Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gaziantep

Kapsül Haber Ajansı - Gaziantep haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gaziantep haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turşu İhracatında 500 Milyon Dolar Hedefine Bir Adım Kaldı Haber

Turşu İhracatında 500 Milyon Dolar Hedefine Bir Adım Kaldı

Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5’luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye’nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine bir adım kaldı. Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton meyve sebze ürettiği bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sezonunda tüketilemeyen meyve sebzelerinyıl boyunca tüketilmesi amacıyla kurulan turşuların, Türk sofraları yanında dünyanın dört bir tarafındaki sofralara lezzet ve şifa olduğunu vurguladı. Turşu ihracatında 2026 yılı hedefi 500 milyon doları geçmek Turşu ihracatının 2024 yılında 447 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle meyve sebze üretiminde düşüşler yaşandı. Bunun etkisiyle turşu ihracatımız miktar bazında 332,1 milyon kilogramdan 311 milyon kilograma geriledi. Miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirimiz yüzde 2,5’luk artışla 458 milyon dolara ulaştı. Bu tablo katma değerli ihracat ve birim fiyat performansındaki yükseliği ortaya koydu. 2026 yılında meyve sebze üretiminde daha verimli bir sezon geçiriyoruz. Turşu ürünlerinin sağlıklı beslenme trendinden dolayı dünya genelinde daha fazla talep görmesiyle birlikte ürün çeşitliliği, markalaşma ve katma değerli üretim yatırımlarıyla 2026 yılında turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefini aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. İzmir, Türkiye’nin turşu ihracatının yüzde 45’ini yaptı Türkiye’nin turşu ihracatında İzmir’in 207 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci olduğunun altını çizen Başkan Uçak şöyle devam etti: “İzmir, turşu sektörünün lokomotifi olmayı sürdürüyor. İzmir, turşu ihracatından yüzde 45 pay alıyor. İzmir’i 65 milyon dolarla Bursa, 52 milyon dolarla Manisa takip etti. İstanbul, Aydın, Gaziantep ve Hatay da ihracata güçlü katkı veren iller arasında yer aldı. Türk turşusunu en çok Almanlar, Amerikalılar ve İngilizler sevdi Türkiye, 2025 yılında 128 ülkeye turşu ihraç ederken, Türk turşusunu en çok Almanlar sevdi. Almanya, 84,5 milyon dolarlık Türk turşusu talep ederken, ikinci sırada 42,3 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. İngiltere 32,5 milyon dolarlık turşu ithalatıyla zirvenin üçüncü basamağının sahibi olurken, Romanya’ya 19 milyon dolarlık, Hollanda’ya 16,5 milyon dolarlık turşu ihraç edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep'in Turizm Vizyonuna "Visit Gaziantep" Uygulaması ile Yeni Soluk Haber

Gaziantep'in Turizm Vizyonuna "Visit Gaziantep" Uygulaması ile Yeni Soluk

Kültür ve Turizm Bakanı Nadir Alpaslan’ın da yer aldığı tanıtım programı, 25 Aralık Kahramanlık Panoraması ve Müzesi’nde gerçekleştirildi. Gaziantep’in turizm vizyonunun dijital dönüşüm ayağını temsil eden bu proje ile şehrin ulusal ve uluslararası ölçekten tanıtım gücünün artırılması, turist deneyiminin modernize edilmesi ve yerel turizm paydaşlarının dijital sistemle bütünleşmesi hedefleniyor. ALPASLAN: “GAZİANTEP, KÜLTÜR VE TURİZM ALANINDA DA ÖRNEK VE ÖNCÜ ÇALIŞMALAR YAPMAKTA” Visit Gaziantep tanıtım programında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Gaziantep’in şehir tanıtımı konusunda önemli bir çalışmayı hayata geçirdiğini belirterek, “Gaziantep’imizle bereketli bir iş için hep beraber bir aradayız. Gaziantep’imiz yine fark yaratarak şehrimizin tanıtımıyla ilgili güzel bir işi hayata geçirdi” dedi. Çalışmanın bir ekip işi olduğunu ifade eden Alpaslan, “Bu gurur verici iş için Gazianteplileri, Gaziantep’imizi tebrik ediyorum. Bu bir takım oyunu. Gaziantep bir şehir olarak bunu güzel bir iş olarak ortaya koydu, başardı” diye konuştu. Türkiye’nin turizmde daha üst noktalara çıkması için çalışmaların sürdüğünü aktaran Alpaslan, “Türkiye’yi turizmde daha üst noktalara çıkartmak için biz çalışmalarımızı bakanlık olarak Cumhurbaşkanımızdan aldığımız destekle yürütüyoruz” ifadelerini kullandı. Gaziantep’in bu süreçte öne çıkan şehirlerden biri olduğunu belirten Alpaslan, “Bu çerçevede hep Antep’imiz öne çıktı. Sanayide, ticarette, üretimde, eğitimde her alanda olduğu gibi kültür ve turizm alanında da bu kadim şehir, geçmişinden aldığı birikimle bu alanda da örnek, öncü başarılar, öncü çalışmalar yapmakta” ifadelerini kullandı. ŞAHİN: “AKILLI ŞEHRE AKILLI TURİZM LAZIM” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Visit Gaziantep uygulamasının kentin turizm vizyonu açısından önemli bir çalışma olduğunu belirterek, “Bu bir ekip işi. Gaziantep modeli verimlilikle koordinasyonu sağlayan, sen ben yok biz varız diyen bir model. Bu ekibin başında bizi koordine eden herkese, bizi kırmayıp gelenlere çok teşekkür ederim” dedi. Gaziantep’in tarihi, kültürü ve turizm potansiyeliyle öne çıkan şehirlerden biri olduğunu ifade eden Şahin, “Burası Evliya Çelebi’nin bütün dünyayı dolaşıp, burayı anlatmaya ne kalem ne kelam yeter dediği suyun gözü Ayıntap. Artık biz yerelden evrensele, gelenekten geleceğe dünyanın sayılı şehirlerinden ve ülkelerinden bir tanesiyiz” diye konuştu. Şahin, Gaziantep’in misafirperverliği ve hoşgörüsüyle tercih edilen bir şehir olduğunu belirterek, şunları aktardı: “Anadolu irfanı, Anadolu hoşgörüsü, işte tam bunun için bize ait bu değerler için buradayız ama bizim iddiamız da var. 21’inci yüzyıl veri yüzyılı, tasarım yüzyılı. Yenilenmemiz lazım. Akıllı şehre akıllı turizm lazım. Akıllı turizm, yapay zeka çağında başka bir şey söylemek lazım. İşte bugün 9 dille, her birinin yanına bir rehber koymadan, dünyanın en önemli ülkelerinde en büyük yazılımlarını gördüğümüzde ‘Biz niye yapamıyoruz?’ dediğimiz bir çalışmadır bu. Kendi çalışma arkadaşlarıma bu vizyonlarından dolayı çok teşekkür ederim.” Kentin marka değerinin kısa sürede oluşmadığını vurgulayan Şahin, Gaziantep’in özgün kimliğine dikkati çekerek, “Şehre geldiğin zaman bir bağ kuruluyor. İnsan, ‘Ben buraya aitim, tekrar gelebilirim’ diyor. Bu, kendi içinde oluşan küresel bir marka. Marka yolculuğu akşamdan sabaha olmuyor. Küresel dil, ürünün kalitesiyle başlıyor. Görünürlükle ölçülebiliyor. Biz bir kere çok özgün ve kimlikliyiz. Yuvarlanan dünyada dik duruyoruz” ifadelerini kullandı. Gaziantep’in sahip olduğu değerleri akıllı turizm anlayışıyla geleceğe taşımak istediklerini belirten Şahin, “Bize ait değerleri biz medeniyet ekonomisi olarak güncellemek, akıllı turizme çevirmek istiyoruz. Milli ve yerli duruş için tek başına kitaplarla bunu öğretmeniz mümkün değil. Elimizdeki panoramik müze, içinden geçtiğiniz zaman bastığın toprağın ne kadar önemli olduğunu anlatıyor” dedi. Şahin, Gaziantep’in gastronomi alanındaki hikayesinin de uluslararası dile taşınması gerektiğini kaydederek, “Bize kimlik lazım. Bu hikayeyi uluslararası bir dile çevirmemiz lazım. İşte bizim her Ramazan orucumuzu açtığımız yuvalamanın hikayesi var. Düğün yemeğinin hikayesi var. Kaybettiğimiz her ürünün başka ülkeler tarafından sahiplenildiğini gördüğümüzde şunu gördük; hiçbir şey boşluk kabul etmiyor. Sahip çıkmamız lazım ve sofra ekosistemini kurmamız gerektiğini gördük” diye konuştu. Gaziantep’in bir deneyim modeline dönüştüğünü dile getiren Şahin, “Ürün, tat, hafıza; 5 duyuya hitap ettiğiniz zaman hafızanızda yer buluyor. Gaziantep bir deneyim modeline dönüyor. Bunların her birinin kendi içinde başka hikayesi var” ifadelerini kullandı. Şahin, kentin turizmdeki stratejik konumuna da dikkati çekerek, “Kültür turizminde elimizdeki imkanları gördük. Gaziantep’in turizmdeki stratejik konumu, gastronomi, kültür turizmi, doğa turizmi, inanç turizmi; bu değerlere sahip çıkmamız, bunun gereğini yapmamız ve bunun sonuçlarını almamız gerekiyor. Akıllı şehir demek, akıllı turizm demek; istihdam, geleceğe taşımak demek” dedi. ÇEBER: “GAZİANTEP’İN GELİŞMESİNDEKİ ANA ETMENLERDEN BİRİ TURİZM Gaziantep Valisi Kemal Çeber, kentin turizm potansiyelinin sanayi ve gastronomiyle sınırlı olmadığını belirterek, “Gaziantep, ülkenin en yüksek potansiyeline sahip illerinden birisi. Gaziantep için rahatlıkla söyleyebiliriz ki ne ararsanız daha fazlasını bulursunuz. Bizim bu şehir için iddialarımız var. Her ne kadar son zamanlarda sanayi ve gastronomi şehri olarak bilinse ve bu çok doğru olsa da şehrimizin gelişmesinde ana etmenlerden birisinin turizm sektörü olacağına inanıyoruz” diye konuştu. GÜL: GAZİANTEP TARİHİ, KÜLTÜRÜ VE İNSANIYLA GÜÇLÜ BİR ŞEHİR KİMLİĞİNE SAHİP AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, Gaziantep’in tarihi, kültürü ve insanıyla güçlü bir şehir kimliğine sahip olduğunu belirterek, Kültürel mirasın korunması ve turizm değerlerinin gün yüzüne çıkarılması için yürütülen çalışmalara dikkati çekti. Gül, bu anlamda bugün tanıtımı yapılan Visit Gaziantep uygulamasının da büyük önem taşıdığını söyledi. TÜM BİLGİLERE TEK UYGULAMADAN 9 DİL SEÇENEĞİYLE ERİŞİLECEK Programda, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Ertürk, Visit Gaziantep uygulamasına ilişkin sunum yaptı. Sunuma göre, Gaziantep’in turizm envanterini tek bir dijital çatı altında toplayan destinasyon yönetim modeliyle; müzeler, tarihi yapılar, ören yerleri, gastronomi noktaları, coğrafi işaretli ürünler, kültürel miras unsurları, etkinlik ve festival takvimi ile ziyaretçi deneyimine yönelik içerikler entegre bir sistemde sunuluyor. Böylece kullanıcılar, ihtiyaç duydukları bilgilere tek bir uygulama üzerinden erişebiliyor. Gaziantep’in “akıllı turizm destinasyonu” modeline geçişinde stratejik bir adım olarak konumlandırılan proje, 9 dilde ve yapay zeka destekli altyapısıyla ziyaretçilere kişiselleştirilmiş şehir deneyimi sunmayı amaçlıyor. Visit Gaziantep tanıtım programı, protokol üyelerinin katılımcılar ile çektiği hatıra fotoğrafı sonrası sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dedeman Hospitality’den Gaziantep’e Stratejik Yatırım Hamlesi Haber

Dedeman Hospitality’den Gaziantep’e Stratejik Yatırım Hamlesi

Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center, Dedeman’ın yalnızca coğrafi genişleme hedefinin değil; aynı zamanda ekonomik, ticari ve turistik potansiyeli yüksek şehirlerde doğru ölçek ve güçlü bir konumlanma stratejisi ile büyüme yaklaşımının önemli bir yansıması olarak hayata geçiriliyor. Faik Atak Anonim Şirketi yatırımı ile hayata geçirilen proje, Gaziantep’in gelişen şehir dinamikleri içerisinde markalı konaklama ve kongre altyapısına güçlü bir katkı sunmayı hedefliyor. Gaziantep: Ekonomi, Kültür ve Gastronominin Kesişim Noktası Gaziantep; güçlü sanayi altyapısı, yüksek ihracat kapasitesi ve sürekli artan ticaret hacmi ile Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. UNESCO tarafından “Gastronomi Şehri” unvanına sahip olması, zengin kültürel mirası ve uluslararası ölçekte artan bilinirliği ile şehir, yalnızca üretim gücüyle değil; aynı zamanda turizm ve deneyim odaklı seyahat açısından da güçlü bir çekim merkezi haline gelmiş durumda. Bu çok yönlü yapı, özellikle kurumsal konaklama, iş seyahatleri ve kongre turizmi açısından artan bir talep yaratırken; Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center’ı üst segment şehir otelciliği için stratejik bir yatırım olarak öne çıkarıyor. Gaziantep’e Prestij Katacak Yeni Konaklama ve Kongre Merkezi Projesi Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde konumlanan Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center; yaklaşık 75.000 m² inşaat alanı, 28 katlı mimari yapısı ve 394 oda ve 900 yatak kapasitesiyle dikkat çekiyor. Tesis bünyesinde yer alacak; yüksek kapasiteli kongre ve balo salonları, farklı ölçeklerde toplantı alanları, a la carte ve ana restoran alanları, lobi bar ve sosyal yaşam alanları, geniş kapsamlı spa ve wellness merkezi, yarı olimpik yüzme havuzları ile fitness ve rekreasyon alanları, projeyi çok yönlü bir şehir oteli ve kongre merkezi olarak konumlandırıyor. Proje tamamlandığında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise en kapsamlı 5 yıldızlı şehir otellerinden biri olarak öne çıkması hedefleniyor. Dedeman Hospitality, Gaziantep’te Misafirperverlik Standartlarını Yükseltiyor Gaziantep’te son yıllarda artan fuar, kongre ve iş seyahati trafiği; nitelikli ve yüksek kapasiteli konaklama altyapısına olan ihtiyacı daha da belirgin hale getiriyor. Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center, bu ihtiyaca Dedeman misafirperverliği ve operasyonel gücüyle yanıt vererek, şehirde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor. Bu yönüyle proje, Gaziantep’in mevcut ekonomik gücünü destekleyen ve şehri ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir kongre destinasyonu haline getirecek önemli bir adım olarak konumlanıyor. İnşaat süreci büyük ölçüde tamamlanan proje, Dedeman Hospitality’nin uzun vadeli büyüme stratejisinin güçlü bir parçası olarak öne çıkıyor. Gaziantep yatırımı, markanın yalnızca konaklama kapasitesini artırmaya yönelik bir adım değil; aynı zamanda yüksek potansiyel barındıran şehirlerde sürdürülebilir değer üretme yaklaşımının somut bir örneğini oluşturuyor. İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, şu ifadeleri kullandı: “Gaziantep, güçlü ekonomik yapısı, ticaret hacmi ve uluslararası bilinirliği ile Türkiye’nin en stratejik şehirlerinden biri. Bu proje ile yalnızca bir otel yatırımı gerçekleştirmiyor; şehrin artan iş ve kongre turizmi potansiyeline güçlü bir yanıt veriyoruz. Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center, hem kapasitesi hem de sunduğu imkanlarla bölgede yeni bir referans noktası olacaktır.” Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman ise şunları ifade etti: “Gaziantep’te hayata geçirdiğimiz bu proje, markamızın kalite standartlarını şehrin güçlü ekonomik ve kültürel yapısıyla uyum içinde buluştururken, uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımımızın doğal bir yansımasını oluşturuyor. Altmış yılı aşan yolculuğumuzda her yeni yatırımı, büyüyen Dedeman ailesinin bir parçası olarak görüyoruz. Bu yaklaşımın, önümüzdeki dönemde de birlikte hayata geçireceğimiz güçlü projelerle devam edeceğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de Veri Temelli Dayanışma Modeli Haber

İzmir’de Veri Temelli Dayanışma Modeli

Avrupa Birliği destekli Çocuklar için Hesap Verebilirlik ve Hak Savunuculuğu (ACAR) projesi kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi, UNICEF ve İhtiyaç Haritası iş birliği ile hayata geçirilen “UNICEF-İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Haritası” girişimi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Swissotel Büyük Efes’te düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Tanıtım programına İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İhtiyaç Haritası Kurucu Ortakları Mert Fırat, Dr. Ali Ercan Özgür, UNICEF Türkiye Sosyal Politikalar Sorumlusu Dr. Görkem Güner, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. İhtiyaç haritası tanıtıldı Çocukların ihtiyaçlarının belirlendiği dijital platform olan İhtiyaç Haritası’nın (https://ihtiyacharitasi.org/) tanıtıldığı toplantıda, Türkiye genelinde gerçekleştirilen çocuk ihtiyaç analizlerinin sonuçları da paylaşıldı. Etkinlikte ayrıca özel sektörün çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik katkı alanları ele alınırken, farklı paydaşlar arasında geliştirilebilecek yeni iş birliği fırsatları değerlendirildi. Proje kapsamında her pilot belediyede görev yapacak 30’ar gönüllü ihtiyaç elçisinin desteklenmesi amacıyla gençlerin veri analizi, saha çalışmaları ve çocuk hakları alanındaki farkındalık çalışmalarına aktif katılımı teşvik edildi. “Anlamlı çalışma” Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, yürütülen çalışmanın önemine dikkat çekerek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak projeye farklı alanlarda katkı sunmaya çalışıyor, bu katkıyı giderek artırmayı hedefliyoruz. Farklı toplumlar çocuklara farklı bakış açılarıyla yaklaşabilir. İzmir, Ankara ve Gaziantep’te yapılan değerlendirmelerin, bu farklılıklar göz önünde bulundurularak ele alınması ve verilerin buna göre yorumlanması gerekiyor. Yapılan tüm çalışmaların sonuçlarını düzenli olarak izlemek ve takip etmek büyük önem taşıyor” diye konuştu. Hedef, en az 10 bin çocuğun ihtiyacına yanıt vermek UNICEF Türkiye Sosyal Politika Sorumlusu Dr. Görkem Güner, dijital bir platform tanıtımının ötesinde çocuk hakları alanında yerelde önceliklerin nasıl belirlendiğini ve çözümlerin nasıl geliştirildiğini yeniden şekillendiren önemli bir adım attıklarını söyledi. Çocukların ihtiyaçlarının çoğu zaman görünmez kaldığını ve sistematik biçimde ortaya konulamadığını belirten Güner, UNICEF Çocuk Haritası girişiminin bu soruna çözüm sunduğunu ifade etti. Girişimin, çocukların ihtiyaçlarını veriyle görünür kılarak kanıta dayalı karar alma süreçlerini desteklediğini ve yerel düzeyde çocuk odaklı politika ile hizmetlerin güçlendirilmesine katkı sağladığını vurguladı. Güner, haritanın veriye dayalı hizmetler ve güçlü iş birlikleriyle en az 10 bin çocuğun ihtiyacına yanıt verilmesini hedeflediğini kaydederek, “Avrupa Birliği’nin stratejik desteği; İzmir, Ankara ve Gaziantep Büyükşehir belediyelerinin yerel sahiplenme ve uygulamadaki liderliği, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörün çözüm üretme süreçlerinde sunduğu katkılar bu başarının temelini oluşturacak.” “Projenin İzmir’den başlaması çok değerli” İhtiyaç Haritası kurucu ortaklarından oyuncu Mert Fırat, projenin İzmir’den başlamasının kendileri için çok değerli olduğunu belirterek, Çocuk İhtiyaç Haritası’nın aslında uzun süredir bir hayal olduğunu söyledi. İhtiyaçların iller bazında şeffaf biçimde görülebilmesinin projenin çıkış noktası olduğunu ifade eden Fırat, destekçilerin harita üzerinden Türkiye’deki ihtiyaçları hızlı şekilde okuyabilmesinin önemine dikkat çekti. İzmir’in bu konudaki hassasiyeti ve geri dönüş hızının da süreci güçlendirdiğini belirten Fırat, İzmir’e, UNICEF’e ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. “Belediyenin çok güzel bir yardım sistemi ve müthiş bir ekibi var” İhtiyaç Haritası kurucu ortaklarından Dr. Ali Ercan Özgür ise “İhtiyaç sahipleriyle destekçileri bir dijital sistemde buluşturma amacıyla 12 yıl önce bir hayalle yola çıktık. Hesap verebilirlik ve şeffaflık kapsamında ihtiyaçların görünür kılınmasını amaçladık. Bu yolculuk, yoksulluk haritası, afet haritası gibi bizi yaklaşık 30 harita üretmeye sevk etti ve bir anlamda sosyal teknoloji kurumuna dönüştük. Kendimizi bir anda birçok projenin içinde bulduk” dedi. İzmir’de yapılan toplantıdaki katılım yoğunluğuna değinen Özgür, “İzmir’in çocuğa duyduğu güven, verdiği katkı çok güzel. İzmir’den başlayan bir çocuk ihtiyaçları haritamız var, belediyemizin çok güzel yardım sistemi ve müthiş bir ekibi var. Bunun yanı sıra bu masanın etrafında özel sektör, sivil toplum kuruluşları, vakıflar gibi birçok katkı sağlayıcı var. Çocuklarımız için bu masayı birlikte canlı kılmak için elimizden geleni yapacağız” sözlerine yer verdi. 10 bin çocuğa ulaşılacak Çocuk Haritası girişimi; çocukların eğitim, sağlık ve koruma alanlarındaki ihtiyaçlarını veri temelli bir yaklaşımla belirlemeyi ve bu ihtiyaçlara yönelik çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Girişim aynı zamanda yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini hedefliyor. Ankara, Gaziantep ve İzmir’in pilot il olarak yer aldığı proje kapsamında en az 10 bin çocuğa ulaşılması planlanıyor. Neler yapıldı? 29 Ağustos-15 Eylül 2025 tarihleri arasında toplam bin 24 hanede 2 bin 48 görüşme yapıldı. Süreç içinde paydaşlarla çocuk danışma kurulları gerçekleştirildi. Çocukların en belirgin ihtiyaçları arasında “Güvenli alan ve katılım”, “Eğitimde fırsat eşitliği” ve “Katılım hakkı” başlıkları öne çıktı. Dijital erişim, dijital okuryazarlık, dijital platformlarda güvenlik, kaliteli eğitim materyallerine ve öğrenme araçlarına erişim, akademik destek, okullarda güvenli, sağlıklı, kapsayıcı koşullar, yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme imkânı, temel ve koruyucu sağlık hizmetleri, engelli ve kronik hastalığı bulunan çocuklar için sağlık ve rehabilitasyon hizmetleri, oyun, spor ve güvenli oyun alanları, temel yaşam standartları ve ekonomik güvenlik gibi alanlar önemli ihtiyaçlar arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep Son Yılların En Şiddetli ve Yaygın Doğal Afetlerinden Birini Yaşadı Haber

Gaziantep Son Yılların En Şiddetli ve Yaygın Doğal Afetlerinden Birini Yaşadı

Kısa sürede yoğunlaşan yağışın Alleben Deresi’nde yer yer taşkınlara neden olmasıyla birlikte merkez ilçeler başta olmak üzere birçok noktada hayat ciddi şekilde etkilendi. Şehrin farklı bölgelerinde aynı anda etkisini gösteren hava olayı; ana arterlerde su birikintilerine, bazı mahallelerde taşkınlara, yüksek kesimlerde dolu yağışına ve geniş bir alanda fırtınanın yol açtığı hasarlara neden oldu. Ağaçların kökünden söküldüğü, çatıların uçtuğu, araçların zarar gördüğü ve trafik yönlendirme levhalarının yerinden koptuğu çok sayıda nokta kayıtlara geçti. Kentte yalnızca 20 dakika içerisinde metrekareye 60 kilogram yağış düşmesi, yaşanan durumun boyutunu gözler önüne serdi. Meteorolojik öngörülerin de üzerine çıkan bu tablo, Gaziantep’in son yıllarda karşı karşıya kaldığı en şiddetli ve en geniş alana yayılan doğal afetlerden biri olarak değerlendiriliyor. Afetin etkisinin şehir geneline yayılması, müdahale sürecini de çok yönlü ve eş zamanlı bir çalışma gerektirir hale getirdi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, afetin ilk anından itibaren önceden hazırlanan afet yönetimi ve dirençli şehir planları doğrultusunda tüm birimleriyle sahada hızlı ve koordineli bir şekilde görev aldı. Şehrin farklı noktalarında eş zamanlı müdahaleler sürdürülürken, sürecin anlık takibi ve yönetimi kesintisiz şekilde devam ediyor. Öte yandan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi 153 Çağrı Merkezi, afet sürecinde vatandaşlardan gelen ihbar ve taleplerin anında değerlendirilmesi ve ilgili ekiplere yönlendirilmesi noktasında aktif rol üstleniyor. Yoğunluğa rağmen kesintisiz hizmet veren çağrı merkezi üzerinden sahadaki müdahale süreci koordineli biçimde yürütülüyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, yaşanan afetin büyüklüğüne rağmen sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürürken, olası yeni gelişmelere karşı da hazırlıklı şekilde görevine devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep, e-ticarette Türkiye’nin Hijyen Ve Bakım Üssü Oldu Haber

Gaziantep, e-ticarette Türkiye’nin Hijyen Ve Bakım Üssü Oldu

Trendyol’un güncel verilerine göre; tekstilden bebek bakımına, kişisel bakımdan yapı markete kadar uzanan geniş bir ürün çeşitliliğine sahip olan Gaziantep, özellikle temizlik ve bebek ürünleri kategorilerinde Türkiye genelindeki siparişlerin çok büyük bir kısmını karşılıyor. Türkiye genelinde Trendyol üzerinden satılan her 3 çamaşır suyundan 2’si Gaziantep’ten yola çıkarken, bebek bezi ve ıslak mendil siparişlerinin yüzde 42’sinden fazlasını da yine Gaziantepli satıcılar karşılıyor. Gaziantepli satıcıların Trendyol üzerinden gerçekleştirdiği satış verileri, şehrin hijyen ve temizlik kategorilerindeki yüksek üretim ve dağıtım kapasitesini ortaya koyuyor. Trendyol verilerine göre; Türkiye genelinde Trendyol üzerinden satılan her 100 çamaşır suyundan 65’i doğrudan Gaziantep’teki üreticilerden yola çıkıyor. Benzer şekilde, Türkiye’deki yüzey temizlik havlusu siparişlerinin yüzde 57’si, maske (FFP/N95) satışlarının ise yüzde 56’sı yine Gaziantepli satıcılar tarafından karşılanıyor. Bebek ürünlerinde pazarın kalbi Gaziantep’te atıyor Ayrıca bebek bakım kategorisi, Gaziantep’in e-ticaretteki en güçlü olduğu alanlardan biri olarak dikkat çekiyor. Trendyol verileri, Türkiye genelindeki bebek bezi ve ıslak mendil siparişlerinin yüzde 42’den fazlasının Gaziantep merkezli satıcılardan geldiğini gösteriyor. Şehrin geleneksel gücü olan halı kategorisinde ise Türkiye genelindeki siparişlerin yüzde 37’si yine bu şehirden karşılanıyor. Türkiye’nin her köşesine gönderiyorlar Gaziantepli satıcıların Trendyol ile kurduğu ağ, Türkiye’nin dört bir yanına uzanıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerin yanı sıra Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya, Hatay, Muğla ve Tekirdağ gibi ticaretin kalbi olan şehirler, Gaziantep’in en çok satış yaptığı noktalar arasında yer alıyor. Gaziantep’in kendi içinde de yoğun bir dijital alışveriş trafiğine sahip olması, şehrin ticaret dinamizmini destekliyor. Sürpriz kategoriler: Motosiklet parçasından yapı markete… Gaziantepli satıcılar, geleneksel kategorilerin dışındaki ürün çeşitliliğiyle kullanıcı davranışlarını da dönüştürüyor. Temizlik ve bebek ürünlerinin yanı sıra en çok satılan ilk 100 ürün arasında yer alan motosiklet yedek parçası ve yapı market gibi alanlardaki yüksek satış hacmi, şehrin çok yönlü üretim ve tedarik gücünü ortaya koyuyor. Ayrıca veriler, Gaziantep’in dijitaldeki üretim gücünün en büyük destekçisinin kadınlar olduğunu gösteriyor. Gaziantepli satıcılardan alışveriş yapan müşterilerin yüzde 75’ini kadınlar oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ülke ve Aile Ekonomisi için En Değerli Yatırım Isı Yalıtımı  Haber

Ülke ve Aile Ekonomisi için En Değerli Yatırım Isı Yalıtımı 

Türk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal “ısınmaya ayrılan bütçeyi azaltmak için enerjiyi verimli kullanmak ve tasarruf imkanlarını geliştirmek zorundayız” diyerek ısı yalıtımının hem ülke hem de aile ekonomisi için çok önemli olduğunun altını çizdi. Enerji, insan hayatı ve üretim süreçlerinin temel unsurlarından birisi olarak sosyal ve ekonomik düzenin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip. Enerji tedariğinin zorlaştığı ve maliyetinin hızla arttığı günleri yeniden yaşıyoruz. Isınmak için harcadığımız giderleri azaltabilmek için enerjiyi daha verimli kullanmak ve tasarruf etmek zorundayız. Yetersiz ısı yalıtımı nedeniyle ciddi enerji kayıpları yaşanıyor Ülkemizde konutlarda önde gelen sorunlardan biri ısı yalıtımının yetersizliği ve bunun neden olduğu konfor eksikliği. TÜİK raporlarına yansıyan verilere göre nüfusun yaklaşık üçte biri (%28,8) sızdıran çatılar, nemli duvarlar ve çürümüş pencere çerçevelerinin yarattığı sorunlarla yaşıyor. Yine nüfusun yüzde 27,9'u konutunda eksik izolasyon kaynaklı ısınma sorununun getirdiği sıkıntıları çekiyor. Kentleşme ve yapılaşma hızı, iklim değişikliğinden kaynaklanan yüksek sıcaklıklar ve artan soğuklara bağlı olarak hem yaz hem de kış aylarında ihtiyaç duyduğumuz enerji sürekli artıyor. Enerjiyi ve enerji üretmeye yönelik kaynakları verimli kullanmak için bir yanda yeni inşa edilecek yeni yapılarda doğru malzemeleri tercih ederken, diğer yandan mevcut yapılarımızı daha iyi yalıtmamız şart. Isı yalıtımı hem ülke hem de aile ekonomisi için çok önemli Türk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal, 62 yıldır Türkiye’de binalarda ısı yalıtımı yoluyla enerji tasarrufu sağlanması ve sağlıklı mekanlarda yaşam sürülmesi konusunda çalıştıklarının altını çizerek şunları söyledi: “Türkiye’de İstanbul, Kocaeli, Bilecik, Antalya Tekirdağ’da beş fabrikamızda ve Gaziantep’deki iştirakimiz aracılığıyla dünya standartlarında üretim yapıyor, ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz. Isı yalıtımına sahip ürünlerimiz ile binalarda ısınma kaynaklı enerji kayıplarını önleyerek, doğalgaz ve elektrik faturalarından tasarruf edilmesine yardımcı oluyoruz. Ytong kullanımı ile elde edilen ısı tasarrufu sayesinde geçen 62 yıldasağlanan döviz tasarrufu 11,5 milyar doların üzerinde. Emeğimiz sonucunda ülke ekonomisine katkı sunmanın gururunu yaşıyoruz. Enerji verimliliği artık bir tercih değil zorunluluk Türkiye’nin sahip olduğu enerjinin yaklaşık yüzde 40’ı konutları ısıtmak için kullanılıyor. Ytong ürünleri hafifliği ile yapılara daha az yük binmesini sağlayarak deprem güvenliğini artırırken yüksek ısı yalıtımı performansı ile duvarlarda ilave ısı yalıtım uygulaması gerekmeksizin binaların A sınıfı enerji verimliliğine ulaşmasını kolaylaştırıyor. Doğru malzeme kullanılarak yapılan ısı yalıtımı yıllar boyunca hem ülke hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor. Multipor ile doğalgaz ve elektrik faturasından tasarruf Evlerde tüketilen enerjinin, yetersiz ısı yalıtımından, hatalı veya eksik uygulamalardan dolayı önemli ölçüde artıyor. Kullanılan malzemelerin ve ısı yalıtım ürünlerinin sağlayacağı enerji tasarrufuna, insan sağlığına ve iç ortam kalitesine etkisine, uzun yıllar bakım gerektirip gerektirmediğine ve yangın açısından risk taşıyıp taşımadığına özellikle bakılması gerekiyor. Binalara sonradan yapılan mantolama uygulamalarında da dikkatli olunmalı. Yalıtım malzemesinin doğru uygulanması en az malzeme seçimi kadar önemli. Türk Ytong olarak binaların nefes almasına olanak tanıyan, mineral esaslı ve yanmaz Multipor Isı Yalıtım Levhasıürünümüzle binalardaki ısı yalıtımı uygulamalarına akılcı, ekonomik ve sağlıklı çözümler üretiyoruz. Multipor’u tamamen doğal ve yerli hammaddelerle üretiyoruz. Multipor, mineral esaslı olması nedeniyle kullanıldığı binaların nefes almasına olanak sağlıyor, iç ortam nemini düzenleyerek duvarlarda nem ve küf oluşumunu engelliyor. A1 sınıfı yanmaz özellikteki bu ürünümüz, cephe yangınına neden olmadığı için yüksek katlı binaların mantolanmasında da son derece güvenli bir ısı yalıtım çözümü sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Elçileri Gaziantep’te Buluşuyor Haber

İklim Elçileri Gaziantep’te Buluşuyor

Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan COP31 sürecine gençlerin de dahil edilmesi amacıyla bir araya gelecek olan iklim elçileri, iki günlük eğitim kampına giriyor. Gençlerin iklim değişikliği politikaları, uluslararası müzakere süreçleri ve uygulama mekanizmalarına ilişkin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi amaçlayan eğitim kampı kapsamında, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve COP süreçleri ile Türkiye’nin COP31 vizyonu ve ev sahibi ülke rolü hakkında kapsamlı bilgiler sunulacak. Bunun yanı sıra döngüsel ekonomi ve çevre teknolojileri alanındaki güncel gelişmelerin aktarılacağı kampta, iklim okuryazarlığı, gençlik liderliği ve etkili iletişim gibi başlıklarda da uygulamalı eğitimler verilecek. İki Günlük Yoğun Program Gaziantep’te gerçekleştirilecek kamp, iki gün boyunca konuşmalar, paneller, teknik oturumlar ve uygulamalı çalıştaylardan oluşacak. Programda ayrıca ulusal ve uluslararası kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve özel sektör paydaşları da yer alacak. Kampın ana destekçisi olan SANKO Holding, sürdürülebilirlik alanındaki saha deneyimini gençlerle buluşturarak, RE&UP Geri Dönüşüm Teknolojileri gibi iyi uygulama örnekleri üzerinden ilham vermeyi ve Türkiye’nin iklim dönüşümüne katkı sağlayacak nitelikli insan kaynağının güçlenmesini sağlamayı amaçlıyor. Programda ayrıca ulusal ve uluslararası kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve özel sektör paydaşları da yer alacak. Hedef: Güçlü ve Etkin Gençlik Program ile gençlerin iklim politikalarına ilişkin teknik bilgi düzeylerinin artırılması, COP31 sürecinde aktif ve görünür rol almalarının sağlanması, tematik ekipler halinde etkin çalışma becerilerinin geliştirilmesi ve ulusal ile uluslararası süreçlere katkı sunabilecek kapasiteye ulaşmaları hedefleniyor. Geleceğin İklim Liderleri Yetişiyor İklim Elçileri Eğitim Kampı, gençlerin iklim değişikliği ile mücadelede yalnızca farkındalık sahibi bireyler değil, aynı zamanda çözümün aktif bir parçası olmalarını desteklemektedir. Program, Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecinde gençlerin rolünü güçlendirmeyi ve iklim diplomasisinde etkin bir gençlik temsiliyeti oluşturmayı hedeflemektedir. İklim Elçileri kimdir? İklim Elçileri üniversiteler tarafından her yıl seçilerek İklim Değişikliği Başkanlığına bildirilen temsilci gençlerden oluşuyor. İklim Elçileri Hareketi, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedefleri doğrultusunda gençlerin iklim politikalarına aktif katılımını artırmayı amaçlayan, 2021 yılında başlatılan bir program. Programla gençlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesini ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesini hedeflemektedir., Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.