Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Geleceğin Liderleri

Kapsül Haber Ajansı - Geleceğin Liderleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geleceğin Liderleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı, Runtalya Maratonu’nda Yerini Alıyor Haber

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı, Runtalya Maratonu’nda Yerini Alıyor

Akfen Holding’in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan TİKAV, “Geleceğin Liderleri” mottosu ile gönüllü koşucuları Runtalya Maratonu'nda yer alarak anlamlı dayanışmanın bir parçası olmaya davet ediyor. TİKAV, 5 Nisan’da Antalya’da gerçekleştirilecek Runtalya Maratonu’nda “Her Adım Geleceğin Liderlerine” diyerek başlattığı bağış kampanyası kapsamında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan 64 bursiyerin öğretim hayatı boyunca kendine güvenen, donanımlı, hoşgörülü, sosyal sorumluluk bilinci gelişmiş, sürekli öğrenmeye ve gelişime açık, yeteneklerinin farkında olan ve onları kullanabilen bireyler olarak, gençlerin hayata atılmalarına katkıda bulunmaya devam edecek. 1999 yılından bu yana hayata geçirdiği Bireysel Gelişim Programı (BGP) ile sosyal ve ekonomik zorluklarla mücadele eden, Türkiye’nin doğusu ile batısındaki farklılıkları ortadan kaldırarak gençlere kişisel ve kültürel gelişim olanakları sunan TİKAV, bu yılki Runtalya Maratonu aracılığıyla daha fazla gencin eğitim ve öğrenim hayatını destekliyor. Runtalya Maratonu kapsamında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan eğitim ve kişisel gelişim olanaklarına ulaşmakta zorluk çeken 64 bursiyere çeşitli eğitim programlarında fon sağlamak, teknolojik destek sunmak, yurt içi ve dışındaki kültür ve sanat faaliyetlerinde yer almalarını sağlamak ve maddi burs amaçlanıyor. Kampanya, gençlerin akademik ve kişisel gelişimlerini güçlendirmeyi ve onları geleceğin liderleri olarak yetiştirmeyi hedefliyor. TİKAV’ın sosyal etki odaklı çalışmalarına destek olmak amacıyla gerçekleştirilen bağış kampanyası, 20 Nisan’a kadar edecek. TİKAV ADINA BAĞIŞ TOPLAMAK İSTEYEN KURUM VE GÖNÜLLÜLER NASIL BİR YOL İZLEMELİ TİKAV’ın Bireysel Gelişim Programı için bağış toplamak isteyen kurumlar ve gönüllüler, “Adım Adım” platformuna üye olarak “İyilik Peşinde Koş” portalında bir profil oluşturabilirler. Profil oluşturduktan sonra Runtalya Maratonu’nu seçip TİKAV’ın “Geleceğin Liderleri” kampanyasını seçerek TİKAV koşucusu olabilirler. Bağış kampanyaları 20 Nisan’a kadar kadar devam edecek. Katılımcılar, maraton sırasında ve sonrasında adımlarını gençlerin bireysel gelişimine katkı sağlamak için atacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havacılığın Lider Kadınları ISG’nin Belgesel Serisinde Haber

Havacılığın Lider Kadınları ISG’nin Belgesel Serisinde

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, sadece bir ulaşım merkezi değil, aynı zamanda kadınların iş gücündeki dönüştürücü gücünü simgeleyen bir mirasın taşıyıcısı olarak yeni bir projeye imza atıyor. Terminalden kuleye, teknik hangarlardan operasyon merkezlerine kadar havacılığın her kademesinde emeği, zekası ve azmiyle fark yaratan kadınların hikayeleri, 12 ay boyunca sürecek olan özel bir belgesel serisiyle kayıt altına alınıyor. Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı: fırsat eşitliği Günümüzde kadınların iş gücüne katılımı, yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, sürdürülebilir büyümenin ve kurumsal dayanıklılığın temel taşıdır. Kadın istihdamının artması; çeşitlilik, verimlilik ve aidiyet duygusunu güçlendirirken, ekonomik potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilmesi daha dirençli bir kalkınma modelinin kapılarını aralıyor. İş dünyasında artan kadın temsili, fırsat eşitliğinin somut bir ekonomik değere dönüştüğünün en net göstergesi olurken, havacılık sektörü ise bu küresel dönüşümün öncüleri arasında yer alıyor. Kadının, ekonomik yapının her katmanında yer alması gerektiğini savunan İstanbul Sabiha Gökçen, istatistiklerin ötesine geçerek, gerçek başarı hikayelerini ekranlara taşıyor. Başarıya koşan kadınların görünürlüğünü artıran seri, fırsat eşitliğinin topluma kazandırdığı güçlü hikayeleri izleyiciye sunuyor. Yıl boyunca yayınlanacak 12 farklı hikayeden oluşan belgesel dizisi, hem bir ilham kaynağı hem de dijital bir hafıza arşivi niteliği taşıyor. İlk bölümü 6 Mart 2026 tarihinde izleyiciyle buluşan proje, havacılık ekosisteminde çalışan ve sektörün hangi iş kolunda olursa olsun mesleğinde sınırları aşan kadınların sesini dünyaya duyuruyor. Geleceğin liderleri yeni irtifada buluşuyor 12 kadının azim dolu yaşamı ve başarı öykülerinin yer aldığı “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisinin motivasyon kaynağını anlatan ISG Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Aslıhan Güven, “Cumhuriyet tarihimizin en güçlü sembollerinden birini ismimizde taşımanın gururuyla, bu projeye büyük bir sorumluluk bilinciyle hazırlandık. Adını dünyanın ilk kadın savaş pilotundan alan bir havalimanı olarak, Sabiha Gökçen’in sarsılmaz azmini ve vizyonunu geleceğe taşımayı bir görev addediyoruz. Bu belgesel serisi, onun kanatlarında yükselen yeni nesil rol modellerin başarılarını, yarının liderlerine armağan ediyor. Gece gündüz büyük bir titizlikle yürüttüğümüz bu çalışmanın, havacılıkta kadın emeğinin stratejik gücünü ve fırsat eşitliğinin vazgeçilmezliğini bir kez daha kanıtlayacağına inanıyoruz.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Havacılık, uzun yıllar boyunca pilotajdan teknik operasyona kadar her alanda erkek egemen bir sektör olarak algılandı. Bizler, dünya çapında bir ikon olan Sabiha Gökçen’den aldığımız cesaretle bu algıyı kırıyor ve yeni bir irtifaya yükseliyoruz. ‘Gökyüzünde cam tavan yok ve gökyüzü hepimizin’ diyoruz. Bugün kadın eli; operasyonel verimlilikten yolcu deneyimine kadar her aşamada bir tercih değil, sürdürülebilir büyümenin temel yapı taşıdır. Havalimanı ekosistemimizdeki dönüşüm yolculuğuna kaptanlık eden cesur kadınların hikayeleriyle, bu gerçeği tüm dünyaya bir kez daha ispatlıyoruz.” Kadınlar yere göğe sığmıyor! Şirketlerin son yıllarda kadın temsilini güçlendirmeye yönelik stratejik adımlarında gözle görülür bir artış yaşandığını vurgulayan Dr. Aslıhan Güven, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Küresel veriler, havacılık ekosisteminde kadın istihdamının her geçen yıl stratejik bir ivme kazandığını gösteriyor. Ülkemizde de kadınların ekonomik hayata katılımını teşvik eden politikalar, bu dönüşümün en güçlü yakıtı konumunda. Bilhassa havacılık gibi dinamik ve kritik sektörlerde kadın temsilinin artması, fırsat eşitliğinin sadece bir sosyal sorumluluk değil, somut bir ekonomik katma değer olduğunun en net kanıtıdır.” Söylemden eyleme: %50 kadın temsili ISG’nin sektör ortalamalarının çok üzerinde bir başarı grafiği çizdiğini belirten Güven, kurumun bu konudaki öncü rolünün altını çizdi: “Üst yönetim kadromuzda %50 kadın üye oranıyla havalimanımızda toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal bir kimliğe dönüştürdük. ‘Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar’ belgesel serimiz, havacılık ekosisteminin her alanında, terminalden kuleye, teknik hangarlardan operasyon merkezlerine kadar her noktada fark yaratan kadınların kariyer yolculuklarını, engelleri aşma kararlılıklarını ve liderlik deneyimlerini tüm şeffaflığıyla ortaya koyuyor. Serimizin ilk bölümünü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Havacı Kadınlar Haftası kapsamında yayına almanın gururunu yaşıyoruz. Amacımız, havacılığın her kademesinde yeni başarı hikayelerinin yazılmasına aracı olmak. Bu vesileyle, azmiyle sınırları aşan ve yere göğe sığmayan tüm kadınlarımızı gönülden tebrik ediyorum.” ISG sektördeki kadın dayanışmasını büyütüyor Cumhuriyetin 100. yılında hayata geçirilen “Sabiha Gökçen’in İzinde” buluşmalarıyla sektörde stratejik bir farkındalık hareketi başlatan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Havalimanı, kadınların havacılıktaki varlığını ve dönüştürücü gücünü taçlandırmaya devam ediyor. Seri boyunca dayanışma ve cesaretin havacılık ekosistemindeki kritik rolüne odaklanan ISG, kariyer yolculuklarını samimiyetle paylaşan lider kadınların anlatılarıyla yeni nesillere ışık tutuyor. Azmin ve kararlılığın izini süren farklı konseptlerle havacılık dünyasına ilham veren ISG, başarı hikayelerini sadece birer anı olarak bırakmayıp, bunları geleceğin sektör yapısını şekillendirecek birer kültürel mirasa dönüştürüyor. Cesaretin ayak izini havacılık dünyasına armağan eden kadınların hikayelerini birer kültürel miras olarak geleceğe taşıyan ISG, sektördeki kadın dayanışması için liderlerin başlattığı dönüşümü güçlendirmeye devam ediyor. ‘Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar’ belgesel serisi, kadınların iş dünyasında yalnızca birer "temsil" değil, sektörleri temelinden değiştiren asıl aktörler olduğunun altını çiziyor. Fırsat eşitliğinin kurumsal bir politika başlığından öte, kültürel bir dönüşüm meselesi olduğuna işaret eden proje, genç kuşaklara rol model olmayı ve havacılıkta daha kapsayıcı bir gelecek vizyonunu desteklemeyi hedefliyor. Fırsat eşitliğinden kurumsal dönüşüme bir miras Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar mini belgesel serisinin, kariyer anlatısının ötesinde, geleceğin profesyonellerine bırakılan dijital bir miras olduğunu vurgulayan Aslıhan Güven, “Bu seriyle yalnızca hikayeleri değil, üç temel değeri kalıcı kılıyoruz: Havacılığın her kademesinde kadın yetkinliğini görünür kılarak fırsat eşitliğini savunuyor; genç kızlarımıza 'başarılabilir' olanın somut örneklerini sunarak bir dijital mentorluk ağı kuruyor ve ISG çatısı altında insan odaklı, kapsayıcı bir kurumsal aidiyet ekosistemi inşa ediyoruz. Projemiz, tekil başarı hikayelerinin ötesinde; fırsat eşitliğinin kurumsal kültüre, liderlik anlayışına ve sektörün gelecek vizyonuna nasıl sirayet ettiğini sorgulayan bütüncül bir perspektif sunuyor. Kadınların sektörde sadece ‘paydaş’ değil, ‘oyun kurucu’ ve ‘dönüştürücü güç’ olduğunu genç kuşaklara göstermeyi, havacılıkta kapsayıcı bir geleceği desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu projeyle iş dünyasına da güçlü bir mesaj veriyoruz: Fırsat eşitliği bir sosyal sorumluluk başlığı değil, rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir tercih olmalıdır.” diyerek, kadınların sektörde yarattığı değişimin artık bireysel başarıdan taştığının, kurumsal ve toplumsal bir dönüşüme evrildiğinin altını çizdi. Operasyondan üst yönetime: gökyüzüne iz bırakan kadınlar Dünyanın ilk kadın pilotunun gökyüzüyle buluştuğu tarihi günün anısına kutlanan Dünya Havacı Kadınlar Haftası ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, bu yıl anlamlı bir projeyle taçlanıyor. Havacılığın farklı disiplinlerinden gelen isimler belgesel serisinde birer "dijital mentor" olarak karşımıza çıkıyor. Her bir bölümde, operasyonun kalbinden yönetim katına kadar gökyüzünün sınırlarını zorlayan kadınların kariyer yolculukları ve sektöre yön veren tecrübelerine tanıklık ediyoruz. İşte her biri farklı bölümlerle yayınlanacak olan seride yer alan havacılıkta iz bırakan o kadınlar: • Türkiye'nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu, F-16 pilotlarını yetiştiren öncü bir öğretmen pilot olarak, askeri havacılıkta sınırları aştı. • Bilgisayar mühendisliği eğitiminin ardından kariyerini havacılık sektöründe şekillendiren Seda Saygı Aktaş, Pegasus Hava Yolları’nda A320 pilotu olarak yeni nesil sivil havacılığın ilham veren yüzü oldu. • Türkiye’nin önde gelen havacılık ve teknoloji yöneticilerinden biri olan İsmihan Baysal Anderson, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü olarak görev yaptığı Sabiha Gökçen Havalimanı başta olmak üzere, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik ediyor. • Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Sabiha Gökçen Havalimanı Temsilcisi Özlem Oral, sektördeki 20 yıllık tecrübesiyle havacılıkta operasyonel mükemmeliyet ve denetimin hafızasını temsil ediyor. • Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki olan HEAŞ’ta (Sabiha Gökçen Havalimanı Otoritesi) İnsan ve İş Destek Direktörü olarak görev yapan Esra Önal, havacılık ekosisteminde insan kaynağının stratejik gücünü yönetiyor. • Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Sabiha Gökçen Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezi (SDM) sorumlusu Doktor Özlem Gündüz, 18 yıldır havalimanının gelişimine tanıklık ederek, sağlığının sivil havacılıktaki kritik rolünü üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Araştırma, yapay zeka çağında geleceğin liderlerini ayıracak en kritik unsurun insan muhakemesi, eleştirel düşünme ve etik karar alma becerileri olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt ( yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitimiyle yapay zeka ve teknoloji bilincini şekillendiriyoruz” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS MIM Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy araştırmanın bulgularını yorumladı: “Bu rapor, yapay zekanın iş dünyasındaki yansımalarını rakamlarla ortaya koyarken, bazı temel soruların bugün her zamankinden daha önemli olduğunu hatırlatıyor: Bu dönüşümde insanı nereye koyuyoruz? Sanayi devriminden başlayarak her teknolojik kırılma üretimi dönüştürdü; ancak aynı zamanda ‘anlamlı iş’ sunabilme ve ‘insan onuru’nu koruma hedeflerinden uzaklaşıldığında, insan gücünün araçsallaşması ve işin insansızlaşması risklerinin ne kadar büyük sorunlara yol açabileceğini de gösterdi. Yapay zekayı ne kendiliğinden tüm sorunları çözecek sihirli bir değnek, ne de başlı başına bir tehdit olarak görmeliyiz. Eğer yapay zekayı rutin işleri devralan, insanların ise yaratıcılık, iş birliği, empati ve stratejik düşünmeye daha çok zaman ayırabildiği bir düzeni kurmak için kullanırsak, işin insani tarafını da güçlendiren stratejik bir kaldıraç haline getirebiliriz. Bunu başarabilmek için gerekli kurumsal değerleri, vizyonu ve kararlılığı ortaya koyarak bu dönüşümü yönetmek ise iş dünyasının liderlerine düşüyor. Koç Üniversitesi olarak öğrencilerimizi, yapay zekayı yalnızca kullanan değil, tarihsel, örgütsel ve etik boyutlarını sorgulayarak sorumlu biçimde yöneten genç liderler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Bu yaklaşımı, CEMS ağındaki Akdeniz okullarını dönüşümlü olarak buluşturan ve İstanbul’da ev sahipliğini yaptığımız Marenostrum 2025’te hayata geçirdik. Öğrencilerimiz Beko, Henkel ve Kearney gibi kurumsal ortaklarımızla gerçek iş vakaları üzerinde çalışarak hem yapay zeka becerilerini geliştirdiler hem de bu teknolojiyi ekip çalışması, liderlik ve karar alma süreçlerine nasıl sorumlu ve insan odaklı biçimde entegre edebileceklerini deneyimleme fırsatı buldular.” CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek Haber

Yapay Zeka Çağında Liderliği İnsan Muhakemesi ve Eleştirel Düşünme Belirleyecek

Yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaştığı bir dönemde yayımlanan “Artırılmış Liderlik: Yeni Nesil Zeka Çağında Liderlik” başlıklı rapor, üretken yapay zeka araçlarının verimlilik ve yaratıcılığı artırma potansiyeline sahip olduğunu kabul ederken, bu araçlara aşırı bağımlılığın işverenlerin en çok değer verdiği yetkinlikleri zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Rapora göre yapay zeka, bir “otopilot” değil; teknolojinin insan içgörüsünü güçlendiren bir “yardımcı pilot” olarak konumlandırılması gerektiği aktarılıyor. Rapor, Uluslararası İşletme Okulları Birliği CEMS’in kurumsal ve akademik partnerleri konumundaki çok uluslu şirketler ile önde gelen uluslararası üniversitelerin üst düzey temsilcilerinin katkılarıyla hazırlandı. Çalışma, yapay zekanın hakim olduğu bir dünyada liderlik anlayışının nasıl dönüşmesi gerektiğine ışık tutuyor. Uzmanlar, artık “Yapay zeka işimi elimden alacak mı?” sorusu yerine, “Yapay zeka işimi daha iyi yapmama nasıl katkı sağlar?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Geleceğin liderleri için en büyük risk: Aşırı bağımlılık uyarısı Raporda, yapay zekanın bir ekip arkadaşı ya da meslektaş olmadığı ve insan muhakemesinin yerini alamayacağı vurgulanıyor. Geleceğin liderleri için asıl riskin, teknolojik rehavet ve yapay zekaya aşırı bağımlılık olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, düşünme ve karar alma süreçlerini tamamen yapay zekaya devretmek, uzun vadede bireysel yetkinliklerin aşınmasına yol açabilir. Liderler, eğitimciler ve genç profesyoneller için yol haritası: “Önce düşün, sonra prompt (yönerge) yaz” CEMS raporu, iş dünyası ve eğitim ekosistemi için net bir yol haritası sunuyor. Buna göre liderlerin, yapay zeka araçlarını yalnızca kullanmakla kalmayıp bu teknolojilerin nasıl çalıştığını ve hangi sınırlara sahip olduğunu da anlaması gerekiyor. Karar alma süreçlerinde insan muhakemesini merkeze almak, yapay zekadan alınan çıktıları eleştirel bir süzgeçten geçirmek ve düşünceyi önce yapılandırmak, etkili liderliğin temel unsurları arasında yer alıyor. Eğitimciler açısından rapor, öğrencilerin önce kendi fikirlerini geliştirmelerini; üretken yapay zekayı ise bu fikirleri sorgulamak ve derinleştirmek için kullanmalarını öneriyor. Kariyerinin başındaki profesyoneller için ise yapay zekanın sunduğu yanıtları sorgulamak, farklı bakış açılarını karşılaştırmak ve soruları yeniden çerçevelemek önem taşıyor. CEMS’in bu çerçevede öne çıkardığı yaklaşım net: Yapay zeka çağında fark yaratmanın anahtarı, önce düşünmek, sonra prompt yazmak. “İşletme eğitiminin rolü yeniden tanımlanıyor” Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS Uluslararası Yönetim Yüksek Lisans Programı Akademik Direktörü Dr. Öğretim Üyesi Eda Aksoy, araştırmanın bulgularını yorumladı: “Yapay zeka iş dünyasını hızla dönüştürürken, liderlik becerilerini de yeniden tanımlıyor. Bu dönemde en kritik ihtiyaç, teknolojiyi sorgulayan, yönlendiren ve etik bir çerçevede kullanan bir bakış açısı geliştirmek. CEMS raporu, yapay zekanın insan muhakemesinin yerini alamayacağını; doğru kullanıldığında eleştirel düşünme ve karar alma becerilerini güçlendirebileceğini ortaya koyuyor. Koç Üniversitesi olarak amacımız, öğrencilerimizi yalnızca teknolojiyi kullanan değil, onu eleştirel ve sorumlu biçimde değerlendirebilen liderler olarak yetiştirmek” dedi. CEMS İcra Direktörü Nicole de Fontaines, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: Yapay zeka sorumlu biçimde kullanıldığında insan potansiyelini ve yaratıcılığı güçlendirebilir. Ancak aşırı bağımlılık, kopukluk ve amaç duygusunun zayıflaması gibi riskler barındırıyor. Bu nedenle CEMS olarak mezun profilimizi, dijital yetkinliğin yanı sıra etik muhakeme ve öz liderliği merkeze alacak şekilde yeniden tanımladık. Amacımız, mezunlarımızın teknolojiyi eleştirel bir bakışla kullanarak insan odaklı ve sorumlu liderler olarak öne çıkmasını sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİKAV, 2025 Boyunca Eğitimden Güvenli Yaşama Binlerce Kişiye Ulaştı Haber

TİKAV, 2025 Boyunca Eğitimden Güvenli Yaşama Binlerce Kişiye Ulaştı

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), eğitim, kişisel gelişim ve toplumsal farkındalık alanlarında hayata geçirdiği projelerle 2025 yılı boyunca Türkiye’nin farklı noktalarında binlerce kişiye dokunmaya devam etti. Vakıf, bugüne kadar yürüttüğü çalışmalarla toplam 84 bin kişiye doğrudan ulaşmayı başardı. Eğitimde fırsat eşitliğini desteklemeyi temel öncelikleri arasında konumlandıran TİKAV, 2025 yılı boyunca 1.217 öğrenciye düzenli burs desteği sağladı. Bunun yanı sıra, afet ve acil durumlara karşı toplumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen “Önlem Al, Güvende Kal” projesiyle Türkiye genelinde 28 farklı lokasyonda yaklaşık 3.000 kişiye ulaşıldı. 2025’TE ÖNE ÇIKAN ETKİNLİK VE PROJELER TİKAV, 2025 yılında 47. İstanbul Maratonu’nda ‘Geleceğin Liderleri’ kampanyasıyla bağış topladı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde eğitim ve kişisel gelişim olanaklarına erişimde zorluk yaşayan 64 üniversite öğrencisinin eğitim programlarına katılımını desteklemek, teknolojik ekipman ihtiyaçlarını karşılamak, kültür ve sanat faaliyetleriyle ufuklarını genişletmek, yurt içi ve yurt dışı deneyim fırsatları sunmak ve maddi burs desteği sağlamak amacıyla 47. İstanbul Maratonu’nda yer aldı. Maraton aracılığıyla toplanan bağışlar, Bireysel Gelişim Programı kapsamında daha fazla öğrencinin bu imkânlardan yararlanmasına katkı sundu. Ayrıca TİKAV’ın 2024 yılında gerçekleşen 46. İstanbul Maratonu’nda “Eğitimde Eşitlik” kampanyası aracılığıyla topladığı bağışlar ile 2025 eğitim-öğretim yılında Bireysel Gelişim Programı kapsamında 40 bursiyerin eğitim bursu karşılandı. TİKAV, “Önlem Al, Güvende Kal” projesiyle 2025 yılı boyunca Akfen Yenilenebilir Enerji santrallerinin bulunduğu lokasyonlarda yaşayan kadınlar ve ailelerine yönelik afetler, afet öncesi gerekli önlemlerin alınması, afet anı yaşanabilecek durumlar ve afet sonrasında koordineli olarak yapılması gerekenlere yönelik farkındalık ve eğitim programlarını başarıyla tamamladı. Dijital dünyada bilinçli ve güvenli bireyler yetiştirilmesini hedefleyen proje kapsamında 28 farklı lokasyonda doğrudan yaklaşık 1895 kadın, 928 çocuk ve 24 muhtar, dolaylı olarak 10 binden fazla kişiye ulaşıldı ve eğitim programını tamamlayan katılımcılara eğitim sonu sertifikaları verildi. Vakıf projeleri, bu çalışmaların ardından ulusal ölçekte de takdir görmeye devam etti. 2024 yılında hayata geçirilen “Dijitaldeki Ayak İzimiz” projesi, 2025 yılında Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Fortune Türkiye tarafından düzenlenen “Sürdürülebilirlik Liderleri 50 Zirvesi” kapsamında ‘Türkiye’nin İlk 50 sürdürülebilirlik Lideri’ arasında yer alarak ödül aldı. Dünyada 130’dan fazla ülkede 13 milyonu aşkın öğrenciye ulaşan, Türkiye’de ise Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren Uluslararası Gençlik Ödülü Programı kapsamında, 2025 yılı içerisinde altı Ödül Lideri Eğitimi, iki Supervisor Eğitimi, iki Assessor Güncelleme Eğitimi, bir Gümüş ve Altın Macera ve Keşif Yolculuğu Assessor Eğitimi ve bir Değerlendirici Eğitimi gerçekleştirildi. Eğitimler aracılığıyla gönüllüler bir araya gelirken, program süresince Ödül Programı’nın yapısı, temel ilkeleri ve uygulama adımları detaylı biçimde ele alındı. Bu eğitimlerle gönüllüler, gençlerin bireysel gelişim yolculuklarına rehberlik edecek bilgi ve donanımla sahaya hazırlanarak gençlere doğrudan destek sunacak yetkinliğe ulaştı. Uluslararası Gençlik Ödül Programı kapsamında 136 gencin katılım sağladığı SERÇEV Bronz Ödül Töreni ve XXV. Gümüş & VI. Bağımsız Bronz ve Gümüş Ulusal Ödül Töreni gerçekleştirildi. Törenin en ilham verici anlarından biri, ilk kez SERÇEV’den katılan Serebral Palsili gençlerin ilk kez ödüllerini alması oldu. Törende Bronz ve Gümüş kategorisini tamamlayan katılımcılar ödüllerini alırken Serebral Palsili gençlere de ödülleri takdim edilerek engelli bireylerin de eşit fırsatlarla başarıya ulaşabileceği bir kez daha gözler önüne serildi. Toplamda farklı illerden gelen 136 katılımcı, sertifikalarını ve rozetlerini alarak programı başarıyla tamamladı. Uluslararası Gençlik Ödülü-Türkiye Programı kapsamında SERÇEV ile birlikte düzenlenen toplumsal uyum projesi “CP Elçisi olduk; Cihaz Değil, Bağ Kurduk” projesi ile Programı uygulayan gençler farkındalık kazanarak Serebral Palsi hakkında bilgi sahibi olmuşlardır ve özel gereksinimli bireyler için hazırlanan cihazın teslimi görevlerini gerçekleştirdiler. TİKAV, gençlerin çok yönlü gelişimini destekleyen uluslararası çalışmalara katkı sunmaya devam ederek, Ataşehir Golf Kulübü Golf Sahası’nda Uluslararası Gençlik Ödülü Programı için düzenlenen yıllık uluslararası golf etkinliği The Duke of Edinburgh Cup’ı 2025 yılında da başarıyla gerçekleştirdi. Dünyanın En Prestijli Golf Turnuvalarından Edinburgh Dükü Kupası’nın Türkiye Ayağı’nı gerçekleştiren TİKAV, turnuva programından elde edilecek gelir ile 14-24 yaş aralığındaki gençlere yönelik gönüllü bireysel gelişim programı olan Uluslararası Gençlik Ödül Programı’na öğrenci kazandırılması çalışmalarına da kaynak olmayı amaçlamaktadır.

Akfen Gönüllüleri, 47. İstanbul Maratonu’nda TİKAV’ın ‘Geleceğin Liderleri’ Projesi İçin Koşacak Haber

Akfen Gönüllüleri, 47. İstanbul Maratonu’nda TİKAV’ın ‘Geleceğin Liderleri’ Projesi İçin Koşacak

Akfen Holding’in gönüllü çalışan grubunu oluşturan Akfen Gönüllüleri, 2 Kasım 2025 Pazar günü gerçekleştirilecek Türkiye İş Bankası 47. İstanbul Maratonu’nda, Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın (TİKAV) “Geleceğin Liderleri” projesi için koşarak bağış toplayacak. Akfen Gönüllüleri, bu yılki kampanya kapsamında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde eğitim ve kişisel gelişim olanaklarına ulaşmakta zorluk çeken 64 üniversite öğrencisinin eğitim programlarına katılımını desteklemek, teknolojik ekipman ihtiyaçlarını karşılamak, kültür ve sanat faaliyetleri yoluyla ufuklarını genişletmek, yurt içi ve yurt dışı deneyim fırsatları sunmak ve maddi burs desteği sağlamak amacıyla maratonda adımlarını atacak. Bu anlamlı katılım ile Akfen Gönüllüleri, gençlerin potansiyellerini gerçekleştirmelerine katkıda bulunarak eğitimde fırsat eşitliğine dikkat çekmeyi ve sosyal sorumluluk hareketine güçlü bir destek sunmayı hedefliyor. “Geleceğin Liderleri” İçin Hep Birlikte Bu yıl 47. İstanbul Maratonu’nda 100 Akfen çalışanı, gençlere eşit fırsatlar sunmak, onların geleceğe güvenle bakmasını sağlamak ve sosyal sorumluluk bilincinin toplum genelinde yaygınlaşmasına katkıda bulunmak için koşacak. Her adım, Türkiye’nin gelecek nesillerinin eğitimine destek olacak bir umut adıma dönüşecek. Geçtiğimiz yıl da 46. İstanbul Maratonu’nda yer alarak toplumsal faydaya önemli bir katkı sunan Akfen Gönüllüleri, TİKAV’ın Bireysel Gelişim Programı kapsamındaki “Eğitimde Eşitlik” kampanyası için yürüttükleri bağış çalışmasıyla 4.328.075 TL tutarında destek toplamıştı. Bu bağışlar sayesinde Fırat Üniversitesi’nden 40 öğrenci, bir yıl boyunca burs imkânına sahip olurken aynı zamanda sertifikalı eğitim programlarına katılım fırsatı bularak kişisel ve akademik gelişimlerini güçlendirdi. Bu başarı, Akfen Gönüllülerinin gençlerin hayatlarına dokunan somut ve sürdürülebilir etkisini ortaya koyuyor. 25 yılı aşkın süredir gençlerin hayallerine ve potansiyellerine eşlik ettiklerini belirten TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere gençlerin eğitim ve gelişim yolculuğuna destek vermek bizim en temel sorumluluğumuz. ‘Geleceğin Liderleri’ projesi ile öğrencilerimizin sadece akademik değil; sosyal, kültürel ve kişisel anlamda da güçlenmesini, dünyaya güvenle açılmasını hedefliyoruz. Akfen Gönüllülerinin bu anlamlı projeye sağladığı destek bizim için çok değerli. Attıkları her adımın gençlerimizin geleceğine umut olarak döneceğine inanıyoruz.” ifadelerine yer verdi. 1999 yılından bu yana yürütülen Bireysel Gelişim Programı (BGP), özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki üniversite öğrencilerine kişisel, sosyal ve akademik gelişim fırsatları sunarak onların hem bireysel hem de toplumsal hayata daha donanımlı şekilde katılmalarına katkı sağlıyor. Bu yıl maraton aracılığıyla toplanacak bağışlar, BGP kapsamında daha fazla öğrencinin bu imkânlardan yararlanmasını sağlayacak. Bağışlar, Adım Adım ve İyilik Peşinde Koş platformları üzerinden gerçekleştirilecek. Kampanya, 17 Kasım tarihine kadar açık olacak ve dileyen herkes topladığı bağışlarla gençlerin geleceğine destek olabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.