Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gayrimenkul

Kapsül Haber Ajansı - Gayrimenkul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gayrimenkul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Global Yatırım Holding, 2026 Yılına Güçlü Başladı Haber

Global Yatırım Holding, 2026 Yılına Güçlü Başladı

Enflasyon muhasebesi uygulanmış hali ile ise gelirlerini 7,4 milyar liraya, FAVÖK’ü ise 3,2 milyar liraya yükselten Grup, 2026 yılının ilk çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23’lük artışla 709,6 milyon lira net kar elde etti. Grup 2026’nın ilk çeyreğinde tüm finansal kalemlerde gerek TL gerekse döviz bazında önemli artışlar yakaladı. Global Yatırım Holding olarak 2026 yılına, ana iş kolları genelinde korunan güçlü performans ve operasyonel kârlılıktaki iyileşmeyle sağlam bir başlangıç yaptıklarını söyleyen Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Kutman, “Süregelen makroekonomik ve jeopolitik belirsizlikler ve enflasyonist baskılara rağmen, çeşitlendirilmiş portföy yapımız, disiplinli yönetim anlayışımız ve dayanıklı iş modelimiz sayesinde yılın ilk çeyreğinde güçlü finansal ve operasyonel sonuçlar elde ettik” dedi GYH Mali İşler Grup Başkanı Ferdağ Ildır ise, “Gelir ve FAVÖK’te enflasyonun üzerinde büyüme sağlarken, marjlarımızı önemli ölçüde artırmayı başardık. ABD doları bazında bakıldığında ise konsolide gelirler ve FAVÖK sırasıyla %21 ve %36 artarken, konsolide net kâr %37 yükseldi. Bu sonuçlar, operasyonel performansımızın gücünü, çeşitlendirilmiş portföyümüzün dayanıklılığını ve disiplinli finansal yönetim anlayışımızı ortaya koymaktadır” diye konuştu. Çeşitli iş kollarındaki yatırımlarıyla 4 kıta ve 20’den fazla ülkede faaliyet gösteren Global Yatırım Holding (GYH), 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Grup, yılın ilk çeyreğinde güçlü operasyonel performansını sürdürürken, gelir ve kârlılığında önemli artış kaydetti. Global Yatırım Holding’in konsolide gelirleri (IFRIC 12 hariç), 1 Ocak – 31 Mart 2026 döneminde 7,4 milyar TL’ye, konsolide FAVÖK ise 3,2 milyar TL’ye yükseldi. Holding’in net kârı ise yüzde 23 artarak 709,6 milyon TL’ye çıktı. Enflasyon muhasebesi uygulanmamış haliyle ise gelirlerdeki artış yüzde 42 olurken; FAVÖK büyümesi yüzde 60 olarak gerçekleşti. ABD doları bazında bakıldığında ise konsolide gelirler yüzde 21, FAVÖK yüzde 36 ve konsolide net kâr yüzde 37 artış gösterdi. Global Yatırım Holding’in finansal performansı ağırlıklı olarak liman ve gaz iş kollarının güçlü katkısıyla desteklendi. “2026’ya güçlü operasyonel performans ve artan kârlılıkla başladık” 2026 yılının ilk çeyrek sonuçlarını değerlendiren Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Kutman, şunları söyledi: “Global Yatırım Holding olarak 2026 yılına, ana iş kollarımız genelinde koruduğumuz güçlü operasyonel performans ve operasyonel kârlılıktaki iyileşmeyle sağlam bir başlangıç yaptık. Süregelen makroekonomik ve jeopolitik belirsizlikler ve enflasyonist baskılara rağmen, çeşitlendirilmiş portföy yapımız, disiplinli yönetim anlayışımız ve dayanıklı iş modelimiz sayesinde yılın ilk çeyreğinde güçlü finansal ve operasyonel sonuçlar elde ettik. Liman iş kolumuzda küresel kruvaziyer sektöründeki güçlü ivme çeyrek boyunca devam ederken, Sevilla ve Acapulco limanlarını portföyümüze ekleyerek küresel ağımızı genişletmeyi sürdürdük. Gaz iş kolumuzda güçlü operasyonel performansımızı korurken, Güney Afrika yatırımımızla uluslararası büyüme stratejimiz kapsamında önemli bir adım attık. Elektrik iş kolumuzda mevsimsel etkiler ilk çeyrek sonuçları üzerinde etkili olsa da, Bahamalar projemiz başta olmak üzere uzun vadeli stratejik yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Madencilik iş kolumuz ihracat talebiyle güçlü hacim büyümesi kaydederken, gayrimenkul iş kolumuz sürdürülebilir nakit akışı yaratmayı sürdürdü. Rıhtım 51 Otel projemizi tamamladık ve otelin Eylül 2026’da faaliyete geçmesini planlıyoruz. 2026 yılı boyunca disiplinli sermaye tahsisi, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir büyüme odağımızı korumaya devam edeceğiz.” “Sonuçlarımız operasyonel gücümüzü ve portföy yapımızın dayanıklılığını ortaya koyuyor” Global Yatırım Holding Mali İşler Grup Başkanı Ferdağ Ildır ise şöyle konuştu: “2026’nın ilk çeyreğinde devam eden enflasyonist baskılar ve küresel piyasa dalgalanmalarına rağmen güçlü gelir ve kârlılık büyümesi elde ettik; gelir ve FAVÖK’te enflasyonun üzerinde büyüme sağlarken, marjlarımızı önemli ölçüde artırmayı başardık. ABD doları bazında bakıldığında ise konsolide gelirlerimiz yüzde 21, FAVÖK’ümüz yüzde 36 ve konsolide net kârımız yüzde 37 arttı. Bu sonuçlar, operasyonel performansımızın gücünü, çeşitlendirilmiş portföy yapımızın dayanıklılığını ve disiplinli finansal yönetim anlayışımızı ortaya koyuyor. Uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman yapımız sayesinde finansal esnekliğimizi korurken, sürdürülebilir büyümemizi desteklemeye devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dubai Yatırımcısı Türkiye’ye Yöneldi, Sahada Yatırımcı Hareketliliği Başladı Haber

Dubai Yatırımcısı Türkiye’ye Yöneldi, Sahada Yatırımcı Hareketliliği Başladı

Ortadoğu’da yaşanan son gelişmeler, yatırımcı tercihlerini yeniden şekillendirdi. Benzer dönemlerde sermaye hareketliliği olağan bir tablo olsa da bu kez değişim çok daha belirgin hissediliyor. Özellikle gayrimenkul tarafında, sahaya doğrudan yansıyan bir canlılık dikkat çekiyor. İstanbul’da son dönemde otellerdeki doluluk, artan görüşme talepleri ve yatırım odaklı temaslar bu tabloyu destekliyor. MARS International Real Estate Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Bucak, sahadaki değişimi şöyle anlatıyor: “Ortadoğu’daki gelişmeler yatırımcı tarafında çok net bir refleks yarattı. Özellikle Körfez yatırımcısının yeniden Türkiye’ye dönüp baktığını görüyoruz. Bu sadece genel bir ilgi değil, sahada birebir karşılığı olan bir hareket. Bizim tarafta da bunu çok net hissediyoruz. Körfez bölgesinden İstanbul’da yönettiğimiz projelere gelen talepte yüzde 60’a varan bir artış var. Bu, son dönemde sahada gördüğümüz en somut veri. Türkiye’ye yabancı yatırımcı ilgisi aslında birkaç yıl önce zirveye çıkmıştı. 2022’de yabancıya konut satışı yaklaşık 67 bin seviyelerine ulaşmıştı. Ancak 2023 sonrası dönemde bu rakam 20 bin bandına kadar geriledi. Bu düşüş yatırımcı güveninin çok hızlı oluşabildiği gibi aynı hızla kaybolabildiğinin önemli bir göstergesi. İlgi yeniden artıyor ama kalıcı olması bize bağlı Bugün geldiğimiz noktada tablo tekrar değişiyor. Ortadoğu’daki gelişmelerle birlikte yatırımcı yeniden alternatiflere bakıyor ve Türkiye tekrar gündeme giriyor. Ama burada kritik konu bu ilginin kalıcı olup olmayacağıdır. Bunun cevabı tamamen bizim atacağımız adımlara bağlı. Ne yapılmalı? Esasında yatırımcının beklentileri çok karmaşık değil. Ne istediğini biliyor. Bizim de buna göre hareket etmemiz gerekiyor. Süreçleri sadeleştirmek ve güveni gerçekten hissettirmek gerekiyor Yabancı yatırımcı için en kritik konu hız ve güven. Sürecin uzaması ya da belirsiz olması direkt kararını etkiliyor. Özellikle inşaat halindeki projelerde ‘param nerede duruyor, nasıl korunuyor’ sorusuna net cevap istiyor. Bu yüzden escrow benzeri finansal güvence sistemlerinin daha yaygın hale gelmesi önemli. Bu tarz mekanizmalar devreye girdiğinde yatırımcı çok daha rahat hareket ediyor. Piyasada standartları netleştirmek ve işi daha kurumsal hale getirmek şart Yatırımcı karşısında kimin olduğunu bilmek istiyor. Herkesin aynı standartlarda iş yapmadığı bir ortamda güven oluşturmak zor. Bu yüzden yabancıya satış yapan taraflar için daha net kuralların olması gerekiyor. Uluslararası geçerliliği olan bir danışmanlık yapısı ve belirli kriterlere bağlı bir sistem kurulursa, bu hem piyasayı temizler hem de yatırımcının içini rahatlatır. Vatandaşlık ve oturum tarafını daha sağlıklı bir modele oturtmak gerekiyor Vatandaşlık hâlâ önemli bir motivasyon ama mevcut yapının bazı yan etkileri var. Özellikle ikinci el piyasada fiyatların gereksiz şişmesine neden olabiliyor. Bunun önüne geçmek için vatandaşlık hakkının daha kontrollü bir şekilde, örneğin sadece birinci el satışlarla ilişkilendirilmesi düşünülebilir. Aynı zamanda altın vize, yatırımcı vizesi ya da dijital göçebe gibi alternatif modellerin devreye girmesi Türkiye’yi daha rekabetçi hale getirir. Türkiye’yi daha iyi anlatmak ve erişimi kolaylaştırmak gerekiyor Aslında güçlü bir hikâyemiz var ama bunu anlatma tarafında eksikler var. Uluslararası fuarlar, roadshow’lar ve dijital kanallar daha aktif kullanılmalı. Bir de yatırımcı açısından güvenilir bilgiye ulaşmak çok önemli. Projeyi, geliştiriciyi doğrulayabileceği merkezi bir dijital yapı bu noktada ciddi fark yaratır. Talebi daha dengeli yaymak gerekiyor. Şu an yatırımın büyük kısmı belli şehirlerde toplanıyor. Bu da hem fiyatları hem de piyasa dengesini etkiliyor. Talebin daha geniş bir coğrafyaya yayılması için şehir bazlı farklı stratejiler geliştirilmesi gerekiyor. Bu, hem yatırımcı açısından daha fazla alternatif yaratır hem de piyasanın daha sağlıklı büyümesini sağlar.” Özetle; şu an Türkiye’ye yönelik bir ilgi var ve bu ilgi sahada net şekilde hissediliyor. Ama asıl mesele bu ilgiyi ne kadar hızlı ve doğru okuyabildiğimiz. Eğer doğru adımlar atılır, yatırımcıya güven veren bir yapı kurulursa bu sadece geçici bir hareket olarak kalmaz, uzun vadeli bir yatırım akışına dönüşür. Aksi halde bu fırsat çok hızlı şekilde başka pazarlara kayabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı Haber

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., organize sanayi bölgeleri (OSB) özelindeki kapsamlı araştırmalarına 2026 yılında da devam etti. Türkiye ekonomisi ve kent gelişiminde yönlendirici bir rol üstlenen, birçok firmaya ev sahipliği yapan OSB’leri inceleyen şirket, 18 ilde yer alan 31 organize sanayi bölgesini detaylı şekilde analiz etti. Çalışmada, sanayi yapılarında talebin büyük ölçüde lojistik avantajlara göre şekillendiği görülürken, lojistik açıdan güçlü bölgelerde depolama alanlarına yönelik yüksek talebin değerleri artırıcı etkisi olduğu tespit edildi. OSB’lerde tamamen veya kısmen bedelsiz arsa tahsisine yönelik desteklerin 2029 yılına kadar uzatılması da talep üzerinde etkisini sürdürdü. Sanayi yapılarında artan maliyetlerin üretim üzerinde sınırlayıcı etkisi bulunurken, kira değerlerini yukarı yönlü etkilediği ve bu durumun yatırımın geri dönüş süresinin kısalmasına katkı sağladığı gözlemlendi. İl bazlı değerlendirmelere bakıldığında; Marmara Bölgesi’nde İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Sakarya gibi oturmuş sanayi merkezlerinde dengeli arz-talep yapısının etkisiyle kira artışlarının daha kontrollü seyrettiği görülürken, Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde arzın sınırlı kalmasının etkisiyle kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleştiği gözlemlendi. Arsa değer artışlarında ise Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara öne çıkarken, bu artışların temelinde yeni yatırım girişlerinin etkili olduğu tespit edildi. Buna karşılık Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem kira hem arsa değer artışlarının sınırlı kalması, talebin daha zayıf seyrettiğine işaret etti. Doluluk oranları incelendiğinde, Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde artışların dikkat çektiği görülürken; İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi doluluk oranı halihazırda yüksek olan illerde artışın sınırlı kaldığı gözlemlendi. Öte yandan, Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bölgelerde doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın henüz tam olarak dolmadığını ortaya koydu. Makbule Yönel Maya: “OSB’lerde dengelenme süreci devam ediyor” TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, OSB’lere yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sanayi yapılarına olan talebin güçlü seyrini koruduğunu, ancak son iki yılda değer artışlarının daha dengeli bir patikaya oturduğunu görüyoruz. Kira ve arsa değer artışlarının enflasyonun altında gerçekleşmesi, piyasanın daha sürdürülebilir bir dengeye doğru ilerlediğine işaret ediyor. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst seviyelere ulaşması, organize sanayi bölgelerine olan talebin devam ettiğini ortaya koyarken, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırıyor. Özellikle lojistik avantajı yüksek bölgelerde depolama ve sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Yatırımcı perspektifinden bakıldığında ise geri dönüş sürelerinin 16-17 yıl bandında dengelenmesi, OSB’lerin cazibesini koruduğunu ve uzun vadeli yatırım açısından önemini sürdürdüğünü gösteriyor.” Kira artışında ivme kaybı dikkat çekti Son iki yıllık verilere göre kira değerlerindeki artışın enflasyon oranının altında seyrettiği görüldü. Geçtiğimiz yıl %36 seviyesinde olan yıllık ortalama kira artışı bu yıl 10 puan geriledi ve %26,3 olarak kaydedildi. Arsa fiyatlarının yükseldiği dönemde maliyet baskıları nedeniyle yeni inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması arzı sınırlarken; Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleşmesine neden oldu. Bölgesel bazda incelendiğinde; Marmara Bölgesi’nde dengeli arz-talep yapısının kira artışlarını kontrollü seviyede tuttuğu, Ege Bölgesi’nde ise sektör çeşitliliği sayesinde daha istikrarlı bir seyir izlendiği görüldü. İç Anadolu ve benzeri bölgelerde ise daha sınırlı talep yapısı kira artışlarının görece düşük kalmasına yol açtı. Geri dönüş süresi 13,7 ve 19,5 yıl aralığında hesaplandı Marmara Bölgesi’nde güçlü ve oturmuş talep yapısının etkisiyle geri dönüş süreleri daha kısa seyretti. Dengeli bir yatırım ortamı açısından kira artışlarının arsa değer artışını aşması beklenirken, Afyonkarahisar, Eskişehir gibi arsa fiyatlarının daha hızlı artması geri dönüş sürelerini 18-19 yıl mertebesine çıkarmaktadır. Büyükşehirlerde yüksek doluluk oranı ve sürekli üretim talebi geri dönüş sürelerini daha stabil tutarken; gelişim sürecindeki şehirlerde yatırım hareketliliği geri dönüş sürelerinde daha belirgin değişimlere yol açtı. Arsa değer artışı %25 seviyesinde gerçekleşti OSB’lerde yıllık ortalama arsa değer artışı %25 olarak hesaplandı. Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara’da arsa değer artışlarının enflasyonun üzerinde gerçekleşmesinde yeni yatırımların etkili olduğu görüldü. Artan maliyetler nedeniyle yapı izinlerinde yaşanan gerileme arzı sınırlarken, bazı bölgelerde arsa fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Buna karşın genel ortalamada artışların enflasyonun altında kaldığı tespit edildi. Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem arsa hem kira artışlarının sınırlı kalması talebin görece zayıf seyrettiğine işaret ederken; Kayseri’de arsa değer artışının düşük kalmasına rağmen kira artışlarının yüksek olması mevcut stok üzerindeki talep baskısını ortaya koydu. Doluluk oranı %97 ile yüksek seviyesini korudu Türkiye genelinde OSB’lerde doluluk oranlarının yüksek seviyelerde seyrettiği ve birçok bölgede %100’e ulaştığı görüldü. Bu durum, sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü şekilde devam ettiğini ve mevcut stokun büyük ölçüde dolu olduğunu ortaya koydu. Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde doluluk oranlarında artış gözlemlenirken, İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi oturmuş bölgelerde zaten yüksek olan doluluk oranlarının artış potansiyelinin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bazı bölgelerde ise doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın mevcut olduğunu ve talebin daha sınırlı seyrettiğini gösterdi. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst sınıra ulaşması, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırırken, talebin mevcut alanlar üzerinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Döveç Grup, 35 Yılı Aşkın Birikimiyle Yatırım Gücünü Büyütüyor Haber

Döveç Grup, 35 Yılı Aşkın Birikimiyle Yatırım Gücünü Büyütüyor

Gayrimenkul, inşaat, turizm, eğitim, enerji, yazılım ve otomotiv gibi farklı alanlarda yarattığı değerle Kuzey Kıbrıs'ın öncü gruplarından biri olan Döveç Grup, 35 yılı aşkın deneyimi, 16 grup şirketi ve 2.500'ü aşkın profesyonelden oluşan yapısıyla kalite, güven ve sürdürülebilirlik odağında büyüyen güçlü bir ekosistem inşa etmeye devam ediyor. Bugüne kadar geliştirdiği projelerle yalnızca yaşam alanları üretmekle sınırlı kalmayan Döveç Grup, bulunduğu bölgelerde ekonomik hareketlilik ve değer artışı yaratmayı hedefleyen bütüncül bir model benimsiyor. Gayrimenkul geliştirme faaliyetlerini turizm, hizmet ve ticari alanlarla bütünleştiren grup, yaşam, üretim ve ticareti bir araya getiren çok katmanlı projeler geliştiriyor. Döveç Grup'un yatırım yaklaşımının merkezinde güven, yaşam kalitesi ve sürdürülebilir değer yer alıyor. Grup, geliştirdiği projelerde uzun vadeli bakış açısını esas alırken; enerji verimliliği, doğayla uyum ve uzun ömürlü yapı anlayışını temel kriterler arasında konumlandırıyor. Aynı zamanda eğitimden spora, gençlerin gelişiminden toplumsal faydaya uzanan yatırımlarıyla faaliyet gösterdiği coğrafyada kalıcı bir etki yaratmayı amaçlıyor. Döveç Grup Yönetim Kurulu Başkanı Burçin Döveç, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "35 yılı aşkın süredir attığımız her adımda yalnızca proje geliştirmeye değil, güven veren ve uzun vadeli değer üreten bir yapı kurmaya odaklandık. Bugün geldiğimiz noktada tamamladığımız projeler, ulaştığımız yatırım büyüklüğü ve farklı ülkelerden yatırımcılarla kurduğumuz güçlü bağ, bu yaklaşımın somut bir karşılığıdır. Döveç Grup olarak gayrimenkulü, yaşamı, ticareti ve toplumsal etkiyi birlikte düşünen bir anlayışla hareket ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de odağımız; daha entegre, daha ölçeklenebilir ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir yapı kurmak. Kuzey Kıbrıs'ın potansiyeline duyduğumuz güvenle, yatırımcıya istikrar, yaşam kalitesi ve sürdürülebilir değeri bir arada sunan projeler geliştirmeye devam edeceğiz." dedi. Döveç Grup, yatırımları, istihdamı ve üretim gücüyle Kuzey Kıbrıs ekonomisinin büyümesinde aktif rol üstlenirken; çok sektörlü organizasyon yapısı sayesinde bölgesel ölçekte daha dayanıklı ve daha yüksek katma değer üreten bir model ortaya koyuyor. Grup, uzun vadede bulunduğu coğrafyanın gelişimine yön veren ve yaşam kalitesini kalıcı olarak artıran bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fiba CP’nin Moldova’daki Üç Projesine LEED Platinum Sertifikası Haber

Fiba CP’nin Moldova’daki Üç Projesine LEED Platinum Sertifikası

Fiba Commercial Properties (Fiba CP), uluslararası gayrimenkul yatırım ve proje geliştirme alanındaki güçlü performansını, kazandığı prestijli ödül ve sertifikalarla pekiştirerek küresel arenadaki konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Fiba CP, Doğu Avrupa’daki iştiraki Anchor Group ve Summa ortaklığıyla hayata geçirdiği Shopping Malldova, Courtyard by Marriott Chișinău ve Malldova Centre projeleriyle sürdürülebilirlik alanında önemli bir başarıya ulaşarak uluslararası çevre standartlarının en üst seviyesi olan LEED Platinum sertifikasını almaya hak kazandı. Elde edilen bu sertifikasyon, projelerin sürdürülebilirlik performansını küresel ölçekte doğrularken; Fiba CP’nin çevresel sorumluluk, etkin varlık yönetimi ve uzun vadeli değer yaratımı ekseninde şekillenen yaklaşımının da güçlü bir göstergesi niteliği taşıyor. Moldova’nın başkenti Chișinău’da yer alan Shopping MallDova, Malldova Centre bünyesindeki ofis alanları ve Courtyard by Marriott Chișinău otelinden oluşan karma kullanım yapısı; perakende, iş ve konaklama fonksiyonlarını entegre bir yapı altında bir araya getiriyor. Enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı ve kullanıcı konforunu odağına alan projeler, operasyonel performanslarıyla uluslararası çevre standartlarıyla uyumlu güçlü bir sürdürülebilirlik başarısı ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fiba Commercial Properties CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman: “Bu başarı, Moldova’daki ekiplerimizin özverili çalışmasının ve tüm proje paydaşlarımızla kurduğumuz güçlü iş birliğinin çok değerli bir sonucu. LEED Platinium sertifikası, yalnızca bu projelerin ulaştığı yüksek standartları değil, aynı zamanda Fiba Commercial Properties olarak uluslararası portföyümüzde sürdürülebilirliği stratejik bir öncelik olarak konumlandırdığımızın da önemli göstergesi. Çevresel sorumluluk, verimli varlık yönetimi ve uzun vadeli değer üretimi odağımız doğrultusunda, küresel çevre standartlarıyla uyumlu, geleceğe hazır ve bulunduğu bölgeye değer katan projeler geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Anchor Group Genel Müdürü Affan Yıldırım ise değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Anchor Group olarak, uluslararası çevre standartlarıyla uyumlu yüksek kaliteli projeler geliştirmeye ve faaliyet gösterdiğimiz şehirlerde uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz.” Fiba CP, sürdürülebilirlik odaklı varlık yönetimi yaklaşımı doğrultusunda enerji verimliliği, dijitalleşme ve kullanıcı deneyimini geliştiren uygulamaları portföy genelinde yaygınlaştırmayı sürdürürken; ESG ilkeleriyle uyumlu yatırımları ve uluslararası standartlarda geliştirdiği projeleriyle faaliyet gösterdiği pazarlarda uzun vadeli değer yaratmaya da devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Polat Gayrimenkul Macaristan Projeleriyle Uluslararası Başarılarını Taçlandırıyor Haber

Polat Gayrimenkul Macaristan Projeleriyle Uluslararası Başarılarını Taçlandırıyor

Polat Gayrimenkul’ün Macaristan’daki gayrimenkul geliştirme vizyonunun önemli örneklerinden biri olan Duna Pearl, bu kez bünyesindeki otelle önemli bir başarıya imza attı. Daha önce “Yılın Konut Projesi” ödülüne layık görülen proje kapsamında faaliyet gösteren Four Points by Sheraton Budapest Danube, Macaristan’ın en prestijli ödüllerinden biri olan “Yılın Oteli” unvanını kazandı. Böylece Duna Pearl, hem konut hem de konaklama alanındaki yüksek standartlarını uluslararası arenada bir kez daha tescillemiş oldu. Seven Pearl: Geleceğin Projesi Şimdiden İlk 3’te Geçmişin ihtişamını modern yaşamın konforuyla buluşturan Seven Pearl Projesi ise uluslararası platformda dikkat çekici bir takdir kazandı. Macaristan’da “100-300 Daire" kategorisinde yapılan titiz değerlendirmeler sonucunda; profesyonel jüri oyları, iş dünyası anketleri ve halk oylamasından oluşan kapsamlı puanlama sisteminden tam not alan Seven Pearl, 100-300 konutluk 'Planlanan Proje' kategorisinde en başarılı projelerden biri seçilerek vizyoner yapısını ortaya koydu. "Bütünsel Kentsel Gelişim Stratejimizin Karşılığını Alıyoruz" Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel, “Duna Pearl projemizin konut biriminin ardından otel bölümüyle de ödüle layık görülmesi, Polat Gayrimenkul adına büyük bir gurur vesilesidir. Bu başarı, Polat Gayrimenkul olarak benimsediğimiz ‘bütünsel kentsel gelişim’ stratejimizin doğru bir adım olduğunun kanıtıdır. Bununla birlikte, Seven Pearl projemizin 100-300 daire kategorisinde ilk 3 arasında yer alması da uluslararası vizyonumuzun ve sürdürülebilir kalite anlayışımızın önemli bir göstergesidir. Accent Hotels gibi güçlü iş ortaklarımızla yakaladığımız sinerjiden büyük memnuniyet duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.