Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gastronomi

Kapsül Haber Ajansı - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yenilenen Malatya Arkeoloji Müzesi Ziyaretçileriyle Buluştu  Haber

Yenilenen Malatya Arkeoloji Müzesi Ziyaretçileriyle Buluştu 

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Arslantepe Höyüğü ile insanlık tarihinin en önemli yerleşimlerinden birine ev sahipliği yapan Malatya, ikinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali'ni ağırlıyor. Arslantepe Karşılama Merkezi’nde gerçekleştirilen festival açılış programına, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festival açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Mezopotamya ile Anadolu arasındaki stratejik konumuyla tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Malatya’nın, insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarına tanıklık ettiğini söyledi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Arslantepe Höyüğü'nün, ilk şehir-devlet yapılanmalarından biri olarak dünya tarihine Malatya'dan ışık tuttuğunu belirten Alpaslan, "Bu festivalle şehrimizin eşsiz somut ve somut olmayan kültürel mirasını herkesle buluşturmayı, Malatya'yı kültür ve sanat alanında bir dünya markası haline getirmeyi hedefliyoruz. Malatya'nın zenginliği yalnızca tarihi eserleriyle sınırlı değildir. Bu toprakların asıl ruhu, kuşaktan kuşağa aktarılan yaşayan kültürel mirasında saklıdır." dedi. Malatya'nın bu yıl Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin on üçüncü durağı olduğunu ifade eden Alpaslan, festival boyunca gerçekleştirilecek 149 etkinlikle kentin kültür ve sanatın önemli buluşma noktalarından biri olacağını vurguladı. Kentin somut olmayan kültürel miras açısından da büyük bir zenginliğe sahip olduğuna dikkat çeken Alpaslan, "İlimizde Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri'ne kayıtlı; demircilikten Arguvan türkülerine, geleneksel ayakkabı yapımından cirit oyununa kadar uzanan çok sayıda kültürel değer bulunuyor. Halk Kültürü Bilgi Belge Merkezimizde kayıtlı 2 bin 120 belge ve 89 tescilli sanatçımız, bu mirası yaşatan en önemli gücümüzdür. Festival kapsamında bu köklü mirası sanatseverlerle buluşturacak çok özel etkinlikler hazırladık." ifadelerini kullandı. Festivalin gastronomi ayağında da Malatya'nın köklü mutfak kültürünün öne çıkacağını belirten Alpaslan, etten bulgura, yetmişi aşkın köfte çeşidinden kâğıt kebabına uzanan zengin lezzet mirasının 31 farklı Lezzet Noktası aracılığıyla ziyaretçilerle buluşacağını söyledi. Şef Ömür Akkor ev sahipliğinde düzenlenecek atölye ve tadım etkinliklerinin ise Malatya mutfağının özgün hikayesini ziyaretçilere aktaracağını ifade etti. MALATYA’DA FESTİVAL HEYECANI İKİ ÖNEMLİ AÇILIŞLA TAÇLANDI Festivalin ilk gün programı kapsamında, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan tarafından Arslantepe Kazı Alanı’nda gerçekleştirilen yeni çatı projesinin açılışı yapıldı. Arslantepe Höyüğü Ören Yeri’nde ziyaretçi deneyiminin geliştirilmesi amacıyla yeni çatı projesi ve çevre düzenlemesi tamamlanırken, yürüyüş yolu güzergâhları yeniden düzenlendi ve ziyaretçilerin alan içerisindeki ulaşımını kolaylaştıracak yeni yollar oluşturuldu. Gişe ve güvenlik kuleleri yenilenirken, sarayın içerisindeki kazı alanlarının ziyaret ve güvenlik amacıyla korunmasını sağlayacak yeni çatı eklentisinin yapımı da tamamlandı. Bu düzenlemelerle birlikte Arslantepe Sarayı’nda yer alan kralın taht odası ve yaşam alanı da ilk kez ziyaretçilerin erişimine açıldı. Program, 6 Şubat depremlerinde hasar gören ve kapsamlı restorasyon, güçlendirme ve teşhir-tanzim çalışmalarının ardından yeniden ayağa kaldırılan Malatya Arkeoloji Müzesi’nin açılışıyla devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AJet'in Direkt Uçuşlarıyla Ankara Rus Turizm Pazarında Tanıtılacak Haber

AJet'in Direkt Uçuşlarıyla Ankara Rus Turizm Pazarında Tanıtılacak

AJet’in Ankara ile St. Petersburg arasında başlattığı direkt uçuşların ardından, Başkent ve çevresinin turizm potansiyelinin Rus pazarında tanıtılması amacıyla kapsamlı bir tanıtım organizasyonu hayata geçiriliyor. Pulkovo Havalimanı ve İstantur iş birliğinde düzenlenecek program kapsamında, Rus turizm sektörü temsilcileri Ankara ve Kapadokya’yı ziyaret ederek bölgenin tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini yerinde deneyimleme fırsatı bulacak. Türkiye ile Rusya arasındaki turizm, ticaret ve kültürel ilişkileri güçlendirecek önemli adımlardan biri daha atılıyor. AJet’in Ankara Esenboğa Havalimanı ile St. Petersburg Pulkovo Havalimanı arasında haftada beş gün olarak başlattığı direkt seferlerin ardından, hattın yolcu potansiyelini artırmak ve Ankara ile çevresinin turizm değerlerini Rus seyahat sektörüne tanıtmak amacıyla geniş kapsamlı bir tanıtım programı düzenleniyor. Pulkovo Havalimanı ve İstantur iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyonda, Rusya'nın önde gelen tur operatörleri ve seyahat acenteleri Ankara ve Kapadokya'da ağırlanacak. Programın, Ankara'nın uluslararası turizm destinasyonu olarak bilinirliğini artırması, Kapadokya ile birlikte bölgenin turizm çeşitliliğini öne çıkarması ve Rusya pazarından gelen ziyaretçi sayısına katkı sağlaması hedefleniyor. Program kapsamında heyet, Ankara'da Cumhuriyet'in simge mekânlarından Anıtkabir'i ziyaret ettikten sonra Kapadokya'ya geçecek. Konuklar, bölgenin eşsiz doğal oluşumlarını, tarihi ve kültürel mirasını yakından tanırken; sıcak hava balonu deneyimi, panoramik bölge turu, yer altı şehri ziyareti ile yöresel gastronomi ve el sanatlarını tanıtan etkinliklere de katılacak. Pulkovo Havalimanı'ndan Direkt Uçuşlara Tam Destek St. Petersburg ile Türkiye arasındaki hava ulaşımının her geçen gün güçlendiğini belirten Pulkovo Havalimanı Genel Müdür Yardımcısı Asiyat Khalvashi, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "St. Petersburg ile Ankara arasında kurulan bu direkt hava köprüsü, yolcularımıza konforlu ve kesintisiz seyahat imkânı sunuyor. Pulkovo Havalimanı olarak bu hattın sürdürülebilirliğini destekleyen ve yolcu trafiğini artırmayı hedefleyen tüm iş birliklerini memnuniyetle destekliyoruz. Düzenlenecek tanıtım turunun, St. Petersburg'daki seyahat acentelerinin Türkiye'ye yönelik tur paketlerini çeşitlendirmesine ve Ankara ile Kapadokya'ya olan ilgiyi artırmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Forbes Türkiye 30 Altı 30 Başvuruları İçin Son Dönemece Girildi Haber

Forbes Türkiye 30 Altı 30 Başvuruları İçin Son Dönemece Girildi

Geçtiğimiz yıl ilki gerçekleşen Forbes Türkiye 30 Altı 30 ödül töreninin hemen ardından açılan 2026 listesi için aday başvuruları hızla devam ediyor. 31 Eylül 2026 tarihinde kapanacak olan başvurular için artık son dönemece girildi. forbes.com.tr adresinden doldurulan formla ön elemeden geçirilecek yapay zeka, sağlık, bilim, bilişim, girişim, sosyal sorumluluk, sanat, eğlence, gastronomi ve spor dünyasının genç liderlerinden oluşan adaylar, sonrasında iş dünyası ve akademik camiadan seçkin bir jürinin değerlendirmesine sunulacak. Yapay zeka, sağlık, bilişim, bilim, girişim, sosyal sorumluluk, sanat, eğlence, gastronomi ve spor dünyasının genç liderleri geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Forbes Türkiye’nin 30 Altı 30 listesine girebilmek için tatlı bir rekabet içinde. Aday olunup, aday gösterilebilecek liste için henüz 30 yaşını bitirmemiş, başardıkları, ürettikleri, fikirleri, yaratıcılıkları, Türkiye ve dünya için hayalleriyle fark yaratan 30 genç, seçildiklerinde Forbes’un bu global mirasının ve platformunun bir parçası olacak. Forbes Türkiye 30 Altı 30 listesi üç ayrı aşamanın sonunda belirleniyor. forbes.com.tr adresinden alınan başvurular, önce Forbes Türkiye editörleri, ardından jüri tarafından değerlendirilerek son liste oluşturuluyor. Bu sürece ek olarak Forbes Türkiye editörleri haber ve kaynak taraması yaparak kendi adaylarını belirliyor. Akabinde, sektörlerinde lider konumunda bulunan, gençliğe ve eğitime önem veren sektör liderleri, iş insanları, akademisyenler ve girişimcilerden oluşan jüri gelen başvuruları değerlendirerek nihai listeyi oluşturuyor. Forbes Türkiye tarafından yayımlanacak 30 Altı 30 listesi gelecek vadeden, bulunduğu sektörde öne çıkmış, lider konumuna gelmiş, fark yaratmış gençleri bir araya getirerek onları küresel ölçekte yeni fırsatlar bulacakları 30 Altı 30 evrenine dahil edecek. Aralık 2026’da gerçekleşecek ödül töreninde ödüllerini Türkiye’ye yön veren isimlerden alacak gençlerin isimleri kamuoyuyla da paylaşılacak. Geçtiğimiz yıl CVK Bosphorus Hotel’de düzenlenen ödül töreniyle şu isimler Forbes Türkiye 30 Altı 30 listesine dahil olmuştu: Zehra Güneş, Oğulcan Lider Kara, Berk Keklik, Toprak Razgatlıoğlu, Alperen Şengün, Seren Anaçoğlu, Kadir Danışman, Berkay Koçak, Umutcan Sürücü, Zülal Tannur, Cemil Türk, Selin Geçit, Zeynep Sönmez, Tunga Bayrak, Çağan Koyun, Motive (Tolga Can Serbes), Aleyna Yıldız, Asiye Bahar Tabanlı, Büşra Köksal, Vorga Can, Nehir Özzengin, Dilara Kaplan, Hazal Evliyaoğlu, Hasan Burak Emir, Baran Kala, Sarp Kala, Defne Özcan, Furkan Öztürk, Arif Bayır, Dilara Bostancıoğlu, Yağmur Aydemir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeme İçme Sektörü Yaz Sosyalleşme Haritasını Yeniden Tanımlıyor Haber

Yeme İçme Sektörü Yaz Sosyalleşme Haritasını Yeniden Tanımlıyor

Özellikle büyük şehirlerde sosyal hayatın merkezine yerleşen yeme içme mekanları, gastronomi deneyimi sunan alanlar olmanın ötesine geçiyor. Misafirler, günün farklı saatlerinde değişen ihtiyaçlarına cevap veren, konforlu ve deneyim odaklı mekanları tercih ediyor. Bu değişim, sektörü de yeni bir dönüşüm sürecine sokuyor. Misafir davranışlarındaki bu dönüşümün yeme içme sektörünü yeniden şekillendirdiğini belirten HuQQabaz Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Ozan Bayraklı, bugün başarılı mekanların yalnızca gastronomi değil, sosyalleşme ihtiyaçlarını da doğru okuyabilen markalar olduğunu söylüyor. Bayraklı, sektöre yön veren başlıca sosyolojik eğilimleri şöyle sıralıyor: Birincisi, mekân arayışı öne çıkıyor; insanlar ev ve iş dışında zaman geçirebilecekleri, kendilerini ait hissedecekleri üçüncü yaşam alanları arıyor. İkincisi, aidiyet arayışı dikkat çekiyor; modern şehir yaşamında zayıflayan topluluk duygusu, sık gidilen restoran ve kafeleri insanların kendilerini ait hissettiği mekanlara dönüştürüyor. Bunun yanı sıra "birlikte yalnızlık" denilen bir eğilim de var; misafirler sosyal bir ortamın parçası olmak isterken kendi kişisel alanlarını da korumayı tercih ediyor. Diğer önemli bir eğilim, gerçek bağ kurma ihtiyacı (authentic connection); dijital iletişimin yoğunlaştığı bu dönemde insanlar yüz yüze ve samimi etkileşimlere daha fazla değer veriyor. Bununla bağlantılı olarak mikro topluluklar trendi de yükseliyor; büyük ve dağınık sosyal çevreler yerine, ortak ilgi alanları etrafında oluşan daha küçük ve anlamlı topluluklar tercih ediliyor. Ayrıca social wellness anlayışı öne çıkıyor; sosyalleşme artık yalnızca keyif değil, zihinsel ve duygusal iyi oluşun ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor. Son olarak, kimlik ifadesi olarak mekân seçimi önem kazanıyor; misafirler tercih ettikleri mekanlarla yaşam tarzlarını ve sosyal kimliklerini yansıtıyor. Özellikle genç kuşaklar arasında topluluk arayışı belirleyici; mekanlar onlar için yeni insanlarla tanışma, arkadaş edinme ve sosyal çevre oluşturma alanları haline geliyor. Bayraklı, bu eğilimlerin sektöre yansımasını şöyle özetliyor: "Bu sosyolojik dönüşümler, yeme içme sektöründe başarının yalnızca menü kalitesiyle değil, insanların sosyal ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verilebildiğiyle de şekillendiğini gösteriyor. HuQQabaz, misafirlerine sunduğu çok katmanlı deneyim, paylaşımı teşvik eden atmosferi ve topluluk odaklı yaklaşımıyla bu yeni beklentilere yanıt vererek gastronomi ile sosyalleşmeyi aynı çatı altında buluşturuyor." Farklı şehirlerdeki şubeleriyle marka, yaz sezonuyla birlikte hareketlenen şehir hayatında dost buluşmalarından iş görüşmelerine, kutlamalardan günlük molalara kadar farklı ihtiyaçlara cevap veren yapısıyla öne çıkıyor. Yeme içme sektöründeki bu değişim, önümüzdeki dönemde sosyalleşme kavramının mekân deneyimiyle daha da iç içe geçeceğini gösteriyor. Yazın yeni sosyalleşme haritasında deneyim, erişilebilirlik ve topluluk hissi sunan markalar öne çıkarken, HuQQabaz geniş şube ağıyla bu haritanın önemli duraklarından biri olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep'te Hemşehri Dernekleri Festivali Renkli Görüntülerle Açıldı Haber

Gaziantep'te Hemşehri Dernekleri Festivali Renkli Görüntülerle Açıldı

Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelerek Gaziantep'te yaşamını sürdüren vatandaşları aynı çatı altında buluşturan festivalin açılışı, yoğun katılımla düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Festival Parkı'nda tüm coşkusuyla devam eden etkinliklerde Gazi şehirliler, Anadolu'nun farklı yörelerine ait kültürel değerleri yakından tanıma fırsatı buluyor. Farklı şehirlerden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) katılan kurum ve kuruluşlar da kültürel miraslarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Festivalde, Türkiye'nin farklı illerini temsil eden 62 hemşehri derneğinin yanı sıra KKTC Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Lefkoşa, Gazimağusa, Güzelyurt ve Şırnak belediyeleri ile federasyonlar, konfederasyonlar, vakıflar ve çeşitli sivil toplum kuruluşları stant açarak kültürel değerlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Festival programında kentte faaliyet gösteren kamu kurumları da yer alıyor. ŞAHİN: GAZİANTEP MODELİ BEN DEĞİL BİZ ANLAYIŞIDIR, KARDEŞLİK MODELİDİR Açılışta konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Modeli'nin "Ben değil, biz" anlayışı üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Biz Anadolu'yuz. Anadolu bereketi, Mezopotamya'nın bilgeliği, Akdeniz'in sıcaklığı, Orta Doğu'nun derinliği var. Biz Anadolu İrfanı'yız. 12 bin yıllık tarih bize emanet. Gaziantep Modeli, ‘Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez’ diyen kardeşlik modelidir. Gaziantep Modeli Yunus Emre'nin diliyle, ‘Biz gelmedik kavga için dostun evi gönüllerdir. Gönüller yapmaya geldik’ diyen gönül kardeşliğinin modelidir. Hepimiz Fırat'ın ve Dicle'nin çocukları olarak Baharat Yolu’nu şifa yoluna İpek Yolu’nu kardeşlik yoluna dönüştürdük. Bu şehrin evladı olmaktan sizlere kardeş olmaktan, güzele örnek olmaktan ne kadar mutlu olduğumu ifade ediyorum.” ÇEBER: GAZİANTEP, MİSAFİRPERVERLİĞİ VE EV SAHİPLİĞİYLE YÜZYILLARDIR ÖNE ÇIKAN BİR KENT Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise konuşmasında, her yıl düzenlenen festivalin şehirde yaşayan hemşehriler ile farklı illerden ve yurt dışından gelen vatandaşları buluşturduğunu belirterek, Başkan Fatma Şahin ve ekibini tebrik etti. Çeber, şunları söyledi: “Bir metre karesini bile ihmal edemeyecek çok güzel bir ülkemiz var. Tüm kurumlarımla da beraber bu festivale tabii ki çok büyük destekçisiyim ama bu festival Büyükşehir Belediye Başkanımızın çok güzel organizasyonlarından birisidir. Gaziantep çok kadir bir kent. Gaziantep, misafirperverlik ve ev sahipliği özelliğini yüzlerce yıldır bünyesinde barındıran bir kent. Gaziantep son zamanlarda gastronomi ve sanayisiyle çok daha fazla biliniyor. Ama o çok ötesinde tarihi, kültürü, tarımı hepsi birbirinden çok fazla özelliği olan bir kent. İşte bugün de burada hep beraberiz, hep birlikteyiz. Yurtdışından gelen, yurtiçinden gelen, Gaziantep'te yaşayan, Gaziantep'i seven, Gaziantep'i bilen, ‘Gaziantep'te benim de bir şeylerim var’ diyen herkes burada. Onun için biz Gaziantepliler olarak son derece mutluyuz.” KİLİS VALİSİ KALAYCI'DAN DAVET Kilis Valisi Ömer Kalaylı, katılımcıları Kilis'e davet ederek kentin özelliklerinden bahsetti ve şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizin dört bir yanından ve yurt dışından gelen hemşehri derneklerimizi aynı çatı altında buluşturan bu anlamlı organizasyon ortak kültürümüzü köklü değerlerimizi ve kardeşlik bağlarımızı yaşatan birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendiren çok kıymetli bir buluşmadır. Kültürümüzü yaşatan şehirlerimiz arasındaki dostluğu, dayanışmayı ve kardeşlik bağlarını güçlendiren bu tür organizasyonların artarak devam etmesini temenni ediyorum.” ATASEVEN: GAZİANTEP ASIRLARDIR DAYANIŞMANIN, ÜRETİMİN, KARDEŞLİĞİN VE MEDENİYETİN DE MERKEZİ OLMUŞTUR AK Parti Genel Merkez Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Fatma Ataseven ise selamlama konuşmasında şunları söyledi: “Bugün bizlerin aynı çatı altında buluşmasına vesile olan Gaziantep Büyükşehir Belediyemize, başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Bu buluşma farklı kültürlerin aynı medeniyet ikliminde zenginliğe dönüşmesinin ve millet olma şuurunun en güzel örneklerinden biridir. Gaziantep asırlardır ticaretin merkezi olmasının yanı sıra dayanışmanın, üretimin, kardeşliğin ve medeniyetin de merkezi olmuştur. Bugün burada şahitlik ettiğimiz bu heyecan uyandıran tablo Anadolu'nun bütün renklerinin Gaziantep'te aynı gönül sofrasında buluştuğunu göstermektedir.” Programa ayrıca Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, Karkamış Belediye Başkanı Mustafa Güzel, Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay, Şahinbey Belediyesi Başkan Yardımcısı Cuma Güzel, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Aksoy ile Uluslararası Demokratlar Birliği Genel Başkanı Kenan Aslan katılarak alanı dolduran vatandaşları selamladı ve festivalin önemine dikkat çekti. Konuşmaların ardından festivalin resmi açılışı gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca, Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Anadoludakiler Projesi kapsamındaki Anadoludakiler İpekyolu Pazarı'nın da açılışı yapıldı. FESTİVAL COŞKUSU DEVAM EDİYOR Katılımcılar, yöresel ürünlerini, geleneksel lezzetlerini, el sanatlarını ve kültürel miraslarını ziyaretçilere tanıtma imkanı buluyor. Festival boyunca Halk Oyunları Topluluğu gösterileri, semazen gösterileri, yöresel oyunlar, yöresel müzik dinletileri, yerel ve ulusal sanatçı konserleri ile çok sayıda kültür, sanat ve spor etkinliği ziyaretçilerle buluşmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dedeman Hospitality Karadeniz'deki Konumunu Güçlendiriyor Haber

Dedeman Hospitality Karadeniz'deki Konumunu Güçlendiriyor

Modern mimarisi, şehir ve tatil otelini aynı çatı altında buluşturan konsepti ve bölgenin turizm potansiyeline sağlayacağı katkıyla dikkat çeken proje, Dedeman Hospitality'nin Karadeniz'deki büyüme stratejisinin önemli halkalarından biri olacak. Karadeniz'in yükselen turizm destinasyonlarından Ünye'ye yeni yatırım Türkiye'nin en özgün kıyı coğrafyalarından birine sahip Karadeniz Bölgesi, son yıllarda gelişen ulaşım altyapısı, çeşitlenen turizm hareketliliği ve artan yatırım ilgisiyle yeni bir dönüşüm süreci yaşıyor. Bu dönüşümün dikkat çeken merkezlerinden biri olan Ordu'nun sahil ilçesi Ünye, denizle iç içe yaşamı, tarihi dokusu, zengin gastronomisi ve doğaya açılan rotalarıyla yılın dört mevsimi canlılığını koruyan destinasyonlar arasında yer alıyor. Samsun ve Ordu şehir merkezlerine yaklaşık 65 kilometre uzaklıkta bulunan Ünye; yalnızca tatil amaçlı seyahatlerde değil, ticaret, sanayi ve iş dünyasının hareketliliğinde de önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Sahil yaşamını yaylalar, doğal güzellikler ve yöresel mutfak kültürüyle bir araya getiren ilçe, Karadeniz'in sürdürülebilir turizm potansiyeline katkı sağlayan önemli destinasyonlardan biri olarak dikkat çekiyor. 60 yıllık köklü mirasıyla Türk turizminin öncü markalarından Dedeman Hospitality, uluslararası büyüme vizyonunu istikrarlı yatırımlarla sürdürürken, Karadeniz’in yükselen turizm potansiyeline değer katacak ve bölgedeki varlığını daha da güçlendirecek Rest by Dedeman Ünye projesi için Özyangıncı Yapı Malzemeleri İnşaat Tesisat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile stratejik bir iş birliği gerçekleştirdi. Rest by Dedeman Ünye, Karadeniz’in Eşsiz Kıyısında Yeni Bir Konaklama Deneyimi Sunmaya Hazırlanıyor 2026 yılının Ekim ayında kapılarını açması planlanan Rest by Dedeman Ünye, şehir merkezine yakın ve denize sıfır konumuyla hem iş seyahatleri hem de tatil amaçlı konaklamalar için yeni bir alternatif sunacak. Yaklaşık %90'ı tamamlanan proje, 26 oda ve 55 yatak kapasitesiyle hizmet verecek. Modern mimari anlayışıyla tasarlanan otel; açık havuzu, restoranı, snack barı, kafe ile toplantı ve etkinlik alanlarıyla şehir otelciliğinin dinamizmini çağdaş yaşam alanlarıyla buluşturacak. Gastronomi yaklaşımıyla da öne çıkacak Rest by Dedeman Ünye, dünya mutfağından seçkin lezzetlerin yanı sıra Karadeniz mutfağının karakteristik tatlarını da misafirleriyle buluşturacak. Özellikle Ünye'nin yerel lezzetleri ve Karadeniz pidesi, otelin gastronomi deneyiminin öne çıkan unsurları arasında yer alacak. Şehir merkezine yakınlığı sayesinde kurumsal misafirler için güçlü bir konaklama alternatifi sunacak olan otel; denize sıfır konumu, açık havuzu, modern sosyal alanları ve Ordu'nun yaylaları ile doğal güzelliklerine kolay ulaşım avantajıyla dinlenme odaklı seyahatlerde de fark yaratacak. Rest by Dedeman Ünye, Bölgenin Ruhunu Modern Konforla Buluşturuyor Dedeman Hospitality’nin dinamik yaşam tarzını odağına alan şehir otelciliği markalarından Rest by Dedeman, çağdaş tasarım, fonksiyonel konfor ve erişilebilir hizmet anlayışını bir araya getirerek yeni nesil seyahat beklentilerine cevap veriyor. Her destinasyonun kendine özgü kimliğinden ilham alan marka, bulunduğu bölgenin yaşam kültürünü, sosyal dokusunu ve yerel deneyimlerini konaklama anlayışının ayrılmaz bir parçası olarak misafirleriyle buluşturuyor. Bu yaklaşımın Karadeniz’deki yansımalarından Rest by Dedeman Ünye ise modern mimarisi, zengin gastronomi deneyimi ve bölgenin doğal atmosferiyle uyumlu yaşam alanlarıyla, yalnızca bir otel değil; Ünye’nin gelişen turizm vizyonuna katkı sunacak yeni bir yaşam ve buluşma merkezi olarak konumlanıyor. İmza töreninde değerlendirmelerde bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, Türkiye turizminin uzun vadeli gelişimine katkı sağlayan yatırımların önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Dedeman Hospitality olarak, altmış yılı aşkın deneyimimizden aldığımız güçle büyüme yolculuğumuzu stratejik yatırımlar ve güçlü iş ortaklıklarıyla sürdürüyoruz. Her yeni yatırımımızı yalnızca portföyümüzü genişleten bir adım olarak değil, bulunduğu destinasyonun turizm potansiyelini destekleyen uzun vadeli bir değer olarak görüyoruz. Karadeniz, sahip olduğu doğal ve kültürel zenginlikleri, gelişen ulaşım ağı ve artan turizm hareketliliğiyle önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Ünye’nin bu dönüşümde üstleneceği role inanıyor; Rest by Dedeman Ünye ile bölgenin konaklama altyapısına nitelikli bir katkı sunarken, yerel ekonomiyi ve istihdamı destekleyecek kalıcı bir değer oluşturmayı hedefliyoruz. Özyangıncı Yapı Malzemeleri İnşaat Tesisat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, Ünye’nin turizm geleceğine önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyoruz.” Özyangıncı Yapı Malzemeleri İnşaat Tesisat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Yangıncı ise şunları söyledi: "Özyangıncı Yapı Malzemeleri İnşaat Tesisat Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak hedefimiz, Ünye'nin sahip olduğu turizm potansiyeline yakışan, modern, güvenilir ve kaliteli hizmet anlayışına sahip bir konaklama yatırımını hayata geçirmekti. Dedeman Hospitality gibi Türkiye'nin en köklü otelcilik markalarından biriyle aynı vizyonu paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Rest by Dedeman Ünye'nin yalnızca konaklama alanında değil; bölge ekonomisine, istihdama ve Karadeniz turizmine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Açılış öncesinde tüm teknik, operasyonel ve yasal hazırlıklarımızı titizlikle sürdürüyor, misafirlerimizi Dedeman standartlarında ağırlamak için çalışmalarımıza devam ediyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir İle Erbaa Arasındaki Dostluk Köprüsü Büyüyecek Haber

İzmir İle Erbaa Arasındaki Dostluk Köprüsü Büyüyecek

Çocukluk yıllarından izler taşıyan Erbaa’ya yeniden gelmenin kendisini duygulandırdığını belirten Tugay, festivalin kentler arasındaki dostluğu güçlendirdiğini vurgulayarak, “Bu köprü gelişsin, büyüsün” mesajını verdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Tokat Erbaa Belediyesi tarafından bu yıl 23'üncüsü düzenlenen Uluslararası Geleneksel ve Kültürel Erbaa Yaprak Festivali'ne katıldı. Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl'ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen festival, gastronomi, kültür ve sanat etkinlikleriyle binlerce ziyaretçiyi Tokat'ın Erbaa ilçesinde buluşturdu. Belediye Havuzu önünden kortej eşliğinde başlayan yürüyüş, Erbaa Hükümet Konağı önündeki festival alanında sona erdi. Tokatlıların davetini geri çevirmedi Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, etkinlik öncesi Tarihi Taş ve Deveciler hanlarını ziyaret etti. Sulu Sokak'ta esnaf ve yurttaşlarla sohbet etti. Festival alanındaki törende konuşan Başkan Tugay, Anadolu'nun kültürel mirasının yaşatılmasına katkı sunan bu tür organizasyonların kentler arasındaki dostluk ve dayanışmayı güçlendirdiğini vurguladı. Festivale katılma nedenini de açıklayan Başkan Tugay, şunları söyledi: “İzmir'de 80 bin Tokatlı yaşıyor. Anladığım kadarıyla bunların yarısı Erbaalı. Bana, ‘Türkiye'nin pek çok yerine gittiniz, birçok kentte bulundunuz ama Erbaa'ya gelmediniz. Hazır böyle bir festival de varken lütfen gelin, bizler de size eşlik edelim’ dediler. Bugün İzmir'den gelen Erbaalı hemşehrilerimizle birlikte aranızdayım. Burada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum.” “Beni çok duygulandırdı” Erbaa'da bulunmasının bir başka önemli nedenini de paylaşan Başkan Tugay, Fransızca öğretmeni olan babasının 1971 yılında Erbaa Lisesi'ne atandığını ve bir süre burada görev yaptığını anlattı. O dönemde 4 yaşında olduğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Ömrümün kısa da olsa bir bölümü Erbaa'da geçti. Aradan geçen bunca yılın ardından Erbaa'nın havasını yeniden solumak ve hatırlayabildiğim kadarıyla çocukluk anılarımı yeniden canlandırmak beni gerçekten çok duygulandırdı. Kendimi Erbaa'nın hemşehrilerinden biri sayıyorum” dedi. “Aramızda kurulan bu köprü büyüsün” Kendisini Tokat'a davet edenlere teşekkür eden Başkan Tugay, şunları söyledi: “Sizlere İzmir'den, İzmir'in güzel insanlarından içten sevgi ve selam getirdim. Aynı zamanda hemşehriniz, Erbaalı ve üç dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Aziz Kocaoğlu'nun da sevgi ve selamlarını ilettim. Burada geçirdiğim her an, öğrendiğim her şey Erbaa'ya duyduğum sevgi ve saygıyı daha da artırdı. Bu nedenle, Türkiye'nin iki farklı ucunda yaşıyor olsak da Allah nasip ederse önümüzdeki yıl düzenlenecek festivalde daha fazla İzmirliyle birlikte yeniden burada olmayı yürekten diliyorum. Festival iyiliklere, güzelliklere ve dostluklara vesile olsun. Aramızda kurulan bu köprü de gelişsin, büyüsün.” “Amacımız yalnızca bir festival düzenlemek değil” Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl ise festivale katılmak için Türkiye'nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen konukları kentte ağırlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Karagöl, “23’üncüsünü düzenlediğimiz Uluslararası Erbaa Yaprak Festivali, sadece bir etkinlik değil; toprağın emeğe, emeğin değere, değerin ise bir marka şehre dönüştüğü büyük bir başarı hikayesidir. Aylar süren yoğun hazırlıkların ardından bugün burada bir araya geldik. Çünkü amacımız yalnızca bir festival düzenlemek değil; Erbaa’nın üretimini, kültürünü, gastronomisini ve misafirperverliğini ülkemizin sınırlarının ötesine taşıma gayretidir” dedi. “Yaprak bir şehir kimliğinin, emeğinin ve başarısının simgesidir” İlçenin bereketli topraklarında yetişen Erbaa Narince Bağ Yaprağı sayesinde bugün yaprak üretiminde Türkiye'nin en önemli merkezlerinden biri olmayı başardıklarının altını çizen Karagöl, “Erbaa Yaprağı artık sadece sofraların değil, bir şehir kimliğinin, emeğinin ve başarısının simgesidir. Bizim için yaprak yalnızca bir tarım ürünü değil. Yaprak; sabahın ilk ışığında bağa giden üreticimizin alın teri, evine katkı sağlayan annelerimizin emeğidir. Yaprak; nesilden nesile aktarılan kıymetli miraslardan biridir. Narince Bağ Yaprağı Erbaa'nın dünyaya açılan kapısıdır. Erbaa; tarımıyla, sanayisiyle, eğitimiyle, gençliğiyle geleceğe emin adımlarla yürüyen bir vizyonun adıdır” diye konuştu. Konuşmaların ardından 10 farklı ülkeden gelen halk dansları topluluklarının gösterileri, izleyicilerden büyük beğeni topladı. 100 bin 60 baklalı dev yaprak dolma pişirildi Festivalde Erbaa’nın coğrafi işaretli Narince bağ yaprağından hazırlanan 100 bin 60 baklalı dev yaprak dolma pişirildi. Büyük ilgi gören etkinlikte dev kazanın başına geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile protokol üyeleri, o muhteşem anın heyecanını hep birlikte yaşadı.17-26 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen festival kapsamında kurulan stantlarda Erbaa'nın yöresel ürünleri, el emeği göz nuru çalışmalar ve yöresel lezzetler ziyaretçilerle buluştu. Festivalin ana etkinlikleri ise 24 Temmuz'da başladı. Bu kapsamda Erbaa'nın zengin mutfak kültürü, Türkiye'nin önde gelen şeflerinin katılımıyla düzenlenen gastronomi etkinlikleriyle tanıtıldı. Festivalde Ayvaz Akbacak, Eyüp Kemal Sevinç, Elif Korkmazel, Rafet İnce, Esra Tokelli, Hatice Nur Ege, Eren Kaşıkçı ve Şükran Kaymak; gastronomi gösterileri ve özel sunumlarıyla ziyaretçilere unutulmaz deneyimler yaşattı. Sosyal medyada geniş kitlelere ulaşan dijital içerik üreticileri de festival kapsamında vatandaşlarla bir araya geldi. Lezzetormanda Murat Pala, Tokatadair Süleyman Üzümcü, Antalya Gurmesi Murat Atay, Gezginçoban Mehmet Çoban, Biryemekiste Suat Durmuş, Ayhan Mortepe, Gezginparpali Şennur Enginler ve Favori Mekanlar Esra Tapar, festival boyunca Erbaa'nın kültürel ve gastronomik değerlerini takipçileriyle paylaştı. Gündüz saatlerinde gastronomi etkinlikleriyle renklenen festival, akşam konserleriyle de büyük coşkuya sahne oldu. DJ Erdem Kınay ve Kıraç'ın sahne aldığı etkinliklerde katılımcılar müzik dolu anlar yaşadı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı Haber

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı

Matlı Şirketler Grubu, üretim ve marka yönetimindeki deneyimini hizmet alanına taşıyan yeni yatırımını tamamlayarak Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde hayata geçirdiği Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni hizmete açtı. İzmir–İstanbul Otoyolu’nun her iki yönünde konumlanan tesis; Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u aynı yapı içinde tüketiciyle buluştururken istihdam ve bölge ekonomisine de katkı sağlayacak. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, grubun üretim kapasitesini doğrudan tüketiciyle buluştururken Yörsan’ın yatırım ve hizmet alanlarıyla desteklenen gelişim sürecine de yeni bir halka ekliyor. Tesisle birlikte Matlı Şirketler Grubu bünyesindeki markalar, yolculuk ve gastronomi deneyiminin parçası olarak daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşacak. Tarım, gıda ve hizmet aynı yatırımda buluştu Otoyolun iki yönünde karşılıklı olarak konumlanan ve iki ayrı bloktan oluşan tesis, toplam 5 bin 500 metrekare kapalı alana sahip. Restoran, kafe, market ve şarküteri alanlarının yanı sıra akaryakıt istasyonu, elektrikli araç şarj üniteleri ve geniş otopark kapasitesi bulunan tesis, 24 saat kesintisiz hizmet verecek. Bebek bakım odaları, çocuk oyun alanı, aile tuvaletleri ve mescit gibi bölümlerle farklı ziyaretçi ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan tesis, bireysel yolculardan ailelere kadar geniş bir ziyaretçi kitlesine konforlu bir mola imkânı sunuyor. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’un aynı yatırım içerisinde yer alması, Matlı Şirketler Grubu’nun üretimden markalaşmaya ve tüketiciyle doğrudan temasa uzanan yönetim yaklaşımını yansıtıyor. Tesisin gastronomi konsepti ve menü yapılanması ise Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlandı. Yörsan’ın gelişim sürecine yeni yatırım Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Yörsan’ın yalnızca mevcut ürün ve pazarlarını koruyan değil, yeni yatırım alanlarıyla gelişimini sürdüren bir marka olarak konumunu destekliyor. Yörsan’ın köklü marka birikimi; Matlı Şirketler Grubu’nun üretim kapasitesi, dağıtım deneyimi ve tüketici beklentilerini izleyen hizmet yaklaşımıyla bir araya getiriliyor. Böylece Yörsan, geleneksel ürün gücünü farklı tüketim alanlarına taşıyarak tüketiciyle temas noktalarını artırıyor. Özer Matlı: “Bir yatırımın gerçek değeri oluşturduğu ekonomik etkiyle ölçülür” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin grubun yatırım anlayışını somut biçimde yansıttığını belirtti. Özer Matlı, yatırıma ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bir yatırımın gerçek değeri yalnızca fiziksel büyüklüğüyle değil; oluşturduğu istihdam, geliştirdiği markalar, genişlettiği tedarik ağı ve bulunduğu bölgeye kazandırdığı ekonomik hareketlilikle ölçülür. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni de bu anlayışla tamamlayarak hizmete açtık.” “Matlı Şirketler Grubu olarak tarım, gıda, üretim, marka yönetimi, perakende ve hizmet alanlarındaki birikimimizi aynı yatırım içerisinde buluşturduk. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u doğrudan tüketiciyle temas eden bir yapıya taşıdık. Böylece ürettiğimiz değeri yalnızca ürünlerimizle değil, sunduğumuz hizmet ve deneyimle de tüketicilerimize ulaştırıyoruz.” “Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlanan gastronomi konsepti, grubumuzun üretim birikimini nitelikli bir hizmet deneyimiyle buluşturdu. Bu çalışma sayesinde markalarımızın sahip olduğu kalite yaklaşımını, yolculuk sırasında tüketicinin doğrudan deneyimleyebileceği bir yapıya dönüştürdük.” “Yörsan’ı yalnızca sahip olduğumuz köklü bir marka olarak görmüyoruz. Yörsan’ın üretim, dağıtım, perakende ve hizmet alanlarında yeni yatırımlarla gelişmesini sağlıyoruz. Saruhanlı yatırımımız da markamızın tüketiciyle daha fazla noktada buluşmasını sağlayan bu sürecin önemli adımlarından biridir.” “Faaliyet gösterdiğimiz her bölgede yalnızca yatırım yapan değil; o bölgenin üretimine, istihdamına ve ticaretine değer katan bir yapı kurmayı önemsiyoruz. Saruhanlı’da tamamladığımız bu yatırımın Manisa ekonomisine, yerel tedarikçilere ve çevredeki hizmet sektörlerine kalıcı katkı sağlamasını amaçlıyoruz.” Bölgesel ekonomiye yeni hareket alanı Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin doğrudan oluşturacağı istihdamın yanı sıra yerel tedarik, lojistik, bakım ve hizmet faaliyetleri üzerinden Saruhanlı ve Manisa ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. İzmir ile İstanbul arasındaki yoğun yolcu hareketliliğini bölgesel ekonomik değere dönüştürecek tesis, Matlı Şirketler Grubu’nun markalarını yeni tüketici temas noktalarına taşırken, çevredeki ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesine de katkıda bulunacak. Tesis bünyesinde yer alan TotalEnergies akaryakıt istasyonu ve elektrikli araç şarj altyapısı da yolcuların enerji ve mobilite ihtiyaçlarına aynı noktadan cevap verecek. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Matlı Şirketler Grubu’nun üretim gücünü markalaşma, hizmet, istihdam ve bölgesel ekonomik değerle birleştiren yatırım anlayışının yeni bir örneği olarak faaliyet gösterecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.