Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Girişim Sermayesi

Kapsül Haber Ajansı - Girişim Sermayesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişim Sermayesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Fonlar Türkiye ve Çevresindeki Yatırım Fırsatlarını Londra'da Değerlendirdi Haber

Küresel Fonlar Türkiye ve Çevresindeki Yatırım Fırsatlarını Londra'da Değerlendirdi

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Küresel Özel Sermaye Birliği'nin (GPCA) stratejik ortaklığıyla düzenlenen etkinlik, küresel özel sermaye fonlarının üst düzey temsilcilerini, yatırım bankalarını, çok uluslu şirketleri ve iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Toplamda 40 konuşmacı ve panelistin yer aldığı etkinlikte, dünyanın önde gelen özel sermaye fonlarını ve iş dünyasını temsil eden 250 üst düzey yönetici Londra'da bir araya geldi. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panel ve oturumlarda; Küresel makro görünüm ve sermaye akımları Türkiye ve çevresindeki özel sermaye, özel kredi ve girişim sermayesi yatırım fırsatları Yatırım ve yatırımlardan çıkabilme (exit) dinamikleri Borsa İstanbul ve Londra Borsası'nda halka arz fırsatlarıGirişim sermayesi (venture capital) ve teknoloji yatırımları gibi birçok kritik konu ele alındı. Üst Düzey Katılım: Kamu, Finans ve İş Dünyası Aynı Platformda Konferansın açılışı Londra Borsası CEO'su Dame Julia Hoggett'ın konuşmasıyla başlarken, Globalturk Capital Kurucu ve Yönetici Ortağı, GPCA Orta ve Doğu Avrupa Liderlik Konseyi Üyesi ve Türkiye Temsilcisi Barış Öney etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz etkinliğe video mesaj ile katılarak Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve gelecek dönem politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek de etkinliğe katılarak kapanış konuşmasını gerçekleştirdi. Etkinlikte ayrıca; Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Büyükelçisi Koray Ertaş, Londra Şehri Lord Mayor Temsilcisi Vincent Keaveny, ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu konuşmalarıyla yer aldı. Küresel Sermaye Yeniden Konumlanıyor Etkinlikte öne çıkan başlıklardan biri, küresel yatırım ortamındaki dönüşüm oldu. Artan jeopolitik riskler, değişken gümrük vergileri ve ticaret politikalarındaki değişimler ve yapay zeka başta olmak üzere yaşanmakta olan teknolojik dönüşüm, yatırım kararlarını doğrudan etkilerken; özel sermaye yatırımlarında geri çekilmeden ziyade yeniden konumlanma süreci yaşandığı vurgulandı. GPCA'in araştırmasına göre 2025 yılında yükselen pazarlara olan yatırımlar %33 artış gösterdi. Yatırımcıların daha seçici hale geldiği, yatırımlarını coğrafi, sektörel ve varlık sınıfı olarak çeşitlendirdikleri ve getiri maksimizasyonundan daha çok dayanıklılığın ve güçlü nakit akışının önemli hale geldiği ifade edildi. Uluslararası Doğrudan Yatırımlar ve Şirket Birleşme ve Satınalmaları Tarafında Güçlü Sinyaller Konferansta paylaşılan verilere göre, Türkiye'ye yönelik uluslararası doğrudan yatırım ilgisinin güçlü şekilde devam ettiği görüldü. 2025 yılında Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırımın yaklaşık 13,1 milyar dolar seviyesine ulaştığı, bunun %85inin gayrimenkul dışı yatırımlardan oluştuğu ve bunun son yılların en yüksek seviyelerinden biri olduğu belirtildi. "Türkiye Hem Yatırım Yapılabilir Hem de Çıkış Yapılabilir Bir Pazar" Globalturk Capital Kurucu ve Yönetici Ortağı, GPCA Orta ve Doğu Avrupa Liderlik Konseyi Üyesi ve Türkiye Temsilcisi Barış Öney, etkinlikte yaptığı konuşmada küresel yatırım ortamındaki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün küresel yatırım ortamında bir daralmadan ziyade bir yeniden konumlanma süreci yaşıyoruz. Sermaye geri çekilmiyor, daha seçici ve çeşitlendirilmiş hale geliyor ve daha dayanıklı, öngörülebilir ve sürdürülebilir alanlara yöneliyor. Artık yatırımcılar için tek bir 'güvenli liman' kavramı yok. Bunun yerine, coğrafyalar, sektörler ve varlık sınıfları arasında çeşitlendirme temel strateji haline gelmiş durumda. Bu yeni dönemde Türkiye, sahip olduğu güçlü, dayanıklı, dinamik ve esnek iş dünyası, girişimcilik ekosistemi ve stratejik konumuyla öne çıkıyor. Türkiye sadece yatırım yapılabilir bir pazar değil, aynı zamanda yatırımlardan karlı bir şekilde çıkabilme (exit) imkânı sunabilen bir ekosisteme sahiptir. 1,2 milyondan fazla kayıtlı şirket ve her yıl kurulan 100 bini aşkın yeni işletme ile Türkiye, yatırımcılar için sürekli fırsat üreten bir platform niteliği taşıyor. Buna karşın Türkiye'nin kapasitesi düşünüldüğünde bunun çok daha fazla olması gerekiyor. Küresel sermayenin temkinli hareket ettiği böylesi dönemlerde, Türkiye'de yerel sermayenin — özellikle kamu ve özel sektör tarafından kurulan GSYF'lerin rolü giderek artıyor ve orta ölçekli işlemlere banka kredisi ve halka arz dışında alternatif sermaye yaratmada önemli bir denge unsuru oluşturuyor. Küresel belirsizliklerin arttığı bir ortamda, Türkiye'nin iş dünyasının ve fon yöneticilerinin onyıllardır test edilmiş dayanıklılığı ve adaptasyon kabiliyeti, yatırımcılar için önemli bir avantaj sunmaya devam ediyor. Batı dünyasından farklı coğraflara yönelmeyi düşünen söz konusu sermaye için Türkiye önemli bir alternatif oluşturuyor." Türkiye Yeni Dönemde Stratejik Bir Yatırım Merkezi Etkinlikte Türkiye'nin; güçlü üretim altyapısı, geniş iç pazarı, stratejik ticaret koridorları üzerindeki konumu, gelişen teknoloji ve girişimcilik ekosistemi ile küresel yatırımcılar açısından önemli bir alternatif olmaya devam ettiği vurgulandı. Türkiye'nin girişimcilik ve teknoloji ekosisteminin son yıllarda önemli bir ivme kazandığı ve uluslararası yatırımcıların radarında olmaya devam ettiği ifade edildi. Unicorn seviyesine ulaşan şirketlerin yanı sıra, daha hızlı büyüyen yeni nesil girişimlerin ortaya çıkmasının ekosistemin olgunlaştığını gösterdiği belirtildi. Globalturk Capital Etkinlikleri Küresel Yatırımcıları Türkiye ile Buluşturmaya Devam Ediyor 2015 yılından bu yana İstanbul, Londra, New York ve Washington DC'de düzenlenen Globalturk Capital etkinlikleri, küresel özel sermaye, özel kredi ve girişim sermayesi yatırımcıları ile iş dünyasını bir araya getirerek Türkiye ve çevresindeki yatırım fırsatlarına dikkat çekmek suretiyle katkı sağlamaya devam ediyor. Bu etkinlikler, fon toplama süreçlerinden yatırımlara ve çıkış işlemlerine kadar birçok alanda önemli iş birliklerinin oluşmasına vesile oluyor. Türkiye'ye daha önce yatırım yapmamış yeni özel sermaye fonlarının Türkiye'yi yatırım radarına almalarına, geçmişte yapmış ama uzun süredir yapmamış olanların da tekrar yatırım yapma kararı vermelerine zemin hazırlıyor. Katkıda Bulunan Kurumlar... Globalturk Capital tarafından Londra Borsası ile birlikte Londra'da düzenlenen konferansta, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ve Küresel Özel Sermaye Birliği (GPCA) stratejik ortak olarak yer aldı ve değerli katkılarını sundu. Konferansta Alkima Partners, Baker McKenzie, Bek Ventures, Esas Holding, Esin Avukatlık Ortaklığı, Evercore, Evren Üçok, Greymore, İnfo Yatırım, Mastercard, Mediterra Capital, Meta, Oyak, Turkven, TFI Holding gibi önemli kurum ve kuruluşlar sponsor olarak yer alırken, Atelier Rebul ve 360+ Media Techologies destekçi kurumlar olarak katkı sağladılar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

StartupCentrum Kitle Fonlama Platformu İlk Kampanyasını Başlattı Haber

StartupCentrum Kitle Fonlama Platformu İlk Kampanyasını Başlattı

StartupCentrum; Veri Platformu, Melek Yatırım Ağı, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) ve Kitle Fonlama Platformu ile güçlü bir ekosistem sunuyor. Platformun oluşturduğu bu yapı; güçlü girişimleri doğru yatırımcılarla bir araya getiren, veri temelli ve sürdürülebilir bir yatırım ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor. Enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren WorkyBe, enerji üretim ve operasyon süreçlerini yapay zeka ile analiz ederek sistemlerin daha verimli, sürdürülebilir ve otonom şekilde yönetilmesini sağlayan yazılım çözümleri geliştiriyor. Türkiye'de geliştirilen platform bugün 12 farklı ülkede kullanılmakta ve 2 GW'ın üzerinde yenilenebilir enerji kapasitesinin yönetiminde aktif rol oynamaktadır. Enerji üretimi, tüketimi ve operasyonel süreçlerden elde edilen verileri analiz eden WorkyBe teknolojisi, enerji varlıklarının performansını artırmayı ve karbon ayak izini azaltmayı hedeflerken enerji sektöründe dijital dönüşümü hızlandıran çözümler arasında konumlanıyor. Sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü odaklı birçok ulusal ve uluslararası hızlandırma ve mentorluk programında yer alan WorkyBe; Eksim Enerji - Eksim Pulse Acceleration Programı ve İş Bankası Workup4Future kapsamında çeşitli destekler aldı. Ayrıca Vienna Sustainable Tech & Finance programı ile Avrupa merkezli sürdürülebilir teknoloji ekosistemine dahil olan girişim; Facebook Habitat ve Standard Chartered Foundation programlarında sosyal etki ve ölçeklenme odaklı mentorluk süreçlerinden geçti. Uluslararası iş birlikleri kapsamında Raiffeisen Landesbank Steiermark (Hummelnest – Avusturya) ve Interreg OASIS (Hollanda) projelerinde yer alan WorkyBe, Avrupa'daki sürdürülebilir teknoloji ekosistemleriyle bağlantılar geliştirdi; bunun yanında Migros Up ve Turkish Airlines Terminal programlarında kurumsal pilot ve iş birliği süreçleri yürüttü. Bugüne kadar iki yatırım turu tamamlayan ve Türkiye'nin önde gelen yatırımcılarından yatırım alan girişim, son beş yıl içerisinde Avrupa Birliği, TÜBİTAK ve KOSGEB destekli toplam 7 Ar-Ge hibesi kazanarak teknoloji geliştirme kapasitesini güçlendirdi. 2024 yılında Hollanda'da resmi şubesini kurarak Avrupa pazarına açılan WorkyBe, enerji teknolojilerinde veri ve yapay zekâ odaklı çözümleriyle global ölçekte büyümeyi hedefliyor. 5 milyon dolar değerleme üzerinden açılan yatırım turu, StartupCentrum Kitle Fonlama platformu aracılığıyla yatırımcılarla buluşuyor. Platform üzerinden yatırım yapan katılımcılar, enerji sektöründe dönüşümü hızlandırmayı hedefleyen bu teknoloji girişiminin büyüme yolculuğuna ortak olma fırsatı yakalıyor. StartupCentrum Kitle Fonlama platformu ile başlatılan bu kampanya, Türkiye'den çıkan teknoloji girişimlerinin global ölçekte büyümesine katkı sağlayacak yeni nesil bir yatırım modelini temsil ediyor. Platform; güçlü girişimleri daha geniş bir yatırımcı kitlesiyle buluştururken, yatırımcıların da geleceğin teknolojilerine erken aşamada ortak olmasına imkan tanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Golden Global Yatırım Bankası'ndan Güçlü Büyüme Haber

Golden Global Yatırım Bankası'ndan Güçlü Büyüme

Banka, aktif büyüklüğünü bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 57 artırarak 25 milyar TL seviyesine yükseltirken, net kârını yüzde 53 artışla 1,06 milyar TL'ye çıkardı. Faizsiz finans prensipleri doğrultusunda sunduğu yatırım bankacılığı ürün ve hizmetleriyle sektörde farklılaşan Golden Global Yatırım Bankası, nakdi ve gayrinakdi kredi büyüklüğünü de artırarak toplam finansman hacmini 16,2 milyar TL'ye ulaştırdı. Bankanın özkaynakları 3,1 milyar TL, faaliyet kârı ise 2,44 milyar TL olarak gerçekleşti. "Güçlü bilanço yapımızla büyümemizi sürdürdük" Golden Global Yatırım Bankası Genel Müdürü Yavuz Yeter, elde edilen finansal sonuçların bankanın istikrarlı büyüme stratejisinin bir yansıması olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Tüm paydaşlarımıza artı değer oluşturma temel anlayışımız çerçevesinde etkin bilanço yönetimimiz, güçlü risk yönetimi yaklaşımımız ve müşterilerimize sunduğumuz yenilikçi finansal çözümler sayesinde 2025 yılını başarılı finansal sonuçlarla tamamladık. Aktif büyüklüğümüzü bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 57 artırarak 25 milyar TL'ye yükselttik. Net kârımız ise yüzde 53 artışla 1,06 milyar TL seviyesine ulaştı. Toplam nakdi ve gayrinakdi kredi büyüklüğümüzü 16,2 milyar TL'ye çıkarırken, özkaynaklarımız 3,1 milyar TL seviyesine yükseldi. Faaliyet kârımızın 2,44 milyar TL olarak gerçekleştiği bu dönemde özsermaye kârlılığımız yüzde 43,8 olurken aktif kârlılığımız yüzde 5,39 seviyesine ulaştı. Güçlü sermaye yapımızın önemli göstergelerinden biri olan sermaye yeterlilik oranımız da yüzde 16,86 seviyesinde gerçekleşti." Yatırım bankacılığında etkinliğini artırıyor Golden Global Yatırım Bankası'nın kurumsal finansman, dış ticaret ve hazine ürünleri alanında sunduğu müşteri odaklı çözümlerle hem yurt içi hem de uluslararası piyasalardaki etkinliğini artırdığını vurgulayan Yeter, faizsiz finans prensipleri doğrultusunda geliştirilen yenilikçi ürünlerle müşterilere katma değer sağlamaya devam ettiklerini ifade etti. İstikrarlı büyüme stratejisi devam edecek Golden Global Yatırım Bankası'nın önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı bankacılık hizmetleri, yenilikçi finansal ürünler ve uluslararası iş birlikleriyle büyümesini sürdürmeyi hedeflediğini belirten Yeter, şu değerlendirmeyi yaptı: "Faizsiz finans prensiplerinden ödün vermeden müşterilerimize özel çözümler sunmaya ve paydaşlarımıza değer katmaya devam edeceğiz. Kurumsal bankacılık, hazine ürünleri ve dış ticaret alanlarında müşterilerimizin finansman ihtiyaçlarına çözüm sunarken, uluslararası sermaye piyasalarıyla ve ülkemiz ticaretinde öne çıkan coğrafyalarla olan bağlantılarımızı da güçlendirmeyi sürdüreceğiz. 2026 yılında Portföy Yönetim Şirketimizin sektörde dinamik ve başarılı bir konuma yükseleceğini düşünüyoruz. Ankara başta olmak üzere bir kaç kentimizde etkin şubeler açarak müşteri yelpazemizi genişletmeyi de planlıyoruz. Yine aynı dönemde girişim sermayesi alanında büyümek, sermaye piyasaları alanında müşterilerimize yurt içinde ve uluslararası piyasalarda alternatif finansman olanakları sunma kabiliyetimizi artırmak ve sinerji oluşturma potansiyeli yüksek yeni iştiraklerimizle finansal hizmet sunumumuzu derinleştirmek istiyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank, Girişim Bankacılığında Ölçek Büyüttü  Haber

Akbank, Girişim Bankacılığında Ölçek Büyüttü 

Akbank, 2023’te hayata geçirdiği Akbank Girişim Bankacılığı çatısı altında girişimcilik ekosistemine değer katmayı sürdürüyor. Girişimcilik ekosistemini finansal çözümlerin yanı sıra danışmanlık, mentorluk, kaynak sağlama gibi konularda da destekleyen Akbank Girişimcilik Bankacılığı, her girişimciye bire bir atanan danışmanlarla girişimlerin kuruluş aşamasından uluslararası pazarlara açılım süreçlerine kadar yolculuklarının her aşamasında yanlarında yer alıyor. Esnek ve dijital finansal olanaklarla girişimcilerin operasyonel süreçlerini kolaylaştıran Akbank, bulut kredisi, dijital pazarlama ve start-up hukuku gibi özel alanlarda da girişimcilere destek sunuyor. Mentorluk, network ve stratejik iş ortaklıkları aracılığıyla ise girişimlerin ekosistem içindeki konumlarını güçlendirmeyi hedefliyor. “Girişim Bankacılığı Denildiğinde Akla Gelen İlk Banka Olmayı Hedefliyoruz” Akbank KOBİ Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, “Akbank olarak girişimciliği ekonomik kalkınmanın ve sürdürülebilir büyümenin itici gücü olarak görüyoruz. Bu bilinçle kurduğumuz Akbank Girişim Bankacılığı ile kuruluştan globale açılıma kadar girişimlerin tüm yolculuğunu kapsayan, Türkiye’de ilk kez bu ölçekte tasarlanmış uçtan uca bir bankacılık modeline sahibiz. Girişimlerin ihtiyaçlarına özel geliştirdiğimiz finansman çözümleri ve iş planına dayalı kredi değerlendirmesinden yatırım fonlarına erişime, mentorluktan network’e ve bankacılık dışı kritik hizmetlere kadar büyümeyi hızlandıran bütünsel bir yapı sağlıyoruz. Ak Portföy’ün girişim sermayesi alanındaki deneyimi ve Arya Yatırım Platformu iş birliğiyle yatırım, bilgi ve deneyimi aynı masada buluşturuyor; girişimlerin potansiyellerini gerçekleştirmeleri için güç birliği içinde çalışıyoruz. Böylece 2025 yılında binlerce girişime ulaşarak etkimizi ölçeklendirdik. Önümüzdeki dönemde de yeni programlar ve ürünlerle girişimlerin büyüme yolculuğunda aktif rol almaya devam edeceğiz” dedi. Girişimcilik ekosistemini dört bir koldan destekledi Akbank’ın start-up ve teknogirişimlere özel tasarladığı Teknogirişim Paketi’nde yeni girişimlere özelleştirilmiş kredi süreçleri ile iş planına dayalı kredi değerlendirmesi, çeşitli masrafsızlık ve muafiyetler, TÜBİTAK ve KOSGEB desteklerine özel Teminat Mektubu oranları, teknopark ve teknokentlerde faaliyet gösteren girişimlerin kira ödemeleri için chip-para desteği, özel maaş anlaşması gibi birçok ürün ve avantaj yer alıyor. Banka ayrıca Ak Portföy aracılığıyla Akbank Girişim Bankacılığı müşterilerine özel 20 milyon dolarlık girişim sermayesi fonu sunarken; Arya Yatırım Platformu iş birliğiyle yıl boyu mentorluk, eğitim ve networking olanakları sağladı. Bu kapsamda bugüne kadar toplam iki binin üzerinde başvuru alan 12 program hayata geçirilirken, bu programlardan yaklaşık bin girişimci doğrudan faydalandı. Bu çalışmalar arasında yer alan Yatırıma Hazırlık Programı ile 40 girişim, yatırım ekosistemine girişimlerini sunmaya ve işlerini geleceğe taşımaya hazır hâle geldi. Bu alandaki desteğin devamı olarak, gelecek dönem için iki yeni program üzerinde çalışmalar sürdürülüyor. Akbank Girişim Bankacılığı, girişimlerin görünürlüklerini ve iş birliği potansiyellerini de güçlendirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda 8 girişim için özel olarak hazırlanan YouTube ve podcast içerikleriyle dijital görünürlük desteği sağlandı. Aynı dönemde 6 girişimle stratejik iş birliği hayata geçirilirken, 2 girişim Akbank iş ortağı oldu ve kurumsal müşteri portföylerini Akbank ile büyütme fırsatı yakaladı. Akbank Girişim Bankacılığı 2026 yılında da etkili ve kapsayıcı çözümlerle girişimlerin yanında yer almayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel M&A’de 4,8 Trilyon Dolarlık Sıçrama Haber

Küresel M&A’de 4,8 Trilyon Dolarlık Sıçrama

Yapay zeka odaklı teknoloji anlaşmaları ve ileri imalat sektörü, yıl boyunca işlem değerlerindeki sert artışa öncülük etti. Bain & Company’nin “2025’te Birleşme ve Satın Almalar: Büyük Toparlanmanın Ardındaki Gerçekler” raporunda açıkladığı verilere göre küresel birleşme ve satın almaların (M&A) 2025’te güçlü bir ivme yakalayarak, 4,8 trilyon dolara ulaşan toplam işlem değeri ile tarihin en yüksek ikinci seviyesine çıkması bekleniyor. Bu rakam, 2024’e kıyasla %36’lık bir artışa işaret ediyor. Bu yıl gerçekleşen 5 milyar dolar ve üzerindeki mega işlemler, M&A piyasasındaki bu yeniden yükselişin temel itici gücü oldu. M&A’ye genellikle seyrek şekilde katılan “nadir alıcılar”, uzun süre bekledikten sonra büyük ölçekli hamlelerle sürece yeniden dahil oldu. Buna karşılık, toplam işlem sayısının 2025 boyunca yalnızca %5 artması dikkat çekiyor. 5 milyar dolar üzerindeki işlemler, stratejik işlem değerindeki artışın %75’ini oluşturdu. Bu büyük ölçekli anlaşmaların yaklaşık %60’ı nadir işlem yapan alıcılar tarafından gerçekleşirken, yaklaşık %40’ı alıcı şirketin piyasa değerinin %50’sinden fazlasına denk gelen dönüştürücü nitelikteki işlemlerdi. Bain'in analizine göre, bu tip büyük ölçekli birleşmeler yüksek risk barındırmakla birlikte doğru yönetildiğinde yüksek ödül potansiyeli de sunuyor; bu nedenle şirket liderlerinin stratejik uyum, entegrasyon ve organizasyonel yönetim süreçlerine eskisinden daha fazla odaklanması gerekiyor. Yapay zeka odaklı anlaşmalarla ivme kazanan teknoloji alanındaki birleşme ve satın alımlar, yılın işlem aktivitesindeki artışa öncülük etti. Bununla birlikte Bain'in raporu, M&A piyasasındaki toparlanmanın sektörler, coğrafyalar ve alıcı türleri genelinde dengeli ve yaygın olduğunu; tüm bölgelerde ve tüm sektörlerde işlem değerlerinin çift haneli oranlarda arttığını gösteriyor. Onur Candar "Bu yeniden canlanan ivme, Türkiye’deki şirketler açısından kayda değer stratejik etkiler yaratıyor. Geçtiğimiz yıl, geçmişte sınırlı işlem tecrübesi olan kurumların dahi kendilerini farklılaştırmak ve konumlarını güçlendirmek adına daha cesur adımlar attığını gözlemledik. Sağlam bir stratejik tezle desteklenen büyük ölçekli işlemler, şirketlerin iş yapış biçimlerini yeniden şekillendiriyor ve yeni büyüme alanları açıyor. Buna karşılık, bu temelden yoksun işlemler ise değer kaybı riskini beraberinde getiriyor. Özellikle, işlemin temel değer sürücülerini yatırım tezinin temellerini net olarak tanımlamadan yüzeysel sinerjilere odaklanmak önemli hatalara yol açabiliyor. Bu nedenle, ortak vizyon, hedef işletim modeli, karar alma mekanizmaları, icra disiplini ve kültür gibi kritik unsurlarda erken ve güçlü bir uyum oluşturmak, Türk şirketleri için sürdürülebilir değer yaratımını güvence altına almak açısından stratejik önem taşıyor." Teknoloji ve ileri imalat toparlanmanın lokomotifi oldu Teknoloji alanındaki birleşme ve satın alımlar 2025’te güçlü bir şekilde geri döndü; yılbaşından bu yana teknoloji alanındaki işlem değeri %76 artarak 478 milyar dolara ulaştı. 500 milyon dolar üzerindeki stratejik teknoloji işlemlerinin neredeyse yarısının yapay zeka odaklı şirketleri veya yapay zeka getirisi sağlayacak anlaşmaları kapsaması dikkat çekti. İmalat sektörü de M&A aktivitesinin öne çıkan sürükleyici alanlarından biri oldu; imalat sektöründeki yılbaşından bu yana toplam işlem değeri %38 artarak 717 milyar dolara yükseldi. Toparlanma küresel ölçekte etkili oldu. ABD hedefli işlemler, toplam stratejik işlem değerinin neredeyse yarısını oluşturarak 2025’teki M&A büyümesinin ana kaynağı oldu. İkinci büyük pazar olan Çin’de işlem adedi rekor seviyeye ulaştı ve bunun %80’den fazlası Çin iç pazarında gerçekleşti. Japonya’da toplam M&A işlem değeri iki katına çıkarak ülkeyi bu yıl dünyanın üçüncü büyük M&A pazarı yaptı; işlem adedinde de çift haneli artış görüldü. Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde mega işlemler değer artışını desteklese de toplam işlem adedi %7 geriledi. 2025 yılında toplam işlem değerindeki %36 artışla paralel şekilde bütün alıcı kategorilerinde aktivite belirgin biçimde yükseldi: stratejik işlemlerde değer %38 arttı; finansal yatırımcılar tarafında %31; girişim sermayesi işlemlerinde ise %28 büyüme yaşandı. Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella, M&A sektöründeki gelişmeler hakkındaki değerlendirmesinde şunları söyledi:"Türkiye pazarında, sektör fark etmeksizin şirketler stratejilerini yeniden tasarlama ihtiyacını giderek daha net görüyor. Bu durumun başlıca nedenleri, teknolojinin rekabet dinamiklerini kökten dönüştürmesi ve artan iş gücü maliyetleri dahil olmak üzere makroekonomik baskıların Türkiye’nin geçmişte sahip olduğu maliyet avantajını zayıflatması. Bu avantajın zayıflamasıyla birlikte, birçok Türk şirketi ve holding grubu portföylerini yeniden konumlandırmak ve bölgedeki rollerini tanımlamak için aktif olarak yeniden konumlanma arayışında. Alıcılar ve satıcılar açısından değerlemelere yönelik güvenin güçlenmesi, stratejik yatırımcıları M&A’yi yeniden büyüme gündemlerinin merkezine almaya yöneltiyor. Bu yaklaşım, M&A'yi sadece bir büyüme aracı olmaktan çıkararak portföy dönüşümünü yönetmek için kritik bir kurumsal yetkinliğe dönüştürüyor. 300’den fazla M&A yöneticisiyle yaptığımız araştırma da bu dönüşümü açık biçimde ortaya koyuyor: Teknoloji kaynaklı dönüşümler ve M&A’nin merkezi rolü, birlikte Türkiye genelinde stratejik yeniden konumlandırmayı hızlandırıyor." Regülasyon gevşemesi ve düşen maliyetler toparlanmayı hızlandırdı Bain’in analizine göre şirketler, değişen karlılık havuzlarına uyum sağlamak ve büyümek için satın almalara yönelirken birçok destekleyici unsur bu yıl devreye girdi. Pandemi sonrasında M&A’yi zorlayan faktörler büyük ölçüde hafifledi; düzenlemelerde ve sermaye maliyetlerinde gevşeme görüldü. Alıcı-satıcı değerleme makası da daraldı; çarpanlar 11,6x EV/EBITDA seviyesine yükselse de birçok sektörde hala 2021 zirvesinin altında bulunuyor. Ayrıca, mevcut stratejik ortamda beklemenin artık daha az mantıklı olduğu yönündeki farkındalık arttı. Yapay zekanın sektörler üzerindeki dönüştürücü etkisi, harekete geçme baskısını daha da artırıyor. Bain’in araştırmasına göre 300’den fazla M&A yöneticisinin %85’ten fazlası, teknoloji ve stratejideki değişimlere paralel şekilde M&A fırsat havuzlarını güncellediklerini ifade ediyor. Ticaret gerilimleri ve tarifelerdeki belirsizlikler M&A ivmesini durdurmadı Tarifeler ve küresel ticaretteki dalgalanmalar, nisan ayında görülen kısa süreli geri çekilme dışında işlem aktivitesini önemli ölçüde etkilemedi. 2025’te sınır ötesi işlem oranlarında anlamlı bir değişiklik yaşanmadı. Bain’in araştırmasına göre M&A yöneticilerinin yarısından azı ticaret kısıtlamalarının genel işlem planlarını etkileyeceğini belirtirken, %70’i ticaret politikalarının varlık satışları üzerinde etkisi olmayacağını düşünüyor. Bununla birlikte, post-küreselleşme eğilimlerinin zaman içinde daha belirgin etkiler yaratması bekleniyor. ABD dışındaki şirketlerin ABD’deki varlıklara olan iştahının azalması ve ABD’li şirketlerin tarifeler nedeniyle daha fazla yerel alıma yönelmesi bunun ilk işaretleri arasında. Küresel ticaretin bölgesel eksenlerde yeniden şekillenmesiyle birlikte M&A, şirketlere yeni pazarlara erişim ve esneklik sağlayan önemli bir araç haline geliyor. Şirketlerin M&A’ye ayırdığı sermaye 10 yılın en düşük seviyesine indi Post-küreselleşme dinamikleri ve korumacı politikalar, şirketlerin sermaye tahsislerini de etkiliyor. Tedarik zincirlerini güçlendirme, yapay zeka yatırımları, otomasyon ve teknoloji altyapısı gibi alanlara olan ihtiyaç arttıkça, M&A yöneticilerinin sermaye kullanımında daha sıkı incelemeyle karşılaşması muhtemel. Bu durum, işlemler için yatırım geri dönüşü beklentilerinin de yükselmesine neden olabilir. Her ne kadar 2025’te M&A aktivitesi güçlense de şirketlerin M&A’ye ayırdığı sermayenin toplam içindeki payı 10 yılın en düşük seviyesine indi. S&P Dünya Endeksi’ndeki yaklaşık 700 şirketin nakit harcamalarının yalnızca %7’si M&A’ye ayrıldı; oysa bu oran son dokuz yılda %9–17 aralığında seyretmişti. Bain’e göre teknoloji altyapısı, robotlar, yapay zeka çözümleri, fabrika yatırımları ve enerji projeleri gibi yeni öncelikler M&A’nin payını daraltıyor. Yapay zeka, M&A süreçlerinin merkezine yerleşiyor Yapay zekanın hızlı gelişimi, M&A süreçlerinde de kendini güçlü şekilde hissettirdi. Stratejik alıcıların %75’i hedef şirketlerin yapay zeka etkisini değerlendirdi ve en az %20’si bu inceleme sonucunda işlemden vazgeçti. M&A profesyonelleri arasında yapay zeka kullanımı ise iki katından fazla artarak %45 seviyesine yükseldi. Yapay zeka hala en çok işlem bulma ve tarama aşamalarında kullanılsa da entegrasyonun planlanması ve uygulanması gibi alanlarda da hızla yaygınlaşıyor. Bain’in analizine göre 2025’te 1 milyar dolar üzerindeki işlemlerin %60’ı kapsam genişletme (scope) niteliğindeydi ve bu oran tüm zamanların en yüksek seviyesi oldu. Şirketler mevcut işlerini büyütmekten ziyade, yeni pazar ve müşteri segmentlerine erişmek için M&A’yi tercih etti. Geleneksel olarak ölçek odaklı olan finansal hizmetler ve ileri imalat sektörlerinde dahi kapsam genişletme eğilimi belirgin şekilde yükseldi. 2026’ya bakış Bain & Company, önümüzdeki günlerde ayında yayınlayacağı 2026 Küresel M&A Raporu’yla önümüzdeki yılın M&A trendlerine dair kapsamlı bir analiz sunacak. Raporda, başlıca sektörlerde detaylı değerlendirmeler, M&A beklentileri ve ABD, Avustralya, Brezilya, Kanada, Fransa, Almanya, İspanya, Hindistan, İtalya, Japonya, Singapur ve Birleşik Krallık’tan 300’den fazla M&A uzmanının görüşlerinin yer aldığı M&A Uygulayıcıları 2026 Görünüm Araştırması’nın sonuçları bulunacak.

Deniz Portföy’den Girişimcilik Ekosistemine Güçlü Yatırım Haber

Deniz Portföy’den Girişimcilik Ekosistemine Güçlü Yatırım

Erken aşama teknoloji girişimlerine odaklanan Çağla GSYF, finansmanın yanı sıra mentörlük, ticarileşme ve ekosistem entegrasyonunu destekleyerek, küresel ölçekte rekabet edebilecek girişimlerin ortaya çıkmasını ve Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. “Türkiye’nin teknoloji üretim gücüne uzun vadeli kaynak sağlıyoruz” Deniz Portföy Genel Müdürü Haldun Alperat konuyla ilgili değerlendirmesinde: “Deniz Portföy olarak, girişim sermayesi fonlarımız aracılığıyla ülkemizin yenilikçi fikirlerine uzun vadeli ve nitelikli kaynak sağlamayı; Türkiye’de inovasyonun ve girişimcilik ekosisteminin güçlü ve dengeli biçimde gelişimine katkı sunmayı önceliklendiriyoruz. Teknopark İstanbul ile hayata geçirdiğimiz Çağla GSYF, yalnızca finansman sunan bir yapı olmanın ötesinde, girişimlerin ürün geliştirme süreçlerini de mentörlük ile destekleyen ve ekosistemde yatırım akışını güçlendiren bütüncül bir model olarak tasarlandı. Fintech, oyun, yeşil teknoloji, mobilite ve yapay zeka gibi alanlarda tohum öncesi ve tohum aşamasındaki girişimlere yatırım yaparak, Türkiye’nin teknoloji üretimine ve erken aşama başarı hikayelerine katkı sağlayacak olmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. “Ekosistemin gücüne güç katmaya devam edeceğiz” Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Çağla GSYF ile girişimcilerimize sadece finansal kaynak sağlamakla kalmıyor, erken aşama girişimlerin ürün geliştirme süreçlerine ivme kazandıran kapsamlı ve sürdürülebilir bir destek mekanizması sunuyoruz. Savunma, biyoteknoloji, fintech, oyun ve yapay zeka gibi kritik alanlardaki tohum öncesi ve tohum aşaması projeleri destekleme vizyonumuz kapsamında firmalarımızı belirledik ve bunlara değişen oranlarda toplamda 500 bin dolara yakın yatırım kararı aldık. Birkaç yıl içerisinde toplamda 10 milyon dolara ulaşacak fon hacmimizle, girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırarak, Teknopark İstanbul ekosisteminin gücüne güç katmaya devam edeceğiz.”

Rota Portföy Goldfinch Sanayi ve Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Kuruldu Haber

Rota Portföy Goldfinch Sanayi ve Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Kuruldu

Goldfinch Global Capital Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka ile Rota Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan lansman etkinliği öncesinde bir grup gazeteci ile bir araya geldiler. Burada yaptığı açıklamada, Goldfinch Global Capital’i bir alternatif varlık yönetimi şirketi olarak kurduklarını belirten Dr. Tamer Saka, şirketin resmi kuruluşunun 2025 yılı başı olduğunu söyledi. Saka şöyle konuştu: “Goldfinch Global Capital olarak hedefimiz 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık bir varlık yönetimi seviyesine çıkmak. Alternatif varlık yönetimi işinin bir parçası olarak da farklı alanlarda fonlar kuracağız. Bunlar vasıtasıyla şirket kendisine bir yatırım portföyü oluşturacak. Bu amaçla ilk fonumuzu biz Rota Portföy şirketi ile beraber bugün lansmanını yaptığımız fonumuzu kurduk. Bu fonun ilk hedefi 100 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmak.” Dr. Tamer Saka bu fonun, üretim ve üretim teknolojileri alanında yatırımlar yapacağını kaydederek, “Dünyadaki ve ülkemizdeki, sanayi dönüşüm ihtiyacını karşılamak üzere orta büyüklükteki şirketlere global ölçekte büyüme imkanları sağlayacak yatırımlar yapmayı hedefliyoruz” dedi. Yatırım yapacakları şirketleri “ileri teknoloji kullanan üretim şirketleri ve/veya bu üretim şirketlerine teknoloji sağlayan firmalar” olarak tanımlayan Saka, Fonun yüzde 85’i Türkiye’de yüzde 15’i yurtdışında yatırım yapacak şekilde planlama yaptıklarını vurguladı. Dr. Tamer Saka şunları söyledi: “Yatırımlarımızı ileri malzeme üzerinde çalışan, ileri teknoloji sahibi olan, elektronik, sağlık tarım ve teknoloji alanında faaliyet gösteren firmalara odaklamayı düşünüyoruz. Bu fon ile tabii ki ticari bir faaliyet yürüteceğiz ama aynı zamanda Türkiye’nin sanayi dönüşüm potansiyelinde ortaya çıkacak güzel örneklere yatırım yapmayı planlıyoruz. Türkiye’de özellikle orta pazardaki şirketlerde teknolojiye çok hızlı bir adaptasyon gözlemliyoruz. Ancak bu şirketlerinde yönetim gibi, insan kaynakları gibi, finansmana erişim gibi konularda sıkıntıları oluyor. Belli bir eşiğe geldikten sonra büyümekte zorlanıyorlar. İşte biz bu fonu yönetirken, şirketlerin önünü açacak, onları destekleyecek her türlü yönetsel desteği veren ve gerekli finansal desteği sağlayan bir anlayışla hareket edeceğiz. Amacımız, ileri teknoloji alanında sanayi şirketlerimizin gerçek potansiyelini kamuoyuna göstermek.” Rota Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan, girişim sermayesi alanındaki bu ölçeğe dikkat çekerek şunları söyledi: “Rota Portföy olarak girişim sermayesi alanında seçici ve disiplinli bir büyüme stratejisi izliyoruz. Bugün yönettiğimiz 28 girişim sermayesi yatırım fonu ve 14,4 milyar TL’yi aşan büyüklük, bu alandaki kurumsal kapasitemizin somut bir göstergesi. Goldfinch GSYF ile sanayi ve teknoloji ekseninde, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli yüksek şirketlere odaklanıyoruz.” Rakamlarla Girişim Sermayesi Fonları Küresel ölçekte regüle edilmiş yatırım fonlarının toplam büyüklüğü 73,9 trilyon ABD dolarına, özel sermaye ve girişim sermayesi fonlarının toplam hacmi ise yaklaşık 12 trilyon ABD dolarına ulaşmış durumda. Bu tablo, private equity ve venture capital fonlarının küresel yatırım ekosisteminde artık ana akım bir rol üstlendiğini gösteriyor. Türkiye’de de girişim sermayesi ekosistemi hızla derinleşiyor. Portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen toplam varlık büyüklüğü yaklaşık 273 milyar ABD doları seviyesine ulaşırken; 47 portföy yönetim şirketi tarafından yönetilen 388 GSYF’nin toplam büyüklüğü 384 milyar TL’yi aşıyor. Bu fonlara 13.812 yatırımcı o rtak olurken, 255 milyar TL doğrudan şirket ortaklıklarına yönlendirilmiş durumda. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BioScience Managers ve Maxis’ten Sağlık Teknolojileri Fonu Haber

BioScience Managers ve Maxis’ten Sağlık Teknolojileri Fonu

BioScience Managers Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun tanıtımı, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, BioScience Managers Yönetici Ortağı Jeremy Curnock Cook ve BioScience Managers Türkiye Yönetici Ortağı Dr. Işıl Güney ile girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimlerinin katıldığı etkinlikle gerçekleştirildi. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, programın açılışında yaptığı konuşmada, yeni kurulan fonun Türkiye’nin inovasyon yetkinliğine duyulan küresel güvenin güçlü bir göstergesi olduğunu belirterek, “Bu fon girişimcilik ekosistemi için olduğu kadar sağlık teknolojilerinde dönüştürücü çözümlerin geleceği için de önemli bir adım. Geleceğe yapılan bir yatırım olarak gördüğümüz fon ile ülkemizin teknolojide tüketici bir konumdan küresel alanda teknoloji üreten bir konuma ulaşması yolculuğuna katkıda bulunmayı hedefliyoruz” dedi. Biyobilim, genetik ve dijital sağlık alanlarını kapsayan tıp alanındaki derin teknolojinin küresel ölçekte en kritik ve yüksek etkili sektörlerden biri olduğuna işaret eden Lüle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz BioScience Managers GSYF halihazırda güçlü bir sağlık altyapısına ve bu alanda önemli yeteneklere sahip olan ülkemizin tıptaki potansiyelini ortaya çıkarmak için tasarlandı. Aynı zamanda ülkemizin bilimsel bilgi birikimini küresel ölçekte rekabetçi, yüksek değerli varlıklara dönüştürerek ihracat profilimizin yeniden tanımlanmasına katkı sunacak. Yeni fonun en önemli kazanımlarından birinin de bilimsel mükemmellik için yeni bir çekim merkezi inşa etmesiyle Türkiye’yi yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesi için önde gelen bir merkez haline getirmesi ve dünya standartlarında bir inovasyon kültürünü teşvik etmesi olacağına inanıyoruz.” BioScience Managers Türkiye Yönetici Ortağı Dr. Işıl Güney de sağlık ve biyobilim alanında köklü geçmişe sahip olan BioScience Managers’ın bugüne kadar 200’den fazla sağlık yatırımı gerçekleştirdiğini; 40’ı aşkın halka arz ve birleşme sürecine liderlik ettiğini belirtti. Kurdukları fonlarla yüzde 20’nin üzerinde yıllık net getiri başarısı yakaladıklarını kaydeden Güney, “Türkiye’nin sağlık alanındaki yüksek potansiyeline yatırım yapmak; inovasyon odaklı şirketleri ticari olarak sürdürülebilir küresel işletmelere dönüştürme vizyonuyla hareket ederek sağlık teknolojilerinin geleceğine yön vermek ve değer yaratmak için çalışacağız. Bu fonu Maxis ile hayata geçirerek Türkiye’de önemli bir kurumla iş birliği kurmanın mutluluğunu ve bu potansiyelle yola başlamanın heyecanını yaşıyoruz” diye konuştu. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel ise “Bugün ülkemiz girişimcilik ekosistemi için önemli bir kilometre taşına şahitlik ediyoruz. Global olarak sağlık ve yaşam bilimleri teknolojileri alanında büyük başarılara imza atmış bir grupla, Türk kuruculara sahip startup’lara finansman sağlamanın yanı sıra büyük bir know how transfer imkânı yaratacağımız için heyecanlıyız. İş Bankası Grubu’nun bu alana ihtisaslaşan iştiraki olarak bu yıl hem yatırımlarımız hem de hayata geçirdiğimiz fonlarla ekosisteme önemli bir katma değer yarattığımızı düşünüyoruz” dedi. Türk girişimcilere ve ekosisteme katkı sağlayacak yabancı şirketlere odaklanacak BioScience Managers GSYF sağlık teknolojileri başta olmak üzere, biyoteknoloji, genetik ve dijital sağlık gibi alanlara odaklanıyor. Ülkemizin güçlü sağlık altyapısı ve nitelikli araştırma havuzu ile bu alanda global tecrübe ve yönetim uzmanlığı arasında köprü oluşturacak fon ile Türkiye’nin küresel ölçekte rekabetçi sağlık çözümleri geliştirmesi hedefleniyor. Ülkemiz girişimcilerine, yurt dışındaki Türk girişimcilere veya Türkiye ekosistemine katkı sağlayacak yabancı şirketlere odaklanacak BioScience Managers GSYF için belirlenen hedef fon büyüklüğü 100 milyon dolar oldu. İlk yatırımlarda 5 ila 10 milyon dolar arasında yatırımlar hedefleyen fonun toplam 10-12 şirkete yatırım yapması öngörülüyor. Türkiye İş Bankası iştiraki Maxis bünyesinde kurulan fonun yönetiminden de Maxis sorumlu olacak. Kuruluşundan bu yana yönettiği 17 fon ve yaptığı 100’ün üzerinde yatırımla 500 milyon dolara yaklaşan yönetilen varlık büyüklüğü ile girişimcilik ekosistemine önemli destek sunan Maxis, bu alanın önde gelen yatırım şirketi olma konumunu sürdürüyor. Uluslararası alanda 20 yılı aşkın fon yönetim tecrübesine sahip BioScience Managers ise deneyimi ile stratejik yönlendirme desteği sağlayacak. BSM sağlık teknolojileri alanında yaptığı küresel yatırımları son 20 yılda yıllık yüzde 20’nin üzerinde iç verim oranı ile getiri elde etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.