Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Golden Visa

Kapsül Haber Ajansı - Golden Visa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Golden Visa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Golden Partner International Türk Yatırımcıları Avrupa’nın İki Stratejik Pazarıyla Buluşturdu Haber

Golden Partner International Türk Yatırımcıları Avrupa’nın İki Stratejik Pazarıyla Buluşturdu

Uluslararası gayrimenkul yatırımları alanında faaliyet gösteren Golden Partner International, gerçekleştirdiği yatırım buluşmasında Avrupa’nın iki stratejik pazarı olan Yunanistan (Golden Visa) ve İngiltere’yi odağına aldı. İki ayrı oturumdan oluşan etkinlikte, farklı yatırım profillerine hitap eden fırsatlar; getiri potansiyelleri ve yatırımın sunduğu yan haklar kapsamında değerlendirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, Türk yatırımcıların uluslararası pazarlara olan ilgisini bir kez daha ortaya koydu. Yunanistan oturumunda, özellikle Golden Visa programı kapsamında artan talep, düşük giriş maliyetine karşılık sunduğu yüksek mobilite avantajı ve turizm destekli kira getirisi potansiyeli öne çıktı. Bu kapsamda Golden Partner, 40 yılı aşkın deneyime sahip geliştirici MIBS Group’un son projesi **“Etolikou Seafront”**un lansmanını gerçekleştirerek; son yıllarda yabancı yatırımcı ilgisinin hızla arttığı bölgede, yatırımcılara büyüme potansiyeli yüksek bir alternatif sundu. İngiltere oturumunda ise döviz bazlı gelir beklentisi, regüle edilmiş piyasa yapısı ve uzun vadeli değer artışı dinamikleri ön plana çıktı. Köklü tarihi, güçlü ekonomisi ve oturmuş piyasa yapısıyla İngiltere’de, özellikle Londra’da gayrimenkul sahibi olmanın yalnızca finansal değil, aynı zamanda yüksek prestijli bir yatırım olduğu vurgulandı. Golden Partner’ın, İngiltere’nin önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden Berkeley Group ile yürüttüğü iş birliği kapsamında sunduğu projeler yatırımcılarla paylaşıldı. Londra başta olmak üzere gelişim potansiyeli yüksek bölgelerde konumlanan projeler, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Okan Ersan, Golden Partner Genel Müdürü, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Dünya hızla küreselleşirken bilgiye erişim kolaylaşıyor. Ancak konu yurt dışında gayrimenkul yatırımı olduğunda, yatırımcıların aklındaki en büyük soru hâlâ aynı: Güvenebilir miyim? İşte biz tam bu noktada devreye giriyoruz. 15 yıllık deneyimimiz ve güçlü itibarımızla, bu süreci yatırımcı adına sadeleştiriyor; tüm operasyonu uçtan uca ve şeffaflıkla yönetiyoruz.” Golden Partner, etkinlik boyunca yalnızca proje tanıtımı yapmakla sınırlı kalmayarak; yatırım süreçlerine ilişkin hukuki çerçeve, satın alma prosedürleri, mortgage finansman olanakları ve operasyonel yönetim başlıklarında kapsamlı bir bilgilendirme sundu. Uluslararası pazarlarda derinleşen portföyü ve müşteri odaklı yaklaşımıyla Golden Partner, Türkiye’den yurt dışına yönelen gayrimenkul yatırım talebini doğru fırsatlarla buluştururken; doğru ülke ve proje seçiminin temelinde, yatırımcının satın alma motivasyonunun doğru anlaşılması gerektiğine vurgu yaptı. Golden Partner International Golden Partner, Ankara merkezli, 15 yılı aşkın deneyime sahip tam hizmet gayrimenkul danışmanlık firmasıdır. Şirket, profesyonellik, şeffaflık ve uzun vadeli değer yaratma odaklı yaklaşımıyla hem yerel hem de uluslararası pazarlarda kapsamlı çözümler sunmaktadır. Satış, kiralama, proje geliştirme, değerleme ve yatırım danışmanlığı dahil olmak üzere uçtan uca hizmetler sunan Golden Partner, müşterilerini gayrimenkul yaşam döngüsünün her aşamasında destekler. Şirket ayrıca küresel ölçekte faaliyet göstererek yatırımcılara Yunanistan (Golden Visa), BAE, Birleşik Krallık ve Karadağ gibi önemli pazarlarda rehberlik etmekte; Golden Visa gibi oturum ve vatandaşlık programları konusunda da danışmanlık sağlamaktadır. Deneyimli ekibi ve müşteri odaklı yaklaşımıyla Golden Partner, dünya genelinde güvenli ve stratejik yatırım fırsatları sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Ajans hizmetleri

Dubai’den Çıkış Eğilimi Hızlandı, Talep Hızlı Pasaport ve Avrupa Oturum Programlarına Kayıyor Haber

Dubai’den Çıkış Eğilimi Hızlandı, Talep Hızlı Pasaport ve Avrupa Oturum Programlarına Kayıyor

Level Immigration & Properties CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, özellikle hızlı vatandaşlık ve Avrupa oturum programlarına yönelimin arttığını belirterek Letonya Altın Vizesi’nin öne çıkan seçeneklerden biri haline geldiğini söyledi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle birlikte Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim, yatırımcı davranışlarını doğrudan etkilemeye başladı. Bölgedeki güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte Dubai’de yaşayan ve yatırım yapan yabancı yatırımcıların bir kısmı alternatif ülkelere yönelirken, bölgede kalmaya devam edenler ise ikinci bir plan oluşturma arayışına girdi. Bu süreçte hızlı vatandaşlık programları ve Avrupa’da oturum sağlayan Golden Visa seçenekleri yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Küresel yatırım hareketlerindeki değişimi değerlendiren Level Immigration & Properties Danışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, yatırımcıların risk yönetimi odaklı hareket etmeye başladığını söyledi. “Dubai’den çıkış var, kalanlar B planı arıyor” Alamarioğlu, bölgedeki son gelişmelerin yatırımcı psikolojisini değiştirdiğini belirterek, “Son dönemde Dubai’den ayrılan yatırımcı sayısında artış gözlemliyoruz. Bölgede kalmaya devam eden yatırımcılar ise alternatif planlarını hızla devreye almak istiyor. Artık yatırımcılar yalnızca getiriye değil, güvenliğe ve öngörülebilirliğe odaklanıyor” dedi. Hızlı pasaport ve Avrupa oturumu öne çıktı Yatırımcıların yeni dönemde iki ana çözüm aradığını ifade eden Alamarioğlu, şunları söyledi: “Birinci grup hızlı vatandaşlık programlarına yöneliyor. Özellikle Karayipler’de 4-6 ay gibi kısa sürede sonuçlanan programlar ciddi talep görüyor. İkinci grup ise Avrupa’da oturum sağlayan Golden Visa programlarına odaklanıyor. Bu da hem güvenli bir yaşam alanı hem de Schengen erişimi sağladığı için tercih ediliyor.” Letonya Altın Vizesi öne çıkan seçeneklerden biri Avrupa’da yatırımcıların dikkatini çeken programlardan birinin de Letonya olduğunu belirten Alamarioğlu, düşük yatırım eşiği ve esnek yapının talebi artırdığını söyledi.Alamarioğlu, “Letonya Altın Vizesi, Türk yatırımcılar için Avrupa’ya erişimin en akıllı ve verimli yollarından biri haline geldi. 50 bin eurodan başlayan yatırım seçenekleriyle AB oturum hakkı sunuyor. Bu, Avrupa’da yatırım yapmak isteyen ancak daha düşük bütçeyle hareket etmek isteyen yatırımcılar için önemli bir avantaj” dedi. “Schengen erişimi ve esneklik talebi artırıyor” Programın sunduğu avantajlara değinen Alamarioğlu, şu ifadeleri kullandı: “Letonya oturum izni ile Schengen bölgesinde serbest dolaşım mümkün. Ayrıca programda düşük fiziksel bulunma şartı olması, yatırımcıların Türkiye’deki işlerini bırakmadan Avrupa’da oturum elde etmesini sağlıyor. Aile bireylerinin de tek dosya üzerinden programa dahil edilebilmesi önemli bir avantaj.” “Yatırımcı artık alternatiflerini çeşitlendiriyor” Yatırımcı davranışlarında kalıcı bir değişim yaşandığını vurgulayan Alamarioğlu, “Bugün yatırımcılar tek bir ülkeye bağlı kalmak istemiyor. Portföy çeşitlendirmesi, farklı coğrafyalarda varlık bulundurma ve alternatif oturum hakları oluşturma öncelik haline geldi. Bu nedenle Avrupa’daki oturum programlarına olan talep daha yapısal bir şekilde büyüyor” diye konuştu. Türkiye’de Letonya başvurularında güçlü konum Level Immigration & Properties’in www.levelimmigration.com Letonya programında Türkiye’de önemli bir paya sahip olduğunu belirten Alamarioğlu, “Türkiye’de yapılan Letonya Altın Vize başvurularının yaklaşık yarısı şirketimiz aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu da hem deneyimimizi hem de yatırımcı güvenini gösteriyor” dedi. “Avrupa planı artık lüks değil ihtiyaç” Alamarioğlu, mevcut küresel tabloda yatırımcıların bakış açısının netleştiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:“Bugün küresel hareketlilik ve güçlü bir B planı artık lüks değil, bir gereklilik. Jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde yatırımcılar için Avrupa’da bir oturum hakkı elde etmek, hem yaşam hem de finansal güvenlik açısından stratejik bir adım haline geldi.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Astons’tan Yatırımcılara Özel Buluşma Haber

Astons’tan Yatırımcılara Özel Buluşma

Astons, Türkiye’deki yatırımcıları küresel fırsatlarla buluşturduğu etkinlik serisine hız kesmeden devam ediyor. Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında 35 yılı aşkın deneyime sahip olan şirket, Homeward iş birliğiyle 2 Nisan’da İstanbul Raffles Hotel’de özel bir buluşma düzenliyor. Gün boyunca 11:00, 15:00 ve 19:00 saatlerinde üç ayrı oturum halinde gerçekleşecek etkinlikte, katılımcılar uluslararası yatırım ve oturum programlarını kapsamlı bir perspektifle değerlendirme imkânı bulacak. Etkinlik kapsamında, Yunanistan Golden Visa programının güncel koşulları, başvuru süreçleri ve sağladığı avantajlar detaylı şekilde ele alınacak. Bunun yanı sıra, Atina’nın yükselen bölgelerinden Nikaia’da konumlanan yeni nesil proje de yatırımcıların beğenisine sunularak bölgenin potansiyeli yakından incelenecek. 250.000 Euro ile Avrupa’da oturum fırsatı Tanıtımı yapılacak proje, 250.000 Euro’dan başlayan yatırım seçenekleriyle Avrupa’da oturum hakkı sunan cazip alternatifler arasında öne çıkıyor. Modern mimarisi, merkezi lokasyonu ve güçlü kira getirisi potansiyeliyle dikkat çeken proje; hem yaşam hem de yatırım odağını bir arada sunuyor. Golden Visa programına uygun yapısıyla yatırımcılara Avrupa’da ikinci bir yaşam planı oluşturma fırsatı tanıyan proje, lansmana özel avantajlarla birlikte sınırlı sayıdaki seçenekleri ilk değerlendirenler arasında yer alma imkânı sağlıyor. Etkinlik süresince gerçekleştirilecek sunumların yanı sıra birebir danışmanlık görüşmeleri sayesinde katılımcılar, kendi hedeflerine en uygun yatırım modellerini detaylı şekilde değerlendirebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkler Yunanistan Golden Visa’da İkinci Sıraya Yükseldi Haber

Türkler Yunanistan Golden Visa’da İkinci Sıraya Yükseldi

Level Immigration & Properties CEO’su HaithamAhmet Alamarioğlu, artan ilginin yalnızca turizm değil, uzun vadeli oturum ve yatırım stratejilerinden kaynaklandığını söyledi. Ramazan Bayramı tatilinde Türk vatandaşlarının yurt dışı seyahat planlarında Yunanistan öne çıkan destinasyonlardan biri oldu. Schengen vizesine yönelik yoğun talep ve artan seyahat isteği, kısa vadeli ziyaretlerin ötesinde kalıcı oturum ve yatırım seçeneklerine olan ilgiyi de artırdı. Bu eğilim, Yunanistan’ın Golden Visa programına yansıdı. 2025 yılı itibarıyla Türk yatırımcılar, yüzde 160’lık artışla programda ikinci sıraya yükselirken, toplam başvurular içindeki payları yüzde 15,9’a ulaştı. Türk yatırımcılar ilk 2’de Verilere göre Yunanistan’da Golden Visa kapsamında verilen izin sayısı 2025 yılında 8 bin 879’a yükselirken, Türk vatandaşları 3 bini aşan başvuru sayısı ile Çin’in ardından en büyük ikinci yatırımcı grubu oldu. Son yıllarda hızlanan talep, Türkiye’den gelen yatırımcıların program içindeki ağırlığını belirgin şekilde artırdı. “Bayram talebi yatırım ilgisini de tetikliyor” Konuyu değerlendiren Level Immigration & PropertiesDanışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, bayram dönemlerinde artan seyahat talebinin yatırım kararlarını da etkilediğini belirtti. “Ramazan Bayramı gibi dönemlerde yurt dışına olan ilgi ciddi şekilde artıyor. Yunanistan hem yakınlığı hem de kültürel benzerliği nedeniyle ilk tercih edilen ülkelerden biri. Ancak bu ilgi yalnızca turizmle sınırlı kalmıyor. Yatırımcılar bu süreçte ülkeleri daha yakından tanıma fırsatı buluyor ve sonrasında oturum veya gayrimenkul yatırımı gibi daha uzun vadeli kararlar alabiliyor,” dedi. “Türk yatırımcı artık pazarın belirleyici aktörü” Türk yatırımcıların Yunanistan pazarındaki konumunun güçlendiğini vurgulayan Alamarioğlu, şunları söyledi: “Türk yatırımcılar artık alternatif değil, pazarın ana oyuncularından biri haline geldi. Son dört yılda çok hızlı bir artış var ve bu talep geçici değil. Yatırımcılar euro bazlı varlık edinmek, portföylerini çeşitlendirmek ve Avrupa’da bir yaşam alternatifi oluşturmak istiyor.” Schengen avantajı talebi artırıyor Yunanistan Golden Visa programının sunduğu en önemli avantajlardan birinin Schengen erişimi olduğunu belirten Alamarioğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Bu program yatırımcılara yalnızca bir oturum izni değil, aynı zamanda 26 Schengen ülkesinde serbest dolaşım imkânı sunuyor. Bu da iş dünyası ve aileler açısından önemli bir esneklik sağlıyor. Eğitim, sağlık ve yaşam planlaması açısından Avrupa’da güçlü bir alternatif oluşturuyor.” Talep yapısal olarak büyüyor Uzmanlara göre Türkiye’den Yunanistan’a yönelik Golden Visa talebinin arkasında yalnızca kısa vadeli faktörler değil, daha derin ekonomik ve stratejik nedenler bulunuyor. Enflasyona karşı varlık koruma ihtiyacı, döviz bazlı yatırım arayışı ve Avrupa’da uzun vadeli yaşam planı, bu talebin temel dinamikleri arasında yer alıyor. Alamarioğlu, “Bugün yatırım yoluyla oturum programları yalnızca seyahat kolaylığı değil, aynı zamanda uzun vadeli bir güvenlik ve yaşam stratejisinin parçası olarak görülüyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde talebin güçlü kalmaya devam etmesini bekliyoruz,” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı Haber

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı

Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons verilerine göre; Yunanistan Golden Visa programı, Türk yatırımcıların en fazla tercih ettiği seçeneklerden biri haline gelmiş durumda. Son yıllarda başvuru sayılarında istikrarlı ve güçlü bir artış dikkat çekiyor. Bu ilgi yalnızca finansal getiri beklentisiyle sınırlı kalmıyor; yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve uzun vadeli güven arayışıyla şekilleniyor. İkinci oturum izni yatırımın ötesine geçiyor Yatırımcıların ikinci oturum iznini yalnızca bir yatırım aracı olarak görmediğini belirten Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, bayram dönemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Özellikle bayram döneminde Yunanistan’a giden yatırımcıların, bu seyahatlerini yalnızca bir tatil değil, aynı zamanda yatırım fırsatlarını yerinde değerlendirdikleri bir sürece dönüştürdüğünü görüyoruz. İkinci oturum izni artık iş insanlarının yaşam planlarının önemli bir parçası haline geldi. Süreç çoğu zaman vize kolaylığı motivasyonuyla başlasa da zamanla çok daha kapsamlı bir yapıya evriliyor. Daha öngörülebilir bir yaşam, güvenlik, eğitim olanakları ve uluslararası hareket özgürlüğü bu kararın merkezinde yer alıyor. Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar, yatırımcıları yalnızca kazanç odaklı değil; aynı zamanda geleceklerini güvence altına alan bir yapı kurmaya yönlendiriyor. Bu tablo, yatırım kararlarının finansal getirinin ötesine geçerek yaşam kalitesini merkeze alan daha bütüncül bir yaklaşımla alındığını gösteriyor.” Yunanistan Türk yatırımcıların radarında Bu süreçte Yunanistan’ın Türk yatırımcılar açısından öne çıkan destinasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken Yağız Yiğit, şunları söyledi: “250.000 Euro’dan başlayan yatırım modeli, yatırımcılara yalnızca mülk edinme değil, aynı zamanda Avrupa’da yaşam alternatifine erişim imkânı sunuyor. Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı, aile bireylerini kapsayan başvuru yapısı ve Avrupa’daki eğitim ile sağlık sistemlerine erişim gibi avantajlar, bu modeli daha cazip hale getiriyor. Minimum ikamet zorunluluğunun bulunmaması ise yatırımcıların mevcut yaşam düzenlerini değiştirmeden bu fırsattan yararlanabilmesini sağlıyor. Özellikle Atina gibi merkezi bölgelerde güçlü kira talebi ve değer artışı potansiyeli, bu ilgiyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yunanistan’ın sunduğu bu avantajlar, yatırımcıların hem kısa vadeli kazanç hem de uzun vadeli yaşam planlarını birlikte değerlendirmesine imkân tanıyor.” Yatırım kararları sahada şekilleniyor Yiğit, yatırımcı davranışlarında son dönemde belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayarak, yatırım kararlarının artık masa başında değil sahada şekillendiğine dikkat çekti. Yiğit; ‘‘Projelerin yerinde incelenmesi, bölgenin deneyimlenmesi ve yaşam koşullarının doğrudan gözlemlenmesi, karar süreçlerinde belirleyici rol oynuyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların artık yalnızca teorik verilere değil, birebir deneyime dayalı daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar aldığını ortaya koyuyor.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı Haber

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı

Bu eğilimin en güçlü yansımalarından biri ise Yunanistan’a olan talepte görülüyor. Ülkede 27 bini aşkın Golden Visa yatırımcısı bulunurken, başvuruların %17,6’sını Türk yatırımcılar oluşturuyor. Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons verilerine göre; Yunanistan Golden Visa programı, Türk yatırımcıların en fazla tercih ettiği seçeneklerden biri haline gelmiş durumda. Son yıllarda başvuru sayılarında istikrarlı ve güçlü bir artış dikkat çekiyor. Bu ilgi yalnızca finansal getiri beklentisiyle sınırlı kalmıyor; yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve uzun vadeli güven arayışıyla şekilleniyor. İkinci oturum izni yatırımın ötesine geçiyor Yatırımcıların ikinci oturum iznini yalnızca bir yatırım aracı olarak görmediğini belirten Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, bayram dönemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Özellikle bayram döneminde Yunanistan’a giden yatırımcıların, bu seyahatlerini yalnızca bir tatil değil, aynı zamanda yatırım fırsatlarını yerinde değerlendirdikleri bir sürece dönüştürdüğünü görüyoruz. İkinci oturum izni artık iş insanlarının yaşam planlarının önemli bir parçası haline geldi. Süreç çoğu zaman vize kolaylığı motivasyonuyla başlasa da zamanla çok daha kapsamlı bir yapıya evriliyor. Daha öngörülebilir bir yaşam, güvenlik, eğitim olanakları ve uluslararası hareket özgürlüğü bu kararın merkezinde yer alıyor. Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar, yatırımcıları yalnızca kazanç odaklı değil; aynı zamanda geleceklerini güvence altına alan bir yapı kurmaya yönlendiriyor. Bu tablo, yatırım kararlarının finansal getirinin ötesine geçerek yaşam kalitesini merkeze alan daha bütüncül bir yaklaşımla alındığını gösteriyor.” Yunanistan Türk yatırımcıların radarında Bu süreçte Yunanistan’ın Türk yatırımcılar açısından öne çıkan destinasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken Yağız Yiğit, şunları söyledi: “250.000 Euro’dan başlayan yatırım modeli, yatırımcılara yalnızca mülk edinme değil, aynı zamanda Avrupa’da yaşam alternatifine erişim imkânı sunuyor. Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı, aile bireylerini kapsayan başvuru yapısı ve Avrupa’daki eğitim ile sağlık sistemlerine erişim gibi avantajlar, bu modeli daha cazip hale getiriyor. Minimum ikamet zorunluluğunun bulunmaması ise yatırımcıların mevcut yaşam düzenlerini değiştirmeden bu fırsattan yararlanabilmesini sağlıyor. Özellikle Atina gibi merkezi bölgelerde güçlü kira talebi ve değer artışı potansiyeli, bu ilgiyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yunanistan’ın sunduğu bu avantajlar, yatırımcıların hem kısa vadeli kazanç hem de uzun vadeli yaşam planlarını birlikte değerlendirmesine imkân tanıyor.” Yatırım kararları sahada şekilleniyor Yiğit, yatırımcı davranışlarında son dönemde belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayarak, yatırım kararlarının artık masa başında değil sahada şekillendiğine dikkat çekti. Yiğit; ‘‘Projelerin yerinde incelenmesi, bölgenin deneyimlenmesi ve yaşam koşullarının doğrudan gözlemlenmesi, karar süreçlerinde belirleyici rol oynuyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların artık yalnızca teorik verilere değil, birebir deneyime dayalı daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar aldığını ortaya koyuyor.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karayipler’de Doğrudan Vatandaşlık Fırsatı Haber

Karayipler’de Doğrudan Vatandaşlık Fırsatı

Küresel belirsizliklerin arttığı, yatırımcıların varlık güvenliği ve uluslararası hareket kabiliyetine daha fazla önem verdiği bir dönemde, Karayipler yatırım yoluyla vatandaşlık programlarıyla dikkat çekiyor. Bölgede yalnızca beş ülkenin sunduğu bu model, yatırım karşılığında doğrudan vatandaşlık ve güçlü bir pasaport imkânı sağlıyor. Karayipler’de bu alandaki en köklü ve bilinen programlardan birine sahip olan Saint Kitts & Nevis, oturum veya fiziksel ikamet şartı aramayan yapısı ve 3–6 ay gibi kısa sürede sonuçlanan süreciyle öne çıkıyor. Programın sunduğu avantajları değerlendiren Level Immigration & Properties Danışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, Saint Kitts modelinin Golden Visa programlarına kıyasla yatırımcılara daha geniş bir hareket alanı sunduğunu belirtti. “Golden Visa’dan farklı olarak doğrudan vatandaşlık sağlıyor” Alamarioğlu, Saint Kitts & Nevis programını Golden Visa modellerinden ayıran temel farkın doğrudan vatandaşlık olduğunu söyledi. “Saint Kitts & Nevis programı yalnızca oturum izni sunmaz, doğrudan vatandaşlık kazandırır. Golden Visa’lar tek bir ülkede sınırlı oturum hakkı verirken, Saint Kitts tam vatandaşlıkla birlikte seyahat, yaşam, eğitim ve uluslararası iş yapma özgürlüğünü çok daha geniş bir çerçevede sunar. Ayrıca bu vatandaşlık yeni nesillere de doğrudan aktarılır. Yatırımcıların oturum temelli modeller yerine doğrudan vatandaşlığa yönelmesinin temel nedeni bu küresel hareket alanıdır,” dedi. “Zamanı en değerli varlık olarak gören yatırımcılar için ideal” Programın hızına dikkat çeken Alamarioğlu, Saint Kitts & Nevis’in dünyanın en hızlı yatırım yoluyla vatandaşlık programlarından biri olduğunu ifade etti. Alamarioğlu, “Pasaport onayı 3–4 ay gibi kısa bir sürede çıkabiliyor. Yüksek net servetli bireyler, girişimciler ve küresel ölçekte faaliyet gösteren yatırımcılar için zaman en kritik faktördür. Uzun bekleme süreleri yerine hızlı ve net çözümler arayan yatırımcılar için Saint Kitts modeli önemli bir avantaj sunuyor,” diye konuştu. “Yer değiştirmeden vatandaşlık almak süreci kolaylaştırıyor” Oturum ve fiziksel ikamet şartı bulunmamasının karar sürecini hızlandırdığını belirten Alamarioğlu, şunları söyledi: “Yoğun iş temposuna sahip ve farklı ülkelerde faaliyet gösteren yatırımcılar için belirli bir ülkede uzun süre bulunma zorunluluğu önemli bir engel oluşturabiliyor. Saint Kitts & Nevis’te vatandaşlığın yer değiştirmeden alınabilmesi süreci pratik hale getiriyor ve yatırımcıların karar süresini kısaltıyor.” “150’den fazla ülkeye vizesiz erişim küresel mobilite sağlıyor” Saint Kitts pasaportunun sunduğu avantajlara değinen Alamarioğlu, küresel hareket kabiliyetinin yatırımcılar açısından belirleyici olduğunu vurguladı. 150’den fazla ülkeye vizesiz seyahat imkânı, yatırımcılar için önemli bir esneklik sağlıyor. Bunun yanında ABD, Kanada ve Avustralya gibi ülkeler için vize süreçlerinin daha hızlı ve kolay ilerlemesi, uluslararası iş ve seyahat planlamasında ciddi avantaj yaratıyor. Schengen vizesi süreçlerinde yaşanan zorluklar da bu sayede büyük ölçüde ortadan kalkıyor,” dedi. “Vergi-nötr yapı servet planlamasında öne çıkıyor” Vergisel avantajların programın en güçlü yönlerinden biri olduğunu belirten Alamarioğlu, şu değerlendirmede bulundu:“Saint Kitts & Nevis’te dünya genelindeki gelirler üzerinden vergi alınmaması, yüksek net servetli yatırımcılar açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Vergi-nötr yapı; uzun vadeli finansal planlama, varlık koruma ve uluslararası vergi optimizasyonu açısından programı güçlü bir seçenek haline getiriyor.” “Aile odaklı yapı uzun vadeli güvence sağlıyor” Programın aile kapsamına da değinen Alamarioğlu, tek dosya avantajının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Tek bir başvuru kapsamında çocukların ve ebeveynlerin programa dahil edilebilmesi hem maliyet avantajı hem de yüksek katma değer sunuyor. Tüm ailenin aynı seyahat özgürlüğüne ve uluslararası fırsatlara erişebilmesi, Saint Kitts vatandaşlığını uzun vadeli güvenlik arayan yatırımcılar için güçlü bir seçenek haline getiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türklerin Golden Visa ve Vatandaşlık Başvuruları 10 Kat Arttı! Haber

Türklerin Golden Visa ve Vatandaşlık Başvuruları 10 Kat Arttı!

Pandemi öncesinde 21,4 milyar dolar büyüklüğe sahip olan yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık pazarı, küresel ölçekte hızla genişlemeye devam ediyor. Uzmanlara göre pazarın büyüklüğünün 2026 itibarıyla 100 milyar doları aşması bekleniyor. Artan jeopolitik riskler, vergi politikalarındaki sıkılaşma ve servetin kuşaklar arası transferi, yatırımcıların ülkeler arası alternatiflere yönelmesini hızlandırıyor. Bu küresel eğilim içinde Türkiye kaynaklı talep, artış hızıyla dikkat çekiyor. “Türkiye’den gelen talep dört yılda 10 kat arttı” Küresel pazardaki büyümeyi değerlendiren Level Immigration & Properties Danışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, Türkiye’den gelen yatırımcı ilgisindeki hızlı artışa dikkat çekti. “Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık pazarı, pandemi öncesinde 21,4 milyar dolar seviyesindeydi. Bugün gelinen noktada 2025 itibarıyla 100 milyar dolara yaklaşan bir hacimden söz ediyoruz. Mevcut ivme korunursa 2026’da bu eşiğin aşılması kaçınılmaz görünüyor,” dedi. Türkiye kaynaklı yatırımcı ilgisinin büyüklüğüne ilişkin rakamları paylaşan Alamarioğlu, “Türkiye’den yurt dışındaki Golden Visa ve yatırım yoluyla vatandaşlık programlarına yönelen talebin parasal büyüklüğü 2020 yılında yaklaşık 213 milyon dolar seviyesindeyken, son bir yıl içinde 2,4 milyar doları aştı. Yıllık bazda 3 milyar dolara yaklaşan bu tablo, dört yıl içinde 10 katın üzerinde bir büyümeye işaret ediyor,” ifadelerini kullandı. “Golden Visa artık bir güvenlik mekanizması” Yatırımcı motivasyonlarının da değiştiğine dikkat çeken Alamarioğlu, Golden Visa ve benzeri programların artık yalnızca seyahat kolaylığı sunan araçlar olmadığını vurguladı. “Bu programlar geçmişte daha çok vizesiz dolaşım ve ikinci adres arayışıyla değerlendirilirdi. Bugün ise siyasi ve ekonomik risklere karşı uzun vadeli bir güvence mekanizmasına dönüşmüş durumda. Yatırımcılar artık pasaport veya oturum kartından ziyade, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik arıyor,” dedi. Jeopolitik riskler ve vergisel planlama etkili Küresel ölçekte hızlanan talebin arkasında birden fazla faktör bulunduğunu belirten Alamarioğlu, “Artan jeopolitik belirsizlikler, vergi politikalarındaki sıkılaşma ve servetin kuşaklar arası transferine yönelik planlamalar, yatırımcıları daha temkinli ve seçici hareket etmeye yöneltiyor,” değerlendirmesinde bulundu. Alamarioğlu’na göre Türkiye’den gelen yatırımcı talebinin arkasında da benzer motivasyonlar yer alıyor. “Rezerv para birimleriyle yatırım yapabilme imkânı, ailelerin çocukları için yurt dışında eğitim planlaması ve uzun vadeli vergisel yapılandırma ihtiyacı, Türkiye kaynaklı ilgiyi belirgin şekilde artırıyor,” dedi. Yunanistan, Portekiz ve Dubai öne çıkıyor Türk yatırımcıların ülke tercihlerine de değinen Alamarioğlu, Avrupa ve Orta Doğu ekseninde belirgin bir yoğunlaşma olduğunu söyledi. “Türkiye’den çıkan yatırımcıların Avrupa’da en çok Portekiz ve Yunanistan’a, Avrupa dışında ise Dubai’ye ilgi gösterdiğini görüyoruz. Ancak burada kritik olan yalnızca yatırım tutarı ya da başvuru şartları değil,” dedi. “Hukuki çerçeve ve sürdürülebilirlik belirleyici” Yatırımcılara uyarılarda bulunan Alamarioğlu, program seçiminin çok boyutlu değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Ülke tercihinde programın hukuki çerçevesi, uygulamadaki istikrarı, uzun vadeli sürdürülebilirliği ve olası düzenleme değişikliklerine karşı sunduğu öngörülebilirlik mutlaka dikkate alınmalı. Ayrıca yatırımın hangi varlık üzerinden yapıldığı, bu varlığın kullanımına ilişkin kısıtlar ve ilerleyen dönemde karşılaşılabilecek yükümlülükler de karar sürecinin önemli parçaları,” diye konuştu. Alamarioğlu, “Bu pazarda doğru ülke ve doğru yapı seçimi, kısa vadeli maliyet avantajlarından çok hukuki güvenlik ve şeffaf süreçler üzerinden belirleyici hale gelmiş durumda,” diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.