Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Girişimcilik

Kapsül Haber Ajansı - Girişimcilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişimcilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Girişim Fabrikası BİGG Hızlandırma Programı’nın İlk Dönem Başvuruları Başladı Haber

Girişim Fabrikası BİGG Hızlandırma Programı’nın İlk Dönem Başvuruları Başladı

Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup, Özyeğin Üniversitesi ve Ankara TEKMER iş birliğiyle yürütülen Girişim Fabrikası BİGG Hızlandırma Programı, 2026 yılı 1. döneminde yenilikçi iş fikirlerini yatırım odaklı bir modelle desteklemek üzere kapılarını açtı. Program, TÜBİTAK 1812 BİGG çerçevesinde girişimcilere doğrudan yatırım desteği sunarak ticarileşme süreçlerini güçlendirmeyi hedefliyor. Yatırım Tabanlı Girişimcilik Destek Programı (BİGG Yatırım) yeni dönem kurgusunda, teknoloji odaklı projeler yatırım bazlı bir modelle fonlanıyor. Girişim Fabrikası, uygulayıcı kuruluş olarak seçilen girişimcilere mentorluk ve eğitim desteği vermenin yanı sıra, projelerin yatırım alma süreçlerine hazırlık aşamasında kritik bir köprü görevi üstleniyor. Başvurular, TÜBİTAK Prodis sistemi üzerinden yapılıyor Programa dahil olmak isteyen girişimci adayları, başvurularını TÜBİTAK Prodis sistemi üzerinden yapabiliyor. Adaylar, sistem üzerindeki kuruluş listesinden Girişim Fabrikası BİGG Hızlandırma Programı seçeneğini işaretleyip “Girişimci” rolüyle sürece dahil olabiliyor. Girişimci adayları için 16 Nisan'da bilgilendirme semineri düzenlenecek Hızlandırma programın başvuruları 19 Nisan’da sona erecek. 16 Nisan’da düzenlenecek bilgilendirme seminerinde, adaylara yatırım modelinin detayları, başvuru kriterleri ve programın girişimcilere sağladığı katma değer hakkında kapsamlı bilgi verilecek. Seminerde, adayların yeni yatırım odaklı sürece dair soruları yanıtlanacak. Seminere katılmak isteyen girişimciler, https://girisimfabrikasi.com/ adresi üzerinden kayıt olabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı Haber

Visa Avrupa İnovasyon Programı 8. Dönemde Odağını Yapay Zekâya Taşıdı

Program, 2019’dan bu yana Türkiye’de fintech’leri Visa’nın küresel ağı, yerel ve uluslararası iş ortakları, bankalar ve karar vericilerle bir araya getirerek ekosistemde kalıcı değer üretiyor. Bugüne kadar 750’nin üzerinde birebir tanışma ve 1,550 saatin üzerinde mentorluk sağlayarak, girişimlerin gerçek iş birliklerine dönüşebilecek temaslar kurmasına olanak tanıdı. Sekizinci döneminde de VIPE, Türkiye’den çıkan çözümlerin Avrupa ve global pazarlara açılmasını destekleyen güçlü bir iş birliği platformu olmayı sürdürüyor. Visa Güney Avrupa İş Geliştirme Başkanı Jak Telyaz, “Türkiye’de fintech ve girişimcilik ekosistemi, artık yalnızca hızla büyüyen değil; gerçek ihtiyaçlara çözüm üreten, pilotlardan ölçeklenebilir ve sürdürülebilir iş modellerine evrilen güçlü bir yapıya dönüşmüş durumda. Bugün finans dünyasında fark yaratan şey, bir fikrin ne kadar yenilikçi olduğu değil; doğru iş ortaklarıyla ne kadar hızlı hayata geçirilebildiği. Visa Avrupa İnovasyon Programı’nı bu nedenle bir hızlandırma programından öte, bankalar ve girişimler arasında somut iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform olarak konumlandırıyoruz. Bu yıl programa seçilen girişimlerin, bankalarla birlikte ölçeklenebilir değer yaratacak güçlü iş birliklerine imza atacağına inanıyoruz” dedi. Programın 2026 dönemi kapsamında, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin desteğiyle Türkiye fintek ekosisteminin gelişimine yönelik önemli bir adım daha atıldı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Finansal Yatırımlar Birimi Müdürü Dr. Kaan Masatçı konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçtiğimiz yıl Türkiye’de teknoloji yatırımları yaklaşık 560 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Küresel eğilimlerle paralel olarak bir önceki yıla kıyasla genel bir daralma görülse de fintek yatırımları artış kaydetti. Bu tablo, fintek sektörünün Türkiye teknoloji ekosistemi içindeki stratejik rolünü net biçimde ortaya koyuyor. Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen Visa İnovasyon Programı (VIPE) Türkiye ayağının bu alana sağladığı katkı son derece değerli. Yatırımların asıl ivmesini 2020 yılı sonrasında kazandığı bir ekosistemde, 2019 yılından bu yana kesintisiz şekilde varlık gösteren VIPE, fintek endüstrisinde güçlü ve konumlandırıcı bir rol üstleniyor.” Sekizinci dönemin odağında yapay zekâ ve ölçeklenebilir iş modelleri VIPE’nin 2026 dönemi, üç ana tema etrafında yapılandırıldı: Yapay zekâ ve Agentic Commerce B2B ve Para Hareketleri ile Açık Finans ve Veri olarak belirlendi. Bu alanlar, yalnızca yükselen trendler değil; bugün finans sektöründe gerçek kullanım senaryolarının ve sürdürülebilir iş modellerinin üretildiği kritik başlıklar olarak öne çıkıyor. Bu yıl programa seçilen girişimler; tedarik, ticaret, mobilite, uyum ve dijital varlıklar gibi alanlarda bankaların ve kurumların gerçek operasyonel ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Daha da önemlisi, bu çözümler bankalara entegre edilebilecek ve ölçeklenebilecek şekilde tasarlanmış yapılar olarak dikkat çekiyor.[AG1] Türkiye’den yola çıkan girişimler dünyaya açılıyor VIPE, fintech’lerin Visa’nın global ağı, uzmanlığı ve iş ortaklarıyla bir araya gelerek somut iş birlikleri geliştirmesine olanak tanıyor. Bugüne kadar programa katılan Türkiye merkezli girişimler, Visa’nın uluslararası ağı aracılığıyla farklı pazarlara açıldı. Craftgate’in İspanya açılımı, Mall IQ’nun Visa CEMEA ile iş birliği ve Wamo’nun İtalya genişlemesi, bu sürecin somut çıktıları arasında yer alıyor. Program kapsamında ayrıca girişimlere yönelik uluslararası büyüme, yatırım süreçleri, operasyon ve yatırımcı ilişkileri gibi farklı başlıklarda atölye çalışmaları düzenleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KEDV, Antakya Belediyesi İş Birliği İle Yeni Bir Merkez Daha Açtı Haber

KEDV, Antakya Belediyesi İş Birliği İle Yeni Bir Merkez Daha Açtı

Merkez, kadınların dayanışma kurabildiği ve çocukların güvenli alanlarda gelişimlerini sürdürebildiği topluluk temelli bir buluşma noktası olarak faaliyet gösterecek. 1986 yılından bu yana dar gelirli kadınların yaşam standartlarını iyileştirmek ve yerel kalkınmadaki rollerini güçlendirmek amacıyla faaliyet gösteren Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), deprem bölgesindeki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Vakıf, son olarak Antakya’da kurduğu Kadın ve Çocuk Merkezi ile bölgedeki dayanışma ağını genişletiyor. 6 Şubat depremlerinin hemen ardından üyesi olduğu uluslararası konfederasyon Oxfam ile iş birliği içinde bölgeye ulaşan KEDV; su, sanitasyon, hijyen, gıda güvenliği ve halk sağlığı gibi acil insani yardım alanlarında yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla koordineli çalışmalar yürüttü. Bu süreçteki saha deneyimini kalıcı yapılara dönüştüren vakıf; Hatay, Kahramanmaraş ve Gaziantep illerinde toplamda 12 Kadın ve Çocuk Merkezi kurarak bölgedeki varlığını güçlendirdi. İlk kez 1999 Marmara Depremi sonrasında hayata geçirilen ve KEDV’in afet sonrası dönemlerde kadın ve çocukların güçlenmesi için geliştirdiği topluluk temelli bir model olan "Kadın ve Çocuk Merkezleri", 6 Şubat depremlerinin ardından bu kez bölgede uygulanıyor. Bu modelle kadınların dayanışma kurabileceği, çocukların ise güvenli ve destekleyici ortamlarda gelişimlerini sürdürebileceği alanlar oluşturulması hedefleniyor. Söz konusu merkezlerde bir yandan çocuklar için güvenli oyun alanları ve gelişim odaklı öğrenme programları hayata geçirilirken, diğer yandan kadınların psikososyal olarak güçlenmesini ve geçim kaynaklarına erişim süreçlerine aktif katılımını destekleyen kapsamlı çalışmalar yürütülüyor. Bu doğrultuda liderlik, finansal okuryazarlık, girişimcilik, bilişim teknolojileri eğitimi gibi başlıklarda eğitimler düzenlenirken; yerel yönetim süreçlerine katılım, yerel örgütlenme ve yönetişim alanlarında da kapasite geliştirme faaliyetleri devam ediyor. Antakya Kadın ve Çocuk Merkezi’nin açılış töreninde konuşmasını yapan KEDV Kadın ve Çocuk Merkezleri Koordinatörü Bahar Çalışkan “6 Şubat depremlerinin ardından 1999 Marmara Depremi deneyimimizden yola çıkarak Hatay, Kahramanmaraş ve Gaziantep’te toplam 12 Kadın ve Çocuk Merkezi kurduk. Bu merkezler sayesinde bugüne kadar 23.991 kadına ve 10.056 çocuğa ulaştık. Çocuklar için güvenli oyun ve öğrenme alanlarının oluşturulması, afetin yarattığı zorlukların etkisini azaltmak ve onların gelişimini desteklemek açısından büyük önem taşıyor. Aynı zamanda kadınların güçlenmesi ve yeniden üretim süreçlerine katılması da çocukların geleceği için önemli bir adım oluşturuyor. Bugün açılışını yaptığımız bu merkezin de Antakya’daki kadınlar ve çocuklar için güvenli, kapsayıcı ve umut dolu bir buluşma noktası olacağına inanıyoruz. Bu merkezin hayata geçmesinde değerli iş birlikleri için Antakya Belediyesi’ne teşekkürlerimizi sunuyoruz.” dedi. Antakya Belediye Başkanı İbrahim Naci Yapar ise “6 Şubat depremi, asrın felaketinden sonra deprem bölgesinde kamunun yapmış olduğu yatırımların yanı sıra sivil toplumun katılımcılığı da çok değerliydi. Özellikle sosyal çalışma alanında kadınlar ve çocuklarla ilgili vakıf çalışmalarında görüyoruz ki bu eksik kalan konuyu da kısmen de olsa tamamlamış oluyoruz. Kadınların üretimde daha güçlü bir şekilde yer alabilmesi, çocukların daha güvenli bir ortamda yetişebilmesi için bizler de yerel yönetimler olarak elimizden geldiğince gayret ediyoruz. Buranın dezavantajlı bir bölge olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, Antakya’da faaliyetler yürütülmesinin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Geldiğimiz noktada kat ettiğimiz yolu değerlendirdiğimizde, iyi bir seçim yaptığımızı düşünüyoruz. Çünkü amacımız, bölgemizde dezavantajlı alanlardaki kadınlara ve çocuklara; eğitim, girişimcilik ve güvenli alanlar yaratılması noktasında destek olabilmek. Ellerinize sağlık. Antakya halkına, kadınlara ve çocuklara göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı hem şahsım adına hem de belediyemiz adına teşekkür ederim.” dedi. Merkezlerde ayrıca erken çocukluk döneminde tüm gelişim alanlarını desteklemeye yönelik programların uygulandığı oyun odaları ve 0-12 yaş grubuna yönelik oyuncak kütüphaneleri yer alıyor. Bu bütünsel yapı, hem çocukların bakım ve eğitim ihtiyacına hem de kadınların aileleri ve çevrelerinin yaşam koşullarını iyileştirme ve kamusal alanda daha güçlü var olma ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Antakya’da Antakya Belediyesi iş birliği ile açılan Kadın ve Çocuk Merkezi’nin de kentte yaşayan kadınlar ve çocuklar için güvenli, kapsayıcı ve destekleyici bir buluşma noktası olmasını hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk’ün Girişimci Kaşif - İlk Fikrim Eğitimlerinde Yeni Durak Muş Oldu Haber

Kuveyt Türk’ün Girişimci Kaşif - İlk Fikrim Eğitimlerinde Yeni Durak Muş Oldu

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk’ün, çocukların erken yaşta girişimcilik, özgün fikir üretme ve finansal okuryazarlık becerilerini desteklemek amacıyla yürüttüğü Girişimci Kaşif – İlk Fikrim eğitimlerinin yeni durağı Muş oldu. Gaziantep’in ardından Muş’ta devam eden eğitimlerde, 4 okulda, 8-14 yaş aralığında binin üzerinde öğrenciye ulaşıldı. Program, öğrencilerin fikir üretme cesaretini desteklerken girişimcilik kültürüyle erken yaşta tanışmalarına katkı sunuyor. Girişimcilik ve finansal okuryazarlık bir arada Kuveyt Türk’ün değer odaklı sosyal sorumluluk yaklaşımı doğrultusunda sürdürülen eğitimlerde öğrenciler; problem çözme, özgün fikir üretme, takım çalışması, sunum becerileri, finansal okuryazarlık alanlarında uygulamalı eğitimler alıyor. Program yalnızca teorik eğitimlerle sınırlı kalmıyor; öğrenciler kendi çevrelerinde gözlemledikleri sorunlara çözüm geliştirmeyi öğrenerek proje bazlı düşünme becerisi kazanıyor. Muş’tan İstanbul’a uzanan fikir yolculuğu Muş’taki eğitimler sonrasında seçilecek 50 öğrenci, bir aylık çevrimiçi hızlandırılmış programa dahil olacak. Süreç sonunda belirlenecek il birincisi, geliştirdiği projesiyle İstanbul’da düzenlenecek final organizasyonunda Muş’u temsil ederek Türkiye genelindeki final sahnesinde farklı illerden gelen öğrencilerle birlikte fikirlerini sunma fırsatı bulacak. 2023’ten bu yana devam eden Girişimci Kâşif programı kapsamında Türkiye genelinde on binlerce öğrenci girişimcilik ekosistemiyle tanıştı. Muş ile birlikte programın sosyal etkisinin daha da büyümesi ve daha fazla öğrencinin erken yaşta fikir geliştirme yolculuğuna dahil olması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâyla Büyüyen  Girişimci Kadınlar Siparişlerini %70 Artırdı Haber

Yapay Zekâyla Büyüyen Girişimci Kadınlar Siparişlerini %70 Artırdı

Eğitimlere katılan her üç kadından ikisi yapay zekayı iş süreçlerine dahil etmeye başladı. Programın yeni döneminde, seçilen 25 girişimci KAGİDER ile 6 aylık bir mentörlük yolculuğuna başlıyor. Türkiye'nin öncü e-ticaret platformu Hepsiburada ile Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle hayata geçirilen "Yol Arkadaşın Burada" programı, kısa sürede gösterdiği başarıyla özel sektör-sivil toplum dayanışmasının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Girişimci kadınları, e-ticarette başarılı olmak için gerekli olan yetkinliklerle donatmayı amaçlayan “Yol Arkadaşın Burada” programı kapsamında eğitim oturumları tamamlanırken, programın ara dönem sonuçları da kamuoyuyla paylaşıldı. TÜRKİYE DAHİL 5 ÜLKEDEN GİRİŞİMCİLER KATILDI 23 farklı alanda gerçekleştirilen ve toplam süresi 52 saati bulan eğitimlere 1.000’in üzerinde kişi katıldı. İstanbul’dan Ordu’ya, İzmir’den Şanlıurfa’ya, Kırşehir’den Diyarbakır’a toplam 30 şehirden girişimci kadın programa dahil olurken, eğitimlere ilgi Türkiye sınırlarını da aştı. Hollanda, ABD, Kanada ve İspanya'dan da girişimci kadınların dahil olduğu programda, 25-45 yaş arasında olanların payı yüzde 70’i buldu. Program, katılımcılarda yalnızca teknik beceri değil, iş yapma biçiminde de köklü bir değişim yarattı. Eğitimlerin ardından katılımcıların üçte ikisi yapay zekâ araçlarını iş süreçlerine entegre etmeye başlarken, yüzde 50’sinden fazlası da ürün görsellerini profesyonel çekim teknikleriyle yeniledi. Müşterileriyle daha güçlü bir bağ kurmak için video içeriği üretmeye başlayanların oranı ise yüzde 46’ya ulaştı. Bu değişimin kısa sürede iş sonuçlarına yansıdığı da görüldü. Katılımcıların eğitimlere başladıkları döneme kıyasla sipariş sayılarında yüzde 70’e yakın artış gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 83’ü işlerini büyütme konusundaki özgüvenlerinin arttığını ifade ederken, programın genel memnuniyet oranı yüzde 90’nın üzerinde gerçekleşti. 25 BAŞARILI GİRİŞİMCİ, MENTÖRLERİYLE BİR ARAYA GELDİ Eğitim döneminin sonuçlanmasıyla birlikte programın yeni fazı da hayata geçirildi. Programa katılan girişimci kadınlar arasından seçilen 25 başarılı isim, KAGİDER’in mentör ağında yer alan deneyimli ve başarılı girişimci kadınlardan 6 ay süreyle mentörlük alacak. Programın yeni dönemi, Hepsiburada ve KAGİDER yönetiminin de katılımıyla düzenlenen özel bir etkinlikle başlatılırken, 25 girişimci kadın mentörleriyle ilk kez söz konusu etkinlikte bir araya geldi. Mentörlük sürecinin tamamlanmasının ardından, programın yeni fazı devreye alınacak. Bu kapsamda girişimciler, yatırımcı önüne çıkmaya yönelik özel bir eğitim programına dahil olacak. ÖZEL SEKTÖR-SİVİL TOPLUM DAYANIŞMASI PERSPEKTİFİNDE ÖRNEK İŞ BİRLİĞİ Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hepsiburada Kurumsal İletişim, Sosyal Etki ve Sürdürülebilirlik Direktörü Canan Binal Yılmaz, "Bu programın asıl amacı girişimci kadınlara gerçek anlamda bir rekabet avantajı sağlayabilmek. Girişimcilerin ihtiyaçlarına, günümüz gerçeklerine uygun, gerçekçi, etkili destek mekanizmalarıyla yanıt vermek. Bugün bizi en çok mutlu eden, ortaya çıkan bu sonuçların ‘Yol Arkadaşın Burada’ programımızın var oluş amacıyla da son derece uyumlu olması. Yeni dönem modülümüz kapsamında, mentörleriyle ilk kez bir araya gelen 25 kadın girişimcimize başarılar diliyoruz. Hepsiburada-KAGİDER birlikteliği sadece bu iş birliği özelinde ortaya koyduğu çıktıların çok ötesinde bir etki gücüne sahip. Bu iş birliği Türkiye’de özel sektör-sivil toplum dayanışması perspektifinde de örnek bir ortaklık. Bu programın hayata geçmesinde emeği olan tüm KAGİDER ekiplerine çok teşekkür ediyoruz. Bu gibi örneklerin artması, Türkiye’de kadınların ekonomik hayata katılımına da çok büyük destek sunacaktır.” ifadelerini kullandı. Neşecan Çekici: “Kadın girişimcilerin sürdürülebilir büyümesini destekliyoruz” KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Neşecan Çekici, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kadın girişimciliğini güçlendirmek yalnızca bireysel başarı hikâyelerini artırmak değil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik dönüşümün de kapısını aralamaktır. ‘Yol Arkadaşın Burada’ programı bu anlamda çok kıymetli bir model sunuyor. Eğitim sürecinde edinilen bilgi ve yetkinliklerin mentörlükle desteklenmesi, girişimcilerin işlerini büyütme yolculuğunda somut ve kalıcı bir etki yaratıyor. KAGİDER olarak güçlü mentör ağımızla girişimci kadınların yanında olmaya devam ediyoruz. Bu program sayesinde kadınların dijitalleşme, pazarlama ve iş geliştirme alanlarında hızla ilerlediğini görmek bizler için son derece umut verici. Amacımız, daha fazla kadının kendi markasını büyüten, istihdam yaratan ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olan güçlü girişimcilere dönüşmesini sağlamak.” Zeynephan Gemicioğlu: “Doğru rehberlik, kadın girişimciliğinde sürdürülebilir büyümenin anahtarı” KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Av. Zeynephan Gemicioğlu ise mentorluk mekanizmasının girişimcilik ekosistemindeki kritik rolüne dikkat çekerek şunları ifade etti: “Kadın girişimciliğinin sürdürülebilir şekilde güçlenmesinde en belirleyici unsurlardan biri, doğru zamanda doğru rehberliğe erişimdir. Bu ihtiyaç doğrultusunda KAGİDER olarak üyelerimizden oluşan Mentor Hub yapımızla mentorluk süreçlerini daha sistematik, erişilebilir ve etkili bir yapıya kavuşturuyoruz. Hepsiburada iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yol Arkadaşın Burada’ programı, girişimci kadınların yalnızca bilgiye değil; aynı zamanda deneyime, stratejik bakış açısına ve güçlü bir destek ağına erişmesini sağlıyor. Bu kapsamda mentorluk desteği alacak girişimcilerin, işlerini büyütme, markalaşma ve yatırım süreçlerine hazırlanma yolculuklarında önemli bir ivme kazanacaklarına inanıyoruz.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA’dan Teknoloji Girişimlerine Özel Yeni Hizmet Modeli    Haber

Garanti BBVA’dan Teknoloji Girişimlerine Özel Yeni Hizmet Modeli  

Ankara-Bilkent ve İstanbul İstinye Park şubelerinde uygulamaya alınan bu modelde, teknoloji girişimcilerine özel müşteri yöneticileriyle kişiselleştirilmiş bankacılık ve danışmanlık hizmetleri sunuluyor. Garanti BBVA, teknoloji girişimlerinin bankacılık süreçlerinde ihtiyaç duydukları hız, esneklik ve uzmanlığı tek çatı altında sunan yeni bir hizmet modelini uygulamaya aldı. Teknoparklarda faaliyet gösteren teknoloji girişimlerine yönelik model, finansal çözümlerin yanı sıra girişimcilere büyüme yolculuklarında ihtiyaç duydukları danışmanlığı da sağlıyor. Yeni hizmet modeli kapsamında Garanti BBVA, girişimcilerle özel müşteri yöneticileriyle hizmet veriyor. Teknoloji girişimcileriyle aynı dili konuşan, alanında uzmanlaşmış bir Teknoloji Girişimcileri Müşteri İlişkileri Yöneticisi, girişimcilerin ihtiyaçlarına yönelik çözüm ve danışmanlık sunuyor. İlk olarak Ankara-Bilkent Şubesi’nde başlatılan yeni uygulama, İstanbul-İstinye Park şubesinde de hayata geçirildi. “Girişimlerin büyüme yolculuğuna, onların dilinden konuşarak eşlik ediyoruz” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, bankacılık hizmetlerinde kişiselleştirmeyi odağa alarak müşteri deneyiminde kusursuzluğu hedeflediklerini vurguladı. Kaya, teknoloji girişimciliğine her aşamada destek vermenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugünün dünyasında girişimcilik ve özellikle de teknoloji girişimciliği, yenilikçi fikirleri ekonomik değere dönüştürmede kritik rol oynuyor. Girişimciler, sınırsız yaratıcılıklarıyla çoğu zaman yerel bir sorundan yola çıkarak küresel çapta bir çözüme imza atıyorlar. Biz de bu potansiyeli desteklemek adına girişimcilere özel bir hizmet modeli geliştirdik. Yeni hizmet modelimizle, girişimcilerin ihtiyaçlarını anlayan, çevik ve çözüm odaklı bir bankacılık yaklaşımını hayata geçiriyoruz. Girişimlerin büyüme yolculuğuna onların dilinden konuşarak eşlik ediyoruz.” Girişimci ekosistemini destekleyecek özel çözümler Kaya, sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizde girişimciliği ayrı bir segmentte ele alıp, bu alana uygun yenilikçi ürün ve hizmetler geliştiren ilk bankalardan biriyiz. Bu deneyimle biliyoruz ki, teknoloji odaklı girişimlerin finansal ihtiyaçları da klasik bankacılık hizmetlerinden farklılaşıyor. Bu nedenle, uzun yıllardır yürüttüğümüz kadın girişimcilik destekleri ve Garanti BBVA Partners gibi programlarımızın yanına teknoloji girişimcilerine özel bu modeli ekledik. İlk uygulamamızı, çok sayıda yetkin girişimin bulunduğu Ankara-Bilkent şubemizde başlattık. Kısa sürede İstanbul-İstinyePark şubemizde de hizmete aldık. Hedefimiz; daha fazla teknoloji girişimcisine bu hizmeti ulaştırıp, girişim yolculuklarının her aşamasında yanlarında olmak. Teknoloji girişimcilerinin ihtiyaçlarına yönelik sunduğumuz çözümlerle girişimcilik ekosistemine ve ülke ekonomisine katkımızı büyüteceğimize inanıyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ile Almanya’dan Yapay Zekâda Güç Birliği Haber

Türkiye ile Almanya’dan Yapay Zekâda Güç Birliği

Merkezde, Avrupa’nın en büyük uygulamalı araştırma kuruluşlarından biri olan Fraunhofer Enstitüsü ve IIB ile yapay zekâ alanında iş birliği başta olmak üzere ulusal ve uluslararası çok sayıda teknoloji projesinin yürütülmesi hedefleniyor. Merkezin açılışına Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, Yeditepe Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, Fraunhofer Enstitüsü IOSB Almanya Müdürü Dr. Olaf Sauer, IIB International Institute of Business Enterprises Kurucusu Recep Tanrıkulu, IIB Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu ve Teknopark İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Dr. Burak Keskik ile çok sayıda yerli ve yabancı konuk ve öğrenci katıldı. Teknopark İstanbul’daki Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Merkez Üssü uluslararası iş birlikleri ve endüstriyel Ar-Ge faaliyetlerinin merkezde yer aldığı bütüncül bir ekosistem olarak kurgulandı. Fikirden pazara uzanan yeni nesil girişimcilik modeli olan Girişim Stüdyosu ile öğrenciler, akademisyenler ve şirketlerin bir araya geldiği ortak bir üretim havuzu oluşturulması hedefleniyor. Bu ekosistemde yeni teknolojilerin geliştirilmesi, startup’ların kurulması, fon sağlayıcı kurumların sürece dahil olması ve fikirden ürüne giden tüm süreçlerin desteklenmesi amaçlanıyor. Bu yapısıyla merkez, sadece araştırma değil, aynı zamanda ticarileşme odaklı bir inovasyon platformu olmayı hedefliyor. Dalan: Yapılan İş Birliği Türkiye için Önemli Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, “Yapılan iş birliği sadece Yeditepe Üniversitesi için değil, Türkiye için de önemlidir. Fraunhofer Enstitüsü, Almanya’da ve dünyada yeni teknolojiler konusunda önde gelen bir kurumdur. Bu kurumdan alınan sertifikalar da dünyanın her yerinde kabul görmektedir. Fraunhofer Enstitüsü ile iş birliğini yapay zekâ alanında başlatıyoruz; ancak ileride diğer tüm teknoloji alanlarında da birlikte çalışma imkânımız olacak. Bu nedenle bunu Türkiye’nin teknolojik gelişimi açısından değerli bir adım olarak görüyorum. Yeditepe Üniversitesi günümüzde Ar-Ge’de uluslararası alanda tanınır bir konumdadır. Bugün de Fraunhofer Enstitüsü ile iş birliğine imza attık. Bu iş birliğiyle çok daha önemli çalışmalar gerçekleştirilecektir” dedi. Prof. Dr. Durman: Fikirlerin Ürünlere Dönüştüğü Çalışmalar Yapılıyor Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman da, “Teknopark İstanbul ile Yeditepe Üniversitesi arasında son zamanlarda güzel iş birlikleri gerçekleşiyor. Teknopark içerisinde üniversitemizin de büyük bir teknoloji üssü bulunuyor. Araştırmalarımızı geleceğe ve girişimciliğe yönelik olarak, öğrenci ve akademisyenlerin bir araya geldiği bir alanda yürütüyoruz. Merkezde, fikirlerin ürünlere dönüştüğü çalışmalar yapıyoruz. Bu süreçte Teknopark yöneticilerinin de değerli desteklerini alıyoruz” diye konuştu. Sauer: Türkiye Bizim için Stratejik Bir Ortak “Türkiye bizim için stratejik bir ortak” diyen Dr. Olaf Sauer ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Fraunhofer, Yeditepe Üniversitesi ve IIB çok değerli, uluslararası bir iş birliği başlattı. Yeditepe Üniversitesi, Fraunhofer Enstitüsü’yle iyi bir şekilde birbirini tamamlayan modern altyapıya, Ar-Ge kapasitesine ve fikri mülkiyet (IP) birikimine sahiptir. İş birliği kapsamında başlangıçta Türkiye’deki üretim sanayi ya da Türkiye’de faaliyet gösteren Alman şirketleri için Endüstri 4.0, Veri Yönetimi, Endüstriyel Yapay Zekâ ve dijital ikizler alanlarına odaklanacağız. Elbette iş birliği zamanla diğer alanlara da genişleyebilir. Türkiye, Asya ile Avrupa arasındaki tedarik zincirlerinde stratejik bir konuma sahiptir. Bu nedenle, dayanıklı tedarik zincirleri, üretim ve montaj kapasitelerinin yakın coğrafyalara taşınması ile robotik ve yeşil dönüşüm/döngüsel ekonomi gibi alanlarda çözümler geliştirileceğini ve uygulanacağını öngörüyoruz. Aynı zamanda üretim, montaj, malzeme akışı, lojistik ve ilgili bilişim uygulamaları alanlarında yetkinlik kazanan genç uzmanlar yetişecektir. Gelecekte ihtiyaç duyulan da tam olarak bu yetkinliklerin birleşimidir. Yeditepe Üniversitesi, bu gelişmeler doğrultusunda uluslararası bir Ar-Ge ortağı olarak konumlanabilir ve kendini daha görünür kılabilir. Profesörlerin ve araştırmacıların, örneğin üretim ve otomasyon teknolojileri alanında CIRP, IFAK, IEEE gibi bilimsel topluluklara entegre olması sayesinde Yeditepe Üniversitesi, güçlü ve ilgili yetkinliklere sahip, saygın bir Ar-Ge ortağı olarak konumunu pekiştirebilir.” Prof. Dr. Bayat: Hedefimiz Yapay Zeka ile Küresel Açılım Yeditepe Üniversitesi Ar-Ge ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat ise şunları söyledi: “YZ UAM (Yapay Zeka Uygulama ve Araştırma Merkezi) ve Girişim Stüdyosu, uluslararası iş birlikleri ve endüstriyel Ar-Ge faaliyetlerinin merkezde yer aldığı bütüncül bir ekosistem olarak kurgulanmıştır. Bu yapı kapsamında, özellikle TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projeleri yürüterek yapay zekâ alanında küresel açılım hedefliyoruz. Aynı zamanda teknoloji ve eğitim transferi odaklı çalışmalar yapılacaktır. Yeni nesil Girişim Stüdyosu modeliyle; öğrenciler, akademisyenler ve KOBİ’lerin bir araya geldiği ortak bir üretim havuzu oluşturulacaktır. Bu ekosistemde; yeni teknolojiler geliştirilecek, startup’lar kurulacak, fon sağlayıcı kurumlar sürece dahil olacak ve fikirden ürüne giden tüm süreçler desteklenecektir. Bu yönüyle merkez, sadece araştırma değil, aynı zamanda ticarileşme odaklı bir inovasyon platformu olacaktır. Merkezde öğrenciler, akademisyenler ve sektör temsilcileri; etkinliklerde, girişimcilik derslerinde, ortak proje geliştirme süreçlerinde aktif olarak bir araya getirilecektir. Ayrıca TÜBİTAK 1812 Programı ve girişim sermayesi (venture capital) şirketleri ile iş birliği yapılarak, projeler finansal kaynaklarla desteklenecektir.” Öncelik Sağlık, Robotik ve Otomotivde Prof. Dr. Bayat, “Yeditepe Üniversitesi, başta Fraunhofer Enstitüsü olmak üzere uluslararası partnerlerle birlikte Endüstri 4.0 ve dijitalleşme projeleri yürütmektedir. Bu kapsamda, üretim ve sanayi tesislerinde yapay zeka tabanlı otomasyon çözümlerinin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Avrupa Birliği projeleri ve uluslararası konsorsiyumlar aracılığıyla; sağlık, robotik, otomotiv, çelik ve alüminyum gibi farklı alanlarda çalışmalar yapılmaktadır. Ayrıca Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Avrupalı partnerlerle birlikte, sanayiye yönelik yapay zeka eğitim programları planlanmaktadır. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik tarafında ise İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle geliştirilen “Karbon Chatbot” projesi ile karbon yakalama ve yeşil dönüşüm teknolojilerine katkı sağlanmaktadır. Türkiye’nin Avrupa Birliği üretim ekosistemine (Made in EU) entegrasyon sürecinin de bu alanlarda önemli bir ivme yaratması beklenmektedir” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkbank ve İTÜ ARI Teknokent’ten Girişimcilere Güçlü Destek Haber

Halkbank ve İTÜ ARI Teknokent’ten Girişimcilere Güçlü Destek

Finansal teknolojiler, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik alanlarında yenilikçi projeleri keşfetmeyi ve bu projelerin global pazarlarla buluşmasına katkı sağlamayı amaçlayan programın başvuruları başladı. Başvurular için son tarih ise 10 Mayıs 2026. Girişimcilik ekosistemine finansal desteklerin ötesinde, sunduğu güçlü programlarla yön veren Halkbank’ın, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ARI Teknokent iş birliği ve dünyanın en iyi kuluçka merkezi seçilen İTÜ Çekirdek’in bilgi birikimiyle hayata geçirdiği HUBrica Hızlandırma Programı’nın yeni dönem takvimi belli oldu. Fintek, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik alanlarına odaklanan programın 3. dönem başvuruları, 10 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek. Girişimcilerin iş geliştirme, satış, yatırım alma ve küresel pazarlara açılma süreçlerine ivme kazandırmak amacıyla tasarlanan HUBrica Hızlandırma Programı kapsamında girişimciler; eğitim, mentörlük ve danışmanlık desteklerinin yanı sıra workshoplara katılma, Halkbank yöneticileriyle bir araya gelme, Banka ile iş birliği fırsatları yakalama ve küresel ağlara erişim gibi çok yönlü imkânlardan yararlanabiliyor. Program kapsamında girişimciler, İTÜ Çekirdek’in sunduğu geniş olanaklardan da faydalanarak 80’den fazla yatırımcıya doğrudan ulaşma fırsatı bulacak. Ayrıca 500’ü aşkın profesyonelden oluşan mentör havuzuna erişim ile ödeme ve bulut sistemleri ile muhasebe desteklerini içeren 45’ten fazla özel ayrıcalıktan yararlanacak. Bununla birlikte, İTÜ ARI Teknokent’in güçlü ekosistemi sayesinde networking etkinliklerine katılabilecek girişimciler, değerli bağlantılar kuracak ve küresel ölçekte büyümeyi destekleyen fırsatlara da ulaşabilecekler. Bankanın ve İTÜ Çekirdek’in web sitesi üzerinden yapılacak başvuru sürecinin ardından programa seçilecek girişimciler için Haziran 2026’da “Kick-Off” etkinliği gerçekleştirilecek. 3 haftalık yoğun bir eğitim ve gelişim sürecinin ardından Eylül ayında “HUBrica Söyleşileri” ile devam edecek olan program, Ekim ayındaki “Demo Day” etkinliğinde girişimcilerin yatırımcılarla bir araya gelmesiyle sona erecek. Programı başarıyla tamamlayan girişimciler, Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge sahnesinde yatırımcılar, girişimcilik ekosistemi paydaşları ve kamuoyunun karşısına çıkma fırsatı da yakalayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Sigorta, 2025 Yılında da Büyümesini Sürdürdü Haber

QNB Sigorta, 2025 Yılında da Büyümesini Sürdürdü

QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş, şirketin yılı güçlü sonuçlar ve yenilikçi adımlarla geçirdiğini belirterek, Sağlık, Hayat ve Ferdi Kaza sigortaları branşlarında prim üretiminde yüzde 81 büyüme kaydedildiğini açıkladı. “Bugün, Bugünü Yaşa” yaklaşımıyla Sağlık, Hayat ve Ferdi Kaza sigortaları ile Bireysel Emeklilik branşlarında sigortacılık hizmetleri sunan QNB Sigorta, 2025 yılı performansını açıklarken genel görünüme dair de değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılında QNB Sigorta, Sağlık, Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında toplam prim üretiminde 16 milyar TL hacmine ulaşarak yüzde 81 büyüme kaydetti. 772 çalışanı ve yaklaşık 7 milyon müşteriyi kapsayan geniş müşteri portföyüyle QNB Sigorta, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda yüzde 45 prim büyümesi ile 93 bin sigortalıya ulaşırken, Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında pazar payını yüzde 8,3’e çıkardı. Bankasürans tarafında ise Hayat ve Ferdi Kaza branşlarında yüzde 10,85 pazar payına ulaşan şirket, özel sigorta şirketleri arasında 6’ncı sırada yer aldı. Tamamlayıcı Sağlık Sigorta’sında ise banka kanalında yüzde 13,09 pazar payı yakalayarak 3’üncü özel şirket konumuna yerleşti. “Güçlü finansal performansımızı korurken topluma değer katmayı sürdürdük” QNB Sigorta’nın temel önceliğinin gelecek endişesinden uzak, bugünü güvenle ve doyasıya yaşatan bir sigortacılık anlayışıyla hizmet vermek olduğunu belirten QNB Sigorta Genel Müdürü Pınar Kuriş; “QNB Sigorta olarak 2025 yılında stratejimizi; sürdürülebilir büyüme, dijitalleşme ve toplumsal fayda ekseninde şekillendirdik. Müşteri deneyimini odağımıza alarak dijital kanallarımızı güçlendirdik, mobil uygulamamızı ve banka entegrasyonlarımızı geliştirerek erişimi daha hızlı ve kolay hale getirdik. Bununla birlikte sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir başlık olarak değil; yönetişimden sosyal sorumluluğa, risk yönetiminden kurum kültürüne kadar tüm iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırdık. Girişimcilik programlarımızla çalışanlarımızın yenilikçi fikirlerini desteklerken, eğitimden çevre projelerine uzanan sosyal çalışmalarımızla topluma değer katmayı sürdürdük. Önümüzdeki dönemde de güçlü finansal performansımızı korurken, teknolojiyi etkin kullanan, sorumlu ve öncü bir sigorta şirketi olma hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz” dedi. Yenilikçi Çalışmalarıyla Müşteri Deneyimini İyileştiriyor 2025 yılında dijital kanallarda büyük atılımlar gerçekleştiren QNB Sigorta, WhatsApp üzerinden hizmet veren dijital asistanı QNBilir’i ile de sektöründe fark yaratmaya devam etti. Sıkça Sorulan Sorular kapsamında toplam 198 fonksiyon sunan QNBilir, kullanıcıların sigorta poliçelerine dair sıkça sorduğu sorulara hızlı yanıt verirken; poliçe yenileme gibi konularda hatırlatıcı mesajlarla proaktif bilgilendirme sağlayarak dijital bir asistan rolü üstleniyor. 2025 yılı sonunda QNBilir, yaklaşık 38 bin tekil kullanıcı tarafından toplam 60 bin sohbet ile müşterilerin self-servis kanallardan hızlı ve kolay destek almasına katkı sağladı. QNB Sigorta’nın sürekli geliştirilen mobil uygulaması ise 2025 yılında 280 bini aşkın indirme ve 160 bin kayıtlı kullanıcıya ulaştı. Banka şifresi ile giriş özelliği sayesinde kullanıcılar hızlı ve kolay bir şekilde bilgiye erişim sağlayabiliyor. QNB Sigorta, iyihisset.com blogu aracılığıyla da müşterilerinin yanı sıra sağlıklı ve kaliteli bir yaşam arayışındaki herkese rehberlik etmeye devam etti. Yıl boyunca her ay ortalama 20 bini aşkın ziyaretçinin iyi hissetmesine rehberlik yapan blog, sağlık, beslenme, egzersiz, astroloji ve sürdürülebilirlik gibi geniş bir yelpazede içerik sundu. Site, düzenli bülten abonelerine pazar kahveleri eşliğinde keyifle okuyabilecekleri içerikler sunarak fark yarattı. Ürün Yelpazesi Genişliyor, İş Birlikleriyle Güçleniyor QNB Sigorta, Enpara Bank’ın yolculuğuna bağımsız bir mevduat bankası olarak devam etme kararı ile birlikte var olan iş birliğini yeni bir faza taşıdı. Bu yeni dönem ile birlikte QNB Sigorta, Enpara Bank müşterilerine sunduğu teminatların kapsamını genişletti ve ürün yelpazesini zenginleştirmeye yönelik çalışmalara başladı. Yeni dönemde bireysel müşterilere yönelik sağlık sigortası ürünleri geliştirilirken, Enpara Bank’ın tüzel müşterilerine özel hayat sigortası çözümlerinin de portföye dahil edilmesi için başlatılan projeler hızla devam ediyor. Bu stratejik iş birliği sayesinde QNB Sigorta, bankasürans kanalındaki gücünü pekiştirirken, daha geniş bir müşteri kitlesine entegre ve yenilikçi sigorta çözümleri sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.