Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gastronomi

Kapsül Haber Ajansı - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dedeman Hospitality’den Gaziantep’e Stratejik Yatırım Hamlesi Haber

Dedeman Hospitality’den Gaziantep’e Stratejik Yatırım Hamlesi

Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center, Dedeman’ın yalnızca coğrafi genişleme hedefinin değil; aynı zamanda ekonomik, ticari ve turistik potansiyeli yüksek şehirlerde doğru ölçek ve güçlü bir konumlanma stratejisi ile büyüme yaklaşımının önemli bir yansıması olarak hayata geçiriliyor. Faik Atak Anonim Şirketi yatırımı ile hayata geçirilen proje, Gaziantep’in gelişen şehir dinamikleri içerisinde markalı konaklama ve kongre altyapısına güçlü bir katkı sunmayı hedefliyor. Gaziantep: Ekonomi, Kültür ve Gastronominin Kesişim Noktası Gaziantep; güçlü sanayi altyapısı, yüksek ihracat kapasitesi ve sürekli artan ticaret hacmi ile Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. UNESCO tarafından “Gastronomi Şehri” unvanına sahip olması, zengin kültürel mirası ve uluslararası ölçekte artan bilinirliği ile şehir, yalnızca üretim gücüyle değil; aynı zamanda turizm ve deneyim odaklı seyahat açısından da güçlü bir çekim merkezi haline gelmiş durumda. Bu çok yönlü yapı, özellikle kurumsal konaklama, iş seyahatleri ve kongre turizmi açısından artan bir talep yaratırken; Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center’ı üst segment şehir otelciliği için stratejik bir yatırım olarak öne çıkarıyor. Gaziantep’e Prestij Katacak Yeni Konaklama ve Kongre Merkezi Projesi Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde konumlanan Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center; yaklaşık 75.000 m² inşaat alanı, 28 katlı mimari yapısı ve 394 oda ve 900 yatak kapasitesiyle dikkat çekiyor. Tesis bünyesinde yer alacak; yüksek kapasiteli kongre ve balo salonları, farklı ölçeklerde toplantı alanları, a la carte ve ana restoran alanları, lobi bar ve sosyal yaşam alanları, geniş kapsamlı spa ve wellness merkezi, yarı olimpik yüzme havuzları ile fitness ve rekreasyon alanları, projeyi çok yönlü bir şehir oteli ve kongre merkezi olarak konumlandırıyor. Proje tamamlandığında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise en kapsamlı 5 yıldızlı şehir otellerinden biri olarak öne çıkması hedefleniyor. Dedeman Hospitality, Gaziantep’te Misafirperverlik Standartlarını Yükseltiyor Gaziantep’te son yıllarda artan fuar, kongre ve iş seyahati trafiği; nitelikli ve yüksek kapasiteli konaklama altyapısına olan ihtiyacı daha da belirgin hale getiriyor. Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center, bu ihtiyaca Dedeman misafirperverliği ve operasyonel gücüyle yanıt vererek, şehirde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Bu yönüyle proje, Gaziantep’in mevcut ekonomik gücünü destekleyen ve şehri ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir kongre destinasyonu haline getirecek önemli bir adım olarak konumlanıyor. İnşaat süreci büyük ölçüde tamamlanan proje, Dedeman Hospitality’nin uzun vadeli büyüme stratejisinin güçlü bir parçası olarak öne çıkıyor. Gaziantep yatırımı, markanın yalnızca konaklama kapasitesini artırmaya yönelik bir adım değil; aynı zamanda yüksek potansiyel barındıran şehirlerde sürdürülebilir değer üretme yaklaşımının somut bir örneğini oluşturuyor. İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, şu ifadeleri kullandı: “Gaziantep, güçlü ekonomik yapısı, ticaret hacmi ve uluslararası bilinirliği ile Türkiye’nin en stratejik şehirlerinden biri. Bu proje ile yalnızca bir otel yatırımı gerçekleştirmiyor; şehrin artan iş ve kongre turizmi potansiyeline güçlü bir yanıt veriyoruz. Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center, hem kapasitesi hem de sunduğu imkanlarla bölgede yeni bir referans noktası olacaktır.” Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman ise şunları ifade etti: “Gaziantep’te hayata geçirdiğimiz bu proje, markamızın kalite standartlarını şehrin güçlü ekonomik ve kültürel yapısıyla uyum içinde buluştururken, uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımımızın doğal bir yansımasını oluşturuyor. Altmış yılı aşan yolculuğumuzda her yeni yatırımı, büyüyen Dedeman ailesinin bir parçası olarak görüyoruz. Bu yaklaşımın, önümüzdeki dönemde de birlikte hayata geçireceğimiz güçlü projelerle devam edeceğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beach Ararken Nelere Dikkat Ediliyor? Haber

Beach Ararken Nelere Dikkat Ediliyor?

Beach tercihinde deniz kalitesi, temizlik, atmosfer ve ulaşım kolaylığı öne çıkan başlıca kriterler arasında yer alırken, şehir içi alternatiflere olan ilgi de artıyor. Geçtiğimiz yıl yoğun ilgi gören ve “İstanbul’un en iyi plajları” arasında gösterilen Goga Beach, 2026 sezonuna yenilenen konseptiyle giriyor. Kilyos sahil hattındaki konumu, kolay ulaşım ve servis imkânlarıyla plaj, özellikle hafta sonu ve günübirlik planlar için öne çıkan alternatifler arasında yer alıyor. Şehir içi tatil ve deneyim odaklı beach konseptlerine ilginin artmasıyla birlikte, yeni sezonun öne çıkan destinasyonları da netleşmeye başladı. İstanbul’da yaz mevsimi artık yalnızca hafta sonu kaçamaklarıyla değil, gün boyu vakit geçirilen deneyim odaklı yaşam alanlarıyla tanımlanıyor. Artan seyahat maliyetleri ve zaman kısıtı, kullanıcıları İstanbul içinde alternatif yaz rotalarına yönlendirirken, “şehirden çıkmadan tatil” anlayışı öne çıkıyor. Kilyos sahil hattında konumlanan Goga Beach, sunduğu ulaşım kolaylığı, servis imkanları ve kısa mesafede deniz deneyimiyle, özellikle hafta sonu ve günübirlik plan yapanlar için öne çıkan adreslerden biri olarak dikkat çekiyor. İstanbul’da Plaj Anlayışı Değişiyor 250 metrelik sahil bandında yer alan Goga Beach, yeni sezonda yalnızca deniz ve güneş odaklı bir plaj deneyimiyle değil, sunduğu farklı kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor. Gün boyu süren sahil yaşamı; yeme-içme alanları, beach bar, sokak lezzetleri konsepti, spor ve wellness etkinlikleriyle şekillenirken, gün batımı DJ performansları ve sosyal alanlarla destekleniyor. Özellikle fotoğraf ve sosyal medya alanlarının artırılmasıyla birlikte, mekânın yalnızca deniz için değil, deneyim ve içerik üretimi için de tercih edilen bir noktaya dönüşmesi hedefleniyor. 2026 Sezonunda Yenilik Odaklı Büyüme Yeni sezonda yeme içme deneyimi de Goga Beach’in öne çıkan başlıklarından biri olacak. Restoran ve kafe alanlarının yanı sıra beach bar, smoothie bar, kumpir, popcorn ve sokak lezzetleri gibi farklı seçeneklerle sahil deneyiminin gastronomi tarafı güçlendirilecek. Bu çeşitlilik, Goga Beach’i yalnızca deniz ve güneş odaklı bir destinasyon olmaktan çıkararak, gün boyu vakit geçirilebilecek çok katmanlı bir yaz rotasına dönüştürüyor. Vintage ve bohem detaylarla güçlendirilen görsel konsept ise Goga Beach’in sosyal medyada öne çıkan “estetik beach” algısını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Güvenlik ve Deneyim Standartları Öne Çıkıyor Ziyaretçilerine sadece keyifli bir yaz deneyimi değil, aynı zamanda güvenli ve konforlu bir ortam sunmayı amaçlayan Goga Beach’te her detay titizlikle planlandı. Sahil güvenliği, kontrollü giriş-çıkış düzeni ve gün boyu sürdürülen operasyonel denetimlerin yanı sıra, cankurtaran hizmeti ve olası acil durumlara karşı hazır bulunan ambulans desteği de sahil deneyiminin güvenliğini güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor. Bu yapı, ziyaretçilerin günü kesintisiz ve konforlu geçirmesini hedefleyen bütüncül bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Şehir merkezinden kolay ulaşım sağlanabilmesi adına ise düzenli shuttle servisleri hizmete sunulmuş durumda. Konaklamadan Sosyal Yaşama Uzanan Çok Katmanlı Yapı Deniz ve güneş deneyimini sosyal yaşam ve konaklama seçenekleriyle birleştiren Goga Beach; restoran ve kafe alanlarından otel konaklamasına, düğün ve özel organizasyon alanlarından karavan ve çadır seçeneklerine uzanan geniş bir kullanım sunuyor. Konaklamadan gastronomiye, etkinliklerden spor aktivitelerine kadar genişleyen bu yapı, İstanbul sahillerinde alışılmış plaj anlayışından ayrışan bir model ortaya koyuyor. Bu sezon adrenalin odaklı bireysel su sporları yerine daha kolektif ve deneyim odaklı aktiviteler öne çıkıyor. Goga Beach, 2026 sezonunda Heyamola kürek takımı ile yaptığı iş birliği kapsamında sahilde takım ruhunu ve denizle etkileşimi artıran yeni bir deneyim alanı oluşturmayı planlıyor. Yazın Öne Çıkan Rotalarından Biri Gündüz dingin bir sahil deneyimi sunan beach, akşam saatlerinde müzik ve etkinliklerle daha canlı bir atmosfere dönüşüyor. Gün batımı DJ setleri, beach partileri ve sezon boyunca planlanan özel etkinliklerle Goga Beach’in bu yaz da sahil eğlencesinin konuşulan adreslerinden biri olması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda’dan Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Açılım Mesajı Haber

Eksun Gıda’dan Sürdürülebilir Büyüme ve Küresel Açılım Mesajı

Eksun Gıda’nın Konya’daki fabrikasında üretimden ihracata uzanan gündemlerini değerlendiren Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan; “Eksun Gıda olarak un sanayisinde sahip olduğumuz üretim disiplinimiz, ihracat kabiliyetimiz ve sanayi birikimimizle sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin lider un üreticisi olan Eksun Gıda, Konya’daki üretim tesisinde gıda ve gastronomi alanlarında faaliyet gösteren basın mensuplarını ağırladı. Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan’ın ev sahipliğinde düzenlenen programda şirketin Tekirdağ ve Konya’daki üretim yapılanması, son dönem yatırımları, Ar-Ge çalışmaları ve un sanayisinin dünya piyasalarındaki görünümü ele alındı. “Üretimde %100 temiz enerjiye geçiyoruz” Sözlerine üretim gücüne yaptıkları yatırımın yanı sıra çevresel sorumluluk anlayışıyla da sektörde fark yarattıklarının altını çizerek başlayan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: “Türkiye’nin öncü perakende un üreticisi olarak üretim tesislerimizin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla teşvik belgelerini aldığımız İzmir’de toplam 18,9 MW’lık kapasiteye sahip rüzgar enerjisi santrallerimizin (RES) yapımına başladık. Santrallerimizin tamamlanmasıyla birlikte şirketimizin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen %100 temiz enerjiyi kullanacağız. Şirket olarak enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik odağında şekillendirerek, üretim süreçlerinde de yeşil dönüşümü önceliklendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz santral projelerimiz de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri oldu.” “FAVÖK tutarında 474 milyon TL’lik artış sağladık” Eksun Gıda’nın 2025 yılı finansal performansına da değinen Özkan, “Net satış hasılatımızı 11,6 milyar TL seviyesinde gerçekleştirdik. Brüt kârımızı bir önceki yıla göre yüzde 20,1 artışla 1,2 milyar TL’ye yükseltirken, brüt kâr marjımızı da yüzde 10,7 seviyesine taşıdık. FAVÖK tutarımızı da bir önceki yıla göre yaklaşık 474 milyon TL artırarak 307,8 milyon TL’ye ulaştırdık. Şüphesiz bu önemli performansımızın arka planında güçlü organizasyon yapımız, sahadaki etkin varlığımız ve veri odaklı dinamik yönetim anlayışımız bulunuyor. Karar alma süreçlerimizi yalnızca ERP tabanlı sistemlerle sınırlamıyor, uçtan uca veri akışı sağlayan dijital altyapımız ve yapay zeka destekli analitik çözümlerimizle destekliyoruz. Bu sayede hızlı ve doğru kararlar alabiliyoruz. Üretimden sevkiyata kadar tüm operasyonlarımızı ölçülebilir ve izlenebilir bir yapı içinde yönetiyoruz. Ayrıca sektörel otoritelerin değerlendirmeleri ve global referans raporlarıyla yaptığımız karşılaştırmalı analizler sayesinde stratejik kararlarımızı çok boyutlu ve güvenilir verilerle şekillendiriyoruz. Güçlü sistem altyapımız, çevik ve dinamik ekip yapımızla birleşerek operasyonel mükemmeliyeti mümkün kılıyor” dedi. Başarılarının temelin yatan diğer bir unsurun ise yetkinliği yüksek, sorumluluk sahibi ve hızlı aksiyon alabilen insan kaynağının olduğuna bağlayan Özkan sözlerine şöyle devam etti: “Ekip arkadaşlarımızı yalnızca süreçlerin bir parçası olarak değil, kurumsal vizyonumuza katkı sağlayan değerli paydaşlar olarak görüyoruz. Bu anlamda sürekli öğrenme ve gelişim odaklı bir kültürümüz bulunuyor.” “Depolama kapasitemiz 100 bin tona ulaştı” Şirketin yatırım gündemine ilişkin bilgiler de veren Hasan Abdullah Özkan, sürdürülebilir büyümenin, üretim hacminin yanında tedarik güvenliği, depolama kabiliyeti, enerji verimliliği ve dijital altyapıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Son dönem yatırımları kapsamında Konya fabrikasına entegre edilen 12 yeni un silosuyla şirketin toplam depolama kapasitesinin 100 bin tona ulaştığını ifade eden Özkan, Babaeski Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. için Ticaret Bakanlığı’ndan faaliyet izin belgesi alındığını da hatırlatarak, 34 bin 500 ton kapasiteli lisanslı depo yatırımının tarımsal ürünlerin güvenli, izlenebilir ve standartlara uygun biçimde saklanması açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. “Sektördeki lider konumumuzu sağlamlaştırıyoruz” Özkan, Eksun Gıda’nın un sanayisinde sahip olduğu üretim disiplini, ihracat kabiliyeti ve sanayi birikimiyle sektördeki lider konumunu sağlamlaştırdığına dikkat çekerek, “Önümüzdeki dönemde de köklü birikimimiz, teknolojik, verimli ve sürdürülebilir yatırım anlayışımızla sektörümüzdeki öncü rolümüzü devam ettireceğiz. Ayrıca bu bilgi ve deneyimimizle bugün ihracatta 20’yi aşan ülke sayısını daha da artırarak Anadolu buğdayını dünyaya ulaştırmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Hasan Abdullah Özkan, Eksun Gıda’nın kendi alanında lider markalarından biri olan Sinangil ve Sinangil Gluten YOK ile de 200’ü aşkın ürünü raflara taşıdıklarını sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizmin Geleceği Antalya Muratpaşa'da Konuşuldu Haber

Turizmin Geleceği Antalya Muratpaşa'da Konuşuldu

24-25 Nisan’da gerçekleşen forumda Ukrayna Belediyeler Birliği yöneticilerinin yanı sıra Polonya’nın Lublin ve Kolbuszowa belediyelerinden heyetler ile Litvanya’dan bloggerlar konuşmacı olarak yer aldı. Muratpaşa Belediyesi’nin yaptığı sunumda Antalya’nın 2025 yılında 16 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayarak dünyanın en çok ziyaret edilen destinasyonları arasında yer aldığına dikkat çekildi. “Her şey dahil” sisteminin etkisiyle turistlerin büyük bir bölümünün şehir merkezine uğramadan tatilini tamamladığına dikkat çekilirken, Muratpaşa Belediyesi, bu tabloyu değiştirmek için geliştirdiği projeleri tanıtım, deneyim ve güven başlıkları altında topladı. FESTİVALLER VE ULUSLARARASI TANITIM Tanıtım ayağında en güçlü örnek, 2016’dan bu yana düzenlenen Uluslararası Kaleiçi Old Town Festivali oldu. Tarihi kentleri bir araya getiren festivalin, şehirler arası güçlü bir iş birliği ağı oluşturduğu ve Kamianets-Podilskiy ile kardeş şehir ilişkisine zemin hazırladığı vurgulandı. Ayrıca bisiklet festivali Pedalia ve oryantiring yarışları gibi spor organizasyonlarının da kentin uluslararası bilinirliğine katkı sağladığı ifade edildi. Muratpaşa Belediyesi’nin, küçük ölçekli turizm işletmelerini desteklemek amacıyla ulusal ve uluslararası turizm fuarlarına da katıldığı da paylaşıldı. YENİ DENEYİMLER: FALEZ PLAJLARI VE KENT HİKAYELERİ Deneyim odaklı projeler arasında ise falezler üzerine kurulan halk plajları örnek gösterildi. Muratpaşa’da 20 kilometre uzunluğundaki sahil bandında yer alan 5 adet Mavi Bayraklı plajın belediye tarafından işletildiği ve girişlerin ücretsiz olduğu belirtildi. Gastronomi alanında hayata geçirilen Antalya Lokantası’nın, kente özgü lezzetleri uygun fiyatla sunarken aynı zamanda da kadın kooperatiflerini desteklediği ifade edildi. Kaleiçi’nde yürütülen “Hafıza Mekanları” projesiyle ise tarihi yapıların hikayelerinin QR kodlarla 4 farklı dilde ziyaretçilere aktarıldığı anlatıldı. TURİZMDE GÜVEN VURGUSU Sunumun “güven” başlığında ise turistlerin yalnızca fiziksel güvenliği değil, hizmet kalitesine duyduğu güvenin de önemli olduğu belirtildi. Bu kapsamda hayata geçirilen Gold Town hijyen ve kalite sertifika programlarıyla işletmelerin uluslararası standartlara uygunluğunun denetlendiği ve sınıflandırıldığı paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tatilde Yeni Trend: Tek Fiyata Çoklu Deneyim Sunan Kruvaziyerler Haber

Tatilde Yeni Trend: Tek Fiyata Çoklu Deneyim Sunan Kruvaziyerler

Klasik tatil anlayışı yerini giderek daha fazla deneyim odaklı seyahat modellerine bırakırken, kruvaziyer turizmi bu dönüşümün dikkat çeken alanlarından biri haline geliyor. Aynı bütçeyle daha fazla deneyim sunan bu model, turizm ekonomisinde değer odaklı yeni bir tatil anlayışını temsil ediyor. Ulaşım, konaklama, yeme-içme ve eğlenceyi tek pakette birleştiren yapısıyla kruvaziyer seyahatleri, yalnızca bir tatil modeli değil, “deneyim ekonomisi”nin güçlü oyuncularından biri olarak yeniden konumlanıyor. Kruvaziyer turizmine yönelik yanlış algının değişmeye başladığını belirten Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “Aynı bütçeyle yalnızca bir otelde konaklamak yerine, kruvaziyerde her gün farklı bir limanda uyanabiliyorsunuz. Konaklama, ulaşım, gastronomi ve eğlenceyi birlikte düşündüğünüzde kruvaziyer tatili maliyet açısından sanıldığından çok daha rekabetçi. Burada mesele yalnızca fiyat değil, aynı bütçeyle alınan deneyimin büyüklüğü.” dedi. Artan Tatil Maliyetleri Kruvaziyeri Gündeme Taşıdı Yükselen konaklama ve ulaşım maliyetleriyle birlikte tatil bütçeleri yeniden şekillenirken, “paket deneyim” sunan modeller daha fazla konuşulmaya başladı. Bu tabloda kruvaziyer turizmi; sabit maliyetle çoklu destinasyon, planlı harcama ve yüksek deneyim çeşitliliği avantajıyla öne çıkıyor. Uzmanlara göre bu dönüşüm, klasik deniz-kum-güneş anlayışının ötesine geçen, keşif odaklı seyahat talebiyle de örtüşüyor. Her gün farklı liman, farklı kültür ve farklı gastronomiyle buluşma imkânı, kruvaziyeri yalnızca tatil değil “hareketli yaşam deneyimi” haline getiriyor. Kruvaziyer Turistinin Gündeminde Fiyat Algısı Da Var Öte yandan Türkiye’nin kruvaziyer turizmindeki büyüme potansiyeli konuşulurken, fiyat algısı da sektörün önemli başlıklarından biri olarak dikkat çekiyor. Türkiye’ye gelen kruvaziyer yolcularının sık dile getirdiği konulardan birinin liman kentlerindeki fiyatlar olduğunu vurgulayan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, rekabet gücü açısından fiyat-performans dengesinin önemine işaret etti. Çavuşoğlu, “Türkiye güçlü destinasyonlarıyla kruvaziyerde çok önemli avantajlara sahip. Ancak gelen yolcunun memnuniyeti sadece limana yanaşmakla değil, karada yaşadığı deneyimle de şekilleniyor. Fiyat algısının doğru yönetilmesi rekabette belirleyici.” İfadelerini kullandı. Deneyim Ekonomisinde Yeni Güç Kruvaziyer Küresel turizm trendlerinde “deneyim sahipliği”, geleneksel tatil anlayışının önüne geçerken kruvaziyer turizmi de bu dönüşümden pay alıyor. Sektör temsilcileri, kruvaziyerin önümüzdeki dönemde yalnızca niş bir segment değil, daha geniş kitlelerin tercih ettiği ana akım tatil modellerinden biri haline gelebileceğini değerlendiriyor. Türkiye’nin güvenli liman algısı, gelişen kruvaziyer altyapısı ve dört mevsime yayılan destinasyon potansiyeliyle bu büyümeden daha fazla pay alabileceğine dikkat çekilirken, sektör oyuncuları kruvaziyer turizminin doğru anlatıldıkça “pahalı tatil” algısından uzaklaşıp erişilebilir deneyim turizmi başlığında daha güçlü konumlanacağını vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pedallar Ankara İçin Dönüyor Haber

Pedallar Ankara İçin Dönüyor

23 takım ve 27 ülkeden 158 bisikletçinin mücadele ettiği TUR 2026, 8 etap boyunca yalnızca sportif rekabeti değil, Türkiye’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini de uluslararası yayın ağı aracılığıyla dünya sahnesine taşımayı sürdürüyor. Başkent Ankara’da gerçekleşecek 105,2 kilometrelik final etabı, 11.00’de başlayacak. Günün son mücadelesi, güçlü sprinterlerin öne çıkacağı yüksek tempolu bir finişe sahne olacak. 3 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilecek Ankara – Ankara etabı, 11.30 – 13.30 saatleri arasında TRT Spor ve Eurosport ekranlarından canlı yayınlanacak ve uluslararası yayın ağıyla dünya genelinde izleyiciyle buluşacak. 8. Etap: Ankara-Ankara (105,2 km) 3 Mayıs Pazar günü koşulacak 8. etap, 105,2 kilometrelik parkurda gerçekleştirilecek. Başkent Ankara’da saat 11.00’de başlayacak etap, şehir içi geçişlerin ağırlıkta olduğu bir rotada koşulacak ve yine Ankara’da sona erecek. Ankara’nın geniş bulvarları ve akıcı şehir içi yolları üzerinde şekillenen etap, düz ve hızlı karakteriyle yüksek tempolu bir yarışa zemin hazırlıyor. Etabın ilk bölümünde yer alan Türkiye Güzellikleri Sprint Kapısı ile parkur boyunca konumlanan ara sprint noktaları, günün ritmini belirleyen önemli unsurlar arasında öne çıkıyor. Parkurun büyük bölümünde sprinter takımlarının kontrolünde ilerlemesi beklenen etapta, takımların pozisyon alma mücadelesi öne çıkacak. Ankara şehir merkezinde atılacak 7 turluk mücadelede tempo giderek artarken, geniş ve akıcı yollar üzerinde koşulacak finişte yüksek hızlı bir toplu sprint mücadelesi bekleniyor. Sporcuların 13.10 – 13.20 saatleri arasında finiş çizgisine ulaşması öngörülüyor. TUR 2026’nın kapanış etabı olan Ankara – Ankara parkuru, sprinterler için son fırsatı sunarken yüksek tempolu ve çekişmeli bir finiş heyecanı bekleniyor. Ankara etabı: TUR’un hafızasında köklü bir başlangıç ve güçlü bir final noktası Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu tarihinde Ankara, organizasyonun hem başlangıç hem de finiş noktası olarak önemli bir yere sahip oldu. 1969-1979 yılları arasında (1973 yılı hariç) TUR’un startı Ankara’dan verilirken, başkent bu dönemde yarışın merkezi konumundaydı. 1999 yılında, TUR’un 35. yılında ise başkent bir kez daha final heyecanına sahne oldu. Sivrihisar – Ankara etabının ardından Erdinç Doğan genel klasman birinciliğine ulaşırken, ödül töreni Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in katılımıyla Çankaya Köşkü bahçesinde gerçekleştirildi. Organizasyon, 40 kilometrelik özel Anıtkabir etabıyla tamamlanarak Ankara’da unutulmaz bir finale imza attı. Akdeniz’in kalbinde tarih, doğa ve şehir ritmi dünya vitrininde Antalya’da başlayıp yine Antalya’da sona erecek bu etap, yalnızca yüksek tempolu yarış yapısıyla değil, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan eşsiz coğrafyasıyla da dikkat çekiyor. Akdeniz’in en önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya, masmavi denizi, köklü tarihi ve modern şehir yaşamıyla bu yolculuğun merkezinde güçlü bir hikâye sunuyor. Rotanın ilk bölümünde şehir merkezinden geçen parkur, Antalya’nın simgelerinden biri olan Kaleiçi’nin tarihi dokusunu gözler önüne sererken; Hadrian Kapısı’ndan dar taş sokaklara uzanan bu bölge, geçmiş ile günümüzü aynı hat üzerinde buluşturuyor. Yivli Minare, antik liman ve geleneksel mimarisiyle Kaleiçi, şehrin kültürel zenginliğini en zarif şekilde yansıtan duraklardan biri olarak öne çıkıyor. Antalya’nın doğusunda yer alan Perge ve Aspendos, bölgenin tarihsel derinliğini artıran en önemli merkezler arasında yer alıyor. Sütunlu caddeleri, devasa tiyatroları ve mühendislik harikası yapılarıyla bu kadim şehirler, Anadolu’nun kültürel mirasını günümüze taşıyan etkileyici açık hava müzeleri niteliği taşıyor. Doğanın en etkileyici yüzlerinden biri ise Antalya’nın şelalelerinde kendini gösteriyor. Düden ve Kurşunlu Şelaleleri, falezlerden dökülen suların yarattığı görsel şölenle şehrin doğal zenginliğini ortaya koyarken, Toroslar’dan süzülen bu su kaynakları etap boyunca doğayla iç içe bir atmosfer sunuyor. Rotanın ilerleyen bölümünde öne çıkan Köprülü Kanyon ise yalnızca doğal güzelliğiyle değil, rafting rotaları ve tarihî köprüleriyle macera ve keşif duygusunu bir araya getiriyor. Çam ormanlarıyla çevrili bu etkileyici doğa koridoru, Antalya’nın yalnızca bir sahil şehri olmadığını, aynı zamanda güçlü bir doğa destinasyonu olduğunu da gözler önüne seriyor. Antalya şehir merkezine dönüşle birlikte etap, Akdeniz’in enerjisini ve şehrin dinamik yapısını yeniden hissettirirken, bu benzersiz rota; tarih, doğa ve modern yaşamın iç içe geçtiği güçlü bir hikâyeyle uluslararası izleyiciye Türkiye’nin zenginliğini etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Anadolu’nun zengin mutfağıyla lezzet dolu bir yolculuk Ankara’da başlayıp yine Ankara’da sona erecek etap boyunca, İç Anadolu mutfağının köklü ve karakteristik lezzetleri yarışa eşlik ediyor. Bölgenin geleneksel mutfak kültürü, sade ama güçlü tatları ve yerel ürünlere dayanan yapısıyla etap boyunca özgün bir gastronomi çeşitliliği sunuyor. Ankara mutfağının öne çıkan lezzetlerinden Ankara tava, aspava kültürünün vazgeçilmez tatları ve meşhur döner çeşitleri, başkentin gastronomik kimliğini yansıtırken; hamur işi geleneğinin önemli temsilcileri olan gözleme ve bazlama gibi lezzetler de bölgenin mutfak mirasını öne çıkarıyor. Anadolu’nun bereketli topraklarından elde edilen tahıllar, bakliyatlar ve doğal ürünlerle şekillenen bu mutfak kültürü, geleneksel tarifleriyle zamansız bir lezzet anlayışı sunuyor. Yöresel üretim ve doğal malzemelerle hazırlanan yemekler, Ankara’nın gastronomi zenginliğini her detayında hissettiriyor. İç Anadolu’nun sadeliğini ve derinliğini yansıtan bu gastronomi rotası, uluslararası izleyiciye Türkiye’nin mutfak kültürünü güçlü ve etkileyici bir anlatımla sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kruvaziyerde Küresel Arayış Türkiye’yi Öne Çıkarıyor Haber

Kruvaziyerde Küresel Arayış Türkiye’yi Öne Çıkarıyor

Akdeniz’de değişen dengelerle birlikte Türkiye, güvenli liman algısı, gelişen altyapısı ve dört mevsime yayılan destinasyon yapısıyla öne çıkarken; yılın ilk çeyreğinde 93 bin 787 yolcu ve 56 gemiyle kaydedilen güçlü başlangıç, bu yükselişi verilerle destekliyor. Sektör temsilcilerine göre kruvaziyerdeki bu hareket, turizmin ötesinde ekonomiye yeni katkı alanları yaratabilecek stratejik büyüme başlığı olarak okunuyor. Küresel ölçekte değişen jeopolitik dengeler ve turizm hareketlerindeki yeni yönelimler, kruvaziyer sektöründe alışılmış rotaları yeniden tanımlıyor. Yaz sezonu henüz tam açılmadan gelen veriler bu dönüşümün sinyallerini veriyor. Bu dönüşümde Türkiye, yalnızca güçlü destinasyon yapısıyla değil, artan operasyonel kapasitesi ve liman altyapısıyla da öne çıkan ülkeler arasında gösteriliyor. Bu tabloyu yalnızca turizm verisi olarak değil, yeni ekonomik fırsat alanı olarak değerlendirdiklerini belirten Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, “Kruvaziyerde yaşanan hareket sadece sezon yoğunluğu değil, rota tercihinde yaşanan dönüşüm. Akdeniz’de yeni denge kurulurken Türkiye bundan pay alan değil yön veren destinasyonlardan biri olmaya başlıyor.” dedi. Enflasyon Baskısında Yüksek Harcama Gücü Dikkat Çekiyor Artan maliyetlerin turizm ve hizmet sektöründe yeni denge arayışlarını hızlandırdığı dönemde kruvaziyer turizmi, yüksek harcama profiliyle ayrıca önem kazanıyor. Lokanta ve oteller grubunda yıllık fiyat artışlarının yüzde 31,66 seviyesine ulaşması, işletme maliyetlerindeki baskının sürdüğünü gösterirken, sektör temsilcilerine göre kruvaziyer turizmi bu tabloda daha yüksek gelir bırakan ziyaretçi profiliyle ayrıştığını söyleyen Ahmet Yazıcı, “Bugün mesele sadece turist sayısı değil, bırakılan ekonomik değer. Kruvaziyer yolcusunun şehir ekonomisine katkısı klasik ziyaretçi profilinden farklı. Bu nedenle kruvaziyeri yüksek katma değer üreten ekonomi başlığı olarak görmek gerekiyor.” İfadelerini kullandı. Güvenli Liman Algısı Türkiye’ye Talep Taşıyor Son dönemde kruvaziyer operatörlerinin rota planlamalarında güvenli liman kriterini daha fazla öne çıkardığına dikkat çeken Yazıcı, Türkiye’nin bu başlıkta avantajlı konumda olduğunu belirterek, “Jeopolitik gelişmeler bazı destinasyonları daha kırılgan hale getirirken Türkiye güçlü altyapısı ve operasyonel kapasitesiyle güven veren alternatif olarak öne çıkıyor. Bu, rotalara doğrudan yansıyor.” açıklamasını yaptı. Liman Altyapıları Yeni Rekabet Unsuru Kruvaziyerde büyümenin yalnızca talep değil altyapı hikâyesi olduğuna dikkat çeken Yazıcı, liman yatırımlarının yeni dönemin belirleyici unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Bugün rekabet sadece ülkeler arasında değil limanlar arasında yaşanıyor. Türkiye’nin bu alandaki gelişimi kruvaziyerde pozisyonunu güçlendiriyor.” dedi. İstanbul, Kuşadası, İzmir ve diğer limanların artan performansı, sektör tarafından bu altyapı dönüşümünün sahadaki yansıması olarak görülüyor. Dört Mevsime Yayılan Kruvaziyer Dönemi Güçleniyor Türkiye’nin yalnızca yaz aylarında öne çıkan bir kruvaziyer rotası olmadığını Ahmet Yazıcı, kültür, gastronomi ve tarih odaklı rotalar sayesinde kruvaziyer hareketliliğinin yılın tamamına yayılabilecek güçlü bir potansiyel taşıdığını söyledi. Yazıcı, Türkiye’nin bu yapısıyla klasik kruvaziyer destinasyonlarından ayrıştığını belirterek, “Türkiye’nin en önemli avantajlarından biri kruvaziyer turizmini sadece yaz sezonuna sıkışmayan bir yapıda sunabilmesi. Kültür, gastronomi, tarih ve kıyı deneyimini aynı rotada buluşturabilmek, dört mevsime yayılan sürdürülebilir kruvaziyer modeli açısından önemli avantaj sağlıyor. Bu nedenle kruvaziyerin yalnızca turizm başlığı altında değil, bölgesel kalkınma perspektifiyle de değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeytinin Zirvesi İzmir’de Kuruluyor Haber

Zeytinin Zirvesi İzmir’de Kuruluyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan - 2 Mayıs 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir C Hol’de gerçekleştirilecek. Olivtech, ortaya çıkaracağı ticari hacmin yanı sıra sektörün tüm bileşenlerini bir araya getiren kapsamlı etkinlik programıyla da öne çıkacak. Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği olanakları yaratmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. 85 katılımcının yer alacağı fuarda, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılımcılar da bulunacak. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunacak. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Tarımdan gastronomiye Fuar zengin etkinlik programıyla da dikkat çekecek. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak. Olivtech’in etkinlik programı, üniversiteler, kamu kurumları ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle hazırlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilgili belediye birimleri ile üniversiteler ve sektör temsilcileri de programa katkı sağladı. Karşılayan, kapsayan ve birleştiren Fuar, 30 Nisan saat 11.00’de gerçekleştirilecek açılış töreniyle başlayacak. Aynı gün saat 12.15’te CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, “Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin” başlıklı konuşmasıyla sektörün güncel dinamiklerini değerlendirecek. “Karşılayan – Kapsayan – Birleştiren” temasıyla kurgulanan ilk gün programında saat 13.15’te düzenlenecek söyleşide, “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlığı ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü üstlenirken, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal ile İzmir Ticaret Borsası temsilcisi ve aynı zamanda Tariş Zeytin ve Zeytinyağı AŞ Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege İhracatçı Birlikleri temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.30’da gerçekleştirilecek “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlıklı panelde Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak moderatörlüğü üstlenecek. Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ile Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı, zeytinyağı üretiminde proses yönetimi, duyusal analiz ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Saat 15.45’te düzenlenecek “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” panelinde moderatörlüğü The7 Kurucusu Çise Ulus üstlenirken Von Urla Kurucusu Gökçe Erkuşöz, üretici Umut Ayberk ve Sütçü markasının kurucusu Yasemin Sezgin, üretim ve markalaşma süreçlerine ilişkin deneyimlerini paylaşacak. İzmir Bağ Yolu Lansmanı Olivtech’te gerçekleştirilecek Günün sonunda saat 17.00’de gerçekleştirilecek İzmir Bağ Yolu Lansmanı’nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kamuoyuna sunulacak. Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Programı kapsamındaki Iter Vitis ağı üyeliğiyle hayata geçirilen İzmir Bağ Yolu; Urla, Seferihisar, Menderes, Selçuk, Kemalpaşa, Çeşme, Torbalı ve Karabağlar’daki bağ ve şarap üreticilerini kapsayan tematik bir rota olarak öne çıkıyor. Yerel üreticiler ile gastronomi değerlerini buluşturan proje, sürdürülebilir turizmin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Lansman kapsamında rotaya dahil edilen 18 işletmeye sertifika verilecek. Proje ile İzmir’in gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Şarap Rotası ağıyla entegrasyonunun artırılması hedefleniyor. 1 Mayıs’ta üretim, emek ve değer zinciri Fuarın ikinci günü olan 1 Mayıs, “Üretim – Emek – Değer Zinciri” temasıyla gerçekleştirilecek. Saat 11.00’de düzenlenecek “Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Harun Raşit Uysal üstlenirken Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ve Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel konuşmacı olarak yer alacak. Aynı gün saat 12.15’te gerçekleştirilecek “Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek” başlıklı panelde moderatörlüğü İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür yapacak. Panelde, Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Kokulu ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Ayla Mumcu yer alacak. Saat 14.00’te düzenlenecek “Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler” başlıklı panelde ise moderatörlüğü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli yaparken Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu’ndan Prof. Dr. Ufuk Yücel, Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı, USCA Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu Serpil Erdurak ile danışman önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olacak. Deneyim ve algıya odaklanılacak Fuarın son günü olan 2 Mayıs, “Tüketim – Deneyim – Algı” temasıyla düzenlenecek. Saat 10.00’da gerçekleştirilecek “Dr. Zeytin” oturumunda Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu, zeytin ve zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini hekim ve eczacı perspektifinden ele alacak. Saat 11.00’de düzenlenecek “Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Karagözlü yaparken Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Sedef Nehir El, TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü ve Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer alacak. Saat 12.15’te gerçekleştirilecek “Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri” başlıklı paneli İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan yönetirken, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Seda Genç ve endokrin, metabolizma ve beslenme alanında uzman Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer konuşmacı olacak. Mutfak atölyeleri ve deneyim alanları Fuar kapsamında, Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde düzenlenecek mutfak atölyelerinde, alanında uzman şefler Ege ve İzmir mutfağından özel reçetelerini ziyaretçilerle paylaşacak. 1 Mayıs’ta DoubleTree by Hilton’dan Executive Chef İlhami Dinç, Ege otlarını yorumladığı “Çağla bademli ballı Ege otları harmanı”nı hazırlayacak. 2 Mayıs’ta da Mövenpick Otel’den Executive Chef Murat Yıldız “Levrekli şevketi bostan”, Kaya Otel’den Su Şefi Yahya Yıldırım ise “İzmir kumru ekmeği üzerine enginarlı köfte” sunumlarıyla ziyaretçilerle buluşacak. Ziyaretçiler, mutfak atölyeleri ile lezzet dolu bir deneyim yaşayacak. Sergiden tadım etkinliklerine eşsiz bir deneyim sunacak Fuar süresince ayrıca üniversitelerle yapılan iş birliğiyle hazırlanan tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Zeytinyağı ve peynir tadımlarının yapılacağı “Olivbar” alanı ile zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunu anlatan “Köstem Zeytinyağı Müzesi” özel seçkisi zeytinyağı sergisi ziyaretçilere açık olacak. Olivtech, üretimden tüketime uzanan değer zincirini tüm boyutlarıyla ele alarak sektör temsilcileri için güçlü bir buluşma noktası oluşturacak. Fuar, 10.00 – 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.