Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gönüllülük

Kapsül Haber Ajansı - Gönüllülük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gönüllülük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

‘Yaşama İlk Adım Projesi’ 4. Yılına Başladı Haber

‘Yaşama İlk Adım Projesi’ 4. Yılına Başladı

Projede yer alan depremzede kadınlar ve ebelik öğrencileriyle çok paydaşlı bir sosyal etki modeli oluşturuluyor. Türkiye’nin doğusundaki doğum oranı yüksek illerden Ağrı’da, anne ve yenidoğan sağlığını güçlendirmek amacıyla yürütülen “Yaşama İlk Adım” sosyal sorumluluk projesi, dördüncü yılına başladı. CCN Holding’in desteklediği, İbrahim Çeçen Vakfı, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında bugüne dek 550’den fazla anneye ulaşıldı. 2021 yılında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Ebelik Bölümü öğrencilerinin sahadaki gözlemleriyle şekillenen ve İbrahim Çeçen Vakfı’nın, öğrenci sosyal sorumluluk proje hibesiyle hayata geçen “Yaşama İlk Adım”, özellikle sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan annelere yönelik bilgi, danışmanlık ve temel bakım desteği sunuyor. İlk eğitim Ağrı Merkez’de gerçekleşti 2026 yılının ilk oturumu, Ağrı Merkezde, 50 anneye yönelik olarak gerçekleşti. Proje kapsamında yeni anne ve anne adaylarına doğum öncesi ve sonrası komplikasyonlar, anne ve bebek bakımı ve aşıların önemine dair, AİÇÜ Ebelik Bölümü Başkanı ve Ebelik Öğrencileri tarafından eğitim verildi. Ayrıca, doğum öncesi ve sonrası süreçleri kapsayan birebir danışmanlıklarla birlikte, CCN Holding çalışanlarından oluşan CCN Gönüllülük Kulübü’nün kıymetli katkıları ile zenginleştirilen bakım setleri dağıtıldı. Projeye yönelik olarak 2025 yılında İbrahim Çeçen Vakfı ve AİÇÜ tarafından hazırlanan sosyal etki raporu ile revize edilen eğitim içerikleri ve bakım paketlerinde yer alan bazı ürünler, İbrahim Çeçen Vakfı’nın İskenderun’daki konteyner kentinde üretim yapan depremzede kadınlar tarafından hazırlandı. Bu sayede üretim süreciyle afet sonrası kalkınmaya destek sağlanıyor. Yaşama İlk Adım, Proje için aktif çalışan AİÇÜ Ebelik Bölümü Öğrencilerine, saha deneyimi sağlayarak nitelikli eğitime katkı sağlamaya devam ediyor. 2021 Yılında Öğrenci Kulübü Projesi olarak başlayan ve 2026 itibarıyla 4. yılına giren proje, öğrencilerin sosyal sorumluluk bilincini, toplumsal fayda ve gönüllülüğü destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MST İş Makinaları’ndan “Kitaptan Sahaya” Uzanan Gelişim Modeli Haber

MST İş Makinaları’ndan “Kitaptan Sahaya” Uzanan Gelişim Modeli

İş Makinaları sektörünün güçlü markası MST İş Makinaları, kurumsal gelişim stratejileri kapsamında çalışanlarının da katılımıyla yeni bir inisiyatif başlattı. Değişimin bireyden başlayarak tüm organizasyona yayılacağı felsefesiyle kurgulanan bu model; sadece bir eğitim çalışması değil, sürdürülebilir bir "öğrenme kültürü" inşası olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında, MST’nin farklı departmanlarından bir araya gelen gönüllü çalışan grupları, ortak kararla belirlenen stratejik kitapları derinlemesine analiz ediyor. "Okuma → Tartışma → Analiz → Uygulama → Raporlama" döngüsüyle ilerleyen süreçte, haftalık buluşmalar gerçekleştiren ekipler; kitaplardaki teorik yaklaşımları fabrikadaki gerçek iş problemlerine çözüm üretmek için kullanıyor. Tamamen iç kaynaklarla yürütülen stratejik model, herhangi bir dış danışmanlık almadan tamamen kurumun kendi iç potansiyeli ve insan kaynağı ile yürütülüyor. Gönüllülük esasına dayanan bu yapı sayesinde, bölümler arası etkileşim artarken sahadan uygulanabilir ve ölçülebilir çözüm önerileri geliştiriliyor. MST yetkilileri, hayata geçirilen bu modelin uzun vadeli hedeflerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bu çalışmayı sadece bir sosyal aktivite olarak değil, stratejik bir gelişim modeli olarak görüyoruz. Amacımız, 'Önce kendimiz, sonra fabrikamız' diyerek çalışanlarımızın analitik düşünme ve problem çözme yetkinliklerini artırmak, ardından bu kazanımları somut iş sonuçlarına yansıtmaktır. İlerleyen dönemde fabrika içinde kurulacak bir kütüphane ile okuma kültürünü tüm organizasyon geneline yaymayı da hedefliyoruz". Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Kadın Dernekleri Arasında “Kardeşlik” Dönemi Haber

Nilüfer’de Kadın Dernekleri Arasında “Kardeşlik” Dönemi

Nilüfer Belediyesi, sivil toplumla iş birliği çalışmalarını kadın dernekleri özelinde yeni bir boyuta taşıdı. İlçedeki kadın derneklerinin birbirleriyle olan iletişimini güçlendirmek amacıyla Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıya; Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile mahalle kadın derneklerinin başkanları ve temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında, Nilüfer Belediyesi’nin 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği projeler, açılışlar ve faaliyetler hakkında katılımcılara bilgi verildi. Ardından kadın dernekleri de kendi mahallelerinde yıl boyunca yürüttükleri çalışmaları paylaşarak karşılıklı fikir alışverişinde bulundu. Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, kadın örgütlenmesinin ve dayanışmasının önemine vurgu yaptı. Derneklerin birlikte hareket etmesinin yerel hizmetlerin kalitesini artıracağını belirten Erman, “Kadınların bir arada duruşu ve dayanışması, Nilüfer’in en büyük güç kaynaklarından biri. İmzaladığımız bu kardeşlik protokolüyle, derneklerimizin birbirinden öğrenmesini ve omuz omuza vererek daha etkin projeler üretmesini hedefliyoruz. Birlikte düşünen, üreten ve paylaşan bir yapıyla çok daha güzel işlere imza atacağız” dedi. Konuşmaların ardından dernek temsilcilerinin talep ve önerileri dinlendi, karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm yolları masaya yatırıldı. 16 DERNEKTEN İMZA Toplantının finalinde ise kadın dernekleri arasında “Kardeşlik Protokolü” imzalandı. 5 farklı grupta yer alan toplam 16 kadın derneği protokole imza attı. İmzalanan protokol kapsamında dernekler; ortak proje ve etkinlikler yürütme, bilgi ve deneyim paylaşımı, gönüllülük ve karşılıklı iyi niyet esasları çerçevesinde hareket etme kararı aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şenpiliç’ten Çalışan Sağlığına Güçlü Yatırım Haber

Şenpiliç’ten Çalışan Sağlığına Güçlü Yatırım

Toplumsal sorumluluğu kurum kültürünün merkezinde konumlandıran Türkiye’nin lider entegre piliç eti üreticisi Şenpiliç, çalışan sağlığını kurumsal kültürünün temel unsurlarından biri olarak ele aldığı (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) KETEM İş Birliği ile “Kanser Farkındalığı ve Erken Teşhis Projesi”ni; Sakarya, Samsun, Adana ve Osmaniye başta olmak üzere toplam 31 işyerinde eş zamanlı olarak hayata geçiriyor. 1.015 çalışana ulaşan ve eğitim, tarama ile mamografi olmak üzere üç aşamadan oluşan proje kapsamında, çalışanların düzenli sağlık kontrollerine erişimi kolaylaştırılarak işyeri ortamında kapsamlı sağlık hizmetlerinden faydalanmaları sağlanıyor. Bu yaklaşım, kanser farkındalığının artırılmasını ve erken teşhis bilincinin güçlenmesini odağına alıyor. Eğitim ve tarama süreçleri koordineli şekilde yürütülüyor Proje kapsamında KETEM yetkili hekimleri tarafından verilen eğitimlerde; kanser nedir, erken teşhisin önemi, tarama programları, kendi kendine muayene yöntemleri ve kanser farkındalığını artırmaya yönelik bilgiler paylaşılıyor. Eğitimlerin ardından, gönüllülük esasına dayalı olarak meme, rahim ağzı ve kolon kanserlerine yönelik taramalar gerçekleştiriliyor. İşyeri çalışan sayısına göre KETEM mobil tarama araçları işyerlerine yönlendirilirken, bazı lokasyonlarda çalışanlar ilçe KETEM merkezlerine ulaştırılıyor. Tarama sonuçları gizlilik esasına uygun şekilde çalışanlara bireysel olarak iletiliyor. Gerekli görülen vakaların ileri tetkik ve izlem süreçleri KETEM ve ilgili sağlık kuruluşları tarafından yürütülüyor. Bu yaklaşım doğrultusunda, 2024 yılında Sakarya’nın Söğütlü ilçesinde gerçekleştirilen KETEM taramalarından elde edilen deneyimler, bu projenin kurgulanmasında belirleyici oldu. İki işyerinde yürütülen taramalarda iki çalışanın ileri tetkik için sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesi, erken teşhisin önemini somut şekilde ortaya koydu. Saha koordinasyonu İnsan Kaynakları liderliğinde yürütüldü Proje, Şenpiliç İnsan Kaynakları Direktörlüğü koordinasyonunda, il ve ilçe KETEM birimleriyle iş birliği içinde hayata geçirildi. Sürecin saha organizasyonu ve kurum içi koordinasyonu ise Söğütlü İnsan Kaynakları Yöneticisi Merve Gündüz tarafından yürütüldü. Çalışan sayısı ile yaş ve cinsiyet dağılımları dikkate alınarak yapılan ihtiyaç analizinin ardından eğitim ve tarama planları oluşturuldu. Eğitim ve tarama süreçleri, iç iletişim e-postaları, afişler ve bilgilendirme toplantıları aracılığıyla çalışanlara duyuruldu. Şenpiliç, organizasyon ve zaman planlamasından çalışan katılımının desteklenmesine kadar sürecin tüm aşamalarında aktif rol alırken; KETEM ekipleri eğitim, tarama, sonuç değerlendirme ve yönlendirme sorumluluğunu üstlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden Gönüllülük için Güçlü İş Birliği Haber

TEGV ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden Gönüllülük için Güçlü İş Birliği

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla 30 yılı aşkın süredir çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile önemli bir iş birliğine imza attı. Üniversite öğrencilerinin gönüllülük faaliyetlerine katılımını teşvik etmeyi amaçlayan “Gönüllülük Protokolü”, 7 Ocak’ta düzenlenen törenle imzalandı. Protokole, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Taşan, TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, TEGV Gönüllü Operasyonları Yöneticisi Aykut Saka, TEGV Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi Yöneticisi Hatice Buse Karaca ve Tekirdağ Çorlu Aysel Öğücü – Lila Öğrenim Birimi Yöneticisi Selen Kavuklu katıldı. Protokol kapsamında, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi öğrencileri TEGV’in Tekirdağ’da bulunan etkinlik noktalarında gönüllü olabilecek. Öğrenciler, Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi ile Tekirdağ Çorlu Aysel Öğücü – Lila Öğrenim Birimi’nin yanı sıra Tekirdağ ilinde faaliyet gösteren TEGV Ateşböceği eğitim tırlarında çocuklarla birlikte yürütülen etkinliklerde yer alabilecek. Bu iş birliği ile öğrencilerin toplumsal sorumluluk bilinci kazanmaları, iletişim becerilerini geliştirmeleri ve gönüllülük kültürünü benimsemeleri hedefleniyor. Öğrenciler, çocuklara yönelik etkinliklerde aktif rol üstlenecek İş birliği kapsamında TEGV, gönüllü olmak isteyen öğrencilerin başvurularını değerlendirerek kabul edilen gönüllülere oryantasyon ve program eğitimleri sunacak; gönüllülük sürecinin planlama ve motivasyon aşamalarını yürütecek. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ise gönüllülük duyurularını yaparak gönüllü olmak isteyen öğrencileri yönlendirecek ve katılımı destekleyecek. 7 Ocak 2026 – 31 Ağustos 2028 tarihleri arasında geçerli olacak protokol sayesinde üniversite gençliği sosyal sorumluluk alanında deneyim kazanırken, bölgedeki çocuklar da nitelikli eğitim desteğiyle buluşacak. Ayrıca, gönüllülük süreçlerine aktif olarak katılan öğrencilere talepleri doğrultusunda TEGV tarafından referans mektubu da sağlanacak. Bu anlamlı iş birliği, hem üniversite gençliğinin sosyal gelişimine katkı sunacak hem de Tekirdağ’daki çocukların eğitim yolculuğunu güçlendirecek. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Taşan, protokole ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Üniversite öğrenimi sürecinde öğrencilerimizin sosyal sorumluluk ve gönüllülük bilincinin kazandırılması, arttırılması ve sürekliliğinin sağlanması konusunda üniversitemizin tüm birimleri ve mensupları olarak yoğun çaba içerisindeyiz. Bu konudaki süreçleri gönüllülük çalışmalarını içeren dersler, sosyal sorumluluk ve gönüllülük konularını içeren çeşitli projeler, öğrenci topluluklarının çeşitli faaliyetleri, kamu kurumları ve çok sayıda sivil toplum örgütleri ile iş birliği halinde desteklemekteyiz. Üniversitemizin geçmiş yıllara dayanan çeşitli ve değerli iş birliklerinin bulunduğu Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) arasında imzalanan “Gönüllülük Protokolü” öğrencilerimizin sosyal sorumluluk ve gönüllülük faaliyetlerine katılımını teşvik edecek ve akademik bilgi, birikim ve yetkinliklerinin doğru ve etkin bir şekilde kullanılmasına imkân sağlayacaktır. Bu vesile ile TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı ve değerli ekibine üniversitemiz ve öğrencilerimiz adına çok teşekkür ederim.” “Üniversiteler, gönüllü ağımızın en güçlü paydaşları” TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile imzalanan protokole ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “TEGV’de 30 yılı aşkın süredir Türkiye’nin dört bir yanında çocuklarımızı nitelikli eğitim desteğiyle buluşturuyoruz. Bugüne kadar 108 binden fazla gönüllümüzün katkısıyla milyonlarca çocuğa ulaştık. Gönüllü ağımızın en güçlü ve sürdürülebilir paydaşları arasında üniversitelerimiz yer alıyor. Gençlerin akademik birikimini ve sosyal duyarlılığını TEGV’in eğitim deneyimiyle buluşturan bu protokolün, Tekirdağ’daki çocuklarımızın gelişimine olduğu kadar gönüllülerimizin kişisel ve toplumsal farkındalığına da kalıcı katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu vesileyle Sayın Rektör Yardımcımıza ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyorum.” TEGV ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi iş birliği uluslararası platformda yer almıştı TEGV, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ile geçmiş yıllara dayanan iş birliği çerçevesinde, üniversite akademisyenlerinin davetiyle 04–08 Şubat 2025 tarihleri arasında Bulgaristan’ın Filibe (Plovdiv) kentinde düzenlenen Uluslararası Toplumsal Araştırmalar Kongresi’ne katılım sağlamıştı. TEGV Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi ile TEGV Genel Merkez Gönüllü Operasyonları birimi aracılığıyla gerçekleştirilen katılımda; Sosyal Bilimler ve Spor Bilimleri alanlarında düzenlenen kongrede TEGV’in gönüllülük modeli, üniversite öğrencilerinin gönüllülük ekosistemindeki rolü ve çocuklara yönelik nitelikli eğitim çalışmaları uluslararası akademik platformda temsil edilmişti. Kongre kapsamında sunulan iki bilimsel bildiride, üniversite öğrencilerinin TEGV gönüllülük modeli içindeki rolü Tekirdağ Fibria Öğrenim Birimi örneği üzerinden ele alınırken; Düşler Atölyesi çalışmalarıyla çocukların yaratıcılığına ve sanatın bilişsel, duygusal ve sosyal gelişime katkılarına odaklanılmıştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV, Yeni Gönüllülerini Bekliyor Haber

TEGV, Yeni Gönüllülerini Bekliyor

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” anlayışıyla çağdaş nesillerin yetişmesine katkı sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV), gönüllü başvuruları başladı. Türkiye’nin dört bir yanındaki etkinlik noktalarında çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan TEGV’in tüm çalışmaları, gönüllülerin özverisiyle hayat buluyor. TEGV, gönüllülüğü yalnızca bir destek faaliyeti olarak değil; çocuklar, toplum ve gönüllüler için dönüştürücü bir sosyal etki alanı olarak ele alıyor. Zamanlarını, bilgi ve deneyimlerini çocuklarla paylaşan gönüllüler; çocukların özgüvenli, sorgulayan ve güçlü bireyler olarak yetişmesine destek oluyor. Kuruluşundan bu yana 3.3 milyondan fazla çocuğa, 108 binin üzerinde gönüllüye ulaşan TEGV’in yaygın gönüllü ağı; her yıl binlerce yeni gönüllünün katılımıyla büyümeye devam ediyor. TEGV’de çocuklar, gönüllü “abla” ve “ağabey”lerinin rehberliğinde öğrenirken; gönüllüler de toplumsal fayda yaratmanın değerini deneyimliyor. Çocuklarla kurulan bağ, ekip çalışması ve ortak bir amaç etrafında bir araya gelmek; gönüllülerin toplumsal aidiyet duygusunu pekiştiriyor. Geçmişte TEGV etkinliklerine katılan birçok çocuk ise bugün gönüllü olarak vakfa geri dönüyor; edindikleri kazanımları yeni nesillere aktararak gönüllülük zincirinin bir parçası oluyor. TEGV, eğitimin dönüştürücü gücüne inanan ve geleceğe umutla katkı sunmak isteyen herkesi, “Gönüllü ol, gelecekte izin olsun” çağrısıyla gönüllü olmaya davet ediyor. Nasıl TEGV gönüllüsü olunur Türkiye’nin dört bir yanında etkinlik noktalarıyla çocuklara ulaşan TEGV’de gönüllü olmak için 18 yaşını doldurmuş ve lise mezunu olmak gerekiyor. İstisnai gönüllülük kapsamında izin süreçlerine bağlı olarak 15-17 yaş gönüllü desteği de sağlanabiliyor. Bu koşullara sahip, çocuk sevgisiyle dolu herkes TEGV’de gönüllü olabilir. Başvuru sürecinde; çocuk ve eğitim hassasiyetini merkeze alan, TEGV’in kurumsal yapısıyla uyumlu ve ISO kalite anlayışı çerçevesinde tasarlanan Adım Adım Gönüllülük Modeli uygulanıyor. www.tegv.org sitesinden başvuru yaparak gönüllü olabilmenin ilk adımı atılıyor. Daha sonra vakıf tanıtımını, temel gönüllü eğitimini ve program gönüllü eğitimini kapsayan ‘adım adım’ gönüllülük süreci belirlenmiş yönlendirmeler ve takiple yürütülüyor. TEGV gönüllülük programına gösterilen yoğun ilgi doğrultusunda, gönüllü ihtiyaçları birimler bazında planlanmakta ve başvuru süreçleri güncel ihtiyaçlara göre yönetilmektedir. Bu nedenle başvuruda bulunan adayların süreci düzenli olarak takip etmeleri önerilmektedir. Ayrıntılı bilgiye https://tegv.org/gonullu-ol adresinden erişilebiliyor. Gönüllüler anlatıyor: Bambaşka bir mutluluk kaynağı TEGV gönüllülerinden bazıları, gönüllülüğün hayatlarında yarattığı etkiyi şu sözlerle ifade ediyor: “Herhangi bir karşılığı olmadan bu denli güçlü bağların kurulabileceğini, çocukların yüzündeki o gülümsemeyi görmenin ne demek olduğunu TEGV sayesinde deneyimledim. ‘Daha ne yapabiliriz?’ diyerek birlikte çabalamak bambaşka bir mutluluk kaynağı.” “TEGV’de geçen 20 yıl, yalnızca bir gönüllülük hikâyesi değil; umutla dokunan binlerce geleceğin bir parçası olmaktı. Bir tebessümün dünyaları değiştirdiğine şahit olduğum bu yolculuk bana hayatımın en büyük mutluluğunu verdi.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avon’dan Kadınlara ve Dünyamıza Güçlü Destek Haber

Avon’dan Kadınlara ve Dünyamıza Güçlü Destek

Avon, yalnızca güzellik ve bakım alanında değil, toplumsal ve çevresel sorumlulukta da öncü olmayı sürdürüyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nda, kadınların güçlenmesinden çevresel etkilerin azaltılmasına kadar geniş bir yelpazede elde ettiği somut sonuçları paylaştı. Bu veriler, Avon’un sürdürülebilirlik vizyonunu ve topluma, doğaya ve kadınlara olan bağlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Üç temel öncelik: İnsan, gezegen ve ürünler Avon, sürdürülebilirlik stratejisini üç temel öncelik etrafında şekillendiriyor. İnsana yatırım yaparak kadınların ve toplulukların güçlenmesini destekliyor; çeşitlilik, eşitlik ve insan haklarını ön planda tutuyor. Gezegeni koruma yaklaşımıyla biyoçeşitliliği gözetiyor, iklim değişikliğiyle mücadele ediyor. Ürünleri daha sürdürülebilir hale getirme hedefiyle ise döngüsel ekonomi ilkelerini benimsiyor, cruelty-free üretim anlayışını sürdürüyor ve tedarik süreçlerini sorumluluk bilinciyle yönetiyor. Kadınların güçlenmesi: 2,3 milyon dolar destek Avon, 2024 boyunca dünyanın farklı ülkelerinde kadınlara ve onların topluluklarına doğrudan katkı sağlayan programlara 2,3 milyon ABD doları bağış yaptı. Bu destekler; eğitim, sağlık ve girişimcilik alanlarında kadınların daha görünür ve güçlü olmasına katkı sağladı. Bugüne kadar Avon’un kadınları desteklemek için yaptığı toplam bağış 1,1 milyar ABD dolarını aştı.* Hayvan dostu üretim: Yüzde 100 Cruelty-Free Sertifikası Avon, 30 yılı aşkın süredir hayvanlar üzerinde test yapılmaması için çalışıyor. 2024’te ise tüm güzellik ve kişisel bakım ürünleri, Cruelty Free International’ın Leaping Bunny Programı kapsamında onaylandı. Bu süreçte, hayvanlar üzerinde hiçbir test yapılmadığından emin olmak amacıyla, 2023-2024 yıllarında yaklaşık 4.000 tedarikçiyle iş birliği yapılarak 8.000’den fazla hammadde titizlikle değerlendirildi. Çevresel etkiyi azaltmak: 4.500 ton CO₂ tasarrufu Avon’un çevresel ayak izini azaltma çabaları 2024 yılında da etkileyici sonuçlar verdi. Anew cilt bakım serumlarının yedek tüplerinde, cam şişelere ve pompaya göre %65 daha az ambalaj kullanılarak kaynak verimliliği arttırıldı. Basılı materyallerde yapılan çevreci dönüşüm sayesinde Avon, çevreye duyarlı katalog tedarikçilerini tercih ederek her yıl yaklaşık 4.500 ton CO₂ emisyonu önledi. Gönüllülük kültürü: 15.715 saat katkı Avon çalışanları dünya çapında toplam 15.715 saat gönüllülük çalışmasına katıldı. Bu faaliyetler; sosyal yardımlardan çevre temizliğine, eğitimden hayvan hakları projelerine kadar farklı alanlarda küresel bir sosyal sorumluluk kültürünün gelişmesine katkı sağladı. “Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz” Avon Türkiye Genel Müdürü Hasan Ulutürk, Avon’un sürdürülebilirlik yolculuğuna dair hedefleri şu sözlerle değerlendirdi: “Avon olarak sürdürülebilir bir geleceğe ulaşma yolunda somut ve ölçülebilir hedeflerle ilerliyoruz. 2030’a kadar Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarımızı yüzde 42 oranında azaltmayı, ambalajlarımızın tamamını yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir veya kompostlanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. 2050 yılına geldiğimizde ise net sıfır emisyona ulaşmayı taahhüt ediyoruz. Bu doğrultuda ürünlerimizin çevresel ayak izini kademeli olarak en aza indirmeye ve tüm operasyonlarda yenilenebilir elektriğe geçilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tedarik zinciri emisyonlarını azaltmak için de tedarikçilerimizle iş birliği yapmayı sürdüreceğiz. Avon’un sürdürülebilirlik vizyonu, sadece kendi faaliyetlerimizle sınırlı değil; topluma ve gezegene karşı duyduğumuz küresel sorumluluğun güçlü bir yansımasıdır.”

Avon’dan Kadınlara ve Dünyamıza Güçlü Destek Haber

Avon’dan Kadınlara ve Dünyamıza Güçlü Destek

Rapora göre Avon dünya genelinde geçtiğimiz yıl kadınların güçlenmesi için 2,3 milyon ABD doları bağış sağladı, tüm ürünleri için %100 cruelty-free sertifikasını aldı ve çevreye duyarlı uygulamalarla 4.500 ton CO₂ emisyonunu önledi. Avon, yalnızca güzellik ve bakım alanında değil, toplumsal ve çevresel sorumlulukta da öncü olmayı sürdürüyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nda, kadınların güçlenmesinden çevresel etkilerin azaltılmasına kadar geniş bir yelpazede elde ettiği somut sonuçları paylaştı. Bu veriler, Avon’un sürdürülebilirlik vizyonunu ve topluma, doğaya ve kadınlara olan bağlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Üç temel öncelik: İnsan, gezegen ve ürünler Avon, sürdürülebilirlik stratejisini üç temel öncelik etrafında şekillendiriyor. İnsana yatırım yaparak kadınların ve toplulukların güçlenmesini destekliyor; çeşitlilik, eşitlik ve insan haklarını ön planda tutuyor. Gezegeni koruma yaklaşımıyla biyoçeşitliliği gözetiyor, iklim değişikliğiyle mücadele ediyor. Ürünleri daha sürdürülebilir hale getirme hedefiyle ise döngüsel ekonomi ilkelerini benimsiyor, cruelty-free üretim anlayışını sürdürüyor ve tedarik süreçlerini sorumluluk bilinciyle yönetiyor. Kadınların güçlenmesi: 2,3 milyon dolar destek Avon, 2024 boyunca dünyanın farklı ülkelerinde kadınlara ve onların topluluklarına doğrudan katkı sağlayan programlara 2,3 milyon ABD doları bağış yaptı. Bu destekler; eğitim, sağlık ve girişimcilik alanlarında kadınların daha görünür ve güçlü olmasına katkı sağladı. Bugüne kadar Avon’un kadınları desteklemek için yaptığı toplam bağış 1,1 milyar ABD dolarını aştı.* Hayvan dostu üretim: Yüzde 100 Cruelty-Free Sertifikası Avon, 30 yılı aşkın süredir hayvanlar üzerinde test yapılmaması için çalışıyor. 2024’te ise tüm güzellik ve kişisel bakım ürünleri, Cruelty Free International’ın Leaping Bunny Programı kapsamında onaylandı. Bu süreçte, hayvanlar üzerinde hiçbir test yapılmadığından emin olmak amacıyla, 2023-2024 yıllarında yaklaşık 4.000 tedarikçiyle iş birliği yapılarak 8.000’den fazla hammadde titizlikle değerlendirildi. Çevresel etkiyi azaltmak: 4.500 ton CO₂ tasarrufu Avon’un çevresel ayak izini azaltma çabaları 2024 yılında da etkileyici sonuçlar verdi. Anew cilt bakım serumlarının yedek tüplerinde, cam şişelere ve pompaya göre %65 daha az ambalaj kullanılarak kaynak verimliliği arttırıldı. Basılı materyallerde yapılan çevreci dönüşüm sayesinde Avon, çevreye duyarlı katalog tedarikçilerini tercih ederek her yıl yaklaşık 4.500 ton CO₂ emisyonu önledi. Gönüllülük kültürü: 15.715 saat katkı Avon çalışanları dünya çapında toplam 15.715 saat gönüllülük çalışmasına katıldı. Bu faaliyetler; sosyal yardımlardan çevre temizliğine, eğitimden hayvan hakları projelerine kadar farklı alanlarda küresel bir sosyal sorumluluk kültürünün gelişmesine katkı sağladı. “Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz” Avon Türkiye Genel Müdürü Hasan Ulutürk, Avon’un sürdürülebilirlik yolculuğuna dair hedefleri şu sözlerle değerlendirdi: “Avon olarak sürdürülebilir bir geleceğe ulaşma yolunda somut ve ölçülebilir hedeflerle ilerliyoruz. 2030’a kadar Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarımızı yüzde 42 oranında azaltmayı, ambalajlarımızın tamamını yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir veya kompostlanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. 2050 yılına geldiğimizde ise net sıfır emisyona ulaşmayı taahhüt ediyoruz. Bu doğrultuda ürünlerimizin çevresel ayak izini kademeli olarak en aza indirmeye ve tüm operasyonlarda yenilenebilir elektriğe geçilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tedarik zinciri emisyonlarını azaltmak için de tedarikçilerimizle iş birliği yapmayı sürdüreceğiz. Avon’un sürdürülebilirlik vizyonu, sadece kendi faaliyetlerimizle sınırlı değil; topluma ve gezegene karşı duyduğumuz küresel sorumluluğun güçlü bir yansımasıdır.”

İstanbul Maratonu’nda Eğitim İçin Koşan Yorglass Adını İPK Gurur Listesi’ne Yazdırdı  Haber

İstanbul Maratonu’nda Eğitim İçin Koşan Yorglass Adını İPK Gurur Listesi’ne Yazdırdı 

Dayanışmayı, gönüllülüğü ve eğitimi toplumsal gelişimin temel unsurları olarak gören Yorglass, bu yıl İstanbul Maratonu’nda kurumsal değerlerini sahaya taşıdı. Sosyal sorumluluk bilincini çalışanlarından başlayarak toplum geneline yaymayı hedefleyen şirket, yalnızca üretim alanında değil, sosyal yaşamda da fark yaratmaya devam ediyor. Maratonda eğitimde fırsat eşitliğini desteklemek için koşan Yorglass ekibi, attığı her adımla gençlerin geleceğine umut olmayı hedefledi. Eğitim için atılan her adım geleceğe umut oldu Şirket olarak bu yıl İstanbul Maratonu’nda anlamlı bir amaç için bir araya geldiklerini belirten Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, “Türkiye’nin beş farklı lokasyonundan gelen 22 kişilik çalışma arkadaşımızla oluşturduğumuz kurumsal takımımız, Yönetim Kurulu Üyemiz Hakan Yorgancılar’ın kaptanlığında, Türkiye Eğitim Vakfı (TEV) iş birliğiyle ‘Eğitimde Dur Durak Yok!’ diyerek gençlerin eğitimine destek olmak için koştu. Takım kaptanımız Hakan Yorgancılar, İlk 100 Kurumsal Koşucu arasında en çok bağış toplayan 17’nci kişi oldu. Etkinlik kapsamında toplamda 495 bin 300 TL bağış toplayarak İyilik Peşinde Koş (İPK) Platformu Gurur Listesi’nde ilk 30’a giren ekibimiz, maraton boyunca ‘Bir Adımla Hayat Değişir!’ ve ‘Senin Adımın Bir Gencin Yarını Olabilir!’ mesajlarımızla hem parkurlarda hem de sosyal medyada geniş bir farkındalık yarattı. Toplanan bağışların, maddi imkânı sınırlı öğrencilerin öğrenimlerini sürdürmelerine katkı sağlayacak olması bizler için büyük bir mutluluk kaynağı oldu. Çünkü Yorglass’ta, üretim kadar toplumsal fayda yaratmanın da geleceğe bırakılacak en değerli miras olduğuna inanıyoruz” dedi. “İyilik hareketini gelenekselleştiriyoruz” İstanbul Maratonu’nun kendileri için dayanışmanın, gönüllülüğün ve birlikte değer yaratmanın güçlü bir sembolü olduğuna dikkat çeken Semavi Yorgancılar, “Camın ötesinde değer yaratma anlayışımız doğrultusunda toplumsal faydayı işimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. İstanbul Maratonu, bu yaklaşımımızın sahadaki en anlamlı yansımalarından biriydi. Çalışanlarımızın bu ruhla koşması ekip ruhunu, aidiyet duygusunu ve sosyal sorumluluk bilincini daha da pekiştirdi. Biz, attığımız her adımla yalnızca parkuru değil, gençlerin geleceğini de aydınlattığımıza inanıyoruz. Önümüzdeki yıllarda da bu iyilik hareketini gelenekselleştirerek sporu, dayanışmayı ve gönüllülüğü bir araya getiren projelerde yer almayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Yorglass’ta iyiliğin gücü kurum kültüründe yaşıyor Dayanışmanın kurum kültürlerinde yer alan önemli bir değer olduğunu vurgulayan Yorglass İnsan Kaynakları Direktörü Ayşe Doğruöz ise şunları söyledi: “Yorglass olarak çalışanlarımızın topluma katkı sunan bireyler olarak güçlenmelerini önemsiyoruz. Bu doğrultuda sosyal sorumluluk projelerini, kurum kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyoruz. İstanbul Maratonu, bu yaklaşımımızın en güzel yansımalarından biri oldu. Ortak bir hedefe inanmak, ekip ruhuyla hareket etmek ve iyiliği çoğaltmak bizim için büyük bir anlam taşıyor. Çalışma arkadaşlarımız, gençlerin eğitimine destek olmak için omuz omuza koşarken aidiyet duygumuzu ve gönüllülük bilincimizi de pekiştirdiler. Her bir adımın bir gencin geleceğine umut olacağı düşüncesi bizler için güçlü bir motivasyon kaynağı oldu. Önümüzdeki dönemde de çalışanlarımızın toplumsal fayda sağlayan projelerde aktif rol almasını teşvik ederek bu iyilik hareketini daha geniş kitlelere taşımayı sürdüreceğiz.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.