Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gıda

Kapsül Haber Ajansı - Gıda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Atıksız Üsküdar, Atıksız Mutfak" Projesi Hayata Geçirildi Haber

"Atıksız Üsküdar, Atıksız Mutfak" Projesi Hayata Geçirildi

Program, saat 13.00’te farkındalık kortejiyle başladı. Ellerinde gıda israfına dikkat çeken pankartlarla yürüyüş, yapan vatandaşlar cadde boyunca esnaflarla etkileşim kurarak sıfır atık mesajını sahaya taşıdı. Etkinlik kapsamında öğrencilerin aktif rol aldığı uygulamalı atölye çalışması gerçekleştirildi. Katılımcılar, gruplara ayrılarak şefler eşliğinde sınırlı malzemelerle “MasterChef” formatında atıksız tabaklar hazırladı. Gastronomi dünyasının tanınmış şeflerinin katılımıyla “Gıda İsrafını Önleme ve Atıksız Mutfak” söyleşisi düzenlendi. Söyleşide hem sektör profesyonellerine hem de bireylere yönelik uygulanabilir çözüm önerileri paylaşıldı. Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Nihat Doğan, gıda israfının günümüzün en önemli çevresel ve toplumsal sorunlarından biri olduğuna dikkati çekerek, “Sıfır Atık yaklaşımını sadece bir çevre politikası olarak değil, bir yaşam kültürü olarak görüyoruz. Burada hazırlanan her atıksız tabak, paylaşılan her değerli bilgi daha yaşanabilir bir Üsküdar ve daha sürdürülebilir bir dünya için umut verici bir adım oldu.” ifadelerini kullandı. Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Pelin Kıvrıkoğlu ise dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin israf edildiğini belirterek, bu tür etkinliklerin farkındalık oluşturma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Üsküdar Belediyesi tarafından hayata geçirilen proje ile gıda israfının azaltılması, toplumda bilinç ve davranış değişikliği oluşturulması ve sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB’nin Çin’e Yeni İhracat Hedefi 1 Milyar Dolar Haber

EİB’nin Çin’e Yeni İhracat Hedefi 1 Milyar Dolar

Türkiye’nin Çin’e 3,3 milyar dolar ihracat yaparken 50 milyar dolar ithalat yaptığını, Çin’le dış ticaretinde 46,3 milyar dolar dış ticaret açığı verdiğini ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Çin’in ithalat için ne kadar yakınsa, ihracat içinde o kadar yakın bir ülke olduğunu, Çin’e ihracatı artırmak için son yıllarda büyük emek verdiklerini dile getirdi. 2026 yılının, Türkiye ile Çin arasındaki resmi diplomatik ilişkilerinin tam 55. yılına denk geldiğini dillendiren Eskinazi, şöyle devam etti: “Her iki ülke de bu durumu bir fırsat olarak görüp ilişkilerini yeni bir seviyeye taşımayı umuyor. Bu nedenle bu yıl gerçekleştirmeyi planladığımız fuarlarda, edindiğimiz deneyimleri de göz önünde bulundurarak çok daha önce hazırlıklarına başlayıp ülkemizden daha fazla firmanın katılımıyla ülkemizin ürünlerini öne çıkarmayı planlıyoruz. Çin’e yapılan her 100 dolar ihracatın 21 dolarında EİB’nin imzası var Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracattan EİB olarak aldıkları payın 3 yılda yüzde 9’dan yüzde 16’a çıktığı bilgisini veren Eskinazi, “Çin’e ihracatta 2026 yılına daha başarılı bir giriş yaptık. 2026 yılının ocak-şubat döneminde Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 29’luk artışla 438 milyon dolardan 563 milyon dolara çıkarken, EİB’nin Çin’e ihracatı yüzde 64’lük artışla 70 milyon dolardan 115 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın 21 dolarında EİB’nin imzası var. EİB olarak Çin’e 1 milyar dolar ihracat hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu amaçla Çin’de 3 fuara Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştiriyoruz” dedi. Haziran’da Urumçi, Kasım’da Şanghay 16-19 Mart 2026 tarihlerinde Çin/Xiamen'de düzenlenen Xiamen Stone Fair 2026 Fuarı’na Türkiye Milli Katılımı yaptıklarını ve 30 firmayla katıldıklarını paylaşan Eskinazi şöyle devam etti. “2026 yılının bundan sonraki diliminde Çin’deki iki fuara daha milli katılım organizasyonu yapacağız. İlk fuarımız 25-29 Haziran 2026 tarihlerinde Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de düzenlenecek olan ‘2026 Çin Avrasya Expo Fuarı’ olacak. Çin Ticaret Bakanlığı, Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin Uluslararası Ticareti Teşvik Konseyi ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi Hükümeti tarafından ortaklaşa organize edilen fuara, 2026 yılında ikinci kez milli katılım organizasyonu gerçekleştireceğiz. Bu yıl 9. kez düzenlenecek olan fuar; bilişim teknolojileri, kimya, tekstil, lojistik ve gıda başta olmak üzere pek çok farklı sektörü kapsayan genel nitelikli bir fuar. Çin’in Batıya açılan kapısı olan Urumçi’de Ege İhracatçı Birlikleri olarak gerçekleştirdiğimiz Milli Katılım Organizasyonumuz, sürdürülebilir, uzun soluklu ve karşılıklı güven içeren iş birlikleri kurma hedefimize büyük katkı sağlamıştır. Son yıllarda büyük bir gelişim gösteren ve lojistik bir hub haline gelen Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Türk ürünlerinin Çin’e girişi için stratejik bir konumda yer alıyor. Biz de bu fuar vesilesiyle Türk ürünlerinin güvenilirliğini, kalitesini ve rekabetçiliğini Urumçi pazarına tanıtmayı amaçlıyoruz. Türkiye’nin ihracat hedeflerini destekleyerek bölgesel iş birliği ve ticari çeşitliliği artırmayı amaçlayan Birliğimiz, önümüzdeki süreçte de uluslararası pazarlarda Türk sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinin görünürlüğünü güçlendirmeye devam edecektir. Milli katılım organizasyonunda yer almak isteyen üyelerimizin sanayi1@eib.org.tr adresi aracılığıyla 24 Nisan 2026 tarihine kadar temasa geçmeleri gerekiyor.” Ege İhracatçı Birlikleri’nin Çin’de Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yapacağı son fuar 5-10 Kasım 2026 tarihlerinde Şanghay’da düzenlenecek olan Çin Uluslararası İthalat Fuarı (CIIE) olacak. EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nın Çin Devleti tarafından ciddi anlamda desteklendiğinin altını çizdi. Çin’in ihracatçı kası kadar, ithalatçı kasının da güçlü olduğuna temas eden Eskinazi, “Çin 2025 yılında 3,77 trilyon dolarlık ihracata karşılık 2,6 trilyon dolar ithalat yaptı. Türkiye de Çin’e ihracatını artırabilecek potansiyele sahip. CIIE 2025’e 150 ülkeden 4108 firma ve 460.000’in üzerinde profesyonel ziyaretçi katıldı. CIIE 2025 Fuarı’nda ‘Hizmetler, Otomobil, Akıllı Endüstri ve Bilgi Teknolojileri, Tüketici Ürünleri, Medikal Ekipmanlar ve Sağlık Ürünleri, Gıda ve Tarımsal Ürünler’ holleri bulunuyor. Geçen yıl fuara kuru meyve, süt ürünleri, hububat bakliyat ve yağlı tohumlar, zeytin, zeytinyağı, tekstil ve kozmetik sektörlerindeki firmalarımızın yanı sıra Çin ile ülkemizin yaptığı anlaşma sonrasında Ege İhracatçı Birliklerimiz bünyesinde yer alan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz katılım sağlamıştı. Özellikle su ürünlerinde iki ülke arasında yapılan anlaşma sonrasında su ürünleri ihracatı yapan firmalarımız için büyük potansiyel yaratacağını düşünüyoruz. Ayrıca bu yıl kozmetik ürünlerinde daha fazla firmamızın katılımını sağlamayı hedefliyoruz. Geçen yıl Milli Katılım organizasyonumuz ile fuara katılan kozmetik firmaları Çinli tüketicilerden büyük ilgi gördü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Massey Ferguson Bursa, 14. Karacabey Tarım Fuarı’nda Çiftçilerle Buluşmaya Hazırlanıyor Haber

Massey Ferguson Bursa, 14. Karacabey Tarım Fuarı’nda Çiftçilerle Buluşmaya Hazırlanıyor

Firma, fuarda en yeni teknolojiye sahip traktör ve ekipmanlarını çiftçilerle buluşturacak. Ayrıca fuara özel düzenlenen kampanya kapsamında, fuarda satın alınacak her traktör için Bosna Hersek ziyareti hediye ediliyor. Tarım makineleri sektörünün öncü markalarından Massey Ferguson’un Bursa’daki yetkili bayisi GSCR Global Makine (Massey Ferguson Bursa), 2-5 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 14. Bursa Karacabey Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı’nda yer almaya hazırlanıyor. Firma, fuarda en yeni teknolojiye sahip traktör ve ekipmanlarını çiftçilerle buluşturacak. Tarım sektörünün bölgedeki en önemli buluşma noktalarından biri olan Karacabey Fuarı, bu yıl da yerli ve yabancı birçok katılımcıyı ağırlayacak. Massey Ferguson Bursa, yüksek performans, yakıt verimliliği ve kullanıcı konforunu bir arada sunan ürün gamıyla fuarın dikkat çeken markaları arasında yer almayı hedefliyor. Fuar özelinde dikkat çeken kampanya Massey Ferguson Bursa, fuara özel olarak hazırladığı kampanya ile de ziyaretçilere önemli bir avantaj sunuyor. Fuar süresince satın alınan her bir traktör için satın alan müşterilere Bosna Hersek gezisi hediye edilecek. Marka, bu özel kampanya ile hem çiftçilere katma değer sağlamayı hem de fuar deneyimini daha ayrıcalıklı hale getirmeyi hedefliyor. Yeni nesil teknoloji, sahada verimlilik GSCR Global Makine, fuar boyunca sergileyeceği son teknoloji traktörler ve tarım ekipmanlarıyla çiftçilerin üretim süreçlerini daha verimli, daha ekonomik ve daha konforlu hale getirmeyi amaçlıyor. Marka, özellikle dijitalleşen tarım uygulamalarına uyumlu çözümleriyle üreticilerin değişen ihtiyaçlarına cevap veriyor. “Çiftçinin yanında olmaya devam edeceğiz” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan GSCR Global Makine Yönetim Kurulu Başkanı Adem Rondu, fuar katılımının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Karacabey Tarım Fuarı, sektörümüz için çok kıymetli bir buluşma noktası. Her yıl olduğu gibi bu yıl da çiftçilerimizle bir araya gelmenin heyecanını yaşıyoruz. Amacımız; onların iş yükünü azaltan, verimliliğini artıran ve konforunu ön planda tutan çözümler sunmak. Massey Ferguson olarak yenilikçi ürünlerimizi sahada birebir tanıtmak ve çiftçilerimizin ihtiyaçlarını doğrudan dinlemek bizim için çok değerli.” Rondu ayrıca, tarımda sürdürülebilirlik ve verimlilik odağında geliştirdikleri ürünlerle çiftçilerin her zaman yanında olduklarını vurgulayarak, “Güçlü ürün portföyümüz ve hizmet anlayışımızla sektörde fark yaratmaya devam edeceğiz” dedi. Yoğun ilgi bekleniyor Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da Massey Ferguson Bursa standının yoğun ilgi görmesi bekleniyor. Ziyaretçiler, fuar süresince ürünleri yakından inceleme, teknik ekipten detaylı bilgi alma ve ihtiyaçlarına en uygun çözümleri değerlendirme fırsatı bulacak. Massey Ferguson Bursa, tüm çiftçileri ve sektör paydaşlarını 2–5 Nisan tarihleri arasında Karacabey Fuar Alanı’ndaki standına davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ağız Sağlığı Her Yaşta Önemli! Haber

Ağız Sağlığı Her Yaşta Önemli!

20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü kapsamında açıklamalar yapan Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen ile Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, süt dişlerinden ergenliğe, yetişkinlikten yaşlılığa kadar her dönemde ağız bakımının büyük önem taşıdığını vurguladı. Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen ile Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, Dünya Diş Hekimleri Birliği tarafından bu yıl ki teması ‘Mutlu bir ağız, mutlu bir hayat’ olarak belirlenen 20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü kapsamında, tüm yaşam boyunca korunması gereken alışkanlıklar ve farklı yaş dönemlerine göre dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi. Süt dişleri, kalıcı dişler ve gelişim için önemli! Süt dişlerinin sağlığı neden önemli olduğu konusuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Süt dişleri 6. aydan başlayarak 12 yaşa kadar ağızda kalır.” dedi. Bu uzun zaman aralığında süt dişlerinin pek çok farklı konuda bireye hizmet ettiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Gıdaların çiğnenmesini sağlayarak çocuğun beslenmesini ve büyümesini destekler. Kalıcı dişler için yer tutar, onların doğru pozisyonda çıkmasını sağlar. Konuşma gelişimini destekler, seslerin doğru telaffuzuna yardımcı olur. Çene kemiklerinin ve dental arkın gelişimini stimüle eder. Estetik görünüm ve çocuğun özgüvenini olumlu etkiler. Süt dişlerinin erken kaybı komşu dişlerin devrilmesine dolayısıyla alttaki daimi dişin yerinde sürememesine veya yanlış pozisyonda sürmesine neden olabilir.” açıklamasını yaptı. Karyojenik gıdalar, erken yaşta sınırlanmalı! Doğru beslenmenin küçük yaşta kazandırılmasının önemine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Karyojenik gıda tanımı iyi öğrenilmeli. Karyojenik gıda; diş çürüğüne yol açabilen yiyecek ve içeceklerin tamamını ifade eder.” dedi. Diş çürüğüne yalnızca şekerli gıdaların neden olmadığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Kraker, cips, beyaz ekmek veya tuzlu kurabiye gibi nişastalı ve ağızda kolay yapışan gıdalar da dişler üzerinde uzun süre kalarak çürük oluşumuna katkıda bulunabilir. Bu nedenle ara öğünlerde tüketilen bu tür yiyeceklerin sıklığını azaltmak önemlidir. Bunun yerine elma, havuç gibi lifli gıdalar tercih edilmesi hem ağız temizliğine yardımcı olur hem de dişlerin daha sağlıklı kalmasına katkı sağlar. Çocuğumuzu alıkoyamıyorsak da tükürük akışının yoğun olduğu ana öğünlerden sonra vermeli, gün içinde karyojenik gıdalarla sık sık atıştırmasına izin vermemeli böylece maruziyet sıklığını azaltmalıyız.” şeklinde konuştu. Ergenlik döneminde hormonal değişimler, diş ve diş eti sağlığını olumsuz etkiliyor! Ergenlik döneminde hormonal değişimler, özellikle östrojen, progesteron ve testosteron seviyelerindeki artışın, diş ve diş eti sağlığını olumsuz etkilediğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu değişiklikler diş etlerini daha hassas hale getirerek iltihaplanma riskini artırır. Hormonlar diş etlerindeki kan akışını artırır, bu da plak ve bakterilere karşı anormal reaksiyonlara yol açar. Diş etleri şişer, kızarır, parlaklaşır ve kolay kanar; ‘ergenlik gingiviti’ olarak bilinen bu durum yaygındır. Ergenlik döneminde tükürük akışı azalarak çürük riskini yükseltir ve plak birikimini kolaylaştırır. Düzenli fırçalama, diş ipi kullanımı ve profesyonel kontrollerle etkiler minimize edilebilir. Hormonal dalgalanmalar sırasında ağız hijyeni kritik önem taşır.” Diş ve çene bozuklukları erken düzeltilmeli! Diş teli ve diğer ortodontik tedavilerin zamanında uygulanması gerektiğini de hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Çocukluk döneminde ortaya çıkabilecek çene ve diş gelişim bozukluklarının erken dönemde fark edilip düzeltilmesi açısından önem taşır. Ağız solunumu, uzun süre emzik kullanımı veya parmak emme gibi alışkanlıklar dişlerin dizilişini ve çene gelişimini olumsuz etkileyerek çapraşıklıklara yol açabilir. Ayrıca süt dişlerinin erken kaybı sonucunda oluşan dişsiz boşluklar da dişlerin yer değiştirmesine ve ark yapısının bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle bu tür durumlarda erken dönemde uygulanan koruyucu veya önleyici ortodontik tedaviler büyük önem taşır.” İhmal edilen ağız bakımı, yetişkinlikte de diş sorunlarına yol açar! Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz ise yetişkinlik döneminde ağız bakımının ihmal edilmesinin, düzensiz diş hekimi kontrollerinin ve bazı sistemik faktörlerin çeşitli diş ve diş eti problemlerinin ortaya çıkmasına neden olabileceğine dikkat çekti. Yetişkinlerde en sık karşılaşılan diş sorunlarını açıklayan Dr. Öğr. Üyesi Yavuz, “Diş çürükleri, diş eti hastalıkları, diş eti çekilmesi, diş hassasiyeti, diş aşınmaları ve ağız kokusu (halitozis) sıklıkla karşılaşılan sorunlar arasında. Ağız ve diş sağlığımızı korumak için, dişler günde en az iki kez doğru teknikle fırçalanmalı, diş ipi veya ara yüz temizleyicileri düzenli kullanılmalı, şekerli ve asitli gıdaların tüketimi sınırlandırılmalı, en az 6 ayda bir diş hekimi kontrolü yapılmalıdır.” dedi. Ağız sağlığı, bakım kadar hormon, stres ve beslenmeyle de ilgili! Ağız ve diş sağlığının, yalnızca ağız bakım alışkanlıklarıyla değil; hormonal değişimler, psikolojik durum ve beslenme düzeni gibi birçok faktörle yakından ilişkili olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, şunları söyledi: “Özellikle hamilelik dönemi, yoğun stres ve dengesiz beslenme alışkanlıkları ağız sağlığını doğrudan etkileyebilen önemli etkenler arasında yer alır. Hamilelik döneminde vücutta meydana gelen hormonal değişiklikler diş eti dokularını daha hassas hale getirebilir. Mide bulantısı ve kusma gibi durumlar da ağız içi asit seviyesini artırarak diş minesinde aşınmaya neden olabilir. Yoğun stres, ağız ve diş sağlığını hem doğrudan hem de dolaylı olarak etkileyebilir. Stres altında bazı bireylerde diş sıkma ve gıcırdatma (bruksizm) alışkanlığı gelişebilir. Bu durum dişlerde aşınmaya, çene ekleminde ağrıya ve baş ağrılarına yol açabilir. Ayrıca stres, bağışıklık sistemini zayıflatarak diş eti hastalıklarına yatkınlığı artırabilir. Stresli dönemlerde ağız bakımının ihmal edilmesi ve düzensiz beslenme alışkanlıkları da ağız sağlığını olumsuz etkileyen faktörler arasında yer alır. Beslenme düzeni ağız ve diş sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar. Özellikle şekerli ve rafine karbonhidrat içeren gıdaların sık tüketilmesi, ağız içindeki bakterilerin asit üretimini artırarak diş çürüğü oluşumuna zemin hazırlar. Buna karşılık; kalsiyum, fosfor ve vitamin açısından zengin besinler diş ve kemik dokusunun sağlığını destekler. Süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, balık ve kuruyemişler diş sağlığı açısından faydalı besinler arasında yer alır. Ayrıca yeterli su tüketimi ağız içi temizliğin desteklenmesine ve tükürük üretiminin artmasına yardımcı olur.” Ağız ve diş sağlığının korunması, yaşamın her döneminde büyük önem taşır! Yaşlanma sürecinin, vücudun birçok sisteminde olduğu gibi ağız ve diş sağlığında da çeşitli değişikliklere neden olabileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, “İleri yaşlarda diş kaybı, ağız kuruluğu ve protez kullanımı daha sık görülür. Bunun temel nedeni, yıllar içinde biriken ağız sağlığı problemleri, sistemik hastalıklar ve kullanılan ilaçların ağız dokuları üzerindeki etkileridir.” dedi. Yaşlılık döneminde ağız sağlığını korumak için önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Yavuz, “Ağız ve diş sağlığının korunması, yaşamın her döneminde olduğu gibi özel fizyolojik veya yaşam tarzı değişikliklerinin yaşandığı dönemlerde de büyük önem taşır. Bu süreçte ağız bakımına özen göstermek, olası diş ve diş eti problemlerinin önlenmesine yardımcı olur. Ağız sağlığını korumak için; dişler günde en az iki kez, uygun teknikle ve florür içeren diş macunu kullanılarak fırçalanmalıdır. Diş fırçasının ulaşamadığı bölgelerde biriken plak ve gıda artıklarının uzaklaştırılması için diş ipi veya ara yüz fırçaları kullanılmalı. Şekerli ve asitli gıdaların sık tüketiminden kaçınılmalı. Su tüketimi ağız içinin nemli kalmasına yardımcı olur ve bakterilerin oluşturduğu asitlerin etkisini azaltır. Olası diş ve diş eti hastalıklarının erken dönemde tespit edilebilmesi için düzenli diş hekimi kontrolleri ihmal edilmemeli.” ifadelerini kullandı. Doğal dişler ile protez ihtiyacı arasında denge önemli! Ağız ve diş sağlığında temel amacın, mümkün olduğunca doğal dişlerin korunması ve ağız fonksiyonlarının sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesi olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz “Ancak çeşitli nedenlerle diş kaybı meydana geldiğinde, çiğneme fonksiyonunun ve estetiğin yeniden sağlanabilmesi için diş protezleri önemli bir tedavi seçeneği olarak karşımıza çıkar.” dedi. Bu nedenle tedavi planlamasında doğal dişlerin korunması ile protez kullanımının gerekliliği arasında doğru bir denge kurulmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Yavuz, “Protez tedavileri; hareketli protezler, sabit köprü protezleri veya implant destekli protezler şeklinde planlanabilir. Tedavi seçeneği belirlenirken hastanın ağız içi durumu, kemik yapısı, mevcut dişlerin sağlığı ve genel sağlık durumu dikkate alınır.” açıklamasını yaptı. Ağız sağlığına gösterilen özen, sağlıklı ve mutlu bir yaşamın anahtarı! Yaşam boyu ağız sağlığını korumak için temel üç alışkanlığın düzenli ve doğru ağız bakımı, dengeli ve sağlıklı beslenme ile düzenli diş hekimi kontrolleri olduğunu yineleyen Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu yıl için belirlenen ‘mutlu bir ağız, mutlu bir hayat’ teması; ağız ve diş sağlığının yalnızca estetik bir gülüşten ibaret olmadığını, genel sağlığın önemli bir parçası olduğunu vurgular. Sağlıklı dişler ve diş etleri, doğru beslenme, rahat konuşma ve güçlü bir yaşam kalitesi için temel bir rol oynar. Düzenli ağız bakımı ve diş hekimi kontrolleri sayesinde yalnızca ağız hastalıkları değil, genel sağlık üzerinde de olumlu bir etki sağlanabilir. Bu nedenle ağız sağlığına gösterilen özen, daha sağlıklı, konforlu ve mutlu bir yaşamın önemli bir adımıdır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı  Haber

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı 

Öğrenciler yayını hazırlarken gıda mühendisi, ziraat mühendisi ve doktor konukların görüşlerine de yer verdiler. Gençler yayında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını nasıl etkilediğine değindiler. Araştırdıkları bilgileri akranlarının ve ailelerin anlayacağı şekilde ilgi çekici bir içeriğe dönüştüren öğrenciler; topluma bir hafta boyunca mevsiminde yetişmiş ürünleri tercih etmeleri, mutfakta gıda israfını azaltmaları ve tabaklarını paylaşmaları için bir farkındalık çağrısı yaptı. İklim değişikliği sofraları ve insan sağlığını etkileyen toplumsal bir mesele Dünya Meteoroloji Örgütü verileri ortalama küresel sıcaklığın sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,2°C artmış olduğuna dikkat çekiyor. Son yıllar tüm dünyada kayıtlardaki en sıcak yıllar olarak ölçülüyor. Deniz suyu sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşırken, aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Sel, kuraklık ve orman yangınları hem doğal yaşamı hem de tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor. Bu tablo, iklim krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal bir mesele olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Genç sözcüler, bu çalışmayla 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) kapsamında; Açlığa Son (SKA 2), Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam (SKA 3), Sorumlu Üretim ve Tüketim (SKA 12) ve İklim Eylemi (SKA 13) hedeflerini pusula ediniyorlar. Küresel sorunlara yerel çözümler sunarak sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sağlıyorlar. Öğrencilerden sürdürülebilir sofralar için “Mevsiminde Tüketelim” çağrısı Bu küresel gerçeklik karşısında harekete geçen İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu 7. sınıf öğrencileri, “Küresel İklim Değişikliği ve Gıda Güvenliği” başlıklı bir podcast hazırlayarak bu soruna dikkat çektiler. Öğrenciler çalışmalarında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını da nasıl etkilediğini ele aldı. Yayın kapsamında bir ziraat mühendisi iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, bir gıda mühendisi gıdanın üretiminden soframıza gelene kadar uzanan süreçte yaşanan değişimleri, bir çocuk doktoru ise gıda güvenliğinin çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını değerlendirdi. Böylece konu, topraktan sofraya uzanan bütüncül bir perspektifle ele alındı. Devamında da öğrenciler bu soruna yönelik çözüm önerilerini oluşturup, paylaştılar. Uzmanlara göre çevre sorunlarına; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşan gençlerin hazırladığı içerikler çevrelerini olumlu yönde etkiliyor Bu çalışma ile gençler çevre sorunlarına pasif izleyici olarak değil; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşmayı hedeflediler. Yayın hazırlığı sırasında öğrencilere rehberlik eden öğretmenler; gençlerin kendi geleceklerini doğrudan ilgilendiren bir konuda inisiyatif almaları ve sorumluluk üstlenmelerinin, çevresel farkındalığın somut bir yansıması olduğunu belirtti. Uzmanlara göre gençlerin erken yaşta çevresel bilinç geliştirmesi, sürdürülebilir davranış alışkanlıklarının yaygınlaşmasında belirleyici rol oynuyor. Gençlerin ürettiği içerikler yalnızca akranlarını değil, ailelerini ve daha geniş toplumsal çevreyi de olumlu yönde etkileyebiliyor. “Değişim bugün başlarsa etkili olur, biz çözümün bir parçası olmayı seçtik” İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu öğrencileri, hazırladıkları podcast ile iklim krizine karşı seslerini yükselttiklerini ifade ettiler. Öğrenciler, iklim krizine karşı değişimin küçük ama kararlı adımlarla başlayacağını belirterek mevsiminde ürün tercih etmek, israfı azaltmak ve su ile enerjiyi dikkatli kullanmak gibi alışkanlıkların geleceği korumada önemli olduğunu vurguladı. Geleceğin yalnızca konuşulan bir kavram olmadığını, doğrudan kendi yaşamlarını şekillendirdiğini vurgulayan öğrenciler, bu nedenle sorumluluğu başkalarına bırakmak yerine çözümün parçası olmayı seçtiklerini belirttiler. Öğrenciler, değişimin yarın değil bugünden başlaması gerektiğini ve bu yayın ile çevrelerini bilgilendirmek ve çözüm önerilerini iletmek istediklerini ifade ettiler. İsteyen herkes öğrencilerin hazırladığı podcast’e İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları resmi podcast hesabından ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Satınalma Dünyası İstanbul’da Buluşuyor Haber

Satınalma Dünyası İstanbul’da Buluşuyor

Bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan Stratejik Satınalma Derneği Zirvesi, 4 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da sektör profesyonellerini bir araya getirecek. “Satınalmada Akıl Oyunları” temasıyla gerçekleştirilecek zirve, satınalma stratejilerinin değişen iş dünyasında nasıl yeniden şekillendiğini ele alacak. Zirve boyunca sektör liderleri, stratejik karar alma süreçleri, küresel rekabet, tedarik zinciri yönetimi ve geleceğin satınalma yaklaşımlarını katılımcılarla paylaşacak. Crowne Plaza İstanbul Asia’da düzenlenecek etkinlikte; iş dünyasının önde gelen isimleri, yöneticiler ve satınalma profesyonelleri gün boyu sürecek oturumlarda buluşacak. Zirvenin sunuculuğunu ise Ekotürk televizyon sunucusu Mert Aydıner üstlenecek. İş Dünyasının Önemli İsimleri Sahne Alacak SSD 5. Zirvesi’nin konuşmacıları arasında Türkiye iş dünyasının önemli liderleri yer alıyor. Zirvede; Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Toyota Türkiye CEO ve Genel Müdürü Murat Bülbül, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran ile Biyolog ve Sinir Bilim Uzmanı Sinan Canan gibi isimler bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. Zirvenin Gıda Oturumunda ise Begüm Referans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bakioğlu ile Matlı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Önder Matlı katılımcılarla buluşacak. Zirveye İlgi Her Yıl Artıyor Stratejik Satınalma Derneği Zirvesi, her yıl artan katılımcı sayısıyla satınalma ekosisteminin en önemli buluşmalarından biri haline geldi. 2023 yılında 600 katılımcıyla başlayan zirve, 2024 yılında 700 kişiye, 2025 yılında ise 800 katılımcıya ulaştı. Artan katılım; zirvenin içerik kalitesi, sektörel çeşitliliği ve güçlü profesyonel topluluğunun sürdürülebilir biçimde büyüdüğünü gösteriyor. Zirveye katılan profesyoneller; uzman, yönetici ve üst düzey yöneticilerden oluşurken, otomotiv, imalat, gıda, enerji, lojistik ve hizmet sektörleri başta olmak üzere geniş bir iş dünyası temsil ediliyor. Satınalmada Doğru Hamleler Konuşulacak SSD 5. Zirvesi, değişen ekonomik koşullar ve küresel rekabet ortamında satınalma profesyonellerinin doğru stratejik hamleleri nasıl geliştirebileceğine odaklanacak. Zirvede; veri odaklı karar alma, sürdürülebilir tedarik zincirleri, risk yönetimi ve yeni nesil satınalma yaklaşımları ele alınacak. Sektör profesyonelleri için önemli bir networking platformu sunan zirve, aynı zamanda iş dünyasında stratejik satınalmanın artan rolüne de dikkat çekmeyi amaçlıyor. Öte yandan, zirve hakkında detaylı bilgi ve kayıt için zirve.ssder.org Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım’ın yeni CFO’su Ural İnal oldu Haber

Sunar Yatırım’ın yeni CFO’su Ural İnal oldu

Türkiye’nin gıda, tarım ve biyoendüstri alanındaki öncü gruplarından Sunar Yatırım, biyoendüstri ve biyoteknoloji odaklı büyüme hedefleri doğrultusunda üst yönetim kadrosunu güçlendiriyor. Bu kapsamda finansal yönetim, stratejik planlama ve operasyonel dönüşüm alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Ural İnal, Sunar Yatırım CFO’su olarak atandı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu olan Ural İnal, yüksek lisansını Çukurova Üniversitesi İşletme programında tamamladı. Kariyerine TEMSA’da başlayan İnal finans, strateji ve uluslararası operasyonlar gibi başlıklarda sorumluluk alarak mali işler ve yurt dışı operasyonları yönetimi konusunda deneyim kazandı. Ural İnal otuz yıla yakın profesyonel hayatında farklı sektörlerde edindiği tecrübesiyle Sunar Yatırım’da finansal sürdürülebilirliği destekleyen stratejilere odaklanarak, şirketler grubunun finansal yapısının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin desteklenmesinden sorumlu olacak. Sunar Yatırım Hakkında Yarım asrı aşkın köklü geçmişiyle tarım, gıda ve biyoendüstri alanında faaliyet gösteren Sunar Yatırım; mısır nişastası bazlı endüstriyel hammadde, bitkisel sıvı yağ, un, yem ve biyo-bozunur plastik üreterek 6 kıtada, 100’ün üzerinde ülkeye ulaştırıyor. 1400’den fazla çalışanı başta olmak üzere çiftçiler, tüketiciler, iş ortakları, yerel yönetimler ve diğer tüm paydaşlarıyla geniş bir değer zinciri kuran Sunar, Ar-Ge ve ileri teknolojilere yaptığı yatırımlarla tarıma dayalı ve çevre dostu sürdürülebilir üretime liderlik ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.