiye'nin Akdeniz kruvaziyer pazarındaki yükselen konumunun en somut göstergelerinden biri olarak değerlendirilirken, sektör temsilcileri bu gelişmenin önümüzdeki yıllarda turizm gelirlerine, istihdama ve şehir ekonomilerine önemli katkılar sağlayacağını ifade ediyor. İstanbul Çıkışlı Vizesiz Rotalar İlgi Görüyor İstanbul çıkışlı programlarıyla Türk misafirlere vizesiz seyahat imkânı sunan AROYA Cruises, Marmaris, Bodrum, Kaş ve İskenderiye'nin yer aldığı birbirinden özel rotalarıyla dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra yeşil pasaport sahibi Türk vatandaşlarının vizesiz olarak seyahat edebildiği Yunan Adaları ve Atina programları da misafirlerin yoğun ilgi gösterdiği rotalar arasında yer alıyor. Deniz tatilini kültürel keşiflerle birleştiren bu rotalar, Akdeniz'in farklı destinasyonlarını tek bir seyahatte deneyimleme fırsatı sunuyor. Kruvaziyer Seyahatiyle Umre Deneyimi AROYA Cruises ayrıca 12 Eylül tarihinde İstanbul'dan hareket edecek özel bir sefer de sunuyor. Marmaris, Bodrum, Süveyş Kanalı ve Şarm El-Şeyh'in ardından Cidde'de sona erecek bu program kapsamında Sunorama Cruises tarafından hazırlanan uçaklı paketlerde misafirler, gemi seyahatlerinin ardından Mekke ve Medine'yi ziyaret ederek umre ibadetlerini de yerine getirebilecek. Özellikle deniz tatilini kültürel ve manevi deneyimlerle birleştirmek isteyen misafirler için tasarlanan bu özel program, kruvaziyer seyahati ile umre ziyaretini tek bir seyahatte buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Otomotiv Plus’ta Yapay Zekaya İlham Veren Buluşma Haber

Doğuş Otomotiv Plus’ta Yapay Zekaya İlham Veren Buluşma

Galataport’taki deneyim alanında düzenlenen söyleşide Yapay Zeka Eğitmeni ve Strateji Danışmanı Defne İncekara, yapay zekanın gündelik yaşamdan iş dünyasına uzanan etkilerini katılımcılarla paylaştı. “Gündelik Yaşamda Bilim ve Yapay Zeka” başlıklı buluşma, teknolojiyi sade, anlaşılır ve ilham verici bir çerçevede ele alırken yoğun ilgi gördü. Doğuş Otomotiv’in Galataport’ta yer alan Doğuş Otomotiv Plus deneyim alanı, showroom anlayışını farklı içeriklerle zenginleştirmeyi sürdürüyor. “Kültürün Artısı” çatısı altında hayata geçirilen etkinlikler; kültür, teknoloji, yaratıcılık ve gündelik yaşamı bir araya getirerek ziyaretçilere otomobillerin ötesine geçen çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Bu yaklaşım, Doğuş Otomotiv Plus’ın yalnızca araç sergilenen bir alan değil; yeni fikirlerin konuşulduğu, ilham veren isimlerin ağırlandığı ve ziyaretçiyle daha güçlü bir bağ kuran yaşayan bir buluşma noktası olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Yapay zeka gündelik yaşamın içinden örneklerle ele alındı Bu kapsamda gerçekleştirilen etkinliğin konuğu olan Defne İncekara, 25 yılı aşkın teknoloji ve danışmanlık deneyimini katılımcılarla paylaştı. Üst düzey yöneticilerden saha ekiplerine uzanan geniş bir kitleye eğitim veren ve kurumların yapay zeka stratejilerine danışmanlık veren İncekara, söyleşide yapay zekayı gündelik hayatın içinden örneklerle ele aldı. Farklı ilgi alanlarından katılımcıların ve Doğuş Otomotiv Plus davetlilerinin yer aldığı buluşmada, yapay zekanın temel kavramları sade bir çerçevede değerlendirildi. Katılımcılar; bu teknolojinin günlük yaşamda, iş süreçlerinde ve yaratıcı alanlarda nasıl etkin, verimli ve sorumlu biçimde kullanılabileceğine dair farklı perspektifler edinme fırsatı buldu. Teorinin ötesine geçen, etkileşimli bir deneyim Söyleşi boyunca yapay zeka yalnızca teknik bir dönüşüm başlığı olarak değil; karar alma süreçlerini dönüştüren, üretkenliği destekleyen ve yaratıcılığı besleyen güçlü bir araç olarak ele alındı. Etkinlik, teorik anlatımın ötesine geçerek katılımcıların soruları ve katkılarıyla etkileşimli bir öğrenme deneyimine dönüştü. Bu sayede buluşma, yalnızca bilgi paylaşımına değil; aynı zamanda farklı fikirlerin bir araya geldiği samimi bir etkileşim alanına dönüştü. Showroom deneyimine yeni bir bakış Etkinlik aynı zamanda, yapay zekanın sunduğu imkanların showroom deneyimine nasıl yansıyabileceğine dair de ilham verici bir perspektif sundu. Ziyaretçilerle kurulan etkileşimin daha kişisel, daha akıllı ve daha sezgisel hale gelme potansiyeli yeniden değerlendirilirken, Doğuş Otomotiv Plus’ın teknolojiyle beslenen deneyim odaklı yaklaşımı bir kez daha öne çıktı. Bu bakış açısı, Doğuş Otomotiv Plus’ı yalnızca bir araç sergileme alanı değil; ziyaretçisiyle birlikte düşünen, gelişen ve yeni deneyimlere alan açan bir buluşma noktası olarak konumlandırma yaklaşımını da pekiştirdi. “Kültürün Artısı” yeni buluşmalarla devam edecek Doğuş Otomotiv Plus, “Kültürün Artısı” platformu ile önümüzdeki dönemde de ziyaretçilerini farklı konu ve konuklarla buluşturmaya devam edecek. Teknoloji, yaratıcılık, sürdürülebilirlik, yaşam ve kültür ekseninde şekillenecek yeni söyleşi ve buluşmalarla, Doğuş Otomotiv Plus deneyim alanının farklı disiplinleri bir araya getiren ilham verici yapısının güçlenerek sürmesi hedefleniyor. Etkinliklere ilişkin duyurulara Doğuş Otomotiv’in sosyal medya hesapları üzerinden ulaşmak mümkün. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TIF 2026 İkinci Gününde de Turizmin Farklı Alanlarına Mercek Tuttu Haber

TIF 2026 İkinci Gününde de Turizmin Farklı Alanlarına Mercek Tuttu

Havacılıktan kruvaziyere, yumuşak güçten wellness’e, sürdürülebilirlikten Türk dizilerine kadar geniş bir yelpazede gelişim fırsatları ve büyüme hedeflerinin paylaşıldığı forumda; dijitalleşme, mavi ekonomi ve lüks segmentteki dönüşüme dikkat çekildi. Dünya turizminin önde gelen isimleri; Türkiye'nin küresel ölçekteki ilk dört oyuncu arasındaki yerini sağlamlaştırmak ve geliştirmek için sezonun 12 aya yayılması ve dijitalleşmenin operasyonel süreçlere entegre edilmesi gerekliliğini ortaya koydu. Forumda markalaşma, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yumuşak güç ve insan odaklı dönüşüm, turizmdeki stratejik başlıklar olarak öne çıktı. Oturumlarda öne çıkan bazı başlıklar: Kruvaziyer turizmde Galataport ve İstanbul Havalimanı ile kamu, özel sektör ve STK güç birliğinde pandemi sonrası kaydedilen hızlı toparlanmayla Türkiye fark yarattı. Orient Express, 67 vagonluk restore edilmiş trenle 2027 sonu itibarıyla Paris ve İstanbul’u birbirine bağlayacak.Türk havacılığı, THY, Pegasus ve SunExpress ile tarih yazdı; 800 ticari uçaklık filomuz 10 yıl içinde ikiye katlanabilir. Dünya hava yolcu sayısı 2053’te 22 milyara çıkacağı öngörülüyor. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) stratejik ortaklığında, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda düzenlenen Turizm Yatırım Forumu (Tourism Investment Forum) – TIF 2026’nın ikinci günü de, dünya turizminin önde gelen isimlerinin katılımıyla yoğun ve verimli oturumlara sahne oldu. “TÜRK TURİZMİNİN ASIL MUCİZESİ İNSANINDA YATIYOR” Gazeteci Özlem Doğaner’in moderatörü olduğu “Özet ve Temel Çıkarımlar: Çerçevenin Oluşturulması” başlıklı forumun ikinci gün açılış panelinde konuşan Oya Narin, TIF’in her yıl artan uluslararası ilgiyle büyüdüğüne dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Türkiye’nin turizmde artık dünyanın ilk dört vazgeçilmez destinasyonundan biri olduğu yönündeki değerlendirmelerine değinen Oya Narin, TTYD olarak, turizm yatırımcıları olarak bu güçlü pozisyonu korumaya ve daha da geliştirmeye yönelik kararlılıklarını dile getirdi. TTYD Başkanı Narin, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı Gloria Guevara Manzo’nun Türkiye’ye yönelik “Bütün dünya sizi takip ediyor” sözlerinin de Türk turizmi açısından son derece kıymetli ve motive edici olduğunu belirtti. Türk turizminde yatak kapasitesi içinde yüzde 10 gibi düşük bir düzeyde olan markalaşmayı artırmak zorunluluğuna da dikkat çeken Oya Narin, açıklamasına şöyle devam etti: “Ülkemizin turizmde her şeyi var: İklimimiz, doğamız, tarihimiz, mitolojimiz, kültürümüz, gastronomimiz, denizimiz ve güneşimiz. En önemlisi ise heyecanımız ve pırıl pırıl insanlarımız. ‘Tanrı misafiri’ kavramına sahip bir kültürden geliyoruz. Misafiri kutsal kabul eden bir anlayışımız var. Türk turizminin asıl mucizesi de burada yatıyor: İnsanında” dedi. “2027 SONUNDA İKİNCİ ORİENT EXPRESS TRENİ, PARİS İLE İSTANBUL’U BİRBİRİNE BAĞLAYACAK” Orient Express CEO’su Gilda Perez Alvarado tarihi trenin 140 yıl önce başlayan hikayesini, yeni dönem çalışmalarını ve lüks otelcilikteki trendleri anlattı. Alvarado, Agatha Christie’den Hollywood’a kadar kültürel bir ikon haline gelen Orient Express’te 67 vagonluk restore edilmiş ikinci bir treninin 2027 sonu itibarıyla sefere başlayarak, Paris ve İstanbul’u birbirine bağlayacağını açıkladı. Alvarado, 2024 yılında 150 milyar dolara yaklaşan lüks otel pazarının 2032’de 370 milyar dolara çıkmasının beklenildiğini de belirtti. “TÜRKİYE, KRUVAZİYER’DE KAMU, ÖZEL SEKTÖR VE STK İŞ BİRLİĞİ İLE FARK YARATTI” Oturumdan önce “Mavi Ekonomi” başlıklı ana tema konuşmasını yapan Carnival Corporation’un eski Kıdemli Başkan Yardımcısı Giora Israel, “Kruvaziyer Turizminin Bir Sonraki Dalgası” başlıklı oturumun moderatörlüğünü de üstlendi. Oturumda Viking Ürün Geliştirme Başkan Yardımcısı Joost Ouendag, Ritz Carlton Yacht Collection Liman ve Varış Noktası Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Spyros Almpertis, Tura Turizm Holding Başkan & CEO’su Leyla Öner ile Galataport İstanbul Liman Direktörü Tolga Tuncay konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda kruvaziyer turizmi için Türkiye’nin misafirperverliği ve tarihi ile oluşturduğu mükemmel destinasyonlar, kruvaziyerdeki yüksek eğitim ve gelir/harcama seviyesine sahip turist profili, VIP müşteriler için ultra lüks kruvaziyer deneyimi gibi çarpıcı başlıklar ele alındı. Leyla Öner, Türkiye’nin pandemi sonrası 2021’de başlayan kruvaziyer turizmindeki toparlanma sürecinde, Galataport ve İstanbul Havalimanı’nın büyük etki yarattığını belirtti. Öner, hızlı bir şekilde kamu, özel sektör ve tüm STK'ların güçlerini birleştirerek; hem destinasyon tanıtımının etkili şekilde yapılması hem de taşımacılık, tesis ve rehber gibi diğer tamamlayıcı hizmetlerde kaydettikleri gelişmelerle Türkiye’nin fark yarattığını söyledi. “HAVACILIĞIN YENİ YÜZYILI: 2053’TE 22 MİLYAR YOLCU” Turizm ve havacılık sektörünün önemli isimleri, "Hava Taşımacılığı: Sırada Ne Var?" panelinde bir araya gelerek sektörün yol haritasını çizdi. Pegasus Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tevfik Nane’nin moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, Southwind Airlines CEO’su Şükrü Can, TAV Airports COO’su Mete Erna ve TAV Güvenlik CEO’su Turgay Şahan konuşmacı olarak yer aldılar. Oturumda; ülkemize gelen her 10 turistin havayolu ile geldiği, Türk havacılığının THY, Pegasus ve SunExpress ile tarih yazdığı, 800 ticari uçaklık filonun 10 yıl içinde ikiye katlanması beklendiği, dünya hava yolcu sayısının 2043’te 17 milyar, 2053’te ise 22 milyara çıkacağı öngörüsü gibi önemli konulara değinildi. “TURİZMDE YENİ ROTA "ÇEVİKLİK VE DÖNÜŞÜM" Armin Zerunyan moderatörlüğünde gerçekleşen “Otel Yatırımları: Trendler, Markalar ve Stratejik Büyüme” panelinde ise AZ Consultancy Kurucusu Armin Zerunyan, IHG Hotels & Resorts Geliştirme Başkanı Kristin Thorsteinsdottir, Accor Premium Orta Ölçekli & Ekonomi MEA & Türkiye CDO Maya Ziadeh, Hyatt Hotels Güney Avrupa Otel Geliştirme Direktörü Carlos Paredes Fernandez, Hilton Worldwide Türkiye Kıdemli Geliştirme Direktörü Funda Eratici ve Petra Hospitality Kurucu Ortak & Direktör Tasos Kotzanastassis, Türkiye pazarının geleceğini konuştu. Oturumdaki açıklamalar Uluslararası markaların Türkiye’ye, zengin turizm potansiyeli paralelinde ilgi duyduğu ve bu ilginin artarak devam edeceği tablosunu ortaya koydu. “KONAKLAMA VE TURİZM FİNANSMANINDA STRATEJİK ADIMLAR” TKYB Başkan Yardımcısı Seçil Yıldız moderatörlüğünde düzenlenen “Konaklama Sektöründe İşletme ve Yatırım Finansmanı” oturumunda konuşmacılar; ICBC Proje Finansmanı Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Can Yakar, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, Ziraat Bank Proje Finansmanı Başkanı Berrin Mahmutoğlu, World Bank Group – Finans Sektörü Görev Ekibi Lideri Etkin Özen ve EBRD Kıdemli Gayrimenkul Bankacı Yöneticisi Seher Güngör tarafından, turizm işletme ve finans yönetiminin sektör için taşıdığı stratejik değer masaya yatırıldı. “LÜKSÜN YENİ ROTASI: KİŞİYE ÖZEL VE ANLAMLI YOLCULUKLAR” Forbes Travel Guide CEO’su ve Küresel Elçisi Filip Boyen’in moderatörlüğünde gerçekleşen, “Lüksten Yaşam Tarzına: Yeni Misafir Beklentileri” konulu panelde, Servotel Kurucu Ortağı Ayla Heyfegil, The Peninsula İstanbul Genel Müdürü Jonathan Crook, Minor Hotels Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Amir Golbarg ile Technogym Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Vittorio Zagaia turizmde lüksü konuştu. Oturumda; konukseverliğin bir numaralı kalite unsuru olduğu, lüksün fiziksel niteliklerden çok ‘benim için tasarlanmış’ hissi veren hizmet, ortam ve deneyime dayandığı, Türkiye’nin geleneksel misafirperverliği, gastronomi, kültür, marinalar başta olmak üzere lüks turizm açısından taşıdığı avantajlar ele alındı. “SEYAHAT ARTIK KEŞİF DEĞİL, BÜTÜNSEL İYİ OLUŞ YOLCULUĞU” NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür’ün moderatörlüğünü üstlendiği “Wellness Çağında Turizm Yatırımları” başlıklı panelde Forbes Travel Guide CEO’su & Küresel Elçi Filip Boyen, Sunset Hospitality Group İş Geliştirme Direktörü Carmen Bardaji, Healing Hotels of the World Kurucu & CEO’su Anne Biging ve Johnson Health Tech EMEA Bölgesi Otelcilik Satışları Direktörü Gary Young, turizm sektörünün yükselen trendi wellness ve longevity kavramlarını ve bu alanların sektöre katkılarını ele aldı. Bu terndin otel tasarımlarından çalışan eğitimine kadar her alanı etkilediği, bilim destekli ölçülebilir programların ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin öne çıktığı gibi önemli başlıklar, oturumda detayları ile konuşuldu. “MARİNALAR, TEKNELERİN OTOPARKI OLMAKTAN ÇOK YAŞAM ALANI HÂLİNE DÖNDÜ” Naviga Publishing and Communications Corp. Kurucu Ortağı Tuba Noyan moderatörlüğündeki “Marinaların Sosyal Yaşam Alanlarına Dönüşümü” adlı panelde ise Setur Marina Genel Müdürü Emre Doruk, marina kültüründeki dönüşümü ve bunun sosyal–ekonomik etkilerini konuştu. Panelde; marinaların yalnızca teknelerin park ettiği yerler olmaktan çıkıp, herkes için alternatif birer yaşam alanına dönüştüğü ve Türkiye’nin marinalar konusunda gelişebileceği çok önemli bir coğrafyaya sahip olduğu belirtildi. “HİKAYELERİMİZ PETROLDEN DAHA DEĞERLİ” Contemporary İstanbul Vakfı Başkanı Ali Güreli moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yumuşak Güç: Sanat ve Kültür Yoluyla Değer Yaratmak” panelinde ise FarkLabs Kurucusu Ahu Büyükküşoğlu Serter, Ay Yapım CEO’su Kerem Çatay ve Zeyrek Çinili Hamam Kurucu Direktörü Koza Güreli Yazgan; sanat, dizi sektörü ve kültürel mirasın birleşerek turizm içinde nasıl devasa bir "yumuşak güç" oluşturduğu çarpıcı örneklerle anlatıldı. “SEKTÖRDE PARA VE YATIRIM VAR AMA DOĞRU İNSAN YOK” “Konaklama Sektöründe Yeteneğin Geleceği” panelinde konuşan Les Roches CEO’su Carlos Diez, sektörün içinde bulunduğu ve adeta ‘mükemmel fırtına’ya dönüşen yetenek krizine vurgu yaptı. Diez; “Turizmde para var, tesis var, ancak bunları işletecek kalifiye insan yok. Turizm eğitim alanların eskiden 90’ı otelciliği seçerken, bu oran şimdi yüzde 30’a düştü. Öyle bir noktadayız ki bazı şirketler, sadece doğru insan bulamadıkları için büyüme planlarını durdurmak zorunda kalıyor” açıklamasında bulundu. “MICE SEKTÖRÜ GELİR VE ÜLKE TANITIMI AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEME SAHİP” Dreamproject CEO & Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman moderatörlüğündeki “Etkinlik Turizminin Geleceği: Kongre Mekanları ve Spor Deneyimleri” panelinde Lütfi Kırdar Congress and Exhibition Center Genel Müdürü Deniz Dikkaya, ICVB Genel Müdürü Cemil Hakan Kılıç ve TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Eker, Türkiye’nin büyüyen etkinlik turizmi pazarında sahip olduğu potansiyeli masaya yatırdılar. Projelerin mimari aşamalar öncesinde profesyonel kongre organizatörleriyle başlaması, kongre ziyaretçilerinin ortalama turistlere oranla yaklaşık 4 kat fazla harcama yapması, daha yeni ve donanımlı otelleri ile Türkiye’nin MICE sektöründe avantajlı olması ve ülkemizde düzenlenecek kongre sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar, panelde ele alınan konular içinde öne çıktı. “OTEL TASARIMINDA HİKÂYE VE DENEYİM ODAKLI YAKLAŞIM” GAD Architecture/ Foundation Kurucusu Gökhan Avcıoğlu moderatörlüğünde düzenlenen “Otel Tasarımında Trendler: Destinasyon, Ruh, Deneyim ve İşlev” başlıklı oturumda, Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Proje Geliştirme ve İnşaat Yönetimi Grubu Başkanı Levent Abay, Space Architects & Designers Kurucusu Kaan Çetinkaya ile Autoban Kurucu Ortağı Seyhan Özdemir, yapı tasarımının inceliklerini ve turizm deneyimine katkısını ele aldı. Panelde 20 otel, 25 bin oda kapasitesi ve 75 bin metrekarelik bir kongre merkezine sahip, kongre, spor ve longevity üzerinden turizmi 12 aya yayacak bir Konaklı projesinin dahi bölgeye 1,2 milyar dolarlık katma değer sağlayacağının vurgulandığı panelde, projelerin çok titiz çalışma ve 365 derecelik bir hassasiyetle tasarlanması gerektiği belirtildi. “TURİZMDE DENEYİM, KİŞİSELLEŞTİRME VE SÜRDÜRÜLEBİLİR DESTİNASYONLAR” “Pazarlamada Etkililik: Fikirleri Etkiye Dönüştürmek” panelinde TBWA Worldwide Strateji Direktörü Toygun Yılmazer moderatörü, Creative Supply Kurucu & Kreatif Direktörü- Youri Sawerschel ve Tatilbudur Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk da konuşmacı olarak yer aldılar. Panelde; bazı popüler destinasyonlara yoğun talep oluşurken, bazı destinasyonların ise kalabalık nedeni ile tercih edilmemesi, sofistike gezginlerin kimlikleriyle uyumlu destinasyonlar araması, iş ve tatilin birleştirilmesi, fiyat karşılaştırmalarının belirleyici olması, deneyim, kişiselleştirme ile sürdürülebilirliğin öne çıkması gibi tüketici davranışlarındaki tüm değişimler ve dijital platformların rolü masaya yatırıldı. “TÜRK DİZİLERİ: 170 ÜLKEYE İHRAÇ EDİLEN ÜCRETSİZ TANITIM GÜCÜ” Av. Dr. Aydın Orhan’ın moderatörlüğündeki “Türk Dizileri Aracılığıyla Destinasyon Markalaşması” oturumunda Gold Film’in kurucusu Faruk Turgut ile Süreç Film’in sahibi Ali Gündoğdu konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, 2008 yılında başlayan küresel yolculuğun bugün 1 milyar izleyiciye ulaştığı, 2024-2025 sezonunda tahminen 800 milyon dolarlık bir satış gerçekleştiği, dizi ihracı konusunda Amerika ve İngiltere’den sonra en fazla satış yapan ülke olarak elde edilen tanıtım, kültürel kazanım ve turizme katkısı masaya yatırıldı. “KONAKLAMA YATIRIMLARINDA SERMAYE, KÂRLILIK VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM” “Konaklama Sektöründe Sermaye Akışları ve İşlemlere Bakış” oturumunda ise Access Hospitality Kurucu & Başkanı Haluk Özdoğan (moderatörü), Ernst & Young Ortağı Gün Gökkaya ve Deloitte Ortağı Osman Arslan sahneye çıktı. Oturumda, Türkiye’deki otel yatırımlarındaki sermaye akışları, yatırımcı ilgisi ve dijital dönüşüm trendlerini ele aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarihi Yarımada Ulaşımda Yeni Dönem: Turistik Tramvay Geliyor Haber

Tarihi Yarımada Ulaşımda Yeni Dönem: Turistik Tramvay Geliyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Tarihi Yarımada için özel bir ulaşım stratejisi geliştirdi. 2021 İklim Değişikliği Eylem Planı ve 2022 Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı ile uyumlu bu plan, bölgenin kültürel ve doğal mirasını korurken, ulaşımda sürdürülebilirliği ön planda tutuyor. Plan sayesinde Tarihi Yarımada araç trafiğinden arındırılarak, yaya odaklı bir hale gelecek. TARİHİ YARIMADA ULAŞIM EYLEM PLANI’NIN İLK SOMUT ADIMI Etaplar halinde hayata geçirilen yayalaştırma planı kapsamında, Galataport Kruvaziyer gemilerinden inen turistler için özel tramvay hizmet verecek. Aralık ayı UKOME Toplantısında alınan kararla; turistler, kendileri için tahsis edilen özel tramvaylarla, Galataport’tan Tarihi Yarımada’ya durmaksızın ulaşabilecek. Böylece, bölgedeki tur otobüsleri ve turizm servislerinin neden olduğu araç yoğunluğu azalacak. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin, bu projeyle Tarihi Yarımada Ulaşım Eylem Planı’nın ilk somut adımının atıldığını belirterek şu bilgileri verdi: “Tarihi Yarımada için uzun soluklu ve son derece detaylı bir çalışma yürüttük. Bu çalışmayı tüm paydaşlarımızla paylaştık; ortaya koyduğumuz yaklaşımın yarattığı ortak memnuniyet bizi ayrıca motive ediyor. Peki bu ilk somut adım nedir? Galataport’a gelen tur ve turizm otobüslerinin Tarihi Yarımada’ya, özellikle Sultanahmet ve Beyazıt bölgesine girişlerinin sınırlandırılması ve bunun yerine, dünyanın pek çok gelişmiş kentinde olduğu gibi, misafirlerimizin mevcut tramvay hattı ile konforlu, güvenli ve sürdürülebilir şekilde taşınmasının sağlanmasıdır. Bu doğrultuda çok önemli bir adım atmış bulunuyoruz. Bu uygulamayla birlikte, Tarihi Yarımada için belirlediğimiz nihai hedefe giden yolda tüm adımları; paydaşlarımızla sürekli diyalog halinde, açık ve şeffaf bir anlayışla, kararlılıkla atmaya devam edeceğiz. “ TÜRSAB İŞ BİRLİĞİ İLE ÖZEL DURAK İNŞA EDİLDİ İBB Ulaşım Dairesi Başkanı Barış Yıldırım ise; “Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planımız kapsamında, Tarihi Yarımada ulaşım eğilim planını oluşturduk. Bu kapsamda daha önce kararı alınmış olan bu hattın planlaması, TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) iş birliğiyle yapıldı. Buraya özel durak inşa edildi. Bu hizmetle birlikte tur otobüslerini ve turist otobüslerini tarihi yarımadadan arındırarak, turistlerimizin nitelikli bir ulaşım hizmetine erişmesini sağlayacağız” dedi. 45-50 DAKİKALIK YOLCULUK 15 DAKİKAYA DÜŞECEK İBB iştiraki Metro İstanbul tarafından işletmesi yapılacak turistik tramvay, Tophane 2-Sultanahmet-Beyazıt istasyonları arasında hizmet verecek. Hattın İstanbul’a katkısından bahseden Metro İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Bora Günaydın şunları aktardı: “Galataport’a gelen kruvaziyer gemileriyle İstanbul’a ulaşan turist kafilelerini, Galataport önünde yeni açtığımız istasyonumuzdan alarak, yaklaşık 15 dakikalık bir yolculukla doğrudan Sultanahmet’e ulaştırmayı planlıyoruz. Bugüne kadar bu ulaşım lastik tekerlekli araçlarla sağlanıyor ve çok daha uzun süreler gerektiriyordu. Yaklaşık 1.000 kişilik bir turist kafilesi, daha önce 25 ayrı otobüsle, trafik durumuna bağlı olarak 45 dakika, 50 dakika hatta zaman zaman bir saatin üzerinde bir sürede Sultanahmet’e taşınabiliyordu. Yeni uygulamayla birlikte, raylı sistemler sayesinde yalnızca iki araçla, bu yolculuğu yaklaşık 15 dakika içerisinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Böylece misafirlerimize çok daha hızlı, konforlu ve sürdürülebilir bir ulaşım deneyimi sunmuş olacağız.” PLANLAMALAR HAFTALIK YAPILACAK “Galataport’a yanaşacak kruvaziyer gemilerinin gün, saat ve yolcu sayısı planlamaları, Metro İstanbul ve TÜRSAB tarafından oluşturulan komisyon tarafından haftalık olarak yapılacaktır. Bu planlama doğrultusunda seferler, sabah 10.00 ile 16.00 saatleri arasında, T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın yolcu trafiğini etkilemeyecek şekilde düzenlenecektir. Bu saat aralığında gelen yolcular, planlı biçimde alınarak Sultanahmet’e ulaştırılacaktır.”

PwC Türkiye Çözüm Ortaklığı Platformu İş Dünyasını Buluşturuyor Haber

PwC Türkiye Çözüm Ortaklığı Platformu İş Dünyasını Buluşturuyor

Platform katılımcıları AI Lab için ayrılan özel alanda, yapay zekânın iş dünyasındaki en yenilikçi ve somut uygulamalarını yerinde deneyimleme olanağı bulacak. PwC Türkiye, Strategy & ve GSG Hukuk iş birliği ile düzenlenen PwC Türkiye Çözüm Ortaklığı Platformu, bu yıl 4 Aralık tarihinde "Dönüşümle Güçlen, Geleceğe Yön Ver" teması ile İstanbul'da gerçekleştirilecek. İş dünyasının gündeminde olan konuların konuşulacağı platformda, gün boyunca birçok özel oturum ve paneller düzenlenecek. PwC Türkiye Çözüm Ortaklığı Platformu'nda bu yıl teknoloji, sürdürülebilirlik, yapay zekâ gibi iş dünyasının gündemindeki konuların yanı sıra farklı salonlarda gün boyu düzenlenecek 24 farklı sektörel workshop ile vergi, finansal dönüşüm, uluslararası finansal raporlama standartları ve hukuk alanlarındaki güncel son gelişmeler ele alınacak. Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı'nın ana konuşmacı olarak yer alacağı etkinlikte Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Gürok Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat, Türk Eğitim Vakfı Genel Müdürü Banu Taşkın, SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan, PwC Türkiye yöneticileri ve yazar Ahmet Ümit, ufuk açıcı konuşmalarıyla platform ana sahnede yer alacak. Vergi oturumunda ise PwC Türkiye Şirket Ortakları, vergi mevzuatındaki gelişmeler ve dönem sonu dikkat edilmesi gereken konuları konuşacak. PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, 24. Çözüm Ortaklığı Platformu'na ilişkin olarak şu değerlendirmelerde bulundu: "Çözüm Ortaklığı Platformu, 24 yıldır aralıksız olarak iş dünyasının nabzını tutan; vizyonun, dönüşümün ve ortak aklın buluştuğu bir paylaşım zemini. Şirketler için dönüşümün kaçınılmaz olduğu bu dönemde, 'Dönüşümle Güçlen, Geleceğe Yön Ver' temasıyla yapay zekâdan sürdürülebilirliğe ve vergideki güncel gelişmelere kadar uzanan geniş bir perspektifte geleceğin stratejik yol haritalarını ele alacağız. PwC Türkiye olarak, her yıl olduğu gibi bu yıl da farklı sektörlerden değerli liderleri ve ilham verici konuşmacıları ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Çünkü biliyoruz ki, birlikte hareket ettiğimizde değişimi yalnızca yakalamıyor, aynı zamanda bu değişime yön veriyoruz." Platform'da ayrıca Galataport ofisinde bulunan PwC Yapay Zekâ platformu AI LAB de iş dünyasındaki somut uygulamalarını yerinde deneyimlemek için etkinlik süresince katılımcılara açık olacak. PwC Türkiye'nin Çözüm Ortaklığı Platformu bugüne kadar çeşitli uzmanlık alanlarından 1.000'den fazla seçkin kon uşmacıya ev sahipliği yaptı. 12.000'den fazla katılımcının izlediği platformda ayrıca 500'ün üzerinde sektörel workshop etkinliği düzenlendi. Katılımın ücretli olduğu etkinlikten elde edilen gelir, geçtiğimiz senelerde olduğu gibi eğitime aktarılacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.