Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Geri Dönüş

Kapsül Haber Ajansı - Geri Dönüş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geri Dönüş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GDV Çalıştayında Güvenli ve Sürdürülebilir Geri Dönüş İçin Yol Haritası Haber

GDV Çalıştayında Güvenli ve Sürdürülebilir Geri Dönüş İçin Yol Haritası

Ulusal ve uluslararası düzeyde akademisyen, uzman ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen organizasyonda, bölgesel göç hareketlerinin ortak sorumluluk ve küresel iş birliği gerektirdiği vurgulandı. İki gün süren oturumların ardından açıklanan kapanış deklerasyonunda; geri dönüş süreçlerindeki hukuki ve bürokratik engellerin azaltılması, sınır ötesi koordinasyonun güçlendirilmesi ve ülkeler arasında düzenli veri paylaşım ağlarının kurulmasının kritik öneme sahip olduğu belirtildi. Çalıştay çıktılarında geri dönüş bölgelerinin sosyo-ekonomik açıdan desteklenmesi gerektiğine dikkat çekilerek şu temel öncelikler sıralandı: Sürdürülebilir Kalkınma: Geri dönüş bölgelerinde istihdamın artırılması, bölgesel finansman mekanizmalarının oluşturulması ve yerel ekonominin canlandırılması. Toplumsal Uyum ve Mülkiyet Hakları: Yerel istikrarın korunması, mülkiyet haklarının yasal güvence altına alınması ve dönen bireylere yönelik psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi. Kalıcı İş Birliği Ağları: Kamu kurumları, akademi, düşünce kuruluşları ve STK’lar arasında gelecekteki göç krizlerini etkin yönetebilecek kurumsal ağların tesisi. Akademik Dünyadan Güçlü Destek Organizasyonun moderasyon ve bilimsel katkı süreçlerinde akademik alandan önemli isimler yer aldı. Çalıştaylara moderatörlükleriyle yön veren Nihal Unus Kocaağa, Doç. Dr. Hülya Yiğit Özüdoğru, Doç. Dr. Kürşat Tutar, Doç. Dr. Levent Ersin Orallı ve Dr. Damla Taşkın başta olmak üzere, tüm konuşmacı ve raportörlerin katkılarıyla elde edilen verilerin uygulanabilir kamu politikalarına dönüştürülmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi Haber

6 Ülkeden Üst Düzey Katılımla Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu Ankara'da Gerçekleştirildi

“Suriye’ye Güvenli ve Sürdürülebilir Dönüş Perspektifleri” temasıyla düzenlenen foruma Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Mısır’dan kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Üç gün süren programda güvenli ve gönüllü geri dönüş, uluslararası hukuk, bölgesel koordinasyon, yeniden imar, toplumsal uyum, sınır yönetimi, insani yardım, kalkınma ve kurumsal işbirliği başlıkları ele alındı. Katılımcılar, ülkelerindeki uygulamaları ve sahada karşılaşılan sorunları farklı oturumlarda değerlendirdi. AÇILIŞTA GÜÇLÜ MESAJLAR VERİLDİ Forumun açılış konuşmalarını Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir yaptı. Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Suriye'de yeni bir dönemin başladığını belirterek, geri dönüş süreçlerinin yalnızca insani değil aynı zamanda bölgesel sahiplenme ve ortak sorumluluk anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Seyyar, geri dönüş politikalarının ancak ilgili tüm ülkelerin ve özellikle Suriyeli aktörlerin karar alma süreçlerine aktif katılımıyla başarıya ulaşabileceğini vurguladı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Türkiye'nin tarih boyunca kitlesel göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, Orta Doğu'da kalıcı barış ve istikrarın ancak bölgesel işbirliği, ortak kalkınma ve uluslararası hukuk temelinde kurulacak yeni bir güvenlik mimarisiyle mümkün olacağını ifade etti. İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye krizinin göç yönetiminin uluslararası koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir alan olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye'nin krizin ilk gününden itibaren meseleyi insani sorumluluk anlayışıyla ele aldığını ve atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını vurguladı. 1. Oturum: ÜST DÜZEYLİ PANELDE BÖLGESEL KOORDİNASYON ELE ALINDI Forumun “Bölgesel Göç Hareketlerinin Geleceği, Bölgesel İstikrar ve Gönüllü Geri Dönüşte Bölgesel Koordinasyon: Ortak Sorumluluk Modelleri” başlıklı ilk oturumu, Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler ve Aile Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ile Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür değerlendirmelerde bulundu. Oturumda güvenli ve onurlu geri dönüş sürecinde devletler arası siyasi mutabakatın güçlendirilmesi, bölgesel sahiplenmenin artırılması ve kriz yönetiminde ortak bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. 2. Oturum: SINIR ÖTESİ YÖNETİŞİM VE KURUMLAR ARASI İLETİŞİM ELE ALINDI Forumun ikinci oturumu, “Sınır Ötesi Yönetişim ve Bölgesel Göçün Yönetiminde Güvenlik Algısı” başlığıyla, Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde Irak Nehreyn Araştırmalar Merkezi Danışmanlar Kurulu Başkanı Dr. Ali Faris, Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır El Hayr Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad ve Suriye Milletvekili Dr. Husam Hamdan görüşlerini paylaştı. Oturumda bölge ülkeleri arasında veri paylaşımının geliştirilmesi, kayıt sistemlerinin uyumlu hâle getirilmesi, sınır geçişlerindeki lojistik süreçlerin kolaylaştırılması ve kriz dönemlerinde kurumlar arasında doğrudan iletişim sağlayacak mekanizmaların oluşturulması ele alındı. ALTI ÜLKEDEN ÜST DÜZEY KATILIM Forum, yalnızca akademik ve sivil toplum çevrelerini değil, karar verici kamu otoritelerini de aynı masa etrafında buluşturdu. Katılımcılar arasında; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir Türkiye Göç İdaresi Başkanı Muhammet Selami Yazıcı Türkiye AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen Türkiye Milletvekilleri Dr. Abdurrahman Babacan, Dr. Ravza Kavakçı Kan Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdür V. Reyhan Özgür Suriye Acil Durum ve Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzayez Suriye Dışişleri Bakanlığı Türkiye İkili İlişkiler Genel Müdürü Inas Al Najjar Lübnan Sosyal İşler Bakanı Dr. Hanin Sayyed Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasser Yassine Khaled Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Karim al - Nouri Suriye Milletvekilleri Dr. Husam Hamdan, Azzam Hancı Lübnan Başbakan Yardımcısı Danışmanı Sohaib Jawhar Mısır Eğitim ve Kalkınma Kurulu Başkanı Dr. Süheyr Awad Ürdün Haşimiye Komisyonu Başkanı Dr. Hüseyin Muhammed Şibli UNHCR Türkiye Temsilci Yardımcısı Daniela Carmela Cicchella Bölge Ülkelerinin Stratejik Araştırma Merkezleri Başkanları Üniversite Rektörleri Akademisyenler ve Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri yer aldı. Bu üst düzey katılım, forumun bölgesel diplomasi ve göç politikaları açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu. ALTI ANA PANELDE ORTAK ÇÖZÜM ARAYIŞLARI Forum kapsamında düzenlenen altı ana oturumda, bölgesel göç yönetiminin siyasi, hukuki, idari, ekonomik ve sosyal boyutları kapsamlı biçimde değerlendirildi. İlk gün gerçekleştirilen Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel'de Türkiye, Suriye, Irak ve Lübnan başta olmak üzere bölge ülkelerinin üst düzey temsilcileri; güvenli ve gönüllü geri dönüş, ortak sorumluluk modelleri ve bölgesel koordinasyon mekanizmalarını ele aldı. Ardından düzenlenen Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli'nde sınır ötesi yönetişim, kayıt sistemlerinin entegrasyonu, veri paylaşımı, kriz yönetimi ve kurumlar arası koordinasyon başlıkları değerlendirildi. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi oturumlarında ise Türkiye, Ürdün, Irak, Lübnan ve Suriye'den kamu temsilcileri ile araştırma merkezi yöneticileri, ülkelerindeki saha deneyimlerini ve başarılı uygulama örneklerini paylaştı. Forumun ikinci gününde gerçekleştirilen Stratejik Panel'de yeniden imar, güvenli yaşam alanlarının oluşturulması, konut, sağlık ve eğitim altyapısının güçlendirilmesi ile uluslararası finansman mekanizmaları üzerinde duruldu. Devam eden oturumlarda AFAD, UNHCR ve bölge ülkelerinin kamu kurumları ile üniversitelerinden temsilciler; göç yönetiminde kurumsal kapasitenin artırılması, insani yardım mekanizmaları ve ortak politika geliştirme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEŞ YUVARLAK MASA ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ Forum süresince gerçekleştirilen beş ayrı yuvarlak masa çalıştayında; Hukuki ve lojistik engeller, Yeniden imar, Toplumsal uyum, Kamu-sivil toplum iş birliği, Bölgesel göç hareketlerinin geleceği başlıklarında politika önerileri geliştirildi. Araştırma merkezleri, düşünce kuruluşları ve uzmanların katkılarıyla hazırlanan öneriler, forumun sonuç bildirgesine temel oluşturdu. İKİLİ GÖRÜŞMELER VE KURUMLAR ARASI TEMASLAR Forum kapsamında ülkelerden gelen heyetler ile kamu kurumları, araştırma merkezleri, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri arasında ikili görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmelerde kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesi, ortak çalışma alanlarının geliştirilmesi ve bölgenin refahına katkı sağlayacak iş birliği imkânları ele alındı. Heyetler, göç yönetimi, gönüllü geri dönüş, yeniden imar, insani yardım ve kalkınma başlıklarında karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmalar üzerine değerlendirmeler yaptı. ANKARA'DAN İNSAN ONURU VE GÖNÜLLÜLÜK VURGUSU Forum boyunca yapılan değerlendirmelerde; güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüş süreçlerinin ancak uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda, bölgesel sahiplenme anlayışıyla ve ülkeler arasında güçlü koordinasyon mekanizmaları kurularak sürdürülebileceği ortak görüşü öne çıktı. Katılımcılar ayrıca göçün yalnızca güvenlik boyutuyla değil; insani, sosyal ve kalkınma boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Forum, 23 Temmuz 2026’da tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı Haber

Göç Ve Diaspora Vakfı Forumu Ankara’da Başladı

Göç ve Diaspora Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu 21 Temmuz 2026’da Ankara’da başladı. Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır’dan üst düzey kamu temsilcileri, akademisyenler ve STK’ların katıldığı forumda, Suriyelilerin güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşü için bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk vurgusu öne çıktı. Açılış oturumunda protokol konuşmalarının ardından; güvenli, onurlu ve sürdürülebilir geri dönüş perspektifleri çerçevesinde bölgesel iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışının önemi öne çıktı. Gün boyunca gerçekleştirilen üç oturumda sırasıyla protokol ve yüksek düzeyli panel, bakanlıklar ve bürokrasi paneli ile bölgesel göç yönetimi tecrübesi özel oturumu ele alındı. Panellerin ardından düzenlenen yuvarlak masa çalıştaylarında; geri dönüşün önündeki hukuki ve lojistik engeller, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, sınır ötesi koordinasyon ve göçün sosyo-ekonomik boyutu üzerine kapsamlı istişarelerde bulunuldu. İlk gün, geri dönüş süreçlerinin yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini de şekillendireceğine dikkat çeken değerlendirmelerle tamamlandı. Forumun açılışını yapan Göç ve Diaspora Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı *Recep Seyyar*, geri dönüşün ancak bölgesel iş birliği ve ortak politika üretimiyle mümkün olacağını söyledi. Seyyar, “Suriyeli sığınmacıların gönüllü dönüşü, Suriye’nin karar verici aktörlerinin sürece aktif katılımına bağlıdır” dedi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Özel: “İnsan Odaklı Yaklaşım Sürüyor Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, açılış oturumundaki konuşmasında Türkiye'nin tarih boyunca göç hareketlerine insan odaklı bir anlayışla yaklaştığını belirterek, bölgesel barış, güvenlik ve refahın ancak iş birliği, ortak kalkınma ve bölgesel sahiplenme temelinde inşa edilebileceğini ifade etti. Ortak sınamalar karşısında dost ve kardeş ülkelerin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çeken Özel, Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde koruma politikalarını sürdürürken küresel insani çabalara da katkı sunmaya devam ettiğini kaydetti. Özel, göç yönetiminde kalıcı çözümlerin ancak göçün temel nedenlerine odaklanan, iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışını esas alan politikalarla mümkün olacağını vurguladı. Çatışma, istikrarsızlık ve yoksulluk gibi göçü tetikleyen unsurlarla mücadelede bölgesel dayanışmanın önemine değinen Özel; uluslararası hukuk, insan onuru ve adil yük paylaşımı ilkelerinin göç politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini belirtti. İçişleri Bakan Yardımısı Cangir: “Merkezde İnsan Onuru Var” Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye'de son 15 yılda yaşanan gelişmelerin, göç yönetiminin uluslararası dayanışma ve koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Suriye krizinin milyonlarca insanı yerinden ettiğini ve komşu ülkelere önemli sorumluluklar yüklediğini belirten Cangir, Türkiye'nin sürecin ilk gününden itibaren meseleyi insani bir sorumluluk olarak ele aldığını vurguladı. Açık kapı politikası ve geçici koruma uygulamalarıyla milyonlarca Suriyeliye güvenli bir yaşam alanı sunulduğunu belirten Cangir, atılan her adımın merkezinde insan onurunun yer aldığını dile getirdi. Göç yönetiminin yalnızca koruma politikalarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Cangir, eğitimden istihdama uzanan çeşitli uyum politikalarıyla toplumsal uyumun güçlendirilmesi için önemli adımlar atıldığını, uluslararası kuruluşlarla yürütülen iş birliklerinin de bu sürece katkı sağladığını kaydetti. Yüksek Düzeyli Panelde Ortak Mesaj: Bölgesel Koordinasyon Vakıf Başkanı Recep Seyyar moderatörlüğünde yapılan Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel’de 5 ülkeden bakan ve bakan yardımcıları aynı masaya oturdu. Panelde; güvenli geri dönüş, sınır ötesi koordinasyon ve kriz yönetiminde ortak sorumluluk modelleri tartışıldı. Panele katkı sunan Göç İdaresi Başkanı Muhammed Selami Yazıcı, Suriye Afet Bakan Yardımcısı Ahmed Ekzez, Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hanin Esseyyid, Irak Göç ve Göçmen Bakan Vekili Dr. Kerim Nuri ve Dışişleri Genel Müdür Vekili Reyhan Özgür’e teşekkür plaketi takdim edildi. Panel sonrası düzenlenen “Hukuki ve Lojistik Engelleri Aşmak” çalıştayında bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi ve sınır ötesi koordinasyon ağlarının kurulması masaya yatırıldı. Kurumsal Boyut ve Saha Tecrübesi Masaya Yatırıldı Bakanlıklar ve Bürokrasi Paneli’nde Prof. Dr. Abdurrahman Babacan moderatörlüğünde; Irak’tan Dr. Ali Faris, Ürdün’den Dr. Hüseyin Muhammed Şibli, Mısır’dan Dr. Süheyr Awad ve Suriye’den Dr. Husam Hamdan konuştu. Panelde veri paylaşımı, kayıt sistemleri entegrasyonu ve kurumlar arası iş birliği mekanizmaları ele alındı. Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübeleri Paylaşıldı Prof. Dr. Veysel Kurt’un moderatörlüğünü yaptığı Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi Oturumu’nda bölge ülkelerinin saha deneyimleri masaya yatırıldı. Oturumda Uluslararası İslam Hayır Kurumu Ürdün Direktörü Dr. Mustafa Avvad, Irak Enki Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Ali El Mamuri, Lübnan Arap Merkezi Müdürü Nasır Yasin ve Suriye Afet Bakanlığı Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Genel Müdürü Dr. Eymen El-Akkad konuşmacı olarak yer aldı. “Sürdürülebilir Dönüş İçin Kalkınma Formülleri” çalıştayında ise geri dönüş bölgelerinde istihdam, bölgesel fon yönetimi ve ev sahibi ülkelerin yükünü hafifletecek modeller tartışıldı. Forum, bölgesel göç yönetiminde ortak vizyon ve somut iş birliği adımlarının atılması hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı Haber

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., organize sanayi bölgeleri (OSB) özelindeki kapsamlı araştırmalarına 2026 yılında da devam etti. Türkiye ekonomisi ve kent gelişiminde yönlendirici bir rol üstlenen, birçok firmaya ev sahipliği yapan OSB’leri inceleyen şirket, 18 ilde yer alan 31 organize sanayi bölgesini detaylı şekilde analiz etti. Çalışmada, sanayi yapılarında talebin büyük ölçüde lojistik avantajlara göre şekillendiği görülürken, lojistik açıdan güçlü bölgelerde depolama alanlarına yönelik yüksek talebin değerleri artırıcı etkisi olduğu tespit edildi. OSB’lerde tamamen veya kısmen bedelsiz arsa tahsisine yönelik desteklerin 2029 yılına kadar uzatılması da talep üzerinde etkisini sürdürdü. Sanayi yapılarında artan maliyetlerin üretim üzerinde sınırlayıcı etkisi bulunurken, kira değerlerini yukarı yönlü etkilediği ve bu durumun yatırımın geri dönüş süresinin kısalmasına katkı sağladığı gözlemlendi. İl bazlı değerlendirmelere bakıldığında; Marmara Bölgesi’nde İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Sakarya gibi oturmuş sanayi merkezlerinde dengeli arz-talep yapısının etkisiyle kira artışlarının daha kontrollü seyrettiği görülürken, Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde arzın sınırlı kalmasının etkisiyle kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleştiği gözlemlendi. Arsa değer artışlarında ise Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara öne çıkarken, bu artışların temelinde yeni yatırım girişlerinin etkili olduğu tespit edildi. Buna karşılık Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem kira hem arsa değer artışlarının sınırlı kalması, talebin daha zayıf seyrettiğine işaret etti. Doluluk oranları incelendiğinde, Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde artışların dikkat çektiği görülürken; İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi doluluk oranı halihazırda yüksek olan illerde artışın sınırlı kaldığı gözlemlendi. Öte yandan, Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bölgelerde doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın henüz tam olarak dolmadığını ortaya koydu. Makbule Yönel Maya: “OSB’lerde dengelenme süreci devam ediyor” TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, OSB’lere yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sanayi yapılarına olan talebin güçlü seyrini koruduğunu, ancak son iki yılda değer artışlarının daha dengeli bir patikaya oturduğunu görüyoruz. Kira ve arsa değer artışlarının enflasyonun altında gerçekleşmesi, piyasanın daha sürdürülebilir bir dengeye doğru ilerlediğine işaret ediyor. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst seviyelere ulaşması, organize sanayi bölgelerine olan talebin devam ettiğini ortaya koyarken, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırıyor. Özellikle lojistik avantajı yüksek bölgelerde depolama ve sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Yatırımcı perspektifinden bakıldığında ise geri dönüş sürelerinin 16-17 yıl bandında dengelenmesi, OSB’lerin cazibesini koruduğunu ve uzun vadeli yatırım açısından önemini sürdürdüğünü gösteriyor.” Kira artışında ivme kaybı dikkat çekti Son iki yıllık verilere göre kira değerlerindeki artışın enflasyon oranının altında seyrettiği görüldü. Geçtiğimiz yıl %36 seviyesinde olan yıllık ortalama kira artışı bu yıl 10 puan geriledi ve %26,3 olarak kaydedildi. Arsa fiyatlarının yükseldiği dönemde maliyet baskıları nedeniyle yeni inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması arzı sınırlarken; Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleşmesine neden oldu. Bölgesel bazda incelendiğinde; Marmara Bölgesi’nde dengeli arz-talep yapısının kira artışlarını kontrollü seviyede tuttuğu, Ege Bölgesi’nde ise sektör çeşitliliği sayesinde daha istikrarlı bir seyir izlendiği görüldü. İç Anadolu ve benzeri bölgelerde ise daha sınırlı talep yapısı kira artışlarının görece düşük kalmasına yol açtı. Geri dönüş süresi 13,7 ve 19,5 yıl aralığında hesaplandı Marmara Bölgesi’nde güçlü ve oturmuş talep yapısının etkisiyle geri dönüş süreleri daha kısa seyretti. Dengeli bir yatırım ortamı açısından kira artışlarının arsa değer artışını aşması beklenirken, Afyonkarahisar, Eskişehir gibi arsa fiyatlarının daha hızlı artması geri dönüş sürelerini 18-19 yıl mertebesine çıkarmaktadır. Büyükşehirlerde yüksek doluluk oranı ve sürekli üretim talebi geri dönüş sürelerini daha stabil tutarken; gelişim sürecindeki şehirlerde yatırım hareketliliği geri dönüş sürelerinde daha belirgin değişimlere yol açtı. Arsa değer artışı %25 seviyesinde gerçekleşti OSB’lerde yıllık ortalama arsa değer artışı %25 olarak hesaplandı. Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara’da arsa değer artışlarının enflasyonun üzerinde gerçekleşmesinde yeni yatırımların etkili olduğu görüldü. Artan maliyetler nedeniyle yapı izinlerinde yaşanan gerileme arzı sınırlarken, bazı bölgelerde arsa fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Buna karşın genel ortalamada artışların enflasyonun altında kaldığı tespit edildi. Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem arsa hem kira artışlarının sınırlı kalması talebin görece zayıf seyrettiğine işaret ederken; Kayseri’de arsa değer artışının düşük kalmasına rağmen kira artışlarının yüksek olması mevcut stok üzerindeki talep baskısını ortaya koydu. Doluluk oranı %97 ile yüksek seviyesini korudu Türkiye genelinde OSB’lerde doluluk oranlarının yüksek seviyelerde seyrettiği ve birçok bölgede %100’e ulaştığı görüldü. Bu durum, sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü şekilde devam ettiğini ve mevcut stokun büyük ölçüde dolu olduğunu ortaya koydu. Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde doluluk oranlarında artış gözlemlenirken, İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi oturmuş bölgelerde zaten yüksek olan doluluk oranlarının artış potansiyelinin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bazı bölgelerde ise doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın mevcut olduğunu ve talebin daha sınırlı seyrettiğini gösterdi. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst sınıra ulaşması, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırırken, talebin mevcut alanlar üzerinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bankalar İçin Yapay Zekâ Yatırımlarında ‘Gerçek Değer’ Dönemi Haber

Bankalar İçin Yapay Zekâ Yatırımlarında ‘Gerçek Değer’ Dönemi

Etkinlikte, bankalarda yapay zekânın iş modelleri ve müşteri deneyimine katkıları ele alındı. Türkiye Bilişim Vakfı’nın (TBV) ‘Daha İyi Bir Gelecek İçin Yapay Zekâ’ vizyonu kapsamında AITR platformu tarafından hayata geçirilen etkinlikler serisi, DefineX iş birliğiyle düzenlenen ‘Bankalar için Yapay Zekânın Gerçek Dünya Etkileri’ başlıklı buluşmayla devam etti. Yapay zekâ (AI) teknolojilerinin bankacılık sektöründeki somut etkilerine odaklanan etkinlikte, satış ve hizmet süreçlerinin yeniden tasarlanması, algoritmik bankacılığa giden yol ve yapay zekâ odaklı dijital altyapının nasıl inşa edileceği gibi başlıklar masaya yatırıldı. DefineX Kurucu Ortakları Emre Hayretci ve Tolga Ulutaş’ın yanı sıra Türk Ekonomi Bankası (TEB), DenizBank, Türkiye İş Bankası, Softtech, Yapı Kredi ve Yapı Kredi Teknoloji’den üst düzey yöneticilerin katıldığı oturumlarda, yapay zekâ yatırımlarının iş sonuçlarına nasıl dönüştürülebileceği farklı perspektiflerle değerlendirildi. Etkinlik, bankacılıkta yapay zekânın gerçek değerini ortaya koyan kapsamlı bir tartışma platformu sundu. Bankacılıkta AI’ın somut değer yarattığı 3 temel dönüşüm alanı DefineX Kurucu Ortağı & CEO’su Tolga Ulutaş etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, DefineX olarak finansal hizmetler sektöründe hayata geçirdikleri projelerden elde ettikleri içgörüler doğrultusunda bankacılığın 2026 gündemini şekillendiren 3 temel odak alanı belirlediklerini vurgulayarak, ‘Bankalar için Yapay Zekânın Gerçek Dünya Etkileri’ temasıyla düzenlenen AIWARENESS etkinliğinin de yapay zekânın somut iş değerine dönüşen kullanım alanlarına odaklandığını söyledi. Yapay zekâ yatırımlarında hızlı geri dönüş baskısı Bankacılıkta yapay zekânın gerçek etkilerinin, geçtiğimiz öğrenme ve deneyimleme dönemi sonunda, artık doğrudan iş sonuçlarıyla ölçüldüğüne işaret eden Ulutaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Araştırmalara göre, karar alıcıların üçte ikisinden fazlası, hissedarlarından gelen hızlı geri dönüş baskısı altında. Bu noktada DefineX olarak yapay zekâ yatırımlarını iş sonuçlarına dönüştürmek için odağı yeniden tanımlamak gerektiğini gözlemliyoruz. Süreci sağlıklı yönetmek için öncelikle yapay zekâyı var olan süreçlere entegre etmeye çalışmak yerine, yapay zekâyı temel faktör olarak tasarım odağına alan yeni süreçler ve hizmet modelleri tasarlanması gerekiyor. Akabinde farklı ekiplerce, dağıtık olarak farklı alanlarda edinilen yapay zekâ kullanım yetenek kazanımları yaratma odağının, yerini bankanın tepe iş hedeflerini gerçekleştirmeye odaklı, çevik ve ölçeklenebilir yönetişim modellerine bırakması lazım. Son olarak ise yapay zekâ teknoloji üretiminde artık maliyet ve süre açısından imkânsız görüneni mümkün kılıyor. Dolayısıyla ‘Yapay Zekâ ile Dijital Çekirdek’ diye tariflediğimiz teknoloji katmanlarının ‘üretim maliyetini düşürme ve üretimini hızlandırma’ odağının temel performans hedefi olarak kurumda yönetilmesi ve rekabet avantajı fırsatının yakalanması şart.” Bu yaklaşımların önümüzdeki birkaç yılın yapay zekâ ile kazananlarını belirleyeceğinin altını çizen Ulutaş, “Bu anlayışı benimseyen kurumlar hem operasyonel verimliliğini artıracak hem de inovasyonu müşterilerine hissedilir bir katma değer olarak taşıyacak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.