Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gelenekler

Kapsül Haber Ajansı - Gelenekler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelenekler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gemlik’te Anadolu Rüzgârı Haber

Gemlik’te Anadolu Rüzgârı

Gemlik Belediyesi 11. Hemşehri Dernekleri Festivali başladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen festival, 24-29 Ekim tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. 20 hemşehri derneğinin katıldığı festivalde, Türkiye’nin farklı bölgelerine ait yöresel kültürler, gelenekler ve lezzetler tanıtılıyor. Festival kapsamında kurulan stantlarda dernekler, kendi memleketlerinin kültürel değerlerini ve yöresel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Festival boyunca hemşehri derneklerinin konuk sanatçıları da sahne alarak farklı yörelere ait türküleri ve ezgileri Gemliklilerle paylaşacak. Açılış programına Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin ilçe başkanları ve yöneticileri, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının temsilcileri, hemşehri derneklerinin başkanları, yöneticileri ve üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda Gemlikli katıldı. İlk olarak söz alan Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir, derneklerin yalnızca yöresel ürünleri tanıtmak için değil, kültürleri ve gelenekleri yaşatarak gelecek nesillere aktarmak amacıyla da bir araya geldiğini belirtti. Katılımın önceki yıla göre arttığını ifade eden Bozdemir, organizasyona katkı sunan derneklere ve belediyelere teşekkür etti. Bozdemir’in ardından söz alan Bursa Erzurum Dernekler Federasyonu Başkanı ve AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Savaş Albayrak ise derneklerin kültür elçileri olduğunu vurguladı. Albayrak, bir şehrin zenginliğinin bünyesinde barındırdığı insanlardan ve farklı kültürlerden kaynaklandığını ifade etti. “Birliğimiz ve Beraberliğimiz Daim Olsun” Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, festivalin farklı kültürlerden insanların birbirlerini daha yakından tanımalarına ve özellikle çocukların farklı kültürlerle tanışarak dostluklar kurmalarına katkı sağlayacağını belirtti. Cumhuriyet’in 103. yılında Türkiye’nin yedi bölgesinden insanlarla bir arada olmanın önemine değinen Deviren, kültürlerin, folklorun ve türkülerin paylaşılmasının toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Organizasyonda emeği geçen Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir’e, Gemlik Belediye Başkan Yardımcıları Durmuş Uslu, Emrecan Uzunkaya ve Zülküf Zor’a teşekkür eden Başkan Deviren, katkı sunan herkese de şükranlarını iletti. Festivalin güzel geçmesi temennisinde bulunan Deviren, “İnşallah festivalimiz güzel geçer, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olur. Son olarak, yaşasın Cumhuriyet diyorum.” ifadelerini kullandı. Festivalin ilk gününde Gemlik Erzurumlular Derneği’nin konuğu Zekai Dadaşcan, Kars Ardahan Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği’nin konukları Hatice Aktürk ile Himmet Öztürk ve Gemlik Giresun Dereli Aksu Köylüleri Derneği’nin konukları Yüksel Çakmak, Özgür Küçükoğlu ve Orhan Dalsız sahne aldı. Gemlik Muşlular Derneği’nin konuğu Ercan Eriş de seslendirdiği türkülerle dinleyicilerle buluştu. Sanatçılar, farklı yörelere ait sevilen türküleri seslendirdi. Festival, 29 Ekim Perşembe gününe kadar devam edecek Festival kapsamında kurulan stantlarda dernekler, kendi memleketlerinin kültürel değerlerini ve yöresel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Festival boyunca hemşehri derneklerinin konuk sanatçıları da sahne alarak farklı yörelere ait türküleri ve ezgileri Gemliklilerle paylaşacak. Açılış programına Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin ilçe başkanları ve yöneticileri, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının temsilcileri, hemşehri derneklerinin başkanları, yöneticileri ve üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda Gemlikli katıldı. İlk olarak söz alan Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir, derneklerin yalnızca yöresel ürünleri tanıtmak için değil, kültürleri ve gelenekleri yaşatarak gelecek nesillere aktarmak amacıyla da bir araya geldiğini belirtti. Katılımın önceki yıla göre arttığını ifade eden Bozdemir, organizasyona katkı sunan derneklere ve belediyelere teşekkür etti. Bozdemir’in ardından söz alan Bursa Erzurum Dernekler Federasyonu Başkanı ve AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Savaş Albayrak ise derneklerin kültür elçileri olduğunu vurguladı. Albayrak, bir şehrin zenginliğinin bünyesinde barındırdığı insanlardan ve farklı kültürlerden kaynaklandığını ifade etti. “Birliğimiz ve Beraberliğimiz Daim Olsun” Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, festivalin farklı kültürlerden insanların birbirlerini daha yakından tanımalarına ve özellikle çocukların farklı kültürlerle tanışarak dostluklar kurmalarına katkı sağlayacağını belirtti. Cumhuriyet’in 103. yılında Türkiye’nin yedi bölgesinden insanlarla bir arada olmanın önemine değinen Deviren, kültürlerin, folklorun ve türkülerin paylaşılmasının toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Organizasyonda emeği geçen Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir’e, Gemlik Belediye Başkan Yardımcıları Durmuş Uslu, Emrecan Uzunkaya ve Zülküf Zor’a teşekkür eden Başkan Deviren, katkı sunan herkese de şükranlarını iletti. Festivalin güzel geçmesi temennisinde bulunan Deviren, “İnşallah festivalimiz güzel geçer, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olur. Son olarak, yaşasın Cumhuriyet diyorum.” ifadelerini kullandı. Festivalin ilk gününde Gemlik Erzurumlular Derneği’nin konuğu Zekai Dadaşcan, Kars Ardahan Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği’nin konukları Hatice Aktürk ile Himmet Öztürk ve Gemlik Giresun Dereli Aksu Köylüleri Derneği’nin konukları Yüksel Çakmak, Özgür Küçükoğlu ve Orhan Dalsız sahne aldı. Gemlik Muşlular Derneği’nin konuğu Ercan Eriş de seslendirdiği türkülerle dinleyicilerle buluştu. Sanatçılar, farklı yörelere ait sevilen türküleri seslendirdi. Festival, 29 Ekim Perşembe gününe kadar devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuklar Değerleri Gözlem ve Deneyim Yoluyla Öğreniyor! Haber

Çocuklar Değerleri Gözlem ve Deneyim Yoluyla Öğreniyor!

Çocukların değerleri en çok gözlem ve deneyim yoluyla öğrendiğini aktaran Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Aile bireylerinin bayramlaşması, çocukların büyüklerinin elini öpüp bayram harçlığı alması, ailece yapılan kahvaltılar ve akraba ziyaretleri; çocuğun kendisini ailesine ve kültürüne ait hissetmesini destekleyen önemli sosyal yaşantılar arasında yer alır.” dedi. Aile büyükleriyle geçirilen zamanın, paylaşma, saygı ve empati gibi değerlerin gelişmesine katkı sağladığına dikkat çeken Aytop, dijitalleşmenin artmasıyla yüz yüze etkileşimlerin azalmasının bu öğrenme sürecini zayıflatabileceğine vurgu yaptı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, bayramlarda çocuklara kültürel değerlerin, sosyal becerilerin ve aidiyet duygusunun nasıl aktarıldığı hakkında açıklamalarda bulundu. Bayramlar, değerlerin somutlaştığı sosyal alanlar! Bayramların, bireyleri ortak değerler etrafında bir araya getirerek toplumsal bağları güçlendiren ve kültürel mirasın nesilden nesile aktarılmasına katkı sağlayan özel zamanlar olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Çocuk gelişimi açısından değerlendirildiğinde, çocuklar özellikle erken yaşlarda gözlem ve model alma yoluyla öğrenirler. Bu noktada bayramlar; sevgi, saygı, empati, paylaşma, dayanışma ve yardımlaşma temelli ilişkilerin somut hale geldiği önemli sosyal alanlardır.” dedi. Bayram öncesinde yapılan hazırlıklara değinen Aytop, “Aile bireylerinin bayramlaşması, çocukların büyüklerinin elini öpüp bayram harçlığı alması, ailece yapılan kahvaltılar ve akraba ziyaretleri; çocuğun kendisini ailesine ve kültürüne ait hissetmesini destekleyen önemli sosyal yaşantılar arasında yer alır.” şeklinde konuştu. Gelenekler bireylere kimlik ve aidiyet duygusu kazandırıyor! Geleneklerin çocukluk döneminde öğrenilmesinin önemli olduğunu aktaran Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Gelenek, bir toplumda kuşaktan kuşağa aktarılan değerler, alışkanlıklar ve davranış kalıpları bütünüdür. Gelenekler bireylere kimlik ve aidiyet duygusu kazandırır, toplumsal düzenin sürdürülmesine katkı sağlar.” dedi. Çocukluk döneminin, kimlik gelişiminin ve sosyal öğrenmenin yoğun olduğu dönemlerden biri olduğunu hatırlatan Aytop, “Tekrarlayan aile ritüelleri ve kültürel uygulamalar; çocuğun yaşamı daha düzenli ve öngörülebilir algılamasına katkı sağlar. Bu öngörülebilirlik, çocuğun duygusal güvenlik geliştirmesini destekler. Ayrıca gelenekler; çocukların sevgi, saygı, empati, paylaşma, dayanışma ve iletişim gibi sosyal becerileri gözlem ve deneyim yoluyla içselleştirmesine katkı sağlar. Geleneklerin hiç ya da yetersiz aktarılması durumunda çocukta sosyal kimlik gelişimi ve duygusal güven gibi alanlarda sınırlılıklar görülebileceği dikkate alınmalıdır.” ifadelerini kullandı. Çocuklar sosyal davranışları gözlem ve ilişkisel etkileşim yoluyla öğreniyor! Büyüklerle geçirilen zamanın, çocukların sosyal becerilerinin gelişiminde önemli bir rol oynadığına işaret eden Aytop, şöyle devam etti: “Çocuklar sosyal davranışları gözlem ve ilişkisel etkileşim yoluyla öğrenirler. Bu süreçte ebeveynler ve aile büyükleri güçlü sosyal modeller olarak işlev görür. Çocuğun gelişim düzeyine uygun şekilde ev içi sorumluluklara katılması da önemlidir. Sofra hazırlığına yardım etme ve günlük rutinleri birlikte yürütme gibi deneyimler; sorumluluk bilincinin gelişmesini destekler. Aynı zamanda iş birliği yapma ve aidiyet geliştirme becerilerine katkı sağlar. Büyüklerle kurulan sağlıklı ilişkiler, iletişim becerilerinin gelişimini destekler. Yüz yüze etkileşimler kelime dağarcığını genişletir, kendini ifade etme becerisini güçlendirir ve sosyal iletişim kurallarının öğrenilmesine katkı sağlar. Kuşaklararası etkileşimler empati ve duygu düzenleme açısından da önem taşır. Farklı yaş gruplarındaki bireylerin yaşam deneyimlerini gözlemlemek, çocuğun bakış açısı geliştirmesine yardımcı olur. Aile büyüklerinden dinlenen yaşam deneyimleri ve gelenekler çocuğun aidiyet duygusunu ve kimlik gelişimini destekler.” Bayramlar, doğrudan insan temasıyla kurulan etkileşimlerin öne çıktığı kıymetli zaman dilimleri! Dijitalleşmenin arttığı günümüzde, çocukların etkileşimlerinin giderek daha fazla ekranlar üzerinden gerçekleştiğini dile getiren Klinik Psikolog Emine Akın Aytop, “Bu durum, yüz yüze etkileşimlerin azalmasına yol açabiliyor.” dedi. Kuşaklararası temasın azalmasının sosyal bağların çeşitliliğini sınırlayabileceği uyarısını yapan Aytop, “Bu noktada bayramlar, doğrudan insan temasıyla kurulan etkileşimlerin öne çıktığı kıymetli zaman dilimlerinden biri olarak değerlendirilebilir. Aile bireyleriyle fiziksel bir araya gelme, ziyaretleşme ve birlikte zaman geçirme; çocukların sosyal etkileşim repertuvarını zenginleştiren özel bir alan sunar. Bu deneyimlerin sınırlı kalması ise aidiyet hissi açısından bazı gelişimsel alanların daha zayıf deneyimlenmesine yol açabilir.” açıklamasını yaptı. Anlatımlar, çocuğun deneyimi anlamlandırmasına yardımcı olur ancak tek başına yeterli değil! Ebeveynlerin bayram kültürünü çocuklara aktarırken en etkili yaklaşımın, yaşantısal deneyimi merkeze alan bir tutum olduğunu vurgulayan Emine Akın Aytop, “Çocuklar değerleri ve kültürel ritüelleri çoğunlukla gözlem ve tekrar eden deneyimler yoluyla öğrenirler. Bu noktada bayramın; ziyaretleşme, bayramlaşma, paylaşma ve aile büyükleriyle bir araya gelme gibi boyutlarına çocuğun dahil edilmesi önem taşır.” dedi. Anlatımın ise bu yaşantıyı anlamlandıran tamamlayıcı bir unsur olduğu bilgisini veren Aytop, “Ebeveynin bayramın anlamını açıklaması ve geleneklerin neden önemli olduğunu sade bir dille ifade etmesi, çocuğun deneyimi anlamlandırmasına yardımcı olur. Ancak tek başına anlatım genellikle sınırlı kalır. Aile içi bağlar açısından bayram deneyimleri, kaliteli ortak zaman geçirme ve yüz yüze etkileşim yoluyla ilişkisel yakınlığın güçlenmesine katkı sağlar. Birlikte geçirilen bu zamanlar, aile bireyleri arasında aidiyet hissinin pekişmesine olanak tanır.” diye konuştu. Yüz yüze etkileşimin azalması, geleneksel değerlerin deneyim yoluyla öğrenilmesini sınırlandırabilir! Bayramların ‘tatile dönüşmesi’nin kültürel açıdan modern yaşamın getirdiği bir dönüşüm olarak ele alınabileceğini ifade eden Aytop, “Bu süreç, bir yandan bayramların geleneksel ritüellerinden uzaklaşma eğilimini beraberinde getirirken, diğer yandan aileyle bir araya gelme ve dinlenme ihtiyacına da karşılık verebilir.” dedi. Kültürel açıdan en belirgin sınırlılığın, bayramın yalnızca bir tatil zamanına indirgenmesiyle birlikte yüz yüze etkileşim boyutunun zayıflaması olduğunu aktaran Aytop, sözlerini şöyle tamamladı: “Özellikle çocuklar açısından bu durum, geleneksel değerlerin deneyim yoluyla öğrenilmesini sınırlandırabilir. Bayram vesilesiyle çocuklara aktarılması gereken en önemli gelenekler, bayramlaşma, akraba ziyaretleri ve paylaşma kültürüdür. Çocuğun büyüklerle yüz yüze iletişim kurması; nezaket, saygı ve sosyal iletişim becerilerinin gelişmesine katkı sağlar. Paylaşma ve ikram kültürü ise çocukta cömertlik, empati ve sosyal karşılıklılık duygusunun gelişmesini destekler. Aile içi birlikte zaman geçirme ve ritüeller de çocuğun aidiyet duygusunu güçlendirir. Bu geleneklerin korunmasının temel nedeni, çocukların bu değerleri çoğunlukla yaşantı içinden öğreniyor olmasıdır. Bayramlar bu açıdan, kültürel değerlerin davranışa dönüştüğü doğal sosyal öğrenme alanlarından biridir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.