Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Girişimcilik

Kapsül Haber Ajansı - Girişimcilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişimcilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özer Matlı: “Bursa'nın Potansiyelini Daha İleriye Taşıyacağız” Haber

Özer Matlı: “Bursa'nın Potansiyelini Daha İleriye Taşıyacağız”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim süreci kapsamında düzenlenen ilk buluşma, Bursa ticaretinin asırlardır merkezi olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nde gerçekleştirildi. Tarihi Çarşılar Federasyonu'nun düzenlediği programda bölge esnafı ile bir araya gelen BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın köklü ticaret kültürünü istişare, dayanışma ve birlikte üretme anlayışıyla geleceğe taşımak için çalışacaklarını söyledi. Fidan Han`da gerçekleştirilen programa Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği Başkanı İsa Altıkardeş, bölgede faaliyet gösteren oda ve dernek başkanları ile çok sayıda Kapalı Çarşı esnafı katıldı. Bursa iş dünyasının farklı kesimlerini bir araya getiren programda sektörlerin beklentileri, ticaret hayatının güncel sorunları ve BTSO'nun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi Ticaret Geleneğinin Yaşayan Temsilcisidir” Programda konuşan Özer Matlı, Bursa'nın ticaret kültürünün en önemli merkezlerinden biri olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye için de büyük bir değer taşıdığını söyledi. Yaklaşık 4 bin iş yerine ev sahipliği yapan bölgenin Bursa'nın yaşayan ticaret hafızası olduğunu ifade eden Matlı, “Bursa'nın sanayisi ne kadar güçlü ise ticaret kültürünün kalbi de burada atmaktadır. Bu bölge yalnızca dükkânlardan oluşan bir alan değil; ahilik kültürünün, esnaf dayanışmasının ve yüzyıllardır süregelen ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir” dedi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hanlar Bölgesi'nin Bursa ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Matlı, tarihi mirasın korunması kadar bölgedeki esnafın güçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını belirterek, “Bizim için önemli olan tarihi mirasımızı korurken esnafımızın ticari hayatını daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi hale getirmektir. Esnafımızın güçlü olması Bursa'nın güçlü olması demektir” ifadelerini kullandı. “Çarşımızın Geleceği İçin Kararlılıkla Çalışacağız” Bursa Ticaret Borsası olarak bugüne kadar Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesine verilen destekleri yeni süreçte de sürdüreceklerini ifade eden Matlı, BTSO’nun bütçe imkânları doğrultusunda Tarihi Çarşılar Federasyonu ve Birliğimize yakışır, Türkiye’ye örnek olacak temsil ve hizmet alanlarının oluşturulmasına katkı sunacaklarını açıkladı. Matlı, yaklaşık 700 yıldır ticaret hayatına ev sahipliği yapan bu tarihi değerin geleceğe taşınmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu arasında çözüm bekleyen konuların giderilmesi noktasında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Bu değer Bursa’nın ortak mirasıdır ve gelecek nesillere en iyi şekilde taşınmalıdır” dedi. “Tüm Üyelerimizi Kapsayan Bir Yönetim Anlayışı İnşa Edeceğiz” Programda konuşan Matlı, Bursa'nın sahip olduğu üretim gücü, ticaret birikimi ve girişimcilik kültürüyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bursa'nın ekonomik gücünün temelinde güçlü sanayisi kadar köklü ticaret kültürü de bulunmaktadır. Esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin ve hizmet sektörümüzün görüşlerini merkeze alan bir anlayışla hareket edeceğiz. BTSO'nun tüm üyelerini kapsayan, onların beklentilerine kulak veren ve çözüm üreten bir yapıyı hep birlikte inşa edeceğiz. “Tarihi Çarşı'nın Köklü Mesleklerini Dijital Dünyaya Taşıyacağız” Bursa Ticaret Borsası olarak şehrimizin geleneksel lezzetlerini tanıtmak amacıyla hayata geçirdiğimiz ve büyük ilgi gören Off The Record dijital içerik çalışmalarımızın benzerlerini Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgemiz için de gerçekleştireceğiz. Bursa bıçakçılığı, sedefkârlığı, sepetçiliği gibi çarşımızın sahip olduğu diğer köklü meslekleri dijital platformlarda daha görünür hale getirerek hem kültürel mirasımızın korunmasına hem de çarşı esnafımızın ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacağız. “Bursaspor ve Tarihi Çarşı Arasında Yeni İş Birlikleri Kuracağız” Çarşı esnafımızın şehrimizin ortak değeri olan Bursaspor’a verdiği destek hepimizin malumudur. Bursaspor’un kent aidiyetini güçlendiren en önemli marka değerlerimizden biri olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın marka değerlerini birbirleriyle daha güçlü şekilde buluşturacağız. Bursaspor, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, kültürel mirasımız ve turizm potansiyelimiz arasında yeni iş birlikleri geliştirerek hem kentimizin tanıtımına hem de turizm hareketliliğine katkı sağlayacağız. “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nin Marka Değerini Güçlendireceğiz” Bölgemizin yalnızca Bursa’da değil, Türkiye genelinde de daha fazla bilinir hale gelmesi için tanıtım faaliyetlerine destek vereceğiz. İç turizm açısından diğer şehirlerle olan bağlantılarının güçlendirilmesi, ziyaretçi sayısının artırılması ve bölgenin marka değerinin yükseltilmesi önceliklerimiz arasında yer alacaktır. “Yıllardır Bekleyen Konuları Sonuçlandıracağız” Yaklaşık 13 yıldır gündemde yer alan ve çarşı esnafımızın ticaretini geliştirmesinin önünde engel oluşturan sorunları ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde ele alacak, çözüm bekleyen başlıkları tek tek sonuçlandırmak için kararlılıkla çalışacağız. Esnafımızın taleplerini dinleyerek, birlik ve beraberlik içerisinde bu sorunları hep birlikte çözüme kavuşturacağız. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nden aldığımız birlik, dayanışma ve üretim ruhuyla; Bursa iş dünyasının tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturarak şehrimizin ekonomik ve sosyal potansiyelini daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toprak Aşkını Girişime Dönüştürdü Haber

Toprak Aşkını Girişime Dönüştürdü

Türkiye’de girişimcilik ekosistemi, yepyeni fikirler ve yenilikçi bakış açılarıyla büyüyor. Adana’da çiftçi bir ailenin kızı olan Iraz Aktay’ın temellerini attığı Cherry Mic. Biyoteknoloji, kimyasal gübre ihtiyacını azaltacak çözümler geliştiriyor. Toprağın doğal mikroorganizmalarını yeniden aktive eden mikrobiyal gübre çözümleriyle verimliliği artırmayı ve sürdürülebilir tarımı desteklemeyi hedefleyen Aktay aldığı desteklerle yoluna emin adımlarla devam ediyor. Son olarak Nestlé Kahvaltılık Gevrekler’in ve Migros’un tarım ve gıda alanında kadın girişimcileri desteklemek amacıyla hayata geçirdiği “Tam Tahıl Tam Destek” programında birinciliği göğüsleyen Iraz Aktay aldığı hibe desteği ve mentorlukla girişimini güçlendiriyor. Çiftçilerin emeğinin karşılığını alması için çalıştı Çocukluğundan itibaren çevresindeki yoğun emeğin karşılığını alamayan çiftçileri gözlemlediğini anlatan Iraz Aktay, “Gözlemlerim beni tarım alanında yenilikçi bir girişim kurmaya itti. TÜBİTAK ve KOSGEB destekleriyle üretim altyapısını sıfırdan kurduğumuz Cherry Mic., sahadan gelen geri bildirimler ile gelişti ve büyüdü. Girişimimiz, tarla tarımının yanı sıra ev bitkileri için geliştirdiğimiz mikroorganizma bazlı bitki besleme ürünü ÇERA ile de faaliyet alanını genişletti” dedi. Aktay: Aynı yolu paylaştığım girişimciler ile tanıştım “Tam Tahıl Tam Destek sayesinde işime daha bütüncül bakmaya başladım” diyen Aktay, “Benzer yollardan geçen girişimcilerle bir arada olmak hem motivasyonumu artırdı hem de yalnız olmadığımı hissettirdi. Ayrıca programdan sağlanan destek Ar-Ge ve ürün geliştirme süreçlerimizi hızlandırırken; üretim kapasitesinin artırılması, pazarlama faaliyetleri ve ihracat hazırlıkları için de önemli bir kaynak oluşturdu. Ayrıca proje süresince aldığım eğitimler, işime daha bütüncül bakmamı sağlarken stratejik kararlarımı daha sağlam temellere oturtmama katkı sundu. Fikir maratonu ve mentorluk süreci ise iş modelimi geliştirmemde ve farklı bakış açıları kazanmamda önemli rol oynadı” ifadesini kullandı. Bu yıl da devam ediyor Nestlé Kahvaltılık Gevrekler’in ve Migros’un hayata geçirdiği “Tam Tahıl Tam Destek” projesi bu yıl da eğitimler, fikir maratonu, hibe gibi desteklerle yüzlerce kadına ulaşmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’dan KOBİ’lerin Hikâyelerine Dokunan Yeni Film Serisi Haber

Anadolu Sigorta’dan KOBİ’lerin Hikâyelerine Dokunan Yeni Film Serisi

Berberden çiçekçiye, restorandan otele ve fabrikaya uzanan beş farklı hikâyeden oluşan seri, KOBİ sahiplerinin işletmeleriyle kurdukları duygusal bağı ekranlara taşıyor. Türkiye’nin ilk ulusal sigorta şirketi olarak 100 yılı aşkın süredir bireylerin ve işletmelerin yanında yer alan Anadolu Sigorta, KOBİ’lere yönelik ürün ve hizmetlerini yeni reklam kampanyasıyla anlatıyor. İşletmelerin sadece ekonomik bir değer değil; aynı zamanda emeklerin, hayallerin, ailelerin ve yıllar içinde kurulan ilişkilerin birikimi olduğu gerçeğinden yola çıkan film serisi, sigortacılığa farklı bir perspektiften yaklaşıyor. Yayınlanan beş filmde, farklı sektörlerden KOBİ sahiplerinin hikâyelerine yer veriliyor. Bir berber için yıllardır biriktirdiği dostlukların, bir butik otel işletmecisi için kurduğu hayallerin, bir restoran sahibi için ailesinin geleceğinin karşılığı olan iş yeri; aslında pek çok KOBİ için umutların, hedeflerin ve yılların emeğinin somut bir yansıması olarak öne çıkıyor. Filmlerde işletme sahipleri, kendileri için asıl sigortanın ne olduğunu anlatırken, tüm bu değerlerin Anadolu Sigorta güvencesi altında olduğu mesajı veriliyor. Türkiye ekonomisinin temel taşı olan KOBİ’lerin sürdürülebilir büyümesinin güçlü bir güvence yapısıyla mümkün olduğuna inanan Anadolu Sigorta, KOBİ’lerin ihtiyaçlarına özel olarak geliştirdiği ürün ve hizmetlerle işletmelerin yanında yer alıyor. Şirket, İş yeri Paket Sigortası, KOBİ Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, sorumluluk sigortaları ve kasko sigortalarıyla işletmelerin karşılaşabileceği risklere karşı kapsamlı koruma sağlıyor. Anadolu Sigorta, yalnızca sigorta teminatlarıyla değil, dijital hizmetleri ve iş birlikleriyle de KOBİ’lerin gelişimine katkı sunuyor. Şirket, son dönemde hayata geçirdiği çeşitli girişimcilik ve teknoloji iş birlikleriyle KOBİ’lerin dijital dönüşüm süreçlerini desteklerken; yapay zekâ, güvenlik teknolojileri ve iş geliştirme alanlarında sunduğu avantajlarla işletmelerin rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Sigortacılıkta yenilikçi yaklaşımıyla sektörün dönüşümüne öncülük eden Anadolu Sigorta, yeni film serisiyle KOBİ’lerin hayatlarına anlam katan değerleri görünür kılarken işletmelerin ardındaki insan hikâyelerini merkeze alarak sigortanın gerçek anlamını izleyicilerle buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3. Global İslami Ekonomi Zirvesi Tamamlandı Haber

3. Global İslami Ekonomi Zirvesi Tamamlandı

“İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla gerçekleştirilen zirve; devlet temsilcilerini, merkez bankası başkanlarını, ekonomi yöneticilerini, yatırımcıları, akademisyenleri, finans kuruluşlarını, girişimcileri ve iş dünyasının önde gelen isimlerini aynı platformda buluşturdu. Dört gün boyunca düzenlenen paneller, stratejik çalıştaylar, yuvarlak masa toplantıları, akademik oturumlar ve üst düzey görüşmelerde; İslami ekonominin geleceği, küresel sermaye hareketleri, dijital dönüşüm, yapay zekâ, katılım finansı, sürdürülebilir kalkınma, reel ekonomi, girişimcilik ve uluslararası iş birlikleri kapsamlı şekilde ele alındı. Zirve boyunca ortaya çıkan ortak mesaj ise netti: Küresel ekonominin karşı karşıya olduğu eşitsizlikler, artan borç yükü, finansal kırılganlıklar ve kalkınma sorunları karşısında; etik değerlere dayanan, üretimi önceleyen, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik modele her zamankinden daha fazla ihtiyaç bulunuyor. DÖRT GÜN BOYUNCA ÜST DÜZEY KATILIM 3.Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca ele aldığı konularla değil, ağırladığı üst düzey isimlerle de uluslararası ölçekte dikkat çekti. Zirvenin üçüncü günü ise Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen resmi açılış törenine sahne oldu. Resmi açılış törenine AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Saleh Kamel, Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı Danışmanı ve Mescid-i Haram İmamı Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid ile çok sayıda uluslararası davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında mevcut küresel ekonomik sistemin daha adil, üretim odaklı ve ahlaki temellere dayanan yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Faizin olduğu yerde bereket olmaz” mesajıyla İslam ekonomisinin sunduğu ilkelerin küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazandığına dikkat çekti. Açılış konuşmasını gerçekleştiren AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Saleh Kamel ise İslam ekonomisinin yalnızca finansal bir model değil; sosyal adalet, sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcı büyüme hedeflerine katkı sağlayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu vurguladı. Kamel, İstanbul’un tarih boyunca ticaret, finans ve medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, Türkiye’nin İslami ekonomi ve katılım finans alanındaki stratejik rolünün her geçen yıl daha da güçlendiğini ifade etti. Törende konuşan Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı Danışmanı ve Mescid-i Haram İmamı Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid ise ekonomik kalkınmanın yalnızca finansal göstergelerle değil; ahlaki değerler, adalet ve toplumsal sorumluluk ilkeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bin Humaid, İslam ekonomisinin insan odaklı yaklaşımına dikkat çekerek sürdürülebilir refahın ancak etik değerlerle desteklenen ekonomik modeller aracılığıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Tören kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Türkiye Varlık Fonu tarafından özel bir hediye takdim edildi. Ayrıca Abdullah Saleh Kamel tarafından da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a özel bir hediye sunuldu. İSTANBUL, KÜRESEL İSLAMİ EKONOMİNİN BULUŞMA NOKTASI OLDU Zirvenin resmi açılışında Abdullah Saleh Kamel ve Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid gibi İslam dünyasının önde gelen kanaat önderlerinin yer alması, organizasyonun uluslararası düzeydeki etkisini ve küresel İslami ekonomi ekosistemindeki önemini bir kez daha ortaya koydu. Ekonomi, finans, akademi ve dini düşünce dünyasını aynı platformda buluşturan zirve, disiplinler arası bir küresel diyalog zemini oluşturdu. Zirve, dünyanın farklı coğrafyalarından gelen politika yapıcıları, finans liderlerini, yatırımcıları ve düşünce kuruluşlarını İstanbul’da bir araya getirerek Türkiye’nin küresel İslami ekonomi ekosistemindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu. İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilen program boyunca İslami finansın geleceğine yön verecek yeni fikirler, politika önerileri ve iş birlikleri masaya yatırılırken, katılımcılar İstanbul’un bölgesel ve küresel bir finans merkezi olarak yükselen rolüne dikkat çekti. ZİRVENİN ANA GÜNDEMİ: SERMAYENİN YENİDEN TANIMLANMASI Zirvenin merkezinde yer alan “sermaye” kavramı, yalnızca finansal kaynaklar çerçevesinde değil; insan kaynağı, bilgi, teknoloji, girişimcilik, sosyal etki ve sürdürülebilir kalkınma boyutlarıyla ele alındı. Dört gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda sermayenin; • Reel ekonomiye yönlendirilmesi, • Üretim kapasitesinin artırılması, • KOBİ’lerin desteklenmesi, • Altyapı yatırımlarının güçlendirilmesi, • Sosyal refahın yaygınlaştırılması, • Genç girişimcilerin desteklenmesi, • Eğitim ve bilgi üretiminin teşvik edilmesi, • Sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, sermayenin yalnızca büyüme üretmek için değil, toplumsal fayda oluşturmak ve kalkınmayı daha kapsayıcı hale getirmek için de yapılandırılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. İSLAMİ FİNANS İÇİN YENİ BÜYÜME DÖNEMİ Zirvede öne çıkan en güçlü mesajlardan biri, İslami finansın küresel ölçekte hâlen önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığı yönündeydi. Katılımcılar, İslami finansın yalnızca Müslüman toplumlar için değil; etik yatırım, sürdürülebilirlik ve kapsayıcı kalkınma arayışındaki tüm ekonomiler için önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Merkez bankası başkanları, uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri ve sektör liderleri tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde; finansal istikrar, likidite yönetimi, sermaye hareketliliği, sınır ötesi iş birlikleri ve ekonomik dayanıklılık konuları öne çıktı. DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YAPAY ZEKÂ ZİRVENİN BELİRLEYİCİ BAŞLIKLARI ARASINDA YER ALDI Zirvenin ilk gününden son gününe kadar dijital sermaye, fintech çözümleri, dijital varlıklar, tokenizasyon, yapay zekâ destekli finansal hizmetler ve veri ekonomisi en yoğun tartışılan başlıklar arasında yer aldı. Uzmanlar, yapay zekânın yatırım süreçlerinden risk yönetimine, şeriat uyumluluğunun denetlenmesinden finansal kapsayıcılığın artırılmasına kadar geniş bir alanda dönüştürücü etkiler yaratacağını vurguladı. Son gün gerçekleştirilen oturumlarda ise yapay zekâ çağında sermayenin dönüşümü, dijital para uygulamaları, dijital finans altyapıları, İslami fintech çözümleri ve şeriata uygun dijital finans ekosisteminin geleceği kapsamlı şekilde değerlendirildi. Katılımcılar, dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda İslami finansın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak stratejik bir fırsat olduğu konusunda görüş birliğine vardı. KOBİ’LER, GİRİŞİMCİLİK VE REEL EKONOMİ VURGUSU Zirvenin son gününde gerçekleştirilen oturumlarda, sermayenin üretime yönlendirilmesi ve reel ekonominin güçlendirilmesi konusu öne çıktı. KOBİ’lerin finansmana erişimi, girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi, sürdürülebilir iş modelleri, altyapı yatırımları ve genç iş liderlerinin desteklenmesi ekonomik kalkınmanın temel unsurları arasında gösterildi. Katılımcılar, İslami finans araçlarının özellikle gelişmekte olan ekonomilerde üretim kapasitesini artırabilecek önemli bir kaldıraç görevi üstlenebileceğini ifade etti. ETİK DEĞERLER VE SOSYAL ADALET ORTAK PAYDA OLDU Zirvenin en dikkat çekici yönlerinden biri, ekonomik büyümenin ahlaki ilkelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğine yönelik güçlü vurgu oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilal Erdoğan, Abdullah Saleh Kamel ve uluslararası konuşmacılar tarafından yapılan değerlendirmelerde; adalet, emanet, sorumluluk, hakkaniyetli paylaşım ve toplumsal fayda kavramlarının İslam ekonomisinin temel yapı taşları olduğu vurgulandı. Katılımcılar, sürdürülebilir refahın ancak etik ilkelerle desteklenen ekonomik sistemler aracılığıyla mümkün olabileceği konusunda ortak görüş ortaya koydu. YENİ İŞ BİRLİKLERİ VE STRATEJİK ORTAKLIKLAR Zirve kapsamında uluslararası kurumlar arasında çeşitli iş birliği anlaşmaları ve mutabakat zabıtları imzalanırken, akademik kurumlar, finans kuruluşları ve uluslararası organizasyonlar arasında yeni ortaklıkların temelleri atıldı. İslam Bankaları ve Finansal Kuruluşlar Genel Konseyi (CIBAFI), İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi, Saleh Kamel İslam Ekonomisi Ödülü, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi ve Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu başta olmak üzere birçok kurum arasında gerçekleştirilen anlaşmalar, zirvenin somut çıktıları arasında yer aldı. Ayrıca AlBaraka Stratejik Raporu’nun lansmanı gerçekleştirilerek İslami ekonominin geleceğine ilişkin kapsamlı bir referans çerçevesi sektörün kullanımına sunuldu. DOLMABAHÇE SARAYI'NDA KÜRESEL BULUŞMA Zirvenin üçüncü günü akşamında Dolmabahçe Sarayı Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde düzenlenen özel gala yemeği, küresel iş dünyası temsilcilerini, kamu otoritelerini, yatırımcıları ve uluslararası davetlileri bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen gala programı, zirve boyunca kurulan uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine ve farklı ülkelerden katılımcılar arasındaki stratejik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağladı. Gala gecesi, küresel İslami ekonomi ekosisteminin önde gelen temsilcilerini tarihi Dolmabahçe Sarayı’nda buluşturarak zirvenin uluslararası niteliğini ve prestijini bir kez daha ortaya koydu. GELECEĞE YÖN VEREN BİR PLATFORM Dört gün boyunca gerçekleştirilen oturumlar sonunda ortaya çıkan ortak değerlendirme, İslami ekonominin artık yalnızca alternatif bir finans modeli değil; sürdürülebilir kalkınma, finansal kapsayıcılık, etik yatırım ve küresel ekonomik dayanıklılık açısından giderek daha fazla önem kazanan bütüncül bir yaklaşım sunduğu yönünde oldu. İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca mevcut ekonomik sorunlara çözüm arayan bir tartışma platformu olmakla kalmadı; aynı zamanda geleceğin ekonomi ve finans mimarisine ilişkin somut fikirlerin, iş birliklerinin ve stratejik vizyonun şekillendiği küresel bir buluşma noktası olarak öne çıktı. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yousef Hassan Khalawi yaptığı kapanış konuşmasında zirvenin dört günlük genel bir özetine yer verirken, başarılı bir programa imza atıldığını, her yıl farklı bir konuya odaklandıklarını bu yıl sermaye ile ilgili konuya yer verdiklerini önümüzdeki yıl ise islami yatırım ve bankacılık üzerine odaklanacaklarını açıkladı. İslami bankacılığın faizsiz olmasının yanı sıra herhangi bir katkı da sağlamaması gerektiğini vurguladı. Bunu nasıl yapacağımız ile ilgili konulara önümüzdeki sene bakacağız dedi. Khalawi ayrıca; zirvede gerçekleştirilen panellerin yanı sıra kapalı oturum olarak düzenlenen yuvarlak masa toplantılarında spesifik konuların ele alındığını ve bu görüşmelerin çıktılarının yakın gelecekte yayınlanacağını belirtti. Ayrıca her yıl bu yuvarlak masa görüşmelerinde farklı bölgelere odaklandıklarını söyleyen Khalawi, bu yıl Rusya ve Orta Asya bölgeleri ile ilgili çalıştıklarını da söyledi. Genel olarak partnerlerimiz ve sponsorlarımızın da desteğiyle başarılı bir zirveyi geride bıraktık diyen Khalawi gelecek sene için herkesi tekrardan zirveye davet ederek, teşekkürlerini sundu. GÜÇLÜ PAYDAŞLARIN DESTEĞİYLE GERÇEKLEŞTİ 3.Global İslami Ekonomi Zirvesi, kamu kurumları, finans kuruluşları, akademik yapılar ve uluslararası organizasyonların oluşturduğu güçlü bir iş birliği ağıyla hayata geçirildi. Zirvenin Stratejik Ortakları arasında yer alan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Türkiye Varlık Fonu, İstanbul Finans Merkezi, İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) ve İbn Haldun Üniversitesi’nin temsilcileri; Global Partner AlBaraka Group, Ev Sahibi Partner Halkbank, Resmi Taşıyıcı Türk Hava Yolları, Global İletişim Partnerleri Anadolu Ajansı ve Demirören Medya, Platin Sponsor Ziraat Katılım, Medya Partneri Iqraa, Altın Sponsorlar Türkiye Katılım Sigorta, Takas İstanbul, Fuzul ve Emlak Katılım, Gümüş Sponsor Yıldız Holding ile Bronz Sponsor Kalyon İnşaat, Ayhan Hukuk ve Halal 360 sponsorlarının üst düzey temsilcileriyle birlikte gala gecesinde yer aldı. Kamu, özel sektör, akademi ve uluslararası kuruluşları ortak bir vizyon etrafında buluşturan bu güçlü paydaş yapısı sayesinde 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca fikirlerin tartışıldığı bir platform olmanın ötesine geçerek yeni iş birliklerinin kurulduğu, ortak projelerin şekillendiği ve İslami ekonominin geleceğine yön veren küresel bir buluşma noktası olarak tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul, Küresel İslam Ekonomisinin Geleceğine Ev Sahipliği Yapacak Haber

İstanbul, Küresel İslam Ekonomisinin Geleceğine Ev Sahipliği Yapacak

İslam ekonomisinin geleceğine yön veren karar alıcılar, uluslararası liderler, ekonomi otoriteleri, yatırımcılar, finans kuruluşları, akademisyenler ve sektör temsilcileri, 3-6 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek olan “3. Global İslami Ekonomi Zirvesi” kapsamında bir araya gelecek. Bu yıl “İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla gerçekleştirilecek zirvede; etik finans, reel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcı ekonomik büyüme ekseninde küresel ölçekte önemli tartışmalara ev sahipliği yapılacak. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu tarafından, AlBaraka Summits Türkiye kapsamında organize edilen 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Türkiye Varlık Fonu, İstanbul Finans Merkezi, İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) ve İbn Haldun Üniversitesi stratejik ortaklığında gerçekleştirilecek. AlBaraka Group’un Global Partner, Halkbank’ın Host Partner, Türk Hava Yolları’nın Official Carrier, Anadolu Ajansı ve Demirören Medya’nın ise Global Communication Partner olarak yer aldığı zirve, Türkiye’nin küresel İslami finans ve ekonomi ekosistemindeki stratejik konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Zirve, 3-6 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Finans Merkezi (İFM) Halkbank Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilecek. Küresel Ekonomik Dönüşümün Yeni Boyutları İstanbul’da Ele Alınacak Küresel ekonomi ve finans sistemlerinde yaşanan dönüşümler, sermayenin yapısını ve kullanım biçimlerini yeniden şekillendirirken; İslam ekonomisi yaklaşımı sermayeyi yalnızca finansal bir araç olarak değil, etik sorumluluk, toplumsal fayda ve üretken ekonomik faaliyetlerle bütünleşen bir değer olarak ele alıyor. Bu perspektifle hazırlanan 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, İslam ekonomisi çerçevesinde sermayenin rolünü; temel ilkeler, stratejik yaklaşımlar ve sektörel uygulamalar üzerinden kapsamlı şekilde incelemeyi amaçlıyor. Zirvede ayrıca üretken sermaye dolaşımının güçlendirilmesi, kapsayıcı ekonomik katılımın artırılması ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen etik finans modellerinin yaygınlaştırılması gibi başlıklar öne çıkacak. Zirveye ilişkin değerlendirmede bulunan AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Abdullah Saleh Kamel şunları söyledi: “3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, sermayenin daha yüksek bir amaca hizmet etmesi gerektiğine dair inancımızı yansıtıyor: üretken büyüme, toplumsal denge ve sürdürülebilir kalkınma. Türkiye; servet, sorumluluk ve reel ekonomik değer üzerine yürütülen bu küresel diyaloğu ileri taşımak adına güçlü bir zemin sunuyor.” AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Sayın Yousef Hassan Khalawi ise şu ifadeleri kullandı: “Bu zirve, tartışmaların ötesine geçerek somut çıktılar üretmek amacıyla tasarlandı. Kurumların ortak öncelikleri belirleyebileceği, iş birlikleri geliştirebileceği ve sermayenin üretken, etik ve dayanıklı ekonomileri desteklemedeki rolünü güçlendirecek girişimler oluşturabileceği bir platform olacak.” Finans, Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Aynı Platformda Buluşacak Zirveye katılması beklenen önemli Türk ve uluslararası isimler arasında; Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi Finansmanı Özel Temsilcisi Prof. Dr. Mahmoud Mohieldin, T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Malezya Merkez Bankası Başkanı Abdul Rasheed Ghaffour, Filistin Para Otoritesi Başkanı Yahya Jawdat Hafez Shunnar, Suudi Arabistan Kraliyet Divanı Danışmanı ve Mescid-i Haram İmamı Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye Varlık Fonu CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Salim Arda Ermut, İstanbul Finans Merkezi CEO’su Ahmet İhsan Erdem ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan yer alıyor. Dört gün sürecek zirve boyunca; merkez bankaları, ekonomi yönetimleri, uluslararası yatırım kuruluşları, küresel bankacılık grupları, akademisyenler ve finansal teknoloji liderlerinin katılımıyla çok sayıda panel, oturum ve stratejik toplantı gerçekleştirilecek. Zirvenin öne çıkan başlıkları arasında şunlar yer alıyor: • Küresel ekonomi ve sermaye akışları • İslami bankacılık ve katılım finansı • İslami sermaye piyasaları ve sukuk • Vakıf sistemleri ve sosyal finans • Yapay zekâ ve dijital finans teknolojileri • Fintek ve İslami dijital yatırım araçları • Sürdürülebilir kalkınma ve etik yatırım modelleri • Girişimcilik ve KOBİ finansmanı • Uluslararası ekonomik entegrasyon modelleri Program kapsamında ayrıca; Merkez Bankaları ve Bakanlar Düzeyi Paneli, İslami Bankacılık Grupları CEO Paneli, Sermaye Oluşumu ve İslami Sermaye Piyasaları Paneli, Vakıf ve Sürdürülebilir Sermaye Paneli ile Dijital Sermaye ve Finansal İnovasyon Paneli gibi üst düzey oturumlar gerçekleştirilecek. Zirvenin dikkat çeken başlıklarından biri de AlBaraka Stratejik İslam Ekonomisi Raporu’nun lansmanı olacak. İslam ekonomisinin farklı boyutlarını tek bir bütüncül vizyonda bir araya getiren kapsamlı stratejik referans niteliğindeki rapor, ilk kez kamuoyuyla paylaşılacak. Katılımcılar ayrıca “Sermaye Ne İnşa Eder?” başlıklı açılış filmini izleme fırsatı bulacak. Filmde, İslami finansın sermayeyi reel ekonomiyle nasıl buluşturduğu; altyapı, istihdam ve uzun vadeli istikrar üzerinden somut etkiye nasıl dönüştürdüğü anlatılacak. Zirve kapsamında Wahed tarafından kurumsal bir çalıştay, İbn Haldun Üniversitesi tarafından ise kurumsal sunum gerçekleştirilecek. Ayrıca İslam Bankaları ve Finans Kuruluşları Genel Konseyi (CIBAFI) iş birliğiyle sektör strateji diyaloğu, İslam Ekonomisi Stratejik Düşünce Merkezi tarafından çalıştay ve Orta Asya’da İslam Ekonomisi ve Helal üzerine yuvarlak masa toplantısı düzenlenecek. Toplam 1 milyon Suudi Riyali ödül değerine sahip ve sektörün en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen Saleh Kamel İslam Ekonomisi Ödülü (SKIEA) himayesinde; yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin araştırmalarını ve akademik projelerini sunabilecekleri etkileşimli akademik bir girişim de program kapsamında yer alacak. Stratejik İş Birlikleri ve Uluslararası Katılım Dikkat Çekiyor Zirve, akademik ve sektörel tartışmaların ötesinde; uluslararası ekonomik iş birliklerinin geliştirilebileceği stratejik bir buluşma noktası olmayı hedefliyor. Program kapsamında düzenlenecek mutabakat zaptı (MoU) imza törenleriyle yeni iş birliklerinin kurulması beklenirken; VIP networking buluşmaları, özel resepsiyonlar ve gala programları da uluslararası katılımcıları İstanbul’da bir araya getirecek. Zirve kapsamında ayrıca; İslam Bankaları ve Finans Kuruluşları Genel Konseyi (CIBAFI) ile İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi (OIC-AC), Saleh Kamel İslam Ekonomisi Ödülü ile İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu ile İslam İşbirliği Teşkilatı Yayıncılık ve Televizyon Birliği (OSBU) ve son olarak İbn Haldun Üniversitesi ile Malezya Sermaye Piyasası Kurulu arasında stratejik mutabakat zaptları imzalanacak. İslam Ekonomisinin Dünyadaki Önde Gelen Platformlarından Biri Daha önce İstanbul, Londra ve Medine gibi önemli şehirlerde düzenlenen AlBaraka Summits, İslam ekonomisi ve katılım finansı alanlarında dünyanın önde gelen uluslararası platformları arasında gösteriliyor. Her yıl dünyanın dört bir yanından üst düzey kamu temsilcileri, merkez bankaları, finans kuruluşları, yatırım fonları, akademisyenler ve medya kuruluşlarını bir araya getiren zirve; İslam ekonomisinin küresel ekonomik dönüşüm süreçlerindeki görünürlüğünü daha da artırmayı amaçlıyor. Güçlü Sponsor Desteği Üçüncü Global İslami Ekonomi Zirvesi, seçkin sponsorların desteğiyle gerçekleştiriliyor. Zirvede; Ziraat Katılım Bankası Platinum Sponsor, Türkiye Katılım Sigorta, Takasbank, Fuzul ve Emlak Katılım Gold Sponsor, Yıldız Holding Silver Sponsor, Kalyon İnşaat Bronze Sponsor, Ayhan Hukuk 7. Panel Sponsoru ve Halal 360 ise Yuvarlak Masa Toplantısı Sponsoru olarak yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3 Milyon Avroluk Enhancer Pro Girişimcilik Hibe Programı Açıldı Haber

3 Milyon Avroluk Enhancer Pro Girişimcilik Hibe Programı Açıldı

"Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon için Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi" hedefiyle yürütülen ENHANCER PRO projesi kapsamında duyurulan hibe programı; girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi, kadınların iş gücüne katılımının artırılması ve yerel ekonomilerin desteklenmesini amaçlıyor. Programdan; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yanı sıra Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve uluslararası koruma kapsamındaki bireyler de yararlanabilecek. Destekler; Adana, Adıyaman, Ankara, Bursa, Elazığ, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kilis, Kocaeli, Konya, Malatya, Mersin, Osmaniye ve Şanlıurfa'da yaşayan girişimcilere yönelik olacak. "Kadınların İş Gücüne Katılımına Katkı Sağlıyoruz" Programa ilişkin değerlendirmelerde bulunan ICMPD Türkiye Temsilciliği Portföy Yöneticisi Pınar Yapanoğlu, ENHANCER projelerinin girişimcilik ve ekonomik kalkınma açısından önemli sonuçlar ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi:"2020 yılından bu yana uyguladığımız ENHANCER projesi kapsamında binlerce girişimciye, yüzlerce KOBİ ve kooperatife hibe destekleri ve kapasite geliştirme eğitimleri sunduk. Türkiye'de istihdama ve ekonomik güçlenmeye katkı sağlayan bu çalışmalarımızı, ENHANCER PRO projesi ile daha ileri taşıyoruz. Özellikle kadınların iş gücüne katılımını destekleyen girişimcilik modellerinin yaygınlaşmasını önemsiyoruz." 18 İlde yaklaşık 2 bin girişimciye ulaşıldı Programın ilan edilmesinden bu yana 18 proje ilinde düzenlenen yüz yüze bilgilendirme toplantıları ve çevrim içi webinar etkinlikleriyle yaklaşık 2 bin kişiye ulaşıldı. Etkinliklerde girişimcilere; ENHANCER Projesi geçmiş hibe programlarının çıktıları ve sağladığı faydalar ile, Girişimcilik Hibe Programı başvuru koşulları, değerlendirme süreçleri ve hibe programının kapsamı hakkında detaylı bilgi verildi. ENHANCER PRO Girişimcilik Hibe Programı başvuruları 19 Haziran 2026 tarihine kadar devam edecek. Programın detayları ve başvuru koşulları için: www.enhancerpro.com.tr Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Ventures, Yenilikçi Teknoloji Girişimlerini Küresel Girişimcilik Ekosisteminin Merkezine Taşıyor Haber

Türk Telekom Ventures, Yenilikçi Teknoloji Girişimlerini Küresel Girişimcilik Ekosisteminin Merkezine Taşıyor

Değer odaklı stratejisiyle girişimcilik ekosistemini stratejik bir kaldıraç olarak konumlandıran Türk Telekom, TT Ventures ve TT Ventures’ın girişim hızlandırma programı PİLOT’un yenilikçi girişimlerini her aşamada destekleyerek küresel ölçekte büyümelerine olanak sağlıyor. TT Ventures, portföy şirketlerine ve PİLOT girişim hızlandırma programı mezunlarına, büyüme yolculukları boyunca stratejik yönetim desteğinden iş geliştirmeye, yatırımdan altyapı desteğine kadar geniş ve kapsamlı destekler sunuyor. Yenilikçi girişimleri küresele taşıma vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren TT Ventures, “Stanford Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Küresel ve Uzaktan Eğitim Merkezi” iş birliğiyle özel olarak tasarlanan “Ölçeklenme ve Küreselleşme” odaklı tamamlayıcı programını Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) San Francisco şehrinde, Silikon Vadisi’nin kalbinde hayata geçirdi. TT Ventures’ın desteklediği dokuz girişim, Stanford akademisyenleri tarafından yürütülen program kapsamında atölye çalışmaları, mentorluk oturumları ve demo day sunumlarına katıldı. Girişimler, Stanford Üniversitesi’ndeki büyüme programının yanı sıra iki hafta boyunca Silikon Vadisi’nde çeşitli toplantılara ve etkinliklere katılarak, TT Ventures’ın güçlü küresel bağlantıları sayesinde yatırımcılar ve küresel teknoloji şirketlerinin liderlerinden oluşan uluslararası bir ağ ile buluşma fırsatı buldu. TT Ventures Genel Müdürü Muhammed Özhan, "TT Ventures olarak yenilikçi girişimlere sadece yatırım yapmakla yetinmiyor, onların küresel arenada söz sahibi olması için stratejik adımlar atıyoruz. “Stanford Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Küresel ve Uzaktan Eğitim Merkezi” iş birliği ile girişimciliğin kalbi Silikon Vadisi’nde tasarladığımız program, girişimlerimizin büyümesi ve küresel çapta değer yaratması adına büyük önem taşıyor. Bugün Asya'dan Avrupa'ya, Kuzey Amerika'dan Güney Amerika'ya kadar dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren PİLOT mezunu girişimlerin portföy değeri 2025 yıl sonu itibarıyla 600 milyon doları aşmış durumda. Girişimcilerimizin global ekosistemdeki dinamikleri en iyi şekilde okuyup girişimlerini uluslararası arenada liderliğe taşıyacak deneyimler kazanmalarının Türkiye’nin dijital geleceğinin inşasında kıymetli katkılar sunacağına inanıyoruz” dedi. İnovasyon kültürünü yaygınlaştırarak Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etmeyi hedefleyen Türk Telekom, yerli girişimlerin küresel varlığını güçlendirmek için stratejik adımlar atmaya devam ediyor. TT Ventures, yurt dışında yürütülen tamamlayıcı programlarla girişimlerin globalleşme yolculuğuna öncülük ederken, yerli girişimler ile uluslararası ekosistemler arasında köprü görevi üstleniyor. Yenilikçi girişimleri dünyanın en prestijli teknoloji liderleri ve küresel yatırımcılarıyla buluşturan TT Ventures, yerli ve milli girişimleri küresel girişimcilik ekosisteminin merkezinde konumlandırarak Türkiye’nin yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden bir ülke olma vizyonunu desteklemeyi sürdürüyor. Yenilikçi girişimleri küresele taşıma vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren TT Ventures’ın “Stanford Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Küresel ve Uzaktan Eğitim Merkezi” iş birliğiyle hayata geçirdiği “Ölçeklenme ve Küreselleşme” odaklı tamamlayıcı yurt dışı programı sona erdi. TT Ventures portföyündeki dokuz girişim, Stanford Üniversitesi’ndeki büyüme programının yanı sıra iki hafta boyunca Silikon Vadisi’nde çeşitli toplantılara ve etkinliklere katılarak, TT Ventures’ın güçlü küresel bağlantıları sayesinde yatırımcılar ve küresel teknoloji şirketlerinin liderlerinden oluşan uluslararası bir ağ ile buluşma fırsatı buldu. “Gelişmiş bir girişimcilik kültürü ile Türkiye’nin geleceğe taşınmasına liderlik ediyoruz” Hedeflerinin Türkiye'den yeni 'unicorn'lar çıkarmak olduğunu vurgulayan TT Ventures Genel Müdürü Muhammed Özhan, “TT Ventures olarak yenilikçi girişimlere sadece yatırım yapmakla yetinmiyor, onların küresel arenada söz sahibi olması adına stratejik hamleler yapıyoruz. Bu vizyonla yeni nesil teknolojiler geliştiren yerli ve milli girişimlere TT Ventures ile hem stratejik danışmanlık desteği sağlayarak yatırım yapıyor hem de global bağlantılarımız sayesinde iş birliği ve yatırım fırsatları sunuyoruz. Hızlandırma programımız TT Ventures PİLOT ile 10 yılı aşkın süredir girişimlere mentorluk, nakit ve yatırım desteği, ofis ve altyapı desteği, geniş müşteri ağımızın yanı sıra sadece Türkiye’deki değil globaldeki iş bağlantılarımıza erişim, mobil iletişim desteği gibi önemli faydalar sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki (San Francisco) ofisimiz ve güçlü sektör bağlantılarımızla, yerli girişimleri küresel ölçekte büyüyebilecekleri uluslararası teknoloji ve girişimcilik ekosistemi ile buluşturan bir köprü görevi görüyoruz. Stanford Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirilen program, girişimlerimizin büyümesi ve uluslararası ölçekte değer yaratabilmesi açısından kritik önem taşıyor. Bugüne kadar 131 PİLOT mezunu girişime toplam 3,2 milyon dolar nakit ve yatırım desteği sağladık. Bu girişimlerden 78’i, yerli ve uluslararası yatırımcılardan toplam 58 milyon dolar yatırım aldı. 2025 yıl sonu itibarıyla PİLOT mezunlarının portföy değeri 600 milyon doları aştı. Bugün girişimlerimiz Asya’dan Avrupa’ya, Kuzey Amerika’dan Güney Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteriyor. Ekiplerimizin küresel ekosistemin dinamiklerini doğru yorumlamasını ve ülkemize yüksek katma değerli çıktılarla dönmesini çok önemsiyoruz. Gelişmiş girişimcilik kültürüyle Türkiye’nin geleceğe yolculuğuna liderlik etme misyonumuz doğrultusunda, yerli ve milli teknoloji girişimlerinin küresel yükselişini hızlandırmaya ve Türkiye’den yeni global şirketler çıkarmaya kararlılıkla devam ediyoruz” dedi. TT Ventures girişimleri için özel tasarlanan Silikon Vadisi’ndeki program tamamlandı Silikon Vadisi’nde TT Ventures girişimlerine özel tasarlanan programa; tekstil ve moda profesyonellerine uçtan uca yapay zeka çözümleri sunan Refabric, güvenlik operasyonları çözümleri sunan Priam AI, 3D iç mimari tasarım uygulaması ile Homster, veriyi gelire dönüştüren pazarlama platformu ile Zuzzuu, rüzgar türbin kanatları için yapay zeka tabanlı sağlık izleme teknolojisi sunan Werover, otonom mobil robot (AMR) çözümleri ile Milvus, kullanıcılar için dijital cüzdan pazaryeri uygulaması olan Macellan Super App, gerçek zamanlı yapay zeka ile ultrason görüntülerini herkes için basitleştiren Smart Alpha, her yerden güvenli bağlanma özgürlüğü sunan Pocket E-Sim’den oluşan dokuz ekip katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.