Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Geri Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Geri Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geri Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enkaz Ayrıştırma Projesi Türkiye'de İlk Kez Malatya’da Uygulanıyor Haber

Enkaz Ayrıştırma Projesi Türkiye'de İlk Kez Malatya’da Uygulanıyor

Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi İsabelle Dumont ve Fransız Kalkınma Ajansı Türkiye Müdürü Xavier Muron'u ağırlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Fransız Kalkınma Ajansı ile Malatya Büyükşehir Belediyesi arasında yürütülen hibe projelerinin son durumunu değerlendirerek, kapsamlı bir istişarede bulundu. “MALATYA'MIZI YENİDEN AYAĞA KALDIRDIK” Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Malatya'nın büyük bir yıkım yaşadığına dikkat çekerek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bakanlarımızın güçlü destekleri ve yerelde de yakaladığımız sinerjiyle Malatya'mızı yeniden ayağa kaldırdık. 121 bin bağımsız bölüm inşa ettik. Eskisinden daha güzel bir Malatya inşa ediyoruz" dedi. “MALATYA'NIN KAYISIDAN 500 MİLYON DOLAR GELİRİ VAR” Malatya'nın depremden sonra zirai don felaketini yaşadığını anımsatan Başkan Er, "Malatya'nın kayısıdan 500 milyon dolar geliri var. Ticareti katma değeri olan kiraz, üzüm ve ceviz gibi ürünlerimiz de bulunuyor. Depremden sonra Malatya çok ciddi bir ekonomik yara da aldı" bilgisini verdi. Başkan Er, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Anadolu'da kurulan ilk şehir devleti olan Malatya'daki Arslantepe Höyüğü'nün Malatya için oldukça önemli olduğunu da sözlerine ekledi. “ENKAZ GERİ DÖNÜŞÜM TESİSİ KAPSAMINDA PİLOT PROJE MALATYA” Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi İsabelle Dumont ise Malatya'da bulunmaktan memnun olduklarını ifade etti. Malatya'da deprem sonrası yapılan çalışmaların önemli olduğuna değinen Dumont, "İnsanlara moral verme için yaptığınız çalışma ve hayata geçirmek istediğiniz projeleri çok iyi anlıyorum. Bu noktada enkaz atığının kaldırılması insanlar için çok önemli. Enkaz ayrıştırma projesi, Türkiye'de ilk olacak. Enkaz Geri Dönüşüm Tesisi kapsamında pilot proje Malatya'da uygulanacak" diye konuştu. BAŞKAN ER: TESİSİ HIZLANDIRACAĞIZ Başkan Sami Er, en önemli işlerinin enkaz atığını rehabilite etmek olduğuna dikkat çekerek, "Ayrıştırma yapılan yerin deprem anıtı, yeşil alan olması için bir çalışma yürüteceğiz. Çevresel etki değerlendirme çalışmasına başladık. Enkaz geri dönüşüm ve rekreasyon alanı üzerinde çalışıyoruz. Enkaz bittikten sonra bu alanı yeşil alan olarak şehre kazandırmak istiyoruz. Tesisi hızlandıracağız. Sonraki aşamada da yeşil alan yapacağız" açıklamalarında bulundu. “DEPREM ATIKLARININ AYRIŞTIRMA PROJESİNE ÇOK ÖNEM VERİYORUZ” Fransız Kalkınma Ajansı Türkiye Müdürü Xavier Muron, Türkiye'de ilk Malatya'da hayata geçirilecek olan deprem atıklarının ayrıştırma projesine çok önem verdiklerini kaydederek, "Proje başarılı olursa dalgalanacak ve başka iller içinde uygulanabilecek" dedi. Malatya'da deprem sonrası enkaz atığının kaldırılması noktasında tesis kurulması hususunda protokol imzaladıklarını anımsatan Muron, MASKİ ile içme suyu ve kanalizasyon altyapısıyla ilgili iki proje geliştirdiklerini kaydetti. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, uğurlama esnasında Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi İsabelle Dumont'a belediye binası içerisinde inşa edilen kütüphane hakkında da bilgi verdi. Başkan Er, "Bölgenin en büyük kütüphanesini inşa ediyoruz. 3600 metrekare alan üzerine inşa ettiğimiz kütüphanede aynı anda 815 kişi yer alabilecek. Burada amfimiz, ders çalışma alanları, seminer salonları ve bilgisayar sınıfları olacak. 7/24 açık olacak kütüphanemizde öğrencilere çay, su, kahve ve çorba ikramlarımız olacak" bilgisini verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çankaya Belediyesi’nin Dijital Yüzü “Çankapp” Yayında Haber

Çankaya Belediyesi’nin Dijital Yüzü “Çankapp” Yayında

Çankaya Belediyesi, belediyenin tüm hizmetlerini “Çankapp” ile mobil uygulamaya taşıdı. Dijital bir rehber olma özelliği taşıyan uygulama ile vatandaşlar, belediyeye iletmek istedikleri talep ve başvuruları tek ekran üzerinden kolayca oluşturabiliyor. Kreş işlemlerinden öğrenci sofralarına, diş hekimi randevularından evlendirme başvurularına kadar pek çok hizmete uygulama aracılığıyla ulaşılabiliyor. Yapılan başvuruların tüm süreci ise anlık olarak uygulama üzerinden takip edilebiliyor. ÇEK - GÖNDER ÖZELLİĞİ Uygulamanın “Çek & Gönder” özelliği sayesinde ilçe genelinde karşılaşılan sorunlar hızlıca belediyeye iletilebiliyor. Vatandaşlar gördükleri sorunun fotoğrafını çekip uygulama üzerinden yükleyerek taleplerini kayda aldırabiliyor ve süreci adım adım izleyebiliyor. “NE NEREDE” İLE ÇANKAYA HARİTASI CEBİNİZDE Çankapp’in “Ne Nerede” özelliği, Çankaya’daki belediye hizmet alanlarını harita üzerinden görüntüleme imkanı da sunuyor. Kent lokantaları, Çankafeler, parklar, kütüphaneler, kültür merkezleri, pazar yerleri, muhtarlıklar, polis ve zabıta merkezleri, nöbetçi eczaneler ile acil toplanma alanları gibi birçok noktaya uygulama üzerinden kolayca ulaşılabiliyor. Kullanıcılar tek tıkla yol tarifi alabiliyor, kategorilere göre keşif yapabiliyor ya da en yakın hizmet noktasını görüntüleyebiliyor. HİZMET NOKTALARI VE SOSYAL DESTEKLER TEK PLATFORMDA Belediye hizmet binaları, Çankaya Evleri, Kadın Danışma Merkezleri, Engelsiz Yaşam Merkezleri, Gündüz Bakımevleri ve Gençlik Merkezleri gibi birçok hizmet alanının adres ve konum bilgileri de Çankapp üzerinden erişilebilir hale geldi. Öğrenciler için sunulan QR kodlu ücretsiz yemek uygulamasına da Çankapp üzerinden kolayca ulaşılabiliyor. Ayrıca uygulama, patili dostlar için kayıp ilanı oluşturma, sahiplendirme ilanı paylaşma gibi sosyal dayanışmayı güçlendiren özellikler de sunuyor. BELEDİYE İŞLEMLERİ ARTIK DAHA KOLAY Vergi ödeme, işyeri ruhsat başvuruları, emlak beyanı ve imar durumu sorgulama gibi belediye işlemleri de Çankapp aracılığıyla daha hızlı yapılabiliyor. Uygulama üzerinden Wi-Fi noktaları ve geri dönüşüm getirme noktaları da kolayca görüntülenebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri 2026 Başvuruları Başladı Haber

ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri 2026 Başvuruları Başladı

Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen ödül programı; sürdürülebilirlik alanındaki örnek uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı ve sanayi kuruluşlarında çevresel sorumluluk bilincini güçlendirmeyi hedefliyor. ÇEVKO Vakfı’nın, Türkiye’deki tek temsilcisi olduğu ve çoğunluğu AB üyesi 31 ülkede, 540 milyon tüketiciyi kapsayan Yeşil Nokta sembolünün, genişletilmiş üretici sorumluluğu modelinin en başarılı uygulama örnekleri arasında yer aldığını belirten ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Yeşil Nokta, sorumlu üreticiyi ve tüketicinin sorumluluğa gösterdiği saygı ve beğeniyi simgeliyor. Sürdürülebilir üretim, kaynak verimliliği ve çevresel performans alanlarında, belirlenen kriterleri en yüksek oranda sağlayan kuruluşların yasal sorumluluklarının ötesinde gerçekleştirmekte oldukları örnek çalışmaları ödüllendirirken; aynı zamanda piyasaya süren konumda olan tüm firmaları benzer çalışmalara özendirmeyi ve teşvik etmeyi hedefliyoruz” dedi. Yeşil Nokta Marka Alt Lisans Sözleşmesi bulunan firmalar; “Ambalajda Önleme Uygulamaları”, “Atık Yönetimi Sistemi ve Uygulamaları” ve “Çevre Konulu Sosyal Sorumluluk Uygulamaları” kategorilerinde sürdürülebilirlik alanındaki başarılı çalışmalarını ödül programı kapsamında sunma fırsatı buluyor. Başvurular, Büyük Ölçekli İşletmeler ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler için ayrı ayrı değerlendirilerek her ölçekteki kurumun adil koşullarda ele alınması sağlanıyor. ÇEVKO Vakfı Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri'nin 2026 yılı başvuruları 2 Mart – 22 Mayıs tarihleri arasında https://www.cevko.org.tr/oduller/sanayi-odulleri web sitesi üzerinden devam edecek. Ödül sürecinde önceki yıllarda Yeşil Nokta Sanayi Ödülünü almaya hak kazanan firmalar şöyle sıralanıyor: Abdi İbrahim, Akçansa, Anadolu Efes, Bayer, Boyner, Coca-Cola İçecek, Eczacıbaşı Girişim, Danone Hayat, Frito Lay, Gürok Turizm, Hidropar, Korozo Ambalaj, Kurtsan İlaçları, Mey/Diageo, Migros, Mondi Tire Kutsan, Nestle Waters, Netpak Ambalaj, PepsiCo Türkiye, Procter & Gamble, Reckitt Benckiser, Sapro, Sarten Ambalaj, Şişecam, Tat Gıda, Tetra Pak, Tofaş, Unilever ve Vestel Beyaz Eşya. Yeşil Nokta Sembolünün Türkiye’deki Tek Temsilcisi ÇEVKO Vakfı ÇEVKO Vakfı 2003 yılında PRO-Europe’la yaptığı sözleşme kapsamında uluslararası “Yeşil Nokta” sembolünün Türkiye’deki kullanım hakkının tek sahibi konumunda bulunuyor. Avrupa’da çok yaygın olan bu sembolü ülkemizde kullanmak isteyen kuruluşlar, ÇEVKO Vakfı ile alt lisans sözleşmesi yaparak “Yeşil Nokta” sembolünü kullanabiliyorlar. Türkiye’de 1.600’e yakın firma piyasaya sürdüğü ürünlerinin ambalajında Yeşil Nokta sembolünü kullanıyor ve geri dönüşüm sistemine mali katkı sağladığını tüketicilerine gösteriyor. Tüketiciler Türkiye’de Yeşil Nokta kullanan şirketleri önemsiyor. ÇEVKO Vakfı’nın 2024 yılı içerisinde yaptırdığı “Yeşil Nokta Algı Araştırması” sonuçları, vakfın Türkiye’deki temsilcisi olduğu uluslararası Yeşil Nokta işaretinin ülkemizdeki bilinirliği, algısı, markalar ve şirketler için tüketicilerin satın alma kararlarına etkisi hakkında çarpıcı sonuçlar ortaya koymuştu. Araştırma sonuçlarına göre her iki kişiden biri YEŞİL NOKTA işaretini daha önce gördüğünü belirtiyor. Her beş kişiden biri Yeşil Nokta’nın anlamını doğru ifade ediyor. Araştırmaya katılanların yüzde 75’inden fazlası, kısa bir tanıtımın ardından, Yeşil Nokta’lı markalara güvendiklerini, satın almaları halinde geri dönüşüme destek oldukları için kendilerini iyi hissedeceklerini, Yeşil Nokta’lı ürünleri kullanmayı sürdüreceklerini ve başkalarına da önereceklerini ifade ediyor. Araştırmaya katılan tüketicilerin yüzde 74’ten fazlası, Yeşil Nokta’yı kullanan şirketleri yasal yükümlülüğünü yerine getiren, sürdürülebilirlik konusunda çalışan, çevreye olan etkisini hesaplayan, geri dönüşüme mali destek veren, üretici sorumluluğunu uygulayan şirketler olarak algıladıklarını beyan ediyor. Ürünün çevreye olan etkisi, tüketicilerin seçtikleri markaya karar vermelerinde en etkili dört faktör arasında yer alıyor ve her iki tüketiciden birinin dikkatini çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sertifikalı Üretim Global Rekabette Avantaj Sağlıyor Haber

Sertifikalı Üretim Global Rekabette Avantaj Sağlıyor

Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat kapsamında hayata geçirdiği ve kamuoyunda sınırda karbon vergisi olarak bilinen Carbon Border Adjustment Mechanism (CBAM), 1 Ocak itibarıyla mali yükümlülükleriyle birlikte uygulanmaya başladı. Yeni düzenleme ile birlikte Avrupa’ya ihracat yapan firmalar için karbon emisyonu artık yalnızca çevresel bir gösterge değil, doğrudan maliyet hesaplarının bir parçası haline geldi. Karbon yoğun üretim yapan şirketler ek yükümlülüklerle karşılaşırken, düşük karbonlu ve sertifikalı üretim yapan firmalar rekabette önemli bir avantaj elde ediyor. “CBAM sanayide yapısal dönüşüm başlattı” Geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren Saytek Medikal ve Plastik Sanayi Ticaret A.Ş., sürdürülebilir üretim modeliyle karbon azaltımı sağlayan ve bu azaltımı uluslararası standartlarla belgelendiren şirketler arasında yer alıyor. Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, karbon düzenlemesinin yalnızca mali bir uygulama olmadığını, sanayide köklü bir dönüşümü tetiklediğini belirterek şöyle konuştu: “Sınırda karbon vergisiyle birlikte Avrupa pazarı artık üretimin sadece fiyatına ve kalitesine değil, karbon performansına da bakıyor. Bu değişim özellikle geri dönüşüm ve plastik sektöründe oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Önümüzdeki dönemde ihracatçı firmalar için karbon ayak izini ölçmek, raporlamak ve azaltmak bir tercih değil, zorunluluk olacak. Karbon maliyetini yönetemeyen şirketler rekabette zorlanacak; düşük karbonlu üretim yapan ve bunu uluslararası standartlarla belgelendiren firmalar ise daha güçlü bir konuma gelecek. Biz bu süreci yalnızca bir vergi uygulaması olarak değil, sanayide kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olarak değerlendiriyoruz.” “Karbon azaltımı artık ekonomik değere dönüşüyor” Yıldırım, geri dönüşüm sektörünün yeni dönemde daha stratejik bir konuma yükseldiğini vurgulayarak Saytek’in attığı adımı şu sözlerle anlattı: “Geri dönüşüm sektörü karbon azaltımının en somut üretim modellerinden birini sunuyor. Biz Saytek olarak yılda 16 bin 500 ton karbon azaltımı sağlıyoruz ve bu azaltımı uluslararası bağımsız standartlarla belgelendirdik. 2022’den bu yana biriktirdiğimiz karbon azaltımlarımızı sertifikalandırarak piyasaya sunduk. Böylece karbonun yalnızca çevresel bir gösterge olmadığını, aynı zamanda ekonomik değere dönüşen bir varlık haline geldiğini gösteriyoruz. Karbon yükümlülüğü bulunan firmalar için doğrulanmış sertifikalar artık stratejik bir ihtiyaç niteliği taşıyor.” “Global pazarda güçlü konum sağlıyor” Karbon düzenlemelerinin küresel ölçekte yaygınlaştığına dikkat çeken Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Karbon performansı artık yalnızca Avrupa ile sınırlı bir kriter değil. Japonya ve diğer gelişmiş pazarlarda da giderek belirleyici hale geliyor. Bu nedenle düşük karbonlu ve sertifikalı üretim yapan şirketler yalnızca Avrupa’da değil, global pazarda da avantaj elde ediyor. Uluslararası standartlarla belgelendirdiğimiz karbon azaltımlarımız, ihracatçılar için sürdürülebilir tedarik zincirlerinin güçlü bir parçası haline geliyor. Geri dönüşüm ve düşük karbon üretim modelleri, küresel rekabette önemli bir referans noktası oluşturuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKO Grup Karbon Salımını Azaltıyor Haber

AKO Grup Karbon Salımını Azaltıyor

Dünya genelinde ve Türkiye’de hızla artan atık lastik miktarı, çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik bir sorun olarak öne çıkıyor. Yakılarak bertaraf edilen lastikler zehirli gaz salımına neden olurken, doğada kontrolsüz şekilde bırakıldığında uzun yıllar çözünmeden toprak ve su kaynaklarını tehdit ediyor. Bu sorunun çözümünde geri dönüşüm süreçleri büyük önem taşırken, AKO Grup sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirdiği yatırımlarla çevreye duyarlı üretim anlayışını güçlendiriyor. AKO ÖTL Geri Dönüşüm Tesisi’nde geri dönüştürülen atık lastiklerden elde edilen kauçuk ve çelik gibi nitelikli ham maddeler yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Bu süreç hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de ithal hammadde ihtiyacını azaltarak ülke ekonomisine katkı sunuyor. Türkiye’nin atık lastik yüküne sürdürülebilir bir çözüm getiriyor AKO Grup, Ömrünü Tamamlamış Lastik (ÖTL) Geri Dönüşüm Tesisi ile atık lastiklerin çevreye verdiği zararı en aza indirmeyi hedefliyor. Toplamda 80 bin metrekare açık, 21 bin metrekare kapalı alana sahip tesis, yıllık 75 bin ton atık lastiği geri dönüştürme kapasitesiyle Türkiye’de bir yılda oluşan lastik atığının yaklaşık dörtte birini bertaraf edebiliyor. Yaklaşık 30 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen tesis, Sıfır Atık Projesi’ne sağladığı katkının yanı sıra karbon salımının azaltılmasında da önemli bir rol üstleniyor. Tesisin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle yıllık 834 bin ton karbon salımının önlenmesi mümkün hale gelirken, bu miktar yaklaşık 250 bin ağacın bir yılda sağladığı karbon azaltımına eşdeğer bir etki yaratıyor. “Sıfır atık yaklaşımını stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz” AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi Safa Özcan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Çevresel sorumluluğu, iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Ömrünü Tamamlamış Lastik Geri Dönüşüm Tesisi, AKO Grup’un sıfır atık ve sürdürülebilirlik hedeflerinin somut bir göstergesidir. Bu tesisle hem çevresel riskleri azaltıyor hem de atıkları ekonomik değere dönüştürerek ülkemize katkı sağlıyoruz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sertifikalı Üretim Global Rekabette Avantaj Sağlıyor Haber

Sertifikalı Üretim Global Rekabette Avantaj Sağlıyor

Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat kapsamında hayata geçirdiği ve kamuoyunda sınırda karbon vergisi olarak bilinen Carbon Border Adjustment Mechanism (CBAM), 1 Ocak itibarıyla mali yükümlülükleriyle birlikte uygulanmaya başladı. Yeni düzenleme ile birlikte Avrupa’ya ihracat yapan firmalar için karbon emisyonu artık yalnızca çevresel bir gösterge değil, doğrudan maliyet hesaplarının bir parçası haline geldi. Karbon yoğun üretim yapan şirketler ek yükümlülüklerle karşılaşırken, düşük karbonlu ve sertifikalı üretim yapan firmalar rekabette önemli bir avantaj elde ediyor. “CBAM sanayide yapısal dönüşüm başlattı” Geri dönüşüm alanında faaliyet gösteren Saytek Medikal ve Plastik Sanayi Ticaret A.Ş., sürdürülebilir üretim modeliyle karbon azaltımı sağlayan ve bu azaltımı uluslararası standartlarla belgelendiren şirketler arasında yer alıyor. Saytek Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, karbon düzenlemesinin yalnızca mali bir uygulama olmadığını, sanayide köklü bir dönüşümü tetiklediğini belirterek şöyle konuştu: “Sınırda karbon vergisiyle birlikte Avrupa pazarı artık üretimin sadece fiyatına ve kalitesine değil, karbon performansına da bakıyor. Bu değişim özellikle geri dönüşüm ve plastik sektöründe oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Önümüzdeki dönemde ihracatçı firmalar için karbon ayak izini ölçmek, raporlamak ve azaltmak bir tercih değil, zorunluluk olacak. Karbon maliyetini yönetemeyen şirketler rekabette zorlanacak; düşük karbonlu üretim yapan ve bunu uluslararası standartlarla belgelendiren firmalar ise daha güçlü bir konuma gelecek. Biz bu süreci yalnızca bir vergi uygulaması olarak değil, sanayide kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olarak değerlendiriyoruz.” “Karbon azaltımı artık ekonomik değere dönüşüyor” Yıldırım, geri dönüşüm sektörünün yeni dönemde daha stratejik bir konuma yükseldiğini vurgulayarak Saytek’in attığı adımı şu sözlerle anlattı: “Geri dönüşüm sektörü karbon azaltımının en somut üretim modellerinden birini sunuyor. Biz Saytek olarak yılda 16 bin 500 ton karbon azaltımı sağlıyoruz ve bu azaltımı uluslararası bağımsız standartlarla belgelendirdik. 2022’den bu yana biriktirdiğimiz karbon azaltımlarımızı sertifikalandırarak piyasaya sunduk. Böylece karbonun yalnızca çevresel bir gösterge olmadığını, aynı zamanda ekonomik değere dönüşen bir varlık haline geldiğini gösteriyoruz. Karbon yükümlülüğü bulunan firmalar için doğrulanmış sertifikalar artık stratejik bir ihtiyaç niteliği taşıyor.” “Global pazarda güçlü konum sağlıyor” Karbon düzenlemelerinin küresel ölçekte yaygınlaştığına dikkat çeken Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Karbon performansı artık yalnızca Avrupa ile sınırlı bir kriter değil. Japonya ve diğer gelişmiş pazarlarda da giderek belirleyici hale geliyor. Bu nedenle düşük karbonlu ve sertifikalı üretim yapan şirketler yalnızca Avrupa’da değil, global pazarda da avantaj elde ediyor. Uluslararası standartlarla belgelendirdiğimiz karbon azaltımlarımız, ihracatçılar için sürdürülebilir tedarik zincirlerinin güçlü bir parçası haline geliyor. Geri dönüşüm ve düşük karbon üretim modelleri, küresel rekabette önemli bir referans noktası oluşturuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Atık Malzemeleri Sanata Dönüştürdüler Haber

Atık Malzemeleri Sanata Dönüştürdüler

Toplumun her kesiminde çevre bilincini güçlendirmeyi amaçlayan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, belirlenen aylık sıfır atık temaları çerçevesinde atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm süreçlerinin desteklenmesi ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının günlük hayata entegre edilmesi için kapsamlı bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Öğrencilerden öğretmenlere, kamu kurumlarından özel sektör ve işletmelere kadar geniş bir kitleye ulaşan bu çalışmalarla toplumda kalıcı çevre bilinci oluşturulması ve sıfır atık kültürünün yaygınlaştırılması hedefleniyor. ŞUBAT AYI TEMASI: ELEKTRİK, ELEKTRONİK VE METAL ATIK Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Şubat ayı teması olan “Elektrik, Elektronik ve Metal Atık” atölyesinde İzmit Fevzi Çakmak İlkokulu 4. sınıf öğrencileri ile bir araya geldi. Alev Alatlı Kütüphanesi’nde gerçekleşen etkinlikte öğrenciler, “Alp Yahya Dede’den Sıfır Atık Öğreniyor” kitabını okuyarak sıfır atık yaklaşımı hakkında bilgilendirildi. Öğrencilere geri kazanılabilir atıkların kaynağında ayrı toplanması, doğru biriktirme ekipmanlarıyla biriktirilmesi, bu atıkların geri kazanım ve geri dönüşüm tesislerine gönderilerek döngüsel ekonomiye kazandırılması konuları aktarıldı. ATIKTAN SANATA ATÖLYESİ İLE EĞİTİM DESTEKLENİYOR Bunun yanı sıra öğrencilere, elektrikli ve elektronik atıkların hem tehlikeli hem de değerli maddeler içerdiği, çevreye zarar vermeden yönetilmesi gerektiği, cihazların ömrünü tamamlamadan atılmaması, mümkünse tamir edilerek tekrar kullanılması veya kullanılamayanların sıfır atık noktalarına ve atık işleme tesislerine gönderilmesi konusunda bilgilendirmeler yapıldı. Ayrıca “Elektrik, Elektronik ve Metal Atık” teması kapsamında elektronik atık parçaları, devreler, klavye parçaları, kablolar ve atık piller kullanılarak öğrencilerin yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini ortaya koydukları tablolar hazırlanarak “Atıktan Sanata Atölyesi” gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler Haber

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler

Kökeni Japonya’ya dayanan Sashiko, geçmişte kıyafetleri onarmak ve dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılan bir teknik olarak ortaya çıktı. Zamanla estetik bir ifade biçimine dönüşen bu “sessiz dikişler”, tekrar eden geometrik desenleri ve sade çizgileriyle dikkat çekiyor. Eğitmenliğini Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Duygu Ercan’ın üstlendiği atölye çalışmasına katılan öğrenciler unutulmaz bir gün geçirdi. KUMAŞ ÜZERİNDE İZ BIRAKMANIN HEYCANINI YAŞADILAR Atölye boyunca yalnızca bir nakış tekniğini öğrenmekle kalmayan öğrenciler; sabır, tekrar ve sadeliğin estetiğini deneyimleyerek, üretim sürecinin meditatif yönünü de keşfetti. Her bir ilmekte ritim yakalayan katılımcılar, kumaş üzerinde iz bırakmanın anlamını yeniden yorumladı. KOT PARÇALAR YENİDEN HAYAT BULDU Atölyeye katılan öğrenciler, kendi hikâyesini taşıyan kot parçaları ile ceket, yelek, pantolon ve eteklerini yanlarında getirdi. “Geleneksel Sashiko” desenleriyle bu parçalar yeniden tasarlandı. Böylece hem sürdürülebilir moda anlayışına katkı sağlandı hem de geçmiş ile bugün arasında yaratıcı bir köprü kuruldu. Eskiyen ya da kullanılmayan denim ürünlerin yeniden değerlendirilmesi, tekstil sektöründe giderek önem kazanan “yeniden kullanım” ve “dönüştürerek tasarlama” anlayışını da destekledi. MODA AKADEMİSİ’NDE UYGULAMALI VE YENİLİKÇİ EĞİTİM Moda Akademisi, düzenlediği atölye ve eğitim programlarıyla katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda tasarım vizyonu kazandırmayı hedefliyor. Akademide; Temel ve ileri düzey dikiş teknikleri, moda tasarımı ve koleksiyon hazırlama, kalıp çıkarma ve model uygulama, tekstil yüzey tasarım, sürdürülebilir moda ve geri dönüşüm uygulamaları, el sanatları ve geleneksel tekniklerin çağdaş yorumları gibi pek çok alanda uygulamalı eğitimler veriliyor. YARATICILIĞIN SESSİZ RİTMİ Bu kapsamda gerçekleştirilen Sashiko atölyesi de hem geleneksel el sanatlarını yaşatmayı hem de genç tasarımcı adaylarının farklı kültürlerden ilham alarak özgün çalışmalar üretmesini amaçladı. “Sessiz Dikişlerin Hikâyesi: Sashiko” workshopu katılımcılara yoğun akademik programlarının arasında hem yaratıcı hem de dinlendirici bir üretim alanı sundu. İlmeklerin ritminde buluşan öğrenciler, tasarımın yalnızca estetik değil, aynı zamanda duygusal bir süreç olduğunu deneyimledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AKO Grup Atık Lastikleri Ekonomiye Kazandırıyor Haber

AKO Grup Atık Lastikleri Ekonomiye Kazandırıyor

Dünya genelinde ve Türkiye’de hızla artan atık lastik miktarı, çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik bir sorun olarak öne çıkıyor. Yakılarak bertaraf edilen lastikler zehirli gaz salınımına neden olurken, doğada kontrolsüz şekilde bırakıldığında uzun yıllar çözünmeden toprak ve su kaynaklarını tehdit ediyor. Bu sorunun çözümünde geri dönüşüm süreçleri büyük önem taşırken, AKO Grup sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirdiği yatırımlarla çevreye duyarlı üretim anlayışını güçlendiriyor. AKO ÖTL Geri Dönüşüm Tesisi’nde geri dönüştürülen atık lastiklerden elde edilen kauçuk ve çelik gibi nitelikli ham maddeler yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Bu süreç hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de ithal hammadde ihtiyacını azaltarak ülke ekonomisine katkı sunuyor. Türkiye’nin atık lastik yüküne sürdürülebilir bir çözüm getiriyor AKO Grup, Ömrünü Tamamlamış Lastik (ÖTL) Geri Dönüşüm Tesisi ile atık lastiklerin çevreye verdiği zararı en aza indirmeyi hedefliyor. Toplamda 80 bin metrekare açık, 21 bin metrekare kapalı alana sahip tesis, yıllık 75 bin ton atık lastiği geri dönüştürme kapasitesiyle Türkiye’de bir yılda oluşan lastik atığının yaklaşık dörtte birini bertaraf edebiliyor. Yaklaşık 30 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen tesis, Sıfır Atık Projesi’ne sağladığı katkının yanı sıra karbon salınımının azaltılmasında da önemli bir rol üstleniyor. Tesisin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle yıllık 834 bin ton karbon salınımının önlenmesi mümkün hale gelirken, bu miktar yaklaşık 250 bin ağacın bir yılda sağladığı karbon azaltımına eşdeğer bir etki yaratıyor. “Sıfır atık yaklaşımını stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz” AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi Safa Özcan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Çevresel sorumluluğu, iş yapış şeklimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Ömrünü Tamamlamış Lastik Geri Dönüşüm Tesisi, AKO Grup’un sıfır atık ve sürdürülebilirlik hedeflerinin somut bir göstergesidir. Bu tesisle hem çevresel riskleri azaltıyor hem de atıkları ekonomik değere dönüştürerek ülkemize katkı sağlıyoruz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.