Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Geri Dönüş Süresi

Kapsül Haber Ajansı - Geri Dönüş Süresi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geri Dönüş Süresi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Lisanssız GES’te Saatlik Mahsuplaşma Dönemi: Yatırım Kriterleri Yeniden Şekilleniyor Haber

Lisanssız GES’te Saatlik Mahsuplaşma Dönemi: Yatırım Kriterleri Yeniden Şekilleniyor

EPDK tarafından yapılan düzenlemelerle lisanssız elektrik üretiminde mahsuplaşma yapısı önemli ölçüde değişti. 2 Nisan 2026 tarihli ve 33212 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ve 30.04.2026 tarihli ve 14531 sayılı EPDK Kurul Kararı’nın 05.05.2026 tarihli ve 33244 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla, mesken aboneleri hariç lisanssız üretim tesislerinde mahsuplaşma işlemlerinin saatlik bazda yapılacağı yeni bir dönem başladı. Yeni düzenleme ile lisanssız GES yatırımlarında elektrik üretimi ve tüketiminin saatlik bazda ne ölçüde örtüştüğünün önemli hale geldiğini belirten Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, GES fizibilitelerinde dikkat edilmesi gereken hususları paylaştı. Lisanssız elektrik üretiminde saatlik mahsuplaşma uygulaması, ticari ve endüstriyel güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarında fizibilite yaklaşımını yeniden şekillendiriyor. Mesken abonelerinde aylık mahsuplaşma uygulaması korunurken; sanayi, ticarethane, tarımsal sulama ve benzeri abone/tüketim gruplarında üretim ve tüketim miktarları saatlik bazda değerlendirilecek. Bu nedenle yatırım planlamasında; kurulu güç, yıllık üretim tahmini ve toplam tüketimin yanında saatlik tüketim profili, öz tüketim oranı ve ihtiyaç fazlası enerjinin ekonomik etkisi birlikte analiz edilecek. Konula ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, saatlik mahsuplaşma uygulamasının işletmeleri daha detaylı enerji analizi yapmaya yönlendireceğini belirterek şunları söyledi: “Geçmişte GES yatırımlarının ön fizibilitelerinde yıllık üretim ve yıllık tüketim dengesine bakmak çoğu zaman yeterli oluyordu. Ancak yeni düzenlemelerle birlikte üretim ile tüketimin aynı saatlerde ne ölçüde örtüştüğü önem kazandı. İşletmelerin güneşten ürettikleri elektriği, üretildiği saatlerde tüketebilmeleri, yatırımın ekonomik verimliliğini artıran en önemli unsur haline geldi.” Tüketim ve üretimde saatlik uyum önem kazanıyor Düzenleme, yalnızca yeni kurulacak projeleri değil, 12 Mayıs 2019 tarihinden itibaren bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu almaya hak kazanan ve mesken aboneliği kapsamı dışında kalan lisanssız üretim tesislerini de etkiliyor. Bu kapsamda işletmeler açısından saatlik üretim-tüketim uyumu, yatırım geri dönüş süresi ve enerji maliyeti yönetimi üzerinde doğrudan etkili olacak. Yatırım kriterleri değişiyor İşletmeleri kendi ürettikleri elektriği mümkün olduğunca eş zamanlı tüketmeye teşvik eden yeni uygulama, öz tüketim oranı yüksek tesislere önemli avantaj sağlayacak. Gündüz saatlerinde yoğun elektrik tüketen sanayi kuruluşları, lojistik merkezleri, alışveriş merkezleri ve ticari işletmeler GES yatırımlarından daha yüksek verim elde edebilecek. Buna karşılık elektrik tüketiminin büyük bölümünün akşam ve gece saatlerinde gerçekleştiği işletmelerde, yatırımın verimliliğini artırmak için enerji yönetimi ve gerektiğinde depolama çözümleri gündeme gelecek. İhtiyaç fazlası enerjinin yönetimi önem kazanıyor Saatlik mahsuplaşma uygulamasının ihtiyaç fazlası enerjinin yönetimini de yatırım süreçlerinin merkezine taşıdığını belirten Yıldız, şu değerlendirmede bulundu: “Saatlik mahsuplaşmayı yalnızca mevzuatsal bir değişiklik olarak değerlendirmemek gerekiyor. Bu düzenleme, işletmelerin enerji tüketim alışkanlıklarını daha yakından analiz etmelerini sağlayacak ve enerji yönetiminde verimlilik odaklı yeni bir yaklaşımın gelişmesine katkı sunacaktır. Yeni sistemde kapasite kadar, üretim ile tüketimi doğru zamanda eşleştirebilme becerisi de önem taşıyor.” Yeni dönemde yatırımcıların, ürettikleri elektriğin ne kadarını eş zamanlı olarak tüketebileceklerine ve sisteme verilecek ihtiyaç fazlası enerjinin ekonomik etkilerine odaklanması gerekiyor. Mevzuat kapsamında bedelli üretim limitinin dikkate alınması, yatırımın geri dönüş süresi açısından kritik önem taşıyor. Bu nedenle saatlik tüketim verisinin detaylı şekilde analiz edilmesi; özellikle ticari ve endüstriyel tesisler, birden fazla tüketim noktası bulunan işletmeler ve farklı lokasyonlarda tüketim portföyü yöneten şirketler için fizibilitenin temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Öz tüketim ve depolama çözümleri öne çıkıyor Yeni dönemde enerji depolama sistemleri, lisanssız GES projelerinde stratejik bir tamamlayıcı olarak öne çıkıyor. Özellikle üretim ile tüketim saatlerinin örtüşmediği yapılarda depolama sistemleri, öz tüketim oranını artırarak GES yatırımlarının ekonomik performansını destekleyebiliyor. 26 Şubat 2026 tarihli ve 14353 sayılı EPDK Kurul Kararı ile lisanssız üretim kapasite tahsislerine ilişkin yeni çerçevenin açıklanması da yatırım planlamasında kapasite, tüketim profili ve bağlantı stratejisinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Saatlik mahsuplaşma uygulamasıyla şekillenen yeni dönemde yatırımcılara anahtar teslim çözümler sunduklarını ifade eden Oğuzhan Yıldız, şunları söyledi: “Üçay Mühendislik olarak, iş ortaklarımızın yatırım kararlarını en doğru verilerle alabilmeleri için fizibilite süreçlerini saatlik tüketim analizlerine uygun olarak yönetiyoruz. Projelendirme aşamasından saha uygulamalarına, devreye alma süreçlerinden enerji depolama sistemlerinin entegrasyonuna kadar tüm aşamalarda kapsamlı mühendislik desteği sunuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kira İçin Konut Yatırımı Cazibesini Kaybediyor: Dubai'ye İlgi Arttı Haber

Kira İçin Konut Yatırımı Cazibesini Kaybediyor: Dubai'ye İlgi Arttı

Buna karşılık Dubai’de daha öngörülebilir kira piyasası ve döviz bazlı getiri, Türk yatırımcıların rotasını yurt dışına çeviriyor. Uzmanlara göre, iki ülke arasındaki kira getirisi farkı artık sadece oranlarla değil, yatırımın sürdürülebilirliğiyle ölçülüyor. Türkiye’de uzun yıllar boyunca güvenli liman olarak görülen “konut al, kiraya ver” modeli, son dönemde yatırımcı açısından cazibesini kaybetmeye başladı. Konut fiyatlarındaki hızlı artışa rağmen kira gelirlerinin aynı oranda yükselmemesi, yatırımın geri dönüş süresini uzatırken, Türk yatırımcıları alternatif piyasalara yöneltiyor. Bu alternatiflerin başında ise Dubai geliyor. Türkiye’de kira artıyor ama yatırımın geri dönüşü uzuyor TÜİK verilerine göre Türkiye’de kira artış oranları yüksek seyrini korurken, uzmanlar bu artışın yatırımcıya reel anlamda güçlü bir getiri sunmadığına dikkat çekiyor. Konut fiyatlarının geldiği seviye, bakım ve yenileme giderleri, vergiler ve tahsilat riskleri bir araya geldiğinde, kira gelirinin yatırım maliyetini karşılama süresi giderek uzuyor. Sektörde “kira çarpanı” olarak adlandırılan ve bir konutun kira geliriyle kendini kaç yılda amorti ettiğini gösteren gösterge, Türkiye genelinde yatırımcıyı zorlayan seviyelere işaret ediyor. Büyük şehirlerde bu sürenin 18–25 yıl bandına kadar uzadığı görülüyor. İstanbul–Dubai kıyası: Aynı metrekare, farklı kira gerçeği Bu farkın, rakamlarla somutlaştığında daha net görüldüğünü söyleyen Uluslararası Gayrimenkul Uzmanı ve AngelshineProperty Kurucusu Betül Işık, “İstanbul’da merkezi bir ilçede aylık kirası 20–30 bin TL bandında olan ortalama bir 1+1 dairenin satış fiyatı 5–7 milyon TL seviyelerinde bulunuyor. Buna karşılık Dubai’de benzer nitelikte, aylık kirası 6 bin–8 bin dirhem (yaklaşık 1.600–2.200 dolar) olan 1+1 bir konutun satış fiyatı ise ortalama 250 bin–350 bin dolar bandında seyrediyor. Döviz bazında değerlendirildiğinde, Dubai’de kira gelirinin konut fiyatına oranla daha dengeli bir geri dönüş sunduğu görülüyor. Bu durum, yatırımın geri dönüş süresini kısaltırken, kira gelirinin sürdürülebilirliği açısından da yatırımcıya daha öngörülebilir bir tablo sunuyor. Ortaya çıkan tablo, “aynı metrekare, benzer kira” algısının yatırım maliyeti ve geri dönüş açısından pratikte geçerli olmadığını net biçimde ortaya koyuyor.” dedi. Dubai’de denge daha öngörülebilir Dubai’de ise tablo farklı bir seyir izliyor. Güçlü arz planlaması, yüksek işlem hacmi ve yabancı yatırımcı dostu yapı sayesinde kira piyasası daha öngörülebilir bir zeminde ilerliyor. Konut fiyatları ile kira gelirleri arasındaki denge, yatırımcıya daha kısa geri dönüş süresi sunabiliyor. Dubai’de özellikle daire segmentinde kira çarpanlarının 11–15 yıl aralığında seyretmesi, yatırımcı açısından dikkat çekici bir fark yaratıyor. Ayrıca kira gelirlerinin döviz bazlı olması, Türk yatırımcı için ek bir güven unsuru olarak öne çıkıyor. “Artık yatırımcı brüt oranlara değil, net getiriye bakıyor” Dubai’de gayrimenkul alım satımı alanında faaliyet gösteren Angelshine Property Kurucusu Betül Işık, yatırımcı davranışındaki değişimi şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye’de kiralar artsa bile, konutun toplam maliyeti yatırımcıyı yoruyor. Vergiler, bakım giderleri, boş kalma riski ve belirsizlikler, kira gelirinin anlamını zayıflatıyor. Dubai’de ise yatırımcı daha öngörülebilir bir piyasa, daha net kurallar ve daha disiplinli bir yapı görüyor. Artık kararları brüt kira oranları değil, net getiri belirliyor.” Kâğıt üzerinde benzer, pratikte farklı Uzmanlara göre Türkiye ve Dubai arasındaki kira getirisi farkı, yalnızca yüzdesel oranlarla açıklanamıyor. Kâğıt üzerinde birbirine yakın görünen brüt kira getirileri, uygulamada ciddi şekilde ayrışıyor. Dubai’de kira sözleşmelerinin daha net olması, tahsilat süreçlerinin düzenli işlemesi ve piyasadaki yüksek likidite, yatırımcıya hem gelir hem de çıkış kolaylığı sağlıyor. Türkiye’de ise yatırımcı, kira gelirinin sürekliliği konusunda daha temkinli davranmak zorunda kalıyor. Türk yatırımcı neden yön değiştiriyor? TCMB ödemeler dengesi verileri, Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul alımlarında belirgin bir artışa işaret ediyor. Uzmanlara göre bu eğilimin temelinde; döviz bazlı gelir beklentisi, daha kısa geri dönüş süresi ve varlık çeşitlendirme isteği yer alıyor. Betül Işık’a göre bu yön değişimi geçici değil: “Yatırımcı artık ‘bugün ne kadar kira alırım’ sorusundan çok, ‘bu yatırım beş yıl sonra beni nerede konumlandırır’ sorusunu soruyor. Bu açıdan bakıldığında Dubai, Türk yatırımcı için sadece alternatif değil, yeni bir denge noktası haline geliyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konut Satış Fiyatları Aralık Ayında %27,2 Arttı Haber

Konut Satış Fiyatları Aralık Ayında %27,2 Arttı

Enflasyon etkisi göz önüne alındığında fiyatlar bir yılda reel olarak %2,9 aylık bazda ise %0,7 düştü. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 37 bin 800 TL iken, ortalama konut fiyatı ise 4,7 milyon TL oldu. Konut yatırımının geri dönüş süresi 14 yıl olarak hesaplandı. Konut satış adetlerine baktığımızda aralık ayında 254 bin 777 adet konut satıldığı görülüyor. Bu rakam ile konut satış adedi geçen senenin aralık ayına göre %19,8 oranında arttı. 2025 yılında ise konut satışları geçen seneye göre %14,3 artarak 1 milyon 688 bin 910 olarak gerçekleşti. Konut satış adedi bu rakam ile tarihi zirveye ulaşmış oldu. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %25,2 oranında artarak 29 bin 149 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı aralık ayında %11,4 olarak gerçekleşti. 2025 yılında gerçekleşen ipotekli konut satışları ise geçen seneye göre %49,3 oranında artarak 236 bin 668 oldu. Endeksa Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Görkem Öğüt, rapora ilişkin şunları söyledi: “2025 yılında konut satışları 1,6 milyonun üzerine çıkarak tarihi bir zirveye ulaştı. Geçtiğimiz yıla kıyasla en dikkat çekici artış %49,3 ile kredili konut satışlarında gerçekleşirken, satış adetlerinde ağırlık hâlâ ikinci el konutlarda. Endeksa verilerine göre hem kira hem de satış fiyatlarında nominal artışlar yaşansa da, enflasyondan arındırıldığında düşüş görülmesi, 2022 yılında yaşanan yüksek artışların ardından piyasanın dengelendiğini gösteriyor. Satış adetleri talebin hâlâ güçlü olduğunu ortaya koyarken, bu talebin henüz fiyatları yukarı yönlü baskılamadığı görülüyor. Beklenen faiz indirimleriyle birlikte krediye erişimin kolaylaşması durumunda, önümüzdeki dönemde konut fiyatlarında reel yükseliş görülebilir.” En fazla değer artışı olan iller: Diyarbakır, Samsun ve Batman Endeksa verilerine göre, aralık ayında en çok konut satışının olduğu ilk 30 il değerlendirildiğinde yatırımcıya en çok kazandıran şehirler sırasıyla Diyarbakır, Samsun ve Batman oldu. Diyarbakır’da konut fiyatları son bir yılda %44,7 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında artış oranı %10,5 olarak hesaplandı. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 31 bin 886 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 4,9 milyon TL. Samsun’da konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %37,4 iken reel değer artışı %4,9 seviyesinde gerçekleşti. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 33 bin 478 TL, ortalama konut fiyatı 3,8 milyon TL oldu. Batman’da ise konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %36,7 iken reel değer artışı %4,3 seviyesinde gerçekleşti ve ortalama konut metrekare satış fiyatı 24 bin 691 TL, ortalama konut fiyatı 3,6 milyon TL oldu. En çok konut satışının olduğu ilk 30 içinde satılık konut fiyatlarının bir yılda en az yükseldiği iller ise sırasıyla Hatay, Gaziantep ve Muğla oldu. Hatay’da satılık konutların fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre %15,9 yükselirken enflasyondan arındırılmış verilere göre fiyatlar reel olarak %11,5 geriledi. Hatay’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 25 bin 426 TL, ortalama konut fiyatı ise 3,8 milyon TL. Gaziantep’te ise satış fiyatları nominal olarak %21,3 yükselirken reel olarak %7,4 oranında düştü ve ortalama konut metrekare satış fiyatı 26 bin 203 TL, ortalama konut fiyatı ise 4,1 milyon TL oldu. Türkiye genelindeki en yüksek gayrimenkul fiyatlarına sahip olan Muğla’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 77 bin 319 TL, ortalama konut fiyatı ise 9,8 milyon oldu. Satılık konutların fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre %22,0 yükselirken enflasyondan arındırılmış verilere göre fiyatlar reel olarak %6,9 geriledi. 4 büyük şehir arasında Ankara fiyat artışında birinci Türkiye’nin en büyük 4 ili arasında satılık konut fiyatlarının bir yılda en fazla yükseldiği il Ankara oldu. Ankara’da nominal fiyat artışı %33,6 olurken, reel bazda %2,0’lik bir artış yaşandı. Başkentte konut metrekare fiyatı 34 bin 55 TL’ye, ortalama konut fiyatı ise 4,4 milyon TL’ye yükseldi. İstanbul’da fiyatlar nominal olarak %29,3 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında fiyatlarda %1,3 düşüş gözlendi. İstanbul’da konut metrekare fiyatı 57 bin 874 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,6 milyon TL oldu. İzmir’de satılık konut fiyatları yıllık bazda %24,8 nominal artış gösterirken reel olarak %4,7 geriledi. İzmir’de ortalama konut metrekare fiyatı 48 bin 154 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,0 milyon TL olarak kaydedildi. Bursa’da ise yıllık nominal değişim %25,9 olurken reelde %4,5 düşüş yaşandı. Bu ilde ortalama metrekare fiyatı 32 bin 294 TL, ortalama satış fiyatı ise 4,3 milyon TL. Türkiye genelinde kiralar %26,2 arttı Endeksa’nın güncel verilerine göre, Türkiye genelinde kiralık konut fiyatları yıllık bazda %26,2 yükselirken aylık bazda ise aynı kaldı. Enflasyon etkisinden arındırılmış verilere göre kiralar bir yılda reel olarak %3,6 bir önceki aya göre ise reelde %0,8 düşüş kaydetti. Türkiye genelinde konutların ortalama metrekare kira fiyatı 229 TL, ortalama kira ise 25 bin 380 TL seviyesinde.

Konut Satış Fiyatları Kasım Ayında %28,4 Arttı Haber

Konut Satış Fiyatları Kasım Ayında %28,4 Arttı

Verilere göre, kasım ayında Türkiye genelinde satılık konut fiyatları yıllık bazda %28,4 aylık bazda ise %2,7 artış gösterdi. Enflasyon etkisi göz önüne alındığında fiyatlar bir yılda reel olarak %2,7 aylık bazda ise %1,0 düştü. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 37 bin 202 TL iken, ortalama konut fiyatı ise 4,7 milyon TL oldu. Konut yatırımının geri dönüş süresi 14 yıl olarak hesaplandı. Konut satış adetlerine baktığımızda kasım ayında 141 bin 100 adet konut satıldığı görülüyor. Bu rakam ile konut satış adedi geçen senenin kasım ayına göre %7,8 oranında azaldı. 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde ise konut satışları geçen senenin aynı dönemine göre %13,3 arttı 1 milyon 434 bin 133 olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,4 oranında azalarak 21 bin 499 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %15,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Kasım döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %53,5 oranında artarak 207 bin 519 oldu. Endeksa Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Görkem Öğüt, rapora ilişkin şunları söyledi: “Endeksa verileri, hem satış hem de kira tarafında fiyatların nominal olarak artmaya devam ettiğini ancak enflasyondan arındırıldığında reel düşüşün sürdüğünü gösteriyor. Bu tablo, konut piyasasında fiyat artış hızının yavaşladığı ve daha dengeli bir yapının oluştuğuna işaret ediyor. Konut satışları Kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre sınırlı bir yavaşlama gösterse de Ocak-Kasım döneminde toplam satışlar %13,3 artış kaydetti. Özellikle ipotekli konut satışlarının aynı dönemde %53,5 artması, kredi kanalının yeniden devreye girdiğini ortaya koyarken, önümüzdeki dönemde konut kredisi faizlerinde beklenen düşüşle birlikte piyasada hareketliliğin daha da artmasını bekliyoruz.” En fazla değer artışı olan iller: Diyarbakır, Samsun ve Çanakkale Endeksa verilerine göre, kasım ayında en çok konut satışının olduğu ilk 30 il değerlendirildiğinde yatırımcıya en çok kazandıran şehirler sırasıyla Diyarbakır, Samsun ve Çanakkale oldu. Diyarbakır’da konut fiyatları son bir yılda %48,7 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında artış oranı %12,6 olarak hesaplandı. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 31 bin 143 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 4,8 milyon TL. Samsun’da ise konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %41,3 iken reel değer artışı %7,1 seviyesinde. Samsun’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 32 bin 995 TL, ortalama konut fiyatı 3,8 milyon TL oldu. Çanakkale’de konut satış fiyatlarında nominal değer artışı %39,2 reel değer artışı ise %5,5 oldu. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 49 bin 93 TL, ortalama konut fiyatı ise 5,8 milyon TL. En çok konut satışının olduğu ilk 30 içinde satılık konut fiyatlarının bir yılda en az yükseldiği iller ise sırasıyla Hatay, Muğla ve Aydın oldu. Hatay’da satılık konutların fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre %14,9 yükselirken enflasyondan arındırılmış verilere göre fiyatlar reel olarak %12,9 geriledi. Hatay’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 25 bin 76 TL, ortalama konut fiyatı ise 3,8 milyon TL. Muğla’da ise satış fiyatları nominal olarak %22,1 yükselirken reel olarak %7,5 oranında düştü. Türkiye genelindeki en yüksek gayrimenkul fiyatlarına sahip olan Muğla’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 77 bin 107 TL, ortalama konut fiyatı ise 9,8 milyon oldu. Aydın’da konut satış fiyatları nominal olarak %22,9 yükselirken reel olarak %6,9 düştü. Bu ilde ortalama konut metrekare satış fiyatı 49 bin 224 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,6 milyon TL. 4 büyük şehir arasında Ankara fiyat artışında birinci Türkiye’nin en büyük 4 ili arasında satılık konut fiyatlarının bir yılda en fazla yükseldiği il Ankara oldu. Ankara’da nominal fiyat artışı %35,6 olurken, reel bazda %2,8’lik bir artış yaşandı. Başkentte konut metrekare fiyatı 33 bin 399 TL’ye, ortalama konut fiyatı ise 4,3 milyon TL’ye yükseldi. İstanbul’da fiyatlar nominal olarak %30,2 artarken enflasyon etkisinden arındırıldığında fiyatlarda %1,3 düşüş gözlendi. İstanbul’da konut metrekare fiyatı 56 bin 978 TL, ortalama konut fiyatı ise 6,5 milyon TL oldu. İzmir’de satılık konut fiyatları yıllık bazda %26,0 nominal artış gösterirken reel olarak %4,6 geriledi. İzmir’de ortalama konut metrekare fiyatı 47 bin 543 TL, ortalama konut fiyatı ise 5,9 milyon TL olarak kaydedildi. Bursa’da ise yıllık nominal değişim %27,1 olurken reelde %3,7 düşüş yaşandı. Bu ilde ortalama metrekare fiyatı 31 bin 906 TL, ortalama satış fiyatı ise 4,2 milyon TL. Türkiye genelinde kiralar %27,5 arttı Endeksa’nın güncel verilerine göre, Türkiye genelinde kiralık konut fiyatları yıllık bazda %27,5 yükselirken aylık bazda ise aynı kaldı. Enflasyon etkisinden arındırılmış verilere göre kiralar bir yılda reel olarak %3,4, bir önceki aya göre ise reelde %1,8 düşüş kaydetti. Türkiye genelinde konutların ortalama metrekare kira fiyatı 228 TL, ortalama kira ise 24 bin 898 TL seviyesinde.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.