Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Girişimciler

Kapsül Haber Ajansı - Girişimciler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişimciler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VakıfBank’tan 1,5 Milyar Euro Tutarında Yeni Yurt Dışı Kaynak  Haber

VakıfBank’tan 1,5 Milyar Euro Tutarında Yeni Yurt Dışı Kaynak 

VakıfBank, uluslararası kuruluşlarla yaptığı iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından Aralık 2025’te onaylanan “Türkiye İstihdam ve Büyüme için Finansmana Erişim Projesi” kapsamında, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’nın (IBRD) kısmi garantisi altında uluslararası finans kuruluşlarıyla kredi sözleşmesine imza attı. 10 yıl vadeli finansman işlemi, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Dünya Bankası, kreditörler ve VakıfBank arasındaki iş birliği kapsamında; Türkiye genelinde mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, özellikle kadınlar ve genç girişimcilerin finansmana erişiminin ve istihdamlarının artırılmasını ve depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanmanın desteklenmesini amaçlıyor. “Türk bankacılık sektöründe uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemi” İşlemle ilgili açıklamada bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih şunları söyledi: “Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylanan ‘Türkiye İstihdam ve Büyüme için Finansmana Erişim Projesi’ kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığı karşı-garantisi ile IBRD kısmi garantisi altında uluslararası finans kuruluşlarıyla imzaladığımız 1,5 milyar Euro tutarındaki 10 yıl vadeli bu anlaşmayı, Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak kazandıran stratejik bir adım olarak değerlendiriyoruz. Bu proje, yalnızca finansman sağlamakla sınırlı kalmayıp kadınlar ve genç girişimciler odağında istihdamı da doğrudan destekleyen bir etki çerçevesi sunuyor.” Sağlanan kaynağı, mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin yatırım ve büyüme ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde reel sektöre yönlendirirken, depremden etkilenen bölgelerde de ekonomik toparlanmayı desteklemeyi hedeflediklerini belirten Üstünsalih, “Dünya Bankası ile 2010 yılında başlayan ve yıllar içinde farklı projelerle genişleyen iş birliğimiz bugün itibarıyla Bankamızı, Dünya Bankası’nın Türkiye’deki en büyük finansal kuruluş iş ortağı konumuna taşıdı. Orta ve uzun vadede, çok uluslu kalkınma bankaları ve uluslararası finans kuruluşlarıyla ilişkilerimizi daha da derinleştirerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayan projelerde en büyük ve en etkin iş ortaklarından biri olma stratejimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu önemli adımda emeği geçen Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, Dünya Bankası Grubu’na ve kredi anlaşmasını birlikte imzaladığımız Santander, BNP Paribas, Standard Chartered ve ING’ye teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı. Projeye garanti sağlayan Dünya Bankası adına açıklamalarda bulunan Türkiye Cumhuriyeti ülke direktörü Humberto López ise şunları ifade etti. “Bu işlem, Dünya Bankası’nın bugüne kadar tek bir proje kapsamında sağladığı en büyük garanti olup, özel sektörün finansmana erişimini kolaylaştırarak ülkemizin istihdam hedeflerinin desteklenmesine önemli katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda işgücü piyasasındaki cinsiyet ve yaş farkının kapatılmasına odaklanmaktadır. Projenin, 15.000'i kadınlar ve 1.000'i gençler tarafından yönetilen firmalar da dahil olmak üzere yaklaşık 30.000 mikro, küçük ve orta ölçekli işletmenin finansmana erişimini genişletmesi ve 800.000'e kadar yeni veya daha kaliteli istihdam yaratılmasına yardımcı olması beklenmektedir.” Projede kredi veren bankalardan Santander Bank adına Global Export & Agency Finance Başkanı Guillermo Hombravella ise şunları belirtti: “Bu önemli işlemde Global Koordinatör olarak yer almaktan gurur duyuyoruz. Uluslararası kalkınma kuruluşlarının katılımıyla bir Türk bankası tarafından sağlanan en büyük finansman olması, bu işlemin Dünya Bankası ile önde gelen ticari bankalar arasındaki güçlü iş birliğini ortaya koyduğunu göstermektedir. Çok taraflı garanti yapılarındaki işlemlerde güvenilir bir ortak olarak Santander, Türkiye’de mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimini genişleten, istihdamı destekleyen ve son depremlerden etkilenen bölgelerin toparlanmasına katkı sağlayan karmaşık finansman çözümlerini hayata geçirmek için gerekli yapılandırma uzmanlığı ve koordinasyon kapasitesini sunmaktadır.” Projede kredi veren bankalardan BNP Paribas adına BNP Paribas Global Export Finance Başkanı Yasser Henda ise şunları söyledi: “BNP Paribas olarak, IBRD tarafından kısmen garanti edilen ve finansal kapsayıcılığı güçlendirmeyi hedefleyen bu 1,5 milyar avroluk işlem kapsamında VakıfBank’ı desteklemekten gurur duyuyoruz. Özellikle kadın ve genç girişimciler olmak üzere yeterince temsil edilmeyen gruplar ile KOBİ’lerin finansmana erişimini artırmayı amaçlayan bu işlemde yer almamız, BNP Paribas’nın Türkiye’de ve ötesinde sosyal ve ekonomik kalkınmayı destekleyen finansman çözümlerinin geliştirilmesine yönelik kararlılığını bir kez daha ortaya koymaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk-İspanyol Dayanışması Vize Talebini Artırdı Haber

Türk-İspanyol Dayanışması Vize Talebini Artırdı

Son dönemde sosyal medyada Türk ve İspanyol kullanıcılar arasında gelişen samimi etkileşimler iki ülke arasındaki ilişkileri farklı bir boyuta taşıdı. Özellikle X platformunda başlayan esprili ve dostane paylaşımlar kısa sürede geniş bir kitleye yayıldı. İspanya’nın uluslararası krizler karşısında sergilediği savaş karşıtı tutumun da etkisiyle oluşan bu atmosfer, bazı İspanyol vatandaşların Türk vatandaşlarına yönelik vize kolaylığı sağlanması için imza kampanyası başlatmasına kadar uzandı. Bu gelişmeler, İspanya’da yaşamak veya Avrupa’da daha uzun süre bulunmak isteyen Türk vatandaşlarının alternatif oturum seçeneklerine olan ilgiyi de artırdı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Level Immigration& Properties Danışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, İspanya’da yaşamak isteyen Türk vatandaşları için yatırım gerektirmeyen bir oturum programının zaten mevcut olduğunu belirtti. “Yatırım gerektirmeden İspanya’da yaşamak mümkün” Alamarioğlu, İspanya’da yaşamak isteyen Türk vatandaşları için en erişilebilir yollardan birinin Dijital Göçebe Vizesi olduğunu ifade ederek, “İspanya Dijital Göçebe Vizesi yatırım gerektirmeyen, uzun bürokratik süreçler içermeyen modern bir oturum programıdır. Uzaktan çalışan profesyonellerin İspanya’da yasal olarak yaşamasına imkân tanıyor,” dedi. Uzaktan çalışanlar için tasarlanmış program Programın temel amacının, İspanya dışında faaliyet gösteren şirket veya müşteriler için çalışan profesyonellerin ülkede ikamet edebilmesini sağlamak olduğunu belirten Alamarioğlu, “Serbest çalışanlar, girişimciler ve kendi işini yöneten profesyoneller de bu program kapsamında başvuru yapabiliyor,” diye konuştu. Aylık gelir şartı 2.800 euro Programa başvurabilmek için bazı kriterler bulunduğunu aktaran Alamarioğlu, şu bilgileri paylaştı: “Başvuru sahibinin 18 yaşını doldurmuş olması, sabıka kaydının bulunmaması ve üniversite diplomasına ya da en az üç yıllık mesleki deneyime sahip olması gerekiyor. Ayrıca aylık net gelirin en az 2 bin 800 euro olması şartı aranıyor.” Aile bireyleri de oturum alabiliyor Programın aileler açısından da avantaj sunduğunu vurgulayan Alamarioğlu, ana başvuru sahibinin yakınlarının da oturum izni alabileceğini belirterek şunları söyledi: “Eş, 18 yaş altı çocuklar ve maddi bağımlılığı kanıtlanabilen 18-24 yaş arası çocuklar ana başvuru sahibinin dosyasına dahil edilebiliyor. Böylece aileler birlikte İspanya’da yaşam kurabiliyor.” Schengen içinde serbest dolaşım İspanya’da alınan oturum izninin Avrupa içinde hareket özgürlüğü sağladığını ifade eden Alamarioğlu, “İspanya oturum izni sayesinde 26 Schengen ülkesine vizesiz seyahat etmek mümkün. Bu da iş ve yaşam planlaması açısından önemli bir avantaj sunuyor,” dedi. Eğitim, sağlık ve yaşam kalitesi avantajı İspanya’da yaşamın sosyal avantajlarına da değinen Alamarioğlu, “Çocuklar devlet okullarında ücretsiz eğitim alabiliyor. Avrupa bankacılık sistemine erişim kolaylaşıyor ve dünyanın en güçlü kamu sağlık sistemlerinden birinden yararlanma imkânı doğuyor,” diye konuştu. Alamarioğlu, İspanya’da beş yıl kesintisiz ikamet eden kişilerin kalıcı oturum iznine başvurma hakkı elde ettiğini de sözlerine ekledi. Süreç yaklaşık üç ayda tamamlanabiliyor Başvuru sürecinin diğer birçok oturum programına kıyasla hızlı ilerlediğini belirten Alamarioğlu, “Belge hazırlığı yaklaşık üç hafta sürüyor. Şirket kuruluşu ortalama 20 gün içinde tamamlanıyor. Oturma izni kartının verilmesi ise yaklaşık 30-35 gün sürüyor. Doğru danışmanlıkla tüm süreç 2,5-3 ay içinde tamamlanabiliyor,” ifadelerini kullandı. Türkiye’den başvuru mümkün Türk vatandaşlarının Türkiye’den başvuru yapabildiğini belirten Alamarioğlu, en sık yaşanan zorlukların belge hazırlığı aşamasında ortaya çıktığını söyledi. “Belgelerin apostil ve noter onaylarının doğru hazırlanması ve gelir belgelerinin uygun formatta sunulması önemli. Bu adımlar yanlış atıldığında süreç uzayabiliyor,” dedi. Level Immigration süreci baştan sona yönetiyor Level Immigration & Properties’in başvuru sürecinin tüm aşamalarında danışmanlık sunduğunu belirten Alamarioğlu, “İlk danışmanlıktan oturma izni kartının teslim alınmasına kadar tüm süreci yönetiyoruz. Belgelerin hazırlanması, başvuru takibi ve resmi kurumlarla iletişim dahil kapsamlı bir destek sağlıyoruz,” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek Haber

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek

Tarım ve gıda sektöründeki üretici kadınlar hem kırsal kalkınmada ve ülkemizin gelişiminde hem de gıda güvenliğinin sağlanmasında etkin rol oynuyor. İş Bankası ve FAO, BM tarafından “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilen 2026’da toprağı emekle yoğuran, üretime yön veren çiftçi kadınları desteklemek amacıyla bir iş birliği başlattı. İş birliğinin tanıtımı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, çiftçi kadınlar, kooperatif ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. İş birliği ile “Güçlü Kadınlar, Dönüşen Tarım-Gıda Sistemleri” başlığıyla ülkemizin dört bir yanında “Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları” düzenlenerek, üretici kadınlara eğitim ve dijital satış desteği sunulacak. Bursa ile başlayan buluşmalar ülkemizin diğer bölgelerinde de devam edecek. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı… İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz konuya ilişkin değerlendirmesinde, BM tarafından 2025’in “Kooperatifler Yılı”, 2026’nın ise “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilmesinin kadınların tarımdaki rolünün artık görünür kılınması, güçlendirilmesi ve sürdürülebilir biçimde desteklenmesi ihtiyacını açık bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. Ülkemizde tarım sektöründe emek veren yaklaşık 5 milyon kişinin 2 milyonunu kadınların oluşturmasına rağmen, çiftçi kayıt sisteminde kadınların oranının yalnızca yüzde 15 seviyesinde bulunduğunu belirten Sezgin Yılmaz, “Kadınların üretimdeki bu güçlü varlığının finansmana, pazara ve bilgiye erişimle desteklenmesi; hem kırsal kalkınmanın güçlenmesi hem de sürdürülebilir tarımsal üretimin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi. Bu anlayışla stratejik öncelik verdikleri sektörlerden olan tarımda ihtisas şubeleri, çiftçi buluşmaları, finansal, zirai ve ekolojik okur-yazarlık eğitimleri; Pazarama ve İmeceMobil gibi iştiraklerle sunulan pazarlama ve teknolojik destekler ile üreticilerin yanında yer aldıklarını söyleyen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar yürüttüğümüz Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları’nı FAO’nun ülkemizde yürüttüğü Kooperatif Destek Programı ile iş birliği yaparak yeni bir konseptle hayata geçiriyoruz. Böylece kadın liderliğindeki kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini güçlendirmeyi, teknik ve yönetim kapasitelerini artırmayı ve başarı hikâyelerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen yeni bir sürece adım atıyoruz. Kadınların öncülük ettiği kooperatifler büyüdükçe, sadece üretim değil; köyler, yerel ekonomiler ve toplumsal dayanışma da güçleniyor. Gençler yeniden tarıma yöneliyor, yerel markalar doğuyor, kırsal yaşam yeniden ayağa kalkıyor. Kadınların toprağa kattığı değerin, ülkemizin geleceğine yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz. Bu yolculukta kadınların yanında yürümekten, onların hikâyelerine ortak olmaktan ve bu dönüşümün bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı.” Kadınlar sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, dijital pazarda aktif girişimciler… FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ise, bu iş birliğiyle kadınların üretip, işleyip, paketleyip, satıp yönettiği ama en az kazanan ve en geç görünür olduğu dengeyi değiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, “Tarım-gıda sistemini dönüştürmek istiyorsak kadınları merkeze koymak zorundayız. İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’na giden süreçte somut bir adım. Birçok ülkede tarım, kadınlar için erkeklere kıyasla daha kritik bir geçim kaynağı. Üstelik aynı büyüklükteki arazileri yönettiklerinde dahi çiftçi kadınlarda verimlilik farkı ortalama yüzde 24 oluyor. Aşırı sıcak geçen her gün, çiftçi kadınların ürettiği mahsullerin toplam değerini erkeklere kıyasla yüzde 3 oranında daha fazla düşürüyor. İstihdam, eğitim ve gelirdeki cinsiyet farklarının azaltılması ise gıda güvensizliği farkının yüzde 52’sini ortadan kaldırabilir. Bu rakamlar bize kadınların üretim kapasitesinin, pazara erişiminin ve gelir imkanlarının güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir gereklilik değil, ekonomik ve yapısal bir zorunluluk olduğunu gösteriyor” diye konuştu. Bu süreçte kadın kooperatiflerinin önemine işaret eden Selışık, “Kadın kooperatifleri yalnızca üretim yapmıyor. Yerel ekonomiyi ayakta tutuyor, geleneksel bilgiyi koruyor, ailelerin geçimini sağlıyor ve aslında kırsalın sosyal dokusunu güçlendiriyor” dedi. Kadınların pazar erişimi ve toplu pazarlık kapasitesini güçlendiren çözümlerin, kırsaldaki kadınların ekonomik haklarından daha adil şekilde faydalanmasına katkıda bulunacağını söyleyen Selışık, sözlerini şöyle sürdürdü: “FAO’nun desteklediği kooperatif programı tam da bu amaca hizmet ediyor. FAO olarak bizler kadınların teknik kapasitesini güçlendiriyoruz. İş Bankası da kadın kooperatiflerine güçlü bir dijital satış ağı ve görünürlük penceresi açıyor. Kadın üreticiler artık sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, hikayesini anlatan, dijital pazarda aktif rol alan girişimciler haline geliyor.” Eğitimden dijital pazara her aşamada üretici kadınların yanında Program ile kooperatifler yalnızca üretim aşamasında değil; ürün geliştirmeden satışa uzanan tüm süreçlerde desteklenecek. Kadın kooperatiflerine; gıda güvenliği, mevzuata uyum ve izlenebilirlik, markalaşma ve ürün tasarımı, ambalaj ve lojistik yönetimi, dijital, zirai ve finansal okuryazarlık, sosyal medya yönetimi konularında eğitimler verilecek. Eğitim sürecini tamamlayan kooperatifler, ilk etapta FAO’nun Kooperatif Destek Programı için geliştirilen Hepyerinden Dijital Platformu’na entegre edilecek. Platforma dahil edilen kooperatiflerin ürünleri, İş Bankası’nın iştiraki olan e-ticaret platformu Pazarama aracılığıyla ülke çapında satışa sunulacak; üreticilerin kalite ve gıda güvenliği standartları güçlendirilecek ve Pazarama’nın kampanya ve görünürlük desteği sayesinde ürünler daha geniş tüketici kitlelerine ulaşabilecek. Süreçte “Çiftçi Kadın Hikâyeleri” başlığı altında kısa video ve dijital içerikler hazırlanacak. Eğitim sürecine katılan ve dijital pazara entegre edilen kooperatiflerin dönüşüm hikâyelerinin yer verileceği bu içerikler, kadın üreticilerin marka bilinirliğinin artmasına katkı sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor Haber

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor

Bu dönemde iklim kriziyle mücadele ve eşitsizliklerin azaltılması odak alanlarında yapay zeka ve/veya inovatif çözümler üreten 3 projenin her birine 600.000 TL hibe desteği sağlanacak. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden programın yeni dönem başvuruları, bir ay boyunca surdurulebilirfayda.com adresi üzerinden kabul edilecek. Borusan Holding, çevresel, sosyal ve toplumsal meselelere çözüm üreten yenilikçi projeleri desteklemek amacıyla yürüttüğü Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönem başvurularını 24 Şubat itibarıyla başlattı. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden program, bu yıl da “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” odak alanlarını koruyor. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, programın yeni dönemiyle ilgili şunları söyledi: “Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönemine başlarken adeta ilk günkü gibi heyecan duyuyoruz. Çünkü geride bıraktığımız dönemlerde, doğru destekle buluşan fikirlerin nasıl büyük bir faydaya dönüştüğüne bizzat tanıklık ettik. İklim krizi ve eşitsizlikler gibi zorlu sorunlar karşısında çözümü başkalarından beklemek yerine elini taşın altına koyan girişimcilerle yol yürümek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu sene de dünyayı iyileştirme cesareti gösteren proje sahiplerini aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz.” “Daha yaşanabilir bir dünya” için kapsamlı destek Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, çevre ve toplumsal refah için kritik öneme sahip “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” başlılarında yenilikçi, uygulanabilir ve etki odaklı projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu yıl hibe tutarını artıran Borusan, projeler arasından seçilecek üç girişime 600.000 TL destek sağlayacak. Seçilen girişimler ayrıca ihtiyaç analizleri, iş modeli geliştirme eğitimleri, mentorluk, görünürlük, proje tanıtımı, iletişim yönetimi gibi kapsamlı bir desteğe erişecek. Girişimciler aynı zamanda Borusan ve Impact Hub İstanbul’un geniş iletişim ağlarına dahil olarak, projelerini daha geniş kitlelere ulaştırabilecek. Projesiyle sürdürülebilir bir gelecek için katkı sunmak isteyen girişimciler, 24 Mart tarihine kadar https://surdurulebilirfayda.com/ linki üzerinden başvuru yapabilecekler. Sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim, insan, inovasyon odak alanlarında güçlendiren Borusan Holding, 2022 yılında “daha yaşanabilir bir dünya” hedefiyle Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nı başlattı. Impact Hub İstanbul iş birliğiyle hayata geçirilen program, her geçen yıl etkisini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya somut katkılar sağlıyor. Yeni teknoloji trendleri, toplumsal değişimler ve sürdürülebilirlik alanındaki en güncel yaklaşımlar doğrultusunda düzenli olarak güncellenen program böylece daha geniş kitlelere ulaşıp daha derin bir sosyal etki yaratıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor Haber

Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nda Dördüncü Dönem Başlıyor

Borusan Holding, çevresel, sosyal ve toplumsal meselelere çözüm üreten yenilikçi projeleri desteklemek amacıyla yürüttüğü Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönem başvurularını 24 Şubat itibarıyla başlattı. "Herkesin Faydasına" sloganıyla devam eden program, bu yıl da “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” odak alanlarını koruyor. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, programın yeni dönemiyle ilgili şunları söyledi: “Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın dördüncü dönemine başlarken adeta ilk günkü gibi heyecan duyuyoruz. Çünkü geride bıraktığımız dönemlerde, doğru destekle buluşan fikirlerin nasıl büyük bir faydaya dönüştüğüne bizzat tanıklık ettik. İklim krizi ve eşitsizlikler gibi zorlu sorunlar karşısında çözümü başkalarından beklemek yerine elini taşın altına koyan girişimcilerle yol yürümek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu sene de dünyayı iyileştirme cesareti gösteren proje sahiplerini aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz.” “Daha yaşanabilir bir dünya” için kapsamlı destek Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı, çevre ve toplumsal refah için kritik öneme sahip “iklim kriziyle mücadele” ve “eşitsizliklerin azaltılması” başlılarında yenilikçi, uygulanabilir ve etki odaklı projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu yıl hibe tutarını artıran Borusan, projeler arasından seçilecek üç girişime 600.000 TL destek sağlayacak. Seçilen girişimler ayrıca ihtiyaç analizleri, iş modeli geliştirme eğitimleri, mentorluk, görünürlük, proje tanıtımı, iletişim yönetimi gibi kapsamlı bir desteğe erişecek. Girişimciler aynı zamanda Borusan ve Impact Hub İstanbul’un geniş iletişim ağlarına dahil olarak, projelerini daha geniş kitlelere ulaştırabilecek. Projesiyle sürdürülebilir bir gelecek için katkı sunmak isteyen girişimciler, 24 Mart tarihine kadar https://surdurulebilirfayda.com/ linki üzerinden başvuru yapabilecekler. Sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim, insan, inovasyon odak alanlarında güçlendiren Borusan Holding, 2022 yılında “daha yaşanabilir bir dünya” hedefiyle Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nı başlattı. Impact Hub İstanbul iş birliğiyle hayata geçirilen program, her geçen yıl etkisini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya somut katkılar sağlıyor. Yeni teknoloji trendleri, toplumsal değişimler ve sürdürülebilirlik alanındaki en güncel yaklaşımlar doğrultusunda düzenli olarak güncellenen program böylece daha geniş kitlelere ulaşıp daha derin bir sosyal etki yaratıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimci Akademisi Eğitimlerinde Yeni Durak: Antalya Haber

Kadın Girişimci Akademisi Eğitimlerinde Yeni Durak: Antalya

Eğitimlere katılmak isteyen Antalyalı girişimci kadınlar 22 Şubat 2026 tarihine kadar başvuru yapabilecekler. Garanti BBVA ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) iş birliğiyle 2012 yılında hayata geçirilen Kadın Girişimci Akademisi, kadın girişimcilerin iş hayatlarında gelişimini desteklemek hedefiyle yoluna devam ediyor. Antalya’daki kadın girişimcilerin katılımı ile 25 Şubat 2026 tarihinde başlayacak olan akademi, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. 25 Şubat 2026 tarihinde başlayacak olan ve sınırlı kontenjanla düzenlenecek eğitimler için başvurular, 22 Şubat 2026 tarihine kadar www.garantibbvakadingirisimci.com adresi üzerinden yapılabilecek. Eğitimler, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda ve Zoom Cloud Meetings Platformu üzerinden, Boğaziçi Üniversitesi’nin deneyimli akademisyenleri ve alanında uzman profesyonelleri tarafından hem fiziksel hem de çevrim içi olarak verilecek. Katılımcılar; dijital pazarlama, insan kaynakları, müşteri deneyimi, kurum içi iletişim, sosyal medya ve e-ticaret, finansal yönetim, liderlik, sürdürülebilir şirket yönetimi, yenilikçi iş modelleri, ticaret hukuku ve sözleşmeler gibi iş hayatına doğrudan katkı sağlayacak konularda bilgi edinecekler. Kadın Girişimci Akademisi, Garanti BBVA’nın 2006 yılından bu yana sürdürdüğü kadın girişimcilere destek programlarının önemli bir parçasını oluşturuyor. Banka, kadın girişimcilerin finansmana erişimlerinin yanı sıra eğitim ve network geliştirme imkânlarını artırarak iş hayatında daha güçlü ve sürdürülebilir bir varlık göstermelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Kadın Girişimci Akademisi Programı’nı başarıyla tamamlayan girişimciler, Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen sertifikanın sahibi olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Softtech 2026 Teknoloji Raporu,  Agentic AI’ı Merceğe Aldı Haber

Softtech 2026 Teknoloji Raporu,  Agentic AI’ı Merceğe Aldı

Türkiye’nin öncü teknoloji şirketlerinden Softtech, Agentic Yapay Zekâ (Agentic AI) odağıyla teknoloji dünyasının yönünü belirleyen küresel dinamikleri ele aldığı Softtech 2026 Teknoloji Raporu’nu yayımladı. Dokuzuncu kez okurla buluşan rapor, 3 ana temada, alanında yetkin 35 yazarın katkılarıyla eğitimden finansa, sanayiden sağlık ve enerjiye farklı sektörleri kapsayan, çok boyutlu bir yaklaşımla hazırlandı. Softtech Genel Müdürü M. Bülent Özçengel, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Agentic AI dönüşümünü; iş yapış biçimlerini, organizasyonları ve insan–makine ilişkisini kökten değiştirecek stratejik bir eşik olarak görüyoruz. Ancak bu dönüşümün kalıcı ve pozitif bir etki yaratabilmesi; insan ve yapay zekâ iş birliğini doğru tasarlamaya, otonomiyi güven, etik ve sorumlulukla dengeleyen yapılar inşa etmeye bağlı olacak. Bu yaklaşımla bu yıl raporumuzda Agentic AI’ı gerçek kullanım senaryoları, mimari yaklaşımlar ve organizasyonel etkileriyle birlikte inceledik. Böylece teknolojinin taşıdığı potansiyeli ve riskleri bir arada yönetmenin yeni yollarını okuyucularımızla buluşturduk. Türkçe olarak hazırlanan ender yayınlardan biri olan bu çalışmaya katkı sunan tüm yazarlarımıza, iş ortaklarımıza ve ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Raporumuzun teknolojinin geleceğini sorumlu ve bütüncül bir bakışla ele almak isteyen herkes için güçlü bir referans olacağına inanıyorum.” Teknolojilerin Geleceğine Bakış Softtech 2026 Teknoloji Raporu’nun “Teknolojilerin Geleceği” bölümünde iş yaşamı, dijital yaşam, fiziksel yaşam ve yapay yaşam eksenlerinde derinleşen teknolojiler inceleniyor. Üretken ve bağlamsal yapay zekâdan 5G–6G geçişine, kuantum bilişimden siber güvenliğe kadar pek çok başlık, veri temelli öngörülerle ele alınıyor. 2026 itibarıyla dil modelleri, kurumsal veri katmanları ve orkestrasyon platformları birleşerek Agentic sistemlerin önünü açıyor. Ancak teknolojik gelişimde yakalanan bu hız, kurumların uygulama ve ölçekleme kapasitesiyle örtüşmüyor. Veriler, kuruluşların %88’inin yapay zekâyı en az bir iş fonksiyonunda kullanırken, bu teknolojiyi kurumsal ölçekte hayata geçirebilenlerin oranının yalnızca %23 olduğuna işaret ediyor. Bu durum, kurumlarda organizasyonel dönüşüm, yönetişim ve ölçekleme kabiliyetlerine yatırımın önemini görünür kılıyor. Agentic AI Penceresinden İnsan ve Çevre Softtech 2026 Teknoloji Raporu, “İnsan ve Çevre” başlığı altında insan odaklılık, etik sınırlar ve çevresel sorumluluk konularını Agentic AI odağıyla ele alıyor. Raporda yapay zekânın giderek daha özerk ve eyleme geçebilen sistemlere dönüşmesiyle birlikte, insan–makine ilişkisinin doğasının da yeniden tanımlandığına dikkat çekiliyor. Bu doğrultuda rapor; insani değerlerin nasıl korunabileceğini, teknolojinin çevresel etkilerinin nasıl yönetilebileceğini ve bu dönüşümün hangi etik sınırlar içinde şekillenmesi gerektiğini küresel çerçeveler ışığında tartışmaya açıyor. Raporda, Agentic AI’ın toplumsal kabulü ve uzun vadeli etkisi açısından insan merkezli tasarım, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkelerinin kritik önem taşıdığı vurgulanıyor. Sektörlerin Dönüşümü ve Yeni Çağda İnovasyon Softtech 2026 Teknoloji Raporu’nun Sektörlerin Geleceği ve İnovasyon başlığı altında; yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin finans, ticaret, üretim, enerji, sağlık ve perakende başta olmak üzere birçok sektörde yarattığı yapısal dönüşüm ele alınıyor. Bu dönüşüm en hızlı şekilde ticaret, finans ve müşteri hizmetleri alanlarında hissediliyor. Tüketicilerin büyük bölümü alışveriş, ödeme süreçleri ve destek ihtiyaçlarında yapay zekâ agent’larından faydalanıyor. Enerji, üretim ve lojistik gibi sektörlerde ise dijital ikizler, gömülü yapay zekâ (edge AI) ve gerçek zamanlı optimizasyon çözümleri; süreçleri kısaltıyor, hata oranlarını düşürüyor ve operasyonel dayanıklılığı artırıyor. Yapay zekâ destekli şebeke ve altyapı yönetimi, aynı zamanda enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik açısından da stratejik bir kaldıraç işlevi görüyor. Agentic AI ile birlikte insanın rolü ise sistemi yönlendiren, denetleyen, etik sınırları belirleyen ve nihai sorumluluğu üstlenen bir konuma evriliyor. Bugünü Anlamlandırmak, Geleceği Öngörmek için Bir Referans Softtech 2026 Teknoloji Raporu; karar vericiler, teknoloji liderleri, girişimciler ve akademi için bugünü anlamaya, geleceği öngörmeye yönelik kapsamlı bir referans niteliği taşıyor. Rapor, teknolojinin yönünü belirlerken insanı, değeri ve sorumluluğu birlikte düşünmeye davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkish-Dutch Business Platform (TDBP) Hollanda'da Kuruldu Haber

Turkish-Dutch Business Platform (TDBP) Hollanda'da Kuruldu

Türkiye ve Hollanda iş dünyası arasında güvenilir bir köprü görevi üstlenmek üzere Hollanda'da yeni bir bağımsız iş platformu hayata geçirildi. Turkish-Dutch Business Platform (TDBP), Amsterdam'daki H'ART Müzesi'nde düzenlenen etkinlikle resmen tanıtıldı. Hollanda hukukuna göre kurulmuş kâr amacı gütmeyen bir dernek olan TDBP, Türkiye ile Hollanda arasında sürdürülebilir ticaret, yatırım ve iş birliğini teşvik etmeyi amaçlıyor. Platform; iki ülke arasındaki iş ilişkilerinde aktif olan veya bu ilişkileri geliştirmeyi hedefleyen şirketleri, finans kuruluşlarını, girişimcileri ve profesyonelleri bir araya getiriyor. Platform, Hollanda'da faaliyet gösteren önde gelen Türk şirketlerinin girişimi ve desteğiyle kuruldu. Kurucu Yönetim Kurulu; Arkas, Beko, Bener, Garanti Bank International, Helios Ventures, Nexent Bank, Organik Kimya, Smart Solar ve Yapı Kredi Bank Nederland temsilcilerinden oluşuyor. TDBP Başkanı Erhan Zeyneloğlu, platformla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Türk ve Hollanda iş dünyası arasında köklü bir geçmişe dayanan güçlü ilişkiler var. Buna rağmen hâlâ önemli bir potansiyelin değerlendirilmediğini görüyoruz. TDBP ile amacımız; iki ülkeden şirketlerin bir araya gelip fikir alışverişi yapabileceği ve fırsatları somut ortaklıklara dönüştürebileceği, tarafsız, profesyonel ve geleceğe dönük bir platform oluşturmak." Ticaret, yatırım ve inovasyona odaklanan altı faaliyet alanı TDBP'nin çalışmalarının, altı temel odak alanı etrafında şekillenmesi planlanıyor: Ticaret ve Yatırım – İkili ticaretin geliştirilmesi, pazara giriş ve büyüme süreçlerinin desteklenmesi; iki ülkede iş ortakları ve yeni fırsatların belirlenmesine katkı sağlanması.Finansal ve Profesyonel Hizmetler – Bankalar, fonlar, sigorta şirketleri, fintech'ler ve danışmanlık firmaları için; sınır ötesi ticaret ve yatırımları destekleyecek bir iş birliği zemini oluşturulması.Regülasyonlar & paydaş ilişkileri – Yatırım ortamı, regülasyon gelişmeleri ve Türkiye–Hollanda iş ilişkilerini etkileyen daha geniş AB bağlamına ilişkin konularda; kamu kurumları ve ilgili paydaşlarla yapıcı bir diyalog kurulması.Teknoloji ve İnovasyon – Start-up'lar, scale-up'lar ve yerleşik şirketler arasında; dijitalleşme, yeşil teknolojiler ve yapay zekâ odağında bağların güçlendirilmesi; teknoloji transferi ve ortak inovasyon süreçlerinin desteklenmesi.Topluluk ve Yetenek – Hollanda'daki Türk kökenli yüksek nitelikli göçmenler, profesyoneller, akademisyenler ve öğrenciler arasında ağların güçlendirilmesi; staj, istihdam ve girişimcilik fırsatlarına yönelik kanallar oluşturulması.Sanat & Kültür– İş dünyası ile sanat dünyasını bir araya getirerek; sanatçılar, tasarımcılar, mimarlar, yaratıcı girişimciler ve kültür kurumları ile iş birliklerinin teşvik edilmesi. Erhan Zeyneloğlu etkinlikte yaptığı konuşmada; "Amacımız pratik ve etki odaklı olmak. Regülasyonların anlaşılması, doğru iş ortaklarının bulunması, finansmana erişim ve yetenek kazanımı gibi şirketlerin sahada karşılaştığı gerçek ihtiyaçlara çözüm üretirken; paydaşlarla istişarelere de yapıcı katkı sunacağız" dedi. TDBP, Hollandalı şirketlerin de katılımıyla üyelik yapısını genişletmeyi amaçlıyor. Netherlands Foreign Investment Agency (NFIA) Komiseri Hilde van der Meer, konuşmasında şu mesajı paylaştı: "Turkish Dutch Business Platform'un kuruluş etkinliğinde yer almaktan memnuniyet duyuyorum. Bu tür platformlar, bağlantı kurmayı kolaylaştırırken ve ortaklıkları güçlendiriyor. Türkiye, NFIA'nın dünyada ofisinin bulunduğu 16 ülkeden biri. Küresel sorunlara sürdürülebilir, yenilikçi ve dijital çözümler üretmeye kararlı şirketleri memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz. Güçlü ekosistemimize değer katan birçok Türk şirketinin Hollanda'yı tercih ettiğini görüyoruz. İş birliğimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz." T.C. Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ise şu değerlendirmede bulundu: "Girişimcileri, yerleşik şirketleri, finans kuruluşlarını ve kamu paydaşlarını aynı çatı altında buluşturan Turkish Dutch Business Platform; Türkiye ve Hollanda arasındaki güçlü ilişkilerin daha somut projelere ve yeni fırsatlara dönüşmesine önemli katkı sağlayabilir. Türk-Hollanda iş ekosistemlerini dönüştürme potansiyeline sahip bu kapsayıcı girişimi desteklemekten memnuniyet duyuyorum."

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.