Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Geri Ödeme

Kapsül Haber Ajansı - Geri Ödeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geri Ödeme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konut Kredilerinde Taksit Yükü Artıyor Haber

Konut Kredilerinde Taksit Yükü Artıyor

Türkiye’de konut piyasasında yılın son çeyreğinde finansman koşulları belirleyici olmaya devam ediyor. Kasım ayı başında yayımlanan kredi karşılaştırmalarında 2 milyon TL tutarında ve 120 ay vadeli konut kredisinin aylık taksitleri bazı örneklerde 60 bin TL’nin üzerine çıkıyor. Bankaya, faiz oranına ve masraflara göre toplam geri ödeme önemli ölçüde değişebiliyor. TÜİK verilerine göre eylülde konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 geriledi. “Evin fiyatı kadar aylık ödeme gücü de belirleyici” Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, konut satın alma kararlarında finansman koşullarının öne çıktığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bugün konut sahibi olmak isteyen vatandaşın karşısındaki en önemli konulardan biri finansmana erişim. Bir konutun satış fiyatının bütçeye uygun olması tek başına yeterli değil. Alıcının peşinatı karşılayabilmesi ve kullanacağı kredinin aylık taksitlerini sürdürülebilir şekilde ödeyebilmesi gerekiyor. Özellikle ilk kez ev sahibi olmak isteyenler açısından aylık ödeme yükü, satın alma kararının belirleyici unsurlarından biri haline geliyor.” “İpotekli satışların toplam içindeki payı yüzde 16,4” Eylül ayında ipotekli konut satışları yıllık yüzde 5,1 artarak 23 bin 397’ye ulaştı. Bu satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 16,4 oldu. Finansman maliyetlerinin alıcı tercihlerini etkilediğini ifade eden Doğan, şunları kaydetti: “Konut alıcısı artık yalnızca beğendiği eve değil, o evi hangi ödeme koşullarıyla satın alabileceğine de bakıyor. Bu nedenle doğru fiyatlandırma kadar gerçekçi finansman planlaması da önem taşıyor. Kredi kullanacak kişilerin yalnızca aylık taksit tutarını değil, toplam geri ödemeyi ve satın alma sırasında ortaya çıkabilecek ek maliyetleri de dikkate alması gerekiyor.” “2027 öncesinde gözler finansman koşullarında” Yılın son aylarına girilirken kredi maliyetleri, hane halkının alım gücü ve konuta erişim koşulları gündemdeki yerini koruyor. Faizlerde yaşanabilecek değişimlerin talebi etkileyebileceğini belirten Doğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Konut piyasasında sağlıklı bir hareketlilik için yalnızca fiyatların değil, finansman koşullarının da alıcıların ödeme gücüyle uyumlu olması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde konuta erişimi kolaylaştıracak gelişmeler, hem ilk kez ev sahibi olmak isteyenler hem de sektörün genel dengesi açısından önem taşıyacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOCAR Türkiye, Uzun Vadeli Yükümlülüklerinin Refinansmanını Tamamladı Haber

SOCAR Türkiye, Uzun Vadeli Yükümlülüklerinin Refinansmanını Tamamladı

Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın iştiraki SOCAR Türkiye, dünyanın saygın bankalarından First Abu Dhabi Bank PJSC (“FAB”) ve Mizuho Bank (“Mizuho”) liderliğinde, uygun koşullarla 1,6 milyar ABD doları tutarında refinansman işlemi gerçekleştirdi. Küresel ekonomiye ilişkin endişelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleştirilen refinansman işlemi, uzun geri ödeme vadesi, piyasadaki benzer işlemler ve önceki kredilere kıyasla düşük faiz maliyetiyle dikkat çekiyor. Avrupa, Uzak Doğu ve Orta Doğu’dan 22 bankanın katıldığı sendikasyonla sağlanan ve SOCAR için ek yükümlülükler oluşturmayan refinansman işlemi, SOCAR’ın garantörlüğünde beş yıl vadeyle, yıllık SOFR +230 baz puan faiz oranı üzerinden gerçekleştirildi. Hedeflenen finansman tutarının 1.8 katı talep alan bu işlem, SOCAR ve SOCAR Türkiye’nin sağlam finansal yapısına ve dünya finans çevreleri nezdindeki güçlü konumuna duyulan güvenin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi. “SOCAR’A VE TÜRKİYE’YE DUYULAN BÜYÜK GÜVENİN GÖSTERGESİ” Refinansman işlemini değerlendiren SOCAR Başkanı ve SOCAR Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Rovshan Najaf, “Dünyanın güçlü finans kuruluşları FAB ve Mizuho liderliğinde, uygun koşullarla sağlanan bu büyüklükte bir refinansman, küresel piyasalarda belirsizliklerin halen sürdüğü bir dönemde SOCAR Türkiye’ye duyulan büyük güvenin göstergesidir. Uluslararası kaynaklardan sağlanan bu finansman, SOCAR Grubu’nun likiditesini artırırken aynı zamanda projelerimizin finans kuruluşları tarafından desteklendiğini de gösteriyor.” açıklamasını yaptı. SOCAR Türkiye’nin bu işlemdeki hukuk danışmanlıklarını Vinson & Elkins RLLP ve Omni Law Firm üstlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Türkiye’de Yaklaşık 15 Milyon Kişi Ortodontik Tedaviye İhtiyaç Duyuyor  Haber

 Türkiye’de Yaklaşık 15 Milyon Kişi Ortodontik Tedaviye İhtiyaç Duyuyor 

Aligner Derneği Başkanı ve Ortodonti Uzmanı Dr. Aktan Zeki Çelik ise şeffaf plak tedavisinin estetik bir tercih olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizerek, hastaların bu tedaviye erişebilmesi için konunun geri ödeme kapsamına alınması yönünde ilgili kurumlarla görüşmelerini sürdürdüklerini belirtti. Şeffaf plak tedavileri, dijital ortodonti alanında bilimsel bilgi paylaşımı ve bu alanda mesleki gelişimi destekleyen Aligner Derneği, Swissôtel Çeşme’de düzenlediği kongrede yurt dışından ve Türkiye’den alanında önde gelen ortodontistlerin yanı sıra uzman isimleri ve genç ortodontistleri bir araya getirdi. Şeffaf plak ve tel tedavisi arasındaki farklar, ortodontik tedavide başarı kriterleri, sosyal medyada şeffaf plak bilgilerinin güvenilirliği ve kişiye özel teşhisin önemi, kongrede öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Kongrede, şeffaf plakların dijital planlamayla kişiye özel olarak tasarlanan, takıp çıkarılabilen ortodontik tedavi seçeneği olduğu da vurgulandı. Hastalarda estetik görünüm, günlük yaşama uyum ve kullanım kolaylığı açısından avantajlar sunabilen bu yöntemde tedavi kararının; ortodontik sorunun türü, hastanın ihtiyacı ve uzman hekim değerlendirmesi doğrultusunda verilmesi gerektiği belirtildi. Çocuklarda ortadontik sorunlarda erken teşhis ve tedavinin önemine dikkat çekilerek, bu şekilde ilerleyen dönemde oluşabilecek fiziksel ve psikolojik sorunların önüne geçilebileceğinin altı çizildi. Ebeveynlerin yüzde 33’ü ortodontik tedavi konusunda bilgi sahibi değil Aligner Derneği tarafından gerçekleştirilen Türkiye’de Ortodontik Tedavi Algısı ve Farkındalık Araştırması, toplumdaki ortodontik tedavi ihtiyacı yüksek olmasına karşın bilgi ve düzenli kontrol alışkanlığının sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre Türkiye’de yaklaşık 15 milyon kişinin ortodontik tedaviye ihtiyaç duyduğu tahmin edilirken, düzenli diş hekimi kontrolü oranı yüzde 36 seviyesinde kalıyor. Ebeveynlerin yüzde 33’ü ise çocuklarda ortodontik tedavi konusunda hiçbir bilgiye sahip olmadığını belirtiyor. Dijital tarama, kişiye özel üretim ve yapay zeka destekli planlama hasta konforunu artırıyor Aligner Derneği Başkanı ve Ortodonti Uzmanı Dr. Aktan Zeki Çelik, kongrede yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Şeffaf plaklar, ortodontide son yılların en önemli yeniliklerinden biri. Dijital tarama, yapay zekâ destekli tedavi planlaması ve kişiye özel üretim gibi teknolojiler sayesinde ortodontik tedavi çok daha dijital, öngörülebilir ve hasta odaklı bir yapıya kavuşuyor. İstenildiği zaman takıp çıkarılabilen yapısı, estetik avantajları ve günlük yaşamı kolaylaştıran özellikleri de hastaların tedavi sürecindeki konforuna önemli katkı sağlıyor. Dünyada bu alandaki teknolojiler hızla gelişirken, şeffaf plak kullanımı da giderek genişliyor” dedi. “Çocuklarda şeffaf plak tedavisinin geri ödeme kapsamına alınmasını önemsiyoruz” Çocuklarda ortodontik sorunların yalnızca estetik bir konu olarak değil, ağız ve diş sağlığını doğrudan ilgilendiren bir sağlık problemi olarak ele alınması gerektiğinin altını çizen Çelik, açıklamasında şunları söyledi: “Özellikle çocuklarda ortodontik sorunların erken dönemde fark edilmesi ve uygun tedaviye erişimin sağlanması büyük önem taşıyor. Şeffaf plaklar da uygun vakalarda çocukların ortodontik tedavisinde önemli bir seçenek sunuyor. Bu nedenle çocukların ihtiyaç duydukları tedaviye erişimini kolaylaştırmak amacıyla şeffaf plak tedavisinin geri ödeme kapsamına alınmasını önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde dünyadaki bilimsel ve teknolojik gelişmelerin Türkiye’deki uygulamalara daha hızlı yansıması, hekimlerin bilgi ve deneyiminin güçlenmesi, hastaların doğru tedavi seçeneklerine erişiminin artması için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” Katılımcıların yüzde 56’sı şeffaf plağı bildiğini söylese de yalnızca yarısı doğru tanımlıyor Türkiye’de Ortodontik Tedavi Algısı ve Farkındalık Araştırması, şeffaf plak tedavilerine yönelik farkındalığın artmasına karşın tedaviye ilişkin doğru bilgi düzeyinin hâlâ sınırlı olduğunu gösteriyor. Araştırmaya katılanların yüzde 56’sı şeffaf plak tedavisini bildiğini ifade ederken, yalnızca yarısı tedaviyi doğru şekilde tanımlayabiliyor. Bu sonuçlar, şeffaf plak tedavilerinin bilinirliğinin artmasına rağmen doğru ve kapsamlı bilgiye erişim konusunda hâlâ gelişim alanı bulunduğuna işaret ediyor. Araştırmaların yüzde 88’i ortodontik bozuklukların zorbalıkla ilişkili olduğunu gösteriyor Kongrede ortodontik sorunların erken dönemde fark edilmesinin önemine de dikkat çekildi. Ortodontik bozuklukların çocukların sosyal ve duygusal yaşamına yansıdığını vurgulayan Dr. Aktan Zeki Çelik, özellikle ilerleyen dönemde fiziksel ve psikolojik sorunlara zemin oluşturabilecek bazı durumların erken tanı ve tedavi ile çözülebileceğini belirtti. Ortodontik sorunların yalnızca dişlerin görünümü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Çelik, “Çocukluk ve ergenlik döneminde diş ve çene yapısındaki bozukluklar; çocuğun özgüvenini, akran ilişkilerini ve sosyal yaşamını etkileyebiliyor. Bilimsel çalışmalar, bu sorunların bazı çocuklarda gülmekten ya da konuşmaktan kaçınmaya, görünümünden rahatsızlık duymaya, kaygıya ve sosyal ortamlardan uzaklaşmaya kadar uzanan sonuçlarla ilişkili olabildiğini gösteriyor. Nitekim 25 çalışmayı kapsayan bir derlemede, araştırmaların yüzde 88’inde maloklüzyon veya yapısal diş anomalileri ile zorbalığa maruz kalma arasında ilişki bildirilmesi de konunun yalnızca estetik olmadığını ortaya koyuyor. Bu nedenle çocuklarda ortodontik sorunlara işaret edebilecek belirtilerin erken dönemde fark edilmesi önemli. Ağzı açık uyumak, konuşurken zorlanmak ya da gülerken ağzını kapatmak gibi belirtiler de aileler tarafından önemsenmeli ve gerektiğinde bir ortodontiste başvurulmalı. Erken değerlendirme, olası ortodontik sorunların zamanında tespit edilmesine ve uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu doğrultuda çocukların 7 yaş civarında ilk ortodontik kontrollerinin yapılmasını önemsiyoruz.” Ortodontik Tedavi Algısı ve Farkındalık Araştırması Sonuçlarında Öne Çıkan Veriler Ortodontik tedaviye ihtiyacı olduğu hekimler tarafından belirtilen kişilerin yalnızca yaklaşık yarısı tedaviye başlıyor. Ortodontik tedaviye başlayanların yüzde 61’i fonksiyonel, yüzde 39’u ise estetik nedenlerle tedaviye başladığını belirtiyor. Katılımcıların yüzde 50’si ortodontik tedaviyi düşündüğünü ya da değerlendirdiğini ifade ediyor. Katılımcıların yüzde 56’sı şeffaf plak tedavisini bildiğini söylerken, tedaviyi doğru şekilde tanımlayabilenlerin oranı yüzde 50 seviyesinde kalıyor. Şeffaf plak tedavisi görenlerin yüzde 37’si daha önce diş teli tedavisi gördüğünü belirtiyor. Şeffaf plak tercihinde günlük hayat ve zaman verimliliği yüzde 37, estetik nedenler ile sosyal/profesyonel etki ise yüzde 28 oranında belirtiliyor. Ortodontik tedavi gören hastaların yaklaşık üçte birini yetişkinler oluşturuyor ve yetişkin hastaların yüzde 85’i tedavi sonucundan memnun olduğunu bildiriyor. Çocuklarda dişlerin görünümüne ilişkin estetik kaygıda “çok endişeli” ve “endişeli” yanıtlarının toplamı yüzde 72’ye ulaşıyor. Çocuk ve ergenlerde ortodontik tedavi sonrasını inceleyen bir çalışmada, tedavi öncesinde görünümü nedeniyle akranları tarafından alay konusu olan çocukların oranı yüzde 76 iken, tedavi sonrasında çocukların yüzde 96’sı artık alay yaşamadığını ifade ediyor. Aynı çalışmada, tedavi öncesinde gülmekten ve konuşmaktan kaçınan çocukların yüzde 90’ı tedavi sonrasında akranlarıyla güvenle konuşabildiğini, yüzde 88’i ise okul performansı ve ders dışı etkinliklere katılımının iyileştiğini bildiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

N Kolay’dan Gelir Artışına Uyumlu Kredi Çözümü Haber

N Kolay’dan Gelir Artışına Uyumlu Kredi Çözümü

Bu kapsamda bireylerin nakit akışlarını daha rahat yönetebilmeleri için tasarladığı Artan Taksitli İhtiyaç Kredisi ürününü kullanıma sunuyor. Aktif Bank’ın dijital bankacılık mobil uygulaması N Kolay’ın yeni ürünü Artan Taksitli İhtiyaç Kredisi, ilk aylarda daha düşük taksitlerle ödeme imkânı sunuyor. Başvuru sırasında belirlenen oran doğrultusunda kademeli olarak artan taksitler sayesinde müşteriler, geri ödeme planlarını gelir beklentilerine ve bütçelerine göre daha esnek şekilde yönetebiliyor. Artan taksitli ihtiyaç kredisi ürünü ile birlikte, müşteriler bugünkü bütçelerini zorlamadan, ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Bu yeni çözümü N Kolay’ın hayatı kolaylaştıran fırsatlarından biri olarak tanımlayan Aktif Bank, “Bugün rahat ödeyin yarını planlayın” diyor. "Geri ödeme süreçlerinde müşterilerimize nefes aldırıyoruz" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aktif Bank Perakende ve Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Cem Martı, “Müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını yakından takip ediyor, bütçelerini daha rahat yönetmelerine destek olacak finansal çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. Harcamaların daha planlı yönetilmesinin önem kazandığı bu dönemde bireyler, geri ödeme süreçlerinde kendilerine esneklik sağlayan çözümleri daha fazla önemsiyor. Artan Taksitli İhtiyaç Kredimiz de ilk aylarda ödeme yükünü hafifleterek müşterilerimize nefes aldırıyor. 6’şar aylık dönemlerde taksit tutarları enflasyona yakın oranlarda artış gösteriyor ve geri ödeme planları gelecekteki gelir beklentilerine uygun oluşuyor. Böylece müşterilerimiz bugünkü bütçelerini zorlamadan ihtiyaçlarını karşılarken, gelecek planlarını da daha güvenle hayata geçirebiliyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası ve İMEAK Deniz Ticaret Odası’ndan Denizcilik Sektörüne Güçlü Destek Haber

İş Bankası ve İMEAK Deniz Ticaret Odası’ndan Denizcilik Sektörüne Güçlü Destek

Türkiye’nin dış ticaretindeki stratejik konumu, lojistik altyapısına sunduğu katkı ve ekonomik kalkınmadaki kritik rolüyle öne çıkan denizcilik sektörü, ülkemizin kalkınmasının en önemli unsurlarından biri olmayı sürdürüyor. Turizmi stratejik öncelikleri arasında gören İş Bankası da sektöre özel finansal çözümler sunmak ve denizcilik ekosisteminin güçlenmesine ve uzun vadeli gelişimine katkı sağlamak amacıyla İMEAK Deniz Ticaret Odası ile iş birliği gerçekleştirdi. Protokol, Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz ile İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran tarafından imzalandı. Denizcilik sektörünün ihtiyaçlarına özel finansman çözümleri Türkiye’nin mavi ekonomisinin sürdürülebilir gelişimine değer katması hedeflenen iş birliğiyle; İMEAK Deniz Ticaret Odası üyelerine özel olarak tasarlanan kredi paketleri ve avantajlı bankacılık ürünleri sunulacak. Gemi işletmeciliğinden deniz taşımacılığına, limancılıktan tersaneciliğe kadar uzanan geniş yelpazedeki ekosistem desteklenecek. Denizcilik sektörünün faaliyet yapısı ve sezonsal iş döngüsü dikkate alınarak hazırlanan esnek geri ödeme planları sayesinde işletmelerin nakit akışlarını daha etkin yönetmeleri ve yatırımlarını daha güçlü bir finansal yapıyla hayata geçirmeleri imkân tanınacak. Sezgin Yılmaz: “Denizcilik sektörünün uzun vadeli çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz” Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, sektörün ülkemizin dış ticaret hacminin büyük bölümünü taşıyan, lojistik altyapısını güçlendiren önemli bir kaldıraç olduğunun altını çizerek şöyle dedi: “Denizcilik sektörü, ülkemizin sürdürülebilir büyümesi açısından stratejik önem taşıyor. Biz de ülkemizin gelişimi için kritik olan sektörü destekliyoruz. İMEAK Deniz Ticaret Odası ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğiyle, sektörün ihtiyaçlarına özel kredi paketleri, denizcilik ekosisteminin sezonsal dinamiklerine uygun esnek geri ödeme planları ve kapsamlı bankacılık çözümleri sunacağız. Sektörel uzmanlaşma yaklaşımımız doğrultusunda, finansman sağlayan bir kurum olmanın ötesinde, aynı zamanda uzun vadeli bir çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Ülkemizin mavi ekonomisinin güçlenmesi ve denizcilik sektörünün geleceğe güvenle hazırlanması için çalışmaya devam edeceğiz.” Tamer Kıran: “Üyelerimizin finansmana erişiminde yeni bir kapı açıyoruz” İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, denizcilik sektörünün ülke ekonomisi ve dış ticaret açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Denizcilik sektörü, küresel ekonomide yaşanan gelişmeler, jeopolitik riskler ve artan maliyetler nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyor. Bu süreçte üyelerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak ve faaliyetlerine katkı sağlamak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Türkiye İş Bankası ile imzaladığımız bu protokolle üyelerimizin finansmana erişiminde yeni bir kapı açıyoruz. Sektörün ihtiyaçlarına uygun olarak hazırlanan kredi paketleri ve avantajlı bankacılık ürünlerinin, işletmelerimizin nakit akışlarını destekleyerek özellikle finansman ihtiyacı duyan işletmelerimize önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu iş birliğinin hayata geçirilmesindeki katkıları ve sektörümüze gösterdikleri yakın ilgi dolayısıyla Türkiye İş Bankası Yönetimine teşekkür ediyor, protokolün üyelerimiz, sektörümüz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.