Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gazze

Kapsül Haber Ajansı - Gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İDSB 2026 Geleneksel İftar Programı İstanbul’da Yapıldı Haber

İDSB 2026 Geleneksel İftar Programı İstanbul’da Yapıldı

Programda birlik, kardeşlik ve insani krizlerin yaşandığı coğrafyalar için dayanışma mesajları öne çıktı. İDSB 2026 Geleneksel İftar Programı, bakan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, üyeler ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katılımıyla İstanbul’da düzenlendi. Programa; İstanbul Vali Yardımcısı Nail Anlar, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Halis Yunus Ersöz, Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan, Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı, Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, İstanbul Milletvekilleri Hasan Turan, Yahya Çelik, İsmail Erdem ve Yıldız Konar, Erzincan Milletvekili Serkan Bayram, Ak Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı-Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı Mehmet Emin Özkaya, müstafi tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, TGTV Başkanı Av. İsmail Tuğrul, TGTV Kurucular Kurulu Başkanı Hamza Akbulut, İDSB Eski Genel Sekreterleri Necmi Sadıkoğlu ile Av. Ali Kurt, Albayrak Medya Grubu Genel Müdürü Abdullah Hanönü ve STK temsilcileri ile Sudan, Katar, Bangladeş ve Pakistan konsolosluklarından diplomatik temsilciler katıldı. İDSB Genel Sekreteri Eyüp Akbal etkinlikte yaptığı konuşmasında, Ramazan ayının birlik, merhamet ve dayanışma ruhuna dikkat çekerek İslam coğrafyasında yaşanan insani krizlere vurgu yaptı. Akbal, Gazze başta olmak üzere Suriye, Yemen, Sudan, Doğu Türkistan ve Arakan’da yaşanan acıların tüm insanlığın ortak vicdanını yaraladığını belirterek, bugün dünya coğrafyasında birçok kardeşimizin zulüm, savaş, yoksulluk ve ayrımcılıkla mücadele ettiğini vurguladı. İDSB’nin sahada sürdürülebilir yardım ve dayanışma mekanizmalarıyla hareket ettiğini belirten Akbal, insanlık onuruna zarar veren her türlü zulme karşı durmanın ve mağduriyet yaşayan toplumların yanında olmanın ortak sorumlulukları olduğunu dile getirdi. “Bizler sadece yardım ulaştıran gönüllüler değil, küresel adaletsizliğe karşı duran vicdan nöbetçileriyiz. Kardeşlik sadece konuşmakla değil; birlikte yürümekle ve birlikte destek olmakla anlam kazanır” ifadeleriyle birlik ve dayanışma mesajını güçlendirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’nin İkinci Yardım Tırı da Yola Çıktı Haber

İBB’nin İkinci Yardım Tırı da Yola Çıktı

İçinde, 15 kalem gıda malzemesinden oluşan 1000 adet gıda kolisi; 600 adet İBB logolu çift kişilik battaniye ve 600 adet farklı numaralarda, beyaz renkli, ortopedik terlik yer alan yardım TIR’ı, Türk Kızılayı vasıtasıyla Gazze’ye ulaştırılacak. Yardım TIR’ının yola çıkışı öncesinde düzenlenen törende konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu; ulusal ve uluslararası tüm platformlarda Gazze’de yaşanan bu vahşeti açıkça kınadı, Gazze halkının sesini her yerde duyurdu. Bölgemizde barışa, istikrara ve ortak refaha katkı vermek için Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın 10 farklı ülkesinden 15 şehrin belediye başkanlarını 2024 yılında, İstanbul’da bir araya getirdi. Sadece söz ile değil, pratiklerle de dayanışmamızı ispatladık,” dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi’nin oy birliğiyle aldığı karar uyarınca hazırlanan yardım TIR’ları, Türk Kızılay’ı aracılığıyla Gazze’ye ulaştırılmak üzere uğurlandı. Uğurlama töreninde konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, “Onlarca yıldır bir halk ağır zulüm altında yaşıyor. 2023 yılı Ekim ayından itibaren bu zulüm, bir soykırıma dönüştü. Filistin ve Gazze’de yaşananlar, çağımızın en acı ve en sarsıcı vahşetlerinden biri haline geldi. Bebekler, çocuklar, kadınlar ve masum siviller acımasız saldırılarla hayattan koparıldı. Sadece Gazzeliler değil, tüm insanlık can çekişti. Sadece Filistin değil, hepimizin kalbi yaralandı. İstanbul halkı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, bu vahşete asla sessiz kalmadık, kalmayız, kalmayacağız,” dedi. ASLAN: EKREM İMAMOĞLU, ORTA DOĞU VE KUZEY AFRİKA’DAN 15 ŞEHRİN BELEDİYE BAŞKANLARINI 2024 YILINDA, İSTANBUL’DA BİR ARAYA GETİRDİ İBB olarak en başından itibaren, ilkeli ve insani bir duruş sergilediklerinin altını çizen Aslan, “İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu; ulusal ve uluslararası tüm platformlarda Gazze’de yaşanan bu vahşeti açıkça kınadı, Gazze halkının sesini her yerde duyurdu. Seçilmiş Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu, bölgemizde barışa, istikrara ve ortak refaha katkı vermek için Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın 10 farklı ülkesinden 15 şehrin belediye başkanlarını 2024 yılında, İstanbul’da bir araya getirdi. Ekrem Başkanımızın talimatıyla, belediyemiz tarafından geçtiğimiz yıl Mart ayında, Gazze’ye yardım tırlarımızı ulaştırdık, İstanbul’da yaşayan Filistinli öğrenci kardeşlerimize destek sağladık ve dayanışmamızı somut adımlarla ortaya koyduk. Sadece söz ile değil, pratiklerle de dayanışmamızı ispatladık. Bugün ise İBB Meclisimizin oy birliğiyle aldığı karar doğrultusunda, İstanbul halkının yardım elini bir kez daha Gazze’ye uzatıyoruz,” diye konuştu. “GAZZE HALKININ SOFRASINA BİR LOKMA, SIRTINA BİR HIRKAYLA DESTEK OLUYORUZ” “Bu sadece bir yardım etkinliği değil, insanlıktan yana tuttuğumuz safı, tüm dünyaya bir kez daha göstermektir,” diyen Aslan, şunları söyledi: “Mübarek Ramazan ayı yaklaşırken, kardeşlerimizin sofralarına bir nebze katkı sunması için gıda kolilerimizi, battaniye başta olmak üzere, giyim malzemelerini Türk Kızılayı vasıtasıyla Gazze’ye gönderiyoruz. Bu zorlu kış aylarında, Gazze halkının sofrasına bir lokma, sırtına bir hırkayla destek oluyoruz. Elbette şu an öncelik; hayatta kalmak, insan canını korumaktır. Ancak Gazze’yi yeniden ayağa kaldırmak için, önümüzdeki dönemde de destek olacak, medeniyetin gereğini yapacak, zulmün yıktığını onaracak, eskisinden de güçlü hale getireceğiz. Zaten Ramallah ile 2024 Aralık ayında kardeş şehir olduk, Meclis’imizin oy birliğiyle aldığı karar ile İstanbul ve Gazze’yi kardeş şehir ilan ettik. Bu kardeşliğin hakkını vereceğiz. Ve buradan, Filistin ve Gazze’deki kardeşlerimize, gönülden seslenmek istiyorum: Göstermiş olduğunuz sabır, dirayet ve haklı davanıza bağlılık; tüm dünyaya zulmün karşısında hakikatin ve insan onurunun her zaman galip geleceğini bir kez daha göstermiştir. Biliniz ki İstanbul sizin yanınızdadır. İstanbulluların kalbi, duası ve desteği Filistin ve Gazze ile beraberdir. Barışın, adaletin ve huzurun hâkim olduğu günlere kavuşmanız en içten temennimizdir.” “İSTANBULLULARIN KALBİ VE DESTEĞİ FİLİSTİN'DE GAZZE’YLE BERABERDİR” “Biliniz ki İstanbul halkı, Türkiye halkı ve İBB, İBB Meclisi'yle, Genel Sekreterimiz ve bürokrat arkadaşlarımız, genel sekreter yardımcılarımız burada, tüm İstanbul olarak Gazze'nin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. İstanbulluların kalbi ve desteği Filistin'de Gazze’yle beraberdir. Barışın, adaletin ve huzurun hakim olduğu günlere kavuşmamız için, duamız sürekli devam edecektir. Allah, yar ve yardımcımız olsun. Allah, Gazze'dekilerin, Filistin'dekilerin, dünyanın dört bir tarafındaki Müslüman kardeşlerimizin ve dünyanın dört bir tarafındaki insanların yar ve yardımcısı olsun. Kutsal Ramazan ayına girmek üzereyiz. İnşallah Ramazan ayında, dünyanın dört bir tarafındaki savaşlar biter, ülkemizde hukuk, adalet, demokrasi baskın olur. İnşallah Ramazan ayında, bir Ramazan ayında tutuklanan, gözaltına alınan kardeşlerimiz, Belediye Başkanımız, başkanlarımız bu Ramazan ayında bizimle beraber olurlar. İnşallah onlarla beraber Gazze'ye, Filistin'e yardımlarımız, desteklerimiz devam eder.” YARDIMLAR TÜRK KIZILAY’I ARACILIĞIYLA GAZZE’YE ULAŞTIRILACAK Gazze’de yaşanan insanlık dramı nedeniyle, bölgedeki sivil halkın acil ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlamak amacıyla, İBB koordinesinde insani yardım malzemeleri hazırlandı. Yardım malzemeleri, Türk Kızılay’ı aracılığıyla bölgeye gönderilmek üzere sevk edilecek. TIR’lar içinde, 15 kalem gıda malzemesinden oluşan 1000 adet gıda kolisi; 600 adet İBB logolu çift kişilik battaniye ve 600 adet farklı numaralarda, beyaz renkli, ortopedik terlik yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Kızılay, Ramazan’da 1,8 Milyar TL Destekle 7,5 Milyon Kişiye Ulaşacak Haber

Türk Kızılay, Ramazan’da 1,8 Milyar TL Destekle 7,5 Milyon Kişiye Ulaşacak

Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Ramazan kampanyasıyla ilgili düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Ramazan ayı boyunca 451 bin gönüllümüz 81 ilde her kapıyı çalacak, iyiliği ve dayanışmayı her sofraya taşıyacak” dedi. Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında insani yardımlar, sosyal destek programları, kan bağışı organizasyonları ve uluslararası insani diplomasi faaliyetleriyle her yıl milyonlarca insana ulaşan Türk Kızılay, bu yıl da Ramazan kampanyasını başlattı. “Bu Ramazan’da da Bir Başına Olanların Yanı Başındayız” sloganıyla hayata geçen kampanyanın detayları, Türk Kızılay Kısıklı Merkez Binası’nda düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. “Nerede bir insani ihtiyaç varsa orada olacağız” Kampanya filminin gösterimiyle başlayan toplantıda konuşan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Bu Ramazan ayında da nerede bir insani ihtiyaç varsa orada olacağız” diyerek, şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıl Ramazan ayı boyunca ülkemizde ve başta Gazze olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğümüz yardım çalışmalarıyla toplam 5.2 milyon ihtiyaç sahibine ulaştık. Bu yıl da nakdi ve ayni yardımlar, aşevlerimiz vasıtasıyla yapacağımız iftarlık dağıtımları, bayramlık desteği, yurt içinde ve başta Filistin olmak üzere yurt dışında kuracağımız iftar sofralarıyla yurt içinde 4 milyon 485 bin, yurt dışında 2 milyon 965 bin ihtiyaç sahibi olmak üzere toplamda 7 milyon 450 bin ihtiyaç sahibine 1 milyar 779 milyon 274 bin TL yardım ulaştırmayı hedefliyoruz. Uzman personelimiz ve gönüllülerimizle sahada adeta Ramazan seferberliği yürüteceğiz. 451 bin gönüllümüz 81 ilde her kapıyı çalacak, iyiliği ve dayanışmayı her sofraya taşıyacak. Gönüllülerimizin gücü ve enerjisiyle bu Ramazan’da da bir başına olanların yanı başında olacağız. Bu vesileyle Türk Kızılay’ın kardeşlik sofrasına katkı sunmak isteyen hayırseverleri, ‘Bu Ramazan çorbada benim de tuzum olsun’ diyenleri bağışlarıyla destek olmaya davet ediyorum.” Gıda kolileri üç farklı tipte hazırlandı Kızılay, Ramazan boyunca Türkiye genelinde 891 bin 456 ihtiyaç sahibine 411 milyon 518 bin TL’lik nakdi; 47 bin 747 kişiye de 22 milyon 811 bin TL’lik ayni yardımda bulunacak. Gıda kolileri bu yıl hanelerin farklılaşan ihtiyaçları gözetilerek, üç farklı tipte hazırlandı. Koliler, 1 hafta, 15 gün ve 30 günlük mutfak ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde miktar ve içerik bakımından değişiklik gösterecek. Market kodlarıyla alışveriş, ‘Götür Bir İyilik’ hareketi Kızılay, gıda kolisi yardımları için bu yıl iki farklı iş birliği gerçekleştirdi. Buna göre Tarım Kredi Kooperatifleri iş birliği ile ihtiyaç sahipleri kooperatif mağazalarında geçerli 3000 TL değerinde market kodlarıyla temel gıda alışverişlerini yapabilecek. ‘Götür Bir İyilik’ temasıyla Migros ile yapılan iş birliğinde ise gıda kolileri Migros’ta online olarak satın alınıp bağışlanabilecek. Bu şekilde bağışlanan gıda kolileri, ihtiyaç sahibine ulaştığı anda bağışçı SMS yoluyla bilgilendirilecek. Gıda yardımları ülke genelinde 686 binden fazla kişiye ulaşacak. Kardeşlik sofraları kurulacak Ramazan’da 45 aşevi aracılığıyla günde 61 bin 718 kişiye iftarlık sıcak yemek dağıtacak Kızılay, şubeleri aracılığıyla da 570 bini aşkın kişilik iftar desteği sağlayacak. Başta İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirler olmak üzere pek çok şehrin meydanında 360 bin öğün çorba dağıtımı yapacak Kızılay, Ramazan’ın paylaşma ruhunu meydanlarda yaşatacak. Bayramlıklar seçilecek, harçlıklar verilecek Ramazan boyunca 118 milyon 61 bin TL değerinde bayramlık desteğinden 107 bin 907 kişi yararlanacak. İhtiyaç sahipleri Kızılay Butiklerinden ihtiyaçlarını karşılayabilecek. Bunun yanında Kızılay, bayramın neşesini çoğaltmak için çocuklara 250 TL’lik bayram harçlığı dağıtacak. Gazze’deki aşevinin kapasitesi iki katına çıkacak Kızılay başta Filistin olmak üzere 21 ülkede ihtiyaç sahiplerinin Ramazan ayında da yanında olacak. Kızılay, Gazze’de ilk günden beri devam eden ve halihazırda günlük 30 bin kişinin sıcak yemek ihtiyacını karşılayan aşevinin kapasitesini iftar ve sahurda iki katına çıkararak, ay boyunca 1 milyon 800 bin kişiye iftarlık desteği sunacak. Farklı bağış kanallarından ulaşmak mümkün Hayırseverler Kızılay’ın Ramazan yardımlarına zekât, fitre, fidye, yurt içi ve yurt dışı gıda yardımı, iftar sofrası ve bayramlık seçenekleriyle katkı sunabiliyor. Bağışlarını Kızılay’a yapmak isteyenler ‘fitre’, ‘fidye’, ‘iftar ve sahur sofrası’ yazıp 1877’ye gönderebiliyor. Aşevlerine destek olmak isteyenler 240 TL öğün bedeli ve katları olacak şekilde katkı sunabilirken, dileyen yardımseverler 2000 TL’lik bağışla bayramlık desteği verebiliyor. Ayrıca kizilay.org.tr internet sitesi üzerinden, kolay bağış uygulamasından, tüm bankalardan, mobil bankacılıktan, şubeler ve temsilcilikler aracılığıyla ya da 168 çağrı merkezini arayarak da Kızılay’a bağış ulaştırmak mümkün. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Boğaziçi Film Festivali’nde İlk Gün, Dünya Sinemasının Resmigeçidine Sahne Oldu  Haber

Boğaziçi Film Festivali’nde İlk Gün, Dünya Sinemasının Resmigeçidine Sahne Oldu 

Festival, ilk gününde dünyanın dört bir yanından sinemacıları buluşturan dopdolu bir programla çıktı takipçilerinin karşısına: Festivalin açılış filmi ve Filistin’in Oscar adayı “Filistin 36” filminin, aralarında usta oyuncu Liam Cunningham’ın da olduğu ekibi, basın toplantısına katılırken Amerika, Kıbrıs ve Türkiye’den sinemacılar da festival kapsamındaki söyleşilerde seyirciyle buluştu. Filistinli oyuncu Saleh Bakri ise bir Masterclass verdi. Liam Cunningham: Protestoyu unutmayın, Filistin’in tanınması yakın Festivalin ilk günü; The Marmara Otel’de, “Filistin 36” filminin basın toplantısıyla başladı. 1936’da İngiliz sömürgesine karşı ayaklanan Filistin köylerinden birinin sakini olan Yusuf’un hikâyesi üzerinden ilerleyen film, Filistin’in Oscar adayı. Basın toplantısına katılan; yönetmen Annemarie Jacir, yapımcılar Ossama Bawardi ve Cat Villiers, oyuncular Liam Cunningham ve Saleh Bakri, Boğaziçi Film Festivali Artistik Direktörü Enes Erbay moderatörlüğünde, film hakkındaki soruları cevapladı. Projenin yaklaşık 8-9 yıl öncesine dayandığını ve bu süreçte İngiliz ve Filistinli tarihçilerden faydalandıklarını belirten yönetmen Annemarie Jacir, filmi; “Hayatımdaki en zorlu prodüksiyonlardan biriydi, soykırım başladıktan sonra iyice zorlaştı” diye tarif etti. Filmi Filistin’de çekebilmek için eski bir kasabayı yeniden inşa ettiklerini söyleyen yönetmen; “Bu restorasyon sürecinde tütün ektik, İngiliz silahlarını tekrar yarattık, otobüsler inşa ettik” dedi. Yönetmen; 7 Ekim’den sonra ise her şeyi kaybettiklerini ve çekimler için Ürdün’e gitmek zorunda kaldıklarını belirtti. Filistin meselesinde genelde İngiliz payına değinilmediğini ifade eden yapımcı Cat Villiers da “Hikâyenin İngiliz kısmını da çok önemsedik. Ve prodüksiyon konusunda İngiltere’den çok yardım da aldık; örneğin askerlerin doğru gösterilmesi konusunda. Bir buçuk hafta önce Londra’da filmin açılışını yaptık ve şu anda Londra’da ‘Filistin 36’ diye bir filmin oynaması bizim için gurur kaynağı ve dönüm noktası” diye konuştu. Bir klasik yaratma arzusuyla çıktıkları yolda Filistin’in en büyük filmini yaptıklarını dile getiren, yapımcı Ossama Bawardi; “Bir sanat filmi, bağımsız bir film yapmak istedik, evet, ama ana akıma da hitap etmesini istiyorduk. Cat bize uluslararası ortaklar sağladı, bu sayede filmimiz şu anda 20- 25 sinemada oynuyor” dedi. Filmin başrol oyuncusu Saleh Bakri, karakterini şu sözlerle yorumladı: “Sanat, benim direnme şeklim. Bedenim, ruhum ve sanatım; benim silahım. Filmde mutlak bir şekilde kendimi gerçekleştirdiğimi ve özgür olduğumu hissetim. Bunu, hapse girmeden ve öldürülmeden yapabilme ayrıcalığına kavuştum. İsrail rejimi altında bu çok büyük bir riskti, kimse hayatımıza devam edebileceğimizi garanti edemiyor ama çocuklarımızın geleceği için bunu yapmak zorundayız” İrlandalı usta oyuncu Liam Cunningham’ın sözleri ise bütün dünyaya bir mesaj niteliğindeydi. Sanatçı, şöyle konuştu: “Böyle hikayeler aslında çok istediğimiz şeyler değil ama bu, bizim için bir sorumluluktu. Ben İrlandalıyım ve Filistin halkının çektiği ızdırabı görüyoruz. İrlanda da 800 yıl boyunca ızdırap çekti. İngiliz İmparatorluğu yanı başımızdaydı ve İrlanda, ilk işgal edilen ülke oldu. Dolayısıyla Filistin halkının çektiği acıyı gördüğümüz zaman onlara sempati duymak, bizim için bir sorumluluk. Ben oldukça gergindim çünkü bu film, Filistin halkı için çok kıymetli ve çok ufak bir rolüm olsa da bu benim için büyük bir sorumluluktu. Filistin için protesto etmeyi unutmamalısınız, grev yapmalısınız ta ki Filistin ülke olarak tanınana kadar. Dünya çapında İsrail’in kaynakları tükeniyor, akış tersine dönmüş durumda; Filistin’in ülke olarak tanınması yakındır” Saleh Bakri de Filistin hakkındaki duygularını; “Ben işgal altındaki bir ülkede doğdum ve normal bir ülkede yaşama fırsatım hiç olmadı. Şu anda ruhumu katarak yaptığım filmleri, halkımızın da izleyebilmesini istiyorum. Şu anda ya mülteci durumuna düştüler ya da dağılmış durumdalar. Gazze’de sinema ya da tiyatro yapamıyorum çünkü insanlarımla buluşamıyorum. Hayalim ve özlemim bu; bir gün özgür bir ülke olarak geri dönmek istiyoruz. Nehirden denize özgür Filistin!” sözleriyle ifade etti. Ölümün ortasında hayata meydan okuyan “Yalla Parkour” gençleri Filistin hakkındaki bir diğer film de “Filistin Özel Seçkisi”nde yer alan, Aareb Zuatier’in yönettiği “Yalla Parkour”du. AKM Yeşilçam Sineması’ndaki gösterimden sonra soruları cevaplayan yönetmen; filmin, on yıllık bir yolculuğun sonucu olduğunu söyledi. Çıkış noktasının; annesine dair silik bir anı olduğunu belirten yönetmen, bu anının filme dönüşme macerasını şöyle anlattı: “Gazze’ye ilgim; temelde, annemin bana, Gazze sahilinde gülümsediği ve hatırlamakta zorlandığım anılarımdan geliyor. Bu anılarımın ait olduğu yerler, benim için, ulaşılması imkansız yerler haline geldi. Anılarımdaki Filistin başka bir yerken haberlerde gördüğüm Filistin bambaşka bir yerdi. 2014’te Gazze’deki savaş sürerken ikinci çocuğum henüz doğmuştu. ‘Ona nasıl bir hediye verebilirim?’ diye düşünmüştüm. Sonra YouTube’da gülüp eğlenerek taklalar atan ve parkur yapan Gazzeli çocukları gördüm ve bu bana ‘Filistinli Ruhu’nu hatırlattı. Eskiden gülüp eğlenebildiğimiz ve hayatın öylece aktığı zamanları hatırlattı. Parkur takımıyla irtibata geçmeye karar verdim, bu iletişim için seçtiğim kişi de Ahmed’ti.” “Film hem terk etmekle, ayrılmakla alakalı ama aynı zamanda boş vermemek ve unutmamakla da alakalı” şeklindeki bir yoruma ise yönetmenin cevabı şöyle oldu: “Aslında filmde anlatmak istediğim şeyi tam olarak söylediniz; ben dahil, bütün ekipte Gazze’ye bir özlem vardı. Benim orada yaşama fırsatım olmadı; sadece yazdan yaza ziyaret ederdik ama kendimi güvende ve kendim gibi hissettiğim tek yer orasıydı” Bugün Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden ikisi de seyirciyle buluşurken film ekipleri de gösterim sonrası, seyircilerin soruları için sahnedeydi. “Güneşin Altında Yeni Bir Şey Yok” filminden; yönetmen Murad Zaloğlu, senarist Samet Doğan, Cast direktörü Funda Ayaşar, sanat yönetmeni Vugar Aliyev, uygulayıcı yapımcı Yılmaz Kıvanç ve yapımcı Halil Kardaş ile oyuncular Hüseyin Güvenin, Beste Şahin, Yaman Ceri, Samet Kadan, Onur Yar, Mustafa Özer ve Musa Kadan, Atlas Sineması’ndaki söyleşiye katıldı. Filmi, ‘bir taşra ve kentleşme macerası’ olarak niteleyen senarist Samet Doğan, “İstanbul’un birçok semtinde bambaşka dünyalar var. Biz yaşarken bunları görmüyoruz ve filmi izlerken de gerçekten var olup olmadıkları sorusu oluşuyor. Bu aslında erken büyümek zorunda kalan çocukların hikâyesi” diye konuştu. Filmin çocuk oyuncusu Musa Kadan, ilk sinema tecrübesinde zorlandığını dile getirirken Mustafa Özer, canlandırdığı İrfan karakterini; “İrfan, seyirciye ‘hayatta ne durumda olursanız olun; umut, sizi yaşatır’ diyen biri” sözleriyle tarif etti. Festival yolculuğuna, 13. Boğaziçi Film Festivali ile başlayan filmin, bundan sonraki yol haritası içinse yapımcı Halil Kardaş, şunları söyledi: “Boğaziçi Film Festivali bizim için çok kıymetli; Ogün Bey başta olmak üzere, çok destek gördük. Bundan sonra da umarız ki dünyada birçok festivalde yolculuğumuz devam edecek” Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden bir diğeri, “Rayların Ötesinde” ekibi de gösterim sonrası söyleşi için Atlas Sineması’ndaydı. Yönetmen Cenk İzgören, yapımcı Funda Belginer ve oyuncular Mine Doğan ile Ahmet Can Özer; soruları cevapladı. Filmi, bir ‘anti kahraman hikâyesi’ olarak tanımlayan yönetmen, “Küresel emperyalist bir sistem içerisinde dönüştürmeyi düşünüyordum. Türk mitolojisinden de beslenmem gerektiğini düşündüm” diye konuştu. “Bizi hayat içinde konumlandıran şey; sonuç ne olursa olsun, kendi içimizde müdanasız ve hesapsız şekilde sonuna kadar mücadele etmektir” diyen yönetmen; filmin baş karakterinin kadın olmasının da bu bağlamda kadınların; kadim Türk uygarlıklarında doğanın ve hayvanların kadim koruyucuları ve savaşçıları olmasıyla ilgili olduğunu belirtti. Sinemadaki ilk başrolünde canlandırdığı Başak karakterini, “Çok kırılgan ve çok güçlü” diye niteleyen Mine Doğan, filmdeki tecrübesini ise “Çok iyi yazılmış bir karakterdi. Cenk; Başak’ın, sessizliği ile var olmasını istiyordu, bu da benim için yeni bir alandı. Kamerada ilk defa bu kadar az ve sade oynamayı denedim” sözleriyle ifade etti. Özel Gösterimler Festivalde bugün Özel Gösterim programında da iki özel çalışma vardı. Biket İlhan’ın sinema yolculuğunu anlatan, Mehmet Güreli’nin yönettiği belgesel; “Sisler Bulvarı’ndan Geçtim: Biket İlhan” ve Kıbrıslı yönetmen Ömer Evre’in yönettiği; “Tuvaldeki Sır”. AKM Yeşilçam Sineması’ndaki gösterimin ardından belgesele dair soruları cevaplayan yönetmen Mehmet Güreli, bu ve benzeri çalışmaların bir görev olduğunu söyleyerek “Martin Scorsese bile boş durmuyor; belgesel biyografiler çekmeye devam ediyor” dedi. Belgeselin odağındaki isim, yönetmen Biket İlhan ise “Yeşilçam’ı çok kişi hatırlamıyor; geçmiş dönemleri anlatmak, önemli. Gölgesinde oturduğunuz ağaçları başkaları dikti de gölgesinde oturabiliyorsunuz” diye konuştu. “Filmde Kıbrıs’ın kalbi ortaya çıkıyor” “Tuvaldeki Sır”ın, Cinema Pink’teki söyleşisi ise Yunan oyuncu Giorgos Anagiotos’un teşekkürüyle başladı. Söyleşiye; yönetmen Ömer Evre, oyuncular Devrim Nas, İpek Amber, Şahin Ergüney, Timur Koçyiğit, görüntü yönetmeni Aydın Sarıoğlu ve yapımcı Altıner Dereliköylü katıldı. Kıbrıs’ta güçlü bir sinema sektörü olmadığına dikkat çeken yönetmen Ömer Evre, “Ben Kıbrıs’ta yaşananları anlatıp hem senaryoyla hem müzikle seyirciyi rahatsız etmek istedim” dedi. Oyuncu Devrim Nas, filmin, bunu, ‘Kıbrıs’ı kişileştirerek’ gerçekleştirdiğine dikkat çekerek şöyle dedi: “Karakterler üzerinden Kıbrıs da bir karakter olarak ortaya çıkıyor. Kıbrıs’ın bölünmüşlüğü, ikiye ayrılıp ayrılamayacağı, organik mi- yapay mı? gibi konulara, insan ve duygu açısından bakıyor. Filmle Kıbrıs’ın kalbi ortaya çıkıyor” Kıbrıs’ta savaşan bir askerin kardeşi olduğunu vurgulayan oyuncu Şahin Ergüney ise şöyle konuştu: “Ben bu filmi; karmaşadan, çözümsüzlükten, çaresizlikten nefes alamayan Kıbrıs halkının, hava alması için, dışarıyı görebilmesi için dışarıya açılan bir pencere gibi görüyorum. Umarım bu filmle beraber o pencere açılır ve Kıbrıs gerçek anlamda bir barış adası olur” Ulusal Belgesel Yarışması Ulusal Belgesel Yarışma bölümü de bugün konuklardan yana zengindi: “Sessiz Çizgiler”, “Ağaç Adam” ve “Üstad Mehmed Siyah Kalem” belgesellerinin ekipleri, gösterim sonrası seyirci karşısındaydı. Seyirci karşısına ilk çıkan, AKM Yeşilçam Sineması’ndaki gösterimin ardından soruları cevaplayan, “Ağaç Adam” filminin ilham kaynağı Deniz Seçer oldu. “Dünyada fidan dikmediğim ülke, Türkiye’de ise fidan dikmediğim orman kalmamıştır” diyen Seçer, üniversite yıllarından beri bu doğrultudaki bütün çalışma ve eylemlere katıldığını belirtti. Diktiği fidanları tamamen kendisinin finanse ettiğini söyleyen Seçer; orman yangınlarının kendisine neler ifade ettiğini ise şu sözlerle dile getirdi: “Orman yangınında bulunsanız ağlarsınız. Televizyonda görüldüğü gibi değil; bir orman yanıyor ve durduramıyorsunuz! Biri sigara molası veriyor, diğeri yanan hayvanları taşıyor. Yönetmenle kırk tane koyun taşıdığımızı bilirim. O kırk koyunun sahibi ‘Ben burayı terk etmem’, diyor; Jandarma ‘Kelepçelerim’, diyor” “Üstad Mehmeh Siyah Kalem”in yönetmeni Selin Aktaş ise AKM Yeşilçam Sineması’nda buluştu seyircilerle. Siyah Kalem’e ait çizimleri ilk gördüğü andan itibaren bu ismin tanıtılması için bir şeyler yapmak istediğini söyleyen Aktaş; bürokratik izin işlemleri sebebiyle projenin çok zor hayata geçtiğini belirtti. Aktaş; aynı sebepten, filmdeki illüstrasyonların da Amerika’da sergilenen, Siyah Kalem’e ait eserler üzerinden gerçekleştirilebildiğini sözlerine ekledi. 90’larına merdiven dayamış bir çiftin hayatına konuk olan “Sessiz Çizgiler”in yönetmeni Caner Kaldı da soruları cevaplamak için AKM Yeşilçam Sineması’ndaydı. Babaannesiyle dedesinin hayatlarına aslında hep şahit olduğunu ancak bir gün farklı bir gözle baktığını ve belgeselin de buradan doğduğunu söyleyen Kaldı, “Onları çekmeme babaannem bayıldı, dedemse Alzheimer hastası olduğu için çok da farkında değildi sürecin. Onu, ‘Hatıra kalsın’ diyerek ikna ettim” diye konuştu. Kaldı; filmi, siyah- beyaz çekme sebebini ise “Onların dünyası, dışarıyı izlemekten ibaretti. Bana göre çok renkli bir hayatları yok, o yüzden siyah- beyaz kullanmak istedim” diye açıkladı. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteği, Turkcell ve Türk Hava Yolları’nın ana sponsorluğu, TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı, Anadolu Ajansı’nın Global İletişim Ortaklığı, Türkmedya’nın ana medya sponsorluğu, TV Plus ve İGA Pass sponsorluğunda gerçekleşen “13. Boğaziçi Film Festivali” ile ilgili tüm bilgilere www.bogazicifilmfestivali.com adresinden ve festivalin resmî sosyal medya hesapları üzerinden erişilebilir.

Kızılay, Gazze’de İki Hastanenin Operasyonlarını Üstleniyor Haber

Kızılay, Gazze’de İki Hastanenin Operasyonlarını Üstleniyor

Bu kapsamda Kızılay, Filistin Kızılayı’na ait Al Emel ve Al Mawasi hastanelerinin ilaç ve tıbbi malzeme temini ile operasyonel giderlerini karşılayacak. Türk Kızılay, yaklaşık iki yıldır ağır bir insani krizin sürdüğü Gazze’de insan acısını hafifletmek üzere çalışmaya devam ediyor. İlk günden bu yana başta gıda olmak üzere Gazze’ye insani yardım desteğini sürdüren Kızılay, Filistin Kızılayı ile de dayanışma halinde çalışıyor. Bu kapsamda Türk Kızılay, Filistin Kızılayı’na ait olan ve kapasitesinin çok üzerinde hizmet veren Al Emel ve Al Mawasi hastanelerine destek verecek. Türk Kızılay, ekim ayı itibariyle 6 ay boyunca bu iki hastanenin ilaç ve tıbbi malzeme ile hastane, personel ve operasyonel giderlerini üstlenecek. Kızılay’ın bu desteği, Gazze’de 150 bini aşkın kişinin sağlık hizmetine erişmesini sağlayacak. Kızılay Genel Başkanı Filistin’e gitti Gazze’de acilen ateşkes koşullarının sağlanması için uluslararası kamuoyuna birçok kez çağrıda bulunan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, geçtiğimiz hafta Filistin’e ziyaret gerçekleştirdi. Batı Şeria’da Filistin Kızılayı’nı ziyaret eden ve yaşanan zorluklar hakkında bilgi alan Prof. Dr. Yılmaz, “Bölgedeki temaslarımız neticesinde, Gazze’de kesintisiz hizmet veren aşevimiz ve gıda yardımlarımıza ek olarak şimdi de sağlık kapasitesini destekleyeceğiz. Gazze’de yaşanan insani felakete Türk halkı hiçbir zaman seyirci kalmadı. Bizler de onların emanetlerini yerine ulaştırmak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Ve her fırsatta Gazze’de yaşanan insani trajedinin son bulması için acil ateşkes çağrımızı yineliyoruz” dedi. Her 5 çocuktan biri tedaviye ihtiyaç duyuyor Açlığın silah olarak kullanılması uluslararası insancıl hukuk tarafından açıkça yasaklanmasına rağmen Gazze’ye mart ayından bu yana insani yardım girişi kısıtlanıyor. Son raporlara göre, bölgede en az 100 çocuk yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybetti, her 5 çocuktan biri akut yetersiz beslenme kaynaklı tedaviye ihtiyaç duyuyor. Geçtiğimiz hafta, Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, İsrail'in Gazze'de soykırım suçu işlediğini ilan ederek tüm ülkeleri bunu durdurmaya çağırdı.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.