Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gizlilik

Kapsül Haber Ajansı - Gizlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gizlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gemini ile "Kişisel Zeka" Dönemi Başlıyor Haber

Gemini ile "Kişisel Zeka" Dönemi Başlıyor

Google, yapay zeka yolculuğunda kritik bir dönüm noktasını temsil eden "Kişisel Zeka"(Personal Intelligence) özelliği artık Türkiye’de de kullanımda. Kişisel Zeka, yapay zekanın kişisel bağlamınızı gerçekten anlayabildiği bir değişime işaret ediyor. Kullanıcıların dünyasındaki farklı detayları sezgisel olarak birbiriyle bağlayan bu özellik sayesinde, genel yanıtlardan tamamen kullanıcılara özel olarak inşa edilmiş bir yapay zekaya doğru önemli bir adım atılıyor. Uygulamalar arası entegrasyon ve Gemini 3 gücü Kişisel Zeka etkinleştirildiğinde, kullanıcıların Google ürünleriyle paylaştığı bilgileri güvenli bir şekilde bir araya getiriyor. Sistem, yapay zekayı sizin için benzersiz bir şekilde faydalı kılmak adına en yeni Gemini 3 modellerini kullanıyor ve tüm bunları kişisel bilgilerinizi en üst düzeyde koruyarak gerçekleştiriyor. Bu yenilikçi altyapı; kullanıcıların çok daha kişisel sorular sorabilmesine, Gmail veya Google Fotoğraflar gibi kaynaklardaki metin, fotoğraf ve videoların harmanlanmasıyla tamamen kendi ihtiyaçlarına göre uyarlanmış özel yanıtlar alabilmesine olanak tanıyor. Kontrol tamamen kullanıcıda Gizliliği merkeze alan bu özellikte, kullanıcılar kontrolü tamamen elinde tutuyor. Varsayılan olarak kapalı gelen bu özellikte, kullanıcılar sadece istedikleri uygulamaları (Gmail, Fotoğraflar, YouTube, Arama vb.) Gemini'a bağlamayı seçebiliyor ve bu tercihleri diledikleri zaman değiştirebiliyor ya da tamamen kapatabiliyorlar. Kullanıcılar diledikleri an ayarlarını düzenleyebilir, bağlı Google uygulamalarının bağlantısını kesebilir veya sohbet geçmişlerini kalıcı olarak silebilirler. Gizlilik yaklaşımımızla ilgili daha detaylı bilgiye buradan ulaşılabilir. Kullanıcıların verileri yine Google ekosistemi içinde güvende kalıyor ve Gemini modeli doğrudan kullanıcıların özel dosyaları üzerinden eğitilmiyor. Bugünden itibaren bu özellik, Türkiye’de Google AI Plus, Pro ve Ultra abonelerine sunulmaya başlanıyor, önümüzdeki haftalarda ise ücretsiz olarak Gemini kullanan herkese de ulaştırılması planlanıyor. Eğer Gemini ana ekranında bir davet görmüyorsanız, şu adımları izleyerek Ayarlar üzerinden açabilirsiniz: Gemini'ı açın ve Ayarlar'a dokunun.Kişisel Zeka (Personal Intelligence) seçeneğine gidin.Bağlamak istediğiniz uygulamaları (Gmail, Fotoğraflar vb.) seçin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Meta, Meta AI asistanını gelişmiş çok modlu yeteneklerle güçlendiren Muse Spark’ı duyurdu Haber

Meta, Meta AI asistanını gelişmiş çok modlu yeteneklerle güçlendiren Muse Spark’ı duyurdu

Meta bugün, şirketin bugüne kadarki en güçlü yapay zeka modeli olan ve Meta ürünleri için özel olarak tasarlanan Muse Spark’ı duyurdu. Meta, Muse Spark’ın şu anda Meta AI uygulamasını ve Meta AI web sitesini daha akıllı ve daha hızlı hale getirdiğini, önümüzdeki haftalarda ise WhatsApp, Instagram, Facebook, Messenger ve Meta AI gözlüklerinde daha geniş çaplı bir kullanıma sunulmasının planlandığını belirtti. Meta, Meta Superintelligence Labs (MSL) tarafından yürütülen dokuz aylık hızlı bir geliştirme sürecinin ardından, yeni Muse serisinin ilk nesli olan Muse Spark’ın kompakt ve hızlı olmasına rağmen bilim, matematik ve sağlık alanlarındaki karmaşık soruları mantıksal olarak çözümleme yeteneğine sahip olacak şekilde tasarlandığını açıkladı. Bugünden itibaren, Türkiye dahil tüm dünyadaki kullanıcılar aşağıdaki özellikleri deneyimleyebilecek: Yenilenen arayüz ve paralel işleme: Meta, Meta AI uygulamasının ve web sitesinin bugün yeni bir görünüme kavuştuğunu ve önemli bir performans iyileştirmesi yapıldığını duyurdu. Meta AI artık hem hızlı yanıtları hem de karmaşık, mantık odaklı problemleri zahmetsizce ele alabiliyor. Kullanıcılar göreve göre modlar arasında geçiş yapabiliyor ve Meta AI özel olarak görevlendirilen birden fazla aracıyı paralel olarak çalıştırabiliyor. Örneğin, aile gezisi planlarken aynı anda bir aracı seyahat programını hazırlayabiliyor, bir diğeri gezilecek yerleri karşılaştırabiliyor ve üçüncüsü etkinlikler bulabiliyor. Gelişmiş çok modlu algılama: Şirket, Muse Spark’ın Meta AI’a güçlü bir çok modlu algılama yeteneği kazandırdığını ve böylece sistemin sadece metin okumakla kalmayıp gerçek dünyayı görmesini ve anlamasını sağladığını vurguladı. Kullanıcılar, havaalanındaki bir rafın fotoğrafını çekerek yüksek proteinli atıştırmalıkları tespit edebiliyor veya bir ürünü tarayarak alternatifleri karşılaştırabiliyor. Gelişmiş sağlık içgörüleri: Yeni çok modlu yeteneklerinden yararlanan Meta AI, artık belirli görüntü ve grafikleri yorumlamak da dahil olmak üzere son derece ayrıntılı yanıtlarla kullanıcıların sık karşılaşılan sağlık sorularını yönlendirmelerine yardımcı olacak donanıma sahip. Meta, faydalı ve güvenilir bilgi sağlamak için bu yeteneği sağlık uzmanlarıyla iş birliği içinde geliştirdiğinin altını çizdi. Anında görsel kodlama: Güçlü görsel kodlama yetenekleri sunan Muse Spark ile kullanıcılar, Meta AI’dan özel gösterge panelleri oluşturmasını, retro atari oyunları hazırlamasını veya mini uçuş simülatörleri başlatmasını isteyebiliyor ve tüm bunları arkadaşlarıyla anında paylaşabiliyor. Meta ayrıca, Meta AI için şu anda yalnızca ABD’de kullanıma sunulan ve ne giyileceğini, bir odanın nasıl dekore edileceğini veya ne hediye alınacağını keşfetmeye yardımcı olan yeni bir Alışveriş modunu da duyurdu. Bu özellik, kullanıcıların Meta uygulamaları genelinde halihazırda takip ettiği içerik üreticilerinden ve topluluklardan ilham alıyor. Buna ek olarak, kullanıcılar bir konumu veya trend olan bir konuyu aradıklarında, Meta AI artık sohbetin hemen yanında ilgili içeriği de gösterecek. Yine yalnızca ABD’de kullanıma sunulan bu özellik, o bölgeden paylaşılan herkese açık gönderileri derliyor. Gelecekte Meta AI Meta ayrıca, Muse Spark için Instagram, Facebook ve Threads genelinde paylaşılan önerileri ve içerikleri kaynak gösteren özellikleri ilerleyen dönemde kullanıma sunmayı planladığını açıkladı. Şirket bu sayede, yapay zeka deneyimini kullanıcıların mevcut ağlarındaki bağlam ve bağlantılarla uyumlu hale getirmeyi hedefliyor. Geliştirilmiş güvenlik ve gizlilik çerçeveleriyle desteklenen bu özellikleri genişletmeye devam edeceklerini vurgulayan Meta, bu kapsamda içerik üreticilerini doğrudan kaynak gösterdikleri Reels, fotoğraflar ve gönderileri entegre ederek daha görsel sonuçlar sunmayı hedeflediklerini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaspersky, Dünya Sağlık Günü’nde Dijital Sağlık Hizmetlerine İlişkin Risklere Dikkat Çekiyor Haber

Kaspersky, Dünya Sağlık Günü’nde Dijital Sağlık Hizmetlerine İlişkin Risklere Dikkat Çekiyor

Teletıp, artık yalnızca bir kolaylık unsuru olmaktan çıkarak sağlık hizmet sunumunun temel bileşenlerinden biri haline geldi. Ancak bu hızlı benimsenme, güvenlik modellerinin aynı hızda gelişmesini sağlayamadı ve ortaya çıkan riskler teorik olmaktan çok uzak. Nitekim yakın geçmişte yaşanan olaylar bu risklerin ne kadar somut olduğunu ortaya koyuyor. 2023 yılında, özellikle ruh sağlığı hizmetlerine odaklanan büyük bir teletıp sağlayıcısı olan Cerebral’ın; ruh sağlığı değerlendirmeleri, hasta kabul bilgileri ve kişisel tanımlayıcı veriler dahil olmak üzere hassas hasta verilerini sosyal medya ve reklam ağları gibi üçüncü taraf platformlarla paylaştığı ortaya çıktı. Bu durumdan milyonlarca kullanıcının yıllar boyunca etkilendiği bildirildi. Daha geniş çerçevede ise 2025 yılında yaşanan olaylar, farklı ancak aynı derecede kritik bir riske işaret ediyor: dijital sağlık altyapılarında büyük ölçekli kesintiler. ManageMyHealth hasta portalına yönelik veri ihlali, 120 binden fazla hastanın hassas tıbbi verilerinin açığa çıkmasına neden olurken; SimonMed Imaging’e yönelik saldırı bir milyondan fazla kaydın tehlikeye girmesine ve fidye yazılımı taleplerine yol açtı. Bu vakalar, hem teletıp platformlarının hem de daha geniş dijital sağlık ekosisteminin siber saldırganlar için giderek daha cazip hedefler haline geldiğini gösteriyor. Buna paralel olarak, sağlık temalı dolandırıcılık kampanyaları da giderek daha sofistike hale geliyor. Kullanıcılar, kontrol randevusu veya takip muayenesi daveti gibi görünen içeriklerle hedef alınıyor. Bu tür sahte “sağlık hizmeti” sitelerinin alan adlarının çoğu yalnızca birkaç hafta önce oluşturulmuş oluyor; sayfalardaki sosyal medya bağlantıları çalışmıyor ve Kullanım Koşulları ile Gizlilik Politikası gibi temel içerikler bulunmuyor. Buna karşın bu siteler, telefon numarası, adres, sigorta bilgileri, kullanılan ilaçlar, semptom açıklamaları ve hatta ilgili vücut bölgelerine ait fotoğraflar gibi son derece hassas bilgileri talep ediyor. Sahte marka unsurları, uydurma doktor profilleri ve aciliyet hissi yaratan çağrılarla kullanıcılar ikna edilmeye çalışılıyor. Bu tür durumlarda paylaşılan veriler, dark web’de satılabiliyor, kimlik hırsızlığında kullanılabiliyor ya da ilerleyen süreçte daha hedefli ve gelişmiş saldırılar için istismar edilebiliyor. Hassas verilerin korunması için, kötü amaçlı bağlantılara tıklanmasını engelleyen yapay zekâ destekli kimlik avı (anti-phishing) özelliklerine sahip güvenlik çözümlerinin kullanılması büyük önem taşıyor. Telefon numarası, adres, sigorta numarası, kullanılan ilaçlar, semptom açıklamaları ve hatta kişisel fotoğraflar gibi bilgileri talep eden “teletıp hizmeti” dolandırıcılığı örnekleri Kaspersky Web İçeriği ve Gizlilik Analizi Uzmanı Anna Larkina konuyla ilgili olarak şunları belirtiyor: “Dijital sağlık deneyimi, sağlık hizmetlerine erişimi dönüştürürken, birçok kullanıcının farkında olmadığından daha geniş bir saldırı yüzeyi de yaratıyor. Tıbbi veriler son derece değerli ve dark web’de aktif olarak alınıp satılıyor; bu da hastaları dolandırıcılık ve hedefli kimlik avı saldırıları için öncelikli hedef haline getiriyor. Aynı zamanda sağlık temalı dolandırıcılıklar, aciliyet ve güven duygusunu istismar ederek sahte danışmanlıklar veya indirimli teklifler üzerinden kullanıcıları hassas bilgilerini paylaşmaya yönlendiriyor. Kullanıcıların dijital sağlık hizmetlerine, finansal hizmetlerde olduğu gibi temkinli yaklaşması; hizmet sağlayıcıları doğrulaması, istenmeyen bağlantılardan kaçınması ve verilerinin nasıl kullanıldığını anlaması gerekiyor. Güvenlik ve gizlilik, dijital sağlık deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline gelmeli.” Kaspersky, kullanıcıların güvende kalabilmesi için şu önerilerde bulunuyor: Özellikle aciliyet hissi yaratan veya hassas bilgi talep eden sağlık danışmanlığı kampanyalarına şüpheyle yaklaşın.Randevu oluştururken yalnızca resmi web sitelerini ve uygulamaları kullanın.Sağlık hizmeti sağlayıcılarını doğrulayın; e-posta veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden gelen rastgele bağlantılar aracılığıyla hizmetlere erişmekten kaçının.Cihazlarınızda dolandırıcılık girişimlerine karşı sizi uyaracak güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaming Tarayıcısı Opera GX, Linux Kullanıcılarının Erişimine Açıldı Haber

Gaming Tarayıcısı Opera GX, Linux Kullanıcılarının Erişimine Açıldı

Norveç merkezli tarayıcı şirketi Opera, oyun odaklı tarayıcısı Opera GX’i Linux kullanıcılarıyla buluşturuyor. Tarayıcı, performans kontrol araçları, oyun entegrasyonları ve geniş özelleştirme seçenekleriyle Linux platformunda da yüksek performans deneyimi sunuyor. Opera GX’in Linux sürümüne olan talep uzun süredir artıyor. Oyuncular ve geliştiriciler, forumlar ve topluluklar üzerinden bu desteği sürekli dile getiriyordu. Yeni sürüm, Linux’un gizlilik odaklı yaklaşımıyla uyumlu bir oyun tarayıcısı sunarken, modern oyuncuların yüksek performans beklentilerini karşılamayı hedefliyor. Linux kullanıcıları, sistemlerini zorlamayı, araçlarını özelleştirmeyi ve yazılımların nasıl çalıştığını kontrol etmeyi seviyor. Bu değerler, Opera GX’in felsefesiyle birebir örtüşüyor ve tarayıcının Linux sürümünde de aynı deneyimi sunmasını sağlıyor. Opera GX, Linux kullanıcıları için performansı artırarak gelişmiş özelleştirme sunuyor Linux kullanıcıları artık Windows ve macOS’teki temel özellikleri aynı şekilde kullanabiliyor. Opera GX ile artık şunlar mümkün: Oyunlar açıkken tarayıcı arka planda kaynak yemez: GX Control ile RAM ve ağ kullanımını istediğiniz sınırda tutabilirsiniz. Sekme değiştirmeden yayın izleyebilir sohbet edebilirsiniz: Twitch ve Discord’a entegre bir şekilde tarayıcınızdan erişebilirsiniz. Tarayıcıyı baştan aşağı kendinize göre kişiselleştirebilirsiniz: Tema, ses, shader ve görsel efektlerle istediğiniz görünümü oluşturabilirsiniz. Dikkat dağıtıcıları azaltabilirsiniz: Reklam ve takip engelleyicilerle tarayıcı deneyiminizi temizleyebilir, internette gezinirken dikkatinizin dağılmasını önleyebilirsiniz. Ekstra gizlilik katmanıyla çevrimiçi aktivitelerinizi koruyabilirsiniz: Deloitte tarafından denetlenmiş ve sıfır kayıt politikasıyla çalışan dahili VPN ile çevrimiçi aktivitelerinizi gizli tutabilirsiniz. Opera GX Linux sürümünün, kullanıcıların tarayıcıyı istedikleri gibi yönetebildiklerinin altını çizen Opera GX Ürün Direktörü Maciej Kocemba “PC oyunları uzun süredir tek bir baskın platformla ilişkilendiriliyordu, ancak bu değişiyor. Kontrol konusunda hassas olan Linux kullanıcılarına GX’i sunmak, oyuncuların ve geliştiricilerin tarayıcı kaynaklarını yönetmesine, sistemlerini özelleştirmesine ve performansı istedikleri gibi ayarlamasına olanak tanıyor.” dedi. Opera’nın kullanıcı kontrolüne verdiği önem, gizlilik tarafında da kendini net şekilde gösteriyor. Halihazırda şeffaflık ve veri üzerinde kontrol sahibi olmak, birçok Linux kullanıcısının platformu tercih etmesinin başlıca nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Opera GX’in Linux sürümü; konum verisi, tarama geçmişi, sayfa içerikleri, arama sorguları ya da formlara girilen bilgileri toplamıyor ve Opera’nın diğer tarayıcılarında kullanılan gizlilik yaklaşımını aynen benimsiyor. Reklam, takip ve kripto madenciliği (cryptojacking) korumaları da tarayıcıya yerleşik olarak geliyor. Bunun yanında, bağımsız olarak denetlenmiş ve sıfır kayıt (no-log) politikasıyla çalışan isteğe bağlı bir VPN de sunuluyor. Opera GX, Norveç ve Polonya’daki ekipler tarafından Avrupa’da geliştiriliyor ve Avrupa veri koruma düzenlemeleri (GDPR) ile uyumlu şekilde çalışıyor. Opera GX, Linux desteğini sürdürürken topluluğuyla birlikte gelişmeye devam ediyor Linux üzerindeki Opera GX; Debian, Ubuntu, Fedora ve OpenSUSE tabanlı dağıtımları destekliyor. Tarayıcı, .deb ve .rpm paketleriyle kurulabilirken; Flatpak desteği ise hâlen geliştirme aşamasında bulunuyor. GX, Linux’ta topluluğuyla birlikte gelişmeye devam ediyor. Forumlar ve hata bildirim sistemi üzerinden paylaşılan geri bildirimler, tarayıcının haftalık güncellemelerle güncel kalmasını sağlıyor. Opera, Opera GX’i 2019 yılında özellikle oyuncular için tasarlanmış bir tarayıcı olarak tanıttı. Lansmanından bu yana GX, dünya genelinde sıfırdan 34 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşarak Opera’nın en hızlı büyüyen tarayıcılarından biri hâline geldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi Haber

TECNO ve Arm Güçlerini Birleştirdi

Akıllı telefon dünyasında yapay zeka artık sadece bir "özellik" olmaktan çıkıp, anlık bir deneyime dönüşüyor. Dünyanın önde gelen teknoloji markalarından TECNO, MWC 2026’da işlemci devi Arm ile yaptığı stratejik iş birliğini duyurarak, mobil yaratıcılıkta yeni bir sayfa açtı. Yeni nesil "Cihaz Üstü Üretken Yapay Zeka" teknolojisi, kullanıcıların internete ihtiyaç duymadan, saniyeler içinde görsel içerik üretmesine olanak tanıyor. Fotoğraf Çekerken "Gecikme" Tarih Oluyor Bugüne kadar yapay zeka ile fotoğraf düzenlemek ya da bir görsel oluşturmak için verilerin buluta gönderilmesi ve geri gelmesi bekleniyordu. TECNO ve Arm’ın geliştirdiği yeni sistem, tüm bu karmaşık işlemleri doğrudan telefonun içinde çözüyor. Bu sayede kullanıcılar, kamera vizörünü hareket ettirdikleri anda yapay zeka efektlerini saniyede 30 kare hızında, yani tamamen akıcı ve gerçek zamanlı olarak görebiliyor. İnternetsiz ve Kesintisiz Yaratıcılık TECNO’nun Edge AI stratejisinin bir parçası olan bu teknoloji, özellikle içerik üreticileri için büyük kolaylık sağlıyor. İnternet bağlantısının zayıf olduğu yerlerde bile çekim kalitesini anında iyileştiren, görüntü restorasyonu yapan ve sanatsal dokunuşlar ekleyen sistem, yüzde yüz cihaz üzerinde çalışarak tam gizlilik ve hız sunuyor. "İş İstasyonu Gücü Cebinize Giriyor" TECNO Görüntüleme Algoritmaları Başkanı Dr. Minjie Chen, bu yeniliğin temel amacını şu sözlerle özetliyor: "Yaratıcılık beklemez. Biz, kullanıcıların beklemeden üretmesini, denemesini ve hemen sonuç almasını istiyoruz." Arm Akıllı Telefon Segmenti Kıdemli Direktörü Steve Raphael ise akıllı telefonların artık hayatımızdaki en önemli yapay zeka cihazı haline geldiğini belirterek; bu iş birliğiyle profesyonel iş istasyonlarında yapılan işlemlerin artık her segmentteki akıllı telefonda mümkün olacağını vurguladı. Barcelona’da sergilenen bu teknoloji, mobil dünyanın "bulut odaklı" yapay zekadan, "cihaz odaklı" anlık yaratıcılığa geçtiğinin en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung'tan Yeni Gizlilik Katmanı Haber

Samsung'tan Yeni Gizlilik Katmanı

En kişisel alanımız haline gelen telefonumuzu her yerde kullanıyoruz. Otobüste, asansörde ve sıra beklediğimiz her yerde, dijital gizliliğimiz herkesin gözü önünde sergileniyor. Telefonlar rutinlerimize ve tercihlerimize daha fazla uyum sağlamaya başladıkça gizlilikle ilgili endişeler de artıyor. Bu endişelere yönelik olarak Samsung, telefonların gözetlenmesinin önüne geçecek yeni bir gizlilik katmanı sunmaya hazırlanıyor. Yeni özellikle kullanıcılar, örneğin bir toplu taşıma aracında, birilerinin gördüğünü düşünmeden mesajlarını kontrol edebilecek veya şifrelerini girebilecek. Yıllar boyunca geliştirilen esnek koruma Herkesin birbirinden farklı gizlilik ihtiyacı bulunuyor. Bu yeni katman, kullanıcıya kendi için en uygun olanı seçme imkanını sunuyor. Kullanıcılar, belirli uygulamaları çalıştırırken veya telefonlarının daha özel alanlarına erişirken, bu özelliği kendi ihtiyaçlarına göre ayarlayarak güvenliklerini artırabiliyor. Görünürlük tercihlerine yönelik sunulan birden fazla ayar sayesinde, kullanıcılar, ihtiyaç duydukları gizlilik koruma düzeyine göre başkalarının görebileceklerini sınırlayabiliyor. Kullanıcılar ayrıca bildirimlerin açılır pencereleri gibi özelliklerin belirli kısımlarını saklamayı da seçebiliyor. Bu imkan, genel bir güvenlik yaklaşımından ziyade, kullanıcıların bir özelliği tamamen kapatabileceği veya ince ayarlar yapabileceği, kişiye özel bir yaklaşımı yansıtıyor. Yeni özelliği sunabilmek için mühendislik, test ve iyileştirme çalışmaları yapan Samsung, insanların telefonlarını nasıl kullandığını, neleri “özel” olarak değerlendirdiğini ve günlük yaşamda güvenliğin nasıl hissettirmesi gerektiğini inceledi. Bu çalışmaların sonucunda, donanım ile yazılımı, kullanıcıları rahatsız etmeden korumak üzere usta bir hassasiyetle birleştirdi. Mobil gizlilikte yeni standart Sunulan katman, kullanıcıların güvenliğini sağlamak için geliştirilen Galaxy inovasyonları serisinin en yenisi. Güçlü güvenlik özellikleri olmadan gizlilik sağlanamaz. Samsung Knox, on yıldan fazla bir süredir Knox Vault gibi özel güvenlik donanımlarından Knox Matrix gibi ekosistem savunma çözümlerine kadar Galaxy cihazlarında çok katmanlı bir koruma sistemi oluşturdu. Samsung’un güvenlik taahhütlerini temel alarak geliştirilen yeni güvenlik önlemi, piksel seviyesinde gizlilik sağlıyor. Çok yakında Galaxy'ye sunulacak bu yenilikle, kullanıcılar, görebilecekleri bir gizliliğe ve hissedebilecekleri bir güvenliğe kavuşacak.

Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli Haber

Yapay Zekâ Göç Yönetiminde Etkili Ama Riskli

Denetimsiz algoritmaların hak ihlallerine yol açabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Yapay zekâ göç yönetiminde verimlilik sağlıyor, ancak güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik olmadan her algoritma potansiyel bir hak ihlali aracına dönüşebilir” dedi. Yapay zekâ destekli sistemler, dünya genelinde göç yönetiminden sınır güvenliğine, vize değerlendirmelerinden biyometrik kimlik doğrulamaya kadar pek çok alanda aktif olarak kullanılıyor. Ancak bu teknolojilerin yeterli şeffaflık ve denetimden yoksun şekilde uygulanması, ayrımcılıktan veri ihlallerine kadar ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. İstinye Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, yapay zekânın göç yönetimindeki kullanımını, beraberinde getirdiği siber güvenlik ve insan hakları sorunlarını değerlendirdi. Türkiye ve dünyada yaygın kullanım Dr. Öğr. Üyesi Kaya’ya göre yapay zekâ, bugün göç yönetiminin neredeyse tüm aşamalarında yer alıyor. Türkiye’de GöçNet sistemi 5,5 milyon yabancının kaydını tutarken, 20’den fazla kamu kurumuyla entegre çalışıyor. Göç İdaresi Başkanlığı’nın YİMER 157 çağrı merkezi ise yapay zekâ destekli konuşma tanıma sistemiyle yedi dilde hizmet veriyor. Türkiye’nin biyometrik alandaki kapasitesine de dikkat çeken Kaya, “Milli Biyometrik Parmak İzi Sistemi sayesinde Türkiye, kendi biyometrik algoritmasını geliştiren dünyadaki yedinci ülke konumunda” dedi. Uluslararası alanda ise Avrupa Birliği’nin Frontex ajansının drone’larla göçmen geçişlerini izlediğini, ABD’nin otonom gözetim kuleleri ve plaka tanıma sistemleri kullandığını hatırlattı. Dr. Öğr. Üyesi Kaya şöyle konuştu: “Suriye'de iç savaş öncesi nüfus kayıt oranı yüzde yüze yakınken, çatışmalarla birlikte birçok nüfus müdürlüğü kısmen veya tamamen tahrip oldu. BM verilerine göre Suriyeli mültecilerin yüzde 70'i temel kimlik belgelerinden yoksun. Türkiye, belge şartı aramaksızın milyonlarca Suriyeliye kapılarını açtı; bu insani yaklaşım, aynı zamanda kayıt sistemlerinin öz beyana dayalı verilerle kurulması anlamına geldi. Biyometrik sistemler kişinin daha önce kayıt yaptıran kişiyle aynı olduğunu doğrulayabiliyor, ancak ilk kayıttaki bilgilerin doğruluğunu teyit edemiyor. Bu konular, İstinye Üniversitesi'nin UNESCO ile birlikte Temmuz 2025'te düzenlediği ‘Göç Alanında Temel Yapay Zekâ Kullanımı’ okulunda ve Göç İdaresi Başkanlığı'nın 23 Ekim 2025'te Ankara'da düzenlediği etkinlikte ele alındı. Kanada'da yapay zekâ destekli sistemle Afrikalı öğrencilerin vize red oranı yüzde 75'e ulaşırken Çinli öğrencilerin yüzde 90'ı kabul alıyor. Yüz tanıma algoritmalarında koyu tenli yüzleri yanlış tanıma oranı açık tenli yüzlere göre 100 kata kadar daha yüksek. Güvenilir yapay zekâ için şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim gerekiyor; ancak bu standartlar göç sistemlerinde henüz yeterince sağlanmıyor.” “Algoritmalar tarafsız değil” Yapay zekânın en büyük risklerinden birinin algoritmik ayrımcılık olduğunu vurgulayan Kaya, yüz tanıma sistemlerinin koyu tenli bireylerde hata oranının açık tenlilere göre 100 kata kadar çıkabildiğini söyledi. “ABD’de yüz tanıma hataları nedeniyle yapılan hatalı tutuklamaların tamamının Siyahi bireyleri kapsaması tesadüf değil,” diyen Kaya, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerde de belirli ülke vatandaşlarının otomatik olarak daha ‘riskli’ sınıflandırıldığını belirtti. Kaya’ya göre sorun, sistemlerin açıkça ırk ya da etnik köken sorması değil; posta kodu, ülke, lehçe gibi ‘tarafsız’ görünen değişkenlerin dolaylı ayrımcılık aracı haline gelmesi. Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Türkiye'de Milli Biyometrik Sistemi yüzde 99,42 hassasiyet ve yüzde 99,995 doğruluk oranı açıklıyor. Ancak bu rakamların bağımsız denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmadı. Biyometrik sistemlerin temel sınırlılığı şu: kayıt anında beyan edilen bilgilerin doğruluğunu teyit edemiyorlar, yalnızca aynı kişinin tekrar geldiğini doğrulayabiliyorlar” dedi. Biyometrik veriler geri döndürülemez riskler taşıyor Göç yönetiminde tutulan biyometrik verilerin siber güvenlik açısından son derece hassas olduğuna dikkat çeken Kaya, “Şifre değiştirilebilir ama parmak izi ya da yüz geometrisi değiştirilemez. Bir kez sızdırıldığında, bu veriler kişinin hayatı boyunca risk yaratır” ifadelerini kullandı. Göçmenlere ait biyometrik ve kişisel verilerin yapay zekâ sistemlerinde işlenmesinin, siber güvenlik açısından yarattığı tehlikelerle ilgili örnek de veren Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “2022'de Amerika Göçmenlik Dairesi'nin sitesindeki bir hata yüzünden 6 bin 252 sığınmacının bilgileri herkese açık hale geldi. İçlerinden 103 Kübalı sığınmacının verileri yanlışlıkla Küba hükümetine gönderildi. Federal mahkeme bu sızıntının ‘işkence veya zulüm riskini artırdığını’ kabul etti” dedi. ABD ve Avustralya’da yaşanan veri sızıntılarını hatırlatan Kaya, bu tür ihlallerin sığınmacıların yalnızca kendilerini değil, geldikleri ülkelerde kalan ailelerini de tehlikeye atabileceğini söyledi. Merkezi veri depolama yapıları ve denetimsiz taşeron firmaların, saldırı yüzeyini daha da genişlettiğini vurgulayan Kaya, şöyle devam etti: “Göç sistemlerindeki güvenlik açıklarının önemli bir kaynağı, bağımsız denetimden geçmeyen taşeron firmalar ve merkezi veri depolama yapıları. Amerika'nın 290 milyon kişinin biyometrik verisini saklayan HART sistemi, kamu denetim raporlarına göre gerekli 12 gizlilik korumasından yalnızca 5'ini karşılıyor. Beş Göz İstihbarat İşbirliği anlaşmasıyla ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda arasındaki göçmen verisi paylaşımı son yıllarda 100 kat arttı; yılda 8 milyon veri sorgusu yapılıyor. En trajik örnek ise BM Mülteciler Örgütü'nün 830.000 Rohingya mültecisinin parmak izi ve fotoğraflarını Myanmar hükümetiyle paylaşması; mültecilerin büyük çoğunluğu verilerinin bu şekilde kullanılacağından habersizdi. Veri egemenliği ve yerel kontrol, bu alanda giderek daha kritik hale geliyor. Güvenilir yapay zekâ sistemleri şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim gerektirir. Oysa göç veri tabanları çoğu zaman taşeron firmalarının ihmaline ve devletlerarası gizli anlaşmalara dayanıyor.” Uluslararası hukukla gerilim Yapay zekâ destekli göç sistemlerinin uluslararası hukuk ve insan hakları normlarıyla tam uyumlu olmadığını belirten Kaya, Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası’nın göç ve iltica uygulamalarını “yüksek riskli” olarak sınıflandırmasına rağmen, sığınmacılar için bazı yasaklı teknolojilere hâlâ izin verildiğine dikkat çekti. “Vatandaşlar üzerinde kullanılsaydı sıkı denetime tabi tutulacak sistemler, en savunmasız gruplar olan sığınmacılar üzerinde daha gevşek kurallarla uygulanıyor,” diyen Kaya, geri göndermeme ilkesinin bireysel değerlendirme gerektirdiğini hatırlattı. Gelecekte neler öne çıkacak Önümüzdeki yıllarda göç politikalarını en çok etkileyecek gelişmeler arasında yapay zekâ destekli sahte belge üretimi, büyük dil modellerinin iltica değerlendirmelerinde kullanılması ve devasa biyometrik veri tabanlarının birbirine bağlanması yer alıyor. Kaya, deepfake teknolojileriyle üretilen sahte belgelerin artık insan gözüyle ayırt edilemez hale geldiğini, buna karşı denetim mekanizmalarının aynı hızda gelişmediğini ifade etti. Avrupa’da ve Türkiye’deki çalışmalarla ilgili de bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Kaya, şunları söyledi: “Avrupa Birliği'nin 2030'a kadar tamamlayacağı ‘Birlikte Çalışabilirlik Çerçevesi’ altı büyük veri tabanını birbirine bağlayarak dünyanın en büyük biyometrik deposunu oluşturacak; 6 yaşındaki çocukların bile yüz tanıma verileri bu sisteme girecek. Aralık 2025'te kurulan Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin bu alandaki kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye'de İstanbul Havalimanı tamamen kağıtsız ve temassız seyahat deneyimi için biyometrik sistemler test ediyor; THY Boston ve Miami'de yüz tanıma ile uçuşa kabul süresini yüzde 50'ye kadar kısalttı. Milli Biyometrik Sistemi'ne gelecekte yüz, iris ve ses tanıma entegrasyonu planlanıyor. Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi 2021-2025 kapsamında 50 bin yapay zekâ uzmanı ve 1.000 girişim hedefleniyor.” “Asıl soru hukuk mekanizmalarının bu hıza nasıl yetişeceği” Dr. Öğr. Üyesi Yiğit Bekir Kaya, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Yapay zekâ göç yönetiminde verimlilik sağlıyor, ancak güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirlik olmadan her algoritma potansiyel bir hak ihlali aracına dönüşebilir. Asıl soru, teknolojinin ne kadar hızlı geliştiği değil; bu hıza denetim ve hukuk mekanizmalarının nasıl yetişeceğidir.”

Kumar Bağımlılığında Çözümün Adresi Yeşilay Haber

Kumar Bağımlılığında Çözümün Adresi Yeşilay

Toplantıda konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, psikoterapiye düzenli devam eden danışanlarda kumardan uzaklaşma oranının 10’da 8 olduğunun altını çizerek, kumar ile ilgili sorun yaşayan herkesi çözümün adresi olarak Yeşilay’dan destek almaya davet etti. Toplantıda paylaşılan Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verilerine göre, kumar nedeniyle yapılan başvurular 2022 yılında 3 bin 6 iken 2023’te 3 bin 552’ye, 2024’te 4 bin 798’e ve 2025’te 5 bin 748’e yükseldi. Başvuruların yaş dağılımına bakıldığında ise, kumar oynayanların yüzde 36,7’sinin 20–30 yaş, yüzde 43,4’ünün 30–40 yaş aralığında olduğu, yüzde 15,4’ünün 40–50 yaş grubunda yer aldığı görülüyor. 20 yaş altının oranı yüzde 1,1’de kaldı. 50 yaş ve üzerindeki grupların toplam payı ise yüzde 3’ün altında seyretti. Danışanların kumara başlama yaşına göre dağılımı, riskin ne kadar erken başladığını ortaya koydu. Buna göre danışanların yüzde 34,3’ü 18 yaşından önce, yüzde 42,8’i 18–25 yaş arasında, yüzde 22,7’si ise 25 yaşından sonra ilk kez kumarla tanıştığı görüldü. YEDAM verileri, kumara yönelmede en belirleyici etkenin sosyal çevre olduğunu da gösterdi. Danışanların yüzde 57,4’ü kumara arkadaş çevresinin etkisiyle başladığını belirtirken, yüzde 20’si merak, yüzde 6,5’i boş zamanlarını değerlendirme gerekçesiyle oynadığını ifade etti. “KAMUOYUNA ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ” Kumar bağımlılığı ile mücadele seferberlik ruhuyla, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla mücadele verilmesi gerektiğini ifade eden Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç önerilerini beş başlık altında sıraladı: “Yasal ya da yasa dışı diye bir ayrım olmaz. Şans, talih, bahis gibi isimler kumarı masumlaştıramaz, ortak kavram birliği sağlanmalıdır. Kumar reklamları yasaklanmalıdır. Kumara erişim kanalları daraltılarak, erişimi kısıtlayan tedbirler güçlendirilmelidir. Kumar ve dijital oyunlar arasındaki ilişki incelenerek oyunları denetleyen bir derecelendirme sistemi getirilmelidir. Kumarı özendiren içeriklere, sosyal medya fenomenlerine ve legal ya da kaçak film platformlarına katı yaptırımlar uygulanmalıdır.” “10 DANIŞANIMIZDAN 8’İNİ KUMARDAN KURTARIYORUZ” Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılıklarla mücadelede bireysel destek hizmetlerinin yanı sıra önleyici faaliyetlerin ve yapısal adımların da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı: “Gençlere yönelik eğitim programlarının yaygınlaştırılması, kumar reklamlarının engellenmesi, çevrim içi platformların daha etkin biçimde denetlenmesi, borç ve finansal yüklerle başa çıkmaya yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ailelerin sürece daha aktif biçimde dâhil edilmesi gerekiyor. Bu adımlar birlikte ele alındığında hem bağımlılık hem de ona eşlik eden ruhsal riskler önemli ölçüde azaltılabilir.” Açıklamasının sonunda kamuoyuna da çağrıda bulunan Dinç, “Kumar bağımlılığı çözümsüz bir durum değil. Bize başvurup düzenli olarak psikoterapiye devam eden her 10 danışanımızdan 8’inin aldıkları destekle kumardan uzaklaştığını görüyoruz. Biz Yeşilay olarak hep şunu tekrar ediyoruz: Bağımlılık bir irade meselesi değil, tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Erken destek, anlayış ve profesyonel yardım insanların hayatını gerçekten değiştirebilir,” ifadelerini kullandı. Dinç, kumar bağımlılığı ve buna eşlik eden psikolojik zorlanmalardan kurtulmak için Türkiye’nin her yerinden YEDAM Danışma Hattı 115 aracılığıyla ücretsiz ve gizlilik esasıyla destek alınabileceğini hatırlattı.

Kişisel Bilgileriniz Size Karşı Silah Olarak Kullanılabilir Haber

Kişisel Bilgileriniz Size Karşı Silah Olarak Kullanılabilir

Küresel e-ticaret satışlarının 2025 yılında 6,4 trilyon doları aşacağı tahmin ediliyor. Bunların büyük bir kısmı pazar yerleri üzerinden gerçekleşecek. Tüketicilere kolaylık ve güvenlik, işletmelere ise daha geniş bir erişim alanı sunan bu sektör kötü niyetli kişiler tarafından da kullanılıyor. 2024 yılında Amazon 275 milyondan fazla sahte olduğu şüphelenilen yorumu proaktif olarak engelledi. Binlerce kişiye karşı yaptırım önlemleri aldı çünkü sorun sıradan tüketicilerin farkında olmadan sahte yorumların oluşturulmasına dâhil olabilecekleri bir noktaya kadar büyüdü. Fırçalama (Brushing) dolandırıcılığı nedir? Brushing dolandırıcılığı, satıcının görünüşte rastgele bir kişinin adresine paket gönderdiği bir tür e-ticaret dolandırıcılığıdır. Ürün genellikle düşük değerdedir. Satıcının e-ticaret pazarlarında ürünün puanını hileli bir şekilde yükseltme girişimidir. Dolandırıcı, genellikle veri ihlallerinden sonra siber suç forumlarında veya kişi arama sitelerinde listelenen isim ve posta adreslerinin bir listesini ele geçirir. Hatta bu bilgileri kamuya açık kaynaklardan da toplayabilirler. Ürünlerini sattığı bir e-ticaret platformunda veya pazar yerinde sahte bir alıcı hesabı oluşturur. Bu hesabı kullanarak o platformda ürününü "satın alır" ve ürünü kurbanın adresine gönderir. Dolandırıcı, sahte hesabı kullanarak 5 yıldızlı bir yorum yayımlar ve ürünün itibarını ve görünürlüğünü artırır . Kurban ise genellikle, istenmeyen paketi aldığında dolandırıcılıktan haberdar olur. Brushing dolandırıcılığının hedefi olmanız, kişisel verilerinizin siber suç dünyasında paylaşıldığı anlamına gelebilir ya da dolandırıcılar daha ciddi kimlik dolandırıcılığı içeren ikinci aşamaya geçmek için bilgilerinizi test ediyor olabilirler. Aldığınız paketin içinde bir QR kodu bulunan daha kötü niyetli versiyonları da vardır. Bu kodu taradığınızda büyük olasılıkla kötü amaçlı yazılım yüklemek veya sizi daha fazla kişisel bilgi paylaşmaya ikna etmek için tasarlanmış kötü amaçlı/oltalama bir siteye yönlendirilirsiniz. Brushing mağduru olup olmadığımı nasıl anlarım? Postayla satın aldığınızı hatırlamadığınız düşük değerli, kalitesiz bir ürün alırsanız bu hemen bir tehlike işareti olmalıdır. Belirsiz veya eksik bir iade adresi ve paketin içinde olası bir QR kodu da uyarı işaretleridir. Tekrar kontrol etmek için e-posta ve e-ticaret veya çevrimiçi pazar platformlarındaki hesaplarınızı inceleyerek son zamanlarda satın aldığınız ürünleri kontrol edin. Dolandırıcılar şimdiden planlarının bir sonraki aşamasına geçmiş olabilirler, bu nedenle banka hesaplarınızı ve kredi raporlarınızı da şüpheli hareketler açısından kontrol etmekte fayda var. Bir paket aldığımda ne yapmalıyım? Postayla sipariş ettiğinizi hatırlamadığınız bir şey alırsanız aşağıdaki adımları izleyerek riski en aza indirin. Arkadaşlarınıza veya ailenize son zamanlarda sizin adınıza bir şey sipariş edip etmediklerini sorarak bunun bir hediye olmadığından emin olun.Paketin içinde gönderilmiş olabilecek QR kodlarını taramaktan kaçının.Banka hesabınızdan para çekilmediğini veya adınıza yeni kredi limitleri açılmadığını kontrol edin.Çevrimiçi bankacılık ya da kredi kartı hesaplarınızda çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ayarlandığından emin olun.Tüm çevrimiçi alışveriş ve e-posta hesaplarınızda MFA'yı etkinleştirin.Dolandırıcılığı ilgili pazar yerine bildirin. Çoğunda, brushing dolandırıcılığını bildirmek için özel bir bölüm bulunur.Ürünü gönderene iade etmeye çalışmayın, isterseniz ürün sizde kalabilir. Brushing dolandırıcılığından nasıl korunabilirim? Brushing dolandırıcılıklarının sizi hedef almasını engellemek için atabileceğiniz adımlar da var. Her şey, dolandırıcıların elinde hangi kişisel verilerinizin bulunduğuna bağlıdır. İş yaptığınız bir kuruluşun güvenliği ihlal edilip bilgileriniz sızdırılırsa yapabileceğiniz pek bir şey yok ancak potansiyel olarak tehlikeye atılmış bilgileri bulmak için karanlık web'i tarayan kimlik koruma hizmetleri kullanabilirsiniz. Bunların bazıları genel güvenlik paketinin bir parçası olarak sunulmaktadır. Herhangi bir hesabınızın tehlikeye atıldığını fark ederseniz parolalarınızı hemen değiştirin. Ayrıca yeni kartlarda borç yapmak için adınızı kullanma girişimlerini engellemek için kredi dondurma işlemi yaptırmanız da faydalı olacaktır. Dolandırıcılar halka açık web’den de veri topladıkları için iyi gizlilik alışkanlıkları edinmek önemlidir. Bu, sosyal medyada paylaştıklarınızı en aza indirmek, hesaplarınızı kilitleyerek yalnızca arkadaşlarınızın gönderilerinizi görebilmesini sağlamak ve ev adresleri, doğum tarihleri ve telefon numaraları gibi kişisel bilgileri kaldırmak anlamına gelir. Brushing dolandırıcılığı, dolandırıcıların kişisel bilgilerinizi size karşı silah olarak kullanmasının birçok yolundan sadece biridir. Ne yazık ki bu riski azaltmak "bir kerelik" bir iş değildir. Dijital dünyanız üzerinde sürekli tetikte olmanız gerekir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.