Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gecikme

Kapsül Haber Ajansı - Gecikme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gecikme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turkcell 5G Şerefine Paketleri 5’e Katladı Haber

Turkcell 5G Şerefine Paketleri 5’e Katladı

Markanın 5G reklam yüzü olan basketbol efsanesi Shaquille O'Neal’ın 5G mesajı paylaşılırken, Gemlik’te bulunan Togg marka bir araç da 5G ile İstanbul’daki etkinlik alanında kontrol edildi. Lansmanda konuşan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “Türkiye'ye verdiğimiz sözü tuttuk. Ülkemizi Turkcell gücünde 5G ile buluşturduk. Bugün itibarıyla yüksek kapasitede en geniş kapsama yetkinliğine sahip operatörüz. Bu Türkiye için gerçek 5G demek. Turkcell’de hedefler bitmez. 5G uyumlu cihaz oranını artıracağız. 5G’yi tüm gelir grupları için erişilebilir kılacağız. Sanayide 5G kullanımını yaygınlaştıracağız. Ülkemizi bölgesel teknoloji merkezi haline getireceğiz. 32 yıllık birikimiyle Turkcell buna hazır” dedi. Turkcell’in tarife kampanyalarını da duyuran Genel Müdür Koç, “Müşterilerimizin 5G’yi doya doya deneyimlemesini istiyoruz. Her müşterimizin mevcut paketi, bu aya özel 5’e katlanacak” diye konuştu. Türkiye’de 5G çağı başladı. Türkiye’nin lider mobil operatörü ve teknoloji şirketi Turkcell de 5G lansmanını, İstanbul Zorlu Center’da düzenlediği çok renkli bir etkinlikle gerçekleştirdi. Etkinlik büyük sürprizlere sahne olurken, en geniş ve güçlü frekans bandının sahibi Turkcell, 5G çağına çok güçlü bir şekilde adım attı. “Turkcell gücünde 5G ile beşliyoruz” Lansman etkinliğinde bir konuşma yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, önemli mesajlar verdi: “Türkiye'nin Turkcell'i olmak, 1994'ten bu yana ilkleri gerçekleştirmek demek. İnsanları hayata bağlamak demek. Yatırım demek. Verinin kendisini de değerini de bu topraklarda tutmak demek. Bir iddia ortaya koymak kolay. Önemli olan o iddiayı taşıyacak altyapıya sahip olmak. 10 yıl önce başladığımız büyük yatırımlarla şebekemizi güçlendirdik. Fiber altyapımızı büyüttük. Veri merkezlerimizi genişlettik. Bulut kapasitemizi artırdık. Türkiye'yi Turkcell gücünde 5G ile buluşturmak için söz vermiştik. Bugün sözümüzü yerine getiriyoruz. Turkcell gücünde 5G ile beşliyoruz!” En yüksek kapasite ve en geniş kapsamayla gerçek 5G “5G yalnızca bir söylem meselesi değildir. Bir kapasite meselesidir. 5G teknolojisini 3G ve 4.5G’de sahip olduğumuz geniş spektrumun üzerine inşa ediyoruz. Toplamda 394,4 MHz’lik bir kapasiteden bahsediyorum. Bu, en yakın rakibimizden %25 daha fazla. Bugün itibariyle yüksek kapasitede en geniş kapsama yetkinliğine sahip operatörüz. Bu da ‘gerçek 5G’ demek. 5G frekans ihalesinde gösterdiğimiz irade sayesinde, en geniş frekans bandına sahip olmanın avantajı demek. Bu bant Türkiye'nin en geniş dijital otoyolu. Bu otoyolda en çok şerit Turkcell’in. Turkcell’liler bu otoyolda sol şeridi kapatacak.” “Bu gurur tüm Türkiye’nin” 5G’nin artık bir vaat olmadığını vurgulayan Koç, “Sahada kurulmuş, emekle büyütülmüş, gerçeğe dönüşmüş ve geleceğe hazır güçlü bir altyapı. Bu gurur tüm Türkiye’nin... Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçen Millî Teknoloji Hamlesi, bize çok önemli bir hedef verdi. Kendi teknolojilerimizi üretmek. Kendi altyapımızı kurmak. Yenilikçi bağlantı teknolojilerine sahip olmak… Turkcell olarak bugün attığımız adım, bu vizyonun sahadaki karşılığı. 5G'de kuracağımız ekosistem, bölgenin teknoloji merkezi olma yolunda kritik bir dönüm noktası. Bu vesileyle, vizyonuyla bize yön veren Sayın Cumhurbaşkanımıza ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. 5G Türkiye’ye çok yakışacak” dedi. 5G şerefine paketler 5’e katlanıyor Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in lansmana özel sürpriz tarifelerini de duyurdu. Buna göre Turkcell müşterilerinin mevcut paketi, bir ay süreyle 5’e katlanacak. Paketlerdeki GB’lar 5 katına çıkartılacak. Bu ay içinde Turkcell’li olacak müşteriler de bu kampanyadan bir ay süreyle yararlanabilecek. 24 saat geçmeden paketini 5’e katlayan Turkcell müşterileri 5 milyonu aştı. Shaquille O'Neal’dan 5G mesajı Zorlu Center’da gerçekleştirilen etkinlikte, NBA efsanesi Shaquille O'Neal’ın yer aldığı ve çok ses getiren reklam filmi, konuklarla birlikte izlendi. Ardından ünlü basketbolcunun video mesajı sahnedeki ekranlarda yer aldı. O’Neal, böyle bir kampanyada yer almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Benim bugüne kadar yer aldığım en güzel ve keyifli reklamdı. En kısa sürede yeniden İstanbul’da olmak için sabırsızlanıyorum” dedi. 5 bin 555 Samsung telefon, yüzde 50’ye varan indirimlerle Turkcell kanallarında Halen yüzde 30 civarında olan 5G uyumlu telefonların oranını artırarak 5G erişimini yaygınlaştırmayı hedefleyen Turkcell, bu yönde yine çok önemli bir adıma imza attı. Samsung ile 750 bin telefonu kapsayan bir cihaz anlaşması yapan Turkcell, bu iş birliğini daha da derinleştirdi. Bu ay içinde, toplam 5 bin 555 adet Samsung telefon, Turkcell satış kanallarında, yüzde 50’ye varan indirimlerle satılacak. 20 Nisan itibarıyla, Apple, Samsung, Vivo, Tecno, Oppo markalarında geçerli olmak üzere, peşin fiyatına 3 veya 6 taksitli cihaz teklifleri de Turkcell’lileri bekliyor. Togg T10F, 5G ile 150 km mesafeden, uzaktan sürüşte test edildi Lansmanda, 5G’nin mesafeleri ortadan kaldıran yüksek hız ve ultra düşük gecikme kabiliyeti, Togg mühendisleri ile birlikte özel olarak kurgulanan bir uzaktan sürüş senaryosu ile gözler önüne serildi. Togg’un Gemlik Teknoloji Kampüsü’nde bulunan T10F modeli, İstanbul’daki kontrol noktasından 5G bağlantısı ile, uzaktan yönetildi. Geçmiş yıllarda iş makineleri ve deniz araçları üzerinde 5G destekli uzaktan kontrol testlerine imza atan Turkcell, bu kez otomotiv alanında gerçekleştirdiği bu çalışma ile teknolojisinin geldiği noktayı ve 5G’nin mobilite ekosistemine sunduğu potansiyeli ortaya koydu. Gemlik’teki Togg T10F’i İstanbul’dan deneyimleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, yarın sanayide, üretimde, sağlıkta ve eğitimde göreceğimiz ileri bağlantı teknolojilerinin somut bir göstergesi. 5G hayatın her alanını dönüştürecek bir altyapı sunuyor” dedi. Superbox ve Superbox GO ile her an ve her yerde Turkcell 5G farkı Türkiye’yi Superbox teknolojisiyle tanıştıran Turkcell, 5G çağında da yeni nesil 5G uyumlu Superbox teknolojisini müşterilerine sunuyor. Böylece fiber altyapının henüz ulaşamadığı yerlerde, kablo ya da kurulum sorunu olmadan fiber hızında internet hizmeti mümkün olacak. Bir diğer yenilik ise taşınabilir Superbox GO cihazı. Superbox GO, lokasyondan, telefonunuzdan ve kablolardan bağımsız 5G bağlantısını mümkün kılıyor. Her an ve her yerde bağlantılı olmayı bir standart haline getiren cihaz, tek şarjla 10 saate kadar pil ömrüne sahip. Superbox GO ile 32 farklı cihaz aynı anda 5G bağlantısı yapabiliyor. Bu yeni teknolojilerin artık sabit internette oyun değiştirici rolü olduğuna değinen Ali Taha Koç, “Fiber altyapının henüz ulaşamadığı yerlerde kablo derdi olmadan, kurulum derdi olmadan fiber hızında internet dönemi başlıyor. Sokağıma kadar geldi apartmana girmedi, alt kat komşuma bağlandı bana bağlanmadı, şu şirket getirmiş bu şirket getirmemiş. Tüm bu dertler bitiyor. Artık telefonunuzda 5G sinyali görüyorsanız, konu kapanmıştır. Evinizde kablosuz olarak Turkcell Superbox 5G ile fiber hızında internetiniz olacak” dedi. 81 ildeki Turkcell ekipleriyle canlı yayında 5G hız testi Turkcell 5G lansmanında, 81 ildeki Turkcell ekipleriyle de aynı anda canlı bağlantı gerçekleştirildi. 7 farklı bölgeyi temsilen; Erzurum, Adana, Trabzon, İstanbul, İzmir, Ankara ve Diyarbakır’daki çalışanlarla canlı yayında 5G hız testi yapıldı. Çalışanların duygu ve düşüncelerini paylaştığı bağlantı, Turkcell 5G’nin çok yüksek hız kapasitesini bir kez daha ortaya koydu. Her kurumun kendi ihtiyacına göre tasarlanmış bir 5G servisi Üretimden ulaşıma, eğitimden sağlığa kadar hayatın her alanında 5G’nin büyük yansımalarının görüleceğini vurgulayan Genel Müdür Koç,“5G'nin sunduğu yüksek hız ve ultra düşük gecikme, sanayide gerçek bir devrim demek. Tabii her sektörün ihtiyacı farklı. Bu noktada da devreye ağ dilimleme girecek. Fabrikalar, hastaneler, limanlar… Her kurumun kendi ihtiyacına göre tasarlanmış bir 5G servisi sunacağız. Bunun en güçlü örneği özel şebeke çözümleri. Kritik alanlarda daha güvenli, daha kontrollü, daha düşük gecikmeli altyapılar kuruyoruz. Kurumlar kendi verisini kendi ekosisteminde tutacak. Turkcell kalitesiyle tüm kurumlara uçtan uca hizmet sağlayacağız” diye konuştu. “Saniyede 1.6 terabit veriyi taşıyacak omurgayı Turkcell Türkiye’ye kazandırdı” 5G ile milyarlarca cihaz birbirine bağlanacağını söyleyen Ali Taha Koç şöyle devam etti: “Yapay zekânın da etkisiyle devasa bir veri akışı oluşacak. Bu veri yükü nasıl yönetilecek? Cevap yine Turkcell’de. Uçtan uca, kesintisiz ve düşük gecikmeli yeni 5G servislerini destekleyen, 1.6 Tbps kapasiteye varan, en yüksek bant genişliği sağlayan transport omurgasına sahibiz. Bunun yanı sıra veri egemenliği artık millî egemenlik meselesi. Altyapıda yerlilik bizim için her zaman en öncelikli konulardan biri. Yerli ekipmanlar ile ilk 5G servisi sunan operatör olmanın gururunu yaşıyoruz.” “Tüm Turkcell ailesine yürekten teşekkür ediyorum” Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç sözlerini şöyle sonlandırdı: “Turkcell’in 5G yolculuğu, takım olmanın önemini bir kez daha gösterdi. Süreçteki liderlikleri için Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Şenol Kazancı ve Yönetim Kurulu Üyelerimize, tüm yöneticilerimize ve isimlerini burada sayamadığım Turkcell ailesinin her bir ferdine yürekten teşekkür ediyorum. Bu tarihi ana hep birlikte tanıklık etmenin gururunu yaşıyorum. Bu gurur sadece Turkcell’in değil, hepimizin. Bu gurur Türkiye’nin.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi Haber

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi

Akıllı telefon dünyasında yapay zeka artık sadece bir "özellik" olmaktan çıkıp, anlık bir deneyime dönüşüyor. Dünyanın önde gelen teknoloji markalarından TECNO, MWC 2026’da işlemci devi Arm ile yaptığı stratejik iş birliğini duyurarak, mobil yaratıcılıkta yeni bir sayfa açtı. Yeni nesil "Cihaz Üstü Üretken Yapay Zeka" teknolojisi, kullanıcıların internete ihtiyaç duymadan, saniyeler içinde görsel içerik üretmesine olanak tanıyor. Fotoğraf Çekerken "Gecikme" Tarih Oluyor Bugüne kadar yapay zeka ile fotoğraf düzenlemek ya da bir görsel oluşturmak için verilerin buluta gönderilmesi ve geri gelmesi bekleniyordu. TECNO ve Arm’ın geliştirdiği yeni sistem, tüm bu karmaşık işlemleri doğrudan telefonun içinde çözüyor. Bu sayede kullanıcılar, kamera vizörünü hareket ettirdikleri anda yapay zeka efektlerini saniyede 30 kare hızında, yani tamamen akıcı ve gerçek zamanlı olarak görebiliyor. İnternetsiz ve Kesintisiz Yaratıcılık TECNO’nun Edge AI stratejisinin bir parçası olan bu teknoloji, özellikle içerik üreticileri için büyük kolaylık sağlıyor. İnternet bağlantısının zayıf olduğu yerlerde bile çekim kalitesini anında iyileştiren, görüntü restorasyonu yapan ve sanatsal dokunuşlar ekleyen sistem, yüzde yüz cihaz üzerinde çalışarak tam gizlilik ve hız sunuyor. "İş İstasyonu Gücü Cebinize Giriyor" TECNO Görüntüleme Algoritmaları Başkanı Dr. Minjie Chen, bu yeniliğin temel amacını şu sözlerle özetliyor: "Yaratıcılık beklemez. Biz, kullanıcıların beklemeden üretmesini, denemesini ve hemen sonuç almasını istiyoruz." Arm Akıllı Telefon Segmenti Kıdemli Direktörü Steve Raphael ise akıllı telefonların artık hayatımızdaki en önemli yapay zeka cihazı haline geldiğini belirterek; bu iş birliğiyle profesyonel iş istasyonlarında yapılan işlemlerin artık her segmentteki akıllı telefonda mümkün olacağını vurguladı. Barcelona’da sergilenen bu teknoloji, mobil dünyanın "bulut odaklı" yapay zekadan, "cihaz odaklı" anlık yaratıcılığa geçtiğinin en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Türkiye Deniz, Kara ve Demiryolu Avantajı ile  Riskleri Fırsata Çevirebilir Haber

 Türkiye Deniz, Kara ve Demiryolu Avantajı ile  Riskleri Fırsata Çevirebilir

Dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’nın kapatılması sonrası Türkiye’nin risk ve fırsatlarını değerlendiren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Bu kriz ortamı Türkiye’nin deniz, kara ve demiryolunu bir arada kullanabilen çoklu koridor avantajını güçlendirmesini sağlayacaktır. Lojistik sektöründe dayanıklılık odaklı yeni servis modelleri, artırılmış görünürlük, garanti edilen teslim süreleri ve esnek depolama çözümleri daha fazla talep görüyor. Ayrıca risk yönetimi olgunluğu yüksek firmalar, belirsizlik dönemlerinde daha hızlı adapte olarak rekabette belirgin biçimde öne çıkıyor” dedi. İran’ın ABD-İsrail saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurması, ciddi bir krizi de beraberinde getirdi. Ülkelerin bundan sonraki stratejileri dikkatle takip ediliyor. Uzmanlar ise Türkiye’nin söz konusu riskleri avantaja dönüştürebileceğinin altını çiziyor. Küresel tüketimin yüzde 20’sini kapsıyor Hürmüz, küresel enerji ticaretinin en kritik “dar boğazlarından” biri olarak görülüyor. Günlük petrol ve petrol ürünü akışının 20 milyon varilin üzerinde olduğu; bunun da küresel tüketimde yaklaşık %20 düzeyine karşılık geldiği belirtiliyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi’nin verdiği bilgiye göre; Türkiye açısından bu kriz, enerji fiyatı, tedarik süresi ve sigorta maliyetleri üzerinden tüm lojistik ekosistemini etkileyen bir risk setini de beraberinde getiriyor. “Kalıcı kırılma ihtimali var; ancak bu kırılma Hürmüz’ün önemini kaybetmesi şeklinde değil, şirketlerin tek koridor bağımlılığını azaltması şeklinde gerçekleşecektir” diyen Murat Çiftçi, Hürmüz krizi ile birlikte rota çeşitlendirme, stok stratejileri ve sözleşmesel esnekliğin kalıcı hale gelebileceği gibi sonuçların ortaya çıkacağını belirtti. Rotalarda yeniden yapılanma gündeme gelecek Murat Çiftçi; “ABD–İran geriliminin tırmanması halinde Türkiye’nin dış ticaret rotalarında orta vadede belirgin bir yeniden yapılanma göreceğimizi düşünüyorum. Çoklu rota stratejileri öne çıkacak; şirketler tek bir hatta bağımlı kalmak yerine deniz, demiryolu ve karayolunu birlikte kullanan portföy yaklaşımına yönelecek. Bazı denizyolu hatlarında gemilerin Süveyş yerine Ümit Burnu’na dönmesi gibi rota sapmaları transit sürelerini uzatacağı için tedarik ve üretim planları yeniden kurgulanmak zorunda kalacak. Ayrıca sözleşme ve teslim şekillerinde, özellikle Incoterms tarafında, gecikme riskinin, ek navlun ve sigorta maliyetlerinin hangi tarafa yazılacağı daha kritik bir müzakere başlığı hâline gelecek. Bu tablo kısa vadede riskleri artırsa da Türkiye’nin lojistik üs olma hedefi açısından aynı zamanda bir fırsat penceresi yaratıyor. Türkiye’nin Karadeniz, Akdeniz ve güçlü kara bağlantıları sayesinde sahip olduğu çoklu erişim avantajı bu tür kriz dönemlerinde daha görünür hâle geliyor. Lojistik üs olmanın yalnızca coğrafi konumla değil, dayanıklılık, alternatif yaratma kapasitesi ve hizmet kalitesiyle mümkün olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor; dolayısıyla odak hacimden çok risk yönetimi kabiliyetine kayıyor” şeklinde konuştu. Ürün bazında rota tasarlanması gerekiyor Hürmüz’ün geçişe kapanmasıyla birlikte Türkiye’ye gelen petrol, petrokimya ve enerji ürünlerinde tedarik sürelerinin uzamasının kaçınılmaz olduğunu dile getiren Murat Çiftçi, “Savaş riski sigortalarında kapsam daralması ile güvenlik koşullarının ağırlaşması, sefer kararlarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle özellikle “tam zamanında” çalışan sektörlerde gecikmeler çok daha görünür oluyor. Deniz taşımacılığındaki gecikme ve rota değişikliklerinin Türkiye’deki üreticilere yansıması ise şu şekilde olacak: Hammadde ve ara malı tedariğindeki gecikmeler üretim planlarını kaydıracak, belirsizlik nedeniyle daha stok maliyetleri yükselecek ve navlun, sigorta ile finansman maliyetlerindeki artış doğrudan ürün fiyatlarına yansıyacak. Alternatif rotalara baktığımızda Kızıldeniz–Süveyş hattı güvenlik normalleştiğinde hâlâ en verimli koridorlardan biri olsa da risk dalgalanması yüksek. Ümit Burnu’na sapma daha uzun transit süreleri ve daha yüksek yakıt ile operasyon maliyetleri anlamına geliyor ancak güvenlik nedeniyle tercih edilebiliyor. Doğu Akdeniz odaklı planlar Türkiye açısından özellikle konteyner, aktarma ve kısa deniz taşımacılığı tarafında uygulanabilir; Kuzey Koridoru ise bazı ürün gruplarında demiryolu alternatifi sunuyor fakat kapasite, maliyet ve operasyonel uyum her yük için aynı değil. Özetle alternatifler mevcut, ancak her yük için aynı derecede uygun değiller; şirketlerin ürün bazında rota tasarlaması gerekiyor” dedi. Daha pahalı ama güvenli ve öngörülebilir çözümler öne çıkacak Murat Çiftçi, Hürmüz krizinin navlun fiyatları ve sigorta primlerine etkisine yönelik de şunları söyledi: “Lojistik şirketleri bu tür jeopolitik belirsizliklerde operasyonel planlamalarını hızla revize ediyor; rota ve taşıyıcı portföylerini genişleterek tek hat ya da tek taşıyıcıya bağımlılığı azaltıyor, transit sürelerin uzayacağı varsayımıyla satış ve operasyon planlarını güncelliyor, liman ve terminal bazlı alternatif aktarma, geçici depolama ve gümrük çözümlerini içeren B planlarını devreye alıyor ve sözleşmelere force majeure, ek maliyet ve gecikme hükümlerini daha net şekilde ekliyor. Hürmüz krizinin navlun fiyatları ve sigorta primlerine etkisi ise hızlı ve çift yönlü oluyor; savaş riski ek ücretleri ve “conflict surcharge” gibi kalemler devreye girerken bazı bölgelerde savaş riski teminatlarının daraltılması ya da iptali gündeme geliyor ve bu durum hem fiyatı hem de sigorta bulunabilirliğini etkiliyor. Türkiye’deki firmalar özellikle enerji ve petrokimya, otomotiv yan sanayi ve hızlı dönen tüketim ürünleri gibi zaman ve maliyet hassas sektörlerde bu baskıyı daha yoğun hissediyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanma da lojistik maliyetlerine gecikmeli ama güçlü bir şekilde yansıyor; yakıt ve bunker maliyetleri artıyor, karayolu taşımacılığında fiyat baskısı oluşuyor ve son dönemde petrolün sert hareket ettiği, hatta 100 dolar senaryolarının konuşulduğu bir ortamda maliyet planlaması daha da zorlaşıyor. Bu kriz ortamı lojistik şirketlerinin kârlılık projeksiyonlarını iki yönlü etkiliyor: Yakıt, navlun, sigorta ve finansman maliyetlerindeki artış marjları sıkıştırırken, bazı müşterilerin daha pahalı ama daha güvenli ve öngörülebilir çözümlere yönelmesi doğru fiyatlama ve güçlü risk yönetimi yapan oyuncular için ayrışma fırsatı yaratıyor.” Lojistik altyapı yatırımlarının yönü de değişecek Hürmüz krizinden enerji, kimya, otomotiv ve gıda sektörlernin farklı derecelerde etkilendiğine dikkat çeken Murat Çiftçi, “Enerji ve petrokimya tarafı fiyat ve tedarik süresi hassasiyeti en yüksek grup olduğu için dalgalanmaları ilk hisseden oluyor, kimya sektörü ara malı bağımlılığı nedeniyle yaşanan her gecikmeyi zincirleme biçimde üretime yansıtıyor, otomotiv sektörü “just‑in‑time” yapısı nedeniyle gecikmeye en düşük toleransa sahip alanlardan biri olarak öne çıkıyor ve gıda tarafında ise soğuk zincir gereklilikleri ile raf ömrü kısıtları nedeniyle gecikme riski çok daha kritik bir hâl alıyor. Türkiye’de etki özellikle enerji ve petrokimya girişlerinin yoğunlaştığı rafineri ve terminal bağlantılı liman hatlarında, konteyner trafiğinin yüksek olduğu ana hub’larda ve Ro‑Ro ile otomotiv tedarik zincirine bağlı hatlarda daha görünür hâle geliyor; burada belirleyici olan her sektörün hangi liman–terminal kombinasyonunu kullandığı. Bu kriz aynı zamanda lojistik altyapı yatırımlarının yönünü de değiştiriyor; çok modlu taşımacılık çözümleri, demiryolu bağlantıları, iç lojistik merkezleri, limanlarda verimlilik ve kapasite artışı, depolama ve dağıtım ağlarında esneklik ile dijital görünürlük ve erken uyarı sistemleri yatırım önceliği hâline geliyor” dedi. Sigorta programları risk arttığında anlık güncellenmeli Murat Çiftçi, bundan sonraki süreçte yapılması gerekenleri ise şu şekilde sıraladı: “Dayanıklılığı artırmak için devlet tarafında kritik ürünlerde tedarik çeşitlendirmesini destekleyen çerçeveler, lojistik koridorlarında altyapı ve gümrük süreçlerinin hızlandırılması ve kriz dönemlerinde etkin bilgi koordinasyonu öne çıkarken; özel sektör tarafında ise tedarik ve rota portföyü stratejisi, stok–finansman–sözleşme senaryolarının güçlendirilmesi ve sigorta programlarının risk arttığında anlık olarak güncellenmesi gerekiyor. Önümüzdeki 6–12 ayda enerji fiyatlarındaki oynaklığın navlun maliyetlerine yansıması, savaş riski teminat koşullarının sıkılaşması ve prim artışları ile rota sapmalarının transit süreleri uzatarak tedarik planlarını bozması en kritik riskler olarak dururken; Türkiye’nin deniz–kara–demiryolu kombinasyonuyla çoklu koridor avantajını güçlendirmesi, lojistikte dayanıklılık odaklı yeni servis modellerinin öne çıkması ve risk yönetimi olgunluğu yüksek firmaların rekabette ayrışması önemli fırsatlar yaratıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrik Dağıtımında Şikayetler Son Üç Yılın Zirvesinde Haber

Elektrik Dağıtımında Şikayetler Son Üç Yılın Zirvesinde

Yıl başından bu yana toplam şikayet sayısı 3 bin 357’ye çıkarak geçen yıla göre yüzde 67 yükseldi ve son üç yılın zirvesi görüldü. En büyük tepkiyse faturalardaki ani artışlar, plansız kesintiler, voltaj dalgalanmaları ve müşteri hizmetlerine erişim sorunlarına yönelik. Çözüm platformu Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre elektrik dağıtım sektöründe 2026 yılına sert bir artışla girildi. 2026’nın Ocak ayında elektrik dağıtım kategorisinde toplam 2 bin 176 şikayet kaydedildi. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 56’lık artış anlamına geliyor. 2025 yılı boyunca aylık şikayet sayıları çoğunlukla 900 ila bin 100 bandında seyrederken, aylık ortalama yaklaşık bin 170 seviyesinde gerçekleşmişti. Yeni yılın ilk ayında görülen yükseliş ise bu ortalamanın belirgin şekilde üzerine çıktı. Şikayette 3 yılın zirvesini gördü Yıl başından bu yana açıklanan veriler de artış trendini destekliyor. 2024’ün aynı döneminde 2 bin 298, 2025’te ise 2 bin 6 şikayet kaydedilirken, 2026’da bu sayı 3 bin 357’ye ulaştı. Böylece elektrik dağıtım sektöründeki başvurular bir önceki yıla göre yüzde 67 artış gösterdi. Bu oran, son üç yılın en yüksek seviyesine işaret ediyor. Enerji sektöründe şikayet artışı yüzde 50 Artış yalnızca elektrik dağıtım alanıyla sınırlı kalmadı. Enerji sektörünün genelinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Geçen yılın aynı döneminde 3 bin 454 olan toplam enerji şikayeti sayısı bu yıl 5 bin 174’e yükseldi. Böylece enerji kategorisinde yıllık artış oranı yüzde 50 olarak kaydedildi. Enerji sektörü, şikayet artış hızında en üst sıralarda yer aldı. Elektrik dağıtım firmalarıyla ilgili en çok nelerden şikayet ediliyor? Faturalarda ani artış ve itiraz süreçleri tepki çekiyor Şikayetvar verilerine göre tüketicilerin elektrik dağıtım firmalarıyla ilgili en yoğun şikayet başlığını faturalandırma ve yüksek tutarlar oluşturuyor. Kullanıcılar, önceki aylara kıyasla ani artış gösteren faturalarla karşılaştıklarını, tüketim miktarıyla uyuşmadığını düşündükleri bedeller yansıtıldığını ve sayaç okuma hataları yaşandığını belirtiyor. Fatura itiraz süreçlerinin uzun sürmesi ve yeterince şeffaf yürütülmemesi de bu başlık altındaki memnuniyetsizliği artırıyor. Plansız kesintiler günlük hayatı olumsuz etkiliyor Bir diğer önemli şikayet alanı ise plansız ve sık elektrik kesintileri. Tüketiciler özellikle önceden bilgilendirme yapılmadan gerçekleşen kesintilerden ve arızalara geç müdahale edilmesinden şikayet ediyor. Kırsal bölgelerde kesinti sürelerinin daha uzun olduğu yönündeki geri bildirimler de dikkat çekiyor. Uzun süreli kesintiler hem hane halkını hem de küçük işletmeleri doğrudan etkileyen bir sorun olarak öne çıkıyor. Abonelik ve bağlantı süreçlerinde gecikme Abonelik ve bağlantı işlemleri de şikayetlerde öne çıkan bir diğer başlık. Yeni abonelik açma, sayaç bağlatma ya da kapatma işlemlerinde yaşanan gecikmeler, yüksek güvence bedelleri ve karmaşık prosedürler tüketicilerin en sık dile getirdiği konular arasında yer alıyor. Özellikle taşınma dönemlerinde süreçlerin yavaş ilerlemesi ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor. Müşteri hizmetlerine ulaşmak zorlaşıyor Tüketiciler ayrıca müşteri hizmetleri ve iletişim eksikliklerinden de şikayetçi. Çağrı merkezlerine ulaşmada yaşanan zorluklar, uzun bekleme süreleri ve şikayetlere standart yanıtlar verilmesi en sık dile getirilen sorunlar arasında bulunuyor. Başvuru sonrası geri dönüş yapılmaması ya da çözüm sürecinin belirsiz olması, tüketici memnuniyetini olumsuz etkiliyor. Voltaj dalgalanmaları ve teknik arızalar öne çıkıyor Son olarak altyapı ve teknik sorunlar da önemli bir şikayet kalemi oluşturuyor. Voltaj dalgalanmaları nedeniyle elektronik cihazların zarar gördüğü yönünde çok sayıda başvuru bulunuyor. Arıza kayıtlarının geç kapatılması ve saha ekiplerinin müdahale süresinin uzun olması da tüketicilerin en çok dile getirdiği teknik problemler arasında yer alıyor. Konuyla ilgili platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı: “Elektriğimiz kesildi, borcumuzu aynı gün ödememize rağmen bu kış gününde hala açılmadı. Çağrı merkezini 5 kez aradık, her seferinde ‘24 saat içinde açılacak, ekiplerimiz 22.00’a kadar hizmet veriyor’ denilerek oyalandık ancak somut bir adım atılmadı. Evde bebek olduğunu belirtmemize rağmen saat 21.00 itibarıyla elektrik hala yok ve ev çok soğuk. Bebeğin olduğu bir evin bu şartlarda elektriksiz bırakılması kabul edilemez.” “Şanlıurfa Harran’da yaşıyorum. Bu ay elektrik faturam 7.450 TL geldi; önceki aylara göre yaklaşık 5 bin TL daha fazla. Evde kullanımda, sayaçta ya da yeni bir cihaz/iş yeri kullanımında hiçbir değişiklik olmamasına rağmen faturanın bu kadar yüksek gelmesini anlayamıyorum. Rutin kullanım sürerken oluşan bu fark nedeniyle ciddi mağduriyet yaşıyorum.” “Ocak ayı faturam 4.550 TL geldi. Önceki aylarda 1.500–1.800 TL arasında olan faturam, kullanım alışkanlıklarımda hiçbir değişiklik olmamasına rağmen bu ay anormal derecede yüksek. Çalıştığım için gün boyu evde değilim ve sürekli elektrik tüketimi yapılmıyor. Sayaç ya da sistemsel bir hata bildirilmemesine rağmen bu tutarın gerçek kullanımımı yansıtmadığını düşünüyor ve kabul etmiyorum.” “Yaklaşık iki aydır ciddi voltaj dalgalanmaları ve sık kesintiler yaşıyorum. Dört yıldır aynı adresteyim ve bu sorunlar, iki ay önceki yoğun kar yağışından sonra başladı. Neredeyse her hafta şalter atıyor; voltaj bazen çok düşüp bazen yükseliyor, bu da cihazlarımı risk altına sokuyor. Kendi imkanlarımla elektrikçi çağırıp şalteri değiştirdim ve regülatör aldım ancak sorun devam ediyor. Özellikle geceleri voltaj düzensizliği ve kesintiler artıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turknet, “Türkiye’nin En Hızlı İnterneti” Seçildi Haber

Turknet, “Türkiye’nin En Hızlı İnterneti” Seçildi

Bağımsız internet performans ölçüm platformu Speedtest®, Ookla® Speedtest Intelligence® verilerine dayanan 2025 yılı son altı aylık değerlendirme sonuçlarını açıkladı. Türkiye genelinde gerçek kullanıcılar tarafından gerçekleştirilen milyonlarca testin analiz edildiği sonuçlara göre Turknet, "Türkiye’nin En Hızlı İnterneti" ödülünün sahibi oldu. Şirket, geçtiğimiz hafta ise ortalama indirme oranıyla 100 mbps sınırını aşarak Türkiye’de Steam Sabit İnternet İndirme Hızında liderliğini duyurmuştu. Gerçek Kullanıcı Deneyimi Bağımsız Ölçümlerle Değerlendiriliyor Speedtest Awards™ kapsamında verilen ödül, teorik hız kriterleri yerine Türkiye’deki tüm internet servis sağlayıcılarını kapsayan, doğrudan kullanıcıların kendi bağlantıları üzerinden yaptığı gerçek zamanlı ölçümlere dayanıyor. Değerlendirme sürecinde; indirme ve yükleme hızlarının yanı sıra gecikme gibi kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen kritik metrikler, Ookla’nın küresel metodolojisiyle doğrultusunda analiz ediliyor. 2025 yılının son altı aylık dönemine ait veriler Turknet’in Türkiye’nin bağlantı kalitesini en üst seviyeye taşıma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Sadece Hız Değil, Uçtan Uca Yüksek Performans Turknet’in elde ettiği bu başarı, hızı yalnızca yüksek Mbps değerleri olarak değil; kesintisiz, stabil ve uçtan uca yüksek performanslı bir dijital deneyim olarak ele alan teknoloji vizyonunun bir göstergesi. Şirketin hız liderliğinin arkasında, dünya standartlarında bağlantı teknolojilerini Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırma hedefi bulunuyor. Özellikle Gigafiber altyapısıyla 1.000 Mbps’ye varan eşit indirme ve yükleme (simetrik) hızları erişilebilir kılmayı amaçlayan şirket, altyapı yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Hızı sadece bir rakam değil; düşük gecikme süresi, yüksek bant genişliği ve stabil bağlantı ile uçtan uca bir deneyim olarak tanımlayan Turknet, modern ağ mimarisi sayesinde kullanıcılarına dijital dünyada kesintisiz bir performans sunmaya odaklanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.