Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Göçmenlik

Kapsül Haber Ajansı - Göçmenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Göçmenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump Altın Kart (Gold Card) Başvuruları 18 Aralık’ta Açılıyor Haber

Trump Altın Kart (Gold Card) Başvuruları 18 Aralık’ta Açılıyor

Program; ABD oturum izni ve Green Card sahibi olmak isteyen yüksek gelir gruplarına, 1 milyon USD tutarında geri ödemesiz katkı karşılığında şimdiye kadarki en hızlı ve en öngörülebilir süreçlerden birini sunuyor. Uzmanlara göre bu yeni sistem, ABD’nin “yabancı yatırımcıya altın kapı” açtığı yeni bir göçmenlik dönemini başlatıyor. Trump Altın Kart (Gold Card) Programının Öne Çıkan Avantajları 1 — Yatırım yapma veya iş kurma zorunluluğu yok Trump Altın Kart (Gold Card), geleneksel EB-5 yatırım programlarından farklı olarak iş kurma, istihdam yaratma veya ticari risk üstlenme şartı içermiyor. 1 milyon USD’lik katkı yalnızca kalıcı oturum hakkına erişim sağlayan resmi bir finansal yükümlülük niteliğinde. 2 — Tüm aile tek başvuruda sürece dahil olabiliyor. Eş ve 21 yaş altı çocuklar aynı başvuru dosyasında yer alabiliyor. Bu da ABD’ye ailece taşınmak isteyenler için programı güçlü bir alternatif hâline getiriyor. 3 — Federal kurumlar tarafından yapılandırılmış hızlı ve güvenilir süreç ABD Göçmenlik Dairesi (USCIS) ve ABD Ticaret Bakanlığı, programın altyapısını tamamladı. Bu koordinasyon, başvuru sahiplerine daha şeffaf, daha hızlı ve daha öngörülebilir bir işlem akışı sunuyor. 4 — Erken başvuranlar avantaj elde ediyor Belgelerini 18 Aralık öncesinde hazırlayan adaylar, başvuru sıralamasında öne geçme fırsatına sahip olacak. Harvey Law Group Türkiye Direktörü Çiğdem Sarıoğlu Ergut, sürecin önemini şöyle açıklıyor: “Trump Altın Kart (Gold Card), ABD’de yeni bir yaşam kurmak isteyenler için güçlü bir fırsat sunuyor. Ancak sürecin temeli eksiksiz belge hazırlığıdır. 18 Aralık’a çok az kaldı; erken hazırlananlar bu avantajdan en iyi şekilde yararlanacaktır.” Başvurunun En Kritik Aşaması: Fon Kaynağının Belgelenmesi Trump Altın Kart (Gold Card) başvurusu için beklenen temel belgeler: Son 5 yıl banka hareketleriSon 7 yıl vergi beyannameleriGelir, varlık ve yatırım kayıtlarıGayrimenkul veya şirket satış belgeleriMiras dokümanları20 yıllık çalışma geçmişiAile bireylerine ait kimlik ve eğitim kayıtları Finansal yapıya göre bu hazırlık 2–6 ay sürebildiği için uzmanlar başvuruculara vakit kaybetmeden sürece başlamalarını öneriyor. Harvey Law Group, global deneyimi ve uzman ekibiyle adaylara başvuru süreci boyunca profesyonel rehberlik sağlıyor.

Prof. Dr. Osman Can Ünver :"Trump Amerikan Halkını Huzursuzluğa İtiyor" Haber

Prof. Dr. Osman Can Ünver :"Trump Amerikan Halkını Huzursuzluğa İtiyor"

ABD hükümetinin göçmenlere yönelik baskılarına karşı isyanın başladığı Los Angeles'ta patlak veren protestolar, diğer ABD kentlerine de yayıldı. Los Angeles'ta sokağa çıkma yasağı devam ederken, protestolar New York ve Washington dahil çok sayıda ABD kentine de sıçradı. ABD’de yaşanan bu olayları değerlendiren İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Can Ünver, “Mevcut gelişmeler ışığında Amerikan halkının huzursuzluğa sevk edildiği görülüyor” diyor. “Trump’ın politikası yeniden ve çok daha sert biçimde ortaya çıktı” ABD’de yaşanan olayları değerlendiren Prof. Dr. Osman Can Ünver, şunları söylüyor: “ABD geleneksel bir göçmen ülkesi. 1492’deki keşiften sonra Amerika çeşitli halkların erime potası haline gelmiş, göçmenler sayesinde büyük ve güçlü bir ülke olmuştur. Her yıl farklı ülkelerden elli bin kişiye ‘Yeşil Kart’ veren, kökenlerine bakılmaksızın gelen göçmenlerin ortak ‘Amerikalılık’ ruhu ile bir ulus inşasını hedefleyen ABD son yıllarda Batı dünyasını sarmalayan popülist akımların da etkisiyle göçmenlere karşı bir tutum izlemeye başladı. Özellikle Trump’ın ilk başkanlığı döneminde başlayan ve belli etnik kökenlerden yabancılara karşı önlemler alma politikası bu başkanlık döneminde de yeniden ve çok daha sert biçimde ortaya çıktı. Bunda Latin Amerika kökenli düzensiz göçmenlerin sayısının giderek artması, Biden yönetiminin bu konuda ‘yetersiz’ kaldığı iddiaları ve ABD’deki ekonomik sıkıntıların kamçılayıcı etkisi olduğu düşünülüyor. Ancak uluslararası göç ve göçmen hukukunda düzensiz göçmenliğin bir suç olarak kabul edilmediği düşünüldüğünde ABD merkezi hükümet otoritesinin göçmenlere ve onlara destek olan gruplara karşı zor kullanımının uygun görülmesi mümkün değil. Göç ve göçmen politikalarını devletlerin bir hükümranlık meselesi olarak görmeleri ve uluslararası hukuk üzerinden herhangi bir düzenleyici dış müdahaleye rıza göstermemeleri bu türden sorunların çözümünü imkânsız hale sokuyor.” “Amerikan halkının huzursuzluğa sevk edildiği görülüyor” Bu politikanın ABD için ekonomik ve sosyolojik sonuçları olacağına dikkat çeken Ünver, şöyle konuşuyor: “Mevcut gelişmeler ışığında Amerikan halkının huzursuzluğa sevk edildiği görülüyor. Geçmişte de toplumsal hareketlere sahne olan bu ülkenin büyük kentlerinde asayişi tehdit eden gösteriler, şayet devlet otoritesi farklı sert uygulamalara başvurmaya devam eder ve ICE isimli göçmenleri takibatla görevlendirilen kuruma verdiği geniş yetkilerle sert tutumunu sürdürürse asayişi tesis etmek güçleşebilir. Göçmen politikası insan hakları temelli ve göçmenlerin çıkarlarını ve güvenliklerini de gözetecek şekilde inşa edilmezse toplumsal huzursuzlukların tüm Amerikan halkı açısından olumsuz sonuçlar doğurabilmesi mümkün. Devletin güvenliği ve çıkarları kuşkusuz çok önemli. Ancak keyfi gözaltılar, tutuklamalar, sınır dışı kararları gibi sert uygulamalar göçmenlerin de insan hakları olduğu gerçeğini unutturmamalı.” “Bağımsız yargı organlarının varlığı bir güvence teşkil ediyor” Bağımsız yargı organlarının varlığının güvence teşkil ettiğini belirten Ünver, şunları söylüyor: “Göçmen kabul eden her ülkenin güvenlik gerekçesiyle çoğunlukla da haklı olabilecek sıkı uygulamaları vardır. Ancak hukukun üstün kılındığı ülkelerde bu türden uygulamalara fren olabilecek yargı organlarının varlığı bir güvence teşkil eder. Nitekim son gelişmelere bakıldığında ABD’de bazı sınır dışı kararlarına karşı münferit mahkemelerin verdiği kararlar bu ülkede de bağımsız yargının işler olduğunu gösteriyor. ABD’de yerleşik Amerikan halkının göçmenleri destekler tutumunun başka ülkelerde de yansımaları olabilir. Bu da ülkelerin coğrafi konumlarına bağlı. Avrupa ülkelerinde ‘göstericilere askerle müdahale’ şeklindeki uygulamalar söz konusu olmasa bile, küresel güneyin göçmenlerle sürekli sorunları olan ülkelerindeki uygulamaları etkilemesi mümkün. Zira bu ülkelerdeki olumsuz durumlar dünya genelinde büyük etki uyandırmıyor.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.