Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gastronomi

Kapsül Haber Ajansı - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri Büyükşehir, Paris’ten Erciyes’e Tanıtım Köprüsü Kurdu Haber

Kayseri Büyükşehir, Paris’ten Erciyes’e Tanıtım Köprüsü Kurdu

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim kent Kayseri’nin değerlerine sahip çıkan Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın vizyoner yönetimiyle kültür, turizm ve tanıtım alanındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen uluslararası tanıtım programlarıyla Kayseri’nin doğal, kültürel ve gastronomik zenginlikleri dünya kamuoyuna tanıtılmaya devam ediyor. Erciyes, Uluslararası Misafirlerini Büyüledi Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri Fatma Özsoy öncülüğünde Kayseri’ye gelen heyette; gazeteciler Gegout Salome Algıabonı, Talık Lolaw Ladıslawalucıe ile sosyal medyada geniş kitlelere hitap eden influencerlar Hoet Indıana, Rıchter Epgryffon Jenny Stephanı Emyrıamfrıda, Raffestın Solene, Mussler Chloe Emarıne Cyrıl, Jalou Valentıne Laurence Florence ve Ifı Lısacecılec yer aldı. Heyet, “Dünyanın En İyi Kayak Merkezleri” listesinde yer alan Erciyes Kayak Merkezi’nde kayak yaparak bol bol fotoğraf ve video çekimleri gerçekleştirdi. 112 kilometrelik 41 kayak pisti ve 19 mekanik tesisiyle Türkiye’nin en donanımlı kayak merkezlerinden biri olan Erciyes, katılımcılardan tam not aldı. Uluslararası misafirler, Erciyes’in hem sportif altyapısından hem de doğal güzelliklerinden duydukları hayranlığı dile getirdi. Kayseri Mutfağının Yıldızı: Yağlama Program kapsamında kentin gastronomi değerlerine de özel önem verildi. Parisli gazeteci ve influencerlar, Kayseri mutfağının gelişimi ve tanıtımı amacıyla Kayseri Mutfak Sanatları Merkezi’nde düzenlenen Kayseri Yağlaması workshopuna katıldı. Parisli Misafirler, Yağlamaya Hayran Kaldı Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi içerisinde yer alan ve kentin gastronomi vizyonunun simgelerinden biri haline gelen Mutfak Sanatları Merkezi’nde, Kayseri Mutfak Akademisi’nde önlüklerini giyen Fransız misafirler, usta şefler eşliğinde yağlama yaptı. İncecik açılan hamuru, kıvamında kıymalı harcı ve kat kat lezzetiyle Kayseri yağlaması, katılımcılardan büyük beğeni topladı. Misafirler, bu özgün lezzetin Kayseri’nin gastronomi kimliğini yansıtan önemli bir değer olduğunu vurguladı. Başkan Büyükkılıç, Uluslararası Heyetle Bir Araya Geldi Öte yandan, Ev Sahibi Türkiye – Yüzyılın Konut Projesi 500 Bin Sosyal Konut Kampanyası Kayseri İli Kura Çekiliş Töreni için kente gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp ile Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Mutfak Sanatları Merkezi’nde Paris Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşavirliği heyetiyle bir araya geldi. Sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmada, Kayseri’nin tarihi, kültürel ve turistik değerleri üzerine sohbet edildi. Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, şehirlerin tarihini, kültürünü ve mutfağını tanıtmanın önemine dikkat çekerek, Kayseri’nin bu alandaki çalışmalarından dolayı Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’a teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hilton, İstanbul’daki İlk Canopy by Hilton Otelini Taksim 360 Projesi’nde Açtı! Haber

Hilton, İstanbul’daki İlk Canopy by Hilton Otelini Taksim 360 Projesi’nde Açtı!

Canopy by Hilton markasının Türkiye’deki adresi olan Canopy by Hilton Istanbul Taksim, Beyoğlu semtine Hilton’un “lifestyle” segmentini yansıtan yepyeni bir otel kazandırıyor. Tarlabaşı’nın yenilenen sokaklarında konumlanan otel, bölgenin çok katmanlı tarihinden ve sanatsal kimliğinden ilham alarak, misafirlerine sadece bir konaklama değil, mahalle ile bağ kurabilecekleri çağdaş bir yaşam deneyimi sunuyor. Otelin resmi açılışı, Hilton Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkanı Simon Vincent, Hilton Kıta Avrupası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly ile Canopy by Hilton Istanbul Taksim Genel Müdürü Can Özmeriç’in yanı sıra Hilton’un üst düzey yöneticileri ve ekip üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen kurdele kesme töreniyle yapıldı. Açılış töreninde konuşan Canopy by Hilton Istanbul Taksim Genel Müdürü Can Özmeriç; “Bugün, Canopy by Hilton Istanbul Taksim’in kapılarını açmaktan ve ilk misafirlerimizi şehrimizin en canlı semtinde ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu otel yalnızca Tarlabaşı’nın dönüşümünü ve Taksim360 projesinin enerjisini temsil etmekle kalmıyor, aynı zamanda Hilton’un imza niteliğindeki sıcaklığını ve misafirperverliğini İstanbul’un en tarihi semtlerinden birine taşımaya duyduğumuz tutkuyu da yansıtıyor. Misafirlerimizi bu yeni yolculuğumuzda ağırlamaktan heyecan duyuyoruz ve onları şehrin hikâyesinin bir parçası olmaya davet ediyoruz.” dedi. Hilton Kıta Avrupası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly ise heyecanını şu sözlerle paylaştı: “Canopy by Hilton Istanbul Taksim’in açılışı, lifestyle segmentteki markamız ile Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Bu otel, kalite, tasarım, yerel dokuyu harmanlayan bir konaklama deneyimi arayışında olan ve sayıları da giderek artan seyahat severler için hizmet verecek. İstanbul’un kalbinde eşsiz bir konumda yer alan Canopy by Hilton Istanbul Taksim’in, Türkiye’deki lifestyle portföyümüze harika katkılar sunacağına inanıyorum.” Şehrin hikayesini odalara taşıyan bir iç tasarım Altı kata yayılan otelde, 15’i süit olmak üzere toplam 110 oda bulunuyor. Her bir oda, İstanbul’un çok katmanlı kimliğini Art Deco dokunuşlarla harmanlıyor. Terrazzo detaylar, özel tasarım mobilyalar ve yerel kumaşlar; modern şıklıkla birleşen otantik bir atmosfer yaratıyor. Otel bünyesinde ayrıca avluya açılan restoran ve bar konseptleri, özel toplantı odaları, 24 saat açık fitness merkezi ile masaj odaları, sauna, buhar odası ve dinlenme alanı bulunan butik bir wellness merkezi de misafirlerin hizmetine sunuluyor. Bölgenin ruhunu sofralara taşıyan iki imza restoran: Karas ve Loya Canopy by Hilton Istanbul Taksim, bulunduğu semtin tarihinden ilham alan iki imza restoranı aracılığıyla yerel kültür ile gastronomiyi özgün bir deneyimde buluşturuyor. Tarihi bir avluya açılan Loya, gün boyu hizmet veren bir brasserie olarak tasarlandı. Türk ve dünya mutfaklarından ilham alan menüsüyle Beyoğlu’nun çok kültürlü mutfak mirasını çağdaş dokunuşlarla yeniden yorumlayan Loya; iç mekânı ve avlusuyla misafirlerini kahvaltıdan akşam kokteyllerine kadar günün her saatinde ağırlayarak sıcak ve sosyal bir buluşma noktası sunuyor. Otelin ikinci imza mekânı Karas ise adını Ermenicede “pişmiş toprak kap” anlamına gelen “karas” kelimesinden alıyor. 1830 yılında Mıhitaryan Ermeni Okulu olarak inşa edilen tarihi bir binada konumlanan şarap barı, geçmişte sarnıç olarak kullanılan alanı şarap mahzeni olarak değerlendiren özgün yapısıyla öne çıkıyor. Karas, Anadolu toprağının kokusunu ve yüzyıllara dayanan bağcılık geleneklerini yansıtan, yerel üreticilerden özenle seçilmiş şarap koleksiyonunu şefin imza lezzetleriyle birlikte kendine özgü atmosferinde sunuyor. Sanatla nefes alan bir otel Canopy by Hilton Istanbul Taksim, yalnızca tasarımıyla değil, aynı zamanda özel oluşturulmuş sanat eseri seçkisiyle de öne çıkıyor. Otelin tüm alanlarına yayılan sanat eserleri, otelin mimari konseptiyle uyumlu olarak ALAN Project sanat ekibi tarafından tasarlandı. ALAN Project bünyesinde farklı disiplinlerden sanatçıların imzasını taşıyan eserler, İstanbul’un çok kültürlü karakterine göndermede bulunurken Canopy by Hilton markasının sıcak, çağdaş ve davetkâr kimliğini de yansıtıyor. Her bir eser otel içinde kendi mikro anlatısını oluştururken, bir araya geldiklerinde Beyoğlu’nun dönüşen yüzünü yansıtan bütüncül bir sanatsal ağı ortaya koyuyor. Yeniden doğan bir semtin hikâyesi: Tarlabaşı’ndan Taksim 360’a Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında kültürel bir merkez olan Tarlabaşı, tarihi taş konaklar ve tarihi sokakların modern İstanbul yaşamıyla buluştuğu Taksim 360 projesiyle yeniden canlanıyor. Şehrin en ikonik noktalarına sadece birkaç adım mesafede yer alan semt, İstiklal Caddesi’ne 200 metre, Taksim Meydanı’na ise 300 metre uzaklıkta bulunuyor; Pera Müzesi ve Galata Kulesi ise kısa bir yürüyüş mesafesinde. Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Yerebatan Sarnıcı ve Kapalıçarşı’nın bulunduğu Tarihi Yarımada 5 km içinde kolayca ulaşılabilirken, Eminönü ve Mısır Çarşısı ise güneye doğru sadece 3,5 km mesafede yer alıyor. Şehrin geneline ulaşımda kolay ve mükemmel bağlantılar sunan otel, Taksim Metro İstasyonu’na ve İstanbul Havalimanı (37 km) ile Sabiha Gökçen Havalimanı’na (55 km) direkt ulaşım sağlayan havaalanı servislerine 5 dakikalık bir yürüme mesafesinde. Canopy by Hilton, misafirlerine yerelden ilham alan, sıcak ve butik bir konaklama deneyimi vadediyor. Kent gezginleri, keşif tutkunları, kültür sanat meraklıları ve gastronomi severler için tasarlanan Canopy by Hilton Istanbul Taksim, misafirlerini semtle buluşturan yeni nesil bir misafirperverlik anlayışını benimsiyor. Canopy by Hilton Istanbul Taksim, Hilton’un dünya çapındaki 25 markasını kapsayan, ödüllü misafir sadakat programı Hilton Honors’ın bir üyesidir. Doğrudan rezervasyon yapan üyeler, neredeyse tüm puan ve nakit kombinasyonlarını seçmelerine olanak tanıyan esnek ödeme sistemi, özel üye indirimi, ücretsiz standart Wi-Fi ve Hilton Honors mobil uygulaması gibi avantajlardan anında yararlanabilir. Daha fazla ayrıcalık ve indirim için rezervasyonlar Hilton.com, Hilton Honors uygulaması veya diğer resmi Hilton kanalları üzerinden yapılabilir. Hilton Honors üyeleri puanlarını Points Explorer aracıyla da kullanabilir.

Çorum Şekerlemesi Coğrafi İşaretle Koruma Altına Alındı Haber

Çorum Şekerlemesi Coğrafi İşaretle Koruma Altına Alındı

. Tescille birlikte Çorum Şekerlemesi, şehrin gastronomik değerleri arasında resmî koruma altına alınan ürünler arasına girdi. Çorum Belediyesi tarafından yürütülen coğrafi işaret çalışmaları kapsamında, Çorum Baklavası’nın ardından Çorum Şekerlemesi de Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Böylece Çorum’un coğrafi işaretli ürün sayısı 29 oldu. Çorum Şekerlemesi, Çorum Merkez ilçesinde uzun yıllardır sürdürülen geleneksel nişan adetlerinin önemli bir unsuru olarak biliniyor. Nişan merasimleri kapsamında erkek evi tarafından gönderilen baklava tepsisine karşılık olarak, gelin kızın arkadaşları ve akrabaları tarafından tören havası içerisinde hazırlanan Çorum Şekerlemesi, özenle süslenerek damat evine gönderiliyor. Bu yönüyle ürün, yalnızca bir lezzet değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir ritüelin simgesi olma özelliği taşıyor. Tescil edilen Çorum Şekerlemesi, nişan geleneklerindeki törensel işlevinin yanı sıra, Çorum yöresinde günlük tüketimde de yaygın olarak tercih edilen, kuşaktan kuşağa aktarılan bir lezzet olarak öne çıkıyor. Kültürel sürekliliği olan bu geleneksel ürün, coğrafi işaret tesciliyle birlikte hem korunacak hem de gelecek nesillere özgün kimliğiyle aktarılacak. GASTRONOMİDE ÇORUM’UN MARKA DEĞERİ GÜÇLENİYOR Çorum’un gastronomi alanında her geçen gün daha güçlü bir konuma geldiğini ifade eden Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “Çorum, sadece leblebisiyle değil, mutfak kültürüyle de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Coğrafi işaret çalışmalarımızla hem üreticimizi destekliyor hem de şehrimizin gastronomi kimliğini daha görünür hale getiriyoruz. Çorum Şekerlemesi’nin tescili bu vizyonun önemli bir parçasıdır.” dedi.

"Dünyanın En İyi Turizm Köyleri 2025” Listesinde Türkiye’den 4 Köy  Haber

"Dünyanın En İyi Turizm Köyleri 2025” Listesinde Türkiye’den 4 Köy 

Türkiye’nin lider seyahat platformu ENUYGUN.com, listeye giren Muğla Akyaka, İzmir Barbaros, Mardin Anıtlı ve Antalya Üçağız köyleri ile Likya Yolu’na dair seyahat ipuçlarını paylaştı. Kültürel mirasın korunması, sürdürülebilirlik ve yerel kalkınmaya katkı gibi kriterlerle hazırlanan UNWTO “En İyi Turizm Köyleri 2025” listesine bu yıl Türkiye’den dört köy girdi. Muğla Akyaka, İzmir Barbaros, Mardin Anıtlı ve Antalya Üçağız köyleri doğal güzellikleri, geleneksel mimarisi, gastronomi ve sürdürülebilir turizm uygulamalarıyla “Dünyanın En İyi Turizm Köyü” unvanını kazandı. Listeye giren köyler, geleneksel mimarileri, doğal dokuları, yerel gastronomileri ve sürdürülebilir turizm uygulamalarıyla uluslararası arenada “En İyi Turizm Köyü” oldu. Harika manzaralara şahit olabileceğiniz Likya Yolu da Time Out Dergisi tarafından "Dünyanın En Güzel Yürüyüş Rotası" seçildi. Türkiye’nin lider seyahat platformu ENUYGUN.com, dünyanın en iyi turizm köyleri arasında yer alan köyler ile dünyanın en güzel yürüyüş rotası seçilen Likya Yolu’nun doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini paylaştı. Muğla Akyaka: Doğayla İç İçe Eşsiz Köy Dokusu Doğayla barışık köy dokusunun korunduğu, geleneksel çevre dostu mimarisiyle “En İyi Turizm Köyleri” listesine giren Akyaka’da, “Gökova Aşıklar Yolu”nda yürüyüş yapabilir, Azmak Nehri’nde sandalla ya da kanoyla nehirde gezinti yapabilir, nehir kıyısındaki restoranlarda yöresel balık ve mezeleri deneyebilirsiniz. Teknelerle ulaşılabilen, başta Akbük Koyu olmak üzere el değmemiş koylarda denize girip güneşin tadını çıkarabilirsiniz. Tarih ve doğanın birleştiği bir Azmak Kaya Mezarları’nda oyulmuş eski mezarları görebilirsiniz. Gökova Körfezi’nin, Akyaka ve çevresinin panoramik manzarasını sunan Sakartepe Seyir Tepesi’nde de fotoğraf çekebilirsiniz. İzmir Barbaros Köyü: Sanat ve Doğanın Buluşma Noktası Sanat, doğal ve yerel yaşamın birlikte harmanlandığı Barbaros Köyü’nde zeytinlikler arasında yürüyüş yapabilir, sokaklara yerleştirilmiş, köyün karakteristiği haline gelmiş “oyuk” (korkuluk) figürlerini keşfedebilirsiniz. Taş evlerin, renkli sokakların ve köyün sanatla birleşmiş dokusunda fotoğraf çekerek eşsiz kareler yakalayabilirsiniz. Yerel üretim zeytinyağı tadımı, köy kahvaltısı ve doğal ürünleri deneme şansı bulabilirsiniz. Gün batımında köy kahvesinde mola verip, halkla sohbet edebilirsiniz. Zeytinlikler ya da bağ evleri arasında kamp ya da kır temalı otel seçenekleriyle doğayla iç içe bir tatil yapabilirsiniz. Mardin Anıtlı Köyü: Tarih ve İnançla İç İçe Köyde, Mor Sobo Katedrali ve Meryem Ana Kilisesi’ni ziyaret ederek Tur Abdin’in inanç tarihine dokunabilirsiniz. Tarihi kiliseler, taş evler ve panoramik manzaralar eşliğinde fotoğraf çekerek harika kareler yakalayabilirsiniz. Anıtlı/Hah harabeleri arasında gezerek, 4. ve 5. yüzyıldan kalma yapıların kalıntılarını inceleyebilirsiniz. Köy çevresindeki bağlar, bahçeler ve yüksek tepecikler de yürüyüş için ideal. Bölge, zeytinlik ve verimli tarım arazileriyle çevrili olduğu için manzarası da oldukça etkileyici. Yerli halk tarafından yürütülen turistik projelere katılabilir, köyün kalkınmasına doğrudan katkı verecek yerel satış noktalarından el işi ürünler veya yerel gıda ürünleri alabilirsiniz. Antalya Kale Üçağız Köyü: Tarih, Deniz ve Lezzet Bir Arada Kale Üçağız Köyü, mimarisi, zengin tarihi ve manzarasıyla adeta bir masal diyarı. Zeytin ağaçları ve taş evlerle çevrili dar patika yolları, antik kalıntılarıyla ziyaretçilerine hem dinginlik hem gizem yaşatan bir belde. Zamanın yavaş aktığı, sürdürülebilir turizmin somut örneklerinin yaşandığı Üçağız Köyü’nde gün doğumunda limanda kuş cıvıltılarını dinleyebilir, gün batımında da eşsiz manzarayı izleyebilirsiniz. Üçağız limanından kalkan teknelerle Kekova bölgesine düzenlenen turlara katılabilir, su altı kalıntılarını gözlemleyebilir ve masmavi denizin keyfini çıkarabilirsiniz. Üçağız’dan kısa bir yürüyüşle Teimiussa Nekropolisi’ne ulaşılabilir, Likya dönemine ait kaya lahitler ve mezar kalıntıları da keşfedilebilirsiniz. Simena Antik Kenti’ni ziyaret ederek taş lahitleri, kaya mezarlarını, antik tiyatroyu ve Orta Çağ kalesini gezebilirsiniz. Kalede, Kekova Adası ve civar koyların nefes kesen manzaralarına karşı fotoğraf çekebilirsiniz. Yerel restoranlarda deniz mahsulleri, yöresel zeytinyağı ve Akdeniz lezzetlerini deneyebilirsiniz. Likya Yolu: Tarih, Doğa ve Denizle İç İçe Bir Keşif Rotası UNESCO tarafından korumaya alınan birçok arkeolojik alanın içinden geçen Likya Yolu, Fethiye’den başlayarak Antalya’ya uzanan yaklaşık 540 kilometrelik dünyaca ünlü bir keşif hattı. Rota boyunca kayalara oyulmuş Likya mezarlarını, antik kentleri, denize sıfır patikaları, dağ geçitlerini, köy yaşamını ve tarihin binlerce yıl önce bıraktığı izleri iç içe deneyimleyebilirsiniz. Likya Yolu’nun en etkileyici etaplarından biri de “En İyi Turizm Köyleri 2025” listesine giren Kale Üçağız bölgesi. Üçağız, Simena ve Kekova hattı, antik dünyanın batık şehir kalıntılarını, masmavi koylarını ve taş evlerin süslediği tarihi köy dokusunu keşfetmek isteyenler için benzersiz bir durak. Burada yürüyüşe kısa bir mola verip, teknelerle Kekova’ya açılarak su altı kalıntılarını görebilir, Simena Kalesi’ne çıkarak tüm Likya kıyılarını kuşbakışı izleyebilirsiniz.

Japon Şefler Türk Yemeklerini Öğrenerek Mezun Olacak Haber

Japon Şefler Türk Yemeklerini Öğrenerek Mezun Olacak

Türkiye’nin Michelin yıldızlı restoranı TERUAR’ın kurucusu ve şefi Osman Serdaroğlu, Otsuma Women’s Üniversitesi’nde öğrenciler ve akademisyenlere 3 seansta Türk mutfağını anlattı. Türk mutfağının lezzetlerinden menüler hazırladı, Japon öğrencilerin ve akademisyenler Türk menülerine hayran kaldı. Şef Osman Serdaroğlu, Türk orkinosu, zeytinyağı, kuru meyve, baharat, bulgur, nar ekşisi gibi öne çıkan ürünlerimizin kullanıldığı menüleri öğrencilere sundu. Ayrıca bakır cezve ve çaydanlıkla hazırlanan Türk çayı ve Türk kahvesi seremonisi de programa ayrı bir zenginlik kattı. Türk mutfağının önümüzdeki süreçte Otsuma Women’s Üniversitesi ders programına girmesi için Ege İhracatçı Birlikleri ve Üniversite Yönetimi arasındaki görüşmeler olumlu bir zeminde ilerliyor. Uçak: “Japonya’ya gıda ihracatında hedefimiz 1 milyar dolar” Türk gıda ihracatçıları olarak Japonya’ya son 5 yılda ihracatlarını yüzde 75’lik artışla 209 milyon dolardan 367 milyon dolara çıkardıklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Otsuma Women’s Üniversitesi’yle yapılan iş birliği sayesinde Türkiye’nin Japonya’ya gıda ihracatının yeni bir atılım göstermesini beklediklerini belirtti. “Türkiye dünyanın gıda ambarı” diyen Uçak, “Japonya’ya meyve sebzeler ve meyve sebze mamullerinden su ürünlerine, kuru meyvelerden hububat bakliyat yağlı tohumlara, odun dışı orman ürünlerinden zeytin ve zeytinyağına geniş bir ürün gamında lezzetler sunuyoruz. Otsuma Women’s Üniversitesi’nde gastronomi okuyan şef adayları bu projeyle Türk mutfağını öğrenerek mezun olacaklar. Türk lezzetlerine profesyonel kariyerlerinde yer verecekler. Ege Bölgesi’nden Japonya’ya 2024 yılında ihracatımız yüzde 42’lik artışla 89 milyon dolardan 126 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin Japonya’ya gıda ürünleri ihracatını orta vadede 1 milyar dolara çıkaracak güzel bir iş birliğini başlattık” diye konuştu. Işık: “Turkish Tastes’te ikinci durak Japonya olacak” Japonya’nın yıllık 80 milyar dolar gıda ürünleri ithal ettiğine dikkati çeken Ege İhracatçı Birlileri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Otsuma Women’s Üniversitesi’yle iş birliğinin tohumlarının 11-14 Mart 2025 tarihleri arasında düzenlenen Foodex Fuarı’nda atıldığını kaydetti. Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 6 gıda birliğinin ABD pazarında başarıyla sürdürdüğü Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi’nde 6. Yıla girdikleri bilgisini veren Işık şöyle devam etti: “Turkish Tastes Projesi’nde başarının altında yatan etkenlerden birisi ABD’li şeflerle ve üniversitelerle yürüttüğümüz ortak projeler oldu. Japonya pazarında da yürüteceğimiz TURQUALITY Projesini sağlam zemine inşa ediyoruz. Japonya’da tek kişilik yaşam ve çalışan çiftlerdeki artış nedeniyle hazır yemeklere yöneliş var. Bu da işlenmiş ve dondurulmuş sebzelere olan talepleri artıyor. Türkiye bu noktada güçlü üreticilere sahip. Ege Bölgesi’nden Japonya’ya ihracatta 2024 yılında kuru meyve sektörümüz 42 milyon dolarlık performansla lider oldu. Hedefimiz Japonya’ya kuru meyve ihracatını orta vadede 100 milyon dolara çıkarmak.” Girit: “Foodex Fuarına 25 yıldır katılıyoruz” Uzakdoğu’nun en büyük gıda fuarı olan Japan Foodex Fuarı’nın Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu 25 yıldır Ege İhracatçı Birlikleri’nin yaptığı bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, her yıl 40’ın üzerinde gıda ihracatçısı Türk firmasının Foodex Fuarı’na katıldığını, Japon tüketicilerin beklentilerine göre üretim kültürünün Türk gıda sektöründe yerleştiğini ifade etti. Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının Japonya’ya 2024 yılında yüzde 121’lik artışla 53 milyon dolardan 118 milyon dolara çıktığını dillendiren Girit, “Japonların milli yiyeceği suşi Türkiye’den ihraç edilen orkinoslarla yapılıyor. Etkinlik süresince Türkiye’nin Michelin yıldızlı restoranı TERUAR’ın kurucusu ve şefi Osman Serdaroğlu, Türk orkinosundan menüler hazırladı. Bu iş birliğinin meyvelerini önümüzdeki yıllarda yiyeceğiz” ifadelerini kullandı. Öztürk: “Japonlar Türk makarnasına hayran” Japon tüketicilerin öncelikli talebinin kaliteli ve sağlıklı gıda olduğunun altını çizen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Japon tüketicilerin kaliteli ve sağlıklı gıdaya hak ettiği fiyatı ödediğine vurgu yaptı. Japonların Türk makarnasına yoğun ilgi gösterdiğini paylaşan Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Japonya’da 2024 yılında 72 milyon dolarlık makarna ihraç ettik. Makarna ihracatında Japonya ikinci büyük pazarımız oldu. Bitkisel yağlar, baharatlar, şekerleme ürünleriyle Japonya’ya 2024 yılında ihracatımızı yüzde 11’lik artışla 95 milyon dolardan 107 milyon dolara yükselttik. Japonya’ya gıda ihracatımızı 1 milyar dolara taşırken, 250 milyon dolarının bizim sektörümüzden olması için çaba göstereceğiz.” Uygun: “Japonya ikinci büyük ihraç pazarımız oldu” Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü olarak üretici olmayan pazarlara odaklandıklarına değinen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, Japonya’nın stratejilerinin merkezindeki ülkelerden birisi olduğunu, Japonya’da 90’lı yıllarda 5 bin ton seviyesinde olan zeytinyağı tüketiminin günümüzde 50 bin tona ulaştığını dile getirdi. ABD’de sürdürdükleri Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi sonrasında Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında ABD’nin payının yüzde 46’ya yükseldiğini söyleyen Uygun, “ABD pazarındaki benzer bir başarıyı Japonya’da tekrarlamak istiyoruz. Japonya mevcut ihracat rakamıyla bizleri umutlandırıyor. Türkiye olarak, 2024/25 sezonunu 50 bin 713 tonluk zeytinyağı ihracatıyla geride bıraktık. Bu ihracatta ABD’den sonra ikinci sırada 22 milyon 511 bin dolarla Japonya yer aldı. Amacımız Japonya’ya zeytinyağı ihracatında yüzde 10 pazar payına ulaşmak” dedi. Gürle: “Baharatlar tüm yemeklere lezzet katıyor” Japon mutfağında baharatların yoğun kullanıldığını ifade eden Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Türkiye’den baharat ürünleri ihracatında Japonya’nın 4,8 milyon dolarla ön sıralarda yer aldığını, Otsuma Women’s Üniversitesi’yle yapılan iş birliğinin Türk baharatlarının Japon mutfağındaki temsiliyetini artıracağını vurguladı. Defne ve kekikte Türkiye’nin dünya birincisi olduğunu paylaşan Gürle şöyle konuştu: “Türkiye’nin Michelin yıldızlı restoranı TERUAR’ın kurucusu ve şefi Osman Serdaroğlu etkinlik kapsamında Türk mutfağının ve baharatlarının kültürel zenginliğini, pişirme tekniklerini ve gastronomik mirası üniversitenin akademisyen ve öğrencilerine kapsamlı bir şekilde aktardı. Programa Tokyo Ticaret Başmüşavirlerimiz Mukaddes Nur Yılmaz ve Sedat Yıldız, Müşavirliğimiz Uzmanı Mehmet Ayaz katılım sağladı ve bize büyük destek verdiler. Etkinlik boyunca toplamda yaklaşık 80 öğrenci, Türk mutfağını hem teorik hem de uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Katılımcılardan “Türk mutfağının dünya mutfakları arasındaki güçlü konumunu yeniden fark ettim” ve “Türkiye’yi ziyaret ederek yemekleri yerinde tatmak istiyorum” gibi olumlu geri bildirimler aldık. Türk mutfağına yönelik ilginin belirgin şekilde arttığı gözlemledik.”

Bursa Cantığına Özel Gün Haber

Bursa Cantığına Özel Gün

Sahip olduğu 8500 yıllık tarihi birikimiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve bu sayede çok zengin bir mutfak kültürüne sahip olan Bursa, 35 coğrafi işaret tescil belgeli değeriyle de Anadolu’nun en önemli merkezleri arasında yer alıyor. Gemlik zeytini, Bursa şeftalisi ve Bursa siyah incirinin ardından son olarak Bursa kestane şekerinin de de Avrupa Birliği'nden (AB) coğrafi işaret tescili almasıyla Bursa, gastronominin parlayan yıldızı olmaya devam ediyor. BÜYÜKŞEHİR’DEN BURSA CANTIĞINA DESTEK Bursa Büyükşehir Belediyesi de Bursa'yı zengin yemek kültürü hikayeleriyle Avrupa’nın ve dünyanın önemli gastronomi rotalarından biri yapmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bursalı cantık üreticileri tarafından 22 Kasım’ın ‘Dünya Cantık Günü’ ilan etmesinin ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi de harekete geçerek destek oldu. Bursa’nın sembol mutfak ürünlerinden olan cantığın daha fazla tanınmasını amaçlayan Büyükşehir Belediyesi, Orhangazi Parkı’nda vatandaşlara ücretsiz cantık dağıttı. “CANTIĞI, TÜRKİYE’YE VE DÜNYAYA TANITMAMIZ GEREKİYOR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de etkinliğe katılarak Bursa’ya has lezzetlerden olan cantığı ve yanında ayranı, vatandaşlara ve turistlere ikram etti. İlk kez cantığın tadına bakan Uzak Doğulu turistler ise lezzetini çok beğendiklerini dile getirdi. Başkan Bozbey ile hatıra fotoğrafı da çektiren turistler, Bursa'nın huzurlu ve mistik havasına hayran kaldıklarını ifade etti. Geçtiğimiz günlerde cantık üreticilerinin kendisini ziyaret ettiğini ve 22 Kasım’ın cantık günü olarak ilan edilmesini istediklerini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu güzel düşüncelerinden dolayı ben de kendilerini tebrik ettim. Cantık, Bursa’nın tescilli ürünü. Osmanlı’dan itibaren gelen çok besleyici özelliğe sahip bir ürün ve yemektir. Cantığı, Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmamız gerekiyor. 22 Kasım Dünya Cantık Günü ile birlikte cantığı daha geniş kitlelere tanıtacağımıza inanıyorum. Yanında Bursa ayranı da tercih edilmeli. Bursalıları cantığa sahip çıkmaya ve tanıtımına destek olmaya davet ediyoruz” dedi. BURSA, ZENGİN BİR GASTRONOMİ KÜLTÜRÜNE SAHİP Bursa'nın 35 coğrafi işaret tescil belgeli değerinin bulunduğunu ve 4 tanesinin de AB tarafından coğrafi işaret tescili aldığını ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın çok zengin bir gastronomi kültürüne sahip olduğunu dile getirdi. Geleneksel hale getirilen Bursa Gastronomi Festivali’nin her geçen sene daha fazla ilgi gördüğünü anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa gastronomisini tüm Türkiye’nin ve dünyanın bilmesini ve öğrenmesini istiyoruz. Ürün çeşitliliği bakımından çok geniş bir alana hitap edebiliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.