Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gizlilik

Kapsül Haber Ajansı - Gizlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gizlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Samsung'tan Yeni Gizlilik Katmanı Haber

Samsung'tan Yeni Gizlilik Katmanı

En kişisel alanımız haline gelen telefonumuzu her yerde kullanıyoruz. Otobüste, asansörde ve sıra beklediğimiz her yerde, dijital gizliliğimiz herkesin gözü önünde sergileniyor. Telefonlar rutinlerimize ve tercihlerimize daha fazla uyum sağlamaya başladıkça gizlilikle ilgili endişeler de artıyor. Bu endişelere yönelik olarak Samsung, telefonların gözetlenmesinin önüne geçecek yeni bir gizlilik katmanı sunmaya hazırlanıyor. Yeni özellikle kullanıcılar, örneğin bir toplu taşıma aracında, birilerinin gördüğünü düşünmeden mesajlarını kontrol edebilecek veya şifrelerini girebilecek. Yıllar boyunca geliştirilen esnek koruma Herkesin birbirinden farklı gizlilik ihtiyacı bulunuyor. Bu yeni katman, kullanıcıya kendi için en uygun olanı seçme imkanını sunuyor. Kullanıcılar, belirli uygulamaları çalıştırırken veya telefonlarının daha özel alanlarına erişirken, bu özelliği kendi ihtiyaçlarına göre ayarlayarak güvenliklerini artırabiliyor. Görünürlük tercihlerine yönelik sunulan birden fazla ayar sayesinde, kullanıcılar, ihtiyaç duydukları gizlilik koruma düzeyine göre başkalarının görebileceklerini sınırlayabiliyor. Kullanıcılar ayrıca bildirimlerin açılır pencereleri gibi özelliklerin belirli kısımlarını saklamayı da seçebiliyor. Bu imkan, genel bir güvenlik yaklaşımından ziyade, kullanıcıların bir özelliği tamamen kapatabileceği veya ince ayarlar yapabileceği, kişiye özel bir yaklaşımı yansıtıyor. Yeni özelliği sunabilmek için mühendislik, test ve iyileştirme çalışmaları yapan Samsung, insanların telefonlarını nasıl kullandığını, neleri “özel” olarak değerlendirdiğini ve günlük yaşamda güvenliğin nasıl hissettirmesi gerektiğini inceledi. Bu çalışmaların sonucunda, donanım ile yazılımı, kullanıcıları rahatsız etmeden korumak üzere usta bir hassasiyetle birleştirdi. Mobil gizlilikte yeni standart Sunulan katman, kullanıcıların güvenliğini sağlamak için geliştirilen Galaxy inovasyonları serisinin en yenisi. Güçlü güvenlik özellikleri olmadan gizlilik sağlanamaz. Samsung Knox, on yıldan fazla bir süredir Knox Vault gibi özel güvenlik donanımlarından Knox Matrix gibi ekosistem savunma çözümlerine kadar Galaxy cihazlarında çok katmanlı bir koruma sistemi oluşturdu. Samsung’un güvenlik taahhütlerini temel alarak geliştirilen yeni güvenlik önlemi, piksel seviyesinde gizlilik sağlıyor. Çok yakında Galaxy'ye sunulacak bu yenilikle, kullanıcılar, görebilecekleri bir gizliliğe ve hissedebilecekleri bir güvenliğe kavuşacak.

Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli Haber

Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli

Denetimsiz algoritmaların hak ihlallerine yol açabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Yapay zekâ göç yönetiminde verimlilik sağlıyor, ancak güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik olmadan her algoritma potansiyel bir hak ihlali aracına dönüşebilir” dedi. Yapay zekâ destekli sistemler, dünya genelinde göç yönetiminden sınır güvenliğine, vize değerlendirmelerinden biyometrik kimlik doğrulamaya kadar pek çok alanda aktif olarak kullanılıyor. Ancak bu teknolojilerin yeterli şeffaflık ve denetimden yoksun şekilde uygulanması, ayrımcılıktan veri ihlallerine kadar ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. İstinye Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, yapay zekânın göç yönetimindeki kullanımını, beraberinde getirdiği siber güvenlik ve insan hakları sorunlarını değerlendirdi. Türkiye ve dünyada yaygın kullanım Dr. Öğr. Üyesi Kaya’ya göre yapay zekâ, bugün göç yönetiminin neredeyse tüm aşamalarında yer alıyor. Türkiye’de GöçNet sistemi 5,5 milyon yabancının kaydını tutarken, 20’den fazla kamu kurumuyla entegre çalışıyor. Göç İdaresi Başkanlığı’nın YİMER 157 çağrı merkezi ise yapay zekâ destekli konuşma tanıma sistemiyle yedi dilde hizmet veriyor. Türkiye’nin biyometrik alandaki kapasitesine de dikkat çeken Kaya, “Milli Biyometrik Parmak İzi Sistemi sayesinde Türkiye, kendi biyometrik algoritmasını geliştiren dünyadaki yedinci ülke konumunda” dedi. Uluslararası alanda ise Avrupa Birliği’nin Frontex ajansının drone’larla göçmen geçişlerini izlediğini, ABD’nin otonom gözetim kuleleri ve plaka tanıma sistemleri kullandığını hatırlattı. Dr. Öğr. Üyesi Kaya şöyle konuştu: “Suriye'de iç savaş öncesi nüfus kayıt oranı yüzde yüze yakınken, çatışmalarla birlikte birçok nüfus müdürlüğü kısmen veya tamamen tahrip oldu. BM verilerine göre Suriyeli mültecilerin yüzde 70'i temel kimlik belgelerinden yoksun. Türkiye, belge şartı aramaksızın milyonlarca Suriyeliye kapılarını açtı; bu insani yaklaşım, aynı zamanda kayıt sistemlerinin öz beyana dayalı verilerle kurulması anlamına geldi. Biyometrik sistemler kişinin daha önce kayıt yaptıran kişiyle aynı olduğunu doğrulayabiliyor, ancak ilk kayıttaki bilgilerin doğruluğunu teyit edemiyor. Bu konular, İstinye Üniversitesi'nin UNESCO ile birlikte Temmuz 2025'te düzenlediği ‘Göç Alanında Temel Yapay Zekâ Kullanımı’ okulunda ve Göç İdaresi Başkanlığı'nın 23 Ekim 2025'te Ankara'da düzenlediği etkinlikte ele alındı. Kanada'da yapay zekâ destekli sistemle Afrikalı öğrencilerin vize red oranı yüzde 75'e ulaşırken Çinli öğrencilerin yüzde 90'ı kabul alıyor. Yüz tanıma algoritmalarında koyu tenli yüzleri yanlış tanıma oranı açık tenli yüzlere göre 100 kata kadar daha yüksek. Güvenilir yapay zekâ için şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim gerekiyor; ancak bu standartlar göç sistemlerinde henüz yeterince sağlanmıyor.” “Algoritmalar tarafsız değil” Yapay zekânın en büyük risklerinden birinin algoritmik ayrımcılık olduğunu vurgulayan Kaya, yüz tanıma sistemlerinin koyu tenli bireylerde hata oranının açık tenlilere göre 100 kata kadar çıkabildiğini söyledi. “ABD’de yüz tanıma hataları nedeniyle yapılan hatalı tutuklamaların tamamının Siyahi bireyleri kapsaması tesadüf değil,” diyen Kaya, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerde de belirli ülke vatandaşlarının otomatik olarak daha ‘riskli’ sınıflandırıldığını belirtti. Kaya’ya göre sorun, sistemlerin açıkça ırk ya da etnik köken sorması değil; posta kodu, ülke, lehçe gibi ‘tarafsız’ görünen değişkenlerin dolaylı ayrımcılık aracı haline gelmesi. Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Türkiye'de Milli Biyometrik Sistemi yüzde 99,42 hassasiyet ve yüzde 99,995 doğruluk oranı açıklıyor. Ancak bu rakamların bağımsız denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmadı. Biyometrik sistemlerin temel sınırlılığı şu: kayıt anında beyan edilen bilgilerin doğruluğunu teyit edemiyorlar, yalnızca aynı kişinin tekrar geldiğini doğrulayabiliyorlar” dedi. Biyometrik veriler geri döndürülemez riskler taşıyor Göç yönetiminde tutulan biyometrik verilerin siber güvenlik açısından son derece hassas olduğuna dikkat çeken Kaya, “Şifre değiştirilebilir ama parmak izi ya da yüz geometrisi değiştirilemez. Bir kez sızdırıldığında, bu veriler kişinin hayatı boyunca risk yaratır” ifadelerini kullandı. Göçmenlere ait biyometrik ve kişisel verilerin yapay zekâ sistemlerinde işlenmesinin, siber güvenlik açısından yarattığı tehlikelerle ilgili örnek de veren Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “2022'de Amerika Göçmenlik Dairesi'nin sitesindeki bir hata yüzünden 6 bin 252 sığınmacının bilgileri herkese açık hale geldi. İçlerinden 103 Kübalı sığınmacının verileri yanlışlıkla Küba hükümetine gönderildi. Federal mahkeme bu sızıntının ‘işkence veya zulüm riskini artırdığını’ kabul etti” dedi. ABD ve Avustralya’da yaşanan veri sızıntılarını hatırlatan Kaya, bu tür ihlallerin sığınmacıların yalnızca kendilerini değil, geldikleri ülkelerde kalan ailelerini de tehlikeye atabileceğini söyledi. Merkezi veri depolama yapıları ve denetimsiz taşeron firmaların, saldırı yüzeyini daha da genişlettiğini vurgulayan Kaya, şöyle devam etti: “Göç sistemlerindeki güvenlik açıklarının önemli bir kaynağı, bağımsız denetimden geçmeyen taşeron firmalar ve merkezi veri depolama yapıları. Amerika'nın 290 milyon kişinin biyometrik verisini saklayan HART sistemi, kamu denetim raporlarına göre gerekli 12 gizlilik korumasından yalnızca 5'ini karşılıyor. Beş Göz İstihbarat İşbirliği anlaşmasıyla ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda arasındaki göçmen verisi paylaşımı son yıllarda 100 kat arttı; yılda 8 milyon veri sorgusu yapılıyor. En trajik örnek ise BM Mülteciler Örgütü'nün 830.000 Rohingya mültecisinin parmak izi ve fotoğraflarını Myanmar hükümetiyle paylaşması; mültecilerin büyük çoğunluğu verilerinin bu şekilde kullanılacağından habersizdi. Veri egemenliği ve yerel kontrol, bu alanda giderek daha kritik hale geliyor. Güvenilir yapay zekâ sistemleri şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim gerektirir. Oysa göç veri tabanları çoğu zaman taşeron firmalarının ihmaline ve devletlerarası gizli anlaşmalara dayanıyor.” Uluslararası hukukla gerilim Yapay zekâ destekli göç sistemlerinin uluslararası hukuk ve insan hakları normlarıyla tam uyumlu olmadığını belirten Kaya, Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası’nın göç ve iltica uygulamalarını “yüksek riskli” olarak sınıflandırmasına rağmen, sığınmacılar için bazı yasaklı teknolojilere hâlâ izin verildiğine dikkat çekti. “Vatandaşlar üzerinde kullanılsaydı sıkı denetime tabi tutulacak sistemler, en savunmasız gruplar olan sığınmacılar üzerinde daha gevşek kurallarla uygulanıyor,” diyen Kaya, geri göndermeme ilkesinin bireysel değerlendirme gerektirdiğini hatırlattı. Gelecekte neler öne çıkacak Önümüzdeki yıllarda göç politikalarını en çok etkileyecek gelişmeler arasında yapay zekâ destekli sahte belge üretimi, büyük dil modellerinin iltica değerlendirmelerinde kullanılması ve devasa biyometrik veri tabanlarının birbirine bağlanması yer alıyor. Kaya, deepfake teknolojileriyle üretilen sahte belgelerin artık insan gözüyle ayırt edilemez hale geldiğini, buna karşı denetim mekanizmalarının aynı hızda gelişmediğini ifade etti. Avrupa’da ve Türkiye’deki çalışmalarla ilgili de bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Kaya, şunları söyledi: “Avrupa Birliği'nin 2030'a kadar tamamlayacağı ‘Birlikte Çalışabilirlik Çerçevesi’ altı büyük veri tabanını birbirine bağlayarak dünyanın en büyük biyometrik deposunu oluşturacak; 6 yaşındaki çocukların bile yüz tanıma verileri bu sisteme girecek. Aralık 2025'te kurulan Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin bu alandaki kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye'de İstanbul Havalimanı tamamen kağıtsız ve temassız seyahat deneyimi için biyometrik sistemler test ediyor; THY Boston ve Miami'de yüz tanıma ile uçuşa kabul süresini yüzde 50'ye kadar kısalttı. Milli Biyometrik Sistemi'ne gelecekte yüz, iris ve ses tanıma entegrasyonu planlanıyor. Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi 2021-2025 kapsamında 50 bin yapay zekâ uzmanı ve 1.000 girişim hedefleniyor.” “Asıl soru hukuk mekanizmalarının bu hıza nasıl yetişeceği” Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Yapay zekâ göç yönetiminde verimlilik sağlıyor, ancak güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik olmadan her algoritma potansiyel bir hak ihlali aracına dönüşebilir. Asıl soru, teknolojinin ne kadar hızlı geliştiği değil; bu hıza denetim ve hukuk mekanizmalarının nasıl yetişeceğidir.”

Kumar Bağımlılığında Çözümün Adresi Yeşilay Haber

Kumar Bağımlılığında Çözümün Adresi Yeşilay

Toplantıda konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, psikoterapiye düzenli devam eden danışanlarda kumardan uzaklaşma oranının 10’da 8 olduğunun altını çizerek, kumar ile ilgili sorun yaşayan herkesi çözümün adresi olarak Yeşilay’dan destek almaya davet etti. Toplantıda paylaşılan Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verilerine göre, kumar nedeniyle yapılan başvurular 2022 yılında 3 bin 6 iken 2023’te 3 bin 552’ye, 2024’te 4 bin 798’e ve 2025’te 5 bin 748’e yükseldi. Başvuruların yaş dağılımına bakıldığında ise, kumar oynayanların yüzde 36,7’sinin 20–30 yaş, yüzde 43,4’ünün 30–40 yaş aralığında olduğu, yüzde 15,4’ünün 40–50 yaş grubunda yer aldığı görülüyor. 20 yaş altının oranı yüzde 1,1’de kaldı. 50 yaş ve üzerindeki grupların toplam payı ise yüzde 3’ün altında seyretti. Danışanların kumara başlama yaşına göre dağılımı, riskin ne kadar erken başladığını ortaya koydu. Buna göre danışanların yüzde 34,3’ü 18 yaşından önce, yüzde 42,8’i 18–25 yaş arasında, yüzde 22,7’si ise 25 yaşından sonra ilk kez kumarla tanıştığı görüldü. YEDAM verileri, kumara yönelmede en belirleyici etkenin sosyal çevre olduğunu da gösterdi. Danışanların yüzde 57,4’ü kumara arkadaş çevresinin etkisiyle başladığını belirtirken, yüzde 20’si merak, yüzde 6,5’i boş zamanlarını değerlendirme gerekçesiyle oynadığını ifade etti. “KAMUOYUNA ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ” Kumar bağımlılığı ile mücadele seferberlik ruhuyla, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla mücadele verilmesi gerektiğini ifade eden Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç önerilerini beş başlık altında sıraladı: “Yasal ya da yasa dışı diye bir ayrım olmaz. Şans, talih, bahis gibi isimler kumarı masumlaştıramaz, ortak kavram birliği sağlanmalıdır. Kumar reklamları yasaklanmalıdır. Kumara erişim kanalları daraltılarak, erişimi kısıtlayan tedbirler güçlendirilmelidir. Kumar ve dijital oyunlar arasındaki ilişki incelenerek oyunları denetleyen bir derecelendirme sistemi getirilmelidir. Kumarı özendiren içeriklere, sosyal medya fenomenlerine ve legal ya da kaçak film platformlarına katı yaptırımlar uygulanmalıdır.” “10 DANIŞANIMIZDAN 8’İNİ KUMARDAN KURTARIYORUZ” Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılıklarla mücadelede bireysel destek hizmetlerinin yanı sıra önleyici faaliyetlerin ve yapısal adımların da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı: “Gençlere yönelik eğitim programlarının yaygınlaştırılması, kumar reklamlarının engellenmesi, çevrim içi platformların daha etkin biçimde denetlenmesi, borç ve finansal yüklerle başa çıkmaya yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ailelerin sürece daha aktif biçimde dâhil edilmesi gerekiyor. Bu adımlar birlikte ele alındığında hem bağımlılık hem de ona eşlik eden ruhsal riskler önemli ölçüde azaltılabilir.” Açıklamasının sonunda kamuoyuna da çağrıda bulunan Dinç, “Kumar bağımlılığı çözümsüz bir durum değil. Bize başvurup düzenli olarak psikoterapiye devam eden her 10 danışanımızdan 8’inin aldıkları destekle kumardan uzaklaştığını görüyoruz. Biz Yeşilay olarak hep şunu tekrar ediyoruz: Bağımlılık bir irade meselesi değil, tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Erken destek, anlayış ve profesyonel yardım insanların hayatını gerçekten değiştirebilir,” ifadelerini kullandı. Dinç, kumar bağımlılığı ve buna eşlik eden psikolojik zorlanmalardan kurtulmak için Türkiye’nin her yerinden YEDAM Danışma Hattı 115 aracılığıyla ücretsiz ve gizlilik esasıyla destek alınabileceğini hatırlattı.

Kişisel Bilgileriniz Size Karşı Silah Olarak Kullanılabilir Haber

Kişisel Bilgileriniz Size Karşı Silah Olarak Kullanılabilir

Küresel e-ticaret satışlarının 2025 yılında 6,4 trilyon doları aşacağı tahmin ediliyor. Bunların büyük bir kısmı pazar yerleri üzerinden gerçekleşecek. Tüketicilere kolaylık ve güvenlik, işletmelere ise daha geniş bir erişim alanı sunan bu sektör kötü niyetli kişiler tarafından da kullanılıyor. 2024 yılında Amazon 275 milyondan fazla sahte olduğu şüphelenilen yorumu proaktif olarak engelledi. Binlerce kişiye karşı yaptırım önlemleri aldı çünkü sorun sıradan tüketicilerin farkında olmadan sahte yorumların oluşturulmasına dâhil olabilecekleri bir noktaya kadar büyüdü. Fırçalama (Brushing) dolandırıcılığı nedir? Brushing dolandırıcılığı, satıcının görünüşte rastgele bir kişinin adresine paket gönderdiği bir tür e-ticaret dolandırıcılığıdır. Ürün genellikle düşük değerdedir. Satıcının e-ticaret pazarlarında ürünün puanını hileli bir şekilde yükseltme girişimidir. Dolandırıcı, genellikle veri ihlallerinden sonra siber suç forumlarında veya kişi arama sitelerinde listelenen isim ve posta adreslerinin bir listesini ele geçirir. Hatta bu bilgileri kamuya açık kaynaklardan da toplayabilirler. Ürünlerini sattığı bir e-ticaret platformunda veya pazar yerinde sahte bir alıcı hesabı oluşturur. Bu hesabı kullanarak o platformda ürününü "satın alır" ve ürünü kurbanın adresine gönderir. Dolandırıcı, sahte hesabı kullanarak 5 yıldızlı bir yorum yayımlar ve ürünün itibarını ve görünürlüğünü artırır . Kurban ise genellikle, istenmeyen paketi aldığında dolandırıcılıktan haberdar olur. Brushing dolandırıcılığının hedefi olmanız, kişisel verilerinizin siber suç dünyasında paylaşıldığı anlamına gelebilir ya da dolandırıcılar daha ciddi kimlik dolandırıcılığı içeren ikinci aşamaya geçmek için bilgilerinizi test ediyor olabilirler. Aldığınız paketin içinde bir QR kodu bulunan daha kötü niyetli versiyonları da vardır. Bu kodu taradığınızda büyük olasılıkla kötü amaçlı yazılım yüklemek veya sizi daha fazla kişisel bilgi paylaşmaya ikna etmek için tasarlanmış kötü amaçlı/oltalama bir siteye yönlendirilirsiniz. Brushing mağduru olup olmadığımı nasıl anlarım? Postayla satın aldığınızı hatırlamadığınız düşük değerli, kalitesiz bir ürün alırsanız bu hemen bir tehlike işareti olmalıdır. Belirsiz veya eksik bir iade adresi ve paketin içinde olası bir QR kodu da uyarı işaretleridir. Tekrar kontrol etmek için e-posta ve e-ticaret veya çevrimiçi pazar platformlarındaki hesaplarınızı inceleyerek son zamanlarda satın aldığınız ürünleri kontrol edin. Dolandırıcılar şimdiden planlarının bir sonraki aşamasına geçmiş olabilirler, bu nedenle banka hesaplarınızı ve kredi raporlarınızı da şüpheli hareketler açısından kontrol etmekte fayda var. Bir paket aldığımda ne yapmalıyım? Postayla sipariş ettiğinizi hatırlamadığınız bir şey alırsanız aşağıdaki adımları izleyerek riski en aza indirin. Arkadaşlarınıza veya ailenize son zamanlarda sizin adınıza bir şey sipariş edip etmediklerini sorarak bunun bir hediye olmadığından emin olun.Paketin içinde gönderilmiş olabilecek QR kodlarını taramaktan kaçının.Banka hesabınızdan para çekilmediğini veya adınıza yeni kredi limitleri açılmadığını kontrol edin.Çevrimiçi bankacılık ya da kredi kartı hesaplarınızda çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ayarlandığından emin olun.Tüm çevrimiçi alışveriş ve e-posta hesaplarınızda MFA'yı etkinleştirin.Dolandırıcılığı ilgili pazar yerine bildirin. Çoğunda, brushing dolandırıcılığını bildirmek için özel bir bölüm bulunur.Ürünü gönderene iade etmeye çalışmayın, isterseniz ürün sizde kalabilir. Brushing dolandırıcılığından nasıl korunabilirim? Brushing dolandırıcılıklarının sizi hedef almasını engellemek için atabileceğiniz adımlar da var. Her şey, dolandırıcıların elinde hangi kişisel verilerinizin bulunduğuna bağlıdır. İş yaptığınız bir kuruluşun güvenliği ihlal edilip bilgileriniz sızdırılırsa yapabileceğiniz pek bir şey yok ancak potansiyel olarak tehlikeye atılmış bilgileri bulmak için karanlık web'i tarayan kimlik koruma hizmetleri kullanabilirsiniz. Bunların bazıları genel güvenlik paketinin bir parçası olarak sunulmaktadır. Herhangi bir hesabınızın tehlikeye atıldığını fark ederseniz parolalarınızı hemen değiştirin. Ayrıca yeni kartlarda borç yapmak için adınızı kullanma girişimlerini engellemek için kredi dondurma işlemi yaptırmanız da faydalı olacaktır. Dolandırıcılar halka açık web’den de veri topladıkları için iyi gizlilik alışkanlıkları edinmek önemlidir. Bu, sosyal medyada paylaştıklarınızı en aza indirmek, hesaplarınızı kilitleyerek yalnızca arkadaşlarınızın gönderilerinizi görebilmesini sağlamak ve ev adresleri, doğum tarihleri ve telefon numaraları gibi kişisel bilgileri kaldırmak anlamına gelir. Brushing dolandırıcılığı, dolandırıcıların kişisel bilgilerinizi size karşı silah olarak kullanmasının birçok yolundan sadece biridir. Ne yazık ki bu riski azaltmak "bir kerelik" bir iş değildir. Dijital dünyanız üzerinde sürekli tetikte olmanız gerekir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci Baharını Arayan Yaşlılar Romantizm Dolandırıcılığı ile Birikimlerini Kaybediyor Haber

İkinci Baharını Arayan Yaşlılar Romantizm Dolandırıcılığı ile Birikimlerini Kaybediyor

Siber güvenlik dünyasında genellikle şirketlerin veya gençlerin hedef alındığı düşünülse de son dönemde en savunmasız grup internetle geç tanışan yaşlılar. Yalnızlık hissiyle başa çıkmak için sosyal medyaya yönelen ileri yaştaki bireyler, sahte profillerle (Catfishing) kendilerine yaklaşan dolandırıcıların ağına düşebiliyor. Dolandırıcılar, sabırla ilmek ilmek işledikleri bu süreçte, kurbanlarını gerçekten sevildiklerine inandırıyor. Güven tam olarak sağlandığında ise "Acil ameliyat parası", "Yanıma gelmek için uçak bileti" veya "Gümrüğe takılan hediye" gibi bahanelerle para talepleri başlıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, bu durumun sadece bir para kaybı değil, yaşlı bireylerin hayallerinin ve güven duygularının çalınması anlamına geldiğini vurguluyor. “Kalplerini Çalarak Ceplerini Boşaltıyorlar” Yaşlı bireylerin bu durumu ailelerine anlatmaktan utandıkları için dolandırıcılığın genellikle çok geç fark edildiğini belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Dolandırıcılar, kurbanlarını ailelerinden ve arkadaşlarından uzaklaştırarak izole ediyor. 'Çocukların bizi anlamaz, ilişkimizi kıskanıyorlar' gibi telkinlerle yaşlı bireyi manipüle ediyorlar. Bir gün babanız veya anneniz, hiç yüz yüze görüşmediği ama 'hayatımın aşkı' dediği birine, tüm emekli ikramiyesini göndermeye kalkabilir. Bu noktada ailelerin suçlayıcı değil, anlayışlı ve koruyucu bir tavır sergilemesi hayati önem taşıyor. Çünkü kurbanlar o sırada bir dolandırıcıyla değil, aşık oldukları kişiyle konuştuklarını sanıyorlar” dedi. Romantizm Dolandırıcılığından Korumak İçin Dikkat Etmeniz Gereken 4 İşaret Alev Akkoyunlu, ebeveynlerinizin bir romantizm tuzağına düştüğünü gösterebilecek kırmızı çizgileri ve alınması gereken önlemleri şöyle sıralıyor: 1. Yüz Yüze Görüşmekten Sürekli Kaçınıyorsa: Eğer ebeveyninizin "sevgilisi" ile aylardır yazışıyor ama iş görüntülü konuşmaya veya buluşmaya gelince sürekli bir bahane (kameram bozuk, yurt dışındayım, işteyim vb.) üretiyorsa, bu en büyük alarm zilidir. O kişi ile gerçek hayatta görüşmek için ısrarcı olun. Görüşme teklifi reddediliyorsa iletişimi kesmelerini sağlayın. Ayrıca profil fotoğrafını "Google Görseller"de aratarak sahte olup olmadığını teyit edin. 2. Konu Aniden Paraya Geldiyse: Romantik bir ilişkinin ortasında aniden ortaya çıkan "Acil paraya ihtiyacım var", "Kripto yatırımı yapalım" veya "Borç ver" talepleri kesinlikle normal değildir. "İnternetten tanışılan birine, sebep ne olursa olsun asla para gönderilmez." Bu prensibi ailenize kesin bir dille, gerekirse örnek olaylar göstererek anlatın. 3. Gizlilik ve Savunma Mekanizması Arttıysa: Ebeveyniniz telefonunu veya bilgisayar ekranını sizden saklıyorsa, yeni ilişkisi hakkında soru sorduğunuzda aşırı tepki verip savunmaya geçiyorsa, manipüle ediliyor olabilir. Yargılayıcı değil destekleyici olun. Onlara kızmak yerine, benzer dolandırıcılık haberlerini paylaşarak "Bak, böyle şeyler olabiliyormuş, dikkatli olalım" yaklaşımıyla farkındalık yaratın. 4. Aile Boyu Dijital Koruma Sağlayın: Yaşlı bireyler, karmaşık siber tehditleri her zaman fark edemeyebilir. Bu noktada Bitdefender Family Plan gibi aile odaklı bütünleşik çözümler devreye girmeli. Bu tür güvenlik yazılımları, sahte mesajları ve oltalama (phishing) girişimlerini önceden tespit ederek ebeveynlerinizi koruma altına alır. Ayrıca şüpheli durumlarda uzakta yaşayan aile üyelerine de bildirim göndererek, olası bir dolandırıcılık girişimini maddi ve manevi bir yıkıma dönüşmeden durdurmanıza yardımcı olur.

Dijital İntikam Kontrolden Çıkıyor Haber

Dijital İntikam Kontrolden Çıkıyor

Gençler arasında doxxing olarak adlandırılan çevrimiçi ifşalar da buna dahil. Siber güvenlik şirketi ESET gençler arasındaki doxxing olarak adlandırılan çevrimiçi ifşaların yol açabileceği tehlikleri araştırdı. Doxxing (doxing), kötü niyetli bir üçüncü tarafın kasıtlı olarak başka birinin kişisel bilgilerini çevrimiçi olarak ifşa etmesi durumudur. Bu bilgiler, kişinin adı ve e-posta, ev adresi, iş bilgileri, finansal ve sağlık kayıtları hatta aile üyeleriyle ilgili bilgiler olabilir. Genellikle kurbana karşı bir tür intikam olarak bu eylemlere girişiliyor. Doxxingi yapan eski bir arkadaş veya kurban tarafından fiziksel veya dijital dünyada haksızlığa uğradığını düşünen biri olabilir. Doxxer’lar kurbanlarını sadece zorbalık yapmak veya susturmak için de ifşa edebilirler. Bazı durumlarda, doxxer’ların amacı kurbanlarından veya başkalarından para sızdırmak olabilir. Doxxing nasıl çalışıyor? Motivasyonları ne olursa olsun, doxxing saldırıları genellikle hedefle ilgili keşifle başlar. Doxxer önce dünyayla paylaşmak istediği bilgileri bulmalıdır. Bunu, kurbanın sosyal medya hesabını araştırarak sık sık ziyaret ettiği yerleri, iş yeri, okul bilgilerini veya diğer kişisel bilgileri bulabilir. Bu bilgilerin bazıları, özellikle iki taraf birbirini çevrimiçi olarak takip ediyorsa kolayca bulunabilir. Saldırgan açık profillerden veya güvenlik önlemleri zayıf hesaplardan yararlanarak bu bilgilere erişebilir. Daha sofistike doxxer’lar, kurban hakkında daha fazla bilgi toplamak için birden fazla sitede kurbanın çevrimiçi takma adlarını veya kullanıcı adlarını da arayabilirler. Evlilik cüzdanları ve mahkeme kayıtları gibi bilgileri depolayan kamu kayıtlarından yararlanabilirler. Riskler nelerdir? Saldırganın motivasyonuna ve yayımladığı bilgilere bağlı olarak, doxxing küçük bir rahatsızlıktan psikolojik ve duygusal olarak büyük zarar veren bir olaya kadar değişebilir. Bu durum özellikle çocuklar için geçerlidir çünkü onlar bu tür olaylara karşı daha savunmasız olabilirler. Gençler, özellikle de ergenler, duygusal dayanıklılıkları daha azdır ve utanç ve mahcubiyet duygularına karşı özellikle hassastır. Ayrıca çoğu hayatlarının büyük bir bölümünü çevrimiçi ortamda sosyalleşerek geçirir ve bu ortamda akranları tarafından kabul görmek her şeydir. Bu durum, doxxing’in özgüvene, izolasyona ve kaygıya olan zararlı etkisini artırabilir. Etkisi sadece psikolojik ve duygusal değildir. Bazı doxxer’lar, kurbanlarını fiziksel olarak sindirmek için çevrimiçi çabalarını kullanır ve başka yerlerde kurbanlarının bilgilerini kullanarak ve paylaşarak daha fazla zorbanın “üstüne yükleneceği” yönünde örtülü tehditlerde bulunur. Doxxing tehdidini en aza indirmek mümkün Çocuklarınızın doxxing’e maruz kalma riskini azaltmanın en iyi yolu, çevrimiçi ortamda paylaştıkları kişisel bilgilerin miktarını en aza indirmektir. Bu, oturup sosyal medyadaki gizlilik ayarlarını güncellemek, coğrafi konum özelliğini kapatmak ve istenmeyen takipçileri düzenli olarak silmek anlamına gelir. Çocuklarınızı, gerçek hayatta tanıdıkları kişileri çevrimiçi arkadaş olarak kabul etmeleri için teşvik etmelisiniz. Tüm hesaplar, kimlik avı/bilgi hırsızlığı riskini azaltmak için güçlü, benzersiz parololar ve çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ile korunmalıdır. İnternette araştırma yaparak, çevrimiçi isimlerini arayarak da yardımcı olabilirsiniz. Sonuçlar hoşunuza gitmezse söz konusu platformlara veya web sitelerine kaldırılmaları için talepte bulunmayı düşünebilirsiniz. Çocuklarınız hakkında paylaştıklarınıza çok dikkat edin. Asla kişisel bilgilerini veya okullarını ve bulundukları yeri tespit edebilecek fotoğrafları paylaşmayın. Doxxing hakkında daha genel bir sohbet yapmayı ve kişisel bilgileri paylaşmanın ve çevrimiçi tartışmalara girmenin tehlikelerini de düşünün. İletişim çok önemlidir. Çocuğunuz her zaman destek gördüğünü ve dinlendiğini hissetmelidir. Ve size bir soru veya endişeyle geldiğinde sinirlenmek yerine onu dinleyeceğinizi ve çözüm arayacağınızı bilmelidir. Doxxing kurbanı olduysanız ne yapmalısınız? En kötüsü olursa sakin olun, doxxer ile iletişime geçmeyin ve aşağıdakileri yapın: Tüm kanıtları belgelendirin, tüm gönderileri veya tehditleri ekran görüntüsü alın ve kişisel bilgilerin sızdırıldığı yerleri not edin.Çocuğunuza fiziksel şiddet tehdidi varsa derhal polise başvurun. Olayı, büyük olasılıkla hizmet şartlarını ihlal ettiği için ilgili sosyal medya sitelerine veya barındırıcıya ya da site sahibine (sabit bir web sitesi ise) bildirin.Google’a kaldırma talebinde bulunmayı düşünün, bu sayede doxxer tarafından paylaşılan kişisel bilgiler arama sonuçlarında görünmeyecektir.Çocuğunuzun hesabının hacklendiğinden şüpheleniyorsanız parolayı değiştirin, MFA’yı etkinleştirin ve gizlilik ayarlarını en yüksek seviyeye getirin.Her şeyden önce, çocuğunuzun yanında olun. Endişelerini dinleyin ve bunun onların suçu olmadığını hatırlatın.

Yapay Zekâdan Arkadaş Olur Mu? ​​​​​​​ Haber

Yapay Zekâdan Arkadaş Olur Mu? ​​​​​​​

Yapay zekâ arkadaşlar, LLM'lerin ve doğal dil işleme (NLP) teknolojisinin gücünü kullanarak kullanıcılarıyla sohbet tarzında, son derece kişiselleştirilmiş bir şekilde etkileşim kuruyor. Character.AI, Nomi ve Replika gibi uygulamalar, kullanıcılarının psikolojik ve bazen de romantik ihtiyaçlarını karşılıyor. Büyük platformlar bile bu trendi yakalamaya başladı. OpenAI kısa süre önce "doğrulanmış yetişkinler için erotik içerik" sunacağını ve geliştiricilerin ChatGPT üzerine kurulu "yetişkinlere yönelik" uygulamalar oluşturmasına izin verebileceğini açıkladı. Elon Musk'ın xAI şirketi de Grok uygulamasında flörtöz yapay zekâ arkadaşları piyasaya sürdü. Kişisel bilgilerinizin üçüncü şahıslarla paylaşılmayacağından nasıl emin olabilirsiniz? Temmuz ayında yayımlanan bir araştırma, gençlerin yaklaşık dörtte üçünün yapay zekâ arkadaşlarını kullandığını ve yarısının bunu düzenli olarak yaptığını ortaya koydu. Aynı araştırmada gençlerin üçte birinin ciddi konuşmalar için insanlara göre yapay zekâ botlarını tercih etmesi ve dörtte birinin onlarla kişisel bilgilerini paylaşması dikkat çekti. Bu durum, uyarıcı hikâyeler ortaya çıkmaya başladıkça özellikle endişe verici hâle geliyor. Ekim ayında, araştırmacılar iki yapay zekâ arkadaş uygulamasının farkında olmadan son derece hassas kullanıcı bilgilerini ifşa ettiğini paylaştı. Fırsatçı tehdit aktörleri, para kazanmanın yeni bir yolunu her zaman keşfedebiliyor. Kurbanların yapay zekâ arkadaşlarıyla romantik sohbetlerinde paylaştıkları bilgilerin şantaj için biçilmiş kaftan olduğunu her zaman göz önüne almaları gerekir. Ailenizi nasıl güvende tutabilirsiniz? İster kendiniz bir yapay zekâ arkadaşlık uygulaması kullanın ister çocuklarınızın kullanmasından endişe duyuyor olun şu noktalara dikkat etmelisiniz. Yapay zekânın yerleşik güvenlik veya gizlilik önlemleri olmadığını varsayın. Bir yabancıyla paylaşmaktan rahatsız olacağınız hiçbir kişisel veya finansal bilgiyi onunla paylaşmayın. Siz veya çocuklarınız bu uygulamalardan birini denemek istiyorsanız önceden araştırma yapın ve en iyi güvenlik ve gizlilik korumalarını sunan uygulamaları bulun. Bu, gizlilik politikalarını okuyarak verilerinizi nasıl kullandıklarını veya paylaştıklarını anlamak anlamına gelir. Kullanım amacını açıkça belirtmeyen veya kullanıcı verilerini sattığını paylaşan uygulamalardan kaçının. Uygulamanızı bulduktan sonra, iki faktörlü kimlik doğrulama gibi güvenlik özelliklerini etkinleştirmeyi unutmayın. Bu, çalınan veya brute force saldırısıyla ele geçirilen parolaların kullanılarak hesapların ele geçirilmesini önlemeye yardımcı olacaktır. Gizlilik ayarlarını inceleyerek korumayı artırın. Örneğin, model eğitimi için konuşmalarınızın kaydedilmesini devre dışı bırakma seçeneği olabilir. Arkadaşlık uygulamalarının kâr amaçlı uygulamalar olduğunu unutmayın Çocuklarınızın bu araçları kullanmasının güvenlik, gizlilik ve psikolojik etkileri konusunda endişeleriniz varsa daha fazla bilgi edinmek için onlarla diyalog kurun. Aşırı paylaşımın risklerini hatırlatın ve bu uygulamaların, kullanıcılarının çıkarlarını ön planda tutmayan, kâr amaçlı araçlar olduğunu vurgulayın. Bu uygulamaların çocuklarınız üzerinde yaratabileceği etkiden endişe duyuyorsanız ekran süresini ve kullanımı sınırlamak gerekebilir. Bu sınırlama, ebeveyn denetim kontrolleri veya uygulamaları aracılığıyla uygulanabilir. Çocuklarınız için yaş doğrulama ve içerik denetimi politikalarına sahip yeterli koruma sağlayamayan hiçbir yapay zekâ destekli arkadaşlık uygulamasına izin vermemeniz gerektiği unutmayın. Düzenleyicilerin, geliştiricilerin bu alanda neler yapıp yapamayacağına dair daha katı kurallar uygulamak için müdahale edip etmeyeceği henüz belli değil. Romantik botlar şu anda bir nevi gri alanda faaliyet gösteriyor ancak AB'de yakında yürürlüğe girecek olan Dijital Adalet Yasası, aşırı derecede bağımlılık yaratan ve kişiselleştirilmiş deneyimleri yasaklayabilir. Geliştiriciler ve düzenleyiciler bu konuda bir sonuca varana kadar, yapay zekâ arkadaşlarını sırdaş veya duygusal destek olarak görmemek daha iyi olabilir.

ESET’ten VPN Odaklı Yeni Nesil Dijital Güvenlik Haber

ESET’ten VPN Odaklı Yeni Nesil Dijital Güvenlik

Güncelleme, Fidye Yazılımı İyileştirme gibi yeni özelliklerin yanı sıra Mikrofon İzleyici ve Web Sitesi Güvenlik Denetçisi gibi mevcut özelliklerin geliştirilmiş işlevlerini de içeriyor. VPN'i kritik bir siber güvenlik aracı olarak da değerlendiren ESET, ESET VPN'i yalnızca ESET HOME Security Ultimate kullanıcılarına değil, ESET HOME Security Premium kullanıcılarına da sunuyor. Dolandırıcılığı, neredeyse herkes için her yerde ve her an zarar verebilecek küresel bir tehdit olarak gören ESET, artık SMS, e-posta, telefon görüşmeleri, URL'ler, QR kodları, kötü amaçlı dosyalar ve daha fazlası dâhil olmak üzere her türlü kaynaktan gelen saldırıları ele alan gelişmiş dolandırıcılık koruması sunuyor. Güncellenen ESET HOME güvenlik yönetimi platformu, basitleştirilmiş güvenlik yönetimi özelliğiyle dijital korumayı karmaşadan arındırıyor. Bu sayede ev yöneticilerinin ailelerini korumalarını, SOHO sahiplerinin kimin ve neyin korunduğunu tam olarak gözlemlemelerini, güvenlik uygulamalarını tutarlı ve basitleştirilmiş bir deneyimle dağıtmalarını kolaylaştırıyor. ESET Tüketici ve IoT Segmenti Başkan Yardımcısı Viktória Ivanová yaptığı açıklamada "İlerici bir dijital yaşam koruma sağlayıcısı olarak ESET, mevcut tehdit ortamını dikkatle izliyor ve buna göre koruma çözümleri geliştiriyor. Gelişmiş dolandırıcılık koruması, eklenen Fidye Yazılımı İyileştirme ve çok sayıda gizlilik koruması iyileştirmesi, ESET'in tüketici ve SOHO ürünlerini, performansa etkisi düşük ve kullanımı kolay, güvenilir güvenlik arayan evler ve küçük ofisler/ev ofisleri için sağlam, hepsi bir arada çözümler hâline getiriyor." dedi. VPN’de ESET farkı ESET’in Avrupa merkezli ve finansal olarak tamamen bağımsız yapısı, kullanıcı gizliliği açısından büyük önem taşıyor. Bu yapı hem ESET’i kullanıcılara karşı sorumlu kılıyor hem de ESET VPN’in sunduğu güvenliğin temelini oluşturuyor. Kullanıcı bilgilerini asla paylaşmayan ESET, RAM disk altyapısıyla hiçbir kimlik bilgisini saklamıyor. ESET VPN, WireGuard®, IKEv2 ve OpenVPN gibi 6 farklı bağlantı protokolü ve çok çeşitli bağlantı noktaları sunarak her kullanıcıya ve coğrafi konuma uygun esnek çözümler sağlıyor. Bölünmüş Tünelleme özelliği sayesinde kullanıcılar, hangi uygulamaların VPN üzerinden bağlanacağını seçebiliyor. ESET VPN ile Güvenliğin Ötesine Geçin 69’dan fazla ülke ve 134’ten fazla şehirde fiziksel sunucularla hizmet veren ESET VPN, sanal sunucu kullanmıyor çünkü internette gizleniyorsanız sizi kimin gizlediğini bilmeniz gerekir. İnternetin olduğu her yerde erişim olanağı sağlayan ESET VPN’in sunduğu avantajlar yalnızca güvenlikle sınırlı değil. ESET VPN ile uçuş ve otel fiyatlarını karşılaştırabilir, ürün fırsatlarını daha kolay bulabilir ve tasarruf edebilirsiniz. Dünyanın her yerinden spor, eğlence ve uygulamalara güvenli bir şekilde erişim sağlayarak maçları, filmleri ya da dizileri rahatlıkla izleyebilirsiniz. ESET HOME Security ve ESET Small Business Security, Windows, macOS, Android ve iOS gibi tüm büyük işletim sistemlerinde kullanılabiliyor ve tüm tipik akıllı ev cihazlarını kapsıyor. Ayrıca ESET Small Business Security, Windows sunucularını da koruyor. ESET HOME Security (Windows için) - iyileştirmeler şunları içeriyor: Fidye Yazılımı İyileştirme — Başlangıçta büyük işletmeler için geliştirilen Fidye Yazılımı İyileştirme, fidye yazılımı saldırılarının etkisini en aza indirir. ESET Ransomware Shield tarafından potansiyel bir fidye yazılımı tehdidi tespit edildiğinde ESET Fidye Yazılımı İyileştirme etkilenen dosyaların yedeklerini hemen oluşturur ve tehdit ortadan kaldırıldıktan sonra dosyaları geri yükleyerek sistemi önceki durumuna etkili bir şekilde geri döndürür. Gelişmiş gizlilik koruması — Yeni Mikrofon İzleyici, Windows cihazlarda mikrofon donanımına yetkisiz erişim girişimlerini algılar ve kullanıcıları uyarır. Gelişmiş tarayıcı güvenliği — Yeni Web Sitesi Güvenlik Denetçisi, kimlik avı, dolandırıcılık ve kötü amaçlı web sitelerine karşı ek bir koruma katmanı ekler. Bu özellik, tarayıcıda görüntülenen HTML'yi tarayarak ağ düzeyinde ve URL kara listesi ile tespit edilemeyen kötü amaçlı içeriği algılar. ESET Cyber Security (macOS için) temel geliştirmeleri – (yeni özellikler ve güncellemeler): macOS 26 Tahoe desteği — Kullanıcılar, ESET Cyber Security'yi en son macOS sürümünde kullanabilir. HTTPS ve HTTP/3 desteği — Çevrimiçi ortamda son kullanıcıların genel korumasını iyileştirir. Cihaz Kontrolü — Bu özellik, Mac'e bağlı harici cihazları izler ve yönetir. Belirli cihaz türlerine veya hatta tek tek cihazlara erişimi kısıtlayarak kötü amaçlı yazılımlara ve yetkisiz veri aktarımlarına karşı koruma sağlar. Tüm bu iyileştirmeler, önlemeye özel önem vererek gelişen tehdit ortamına yanıt vermek üzere tasarlandı. ESET, gerçekten etkili bir siber güvenliğin kurulumu ve yönetimi kolay olması gerektiğinden siber hijyen ve kullanıcı deneyiminin önemine de inanıyor.

iPhone'lar Artık Güvenli Değil mi? Haber

iPhone'lar Artık Güvenli Değil mi?

Yıllardır iPhone kullanıcıları, Apple'ın güvenlik ve gizlilik konusundaki ekstra hassasiyeti sayesinde rahat bir nefes alıyordu. Ancak bu güvenlik duvarının aşılmaz olmadığı, son dönemde yaşanan ve tüm dünyada ses getiren siber saldırılarla kanıtlandı. Gazetecilerden aktivistlere, şirket yöneticilerinden sıradan kullanıcılara kadar herkesin hedef olabildiği bu yeni tehdit ortamında, Apple sadece 2025 yılı içinde, aktif olarak kullanılan kritik güvenlik açıklarını kapatmak için birden fazla acil durum güncellemesi yayınlamak zorunda kaldı. Daha da endişe verici olan, eskiden sadece devlet destekli operasyonlarda görülen gelişmiş siber casusluk teknikleri ile sıradan siber suçluların kullandığı yöntemler arasındaki çizginin giderek incelmesi. Dolandırıcılar artık aynı psikolojik hileleri ve dağıtım yöntemlerini kullanarak sıradan kullanıcıların banka hesaplarını, sosyal medya profillerini ve bulut yedeklemelerini ele geçirebiliyor. Herkes Önlem Almalı "Operation Triangulation" veya "Pegasus" gibi casus yazılım operasyonları, saldırganların bir cihazı ele geçirmek için fiziksel erişime ihtiyaç duymadığını kanıtladı. Bitdefender Türkiye distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "iPhone'un güvenlik konusundaki ünü, kullanıcıları rehavete sokmamalı. Saldırganlar artık daha zeki ve her zamankinden daha fazla yönteme sahipler. Siber güvenlik paranoya değil, hazırlıklı olmaktır. Sıradan bir kullanıcının gelişmiş bir casus yazılımla karşılaşma ihtimali düşük olsa da dolandırıcılar her gün aynı yöntemleri binlerce kişiye karşı kullanıyor. Bu savunma katmanlarını üst üste ekleyerek hem en basit dolandırıcılar hem de en donanımlı bilgisayar korsanları için çok daha zor bir hedef haline gelirsiniz.” İfadelerinde bulunuyor. iPhone Kullanıcılarını Hedef Alan 5 Gerçek Dünya Saldırısı ve Korunma Yöntemleri Alev Akkoyunlu, son dönemde yaşanan olaylardan ve haberlerden derlenen 5 gerçek dünya saldırı senaryosunu ve bunlara karşı alınabilecek net, eyleme geçirilebilir adımları şöyle sıralıyor. 1. "Sıfır Tıklama" Saldırıları: Hiçbir Şeye Dokunmasanız Bile Tehlikedesiniz: Saldırgan, iMessage gibi bir mesajlaşma uygulaması üzerinden, işletim sistemindeki bir açıktan faydalanan özel hazırlanmış bir mesaj gönderir. Kullanıcı hiçbir bağlantıya tıklamasa veya mesajı açmasa bile, bu mesaj casus yazılımın telefona sızmasını tetikler. Bundan korunmak için: iOS'u daima güncel tutun. Apple'ın acil durum yamaları, bu tür saldırılara karşı tek savunmanız olabilir. Hedef olabileceğinizi düşünüyorsanız (gazeteci, aktivist, üst düzey yönetici vb.) Kilitleme Modu'nu (Lockdown Mode) etkinleştirin. Bitdefender Mobile Security for iOS gibi, şüpheli aktiviteleri ve kötü amaçlı kodları tespit edebilen ödüllü bir mobil güvenlik çözümü kullanın. Cihazınızı periyodik olarak yeniden başlatmayı düşünün. Bazı casus yazılım türleri yeniden başlatma sonrası aktif kalamaz. 2. Zararlı Uygulamalar ve Medya Dosyaları Yoluyla Bulaşan Kötü Amaçlı Yazılımlar: Saldırgan, meşru bir uygulama gibi görünen zararlı bir uygulama veya içinde zararlı kod gizlenmiş bir medya dosyası (ses, video) aracılığıyla cihazınıza sızabilir. Korunmak için yalnızca resmi App Store'dan uygulama indirin. Riski büyük ölçüde artıran "sideloading" ve "jailbreaking" işlemlerinden kaçının. Uygulamaları kurmadan önce yorumlarını, istediği izinleri ve geliştiricinin itibarını kontrol edin. Konum, mikrofon, kamera gibi uygulama izinlerini periyodik olarak denetleyin ve gereksiz izinleri kaldırın. 3. SIM Değişikliği (SIM Swap) Dolandırıcılığı ve Hesap Ele Geçirme: Telefonunuzun yazılımı güvenli olsa bile, saldırganlar doğrudan mobil operatörünüzü hedef alabilir. Sosyal mühendislik yöntemleriyle operatörünüzü ikna ederek telefon numaranızı kendi kontrol ettikleri bir SIM karta taşıyabilirler. Sonrasında size gelen SMS doğrulama kodlarını alarak tüm şifrelerinizi sıfırlar ve hesaplarınızı ele geçirebilirler. Korunmak için mobil operatör hesabınıza mutlaka bir PIN veya ek güvenlik katmanı ekleyin. Operatörünüzden "SIM kart kilidi" veya "numara taşıma koruması" talep edin. İki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) için SMS yerine, uygulama tabanlı 2FA (Authenticator uygulamaları gibi) veya fiziksel güvenlik anahtarları kullanın. 4. Oltalama (Phishing) ve SMS Dolandırıcılığı (Smishing): Saldırganlar, bankanız, Apple veya güvendiğiniz bir servis gibi davranarak size sahte bir SMS veya e-posta gönderebilir. Bu mesajdaki bağlantıya tıklayarak sahte bir siteye yönlendirilir ve şifrenizi veya kişisel bilgilerinizi kendi elinizle teslim edebilirsiniz. Bu saldırı, yazılım açığına değil, insan hatasına dayandığı için en yaygın yöntemlerden biri. Korunmak için bilinmeyen SMS, e-posta veya mesajlardaki bağlantılara asla tıklamayın. Göndericinin kimliğini her zaman doğrulayın. Şüphe duyuyorsanız, ilgili kurumu kendi bildiğiniz resmi numarasından arayın 5. Fiziksel Hırsızlık ve USB Üzerinden Veri Çekme: Telefonunuza fiziksel olarak erişen bir saldırgan, USB kablosu veya özel adli bilişim araçları kullanarak kilitli bir cihazdan bile veri çekmeye çalışabilir. Korunmak için güçlü bir parola veya biyometrik kilit kullanın. Zayıf, dört haneli PIN'lerden kaçının. iPhone'umu Bul (Find My iPhone) özelliğini mutlaka aktif edin. Bu sayede telefonunuzu uzaktan kilitleyebilir, konumunu bulabilir veya tüm verileri silebilirsiniz. USB erişimini kısıtlayın. (Ayarlar → Face ID ve Parola → Aksesuarlar seçeneğini kapalı konuma getirin). Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.