Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gayrimenkul

Kapsül Haber Ajansı - Gayrimenkul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gayrimenkul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

En Karlı Yatırım Araçları Hangileri? Bu Yıl Hangi Yatırım Daha Çok Kazandırabilir? Haber

En Karlı Yatırım Araçları Hangileri? Bu Yıl Hangi Yatırım Daha Çok Kazandırabilir?

2026'da Yatırım Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli? Yatırım kararı almadan önce piyasa koşulları, enflasyon, faiz oranları, döviz hareketleri ve küresel ekonomik gelişmeler yakından takip edilmeli. Uzmanlara göre tek bir yatırım aracına yönelmek yerine portföyü çeşitlendirmek, olası riskleri azaltmanın en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor. Yatırım sürecinde dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar ise şöyle sıralanıyor: Risk seviyesini doğru belirlemekUzun vadeli yatırım stratejisi oluşturmakPiyasaları düzenli takip etmekFarklı yatırım araçlarını değerlendirmekAni kararlar yerine planlı hareket etmekAltın Güvenli Liman Özelliğini Koruyor Belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların ilk tercihleri arasında yer alan altın, 2026 yılında da güvenli liman olma özelliğini sürdürüyor. Jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının politikaları ve küresel ekonomik görünüm altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Uzmanlar, özellikle uzun vadeli yatırım düşünenler için altının portföylerde önemli bir denge unsuru olabileceğini ifade ediyor. Borsa Uzun Vadede Dikkat Çekiyor Şirketlerin büyüme potansiyeline ortak olma imkânı sunan borsa, doğru hisse seçimi ve uzun vadeli bakış açısıyla yatırımcılar için önemli fırsatlar sunabiliyor. Uzmanlar, kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade güçlü finansal yapıya sahip şirketlere odaklanmanın daha sağlıklı bir yatırım yaklaşımı olacağını vurguluyor. Mevduat Faizleri Hâlâ Tercih Ediliyor Faiz oranlarının yatırım kararları üzerindeki etkisi devam ediyor. Özellikle düşük risk tercih eden yatırımcılar için vadeli mevduat hesapları, düzenli getiri sağlaması nedeniyle dikkat çekiyor. Mevduat faizleri, piyasa koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterdiğinden yatırımcıların güncel oranları takip etmeleri öneriliyor. Döviz Yatırımları Yakından İzleniyor Dolar ve euro gibi yabancı para birimleri, küresel ekonomik gelişmeler doğrultusunda yatırımcıların radarında yer almayı sürdürüyor. Döviz yatırımlarında yalnızca kur hareketlerine değil; merkez bankalarının faiz kararları, enflasyon verileri ve uluslararası piyasalardaki gelişmelere de dikkat edilmesi gerekiyor. Gümüş ve Değerli Metaller İlgi Görüyor Son yıllarda yatırımcıların ilgisinin arttığı gümüş, hem sanayi kullanım alanlarının genişlemesi hem de değerli metal olması nedeniyle alternatif yatırım araçları arasında gösteriliyor. Platin ve paladyum gibi diğer değerli metaller de belirli dönemlerde yatırımcıların ilgisini çekebiliyor. Kripto Varlıklarda Temkinli Yaklaşım Öneriliyor Kripto varlıklar yüksek getiri potansiyeli sunarken aynı zamanda yüksek risk de barındırıyor. Uzmanlar, bu alanda yatırım yapmayı düşünenlerin yalnızca kaybetmeyi göze alabilecekleri tutarlarla işlem yapmaları ve güvenilir platformları tercih etmeleri gerektiğini belirtiyor. Gayrimenkul Uzun Vadeli Yatırımcıların Gündeminde Konut, arsa ve ticari gayrimenkuller uzun vadeli yatırım araçları arasında önemini koruyor. Bölgesel gelişim potansiyeli, kira getirisi ve değer artışı beklentisi, yatırım kararlarında belirleyici faktörler arasında yer alıyor. Yenilenebilir Enerji Yatırımları Yükselişini Sürdürüyor Küresel enerji dönüşümüyle birlikte güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ve enerji depolama sistemleri gibi alanlar da yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Özellikle enerji sektöründeki teknolojik gelişmeler ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan alanlar arasında değerlendiriliyor. Uzmanlardan Portföy Çeşitliliği Uyarısı Ekonomi uzmanları, 2026 yılında yatırım yaparken tek bir yatırım aracına bağlı kalmanın risk oluşturabileceğini belirtiyor. Altın, borsa, mevduat, döviz ve diğer yatırım araçlarının dengeli şekilde değerlendirildiği çeşitlendirilmiş bir portföyün, olası piyasa dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı olabileceği ifade ediliyor. Yatırım kararlarının kişisel finansal hedefler, risk algısı ve yatırım süresi doğrultusunda verilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, yatırımcıların güncel ekonomik verileri ve piyasa gelişmelerini yakından takip etmelerinin önemine dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Yatırım Holding, Net Kârını Yüzde 38 Artışla 46.5 Milyon Dolar’a Yükseltti Haber

Global Yatırım Holding, Net Kârını Yüzde 38 Artışla 46.5 Milyon Dolar’a Yükseltti

Enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlara göre konsolide gelirler 14,8 milyar TL, FAVÖK 6,3 milyar TL olarak gerçekleşirken, net kâr yüzde 22 artışla 2,2 milyar TL’ye ulaştı. ABD doları bazında konsolide gelirler yüzde 18, FAVÖK yüzde 21 ve net kâr yüzde 38 arttı. Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Kutman, 2026’nın ilk yarısında ana iş kollarının katkısıyla güçlü büyüme ve artan kârlılık kaydettiklerini belirterek, “Küresel belirsizliklere rağmen çeşitlendirilmiş portföyümüz, disiplinli yönetim yaklaşımımız ve dayanıklı iş modelimiz sayesinde güçlü finansal ve operasyonel sonuçlar elde ettik. Liman iş kolumuzda yolcu hareketleri artarken yüksek doluluk seviyeleri korundu; gaz iş kolumuzda ise etkin maliyet yönetimi güçlü kârlılığı destekledi” dedi. GYH Mali İşler Grup Başkanı Ferdağ Ildır ise, “Enflasyon muhasebesi hariç gelirlerimiz yüzde 37, FAVÖK’ümüz yüzde 39 büyüdü. ABD doları bazında gelirlerimiz yüzde 18, FAVÖK’ümüz yüzde 21 ve net kârımız yüzde 38 yükseldi. Bu sonuçlar, operasyonel gücümüzü ve disiplinli finansal yönetim anlayışımızı ortaya koyuyor” diye konuştu. Çeşitli iş kollarındaki yatırımlarıyla 4 kıta ve 20’den fazla ülkede faaliyet gösteren Global Yatırım Holding (GYH), 2026 yılının ilk yarısında ana iş kollarından gelen katkılarla güçlü finansal ve operasyonel performansını sürdürdü. Global Yatırım Holding’in konsolide gelirleri yılın ilk yarısında (IFRIC 12 hariç) 14,8 milyar TL, konsolide FAVÖK’ü 6,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Holding’in net kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artarak 2,2 milyar TL’ye yükseldi. Enflasyon muhasebesi hariç tutulduğunda konsolide gelirler yüzde 37 artışla 13,8 milyar TL’ye, FAVÖK ise yüzde 39 artışla 5,9 milyar TL’ye ulaştı. ABD doları bazında konsolide gelirler yüzde 18 artışla 318,3 milyon dolara, FAVÖK yüzde 21 artışla 136 milyon dolara ve konsolide net kâr yüzde 38 artışla 46,5 milyon dolara yükseldi. Finansal performans, başta liman ve gaz iş kolları olmak üzere ana faaliyet alanlarının katkısı ve etkin maliyet yönetimiyle desteklendi. “2026’nın ilk yarısında güçlü büyümemizi ve artan kârlılığımızı sürdürdük” 2026 yılının ilk yarı sonuçlarını değerlendiren Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Kutman, şunları söyledi: “Global Yatırım Holding olarak 2026’nın ilk yarısında, ana iş kollarımızdan gelen katkıyla güçlü büyümemizi ve artan kârlılığımızı sürdürdük. Süregelen makroekonomik ve jeopolitik belirsizliklere rağmen çeşitlendirilmiş portföy yapımız, disiplinli yönetim anlayışımız ve dayanıklı iş modelimiz güçlü finansal ve operasyonel sonuçlar elde etmemizi sağladı. Liman iş kolumuzda küresel kruvaziyer sektöründeki güçlü ivme devam etti. Konsolide limanlarımızda gemi sayısı yüzde 8, yolcu hareketleri yüzde 10 artarken, doluluk oranları yılın ilk yarısında yüzde 105-107 aralığında seyretti. Ferrol Yolcu Limanı için 30 yıllık imtiyaz hakkı elde ettik, St. Vincent ve Grenadinler Yolcu Limanı için ön anlaşma imzaladık ve Ege Port’taki payımızı yüzde 99,99’a yükselttik. Gaz iş kolumuzda etkin maliyet yönetimi ve operasyonel verimlilik güçlü kârlılığı desteklerken, Güney Afrika yatırımımızla uluslararası büyüme stratejimiz kapsamında önemli bir adım attık.” Karaköy’deki otelin 2026 son çeyreğinde faaliyete geçmesi hedefleniyor Grup şirketlerinin finansal gerçekleşmeleri hakkında açıklamalarını sürdüren Kutman, “Elektrik üretimi iş kolumuzun ilk yarı performansı, hava koşulları ve özellikle ikinci çeyrekte düşük seyreden piyasa elektrik fiyatlarının etkisiyle sınırlı kaldı. Buna karşın, 2027’nin ilk yarısında devreye alınması planlanan Bahamalar projemiz başta olmak üzere uzun vadeli stratejik yatırımlarımıza devam ediyoruz. Madencilik iş kolunda Avrupa pazarındaki talep daralması ihracat hacmini sınırlarken; enflasyonun kur artışının üzerinde seyretmesi karlılığı etkiledi. Gayrimenkul iş kolumuz ise istikrarlı nakit akışı ve FAVÖK katkısını sürdürdü. Rıhtım 51 Otel projesini tamamladık ve otelin 2026 son çeyreğinde faaliyet geçmesini planlıyoruz. Yılın geri kalanında da disiplinli sermaye tahsisi, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir büyüme odağımızı korumaya devam edeceğiz” dedi. “Güçlü büyümeyi, artan kârlılık ve finansal disiplinle destekliyoruz” Global Yatırım Holding Mali İşler Grup Başkanı Ferdağ Ildır ise şöyle konuştu: “2026’nın ilk yarısında enflasyonist baskılar ve küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen gelir ve kârlılıkta güçlü büyüme kaydettik. Enflasyon muhasebesi hariç konsolide gelirlerimiz yüzde 37 artışla 13,8 milyar TL’ye, FAVÖK’ümüz yüzde 39 artışla 5,9 milyar TL’ye yükseldi. ABD doları bazında konsolide gelirlerimiz yüzde 18, FAVÖK’ümüz yüzde 21 ve konsolide net kârımız yüzde 38 arttı. Enflasyon muhasebesi uygulanmış sonuçlara göre ise net kârımız yüzde 22 artışla 2,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu sonuçlar, güçlü operasyonel performansımızı, çeşitlendirilmiş portföyümüzün dayanıklılığını ve disiplinli finansal yönetim anlayışımızı ortaya koyuyor. Konsolide brüt borcumuz yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesinde bulunurken, borç portföyümüzün yüzde 61’i 15 yıldan uzun vadeli ve grup kefaleti olmaksızın sağlanan finansmanlardan oluşuyor. Uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman yapımız, finansal esnekliğimizi ve sürdürülebilir büyümemizi desteklemeye devam ediyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Projeler ilerliyor, basın odası 2025’te kaldı: Emlak Konut’un dijital vitrini neden güncellenmiyor? Haber

Projeler ilerliyor, basın odası 2025’te kaldı: Emlak Konut’un dijital vitrini neden güncellenmiyor?

Türkiye’nin en büyük gayrimenkul yatırım ortaklıklarından Emlak Konut GYO, konut projeleri ve finansman modelleriyle gündemdeki yerini korurken şirketin kurumsal internet sitesindeki “Basında Emlak Konut” bölümünde 2026 yılına ait içerik bulunmaması dikkat çekiyor. Halka açık bir şirketin dijital basın arşivinin yaklaşık 10 aydır güncellenmemesi, kurumsal iletişim açısından soru işaretleri oluşturuyor. Türkiye gayrimenkul sektörünün önde gelen kuruluşlarından Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ, yürüttüğü büyük ölçekli projeler, satış kampanyaları ve finansman çalışmalarıyla geniş bir paydaş kitlesine hitap ediyor. Şirket yalnızca konut alıcıları ve sektör profesyonelleri tarafından değil; yatırımcılar, medya kuruluşları, iş ortakları ve uluslararası finans çevreleri tarafından da yakından takip ediliyor. Buna karşın Emlak Konut’un kurumsal internet sitesindeki basın arşivinin güncelliği, şirketin sahadaki hareketliliğiyle aynı görüntüyü vermiyor. 4 Ağustos 2026 itibarıyla yapılan kontrolde, Emlak Konut’un “Basında Emlak Konut” başlığı altındaki dijital basın arşivinde görünen en yeni içeriklerin 14 Ekim 2025 tarihini taşıdığı belirlendi. Son kayıtlar, Emlak Konut Yeni Yuvam Modeli hakkında farklı basın kuruluşlarında yayımlanan haberlerden oluşuyor. (Emlak Konut Basın Odası) Emlak Konut’un basın arşivinde 2026 yılı görünmüyor Web sitesinin alt bölümünde 2026 yılı telif bilgisi yer almasına rağmen dijital basın arşivinde 2026 tarihli bir habere rastlanmıyor. Görsel basın bölümünde listelenen en güncel program ve haber kayıtlarının da 14 Ekim 2025 tarihine ait olduğu görülüyor. Bu durum, şirketin yaklaşık 10 aylık dönemde medyada yer almadığı anlamına gelmiyor. Aksine Emlak Konut; projeleri, finansman çalışmaları, satış sonuçları ve yatırımcı açıklamalarıyla 2026 yılında da gündemde kalmayı sürdürüyor. Dolayısıyla sorun, şirketin faaliyet üretmemesinden çok bu faaliyetlerin ve basına yansımalarının kurumsal web sitesindeki basın alanına düzenli biçimde aktarılmaması olarak öne çıkıyor. Yatırımcı ilişkileri güncel, basın iletişiminde boşluk var Emlak Konut’un yatırımcı ilişkileri tarafında 2026 yılına ait rapor ve açıklamaların yayımlanması, şirketin dijital kanallarının tamamen terk edilmediğini gösteriyor. Örneğin şirketin 2026 yılı ilk çeyrek faaliyet raporu yatırımcı ilişkileri sitesinde bulunuyor. Emlak Konut ayrıca nisan ayında Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden, yurt dışında toplam 650 milyon dolara kadar kira sertifikası ihracı için Sermaye Piyasası Kuruluna başvuru yapıldığını kamuoyuna açıkladı. Bu tablo, güncellik probleminin şirketin bütün dijital iletişim kanallarından ziyade özellikle kurumsal basın ve medya arşivinde yoğunlaştığını düşündürüyor. Basın odası yalnızca geçmiş haberlerin saklandığı alan değil Kurumsal internet sitelerindeki basın odaları artık yalnızca şirket hakkında yayımlanmış haberlerin sıralandığı arşivler olarak değerlendirilmiyor. Bu alanlar aynı zamanda gazeteciler, yatırımcılar ve araştırmacılar için şirketin resmî bilgi merkezi niteliğini taşıyor. Güncel ve işlevsel bir kurumsal basın odasında şu içeriklerin bulunması bekleniyor: Güncel basın bültenleri Yönetici açıklamaları ve konuşma metinleri Yüksek çözünürlüklü kurumsal fotoğraflar Logo ve kurumsal kimlik dosyaları Projelere ilişkin doğrulanmış bilgiler Basın iletişim sorumlusunun doğrudan irtibat bilgileri Medya yansımaları ve röportajlar Tarih ve konuya göre çalışan bir arşiv sistemi Bu yapının güncel tutulması, yanlış veya eski bilgilerin farklı internet sitelerinde yayılmasını da önleyebilir. Gazetecinin doğrulanmış bilgiye doğrudan şirketin sitesinden ulaşması, hem haber üretimini hızlandırır hem de kurumsal itibarın korunmasına katkı sağlar. Halka açık şirketlerde dijital güncellik daha önemli Emlak Konut, Borsa İstanbul’da işlem gören ve geniş bir yatırımcı kitlesine sahip halka açık bir şirket. Bu nedenle şirketin kurumsal web sitesinde yatırımcı ilişkilerinin yanında medya iletişiminin de güncel, erişilebilir ve düzenli olması önem taşıyor. KAP bildirimlerinin zamanında yapılması şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından temel ölçüt. Ancak kurumsal iletişim bununla sınırlı değil. Paydaşların şirketin projelerine, toplumsal katkılarına ve yönetici açıklamalarına kolayca erişebilmesi de güven veren bir iletişim yapısının parçaları arasında bulunuyor. Türkiye’nin gayrimenkul alanındaki en önemli markalarından biri olan Emlak Konut’un dijital vitrininin, şirketin büyüklüğü ve sahadaki faaliyet yoğunluğuyla uyumlu olması bekleniyor. Emlak Konut’a küçük ama önemli bir güncelleme çağrısı Ortaya çıkan tablo büyük bir teknoloji yatırımı gerektiren karmaşık bir soruna işaret etmiyor. Basın odasına düzenli içerik akışının sağlanması, kategorilerin sadeleştirilmesi ve 2026 yılına ait medya yansımalarının sisteme aktarılması eksikliği kısa sürede giderebilir. Emlak Konut’un yatırımcı ilişkilerindeki güncel yaklaşımını basın odasına da taşıması; gazeteciler, yatırımcılar, müşteriler ve sektör temsilcileri açısından daha güçlü bir bilgi kaynağı oluşturacaktır. Kapsül Haber Ajansı olarak beklentimiz, Türkiye’nin önemli kurumlarının yalnızca projeleriyle değil, şeffaf, ulaşılabilir ve güncel dijital iletişimleriyle de örnek olmasıdır. Emlak Konut tarafından konuya ilişkin bir açıklama yapılması halinde kamuoyuyla paylaşmaya hazırız.

Topraktan Yatırım, Doğru Projeyle Kazandırıyor   Haber

Topraktan Yatırım, Doğru Projeyle Kazandırıyor  

Konut fiyatlarının yükselmeye devam ettiği mevcut piyasa koşullarında yatırımcılar, maliyet avantajı sunan alternatiflere yöneliyor. Özellikle henüz proje aşamasındayken gerçekleştirilen konut yatırımları, hem daha uygun başlangıç fiyatları hem de teslim sürecine kadar oluşan değer artışıyla yatırımcıların ilgisini çekiyor. Ancak uzmanlara göre, bu yatırım modelinin başarılı olabilmesi için firmanın geçmiş projeleri, finansal gücü ve teslim performansı mutlaka detaylı şekilde incelenmeli. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, "Topraktan konut yatırımı, doğru zamanda ve güvenilir bir geliştiriciyle gerçekleştirildiğinde yatırımcısına önemli avantajlar sunan bir modeldir. Projenin ilk satış dönemlerinde sunulan fiyatlar, teslim aşamasına kadar ciddi bir değer artışı gösterebiliyor. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca bugünkü maliyete değil, projenin gelecekte oluşturacağı değere de odaklanması gerekiyor." ifadelerinde bulundu. Yılmaz, yatırım kararında fiyat kadar güven unsurunun da belirleyici olduğuna dikkat çekerek, "Bir projeyi değerlendirirken yatırımcıların firmanın referanslarını, daha önce tamamladığı işleri, teslim sürelerine sadakatini ve teknik yeterliliğini mutlaka araştırması gerekiyor. Şeffaflık ve güven, gayrimenkul sektöründe yatırımın en önemli teminatıdır. Sağlam bir proje, yalnızca bugünün değil geleceğin de kazancını oluşturur." dedi. Değişen yatırım alışkanlıklarının sektörde yeni bir dönem başlattığını belirten Yılmaz, "Artık yatırımcılar yalnızca bir konut satın almıyor; bulunduğu lokasyonun gelişim potansiyelini, ulaşım yatırımlarını, sosyal donatılarını ve yaşam kalitesini de değerlendiriyor. Bu nedenle proje geliştiriciler olarak bizler de uzun vadeli değer üreten, sürdürülebilir ve yatırımcısına güven veren projeler geliştirmeye odaklanıyoruz." ifadelerinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TMB, 2026 Yılının İkinci Çeyreğine Ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu Yayımladı Haber

TMB, 2026 Yılının İkinci Çeyreğine Ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu Yayımladı

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Raporda, inşaat sektörünün ekonominin büyümesini destekleyen sektörlerden biri olmayı sürdürdüğü belirtilirken, büyüme hızındaki yavaşlamanın sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerden kaynaklandığı ifade edildi. Kamu yatırımlarının büyümeyi desteklemeyi sürdürdüğü, buna karşın özel sektör yatırımlarındaki zayıflama ile yüksek finansman maliyetlerinin büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. Ekonominin genelinde 200’ün üzerinde alt sektöre yarattığı talep ve istihdam gücüyle lokomotif rol üstlenen inşaat sektörünün önde gelen kuruluşlarını temsil eden Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri ve sektör tarafından yakından takip edilen İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nun Temmuz 2026 sayısını yayımladı. “Küresel Ekonominin Dayanıklılık Testi” başlıklı analizde, küresel ekonomik görünüm, yurt içi ekonomik gelişmeler ve inşaat sektörüne ilişkin temel göstergeler birlikte değerlendirilerek sektörün mevcut görünümü ile önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler ele alındı. Raporda, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde %2,5 büyüdüğü, aynı dönemde inşaat sektörünün %3,2, gayrimenkul faaliyetlerinin ise %3,0 oranında büyüme kaydettiği belirtildi. Böylece sektörün 2022 yılının ikinci yarısında başlayan büyüme eğilimini 14 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü ifade edilirken, önceki dönemlerde %8'in üzerinde gerçekleşen büyüme performansına kıyasla ivme kaybının belirginleştiğine dikkat çekildi. Büyümedeki yavaşlamada sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerin etkili olduğu değerlendirilirken, deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ile kamu altyapı yatırımlarının sektörü desteklemeyi sürdürdüğü, buna karşın özel sektör yatırımlarındaki zayıflamanın büyüme hızını sınırladığı kaydedildi. Öte yandan, 2026 yılının ilk çeyreğinde zincirlenmiş hacim endeksine göre gayrisafi sabit sermaye oluşumu içerisinde sektörel yatırımların payının %3,3, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdamdaki payının ise %6,7 seviyesinde gerçekleştiği belirtilen raporda, sektörün ekonomik faaliyetler ve istihdam açısından önemini koruduğu vurgulandı. Raporda, yılın ilk yarısında 2,7 milyar ABD Doları ile geçmiş yıllardaki performansının gerisinde kalan yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin küresel finansman koşulları ve jeopolitik gelişmelerden olumsuz etkilendiği belirtildi. Uluslararası proje hacmindeki yavaşlama, özellikle Orta Doğu'da artan gerilimler ve yatırım kararlarının ertelenmesiyle ilişkilendirilirken, Türk inşaat sektörünün sahip olduğu teknik yetkinlik ve uluslararası deneyim sayesinde küresel pazardaki rekabet gücünü koruduğunun altı çizildi. Türkiye Müteahhitler Birliği’nce 2026 yılının ikinci çeyreğinin değerlendirildiği raporda, inşaat sektörüne ilişkin özetle şu tespitlere yer verildi: İNŞAAT SEKTÖRÜNDE BÜYÜME DEVAM EDERKEN İVME KAYBI DİKKAT ÇEKİYOR: 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi %2,5 büyürken inşaat sektörü %3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise %3,0 büyüme kaydetmiştir. Böylece sektör, 2022 yılının ikinci yarısından itibaren yakaladığı büyüme eğilimini 14 çeyrektir kesintisiz sürdürmüştür. Bununla birlikte, sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlükler büyüme hızında belirgin bir yavaşlamaya neden olmuştur. ÜRETİM GÖSTERGELERİ KAPASİTENİN KORUNDUĞUNA İŞARET EDİYOR: Ciro endeksi ve yapı ruhsatı verileri sektörün üretim kapasitesini koruduğunu göstermektedir. Özellikle yapı ruhsatlarındaki artış, önümüzdeki dönemde yeni projelerin devreye girebileceğine işaret ederken, inşaat güven endeksinin ikinci çeyrek boyunca eşik değer olan 100'ün altında kalması sektör temsilcilerinin geleceğe ilişkin beklentilerinde temkinli duruşun sürdüğünü ortaya koymaktadır. İnşaat maliyetlerindeki artış hızının yavaşlaması olumlu bir gelişme olmakla birlikte, işçilik maliyetleri ve finansman giderleri sektörün kârlılığı üzerinde baskı oluşturmaya devam etmektedir. KONUT SATIŞLARINDA KISA VADELİ TOPARLANMA: Türkiye genelinde ilk el konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %23,1 artarak 43 bin 406 adet olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde ikinci el konut satışları da %12,5 oranında artışla 86 bin 573 adede yükselmiştir. Böylece toplam konut satışları içinde ilk el satışların payı %33,4, ikinci el satışların payı ise %66,6 olarak gerçekleşmiştir. Mayıs ayında gözlenen zayıf satış performansının ardından Haziran ayında her iki segmentte de kaydedilen artış, konut piyasasında kısa vadeli bir toparlanmaya işaret etmiştir. Bununla birlikte yılın ilk yarısı itibarıyla ilk el satışların yalnızca sınırlı bir toparlanma sergilemesi, yeni konut üretimini destekleyecek talep koşullarının henüz kalıcı biçimde güçlenmediğini ve finansman koşullarının konut talebi üzerindeki belirleyici etkisini koruduğunu göstermiştir. KONUT PİYASASINDA FİNANSMAN BASKISI SÜRÜYOR: Konut satışlarının finansman yapısı incelendiğinde, ipotekli satışlar Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre %72,1 artarak 25 bin 993 adet olurken, diğer satışlar %7,1 artışla 103 bin 986 adet olarak gerçekleşmiştir. Toplam satışlar içerisinde ipotekli satışların payı %20,0, diğer satışların payı ise %80,0 olmuştur. Haziran ayında ipotekli satışlarda belirgin bir canlanma yaşansa da bu artış, önceki aylarda oldukça düşük seviyelerde seyreden kredi kullanımının ardından gerçekleşmiştir. İpotekli satışların toplam satışlar içerisindeki payının hâlen beşte bir düzeyinde kalması, finansman koşullarında kalıcı bir normalleşmeden ziyade sınırlı bir toparlanmaya işaret etmektedir. Konut kredisi maliyetleri, satın alma kararları üzerindeki belirleyici etkisini sürdürmüştür. YAPI RUHSATLARINDAKİ ARTIŞ YENİ YATIRIMLAR İÇİN OLUMLU SİNYAL VERİYOR: 2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinde kaydedilen artış, sektörün üretim kapasitesini koruduğunu ve önümüzdeki dönemde yeni projelerin devreye alınabileceğini göstermiştir. YURT DIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİNDE JEOPOLİTİK BELİRSİZLİKLER ETKİLİ OLUYOR: Ocak-Haziran 2026 dönemi itibarıyla Türk inşaat sektörü tarafından yurt dışında 2,7 milyar ABD Doları tutarında 57 proje üstlenilmiştir. Böylece sektörün 1972 yılında Libya ile yurt dışı pazara açılmasından bu yana ulaştığı uluslararası proje portföyü büyüklüğü üstlenilen 12.931 projeyle toplam 566,1 milyar ABD Doları olmuştur. Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin 2026 yılının ilk yarısındaki performansı, savaşlar ve küresel jeopolitik gerilimlerin de etkisiyle zayıf seyrini sürdürmüştür. İNŞAAT ZİRVESİ TÜRKİYE 2026 SEKTÖRÜN GELECEK VİZYONUNU ORTAYA KOYDU: Raporda, Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından T.C. Ticaret Bakanlığı'nın destekleriyle düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (Construction Summit Türkiye-CST) 2026'nın, Türk inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinin küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik en kapsamlı uluslararası platformlardan biri olduğu belirtildi. Küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşüm, sürdürülebilirlik odaklı yeni düzenlemeler, değişen finansman modelleri ve jeopolitik gelişmelerin sektör üzerindeki etkilerinin ele alındığı Zirve'nin, kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar ve finans çevrelerini ortak bir platformda buluşturduğu kaydedildi. Yaklaşık 1.400 sektör temsilcisinin katıldığı Zirve'de uluslararası pazarda faaliyet gösteren 81 firmanın stant açtığı ve iki gün boyunca 350'nin üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildiği belirtilen raporda, Birleşik Krallık, Güney Kore, Finlandiya, Almanya, İsveç, Japonya, Fransa ve Çin başta olmak üzere çok sayıda ülkeden kamu ve özel sektör temsilcisinin etkinlikte yer aldığı ifade edildi. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren'in değerlendirmelerine de yer verilen raporda, küresel rekabet ortamında mühendislik ve uygulama kapasitesinin yanı sıra dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yapay zekâ ve uluslararası iş birliklerinin sektörün geleceğini belirleyen temel unsurlar haline geldiği ifade edildi. Mevcut küresel koşullar dikkate alındığında, İnşaat Zirvesi Türkiye 2026'nın yalnızca bir sektör buluşması değil, aynı zamanda Türk inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinin gelecek vizyonunu ortaya koyan stratejik bir platform niteliği taşıdığı değerlendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lojistik Depolarının Değerini Belirleyen Faktörler Neler? Haber

Lojistik Depolarının Değerini Belirleyen Faktörler Neler?

E-ticaret sektöründe sonbahar kampanyaları, kasım indirimleri ve yılın son çeyreğine yönelik hazırlıkların başladığı Temmuz ayı, lojistik depolar açısından da hareketli bir dönemin başlangıcını oluşturuyor. Artan stok ihtiyacı ve dağıtım kapasitesi gereksinimi nedeniyle şirketler depo planlamalarını gözden geçirirken, yatırımcılar da yüksek standartlara sahip lojistik tesislere yöneliyor. Bu hareketlilik, lojistik depoların değerleme süreçlerinde dikkate alınan kriterlerin de değişmesine neden oluyor. Geçmişte ağırlıklı olarak lokasyon ve kapalı alan büyüklüğü üzerinden değerlendirilen depolar, bugün teknik altyapıları ve operasyonel kabiliyetleriyle birlikte ele alınıyor. Bir deponun mevcut ihtiyaçları karşılamasının yanı sıra gelecekte değişen lojistik operasyonlarına ne kadar uyum sağlayabileceği de yatırım değeri açısından önemli bir kriter haline geliyor. Teknik altyapı yatırım değerini doğrudan etkiliyor Lojistik depoların değerini belirleyen en önemli unsurların başında mimari plan uygunluğu geliyor. Kolon yerleşimi, raf sistemlerine uygunluk ve operasyon akışını destekleyen iç planlama, hem kullanım verimliliğini hem de kirlanabilme potansiyelini doğrudan etkiliyor. Bunun yanında zemin taşıma kapasitesi ile kat yükseklikleri de depo performansını belirleyen temel kriterler arasında yer alıyor. Ağır yük depolayabilen, yüksek raf sistemlerine uygun ve otomasyon çözümlerine entegre edilebilen depolar, günümüz lojistik ihtiyaçlarına daha kolay cevap verebildikleri için yatırım açısından daha yüksek değer görüyor. Yangın söndürme sistemleri, sprinkler altyapısı, yükleme rampaları, kapı sayısı ve tır manevra alanlarının yeterliliği de operasyonel verimlilik açısından önem taşıyan diğer başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle yoğun sevkiyat yapan e-ticaret şirketleri için aynı anda birden fazla aracın yükleme ve boşaltma yapabilmesi operasyonel avantaj sağlarken, bu özellikler depo değerine de doğrudan yansıyor. Sürdürülebilirlik, değerleme kriterlerinden biri haline geldi Lojistik tesislerinde çevresel sürdürülebilirlik de giderek daha fazla önem kazanıyor. LEED ve BREEAM gibi uluslararası yeşil bina sertifikalarına sahip depolar, enerji verimliliği ve işletme maliyetleri açısından sundukları avantajların yanı sıra kurumsal kiracılar tarafından da daha fazla tercih ediliyor. Bununla birlikte depoların limanlara, organize sanayi bölgelerine, ana ulaşım akslarına ve tüketim merkezlerine yakınlığı da değerleme çalışmalarında önemli rol oynuyor. Ancak artık yalnızca iyi bir lokasyona sahip olmak tek başına yeterli değil; teknik standartları yüksek, sürdürülebilir ve farklı operasyon modellerine uyum sağlayabilen tesisler yatırım açısından daha güçlü bir konuma geliyor. ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu GMY Kemal Cem Onursal, konuyla ilgili olarak “Lojistik depolar artık yalnızca ürünlerin depolandığı yapılar değil, tedarik zincirinin kesintisiz işlemesini sağlayan stratejik merkezler olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle değerleme çalışmalarında yalnızca metrekare büyüklüğü ya da konuma odaklanmak doğru sonuç vermiyor. Mimari plan uygunluğu, zemin taşıma kapasitesi, kat yüksekliği, yangın güvenliği, yükleme altyapısı ve sürdürülebilirlik standartları gibi pek çok kriteri birlikte değerlendiriyoruz. Özellikle Temmuz ayı, e-ticaret şirketlerinin sonbahar operasyonlarına yönelik hazırlıklarını yaptığı bir dönem olduğu için lojistik depo pazarında hareketlilik belirgin şekilde artıyor. Önümüzdeki dönemde otomasyon teknolojilerinin yaygınlaşması, hızlı teslimat beklentilerinin artması ve sürdürülebilirlik hedeflerinin güçlenmesiyle birlikte teknik standartları yüksek lojistik depoların yatırım değerini daha da artıracağını öngörüyoruz. Değerleme süreçlerinde de artık yalnızca bugünkü kullanım koşullarını değil, bir tesisin gelecekte farklı sektörlerin ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verebileceğini de analiz ediyoruz. Bu yaklaşım hem yatırımcıların daha sağlıklı karar almasını sağlıyor hem de lojistik gayrimenkullerin gerçek potansiyelini daha doğru ortaya koyuyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KKTC Gayrimenkulünde Düzenlemeler Planlı Projelere İlgiyi Artırıyor Haber

KKTC Gayrimenkulünde Düzenlemeler Planlı Projelere İlgiyi Artırıyor

Sektör temsilcileri, yatırımcıların artık yalnızca fiyat avantajına değil; hukuki güvence, kurumsal geliştirici, planlı yaşam konsepti ve uzun vadeli değer potansiyeline de odaklandığını belirtiyor… Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yabancıların taşınmaz edinimine ilişkin yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin kapısını araladı. Yatırım süreçlerini daha şeffaf ve kontrollü hâle getirmeyi amaçlayan düzenlemelerle birlikte yatırımcıların karar verme kriterlerinde de önemli bir değişim yaşanıyor. Sektör değerlendirmelerine göre, yatırımcılar artık yalnızca satış fiyatı veya kısa vadeli getiri beklentisiyle hareket etmiyor. Projelerin yasal süreçlere uygunluğu, geliştirici firmanın sektördeki deneyimi, teslim performansı, yaşam konsepti ve bulunduğu bölgenin gelişim potansiyeli yatırım kararlarında daha belirleyici hâ le geliyor. Özellikle uluslararası yatırımcıların güven odaklı yaklaşımı, kurumsal şirketler tarafından geliştirilen planlı projelere olan ilgiyi artırıyor. Bu dönüşüm, Kuzey Kıbrıs'ta geliştirilen yeni nesil yaşam projelerini de ön plana çıkarıyor. Konutun ötesine geçen, sosyal yaşam alanları, yeşil dokusu, ticari üniteleri ve günlük yaşamı kolaylaştıran donatılarıyla öne çıkan projeler, yatırımın yanı sıra sürdürülebilir bir yaşam deneyimi sunmayı hedefliyor. YATIRIM KARARLARINDA GÜVEN VE KURUMSAL YAPI BELİRLEYİCİ OLUYOR Bu anlayış doğrultusunda projeler geliştiren SOA Holding, Lefkoşa'da hayata geçirdiği Air Life Lefkoşa ile değişen yatırımcı beklentilerine yanıt vermeyi amaçlıyor. Yaklaşık 69 bin metrekarelik proje alanı üzerinde yükselen Air Life Lefkoşa; konut, ticari alanlar, sosyal donatılar ve yeşil yaşam alanlarını bir araya getirerek kullanıcılarına bütüncül bir yaşam modeli sunuyor. Şehrin önemli ulaşım akslarına ve Ercan Havalimanı'na yakın konumuyla dikkat çeken proje, hem yaşam hem de yatırım odaklı beklentilere cevap veren yapısıyla öne çıkıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, yeni düzenlemelerin sektör açısından güveni pekiştiren önemli bir adım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gayrimenkul sektörü, güven üzerine inşa edilen bir ekosistemdir. KKTC'de hayata geçirilen yeni düzenlemeler, yatırım süreçlerinin daha şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasına katkı sağlıyor. Bu süreçte yatırımcıların da tercihlerini yalnızca fiyat üzerinden değil, projeyi geliştiren firmanın deneyimi, hukuki altyapısı ve uzun vadeli vizyonu doğrultusunda şekillendirdiğini görüyoruz." Artukoğlu, yeni nesil projelerde yaşam kalitesinin yatırım değerinin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Bugün yatırımcılar yalnızca bir konut satın almıyor; aynı zamanda güvenli, planlı ve sürdürülebilir bir yaşamın parçası olmayı tercih ediyor. Bu nedenle sosyal donatıları güçlü, yeşil alanlarıyla öne çıkan ve günlük yaşamı kolaylaştıran projeler daha fazla ilgi görüyor. Air Life Lefkoşa'yı tasarlarken de bu yaklaşımı benimsedik. Hedefimiz, yalnızca bugünün değil, geleceğin yaşam ihtiyaçlarına da cevap veren, uzun vadede değerini koruyan bir yaşam merkezi oluşturmak." Sektör temsilcileri, yeni düzenlemelerle birlikte KKTC gayrimenkul pazarında kurumsal yapı, şeffaflık ve planlı şehirleşme anlayışının daha fazla önem kazanacağını değerlendirirken, bu dönüşümün uluslararası yatırımcı güvenini artırarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağını öngörüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Binghatti'den Türk Gayrimenkul Şirketine Prestijli Ödül Haber

Binghatti'den Türk Gayrimenkul Şirketine Prestijli Ödül

Dubai'nin önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden Binghatti, düzenlediği iş ortakları ödül töreninde "Broker Recognition Award 2026" ödülünü belirli satış hacmine ulaşan başarılı iş ortaklarına takdim etti. Gecede ödüle layık görülen şirketler arasında Türk gayrimenkul şirketi Parcel Estates de yer aldı. Türk şirketlerinin yükselişi Son yıllarda Dubai gayrimenkul pazarında daha etkin rol üstlenen Türk şirketleri, geliştiricilerle kurdukları iş birlikleri ve ulaştıkları satış hacimleriyle dikkat çekiyor. Binghatti tarafından Parcel Estates'e verilen Broker Recognition Award 2026 da Türk şirketlerinin uluslararası gayrimenkul pazarındaki artan etkinliğinin göstergeleri arasında değerlendiriliyor. 'Güçlü ekip işi' Ödülün ardından değerlendirmelerde bulunan Parcel Estates CEO'su Özden Çimen, bu başarının ekip çalışmasının, yatırımcı güveninin ve ortak hedeflere duyulan bağlılığın bir sonucu olduğunu belirtti. Çimen, "Binghatti tarafından Broker Recognition Award 2026 ödülüne layık görülmek, Parcel Estates ailemizin özverisinin ve ortak başarısının en güzel göstergesi. Bu ödül; birlikte verdiğimiz emeğin, bize güvenen yatırımcılarımızın ve her an aynı hedefe odaklanan güçlü ekibimizin ortak hikayesidir. Bizimle birlikte bu yolda yürüyen tüm yatırımcılarımıza ve ekip arkadaşlarımıza sonsuz teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Yükselişe geçti Parcel Estates, Dubai'de faaliyet gösterdiği projelerde uluslararası yatırımcılara danışmanlık ve satış hizmeti sunarken, Türk şirketlerinin Körfez gayrimenkul pazarındaki görünürlüğünü artıran firmalar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.