Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gebelik

Kapsül Haber Ajansı - Gebelik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gebelik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anne Olmaya Güvenle Hazırlık: Gebe Okulları Haber

Anne Olmaya Güvenle Hazırlık: Gebe Okulları

Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarının anne adaylarını bilinçlendirerek gebelik sürecinde yaşanabilecek komplikasyonların önüne geçilmesinde önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Gebelik sürecine hazırlığın yalnızca doğuma değil, gebeliğin tamamına yönelik olması gerektiğini vurgulayan Çift, bu sürecin doğru bilgiyle çok daha sağlıklı yönetilebileceğini ifade etti. “Fizyolojik Süreçler ile Riskli Durumlar Ayırt Ediliyor” Gebe okullarında anne adaylarına gebeliğin fizyolojik süreçleri ile problemli durumların ayrımının öğretildiğini belirten Doç. Dr. Çift, “Anne adaylarının vücutlarında meydana gelen değişimleri tanıması, hangisinin normal hangisinin riskli olduğunu bilmesi büyük önem taşıyor. Olası bir problemde vakit kaybetmeden hastaneye ya da en yakın aile hekimliğine başvurulması sağlanıyor” dedi. “Fiziksel Değişimler Hastalık Olarak Algılanmamalı” Gebelikte pek çok fizyolojik değişimin yaşandığını hatırlatan Çift, bu değişimlerin çoğu zaman anne adayları tarafından hastalık olarak algılanabildiğine dikkat çekti. “Bu sürecin gebeliğin doğal bir parçası olduğunun bilinmesi, gebenin kendini daha güvende hissetmesini sağlıyor. Bilgi, kaygıyı azaltan en önemli unsurlardan biri” diye konuştu. “Aile Desteği Gebelik Sürecini Güçlendiriyor” Gebe okullarında yalnızca anne adaylarının değil, aile bireylerinin de sürece dahil edildiğini belirten Doç. Dr. Çift, eşlerin ve aile büyüklerinin olumlu geri bildirimlerinin gebelik sürecini doğrudan etkilediğini söyledi. “Olumsuz tutumlar yerine destekleyici bir yaklaşım, gebenin hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha sağlıklı bir süreç geçirmesine katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. “Lohusalık Döneminde Destek Hayati Öneme Sahip” Doğum sonrası dönemin, yani lohusalık sürecinin kadınlar için oldukça zorlayıcı olabildiğini dile getiren Çift, bu dönemde annelerin kendilerini zaman zaman yalnız, dışlanmış ya da soyutlanmış hissedebildiğini belirtti. Yeni doğan bebeğin bakımının annenin zamanının büyük bölümünü aldığını vurgulayan Çift, bu süreçte verilen desteğin anne ruh sağlığı açısından kritik olduğunu söyledi. “Psikolojik Destek Sürecin Ayrılmaz Bir Parçası” Gebelik ve doğum sonrası dönemde psikolojik desteğin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Tayfur Çift, gebe okullarında bu alanda da rehberlik sağlandığını ifade etti. Anne adaylarının duygusal dalgalanmalarının normal olduğunun anlatıldığını belirten Çift, bu desteğin annenin kendini yalnız hissetmesini engellediğini söyledi. “Gebeler Arası İletişim Süreci Kolaylaştırıyor” Gebe okullarının en önemli avantajlarından birinin de anne adaylarının birbirleriyle iletişim kurabilmesi olduğunu belirten Çift, “Benzer süreçlerden geçen gebelerin bir araya gelmesi, gebeliği daha kolay, daha keyifli ve daha eğlenceli bir hale getiriyor” dedi. “Amaç: Gebeliği Kaygı Değil Güvenle Yaşamak” Gebe okullarının temel amacının gebeliğin bir anksiyete ya da stres kaynağı olarak değil, doğru destekle sağlıklı ve güzel bir süreç olarak yaşanmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tayfur Çift, bilinçli ve desteklenen gebeliklerin hem anne hem bebek sağlığına olumlu katkı sunduğunu sözlerine ekledi.

Sonbahar Hamilelerine Özel 8 Öneri Haber

Sonbahar Hamilelerine Özel 8 Öneri

Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran “Gebelikte bağışıklık sistemi anne adaylarını virüslere karşı daha savunmasız hale getirir. Influenza (grip) gebelerde bazen beklenenden daha ağır seyredebilir, solunum güçlüğü ve yüksek ateş gibi belirtilerle anne sağlığını tehdit edebilir. Düşük, erken doğum, su kesesinin erken açılması ve yenidoğanın enfeksiyonu gibi durumların riskini artırabilir” diyor. Bu nedenle sonbahar döneminde anne adaylarının alacakları bazı önlemlerle, hem kendilerinin hem de bebeklerinin sağlığını korumalarının mümkün olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran, sonbahar hamilelerine özel 8 önerisini sıraladı, önemli açıklamalar yaptı. Grip aşınızı ihmal etmeyin Hamilelikte ve emzirme döneminde en etkili korunma yöntemlerinden biri olan grip aşısı, canlı virüs içermediğinden gebelikte güvenle uygulanabilir ve hem anne adayını hem de doğumdan sonraki ilk aylarda bebeği korur. Ancak hamileliğin ilk 3 ayı bebeğin organ gelişim dönemi olduğu için gerekmedikçe beklenmelidir. İkinci veya üçüncü trimesterde olan ve sonbahar-kış dönemine giren anne adaylarının aşılarını doktor önerisiyle yaptırmaları önemlidir. Ellerinizi sık yıkayın Ellerin sık sık sabunla yıkanması enfeksiyona karşı korur. Su ve sabun olmadığında alkol içeren el antiseptikleri tercih edilebilir. El yıkamak, influenza dahil pek çok virüsten korunmanın en etkili yollarından biridir. Gripli bir hastayla veya salgılarıyla temas edilmesi halinde de ellerin yüze, göze veya buruna temasından kaçınılmalı ve eller mutlaka sabunla yıkanmalı veya alkol içeren bir mendille silinmelidir. Kalabalık ortamlardan uzak durun Sonbaharda kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması virüslerin yayılmasını kolaylaştırır. Hamilelerin alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları veya kalabalık toplantılarda mümkünse kısa süre bulunması, bulaş riskini azaltır. Hasta kişilerden mümkünse uzak durulması, gereken durumlarda maske kullanılması, kapalı ortamlarda en azından 1 metre mesafe uzaklıkta bulunulması önemlidir. Dinlenmeye zaman ayırın ve stresi azaltın Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran “Stres, bağışıklık sistemini baskılayan önemli bir faktördür. Gebelikte stres düzeyini azaltmak, hem annenin hem bebeğin sağlığı üzerinde doğrudan olumlu etki yaratır. Güne hafif yürüyüşlerle başlamak, nefes egzersizleri yapmak ya da sevdiğiniz aktivitelerle zaman geçirmek bedeni ve zihni rahatlatır” diyor. Ev ve iş ortamınızı temiz tutun ve havalandırın Soğuk günlerde evde daha çok vakit geçirilir, fakat kapalı ortamlar mikroorganizmalar için ideal üreme alanıdır. Günde birkaç kez kısa süreli pencere açarak ortamı havalandırın. Düzenli olarak evde ve/veya işte yüzeyleri dezenfektan ile temizleyin. Nem oranının çok düşmesi solunum yollarının kurumasına yol açabilir; bu durumda nemlendirici cihazlardan faydalanabilirsiniz. Beslenmenizi bağışıklık dostu hale getirin Bağışıklık sisteminin güçlü olması için doğru beslenme son derece önemlidir. C vitamininden zengin meyve ve sebzeler (portakal, kivi, brokoli), çinko içeren kuruyemişler ve omega-3 yönünden zengin balıklar bağışıklık direncini artırır. Yoğurt ve kefir gibi probiyotik kaynakları bağırsak sağlığını destekleyerek enfeksiyonlara karşı koruma sağlar. Ayrıca yeterli su tüketimi ve taze gıdalarla beslenmek de vücudun doğal savunma mekanizmasını güçlendirir. Yeterli ve kaliteli uykuya özen gösterin Gebelik döneminde hormonal değişiklikler uyku düzenini zorlayabilir; ancak dinlendirici bir uyku hem anne hem bebek sağlığı için önemlidir. Günde 7–8 saat kaliteli uyku, bağışıklığın güçlü kalmasına yardımcı olur. Uyumadan önce ekran maruziyetini azaltmak, ılık bir duş almak veya gevşeme egzersizleri yapmak uykuya geçişi kolaylaştırabilir. Şüpheli belirtilerde doktora başvurun Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran “Ateş, öksürük, kas ağrısı, halsizlik gibi belirtiler fark edildiğinde ihmal edilmemelidir. Hamilelikte enfeksiyonlar daha hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle belirtiler başladığında zaman kaybetmeden hekiminize başvurun. Doktorunuza danışmadan ilaç kullanmayın; uygun tedaviyle hem siz hem de bebeğiniz güvende kalırsınız” diyor.

Anne ve bebek sağlığı için etkili egzersizler! Haber

Anne ve bebek sağlığı için etkili egzersizler!

Acıbadem Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Acıbadem Kartal Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Işıl Fazilet Kartaloğlu “Hamilelik sürecinde düzenli egzersiz yapmak hem annenin hem de bebeğin sağlığına çok olumlu katkılar sağlar ancak birçok anne adayı egzersizin güvenliği konusunda endişeler taşıdığı için hareketli bir yaşamdan uzak kalabiliyor. Oysa yapılan bilimsel çalışmalar gösteriyor ki; gebelikte düzenli egzersiz, pek çok sağlık sorununu önleyebilir ve hamilelik sürecini daha konforlu hale getirebilir” diyor. Doç. Dr. Işıl Fazilet Kartaloğlu hamilelikte egzersizin 5 önemli faydasını anlattı, yapılması ve kaçınılması gereken egzersizlere yönelik anne adaylarına önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  Gebelik şekeri riskini azaltır Hamilelikte kan şekeri dengesizliği hipertansiyon riskini artırırken gebelik zehirlenmesine, doğumda zorluklara, prematüre doğuma ve anne adayının gebelik sonrası diyabet gibi metabolik hastalıklarla daha fazla karşılaşmasına neden olabilir. Doç. Dr. Işıl Fazilet Kartaloğlu, hamilelik sürecinde doktorun önerdiği şekilde yapılacak düzenli egzersiz sayesinde bu sorunların önüne geçilebileceğini belirtiyor.  Kilo kontrolüne yardımcı olur Hamilelikte hormonların etkisiyle metabolizma yavaşlayabildiğinden, düzenli egzersiz metabolizmayı hızlandırarak kalori yakımını artırıyor. Bu sayede anne adayının aşırı kilo alımının önüne geçebileceğini ve doğum sonrası kilolarını daha kolay vermesine destek olabileceğini belirten Doç. Dr. Işıl Fazilet Kartaloğlu “Anne adayı açısından riski olmayan hafif tempolu yürüyüş ve yüzme gibi sporlar hamilelikte aşırı yağ birikiminin de önüne geçer. Ancak egzersizde mutlaka doktorun önerilerine dikkat etmek, aşırıya kaçmamak gerekir” diyor.  Doğum öncesi depresyon ve anksiyeteyi azaltır Yapılan bilimsel çalışmalar; egzersizin mutluluk hormonlarını artırarak psikolojiyi desteklediğini, anne adaylarında doğum öncesi görülebilen depresyon ve anksiteyi azalttığını gösteriyor.  İdrar kaçırma sorununu önleyebilir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Işıl Fazilet Kartaloğlu “Bel ve pelvik bölgedeki ağrıları azaltarak hareket kabiliyetini artıran düzenli egzersiz, pelvik taban kaslarını güçlendirerek doğum sonrası idrar kaçırma riskini de azaltabilir” diyor.  Normal doğum şansını artırabilir  Vajinal doğumda pelvik kaslar önemli bir rol oynadığından düzenli yapılan egzersiz de pelvik kasları güçlendirerek doğum sırasında kasların daha iyi çalışmasını sağlıyor. Bu sayede doğum kanalı daha esnek ve güçlü hale gelerek doğum daha kolay gerçekleşiyor. Doç. Dr. Kartaloğlu “Hamilelik sürecinde yapılacak düzenli egzersiz sezaryen doğum oranlarını değiştirmese de normal doğum yapma olasılığını artırabiliyor. Ağrı eşiğini yükseltirken doğum esnasında pozisyon değiştirme ve rahatlama kabiliyetini yükseltiyor” diyor.  Hamilelikte ideal egzersizler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Işıl Fazilet Kartaloğlu, hamilelikte egzersizlerin genel sağlık ve doğum süreci açısından büyük faydalar sağlamakla birlikte, her gebelik için farklı olduğunu, bu nedenle egzersiz programının kişiye özel planlanması gerektiğini belirterek, güvenli ve faydalı görülen egzersizlere yönelik şöyle konuşuyor: “Hafif tempolu yürüyüş kardiyovasküler sağlığı destekler. Yüzme ve su içinde yapılan hareketler, eklemlere baskıyı azaltarak rahat bir egzersiz imkanı sunar. Sabit bisiklet de düşük etkili kardiyo egzersizi olarak yapılabilir. Yoga ve pilates ise esneklik ve dengeyi artırarak vücudu doğuma hazırlar.” Hamilelikte bu egzersizlerden kaçının! Bazı egzersizlerin hamilelik sürecinde anne adayı için tehlikeli olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Işıl Fazilet Kartaloğlu bu egzersizlere yönelik olarak da şu bilgileri veriyor: “Ağır kaldırma ve yüksek ağırlık içeren egzersizler ile özellikle hamileliğin ikinci ve üçüncü üç aylık döneminde (2. ve 3. trimesterde) sırt üstü şekilde uzun süre yatmayı gerektiren hareketlerden açınmak gerekir. Kayak, ata binme ve dövüş sporları gibi düşme ve travmatik yaralanma riski yüksek sporlardan da kaçınmak gerekir.” Doç. Dr. Kartaloğlu, hamilelik sürecinde vajinal kanama, şiddetli baş ve göğüs ağrısı, nefes darlığı, kas zayıflığı, baş dönmesi ve bebeğin hareketlerinde azalma olması durumunda ise egzersizi bırakıp mutlaka doktora danışılması gerektiğini vurguluyor. 

35 Yaş Üzeri Anne Adayları Dikkat! Haber

35 Yaş Üzeri Anne Adayları Dikkat!

Günümüzde kadınların çalışma hayatında daha fazla yer almaları, eğitim ve kariyer planlamaları derken evlilik ve çocuk sahibi olma yaşları ileriye taşınıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Akif Sargın “Anne olmak pek çok kadın için vazgeçilmez bir istek olsa da özellikle son yıllarda çeşitli nedenlerle ertelenmek durumunda kalınabiliyor. Ancak 35 yaş ve üzerindeki gebelikler, tıbbi olarak “ileri anne yaşı” kapsamında değerlendiriliyor. Bu yaş grubunda doğurganlık azalmaya başladığı gibi, gebelikte bazı risklerin görülme olasılığı da artıyor. Bu nedenle, ileri anne yaşı gebeliklerinde daha sıkı bir takip, multidisipliner bir ekip yaklaşımı ve özel bir planlama yapılması büyük önem taşıyor” diyor. Yaşın yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da gebelikte riski artırabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Sargın, riskli gebeliğe yol açabilen etkenleri anlattı, anne adaylarına hem bebeklerinin hem de kendilerinin sağlığı için dikkat etmeleri gereken 10 kuralı sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.    Riskli gebeliklerin en yaygın nedenleri! Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Akif Sargın, riskli gebeliklerin en yaygın nedenlerini; “35 ve üzeri yaşın yanı sıra gebelik öncesinde diyabet, tiroid ve hipertansiyon gibi kronik hastalıkların ihmal edilerek kontrol altına alınmaması, aşırı kilo, hareketsiz yaşam, sigara, alkol ve bilinçsiz ilaç kullanımı, kadın ve doğum uzmanına düzenli muayene olmamak şeklinde sıralıyor. Aynı zamanda genetik hastalıklar, kan pıhtılaşma bozuklukları, böbrek ve bağışıklık sistemi hastalıkları, plansız gebelik, önceki gebeliklerde düşük veya erken doğum hikayesi olmasının da gebeliği riskli duruma soktuğunu vurgulayan Prof. Dr. Sargın “Bu hastalıkların kontrol altında tutulması, sağlıklı bir gebelik süreci için önemlidir. Bu nedenle özellikle internetten edinilen yanlış bilgilerle hareket etmek yerine, mutlaka bir hekime danışılmalı, her türlü soru hekime rahatlıkla sorulabilmelidir” diyor.  Düzenli kontrol şart! 35 yaş ve üzeri anne adaylarının düzenli doktor kontrolü, potansiyel sorunların erken tespit edilmesi ve müdahale edilmesi açısından kritik önem taşıyor. Prof. Dr. Mehmet Akif Sargın özellikle ikiz, üçüz veya daha fazla çoğul gebeliklerde erken doğum riski, düşük doğum ağırlığı, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) ve plasenta sorunlarının daha sık görüldüğüne dikkat çekerek şöyle konuşuyor: “Bu tür gebeliklerin yönetiminde uzman bir ekip ve düzenli takip çok önemlidir. Her anne adayının durumu farklıdır, bu yüzden bireysel bir değerlendirme yapılması gereklidir. Ultrasonografi, kan testleri ve diğer tıbbi incelemelerle bebeğin gelişimi ve annenin sağlığı sürekli izlenir. Bu kontroller sayesinde, olası komplikasyonlar erken dönemde önlenebilir, kontrol altına alınabilir ya da tedavi edilebilir.” Prof. Dr. Sargın, günümüzde çok hızlı gelişen tıp teknolojileri sayesinde, riskli gebeliklerde hem anne hem de bebeğin sağlığının çok daha güvenli bir şekilde takip edilebildiğini ve yönetilebildiğini belirterek “Özellikle yüksek çözünürlüklü ultrasonografi cihazları, genetik tarama testleri ve gelişmiş cerrahi teknikler, risklerin azaltılmasında büyük rol oynuyor. Ayrıca, erken doğum riski olan bebekler için yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin gelişmiş olması, bu bebeklerin yaşama şansını artırıyor” diyor.    Anne adaylarına sağlıklı yaşam tavsiyeleri! Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Akif Sargın hem bebeğin hem de anne adayının sağlığı için mutlaka dikkat edilmesi gereken 10 kuralı şöyle sıralıyor; Sağlıklı ve dengeli beslenin. Düzenli uykuya çok özen gösterin.  Hareketsiz yaşamdan kaçının, mutlaka her gün hafif egzersizler yapın. Stres hem bebeğe hem anne adayına zarar verdiğinden stresinizi yönetmeyi öğrenin.  Sigara ve alkolden kesinlikle kaçının. Kafein tüketiminden uzak durun, bol su için.  Doktora düzenli muayeneyi ihmal etmeyin. Kronik hastalıklarınızın mutlaka düzenli takibini yapın. Riskli gebeliklerin yönetiminde uzman bir ekip ve düzenli takip çok önemli olduğundan kesinlikle özen gösterin.  Doktorunuzun önerdiği vitamin ve takviyeleri düzenli olarak kullanın. Sosyal medya, internet ya da arkadaş çevresinden duyduklarınızla hareket etmeyin. 

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.