Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Giyilebilir Teknoloji

Kapsül Haber Ajansı - Giyilebilir Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Giyilebilir Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Xiaomi Türkiye, hepsiburada Online Mağazasını Hayata Geçirdi Haber

Xiaomi Türkiye, hepsiburada Online Mağazasını Hayata Geçirdi

Xiaomi Türkiye, tüketicilerin Xiaomi ekosistemindeki farklı ürün gruplarına daha kolay ve güvenilir şekilde ulaşabilmesi amacıyla Hepsiburada'da geniş kapsamlı resmi online mağazasını hayata geçirdi. Xiaomi’nin 'Human × Car × Home' stratejisi doğrultusunda geliştirdiği ekosistemin Türkiye’deki önemli bir yansıması olan mağazada; televizyon ve monitörlerden giyilebilir teknolojilere, ses ürünlerinden akıllı ev çözümlerine kadar farklı kategorilerde çok sayıda Xiaomi ve REDMI ürünü yer alıyor. Eğlenceden Akıllı Eve Geniş Ürün Yelpazesi Hepsiburada’daki Xiaomi Resmi Mağazası'nda tüketiciler; Xiaomi TV ve monitörler, TV Stick ve TV Box gibi eğlence ürünlerinin yanı sıra hoparlör, soundbar, kulaklık ve diğer ses ürünlerine ulaşabiliyor. Kullanıcıların günlük yaşamlarına uygun çözümlerin sunulduğu mağazada akıllı saat ve akıllı bileklikler başta olmak üzere giyilebilir teknoloji ürünleri de bulunuyor. Xiaomi’nin akıllı yaşam ekosisteminin önemli bir parçasını oluşturan ürünler de mağazada geniş bir yer tutuyor. Akıllı kameralar, kapı zilleri, router ve mesh sistemleri, akıllı ev kontrol üniteleri gibi bağlantılı ev çözümlerinin yanı sıra çeşitli aydınlatma, sıcaklık ve nem ölçüm ürünleri tüketicilerin beğenisine sunuldu. Günlük Hayatı Kolaylaştıran Çözümler Tek Mağazada Aynı mağazada ayrıca robot süpürgeler, elektrikli süpürgeler, hava temizleyiciler, vantilatörler, nemlendiriciler ve küçük ev aletleri gibi ürün kategorileri yer alıyor. Kişisel bakım tarafında ise elektrikli tıraş makineleri, saç bakım ürünleri, masaj tabancaları, diş bakım ürünleri ve bakım aksesuarları gibi farklı çözümler tüketicilere sunuluyor. Xiaomi’nin evcil hayvanlara yönelik ekosistem ürünleri arasında ise akıllı mama kapları ve su sebilleri yer alıyor. Mağazanın ürün portföyü, kullanıcıların teknoloji deneyimini tamamlayan şarj adaptörleri, kablolar, powerbank'ler, kablosuz şarj ürünleri ve diğer aksesuarlarla da destekleniyor. Xiaomi Türkiye’nin Hepsiburada'daki resmi mağazası, teknoloji, eğlence, akıllı ev ve günlük yaşamı destekleyen geniş ürün seçenekleriyle Xiaomi ekosisteminin kapsamını daha geniş bir tüketici kitlesiyle buluşturmayı hedefliyor. Satıcısı 'Xiaomi Resmi Mağazası' olan seçili ürünlerde sınırlı süreyle geçerli indirim fırsatları kullanıcıları bekliyor. Mağazaya link üzerinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Sağlıkta Güven ve Sorumluluk Dönemi Haber

Dijital Sağlıkta Güven ve Sorumluluk Dönemi

Özellikle açık hava aktivitelerinin, sporun ve seyahatlerin zirveye ulaştığı, hareket ve sağlık takibi ihtiyacının en çok arttığı Temmuz ayı ve yaz döneminde, bu teknolojilerin sunduğu rehberlik hayati bir önem kazanıyor. Huawei; küresel Ar-Ge yatırımları, tıp dünyasıyla gerçekleştirdiği bilimsel iş birlikleri ve uluslararası düzeyde tescillenmiş medikal sertifikasyonlarıyla dijital sağlıkta yeni bir güven ve sorumluluk dönemine öncülük ediyor. Günümüz dünyasında dijital sağlık, bireylerin kendi yaşam kalitelerini yönetme biçimini kökten değiştiriyor. Teknoloji ile sağlık arasındaki bu kesişim noktası, kullanıcıları sadece veri tüketen pasif izleyiciler olmaktan çıkarıp, kendi sağlıklarının aktif yöneticileri haline getiriyor. Ancak bu dönüşümün kalıcı ve faydalı olabilmesi, giyilebilir teknolojilerin güven, doğruluk ve sorumluluk temelleri üzerine inşa edilmesini zorunlu kılıyor. Yaz Dinamizmi ve Mevsimsel Sağlık Takibi Yaz aylarının gelişiyle birlikte artan sıcaklıklar ve nem, açık havada yapılan antrenmanlarda kardiyovasküler sistem üzerinde ek bir yük oluşturabiliyor. İnsanlar sağlıklı yaşam ilkelerini ve yazın alınması gereken önlemleri teoride çok iyi bilseler de bu bilgileri günlük alışkanlıklarına dönüştürmekte, yani eyleme geçmekte sıklıkla zorlanıyor. Sıcak havalarda vücudun sıvı dengesini korumak, kalp hızını kontrol altında tutmak ve uyku kalitesini optimize etmek, teorik bilgi ile pratik yaşam arasındaki boşluğu daha da derinleştiriyor. Giyilebilir teknolojilerin asıl sorumluluğu tam bu noktada, yani mevsimsel değişimlerin getirdiği fiziksel zorluklarda başlıyor. Akıllı cihazlar, karmaşık biyolojik verileri herkesin anlayabileceği basit, tutarlı ve proaktif geri bildirimlere dönüştürerek bu açığı kapatıyor. Kullanıcıya sıcak yaz günlerinde sadece kaç adım attığını söylemek yerine, uykusunun kalitesini analiz ederek yaşam tarzını nasıl iyileştirebileceğine dair bilimsel tavsiyeler sunan bir asistan, dijital sağlıkta gerçek bir davranışsal dönüşümü tetikliyor. Sıcak Havalarda Klinik Düzeyde Doğruluk ve Standartlar Sıcak havalarda damarların genişlemesiyle birlikte tansiyon seviyelerinde yaşanan dalgalanmalar, giyilebilir cihazların sunduğu verilerin doğruluğunu her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Teknolojinin sunduğu sağlık verilerinin hayatı iyileştirebilmesi, bu verilerin doğruluğuna ve arkasındaki bilimsel temele bağlıdır. Huawei, bu doğruluğu sağlamak adına Çin ve Avrupa’daki son teknoloji sağlık laboratuvarlarında çok disiplinli bir Ar-Ge ağı yönetiyor. Bu çalışmaların en somut kanıtı olan HUAWEI WATCH D2, sunduğu gelişmiş ölçüm teknolojileriyle yaz aylarında güvenli egzersiz yapmayı kolaylaştırıyor. Geleneksel PPG tabanlı tahmini ölçüm metotlarından ayrılan bu teknoloji, saat kayışına entegre edilen Ultra Dar Mekanik Hava Yastığı sayesinde osilometrik ölçüm metodunu temel alarak doğrudan ve kesin sonuçlar sunuyor. Cihazın kan basıncı izleme, elektrokardiyogram ve yirmi dört saatlik ayaktan kan basıncı izleme özellikleri, Avrupa Birliği'nin en sıkı medikal yazılım yönetmeliği olan CE MDR standartlarına göre belgelendirilmiş durumda. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı (TİTCK) onaylı bir medikal cihaz olarak güvenilirliğini ortaya koyan bu ekosistem, evrensel AAMI, ESH (Avrupa Hipertansiyon Cemiyeti) ve ISO standartları ile tam uyumlu olarak tasarlanıp test ediliyor. Avrupa'nın yanı sıra Çin'de NMPA ve Malezya'da MDA onaylarını da alan teknoloji, dijital sağlıkta güven sınırlarını küresel ölçekte tescilliyor. Herkes İçin Güvenli Yaz Aktivitesi Huawei'in dijital sağlık vizyonu, teknolojiyi klinik araştırmaların ve toplumsal faydanın bir parçası haline getirerek her mevsim güvenli aktiviteyi teşvik etmeyi hedefliyor. Yapay zekâ ve kardiyovasküler hastalıklar alanındaki en iddialı Avrupa Birliği girişimlerinden biri olan iCARE4CVD programına katılan tek giyilebilir cihaz üreticisi olan şirket, akıllı cihazların sürekli ölçüm yeteneğini kronik hastalık yönetiminde doktorların hizmetine sunmayı amaçlıyor. Geliştirilen yeni ekosistem özellikleri sayesinde kullanıcılar, sıcak havalarda daha da kritik hale gelen EKG ve tansiyon gibi hassas verilerini Sağlık Topluluğu aracılığıyla aile üyeleri ve hekimleriyle güvenle paylaşabiliyor. Bununla birlikte, dijital sağlığın kapsayıcı olması gerektiği inancıyla hareket eden şirket, tekerlekli sandalye kullanıcıları gibi engelli bireylerin sıcak yaz günlerinde hareket ve aktivite takibini doğru yapabilmek için özel algoritmalar geliştiriyor. Standart modellerin dışındaki ihtiyaçları anlayarak her bireye adil bir sağlık takibi sunmak, teknolojinin toplumsal sorumluluğunun en somut göstergesi olarak kabul ediliyor. Sıcak Yaz Günlerinde Tavizsiz Veri Güvenliği Sağlık verileri, özellikle seyahatlerin ve dış mekan aktivitelerinin arttığı bu hareketli dönemde bir bireyin sahip olduğu en hassas ve kişisel bilgilerdir. Bu nedenle dijital sağlıkta güven, veri güvenliğiyle eş anlamlıdır. Huawei, giyilebilir cihazlarında topladığı tüm biyometrik verileri cihaz içinde uçtan uca şifreleyerek güvence altına alıyor. Bulut aktarımları ve üçüncü taraf veri paylaşımları, yalnızca kullanıcının açık ve bilinçli onayıyla gerçekleştiriliyor. Kullanıcı, verilerinin nerede depolandığını, kimlerle paylaşıldığını ve nasıl kullanıldığını tam olarak kontrol etme hakkına sahip oluyor. Giyilebilir teknoloji, şık bir aksesuar olmanın çok ötesine geçerek yaşam kalitemizi proaktif olarak koruyan, eyleme dökülebilir tavsiyeler sunan ve en önemlisi mahremiyetimize saygı duyan güvenilir bir yaşam asistanına dönüşüyor. Huawei, bilimsel araştırmalara ve uluslararası tıp standartlarına dayanan bu yeni dönemi, teknolojinin insanlığa hizmet etme sorumluluğunun bir gereği olarak görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Üniversitesi’nden Avrupa Araştırma Konseyi Destekli İki Yeni Proje Haber

Koç Üniversitesi’nden Avrupa Araştırma Konseyi Destekli İki Yeni Proje

Bu yıl ERC Kavram Kanıtlama (Proof of Concept) çağrısına yapılan 554 başvuru arasından yalnızca 182 proje desteklenmeye hak kazandı. Yaklaşık yüzde 33’lük başarı oranına sahip bu rekabetçi çağrıda, Türkiye’den destek alan yalnızca iki proje bulunuyor ve her iki proje de Koç Üniversitesi öğretim üyelerine ait. 2012 yılından bu yana Türkiye’ye kazandırılan 63 ERC desteğinin 36’sı Koç Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yürütülüyor. ERC Kavram Kanıtlama desteği, temel bilim alanında elde edilen güçlü araştırma çıktılarının prototip geliştirme, güvenlik ve etkinlik testleri, patentleme, erken kullanıcı doğrulamaları ve ticarileşme gibi aşamalara taşınmasını amaçlayan son derece seçici bir fon. Yalnızca mevcut veya geçmişte ERC araştırma desteği almış araştırmacıların başvurabildiği bu program, çığır açıcı araştırmalar ile gerçek dünya uygulamaları arasındaki boşluğu kapatmayı hedefliyor. Üniversitenin bu başarısı, yalnızca uluslararası düzeyde bilimsel bilgi üretmekle kalmayıp, bu bilgiyi yenilikçi teknolojilere ve toplumsal etkiye dönüştürme kapasitesini de ortaya koyuyor. Türkiye'nin ERC Yolculuğunda Güçlü Bir Merkez: Koç Üniversitesi Doç. Dr. Didem Unat ve Doç. Dr. Levent Beker’in ERC Kavram Kanıtlama desteği başarıları, Koç Üniversitesi’nin Avrupa araştırma ekosistemindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. 2012 yılından bu yana Türkiye’ye kazandırılan 63 ERC desteğinin 36’sı Koç Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yürütülüyor. Bu desteklerin 22’si ana ERC projelerinden, 14’ü ise ticarileştirme odaklı ek destekler olan Kavram Kanıtlama projelerinden oluşuyor. Bugüne kadar Koç Üniversitesi bünyesinde ERC desteği alan projelerin 25’i mühendislik, 8’i sosyal bilimler ve 3’ü moleküler biyoloji ve genetik alanlarında yürütülen araştırmaları kapsıyor. Koç Üniversitesi, ERC Kavram Kanıtlama programında Türkiye'den destek alan iki projeye birden ev sahipliği yaparken, Doç. Dr. Didem Unat da ERC Kavram Kanıtlama desteğini almaya hak kazanan Türkiye'den ilk kadın araştırmacı olarak önemli bir ilke imza attı. Yapay Zekâ Altyapılarının Kritik Darboğazına Çözüm: UNIPATH Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Didem Unat tarafından yürütülen UNIPATH (Universal Communication Data-Path Monitoring and Visualization for Sustainable AI and HPC) projesi, büyük yapay zekâ modellerinin eğitildiği dev veri merkezlerinde karşılaşılan en önemli sorunlardan biri olan işlemciler arası veri iletişimi darboğazlarını çözmeyi hedefliyor. UNIPATH, farklı donanım üreticileriyle uyumlu çalışabilen ve uygulamanın en üst yazılım katmanından donanımın en alt seviyesine kadar uçtan uca görünürlük sağlayan ilk araç olmayı hedefliyor. Yapay zekâ veri merkezlerinde iletişim verimliliğinde sağlanacak yüzde 5 ila 10’luk bir artışın bile milyonlarca avroluk enerji tasarrufu yaratması ve yapay zekâ modellerinin daha hızlı eğitilmesini mümkün kılması bekleniyor. Ayrıca geliştirilecek yapay zekâ destekli asistanın, mühendislerin sistem hatalarını ve performans sorunlarını daha hızlı tespit etmelerine yardımcı olması amaçlanıyor. Doç. Dr. Didem Unat, projenin önemini şu sözlerle açıklıyor: "Bugün yapay zekâ sistemlerinin ölçeği ve enerji tüketimi benzeri görülmemiş bir hızla artıyor. UNIPATH ile amacımız, bu sistemlerin görünmeyen ancak kritik öneme sahip iletişim altyapılarını daha şeffaf, daha verimli ve daha sürdürülebilir hale getirmek. Yapay zekâdaki küçük bir verimlilik artışı bile küresel ölçekte önemli bir enerji ve maliyet tasarrufu anlamına gelebilir." Kalp Krizinin İlk Sinyalini Yakalamayı Hedefleyen Giyilebilir Teknoloji: FIRST-SIGN ERC Kavram Kanıtlama desteği alan diğer proje ise Koç Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Levent Beker tarafından yürütülen FIRST-SIGN oldu. Proje, kalp hastalıklarının erken tanısı ve takibi için, kan almadan ve uzman sağlık personeli gerektirmeden kullanılabilecek giyilebilir bir biyosensör teknolojisi geliştirmeyi amaçlıyor. Göğüs ağrısıyla sağlık kurumlarına başvuran hastalarda, kalp krizini doğrulamak ya da dışlamak için gereken kardiyak ölçümler çoğu zaman vaktinde yapılamıyor. Üstelik hastaların taburcu olduktan sonra evde kullanabilecekleri güvenilir bir takip aracı da bulunmuyor. FIRST-SIGN, bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Proje kapsamında geliştirilecek giyilebilir cihaz, ağrısız bir şekilde cilde uygulanarak kan almadan ve ağrı hissi oluşturmadan kritik kardiyak bilgilerin akıllı telefon üzerinden okunmasını sağlayacak. Bu teknoloji sayesinde kalp hasarının daha erken saptanması, hastaların daha hızlı değerlendirilmesi ve taburculuk sonrasında sessiz ilerleyen kötüleşmelerin erken dönemde tespit edilmesi hedefleniyor. Proje, Koç Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. İskender Yilgör ve Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Dilek Ural ve Prof. Dr. Ender Ödemiş’in de uzmanlığıyla disiplinlerarası bir işbirliği içinde yürütülecek. Doç. Dr. Levent Beker projenin hedefini şöyle özetliyor: "Kalp hastalıklarında erken müdahale hayat kurtarıyor. FIRST-SIGN ile hedefimiz, kritik kardiyolojik parametrelerin yalnızca hastane ortamında değil, ambulanslarda ve hastaların evlerinde de kolayca takip edilebilmesini sağlamak. Bu teknoloji, kalp hastalıklarının tanı ve takibinde daha erişilebilir, hızlı ve hasta dostu bir yaklaşımın önünü açabilir." Temel Araştırmadan Gerçek Dünya Uygulamalarına Uzanan İki Yenilikçi Teknoloji UNIPATH ve FIRST-SIGN projeleri, biri sürdürülebilir yapay zekâ altyapılarını, diğeri ise kalp hastalıklarının erken tanı ve takibini hedefleyen çözümleriyle, temel araştırmanın gerçek dünya uygulamalarına dönüşmesinin güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Her iki proje de, Avrupa Araştırma Konseyi’nin Kavram Kanıtlama programının temel amacı doğrultusunda, laboratuvarda geliştirilen bilimsel bilgi ile toplumsal ihtiyaçlar arasında köprü kurmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cristiano Ronaldo ve LeBron James yatırım yaptı: WHOOP 10 milyar doları aştı Haber

Cristiano Ronaldo ve LeBron James yatırım yaptı: WHOOP 10 milyar doları aştı

Giyilebilir teknoloji ve kişisel sağlık alanında faaliyet gösteren WHOOP, küresel büyümesini hızlandırmak için önemli bir yatırım aldı. Şirket, Series G yatırım turunda 575 milyon dolar fon toplarken, toplam değerlemesini 10.1 milyar dolara yükseltti. Yatırım turuna Collaborative Fund liderlik ederken; Qatar Investment Authority (QIA), Mubadala, Abbott, Mayo Clinic ve Macquarie Capital gibi dev kurumlar da sürece katıldı. Dikkat çeken bir diğer detay ise yatırımcılar arasında Cristiano Ronaldo, LeBron James ve Rory McIlroy gibi dünyaca ünlü sporcuların da yer alması oldu. Küresel sağlık platformu hedefi WHOOP CEO’su ve kurucusu Will Ahmed, yatırımın şirketin uzun vadeli vizyonu açısından kritik olduğunu belirterek, “Kişisel sağlık platformunu yeniden tanımlıyoruz. Amacımız insanların sağlık süresini (healthspan) uzatmak ve performanslarını artırmak” dedi. Şirket, bu yatırım ile birlikte özellikle: ABD’de büyümeyi hızlandırmayı Avrupa, Körfez ülkeleri (GCC), Asya ve Latin Amerika’da genişlemeyi Yapay zeka destekli sağlık çözümlerini geliştirmeyi hedefliyor. WHOOP büyümesini sürdürüyor Şirketin açıkladığı verilere göre WHOOP, hızlı büyümesini sürdürüyor: 2.5 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı 2025 yılında gelirlerini %103 artırdı 1.1 milyar dolarlık run rate seviyesine çıktı Operasyonel olarak nakit akışı pozitife geçti 600’den fazla yeni çalışan alımı planlanıyor Bu veriler, şirketin yalnızca yatırım değil aynı zamanda operasyonel başarı açısından da güçlü bir konumda olduğunu gösteriyor. Yapay zeka ile sağlıkta yeni dönem WHOOP’un en dikkat çeken yönlerinden biri ise 24 milyar saatten fazla biyometrik veri üzerine kurulu yapay zeka altyapısı. Platform kullanıcılarına: Uyku kalitesi analizi Günlük toparlanma durumu Antrenman yoğunluğu önerileri Stres ve beslenmenin etkileri gibi kişiselleştirilmiş sağlık verileri sunuyor. Bu sistem, yalnızca fitness değil, aynı zamanda hastalık risklerinin erken tespiti ve önlenmesi açısından da yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Cristiano Ronaldo’dan destek WHOOP yatırımcıları arasında yer alan Cristiano Ronaldo, platformun kendi hayatında önemli bir rol oynadığını belirterek, “Uzun vadeli sağlığımı destekleyen en önemli araçlardan biri. Bu yatırımın parçası olmaktan gurur duyuyorum” dedi. Sağlık sektöründe dönüşüm hızlanıyor Uzmanlara göre, WHOOP’un aldığı bu yatırım, sağlık sektöründe reaktif sistemden proaktif ve kişiselleştirilmiş sağlık modeline geçişin hızlandığını gösteriyor. Özellikle yapay zeka ve sürekli veri takibi sayesinde, bireylerin sağlıklarını daha erken yönetebileceği bir sistemin yaygınlaşması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HONOR, 2025’te Rekor Kırdı; 2026’da Akıllı Yaşam Ekosistemini Genişletiyor Haber

HONOR, 2025’te Rekor Kırdı; 2026’da Akıllı Yaşam Ekosistemini Genişletiyor

2025 yılı, HONOR için Türkiye pazarında hem ticari hem de marka algısı açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Satış kanallarını genişleterek perakende gücünü artıran HONOR, Hepsiburada’ya ek olarak Vatan Bilgisayar ve Teknosa’daki artan varlığıyla tüketicilere daha geniş erişim sağladı. Aynı dönemde akıllı telefon, tablet ve giyilebilir teknoloji kategorilerinde gerçekleştirdiği yoğun lansmanlarla 2025’i güçlü bir performansla kapatan HONOR, 2026 vizyonunu daha bağlantılı, daha bütüncül ve kullanıcı odaklı bir akıllı ekosistem üzerine inşa etmeye hazırlanıyor. Telefonda 2024’e göre %100 büyüme, Tablet’te üçüncü sıraya yükseliş 2025 yılı, HONOR için Türkiye pazarında güçlü bir büyüme performansının kaydedildiği bir dönem oldu. Marka, akıllı telefon kategorisinde 2024 yılına kıyasla %100 büyüme gerçekleştirirken, elde edilen satış performansı HONOR’un pazardaki konumunu destekleyen önemli göstergeler arasında yer aldı. Bu kapsamda HONOR, Hepsiburada’da Android akıllı telefonlar tek ürün sıralamasında ikinci sıraya yükselirken; Vatan ve Teknosa kanallarında ise lansman tarihinden itibaren 22.999 – 35.999 TL fiyat aralığındaki Android telefon satışlarında ikinci sırada konumlandı. Tablet kategorisi de 2025 yılında HONOR’un öne çıkan alanlarından biri oldu. HONOR Türkiye, tablet satış hacmini, telefon kategorisinde olduğu gibi, 2024 yılına kıyasla %100 artırırken; 2025 Android tablet kategorisinde TOP3 markalar arasına girerek bu segmentteki konumunu daha da görünür hâle getirdi. Orta ve üst segmente odaklanmak başarı getirdi 2025 yılı boyunca HONOR, çok kategorili ürün lansmanlarıyla ekosistem yaklaşımını genişletti. Katlanabilir telefon segmentinde HONOR Magic V3; orta ve üst segmentte HONOR 400 Serisi, Magic7 Serisi ve Magic8 Lite modelleriyle akıllı telefon portföyünü çeşitlendiren marka, HONOR Pad V9 ve HONOR Pad 10 ile tablet kategorisindeki ürün gamını da genişletti. HONOR Choice akıllı saat ve HONOR Choice kulaklık lansmanları ise giyilebilir teknoloji kategorisinin ekosistem içindeki yerini tamamladı. Müşteri talepleri dikkate alındı 6 yıl yazılım güncellemesi desteği geldi Yılın öne çıkan modellerinden Magic serisi, dayanıklılığı merkeze alan mühendislik yaklaşımıyla dikkat çekti. Gelişmiş düşme, su ve toz dayanıklılığı; uzun pil ömrü ve uzun vadeli yazılım desteğiyle birleşerek HONOR’un “uzun yıllar güvenle kullanılan cihazlar” vizyonunu somutlaştırdı. 6 yıl yazılım ve batarya sağlığı desteği sunulması, markayı kısa vadeli tüketim döngüsünün ötesine taşıyan stratejik adımlardan biri oldu. Guinness rekorlu telefon: Honor Magic8 Lite HONOR, 2025 yılı boyunca ürün geliştirme sürecini kullanıcıların gerçek kullanım ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirdi. Kırılma riski, suya ve toza maruz kalma, pil ömrü ve uzun süreli performans gibi kullanıcı geri bildirimlerinden öne çıkan başlıklar, cihazların tasarım ve dayanıklılık kriterlerinde belirleyici oldu. Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri olan HONOR Magic8 Lite, günlük kullanım senaryoları temel alınarak geliştirilen dayanıklılık yapısı, uzun pil ömrü ve uzun vadeli yazılım desteğiyle konumlandırıldı. Kullanıcı deneyimini merkeze alan bu ürün geliştirme anlayışı, Guinness World Records™ tarafından tescillenen global bir başarıyla somutlaştı. HONOR Magic8 Lite, 6.133 metreden hasarsız şekilde düşerek “en yüksekten düşürülen akıllı telefon” kategorisinde Guinness Dünya Rekoru kırdı. Gerçekleştirilen rekor denemeleri ve dayanıklılık testleri, cihazın gerçek hayat koşullarındaki performansını ölçülebilir ve doğrulanabilir verilerle ortaya koydu. Bu veriye dayalı yaklaşım, HONOR’un ürünlerini yalnızca teknik özellikler üzerinden değil, güvenilirlik ve uzun ömür odağında konumlandırmasını sağladı. 2026 Vizyonu: Daha bağlantılı bir HONOR ekosistemi HONOR, 2026 yılında ürün stratejisini tekil cihazlardan bütüncül bir akıllı yaşam ekosistemine taşımayı hedefliyor. Yeni nesil akıllı telefon portföyü; daha ince tasarımlar, gelişmiş yapay zekâ destekli kamera sistemleri ve uzun vadeli yazılım optimizasyonlarıyla markanın dayanıklılık mirasını ileriye taşırken, yeni tablet serileri üretkenlik ve eğlenceyi bir araya getiren ekran, kalem ve klavye entegrasyonlarıyla konumlanacak. Akıllı saatler ve diğer giyilebilir ürünler ise sağlık takibi, batarya verimliliği ve çoklu cihaz senkronizasyonu odağında ekosistemi tamamlayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.