Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gayrimenkul

Kapsül Haber Ajansı - Gayrimenkul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gayrimenkul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kira İçin Konut Yatırımı Cazibesini Kaybediyor: Dubai'ye İlgi Arttı Haber

Kira İçin Konut Yatırımı Cazibesini Kaybediyor: Dubai'ye İlgi Arttı

Buna karşılık Dubai’de daha öngörülebilir kira piyasası ve döviz bazlı getiri, Türk yatırımcıların rotasını yurt dışına çeviriyor. Uzmanlara göre, iki ülke arasındaki kira getirisi farkı artık sadece oranlarla değil, yatırımın sürdürülebilirliğiyle ölçülüyor. Türkiye’de uzun yıllar boyunca güvenli liman olarak görülen “konut al, kiraya ver” modeli, son dönemde yatırımcı açısından cazibesini kaybetmeye başladı. Konut fiyatlarındaki hızlı artışa rağmen kira gelirlerinin aynı oranda yükselmemesi, yatırımın geri dönüş süresini uzatırken, Türk yatırımcıları alternatif piyasalara yöneltiyor. Bu alternatiflerin başında ise Dubai geliyor. Türkiye’de kira artıyor ama yatırımın geri dönüşü uzuyor TÜİK verilerine göre Türkiye’de kira artış oranları yüksek seyrini korurken, uzmanlar bu artışın yatırımcıya reel anlamda güçlü bir getiri sunmadığına dikkat çekiyor. Konut fiyatlarının geldiği seviye, bakım ve yenileme giderleri, vergiler ve tahsilat riskleri bir araya geldiğinde, kira gelirinin yatırım maliyetini karşılama süresi giderek uzuyor. Sektörde “kira çarpanı” olarak adlandırılan ve bir konutun kira geliriyle kendini kaç yılda amorti ettiğini gösteren gösterge, Türkiye genelinde yatırımcıyı zorlayan seviyelere işaret ediyor. Büyük şehirlerde bu sürenin 18–25 yıl bandına kadar uzadığı görülüyor. İstanbul–Dubai kıyası: Aynı metrekare, farklı kira gerçeği Bu farkın, rakamlarla somutlaştığında daha net görüldüğünü söyleyen Uluslararası Gayrimenkul Uzmanı ve AngelshineProperty Kurucusu Betül Işık, “İstanbul’da merkezi bir ilçede aylık kirası 20–30 bin TL bandında olan ortalama bir 1+1 dairenin satış fiyatı 5–7 milyon TL seviyelerinde bulunuyor. Buna karşılık Dubai’de benzer nitelikte, aylık kirası 6 bin–8 bin dirhem (yaklaşık 1.600–2.200 dolar) olan 1+1 bir konutun satış fiyatı ise ortalama 250 bin–350 bin dolar bandında seyrediyor. Döviz bazında değerlendirildiğinde, Dubai’de kira gelirinin konut fiyatına oranla daha dengeli bir geri dönüş sunduğu görülüyor. Bu durum, yatırımın geri dönüş süresini kısaltırken, kira gelirinin sürdürülebilirliği açısından da yatırımcıya daha öngörülebilir bir tablo sunuyor. Ortaya çıkan tablo, “aynı metrekare, benzer kira” algısının yatırım maliyeti ve geri dönüş açısından pratikte geçerli olmadığını net biçimde ortaya koyuyor.” dedi. Dubai’de denge daha öngörülebilir Dubai’de ise tablo farklı bir seyir izliyor. Güçlü arz planlaması, yüksek işlem hacmi ve yabancı yatırımcı dostu yapı sayesinde kira piyasası daha öngörülebilir bir zeminde ilerliyor. Konut fiyatları ile kira gelirleri arasındaki denge, yatırımcıya daha kısa geri dönüş süresi sunabiliyor. Dubai’de özellikle daire segmentinde kira çarpanlarının 11–15 yıl aralığında seyretmesi, yatırımcı açısından dikkat çekici bir fark yaratıyor. Ayrıca kira gelirlerinin döviz bazlı olması, Türk yatırımcı için ek bir güven unsuru olarak öne çıkıyor. “Artık yatırımcı brüt oranlara değil, net getiriye bakıyor” Dubai’de gayrimenkul alım satımı alanında faaliyet gösteren Angelshine Property Kurucusu Betül Işık, yatırımcı davranışındaki değişimi şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye’de kiralar artsa bile, konutun toplam maliyeti yatırımcıyı yoruyor. Vergiler, bakım giderleri, boş kalma riski ve belirsizlikler, kira gelirinin anlamını zayıflatıyor. Dubai’de ise yatırımcı daha öngörülebilir bir piyasa, daha net kurallar ve daha disiplinli bir yapı görüyor. Artık kararları brüt kira oranları değil, net getiri belirliyor.” Kâğıt üzerinde benzer, pratikte farklı Uzmanlara göre Türkiye ve Dubai arasındaki kira getirisi farkı, yalnızca yüzdesel oranlarla açıklanamıyor. Kâğıt üzerinde birbirine yakın görünen brüt kira getirileri, uygulamada ciddi şekilde ayrışıyor. Dubai’de kira sözleşmelerinin daha net olması, tahsilat süreçlerinin düzenli işlemesi ve piyasadaki yüksek likidite, yatırımcıya hem gelir hem de çıkış kolaylığı sağlıyor. Türkiye’de ise yatırımcı, kira gelirinin sürekliliği konusunda daha temkinli davranmak zorunda kalıyor. Türk yatırımcı neden yön değiştiriyor? TCMB ödemeler dengesi verileri, Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul alımlarında belirgin bir artışa işaret ediyor. Uzmanlara göre bu eğilimin temelinde; döviz bazlı gelir beklentisi, daha kısa geri dönüş süresi ve varlık çeşitlendirme isteği yer alıyor. Betül Işık’a göre bu yön değişimi geçici değil: “Yatırımcı artık ‘bugün ne kadar kira alırım’ sorusundan çok, ‘bu yatırım beş yıl sonra beni nerede konumlandırır’ sorusunu soruyor. Bu açıdan bakıldığında Dubai, Türk yatırımcı için sadece alternatif değil, yeni bir denge noktası haline geliyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

RMA Holding, Yatırımları ile Türkiye’ye Değer Katmaya Devam Ediyor Haber

RMA Holding, Yatırımları ile Türkiye’ye Değer Katmaya Devam Ediyor

2009 yılında temelleri atılan RMA Holding’in gayrimenkul yatırımları ile başlayan gelişimini önce Yeme-İçme sektöründe global markaların Türkiye’ye kazandırılması ve bunlara ilişkin operasyonların genişletilmesi izledi. RMA Holding, Yeme-İçme ve Eğlence Sektörlerinde Cozy, Fauchon Paris, Club Alice, Mathilda’s, OPA Bodrum ve Sakhalin gibi yatırımlarıyla büyürken, gayrimenkul ve inşaat alanlarında da Beşiktaş, Kağıthane ve Kemerburgaz’da kentsel dönüşüm ve gayrimenkul geliştirme projelerinin yanı sıra İzmir Aliağa Radisson Otel ve Yalıkavak Marina’nın yapımında rol aldı. Holding, bu ivmenin en yeni üyesi olan Bodrum Yalıkavak’ta yer alan Montes by Missoni Projesi, Atina’da yapımına başladıkları otel projesi ve geliştirmesi devam eden 3 yeni projesi ile büyümesini sürdürüyor. Şirketler, 2020 yılından beri RMA Holding çatısı altında İnşaat&Gayrimenkul, Otelcilik ve Yeme-İçme&Eğlence alanlarında ülkemize değer yaratma hedefiyle faaliyetlerine devam ediyor. RMA Holding adına RMA Development Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Ersül, RMA Holding’in faaliyet gösterdiği 3 ana sektör ve grubun yeni göz bebeği dünyaca ünlü İtalyan moda evi Missoni imzalı Montes by Missoni projesi hakında bilgi verdi. RMA Holding Yönetim Kurulunun belirlediği stratejiler doğrultusunda ve ilgili tepe ve birim yöneticilerinin idaresinde 500’ün üzerinde çalışanıyla operasyonlarını sürdürmekte olduklarını ileten Mehmet Ersül; “Özellikle pandemi sonrası sürekli artan yurtiçi ve yurtdışı yatırım hacmimiz ile toplam varlıklarımızda ve cirolarımızda %300’lük bir artış yakalamış bulunuyoruz. İnşaat&Gayrimenkul, Otelcilik ve Yeme-İçme&Eğlence alanlarında ülkemize sürdürülebilir bir katma değer sağlamak en büyük amacımız. En son hayata geçirdiğimiz başta Cozy olmak üzere Yeme-İçme sektöründeki yatırımlarımızın hem gördüğü ilgiden hem de Yeme-İçme sektörü ciro payımıza olan katkısından son derece memnunuz. Bu alandaki büyümemiz yeni global işbirliklerimiz ile devam edecek. Gayrimenkul geliştirme alanında da benzer bir etkiyi özellikle Montes by Missoni projemiz ile yakalamış olmanın heyecanı içindeyiz.” diye belirtti. Faaliyet gösterdikleri tüm sektörlerde yurtiçinde ve yurtdışındaki fırsatları titizlikle analiz ederek müşterileri için kalıcı değer yaratmayı hedeflediklerini ileten Ersül; “Grup olarak önem verdiğimiz konulardan biri global marka işbirliklerimiz. Yaptığımız işlerde ana stratejimiz ekonomik altyapısı güçlü, sürdürülebilir, müşterilerine hem güven veren hem de değer katan işletmeler olarak ilerlemek. 2026 yılında başta gayrimenkul geliştirme ve yeme-içme olmak üzere önemli oranda ciro artışları yakalamamız mümkün görünüyor. Kısa-orta vadede yapmayı planladığımız başta İstanbul, İzmir ve Bodrum olmak üzere, Körfez Bölgesi, Avrupa ve Amerika yatırımları ile hedefimiz mevcut büyüklüğümüzü 4-5 kat arttırmak.” diye de ekledi. RMA Holding güvencesiyle hayata geçirilen Montes by Missoni projesi… Montes by Missoni Projesi, Missoni Markası’nın gayrimenkul geliştirme alanında global işbirlikleri ile hayata geçirdiği Dubai, Marbella ve Miami projelerini takiben Lizbon ve Toronto’daki yeni yatırımlarla birlikte şimdi ilk kez Türkiye’de, Bodrum, Yalıkavak’ta markanın seçkin uluslararası destinasyonları arasına katılılıyor.Missoni'nin yaratıcı evreni, yalnızca moda dünyasında değil, yaşam alanlarında da benzersiz bir iz bırakıyor. RMA Holding yatırımı ile Bodrum’un eşsiz doğasında dünyaca ünlü Missoni markasının özgün gustosu ve tasarım diliyle şekillenen proje, markanın kreatif direktörü Alberto Caliri’nin imzasını taşıyan özel tasarımlarla hayat buluyor. Proje, toplam 53 özel rezidanstan oluşurken; 3 ya da 4 yatak odalı villalar ile 1 ila 5 odalı ünite seçenekleri sunduğu farklı yaşam tarzlarına hitap eden prestijli bir konut deneyimi vadediyor. Dokunduğu her bireyi evinin konforunda özel hissettirmeyi ve onlara verdiği değeri her adımıyla gösterebilmeyi amaçlayan RMA Holding, Montes by Missoni projesiyle, dünya çapında en önemli lüks seyahat rotalarından Bodrum’da, RMA Holding ve Missoni vizyonlarının birleştiği bir yaşam merkezi ile değer katmayı hedefliyor. Lüks, rafine ve ayrıcalıklı bir yaşam tarzı sunma prensibiyle hayata geçirilen projede yaşam 2027 yazında başlayacak. Global ölçekli, farklı coğrafyalarda yer alan projeler… RMA Holding, ayrıca uzun süredir devam ettirdiği gayrimenkul geliştirme, inşaat ve otelcilik alanlarındaki operasyonlarını farklı coğrafyalara da taşımak ve büyümesini güçlendirmek için Birleşik Arap Emirlikleri’nde ve Avrupa genelinde yeni şirketlerinin de kuruluş işlemlerini devam ettiriyor. Bugün için yurtdışı faaliyetlerinin toplam ciro içindeki payı daha kısıtlı kalmakla birlikte, Yunanistan Atina’daki otel yatırımıyla başlamak üzere kısa sürede bu payı %50’ler seviyesine getirmeyi hedefliyor. Holding çevresel ve toplumsal etkileri gözetme hassasiyetiyle uzun vadeli stratejileri şekillendiriyor, değer yaratma vizyonlarının en önemli adımının geleceği korumak olduğuna inanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Müşteri Deneyimi Yönetimi Enflasyona Karşı Gelir Kalkanına Dönüştü Haber

Müşteri Deneyimi Yönetimi Enflasyona Karşı Gelir Kalkanına Dönüştü

Türkiye’de 175 bin kişiyi aşkın istihdamla büyüyen müşteri deneyimi yönetimi sektörü, 2025 yılını stratejik bir kabuk değişimiyle tamamladı. Geçmişte "maliyet merkezi" olarak görülen CX operasyonları, artık markaların sadakat ve gelir üretim üslerine evrildi. Sektörün 2025 performansını ve 2026 öngörülerini Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD) tarafından yayınlanan 2025 Araştırma Raporu verileri ışığında değerlendiren fzlPLUS Genel Müdürü Hüseyin Yerçok, deneyimin artık lüks değil, finansal bir zorunluluk olduğunu vurguladı. 2025 verilerinin en çarpıcı çıktısının "deneyim marjı" algısı olduğunu belirten Yerçok, "Araştırmalar, tüketicilerin %60’ının tutarlı ve iyi bir deneyim karşılığında %15’e varan fiyat artışlarını kabul ettiğini gösteriyor. Bu veri, müşteri deneyiminin şirketler için sadece bir itibar meselesi değil, ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklı bir 'gelir kalkanı' da olduğunu gösteriyor." dedi. fzlPLUS Kapasitesini Üçe Katladı Sektördeki bu stratejik dönüşümü uçtan uca deneyim orkestrasyonu yaklaşımıyla yöneten fzlPLUS, 2025 yılını rekor büyüme oranlarıyla kapattı. 2025 yılını bir önceki seneye kıyasla %182 ciro artışıyla tamamlayan şirket, yönettiği etkileşim sayısını 6,1 milyona taşıdı. En kritik verimlilik göstergesi olan "İlk Temasta Çözüm" (FCR) oranında %80 seviyesini yakalayan fzlPLUS, %99,5 müşteri memnuniyetiyle Şikayetvar A.C.E Awards’ta Gold Ödül’e layık görüldü. Şirket Diyarbakır’da kurduğu yeni operasyon merkeziyle, istihdamını bir yılda 151 kişiden 500 kişiye çıkardı. Yapay Zeka Artık Sohbet Etmiyor İş Yapıyor 2026’yı ‘Eylem ve Öngörü Yılı’ olarak tanımlayan Hüseyin Yerçok, sektördeki profesyonellerin %81’inin eğitimlerini yapay zeka araçlarının kullanımına odakladığını belirtti ve teknolojideki eksen kaymasına dikkat çekti: "Artık üretken yapay zeka döneminden ajan tabanlı yapay zeka (Agentic AI) evresine geçiyoruz. Bu yıldan başlayarak, önümüzdeki dönemde sadece sorulara cevap vermekle kalmayan; otonom kararlar alan, süreç başlatan ve iş bitiren sistemleri daha fazla konuşacağız. fzlPLUS olarak geliştirdiğimiz OmniFlow omnichannel deneyim orkestrasyonu da tam olarak bunu yapıyor. Ancak burada kritik bir denge söz konusu: Tüketicilerin %40’ı kriz anında hâlâ karşısında bir insan görmek istiyor. Bu yüzden teknolojiyi insanı ikame etmek yerine 'hibrit güç' oluşturmak için kullanmak sektörümüz için kritik önem taşıyor." Türkiye Hizmet İhracatında Küresel Üs Olma Yolunda Sektörün iş gücü niteliğine dair veriler de paylaşan Yerçok, Türkiye’nin global bir deneyim üssü olma yolunda ilerlediğinin altını çizdi: "Sektörümüz %69 kadın çalışan oranıyla toplumsal cinsiyet eşitliğinde, %72 uzaktan/hibrit çalışma oranıyla ise modern iş modellerinde Türkiye’nin öncü alanlarından. Sektörümüzdeki şirketlerin %33’ünün halihazırda yabancı dilde hizmet ihraç ediyor olması, genç nüfusumuzun global rekabetteki gücünü gösteriyor. Biz de 2026 vizyonumuz kapsamında Antalya’yı stratejik bir yabancı dil operasyon merkezi olarak konumlandırarak bu ihracat potansiyelinden daha fazla pay almayı hedefliyoruz." Reaktif İletişim Yerine Proaktif Yönetim fzlPLUS’ın 2026 ajandasındaki en büyük odağın proaktif deneyim olduğunu belirten Yerçok, sözlerini şöyle tamamladı: "Günümüzde tüketicilerin %76'sı sorun henüz oluşmadan markaların kendileriyle iletişime geçmesini bekliyor. Biz de otomotivden sigortaya çeşitli sektörlerden hizmet verdiğimiz tüm iş ortaklarımızın süreçlerini bu yeni proaktivite beklentisi üzerine kurguluyoruz. Fuzul Akva Sigorta projemizde yanıt süresini 6 saatten 1,5 saate indirerek bunun önemli bir örneğini verdik. 2026’da hedefimiz; çalışan sayımızı 1.100’e, proje sayımızı 40’a çıkarmak ve regülasyon uyumlu güvenli altyapımızla daha fazla iş ortağımızı 'eyleme geçen' bir müşteri deneyimi çağına taşımak." fzlPLUS Hakkında Fuzul Holding’in iştiraki olan fzlPLUS, grubun finans, sigorta, gayrimenkul ve teknoloji gibi yüksek regülasyonlu sektörlerde edindiği derin tecrübeden güç alarak 2015 yılında müşteri iletişim merkezi olarak faaliyetlerine başlamıştır. 2018’den itibaren yapay zeka, otomasyon ve iş analitiği yatırımlarıyla dış kaynak (BPO) anlayışını dönüştüren fzlPLUS, bugün işletmelerin satış, tahsilat, müşteri hizmetleri ve satış sonrası destek süreçlerini uçtan uca yöneten çevik ve teknolojik bir Müşteri Deneyimi Merkezi olarak konumlanmaktadır. “İnsandan ilham, teknolojiden güç” mottosuyla hareket eden fzlPLUS, güvenilir, yenilikçi, proaktif ve sürdürülebilir çözümler sunan %100 yerli sermayeli bir teknoloji ve deneyim ortağıdır; paydaşlarının operasyonel ve finansal verimliliğini artırırken müşteri memnuniyetini ölçülebilir biçimde yükseltmeyi hedefler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konut Satış Fiyatları Aralık Ayında %27,2 Arttı Haber

Konut Satış Fiyatları Aralık Ayında %27,2 Arttı

Enflasyon etkisi göz önüne alındığında fiyatlar bir yılda reel olarak %2,9 aylık bazda ise %0,7 düştü. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 37 bin 800 TL iken, ortalama konut fiyatı ise 4,7 milyon TL oldu. Konut yatırımının geri dönüş süresi 14 yıl olarak hesaplandı. Konut satış adetlerine baktığımızda aralık ayında 254 bin 777 adet konut satıldığı görülüyor. Bu rakam ile konut satış adedi geçen senenin aralık ayına göre %19,8 oranında arttı. 2025 yılında ise konut satışları geçen seneye göre %14,3 artarak 1 milyon 688 bin 910 olarak gerçekleşti. Konut satış adedi bu rakam ile tarihi zirveye ulaşmış oldu. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %25,2 oranında artarak 29 bin 149 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı aralık ayında %11,4 olarak gerçekleşti. 2025 yılında gerçekleşen ipotekli konut satışları ise geçen seneye göre %49,3 oranında artarak 236 bin 668 oldu. Endeksa Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Görkem Öğüt, rapora ilişkin şunları söyledi: “2025 yılında konut satışları 1,6 milyonun üzerine çıkarak tarihi bir zirveye ulaştı. Geçtiğimiz yıla kıyasla en dikkat çekici artış %49,3 ile kredili konut satışlarında gerçekleşirken, satış adetlerinde ağırlık hâlâ ikinci el konutlarda. Endeksa verilerine göre hem kira hem de satış fiyatlarında nominal artışlar yaşansa da, enflasyondan arındırıldığında düşüş görülmesi, 2022 yılında yaşanan yüksek artışların ardından piyasanın dengelendiğini gösteriyor. Satış adetleri talebin hâlâ güçlü olduğunu ortaya koyarken, bu talebin henüz fiyatları yukarı yönlü baskılamadığı görülüyor. Beklenen faiz indirimleriyle birlikte krediye erişimin kolaylaşması durumunda, önümüzdeki dönemde konut fiyatlarında reel yükseliş görülebilir.” En fazla değer artışı olan iller: Diyarbakır, Samsun ve Batman Endeksa verilerine göre, aralık ayında en çok konut satışının olduğu ilk 30 il değerlendirildiğinde yatırımcıya en çok kazandıran şehirler sırasıyla Diyarbakır, Samsun ve Batman oldu. Diyarbakır’da konut fiyatları son bir yılda %44,7 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında artış oranı %10,5 olarak hesaplandı. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 31 bin 886 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 4,9 milyon TL. Samsun’da konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %37,4 iken reel değer artışı %4,9 seviyesinde gerçekleşti. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 33 bin 478 TL, ortalama konut fiyatı 3,8 milyon TL oldu. Batman’da ise konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %36,7 iken reel değer artışı %4,3 seviyesinde gerçekleşti ve ortalama konut metrekare satış fiyatı 24 bin 691 TL, ortalama konut fiyatı 3,6 milyon TL oldu. En çok konut satışının olduğu ilk 30 içinde satılık konut fiyatlarının bir yılda en az yükseldiği iller ise sırasıyla Hatay, Gaziantep ve Muğla oldu. Hatay’da satılık konutların fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre %15,9 yükselirken enflasyondan arındırılmış verilere göre fiyatlar reel olarak %11,5 geriledi. Hatay’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 25 bin 426 TL, ortalama konut fiyatı ise 3,8 milyon TL. Gaziantep’te ise satış fiyatları nominal olarak %21,3 yükselirken reel olarak %7,4 oranında düştü ve ortalama konut metrekare satış fiyatı 26 bin 203 TL, ortalama konut fiyatı ise 4,1 milyon TL oldu. Türkiye genelindeki en yüksek gayrimenkul fiyatlarına sahip olan Muğla’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 77 bin 319 TL, ortalama konut fiyatı ise 9,8 milyon oldu. Satılık konutların fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre %22,0 yükselirken enflasyondan arındırılmış verilere göre fiyatlar reel olarak %6,9 geriledi. 4 büyük şehir arasında Ankara fiyat artışında birinci Türkiye’nin en büyük 4 ili arasında satılık konut fiyatlarının bir yılda en fazla yükseldiği il Ankara oldu. Ankara’da nominal fiyat artışı %33,6 olurken, reel bazda %2,0’lik bir artış yaşandı. Başkentte konut metrekare fiyatı 34 bin 55 TL’ye, ortalama konut fiyatı ise 4,4 milyon TL’ye yükseldi. İstanbul’da fiyatlar nominal olarak %29,3 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında fiyatlarda %1,3 düşüş gözlendi. İstanbul’da konut metrekare fiyatı 57 bin 874 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,6 milyon TL oldu. İzmir’de satılık konut fiyatları yıllık bazda %24,8 nominal artış gösterirken reel olarak %4,7 geriledi. İzmir’de ortalama konut metrekare fiyatı 48 bin 154 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,0 milyon TL olarak kaydedildi. Bursa’da ise yıllık nominal değişim %25,9 olurken reelde %4,5 düşüş yaşandı. Bu ilde ortalama metrekare fiyatı 32 bin 294 TL, ortalama satış fiyatı ise 4,3 milyon TL. Türkiye genelinde kiralar %26,2 arttı Endeksa’nın güncel verilerine göre, Türkiye genelinde kiralık konut fiyatları yıllık bazda %26,2 yükselirken aylık bazda ise aynı kaldı. Enflasyon etkisinden arındırılmış verilere göre kiralar bir yılda reel olarak %3,6 bir önceki aya göre ise reelde %0,8 düşüş kaydetti. Türkiye genelinde konutların ortalama metrekare kira fiyatı 229 TL, ortalama kira ise 25 bin 380 TL seviyesinde.

Karaarslan İnşaat, Beşiktaş Futbol A Takımı’nın Forma Sırt Sponsoru Oldu Haber

Karaarslan İnşaat, Beşiktaş Futbol A Takımı’nın Forma Sırt Sponsoru Oldu

Beşiktaş JK ile Karaarslan İnşaat arasında imzalanan anlaşma, bugün düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Beşiktaş Futbol A Takımı’nın forma sırt sponsorluğunu kapsayan anlaşma ile birlikte, spor ve iş dünyası arasında kurulan bu ortaklığın her iki tarafa da kurumsal değer ve görünürlük sağlaması hedefleniyor. Anlaşma, taraflar açısından yalnızca bir iş birliği olmanın ötesinde, ortak değerler ve uzun vadeli duruş temelinde şekillenen bir birliktelik olarak değerlendiriliyor. 1998 yılında Vahit Karaarslan’ın vizyonu ile temelleri atılan Karaarslan Şirketler Grubu; inşaat, gayrimenkul, tarım ve enerji sektörlerinde yürüttüğü yatırımlarla istikrarlı büyümesini sürdürüyor. Grup, Beşiktaş ile gerçekleştirilen bu anlaşma ile birlikte güçlü duruşunu yeşil sahalara taşımayı amaçlıyor. Karaarslan Şirketler Grubu, önümüzdeki dönemde de ekonomik ve sosyal sorumluluk alanlarındaki yatırımlarını sürdürerek ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlamaya devam etmeyi hedefliyor. Basın toplantısında konuşan Beşiktaş JK Yönetim Kurulu Başkanı Serdal Adalı, yapılan anlaşmanın kulüp açısından önemine dikkat çekerken; Karaarslan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Karaarslan ise bu iş birliğini, şirketin uzun vadeli yatırım anlayışı ve değer odaklı yaklaşımının bir parçası olarak değerlendirdi. Beşiktaş JK Yönetim Kulübü Başkanı Serdal Adalı: “Beşiktaş dünyasına hoş geldiniz” Beşiktaş JK Yönetim Kurulu Başkanı Serdal Adalı basın toplantısında yaptığı açıklamada, sponsorluğun kulüp için taşıdığı öneme dikkat çekti. Serdal Adalı, “Bugün burada, yeni bir iş birliğini değerli basınımız ve kamuoyu ile paylaşmak üzere bir araya geldik. Ülkemizin değerli iş insanlarından, kendisi de koyu bir Beşiktaşlı olan Karaarslan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Vahit Karaarslan bugün aramızda. Kendisine ve şirketine “Beşiktaş dünyasına hoş geldiniz” diyorum. Karaarslan İnşaat, ülkemiz için hizmet etmekten geri durmayan, istihdam yaratan, sektöründe öncü bir firma. Bu anlamda, kulübümüzün vizyonu ile örtüşen, Beşiktaş’a gönülden bağlı bir isimle bu iş birliğini hayata geçiriyoruz. Bu sponsorluğun kulübümüze ve Karaarslan İnşaat’a hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Vahit Bey’in Beşiktaş’a sunduğu bu değerli desteğin, önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum. Vahit Karaarslan: “Beşiktaş’la olan iş birliğimiz bir logodan ibaret değil” Toplantıda konuşan Karaarslan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Karaarslan, Karaarslan ailesi olarak 4 kuşaktır Beşiktaş’lı olduklarını ve bu iş birliğinin kendilerini çok mutlu ettiğini ifade etti. Bu iş birliğinin sadece bir logodan ibaret olmadığını belirten Karaarslan, “Bu bir değer ortaklığı. Beşiktaş’ın çizgisi ve bizim iş dünyasındaki çizgimiz paralel” dedi. Beşiktaş ile görüşmelere 3 hafta önce başladıklarını kaydeden Karaarslan, “Görüşmelere başladıktan sonra 3 haftadır galip geliyoruz. 3’te 3 oldu. Karaarslan İnşaat olarak takıma enerji verdiğimizi düşünüyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gayrimenkulde Kısa Vadeli Kazanç Yerini Değere Bırakıyor Haber

Gayrimenkulde Kısa Vadeli Kazanç Yerini Değere Bırakıyor

Ancak yükselen inşaat ve arsa maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve değişen kullanıcı beklentileri, konutun yatırım aracı olarak geleceğini yeniden tartışmaya açıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ipotekli konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı son yıllarda yüzde 15’in altına gerilerken, bu durum yatırımcı tercihlerinde de bir dönüşüme işaret ediyor. Uzmanlara göre bugün konut piyasasında yalnızca kısa vadeli fiyat artışına odaklanan yaklaşımlar değil, bulunduğu lokasyonla, kullanım ömrüyle ve yaşam kalitesiyle uzun vadeli değer üreten projeler ön plana çıkıyor… Gayrimenkul sektöründeki bu dönüşüm, konut üretiminde planlama, nitelik ve sürdürülebilirlik başlıklarını daha görünür hale getirirken; SOA Holding, konutu yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım aracı olarak ele alan yaklaşımıyla sektörde ayrışan modeller arasında yer alıyor. YATIRIMCI DAVRANIŞI DEĞİŞİYOR, KONUTTA NİTELİK ÖNE ÇIKIYOR Gayrimenkul sektöründe yatırımcı davranışlarının değiştiğine dikkat çeken SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, konutun artık yalnızca alım-satım kazancı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. “Konut uzun yıllar boyunca Türkiye’de en güvenli yatırım araçlarından biri olarak görüldü. Ancak bugün geldiğimiz noktada, plansız üretim, artan maliyetler ve kısa vadeli kazanç beklentisi, konutun gerçek değerini gölgeleyebiliyor. Asıl güvenli yatırım; bulunduğu lokasyonla, kullanım ömrüyle, yaşam kalitesiyle ve sürdürülebilirliğiyle değerini koruyabilen projelerdir. Hızlı satılan değil, yıllar boyunca değerini koruyan yapılar üretmek gerekiyor. Bugün yatırımcılar da kullanıcılar da daha bilinçli. Konutun güvenli bir yatırım olup olmadığı sorusunun cevabı, nasıl ve ne amaçla üretildiğinde yatıyor” ifadelerinde bulundu. Uluslararası araştırmalar da bu dönüşümü destekliyor. Avrupa genelinde yapılan çalışmalara göre yatırımcıların yaklaşık yüzde 65’i, konut projelerinde artık yalnızca fiyat artışını değil, uzun vadeli kira getirisi, bakım maliyetleri ve yapının kullanım ömrünü de karar kriteri olarak değerlendiriyor. Türkiye’de de benzer bir eğilimin güçlendiğine işaret ediliyor.

Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya Stratejik Yatırım Haber

Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya Stratejik Yatırım

Marriott Moxy, Residence Inn by Marriott ve Medpark City Clinic’i kapsayan proje, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizminin yeni merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Yatırımın Fiba Grubu’nun bölgeye duyduğu uzun vadeli güvenin güçlü bir göstergesi olduğunu vurgulayan Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, “Bölgeyi çok iyi tanıyor, potansiyelini biliyoruz. Yatırımlarımızla hem grubumuza hem de ülkeye uzun vadeli katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi. Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürme hedefiyle çıktıkları yolda önemli adımlar attıklarını vurgulayan Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, “Bu projeyle, uluslararası standartlarda sağlık ve konaklama çözümleri sunarak bölgede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyoruz. Bu yatırım; sosyal, kültürel ve kentsel gelişimi destekleyen, bütüncül yaşam alanları oluşturma vizyonumuzun da somut bir yansıması” dedi. Fiba Commercial Properties ve Summa iş birliğiyle, Moldova’nın başkenti Kişinev’de uluslararası standartlarda iki otel ve yeni nesil sağlık altyapısını kapsayan karma kullanım projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi. Marriott International bünyesindeki Moxy Hotels ve Residence Inn by Marriott markalarını aynı projede buluşturan bu önemli yatırım, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizmi merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, yeni nesil sağlık hizmetleri sunacak Medpark City Clinic de yer alacak. Uluslararası Markalar, Yeni Nesil Konseptler Projede yer alan Moxy Hotels, genç ve dinamik yaşam tarzına hitap eden modern tasarımı ve teknoloji odaklı hizmet anlayışıyla öne çıkarken; Residence Inn by Marriott, uzun süreli konaklama ihtiyacına yönelik yeni bir konsepti Moldova pazarına taşıyacak. Kompleksin bir diğer önemli bileşeni olan Medpark City Clinic, Moldova’da JCI (Joint Commission International) akreditasyonuna sahip tek özel hastane olan Medpark International Hospital’ın altyapısıyla entegre çalışacak. Klinik; ileri tıp teknolojileri, uluslararası standartlar ve sertifikalı uzman kadrosuyla sağlık turizmine de katkı sağlamayı hedefliyor. Bölgesel Etki ve Uzun Vadeli Değer Toplam 40 milyon avro yatırım bedeline sahip olan projenin, 2028 yılının ilk yarısında tamamlanarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Proje, Moldova’nın uluslararası yatırım cazibesini güçlendirirken; turizm, sağlık ve gayrimenkul alanlarında bölgesel ölçekte katma değer yaratmayı amaçlıyor. Fiba Commercial Properties, uluslararası portföyü ve geliştirdiği yüksek nitelikli projelerle, faaliyet gösterdiği pazarlarda sürdürülebilir büyüme, uzun vadeli değer yaratımı ve küresel standartlarda varlık yönetimi yaklaşımını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Murat Özyeğin: “Moldova’nın Potansiyeline Güveniyoruz” Törende konuşan Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, “Fiba Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yurt içi ve yurt dışındaki fırsatları değerlendirerek yatırımlarımızla derinleşmeyi önemsiyoruz. Gayrimenkul sektöründe Moldova Cumhuriyeti ve bu bölge önemli bir potansiyele sahip. Yatırımlarımızla hem grubumuza hem de ülkeye uzun vadeli katkı sunacağız. Bu projeyle birlikte, dünya standartlarında iki oteli ve örnek teşkil edecek bir sağlık kliniğini Moldova’ya kazandıracağımız için mutluyuz” dedi. Yurdaer Kahraman: “Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürmek için çalışıyoruz” Fiba Commercial Properties’in (Fiba CP) hem Türkiye’de hem de yurt dışında yenilikçi projelere imza atarak sektörde fark yaratmaya devam ettiğini belirten Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, “Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürme hedefiyle çıktığımız bu yolda önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Moldova, Romanya, Kosova ve Çin’de; alışveriş merkezlerinden rezidanslara, otellerden ofislere uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Moldova’da da bu kapsamda hayata geçirdiğimiz önemli yatırımlarımızdan birinin temel atma törenini gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Marriott Moxy (kısa süreli konaklama), Marriott Residence Inn (uzun süreli konaklama) ve Medpark Tıp Merkezi’ni kapsayan 18.500 metrekarelik karma kullanım projesinin temelini attık. Bu projeyle, uluslararası standartlarda sağlık ve konaklama çözümleri sunarak bölgede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyoruz. Uzun yıllardır güvenle iş birliği yaptığımız SUMMA Grubu ile birlikte yürüttüğümüz bu yatırım, yalnızca ticari bir proje olmanın ötesinde; sosyal, kültürel ve kentsel gelişimi destekleyen, bütüncül yaşam alanları oluşturma vizyonumuzun da somut bir yansımasıdır” dedi.

Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş., 1,39 Milyar TL’lik Dev Lojistik Arsa Alımı Gerçekleştirdi Haber

Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş., 1,39 Milyar TL’lik Dev Lojistik Arsa Alımı Gerçekleştirdi

Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), Türkiye gayrimenkul sektöründe son dönemin en büyük lojistik depo odaklı arsa yatırımlarından birine imza attı. Şirket, 23 Aralık 2025 tarihli Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yer alan 141 bin m² büyüklüğündeki stratejik arsayı 1 milyar 391 milyon TL bedelle satın aldığını duyurdu. Satın alınan taşınmaz, Epos Gayrimenkul Danışmanlık ve Değerleme A.Ş. tarafından hazırlanan 23 Aralık 2025 tarihli değerleme raporunda 1 milyar 671 milyon TL piyasa değeriyle takdir edilirken, işlem %17 iskontolu olarak gerçekleştirildi. Bedelin tamamı peşin ödenirken, satın alma işlemi aynı gün içinde tamamlandı. LOJİSTİK VE DEPOLAMA TALEBİNE STRATEJİK YATIRIM Sanayi, lojistik ve ulaşım akslarının kesişiminde yer alan Gebze bölgesinde gerçekleştirilecek bu yatırımın; bölgedeki talep dinamikleriyle uyumlu, yüksek standartlara sahip, ölçeklenebilir ve uzun vadeli, sürdürülebilir getiri potansiyeli sunan nitelikte olması öngörülmekte. Artan e-ticaret hacmi, üretim ve tedarik zinciri ihtiyaçları doğrultusunda lojistik depolara olan talebin hızla yükseldiği bir dönemde, bu büyüklükteki bir yatırım sektör açısından referans nitelikte görülüyor. Akfen GYO, söz konusu arsanın geliştirilmesiyle birlikte düzenli ve sürdürülebilir kira geliri elde etmeyi ve portföy değerini güçlendirmeyi hedefliyor. Şirket tarafından yapılan değerlendirmeye göre, yatırımın hem varlık değer artışı hem de lojistik depo kiralama gelirleri sayesinde Akfen GYO’nun öz sermaye yapısına ve kârlılığına orta ve uzun vadede önemli katkı sağlaması bekleniyor. Yatırıma ilişkin tüm detaylar ve gayrimenkul değerleme raporu, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden kamuoyu ve yatırımcılarla paylaşıldı. “UZUN VADELİ VE GELİR ODAKLI BİR YATIRIM” Akfen GYO Genel Müdürü Ece Demirpençe, “Sanayi, lojistik ve ulaşım altyapısının merkezinde yer alan Gebze gibi bir lokasyonda, bu ölçekte bir yatırımı portföyümüze dahil etmekten memnuniyet duyuyoruz. Lojistik depo alanında artan talebi doğru noktada yakalayarak, gelir üretme kapasitesi yüksek bir adım attık” dedi. Demirpençe sözlerine şöyle devam etti: “Son iki yılda gayrimenkul sektöründe dinamikler hızla değişiyor. Teknolojik gelişmeler, jeopolitik dengeler ve ticaretteki ekonomik eğilimler gayrimenkul piyasasını doğrudan etkiliyor. Biz de yeniliklere açık vizyoner yapımızla hem yerel hem de küresel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bir süredir odaklandığımız lojistik depo yatırımları kapsamında, ekibimizle birlikte talep yapısını ve yeni nesil lojistik ihtiyaçlarını doğru zamanda analiz ederek bu alandaki ilk yatırımımızı hayata geçirdik. Bu yatırım ile portföyümüzü daha güçlü bir yapıya taşırken, mevcut yatırımlarımızda olduğu gibi öngörülebilir kira gelirlerimizi istikrarlı şekilde artırmayı hedefliyoruz.”

Akfen GYO'dan Gebze'de Dev Yatırım Haber

Akfen GYO'dan Gebze'de Dev Yatırım

Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), Türkiye gayrimenkul sektöründe son dönemin en büyük lojistik depo odaklı arsa yatırımlarından birine imza attı. Şirket, 23 Aralık 2025 tarihli Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yer alan 141 bin m² büyüklüğündeki stratejik arsayı 1 milyar 391 milyon TL bedelle satın aldığını duyurdu. Satın alınan taşınmaz, Epos Gayrimenkul Danışmanlık ve Değerleme A.Ş. tarafından hazırlanan 23 Aralık 2025 tarihli değerleme raporunda 1 milyar 671 milyon TL piyasa değeriyle takdir edilirken, işlem %17 iskontolu olarak gerçekleştirildi. Bedelin tamamı peşin ödenirken, satın alma işlemi aynı gün içinde tamamlandı. LOJİSTİK VE DEPOLAMA TALEBİNE STRATEJİK YATIRIM Sanayi, lojistik ve ulaşım akslarının kesişiminde yer alan Gebze bölgesinde gerçekleştirilecek bu yatırımın; bölgedeki talep dinamikleriyle uyumlu, yüksek standartlara sahip, ölçeklenebilir ve uzun vadeli, sürdürülebilir getiri potansiyeli sunan nitelikte olması öngörülmekte. Artan e-ticaret hacmi, üretim ve tedarik zinciri ihtiyaçları doğrultusunda lojistik depolara olan talebin hızla yükseldiği bir dönemde, bu büyüklükteki bir yatırım sektör açısından referans nitelikte görülüyor. Akfen GYO, söz konusu arsanın geliştirilmesiyle birlikte düzenli ve sürdürülebilir kira geliri elde etmeyi ve portföy değerini güçlendirmeyi hedefliyor. Şirket tarafından yapılan değerlendirmeye göre, yatırımın hem varlık değer artışı hem de lojistik depo kiralama gelirleri sayesinde Akfen GYO’nun öz sermaye yapısına ve kârlılığına orta ve uzun vadede önemli katkı sağlaması bekleniyor. Yatırıma ilişkin tüm detaylar ve gayrimenkul değerleme raporu, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden kamuoyu ve yatırımcılarla paylaşıldı. “UZUN VADELİ VE GELİR ODAKLI BİR YATIRIM” Akfen GYO Genel Müdürü Ece Demirpençe, “Sanayi, lojistik ve ulaşım altyapısının merkezinde yer alan Gebze gibi bir lokasyonda, bu ölçekte bir yatırımı portföyümüze dahil etmekten memnuniyet duyuyoruz. Lojistik depo alanında artan talebi doğru noktada yakalayarak, gelir üretme kapasitesi yüksek bir adım attık” dedi. Demirpençe sözlerine şöyle devam etti: “Son iki yılda gayrimenkul sektöründe dinamikler hızla değişiyor. Teknolojik gelişmeler, jeopolitik dengeler ve ticaretteki ekonomik eğilimler gayrimenkul piyasasını doğrudan etkiliyor. Biz de yeniliklere açık vizyoner yapımızla hem yerel hem de küresel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bir süredir odaklandığımız lojistik depo yatırımları kapsamında, ekibimizle birlikte talep yapısını ve yeni nesil lojistik ihtiyaçlarını doğru zamanda analiz ederek bu alandaki ilk yatırımımızı hayata geçirdik. Bu yatırım ile portföyümüzü daha güçlü bir yapıya taşırken, mevcut yatırımlarımızda olduğu gibi öngörülebilir kira gelirlerimizi istikrarlı şekilde artırmayı hedefliyoruz.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.