Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gençler

Kapsül Haber Ajansı - Gençler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gençler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanal Kumar: 300 Milyar Dolarlık Endüstri, Bir Tıkla Dağılan Hayatlar Haber

Sanal Kumar: 300 Milyar Dolarlık Endüstri, Bir Tıkla Dağılan Hayatlar

Bunların başında ise sanal kumar bağımlılığı geliyor. Acıbadem Üniversitesi’nde düzenlenen “Sanal Kumar Bağımlılığı Sempozyumu”, dijital çağın en hızlı yayılan ancak en az fark edilen sanal kumar bağımlılığını tüm boyutlarıyla gözler önüne seriyor. Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt’un liderliğinde gerçekleştirilen sempozyum, bu tehlikenin artık bireysel sınırları aştığını, Türkiye için de ciddi bir toplumsal risk haline geldiğini ortaya koyuyor. Dünya genelinde sanal kumar ve çevrim içi bahis pazarı bugün 300 milyar dolara yaklaşan bir ekonomik hacim yaratıyor. Her yıl milyonlarca yeni kullanıcı bu dijital sistemin içine çekiliyor; kumar bağımlılığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından davranışsal bozukluk olarak tanımlanmasına rağmen hızla yayılıyor. Türkiye’de ise tablo daha da çarpıcı bir hal almış durumda. Sanal kumar ve yasa dışı bahis pazarının yıllık yaklaşık 120 milyar dolarlık bir ciroya ulaştığı ifade ediliyor. Sadece geçen yıl yaklaşık 42 bin yasa dışı kumar ve bahis sitesi kapatılmış olmasına rağmen dijital platformlar üzerinden kumara erişim her geçen gün daha da kolaylaşıyor. Uzmanlar, yasa dışı kumar ağlarında yaklaşık 100 bin kişinin aktif olarak çalıştığını, bu yapının dolandırıcılık, hırsızlık, şiddet ve intihar vakalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguluyor. Fiziksel mekânlardan dijital ekranlara taşınarak artık bir tık uzaklıkta, kolaylıkla ulaşılabilir olan kumar, özellikle gençler için yüksek risk taşıyan, denetimi zor ve etkisi yıkıcı bir bağımlılık alanı oluşturuyor. İşte bu tablo, sanal kumarın yalnızca bireysel bir sorun değil, acil müdahale gerektiren ve aslında önlenebilen ciddi bir toplumsal tehlike olduğunu açıkça ortaya koyuyor… Araştırmalar; sanal kumarın sadece bir oyun değil, bireyin psikolojisini, ailesini ve yaşamını derinden etkileyen bir bağımlılık türü olduğunu gözler önüne seriyor. “Sanal kumar Türkiye için ciddi bir halk sağlığı tehdidi” diyen Prof. Dr. Murat Kurt, kumarın bireyin ruh sağlığını olumsuz etkilediği gibi, aile yapısını, ekonomik düzeni ve toplumsal güvenliği de tehdit ettiğine, ayrıca borçlanmayı artırarak aile içi şiddeti tetiklediğine ve suç oranlarını beslediğine de dikkat çekiyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Araştırmalar, sanal kumar bağımlılığı yaşayan bireylerde depresyon, anksiyete ve intihar girişimi riskinin birkaç kat arttığını gösteriyor” diyor. Kumar Mekan Değiştiriyor; Ödül Kazanmak Hızlanıyor Prof. Dr. Murat Kurt, sanal kumarın klasik kumardan en büyük farkının erişilebilirlik olduğunu anlatıyor. Eskiden kumar oynamak için belirli mekânlara gitmek gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, “Bugün sanal dünya bu uzaklığı ortadan kaldırıyor. İnsanlar mekâna gitmiyor, mekân insanların ayağına geliyor” diyerek sanal kumarın artık günün her saati, herkesin kolaylıkla ulaşabildiği bir alan haline geldiğini vurguluyor. Dijitalleşme, kumarda ödül süreçlerini de hızlandırıyor. İnsanlar kısa sürede kazanıyor ya da kaybediyor. Bu hız, uzun vadeli düşünmeyi de zorlaştırıyor. Prof. Dr. Murat Kurt, paranın soyutlaşmasının risk algısını ciddi biçimde değiştirdiğini ifade ederek, “Para artık elde tutulan somut bir nesne olmaktan çıkıyor, ekranda görünen bir sayıya dönüşüyor. Bir dokunuşla transfer ediliyor, kazanılıyor ya da kaybediliyor. Bu soyutluk, kayıpların boyutuna ilişkin algıyı zayıflatıyor, harcanan paranın fark edilmesini zorlaştırıyor ve bireyi daha fazla risk almaya itiyor” şeklinde konuşuyor. “Aslında Kazanırdım” Düşüncesi, Bağımlılığa İtiyor Sanal kumar, aslında ilk başlarda sadece kazanmak için oynanan bir oyun olarak görülmüyor. Ancak zamanla stresle baş etme, yalnızlık duygusunu bastırma ve can sıkıntısını giderme aracı haline geliyor. Prof. Dr. Murat Kurt, birçok insanın sanal kumara kazanmak için değil, yalnız kalmamak için yöneldiğini söylüyor: “Dijital dünya, can sıkıntısına izin vermiyor; sosyal medya, oyunlar ve dijital içerikler sürekli bir uyarım sağlıyor. Özellikle gençlerin günde ortalama 7-8- saatlerini akıllı telefon başında geçirmesi, bu bağımlılığa zemin hazırlıyor. Bu yoğun dijital maruziyet, bireyleri sanal kumar ve bahis reklamlarına karşı daha savunmasız hale getiriyor”... Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı, ASUMA-Suç ve Şiddetle Mücadele, Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Oğuz Polat, sanal kumar bağımlılığının psikolojik döngüsüne dikkat çekiyor. Sanal kumarın, özellikle “yakın ıska” etkisinin bağımlılığı beslediğini söyleyen Prof. Dr. Oğuz Polat, “Kıl payı kaçırılan her oyundan sonra kişide ‘aslında kazanırdım’ düşüncesi oluşuyor. Bu duygu aşılamadığında ‘bir sonrakinde kesin olacak’ inancı devreye giriyor. Bu inanç, oynama süresini uzatıyor, harcanan parayı artırıyor ve bağımlılığı giderek derinleştiriyor” diyor. Aileler Dağılıyor, Hayatlar Çöküyor Uzmanlara göre sanal kumar bağımlılığı belirli evrelerden oluşuyor. İlk aşamada kazanma duygusu hâkim oluyor ve kişi kendini kontrol altında hissediyor. Ardından kayıpların arttığına ve kişinin kaybettiklerini telafi etmeye çalıştığına dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Polat, “Süreç ilerledikçe umutsuzluk ve çaresizlik duyguları yoğunlaşıyor. Son aşamada ise tükenmişlik ve çöküş yaşanıyor. Bu noktada bireyin yalnızca maddi durumu değil, psikolojik sağlığı, aile ilişkileri ve iş yaşamı da ciddi biçimde zarar görüyor” diyor… Prof. Dr. Oğuz Polat’a göre bağımlılık ilerledikçe bireysel iflaslar yaşanıyor, borçlar artıyor, aile içi çatışmalar derinleşiyor, boşanmalar artıyor, çocuklar ihmal ediliyor. Kumar bağımlılığı, hırsızlık, dolandırıcılık ve şiddet gibi suçlara da zemin hazırlıyor. Bazı vakalarda sürecin, intiharla bile sonuçlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Polat, “Kumar bağımlılığı aslında bir irade sorunu değil, bir ‘başa çıkma’ sorunu” diyor. Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor Uzmanlara göre sanal kumar bağımlılığı önlenebilir, hatta tedavi edilebilir bir sorun. Erken farkındalık ise, bu noktada kritik bir rol oynuyor. Burada özellikle ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Ailelerin, çocuklarının dijital dünyadaki davranışlarını yakından takip etmesi, yargılayıcı olmayan bir iletişim dili kurması ve sağlıklı baş etme yollarını desteklemesi büyük önem taşıyor. Psikolojik destek, profesyonel tedavi yaklaşımları ve toplumsal farkındalık çalışmaları da bu bağımlılıkla mücadelede kilit rol oynuyor. Prof. Dr. Murat Kurt, sanal kumar bağımlılığıyla mücadelenin bireysel çabalarla sınırlı kalmaması gerektiğini; ailelerden eğitim kurumlarına, medyadan kamu otoritelerine kadar herkesin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor. Çünkü sanal kumar, görmezden gelindikçe büyüyor; fark edildikçe ve doğru müdahalelerle ele alındıkça kontrol altına alınabiliyor.

Yarıyıl Tatilinde Bilim Dolu Keşif Haber

Yarıyıl Tatilinde Bilim Dolu Keşif

Yarıyıl tatiline özel olarak tasarlanan bu programlar; çocukların ve gençlerin bilime olan merakını besleyen, teknolojiyle kurdukları bağı güçlendiren ve keşfetme heyecanını canlı tutan bir öğrenme deneyimi sunmak üzere hazırlandı. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek atölyeler ve etkinliklerle gençler, eğlenirken öğrenmenin mutluluğunu yaşayacak; yeni beceriler kazanarak kendilerine ve geleceğe dair güvenlerini pekiştirecek. Bilimle Keşfeden, Birlikte Öğrenilen Bir Yarıyıl Tatili Program kapsamında merkezlerde gerçekleştirilecek saatlik atölye çalışmaları, uzun süreli eğitim programları ve tematik atölyelerle öğrencilerin ilgi duydukları alanlarda derinleşmeleri ve öğrenme heyecanlarını pekiştirmeleri hedefleniyor. Veli-çocuk atölyeleriyle ailelerin bu yolculuğa birlikte eşlik etmesi sağlanırken, bilim söyleşileri aracılığıyla katılımcılar ilham veren isimlerle buluşma imkanı yakalayacak. Astronomi gözlem şenlikleriyle gökyüzüne duyulan merak canlı tutulacak, akıl ve zeka oyunları turnuvalarıyla ise analitik düşünme ve problem çözme becerileri eğlenceli bir rekabet ortamında geliştirilecek. Tüm bu içeriklerle, her yaş grubuna ve ilgi alanına hitap eden, unutulmaz bir yarıyıl tatili deneyimi sunulacak. Teknoloji ve Mühendislik Odaklı Yarıyıl Eğitimleri Yarıyıl tatili programları kapsamında ayrıca, T3 Teknoloji Eğitimleri çerçevesinde lise, ön lisans ve lisans öğrencilerine yönelik teknoloji ve mühendislik temelli özel eğitim programları da hayata geçirilecek. Sömestr dönemi boyunca farklı DENEYAP Teknoloji Atölyeleri ve Bilim Merkezlerinde uygulanacak bu eğitimler; gençlerin ileri teknoloji alanlarında hem teorik bilgi hem de uygulama becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Disiplinler arası bir eğitim yaklaşımıyla tasarlanan programlar, katılımcıların mühendislik süreçlerini bütüncül biçimde deneyimlemelerine imkan tanıyacak. Bu kapsamda yarıyıl tatili boyunca düzenlenecek Su Altı Sistemleri Eğitimi ile katılımcılar, su altı araçlarının tasarımından üretimine uzanan süreci yakından tanıma fırsatı bulacak; mekanik, elektronik ve yazılım temelli temel bileşenleri uygulamalı olarak keşfedecek. İnsansız Deniz Aracı Eğitimi kapsamında ise deniz yüzeyinde görev yapan insansız sistemlerin çalışma mantığına odaklanılarak, mekanik yapıdan yazılım geliştirmeye, elektronik altyapıdan denge ve yüzdürme prensiplerine kadar birçok konu deneyimleyerek aktarılacak. Roket Sistemlerine Giriş Eğitimi ile katılımcılar, roket teknolojilerinin temel bileşenleriyle tanışacak; elektronik, aviyonik, itki sistemleri ve uçuş dinamiği gibi başlıklar güvenli kullanım ve test süreçleri çerçevesinde ele alınarak gençlerin uzaya uzanan hayallerine ilham verecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkan Şadi Özdemir’den Hasanağa’da “Tarıma Sahip Çıkın” Çağrısı Haber

Başkan Şadi Özdemir’den Hasanağa’da “Tarıma Sahip Çıkın” Çağrısı

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Şadi Başkan Mahallende Söz Sende” buluşmalarını sürdürüyor. Başkan Şadi Özdemir’in son durağı, tarımsal potansiyeli ve sanayi bölgelerine yakınlığı ile bilinen Hasanağa Mahallesi oldu. Program öncesinde Başkan Şadi Özdemir, Hasanağa Mahalle Muhtarı Rüstem Kartoğlu ve Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Korun ile de görüştü. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ve çok sayıda mahalle sakininin katılımıyla gerçekleşen buluşmada Hasanağa’nın altyapı, ulaşım ve imar sorunları masaya yatırıldı. Başkan Şadi Özdemir, mahalle sakinlerine tarım alanlarının korunması ve kırsal kalkınma vurgusu yaptı. “TOPRAKLARINIZI SATMAYIN, GELECEĞİ YOK ETMEYİN” Hasanağa’nın Bursa’nın en kıymetli ve hızlı gelişen bölgelerinden biri olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, bölgedeki tarım arazileri üzerindeki imar ve satış baskısına dikkat çekti. Arazilerin elden çıkarılmasının gelecek kuşakları zor durumda bırakacağını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Ekonomik koşulların zorluğunu biliyoruz. Topraklarınızı satarsanız, 3-4 kuşak sonra çocuklarınız başkalarına hizmet eder hale gelir. Bu topraklar sizi ve bizleri yüzyıllardır besliyor. Hasanağa enginarı gibi tescilli, marka bir ürününüz var. Dünyada gıda krizinin konuşulduğu bir dönemde bu topraklara sahip çıkmak zorundayız” dedi. “SİZ ÜRETİN, PAZARLAMASINI BİZE BIRAKIN” Üreticinin kazanması ve tarımın sürdürülebilir olması için en doğru modelin kooperatifleşme olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi olarak bu sürece tam destek vereceklerini açıkladı. Çiftçiye “Birlikte hareket edin” çağrısında bulunan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Kooperatifleşin diyoruz. Siz ürettiğinizi kooperatife verin, biz satışını üstlenelim. Ne üretirseniz alalım; İstanbul ve Eskişehir gibi büyükşehir belediyeleriyle kurduğumuz ağ üzerinden pazarlayalım. Üretici, ‘Malım elimde kalır mı?’ endişesi taşımasın.” “GENÇLERİ KÖYE GERİ DÖNDÜRMELİYİZ” Konuşmasında tersine göç konusuna da değinen Başkan Şadi Özdemir, gençlerin tarımdan uzaklaşarak kent merkezlerinde düşük ücretlerle çalışmak zorunda kaldığını hatırlattı. Tarımın yeniden cazip hale getirilmesi gerektiğini belirten Başkan Özdemir, “Gençlerimiz şehirde asgari ücretle, sigortalı bir iş umuduyla çalışıyor. Ancak buradaki potansiyel doğru değerlendirilirse, toprağından elde edeceği gelir çok daha yüksek olabilir. Sigorta ve gelecek kaygısını kooperatif çatısı altında çözebiliriz. Gençlere, kendi topraklarında kazanabilecekleri bir model sunarsak onları köye, üretime geri döndürebiliriz” diye konuştu. HASANAĞA’YA YENİ YATIRIM MÜJDESİ Toplantıda Nilüfer Belediyesi’nin Hasanağa Mahallesi’nde sürdürdüğü yatırımlar hakkında bilgi veren Başkan Şadi Özdemir, önümüzdeki dönemde kapalı pazar alanı, meydan düzenlemesi, düğün salonu ve sosyal tesis alanını da hayata geçirmek istediklerini söyledi. Başkan Şadi Özdemir buluşmada, mahalle sakinlerinin talep ve önerilerini dinleyerek, çözüm önerileri hakkında fikir alışverişinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mattel, İstanbul Oyuncak Müzesi’nin Kapılarını Çocuklar ve Gençler İçin Ücretsiz Açıyor Haber

Mattel, İstanbul Oyuncak Müzesi’nin Kapılarını Çocuklar ve Gençler İçin Ücretsiz Açıyor

Mattel’in 80. yılına ithafen İstanbul Oyuncak Müzesi iş birliğinde hazırlanan “80 Yıldır Oyunun Gücü” sergisi oyunun kültürel, yaratıcı ve dönüştürücü gücünü merkeze alıyor. Ocak ayı sonuna kadar devam edecek sergi kapsamında, İstanbul Oyuncak Müzesi 10–11 Ocak hafta sonunda 0–18 yaş arası tüm ziyaretçilere ücretsiz olarak kapılarını açıyor. Oyunu çocukların sağlıklı gelişimi için temel bir hak olarak ele alan Mattel, bu sponsorluk ile çocukların sanata ve kültüre eşit erişimini desteklemeyi amaçlıyor. Mattel’in 80 yıllık mirasına zamansız bir bakış 26 Aralık’ta İstanbul Oyuncak Müzesi’nde açılan sergi; 1945’ten bu yana oyunu hayal gücünü besleyen evrensel bir dil olarak konumlandıran Mattel’in 80 yıllık yolculuğunu, müzenin 20 yıllık belleğiyle buluşturuyor. Sergide İstanbul Oyuncak Müzesi’nin zengin arşiviyle birlikte yurt dışından özel olarak getirilen koleksiyon parçaları ve markanın güncel tasarımları da bir araya geliyor. Mattel’in oyun kültürüne yön veren dönüm noktaları, farklı kuşakları kapsayan bir anlatıyla sunuluyor. Kürasyonunu Sunay Akın’ın üstlendiği seçkide; 1959 senesinde üretilen ilk Barbie bebeklerin yanı sıra bu tarihten günümüze markanın kapsayıcılığını gözler önüne seren farklı Barbie bebekler ile 1968’den kalma oyuncak zaman makinesi, sevilen program Susam Sokağı’nın ilk dönem oyuncağı gibi ilgi çekici oyuncaklar yer alıyor. Ayrıca Hot Wheels, UNO, Monster High ve Fisher-Price imzalı diğer özel parçalar, Mattel’in popüler kültürle kurduğu uzun soluklu bağa dikkat çekiyor. Ocak sonuna kadar devam edecek Sergi süresince çocuklara yönelik yaratıcı atölyeler ve müzenin tiyatro alanında gerçekleştirilecek Mattel lisanslı film gösterimleri de programda yer alıyor. Ziyaretçilere, oyunun güçlü bir anlatı ve kültürel aktarım aracı olduğunu hatırlatan bu çok katmanlı deneyim, ocak ayı sonuna kadar İstanbul Oyuncak Müzesi’nde ziyaret edilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Gençler Misafir Değil, Karar Ortağı Haber

Nilüfer’de Gençler Misafir Değil, Karar Ortağı

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, üniversitelerin öğrenci toplulukları ile Buzzpark’ta gerçekleştirilen kahvaltıda bir araya geldi. Nilüfer Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde bu yıl faaliyet göstermeye başlayan Gençlik Hizmetleri Bürosu tarafından düzenlenen buluşmada, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, CHP Bursa Gençlik Kolları Başkanı Berkcan Bora, Nilüfer İlçe Gençlik Kolları Başkanı Yiğit Yalçınsoy, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal, Nilüfer Kent Konseyi Gençlik Meclisi Eş Başkanı Elif Varol da hazır bulundu. Başkan Şadi Özdemir konuşmasında, gençlerin en iyi şirketlerin, en iyi yerlerinde olmasını istediklerini dile getirerek, “Ülkemizin kalkınması açısından da yetişmiş beyinlere ihtiyacı var. Ben sizin kuşağınızdan çok umutluyum. Bizden çok daha ileri, dünya ile iletişim içinde olan bir kuşaksınız” dedi. Öğrenim amacıyla kente gelen ya da kentte yaşayan gençleri Nilüfer’in ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer, gençlerin yaşamak istediği ve bulunduğu ilçe. Etkinliklerimizde, alanlarda sizlerle daha çok birlikte olmak istiyoruz.” dedi. NİLÜFER YUVANIZ OLSUN Öğrencilerin bütçesini denkleştirmenin ne kadar zor olduğunu bildiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Görükle’de Nilüfer Kent Lokantası’nı, Nil-Bel Kafeleri, sıcak çorba dağıtımını bunun için hayata geçirdik. Nilüferli olan 2 bin öğrenciye ulaşım desteği veriyoruz. Vize ve final haftalarında Koza Kütüphanesi’nde 7/24 hizmet veriyoruz. Çünkü daha çok ders çalışma ortamı olarak görülüyor. 78 kişilik kız öğrenci yurdumuz var. Şimdi yeni bir yurdun da temelini atacağız. Müzik yapmak isteyenler için sahnelerimiz, tiyatroya gönül verenler için gençlik tiyatromuz ve spordan e-spora kadar yeni alanlarımız var. Nilüfer’de bizim için sizler misafir değil, karar ortağısınız. Nilüfer, gerçek anlamda sizin yuvanız olsun istiyoruz” dedi. DERDİMİZ GELECEĞİNİZ Gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplarla ortak akılla karar vermek istediklerinin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, “Her zaman kapımız da gönlümüz de size açık. Derdimiz size daha iyi bir gelecek hazırlamak. Ama sizin adınıza karar vermek değil. Verdiğiniz kararları gerçekleştirmek için ortam yaratmaya çalışmayı amaçlıyoruz. Ortak akılla birlikte yönetim anlayışını benimsiyoruz. O nedenle iş birliği içinde olmak istiyoruz. Kentte yaşayan gençlerin hayatlarını daha kolay hale getirmek için karar süreçlerine katılmanızı arzu ediyoruz” dedi. Başkan Şadi Özdemir, konuşmasının ardından öğrencilerin talep ve önerilerini dinledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kötü Kolesterol Kalp Krizine Neden Olabilir!  Haber

Kötü Kolesterol Kalp Krizine Neden Olabilir! 

Vücudumuzun temel yapı taşları olan yağlar iyi kolesterol (HDL) ve kötü kolesterol (LDL) olmak üzere ikiye ayrılıyor. Dr. Öğretim Üyesi Ozan Kocakaya, kolesterolde yüksek olması istenilen tek değerin iyi kolesterol (HDL) olduğunu hatırlatarak, “İyi kolesterolde ideal olan, değerin 50-55’in üzerinde olmasıdır. Kötü kolesterol (LDL) ise kanda ihtiyaç duyulandan daha fazla olursa, atar damar duvarlarında birikerek; kalbe giden kan akışını engelleyen koroner arter hastalığı, kollara ve bacaklara giden kan akışının bozulmasıyla ortaya çıkan periferik damar hastalığı ve beyne giden kan akımını bozan karotid arter hastalığına yol açabilmektedir. Bu hastalıklar da kalp krizi ve felç ile sonuçlanabilmektedir. Dolayısıyla, kötü kolesterolün kandaki seviyesi 130'un altında olmalı ve 190'ın üzerine çıkmasına kesinlikle izin verilmemelidir” uyarısında bulunuyor. Erken tanı için 20 yaşından itibaren… Kötü kolesterol (LDL) çoğu zaman hiçbir belirti vermeden damarlarda birikebiliyor. Dr. Öğretim Üyesi Ozan Kocakaya, bu nedenle kolesterol seviyelerinin düzenli aralıklarla kontrol edilmesinin hayati önem taşıdığına vurgu yapıyor. Kolesterolde yaş ve cinsiyet, takip sıklığının önemli etkenlerini oluşturuyor. Erken tanı için kolesterole erkeklerde 20-44 yaş arasında 5 yılda bir, 45-60 arasında yılda bir veya 2 yılda bir, 65 yaş sonrasında her yıl bakılması öneriliyor. Kadınlarda ise menopoz dönemine kadar 5 yılda bir, menopoz sonrasında östrojenin damar sağlığını koruyucu etkisi kaybolduğundan yılda bir bakılması tavsiye ediliyor. Yaş ve cinsiyetin dışında diğer risk faktörlerinin de takip sıklığını belirlemede önem taşıdığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Ozan Kocakaya, “Ailede kalp, inme veya felç gibi damar hastalığı öyküsü ya da diyabet gibi damar sağlığını tehdit eden bir başka hastalık varsa, hasta obeziteli bir bireyse veya sigara içiyorsa, hekim daha sıkı takip isteyebilmektedir” diye konuşuyor. Beslenme alışkanlıkları ve egzersiz önemli! Kolesterol değerlerinizi bilmek kalp hastalığı riskinizi anlamanıza yardımcı olsa da bu rakamlar tablonun sadece bir parçasını oluşturuyor. Dolayısıyla hekimler, kolesterol dışında genel sağlık durumunuzu da değerlendirerek risk analizi yapıyorlar. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ozan Kocakaya, kötü kolesterolün tedavisinde, yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesinin yanı sıra ilaç tedavisine de başvurulabildiğini belirterek, “Vücutta oluşan kötü kolesterol miktarını azaltmak için hatalı beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve yakılan kolesterol miktarını artırmak için daha fazla egzersiz yapılması gerekmektedir. İhtiyaç halinde önerilen ilaçlar da karaciğerde üretilen kolesterol miktarını azaltmaktadır. Bu ilaçlar çok etkili ve kalp-damar hastalıklarının taşıdıkları risklerle karşılaştırıldığında son derece güvenlidir” bilgisini veriyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.