Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gönüllülük

Kapsül Haber Ajansı - Gönüllülük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gönüllülük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı Haber

İstanbul’un İkinci Yeşilay Gençlik Merkezi Esenyurt’ta Açıldı

Açılışa Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ve Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy katılım sağladı. Gençlere kültür, sanat, teknoloji, akademik gelişim ve gönüllülük alanlarında çok yönlü imkanlar sunacak olan Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi, bağımlılıklarla mücadelede önleyici çalışmaların sahadaki güçlü adreslerinden biri olacak. Merkezde bağımlılık farkındalık eğitimlerinden kişisel gelişim programlarına, akademik destek çalışmalarından dijital beceri eğitimlerine, sanat atölyelerinden medya ve içerik üretim çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede faaliyetler yürütülecek. “BURADAN BİR ÇAY İÇEN BAĞIMLILIKLA MÜCADELEYE DESTEK VERMİŞ OLACAK” Açılışta konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, gençlik merkezlerinin bağımlılıklarla mücadeledeki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün Yeşilay'ımız için çok mutlu, çok gururlu bir gün. Türkiye'nin en büyük ilçelerinden bir tanesinde, Esenyurt'ta çok nezih bir mekanı hizmete açıyoruz. İnşallah bu mekan; gençlerimizin güzel vakit geçireceği, nitelikli paylaşımlarda bulunacağı bir mekan olacak. Burada hem Yeşilay'ımızın ürünleri, Yeşilay'ımızın mesajları yer alıyor. Hem de buradaki Cafe 1920 gelirleri yine bağımlılıkla mücadele çalışmalarında, gençlik çalışmalarında burs olarak, etkinlik olarak değerlendiriliyor. O yüzden buraya gelen, buradan bir çay, bir kahve içen herkes aslında bağımlılıkla mücadeleye de çok ciddi bir destek vermiş oluyor. İnşallah Esenyurt için, İstanbul için hayırlı, uğurlu olur diyorum.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE TÜM KURUMLARIMIZ İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE ÇALIŞIYOR” İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen de açılışta gerçekleştirdiği konuşmada bağımlılıklarla mücadeleye değindi: “Bağımlılık toplumsal bir mücadele ama öncelikle bağımlılığa giden yoldaki sebeplerin de ortadan kaldırılması için bütün kurumlarımız iş birliği içerisinde çözümler üretmek için gayret sarf ediyor. Bu kapsamda Yeşilay Gençlik Merkezimiz de inşallah güzelliklere vesile olur.” “BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE YEŞİLAY İLE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDEYİZ” Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ise konuşmasında gençlere yönelik koruyucu ve destekleyici hizmetlerin önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Yeşilay'la sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bağımlılıklarla mücadele toplumsal bir mesele. Sadece emniyet güçlerinin, kolluk kuvvetlerinin yürüteceği bir mücadele değil; aynı zamanda STK'ların, toplumun ileri gelenlerinin de destek vermesi gereken bir mücadele. Yeşilay bu mücadelede 100 yıldır önderlik yapıyor. Bu tesisin buraya açılması da son derece önemli bir adımdır.” ESENYURT BELEDİYESİ’NDEN YEŞİLAY’A TAM DESTEK Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy da Esenyurt’ta gençlere kazandırılan merkezin ilçeye önemli katkılar sunacağını belirterek şunları kaydetti: “Esenyurt Belediyesi, Yeşilay ve topluma faydası olan tüm STK’ların hizmetindedir. Hepimizin çocukları için bağımlılıklarla mücadeleye desteğimiz sürecektir.” GENÇLİK MERKEZLERİ EĞİTİM HAYATINA DA DESTEK SUNACAK Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nde alkol, tütün, madde, internet ve kumar bağımlılıklarına yönelik farkındalık eğitimlerinin yanı sıra iletişim, liderlik ve zaman yönetimi gibi kişisel gelişim eğitimleri de verilecek. Merkezde üniversite sınavına hazırlık dersleri, yabancı dil eğitimleri ve dijital beceri programlarıyla gençlerin akademik ve mesleki gelişimleri desteklenecek. YILLIK 30 BİNİ AŞKIN GENCE VE YETİŞKİNE ULAŞILMASI HEDEFLENİYOR Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nden günlük ortalama 130 ila 210 kişinin faydalanması öngörülüyor. Yoğun dönemlerde bu sayının artması beklenirken merkezin haftalık ortalama 550 ila 800 kişiye ulaşması, yıllık bazda ise 30.000’in üzerinde gence ve yetişkine hizmet sunması hedefleniyor. İSTANBUL’DAKİ İKİNCİ, TÜRKİYE’DEKİ BEŞİNCİ YEŞİLAY GENÇLİK MERKEZİ Fatih Cerrahpaşa Prof. Dr. Hakan Ertin Gençlik Merkezi’nin ardından Esenyurt Yeşilay Gençlik Merkezi’nin açılmasıyla birlikte İstanbul’daki Yeşilay Gençlik Merkezi sayısı 2’ye yükseldi. Türkiye genelinde ise İstanbul’da 2, Sakarya’da 1, İzmir’de 1 ve Rize’de 1 olmak üzere toplam 5 Yeşilay Gençlik Merkezi faaliyetlerini sürdürüyor. 2026 yılı sonuna kadar 11 Gençlik Merkezi’nin faaliyet göstermesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ISG’den Çevre Bilincini Güçlendiren İlginç Farkındalık Haber

ISG’den Çevre Bilincini Güçlendiren İlginç Farkındalık

ISG, Sıfır Aık Festivali'nde kurduğu özel stantta ziyaretçilerle buluştu. "Bazı yolculukların geri dönüşü yok. Plastiğe hayır" mesajıyla farkındalık oluşturan Sabiha Gökçen Havalimanı, sürdürülebilir yaşam ve çevre bilincine dikkat çekiyor. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi kapsamında düzenlenen festival, Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğinde "Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm" temasıyla 4-7 Haziran tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştiriliyor. Enerji verimliliğinden döngüsel ekonomiye, teknolojiden sanata uzanan kapsamlı içeriğiyle Sıfır Atık Festivali, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve çocuk-yaşlı sayısız katılımcıyı bir araya getirirken; Türkiye’nin sürdürülebilir gelecek vizyonuna katkı sunan uygulamalara da ev sahipliği yapıyor. Sabiha Gökçen Havalimanı da sıfır atık ve sürdürülebilir çevre farkındalığı yaratan projelerini hem festival alanında açtığı stantta hem de terminalde sergilediği dikkat çekici enstalasyonlarla sunuyor. "Bazı yolculukların geri dönüşü yok!" ISG, Sıfır Atık Haftası kapsamında havalimanı terminali içinde ‘temiz gelecek’ mesajı ile dikkat çekici bir farkındalık etkinliği kurguladı. İç ve dış hat terminallerindeki bagaj alım karusellerine (bantlarına) yerleştirilen ve içi terminalde bırakılan plastik atıklarla doldurulmuş şeffaf valizler, bavullarını bekleyen yolcuların ilgi odağı oldu. Bagaj karusellerindeki enstalasyonlarda yer alan "Bazı yolculukların geri dönüşü yok. Plastiğe hayır" mesajları ile yolcuların bagaj bekleme süresi, çevresel farkındalık deneyimine dönüştürüldü. ISG gönüllüleri tarafından yürütülen iletişim çalışmaları sayesinde, doğaya bırakılan atıkların görünmeyen ancak uzun vadeli etkilerine dikkat çekildi. Küçük görünen bireysel hataların küresel çevre sorunlarına dönüşebileceği vurgulandı. Sabiha Gökçen standına yoğun ilgi Çevre bilinci, geri dönüşüm ve sürdürülebilir yaşam konularında farkındalık oluşturmayı amaçlayan festival, her yaştan ziyaretçiye hitap eden etkinlikleriyle dikkat çekiyor. Festivalde yer alan Sabiha Gökçen Havalimanı, sosyal projeleriyle festival katılımcılarının ilgisini çekiyor. "Plastiğe Hayır" sloganıyla hazırlanan stantta, özellikle seyahatlerde tüketilen yiyecek-içecek ambalajları, pipetler ve su şişeleri ile farkında olmadan artan plastik atık miktarına dikkat çekiliyor. Sıfır Atık Festivali kapsamında yeniden kullanım kültürünü teşvik eden çeşitli deneyim alanları oluşturulurken, ziyaretçilerle etkileşimli aktiviteler de gerçekleştiriliyor. Sürdürülebilirlik temasını günlük yaşama taşıyan özel tasarım “I ♥ SAW” ve “SAWcycle” baskılı bez çantaların yanı sıra “I SAW Istanbul” temalı bucket şapka dağıtımları yapılırken, çevre dostu yaşam alışkanlıklarının görünür hale gelmesi hedefleniyor. ISG çalışanlarından Çevre Haftası’nda temizlik seferberliği Pendik Belediyesi tarafından, Çevre Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen Ömerli Barajı çevre temizliği ve uçurtma şenliği, gönüllülerin katılımıyla başladı. Etkinliğe destek veren ISG çalışanları, baraj havzasında çevre temizliği yaparak, etkinliğe gönüllülük desteği sağladı. Doğaya bırakılan atıkların toplandığı etkinlikte, sürdürülebilir bir gelecek ve sıfır atık yaklaşımının önemine vurgu yapıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KİD'de Yeni Dönem Haber

KİD'de Yeni Dönem

Kurumsal İletişimciler Derneği'nin (KİD) 8. Olağan Genel Kurul Toplantısı, 21 Mayıs 2026 Perşembe günü gerçekleştirildi. 2023–2026 dönemi faaliyetlerinin değerlendirildiği toplantıda yeni yönetim kurulu üyeleri belirlendi. Genel kurulun ardından toplanan yeni Yönetim Kurulu ilk toplantısında, derneğin sekizinci dönemini Murat Göllü ve Ayşenur Aydın'ın eş başkanlığında yürütme kararı aldı. Eş başkanlık modeli, KİD için bir ilk olma özelliği taşıyor ve derneğin yönetim anlayışında önemli bir değişimi temsil ediyor. KİD, bu modelin önümüzdeki dönemlerde de sürdürülmesini ve kurumsal kültürün kalıcı bir unsuru haline gelmesini hedefliyor. Ayrıca genel kurulda dernek yönetim döngüsüne ilişkin yapılan değişiklikle genel kurulların bundan böyle iki yılda bir yapılması kararlaştırılırken, söz konusu düzenlemenin dernek gündemini hızlandırması ve sektörün değişen ihtiyaçlarına daha çevik yanıt verilmesine katkı sağlaması amaçlanıyor. Bu doğrultuda, KİD’in sekizinci dönemi de iki yıllık bir çalışma süreci olarak yürütülecek. Yeni dönemde belirlenen Yönetim Kurulu, aynı zamanda bir yenilenmeyi de beraberinde getirdi. Yönetim Kurulu'nun yüzde 30'u ilk kez görev alacak isimlerden oluşuyor. Bu yapı, derneğin kurumsal hafızasını korurken sektörün yeni seslerini ve bakış açılarını da masaya taşıyor. Eş Başkanlığı Ayşenur Aydın (Bireysel) ve Murat Göllü’nün (Bireysel) yürüteceği, Başkan Yardımcılığını Cem Tanır’ın (Hepsiburada) üstleneceği Kurumsal İletişimciler Derneği’nin sekizinci döneminde Dernek Yönetim Kurulu’nda yer alan isimler şu şekilde; Alp Met (Bireysel), Altuğ Ünüvar (Diageo Türkiye), Arda Öztaşkın (Yapı Kredi), Arzu Deniz Aksoy (Vodafone Türkiye), Aslı Ünlü (IC Holding), Aylin Kurt Ganiç (Fiba Holding), Başak Solmaz Karaüç (TÜSİAD), Berna Ergüntan (Anadolu Sigorta), Burçak Türkeri (Coca Cola İçecek), Canan Coşkun (Alarko Holding), Didem Şinik Arıkan (Bireysel), Ebru Ertan Bilge (Bireysel), Emrah Kurum (Sürdürülebilirlik Adımları Derneği), Rana Birden (Kale Grubu), Selen Hacaloğlu (Boyner Grup), Şahika Özcan Ortaç (Zorlu Holding) ve Tutku Konuk Altındal (AkzoNobel). Mesleğin itibarına değer katan, sektöre yön veren bir dönem KİD, 2023–2026 döneminde bir meslek örgütü olmanın ötesine geçerek; iletişim profesyonelleri, akademisyenler, basın mensupları, iş dünyasının farklı paydaşları, sivil toplum kuruluşları, iletişim ve pazarlama alanındaki meslek örgütleri ve geleceğin iletişimcilerini aynı ekosistem içerisinde buluşturan, güçlü ve kapsayıcı bir platform haline geldi. Son üç yıllık bu dönem; etkileşimi yüksek, öğrenme odaklı, iletişim sektörünün tüm paydaşlarını buluşturan, sürdürülebilir projeler üretilen bir dönem oldu. Üç yıl içerisinde üye sayısı 113'ten 241'e yükseldi; gerçekleştirilen 36 etkinlik, 187 konuşmacı ve 2.177'yi aşan katılımcı ile derneğin sektördeki etkisi belirgin biçimde derinleşti. Bu dönemde KİD'in hayata geçirdiği programların önemli bir kısmı, düzenli aralıklarla tekrarlanan ve derneğin geleneksel aktivitelerine dönüşen birer markaya dönüştü. Brandweek kapsamında düzenlenen KİD CommsCamp#, sektörün genç iletişimcilerini yetiştiren bir kurumsal iletişim kampı olarak konumlandı; üç yıl içerisinde 41 ilden 559 iletişim öğrencisine ve 131 üniversiteye ulaştı. KİD ProClass, sektöre yeni adım atan 92 genç profesyoneli alanın deneyimli isimleriyle buluşturdu. KİD UniClass programı ise üniversitelerle imzalanan protokollerle akademi ve sektör arasında sürdürülebilir bir köprü kurdu. KİD Summeet, kurumsal iletişim sektörünün yıllık konferansı haline geldi. 2025'te "Yarının Dünyasını İletişimle Bugünden Tasarlamak" başlığıyla sürdürülebilirlik, 2026'da ise "Yapay Zeka ve İletişim: Algoritmalar Çağında Anlam ve Sorumluluk" temasıyla iletişimin geleceği konuşuldu. KİD Connects Meet-Up Serisi, üç yıl boyunca belirli temalar etrafında düzenlenen ve derneğin sektör profesyonelleriyle üyelerini buluşturan samimi sohbet platformu oldu. KİD'le Yaza Merhaba ve KİD'le Yeni Yıla Merhaba buluşmaları ise iletişim profesyonelleri, akademisyenler, basın mensupları ve iş dünyasının farklı paydaşlarını her sezon aynı çatı altında bir araya getiren ekosistem etkinlikleri olarak konumlandı. Akademi, sektör ve iş dünyasıyla güçlenen iş birlikleri KİD, bu dönemde akademi, sektör ve iş dünyasından paydaşlarıyla kurduğu iş birliklerini derneğin uzun vadeli misyonunun temel direklerinden biri haline getirdi. Galatasaray, Bahçeşehir, Fenerbahçe, İstanbul, Maltepe, Bilgi ve İstanbul Kent Üniversiteleri ile yürütülen iş birlikleri sayesinde ortak projeler hayata geçirildi, iletişim fakültesi öğrencileri sektör profesyonelleriyle buluşturuldu, genç yeteneklerin sektöre erişimi kolaylaştırıldı. Sektör ve iş dünyası tarafında ise Medya ve İletişim İstişare Konseyi'nin kuruluşunda paydaşlarla birlikte yer alındı; İDA ile birlikte MediaCat Young Cannes Lions Türkiye PR & Corporate Communications kategorisine sponsor olundu. Murat Göllü: “Derneğimiz büyüdükçe, ihtiyaç duyulan zaman, emek ve dayanışma da arttı.” KİD'in 2023–2026 döneminin başkanlığını yürüten ve sekizinci dönemde de eş başkan olarak görev alacak Murat Göllü, eş başkanlık modelinin derneğin büyümesiyle birlikte gelen bir ihtiyaç olduğunu vurgulayarak yeni dönemi şu sözlerle değerlendirdi: “Öncelikle, bu derneği bugünlere taşıyan herkese teşekkür etmek istiyorum. KİD'i 2009 yılında kuran değerli kurucularımıza ve bugüne kadar derneğe başkanlık eden tüm geçmiş dönem başkanlarımıza; bu önemli meslek örgütünü var ettikleri ve bizlere güçlü bir miras bıraktıkları için şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca, son üç yılda derneğimizin başarısında emeği geçen tüm Yönetim Kurulu üyelerimize, gönüllülerimize, üyelerimize ve bu yolculukta bizimle olan herkese de ayrı ayrı teşekkür etmek isterim. Geride bıraktığımız üç yılda derneğimiz hem üye sayısı hem de sektördeki etkisi anlamında büyük bir sıçrama yaşadı. Bugün 241 üyeyle; mesleğin itibarını yükselten, ses getiren çalışmalarla ve akademi, sektör ve iş dünyasıyla kurduğumuz güçlü iş birlikleriyle çok daha geniş bir ekosistemi temsil eder konumdayız. Bu büyüme bizim için bir gurur kaynağı; ama aynı zamanda derneği yönetmenin gerektirdiği emeği ve iş yükünü de her geçen gün artırıyor. Derneğimiz tamamen gönüllülükle yürüyor. Büyüyen bir derneği bu gönüllülük ruhuyla daha da ileri taşımanın yolu, sorumluluğu ve liderliği paylaşmaktan geçiyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde derneğimizi, ortak akıl ve kapsayıcı bir yaklaşımla, eş başkanlık modeliyle yöneteceğiz." dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Yeni dönemde, genel kurullarımızı iki yılda bir yapma kararımız da çeviklik anlayışımızın bir parçası. Sektör büyük bir hızla dönüşüyor; biz de derneğimizin bu dönüşümle aynı tempoda, daha sık yenilenerek ilerlemesini önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde derneğimizi büyütmeye, üyelerimizin ve genç iletişimcilerin gelişimini desteklemeye, akademiyle ve sektör paydaşlarımızla kurduğumuz iş birliklerini derinleştirmeye devam edeceğiz. İletişim, bugün dünden çok daha önemli. Birlikte güçlüyüz, birlikte daha fazlasını yapabiliriz. Geçtiğimiz döneme başlarken Yönetim Kurulu olarak söylediğimiz bir cümleyi bugün tekrar etmek istiyorum: Biz iletişimciler, derneğimizin tüm üyeleriyle birlikte sorumluluk alarak, daha iyi bir dünya ve daha sürdürülebilir bir gelecek için iletişim fonksiyonunun tüm araçlarını kullanarak, var gücümüzle çalışacağız.” Ayşenur Aydın: “Birlikte düşünmek, hızlı karar almak ve üretmek” KİD'in sekizinci döneminde eş başkanlık görevini Murat Göllü ile birlikte yürütecek olan Ayşenur Aydın ise eş başkanlık modelinin anlamına dikkat çekti: “Dünya, eskisinden çok daha hızlı, karmaşık ve belirsiz bir yere dönüştü. Jeopolitik gerilimler, iklim krizi, yapay zekanın hayatın her alanını yeniden tanımlaması, ekonomik dalgalanmalar… Tüm bunlar, kurumların paydaşlarıyla kurduğu ilişkide güveni, anlamı ve sorumluluğu her zamankinden daha önemli bir konuma taşıdı. İletişimcilerin omuzlarındaki yük büyüyor, ama aynı zamanda iletişim mesleğinin değeri de büyüyor. Bugün yaşadığımız dönüşümün hızı ve karmaşıklığı, birlikte düşünmenin, karar almanın ve üretmenin değerini her geçen gün daha fazla ortaya koyuyor. KİD Yönetim Kurulu olarak her zaman benimsediğimiz bu anlayışı, ortak akıl ve kapsayıcı bir yaklaşımla bir adım daha ileri taşımak istedik. Eş başkanlık yapısının önümüzdeki dönemde derneğimizin kurumsal geleneklerinden biri haline gelmesini hedefliyoruz. Yeni dönem hepimiz için hayırlı olsun.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen’den Ezber Bozan Farkındalık Haber

Sabiha Gökçen’den Ezber Bozan Farkındalık

Havalimanı kampüsünden toplanan binlerce sigara izmariti, terminalde sergilenen şeffaf bir akciğer enstalasyonuna dökülerek simsiyah, nefes alınamaz bir kütleye dönüştürüldü ve tehlikenin boyutu somutlaştırıldı. Toplumsal fayda odağında gerçekleştirilen etkinliğe gönüllü olarak katılan ISG çalışanları, “Temiz çevre sağlıklı toplum” diyerek sahaya indi. Gönüllüler, havalimanı kampüsündeki açık alanlarda yürütülen çalışma kapsamında topladıkları sigara izmaritlerini akciğer şeklinde tasarlanan şeffaf bir pleksi içinde biriktirerek hem çevre temizliğine katkı sundu hem de toplumda farkındalık oluşturdu. “Çünkü; adı üstünde AKCİĞER!” sloganıyla ezber bozan bu farkındalık kampanyası, terminalin ortasında sergilenen simsiyah bir akciğerle tütünün hem insanı hem de gezegenimizi nasıl zehirlediğini en yalın haliyle gözler önüne koyuyor. Kelime Oyunundan Çarpıcı Gerçekliğe: "Adı Üstünde AKCİĞER!" Kampanya, tütünün nefesimizi ve doğayı nasıl kararttığını anlatmak için güçlü bir ironiden yola çıktı: “Çünkü; adı üstünde AKCİĞER!” “Çünkü; adı üstünde AKCİĞER!” sloganıyla sahaya inen ISG’nin farklı departman ve kademelerinden gönüllü çalışanları, tütün tüketiminin hem insan sağlığı hem de küresel ekosistem üzerindeki yıkıcı etkilerini temiz çevre, sağlıklı toplum ve ortak sorumluluk bilinciyle gözler önüne serdi. Gönüllülük esasıyla gerçekleştirilen bu toplumsal farkındalık hareketi hakkında ortak mesaj veren ISG ekibi, havalimanından tüm dünyaya şu net çağrıyı yaptı: “31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde bu görünmez kirliliği, herkesin görebileceği bir yere taşıdık. Sigarayı bırak, temiz bir nefes ve ortak bir gelecek için bugün harekete geç! Dünyamıza ve geleceğimize iyi bakmak bizim elimizde.” Şeffaf Akciğerde Biriken Kara Zehir: Şehir Çöpünün %40'ı İzmarit! Anglia Ruskin Üniversitesi’nin araştırmalarına göre, dünyada her yıl 4.5 trilyon sigara izmariti doğaya atılıyor ve şehir çöplerinin %40 gibi devasa bir oranını tek başına izmaritler oluşturuyor. Bu küresel tehdide dur demek amacıyla harekete geçen ISG gönüllüleri; metro çıkışları, otopark alanları ve açık kampüs genelinde çevre temizliği gerçekleştirdi. Toplanan tüm izmaritler, özel olarak tasarlanan şeffaf akciğer formundaki pleksi bir enstalasyonun içinde bir araya getirildi. Terminalde sergilenen bu çarpıcı materyal, tütünün soluduğumuz havayı ve yaşam alanlarımızı nasıl kirlettiğini yolculara görsel bir manifestoyla sundu. Her yıl üretilen 6 trilyon sigara izmariti, toksik çöp şeklinde deniz ve okyanuslara karışarak deniz yaşamını ağır bir şekilde tehdit ediyor. Doğada tamamen çözünmesi yaklaşık 10 yıl süren bu atıkların yarattığı görünmez kirlilik ve tehlikeye dikkat çekmek amacıyla kampüs genelinde toplanan binlerce izmarit şeffaf akciğer formundaki plekside görünür kılındı. Etkinliğe katılan ISG çalışanları, daha sonra beyaz kıyafetleriyle bu simsiyah akciğer enstallasyonunun arkasında poz verdi. Proje, aktif veya pasif içici olarak insanların akciğerleri ile yüzleşmesini, sigaranın hem sağlığı hem çevreyi tehdit hatırlatmayı amaçlıyor. Proje için çekilen fotoğraflar, 1-7 Haziran 2026 tarihlerinde, İstanbul Valiliği ve Sıfır Atık Vakfı iş birliği ile “Sıfır Atık Haftası” etkinlikleri kapsamında terminalde sergilenecek. Bireysel Farkındalık Kurumsal Sorumlulukla Buluştu Küçük ve önemsiz gibi görülen bireysel atıkların uzun vadede küresel felaketlere yol açabileceğini hatırlatan ISG, kurum kültürünün merkezine koyduğu gönüllülük ve toplumsal fayda yaklaşımıyla, havalimanlarının sadece birer ulaşım merkezi değil, aynı zamanda ortak yaşam bilincinin de kalbi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Sadece bir havalimanı işletmecisi olmanın ötesinde, misafirlerine benzersiz bir deneyim sunmayı hedefleyen ISG, terminallerin toplumsal fayda mesajı iletmek için benzersiz birer platform olduğunu hatırlattı. Yolcuların iç hat uçuşlarında ortalama 2, dış hat uçuşlarında ise 3 saat önce gelerek vakit geçirdiği havalimanı terminali; bu anlamlı çevre ve sağlık hareketi sayesinde milyonların hayatına dokunma, dikkatini çekme ve kalıcı davranış değişikliklerini teşvik etme potansiyeli yüksek bir sosyal inovasyon merkezine dönüştü. Bireysel atıkların küresel etkilerine dikkat çeken proje, terminalde geçirilen süreyi toplumsal faydaya dönüştürmeyi hedefliyor. Aynı zamanda; yolcular, iş ortakları ve farklı paydaşların bir arada bulunduğu havalimanı ekosisteminde çevre duyarlılığının artırılması, ortak kullanım alanlarının korunması ve sağlıklı yaşam bilincinin güçlendirilmesi de temel mesajlar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa’da 400 Patiye Umut Çağrısı: Pati-Sev Derneği Destek Bekliyor Haber

Bursa’da 400 Patiye Umut Çağrısı: Pati-Sev Derneği Destek Bekliyor

Bursa'da 2020 yılında kurulan Pati-Sev Derneği, bugün yüzlerce sokak hayvanına umut oluyor. Akçalar Mahallesi Fadıllı Köyü Yolu üzerinde 5 dönüm araziye kurulu alanda faaliyet gösteren dernek, yaklaşık 400 sokak hayvanına barınma, bakım ve tedavi imkânı sağlıyor. Dernek yöneticileri yaptığı açıklamada, birçok hayvanın sıcak bir yuva beklediğini belirterek "Lütfen satın almayın, sahiplenin" çağrısında bulundu. "400 CANA YUVA OLUYORUZ" Dernek yetkilileri, "Burada yaklaşık 400 sokak hayvanına yer açıyoruz. Onları tedavi ettiriyor, kısırlaştırıyor ve sahiplendiriyoruz. Birçok dostumuz burada yuva arıyor" diyerek yürüttükleri çalışmaları anlattı. Sahiplendirme sürecinin belirli kriterlere göre yapıldığını ifade eden yetkililer, köpek sahiplenmek isteyen ailelerden bakım koşullarını gösteren video talep ettiklerini, sözleşme imzaladıklarını ve uygunluk halinde yerinde ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi. Pati-Sev Derneği bünyesinde koruyucu aile ve geçici aile projeleri de yürütülüyor. Sahiplenmeye hazır olmayan ancak destek olmak isteyen hayvanseverler için farklı gönüllülük modelleri sunuluyor. Hafta sonu etkinlikleriyle de hem farkındalık oluşturuluyor hem de can dostların sosyalleşmesi sağlanıyor. Dernek yöneticileri, "Sahiplenmeden de geçici yuva olabilirsiniz. Onların en büyük ihtiyacı sevgi. Biraz başını okşamak, biraz mama vermek bile onlar için çok değerli" ifadelerini kullandı. "YÜKÜMÜZ AĞIRLAŞTI, DESTEĞE İHTİYACIMIZ VAR" Uzun yıllardır aile olarak sokak hayvanlarına hizmet ettiklerini belirten dernek yöneticileri, artan hayat şartları nedeniyle yükün her geçen gün ağırlaştığını vurguladı. "Derneğimiz desteklerle ayakta duruyor. Ancak yeterli desteği alamıyoruz. Gönüllülerden ve hayvanseverlerden yanımızda olmalarını istiyoruz. Küçük de olsa katkılar bizim için çok kıymetli" diyen yetkililer, Bursa'daki hayvanseverleri derneği ziyaret etmeye davet etti. Agresif olmayan, sadece sevgi ve ilgi bekleyen hayvanların karınlarının doyurulmasının ve sahiplenilmesinin birçok sorunu ortadan kaldıracağını belirten dernek yönetimi, "İstedikleri tek şey sevgi ve karınlarının doyması. İçinde hayvan sevgisi olan herkes burayı görmeli" çağrısında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) 27 Yaşında Haber

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) 27 Yaşında

Fırsat eşitliğini odağına alan çalışmalarıyla bireylerin gelişimini destekleyen vakıf, her geçen yıl etki alanını genişletiyor. Ulusal ve uluslararası programlarıyla TİKAV, toplumsal faydayı sürdürülebilir bir modele dönüştürerek geleceğe yatırım yapıyor. Akfen Holding’in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), kuruluşunun 27. yılında geride bıraktığı kapsamlı projeler ve yarattığı toplumsal etkisini sürdürülebilir projeleriyle gerçekleştirmeye devam ediyor. 1999 yılından bu yana “insana yatırım” yaklaşımıyla hareket eden TİKAV; eğitim, kişisel gelişim, toplumsal farkındalık ve fırsat eşitliği odağında geliştirdiği projelerle Türkiye’nin farklı bölgelerinde sürdürülebilir sosyal fayda yaratmayı sürdürüyor. GENÇLERİN HAYATINA DOKUNAN BİR MODEL: BİREYSEL GELİŞİM PROGRAMI (BGP) TİKAV’ın en köklü projelerinden biri olan Bireysel Gelişim Programı (BGP), özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde eğitim gören üniversite öğrencilerine fırsat eşitliği sunmayı hedefliyor. Program kapsamında gençler; kişisel gelişimden yabancı dile, gönüllülükten kültür-sanata uzanan çok boyutlu bir gelişim sürecinden geçerek iş ve sosyal hayata hazırlanıyor. Üniversite hayatlarının ilk yılından itibaren programa dahil olan bursiyerler; dört yıl boyunca eğitimler, seminerler, gönüllülük faaliyetleri, kültür-sanat programları ve mentorluk süreçleriyle desteklenerek yalnızca akademik değil, sosyal ve profesyonel anlamda da donanımlı bireyler olarak yetişiyor. Programın en önemli bileşenlerinden biri olan gönüllülük yaklaşımı, bursiyerlerin topluma katkı sağlayan bireyler olarak yetişmesini destekliyor. Bu kapsamda TİKAV bursiyerleri ve Akfen Gönüllüleri, her yıl İstanbul Maratonu’nda bir araya gelerek sosyal fayda odaklı projelere destek veriyor. Akfen Gönüllüleri, TİKAV’ın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan ve eğitim ile kişisel gelişim olanaklarına erişimde zorluk yaşayan 64 bursiyere destek sağlamak amacıyla hayata geçirdiği “Geleceğin Liderleri” kampanyası için maratonda koşarak bağış topladı. Bu kapsamda elde edilen kaynaklarla bursiyerlere çeşitli eğitim programları için fon sağlanırken, teknolojik destek sunuluyor; gençlerin yurt içi ve yurt dışındaki kültür-sanat faaliyetlerine katılımları destekleniyor ve maddi burs imkânı sunuluyor. Bu yönüyle Bireysel Gelişim Programı, yalnızca bireylerin gelişimini destekleyen bir eğitim modeli olmanın ötesine geçerek; dayanışma kültürünü büyüten ve sürdürülebilir toplumsal fayda yaratan bir etki alanı oluşturuyor. Bugüne kadar toplam 411 gencin katıldığı Bireysel Gelişim Programı, gençlerin eğitim, kişisel gelişim ve sosyal hayata katılım süreçlerinde uzun soluklu bir destek modeli olarak büyümeye devam ediyor. TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİNE ULAŞAN ULUSAL PROJELER TİKAV, yıllar içinde hayata geçirdiği ulusal projelerle toplumun farklı kesimlerine dokunan geniş bir etki alanı oluşturdu. Kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmalar, aile içi iletişimi güçlendirmeye yönelik programlar, engelli bireylerin ailelerine yönelik farkındalık projeleri ve eğitim ortamlarını iyileştirmeye yönelik okul yenileme çalışmaları bu kapsamda öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Gerçekleştirilen projelerle farklı yaş gruplarından ve sosyal kesimlerden binlerce kişiye doğrudan ulaşılırken, bu çalışmaların etkisi aileler ve yerel topluluklar aracılığıyla daha geniş bir alana yayılıyor. TİKAV’ın bugüne kadar hayata geçirdiği ulusal projeler aracılığıyla toplamda 12 binden fazla kadın ve ailelerine doğrudan ulaşıldı. AKFEN YENİLENEBİLİR ENERJİ İŞ BİRLİĞİYLE KIRSALDA GÜÇLÜ ETKİ Akfen Yenilenebilir Enerji’nin finansörlüğünde ve TİKAV koordinasyonunda hayata geçirilen ulusal projeler, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınlar ve aileler üzerinde uzun soluklu ve ölçülebilir bir etki yaratıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinde, farklı yıllarda hayata geçirilen bu projelerle, toplumsal farkındalık ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik önemli adımlar atıldı. 2025 yılında yürütülen “Önlem Al, Güvende Kal” projesi kapsamında 28 farklı lokasyonda gerçekleştirilen çalışmalarla afet bilinci oluşturulması hedeflenirken yaklaşık 3.000 kişiye ulaşıldı. Bir önceki yıl hayata geçirilen “Dijitaldeki Ayak İzimiz” projesi ile 27 farklı bölgede kadınlara dijital güvenlik ve bilinçli internet kullanımı konusunda eğitimler verilerek yaklaşık 2.500 kişiye erişim sağlandı. Enerji ve su tasarrufu bilinci oluşturmayı amaçlayan “Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde” projesi kapsamında yine Türkiye genelinde 27 lokasyonda yürütülen çalışmalarla 2.500 kişiye ulaşılırken; “Hijyen Sağlıktır” projesi ile 26 farklı bölgede yaklaşık 1.900 kişiye hijyen ve sağlıklı yaşam konularında eğitim verildi. Kadın sağlığı ve temel sağlık farkındalığını artırmayı hedefleyen “Önce Sağlık” projesi kapsamında 17 farklı lokasyonda 1.500 kişiye ulaşılırken; erken çocukluk gelişimine odaklanan “Evde Okullu Olduk” projesi ile 0–6 yaş arası çocuk sahibi annelere yönelik çalışmalarla 800 katılımcıya destek sağlandı. Bu projeler aracılığıyla yalnızca bireylerin değil, ailelerin ve dolaylı olarak toplumun genelinde bilinç düzeyinin artırılması hedeflenirken; sürdürülebilir sosyal fayda yaklaşımı her geçen yıl daha geniş kitlelere ulaşıyor. EĞİTİM VE DAYANIŞMA ODAKLI BURS PROGRAMLARI TİKAV, burs programları aracılığıyla gençlerin eğitim yolculuklarını desteklemeye devam ediyor. Farklı iş birlikleriyle hayata geçirilen burs programları sayesinde, ekonomik zorluklara rağmen eğitimine devam eden gençlere uzun vadeli destek sağlanıyor. Özellikle deprem sonrası hayata geçirilen “El Ele Birlikteyiz” burs programı kapsamında depremzede 3.000 üniversite öğrencisine eğitim hayatları boyunca destek sağlanırken, farklı burs programlarıyla da yüzlerce öğrencinin gelişimine katkıda bulunuluyor. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE BİR GELİŞİM MODELİ: ULUSLARARASI GENÇLİK ÖDÜLÜ PROGRAMI TİKAV’ın Türkiye temsilciliğini yürüttüğü Uluslararası Gençlik Ödülü Programı, gençlerin bireysel ve sosyal gelişimini destekleyen, dünya çapında kabul görmüş en kapsamlı gençlik gelişim modellerinden biri olarak öne çıkıyor. 1956 yılında Birleşik Krallık’ta başlatılan ve bugün 130’dan fazla ülkede 13 milyondan fazla gence ulaşan program, Türkiye’de TİKAV koordinasyonunda uygulanıyor. Program kapsamında bugüne kadar Türkiye’de 21 bini aşkın gence doğrudan ulaşılırken, 10 binin üzerinde mezun verildi. Gençlerin Gönüllü Hizmet, Beceri Geliştirme, Fiziksel Gelişim ve Macera ve Keşif Yolculuğu gibi alanlarda kendilerini geliştirmelerine imkân tanıyan program; yalnızca bir sertifika sürecinden öte, gençleri hayata hazırlayan bütüncül bir gelişim deneyimi sunuyor. Türkiye genelinde 163 aktif Ödül Merkezi, yaklaşık bin gönüllü Ödül Lideri ve Supervisor ve binlerce aktif katılımcı ile sürdürülen Ödül Programı, her yıl daha fazla gence ulaşarak büyümeye devam ediyor. Son dönemde gerçekleştirilen ulusal ödül törenlerinde ise yüzlerce genç bu yolculuğu başarıyla tamamlayarak ödüllerine kavuştu. 26. Ulusal Gümüş Ödül Töreni ile 7. Bağımsız Katılımcılar Bronz ve Gümüş Ödül Törenleri kapsamında 250’den fazla genç Ödül alırken, 19. Altın Ödül Töreni’nde ise 59 genç Altın Ödül’e layık görüldü. HÜLYA KIRÇUVAL: “FIRSAT EŞİTLİĞİYLE ŞEKİLLENEN 27 YILLIK YOLCULUK” TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, vakfın 27 yıllık yolculuğuna ilişkin şunları söyledi: “27 yıl boyunca hayata geçirdiğimiz her projede odağımıza insanı ve fırsat eşitliğini aldık. Çünkü biliyoruz ki bir bireyin hayatına dokunmak, aslında bir toplumun geleceğine dokunmaktır. Bu anlayışla, eğitimden sağlığa, gençlerden kadınlara uzanan geniş bir alanda geliştirdiğimiz projelerle toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı ve kalıcı bir etki yaratmayı hedefledik.” TİKAV olarak yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren değil, aynı zamanda geleceği şekillendiren sürdürülebilir çözümler üretmeye odaklandıklarına değinen Kırçuval, “Bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri ve topluma katkı sağlayabilecekleri bir zemin oluşturmak, bizim için en önemli önceliklerden biri. Bugün geldiğimiz noktada, farklı bölgelerde, farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirdiğimiz çalışmalarla binlerce insanın hayatına doğrudan ya da dolaylı olarak dokunmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle gençlerin eğitimine, kadınların güçlenmesine ve toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlayan projelerimizin yarattığı etkiyi görmek, bu yolculuğun en değerli çıktılarından biri.” ifadelerine yer verdi. Kırçuval, önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla; gençlerin, kadınların ve fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan bireylerin yanında olmaya, onların potansiyellerini ortaya çıkaracak fırsatları sunmaya ve toplumsal faydayı büyütmeye devam edeceklerini belirterek sürdürülebilir bir geleceğin ancak güçlü bireyler ve bilinçli toplumlarla mümkün olduğuna inandıklarını söyledi. 27 YILDIR DEĞİŞMEYEN HEDEF: TOPLUMSAL FAYDA TİKAV, 27 yıldır eğitim, sağlık ve sosyal gelişim alanlarında hayata geçirdiği projelerle toplumun farklı kesimlerine ulaşarak sürdürülebilir sosyal fayda üretmeye devam ediyor. Toplumsal ve evrensel değerlere saygılı, çevreye duyarlı ve sosyal sorumluluk bilinci yüksek bireylerin yetişmesine katkı sağlamayı temel hedef olarak benimseyen vakıf, önümüzdeki dönemde de bu vizyon doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çukurova Çağdaş’ın Avrupa Birliği Destekli Eğitim Programı Yoğun Katılımla Tamamlandı Haber

Çukurova Çağdaş’ın Avrupa Birliği Destekli Eğitim Programı Yoğun Katılımla Tamamlandı

Tarsus’ta sanat ve kültür alanında gönüllülük bilincini güçlendirmeyi hedefleyen proje kapsamında, erişilebilirlikten toplumsal cinsiyet eşitliğine, sergi yönetiminden gönüllü organizasyonuna kadar birçok başlıkta eğitimler düzenlendi. Program boyunca alanında uzman isimler katılımcılarla bilgi ve deneyimlerini paylaştı. ALANINDA UZMAN İSİMLER KATILIMCILARLA BULUŞTU Proje yürütücülüğünü Hatice Karataş Demir ve Gülkız Tülay’ın üstlendiği program kapsamında gerçekleştirilen eğitimlerde, Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Katılımı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça tarafından “Kültür ve Sanat Alanında Gönüllülük”, Heykeltıraş ve Sanat Galerisi Yöneticisi Seda Şahbaz tarafından “Sergi Mekanı Yönetimi ve Ziyaretçi İlişkileri”, Sanatçı/Yazar ve Çukurova Çağdaş Başkan Vekili Remzi Karabulut tarafından “Erişilebilirlik ve Kapsayıcı Kültür Yaklaşımı”, Kadın Çalışmaları Uzmanı ve Çukurova Çağdaş Hibe ve Projeler Sorumlusu Hatice Karataş Demir ile Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın Şube Müdürü Edibe Sahil tarafından ise “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Güvenli Alan İlkeleri” başlıklı eğitimler verildi. Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen programda, sanatın yalnızca üretim değil aynı zamanda dayanışma, erişilebilirlik ve toplumsal dönüşüm alanı olduğuna dikkat çekildi. HAZİRAN AYINDA MOTİVASYON BULUŞMASI DÜZENLENECEK Ayrıca Haziran ayında düzenlenecek “Gönüllü Motivasyon Buluşması” ile projeye katılan gönüllülerin yeniden bir araya gelmesi, deneyim paylaşımı yapması ve sürdürülebilir bir kültür-sanat dayanışma ağı oluşturulması hedefleniyor. Çukurova Çağdaş Sanat Kültür ve Eğitim Vakfı yetkilileri, kültür ve sanat alanında gönüllü olmak isteyen herkesi dayanışmanın bir parçası olmaya davet etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OYAK Pazarlama’dan “Deprem Farkındalığı” Konferansı Haber

OYAK Pazarlama’dan “Deprem Farkındalığı” Konferansı

İstanbul’da olası bir depreme karşı hazırlık çalışmaları, riskleri azaltmaya yönelik adımlar ve afet anında müdahale kapasitesini güçlendiren uygulamalar olmak üzere iki ana plan üzerinden yürütülüyor. OYAK Pazarlama tarafından düzenlenen “Deprem Farkındalığı” konferansında konuşan İstanbul Vali Yardımcısı ve Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, İstanbul’un afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi için kapsamlı bir hazırlık sürecinin sürdüğünü vurguladı. OYAK Dragos Plaza’da düzenlenen konferansa; OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez ve OYAK Pazarlama yöneticileri ev sahipliği yaptı. Programda ayrıca AFAD İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ile deprem alanında uzman isimler de yer aldı. Valilikten İstanbul için iki ana afet planı Etkinlikte konuşan Hersanlıoğlu, kamu kurumlarının koordinasyonunun yanı sıra, kentsel dönüşümün desteklenmesi ve kurumsal iş birliklerinin artırılmasının önemine dikkati çekti. İstanbul genelinde çalışmaların iki temel çerçevede ilerlediğini belirten Hersanlıoğlu, bunların “afet risklerini azaltma planı” ile “afetlere müdahale planı” olduğunu ifade ederek, “Risklerin azaltılmasına yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürüyor. Afet müdahale planımızı ise sürekli güncelleyerek daha etkin hale getiriyoruz. Süreç, sahada uygulama ve takip boyutuyla ilerliyor.” dedi. Her kurum için somut eylemler tanımlandığını ve bu eylemlerin düzenli takip mekanizmalarıyla izlendiğini kaydeden Hersanlıoğlu, afet anında müdahale kapasitesini artırmak amacıyla gönüllülük temelli arama-kurtarma çalışmalarının önemine işaret ederek, vatandaşların sürece katılımının kritik olduğunu ifade etti. OYAK’ın kurumsal kapasitesine de değinen Hersanlıoğlu, “Afet farkındalığı oluşmuş binlerce çalışanı olan bir yapının; afetlere dirençli Türkiye hedefiyle uyumlu biçimde organize edilmesi ve mevcut kaynaklarının bu doğrultuda hazır hale getirilmesi önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu. OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez ise konferansa ilişkin değerlendirmesinde, “Afetlere karşı hazırlık sadece kamu kurumlarının değil, tüm toplumun ortak sorumluluğudur. OYAK Pazarlama olarak, çalışanlarımızda ve paydaşlarımızda farkındalık oluşturmayı, bu alandaki bilgi ve hazırlık seviyesini artırmayı öncelikli görüyoruz. Bu tür çalışmalarla, olası afetlere karşı daha bilinçli ve hazır bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UNICEF ‘Görünmez Krizler Çağı’nda Yaşayan   73 Milyon Çocuğa Ulaşmayı Hedefliyor Haber

UNICEF ‘Görünmez Krizler Çağı’nda Yaşayan 73 Milyon Çocuğa Ulaşmayı Hedefliyor

Çatışmalar, savaşlar, doğal afetler ve iklim krizi etkileri giderek artarken, UNICEF, 2026’da, 133 ülke ve bölgede, 200 milyondan fazla çocuğun olumsuz etkilenerek insani yardıma ihtiyaç duyacağını öngörüyor. Farklı kıtalarda etkileri çok yoğun doğal afetler görülürken çatışma ve savaşlar yaşanıyor, ekonomik istikrarsızlık derinleşiyor. Aynı anda birden çok krizin etkilerini yaşayan çocuklar ve aileleri, yerlerinden ediliyor, evlerinden uzaklaşmak zorunda kalıyor. Bu da, güvenli barınma zorluklarının yanı sıra, temiz suya ve besleyici gıdaya erişememe sorunlarını beraberinde getiriyor. Hijyen koşulları, bulaşıcı hastalıkların yayılmasına sebep olabiliyor. Ayrıca bu çocuklar, düzenli eğitim hizmetlerinden mahrum kalıyorlar. UNICEF’in 2025 yılı sonunda yayınlanan ‘Dünya Çocuklarının Durumu Raporu’na göre; düşük ve orta gelirli 130 ülkeden elde edilen veriler; her 5 çocuktan birinin, barınma, beslenme, temiz suya erişme, hijyen sağlama, eğitim ve sağlık hizmetlerinden faydalanabilme olarak belirlenen 6 kriterden en az 2’sinden yoksun yaşadığını ortaya koyuyor. Çatışmaların, uzun vadeli ruh sağlığı etkilerinin yanı sıra, çocuklukta yaşanan çok boyutlu yoksulluğu derinleştirdiği belirtiliyor. Rapora göre, kırılgan ve çatışmalardan etkilenen 31 bölgede, her 2 çocuktan biri ileri seviye yoksullukla mücadele ederken, bu oran çatışma olmayan bölgelerde düşüş gösteriyor. Çatışmalar, 30 yıl öncesinde göre, 2 kat daha fazla çocuğun hayatını etkiliyor. 1 milyar çocuk, giderek daha yoğun hissedilen iklim değişikliğinin etkisi altındaki coğrafyalarda yaşamını sürdürüyor. Deprem, sel gibi doğal afetler, yaşam alanlarının terk edilmesine sebep olurken, ani ve çok fazla ısı değişiklikleri düzenli eğitime önemli engel oluşturuyor. Dünyadaki çocuk popülasyonunun 2.3 milyar civarında olduğu düşünülürse çok yüksek oranda çocukların risk altında olduğu görülüyor. Raporda, çok boyutlu yoksulluğun Sahra Altı Afrika ve Güney Asya’da yoğunlaştığı belirtiliyor. Mart 2026’da yayımlanan Küresel Çocuk Ölümlerinde Düzeyler ve Eğilimler Raporu’na göre ise; 2024 yılında yaklaşık 4.9 milyon çocuk, beşinci yaş gününe ulaşamadan hayatını kaybetti. Bu ölümlerin büyük bölümü, kanıtlanmış ve düşük maliyetli müdahalelerle kaliteli sağlık hizmetlerine erişimle önlenebilir nitelikteydi. Rapor, 2000 yılından bu yana 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yarıdan fazla azaldığını da gösteriyor. Bu da, düzenli yatırım yapıldığında, çocuk yaşam koşullarının iyileştirilebildiğini açıkça gösteriyor. Krizlerin sayısı ve sıklığı artarken, çocuklar, sebep olmadıkları krizlerin ilk ve en çok etkilenen mağdurları olmaya devam ediyorlar. Çatışmalar ve şiddet, salgın hastalıklar, yerinden edilme, iklimle ilgili acil durumlar ve doğal afetlerden en çok ve ilk etkilenen taraf her zaman çocuklar oluyor. ‘Görünmez krizler çağı’ milyonlarca çocuğun önlenebilir sebeplerden yaşamının kalıcı olarak zarar görmesine neden oluyor. Krizlerin sıklığı, yoğunluğu, belirsizlik süreleri arttıkça, gündeme gelemeyen, coğrafi veya kültürel olarak ilgi alanına giremeyen, yeni olmayan pek çok kriz göz ardı edilebiliyor. Yakın zamanda yaşanan krizler için daha geniş çaplı yardım çalışmaları sürdürülürken, savaş ve iklim krizi etkileri devam eden coğrafyalarda yerinden edilen milyonlarca çocukla ilgili farkındalık azalıyor. Bu durum, uzun süredir ekonomik/politik çalkantıların ortasında güvensiz yaşayan, düzenli olarak yer değiştirmek zorunda kalan çocuklarla ilgili kalıcı dönüşümü daha da zor hale getiriyor. UNICEF, Ocak 2026’da gerçekleşen Dünya Ekonomik Forumu’nda uzun süredir desteklenemeyen bölgeler için kamu ve özel sektör paydaşlarına birlik olma çağrısında bulundu. Dünyada her 5 çocuktan 1’i çatışma alanlarında, her 4 çocuktan 1’i açlıkla, 1 milyara yakın çocuk da iklim krizi etkilerine karşı yaşam mücadelesi veriyor. UNICEF, gönüllülük esasıyla sağlanacak destekleri, 133 ülke ve bölgede 73 milyon çocuğa hayati destek ve uzun soluklu dönüşüm çalışmalarına dönüştürmeyi hedefliyor. Önceliklendiğinde, somut gelişim görülüyor UNICEF Türkiye Milli Komitesi Genel Müdürü İnci Haseki, “Küresel veriler, 2000 yılından bu yana, 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yarıdan fazla azaldığını; 2014-2024 yılları arasında, aşırı yoksullukla mücadele eden çocuk sayısının %19 azaldığını gösteriyor. Bu kazanımlar, düzenli yatırım yapıldığında, çocukların yaşam koşullarında iyileşme sağladığını açıkça gösteriyor. Şimdi, önümüzde daha önemli bir bariyer bulunuyor. Coğrafi olarak uzak ya da yakın fark etmez, özellikle ilgi alanımızda değilse odak dışında kalabiliyor. Oysa, Bangladeş, Haiti ve Etiyopya gibi ülkelerde çocuklar uzun süredir yoksulluk, açlık, iklim krizi yüzünden yaşanan sel ve kuraklıklardan kaçmak için evlerini terk ediyor, eğitim alacakları yerde, şiddete maruz kalabiliyorlar. UNICEF, dünyada, tüm paydaşlarıyla birlikte, önlenebilir sebeplerle çocukluklarını yaşayamayan milyonlarca çocuk için güvenli barınma, aşılama, temiz su sistemleri veya eğitim sağlayabilmek için çalışıyor. Görülmeyen, duyulmayan çocukların hayatını dönüştürmek için gönüllü olmak, düzenli bağış yaparak sağlanan katkılarla mümkün.” dedi. Bangladeş’te, uzun süredir devam eden mülteci krizi ve iklim kaynaklı felaketlerin şiddetlenmesiyle birlikte, dünyanın en büyük mülteci yerleşiminde yaşayan 1,2 milyon Rohingya mültecisi de dahil olmak üzere, tahminen 4,4 milyon insanın insani yardıma ihtiyacı bulunuyor. UNICEF, ortaklarıyla birlikte, Rohingya mültecileri ve ev sahibi topluluk çocuklarının güvenli eğitim alabilmeleri için, mülteci kamplarında ilk yangına ve iklim değişikliğine dayanıklı okulu inşa etti. Güney Sudan’da, süregelen çatışmalar, derinleşen ekonomik gerileme ve durmak bilmeyen seller sebebiyle, yaklaşık 5 milyon çocuk acil insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Halihazırda kırılgan olan sağlık, eğitim ve sosyal hizmet sistemleri daha da zorlanıyor. UNICEF çalışmaları, temel sağlık hizmetleri ve hayat kurtarıcı tedavi hizmetlerinin yanı sıra anneleri güçlendirmeye odaklı programlarla, annelerin hayatta kalmalarının ötesine geçerek finansal bağımsızlığa ulaşmalarını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.