Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Girişim Sermayesi

Kapsül Haber Ajansı - Girişim Sermayesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişim Sermayesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Insha GSYF’den Hukuk Teknolojilerine Stratejik Yatırım Haber

Insha GSYF’den Hukuk Teknolojilerine Stratejik Yatırım

Yatırımla birlikte Safahat.ai’nin ürün geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesi, kurumsal entegrasyonlarının yaygınlaştırılması ve küresel pazarlara açılma sürecinin hızlandırılması hedefleniyor. Türkiye’nin ilk ve öncü katılım bankası Albaraka Türk, finansal teknolojilerin yanı sıra geleceğe yön veren yenilikçi girişimleri destekleme vizyonu doğrultusunda yatırımlarını sürdürüyor. Albaraka Türk, iştiraki Albaraka Portföy Yönetimi ve Insha Ventures iş birliğiyle kurulan Insha Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (Insha GSYF) aracılığıyla, yapay zekâ tabanlı hukuk teknolojileri geliştiren Safahat.ai’nin toplam 590 bin ABD doları tutarındaki pre-seed yatırım turunda yer aldı. Ayrıca yatırım kapsamında Safahat.ai; Insha Ventures’ın stratejik büyüme, teknoloji, iş geliştirme ve fintek ekosistemindeki deneyiminden de yararlanarak ürün ve iş modelini ölçeklendirmeyi hedefliyor. Hukuki iş süreçlerini uçtan uca otomatikleştiriyor Safahat.ai; icra takibi, dava süreçleri ve sözleşme yönetimini tek bir yapay zekâ platformunda bir araya getiriyor. Platform; takip açılışından haciz aşamasına kadar toplu dosya yönetimi ve dilekçe üretiminin yanı sıra dava dosyalarının analizi, süreç takibi, sözleşme üretimi, inceleme ve risk analizi gibi yüksek hacimli hukuki operasyonların otomatikleştirilmesine imkân sağlıyor. Türk hukukuna ve Türkçe hukuki dile özel uyarlanmış yapay zekâ altyapısıyla çalışan Safahat.ai, kurumların veri güvenliği ihtiyaçlarını gözeten on-premises çalışma modeli sayesinde şirketlerin kendi altyapılarında konumlandırılabiliyor. Bu yapı özellikle bankalar, finans kuruluşları ve regülasyon yoğun sektörlerde hukuki verilerin kurum dışına çıkmadan işlenmesine olanak tanırken hukuk profesyonellerinin tekrarlayan operasyonel işlerden ziyade hukuki muhakeme, kontrol ve karar gerektiren alanlara odaklanmasını destekliyor. Yapay zekâ, içerik üretiminin yanı sıra iş süreçlerini de destekliyor Safahat.ai’nin ayrıştığı alanlardan biri, yapay zekâyı yalnızca içerik üretiminde değil; dosya sınıflandırma, önceliklendirme ve iş dağıtımı gibi süreçlerde de kullanması. Platformun öne çıkan yetkinlikleri arasında; İcra takibi süreçlerinde toplu dosya yönetimi ve otomasyon,Dava dosyası analizi, dilekçe hazırlama ve süreç takibi,Sözleşme üretimi, inceleme ve risk analizi,Yapay zekâ destekli dosya sınıflandırma ve önceliklendirme,İş dağıtımı ve operasyonel karar süreçlerinin desteklenmesi,Kurum içi sistemlerle çift yönlü entegrasyon,Verinin kurum dışına çıkmadığı on-premises çalışma modeli yer alıyor. Hasan Sami Bayansar: “Safahat.ai’nin önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığına inanıyoruz” Insha Ventures Genel Müdürü Hasan Sami Bayansar, yatırımla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün hukuk ekiplerinin en önemli ihtiyaçlarından biri, artan iş yükünü daha verimli yönetebilmek. Özellikle yüksek hacimli dosyalarda hız kadar veri güvenliği ve süreçlerin doğru yönetilmesi de büyük önem taşıyor. Safahat.ai’nin bu ihtiyaca Türk hukukuna ve Türk hukuk diline özel geliştirdiği teknolojiyle cevap vermesini değerli buluyoruz. Insha Ventures olarak, Insha GSYF üzerinden yatırım yaptığımız Safahat.ai’nin fintekleşme sürecinde stratejik bir rol üstlenerek, fintek alanındaki deneyim ve yetkinliklerimizle yeni nesil finansal hizmetlerin geliştirilmesine öncülük etmeyi hedefliyoruz.” Ahmet Necip Arslan: "Bu yatırımla, hukuk dünyasının dijital dönüşümünü Türkiye'den başlatarak global bir standarda taşımayı hedefliyoruz" Safahat.ai Kurucusu Ahmet Necip Arslan ise şunları söyledi: “Safahat olarak, hukuki süreçlerin uçtan uca otomasyonunu sağlayan yapay zekâ tabanlı bir platform geliştiriyoruz. İcra takibi, dava süreçleri ve sözleşme yönetimini tek bir ekosistemde birleştirerek bankaların, hukuk bürolarının, kamu kurumlarının ve kurumsal müşterilerimizin operasyonel yükünü önemli ölçüde azaltmayı hedefliyoruz. Bizi farklı kılan, Türk mevzuatı ve içtihatları üzerine inşa ettiğimiz, halüsinasyonsuz ve doğrulanabilir çıktılar üreten yapay zekâ altyapımız ile müşterilerimizin veri güvenliği ihtiyaçlarına cevap veren kurum içi (on-premises) kurulum modelimiz. Aynı teknolojiyi İngiltere pazarı için de geliştiriyor, Körfez ülkelerine yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. CoFunds Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ve Insha GSYF’nin stratejik yatırımı ve teknoloji desteğiyle, Türkiye’de geliştirdiğimiz bu teknolojiyi hızla küresel pazarlara taşıyarak ülkemizi dünya yapay zekâ ve hukuk teknolojileri sahnesinde en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kıtalar Arasında Girişimcilik Ekosistemlerini Buluşturuyor Haber

Türkiye Kıtalar Arasında Girişimcilik Ekosistemlerini Buluşturuyor

Türkiye’nin teknoloji ve yapay zekâ alanındaki en kapsamlı uluslararası buluşmalarından biri olacak etkinlik; 300’ü aşkın şirket ve girişimin yanı sıra, dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcıları, kamu temsilcilerini, alanında uzman konuşmacıları ve teknoloji dünyasının önde gelen yöneticilerini ağırlayacak. İki gün sürecek etkinlik, İstanbul’un küresel girişimcilik ekosistemindeki konumunu hızla güçlendirdiği bir dönemde gerçekleştirilecek. İstanbul, 2025 Küresel Girişimcilik Ekosistemi Raporu’nda gelişmekte olan girişimcilik ekosistemleri arasında üçüncü sıraya yükselirken, son beş yılda 13 basamaklık ilerleme kaydetti. Türkiye’de bugüne kadar sekiz yerli girişim, 1 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşarak “unicorn” unvanı kazandı.2025 Türkiye Yapay Zekâ Ekosistemi ve Küresel Etki Raporu’na göre ise ülkede yapay zekâ alanında faaliyet gösteren 1.188 aktif girişim bulunuyor. Uluslararası girişimler, farklı sektörlerdeki yenilikçi çözümlerini tanıtacak Etkinliğe katılan girişimler; sürdürülebilir tarım, yapay zekâ destekli eğitim, kurumsal teknolojiler, sağlık ve altyapı başta olmak üzere birçok alandaki sorunlara çözüm sunan teknolojilerini sergileyecek. Malezya’daki Universiti Putra Malaysia bünyesinden doğan AgroPV Integrated SB, güneş enerjisi üretimi ile tarımsal faaliyetleri aynı alanda buluşturan ticari tarım-güneş enerjisi çözümlerini tanıtacak. Pakistan merkezli Nosmai ise e-ticaret, perakende ve tüketici platformları için geliştirdiği artırılmış gerçeklik ve kamera tabanlı yapay zekâ teknolojilerini İstanbul’da sektör temsilcileriyle buluşturacak. Konu hakkında açıklama yapan Nosmai Kurucu Ortağı ve CEO’su Ismail Qasim, “Pakistan, güçlü bir mühendislik birikimine, genç ve geniş bir teknik iş gücüne ve küresel pazarlar için ürün geliştiren, giderek olgunlaşan bir şirket ekosistemine sahip. Türkiye ise tüketici ve ticaret alanlarında güçlü şirketleri, geniş iç pazarı, aktif yatırımcı topluluğu ve Avrupa, Körfez ülkeleri ile Orta Asya’ya açılan köklü ticari bağlantılarıyla öne çıkıyor. Her iki ülke de bugün küresel ölçekte sahip oldukları görünürlüğün çok ötesinde bir yetenek ve üretim kapasitesine sahip” dedi. Uluslararası katılımcılar arasında ayrıca yapay zekâ ile entegre multimedya eğitim sistemleriyle 130 binden fazla öğrenciye ulaşan Nijeryalı Zenafri; bilgi teknolojileri alanındaki sorunların çözümüne yönelik kurumsal yapay zekâ sistemleri geliştiren Polonyalı AI Tech Matrix; kurumların yeni teknolojileri prototip aşamasından uygulamaya taşımasına yardımcı olan Perulu Ourabyte ile inşaat, su ve sanitasyonun yanı sıra, yenilenebilir enerji alanlarında mühendislik çözümleri sunan Ürdünlü SOLVillion da bulunuyor. Turcorn 100 Programı küresel sahneye çıkıyor Türkiye, farklı ülkelerden teknoloji girişimlerinin yanı sıra yüksek büyüme potansiyeline sahip yerli teknoloji şirketlerini de küresel sahneye taşıyacak. Girişimlerin ve ölçeklenme aşamasındaki şirketlerin uluslararası pazarlara açılmasını hızlandırmak ve unicorn olma yolculuklarını desteklemek amacıyla yürütülen Türkiye’nin bu alandaki öncü programlarından Turcorn 100’e, 30 Nisan 2026 itibarıyla 39 şirket kabul edildi. Bu şirketlerin 24’ü, GITEX Ai Türkiye’ye katılarak teknoloji ve çözümlerini sergileyecek. Katılımcılar arasında son yatırım turunda 104 milyon ABD doları yatırım alan finansal teknoloji şirketi Colendi; 15 milyon ABD doları yatırım alan perakende sektörüne yönelik görüntü tanıma teknolojileri geliştiren Vispera; 4 milyon ABD doları yatırım alan Saha Robotics; 3,1 milyon ABD doları yatırım alan yapay zekâ destekli reklam SaaS platformu WASK ve 1,7 milyon ABD doları yatırım alan dijital kimlik ve imza teknolojileri şirketi TechSign bulunuyor. Veriler Turcorn 100 raporuna dayanıyor. Turcorn 100 şirketlerinin yanı sıra, Türkiye’nin yükselen yapay zekâ girişimleri de farklı sektörlerin ve iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik geliştirdikleri çözümleri sergileyecek. İTÜ ARI Teknokent ekosisteminde faaliyet gösteren Lavren, hukuk ve profesyonel hizmetler alanlarına yönelik ileri düzey yapay zekâ çözümleri geliştiriyor. Lavren Kurucu Ortağı Cem Şanap, “Bizim için asıl önemli olan, ‘Bu model neler yapabilir?’ sorusundan, ‘Bu yetenek artık elimizde olduğuna göre kurumun çalışma biçimi nasıl değişmeli?’ sorusuna geçebilmek” açıklamasında bulundu. Türkiye merkezli Syntina AI ise üretken yapay zekâyı mimarlık ve tasarım alanlarında kullanıyor. Syntina AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Halil İbrahim Can, “Sektörün ‘Yapay zekâ mimarların yerini alacak mı?’ tartışmasını geride bırakarak, daha doğru bir soruya yönelmesini umuyoruz: Mimarlık gibi belirli bir alanın ihtiyaçları için özel olarak geliştirilen bir yapay zekâ nasıl olmalı?” dedi. Yapay zekâ odaklı iş yönetimi platformu Workiom da etkinlikte uluslararası büyüme hedeflerine odaklanacak. Workiom Kurucu Ortağı ve COO’su Nurettin Şendoğan, “Hedefimiz, yapay zekâyı merkeze alan bir şirketin Türkiye’de kurulabileceğini ve küresel ölçekte rekabet edebileceğini kanıtlamak” dedi. 100 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten yatırımcılar, Türkiye’nin yeni küresel başarı hikâyelerini arayacak Türkiye’deki girişimlere yapılan yatırımlar son beş yılda on kat artarak 2025 yılında 700 milyon ABD dolarına ulaştı. Türk girişimleri 2026’nın ilk çeyreğinde 559 milyon ABD doları yatırım çekerek bir önceki yılın aynı dönemindeki tutarın yedi katından fazlasına ulaştı. Buna karşın Ernst & Young tarafından hazırlanan rapora göre sermayeye erişim hâlâ önemli bir engel oluşturuyor ve Türkiye’deki girişimcilerin yüzde 71’i finansmanı temel zorluklardan biri olarak görüyor. 20 ülkeden, yönettikleri toplam varlık büyüklüğü 100 milyar ABD dolarını aşan 100’den fazla yatırımcı; ölçeklenme potansiyeli taşıyan bir sonraki büyük yapay zekâ girişimini keşfetmek üzere GITEX Ai Türkiye’de bir araya gelecek. Katılımcılar arasında ABD’den 3 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Manhattan Ventures, Birleşik Krallık’tan 2 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Molten Ventures, Malezya’dan 2 milyar ABD dolarını aşkın varlık yöneten Gobi Partners, BAE’den 200 milyon ABD dolarının üzerinde varlık yöneten Jasoor VC ve Katar’dan 200 milyon ABD dolarının üzerinde varlık yöneten Utopia Capital bulunuyor. Uluslararası pazarlarda büyüyebilecek girişimleri değerlendirmek üzere etkinliğe katılacak yatırımcılardan biri de 3,5 milyar avro büyüklüğündeki WALTER GROUP tarafından desteklenen Avusturya merkezli erken aşama girişim sermayesi yatırımcısı WaVe-X olacak. WaVe-X, otonom karar alabilen yapay zekâ teknolojileri geliştiren HappyRobot’un 1,2 milyar ABD doları değerleme üzerinden 150 milyon ABD doları yatırım almasıyla portföyündeki ilk unicorn’u çıkardı. WaVe-X Genel Müdürü Thomas Muscher, “Küresel potansiyele sahip bir girişimi farklılaştıran unsur; sektörün gerçek bir ihtiyacına yanıt veren bir ürün geliştirmesi ve bu ürünü farklı ülkelere kolaylıkla taşıyabilecek ölçeklenebilir bir iş modeli kurmasıdır” dedi. Türkiye’nin yatırım ekosistemi de etkinlikte önemli bir rol üstlenecek. ÜNLÜ & Co., girişim sermayesi kolu ÜNLÜ Ventures aracılığıyla GITEX Ai Türkiye’ye katılacak. Bloomberg’in 2010–2026 dönemini kapsayan verilerine göre, İstanbul’da kurulan varlık yönetimi grubu, özelleştirmeler hariç, hisse senedi sermaye piyasası işlemlerinde Türkiye’deki özel finans kuruluşları arasında ikinci sırada yer aldı. Şirket, toplam değeri 3,4 milyar ABD dolarına ulaşan 37 işlemde yüzde 23 pazar payı elde etti. ÜNLÜ & Co. Direktörü Emre Dilbe, “Türkiye, küresel ölçekte başarılı teknoloji şirketleri yaratabilecek yeteneğe ve girişimcilik kapasitesine sahip olduğunu şimdiden kanıtladı. Yeni nesil unicorn’ların ortaya çıkabilmesi için daha büyük ve kurumsal yapıya sahip girişim sermayesi fonlarına, yerli kurumsal yatırımcıların ekosisteme daha fazla katılmasına ve uluslararası sermayeyle daha güçlü bağlar kurulmasına ihtiyaç var” açıklamasında bulundu. İnovasyon farklı pazarlarla buluşuyor GITEX Ai Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında gerçekleştirilecek. Etkinlik, GITEX organizasyonlarını dünya genelinde düzenleyen Dubai World Trade Centre ile Informa’nın ortak girişimi inD tarafından organize edilecek. Google Cloud, HPE & NVIDIA, AWS, Schneider Electric, Huawei, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Trendyol, Andevos ve Halkbank gibi bölgesel liderler de etkinlikte yer alacak. Bu güçlü buluşma, girişimlere sektör liderleriyle doğrudan bağlantı kurma, yeni ticari iş birlikleri geliştirme, farklı pazarlara açılma ve potansiyel yatırımcılarla bir araya gelme fırsatı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

985 Milyon TL’lik İlk Adım, Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda Büyümenin Başlangıcı Oldu Haber

985 Milyon TL’lik İlk Adım, Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda Büyümenin Başlangıcı Oldu

Azimut Portföy ve Fuzul Topraktan iş birliğiyle hayata geçirilen Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu, düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Azimut Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Murat Salar, Fuzul Topraktan Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Akbal ve Fuzul Holding CEO’su Erdal Erdem’in katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda; fonun yatırım yaklaşımı, ilk proje alanı ve önümüzdeki döneme ilişkin planlar paylaşıldı. İlk aşamada 985 milyon TL büyüklükle yatırımcılarla buluşacak fon ile Fuzul Topraktan’ın proje geliştirme deneyimi, Azimut Portföy’ün fon yönetimi ve sermaye piyasaları alanındaki uzmanlığı ve sektörel öncülüğü ile aynı yapıda bir araya geliyor. Fonun ilk proje alanlarından biri de Fuzul’ün uzun yıllardır proje geliştirdiği Başakşehir’de konumlanıyor. Başakşehir’de bulunan 16.724,39 metrekare büyüklüğündeki konut imarlı arsa fon portföyüne dahil edildi. Fon kapsamında burada geliştirilecek yeni proje, Fuzul’ün Başakşehir bölgesindeki 22’nci projesi olacak. Gayrimenkul sektöründe 35 yıllık deneyime sahip Fuzul, bugüne kadar 5.500’ün üzerinde bağımsız bölümü kapsayan projeler geliştirdi. Tamamlanan, devam eden ve planlanan projelerle birlikte Fuzul’ün toplam geliştirme hacmi 1,5 milyon metrekarenin üzerine ulaşıyor. “Proje geliştirme deneyimini sermaye piyasalarının imkânlarıyla buluşturuyoruz” Azimut Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Murat Salar, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Proje gayrimenkul yatırım fonlarının, gayrimenkul sektörü ile sermaye piyasaları arasındaki bağı güçlendiren önemli araçlardan biri olduğuna inanıyoruz. Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nda Fuzul’ün proje geliştirme konusundaki saha deneyimi ile Azimut Portföy’ün fon yönetimi ve sermaye piyasaları alanındaki uzmanlığını bir araya getiriyoruz. Buradaki yaklaşımımız, gayrimenkul geliştirme sürecinde oluşan değeri profesyonel fon yönetimi ve sermaye piyasalarının düzenlenmiş yapısı içerisinde nitelikli yatırımcılarla buluşturmak. Gayrimenkul, ülkemizde her zaman en sevilen yatırım araçlarından oldu. Tasarrufu olan herkesin de öncelikli tercihi olan bu yatırım aracını, kurallı bir piyasada, güvenli olarak yatırımcılar ile buluşturacak yegane araç Gayrimenkul Fonlarıdır. Azimut Portföy olarak, bu fonları erişilebilir, anlaşılabilir ve değer üreten bir yatırım alternatifi olarak bütün tasarruf sahiplerine sunmaya devam ediyoruz. Azimut Portföy bugüne kadar birçok ilki hayata geçirdi. Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu da, Borsa İstanbul’da işlem görecek kendi türündeki ilk fon olacak. Önümüzdeki dönemde, gerekli başvuru ve onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından fon katılma paylarının Borsa İstanbul Girişim Sermayesi Pazarı’nda işlem görmesini de hedefliyoruz. Sermaye Piyasalarının temel işlevi, reel sektördeki değer ve kazançlar ile sermaye ve tasarrufu bir araya getirmek olmalıdır. Bu fonu tam da bu amaca uygun olarak tasarladık. Topraktan Fon, gayrimenkul yatırımına ilgi duyan herkese, bir gayrimenkul projesine en başından, topraktan ortak olma fırsatını, erişilebilir biçimde sunuyor. Azimut Portföy Alternatif Yatırım Fonlarında da önümüzdeki dönemde yeni ve özgün işlerle piyasaya seçenek ve derinlik sunmaya devam edecek.” Faruk Akbal: “985 milyon TL ile ilk adımını attığımız fonumuzu büyüterek yatırımcıyı değer zincirinin ortağı yapıyoruz” Fuzul Topraktan Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Akbal, Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nun gayrimenkul geliştirme kabiliyetlerini sermaye piyasalarıyla buluşturan yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu vurguladı. Akbal şunları söyledi: “Gayrimenkule talep azalmıyor ancak finansman şartları ve erişim biçimleri dönüşüyor. Biz Fuzul Topraktan olarak önce 'Aşamalı Konut Sahibi Olma Sistemi' ile insanları konut sahibi yapma noktasında yenilikçi bir model ortaya koyduk. Şimdi ise aynı bakış açısını gayrimenkul yatırımına taşıyoruz. Bugüne kadar 5.500’ün üzerinde bağımsız bölüm geliştirdik ve 1,5 milyon metrekarenin üzerinde bir hacme ulaştık. Fuzul GYO ile sermaye piyasalarındaki kurumsal tecrübemizi, Azimut Portföy’ün fon yönetimi uzmanlığıyla birleştiriyoruz. Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nu ilk aşamada 985 milyon TL büyüklükle başlatıyoruz; ancak bu rakamı yalnızca bir başlangıç olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde fonun büyüklüğünü ve yatırım alanlarını artırarak daha geniş bir değer üretme alanı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu büyümenin ilk adımı olarak Başakşehir’deki 16.724,39 metrekarelik arsayı portföye dahil ettik; bu proje bölgedeki 22’nci projemiz olacak. Katılım finans ilkelerine uygun olarak yapılandırdığımız bu fon sayesinde, yatırımcıları bitmiş gayrimenkulün sadece alıcısı değil, topraktan başlayan tüm değer üretim sürecinin bir parçası haline getiriyoruz.” Erdal Erdem: “Fuzul Holding’in dev ekosistemi ve finansal gücüyle gayrimenkulde yeni bir dönem başlatıyoruz” Fuzul Holding CEO’su Erdal Erdem ise iş birliğini, Holding’in 35 yıllık güçlü birikimi ve finansal yapısıyla reel sektörü sermaye piyasalarıyla buluşturan stratejik bir hamle olarak değerlendirdi. Erdem şunları söyledi: “Fuzul Holding olarak bugün gayrimenkulden tasarruf finansmanına, sigortacılıktan teknolojiye kadar 11 farklı sektörde, 12 grup şirketimiz ve 4 bin 800 kişilik kadromuzla ülkemizin üretimine katkı sunuyoruz. 2026 yılı ikinci dönem sonuçlarımıza göre aktif toplamımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 126 büyüyerek 165,2 milyar TL’ye ulaştı. Özkaynaklarımız yüzde 118 artışla 41,1 milyar TL’ye, net kârımız ise yüzde 67 artışla 10,1 milyar TL seviyesine yükseldi. İşte bu güçlü finansal yapı ve devasa ekosistemin getirdiği sorumlulukla, reel sektördeki deneyimimizi Azimut Portföy’ün uzmanlığıyla buluşturuyoruz. Tam da bu yapının merkezinde yer alan Fuzul Topraktan, Holding’imizin geleceğe dönük büyüme stratejisinin en önemli taşıyıcılarından biridir. Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu’nu yalnızca bir anlaşma değil; gayrimenkul sektörünün geleceğine ve yatırımcılarımızın değişen beklentilerine verilmiş güçlü bir cevap olarak görüyoruz. Kuruluş çalışmalarını sürdürdüğümüz katılım bankamızın da devreye girmesiyle birlikte, gayrimenkul, finans ve sermaye piyasaları arasında kurduğumuz bu sinerjiyi çok daha ileri bir noktaya taşıyacağız.” Fon katılma paylarının Borsa İstanbul’da işlem görmesi hedefleniyor Azimut Portföy’ün kurucusu ve yöneticisi olduğu Topraktan Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu, nitelikli yatırımcılara yönelik olarak yapılandırıldı ve katılım finans ilkelerine uygun olarak faaliyet gösteriyor. Topraktan Fon katılma paylarının, başvuru ve onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından Borsa İstanbul Girişim Sermayesi Pazarı’nda işlem görmesi hedefleniyor. Azimut Portföy ve Fuzul Topraktan iş birliğiyle hayata geçirilen fon ile proje geliştirme deneyiminin profesyonel fon yönetimiyle buluşturulması ve gayrimenkulde oluşan değerin sermaye piyasaları üzerinden nitelikli yatırımcılara sunulması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“SHE by Driventure” Programı Hayata Geçiyor Haber

“SHE by Driventure” Programı Hayata Geçiyor

Program katılımcılarına kendi girişimlerini kurmak veya mevcut girişimlere ortak olabilmek için ihtiyaç duydukları uygulamalı eğitim ve uzman mentorluk desteği sunulacak. Ford Otosan’ın kurumsal girişim sermayesi şirketi Driventure, Turkishe platformu iş birliğiyle kadınların girişimcilik ekosisteminde kurucu veya ortak olarak daha fazla yer almasını desteklemek üzere “SHE by Driventure” programını hayata geçiriyor. Tamamen online olarak düzenlenecek ve tüm Türkiye'den katılıma açık olacak program kapsamında, 18-27 yaş aralığındaki üniversite öğrencileri, yeni mezunlar veya kariyerinin başındaki kadınlardan oluşan 60 katılımcıya eğitim verilecek. Katılımcılar başvuru aşamasında mobilite, sürdürülebilirlik ve endüstri 4.0 alanları arasından kendi önceliklerini belirleyecek. Sonraki aşamada, katılımcılar ilgi ve yetenek profillerine uygun ekiplere dahil edilecekler. Program, coğrafi ve sosyoekonomik engelleri ortadan kaldırarak fırsat eşitliğini önceliklendiren kapsayıcı yapısı, kapsamlı içeriği ve mentorluk rehberliği ile genç kadınlara girişimcilik yolculuklarında güçlü bir destek olacak. Ekipler, program başlangıcında mobilite, endüstri 4.0 ve sürdürülebilirlik ana odak alanları arasından birini seçerek bu alanda çözüm geliştirmeye odaklanacak. Fikirden uygulanabilir ürün aşamasına uzanan bu yolculuk, tamamen uygulamalı öğrenme ilkesiyle tasarlandı. Program katılımcıları her eğitim modülünü kendi projeleri üzerinde uygulayarak girişimlerin kuruluş ve yönetimine ilişkin yeteneklerini güçlendirme olanağı bulacak. Program kapsamında sektör uzmanlarının yanı sıra gönüllü Ford Otosan uzmanları, katılımcılara haftalık olarak düzenli mentorluk desteği verecek. “SHE by Driventure” programı, Ford Otosan’ın kadınların teknoloji, inovasyon ve üretimde daha güçlü bir şekilde yer almasına yönelik uzun soluklu vizyonundan ilham alıyor. Gelecek Hayalim ile binlerce genç kadının potansiyelini destekleyen bu yaklaşım, şimdi girişimcilik ekosisteminde yeni bir sayfa açıyor. “SHE by Driventure”; üniversite öğrencisi ve yeni mezun genç kadınların fikirlerini girişime dönüştürmeleri, kurucu veya ortak olarak hayata geçirmeleri için onları bilgi, mentorluk ve ilhamla destekliyor. Driventure’ın girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Gembox AŞ Genel Müdürü İlknur İlkyaz Gül, SHE by Driventure” programının ekosisteme daha fazla kadın kurucu kazandırma hedefi açısından önemli bir adım olduğunun altını çiziyor. Gül, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları dile getiriyor: “Driventure olarak girişimcilik ekosisteminde edindiğimiz deneyim, kadınların güçlü fikir ve yetkinliklere sahip olmalarına rağmen girişimlerde kurucu veya ortak rolüne sahip kadın sayısının beklenen düzeyde olmadığını ortaya koyuyor. Bu durum da bize potansiyeli ve güçlü fikirleri olan kadınların kurucu ya da ortak rollerinde yer almaları için erken aşamada daha fazla desteklenmeleri gerektiğini gösteriyor. Küresel ölçekte kadın kurucuların girişim sermayesi yatırımlarından aldığı payın hâlâ çok sınırlı olması, Türkiye’de de kadın kurucu ve ortak temsilinin güçlendirilmesi ihtiyacını ortaya koyuyor. “SHE by Driventure”ı bu içgörüyle; genç kadınlara eğitim, mentorluk ve uygulamalı girişimcilik deneyimi sunarak onları ekosistemde kurucu veya ortak rollerine hazırlamak amacıyla hayata geçiriyoruz.” Turkishe platformunun kurucusu Asiye Bahar Tabanlı ise bugün dünya genelinde girişim sermayesi yatırımlarının %2'sinden azının kadın kurucuların şirketlerine gittiğini; Türkiye'de de yeni kurulan şirketlerde kadın ortak payının hâlâ %15-17 bandında olduğuna değindi. Bunun temel nedeni olarak da genç kadınların fikir aşamasındayken ihtiyaç duydukları bilgiye, çevreye ve onları cesaretlendiren desteğe ulaşamamasının altını çizerek şu görüşleri dile getiriyor: “SHE by Driventure programı ile bu boşluğu dolduruyor; genç kadınların fikirlerini geliştirip güçlü bir başlangıç yapabildiği sürdürülebilir bir öğrenme topluluğu inşa ediyoruz. Çünkü daha fazla kadın kurucu, daha güçlü bir ekonomi ve daha fazla yenilik demek." Eğitim, mentorluk ve uygulamalı çalışmaların sonucunda ekipler, hazırlayacakları projeleri ocak ayında düzenlenmesi planlanan Demo Day etkinliğinde sergileyecek. İlk üçe giren projeler ise sırasıyla 100 bin TL, 75 bin TL ve 50 bin TL ile ödüllendirilecek. “SHE by Driventure” programı, Birleşmiş Milletler'in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan (SKA) “Kaliteli Eğitim”, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”, “Eşitsizliklerin Azaltılması” ve “Amaçlar için Ortaklıklar” hedefleriyle tam uyum olarak tasarlandı. Teknoloji ve mobilite alanında ekonomik bir katma değer yaratacak olan program, işe alım süreçlerinden çok önce keşfedilen, donanımlı genç kadınlardan oluşan güçlü bir kurucu havuzunu da Türkiye’ye kazandırarak girişimcilik ekosisteminin gelişimine destek olacak. Başvuruların 6 Eylül’e kadar alınacağı program hakkında detaylı bilgilere https://driventure.vc/she-by-driventure/adresinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın Altı Aylık Kârı 5 Milyar TL’yi Aştı Haber

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın Altı Aylık Kârı 5 Milyar TL’yi Aştı

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 2026 yılının ilk altı ayına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Bankanın aktif büyüklüğü 214,6 milyar TL’ye ulaştı. Bankanın kredi hacmi 126,4 milyar TL seviyesine ulaşırken, aktif kalitesinin önemli bir göstergesi olan brüt takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 0,52 düzeyinde gerçekleşti. Bankanın ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 30 seviyesinde olurken, net kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 31 artışla 5 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Uluslararası kaynakları ülkemizin yatırımlarıyla buluşturuyoruz Yılın ilk yarısında uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarıyla iş birliklerimizi yeni kaynak anlaşmalarıyla güçlendirdiklerini belirten Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, sağlanan finansmanın Türkiye’nin üretim kapasitesini ve yeşil dönüşümünü destekleyen yatırımlara kullanılacağını ifade etti. Öztop, “Avrupa Yatırım Bankası ile 100 milyon Avro, Dünya Bankası ile 200 milyon Avro, Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası ile 350 milyon ABD doları ve Fransız Kalkınma Ajansı ile 200 milyon Avro tutarında kredi anlaşmaları gerçekleştirdik. Uluslararası finansman kuruluşlarından sağladığımız bu kaynaklar, KOBİ’lerin temiz enerji ve enerji verimliliği yatırımlarından altyapı yatırımlarına, düşük karbonlu üretimden kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendiren uygulamalara kadar geniş bir yatırım alanını kapsıyor. Bu iş birlikleriyle uluslararası finansman kapasitemizi artırırken, Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesine ve rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz" dedi. Yatırım bankacılığı faaliyetlerimizle stratejik projelere değer katıyoruz Yılın ilk yarısında yatırım bankacılığı faaliyetlerini etkin şekilde sürdürdüklerini ifade eden Öztop, “Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile yürüttüğümüz projeler kapsamında Tekirdağ Çeşmeli Limanı özelleştirme ihalesinin açık artırma sürecini başarıyla tamamladık. Sermaye piyasaları alanında ise Vakıf Leasing’in toplam 1,8 milyar TL tutarında sukuk ihracına aracılık ederek şirketlerin alternatif finansman kaynaklarına erişimine katkı sunduk. Özel sektöre sunduğumuz finansal danışmanlık hizmetleri kapsamında girişimlerin yatırım süreçlerine de destek vermeyi sürdürdük.” ifadelerini kullandı. Girişimcilik ekosistemine uzun vadeli değer yaratmayı sürdürüyoruz Türkiye Kalkınma Fonu aracılığıyla girişimcilik ekosistemine sağlanan desteğin ikinci çeyrekte de artarak devam ettiğini belirten Öztop, "Veri bilimi, pazarlama teknolojileri, enerji teknolojileri ve yapay zekâ alanlarında faaliyet gösteren girişimlere yatırım gerçekleştirdik. Yenilikçi ve İleri Teknolojiler GSYF portföyümüze ise ileri teknoloji alanında faaliyet gösteren bir girişimi dahil ettik. Kuruluşunu yılın ilk çeyreğinde duyurduğumuz, T.C. Ticaret Bakanlığı ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği iş birliğiyle kurulan OİB GSYF’nin lansmanını gerçekleştirdik. Otomotiv sektöründeki teknoloji girişimlerine yönelik oluşturduğumuz OİB GSYF ile girişim sermayesi ekosistemine yeni bir fon kazandırdık" dedi. Öztop, Türkiye Kalkınma Fonu aracılığıyla bugüne kadar girişimcilik ekosistemine aktarılan toplam kaynağın 95,9 milyon ABD dolarına ulaştığını belirterek, yeni yatırımlar ve alt fonlarla Türkiye'nin teknoloji ve inovasyon ekosistemini desteklemeyi sürdüreceklerini ifade etti. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Öztop, "Haziran 2026 itibarıyla kredi portföyümüzün yüzde 96'sını sürdürülebilirlik temalı krediler oluştururken, iklim odaklı finansmanın portföyümüzdeki payı yüzde 56 seviyesine ulaştı. Finansman sağladığımız yenilenebilir enerji projeleriyle yaklaşık 4 milyon ton sera gazı emisyonunun azaltılmasına katkı sağladık. Sürdürülebilir finans yaklaşımımız doğrultusunda, kaynaklarımızı uzun vadeli değer yaratan yatırımlara yönlendirerek ülkemizin düşük karbonlu, rekabetçi ve dirençli ekonomik yapısının güçlenmesine katkı sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Ventures, Yapay Zekâ Destekli, Gerçek Zamanlı Sıvı Analizi Yapan Omen AI’a Yatırım Yaptı Haber

Borusan Ventures, Yapay Zekâ Destekli, Gerçek Zamanlı Sıvı Analizi Yapan Omen AI’a Yatırım Yaptı

Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı sıvı analizi çözümleri geliştiren Omen AI'a yatırım yaptı. Nava Ventures liderliğinde gerçekleşen Series A turuna ve CRV liderliğindeki tohum turuna Borusan Ventures'ın yanı sıra LMNT Ventures, eski Meta COO’su Sheryl Sandberg ve birçok yatırımcı katıldı. Defne Kocabıyık Narter: “Omen AI, iş makineleri ve veri merkezi altyapısında kritik bir katmanı güçlendiriyor” Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili şunları söyledi: “Omen AI'ın teknolojisi, iş makinelerinde bakım anlayışını periyodik kontrollerden sürekli ve veri odaklı izlemeye taşıyor. Özellikle Borusan Cat gibi geniş makine filolarının yönetildiği operasyonlarda, yağ ve hidrolik gibi sıvılardaki değişimleri gerçek zamanlı takip ederek olası arızaların önceden tespit edilmesine ve plansız duruşların azaltılmasına katkı sağlayabilecek önemli bir teknoloji olarak görüyoruz. Bunun yanında hızla büyüyen sıvı soğutmalı veri merkezleri de şirket için güçlü bir büyüme alanı oluşturuyor.” Omen AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Zach Laberge ise şu ifadeleri kullandı: “Sanayi ekipmanları ve veri merkezleri, yıllardır aynı yavaş sıvı test sürecine bağımlı kaldı. Biz bu süreci gerçek zamanlı, sürekli bir izleme katmanına dönüştürüyoruz; böylece operasyon ekipleri arızalar gerçekleşmeden önce harekete geçebiliyor.” Silikon Vadisi merkezli Borusan Ventures, ABD ve Avrupa’da enerji, mobilite, lojistik, tedarik zinciri ve endüstriyel teknolojiler gibi alanlardaki erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Borusan Ventures, Borusan Grubu’nun 82 yıllık endüstriyel deneyiminden yararlanarak global başarı ve uzun vadeli etki hedeflediği girişimlere stratejik destek sağlıyor, yeni pazarlara erişim imkânı sunarak büyüme fırsatları yaratıyor. Geleneksel laboratuvar testleri yerini gerçek zamanlı izlemeye bırakıyor Omen AI, iki temel kullanım alanına odaklanıyor. Bunlardan ilki, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla hızla büyüyen sıvı soğutmalı veri merkezleri. İkincisi ise ağır iş makineleri ve endüstriyel ekipmanlar. Her iki alanda da sıvı sağlığının gerçek zamanlı izlenmesi, plansız duruşları azaltırken ekipman ömrünü uzatıyor ve bakım maliyetlerini düşürüyor. Günümüzde endüstriyel sıvıların periyodik alınan numunelerle takip edilmesi ve laboratuvar sonuçlarının günler, hatta bazen haftalar sonra ekiplere ulaşması, ekipmanın gerçek durumu ile mevcut veriler arasında ciddi bir zaman farkı yaratıyor. Bu gecikme sebebiyle erken tespit edilebilecek aşınma ya da kirlenme belirtileri geri dönülemez arızalara dönüşerek kesinti sürelerini ve bakım maliyetlerini katlanarak artırıyor. Omen AI'ın ürünü ise bu boşluğu iki tamamlayıcı formatla kapatıyor. Birincisi, makinenin mevcut sıvı sistemine tek seferlik ve müdahalesiz şekilde entegre edilen bir sensör. Bu sensör yağ, soğutma sıvısı veya su/glikol döngülerini kesintisiz olarak izliyor. İkincisi ise sahada anlık analiz imkânı sunan, taşınabilir bir test cihazı. Bu sayede ekipler, haftalar sürebilen laboratuvar sürecini beklemeden makinenin durumu hakkında yerinde teşhis koyabiliyor. Statik ve tek seferlik bir ölçüm yerine zaman içindeki değişimi sürekli takip eden bu yaklaşım, aşınma, kirlenme ve korozyon gibi erken uyarı sinyallerini yakalayarak durumun çok daha maliyetli bir arızaya dönüşmesini önleyecek küçük bir bakım müdahalesini mümkün kılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar Haber

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin ‘2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&A) 2026’ raporuna göre şirketlerin stratejik dönüşüm ihtiyacı ve mega satın almalardaki sıçrama, M&A piyasasını tarihinin en güçlü dönemlerinden birine taşıyor. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 yükselerek küresel M&A piyasasında yeni bir büyüme dönemine işaret ediyor. Küresel birleşme ve satın alma (M&A) pazarında geçtiğimiz yıl başlayan güçlü toparlanma, kalıcı bir yükseliş trendine dönüşüyor. Rapora göre, 2025’te yüzde 40 artışla 4,9 trilyon dolara ulaşarak tarihindeki en yüksek ikinci seviyeyi gören pazar, 2026’nın ilk beş ayında da ivmesini korudu. İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artarak 2,4 trilyon dolara yükseldi. Mevcut hızın sürmesi halinde yıl sonunda toplam hacmin 5,3 trilyon doları aşması ve 2026’nın, 2020 rekorunun ardından tarihin en güçlü ikinci yılı olarak kayda geçmesi bekleniyor. Bain & Company'ye göre bu büyümenin arkasında, farklı sektörlere ve bölgelere yayılan güçlü bir stratejik dönüşüm dalgası bulunuyor. Hızla değişen rekabet ortamında şirketler, büyüme, dayanıklılık ve rekabet güçlerini artırabilmek için birleşme ve satın almaları yeniden temel stratejik araçlardan biri olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ odaklı ekonomiye geçişin hız kazanması, ekonomik büyümedeki yavaşlama, enflasyonist baskılar ve küresel ticarette artan jeopolitik belirsizlikler de şirketleri ölçek ekonomisi sağlayacak ve operasyonel verimliliklerini artıracak stratejik satın almalara yönlendiriyor. Ancak Bain, sermaye kullanımında önceliklerin giderek daha fazla rekabet ettiği bu dönemde, şirketlerin gündemine giren her satın alma işleminin ölçülebilir değer yaratması ve iş performansına somut katkı sunması gerektiğine dikkat çekiyor. Öte yandan Bain, özellikle büyük ölçekli satın almalara imza atan şirketlerin yeni bir “kazanan paradoksu” ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler bir yandan daha büyük ölçek ve dayanıklılık kazanmak amacıyla satın almalar gerçekleştirirken, diğer yandan yapay zekâ dönüşümünü de eş zamanlı yürütmek zorunda kalıyor. Bu durum yöneticileri, iki büyük dönüşüm programını aynı anda nasıl yönetecekleri sorusuna yanıt aramaya zorlarken, bu dönüşümleri ertelemenin de artık mümkün olmadığını gösteriyor. Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılında başlayan güçlü M&A toparlanması geçici bir yükseliş değildi. Bu eğilimi besleyen stratejik gerekçeler bugün daha da güçlenmiş durumda. Şirketler hızla değişen dünyada ihtiyaç duydukları ölçeği ve yetkinlikleri kazanabilmek için cesur satın almalara yöneliyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarının hızlanması yeni bir paradoks yaratıyor. Büyük ve karmaşık işlemleri başarıyla tamamlamak hiç olmadığı kadar zorlaştı; buna karşın doğru yönetildiğinde en büyük değer yaratma fırsatını da yine bu işlemler sunuyor.” Sektörler ve bölgeler genelinde güçlü büyüme Rapora göre stratejik birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam değeri yılın ilk bölümünde yüzde 36 artarken, şirket değerleme çarpanları medyan bazda 11,6 FAVÖK seviyesinde yatay seyretti. İşlem sayısı ise yalnızca yüzde 2 yükseldi. Enerji ve doğal kaynaklar, sanayi ile sağlık ve yaşam bilimleri sektörleri işlem hacmindeki büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Finansal yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemler yüzde 9 gerilerken, girişim sermayesi ve kurumsal girişim sermayesi yatırımlarının toplam değeri yüzde 206 artış gösterdi. Bu artışta OpenAI'ın 122 milyar dolarlık yatırım turu önemli rol oynadı. Mega satın almalar da büyümenin ana itici gücü olmayı sürdürdü. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 arttı. İşlemlerde hisse ve nakit kombinasyonunun payı tarihi zirve olan yüzde 35'e yükselirken, tamamen nakit finansmanlı işlemlerin payı döngüsel olarak en düşük seviyelerden biri olan yüzde 55'e geriledi. Bölgesel bazda ise Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesi küresel M&A faaliyetlerinin en hareketli merkezlerinden biri haline geldi. Bölgedeki mega satın almalar sayesinde işlem hacmi mayıs sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77 arttı. Avrupa şirketleri hem kendi ülkelerinde konsolidasyonu güçlendirecek hem de bölgesel ve küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayacak işlemlere imza attı. Yapay zekâ M&A stratejilerini yeniden şekillendiriyor Rapora göre yapay zekânın birleşme ve satın alma süreçlerine etkisi artık teknoloji sektörünün çok ötesine taşınmış durumda. ABD'li enerji şirketleri NextEra Energy ile Dominion Energy arasında planlanan 119 milyar dolarlık birleşme bunun önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Artan veri merkezi yatırımları nedeniyle yükselen enerji talebi, şirketleri daha büyük ölçekli enerji altyapıları oluşturmaya yönlendiriyor. Bain'e göre CFO'lar ve üst düzey yöneticiler için asıl soru, büyük ölçekli entegrasyon süreçlerini yürütürken yapay zekâ dönüşümünü de aynı anda nasıl gerçekleştirecekleri. Raporda, başarılı şirketlerin uzun vadeli sermaye planlarını hem M&A odaklı büyüme stratejilerini hem de yapay zekâ destekli iş süreçleri ve iş gücü dönüşümü yatırımlarını kapsayacak şekilde birlikte planlamaları gerektiği belirtiliyor. Rapor ayrıca beklemenin artık bir seçenek olmadığını vurguluyor. Bain verilerine göre büyük ölçekli birleşmelerde iki şirketin tam entegrasyonu çoğu zaman 36 ayı aşarken, 10 milyar doların üzerindeki işlemlerde anlaşmanın duyurulmasından kapanışına kadar yaklaşık yedi ay, beklenen maliyet sinerjilerinin büyük bölümünün hayata geçirilmesi ise ilave 24-36 ay sürüyor. Bu nedenle entegrasyon süreçlerinin aynı zamanda yapay zekâ dönüşümünü hızlandıracak kritik fırsatlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bain'e göre bu yeni “kazanan paradoksu”, aynı zamanda önemli bir değer yaratma fırsatı da sunuyor. Yapay zekâ kullanan entegrasyon ekipleri, maliyet sinerjisi fırsatlarını geleneksel yöntemlere kıyasla iki ila üç kat daha hızlı tespit edebiliyor ve çok daha iddialı hedefler belirleyebiliyor. Raporla ilgili değerlendirmesinde, Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella ise şöyle konuştu: “Entegrasyon süreçleri her zaman hem risk hem fırsat barındırıyordu. Yapay zekâ ise bu iki unsuru da çok daha kritik hale getiriyor. Başarılı şirketler, satın alma işlemlerini yapay zekâ dönüşümlerini hızlandıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirenler olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Ventures, B2B finansman süreçlerini yapay zekâ ajanlarıyla dönüştüren Causa Prima’ya yatırım yaptı Haber

Borusan Ventures, B2B finansman süreçlerini yapay zekâ ajanlarıyla dönüştüren Causa Prima’ya yatırım yaptı

Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, B2B finansman süreçlerini yapay zekâ ajanlarıyla dönüştüren Causa Prima’ya yatırım yaptı. Creandum liderliğinde gerçekleşen tura Borusan Ventures’ın yanı sıra Kfund, HelloWorld ve Angel Invest ile Qonto, Pennylane, SAP, ING, SoFi, LIDL ve DeepMind’dan bireysel yatırımcılar da katıldı. Defne Kocabıyık Narter: Causa Prima şirketler arası finansman süreçlerini otonom hale getiriyor Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili şunları söyledi: “Bugün alıcı ve tedarikçi tarafında kullanılan yapay zekâ sistemleri büyük ölçüde birbirinden bağımsız çalışıyor. Bu nedenle anlaşmazlıklar ve istisnai durumlar ortaya çıktığında süreçler yeniden insan müdahalesine ihtiyaç duyuyor. Causa Prima, geliştirdiği agent-to-agent altyapısıyla bu iki taraf arasında köprü kurarak şirketler arası işlemlerin otonom bir şekilde yürütülmesini sağlıyor.” Causa Prima Kurucu Ortağı Maex Ament ise şu ifadeleri kullandı: “Şirketler arasında paranın hareket etmesini sağlayan sistemleri inşa etmek için 25 yıl çalıştık. B2B finansmandaki temel sorun hiçbir zaman tek bir şirketin içinde değil, iki şirketin arasındaki boşluktaydı. Her iki tarafın da gerçek zamanlı müzakere yürütebilen yapay zekâ ajanlarını kullandığı bir dünyada, sektörü uzun yıllardır tanımlayan anlaşmazlıklar ve katı ödeme koşulları artık geçmişte kalacak.” Silikon Vadisi merkezli Borusan Ventures, ABD ve Avrupa’da enerji, mobilite, lojistik, tedarik zinciri ve endüstriyel teknolojiler gibi alanlardaki erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Borusan Ventures, Borusan Grubu’nun 82 yıllık endüstriyel deneyiminden yararlanarak global başarı ve uzun vadeli etki hedeflediği girişimlere stratejik destek sağlıyor, yeni pazarlara erişim imkânı sunarak büyüme fırsatları yaratıyor. Causa Prima, şirketleri ve tedarikçileri yapay zekâ destekli tek bir ağda birleştiriyor Günümüzde alıcı tarafındaki borç hesapları ile tedarikçi tarafındaki alacak hesapları sistemlerinin kopuk çalışması sebebiyle tek bir itirazlı faturanın haftalar süren e-posta trafiğine yol açması ve erken ödeme iskontolarının etkin yönetilememesi yüzünden şirketlerin her yıl milyonlarca dolarlık potansiyel tasarruf ve nakit akışı avantajını kaçırdığı görülüyor. Operasyonel verimsizlikler ve finansal kayıplar sebebiyle işletmelerin alternatif arayışları sürerken, Causa Prima, alıcı ve tedarikçileri aynı dijital ağ üzerinde buluşturarak kurumlar arası finansal süreçleri yeniden tanımlıyor. Şirketin geliştirdiği yapay zekâ ajanları sayesinde onay süreçleri, anlaşmazlık yönetimi ve ödeme koşullarına ilişkin kararlar insan müdahalesine ihtiyaç duymadan saniyeler içinde sonuçlandırılabiliyor. Girişimin arkasında, dinamik iskonto modelinin öncülerinden olan ve daha sonra SAP tarafından satın alınan Taulia’nın kurucusu Maex Ament liderliğinde deneyimli bir kadro yer alıyor. Ekip, küresel ölçekte tedarikçi ödeme altyapılarının geliştirilmesinde önemli rol oynamış isimlerden oluşuyor. Causa Prima bugün 3.000’i aşkın aktif kullanıcısıyla kurumların işletme sermayesini daha verimli yönetmesine ve tedarik zinciri finansını dijitalleştirmesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Girişim Sermayesi Ekosisteminin 20 Yıllık Karnesi Açıklandı Haber

Türkiye Girişim Sermayesi Ekosisteminin 20 Yıllık Karnesi Açıklandı

Koç Üniversitesi – ESAS Holding Alternatif Yatırımlar Merkezi (KUES) tarafından hazırlanan “Türkiye Girişim Sermayesi Ekosistemi Raporu”, 18 Haziran’da düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. ESAS Plaza Hubitat’ta gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin mevcut görünümü, yatırım eğilimleri, sektörel dağılımı ve gelişim alanlarına ilişkin rapor bulguları değerlendirildi. Etkinliğe T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu katılırken; ESAS Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup CEO’su Çağatay Özdoğru ile Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey toplantının açılış konuşmalarını gerçekleştirdiler. KUES Akademik Direktörü Doç. Dr. Uğur Çelikyurt ise yaptığı sunumda rapor ile ilgili öne çıkan verileri ve bulguları paylaştı. Çağatay Özdoğru: “Türkiye kendi dinamiklerine sahip bir ekosistem haline geldi” Toplantıda konuşan ESAS Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup CEO’su Çağatay Özdoğru, raporun Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son yıllardaki gelişimini ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “ESAS olarak, sürdürülebilir büyümenin ve geleceği inşa etmenin yolunun alternatif yatırımlardan ve teknoloji odaklı girişim sermayesi ekosistemini desteklemekten geçtiğine inanıyoruz. Koç Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz KUES bünyesinde hazırlanan bu rapor, ekosistemimizin kat ettiği mesafeyi ve ulaştığı olgunluk düzeyini ortaya koyuyor. Türkiye artık tesadüfi ya da münferit başarı hikâyeleriyle anılan bir yapı olmaktan çıkarak, kendi dinamiklerine, güçlü bir bilgi birikimine ve yatırım kültürüne sahip bir ekosistem haline geldi. 2020-2022 yıllarında ulaşılan yüksek yatırım seviyelerinin ardından 2025 yılında daha dengeli bir görünüm oluşsa da bugün ulaşılan ölçek geçmiş dönemlerin önemli ölçüde üzerinde bulunuyor. İşlemlerin büyük bölümünü oluşturan erken aşama girişimler, ekosistemin en güçlü yönlerinden biri olmayı sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde girişimlerin büyüme ve ölçeklenme aşamalarında ihtiyaç duyduğu finansman kaynaklarının güçlendirilmesi, ekosistemin gelişimi açısından önem taşıyor. Yabancı yatırımcı ilgisinin artması ve yerli yatırımcıların uluslararası pazarlardaki faaliyetleri de Türkiye’nin küresel girişimcilik ağları içindeki konumunu destekliyor. Son 15 yılda uygulanan kamu politikaları, teşvikler ve üniversite-sanayi iş birlikleri de bu gelişimde önemli rol oynadı. ESAS olarak alternatif yatırımlara odaklanmayı, ekosistemin gelişimine katkı sunmayı ve Türkiye’nin teknoloji odaklı küresel rekabet gücünü destekleyecek adımlar atmayı sürdüreceğiz. Prof. Dr. Hakan Ürey: “KUES, akademi ile iş dünyasının ortak akıl ve ortak değer üretme kapasitesinin güçlü bir örneğidir” Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Ürey ise girişimcilik ekosistemlerinin yalnızca sermaye ile değil; bilgi, araştırma, insan kaynağı ve güçlü iş birlikleriyle geliştiğine dikkat çekti. Ürey, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma yapan kurumlar değil, aynı zamanda girişimcileri, yatırımcıları ve fikirleri bir araya getiren ağların merkezinde yer alan stratejik aktörler olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bu rapor, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yıllık dönüşümünü ortaya koyarken, üniversitelerin girişimcilik ve inovasyon ekosistemindeki kritik rolünü de görünür kılıyor. Koç Üniversitesi ile ESAS iş birliğiyle kurulan KUES, akademi ile iş dünyasının ortak akıl ve ortak değer üretme kapasitesinin güçlü bir örneğidir. Merkezin daha ilk yılında ortaya koyduğu bu kapsamlı çalışma, yalnızca bugünü anlamamıza yardımcı olmuyor; aynı zamanda Türkiye’nin girişimcilik, teknoloji ve yatırım politikalarına yön verecek önemli bir referans kaynak oluşturuyor.” 11 Binden fazla yatırım işlemi analiz edildi PitchBook ve Startups.watch veri tabanlarından yararlanılarak hazırlanan rapor, 2006-2025 döneminde gerçekleşen 11 binden fazla yatırım işlemini, 5.800’den fazla girişimi ve 4.500’den fazla yatırımcıyı kapsıyor. Çalışma, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yıldaki gelişimini ve temel eğilimlerini veri odaklı bir yaklaşımla inceliyor. Rapora göre Türkiye girişim sermayesi ekosistemi son yıllarda istikrarlı bir büyüme gösterdi. Özellikle 2018 sonrasında yatırım işlem sayılarında belirgin artış yaşanırken, 2020-2022 dönemi yatırım tutarlarında tarihi seviyelere ulaşıldı. 2025 yılında daha dengeli bir görünüm öne çıksa da ekosistemin ulaştığı toplam hacim ve işlem ölçeği geçmiş dönemlerin üzerinde seyretmeye devam etti. Erken aşama girişimler ekosistemin temel gücünü oluşturuyor Rapora göre girişim sermayesi işlemlerinin yaklaşık %80’i tohum aşamasında gerçekleşirken, toplam yatırım hacminin yaklaşık %66’sı geç aşama yatırımlardan kaynaklanıyor. Bu tablo, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin en güçlü yönünün yeni girişimler üretme kapasitesi olduğunu, en önemli zorluğunun ise bu girişimlerin büyüme ve ölçeklenme süreçlerini finanse etmek olduğunu ortaya koyuyor. Sektörel dağılım incelendiğinde yazılım sektörü hem yatırım işlem sayısında hem de yatırım tutarında ilk sırada yer alıyor. Yazılımı perakende ve finans dışı hizmetler takip ederken, teknoloji yoğun sektörlerin yatırım çekme performansı dikkat çekiyor. Uluslararası bağlantılar güçleniyor Rapor, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin uluslararası yatırım ağlarıyla daha güçlü ilişkiler kurduğunu ortaya koyuyor. Gerçekleşen işlemlerin yüzde 75’i yerli yatırımcılar ile yerli girişimler arasında gerçekleşirken, yurt dışı bağlantılı yatırımlar daha yüksek işlem hacimleriyle öne çıkıyor. Yabancı yatırımcıların Türkiye merkezli girişimlere ilgisinin arttığı, yerli yatırımcıların da yurt dışındaki girişimlerde daha aktif rol almaya başladığı görülüyor. Özellikle yüksek tutarlı yatırımların ölçeklenme aşamasındaki şirketlerde yoğunlaştığı belirtiliyor. Coğrafi dağılım açısından İstanbul ekosistemin merkezi konumunu korurken, Ankara ikinci önemli merkez olarak öne çıkıyor. Raporda ayrıca bazı şehirlerin ekonomik büyüklüklerinin üzerinde bir girişimcilik performansı sergilediğine dikkat çekiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.