Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gençler

Kapsül Haber Ajansı - Gençler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gençler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Aile ve Gençlik Fonu"ndan Yararlanan Çiftler "Aile Buluşmaları"nda Bir Araya Geliyor Haber

“Aile ve Gençlik Fonu"ndan Yararlanan Çiftler "Aile Buluşmaları"nda Bir Araya Geliyor

Çorum’daki buluşmaya telefon bağlantısıyla katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, genç çiftlerin heyecanına ortak olarak 14 Şubat Sevgililer Günü’nü kutladı. Bakanlık tarafından Aile ve Gençlik Fonu kapsamında yürütülen "Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi” çerçevesinde 13-15 Şubat tarihlerini kapsayan “Aile Buluşmaları” ile gençler bir araya getiriliyor. "Aile ve Nüfus 10 Yılı" vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen etkinliklerde "2025 Aile Yılı" çerçevesinde fondan yararlanan gençlerin evlilik süreçlerine katkı sunulması ve aile birliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. 81 il koordinasyonunda başlatılan programlarda, Aile ve Gençlik Fonu'ndan yararlanarak dünyaevine giren çiftlere yönelik aile içi iletişim sunumları, tecrübe paylaşımı söyleşileri ve interaktif yarışmalar düzenleniyor. Bakan Göktaş, genç çiftlere seslendi Bu çerçevede Çorum’da, Vali Ali Çalgan, AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın ve yeni evli çiftlerin katılımıyla “Aile Buluşması” gerçekleştirildi. AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı aracılığıyla programa telefon bağlantısıyla katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, genç çiftlerin heyecanına ortak oldu. Çiftlerin 14 Şubat Sevgililer Günü’nü kutlan Göktaş, şöyle konuştu: "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gençlerimizin evlilik yolunda yanlarında oluyoruz. Milletvekillerimizin büyük destekleriyle Meclisimizden geçen kanun düzenlemesiyle bu fon hayata geçti. Bugün bu mutlu gününüzde sizlere çok selamlar gönderiyorum. Bu güzel programa eşlik ettiğiniz ve davetimize geldiğiniz için sizleri ayrıca selamlıyorum. Şimdiden önümüzdeki yıllarınızı kutluyorum." Maddi desteğin yanı sıra psiko-sosyal rehberlik Proje, ekonomik katkının yanı sıra sağlam temeller üzerine kurulu huzurlu yuvaları teşvik etmek amacıyla geniş bir psiko-sosyal destek mekanizmasını da kapsıyor. 81 ilde düzenlenen etkinliklerde, evliliğinde uzun yılları geride bırakmış "rol model" çiftler ile yeni evlenen gençler bir araya getirilerek tecrübe aktarımı sağlanıyor. Uzman aile danışmanları ve eğitimcilerin sunumlarıyla zenginleşen programlarda, çift olma uyumu, aile içi iletişim ve "biz" olabilme bilincini pekiştirecek eğlenceli aktiviteler ve söyleşiler gerçekleştiriliyor. Ramazan ayında iftar sofralarına misafir olunacak Öte yandan Bakanlık, gençler ile kurulan gönül bağlarını manevi iklimde de pekiştirmeyi hedefliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda, Ramazan ayı içerisinde 81 ilde Aile ve Gençlik Fonu'ndan faydalanan gençlerin evlerine misafir olunacak. Genç çiftlerin iftar sofralarına ortak olunarak, yeni kurulan yuvalara yönelik devlet desteğinin her aşamada devam edeceği vurgulanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Epilepsi, Gençleri Sosyal Yaşamdan Uzaklaştırabiliyor! Haber

Epilepsi, Gençleri Sosyal Yaşamdan Uzaklaştırabiliyor!

Gençler için arkadaşların ve sosyal kabulün önemli olduğunu aktaran Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “Bu nedenle bir genç için ‘nöbet geçirme korkusu’ bazen hastalığın kendisinden daha yorucu olabilir.” dedi. Doğru tedaviyle epilepsinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini vurgulayan Dr. Şalçini, ailelerin aşırı korumacı tutumdan kaçınarak genci sosyal hayattan izole etmemesi büyük önem taşıdığını aktardı. Dr. Şalçini ayrıca düzenli uyku, stres yönetimi ve bilinçli çevre desteğinin, ilaç tedavisi kadar etkili olabildiğine dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, gençlik çağı epilepsinin belirtileri, psikososyal etkileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Belirtiler her zaman şiddetli kasılmalar şeklinde olmayabilir! Halk arasında ‘sara’ olarak da bilinen epilepsiyi, beyindeki elektrik sisteminin kısa süreli bir ‘kısa devre’ ya da ‘aşırı yükleme’ yapması gibi olarak tanımlayan Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “Gençlik çağı epilepsisi dediğimizde, genellikle 10'lu yaşların başından 20'li yaşların başına kadar olan dönemi kastediyoruz.” dedi. Bu dönemde belirtilerin her zaman filmlerde gördüğümüz o şiddetli kasılmalar şeklinde olmayabileceğine dikkat çeken Dr. Şalçini, “Bazen gencin elindekini aniden düşürmesi, birkaç saniye boşluğa dalıp gitmesi veya sabahları ellerinde oluşan ani sıçramalar (sanki elektrik çarpmış gibi) en yaygın belirtilerdir.” şeklinde konuştu. Gençlere ‘hasta’ gibi değil, yönetilmesi gereken durumu olan bir ‘genç’ gibi davranılmalı! Gençliğin, arkadaşların ve sosyal kabulün önemli bir dönem olduğunu hatırlatan Dr. Celal Şalçini, “Bu nedenle bir genç için ‘nöbet geçirme korkusu’ bazen hastalığın kendisinden daha yorucu olabilir.” dedi. Nöbetler veya kullanılan ilaçların getirdiği hafif uyku halinin okulda bazen konsantrasyonu düşürebileceğini aktaran Dr. Şalçini, “Gençler dışlanma korkusuyla kendilerini sosyal hayattan uzaklaştırabilir, eve kapatabilirler. Ailelere tavsiyem; onlara ‘hasta’ gibi değil, sadece yönetilmesi gereken durumu olan bir ‘genç’ gibi davranın. Aşırı korumacı olmak yerine, öğretmeni ve arkadaş çevresini bilgilendirerek gencin güvenli bir sosyal alanda kalmasını sağlayın.” açıklamasını yaptı. Amaç, genci günlük hayatından koparmadan nöbetleri sıfırlamak! Günümüzde epilepsinin, doğru tedaviyle büyük oranda kontrol altına alınabilen bir durum olduğuna vurgu yapan Dr. Celal Şalçini, “İlaç tedavisi en yaygın yöntemdir. Modern ilaçlar artık çok daha az yan etkiye sahip. Amacımız, genci günlük hayatından koparmadan nöbetleri sıfırlamaktır.” dedi. Düzenli uyku ve stresten uzak durmak gibi yaşam tarzı düzenlemelerinin de bu yaş grubu için en az ilaç kadar etkili olduğunun altını çizen Dr. Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı: “Bazı ilaçlar hafif sersemlik veya iştah değişikliği gibi yan etkilere neden olabilir ancak bunlar genellikle vücut alıştıkça geçer veya doktor kontrolünde doz ayarıyla çözülür. Türkiye'de epilepsi konusunda çok aktif çalışan dernekler ve benzeri kurumlar var. Ayrıca bazı hastanelerin nöroloji bölümlerindeki hasta destek grupları, benzer süreçlerden geçen diğer ailelerle tanışmak için harika bir yerdir. Sosyal medyada sadece uzmanların yer aldığı güvenilir platformları takip etmek, kulaktan dolma yanlış bilgilerden korunmanıza yardımcı olur.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Nesil İçin Önce Hayat, Sonra İş Haber

Yeni Nesil İçin Önce Hayat, Sonra İş

Yeni nesil çalışanların işverenlerden beklentileri sık sık gündeme gelmeye devam ediyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Neotalent Kurucusu Zeynep Mete, iş hayatında yeni nesil için anlam, esneklik, ruh sağlığı, adalet ve şeffaflık çok önemli olduğunu aktardı. Şirketlere Koşullu Bağlılık Yeni nesil çalışanların beklentilerini değerlendirmeye devam eden Mete, “Bu beklentiler, bazen tembellik olarak etiketleniyor ancak ben buna katılmıyorum. Bu tembellik değil, aksine, daha bilinçli bir pazarlık. Önceki kuşaklar bir şeylere katlanarak yükselmeyi, bunun seneler almasını normalleştirdi. Yeni nesil ise şunu söylüyor, “ben yıllarca aynı rolde benzer işleri yaparak büyümek, gelişmek, ilerlemek istemiyorum. Yürüdüğümüz yol aynı olmak zorunda değil.” Bu nedenle de bağlılıkları daha koşullu. Şirket içindeki deneyimleri iyiyse kalıyorlar, değilse gidiyorlar.” dedi. Çalışan Bağlılığında Yeni Dönem: Esneklik ve Gerçeklik Yeni dönem çalışan beklentilerinde oluşan farklardan dolayı şirketlerin mevcut sistemlerini, yeni iş gücünün beklenti ve hedeflerini kapsayacak şekilde yeniden ele alması gerekiyor. Şirketlerin verimliliklerini artırması için yeni neslin beklentilerini dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Mete, “İlk olarak gelişim konusunun gözden geçirilmesi gerekiyor. Herkese aynı şekilde sunulan eğitim katalogları artık yeterli değil. İhtiyaca göre uyarlanan, ayrışan, kişiselleştirilen öğrenme modelleri devreye girmeli. İkinci kritik alan ise yönetici kalitesi ve onun yönetim becerisi. Genç yetenek için en güçlü bağlılık faktörü hala birebir ilişki. Otantik iletişim, net hedefler, düzenli geri bildirim, görülme hissi… Tanıma ve takdir mekanizmalarının da iyi çalışması çok önemli.” dedi. Çalışan bağlılığı konusunda görüşlerini aktarmaya devam eden Mete şunları söyledi: “Esneklik de artık işin yapısının bir parçası. Bu sadece bir yan hak olarak değerlendirilmemeli. Nerede, ne zaman, nasıl çalıştığının net olmamasının, bağlılığa doğrudan olumsuz etkisi oluyor. Son olarak, şirketin dışarıda anlattığı hikayeyle, içeride yaşanan deneyim arasında fark olmaması gerek. Eğer burada bir tutarsızlık varsa, bağlılık çok hızlı anlamını yitirmeye başlar. Gençler bu tutarsızlığı gerçekten çok hızlı fark ediyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajans

Yeşilay’dan Sigarayı Bırakma Çağrısı Haber

Yeşilay’dan Sigarayı Bırakma Çağrısı

9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü kapsamında Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’nda konuşan Dinç, sigaranın önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada olduğunu ifade etti: “Tütün önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada. Önlenebilir ama önlenmediği için çok sayıda insanımızı kaybediyoruz. Dünya çapında her gün 22 bin, yılda 8 milyondan fazla insan tütüne bağlı olarak hayatını kaybediyor. En kötüsü ise bunların 1,2 milyonu pasif içicilik nedeniyle hayatını kaybediyor.” “Gençler için en büyük tehdit e-sigara” E-sigara bağımlılığı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Dinç, “Çocuklarımız ve gençlerimiz için en büyük tehditlerden biri e-sigaradır. Çünkü çocuklar ve gençler e-sigarayı yetişkinlerden 9 kat daha fazla kullanıyor. Gençlerin dikkatini çekmek için e-sigaranın daha az zararlı olduğu söyleniyor. ‘Aroması var, güzel kokusu var, tadı var, cazibesi var’ gibi sözlerle algı üreterek çocuk ve gençleri bağımlılığa başlatan bir endüstri var.” dedi. “YEDAM’a gelen 7 kişiden 6’sı bağımlılıktan kurtuluyor” Mehmet Dinç, Yeşilay’ın tütünle mücadeledeki başarısını vurguladı. Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ne (YEDAM) yapılan 23 bin başvuru üzerinden yapılan araştırmaların ortaya çıkardığı sayıları açıkladı. 23 bin başvurunun değerlendirildiğini anlatan Dinç, “Analiz çalışmalarına göre sigaraya başlama yaşı 16, ortalama tüketim süresi 23 yıl, günlük tüketim miktarının 22 adet olduğunu görüyoruz. Bunlar çok üzücü rakamlar. Ama bunun yanında sevindirici rakamlarımız da var. Yeşilay’a tedavi için gelen 7 kişiden 6’sı bağımlılıktan kurtuluyor.” ifadelerini kullandı. Etkinlikte yer alan Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurucu rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl ise tütünle mücadelenin ulvi bir görev olduğunu vurguladı. Erdöl konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğer biz 10-25 yaş aralığındaki nüfusu iyi kontrol edemezsek bağımlılıkların pençesine bırakırsak, ileride ‘eyvah’ diyeceğimiz günler yaşanır. Yeşilay’ın mücadelesi de tam bu gençlerin bağımsızlık mücadelesidir.” Yasemin Açık Vakfı Kurucusu Prof. Dr. Yasemin Açık, Yeşilay’ın tüm bağımlılıklara karşı önemli bir çaba sarfettiğini belirtti. Ramazan ayı içerisinde sigarayı bırakmak isteyenlere yönelik bir teşvik kampanyası planlandığını bildiren Açık, “Ramazan ayında gün boyunca sigara içmeyen insanların akşam da tütünden uzak kalmalarını sağlamak çok önemli. Biz bu kampanyayla tütün bağımlılığından kurtulmak isteyenlerin yanında olduğumuzu göstereceğiz.” dedi. Yeşilay Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder ise etkinlikte bir sunum yaptı. Tütün bağımlılığında kadınların oranının arttığına dikkati çeken Ergüder, “Dünyada tütün kullanımı azalırken, ülkemizde kadınlarda bu oran ne yazık ki artmaktadır. Erkeklerde eğitim ve statü yükseldikçe sigara içme oranları düşerken, kadınlarda bunun tam tersi bir durum söz konusudur eğitim ve statü yükseldikçe sigara içme oranı artmaktadır.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Geleceğe Değer” İkinci Yılında Nitelikli İnsan Kaynağına Yaptığı Yatırımı Büyütüyor Haber

“Geleceğe Değer” İkinci Yılında Nitelikli İnsan Kaynağına Yaptığı Yatırımı Büyütüyor

2026 Şubat ayında ikinci dönemine başlayan program, Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektöründe nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sunmayı sürdürecek. Entek Elektrik, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkı sunarken; sosyal sorumluluk programı Geleceğe Değer ile gençlerin yeni teknolojilerle buluşarak geleceğin yetkinliklerini kazanmasına ve sektöre güçlü bir başlangıç yapmalarına imkan tanıyor. Entek Elektrik’in, Sürdürülebilirlik Adımları Derneği (SADE) iş birliğiyle hayata geçirdiği ve 2026 Şubat ayında ikinci dönemine başlayan “Geleceğe Değer” programı, meslek yüksekokulu öğrencilerini yenilenebilir enerji sektörüne farkındalığı yüksek, donanımlı ve motive biçimde hazırlamayı hedefliyor. İlk yılında elde ettiği sonuçlarla güçlü bir temel oluşturan program, ikinci döneminde uzun vadeli bir yetenek geliştirme yaklaşımını kalıcı bir yapıya dönüştürüyor. Gençlerin iş dünyasına daha hızlı adım atması amaçlanıyor Elektrik, Elektrik Enerjisi Üretimi, İletimi ve Dağıtımı ile Alternatif Enerji Kaynakları Teknolojisi bölümlerinde öğrenim gören öğrencileri odağına alan Geleceğe Değer programı, teknik eğitimi dijitalleşme, sürdürülebilirlik, iletişim ve problem çözme gibi 21. yüzyıl yetkinlikleriyle tamamlayan bütüncül bir içerik sunuyor. Hibrit modelde yürütülen program, çevrimiçi ve yüz yüze eğitimleri saha ziyaretleri ve uygulamalı çalışmalarla bir araya getirerek gençlerin iş dünyasına daha hazır adım atmalarını amaçlıyor. Programın önemli farklılıklarından biri ise eğitimlerin önemli bölümünün Entek Elektrik bünyesindeki genç mühendisler ve uzmanlardan oluşan iç eğitmenler tarafından verilmesi. Böylece öğrenciler, sektörde aktif görev alan profesyonellerin deneyimlerinden doğrudan yararlanıyor. Programın önemli bir ayağını oluşturan tesis ziyaretleri sayesinde ise öğrenciler yalnızca üretim süreçlerini değil, aynı zamanda santral yaşamını, çalışanların çalışma ortamlarını ve sosyal olanaklarını da yakından tanıma fırsatı buluyor. Bu sayede gençlerin sektöre dair algıları güçlenirken, enerji tesislerinde çalışma deneyimine dair daha gerçekçi bir perspektif kazanmaları hedefleniyor. İlk yıl sonuçları, programın gücünü kanıtladı Programın ilk yılında Türkiye’nin farklı bölgelerinde yer alan dört üniversitede yürütülen çalışmalarla 252 meslek yüksekokulu öğrencisi yer aldı. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan 153 öğrenci sertifika almaya hak kazanırken, 101 öğrenci Entek Elektrik santrallerinde saha deneyimi kazanma fırsatı elde etti. Program, yalnızca eğitimle sınırlı kalmayarak istihdam tarafında da somut karşılık buldu ve dört öğrenci Entek Elektrik bünyesinde staj yapmaya başladı. Ölçme ve değerlendirme sonuçları ise programın öğrenciler üzerinde yarattığı etkiyi net biçimde ortaya koydu. Katılımcı memnuniyet oranının yüzde 92’nin üzerinde gerçekleşmesi, “Geleceğe Değer”in gençler nezdinde güçlü, güven veren ve karşılık bulan bir yapı sunduğunu gösterdi. Program, yıl boyunca farklı şehir ve üniversiteleri kapsayacak biçimde devam edecek “Geleceğe Değer” programı, ilk etapta Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Kırklareli Üniversitesi Lüleburgaz ve Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencileriyle buluşacak, yıl boyunca farklı şehir ve üniversiteleri kapsayacak biçimde devam edecek. Program, gençlerin mevcut iş süreçlerine hazırlamanın yanı sıra yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm yaşayan enerji sektörünün gelecekteki çalışma modellerine de hazır hale gelmesini hedefliyor. Program kapsamındaki eğitimlerde; dijitalleşme, SCADA sistemleri, enerji verimliliği, enerji depolama teknolojileri ve veri temelli üretim izleme gibi sektörün dönüşümünde önem kazanan konulara da değinilerek öğrencilerin sahadaki gerçek dinamiklere daha yakın bir donanımla yetişmesi amaçlanıyor. Üniversite, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör iş birliğini aynı çatı altında buluşturan “Geleceğe Değer”, yenilenebilir enerji sektörünün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına uzun vadeli ve kalıcı bir katkı sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üniversite Yıllarında Sigara Kullanımı Artıyor, Öğrencilerin Sigaraya Karşı Direnci Zayıflıyor Haber

Üniversite Yıllarında Sigara Kullanımı Artıyor, Öğrencilerin Sigaraya Karşı Direnci Zayıflıyor

Araştırmaya göre üniversite eğitiminin ilk yılında öğrencilerin %39,5’inin sigara içtiği, bu oranın mezuniyet yılında %48,8’e yükseldiği belirtildi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı tarafından yürütülen araştırma, 4 yıllık eğitim süreci boyunca 435 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Öğrencilerin sigaraya ilişkin beklentileri ve sigaraya karşı kendine güven düzeyleri de değerlendirildi. Bulgular, öğrencilerin sigaranın olumsuz etkilerini daha fazla fark etmelerine rağmen, sigaraya karşı dirençlerinin yıllar içinde azaldığını gösterdi. GENÇLERİN SİGARA KARŞITI TUTUMU ZAYIFLIYOR Araştırmaya göre öğrencilerin sigara bağımlılığına karşı mücadeleye destek verme oranı ilk yıl %45 iken, ikinci yılda %49,3’e yükseldi ancak mezuniyet yılında ise %42,8’e geriledi. Çalışmaya katılan 435 öğrenci arasında sigara içmeyenlerin, içenlere göre sigara karşıtı çalışmalara daha fazla destek verdiği de saptandı. KADIN ÖĞRENCİLERDE FARKINDALIK ARTIYOR, DESTEK AZALIYOR Kadın öğrencilerin sigaranın olumsuz sonuçlarına dair farkındalıklarının son sınıfta belirgin şekilde arttığı, buna karşın genel olarak sigarayı reddetme öz-yeterliklerinin azaldığı belirlendi. Bu bulgu, pandemi döneminin öğrencilerin tutumları üzerindeki etkisi olarak değerlendirildi. SAĞLIK BİLİMLERİ ÖĞRENCİLERİNDE ORAN YÜKSELİYOR Sigara içme oranlarının sağlık bilimleri öğrencileri arasında diğer fakültelere göre daha düşük olmasına rağmen, bu fakültelerde de oranların yıllar içinde yükselerek %22,2’den %36,4’e yükseldiği görüldü. Prof. Dr. Mehmet Ali Kurçer, Merve Bektaş ve Ebru Katar’ın yer aldığı araştırma ekibi, elde edilen bulguların üniversite döneminin sigara alışkanlığının yerleştiği en riskli dönemlerden biri olduğunu gösterdiğini vurguladı. “SİGARA İÇENLERİN YÜZDE 80’İ 20 YAŞINDAN ÖNCE SİGARAYA BAŞLIYOR” Araştırmayı değerlendiren Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Toker Ergüder, "Yürütülen bu çalışma, üniversite yıllarının sigara açısından kritik bir risk dönemi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Öğrenciler sigaranın zararlarını daha iyi bildikçe, ne yazık ki sigaraya karşı dirençleri artmıyor, aksine zayıflıyor" dedi. Tütün kullanımına dair bilimsel verilere değinen Ergüder, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sigara içenlerin yaklaşık %80’i 20 yaşından önce sigaraya başlıyor. Sigaraya başlama olasılığının ergenliğin sonu ve genç yetişkinlik döneminde hızla artmakta olduğunu görüyoruz. Sigarayı bırakmak son derece güç olduğundan, en etkili strateji sigaraya hiç başlanmamasını sağlamak. Gençler ve üniversite öğrencileri fiyatlara son derece duyarlıdır. Uluslararası kanıtlar, sigara fiyatlarında yapılacak %10’luk bir artışın genel tüketimi yaklaşık %4, gençlerde ise %8’e varan oranlarda azalttığını gösteriyor. Bu nedenle, vergi ve fiyat politikalarını gençleri korumada vazgeçilmez bir halk sağlığı aracı olarak değerlendiriyoruz." “DUMANSIZ KAMPÜS UYGULAMALARININ YAYGINLAŞTIRILMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR” Ergüder, son yıllarda özellikle genç kızlar arasında sigara kullanımındaki hızlı artışın (%90) son derece kaygı verici olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti: “Erkeklerde eğitim ve sosyoekonomik statü yükseldikçe sigara içme sıklığı azalırken, kadınlarda bunun tersinin görülmesi, genç kızlarımızın tütün endüstrisinin hedefli, agresif ve etik dışı pazarlama stratejilerine daha fazla maruz kaldığını düşündürmekte. Politikalarımızın, genç kızlarımız statü kazanırken ve eğitim düzeyleri yükselirken onları bu endüstrinin etkisinden bilinçli biçimde koruyacak şekilde tasarlanması zorunludur. Bu çerçevede öğrencilerin üniversiteye başladıkları ilk yıldan itibaren koruyucu ve farkındalık artırıcı programların devreye alınması, fakülteye özgü önleme yaklaşımlarının geliştirilmesi ve özellikle dumansız (nikotinsiz) kampüs uygulamalarının yaygınlaştırılması, üniversite döneminde sigaraya başlama riskini azaltmak için en etkili ve sürdürülebilir adımlardan biridir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atakum Belediyesi Çocuk ve Gençlik Orkestrası Kuruluyor Haber

Atakum Belediyesi Çocuk ve Gençlik Orkestrası Kuruluyor

Yıl boyunca birbirinden renkli sanat ve kültür etkinliklere ev sahipliği yapan Atakum Belediyesi, Çocuk ve Gençlik Orkestrası kuruyor. Kentin sanat hayatına yeni bir soluk katacak orkestraya katılmak isteyen 10 -22 yaş arasındaki çocuklar ve gençler, 15 Şubat 2026 Pazar gününe kadar başvuru yapabilecek. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’in hız kazandırdığı çalışmalarla, Türkiye’nin önde gelen kültür ve sanat merkezi haline gelen Atakum’da ‘Çocuk ve Gençlik Orkestrası’ kuruluyor. ORKESTRA ÜYELERİNİ BEKLİYOR Belediye bünyesinde oluşturulacak orkestraya, 10-22 yaş aralığında amatörce enstrüman çalan çocuklar ve gençler katılabilecek. Keman, viyola, çello, flüt, elektro gitar, bas, gitar, klarnet (si bemol), trompet, trombon, saksafon, davul, perküsyon, bağlama, kanun, keman, kontrbas müzik aletlerinden birini çalma konusunda belirli bir deneyime sahip olan müzisyenler, 15 Şubat 2026 Pazar gününe kadar belediyenin orkestra.atakum.bel.tr sitesindeki formu doldurarak başvuru yapabilecek. BENZERSİZ MÜZİKAL DENEYİM Adaylar, temel nota bilgisi ve enstrüman hakimiyetlerini sergileyecekleri değerlendirme aşamasını geçerlerse Atakum Belediyesi Çocuk ve Gençlik Orkestrasının üyesi olmaya hak kazanacaklar. Orkestraya kabul edilen öğrenciler, deneyimli eğitmenler eşliğinde düzenlenecek provalar ve müzik eğitimleriyle kendilerini geliştirme fırsatı bulacak. Orkestra üyeleri eğitim programı sonrası ulusal ve uluslararası organizasyonlarda sahne alarak, hem Atakum’u tanıtacak hem de benzersiz müzikal deneyime sahip olacak. “GENÇ YETENEKLERİMİZİ AĞIRLAYACAĞIZ” Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel Atakum’u sanat ve kültür alanlarında marka kent haline getirmek için kesintisiz çalışma sürdürdüklerini belirterek orkestra hakkında şöyle konuştu: “Atakum’da sanatsal faaliyetleri yaygınlaştırmak, sanat konusunda erken yaşta bilinç oluşturmak amacıyla yüreğimizi ortaya koyarak, 7/24 canla başla çalışıyoruz. Çalışmalar kapsamında, belediyemiz bünyesinde genç yetenekleri ağırlayacağımız çocuk ve gençlik orkestrası oluşturuyoruz. Orkestramızın genç bakış açısıyla Atakum’un sanat hayatına hareketlilik katacağına ve kentimizin dinamizmini en iyi şekilde yansıtacağına inanıyoruz. Müziğe ilgi duyan tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi, orkestramıza bekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB Öğrencinin Yanında Haber

İBB Öğrencinin Yanında

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin kaynaklarını gençlerin geleceğine yatırım olarak sunmayı sürdürüyor. KIZ ÇOCUKLARININ EĞİTİMİNE “SEN OKU DİYE” DESTEĞİ Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla yürütülen destek programları kapsamında Ocak ayında 94 bin 303 kız öğrenciye “Sen Oku Diye” eğitim desteği çerçevesinde 282 milyon 909 bin lira destek sağladı. Program, özellikle eğitim hayatına devam etmekte zorlanan öğrencilerin okuldan kopmaması ve geleceğe güvenle bakabilmesi amacıyla sürdürülüyor. 15 BİN 655 ÖĞRENCİYE BESLENME DESTEĞİ İBB, çocukların eğitim hayatında başarıya ulaşabilmesi için sağlıklı beslenmenin önemini merkeze alan desteklerini de sürdürüyor. Bu kapsamda 15 bin 655 öğrenciye Ocak ayında toplam 31 milyon 310 bin lira beslenme desteği ulaştırıldı. 100 BİN ÜNİVERSİTELİYE 1 MİLYAR LİRALIK EĞİTİM DESTEĞİ Üniversite öğrencilerine yönelik destek programı kapsamında ise 100 bin öğrenciye verilen 20 bin liralık eğitim desteğinin ilk taksidi olan toplam 1 milyar lira, Ocak ayında gençlerin hesaplarına yatırıldı. Bu destekle öğrencilerin barınma, ulaşım ve eğitim giderlerinin hafifletilmesi hedefleniyor. KIŞ GÜNÜNDE GENÇLER YALNIZ DEĞİL İBB, kış aylarında gençlerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için sosyal desteklerini de sürdürüyor. Bu kapsamda 10 bin öğrenciye giysi desteği, 20 bin gence ise ulaşım desteği sağlandı. Böylece gençlerin eğitim hayatlarını kesintisiz sürdürebilmesi amaçlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.