Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gıda

Kapsül Haber Ajansı - Gıda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı Haber

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı

Matlı Şirketler Grubu, üretim ve marka yönetimindeki deneyimini hizmet alanına taşıyan yeni yatırımını tamamlayarak Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde hayata geçirdiği Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni hizmete açtı. İzmir–İstanbul Otoyolu’nun her iki yönünde konumlanan tesis; Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u aynı yapı içinde tüketiciyle buluştururken istihdam ve bölge ekonomisine de katkı sağlayacak. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, grubun üretim kapasitesini doğrudan tüketiciyle buluştururken Yörsan’ın yatırım ve hizmet alanlarıyla desteklenen gelişim sürecine de yeni bir halka ekliyor. Tesisle birlikte Matlı Şirketler Grubu bünyesindeki markalar, yolculuk ve gastronomi deneyiminin parçası olarak daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşacak. Tarım, gıda ve hizmet aynı yatırımda buluştu Otoyolun iki yönünde karşılıklı olarak konumlanan ve iki ayrı bloktan oluşan tesis, toplam 5 bin 500 metrekare kapalı alana sahip. Restoran, kafe, market ve şarküteri alanlarının yanı sıra akaryakıt istasyonu, elektrikli araç şarj üniteleri ve geniş otopark kapasitesi bulunan tesis, 24 saat kesintisiz hizmet verecek. Bebek bakım odaları, çocuk oyun alanı, aile tuvaletleri ve mescit gibi bölümlerle farklı ziyaretçi ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan tesis, bireysel yolculardan ailelere kadar geniş bir ziyaretçi kitlesine konforlu bir mola imkânı sunuyor. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’un aynı yatırım içerisinde yer alması, Matlı Şirketler Grubu’nun üretimden markalaşmaya ve tüketiciyle doğrudan temasa uzanan yönetim yaklaşımını yansıtıyor. Tesisin gastronomi konsepti ve menü yapılanması ise Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlandı. Yörsan’ın gelişim sürecine yeni yatırım Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Yörsan’ın yalnızca mevcut ürün ve pazarlarını koruyan değil, yeni yatırım alanlarıyla gelişimini sürdüren bir marka olarak konumunu destekliyor. Yörsan’ın köklü marka birikimi; Matlı Şirketler Grubu’nun üretim kapasitesi, dağıtım deneyimi ve tüketici beklentilerini izleyen hizmet yaklaşımıyla bir araya getiriliyor. Böylece Yörsan, geleneksel ürün gücünü farklı tüketim alanlarına taşıyarak tüketiciyle temas noktalarını artırıyor. Özer Matlı: “Bir yatırımın gerçek değeri oluşturduğu ekonomik etkiyle ölçülür” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin grubun yatırım anlayışını somut biçimde yansıttığını belirtti. Özer Matlı, yatırıma ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bir yatırımın gerçek değeri yalnızca fiziksel büyüklüğüyle değil; oluşturduğu istihdam, geliştirdiği markalar, genişlettiği tedarik ağı ve bulunduğu bölgeye kazandırdığı ekonomik hareketlilikle ölçülür. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni de bu anlayışla tamamlayarak hizmete açtık.” “Matlı Şirketler Grubu olarak tarım, gıda, üretim, marka yönetimi, perakende ve hizmet alanlarındaki birikimimizi aynı yatırım içerisinde buluşturduk. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u doğrudan tüketiciyle temas eden bir yapıya taşıdık. Böylece ürettiğimiz değeri yalnızca ürünlerimizle değil, sunduğumuz hizmet ve deneyimle de tüketicilerimize ulaştırıyoruz.” “Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlanan gastronomi konsepti, grubumuzun üretim birikimini nitelikli bir hizmet deneyimiyle buluşturdu. Bu çalışma sayesinde markalarımızın sahip olduğu kalite yaklaşımını, yolculuk sırasında tüketicinin doğrudan deneyimleyebileceği bir yapıya dönüştürdük.” “Yörsan’ı yalnızca sahip olduğumuz köklü bir marka olarak görmüyoruz. Yörsan’ın üretim, dağıtım, perakende ve hizmet alanlarında yeni yatırımlarla gelişmesini sağlıyoruz. Saruhanlı yatırımımız da markamızın tüketiciyle daha fazla noktada buluşmasını sağlayan bu sürecin önemli adımlarından biridir.” “Faaliyet gösterdiğimiz her bölgede yalnızca yatırım yapan değil; o bölgenin üretimine, istihdamına ve ticaretine değer katan bir yapı kurmayı önemsiyoruz. Saruhanlı’da tamamladığımız bu yatırımın Manisa ekonomisine, yerel tedarikçilere ve çevredeki hizmet sektörlerine kalıcı katkı sağlamasını amaçlıyoruz.” Bölgesel ekonomiye yeni hareket alanı Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin doğrudan oluşturacağı istihdamın yanı sıra yerel tedarik, lojistik, bakım ve hizmet faaliyetleri üzerinden Saruhanlı ve Manisa ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. İzmir ile İstanbul arasındaki yoğun yolcu hareketliliğini bölgesel ekonomik değere dönüştürecek tesis, Matlı Şirketler Grubu’nun markalarını yeni tüketici temas noktalarına taşırken, çevredeki ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesine de katkıda bulunacak. Tesis bünyesinde yer alan TotalEnergies akaryakıt istasyonu ve elektrikli araç şarj altyapısı da yolcuların enerji ve mobilite ihtiyaçlarına aynı noktadan cevap verecek. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Matlı Şirketler Grubu’nun üretim gücünü markalaşma, hizmet, istihdam ve bölgesel ekonomik değerle birleştiren yatırım anlayışının yeni bir örneği olarak faaliyet gösterecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı Kimdir? Bursa İş Dünyasının Tanınan İsmi Başkanlığa Hazırlanıyor Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı Kimdir? Bursa İş Dünyasının Tanınan İsmi Başkanlığa Hazırlanıyor

Bursa'nın köklü sanayi ve ticaret kuruluşlarından birinin temsilcisi olan Özer Matlı, iş dünyasındaki deneyimi, sanayi yatırımları ve sivil toplum kuruluşlarındaki aktif görevleriyle BTSO başkanlığı için adı öne çıkan isimler arasında bulunuyor. Bursa ekonomisinin geleceğinin şekilleneceği yeni dönemde adaylık hazırlıklarını sürdüren Özer Matlı'nın kariyeri, sanayicilik anlayışı ve iş dünyasındaki çalışmaları kamuoyunda merak edilen başlıklar arasında yer alıyor. Özer Matlı kimdir? Özer Matlı, Bursa'nın köklü sanayi ve iş dünyası ailelerinden birinin temsilcisi olarak uzun yıllardır üretim, sanayi ve tarıma dayalı sanayi alanlarında faaliyet gösteriyor. Eğitim hayatının ardından aile şirketlerinde aktif görev üstlenen Matlı, zaman içerisinde yöneticilik sorumluluğunu üstlenerek şirketlerin büyüme süreçlerinde önemli rol oynadı. Özellikle yem sanayi, tarım, hayvancılık, gıda ve üretim alanlarında faaliyet gösteren Matlı Grubu'nun yönetiminde yer alan Özer Matlı, sanayi yatırımlarıyla birlikte Bursa ekonomisine katkı sağlayan isimler arasında gösteriliyor. Üretim odaklı yaklaşımı ve yatırım vizyonuyla dikkat çeken Matlı, Bursa'nın sanayi kültürünün gelişmesine yönelik birçok projede de aktif görev aldı. İş dünyasında uzun yıllara dayanan yönetim deneyimi Özer Matlı, yalnızca özel sektördeki yatırımlarıyla değil, aynı zamanda iş dünyasının temsil edildiği kurumlarda üstlendiği görevlerle de öne çıkıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde uzun yıllardır çeşitli görevlerde bulunan Matlı, meclis çalışmaları ve komisyon faaliyetleri içerisinde aktif rol üstlenirken, Bursa iş dünyasının beklenti ve taleplerinin ortak platformlarda dile getirilmesine katkı sundu. Sanayiciler ve yatırımcılarla kurduğu güçlü iletişim sayesinde üretim, ihracat, istihdam ve yatırım konularında yürütülen çalışmalarda etkin rol oynayan Matlı, Bursa'nın ekonomik gelişimine yönelik birçok projeye destek verdi. Bursa ekonomisinin güçlü markalarından birinin temsilcisi Özer Matlı'nın yönetiminde görev aldığı Matlı Grubu, Türkiye'nin tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren önemli sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. Yem üretimi başta olmak üzere gıda ve tarım sanayisinde gerçekleştirdiği yatırımlarla büyüyen grup, yüksek üretim kapasitesi ve ihracat odaklı yapısıyla hem Bursa hem de Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı sürdürüyor. Sanayi yatırımlarında sürdürülebilir büyüme, teknoloji kullanımı ve verimlilik odaklı yaklaşımı benimseyen Matlı, üretimin güçlenmesini ekonomik kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyor. BTSO başkan adaylığı iş dünyasında yakından takip ediliyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri öncesinde adı başkan adayları arasında öne çıkan Özer Matlı'nın, iş dünyasının farklı kesimleriyle gerçekleştirdiği temaslarını sürdürdüğü belirtiliyor. BTSO'nun yeni dönemde sanayi, ihracat, dijital dönüşüm, yeşil mutabakat, finansmana erişim ve küresel rekabet gibi başlıklarda daha etkin çalışmalar yürütmesi gerektiğine yönelik değerlendirmelerin seçim sürecinde öne çıkması bekleniyor. Özer Matlı'nın da bu başlıklarda hazırladığı vizyon doğrultusunda Bursa iş dünyasının beklentilerine yönelik projelerini kamuoyuyla paylaşması bekleniyor. Üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme ön planda olacak Bursa, Türkiye'nin üretim ve ihracat üssü konumundaki şehirleri arasında yer alırken, BTSO'nun yeni dönem yönetiminin sanayicilerin rekabet gücünü artıracak politikalar geliştirmesi büyük önem taşıyor. Özer Matlı'nın sanayi geçmişi ve üretim odaklı yönetim anlayışının özellikle dijital dönüşüm, yüksek katma değerli üretim, teknoloji yatırımları, yeşil dönüşüm ve uluslararası pazarlara erişim gibi alanlarda yeni projelerin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. İş dünyasının farklı sektörlerinden gelen talepler doğrultusunda ortak akıl kültürünü güçlendiren bir yönetim anlayışının da seçim sürecinde öne çıkan başlıklar arasında yer alacağı değerlendiriliyor. Sivil toplum ve iş dünyasında aktif rol üstleniyor Özer Matlı, iş hayatının yanı sıra Bursa iş dünyasını temsil eden çeşitli platformlarda da aktif görevler üstleniyor. Sanayi, ticaret ve üretim odaklı çalışmalarda yer alan Matlı, sektör temsilcileriyle yürüttüğü istişare süreçleriyle dikkat çekiyor. Bursa'nın ekonomik gelişimine katkı sağlayacak projelerde aktif rol alan Matlı, kent ekonomisinin büyümesi, ihracatın artırılması ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik çalışmaları destekleyen isimler arasında yer alıyor. BTSO seçimlerinde dikkat çeken adaylardan biri Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine yönelik hazırlıklar sürerken, Özer Matlı'nın başkan adaylığı iş dünyasında yakından takip edilen gelişmeler arasında bulunuyor. Üretim odaklı iş deneyimi, sanayi yatırımları, kurumsal yöneticilik tecrübesi ve Bursa iş dünyasıyla kurduğu güçlü ilişkilerle öne çıkan Özer Matlı'nın, önümüzdeki süreçte açıklayacağı projeler ve seçim vizyonunun BTSO üyeleri tarafından yakından izlenmesi bekleniyor.

Malatya’nın Küresel Vizyonu ABD Pazarıyla Buluştu Haber

Malatya’nın Küresel Vizyonu ABD Pazarıyla Buluştu

Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) öncülüğünde hayata geçirilen program; Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Malatya Tekstilciler ve Konfeksiyoncular Derneği (MATEK-DER) ile Malatyalı İş İnsanları Derneği (MİAD) iş birliğiyle düzenlendi. Etkinlik; Malatya başta olmak üzere bölge ekonomisinin önde gelen sanayici, ihracatçı, yatırımcı ve iş insanlarını aynı platformda bir araya getirdi. Panel Öncesi Vali Seddar Yavuz’a Makamında Ziyaret Bölgedeki iş dünyası temsilcilerine ABD pazarının kapılarını aralamayı amaçlayan panel öncesinde, TABA-AmCham heyeti Malatya Valisi Seddar Yavuz'u makamında ziyaret etti. Ekonomi Dünyasının Öncü İsimleri Kürsüdeydi Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen ve bölge genelinde faaliyet gösteren sanayiciler, yatırımcılar ve girişimcilere ABD pazarına giriş konusunda yol göstermeyi amaçlayan program, üst düzey açılış konuşmalarıyla başladı. Programın açılış konuşmaları TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve MATEK-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tüm tarafından gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarının ardından, TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Prof. Dr. Musa Pınar, ABD pazarında marka konumlandırması ve eyalet bazlı tüketici davranışları üzerine kapsamlı bir ana konuşma gerçekleştirdi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve ekonomi yazarı Vahap Munyar’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde TABA-AmCham New Jersey Temsilcisi Peter Eyüp Ulu, TABA-AmCham Tekstil-Hammadde Komite Başkanı Mehmet Durdu Akan, TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Tayfun Selen, TABA-AmCham Başkan Başdanışmanı Av. Emine Şahin Karakaşlıoğlu ile TABA-AmCham üyeleri Zeynep Sönmez İhtiyar ve Av. İlhan Kubilay Geçkil konuşmacı olarak yer aldı. Uzmanlar; ABD pazarına giriş stratejileri, yatırım süreçleri, kurumsal yapılanma ve hukuki yol haritasına ilişkin stratejik bilgi ve saha deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Eyalet Bazında Fırsatlar ve Riskler Tartışıldı Panel kapsamında; ABD'nin farklı eyaletlerindeki yatırım ve ticaret fırsatları, sektörel avantajlar, yatırım teşvikleri, şirket kuruluş süreçleri ve hukuki altyapı konuları masaya yatırıldı. Küresel ticarette öne çıkan riskler, lojistik olanaklar ve pazara giriş stratejilerinin uzman isimler tarafından değerlendirildiği oturumda; üretim, tekstil, gıda, tarım, makine, otomotiv yan sanayi, teknoloji, enerji, lojistik, hizmet ve dış ticaret sektörlerine ait güncel veriler ve pazar analizleri paylaşıldı. ABD ile olan ticaretini bir adım ileriye taşımak ve uluslararası rekabet gücünü artırmak isteyen ihracatçılar için kılavuz niteliği taşıyan panelin, bölge ekonomisine yeni ticari bağlantılar kazandırması hedefleniyor. Malatya Ticaret Borsası ile Tarımsal İhracat Masaya Yatırıldı Program kapsamında ayrıca TABA-AmCham heyeti, Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan ve yönetimiyle bir araya geldi. Toplantıda; Malatya'nın tarım ve gıda sektöründeki yüksek üretim gücü, kentin ihracat potansiyeli ve Türkiye-ABD ticari ilişkileri kapsamında geliştirilebilecek yeni iş birliği fırsatları değerlendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara’nın Küresel Rekabet Gücü İçin Serbest Bölge ve Outlet Köyü Önerisi Haber

Ankara’nın Küresel Rekabet Gücü İçin Serbest Bölge ve Outlet Köyü Önerisi

Programın açılışında Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz ile Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ birer konuşma gerçekleştirdi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Zirve'de yaptığı konuşmada, Ankara'nın uluslararası ticaret, yatırım ve turizmde daha güçlü bir konuma ulaşmasına yönelik iki stratejik öneriyi gündeme getirdi. Başkentte "Serbest Bölge" kurulmasının ihracat ve yatırımları artıracağını belirten Baran, turizm ve hizmet sektörünü canlandıracak uluslararası standartlarda bir "Outlet Köyü" projesinin de Ankara'nın ekonomik gelişimine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Zirve'de "Ticaret", "Sanayi", "Tarım ve Gıda" başlıklarında gerçekleştirilen oturumlarda uzman, akademisyen ve sektör temsilcileri Ankara ekonomisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da, yaptığı konuşmada Ankara'nın artık yalnızca siyasi başkent değil aynı zamanda ekonomik bir merkez olduğuna dikkat çekti. Baran, "Kentimiz son yıllarda sanayinin, ticaretin, nitelikli tarımın, teknolojinin ve küresel inovasyonun da başkenti konumuna yükseldi" dedi. Ankara'nın savunma sanayi, ileri teknoloji ve yüksek katma değerli üretimde güçlü bir konuma ulaştığını belirten Baran, "Şehrimizin mevcut başarılarını taçlandırmak ve ticaret hacmimizi katlayarak artırmak adına iki önemli önerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlardan ilki Ankara'da bir Serbest Bölge kurulmasıdır. Savunma sanayi, ileri teknoloji, sağlık teknolojileri, yazılım ve yüksek katma değerli üretim alanlarında faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü artıracak bir serbest bölge, Ankara'nın ihracatına, istihdamına ve yatırım kapasitesine büyük katkı sağlayacaktır. Bu adım, ihracatçımızın rekabet gücünü artıracak, yabancı yatırımcıları şehrimize çekecek ve Ankara'yı uluslararası ticaret rotalarının merkezine yerleştirecektir. Ankara'nın lojistik üstünlüğü, üniversiteleri, teknokentleri ve sanayi altyapısı dikkate alındığında serbest bölge için Türkiye'deki en doğru adrestir" dedi. -ANKARA'YA OUTLET KÖYÜ İLE TURİZMDE YENİ BİR HİKAYE- Ankara'nın ekonomik gelişiminde turizmin de önemli bir başlık olduğuna işaret eden Baran, "2026 yılında Türk Dünyası Turizm Başkenti unvanını taşıyan Ankara artık turizmde de yeni bir hikâye yazmalıdır. Gordion'dan Aslanhane Camii'ne, Beypazarı'ndan Kızılcahamam'a, Ankara Kalesi'nden Cumhuriyet mirasına kadar çok güçlü değerlere sahibiz. Bunların yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin şehirde daha fazla zaman geçirmesini sağlayacak yeni çekim merkezlerine ihtiyacımız var. Bu noktada Avrupa'nın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan Outlet Köyü'nün şehrimizde de kurulmasını öneriyoruz. Uluslararası standartlarda, geniş hacimli bir Outlet Köyü projesini hayata geçirmeliyiz. Bu proje hem markalarımızın katma değerini artıracak hem de kentimizi bir alışveriş ve ticaret destinasyonuna dönüştürerek istihdama büyük katkı sağlayacaktır" diye konuştu. TİCARET OTURUMUNDA EĞİTİM, VERGİ VE TARIM EKONOMİSİ MASAYA YATIRILDI Açılış konuşmalarının ardından program, Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Ticaret Oturumu" ile devam etti. Oturumda, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi, Özel Öğretim Derneği Genel Başkanı ve Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça, TOBB Tarım Meclisi Başkanı, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı ve Ankara Ticaret Odası 5 No'lu Hayvansal Üretim Meslek Komitesi Meclis Üyesi Murat Ülkü Karakuş ile Ankara Ticaret Odası Mali Danışmanı, Yeminli Mali Müşavir Nazmi Karyağdı konuşmacı olarak yer aldı. Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi, Özel Öğretim Derneği Genel Başkanı ve Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça, ekonomik kalkınmanın temelinde eğitim, kültür ve nitelikli insan kaynağının bulunduğunu belirterek, Ankara'nın bu alanlardaki güçlü altyapısıyla öne çıktığını söyledi. Ankara'nın yaklaşık 6 milyonluk nüfusuyla Türkiye nüfusunun yüzde 6,8'ini oluşturmasına karşın ülke ekonomisinin yüzde 10,5'ini ürettiğini kaydeden Akça, kentte 21 üniversitede yaklaşık 363 bin öğrencinin eğitim gördüğünü ifade etti. Ankara'nın savunma sanayi, AR-GE merkezleri ve teknoloji geliştirme bölgeleriyle bilgi ekonomisinde önemli bir merkez haline geldiğini belirten Akça, yüksek teknoloji ürünlerinin Ankara ihracatındaki payının yüzde 20 seviyesine ulaştığını, bunun Türkiye ortalamasının yaklaşık 7 katı olduğunu söyledi. Akça ayrıca, Ankara Ticaret Odası'nın son dört yılda hayata geçirdiği "Mesleki Eğitimde Ankara Modeli" kapsamında meslek liseleri ile iş dünyasını buluşturan, ahilik kültürünü de temel alan kapsamlı bir iş birliği modeli oluşturduklarını kaydetti. TOBB Tarım Meclisi Başkanı, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı ve Ankara Ticaret Odası 5 No'lu Hayvansal Üretim Meslek Komitesi Meclis Üyesi Murat Ülkü Karakuş ise Türkiye'de tarım-sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesi ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi gerektiğini belirtti. Kırsaldan büyükşehirlere göçün temel nedeninin ekonomik koşullar olduğunu ifade eden Karakuş, kırsalda yaşamın cazip hale getirilmesinin sürdürülebilir kalkınma açısından önem taşıdığını söyledi. Serbest piyasa ekonomisinin kurallarının etkin şekilde işletilmesi gerektiğini vurgulayan Karakuş, kamunun düzenleyici, destekleyici ve denetleyici rolünün güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Su kaynaklarının stratejik önem taşıdığını belirten Karakuş, Türkiye'nin tarım politikalarını su kaynaklarını merkeze alarak planlaması gerektiğini ifade etti. Gıda enflasyonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karakuş, temel tarımsal ürünlerde üretici fiyat artışlarının enflasyonun altında kaldığını, asıl sorunun üretici ile tüketici arasındaki tedarik zincirinde oluşan maliyetlerden kaynaklandığını söyledi. Ankara Ticaret Odası Mali Danışmanı, Yeminli Mali Müşavir Nazmi Karyağdı da, Ankara'nın Türkiye ekonomisindeki güçlü konumuna dikkat çekerek, yaklaşık 6 milyon nüfusa sahip kentin ülke nüfusunun yüzde 6,8'ini oluşturmasına rağmen Türkiye ekonomisine yüzde 10,5 katkı sağladığını söyledi. Ankara'nın vergi gelirlerinde İstanbul'un ardından yüzde 10 payla ikinci sırada yer aldığını belirten Karyağdı, kentte yaklaşık 1 milyon 987 bin kayıtlı çalışanın bulunduğunu, bunların yüzde 68'inin işçi, yüzde 22,9'unun memur olduğunu kaydetti. Türkiye'de yalnızca 10 ilin kamu harcamalarından daha fazla kamu geliri ürettiğini ifade eden Karyağdı, şehirlerin ekonomik olarak kendi kendine yeter hale gelmesinin önemine vurgu yaptı. Vergi sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karyağdı, kurumlar vergisinde tek oranlı yapıya geçilmesi, geçici vergi uygulamasının iki döneme indirilmesi, stopaj yükünün azaltılması ve vergi mevzuatının dijital ekonomiye uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Programın devamında Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ'ın moderatörlüğünde, Ankara Sanayi Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Av. Doç. Dr. Duhan Kalkan ve ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Taymaz'ın katılımıyla "Sanayi Paneli" düzenlendi. ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Cansız, Ankara sanayisinin dönüşüm vizyonu, yüksek teknolojili üretime geçiş, nitelikli insan kaynağı ve Ar-Ge ile savunma sanayii ve sivil sektör etkileşimi konularında değerlendirmelerde bulundu. Ekonomi Gazetesi Ankara Haber Müdürü Hüseyin Gökçe'nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen Tarım ve Gıda Oturumu'nda ise Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şahinöz ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Koç konuşmacı olarak yer aldı. Programda, OSTİM OSB Başkanı Orhan Aydın, Kamu İhale Kurumu Başkanı Hamdi Güleç, Ankara Defterdarı Yüksel Duman, Ankara YMM Odası Eşbaşkanı Yılmaz Sezer, Anadolu OSB Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü ile çok sayıda katılımcı da yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabri Ülker Vakfı, “Bilim Elçileri”yle Küresel Bilim Ekosistemine İlham Verecek Haber

Sabri Ülker Vakfı, “Bilim Elçileri”yle Küresel Bilim Ekosistemine İlham Verecek

Sabri Ülker Vakfı, bilimsel ilerlemenin yeni araştırmalar kadar bilim liderlerinin de yetiştirilmesiyle mümkün olduğu inancıyla Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü’nü sahipleriyle buluşturuyor. Kuruluşundan bu yana kararlılıkla sürdürdüğü bilimsel destek yaklaşımını 2026 Bilim Ödülü başvuru sürecinde küresele taşıyan Vakıf, bu vizyonunu yeni bir adımla güçlendiriyor. 25 Haziran 2026’da açılacak başvurular, 25 Nisan 2027’ye kadar scienceaward.sabriulkerfoundation.org adresinden yapılabilecek. Gıda, beslenme ve halk sağlığı alanlarında topluma fayda sağlayacak araştırmaları destekleyen Geleceğin Bilim Lideri Ödülü, yeni dönemde ‘’Bilim Elçileri Ağı’’ altında genç araştırmacılara rehberlik edecek. Bilim Elçileri, geçmiş yıllarda ödül kazanan araştırmacılardan oluşacak ve bu ağ, uluslararası iş birliklerini destekleyerek ödül programının toplumsal etkisini büyütecek. Vakfın küresel vizyonunun önemli adımlarından birini oluşturan “Bilim Elçileri”, 2026 Geleceğin Bilim Lideri Ödülü başvuru sürecinin de başlatıldığı lansmanla tanıtıldı. Etkinlikte, geçmiş yılların ödül sahipleri Vakfın "Bilim Elçileri" olarak sahneye çıktı. Doç. Dr. Elif Nur Fırat Karalar, Dr. Maria Elsa Pando San Martin ve Doç. Dr. Cesarettin Alaşalvar, ödül sonrasındaki başarılarını, araştırmalarının toplumsal etkilerini ve uluslararası iş birliklerini paylaşarak genç araştırmacılara ilham verdi. Lansman kapsamında oluşturulan bilim galerisinde ise geçmiş yıllarda ödül sahiplerinin araştırmaları, yayınları, patentleri ve uluslararası iş birlikleri katılımcılarla buluşturuldu. Yahya Ülker: "Bilimin dönüştürücü gücüne ‘Bilim Elçileri’yle tanıklık ediyoruz” Etkinlikte konuşan Sabri Ülker Vakfı Başkanı Yahya Ülker, 15 yılı aşkın süredir oluşturdukları bilimsel birikimi, Geleceğin Bilim Lideri Ödülü'nü küresel başvurulara açarak uluslararası arenaya taşıdıklarını ifade etti. Yahya Ülker şunları kaydetti: “Sabri Ülker Vakfı olarak 2009’dan bu yana güvenilir bilimsel bilginin yaygınlaşmasına katkı sağlarken, insan sağlığına fayda sağlayacak araştırmaları desteklemeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. On yıl önce başlattığımız Geleceğin Bilim Lideri Ödülü programının bugün ulaştığı nokta hepimiz için gurur verici. Bugüne kadar ödülü kazanan bilim insanımızın ortaya koyduğu 1.500’den fazla bilimsel yayın, 25'ten fazla patent ve patent başvurusu, 300’den fazla araştırma projesi ve 150’den fazla uluslararası iş birliği, Geleceğin Bilim Lideri Ödülü'nün yalnızca bireysel başarıları değil, küresel ölçekte bilimsel etkiyi de desteklediğini gösteriyor. Bu başarı hikâyelerinin daha fazla araştırmacıya ulaşması ve yeni bilim liderlerine ilham vermesi amacıyla bugün Bilim Elçileri ağını hayata geçiriyoruz. Artık Geleceğin Bilim Lideri Ödülü, bir ödül programının ötesinde; bilim insanlarını bir araya getiren, iş birliklerini güçlendiren ve bilimin toplumsal etkisini büyüten bir platform olarak yoluna devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de genç araştırmacıları desteklemeye, uluslararası bilim ağlarını güçlendirmeye ve sürdürülebilir bir bilim ekosisteminin gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Bilim Elçisi Doç. Dr. Karalar: “Ödül, araştırmalarımızı daha görünür bir noktaya taşımamıza katkı sağladı” 2021 Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü’nü kazanan Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Nur Fırat Karalar, ödülün kendisi için yalnızca bireysel bir başarı değil, aynı zamanda araştırma ekibi ve yürüttükleri bilimsel çalışmalar için de önemli bir destek ve görünürlük sağladığını belirtti. Fırat Karalar şöyle devam etti: “Bilim uzun soluklu, emek ve kararlılık gerektiren bir yolculuk. Bu yolculukta doğru zamanda gelen destekler, özellikle genç araştırmacılar için çok değerli. Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü, bizim için araştırmalarımızı daha görünür kılan, yeni projeler geliştirme motivasyonumuzu artıran ve uluslararası hedeflerimize daha güçlü şekilde ilerlememize katkı sağlayan önemli bir destek oldu. Bugün genç araştırmacılara en önemli mesajım, meraklarından vazgeçmemeleri, bilimsel hedeflerinin peşinden cesaretle gitmeleri ve kendi potansiyellerine güvenmeleri. Türkiye’den yetişen bilim insanlarının dünya bilimine önemli katkılar sunabileceğine yürekten inanıyorum.” Başvuru Süreci Sabri Ülker Geleceğin Bilim Lideri Ödülü için başvuracak adayların 45 yaşından gün almamış, Ph.D., M.D. veya eşdeğer doktora derecesine sahip olması gerekecek. Özgün, bilimsel titizliği yüksek ve somut ya da potansiyel etki yaratma kapasitesine sahip araştırmalarla yapılacak başvurularda dosyanın İngilizce hazırlanma şartı bulunacak. Adaylar doğrudan başvuru yapabilecek. 25 Haziran 2026’da açılacak başvurular, 25 Nisan 2027’ye kadar scienceaward.sabriulkerfoundation.org adresinden yapılabilecek. Geleceğin Bilim Lideri seçilen araştırmacı 100 bin dolarla ödüllendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Interpack 2026 ve PLMA 2026 Fuarlarına Güçlü Çıkarma Haber

Türkiye’den Interpack 2026 ve PLMA 2026 Fuarlarına Güçlü Çıkarma

İKMİB tarafından düzenlenen milli katılım organizasyonları kapsamında Türk firmaları ambalaj, private label, kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürün ve üretim gücünü uluslararası alıcılara tanıtma fırsatı buldu. Interpack 2026’ya Türkiye’den 286 Firma Katıldı 7-13 Mayıs 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen ve ambalaj sektöründe dünyanın en önemli fuarlarından biri olarak kabul edilen Interpack 2026’nın Türkiye milli katılım organizasyonu bu yıl üçüncü kez İKMİB tarafından gerçekleştirildi. Milli katılım organizasyonu kapsamında 43 firma fuarda yer aldı. 243 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 286 firma ile fuara katılarak en fazla katılımcıya sahip dördüncü ülke oldu. 169 ülkeden 170 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan fuarda, 55 ülkeden 2 bin 866 firma katılımcı olarak yer aldı. Fuar süresince Türk firmaları plastik, karton, metal ve benzeri ambalaj ürünleri ile ambalaj ve paketleme makinelerini sergileyerek sektörün üretim ve ihracat kapasitesini uluslararası pazarlara tanıttı. Fuar kapsamında T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, T.C. Düsseldorf Ticaret Ataşeleri Pınar Aslan ve Dilara Zümreoğlu Tek ile İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, İKMİB Denetim Kurulu Üyesi Hakan Özhuy ve İKMİB GYK Üyesi Hakan Dirgeme, Türk pavilyonunu ziyaret ederek katılımcı firmalarla bir araya geldi. PLMA 2026’da 146 Türk Firması Yer Aldı Private label sektörünün dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen PLMA 2026 ise 19-20 Mayıs 2026 tarihlerinde Hollanda’nın Amsterdam şehrinde gerçekleştirildi. İKMİB, fuarın Türkiye milli iştirak organizasyonunu bu yıl 16’ncı kez düzenledi. Milli katılım organizasyonu kapsamında 94 firma yer alırken, 52 bireysel katılımcı ile birlikte Türkiye toplam 146 firma ile fuarda temsil edildi. 18 binin üzerinde ziyaretçi ve 3 bin 300’den fazla katılımcı firmanın yer aldığı fuarda Türk firmaları kozmetik, temizlik, gıda ve plastik sektörlerindeki ürünlerini sergiledi. Fuar boyunca İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, önetim Kurulu Üyeleri M. İmer Özer ve Ender Sedat Çelik ile TİM Delegeleri Sevim Öztaşkın, Hakan Hatipoğlu ve Özgür Öztürk milli katılım kapsamında yer alan firmaları stantlarında ziyaret ederek başarı dileklerini iletti. Ayrıca T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, T.C. Amsterdam Başkonsolosu Mahmut Burak Ersoy, T.C. Lahey Ticaret Müşaviri Ömer İlhan ve T.C. Amsterdam Ticaret Ataşesi Kutgün Sinal da fuara katılarak Türk firmalarıyla bir araya geldi. İbrahim Aracı: “Türk firmalarımız küresel pazarlarda güçlü konumunu pekiştiriyor” İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Interpack 2026 ve PLMA 2026 fuarlarına yönelik değerlendirmesinde, Türk firmalarının uluslararası fuarlarda gösterdiği güçlü katılımın sektör ihracatına önemli katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Ambalaj ve private label sektörleri, katma değerli üretim ve ihracat açısından ülkemiz için stratejik öneme sahip alanlar arasında yer alıyor. Dünyanın en önemli fuarlarından olan Interpack ve PLMA’da firmalarımızın yoğun ilgi görmesi, Türk üreticisinin kalite, üretim kapasitesi ve rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin her iki fuarda da yüksek katılım sayılarıyla öne çıkması sektörümüz açısından son derece değerli. İKMİB olarak firmalarımızın küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak, yeni iş birlikleri geliştirmelerine katkı sunmak ve ihracatımızı daha ileri taşımak amacıyla milli katılım organizasyonlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle ambalaj sektöründe Avrupa başta olmak üzere hedef pazarlardaki büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine inanıyoruz.” Ambalaj Sektörü İhracatında Avrupa Pazarı Öne Çıkıyor Türk ambalaj sektörünün ihracat performansı son yıllarda istikrarlı büyümesini sürdürürken, plastik ambalaj ihracatı sektörün en büyük kalemini oluşturmaya devam ediyor. 2021-2025 döneminde plastik ambalaj ihracatı yaklaşık 4,14 milyar dolardan 4,34 milyar dolara yükseldi. Ambalaj sektörünün 2025 yılı toplam ihracatı 7,29 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bunun 4,32 milyar dolarlık kısmını İKMİB kapsamındaki plastik ambalaj ürünleri oluşturdu. Böylece plastik ambalaj ürünleri, toplam ambalaj sektörü ihracatının yüzde 59,2’sini oluşturdu. Sektörün en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler arasında İngiltere, Almanya, ABD, İtalya ve Irak öne çıkarken, ihracatın ağırlıklı olarak Avrupa pazarına yöneldiği görülüyor. İngiltere ve Almanya sektörün en önemli pazarları arasında yer alırken, ABD pazarında son yıllarda artış eğilimi dikkat çekiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye - Çin Arasında Dış Ticaret Hamlesi Haber

Türkiye - Çin Arasında Dış Ticaret Hamlesi

54 üniversite ve 62 araştırma merkezine sahip olan Nanjing, İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle Kardeş Şehir Protokolünü imzalamadan önce Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret etti. Ziyaretten konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Nanjing’in, bilim, teknoloji ve sanayi alanlarında hızlı gelişim gösteren, Çin’in en prestijli üniversitelerine ev sahipliği yapan ve tarihi boyunca önemli bir merkez olmuş çok kıymetli bir şehir olduğunun altını çizdi. Nanjing heyetine İzmir ve Ege İhracatçı Birlikleri hakkında bilgi veren Eskinazi, “İzmir, Batı Anadolu ve Ege Bölgesi’nin merkezi ve Türkiye’nin üçüncü büyük şehridir. Yaklaşık 4,5 milyonluk nüfusu ile ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Tarih boyunca üretim ve ticaretin merkezlerinden biri olmuş olan İzmir, bir liman kenti olmanın avantajıyla çok yönlü bir ekonomik yapıya sahiptir. Nitelikli iş gücü, güçlü tarımsal altyapısı, gelişmiş ulaşım ağları, kültürel zenginliği ve yaşam kalitesi ile yatırım açısından son derece cazip bir şehirdir” diyerek Çinlileri İzmir’de yatırıma davet etti. İzmir’in sürdürülebilirlik alanında Avrupa Birliği’nin İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu’nda yer alan kentlerden biri olduğu bilgisini veren Eskinazi, İzmir’i bu özelliğiyle vizyonunu ortaya koyan bir kent olarak tanımladı. “10 üniversitesi ve artan eğitimli nüfusu ile İzmir, Türkiye’nin modern ve yenilikçi yüzlerinden biridir” diyen Eskinazi şöyle devam etti; “Coğrafi konumu ve gelişmiş lojistik altyapısı sayesinde İzmir, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biridir. Bu yönüyle Türkiye, Çin açısından yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya erişim sağlayan stratejik bir bölgesel ticaret ve lojistik merkezi (hub) niteliğindedir. Adnan Menderes Havalimanı’ndan 36 ülkeye doğrudan bağlantımız var. 16 limanına sahibiz. Türkiye’deki toplam yükün yüzde 17’si ve konteyner yüklerinin yüzde 15’i İzmir limanlarında elleçleniyor. 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyet gösteren yüzlerce firma ve binlerce Ar-Ge personelimiz bulunuyor. Çok sayıda Ar-Ge ve tasarım merkezi ile inovasyon kapasitesi giderek artıyor. Yenilenebilir enerji alanında ise rüzgâr, güneş, biyokütle ve jeotermal olmak üzere dört ana kaynağı bir arada barındıran nadir şehirlerden biriyiz. Türkiye’nin rüzgâr enerjisi kurulu gücünün önemli bir kısmı İzmir’de bulunuyor. Ege İhracatçı Birlikleri'nde 12 sektörde 8 bin aktif ihracatçısı bulunuyor. Sektörel zenginliğimiz üst seviyede. 2025 yılı itibariyle Ege Bölgesi’nden 43,6 Milyar dolar ihracat yaparak, Türkiye ihracatından yüzde 16’lık bir pay aldık. 2019 yılından itibaren ülkemizin Çin ile ticaretini geliştirmek için pek çok ticaret heyeti, fuar, eğitim organize ettik. Çin ile geliştirilecek çeşitli fırsatlara kapımızı açık tutuyoruz. WeChat platformunu da aktif kullanarak Çin’i yakın markaja almış durumdayız. Bu kapsamda, Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin mevcut potansiyelinin çok daha üzerinde olduğuna inanıyoruz. Karşılıklı yatırımların ve ticaret hacminin artırılması, her iki ülke için de önemli fırsatlar sunacağına inanıyoruz.” Çin’in önemli ticaret merkezlerinden Nanjing ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin her yıl arttığını 2025 yılında yüzde 2,3’lük artışla itibarıyla 830 milyon dolara ulaştığını dile getiren Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping, Nanjing yönetimi olarak, Türk firmalarını Çin pazarına davet ettiklerini özellikle gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini açıkladı. Huiping, “Türk markalarını Nanjing’de mağaza, fuar ve organizasyonlara katılımını teşvik ediyoruz” dedi. Nanjing’in 36 milyonluk nüfusuyla, 272 milyar doları aşan ekonomik büyüklüğü ve 280 milyar dolara yaklaşan perakende hacmi ve kişi başı 12 bin dolara ulaşan kişibaşı milli gelirle önemli bir tüketim merkezi olduğunu vurgulayan Huiping, Nanjing’in hızla büyüyen tüketim pazarıyla Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunduğunu, özellikle tarım ve gıda ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Huiping şöyle devam etti; “Türk menşeli kaliteli un, makarna, zeytinyağı, kuru meyve ve kuruyemiş gibi ürünlerin Nanjing pazarında daha fazla yer almasını memnuniyetle karşılıyoruz. Nanjing yönetimi olarak, Türk markalarını doğrudan Çin pazarına davet ediyor ve somut iş birliklerinin artırılmasını hedefliyoruz. İki taraf arasında sadece ticaret değil, üretim ve sanayi alanında da iş birliği olsun istiyoruz. Özellikle maden, tekstil, hazır giyim ve yeni malzemeler gibi alanlarda tedarik zinciri entegrasyonunun güçlendirilmesini hedefliyoruz.” Huiping, İzmir ziyareti kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Nanjing arasında dostane ilişkilerin geliştirilmesine yönelik “Kardeş Şehir Protokolü” imzalanacağı da sözlerine ekledi. Öztürk: “Tarım ve gıda sektörlerinde iş birliği potansiyeli yüksek” Türkiye ile Çin arasında özellikle tarım ve gıda sektörlerinde iki ülke arasında önemli bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna değinen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin, Türkiye’nin en verimli tarım alanlarına sahip bölgelerinden birisi olduğunu, iklim çeşitliliği, verimli toprakları ve güçlü üretim altyapısı sayesinde geniş bir ürün yelpazesinde yüksek kalite ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirdiğini, son yıllarda Çin pazarının Türk tarım ürünlerine olan ilgisinin arttığını, Türk gıda sektörünün bu ilgiye cevap verecek üretim gücüne sahip olduğunu vurguladı. Şekerlemeler, kuru meyveler, zeytinyağları, su ürünleri ve hayvansal mamuller, meyve sebze mamulleri, baharatlar gibi ürünlerde Çin pazarında önemli potansiyel olduğunun altını çizen Öztürk, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak; hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve bitkisel yağlar başta olmak üzere, zeytinyağı-kuru meyve-yaş meyve, su ürünleri ve hayvansal mamuller gibi gıda ürünlerinde önemli ihracatçı üyelere sahibiz. Üyelerimiz, uluslararası kalite standartlarına uygun, güvenilir ve izlenebilir ürünler sunuyor. Bu noktada, Çinli tüketicilerin güvenilir ve kaliteli gıdaya olan talebinin artması, Türk ürünleri için önemli fırsatlar sunmaktadır. Bizler de bu talebi karşılayacak üretim gücüne ve kalite altyapısına sahibiz” şeklinde konuştu. Türkiye Gıda Platformu çatısı altında 1–4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap İstanbul’da; Foodist İstanbul Fuarı 2026’yı düzenleyeceklerini aktaran Öztürk, Dünyanın ilk üç gıda fuarı arasına girme hedefiyle hayata geçirdikleri organizasyonun, Türkiye’nin gıda sektöründeki uluslararası konumunu güçlendirecek önemli bir buluşma noktası olacağını, Çinli iş insanlarını da Foodist İstanbul Fuarı 2026’nda görmek istediklerini sözlerine ekledi. Girit: “Çin’e tavuk ayağı ihracatının açılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz” Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe pek çok üründe dünyanın ilk 10 üreticisi arasında yer aldığını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bedri Girit, balık, kanatlı, süt ürünleri, bal, yumurta gibi ürünlerde dünyanın protein ihtiyacını karşıladıklarını, 102 ülkeye kaliteli ve güvenli gıda ürünleri ihraç ettiklerini, Çin’e de ihracat yapacak altyapıya sahip olduklarını, son yıllarda büyük gelişim gösteren Türk somununda iş birliği yapabileceklerini, Çin’e tavuk ayağı ihracatının tekrar başlamasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Massey Ferguson Bursa, Karacabey Tarım Fuarı’nda Yenilikçi Teknolojileriyle ve Bosna Kampanyası ile Yoğun İlgi Gördü Haber

Massey Ferguson Bursa, Karacabey Tarım Fuarı’nda Yenilikçi Teknolojileriyle ve Bosna Kampanyası ile Yoğun İlgi Gördü

Tarım makineleri sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan 14. Bursa Karacabey Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı, yoğun katılım ve ilgiyle tamamlandı. Fuarda yer alan Massey Ferguson’un Bursa yetkili bayisi GSCR Global Makine (Massey Ferguson Bursa), sergilediği yenilikçi teknolojiler ve güçlü ürün gamıyla ziyaretçilerin odağında yer aldı. 2–5 Nisan tarihleri arasında Karacabey Fuar Alanı’nda gerçekleştirilen organizasyonda, yerli ve yabancı çok sayıda katılımcı bir araya gelirken, Massey Ferguson Bursa standı fuarın en yoğun ziyaret edilen noktalarından biri oldu. Yeni nesil çözümler ve dikkat çeken kampanya Massey Ferguson Bursa, fuarda sergilediği yüksek performanslı, yakıt verimliliği sağlayan ve kullanıcı konforunu ön planda tutan yeni nesil traktör ve ekipmanlarıyla çiftçilerden tam not aldı. Özellikle teknolojik altyapısıyla dikkat çeken modeller, üreticilerin verimlilik beklentilerine sunduğu çözümlerle öne çıktı. Fuar süresince büyük ilgi gören bir diğer unsur ise markanın özel kampanyası oldu. Massey Ferguson Bursa, fuar kapsamında traktör satın alan müşterilerine Bosna Hersek gezisi hediye ederek sektörde fark yaratan bir uygulamaya imza attı. Kampanya, ziyaretçilerden yoğun ilgi görürken fuarın en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi. Fuar süresince güçlü etkileşim ve satış başarısı Fuara katılım süresince çiftçilerle birebir temas kuran Massey Ferguson Bursa ekibi, üreticilerin ihtiyaç ve beklentilerini doğrudan dinleme fırsatı elde etti. Standda gerçekleşen yoğun etkileşim, aynı zamanda satışlara da yansırken, kampanya kapsamında gerçekleştirilen traktör alımları dikkat çekti. “Hem teknoloji hem deneyim sunduk” GSCR Global Makine Yönetim Kurulu Başkanı Adem Rondu, fuar değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Karacabey Tarım Fuarı, sektörümüz için son derece önemli bir platform. Bu yıl hem yenilikçi ürünlerimiz hem de fuara özel Bosna Hersek gezisi kampanyamızla çiftçilerimizden büyük ilgi gördük. Sadece güçlü ve verimli makineler sunmakla kalmayıp, müşterilerimize farklı bir deneyim yaşatmayı da önemsiyoruz. Bu yaklaşımımızın sahada karşılık bulduğunu görmek bizim için son derece değerli.” Rondu ayrıca, fuar boyunca kurulan güçlü iletişimin ve alınan geri bildirimlerin, önümüzdeki dönem stratejilerine önemli katkı sağlayacağını belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enzel Global Türkiye’den Dünya Pazarına Güvenilir Ticaret Çözümleri Sunuyor Haber

Enzel Global Türkiye’den Dünya Pazarına Güvenilir Ticaret Çözümleri Sunuyor

1990’lı yıllardan bu yana ticaret sahasında deneyim kazanmış profesyonel bir kadroyla çalışan Enzel Global, özellikle gıda, atıştırmalık ve içecek kategorilerinde geniş bir ürün portföyüyle faaliyet gösteriyor. Markanın sunduğu ürünler ve ticari çözümler, hem Türkiye iç pazarında hem de uluslararası arenada toptan satış ve tedarik gereksinimlerini karşılıyor. Enzel Global, müşteri odaklı yaklaşımıyla güçlü tedarik zinciri yönetimi, rekabetçi fiyat avantajı ve yüksek hacimli dağıtım kapasitesi sağlıyor. Yenilikçi yapısı sayesinde değişen pazar dinamiklerine hızla uyum sağlayan şirket, müşterilerinin operasyonel ihtiyaçlarını güvenilir ve etkin çözümlerle destekliyor. Uluslararası ticarette rekabetçi bir oyuncu olmayı hedefleyen Enzel Global, dünya çapında genişleyen iş ortaklığı ağıyla Türkiye’den Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya pazarlarına hizmet veriyor. Orjinal ürün garantisi, hızlı lojistik desteği ve etkin dağıtım ağı ile ticari paydaşlarına yüksek değer sunmayı sürdürüyor. Enzel Global yetkilileri konuya ilişkin şu değerlendirmeyi paylaştı: “Güçlü ticaret altyapımız, profesyonel ekibimiz ve global vizyonumuz ile Enzel Global’i yalnızca bir tedarikçi değil, aynı zamanda güvenilir bir iş ortağı olarak konumlandırıyoruz. Dünya markalarıyla işbirliği yapmayı sürdüreceğiz ve Türkiye’den global ticaret katkımızı artıracağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.