Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Girişimcilik

Kapsül Haber Ajansı - Girişimcilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişimcilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ChangeNOW HUBS Istanbul COP31 Yolunda Türkiye'nin Sürdürülebilirlik Ekosistemini Bir Araya Getirdi! Haber

ChangeNOW HUBS Istanbul COP31 Yolunda Türkiye'nin Sürdürülebilirlik Ekosistemini Bir Araya Getirdi!

Aplike Beyin'in Türkiye lisansını üstlendiği organizasyon; iş dünyası, girişimcilik ekosistemi, yatırımcılar, akademi, sivil toplum ve gençleri COP31 yolunda ortak gündemler etrafında buluşturdu. İstanbul'da gün boyu süren buluşmada iklim eyleminden kapsayıcı liderliğe, kuşaklar arası diyalogdan sporun toplumsal etkisine, B Corp hareketinden sürdürülebilir girişimciliğe uzanan başlıklar ele alındı. Panellerin yanı sıra girişim sunumları, çözüm alanları, atölyeler ve networking buluşmaları; farklı sektörlerden katılımcıların deneyim paylaşmasına ve yeni iş birliği olanaklarını değerlendirmesine zemin hazırladı. Aplike Beyin Kurucusu ve ChangeNOW Türkiye Lideri Beyza Beyzade Berkol, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında güçlü bir çözüm ve yetenek potansiyeli bulunduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “10 Eylül’de bir kez daha gördük ki Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında çözüm de yetenek de güçlü bir irade de var. Asıl ihtiyaç, birbirinden habersiz ilerleyen taraflar arasında güvene dayalı bağlantılar kuracak ve konuşmayı eyleme çevirecek ortak bir zemindi. COP31’i yalnızca bir iklim zirvesi değil, Türkiye için ekonomik ve toplumsal bir dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. Bundan sonraki başarımızı, etkinlik günü oluşan enerjinin kalıcı ilişkilere, yeni projelere ve ölçülebilir etkiye dönüşmesi belirleyecek.” ChangeNOW HUB Istanbul adına değerlendirmelerde bulunan ChangeNOW HUBS İstanbul Yeni Nesil Etki Lideri UC Berkeley M.E.T. Belfu Berkol ise buluşmanın tek günlük bir etkinliğin ötesinde, yıl boyunca devam edecek bir hareketin başlangıcı olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “ChangeNOW HUB Istanbul’u bir sonuç olarak değil, yıl boyunca devam edecek bir hareketin başlangıcı ve ilk kıvılcımı olarak görüyoruz. Bu buluşma, farklı kuşakların aynı amaç etrafında birlikte üretebildiğini ve gençlerin geleceğin pasif temsilcileri değil, bugünün karar ortakları olduğunu gösterdi. Şimdi hedefimiz, burada ortaya çıkan fikirleri karar vericiler ve yatırımcılarla buluşturarak gençlerin düşüncelerinin gerçek süreçlere etki etmesini sağlamak.” Paris'ten İstanbul'a kök salan hareket Program, ChangeNOW HUBS Istanbul'un Türkiye'deki yolculuğunu ve küresel ChangeNOW ekosistemiyle kurduğu bağı odağına alan açılışın ardından 'Paris'ten İstanbul'a Bir Hareket Kök Salıyor' oturumuyla devam etti. Belfu Berkol ve Rose-May Lucotte, ChangeNOW'un Paris'ten İstanbul'a uzanan etki yaklaşımını ve yerel ekosistemin küresel hareket içindeki rolünü değerlendirdi. Dilin Kemiği Yok Ebru Nihan Celkan, Kerem Kanık, Jülide Erdoğan ve Münteha Adalı; sürdürülebilir dönüşümün yalnızca hedeflerle değil, kullanılan dil, kurulan anlatı ve toplumsal katılım biçimleriyle de şekillendiğini farklı perspektiflerden ele aldı. KAYIT DIŞI: İki Kuşak Ortak Gelecek Emine Erdem ve Belfu Berkol, farklı kuşakların deneyimlerini ortak bir gelecek fikrinde buluşturarak dönüşümde kuşaklar arası diyaloğun ve karşılıklı öğrenmenin önemini konuştu. COP31 Yolunda İklim Eylemi Gündemini İleri Taşımak Tony Huber ve Tuğçe Söğüt, COP31'e giden süreçte iklim gündeminin nasıl somut eyleme dönüştürülebileceğini ve farklı aktörler arasındaki iş birliğinin önemini değerlendirdi. Sürdürülebilirliğin Eksik Halkası Kapsayıcı Liderlik Ahmet Dördüncü, Esra Bezircioğlu ve Meltem Kurtsan; kapsayıcılığı kurum kültürü, karar alma süreçleri ve sürdürülebilir dönüşümün kalıcılığı açısından ele aldı. Spor Daha Sağlıklı Kapsayıcı ve Dayanıklı Toplumları Nasıl Güçlendirebilir Şafak Müderrisgil, Zeliha Ünaldı ve Gülberk Gültekin Salman; sporun sağlık, eşitlik, toplumsal dayanıklılık ve aidiyet üzerindeki dönüştürücü rolünü tartıştı. İş Dünyasında Çıtayı Yükseltmek B Corp'lar Türkiye'de Değişime Nasıl Öncülük Ediyor Melissa Clissold, Sarah Garcia, Ece Altunmaral, Duru Leblebicioğlu ve Ceyda Kaytmaz; etki odaklı iş modellerini, ölçülebilir dönüşümü ve B Corp yaklaşımının Türkiye iş dünyasına sunduğu olanakları gündeme taşıdı. Girişimler çözümlerini sahneye taşıdı Türkiye Girişimcilik Vakfı desteğiyle gerçekleştirilen 'Bir Sonraki Değişim Girişim Sunumları' oturumunda, gezegen ve toplum için yenilikçi çözümler geliştiren girişimciler iş modellerini jüri ve katılımcılarla paylaştı. Sunumlar, sürdürülebilirlik gündeminin yalnızca tartışılan bir alan değil; teknoloji, girişimcilik ve yeni iş modelleriyle hayata geçirilen bir dönüşüm sahası olduğunu ortaya koydu. İstanbul'dan öteye hareketin devamı Günün kapanışındaki 'İstanbul'dan Öteye Hareketin Devamı' oturumunda Belfu Berkol ve Alexandra Bazin Debauche, etkinlikte kurulan diyaloğun ve bağlantıların yıl boyunca nasıl sürdürülebileceğine odaklandı. ChangeNOW HUB Istanbul'ın tek günlük bir buluşmanın ötesinde; yeni ortaklıkları, girişimleri ve çözüm odaklı çalışmaları destekleyen uzun soluklu bir ekosistem olarak gelişmesi hedefi paylaşıldı. ChangeNOW HUB Istanbul, COP31 yolunda Türkiye'nin sürdürülebilirlik ekosistemindeki farklı aktörleri aynı zeminde buluşturarak ortak gündemlerin görünürlük kazanmasına, yeni bağlantıların kurulmasına ve çözüm odaklı iş birlikleri için güçlü bir başlangıç yapılmasına katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Kacır, GITEX Ai Türkiye’de Türkiye’nin Teknoloji Alanındaki Yeni Büyüme Vizyonunu Anlattı Haber

Bakan Kacır, GITEX Ai Türkiye’de Türkiye’nin Teknoloji Alanındaki Yeni Büyüme Vizyonunu Anlattı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bugün İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GITEX Ai Türkiye’de küresel teknoloji liderlerine hitap etti. Kacır, Türkiye’nin 100 bin teknoloji girişimi ve toplam 100 milyar dolarlık unicorn değerlemesi hedefiyle dünyanın en büyük 10 girişim ekosisteminden birini kurmayı amaçladığını söyledi. Kacır, “Teknoloji girişimciliğini, Türkiye’nin yeni nesil başarı hikâyelerinin temel itici güçlerinden biri olarak görüyoruz” dedi. Bu büyümeyi desteklemek amacıyla Türkiye, yapay zekâ odaklı girişim sermayesi fonlarına 150 milyon dolarlık kamu kaynağı ayırarak gelecek vadeden yapay zekâ girişimlerinin finansmana erişimini genişletiyor. Kacır, “Türkiye’nin; yeni teknolojilerin geliştirildiği, yenilikçi şirketlerin ölçeklendiği ve ileri sanayi çözümlerinin küresel pazarlara ulaştığı, yapay zekâ çağının öncü merkezlerinden biri olmasını istiyoruz” dedi. GITEX Ai Türkiye’ye 88 ülkeden katılan binlerce uluslararası ziyaretçiye de çağrıda bulunan Kacır, “Bir sonraki çığır açıcı projenizi Türkiye’de hayata geçirmeye davet ediyorum. Yeni şirketinizi Türkiye’den büyütün; Türkiye’yi iş ortağınız olarak konumlandırarak bölgesel ve küresel pazarlara ulaşın” diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin (Invest in Türkiye) ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının stratejik ortaklığında ve inD organizasyonuyla düzenlenen GITEX Ai Türkiye; yapay zekâ altyapısı ve yatırımlarından siber güvenliğe, fiziksel yapay zekâdan dijital kamu hizmetlerine ve girişimciliğe uzanan geniş bir yelpazede Türkiye'nin teknoloji alanındaki önceliklerinin ele alındığı küresel bir platform sundu. Türkiye yapay zekâ yol haritasında ilerliyor Etkinliğin ikinci günündeki programın açılışını yapan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Millî Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Sadullah Uzun, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki hedeflerini somut adımlara dönüştürme kararlılığını anlattı. Uzun, "2026-2030 Yapay Zekâ Vizyonumuz ve Eylem Planımız en üst düzeyde güçlü destek görüyor. Kamu harcamalarının yüzde 2’sinin yapay zekâya ayrılması ve beş milyon vatandaşımızın yapay zekâ ekonomisine katılabilecek yetkinliklere kavuşturulması hedefleniyor. Türkiye'nin yalnızca yapay zekâyı kullanan değil; aynı zamanda geliştiren, ticarileştiren ve ölçeklendiren bir ülke olmasını istiyoruz. " dedi. Türkiye’nin coğrafi bir köprüden uluslararası bir iş ve yatırım merkezine dönüşümüne dikkat çeken Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi (Invest in Türkiye) Başkanı A. Burak Dağlıoğlu ise Türkiye’nin teknoloji, yatırım ve uluslararası ticaret alanlarındaki bölgesel merkez konumuna dikkat çekti. Dağlıoğlu, "Yirmi yıl önce Türkiye çoğunlukla Asya ile Avrupa arasında bir köprü olarak görülüyordu. Bugün ise üretim, Ar-Ge, lojistik, teknoloji ve girişimcilik alanlarında bölgesel bir merkez konumunda. Ancak bölgesel bir merkez olmak bizim için yeterli değil. Önümüzdeki dönem hedefimiz, küresel bir ekonomik güç hâline gelmek. Türkiye; zengin yetenek havuzu, reform konusundaki güçlü kararlılığı ve yatırımcıları destekleyen kamu politikalarıyla dirençli ve hızla büyüyen bir ekonomiye sahip. Kıtaların kesişimindeki konumumuzla birlikte tüm bu güçlü yönler, yapay zekânın küresel ekonomiyi yeniden şekillendirdiği bir dönemde rekabet gücümüzü korumamız için sağlam bir temel oluşturuyor" dedi. GITEX CEO’su Trixie LohMirmand ise Türkiye’nin sahip olduğu bu güçlü yönleri daha hızlı uluslararası büyümeye ve yatırıma dönüştürmesi gerektiğini vurguladı. LohMirmand ayrıca GITEX’in uluslararası iş birliklerini güçlendiren, yatırımların ve yeni fırsatların önünü açan rolüne dikkat çekti. LohMirmand, "Türkiye; küresel ölçekte güçlü sanayi altyapısı, dinamik dijital ekonomisi ve yaklaşık 1.500 yapay zekâ girişimiyle yapay zekâ çağına son derece güçlü bir birikimle giriyor. Ancak yapay zekâ rekabetin kurallarını değiştirdi. Şimdi belirlenen hedefler doğrultusunda hızla harekete geçme zamanı. GITEX; güveni pekiştiren, bilgi paylaşımını arttıran, yeni iş bağlantıları ve fırsatlar oluşturan bir platform olarak Türkiye’yi yeni pazarlar, yatırım kaynakları ve nitelikli insan kaynağıyla geniş ölçekte buluşturmak için burada. Sanayi çağında büyük ölçekte üretim yapabilenler öne çıktı; yapay zekâ çağında ise yapay zekâ kapasitesini geniş ölçekte kullanabilenler öne çıkacak. Cumhurbaşkanlığından Türkiye’de Yatırım’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından ekosistemin tamamına kadar gördüğümüz kararlılık, güçlü hedefler ve üst düzey yönetim desteğiyle Türkiye, yakından izlenecek ülkelerden biri olacak” dedi. Bakan Kacır’ın konuşması, GITEX Ai Türkiye’nin İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen iki günlük programının kapanışında gerçekleşti. Etkinlik, 350’den fazla şirket ve girişimi küresel yatırımcılar, politika yapıcılar ve teknoloji liderleriyle buluşturdu. Etkinlik alanında şirketler yeni teknolojilerini sergilerken ortaklıkları, yatırım fırsatlarını ve uluslararası pazarlara açılma yollarını değerlendirdi. Yapay zekâ ekonomisinde kadınların potansiyelini açığa çıkarmak Yapay zekânın kadın girişimcilere sunabileceği ekonomik fırsatlar, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar'ın dün katıldığı oturumda ele alındı. "Fikirden Etkiye: Türkiye'nin İnovasyon Ekonomisinde Kadınların Gücünü Açığa Çıkarmak" başlıklı oturumda Bayraktar, yapay zekânın küçük ekiplerle ve sınırlı kaynaklarla çalışan girişimcilerin kapasitesini arttırarak daha önce yalnızca çok daha büyük şirketlerin ulaşabildiği sonuçlara ulaşmalarına nasıl imkân tanıdığını anlattı. Bayraktar, "Kadınlar için çok büyük bir fırsat söz konusu. Kadın girişimcilerin yapay zekâdan yararlanarak kapasitelerini nasıl arttırdıklarına bizzat tanıklık ediyoruz. Çok küçük ekiplerle ve sınırlı ekonomik kaynaklarla çalışıyor, ancak geçmişte yalnızca büyük şirketlerin elde edebildiği sonuçlara ulaşıyorlar" dedi. Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: "Kadınların ekonomik açıdan daha güçlü hâle gelmesi için yalnızca yapay zekâyı kullanmaları yeterli değil. Mentorluk, yatırım ve daha iyi istihdam olanaklarına da erişmeleri gerekiyor." GITEX, Dubai merkezli şirketlerin küresel büyümesini hızlandırıyor Küresel GITEX ağı, teknoloji şirketlerinin dünya genelinde yeni pazarlara ve iş fırsatlarına erişmesini destekliyor. Merkezi Dubai'de bulunan, dijital kamu hizmetleri ve akıllı şehir çözümleri alanlarında uzman teknoloji entegratörü INTEGRA CITY de GITEX'in farklı ülkelerdeki etkinliklerine katılımını arttıran şirketlerden biri olarak öne çıkıyor. Şirket; Dubai’deki GITEX GLOBAL’in yanı sıra Mısır, Fas ve Türkiye’de düzenlenen GITEX etkinliklerine de katılıyor. INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye kapsamında GITEX Ai Belgrad'a (25-27 Mayıs 2027) ve GITEX Ai Kazakistan'a (7-8 Haziran 2027) katılmak üzere mutabakat anlaşmaları imzaladı. Böylece şirket, GITEX ağı içindeki varlığını daha da genişletirken kamu kurumları ve özel sektörle kurulabilecek yeni iş birliklerinin de önünü açtı. INTEGRA CITY ayrıca farklı kentsel sistemlerden gelen verileri, yapay zekâ destekli analiz ve yönetim amacıyla tek bir platformda buluşturan akıllı şehir çözümünü tanıttı. INTEGRA CITY Teknolojiden Sorumlu Başkanı Ilya Belyakov, "Bugün kamu kurumlarının temel beklentisi artık süreçlerin birbirinden bağımsız biçimde dijitalleştirilmesi değil; yapay zekânın karar alma süreçlerinin merkezinde yer aldığı bütünleşik platformların geliştirilmesi. Çözümlerimiz, yapay zekâ modülleri, gerçek zamanlı analiz ve entegre platformlar aracılığıyla kamu güvenliğinden yol güvenliğine ve kent altyapısına kadar karmaşık sistemlerin verimli biçimde yönetilmesini sağlıyor" dedi. Yapay zekâ ekonomisinde güveni güçlendirmek Yapay zekâ kullanımı hızlanırken siber güvenlik de GITEX Ai Türkiye’nin öne çıkan gündem başlıklarından biri oldu. Türkiye’de gelişen düzenleyici çerçeve, dayanıklılık, yönetişim ve hesap verebilirlik konularına daha fazla önem veriyor. Yapay zekâ destekli dijital risk koruması ve tehdit istihbaratı alanlarında uzmanlaşan Türkiye merkezli siber güvenlik şirketi Brandefense, değişen tehditlerin ve düzenleyici beklentilerin kurumların siber riskleri belirleme, yönetme ve bu risklere müdahale etme biçimlerini nasıl dönüştürdüğünü anlattı. Brandefense Büyümeden Sorumlu Başkanı ve Kurucu Ortağı Hakan Uzun, "Uyum, artık yalnızca yapılacaklar listesindeki bir kutuyu işaretlemekten ibaret değil; yönetim kurulu düzeyinde ele alınan bir konu hâline geliyor. Kurumların yalnızca çevre güvenliğine odaklanan yaklaşımdan uzaklaşarak üçüncü taraflardan kaynaklanan tehditleri, dijital marka risklerini ve dış saldırı yüzeylerini de kapsayan çok daha geniş bir risk anlayışına yöneldiğini görüyoruz" dedi. Brandefense, etkinlikte dış saldırı yüzeyi yönetimi, tehdit istihbaratı, marka koruması ve üçüncü taraf risk yönetimini kapsayan yapay zekâ destekli çözümlerini tanıttı. Tehdit tespiti, müdahale ve dijital dayanıklılık için yapay zekâ destekli çözümler geliştiren siber güvenlik teknolojileri şirketi UMV ise kurumların yapay zekâyı ve dijital dönüşümü güvenle benimsemesinde siber güvenliğin taşıdığı role odaklandı. UMV CEO'su Yun Sung Kephas Bang, "Yapay zekâ ekonomisinin başarısını yalnızca inovasyon değil, güven de belirleyecek. Kurumlar yapay zekâ kullanımını hızlandırırken siber güvenlik, dijital dönüşümün temel unsurlarından biri hâline gelmeli. Böylece işletmeler tehditlere karşı hazırlıklı olurken inovasyon çalışmalarını da güvenle sürdürebilir” dedi. Şirket; gelişmiş web shell tespiti için WSS AI ve internet sitelerinde yetkisiz içerik değişikliklerini gerçek zamanlı olarak gideren WARSS dâhil olmak üzere yapay zekâ destekli güvenlik çözümlerini tanıttı. GITEX Ai Türkiye, iki gün boyunca Türkiye’nin teknoloji ekosistemini uluslararası GITEX ağıyla buluşturdu. Küresel teknoloji, sermaye ve uzmanlıkla kurulan bağları güçlendiren etkinlik, iş geliştirme ve küresel büyüme için yeni fırsatlar oluşturdu. GITEX Ai Türkiye’nin bir sonraki buluşması 15-16 Eylül 2027 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNET, Yeni Girişimcilerle Güçlendiği,  28’inci Yaşını Kutluyor Haber

QNET, Yeni Girişimcilerle Güçlendiği,  28’inci Yaşını Kutluyor

Doğrudan satış sektörünün önde gelen markalarından QNET, küresel ölçekte 28’inci kuruluş yılını kutlarken Türkiye’de de 16 yılı geride bırakıyor. Türkiye pazarına girdiği 2010 yılından bu yana doğrudan satış modelini yerel girişimcilik dinamikleriyle buluşturan şirket; eğitimden dijital altyapıya, finansal okuryazarlıktan çevresel sürdürülebilirliğe uzanan çalışmalarıyla uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. QNET’in Türkiye’deki 16 yıllık yolculuğunda, dijitalleşen pazar koşullarına uyum sağlayarak ticaretini ve operasyonunu küresel bilgi birikimiyle dönüştürdü. QNET, dijital yetkinliklerini geliştirirken ürün portföyünü de tüketicilerin farklılaşan ihtiyaçları doğrultusunda çeşitlendirdi. Girişimcilerini dijital araçlarla destekleyen, Microsoft ile dijital dönüşüm projesi yürüten, dijital içerik platformunu ve ürün katalogunu sürekli güncelleyen QNET, doğrudan satış sektöründe öncü rol oynamayı sürdürüyor. Türkiye’de Finansal Okuryazarlığa Yatırım Dijitalleşmeyle birlikte QNET, RYTHM felsefesine uygun Türkiye’de de sosyal etki çalışmalarına ağırlık veriyor. QNET için önemli kilometre taşlarından biri olan FinGreen programı 2023 yılından beri Türkiye’de hayata geçirildi. Özellikle kadınların ve gençlerin finansal okuryazarlık düzeylerinin geliştirilmesini amaçlayan projeyle bugüne kadar 600’ü aşkın kişiye ulaşıldı. QNET, program kapsamında Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ve Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı (TOÇEV) ile iş birlikleri gerçekleştirdi. Düzenlenen eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla katılımcıların bütçe yönetimi, tasarruf ve finansal planlama konularında bilgi edinmeleri desteklendi. Program, günlük yaşamda daha bilinçli finansal kararlar alınmasına katkı sağlamanın yanı sıra özellikle kadınların ve gençlerin ekonomik açıdan güçlenmesini hedefledi. Sürdürülebilirliğe Türkiye’den Katkı… Çevresel sürdürülebilirlik de QNET’in Türkiye’deki yaklaşımının önemli başlıklarından birini oluşturuyor. Şirketin EcoMatcher iş birliğiyle 2021 yılında başlattığı ‘Green Legacy’ programı kapsamında, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 11 ülkede bugüne kadar toplam 20 bin 200 ağacın dikilmesine katkı sağlandı. Kenya, Filipinler, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Cezayir, Türkiye, Mısır, Fas, Azerbaycan, Irak ve Malezya’yı kapsayan program, çevresel etkinin uluslararası iş birlikleriyle büyütülmesini amaçlıyor. QNET, bu yaklaşımını çevre dostu uygulamaları ve vegan ürün alternatifleriyle de destekliyor. “Güçlü ve uzun soluklu planlarla başarıyı elde ettik” QNET Türkiye ve Orta Asya Bölge Genel Müdürü Cem Geyik, şirketin Türkiye’deki 16 yıllık yolculuğuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “QNET’i bugün bulunduğu noktaya taşıyan en önemli unsurlardan biri, temel değerlerimizden ödün vermeden değişen ihtiyaçlara uyum sağlama becerimiz oldu. Türkiye’de faaliyet göstermeye başladığımız 2010 yılından bu yana doğrudan satış modelimizi yerel girişimcilik dinamikleriyle buluşturarak güçlü ve uzun soluklu bir vizyon oluşturduk. Değişen tüketici beklentilerine uyum sağlarken dijital altyapımızı, eğitim olanaklarımızı ve ürün portföyümüzü de geliştirmeyi sürdürdük” dedi. Başarının yalnızca büyüme rakamlarıyla ölçülemeyeceğini belirten Geyik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki yolculuğumuzu yalnızca ticari bir faaliyet olarak görmüyoruz. İnsanların hayatına dokunan ve uzun vadeli değer yaratan çalışmalar, yaklaşımımızın önemli bir parçasını oluşturuyor. FinGreen programını 2023 yılında Türkiye’ye taşıyarak KEDV ve TOÇEV iş birliğiyle kadınlara ve gençlere finansal okuryazarlık alanında destek sunduk. Bütçe yönetimi, tasarruf ve finansal planlama konularında farkındalık yaratırken özellikle kadınların ekonomik açıdan güçlenmesine katkı sağlamayı amaçladık. Türkiye’yi de kapsayan Green Legacy programımızla çevresel sürdürülebilirlik alanındaki sorumluluğumuzu somut adımlarla destekledik. Önümüzdeki dönemde de girişimcilik, eğitim, finansal farkındalık ve sürdürülebilirlik ekseninde Türkiye’ye değer katmaya devam edeceğiz.” Küçük Bir Ekipten Küresel Organizasyona 1998 yılında Hong Kong’da küçük bir ekiple kurulan QNET, bugün Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da faaliyet gösteren küresel bir organizasyon olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, 28 yıllık küresel yolculuğu boyunca operasyonlarını, ürün portföyünü ve dijital yetkinliklerini değişen tüketici beklentilerine göre geliştirdi. QNET’in RYTHM felsefesi kapsamında yürüttüğü sosyal etki çalışmaları ise eğitim, sağlık, çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik güçlenme alanlarına odaklanıyor. Şirket, küresel ölçekte 28’inci, Türkiye’de ise 16’ncı yılını geride bırakırken bireylerin uzun vadeli gelişimine katkı sağlayan ve potansiyellerini gerçekleştirmelerine yardımcı olan projeleri büyütmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam, Türkiye'nin 7 Bölgesinden 700 Genç Kadının Girişimcilik ve Liderlik Yolculuğuna Eşlik Edecek Haber

Şişecam, Türkiye'nin 7 Bölgesinden 700 Genç Kadının Girişimcilik ve Liderlik Yolculuğuna Eşlik Edecek

İlk döneminde 3 binden fazla başvuru alan program, bu yıl Türkiye'nin 7 bölgesinden 700 genç kadına ulaşmayı hedefliyor. Girişimcilik odağında tasarlanan program, eğitimlerden mentorluk desteğine, atölyelerden yönetici buluşmalarına uzanan kapsamlı bir gelişim deneyimi sunacak. Şişecam'ın genç kadınların bireysel ve mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Geleceğe İlerleyen Kadınlar Programı, ikinci döneminde kapsamını büyüterek daha geniş bir coğrafyaya ulaşmaya hazırlanıyor. İlk döneminde yoğun ilgi gören ve 3 binin üzerinde başvuru alan program, yeni dönemde Türkiye’nin 7 bölgesinden 700 genç kadını girişimcilik, liderlik ve kişisel gelişim alanlarında desteklemeyi amaçlıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlamayı odağına alan programın bu yılki ana teması girişimcilik olacak. Katılımcılar, kariyer ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak eğitimlerin yanı sıra mentorluk desteği, uygulamalı atölye çalışmaları ve ilham veren yönetici buluşmalarıyla geleceğe hazırlanacak. Program kapsamında Marmara Bölgesi'nde Edirne, Karadeniz Bölgesi'nde Samsun, Doğu Anadolu Bölgesi'nde Erzurum, Ege Bölgesi'nde Muğla, İç Anadolu Bölgesi'nde Konya, Akdeniz Bölgesi'nde Antalya ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Mardin olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinde genç kadınlarla bir araya gelinecek. Çevre illerden katılıma da açık olacak program için başvurular 30 Eylül'e kadar devam edecek. Programa 18-25 yaş arasındaki üniversite öğrencisi veya yeni mezun genç kadınlar Geleceğe İlerleyen Kadınlar üzerinden başvurularını yapabilecek. Girişimcilik ve Liderlik Odağında Kapsamlı Bir Deneyim Şişecam'ın Turkishe iş birliğiyle yürüttüğü program, genç kadınlara yalnızca eğitim değil aynı zamanda güçlü bir gelişim ekosistemi sunuyor. Katılımcılar; öz gelişim, girişimcilik, liderlik ve geleceğin yetkinliklerine yönelik eğitimlerin yanı sıra mentorluk seansları, yüz yüze atölyeler ve deneyim paylaşım platformlarından yararlanacak. Programın finalinde gerçekleştirilecek ideathon kapsamında genç kadınlar, Şişecam'ın faaliyet alanlarına yönelik yenilikçi fikir ve projeler geliştirme fırsatı bulacak. Böylece katılımcılar teorik bilgilerini somut projelere dönüştürerek girişimcilik deneyimi kazanacak. Programın ikinci döneminde, ilk dönem mezunları da sürece aktif olarak dahil olacak. Mezun katılımcılar, yeni dönem katılımcılarına "buddy" olarak eşlik ederek deneyimlerini paylaşacak ve onların gelişim yolculuklarına destek verecek. İlk Dönemden 48 Proje ve Güçlü Bir Dayanışma Ağı Çıktı Programın ilk döneminde İstanbul, Kocaeli, Mersin, Eskişehir, Bursa, Kırklareli, Ankara, Balıkesir ve Denizli'den katılan genç kadınlar eğitimlerini başarıyla tamamladı. Eylül 2025'te başlayan program, Mart 2026'da ilk mezunlarını verdi. Katılımcılar program boyunca yetkinliklerini geliştirirken sürdürülebilirlik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve inovasyon gibi alanlarda toplam 48 proje üretti. Ortaya çıkan projeler, genç kadınların potansiyellerini ortaya koyarken birlikte üretmenin ve dayanışmanın gücünü de gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan Türkiye'de Üst Düzey Atama Haber

Nissan Türkiye'de Üst Düzey Atama

Nissan Türkiye, pazarlama organizasyonunda üst düzey bir atama gerçekleştirdiğini duyurdu. Şirket bünyesinde daha önce Satış Planlama, Bayi Ağı Geliştirme ve Satış & Pazarlama İş Planlama gibi alanlarda görev yapan Sertaç Aydın, 4 Eylül 2026 tarihi itibarıyla Nissan Türkiye Pazarlama Direktörü olarak yeniden organizasyona katılıyor. Nissan Türkiye'deki dokuz yılı aşkın kariyeri boyunca Planlama ve Pazar İstihbaratı, Bayi Ağı Geliştirme, Satış Planlama Müdürlüğü ve Satış & Pazarlama İş Planlama Müdürlüğü görevlerini üstlenen Aydın, 2025 yılından bu yana otopiyasadegeri.com'un kurucu ortağı olarak girişimcilik alanında da deneyim kazandı. Şirketten ayrıldığı bu dönemde edindiği farklı bakış açısını, yeni görevinde Nissan Türkiye'ye taşıyacak. Endüstri Mühendisliği eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi ve Southern Illinois University Edwardsville'de tamamlayan Aydın, Harvard Business School Online bünyesinde HBX Core Business sertifikasına sahiptir. Nissan Türkiye’nin tüm pazarlama operasyonuna liderlik edecek olan Aydın, Nissan Türkiye Genel Müdürü Tomohiko Yao'ya raporlayacak. Şirket içi süreçlere ve Nissan'ın iş yapış biçimine olan hakimiyetiyle öne çıkan Sertaç Aydın'ın, pazarlama organizasyonuna kazandıracağı deneyimle markanın Türkiye'deki büyüme hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATO ve Lokman Hekim Üniversitesi’nden İş Birliği Haber

ATO ve Lokman Hekim Üniversitesi’nden İş Birliği

Ankara Ticaret Odası (ATO) ile Lokman Hekim Üniversitesi arasında; eğitimden araştırmaya, sağlıktan nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine, bilimsel çalışmalardan toplumsal farkındalığın artırılmasına kadar geniş bir alanda ortak çalışmalar yürütülmesini öngören iş birliği protokolü imzalandı. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, üniversitelerin ürettiği bilimsel bilgi ve akademik birikimin, iş dünyasının tecrübesi, üretim gücü ve sahadaki ihtiyaçlarıyla buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, "Bilginin ekonomiye, bilimin üretime, gençlerin istihdama daha güçlü bağlarla bağlandığı bir Ankara hedefliyoruz" dedi. ATO Başkanlık Makamı'nda gerçekleşen protokol imza töreninde, protokole Ankara Ticaret Odası adına Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Lokman Hekim Üniversitesi adına ise Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mehmet Altuğ imza koydu. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, imza töreninde yaptığı konuşmada, protokolün iki kurum arasında geniş kapsamlı bir iş birliğinin temelini oluşturacağını belirterek, "Bu protokolle, üniversitemizin ürettiği bilimsel bilgi ve akademik birikimi iş dünyamızın tecrübesi, üretim gücü ve sahadaki ihtiyaçlarıyla buluşturmayı, bu birliktelikten somut projeler, yeni fikirler ve katma değer üreten çalışmalar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. -ANKARA'NIN GELECEĞİNE YATIRIM ATO Başkanı Baran, üniversitelerle kurdukları iş birliklerini Ankara'nın geleceğine yapılan bir yatırım olarak gördüklerini belirterek, "Bilginin ekonomiye, bilimin üretime, gençlerin istihdama daha güçlü bağlarla bağlandığı bir Ankara hedefliyoruz. Bugün attığımız imzanın da kağıt üzerinde kalan bir protokol değil ortak projelere, eğitimlere, araştırmalara, girişimlere ve toplumsal faydaya dönüşen yaşayan bir iş birliği olmasını arzu ediyoruz. Lokman Hekim Üniversitemizin akademik birikimi ile Ankara Ticaret Odamızın iş dünyası tecrübesi ve güçlü üye ağı bir araya geldiğinde, Ankara'mız ve ülkemiz adına güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyorum" dedi. -İŞ DÜNYASI İLE ÜNİVERSİTE İŞ BİRLİĞİ KALKINMANIN DA İTİCİ GÜCÜ- Günümüzde ülkelerin kalkınma gücünün yalnızca sermayeleri veya doğal kaynaklarıyla olduğu kadar, bilgiyi üretme, onu teknolojiye, ürüne ve katma değere dönüştürme kapasiteleri ve sahip oldukları nitelikli insan kaynağıyla da ölçüldüğünü kaydeden Baran, "Bu noktada üniversiteler ile iş dünyası arasındaki iş birliği kalkınmanın itici güçlerinden biri haline geldi. Bu iş birlikleri ayrıca üniversitelerimizin bilimsel çalışmalarının karşılığını sahada görebilmeleri, çalışma hayatının ihtiyaçlarına göre öğrencilerini yetiştirebilmeleri ve araştırmalarını ekonomik ve toplumsal değere dönüştürebilmeleri açısından da kıymetli" diye konuştu. -"SAĞLIK, STRATEJİK BİR SEKTÖR"- Ankara'nın üniversiteleri, araştırma merkezleri, sağlık kuruluşları, teknoparkları, gelişmiş sanayi altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla bilim, sağlık ve teknoloji alanlarında büyük potansiyel taşıdığını belirten Baran, Lokman Hekim Üniversitesi'nin de önemli bir marka haline geldiğini ifade etti. Baran, sağlık sektörünün ülkeler açısından önemine dikkat çekerek, "Özellikle sağlık insan hayatını doğrudan ilgilendirmesinin yanı sıra bilim, teknoloji, girişimcilik, üretim ve ihracat açısından da stratejik bir sektör. Bu önemli sektörde gelişmenin yolu bilimsel çalışmalarla üretim gücümüzü bir araya getirmekten geçiyor. Sağlık teknolojilerinden biyoteknolojiye, medikal cihazlardan ilaca kadar her alanda ilerlememizin en verimli yolu bu" dedi. Ankara Ticaret Odası olarak üniversitelerin laboratuvarlarında üretilen bilginin reel sektörde karşılık bulmasını önemsediklerini kaydeden Baran, "Ankara Ticaret Odası olarak, üniversitelerimizin laboratuvarlarında üretilen bilginin reel sektör cephesinde karşılık bulması, girişimlere dönüşmesi, yeni ürünlerin ve teknolojilerin önünü açmasını çok önemsiyoruz" diye konuştu. ATO Başkanı Baran, imzalanan protokolle birlikte ATO'nun Meslek Komiteleri ve Lokman Hekim Üniversitesi'nin ilgili akademik birimleri arasındaki iş birliğinin güçleneceğini de ifade etti. Törene, ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran ile Lokman Hekim Üniversitesi Genel Sekreteri Ahmet Rıza Balım ve Av. Cansu İnaltun Yıldız da katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çiftçinin Telefonu Dijital Ziraat Mühendisine Dönüşüyor Haber

Çiftçinin Telefonu Dijital Ziraat Mühendisine Dönüşüyor

Boğaziçi Teknopark Batman Girişim Ofisi bünyesinde geliştirilen FATGES, Antep ve Siirt fıstığına özel olarak eğitilen yapay zekâ teknolojisiyle çiftçilerin tarladaki sorunları hızlı ve doğru şekilde tespit etmesine, toprak analizlerini anlamlandırmasına ve üretim süreçlerini daha verimli yönetmesine yardımcı oluyor. Batman’da 129 binin üzerinde dekarlık alanda fıstık üretimi yapılırken, bu alanların yalnızca yüzde 2’sinin profesyonel ziraat mühendisliği hizmetlerinden yararlanabildiği belirtiliyor. Üreticilerin büyük bölümünün hastalık ve zararlılarla ilgili teşhis ve mücadele süreçlerinde geleneksel bilgi aktarımına başvurması, yanlış müdahaleler ve verim kayıpları riskini artırıyor. FATGES ise teknolojiyi doğrudan üreticinin kullanımına sunarak bu açığı kapatmayı hedefliyor. Bir Yaprak Fotoğrafı, Hastalığın Teşhisi İçin Yeterli “Fıstık ve Tarımsal Gelişim Entegre Sistemleri” ifadesinin kısaltmasından oluşan FATGES, Antep ve Siirt fıstığına özel geliştirilen yapay zekâ altyapısıyla üreticinin günlük tarım kararlarını kolaylaştırıyor. Çiftçi, şüphelendiği bir yaprağın fotoğrafını akıllı telefonuyla çekerek sisteme yüklediğinde, yapay zekâ hastalık veya zararlı ihtimalini analiz ederek üreticiye hızlı bir değerlendirme sunuyor. Sistemin sunduğu çözüm bununla da sınırlı kalmıyor. Karmaşık toprak analiz raporlarını üreticinin anlayabileceği sade bir formata dönüştüren FATGES, tarlaya özel gübreleme ve ilaçlama önerilerinin oluşturulmasına yardımcı oluyor. Böylece profesyonel tarımsal danışmanlığa erişimin sınırlı olduğu bölgelerde, çiftçinin günlük üretim kararlarında dijital bir destek mekanizması oluşturulması amaçlanıyor. Pahalı Donanımlara Gerek Kalmadan Tarlalar Takip Edilebiliyor FATGES’in öne çıkan özelliklerinden biri de üreticinin yeni ve maliyetli bir teknolojik altyapı kurmasını gerektirmemesi. Akıllı telefon üzerinden kullanılabilen sistem, uydu görüntüleri aracılığıyla tarlaların uzaktan izlenmesine de olanak sağlıyor. Hasat döneminde artan hırsızlık riskine karşı ise isteğe bağlı akıllı güvenlik kameralarının mobil uygulamaya entegre edilmesi planlanıyor. Bu yapısıyla FATGES, tarım teknolojisini yalnızca büyük ölçekli ve yüksek teknoloji yatırımı yapabilen işletmelerin kullanımına sunmak yerine, doğrudan küçük ve orta ölçekli üreticinin günlük hayatına taşımayı hedefliyor. Genel Tarım Uygulamalarından Farklı: Fıstığın Dilini Öğreniyor FATGES’i benzer tarım teknolojilerinden ayıran temel unsurlardan biri, genel amaçlı bir tarım yapay zekâsı olmak yerine doğrudan Antep ve Siirt fıstığına odaklanması. Bölgenin toprak ve iklim koşullarında yetişen bu ürünlere ilişkin özel olarak eğitilen yapay zekâ altyapısı, akademik doğrulama süreçleriyle de destekleniyor. Projenin geliştirilme sürecinde Batman, Siirt ve Harran üniversitelerinden akademisyenlerin doğrulama katkıları sağlanırken, yazılım mühendisliği ile ziraat bilgisini aynı projede buluşturan genç ekip, bölgesel tarımın ihtiyaçlarına teknoloji tabanlı çözümler geliştirmeye odaklanıyor. Hedef: Güneydoğu’da Her Fıstık Ağacını Akıllandırmak Boğaziçi Teknopark’ın girişimcilik ekosistemini İstanbul’un ötesine taşıyan yapılanmalarından biri olan Batman Girişim Ofisi, bölgenin yerel ihtiyaçlarına teknoloji ve inovasyon odaklı çözümler geliştiren girişimlerin desteklenmesinde önemli bir rol üstleniyor. FATGES de bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Girişim, önümüzdeki dönemde ilk aşamada Batman’da 1.500’ün üzerinde üreticiye ulaşmayı, ardından Siirt, Şanlıurfa ve Diyarbakır’a açılmayı hedefliyor. “Güneydoğu’da her fıstık ağacını akıllandırmak” vizyonuyla geliştirilen FATGES, bölgenin köklü fıstık üretim kültürünü yapay zekâ ve dijital tarım teknolojileriyle buluşturarak hem üreticinin karar alma süreçlerini kolaylaştırmayı hem de tarımsal verimliliği artırmayı amaçlıyor. Boğaziçi Teknopark çatısı altında geliştirilen bu teknoloji, bir yandan geleneksel tarım bilgisini dijital verilerle güçlendirirken diğer yandan Güneydoğu Anadolu’nun tarımsal potansiyelini yeni nesil teknolojilerle buluşturuyor. FATGES’in hedefi ise basit: Çiftçinin elindeki telefonu, tarlasının ihtiyaçlarını anlayan dijital bir ziraat mühendisinin gücüne dönüştürmek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk, Girişimci Kâşif ‘İlk Fikrim’ semineri ile 3 Yılda 22 Bin Öğrenciye Ulaştı Haber

Kuveyt Türk, Girişimci Kâşif ‘İlk Fikrim’ semineri ile 3 Yılda 22 Bin Öğrenciye Ulaştı

Türkiye'nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk'ün, çocukların girişimcilik ekosistemiyle erken yaşta tanışmalarını ve teknoloji odaklı yetkinliklerini geliştirmelerini desteklemek amacıyla yürüttüğü Girişimci Kâşif İlk Fikrim Programı, 2025-2026 eğitim dönemini başarıyla tamamladı. Üç yıldır aralıksız devam eden program kapsamında Türkiye'nin farklı bölgelerinde gerçekleştirilen seminerler, eğitimler ve uygulamalı çalışmalarla bugüne kadar 17 ilde, 63 okulda, 22 bin öğrenciye ulaşıldı. Program süresince 8 binden fazla öğrenci devam eğitimlerine kayıt yaptırırken, 4 bin 441 öğrenci online eğitimlere katılarak kendi fikirlerini tasarlama yolculuğuna ilk adımını attı. 385 öğrenci düzenlenen demoday programında projelerini jüriye sunarak mezun olmaya hak kazandı. Ayrıca program kapsamında 2026 yılında başlanan ve eğitmenlerin yetkinliklerine katkı sağlamayı amaçlayan Öğretmen Akademisi ile 62 öğretmene eğitim verildi. Türkiye’nin Dört Bir Yanında Öğrencilerle Buluştu Girişimci Kâşif Programı, öğrencilerin yalnızca girişimcilik kavramıyla tanışmasını değil; problem çözme, takım çalışması, tasarım odaklı düşünme, teknoloji okuryazarlığı ve proje geliştirme gibi geleceğin yetkinliklerini erken yaşta kazanmalarını amaçlıyor. Bugüne kadar İstanbul, Kocaeli, İzmir, Manisa, Çankırı, Samsun, Tokat, Trabzon, Erzurum, Muş, Diyarbakır, Batman, Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, Adana ve Mersin olmak üzere 17 ilde düzenlenen eğitimler sayesinde öğrenciler girişimcilik ekosistemini yakından tanırken, fikirlerini projeye dönüştürme süreçlerini deneyimleme fırsatı buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Girişimcilerin Yatırım Rotası BT ve Otomasyona Çevriliyor Haber

Türkiye’de Girişimcilerin Yatırım Rotası BT ve Otomasyona Çevriliyor

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY tarafından gerçekleştirilen EY Girişimcilik Barometresi’nin ikinci sayısının sonuçları açıklandı. Europe Central bölgesi genelinde Türkiye’nin de aralarında olduğu çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 1.000’den fazla aile şirketi sahibi, start-up kurucusu ve farklı ölçekteki şirketlerden liderlerin katıldığı araştırma; bölge genelindeki girişimcilerin artan maliyetler, düzenleyici baskılar ve makroekonomik belirsizliklere rağmen büyüme hedeflerini korurken yatırım ve operasyonlarında daha seçici ve disiplinli hareket ettiğini ortaya koyuyor. Bulgular, girişimcilerin operasyonel disipline, dayanıklılığa ve uzun vadeli değer sağlamaya her zamankinden daha fazla önem verdiğini gösteriyor. Bu yaklaşım yatırım kararlarından inovasyon stratejilerine, teknoloji kullanımından iş gücü planlamasına kadar pek çok alanda yeni öncelikler oluşturuyor. İnovasyon ve dijital dönüşüm girişimcilerin gündeminde öne çıkıyor İnovasyon öncelikleri 2026 yılında pazar odaklı ve uygulama ağırlıklı bir dağılım gösteriyor. Türkiye’de strateji ve pazarlama odaklı inovasyon %50 oranıyla bölge genelinin üzerinde seyrederken, ürün ve süreç inovasyonunun %48 seviyesinde, organizasyonel inovasyonun ise %45 seviyesinde olduğu gözlemleniyor. İnovasyon eğilimi geniş tabanlı bir görünüm sunmakla birlikte, herhangi bir inovasyon planlamadığını belirtenlerin oranı %5 seviyesinde geçen yıla göre sabit kalıyor. Bununla birlikte, Türkiye’de dijital dönüşüm ivme kazanıyor. Yapay zekâ ve makine öğrenimi %82, veri analitiği %79 kullanım oranlarıyla öne çıkarken, bunu bulut teknolojileri %63 ve dijital müşteri deneyimi platformları %70 oranlarıyla takip ediyor. Algılanan performans etkisi ise inovasyonda %71 ve teknolojiye adaptasyon hızında %70 ile güçlü bir görünüm sunarken, gelir büyümesine etkisi %36 ile sınırlı kalıyor. Yapay zekâ destekli süreçler, veri odaklı karar alma ve müşteri deneyimi uygulamalarında güçlü bir adaptasyon görülürken, bu dönüşümün gelir büyümesine etkisinin artırılması önemli bir gelişim alanı olarak öne çıkıyor. Türkiye’de girişimcilik ekosistemine güven yıllık bazda iyileşme gösteriyor Araştırma sonuçları girişimcilik ekosistemine yönelik algıda belirgin bir iyileşmeye işaret ediyor. Olumlu değerlendirmelerin oranı %34'e yükselirken, olumsuz değerlendirmeler %51'den %25'e gerilemiş durumda. Girişimcilik ekosisteminin önündeki temel zorluklar ise, bürokratik zorluklardan ziyade makrofinansal unsurlardan kaynaklanıyor. Finansmana erişim %71, ve ekonomik belirsizlik %70 oranıyla öne çıkarken, düzenleyici karmaşıklık %45 ile bölgenin altında kalıyor. Türkiye girişimcilik ekosisteminde iştah güçlü olmakla birlikte, ölçeklenme süreci sermaye erişimi ve güven düzeyi ile sınırlanıyor. Sermaye maliyeti ve finansmana erişim yatırımları sınırlandıran başlıca unsurlar arasında Türkiye’de yatırım eğilimleri temkinli ancak seçici bir görünüm sergiliyor. Şirketler bölge ortalamasına kıyasla büyüme yatırımlarına daha sınırlı kaynak ayırırken, modernizasyon ve otomasyon yatırımlarına öncelik veriyor. Bilişim teknolojileri yatırımları %50, otomasyon %45, ekipman yatırımları %36 ve yeni tesis yatırımları %13 seviyesinde iken; herhangi bir yatırım planlamadığını belirtenler ise %18 ile bölge genelinin üzerinde yer alıyor. Yatırımları sınırlandıran başlıca unsurlar ise sermaye maliyeti ve finansmana erişim zorlukları olurken; ekonomik risk ve piyasa belirsizliği %71, finansman yetersizliği %52 ve yüksek faiz oranları %41 ile bölge ortalamasından yüksek seyrediyor. Finansman kaynaklarına bakıldığında ise, ağırlıkla öz kaynaklar %61 oranıyla öne çıkarken, krediler %20 ve teşvikler/hibeler %14 düzeyinde kalıyor. Şirketler, geri dönüşün net olduğu ve finansmanın güvence altına alındığı durumlarda yatırım kararlarını daha güçlü şekilde hayata geçiriyor. Bu çerçevede, teşvikler ve otomasyon yatırımları bu ivmenin korunmasında öne çıkan unsurlar olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de iş gücü modeli daha esnek bir yapıya evriliyor Türkiye’de girişimcilik ekosisteminde işe alım süreçleri tam zamanlı istihdam artışından daha esnek kapasite kullanımına doğru yönelim gösteriyor. Tam zamanlı işe alım oranı geçtiğimiz yıla kıyasla %44’ten %34’e gerilerken, dış kaynaklı iş birlikleri ve yarı zamanlı işe alım artış gösteriyor. İşe alım sürecindeki temel zorluk aday sayısının sınırlı olması değil, rekabetçilik baskısı. Bu kapsamda; ücretlendirme zorlukları %41, aday beklentilerini karşılama %30 ve büyük ölçekli şirketlerle rekabet %25 seviyelerinde seyrederken, coğrafi erişim ve aday hacmi ise her biri %9 ile bölge ortalamasının altında kalıyor. Bu görünüm; başarılı işverenlerin farklılaşmasının yalnızca işe alım hacmi ile değil, çalışan değer önerisi ve verimlilik odaklı yaklaşımlarla mümkün olacağına işaret ediyor. Mevcut risk profili şirketlerin finansal dayanıklılıklarını zorluyor Türkiye’de artan maliyetler, zayıflayan talep ve finansmana erişim zorlukları, şirketlerin finansal dayanıklılığı üzerinde eş zamanlı baskı oluşturuyor. Araştırma sonuçlarına göre; en fazla riskler operasyonel maliyetler, enflasyon baskıları, döviz kuru dalgalanmaları, krediye erişim ve yüksek faiz oranları olarak öne çıkıyor. Ayrıca Türkiye’de maliyet unsurları geniş bir yelpazeye yayılarak finansman, uyum ve risk transferi kalemlerini içeriyor. Türkiye’de girişimciler birleşme ve satın alma işlemlerine temkinli ancak fırsat odaklı yaklaşıyor. Kısmi satışın “biraz olası” olduğunu belirtenlerin oranı %43 ile “çok olası” diyenlerin (%7) belirgin şekilde üzerinde bulunuyor. Bu durum, birçok girişimcinin kısa vadeli bir işlem planından ziyade ortaya çıkabilecek fırsatları değerlendirmeye açık olduğunu gösteriyor. Geleneksel çıkış alternatifleri ise çeşitlenmiş olup; bir yatırım fonuna satış oranı %30 ve halka arz oranı %18 seviyesinde seyrediyor.. Türkiye aile işletmelerinde halefiyet planlamalarında olgunluk seviyesi artış gösteriyor Türkiye’de halefiyet planlamasına ilişkin olgunluk artış eğilimi göstermekle birlikte, “henüz planlamaya başlanmamış” segmentinin varlığı da dikkat çekiyor. Resmî planlara sahip olanların oranı %15’ten %22’ye, bu konuda resmi olmayan görüşmeler yürütenlerin oranı ise %15’ten %28’e artış gösteriyor. Buna karşın, konuyu henüz ele almamış olanların oranı %39 ile bölge ortalaması olan %29’un üzerinde seyrediyor. Aile işletmelerine ilişkin temel zorluklar ise ağırlıklı olarak iç dinamiklerden kaynaklanırken, servet yönetimi yaklaşımı çeşitlendirme odaklı ilerliyor. EY Türkiye Şirket Ortağı, Girişimci Kadın Liderler Programı ve EYnovation Start-up Programı Lideri Müge Tan Belviso, araştırmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "EY Girişimcilik Barometresi 2026 sonuçlarına göre Türkiye’de girişimcilik ekosistemine duyulan güvenin artması oldukça memnuniyet verici bir gelişme. Buna ek olarak, araştırmamız girişimcilik ekosisteminin büyüme, yatırım ve dönüşüm kararlarında artık daha seçici hareket ettiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, yapay zekâ ve veri analitiği gibi teknolojilerin hızla yaygınlaştığı görülürken, belirsizliklerin ve maliyetlerin büyüme üzerindeki belirleyici etkisini koruduğuna işaret ediliyor. Bununla birlikte araştırmamız girişimcilik ekosisteminin gelişimi için 5 temel öncelik önerilerini sunuyor; “kademeli büyüme”, “kârlılık ve likiditenin korunması”, “finansal risk yönetimi”, “müşteri değerinin gelire dönüştürülmesi” ve “esnek yetenek stratejilerinin geliştirilmesi”. Bu alanlarda kaydedilecek ilerleme, girişimcilerin yalnızca mevcut belirsizliklere karşı daha dayanıklı olmalarını değil, aynı zamanda yerel ve küresel pazarlarda rekabet güçlerini artırmalarını da sağlayacaktır. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Girişimci Kadın Liderler Programı Lideri Ferzan Ülgen ise şu açıklamalarda bulundu: “Araştırma sonuçları, Türkiye girişimcilik ekosisteminin teknoloji ve yapay zekâ alanlarındaki odağıyla katılımcı ülkeler ortalamasının üzerinde bir seviyede seyretmesi dikkat çekiyor. Bulgular, günümüz koşullarında başarının yalnızca yeni fırsatları değerlendirmekten değil; inovasyon kapasitesini güçlendirmekten, kaynakları etkin yönetmekten, yetenek stratejisini doğru belirlemekten ve sürdürülebilir değer sunmaktan geçtiğini gösteriyor. Bu doğrultuda geleceğin başarılı girişimleri, değişime hızla adapte olabilen, doğru yetenek stratejilerini benimseyen, yeteneği merkeze koyarak teknolojiyi ve yapay zekayı süreçlerine entegre edebilen girişimciler olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.