Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Girişim Sermayesi

Kapsül Haber Ajansı - Girişim Sermayesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişim Sermayesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın Altı Aylık Kârı 5 Milyar TL’yi Aştı Haber

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın Altı Aylık Kârı 5 Milyar TL’yi Aştı

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 2026 yılının ilk altı ayına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Bankanın aktif büyüklüğü 214,6 milyar TL’ye ulaştı. Bankanın kredi hacmi 126,4 milyar TL seviyesine ulaşırken, aktif kalitesinin önemli bir göstergesi olan brüt takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 0,52 düzeyinde gerçekleşti. Bankanın ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 30 seviyesinde olurken, net kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 31 artışla 5 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Uluslararası kaynakları ülkemizin yatırımlarıyla buluşturuyoruz Yılın ilk yarısında uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarıyla iş birliklerimizi yeni kaynak anlaşmalarıyla güçlendirdiklerini belirten Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, sağlanan finansmanın Türkiye’nin üretim kapasitesini ve yeşil dönüşümünü destekleyen yatırımlara kullanılacağını ifade etti. Öztop, “Avrupa Yatırım Bankası ile 100 milyon Avro, Dünya Bankası ile 200 milyon Avro, Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası ile 350 milyon ABD doları ve Fransız Kalkınma Ajansı ile 200 milyon Avro tutarında kredi anlaşmaları gerçekleştirdik. Uluslararası finansman kuruluşlarından sağladığımız bu kaynaklar, KOBİ’lerin temiz enerji ve enerji verimliliği yatırımlarından altyapı yatırımlarına, düşük karbonlu üretimden kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendiren uygulamalara kadar geniş bir yatırım alanını kapsıyor. Bu iş birlikleriyle uluslararası finansman kapasitemizi artırırken, Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesine ve rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz" dedi. Yatırım bankacılığı faaliyetlerimizle stratejik projelere değer katıyoruz Yılın ilk yarısında yatırım bankacılığı faaliyetlerini etkin şekilde sürdürdüklerini ifade eden Öztop, “Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile yürüttüğümüz projeler kapsamında Tekirdağ Çeşmeli Limanı özelleştirme ihalesinin açık artırma sürecini başarıyla tamamladık. Sermaye piyasaları alanında ise Vakıf Leasing’in toplam 1,8 milyar TL tutarında sukuk ihracına aracılık ederek şirketlerin alternatif finansman kaynaklarına erişimine katkı sunduk. Özel sektöre sunduğumuz finansal danışmanlık hizmetleri kapsamında girişimlerin yatırım süreçlerine de destek vermeyi sürdürdük.” ifadelerini kullandı. Girişimcilik ekosistemine uzun vadeli değer yaratmayı sürdürüyoruz Türkiye Kalkınma Fonu aracılığıyla girişimcilik ekosistemine sağlanan desteğin ikinci çeyrekte de artarak devam ettiğini belirten Öztop, "Veri bilimi, pazarlama teknolojileri, enerji teknolojileri ve yapay zekâ alanlarında faaliyet gösteren girişimlere yatırım gerçekleştirdik. Yenilikçi ve İleri Teknolojiler GSYF portföyümüze ise ileri teknoloji alanında faaliyet gösteren bir girişimi dahil ettik. Kuruluşunu yılın ilk çeyreğinde duyurduğumuz, T.C. Ticaret Bakanlığı ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği iş birliğiyle kurulan OİB GSYF’nin lansmanını gerçekleştirdik. Otomotiv sektöründeki teknoloji girişimlerine yönelik oluşturduğumuz OİB GSYF ile girişim sermayesi ekosistemine yeni bir fon kazandırdık" dedi. Öztop, Türkiye Kalkınma Fonu aracılığıyla bugüne kadar girişimcilik ekosistemine aktarılan toplam kaynağın 95,9 milyon ABD dolarına ulaştığını belirterek, yeni yatırımlar ve alt fonlarla Türkiye'nin teknoloji ve inovasyon ekosistemini desteklemeyi sürdüreceklerini ifade etti. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Öztop, "Haziran 2026 itibarıyla kredi portföyümüzün yüzde 96'sını sürdürülebilirlik temalı krediler oluştururken, iklim odaklı finansmanın portföyümüzdeki payı yüzde 56 seviyesine ulaştı. Finansman sağladığımız yenilenebilir enerji projeleriyle yaklaşık 4 milyon ton sera gazı emisyonunun azaltılmasına katkı sağladık. Sürdürülebilir finans yaklaşımımız doğrultusunda, kaynaklarımızı uzun vadeli değer yaratan yatırımlara yönlendirerek ülkemizin düşük karbonlu, rekabetçi ve dirençli ekonomik yapısının güçlenmesine katkı sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Ventures, Yapay Zekâ Destekli, Gerçek Zamanlı Sıvı Analizi Yapan Omen AI’a Yatırım Yaptı Haber

Borusan Ventures, Yapay Zekâ Destekli, Gerçek Zamanlı Sıvı Analizi Yapan Omen AI’a Yatırım Yaptı

Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı sıvı analizi çözümleri geliştiren Omen AI'a yatırım yaptı. Nava Ventures liderliğinde gerçekleşen Series A turuna ve CRV liderliğindeki tohum turuna Borusan Ventures'ın yanı sıra LMNT Ventures, eski Meta COO’su Sheryl Sandberg ve birçok yatırımcı katıldı. Defne Kocabıyık Narter: “Omen AI, iş makineleri ve veri merkezi altyapısında kritik bir katmanı güçlendiriyor” Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili şunları söyledi: “Omen AI'ın teknolojisi, iş makinelerinde bakım anlayışını periyodik kontrollerden sürekli ve veri odaklı izlemeye taşıyor. Özellikle Borusan Cat gibi geniş makine filolarının yönetildiği operasyonlarda, yağ ve hidrolik gibi sıvılardaki değişimleri gerçek zamanlı takip ederek olası arızaların önceden tespit edilmesine ve plansız duruşların azaltılmasına katkı sağlayabilecek önemli bir teknoloji olarak görüyoruz. Bunun yanında hızla büyüyen sıvı soğutmalı veri merkezleri de şirket için güçlü bir büyüme alanı oluşturuyor.” Omen AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Zach Laberge ise şu ifadeleri kullandı: “Sanayi ekipmanları ve veri merkezleri, yıllardır aynı yavaş sıvı test sürecine bağımlı kaldı. Biz bu süreci gerçek zamanlı, sürekli bir izleme katmanına dönüştürüyoruz; böylece operasyon ekipleri arızalar gerçekleşmeden önce harekete geçebiliyor.” Silikon Vadisi merkezli Borusan Ventures, ABD ve Avrupa’da enerji, mobilite, lojistik, tedarik zinciri ve endüstriyel teknolojiler gibi alanlardaki erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Borusan Ventures, Borusan Grubu’nun 82 yıllık endüstriyel deneyiminden yararlanarak global başarı ve uzun vadeli etki hedeflediği girişimlere stratejik destek sağlıyor, yeni pazarlara erişim imkânı sunarak büyüme fırsatları yaratıyor. Geleneksel laboratuvar testleri yerini gerçek zamanlı izlemeye bırakıyor Omen AI, iki temel kullanım alanına odaklanıyor. Bunlardan ilki, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla hızla büyüyen sıvı soğutmalı veri merkezleri. İkincisi ise ağır iş makineleri ve endüstriyel ekipmanlar. Her iki alanda da sıvı sağlığının gerçek zamanlı izlenmesi, plansız duruşları azaltırken ekipman ömrünü uzatıyor ve bakım maliyetlerini düşürüyor. Günümüzde endüstriyel sıvıların periyodik alınan numunelerle takip edilmesi ve laboratuvar sonuçlarının günler, hatta bazen haftalar sonra ekiplere ulaşması, ekipmanın gerçek durumu ile mevcut veriler arasında ciddi bir zaman farkı yaratıyor. Bu gecikme sebebiyle erken tespit edilebilecek aşınma ya da kirlenme belirtileri geri dönülemez arızalara dönüşerek kesinti sürelerini ve bakım maliyetlerini katlanarak artırıyor. Omen AI'ın ürünü ise bu boşluğu iki tamamlayıcı formatla kapatıyor. Birincisi, makinenin mevcut sıvı sistemine tek seferlik ve müdahalesiz şekilde entegre edilen bir sensör. Bu sensör yağ, soğutma sıvısı veya su/glikol döngülerini kesintisiz olarak izliyor. İkincisi ise sahada anlık analiz imkânı sunan, taşınabilir bir test cihazı. Bu sayede ekipler, haftalar sürebilen laboratuvar sürecini beklemeden makinenin durumu hakkında yerinde teşhis koyabiliyor. Statik ve tek seferlik bir ölçüm yerine zaman içindeki değişimi sürekli takip eden bu yaklaşım, aşınma, kirlenme ve korozyon gibi erken uyarı sinyallerini yakalayarak durumun çok daha maliyetli bir arızaya dönüşmesini önleyecek küçük bir bakım müdahalesini mümkün kılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar Haber

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin ‘2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&A) 2026’ raporuna göre şirketlerin stratejik dönüşüm ihtiyacı ve mega satın almalardaki sıçrama, M&A piyasasını tarihinin en güçlü dönemlerinden birine taşıyor. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 yükselerek küresel M&A piyasasında yeni bir büyüme dönemine işaret ediyor. Küresel birleşme ve satın alma (M&A) pazarında geçtiğimiz yıl başlayan güçlü toparlanma, kalıcı bir yükseliş trendine dönüşüyor. Rapora göre, 2025’te yüzde 40 artışla 4,9 trilyon dolara ulaşarak tarihindeki en yüksek ikinci seviyeyi gören pazar, 2026’nın ilk beş ayında da ivmesini korudu. İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artarak 2,4 trilyon dolara yükseldi. Mevcut hızın sürmesi halinde yıl sonunda toplam hacmin 5,3 trilyon doları aşması ve 2026’nın, 2020 rekorunun ardından tarihin en güçlü ikinci yılı olarak kayda geçmesi bekleniyor. Bain & Company'ye göre bu büyümenin arkasında, farklı sektörlere ve bölgelere yayılan güçlü bir stratejik dönüşüm dalgası bulunuyor. Hızla değişen rekabet ortamında şirketler, büyüme, dayanıklılık ve rekabet güçlerini artırabilmek için birleşme ve satın almaları yeniden temel stratejik araçlardan biri olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ odaklı ekonomiye geçişin hız kazanması, ekonomik büyümedeki yavaşlama, enflasyonist baskılar ve küresel ticarette artan jeopolitik belirsizlikler de şirketleri ölçek ekonomisi sağlayacak ve operasyonel verimliliklerini artıracak stratejik satın almalara yönlendiriyor. Ancak Bain, sermaye kullanımında önceliklerin giderek daha fazla rekabet ettiği bu dönemde, şirketlerin gündemine giren her satın alma işleminin ölçülebilir değer yaratması ve iş performansına somut katkı sunması gerektiğine dikkat çekiyor. Öte yandan Bain, özellikle büyük ölçekli satın almalara imza atan şirketlerin yeni bir “kazanan paradoksu” ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler bir yandan daha büyük ölçek ve dayanıklılık kazanmak amacıyla satın almalar gerçekleştirirken, diğer yandan yapay zekâ dönüşümünü de eş zamanlı yürütmek zorunda kalıyor. Bu durum yöneticileri, iki büyük dönüşüm programını aynı anda nasıl yönetecekleri sorusuna yanıt aramaya zorlarken, bu dönüşümleri ertelemenin de artık mümkün olmadığını gösteriyor. Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılında başlayan güçlü M&A toparlanması geçici bir yükseliş değildi. Bu eğilimi besleyen stratejik gerekçeler bugün daha da güçlenmiş durumda. Şirketler hızla değişen dünyada ihtiyaç duydukları ölçeği ve yetkinlikleri kazanabilmek için cesur satın almalara yöneliyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarının hızlanması yeni bir paradoks yaratıyor. Büyük ve karmaşık işlemleri başarıyla tamamlamak hiç olmadığı kadar zorlaştı; buna karşın doğru yönetildiğinde en büyük değer yaratma fırsatını da yine bu işlemler sunuyor.” Sektörler ve bölgeler genelinde güçlü büyüme Rapora göre stratejik birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam değeri yılın ilk bölümünde yüzde 36 artarken, şirket değerleme çarpanları medyan bazda 11,6 FAVÖK seviyesinde yatay seyretti. İşlem sayısı ise yalnızca yüzde 2 yükseldi. Enerji ve doğal kaynaklar, sanayi ile sağlık ve yaşam bilimleri sektörleri işlem hacmindeki büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Finansal yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemler yüzde 9 gerilerken, girişim sermayesi ve kurumsal girişim sermayesi yatırımlarının toplam değeri yüzde 206 artış gösterdi. Bu artışta OpenAI'ın 122 milyar dolarlık yatırım turu önemli rol oynadı. Mega satın almalar da büyümenin ana itici gücü olmayı sürdürdü. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 arttı. İşlemlerde hisse ve nakit kombinasyonunun payı tarihi zirve olan yüzde 35'e yükselirken, tamamen nakit finansmanlı işlemlerin payı döngüsel olarak en düşük seviyelerden biri olan yüzde 55'e geriledi. Bölgesel bazda ise Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesi küresel M&A faaliyetlerinin en hareketli merkezlerinden biri haline geldi. Bölgedeki mega satın almalar sayesinde işlem hacmi mayıs sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77 arttı. Avrupa şirketleri hem kendi ülkelerinde konsolidasyonu güçlendirecek hem de bölgesel ve küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayacak işlemlere imza attı. Yapay zekâ M&A stratejilerini yeniden şekillendiriyor Rapora göre yapay zekânın birleşme ve satın alma süreçlerine etkisi artık teknoloji sektörünün çok ötesine taşınmış durumda. ABD'li enerji şirketleri NextEra Energy ile Dominion Energy arasında planlanan 119 milyar dolarlık birleşme bunun önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Artan veri merkezi yatırımları nedeniyle yükselen enerji talebi, şirketleri daha büyük ölçekli enerji altyapıları oluşturmaya yönlendiriyor. Bain'e göre CFO'lar ve üst düzey yöneticiler için asıl soru, büyük ölçekli entegrasyon süreçlerini yürütürken yapay zekâ dönüşümünü de aynı anda nasıl gerçekleştirecekleri. Raporda, başarılı şirketlerin uzun vadeli sermaye planlarını hem M&A odaklı büyüme stratejilerini hem de yapay zekâ destekli iş süreçleri ve iş gücü dönüşümü yatırımlarını kapsayacak şekilde birlikte planlamaları gerektiği belirtiliyor. Rapor ayrıca beklemenin artık bir seçenek olmadığını vurguluyor. Bain verilerine göre büyük ölçekli birleşmelerde iki şirketin tam entegrasyonu çoğu zaman 36 ayı aşarken, 10 milyar doların üzerindeki işlemlerde anlaşmanın duyurulmasından kapanışına kadar yaklaşık yedi ay, beklenen maliyet sinerjilerinin büyük bölümünün hayata geçirilmesi ise ilave 24-36 ay sürüyor. Bu nedenle entegrasyon süreçlerinin aynı zamanda yapay zekâ dönüşümünü hızlandıracak kritik fırsatlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bain'e göre bu yeni “kazanan paradoksu”, aynı zamanda önemli bir değer yaratma fırsatı da sunuyor. Yapay zekâ kullanan entegrasyon ekipleri, maliyet sinerjisi fırsatlarını geleneksel yöntemlere kıyasla iki ila üç kat daha hızlı tespit edebiliyor ve çok daha iddialı hedefler belirleyebiliyor. Raporla ilgili değerlendirmesinde, Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella ise şöyle konuştu: “Entegrasyon süreçleri her zaman hem risk hem fırsat barındırıyordu. Yapay zekâ ise bu iki unsuru da çok daha kritik hale getiriyor. Başarılı şirketler, satın alma işlemlerini yapay zekâ dönüşümlerini hızlandıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirenler olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Ventures, B2B finansman süreçlerini yapay zekâ ajanlarıyla dönüştüren Causa Prima’ya yatırım yaptı Haber

Borusan Ventures, B2B finansman süreçlerini yapay zekâ ajanlarıyla dönüştüren Causa Prima’ya yatırım yaptı

Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, B2B finansman süreçlerini yapay zekâ ajanlarıyla dönüştüren Causa Prima’ya yatırım yaptı. Creandum liderliğinde gerçekleşen tura Borusan Ventures’ın yanı sıra Kfund, HelloWorld ve Angel Invest ile Qonto, Pennylane, SAP, ING, SoFi, LIDL ve DeepMind’dan bireysel yatırımcılar da katıldı. Defne Kocabıyık Narter: Causa Prima şirketler arası finansman süreçlerini otonom hale getiriyor Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili şunları söyledi: “Bugün alıcı ve tedarikçi tarafında kullanılan yapay zekâ sistemleri büyük ölçüde birbirinden bağımsız çalışıyor. Bu nedenle anlaşmazlıklar ve istisnai durumlar ortaya çıktığında süreçler yeniden insan müdahalesine ihtiyaç duyuyor. Causa Prima, geliştirdiği agent-to-agent altyapısıyla bu iki taraf arasında köprü kurarak şirketler arası işlemlerin otonom bir şekilde yürütülmesini sağlıyor.” Causa Prima Kurucu Ortağı Maex Ament ise şu ifadeleri kullandı: “Şirketler arasında paranın hareket etmesini sağlayan sistemleri inşa etmek için 25 yıl çalıştık. B2B finansmandaki temel sorun hiçbir zaman tek bir şirketin içinde değil, iki şirketin arasındaki boşluktaydı. Her iki tarafın da gerçek zamanlı müzakere yürütebilen yapay zekâ ajanlarını kullandığı bir dünyada, sektörü uzun yıllardır tanımlayan anlaşmazlıklar ve katı ödeme koşulları artık geçmişte kalacak.” Silikon Vadisi merkezli Borusan Ventures, ABD ve Avrupa’da enerji, mobilite, lojistik, tedarik zinciri ve endüstriyel teknolojiler gibi alanlardaki erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Borusan Ventures, Borusan Grubu’nun 82 yıllık endüstriyel deneyiminden yararlanarak global başarı ve uzun vadeli etki hedeflediği girişimlere stratejik destek sağlıyor, yeni pazarlara erişim imkânı sunarak büyüme fırsatları yaratıyor. Causa Prima, şirketleri ve tedarikçileri yapay zekâ destekli tek bir ağda birleştiriyor Günümüzde alıcı tarafındaki borç hesapları ile tedarikçi tarafındaki alacak hesapları sistemlerinin kopuk çalışması sebebiyle tek bir itirazlı faturanın haftalar süren e-posta trafiğine yol açması ve erken ödeme iskontolarının etkin yönetilememesi yüzünden şirketlerin her yıl milyonlarca dolarlık potansiyel tasarruf ve nakit akışı avantajını kaçırdığı görülüyor. Operasyonel verimsizlikler ve finansal kayıplar sebebiyle işletmelerin alternatif arayışları sürerken, Causa Prima, alıcı ve tedarikçileri aynı dijital ağ üzerinde buluşturarak kurumlar arası finansal süreçleri yeniden tanımlıyor. Şirketin geliştirdiği yapay zekâ ajanları sayesinde onay süreçleri, anlaşmazlık yönetimi ve ödeme koşullarına ilişkin kararlar insan müdahalesine ihtiyaç duymadan saniyeler içinde sonuçlandırılabiliyor. Girişimin arkasında, dinamik iskonto modelinin öncülerinden olan ve daha sonra SAP tarafından satın alınan Taulia’nın kurucusu Maex Ament liderliğinde deneyimli bir kadro yer alıyor. Ekip, küresel ölçekte tedarikçi ödeme altyapılarının geliştirilmesinde önemli rol oynamış isimlerden oluşuyor. Causa Prima bugün 3.000’i aşkın aktif kullanıcısıyla kurumların işletme sermayesini daha verimli yönetmesine ve tedarik zinciri finansını dijitalleştirmesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Girişim Sermayesi Ekosisteminin 20 Yıllık Karnesi Açıklandı Haber

Türkiye Girişim Sermayesi Ekosisteminin 20 Yıllık Karnesi Açıklandı

Koç Üniversitesi – ESAS Holding Alternatif Yatırımlar Merkezi (KUES) tarafından hazırlanan “Türkiye Girişim Sermayesi Ekosistemi Raporu”, 18 Haziran’da düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. ESAS Plaza Hubitat’ta gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin mevcut görünümü, yatırım eğilimleri, sektörel dağılımı ve gelişim alanlarına ilişkin rapor bulguları değerlendirildi. Etkinliğe T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu katılırken; ESAS Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup CEO’su Çağatay Özdoğru ile Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey toplantının açılış konuşmalarını gerçekleştirdiler. KUES Akademik Direktörü Doç. Dr. Uğur Çelikyurt ise yaptığı sunumda rapor ile ilgili öne çıkan verileri ve bulguları paylaştı. Çağatay Özdoğru: “Türkiye kendi dinamiklerine sahip bir ekosistem haline geldi” Toplantıda konuşan ESAS Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup CEO’su Çağatay Özdoğru, raporun Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son yıllardaki gelişimini ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “ESAS olarak, sürdürülebilir büyümenin ve geleceği inşa etmenin yolunun alternatif yatırımlardan ve teknoloji odaklı girişim sermayesi ekosistemini desteklemekten geçtiğine inanıyoruz. Koç Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz KUES bünyesinde hazırlanan bu rapor, ekosistemimizin kat ettiği mesafeyi ve ulaştığı olgunluk düzeyini ortaya koyuyor. Türkiye artık tesadüfi ya da münferit başarı hikâyeleriyle anılan bir yapı olmaktan çıkarak, kendi dinamiklerine, güçlü bir bilgi birikimine ve yatırım kültürüne sahip bir ekosistem haline geldi. 2020-2022 yıllarında ulaşılan yüksek yatırım seviyelerinin ardından 2025 yılında daha dengeli bir görünüm oluşsa da bugün ulaşılan ölçek geçmiş dönemlerin önemli ölçüde üzerinde bulunuyor. İşlemlerin büyük bölümünü oluşturan erken aşama girişimler, ekosistemin en güçlü yönlerinden biri olmayı sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde girişimlerin büyüme ve ölçeklenme aşamalarında ihtiyaç duyduğu finansman kaynaklarının güçlendirilmesi, ekosistemin gelişimi açısından önem taşıyor. Yabancı yatırımcı ilgisinin artması ve yerli yatırımcıların uluslararası pazarlardaki faaliyetleri de Türkiye’nin küresel girişimcilik ağları içindeki konumunu destekliyor. Son 15 yılda uygulanan kamu politikaları, teşvikler ve üniversite-sanayi iş birlikleri de bu gelişimde önemli rol oynadı. ESAS olarak alternatif yatırımlara odaklanmayı, ekosistemin gelişimine katkı sunmayı ve Türkiye’nin teknoloji odaklı küresel rekabet gücünü destekleyecek adımlar atmayı sürdüreceğiz. Prof. Dr. Hakan Ürey: “KUES, akademi ile iş dünyasının ortak akıl ve ortak değer üretme kapasitesinin güçlü bir örneğidir” Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey ise girişimcilik ekosistemlerinin yalnızca sermaye ile değil; bilgi, araştırma, insan kaynağı ve güçlü iş birlikleriyle geliştiğine dikkat çekti. Ürey, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma yapan kurumlar değil, aynı zamanda girişimcileri, yatırımcıları ve fikirleri bir araya getiren ağların merkezinde yer alan stratejik aktörler olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bu rapor, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yıllık dönüşümünü ortaya koyarken, üniversitelerin girişimcilik ve inovasyon ekosistemindeki kritik rolünü de görünür kılıyor. Koç Üniversitesi ile ESAS iş birliğiyle kurulan KUES, akademi ile iş dünyasının ortak akıl ve ortak değer üretme kapasitesinin güçlü bir örneğidir. Merkezin daha ilk yılında ortaya koyduğu bu kapsamlı çalışma, yalnızca bugünü anlamamıza yardımcı olmuyor; aynı zamanda Türkiye’nin girişimcilik, teknoloji ve yatırım politikalarına yön verecek önemli bir referans kaynak oluşturuyor.” 11 Binden fazla yatırım işlemi analiz edildi PitchBook ve Startups.watch veri tabanlarından yararlanılarak hazırlanan rapor, 2006-2025 döneminde gerçekleşen 11 binden fazla yatırım işlemini, 5.800’den fazla girişimi ve 4.500’den fazla yatırımcıyı kapsıyor. Çalışma, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yıldaki gelişimini ve temel eğilimlerini veri odaklı bir yaklaşımla inceliyor. Rapora göre Türkiye girişim sermayesi ekosistemi son yıllarda istikrarlı bir büyüme gösterdi. Özellikle 2018 sonrasında yatırım işlem sayılarında belirgin artış yaşanırken, 2020-2022 dönemi yatırım tutarlarında tarihi seviyelere ulaşıldı. 2025 yılında daha dengeli bir görünüm öne çıksa da ekosistemin ulaştığı toplam hacim ve işlem ölçeği geçmiş dönemlerin üzerinde seyretmeye devam etti. Erken aşama girişimler ekosistemin temel gücünü oluşturuyor Rapora göre girişim sermayesi işlemlerinin yaklaşık %80’i tohum aşamasında gerçekleşirken, toplam yatırım hacminin yaklaşık %66’sı geç aşama yatırımlardan kaynaklanıyor. Bu tablo, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin en güçlü yönünün yeni girişimler üretme kapasitesi olduğunu, en önemli zorluğunun ise bu girişimlerin büyüme ve ölçeklenme süreçlerini finanse etmek olduğunu ortaya koyuyor. Sektörel dağılım incelendiğinde yazılım sektörü hem yatırım işlem sayısında hem de yatırım tutarında ilk sırada yer alıyor. Yazılımı perakende ve finans dışı hizmetler takip ederken, teknoloji yoğun sektörlerin yatırım çekme performansı dikkat çekiyor. Uluslararası bağlantılar güçleniyor Rapor, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin uluslararası yatırım ağlarıyla daha güçlü ilişkiler kurduğunu ortaya koyuyor. Gerçekleşen işlemlerin yüzde 75’i yerli yatırımcılar ile yerli girişimler arasında gerçekleşirken, yurt dışı bağlantılı yatırımlar daha yüksek işlem hacimleriyle öne çıkıyor. Yabancı yatırımcıların Türkiye merkezli girişimlere ilgisinin arttığı, yerli yatırımcıların da yurt dışındaki girişimlerde daha aktif rol almaya başladığı görülüyor. Özellikle yüksek tutarlı yatırımların ölçeklenme aşamasındaki şirketlerde yoğunlaştığı belirtiliyor. Coğrafi dağılım açısından İstanbul ekosistemin merkezi konumunu korurken, Ankara ikinci önemli merkez olarak öne çıkıyor. Raporda ayrıca bazı şehirlerin ekonomik büyüklüklerinin üzerinde bir girişimcilik performansı sergilediğine dikkat çekiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Holding’den 5. Entegre Rapor: Net Sıfır Hedefi ve Stratejik Yatırımlar Öne Çıkıyor Haber

Borusan Holding’den 5. Entegre Rapor: Net Sıfır Hedefi ve Stratejik Yatırımlar Öne Çıkıyor

Borusan Holding, Türkiye’de holdingler arasında bir ilk olarak 2021 yılında yayımladığı entegre faaliyet raporunun beşincisini kamuoyuyla paylaştı. "Geleceğe Sözümüz Net" temasıyla yayımlanan 2025 Entegre Faaliyet Raporu, Grubun finansal başarılarının yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanlarındaki öncü adımlarını ve 2053 net sıfır hedefine uzanan uzun vadeli yol haritasını gözler önüne seriyor. Rapor, Borusan Grubu’nun faaliyet gösterdiği otomotiv, enerji, üretim, lojistik, makine ve güç sistemleri sektörlerindeki çalışmalarını ayrı ayrı ele alarak, her bir alandaki büyüme performansını, yenilikçi uygulamalarını ve üçüz dönüşüm yolculuğunu kapsamlı analizlerle ortaya koyuyor. Aynı zamanda Grubun sürdürülebilirlik, inovasyon ve insan odaklı yaklaşım gibi temel değerlerine olan bağlılığını gösteriyor. Finansal olmayan performans göstergelerine yönelik alınan bağımsız sınırlı güvence ise Grubun şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışını daha da güçlendiriyor. Özgür Günaydın: Borusan’ı 200 yıl ve ötesine taşıyacak bir gelecek hayal ediyoruz Borusan Grup CEO Özgür Günaydın, şu değerlendirmede bulundu: “Borusan, 82 yıldır ülkemizin sanayisine, ekonomisine ve toplumsal kalkınmasına yön veren çok kıymetli, son derece köklü bir miras. Biz, Borusan’ı 200 yıl ve ötesine taşıyacak bir gelecek hayal ediyoruz. Bu hayali gerçeğe dönüştürmek amacıyla yol haritamızı netleştirdik. ‘Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan’ vizyonumuz doğrultusunda iklimi koruyan, doğa pozitif bir yaklaşımla ilerliyor, yüksek performanslı, toplumsal faydayı önceliklendiren insan kaynağımızla büyürken; yapay zekâ ve dijitalleşmeyi tüm süreçlerimize entegre ediyoruz. ‘Tüm paydaşlarımızla daha iyi bir gelecek için kuşaklar boyu birlikte değer üretmeyi’ amaçlayan yeni misyonumuzla, 200 yıl ve ötesine uzanan sürdürülebilir geleceğimizi iş birliği içinde inşa edeceğiz." 2025 yılı faaliyet sonuçlarını küresel standartlarla uyumlu bir şekilde paylaşan Borusan Grubu, sürdürülebilirlik yönetişimini daha da güçlendirdi. Grup genelinde ortak bir yön belirlemek ve uygulamalarda tutarlılığı sağlamak amacıyla Borusan Grubu Sürdürülebilirlik Politikası’nı yayımlayan holding; İklim, İnsan ve İnovasyon (i³) odaklarını korurken, ÇSY’nin yönetişim boyutunu da yeni hedefleriyle daha ileri bir seviyeye taşıdı. Grubun 2034, 2044 ve 2053 yıllarını kapsayan uzun vadeli sürdürülebilirlik yol haritası da bu raporda ilk kez detaylandırıldı. Dijital altyapısını da güçlendiren Borusan, ÇSY verilerinin Grup genelinde tek bir platformdan şeffaf bir şekilde yönetilmesini sağlayan Borusan Sürdürülebilirlik Platformu’nu (BSP) devreye aldı. İklim odaklı yatırımlarla yaklaşık 1 milyon ton emisyon önlendi İklim hedeflerini 2053 Net Sıfır Emisyon taahhüdü ile güçlendiren Borusan Holding, yeşil enerji yatırımlarıyla çevreye olan etkisini en aza indirmeyi sürdürdü. Enerji iş kolunda gerçekleştirilen kapasite artışıyla toplam kurulu gücünü 935 MW seviyesine taşıdı, çevre dostu enerji üretimiyle yaklaşık 1 milyon ton karbondioksit eşdeğeri emisyonun önüne geçti. Borusan Grubu, 2025 yılında 67 milyon TL’yi aşan çevre koruma yatırımı yaparken, döngüsel ekonomi alanında da önemli çıktılar elde etti; yıl boyunca 122.516 ton atığı ve 90,81 ton suyu geri dönüştürerek kaynak verimliliğini üst düzeye çıkardı. "ÇEK" yaklaşımı ile kapsayıcı kültür ve toplumsal değer Borusan Grubu, 2025’te insan odağında, 10 yılı aşkın süredir devam eden toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarının kapsamını genişleterek Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (ÇEK) yaklaşımını hayata geçirdi. Borusan Grubu genelinde çalışan bağlılığı ve memnuniyet skoru %77 gibi güçlü bir noktada gerçekleşirken, üst yönetim kadrolarındaki kadın lider oranı %27 seviyesini korudu. Toplumsal kalkınmaya destek vizyonu kapsamında eğitim projelerine 60 milyon TL yatırım yapan Grup, çalışanlarına toplam 133 bin saatin üzerinde eğitim verdi. Gönüllülük projelerinde ise 1.579 Borusanlı aktif olarak yer aldı. İnovasyona 385 Milyon TL’lik destek Geleceğin iş dünyasına uyum sağlamak amacıyla Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarını hızlandıran Borusan, 2025 yılında 385 milyon TL’yi aşan bir Ar-Ge bütçesi yönetti. Sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı büyüme doğrultusunda, Grubun stratejik alanlarıyla uyumlu 3 girişime ve 2 girişim sermayesi fonuna yatırım yapıldı. Açık inovasyon yaklaşımını benimseyen Borusan, dönem boyunca 17 üniversite ve 35 start-up ile stratejik iş birliği gerçekleştirirken, 20 yeni patent başvurusunda bulundu. Küresel ölçekte sürdürülebilir değer ve güçlü finansal büyüme Borusan Grubu, 2025 yılında da dengeli büyüme stratejisini başarıyla uyguladı. Yılı 326 milyar lira konsolide ciroya ulaşarak %27 büyümeyle tamamladı. Bir önceki yıla göre %82 artışla 38 milyar lira FAVÖK elde etti. Faaliyet gösterdiği sektörlerde 15 milyar TL’nin üzerinde yatırım gerçekleştirdi. 82 yıllık köklü geçmişiyle, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda öncü bir güç olan Borusan Grubu bugün üç kıtada, 10 binin üzerinde çalışanıyla paydaşları için sürdürülebilir değer yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş Ventures’tan Enerji Dönüşüm Teknolojilerine Yeni Yatırımlar Haber

Tüpraş Ventures’tan Enerji Dönüşüm Teknolojilerine Yeni Yatırımlar

Tüpraş, Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında 2050 yılında karbon nötr lider enerji şirketi olma hedefini destekleyecek yeni yatırımlar yaptı. Tüpraş’ın girişim sermayesi iştiraki Tüpraş Ventures, geçtiğimiz 6 ayda stratejik dönüşüm yol haritasıyla uyumlu 3 girişimi daha portföyüne kattı. Tüpraş Ventures’ın yatırım yaptığı ABD Teksas merkezli Syzygy Plasmonics geliştirdiği yenilikçi reaktör teknolojisiyle biyogaz gibi yenilebilir kaynaklardan sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretimine imkân sağlıyor. Farklı hammaddelerle üretim esnekliği sunan teknoloji, SAF üretim maliyetlerinin düşürülmesinde etkin bir çözüm sunuyor. ABD Massachusetts merkezli Via Separations ise, sıvı ayırma teknolojisi sayesinde üretim süreçlerinde enerji tüketiminin düşürülmesine ve operasyonların daha verimli hale gelmesine katkı sağlıyor. Via Separations, kâğıt-selüloz sektöründe başarıyla uygulanan bu teknolojiyi rafinaj ve kimya sektörlerinde de yaygınlaştırmayı hedefliyor. Tüpraş Ventures’ın portföyüne eklediği Norveç merkezli Aqualung Carbon Capture da gaz fazındaki bileşenleri seçici olarak ayıran membran bazlı teknolojiyle karbon emisyonlarını kaynağında, düşük maliyetli ve kompakt sistemlerle yakalıyor. Bu teknoloji, karbon tutma alanında benzer çözümlere kıyasla maliyet avantajı sunarak düşük karbon çözümlerine geçişi destekliyor. Tüpraş’ın 2022 yılında faaliyete geçen girişim sermayesi şirketi Tüpraş Ventures, farklı coğrafyalarda yaptığı yatırımlarla yeni teknolojilere hızlı erişim imkânı sağlayarak şirketin Stratejik Dönüşüm hedeflerini destekliyor. Bugüne dek, sürdürülebilir rafinajdan karbon yakalama teknolojilerine, enerji depolamadan sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine kadar geniş dönüşüm alanını kapsayan bir portföyü bulunuyor. Tüpraş Ventures; başta ABD, Kanada, Avrupa ve Türkiye’den doğrudan 7 ve fonlar üzerinden 51 olmak üzere toplam 58 start-up’a yatırım yaptı. Tüpraş Ventures’ın doğrudan yatırımları arasında Kaliforniya merkezli yeşil hidrojen elektrolizör geliştiricisi Verdagy, Vancouver merkezli hidrojen ve yakıt hücresi uygulamalarına yönelik membran ve polimer çözümleri sunan Ionomr, Ankara merkezli robotik teknolojiler firması AISField ve Massachusetts merkezli termal enerji depolama çözümleri geliştiren Electrified Thermal Solutions yer alıyor. Tüpraş Ventures; doğrudan girişim yatırımlarının yanı sıra, İsviçre merkezli endüstriyel inovasyon fonu Emerald Technology Ventures ve Kuzey Amerika merkezli enerji dönüşümü teknolojilerine odaklı fon yatırımları aracılığıyla da küresel yatırım fırsatlarına erişim sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Girişimi Promake 212 Liderliğinde 4 Milyon Dolar Yatırım Aldı Haber

Yapay Zekâ Girişimi Promake 212 Liderliğinde 4 Milyon Dolar Yatırım Aldı

Şubat ayında ürününü küresel kullanıma açan yapay zekâ girişimi Promake, yaklaşık dört ay içinde yeni yatırım turunu tamamlayarak, toplam 4 milyon dolar yatırım aldı. Türkiye’nin öncü girişim sermayesi fonu 212’nin liderlik ettiği yatırım turuna Ak Portföy GSYF, Arya VC, Gelecek Etki Fonu, JIMCO Jameel ailesinin global yatırım kolu ve Maxis Ventures katıldı. Promake aldığı yatırımla; ürününü farklı pazarlara taşımayı, yapay zekâ altyapısını güçlendirmeyi, ekibini büyütmeyi ve küçük işletmeler için iş kurma ile yönetim süreçlerini uçtan uca kapsayan yeni ürün katmanları geliştirmeyi planlıyor. Promake, yapay zekâyı küçük işletmeler için yeni bir teknoloji olmaktan çıkarıp günlük iş akışlarının doğal bir parçası haline getiriyor. İşletmelerin dijitalleşme ihtiyacına odaklanan platform, web sitesi, alan adı, e-posta, e-ticaret altyapısı, ödeme sistemleri ve dijital reklamların tek sohbet ekranı üzerinden, sade bir akış içinde kurulmasını ve yönetilmesini sağlıyor. Kullanıcılar, klasik yazılımlardaki teknik detayları ve yönetim panellerini öğrenmek zorunda kalmıyor; ürün ekleme, kampanya oluşturma, sayfa güncelleme ve ödeme alma gibi işlemleri sistemle konuşarak yapabiliyor. Promake böylece bir yazılım değil, işletmenin yanında çalışan “dijital ekip arkadaşı” olarak konumlanıyor. Dünya genelindeki 500 milyondan fazla KOBİ için ürününü geliştiren Promake, uzun vadede, küçük işletmelerin büyük şirketlere benzer dijital kapasiteye erişmesini sağlayan yapay zekâ tabanlı iş yönetimi platformu olmayı hedefliyor. Hedef 500 milyondan fazla KOBİ’nin büyük şirketlerle yarışan dijital kapasiteye erişmesi Promake Kurucu Ortağı ve CEO’su Emre Tekin, konuyla ilgili şöyle konuştu: “Tamamladığımız yeni yatırım turuyla birlikte, küçük işletmelerin iş kurma ve yönetme süreçlerini yapay zekâyla uçtan uca yeniden tanımlayan vizyonumuzu küresel ölçekte daha hızlı hayata geçiriyoruz. Amacımız yalnızca ürünü farklı pazarlara açmak değil; işletmelerin dijitalleşme biçimini temelden değiştirmek. Bu doğrultuda yapay zekâ omurgasını derinleştiriyor, ürünümüze iş kurma sonrası süreçleri de kapsayan yeni katmanlar ekliyoruz. Ekip ve altyapı yatırımlarımızı güçlendirerek ölçeklenebilir bir küresel büyüme dönemine giriyoruz. Uzun vadeli hedefimiz; 500 milyondan fazla KOBİ’nin tek bir sohbet ekranı üzerinden büyük şirketlerle aynı seviyede operasyon yürütebildiği yeni nesil bir küresel platform inşa etmek.” Yapay zekâyla işletme yönetiminde yeni dönem başlatıyor 212 Bölgesel Fon Ortağı Kıvanç Aydın, konuyla ilgili şunları söyledi: “Promake’e yaptığımız yatırımla, yapay zekâ üzerine inşa edilmiş ve küresel ölçekte güçlü büyüme potansiyeli taşıyan bir girişimi portföyümüze kattık. Yatırımımızın temelinde, dünya genelindeki milyonlarca işletme için dijitalleşmeyi teknik bir proje olmaktan çıkarıp, doğal dil komutlarıyla yönetilebilen bütüncül bir operasyon modeline dönüştürmeleri yer alıyor. Promake, işletmeleri yalnızca dijital ortama taşıyan değil; yapay zekâyla operasyonlarını yöneten, büyüten ve sürekli geliştiren bir platform sunuyor. Bu yaklaşımın, tek bir kişinin dahi küresel ölçekte rekabet edebilen işletmeler kurabildiği yeni bir dönemin kapısını araladığına inanıyoruz. Emre, Eren, Evren ve Dinçer’in bu vizyonu hayata geçirebilecek güçlü bir ekip olduğunu düşünüyor, bu yolculuklarında yanlarında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.