Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Geleceğin Meslekleri

Kapsül Haber Ajansı - Geleceğin Meslekleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geleceğin Meslekleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekâ Meslekleri Değil, Kullanmayanları Geride Bırakacak! Haber

Yapay Zekâ Meslekleri Değil, Kullanmayanları Geride Bırakacak!

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, yapay zekânın dönüştürdüğü yeni dünyada üniversitelerin rolünü değerlendirdi. "Üniversiteler artık küresel rekabet ekosisteminin bir parçası" Tercih maratonunun devam ettiği bu günlerde "Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi" konusunu değerlendiren Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Üniversite bir ekosistemdir. Bu ekosistemin akademisyenleri, öğrencileri ve üniversite-sanayi iş birlikleri gibi birçok bileşeni vardır. Birinci nesil üniversiteler bilgi aktarmaya odaklıydı. İkinci nesil üniversiteler Ar-Ge odaklı hale geldi. Üçüncü nesil üniversiteler ise üretilen bilginin ürüne dönüşmesini hedefleyen girişimcilik odaklı kurumlara dönüştü. Bugün ise dördüncü nesil üniversiteler girişimciliğin küresel ağlar içerisinde rekabet edebilmesini destekleyen yapılara dönüştü." dedi. Bu dönüşümün öğrencilerin eğitim anlayışını da değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu dönüşen ekosistemin içerisinde öğrencilerimizin akademisyenlerle, sanayiyle ve diğer paydaşlarla doğru ilişki kurmasını sağlamak zorundayız. Çünkü artık mezuniyet sadece diploma almak anlamına gelmiyor." diye konuştu. "İyi proje yazabilmek geleceğin en önemli yetkinliklerinden biri" Projelerin geleceğin mesleklerinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "Bir projenin dört temel özelliği vardır. Özgün olması gerekir. Bilimsel yöntemlere dayanması gerekir. Yaygınlaştırılabilir olması gerekir. Elde edilen sonuçların da tekrar üretilebilir olması gerekir. Öğrencilerimizin bu yetkinlikleri kazanması için birinci sınıftan itibaren sistematik şekilde ilerleyen bir eğitim modeli uyguluyoruz." ifadesinde bulundu. "Proje kültürü birinci sınıfta başlıyor" Üsküdar Üniversitesi'nde proje temelli eğitimin öğrencilerin ilk yılından itibaren başladığını anlatan Prof. Dr. Ergüzel, "İlk olarak Üniversite Kültürü dersini veriyoruz. Üniversite nedir, öğrenciden beklenti nedir, üniversitenin hayata katacağı değerler nelerdir; bunları konuşuyoruz. Ardından Girişimcilik ve Proje Kültürü dersimiz geliyor. Üçüncü sınıfta projeli seçmeli derslerimiz var. Son sınıfta ise öğrencilerimiz mezuniyet projelerini hazırlıyor. Böylece dört yıl boyunca adım adım gelişen bir proje kültürü oluşturuyoruz." şeklinde konuştu. "BrainPark'tan öğrenci kulüplerine kadar güçlü bir ekosistem kurduk" Üniversite bünyesinde yalnızca derslerle değil, farklı platformlarla da öğrencilerin desteklendiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Üniversitemizin içerisinde bir kuluçka merkezimiz var. BrainPark'ımız var. Ar-Ge çalışma gruplarımız var. Öğrenci kulüplerimiz var. Dolayısıyla öğrencilerimiz ilgi alanlarına göre hem akademik hem girişimcilik hem de araştırma açısından çok geniş destek mekanizmalarından yararlanabiliyor." dedi. "İş bulma kaygısı son derece doğal" Üniversite adaylarının en büyük endişelerinden birinin mezuniyet sonrası istihdam olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüzel, "İş bulabilme kaygısının öncelikli olması son derece doğal. Çünkü üniversite sonrasında bir iş hayatı, aile hayatı ve kariyer planı var. Bizler de öğrencilik dönemimizde aynı kaygıları yaşadık. Üniversitenin görevi bu süreçte öğrenciye doğru rehberlik etmektir." diye konuştu. "Bilgiyi ürüne dönüştürebilen öğrenciler öne çıkıyor" Sadece teorik bilgiye sahip olmanın artık yeterli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "İş hayatında yalnızca bilgi ölçülmüyor. Bilgiyi ürüne dönüştürebilme, uygulamaya geçirebilme becerileri de değerlendiriliyor. Bu nedenle öğrencilerimizin bu deneyimi mezun olduktan sonra değil, üniversite yıllarında kazanmasını hedefliyoruz." şeklinde konuştu. Bilim Fikir Festivali öğrencileri geleceğe hazırlıyor Üniversitede düzenlenen Bilim Fikir Festivali ve Hackathon organizasyonlarının öğrencilerin gelişimine önemli katkılar sağladığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bilim Fikir Festivali ve Hackathon gibi rekabetçi uygulamalar öğrencilerimize çok önemli deneyimler kazandırıyor. Özellikle Hackathon'larda önemli başarılar elde eden öğrencilerimizin mesleki gelişimlerine büyük katkılar sağlandığını görüyoruz." ifadesinde bulundu. "Proje kültürü lise yıllarında başlamalı" Bilim Fikir Festivali'nin yalnızca üniversite öğrencilerine değil lise öğrencilerine de hitap ettiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu süreci sadece üniversite yıllarıyla sınırlamıyoruz. Bilim Fikir Festivali'ni lise öğrencilerine taşımamızın temel nedeni; proje yazma kültürünü erken yaşlarda kazandırmak. Bir problemle karşılaşıldığında bunu sistematik biçimde çözebilme yaklaşımını lise döneminde kazanan öğrenciler üniversiteye çok daha hazırlıklı geliyor." dedi. "TÜBİTAK ve TÜSEB destekli öğrenci projelerimiz var" Üsküdar Üniversitesi öğrencilerinin ulusal ve uluslararası fonlardan destek alan çok sayıda projeye imza attığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, şöyle devam etti: "Üniversitemizin TÜBİTAK, TÜSEB gibi ulusal kuruluşların yanı sıra uluslararası fon sağlayıcılar tarafından desteklenen çok sayıda öğrenci projesi bulunuyor. İyi bir bölümde okumak tek başına yeterli değil. Eğer bunu güçlü projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle desteklerseniz mezuniyet sonrasında çok önemli avantajlar elde ediyorsunuz. Proje yazmak sadece bilimsel çalışma yapmak değildir. Aynı zamanda proje içerisindeki ekip arkadaşlarınızla, ortaklarınızla ve paydaşlarınızla iletişimi yönetmeyi de öğrenirsiniz. Bu nedenle proje deneyimi öğrencilerin iletişim becerilerini geliştiren çok önemli bir eğitim sürecidir." "Yapay zekâ her mesleği dönüştürüyor" Yapay zekânın bazı mesleklerde doğrudan, bazılarında ise destekleyici rol üstlendiğini belirten Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Yapay zekâyı yoğun kullanan meslekler olduğu gibi onu destekleyici araç olarak kullanan meslekler de var. Burada ayırt edici unsur ister sağlık bilimleri, ister mühendislik, ister sosyal bilimler olsun, o alana özgü yetkinliklerin güçlü şekilde kazandırılmasıdır. Üniversitelerin temel görevi de tam olarak budur." diye konuştu. "Üniversite sadece bilgi veren kurum değil, değer inşa eden bir ekosistem" Üsküdar Üniversitesi'nde öğrencilerin eğitim yolculuğunun planlı ve aşamalı biçimde kurgulandığını anlatan Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, şöyle konuştu: "Üniversite Kültürü ile başlıyoruz, Girişimcilik ve Proje Kültürü ile olgunlaştırıyoruz, Projeye Dayalı Seçmeli Ders ve mezuniyet projesiyle tamamlıyoruz. Bunun yanında üniversitemizin değer odaklı ayağında 24 Altın Değer yaklaşımı bulunuyor. Üniversitenin temel misyonu eğitim vermek olmakla birlikte aslında siz adayı iş hayatına, topluma ve dünyaya hazırlıyorsunuz. Çok iyi bir mühendis yetiştirmek kıymetlidir ama değerleri olan bir mühendis yetiştirdiğiniz zaman geliştirdiği yazılımla, yaptığı uygulamayla topluma katkı sağlayan bir birey haline gelir. Önceliğimiz sadece iyi bir mühendis ya da iyi bir sağlık bilimci yetiştirmek değil; değer odaklı bireyler yetiştirmektir." "Yapay zekâ bir tehdit değil, güçlü bir iş ortağı" Yapay zekânın bazı alanlarda istihdamı dönüştüreceğini ancak asıl farkı teknolojiyi etkin kullananların oluşturacağını söyleyen Prof. Dr. Ergüzel, şöyle devam etti: "Yapay zekânın bazı mesleklerdeki istihdam alanını daraltacağı muhakkak. Ancak endişe edilmesi gereken şey yapay zekâ mesleği alacak mı sorusu değil. Yapay zekâyı doğru kullananlar, hiç kullanmayan veya zayıf kullanan meslektaşlarının önüne geçecekler. Eğer yapay zekâ araçlarını iyi kullanabiliyorsanız istihdam anlamında avantajlı olacaksınız. Mutlak surette birkaç yıl içerisinde yapay zekâ araçlarına hâkim olmayan, bunu bir iş ortağı olarak kullanmayan herhangi bir meslek alanı kalmayacak. Dolayısıyla yapay zekâ bir tehdit değil, zaman kazandıran, analiz gücü sağlayan, işleri kolaylaştıran güçlü bir iş ortağıdır. Yapay zekâyı tehdit olarak görmek yerine fırsat olarak görmek ve bu aracı sağlıklı kullanmak gerekiyor." "Klasik CV dönemi sona eriyor" İş dünyasının artık klasik öz geçmişlerden çok dijital portfolyolara önem verdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Artık adaylardan beklentimiz klasik öz geçmişlerden ziyade dijital öz geçmişlerini hazırlamaları. Öğrenci üniversite hayatında hangi projelerde yer aldı, neler öğrendi; bunları CV formatına sığdırmak mümkün olmayabiliyor. Dijital öz geçmişlerinde yaptıkları projelerin videolarını koyabilir, kendilerini anlatabilirler. Öz geçmiş dediğiniz şey sadece metinden ibaret olmamalı. Videolar da olmalı. Lise döneminden itibaren yaptığı projeleri, aldığı ödülleri, nasıl geliştirdiğini anlatan bir dijital portfolyo mezuniyet sonrasında istihdam açısından önemli avantaj sağlayacaktır." dedi. "Üniversite seçerken ayırt edici özelliği sorgulayın" Tercih dönemindeki adaylara da seslenen Prof. Dr. Ergüzel, "Aday öğrenciler öncelikle bir üniversitenin ayırt edici özelliğinin ne olduğunu sorgulamalı. Sonrasında bölüm özelindeki farklılıkları değerlendirmeli. Bunun en doğru yolu üniversiteye gelmek, akademisyenleri ve öğrencileri dinlemektir." ifadesinde bulundu. "Üniversite geleceğe yapılan en önemli yatırımdır" Üniversite tercihinin hayatın en kritik yatırımlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Üniversite geleceğe yapılan bir yatırımdır. Geleceğinize yatırım yaparken doğru yatırım danışmanı, doğru akademisyen ve doğru üniversiteyle bu süreci yürütmek gerekir. Bir üniversitenin öğrenciye kazandırması gereken üç temel özellik vardır; öz güven, liderlik becerisi ve iletişim. Her öğrencimizin farklı meziyetleri var. Bunların ortaya çıkmasını sağlayan proje geliştirme ortamları, öğrenci kulüpleri, sosyal etkinlikler ve hackathonlar üniversitede mutlaka bulunmalıdır. Amaç her öğrencinin kendine özgü becerisini ortaya çıkarmaktır." şeklinde konuştu. "Hayatın zorluklarına hazırlayan üniversiteler fark oluşturacak" Diploma almanın mücadelenin sonu olmadığını belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bir bölümü kazanmak mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Hayat beklenmedik zorluklar çıkaracak. Üniversitenin temel misyonlarından biri öğrenciyi bu güçlüklerle baş edebilecek şekilde yetiştirmektir. Sadece mesleğe değil, hayata hazırlayan üniversiteler gerçek farkı oluşturacaktır." şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

11’inci Bilim ve Fikir Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

11’inci Bilim ve Fikir Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu

Üsküdar Üniversitesi tarafından İstanbul, Bursa, Kocaeli, Sakarya ve Yalova İl Milli Eğitim Müdürlükleri iş birliğiyle düzenlenen 11. Bilim ve Fikir Festivali’nde lise öğrencileri geliştirdikleri projelerle yarıştı. Türkiye’nin ilk bilim ve fikir festivali olma özelliğini taşıyan organizasyonda bu yıl 188 okuldan yaklaşık 3 bin öğrenci, takım halinde hazırladıkları 750 bilimsel projeyle yer aldı. Festival, Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbn-i Sina Oditoryumunda gerçekleştirildi. “Başımıza İcat Çıkar” mottosuyla düzenlenen festival kapsamında öğrenciler, Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilimler ile Sağlık Bilimleri kategorilerinde hazırladıkları projeleri jüri üyelerine sundu. Projeler, alanında uzman 185 akademisyen ile İl Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından görevlendirilen 15 öğretmenin yer aldığı iki aşamalı değerlendirme sürecinden geçti. Ödül töreninde, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, BFF Koordinatörü Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel ve geçen yıl Fen ve Teknoloji kategorisinde birincilik elde eden öğrenci Asaf Emir Özdemir birer konuşma yaptı. Törene Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik de katıldı. Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy: “Gençlere alan açıldığında önemli başarılara imza atıyorlar” Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, gençlerin düşünme, üretme ve problem çözme becerilerini destekleyen projelerin Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, gençlere alan açıldığında önemli başarılara imza attıklarını söyledi. Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen Bilim ve Fikir Festivali’nin uzun yıllardır başarıyla sürdürülmesini çok kıymetli bulduklarını ifade eden Koçoğlu, “Bir şeyi başlatmak kolay değil, onu sürdürebilmek ise hiç kolay değil. Bugün festivalin 11’incisinde bir arada olmak gerçekten çok anlamlı.” dedi. Festivalin farklı şehirlerden gençleri, öğretmenleri ve akademisyenleri ortak bir heyecanda buluşturduğunu kaydeden Koçoğlu, “İstanbul’dan Bursa’ya, Kocaeli’nden Sakarya’ya, Yalova’ya kadar farklı şehirlerden öğrencilerin ve öğretmenlerin bu heyecanın bir parçası olması çok kıymetli.” diye konuştu. “Gençlerimiz üretmek, düşünmek ve katkı sunmak istiyor” Festivalde yer alan projelerin yalnızca teknik çalışmalar olmadığını vurgulayan Bakan Koçoğlu, gençlerin aynı zamanda umut, fikir ve sorumluluk duygusu geliştirdiğini söyledi. “Gençlerimiz üretmek, düşünmek ve katkı sunmak istiyor. Yeter ki gençlere alan açılsın, güvenilsin ve imkan verilsin.” diyen Koçoğlu, bilgiyi insanlık yararına dönüştürmenin önemine dikkat çekti. Koçoğlu, “Burada sadece projeler hazırlanmıyor. Aynı zamanda geleceğe dair fikir, umut ve sorumluluk üretiliyor. Gençler bir problem görüyor ve onun çözümüne odaklanan çalışmalar ortaya koyuyor.” dedi. Konuşmasında Gençlik Haftası’na da değinen Koçoğlu, sabah saatlerinde Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile birlikte Anıtkabir’i ziyaret ettiklerini belirtti. Koçoğlu, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda, gençliğe emanet edilen bu ülkenin yarınlarına dair sorumluluğumuzu bir kez daha hatırladık.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı gençliğin yüzyılı olacak” sözünü hatırlatan Koçoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak gençlerin yalnızca akademik değil sosyal ve üretken yönlerini de desteklediklerini söyledi. “Gençlerimizin topluma katkı sunma kapasitelerini de güçlendirmeye çalışıyoruz” Koçoğlu, “Gençlerimizin sadece akademik başarısını değil; fikir üretme, problem çözme, proje geliştirme ve topluma katkı sunma kapasitelerini de güçlendirmeye çalışıyoruz.” dedi. Bakanlığın gençlere yönelik çalışmalarına da değinen Koçoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde gençlik merkezleri, DENEYAP atölyeleri, genç ofisler, gönüllülük faaliyetleri ve gençlik kamplarıyla gençlere çok yönlü destek sağlandığını anlattı. Üniversite öğrenci topluluklarının projelerine destek veren ÜNİDES programına da dikkat çeken Koçoğlu, “Gençlik merkezlerimiz, spor tesislerimiz ve gençlik kamplarımız sizler için var. Önümüzdeki yıllarda bu imkanlardan yararlanan genç sayısının daha da artmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Vali Yardımcısı Gözen: “Proje tabanlı öğrenme kültürü Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek” İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, gençlerin bilim ve fikir üretimine yönlendirilmesinin toplumsal gelişim açısından büyük önem taşıdığını belirterek, proje tabanlı öğrenme kültürünün Türkiye’nin geleceğini şekillendireceğini söyledi. Konuşmasına İstanbul Valisi Davut Gül’ün selamlarını ileterek başlayan Gözen, Bilim ve Fikir Festivali’nin üniversite ile lise öğrencilerini aynı platformda buluşturmasının çok kıymetli olduğunu ifade etti. Gözen, “Bugün burada çok güzel bir etkinlikte bir aradayız. Bilim ve fikir festivalinin bir arada olması oldukça anlamlı. Bunun yanında üniversite ile lise öğrencilerinin aynı projede buluşması da çok önemli bir kazanım.” dedi. Türkiye’de yaşanan birçok toplumsal sorunun temelinde gençlere güçlü bir ideal sunulamamasının bulunduğunu kaydeden Gözen, İstanbul Valiliği olarak gençleri bilimsel, kültürel ve sosyal faaliyetlere yönlendiren projeler yürüttüklerini anlattı. Gençlerin boş zamanlarını verimli alanlara yönlendirmesi önemli Gençlerin boş zamanlarını verimli alanlara yönlendirmesinin önemine dikkat çeken Gözen, “Gençlerimizi bir ideale yönlendirmek ve onları boş zamanı olmayan bireyler haline getirmek istiyoruz. Çünkü boş zamanı kontrolsüz kalan insanlar zamanla topluma zarar verebilecek farklı meşguliyetlerin içine sürüklenebiliyor.” diye konuştu. Yapay zekâ ve dijitalleşmenin doğru kullanıldığında büyük fayda sağlayabileceğini ancak risklerinin de bulunduğunu ifade eden Gözen, “Üniversite ortamında yapay zekâ ve dijitalleşme çok faydalı amaçlar için kullanılabilirken, bunun zararlı sonuçlarını önleyecek tedbirlerin de alınması gerekiyor.” dedi. Yapay zekânın artık suç ve suçluyla mücadelede de aktif rol oynadığını belirten Gözen, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından kullanılan dijital takip sistemlerine dikkat çekti. Gözen, “Yapay zekâ artık suçu ve suçluyu takip edebilen bir seviyeye geldi. İstanbul Emniyeti’nin kullandığı ‘Avcı’ isimli program sayesinde sanal ortamda işlenen suçlardan uyuşturucu kullanımına ve bağımlılığa kadar birçok konuda tespitler yapılabiliyor.” ifadelerini kullandı. Bilimsel gelişimin manevi değerlerle desteklenmesi gerektiğini de vurgulayan Gözen, “Bilim ve fikrin yanına zikri ve şükrü de ekleyebilirsek geleceğe çok daha sağlam adımlarla yürüyebiliriz.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Festivalin temelinde beyin temelli eğitim yaklaşımı bulunuyor” Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilim ve Fikir Festivali’nin ortaya çıkış hikâyesini anlatarak, festival fikrinin bilim üretmeyi gençler için eğlenceli ve kalıcı hale getirme arayışından doğduğunu söyledi. Festivalin temelinde “beyin temelli eğitim” yaklaşımının bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “İnsan beyninin nasıl öğrendiğine ilişkin nörobiyolojik çalışmalar şunu gösteriyor; insan bir konuda hem eğleniyor hem disiplinli çalışıyorsa bilgi beyinde kimyasal kayıt olarak kalıcı şekilde yer ediyor.” dedi. “Bilim ve Fikir Festivali’ni aynı heyecanla sürdürmeye devam ediyoruz” Gençlere bilim üretmeyi nasıl cazip hale getirebileceklerini düşündüklerini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Öğrencilere bilim üretmeyi, fikir geliştirmeyi nasıl eğlenceli hale getiririz diye literatürü araştırdık. Türkiye’de bilim ile festival kavramını bir araya getiren bir çalışma yoktu. Dünyada da yalnızca ABD’de Utah Üniversitesinde benzer bir örnek gördük. Bunun üzerine ‘Bilim ve Fikir Festivali yapalım’ dedik. 2013 yılında kararını aldık, 2014 yılında ilkini gerçekleştirdik.” Prof. Dr. Tarhan, “O dönemin İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Bey, öğrencilerin büyük heyecanla projelere katıldığını görünce bunun Türkiye çapında yapılabileceğini söyledi. Bakanlığa yazıldı. Sonrasında bizim beklediğimizden daha büyük bir gelişme oldu ve Teknofest başladı. Teknofest de bilim ile festivalin sentezini yaparak çok büyük bir heyecan oluşturdu. Biz de Bilim ve Fikir Festivali’ni aynı heyecanla sürdürmeye devam ediyoruz.” diye konuştu. “Yapay zekâ yalnızca meslekleri değil insan davranışlarını ve toplumsal yapıyı da dönüştürüyor” Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yapay zekânın yalnızca meslekleri değil insan davranışlarını ve toplumsal yapıyı da dönüştürdüğünü belirterek, gelecekte fark oluşturacak en önemli unsurun “sağlam karakter” olacağını söyledi. Teknolojik dönüşümlerin tarih boyunca insanlığı değiştirdiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Matbaa insanlıkta dönüşüm yaptı, elektrik dönüşüm yaptı, şimdi de yapay zekâ dönüşüm yapıyor.” diye konuştu. Yapay zekânın gelişim sürecinin bilim insanlarının ısrarlı çalışmalarıyla ortaya çıktığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, yapay zekânın hayatı hızla değiştirdiğini ifade etti. Prof. Dr. Tarhan, teknoloji çağında karakterin daha önemli hale geldiğini belirterek, “Geçen hafta Elon Musk’ın bir paylaşımına rastladım. ‘Zekâ çok ucuzladı, karakter çok pahalandı’ diyordu. Gerçekten çok doğru bir söz. Önümüzdeki dönemde bazı meslekler dönüşecek ama insanlık da dönüşecek. Sağlam karakterli insanlarla sağlam karakteri olmayan insanları yapay zekâ çok hızlı ayıracak.” ifadelerini kullandı. “Dijital demans, dijital otizm gibi kavramlardan söz ediyoruz” Yoğun ekran maruziyetinin gençler üzerinde ciddi psikolojik etkiler oluşturabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Dijital demans, dijital otizm gibi kavramlardan söz ediyoruz. Yapay zekâ artık gerçeğin ve kimliğin sınırlarını değiştiren yeni bir gerçeklik alanı oluşturdu.” dedi. Yapay zekânın sunduğu hız ve kolaylığın doğru kullanılmadığında ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Yapay zekâ bazı gençlerde gerçeklik algısını bozabiliyor. Bu nedenle yapay zekâ çağında karakterli kalmak, bugün her gencin en önemli meselesi haline geldi. Eskiden bilgelik daha ileri yaşlarla ilişkilendirilirdi. Şimdi ise genç yaşta bilge olma yolunda çabalamak gerekiyor.” dedi. Festival kapsamında sergilenen projelerden etkilendiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin ortaya koyduğu çalışmaların patent, faydalı model ve akademik makale potansiyeli taşıdığını ifade etti. Prof. Dr. Tarhan, “Bu yılki projeler gerçekten bizi şaşırttı. Çok güçlü çalışmalar var. Birçok projede patent alınabilirlik, faydalı model ya da akademik makaleye dönüşebilme potansiyeli gördüm. Bilim bir yolculuktur. Siz de bu yolculuğa çıkmışsınız. Aynı heyecanla devam edin. Önünüzde hiç ummadığınız fırsatlar açılacak.” dedi. Prof. Dr. Ergüzel: “Amaç; proje geliştirme tutkusu taşıyan gençlere bir ekosistem oluşturmaktır” Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, BFF Koordinatörü Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, festivalin gençlerin proje geliştirme tutkusunu destekleyen bir ekosistem oluşturmayı amaçladığını vurguladı. Prof. Dr. Ergüzel, “Bilim ve Fikir Festivalimizin gayesi, aramızdaki çok sayıda Asaf Emir’i bulmak ve destek ihtiyacı olan, sağlıkta, mühendislikte, sosyal bilimlerde öğrenme ve proje geliştirme tutkusu taşıyan gençlere bir ekosistem oluşturmaktır.” dedi. Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, Dünya Ekonomik Forumu’nun “Geleceğin Meslekleri” raporuna dikkat çekerek 2030 yılına kadar mevcut mesleklerin yaklaşık yüzde 63’ünün dönüşmesinin beklendiğini söyledi. Geleceğin iş dünyasında teknik bilginin yanında farklı yetkinliklerin ön plana çıkacağını ifade eden Ergüzel, “2030 yılı itibarıyla dönüşen mesleklerde ekip çalışması yapabilme, yaratıcı düşünebilme, teknolojiyi konumlandırabilme, fikirleri uygulanabilir çözümlere dönüştürme ve problemleri sistematik şekilde ele alıp projelendirebilme gibi beceriler öne çıkacak.” dedi. Bilim ve Fikir Festivali’nin temel amaçlarından birinin gençlerin zaman, beceri, öğrenme kapasitesi ve mevcut kaynaklarını etkin şekilde kullanmalarını sağlamak olduğunu vurgulayan Ergüzel, festivalin proje geliştirme kültürünü yaygınlaştırmayı hedeflediğini ifade etti. Genç mucitten duygulandıran MS hikâyesi Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen 11. Bilim ve Fikir Festivali’nde konuşan Atatürk Fen Lisesi öğrencisi ve geçen yılın Fen ve Teknoloji kategorisinde birincilik elde eden öğrenci Asaf Emir Özdemir açılışta yaptığı konuşmada, geliştirdikleri yapay zekâ projesiyle bir çocuğun MS hastalığının erken fark edilmesine katkı sağladıklarını anlattı. Özdemir, projenin uluslararası patent sürecinde Üsküdar Üniversitesinin kendilerine destek verdiğini belirterek, “Geçen sene elde ettiğimiz derece sonucunda projemizin uluslararası alanda patentlenmesi için bize sınırsız destek olan Üsküdar Üniversitesine ve tüm öğretim üyelerine teşekkür ediyorum.” dedi. Geliştirdikleri yapay zekânın nörolojik ve ortopedik hastalıkları tespit etmeye yönelik olduğunu ifade eden Özdemir, “Yaklaşık bir buçuk sene önce bir yapay zekâ geliştirmiştik. Bu yapay zekâ, nörolojik ve ortopedik hastalıkları tespit edebiliyordu. Yapay zekânın çalışıp çalışmadığını anlamak için sağlıklı ve sağlıksız insanlardan oluşan iki kontrol grubu ile bir deney oluşturduk.” diye konuştu. Deney sırasında 7 yaşındaki bir çocukta yapay zekânın MS hastalığına işaret ettiğini aktaran Özdemir, “Sağlıklı olarak tanımladığımız 7 yaşındaki bir çocukta yapay zekâ MS hastalığı teşhisi koymuştu. Biz bunu ilk başta yapay zekânın bir hatası olarak düşündük. Ama ne olur ne olmaz diyerek çocuğun ebeveynlerine bildirdik. Daha sonra gerçekten de bu çocukta MS hastalığı çıktı.” dedi. Özdemir, çocuğun annesinden dün aldığı teşekkür mesajının kendisini çok etkilediğini belirterek, mesajı salondakilerle paylaştı. Özdemir; “İyi ki o zaman sizi küçük görüp umursamamak yerine dikkate almışız. Doktorlar hastalığın büyük ölçüde yenildiğini söyledi. Size ne kadar teşekkür etsem az, çünkü bir annenin yavrusuna kavuşmasını asla anlayamazsınız.” İfadelerini kullandı. Gençlere proje yapmaları çağrısında bulunan Özdemir, “Hem toplumu daha iyi bir refah seviyesine kavuşturmak, hem insanların yüreğine dokunmak, hem de problemlere çözüm üretmek istiyorsanız size tek bir şey öneriyorum: Proje yapın, proje yapın, proje yapın.” Şeklinde konuştu. Ödüller… Üsküdar Üniversitesi 11. Bilim ve Fikir Festivali’nde projeler Sağlık Bilimleri, Sosyal Bilimler, Fen ve Teknoloji olmak üzere üç kategoride yarıştı. Festivalde dereceye giren projeler ödüllendirildi. İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Yalova genelinde 188 okuldan öğrencinin takımlar halinde 750 proje ile başvurduğu 11. Bilim ve Fikir Festivali kapsamında dereceye giren projelere toplam 600 bin TL ödül verildi. Bunun 400 bin TL’si öğrencilere, 200 bin TL’si ise danışman öğretmenlere ayrıldı. Her kategoride dereceye giren ilk 3 projeye Üsküdar Üniversitesi tarafından “Patentleme desteği” verilecek. Her kategoride ayrı ayrı olmak üzere ilk 3 dereceye giren öğrencilerden, Üsküdar Üniversitesi'nin ücretli, yüzde 25 ve yüzde 50 indirimli programlarını ilk beş tercihine yazıp bu tercihlerinden birine yerleşenlerin indirim oranı yüzde 75’e tamamlanıyor. Fen ve Teknoloji kategorisinde kazananlar… Fen ve Teknoloji kategorisinde İstanbul Atatürk Fen Lisesi öğrencileri BİYO-MİHA adlı projeyle birinci, TÜBİTAK Fen Lisesi öğrencileri “Biyokütle Tabanlı Kaolin ve Karbon Kuantum Noktası Katkılı Biyopolimer Hidrojel ile Kuraklık Koşullarında Tohum Kaplama” adlı projeyle ikinci, İstanbul Atatürk Fen Lisesi öğrencileri “FROSTGUARD - Biyobazlı ve Mobil Yapay Zekâ Destekli Akıllı Soğuk Zincir Uyarı Etiketi” üçüncülük ödülü aldı. Sağlık Bilimleri kategorisinde dereceye giren projeler… Sağlık Bilimleri kategorisinde İstanbul Fuat Sezgin Bilim ve Sanat Merkezi öğrencileri “Kontrollü Salınım Sağlayan GelMA-NCQDs Tabanlı Mikroiğne Yara Örtüsü İskelesi Tasarımı ve İn Vitro Değerlendirilmesi” adlı projesiyle birinci, Validebağ Fen Lisesi öğrencileri “Çok Modaliteli Derin Öğrenme ile Hasta Sağlık Yörüngesi Tahmini” başlıklı projesiyle ikinci, İstanbul Atatürk Fen Lisesi “Kortikal Yayılım Depresyonunun (CSD) In Slico Simülasyonu ve Sentetik EEG Sinyali Üretimi” başlıklı projesiyle üçüncülük ödülünü aldı. Sosyal Bilimler kategorisinde dereceye girdiler Sosyal Bilimler kategorisinde Halil Rıfat Paşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri “Ekranın Arkasında Ne Var? Yapay Zekâ Destekli Siber Zorbalık Farkındalık ve Rehberlik Modeli” projesi birinci oldu. TÜBİTAK Fen Lisesi öğrencileri “Birlikte Olmanın Bütünleştirici Gücü: Prososyal Harmoni” adlı projesiyle ikinci, 75. Yıl Cumhuriyet Ticaret Meslek Lisesi ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri de “Finans Rehberim: Yapay Zekâ Destekli Mobil Uygulamanın Lise Öğrencilerinin Finansal Okuryazarlık Düzeylerine Etkisi” projesiyle üçüncü oldu. Sürdürülebilir Proje Ödülü Öte yandan tüm kategorilerde geçerli olmak üzere 6-10 arasında yer alan projelere “İyi Fikir, Özgün Yöntem, Sürdürülebilir Proje” ödülü verildi. Tüm katılımcı öğrencilere katılım belgesi, katılan tüm okullara da plaket veya teşekkür belgesi verildi. Üsküdar Üniversitesi Televizyonu (ÜÜ TV) ve Üsküdar Üniversitesi resmi Youtube hesabından canlı yayınlanan tören katılımcıların birlikte hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026’da En Çok Aranan Meslekler ve Maaşları Açıklandı Haber

2026’da En Çok Aranan Meslekler ve Maaşları Açıklandı

Dijitalleşme, yapay zeka yatırımları ve küresel iş gücü dönüşümü 2026 yılında Google’da en çok aranan meslekleri şekillendirdi. Kullanıcılar özellikle “maaşı ne kadar?”, “nasıl olunur?” ve “geleceği var mı?” gibi sorularla teknoloji ve yüksek gelirli mesleklere yoğun ilgi gösterdi. Arama eğilimlerine göre teknoloji, havacılık, savunma sanayi ve veri odaklı meslekler öne çıktı. İşte 2026 yılında en çok aranan meslekler ve Türkiye’de ortalama maaş aralıkları: Yapay Zeka Uzmanı Ortalama Maaş: 70.000 TL – 150.000 TL Şirketlerin yapay zeka yatırımlarını artırmasıyla en çok araştırılan mesleklerin başında geliyor. Özellikle makine öğrenmesi ve veri mühendisliği uzmanları yüksek gelir elde ediyor. Yazılım Geliştirici Ortalama Maaş: 45.000 TL – 120.000 TL Full-stack, mobil uygulama ve siber güvenlik alanında uzman yazılımcılar hem yurtiçinde hem yurtdışında iş bulabiliyor. Veri Analisti / Veri Bilimci Ortalama Maaş: 50.000 TL – 130.000 TL Büyük veri ve iş zekası projeleri nedeniyle veri uzmanlarına olan talep artmaya devam ediyor. Pilot Ortalama Maaş: 120.000 TL – 350.000 TL Havacılık sektöründeki büyüme pilotluk mesleğini yeniden popüler hale getirdi. Maaşlar deneyime ve uçulan hatta göre değişiyor. Siber Güvenlik Uzmanı Ortalama Maaş: 60.000 TL – 140.000 TL Dijital saldırıların artması bu mesleği kritik ve yüksek gelirli alanlardan biri haline getirdi. Savunma Sanayi Mühendisi Ortalama Maaş: 60.000 TL – 140.000 TL Türkiye’nin savunma projelerindeki artış mühendislik kadrolarına talebi yükseltti. Oyun Geliştirici Ortalama Maaş: 50.000 TL – 130.000 TL Mobil oyun ve dijital eğlence sektöründeki büyüme gençler arasında bu mesleğe ilgiyi artırdı. Dijital Pazarlama Uzmanı Ortalama Maaş: 30.000 TL – 90.000 TL E-ticaret yatırımları ve markaların dijital dönüşümü bu alanı popüler kılmaya devam ediyor. Uzmanlara göre 2026 ve sonrasında en hızlı büyüyecek alanlar; yapay zeka, veri analitiği, siber güvenlik ve yeşil enerji olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.