Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Google

Kapsül Haber Ajansı - Google haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Google haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dr. Serhan Yılmaz, Doğuş Teknoloji Veri ve Yapay Zekadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oldu Haber

Dr. Serhan Yılmaz, Doğuş Teknoloji Veri ve Yapay Zekadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oldu

Doğuş Teknoloji Veri ve Yapay Zekadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serhan Yılmaz oldu. Teknoloji dünyasındaki küresel deneyimi, akademik derinliği ve çok yönlü liderlik kimliğiyle tanınan Dr. Serhan Yılmaz, 2 Şubat itibariyle Doğuş Teknoloji’nin AI ve veri odaklı dönüşümüne liderlik edecek. Turkcell, IBM, SAP, NTT Data ve son olarak Google gibi şirketlerde üstlendiği yönetim rolleriyle sektörde güçlü bir iz bırakan Serhan Yılmaz, Doğuş Teknoloji’deki görevine ek olarak Doğuş Grubu Veri ve Yapay Zekadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CDO) rolünü de üstlenecek. “Veri ve Yapay Zeka Alanındaki Tecrübesiyle Doğuş Teknoloji’ye Değer Katacak” Dr. Serhan Yılmaz’ın Doğuş Teknoloji’ye katılmasıyla ilgili görüş bildiren Doğuş Teknoloji CEO’su Semih İncedayı, “Doğuş Teknoloji olarak en büyük sermayemizin, teknolojiyi insan odaklı bir değer önerisine dönüştürebilen yetkinliklerimiz olduğuna inanıyoruz. Dr. Serhan Yılmaz, bu kültürü ileriye taşıyacak liderlik yaklaşımı ve veri ile yapay zeka alanındaki derin tecrübesiyle şirketimize önemli katkılar sağlayacaktır. Kendisinin vizyonunun, Doğuş Teknoloji’nin yapay zeka odaklı yenilikçi iş yapış biçimiyle bütünleşerek ekosistemimize değer katacağına inanıyoruz. İnsan ve etik odağını merkeze alan duruşumuzu daha da güçlendirecek bu yolculukta kendisine hoş geldin diyor, yeni görevinde başarılar diliyorum.” dedi. Mühendislikten Hukuka, Teknolojiden Hikaye Anlatıcılığına Uzanan Çok Yönlü Bir Kariyer Eğitim hayatına Endüstri Mühendisliği ve İşletme (Yandal) lisans dereceleriyle başlayan Dr. Serhan Yılmaz, disiplinler arası yetkinliklerini Hacettepe Üniversitesi Kamu Hukuku Yüksek Lisans Programı, İsviçre International MBA Institute Management Derecesi ve Harvard Üniversitesi Ticaret Hukuku programlarıyla güçlendirdi. Akademik yolculuğunu Conley American Üniversitesi’nde tamamladığı İşletme Yönetimi Doktora Programı ile taçlandıran Yılmaz, iş dünyasında 20 yılı aşkın süredir global ölçekte sorumluluklar üstleniyor. Kariyeri boyunca Turkcell, IBM, SAP ve NTT Data bünyesinde çeşitli ülke ve global yönetim pozisyonlarında bulunan Yılmaz, 2022 yılından bu yana Google Cloud Ülke Kanal Lideri olarak görev yapıyordu. Kurumsal ve akademik başarılarının yanı sıra “hikaye anlatıcısı” ve eğitmen kimliğiyle de bilinen Dr. Serhan Yılmaz, 10+ TEDx sahnesinde ve seksenin üzerinde üniversitede konuşmacı olarak yer aldı. Eğitim programlarıyla yüz binden fazla katılımcıya, dijital platformlarda ise bir milyondan fazla izleyiciye ulaşan Yılmaz, aynı zamanda “Yaşamak Geçerken” kitabının yazarıdır. Sektörel gelişime katkısını MÜDEK (Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği) bünyesinde 8 yıldır sürdürdüğü değerlendirici göreviyle pekiştiren Yılmaz, sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlenmektedir. Halen Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyeliği, Türkiye Satış ve İş Geliştirme Derneği Başkan Yardımcılığı, TÜSİAV Başdanışmanlığı, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Danışmanlığı ve Darüşşafaka Cemiyeti Teknoloji Komisyonu Liderliği görevlerini yürütmektedir. Lisanslı voleybol, kayak ve yol bisikleti sporcusu olan Dr. Serhan Yılmaz, evli ve bir çocuk babasıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Google’ın Yeni Yapay Zekası E-postalarınıza ve Fotoğraflarınıza Erişebilecek Haber

Google’ın Yeni Yapay Zekası E-postalarınıza ve Fotoğraflarınıza Erişebilecek

Global siber güvenlik lideri Bitdefender, Google’ın "Kişisel Zeka" (Personal Intelligence) olarak adlandırdığı bu yeni dönemi mercek altına alıyor. Bu yeni dönem, arama motoru kavramını kökten değiştiriyor. Geleneksel arama motorları bugüne kadar sadece internetteki herkese açık verileri tararken yeni sistem, doğrudan kullanıcının en mahrem dijital alanlarına; e-posta kutularına ve fotoğraf arşivlerine giriyor. Sistem, "Geçen yılki tatilim nasıldı?" veya "Kargo takip numaram neydi?" gibi sorulara yanıt verebilmek için Gmail’deki özel yazışmaları ve Google Fotoğraflar’daki görselleri saniyeler içinde analiz ediyor. Şimdilik ABD’de kısıtlı bir kitleye "isteğe bağlı" (opt-in) olarak sunulan bu özellik, kullanıcıya büyük bir hız kazandırsa da güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Bu özelliğin bir tehlikesi olarak, olası bir hesap çalınma durumunda saldırganların yapay zekaya "Bana pasaport fotoğrafımı bul" komutunu vererek en kritik verilere zahmetsizce ulaşabileceğine dikkat çeken Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, yapay zeka özelliklerini kullanırken alınması gereken 5 önlemi paylaşıyor. “Kolaylık Tuzağına Düşüp Mahremiyetinizi Feda Etmeyin” Bu gelişmenin, arama motorlarını tarafsız bir bilgi aracı olmaktan çıkarıp, her şeyi bilen bir dijital asistana dönüştürdüğünü belirten Alev Akkoyunlu, “E-postalarımız ve fotoğraflarımız dijital dünyadaki en mahrem alanlarımızdır. Bir yapay zekaya bu alanlara sınırsız erişim izni vermek, o verilerin işlenme, analiz edilme ve potansiyel olarak yanlış yorumlanma riskini de kabul etmek demektir. Google, bu verilerin reklam veya model eğitimi için kullanılmayacağını belirtse de geçmiş tecrübelerimiz 'opt-in' (kullanıcı onayıyla açılan) özelliklerin zamanla varsayılan hale gelebildiğini gösteriyor. Kullanıcılar, 'birkaç saniye kazanmak' uğruna tüm dijital hafızalarını bir yapay zeka modeline açmadan önce iki kez düşünmeli.” dedi. "Kişisel Zeka" Özelliği Kullanılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Alev Akkoyunlu, yapay zekanın kişisel verilere erişiminin getirebileceği risklere karşı kullanıcıları şu konularda uyarıyor: 1. Varsayılan ayarlara güvenmeyin. Bu tür özellikler genellikle "hayatınızı kolaylaştırmak" vaadiyle sunulur. Google hesap ayarlarınızdaki "Google Uygulamalarındaki Veriler" (Data in Google apps) sekmesini düzenli olarak kontrol edin ve hangi uygulamanın verilerinize eriştiğini denetleyin. 2. Hassas verilerinizi yapay zekadan saklayın. İndirilenler klasöründeki eski kurulum dosyaları, kopya fotoğraflar ve geçici sistem dosyaları diskinizi şişirir. Bunları temizlemek bilgisayarınıza nefes aldırır. 3. "Opt-in" tuzaklarına dikkat edin. Bir özelliği açarken karşınıza çıkan "İzin Ver" butonları, genellikle o iznin kapsamını tam olarak açıklamaz. Yapay zekanın sadece o anki sorunuz için mi yoksa tüm geçmiş arşiviniz için mi yetki istediğini mutlaka okuyun. 4. Kolaylık mı, güvenlik mi? Uçak saatinizi öğrenmek için maillerinize bakmak zor bir işlem değildir. Bu basit eylem için tüm mail kutunuzu bir algoritmaya açmanın, getireceği kolaylığa değip değmeyeceğini sorgulayın. 5. Güvenlik katmanınızı güçlendirin. Saldırganların yapay zeka araçlarını size karşı kullanabilmesi için önce cihazınıza veya hesabınıza sızması gerekir. Bitdefender Total Security gibi ödüllü güvenlik çözümleri, oltalama girişimlerini ve zararlı yazılımları daha ilk temas anında engelleyerek, dijital hafızanızın başkalarının eline geçmesini önler.

 Kolayca Kırılabilen Parola Kullanma Alışkanlığı Sürüyor Haber

 Kolayca Kırılabilen Parola Kullanma Alışkanlığı Sürüyor

NordPass ve Comparitech'in raporlarına göre, "123456" dünya çapında en sık kullanılan parola olarak hüküm sürüyor. En çok kullanılan bin parolanın yüzde 25'i sadece rakamlardan oluşuyor. Siber güvenlik şirketi ESET, zayıf parola tercihinin neden olabileceği risklere karşı uyarılarda bulundu. Milyarlarca sızdırılmış parolaya dayanan ve 44 ülkedeki insanların parola eğilimlerini ortaya koyan NordPass'ın analizine göre "123456" çeşitli yaş gruplarından insanlara hitap ediyor. Hem milenyum kuşağı hem X kuşağı hem de baby boomers arasında en çok tercih edilen seçenek oldu. Z kuşağı ve Sessiz Kuşak arasında da "12345"den sonra en popüler ikinci seçenek oldu. Bir başka tahmin edilebilir parola olan "admin" ise "12345678", "123456789" ve "12345" ile onu yakından takip etti. Birçok kişi açıkça kolaylığı tercih etmeye devam ederek kişisel verilerini, paralarını ve muhtemelen itibarlarını riske atmaya devam ediyor. Rapora göre ABD ve İngiltere'de de genel tablo aynı derecede vahim ve "admin" her iki ülkede de ilk sırada yer aldı. ABD'de "password" ve "123456" ikinci ve üçüncü sırada yer aldı; İngiltere'de ise bu ikisi sıralamada yer değiştirdi. Comparitech'in 2025 yılında veri ihlali forumlarında sızdırılan iki milyar gerçek hesap parolasını incelediği araştırmada da benzer bir tablo ortaya çıktı, listenin başında "123456", "12345678" ve "123456789" yer aldı. Aynı tas aynı hamam Kolay tahmin edilebilir bir parola kullanmak, evinizin ön kapısını kâğıt mandalıyla kilitlemekle eş değer. Bu, gerçek bir direnç sağlamaz ve saldırganlar, bu tür zayıf veya yeniden kullanılan parolaları büyük ölçekte hızlı bir şekilde kırmalarını sağlayan brute-force veya kimlik bilgisi doldurma tekniklerini kullanarak atlatabilirler. Bu nedenle, parolanız en yaygın parola seçenekleri arasında yer alıyorsa onu derhal değiştirmelisiniz. Ayrıca her hesap için güçlü ve benzersiz bir parola veya parola cümlesi (passphrase) kullanmanız ve giriş bilgilerinizi güvenilir bir parola yöneticisinde saklamanız gerekir. Ancak ne kadar güçlü olursa olsun bir parola yine de hesabınız ile bir hacker arasında tek bir bariyerdir. Bu nedenle, ekstra bir güvenlik katmanı olarak iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA), özellikle Kişisel Tanımlanabilir Bilgiler (PII) veya diğer önemli verileri içeren hesaplar için günümüzde hâlâ vazgeçilmez bir savunma hattıdır. Zayıf parolalar kurumsal hayatı da tehlikeye atıyor Kurumsal ortamlarda riskler keskin bir şekilde artar. Zayıf, tahmin edilebilir veya tekrar kullanılan parolalar, yalnızca bireysel çalışanları değil, tüm kuruluşları, müşterilerini ve ortaklarını da tehlikeye atabilir. Zayıf parolalar sonucunda yaşananlar genellikle finansal kayıp, operasyonel aksaklıklar, düzenleyici kurumların incelemesi ve uzun vadeli itibar kaybını kapsar. Bu nedenle şirketler, teknik güvenlik önlemlerinin yanı sıra çalışanlar için sürekli güvenlik bilinci eğitim programlarını bir arada uygulamalıdır.Modern araçlar, dakikalar içinde sayısız oturum açma kimlik bilgisi kombinasyonunu test edebildiğinden saldırganların lehine olan ihtimal oldukça yüksektir. Ayrıca birbirine bağlı hizmetler ve paylaşılan kimlikler üzerine kurulu dijital ekosistemde, bir hesabın ele geçirilmesinden kaynaklanan hasarın uzun süre sınırlı kalması olası değildir. Ayrıca parola anahtarları (passkeys) hızla dijital güvenliğin altın standardı hâline geliyor ve Apple, Google ve Amazon dâhil birçok büyük platform artık parola anahtarlarını (passkeys) birincil oturum açma yöntemi olarak sunuyor.

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi Haber

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi

2026’da ekosistemin dinamiklerinin kökten değişeceğini söyleyen TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Tüketici artık arama yapmak yerine yönlendiriliyor, sepetten çok deneyim satın alıyor. Yapay zeka destekli keşif, sosyal platformlar üzerinden gerçekleşen alışveriş ve hız odaklı teslimat modelleri, küresel ölçekte yeni bir rekabet zemini yaratmış durumda” dedi. Bu dönüşümün yalnızca Amazon, Google veya Çinli devleri değil, Türkiye’deki tüm e-ticaret oyuncularını da doğrudan etkileyeceğine işaret eden Çiğdemli, “Önümüzdeki dönemde kazananlar, teknoloji trendlerini izleyenler değil, bu trendleri iş modeline dönüştürebilenler olacak” diye konuştu. 2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendleri konusunda bilgi veren TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026’da müşteri yolculuğu, artık sadece sitenin içinde değil, sitenin dışında başlayacak bir çizgiye doğru evriliyor. Ürün keşfi, arama motorundan, sosyal ağlardan ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor. Benzer şekilde Copilot tarafında PayPal iş birliğiyle ‘chat içinde ödeme’ hamlesi de, bu anlamda önemli adımlar. Bu dönüşüm Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye e-ticaretinde büyümenin önemli kısmı pazar yerleri ve mobil üzerinden geliyor. Yani kullanıcılar zaten platform alışkanlığına sahip. 2026’da yarış, sadece fiyat/ürün yarışından çıkıp yapay zeka odaklı keşif kanalı çerçevesinde devam edecek” dedi. Ticimax olarak da yapay zekâ (AI) alanında geliştirmeler yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Örneğin tekstilciler için, giysileri modellere giydiren bir AI çözümümüz var. 10 dakikada e-ticaret sitesi kurulabilmesine yardımcı olan bir AI uygulamamız var. 2026’da yenileri de gelecek. Öte yandan Avrupa merkezli çatı şirketimiz team.blue, doğal dilde verilen komutlarla herkesin tam teşekküllü web uygulamaları oluşturmasını sağlayan bir AI vibe coding platformu olan Macaly’yi satın aldı. Macaly, kullanıcı niyetini çalışan yazılıma dönüştürüyor. Kullanıcılar istedikleri işlevi doğal dilde ifade ediyor; yapay zekâ ise bunu modern bir web ortamında üretime hazır koda çeviriyor. Bu satın alma da 2026’nın e-ticaret için AI yılı olacağını gösteren önemli adımlardan biri” açıklamasında bulundu. Çiğdemli 2026 e-ticaret trend öngörülerini 6 maddede anlattı. 1) Agentic ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” Yeni nesil tüketici, ürün aramaktan çok “niyetini söyleyip” seçenekleri daraltmak istiyor. AI alışveriş asistanları, kıyaslama, yorum okuma, sepet oluşturma ve hatta ödeme adımına kadar uzanıyor. Deloitte, e-ticarette keşif ve kararın giderek AI aracı katmanlara kaydığına dikkat çekmişti. Bu tablo markalar için yeni bir SEO doğuruyor. Buna GenAI görünürlüğü diyebiliriz. Ürün verisi, kullanıcı yorumları, sık sorulan sorular, iade/teslimat netliği gibi bilgilerin hepsi asistanın anlayacağı formatta olmak zorunda artık. Markalar için kendi e-ticaret sitelerini hazırlamaları ve “AI vitrini” de kritik olacak. 2) Checkout savaşı bitmedi: Yüzde 70 terk Yeni kanallar çıksa da dönüşümün en kırılgan yeri hala ödeme ve son adım. Baymard’ın derlediği çalışmalara göre ortalama sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde. 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna edenler” değil, müşteriyi yormayanlar olacak. Tek sayfa ödeme, misafir ödeme, şeffaf kargo/teslimat, doğru taksit seçenekleri ve sorunsuz iade çok kritik. Taksit, cüzdanlar, havale/EFT kolaylığı, kapıda ödeme gibi yerel alışkanlıkların sunulması dönüşümü belirgin şekilde artırmaya devam edecektir. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline geliyor. 3) Teslimat + iade = Yeni pazarlama DHL’nin 2025 trend okuması, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici olduğunu, sosyal ticaret ve AI ile birlikte büyüyen ana eksenlerden biri haline geldiğini vurguluyor. 2026’da hızlı teslimat tek başına yetmeyecek. Tüketici “nerede, ne zaman, nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap isteyecek. İade süreçleri de “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşecek. Büyükşehirlerde aynı gün/ertesi gün standardı daha da yayılırken, Anadolu’da maliyet optimizasyonu, mikro-depo ve iade toplama noktaları rekabet avantajı yaratacaktır. 4) Sosyal & Canlı Ticaret: İçerik satışı ile alışveriş eğlencesi Sosyal ticaret 2026’da sadece “link koymak” değil; uygulama içi ödeme, canlı yayın satışları, creator iş birlikleri ve topluluk üzerinden güven inşası demek. DHL de sosyal ticaretin yükselişini ana başlıklardan biri olarak işaretliyor. Türkiye’de influencer ekonomisi zaten güçlü. 2026 farkı, kampanya bazlı içerikten sürekli shoppertainment (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş olacak. Kısa videolar, canlı yayınlar, sınırlı stok satışları ve hızlı teslimat seçenekleri artık sosyal medyada daha çok karşımıza çıkacak. 5) Perakende Medya: Pazar yerleri reklam ağına dönüşüyor Markalar için görünürlük, giderek platform içi reklama yaslanıyor. Retail media (perakende medya), performans pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri olmaya devam ediyor; çünkü satın alma anına en yakın veri orada. 2026’da görünürlük satın almanın maliyeti daha da artarken, organik sıralama daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Bu yüzden marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak. 6) Döngüsel ekonomi ve ikinci el: Yeni ürün tek seçenek değil Sürdürülebilirlik, 2026’da etik bir başlık olmanın ötesinde; maliyet baskısı ve kaynak verimliliği nedeniyle operasyonel bir stratejiye dönüşüyor. DHL’nin sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odağı da bu yönelimi güçlendiriyor. Yenilenmiş ürün, ikinci el pazarları ve onarım ekosistemi, özellikle elektronik ve moda tarafında büyümesini sürdürecek.

WatchGuard, Open MDR ile MSP’ler için MDR Hizmetlerini Genişlettiğini Duyurdu Haber

WatchGuard, Open MDR ile MSP’ler için MDR Hizmetlerini Genişlettiğini Duyurdu

Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard Technologies’in geliştirdiği Open MDR, WatchGuard çözümlerinin yanı sıra üçüncü taraf güvenlik ortamlarında da bütünleşik görünürlük sunarak, tehditlerin 7/24 izlenmesini ve hızlı şekilde yanıtlanmasını mümkün kılıyor. Tek satıcıya bağlı güvenlik modellerinin yarattığı kısıtlamaları ortadan kaldıran bu yaklaşım, MSP’lerin farklı müşteri altyapılarına uyum sağlama sürecini kolaylaştırırken pazara giriş sürelerini de önemli ölçüde hızlandırıyor. Pek çok güvenlik sağlayıcısı daha iyi sonuçlar vadederken, uygulamada bu vaatler çoğu zaman daha fazla araç, artan uyarı trafiği ve yanlış sinyaller nedeniyle zaman kaybına dönüşüyor. WatchGuard Open MDR ise gerçek dünyadaki karmaşık müşteri ortamları göz önünde bulundurularak geliştirilen, dikkat dağıtan unsurları eleyen ve kritik tehditleri önceliklendiren bir yapı sunuyor. 7/24 çalışan uzman bir SOC tarafından desteklenen bu kurumsal düzeydeki hizmet, MSP’lerin en kritik anlarda hızlı ve etkili aksiyon almasını sağlayarak kesintisiz güvenlik sunmasına yardımcı oluyor. Zorunlu Geçişler Olmadan Kurumsal Düzeyde MDR Deneyimi WatchGuard Open MDR, WatchGuard’ın yerel entegrasyonları ile üçüncü taraf güvenlik ortamlarını tek bir operasyonel görünüm altında birleştirerek MSP’lere daha hızlı entegrasyon, yenileme süreçlerinde daha az sorun ve zorunlu platform geçişleri olmadan farklı müşteri ortamlarında hizmet sunumunu standartlaştırma imkânı tanıyor. Bu yapı, güvenlik ekiplerinin daha fazla araç ve uyarı karmaşasıyla zaman kaybetmesinin önüne geçerken, gerçekten kritik olan tehditlere odaklanılmasını sağlıyor. Tescilli yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojileri sayesinde gürültü önemli ölçüde azaltılıyor, tehditler doğrulanıyor ve altı dakikadan kısa sürede yanıt aksiyonları başlatılarak ayda birden az yanlış pozitif sonuç üretiliyor. Open MDR ile MSP’ler, uç nokta, kimlik, ağ, bulut ve üretkenlik araçları genelinde birleşik bir görünürlük elde ederek güvenlik hizmetlerini uçtan uca standartlaştırabiliyor. WatchGuard’ın 7/24 hizmet veren uzman SOC ekibi tarafından sağlanan izleme ve doğrulama desteği sayesinde, şirket içinde bir SOC kurma ya da ek personel istihdam etme ihtiyacı ortadan kalkıyor. Tehditlerin yayılmadan izole edilmesini sağlayan hızlı ve koordineli müdahale yaklaşımı, operasyonel kesintilerin önüne geçerken MSP’lerin yeni müşteri kazanımındaki sürtüşmeleri azaltmasına ve uzun vadeli müşteri ilişkilerini güçlendirmesine katkı sağlıyor. Sonuç olarak WatchGuard Open MDR, küçük ve orta ölçekli MSP’lerin ek operasyonel yükler olmadan kurumsal ölçekte rekabet edebilmesini mümkün kılarak, karmaşıklık yaratmadan güçlü MDR sonuçları sunuyor Tehdit Sinyallerini Kararlı ve Hızlı Eylemlere Dönüştürmek Pek çok kuruluş farklı güvenlik araçlarına sahip olsa da bu araçları sürekli ve etkili bir güvenlik operasyonuna dönüştürecek kaynaklara sahip değil. WatchGuard Open MDR, bu noktada fark yaratıyor. WatchGuard’ın SOC ekibi, ortamları 7/24 izleyerek tehditleri doğruluyor ve dakikalar içinde yanıt veriyor. Yapay zeka destekli, proaktif tehdit avcılığı yaklaşımı gizli risklerin daha erken aşamada tespit edilmesine yardımcı olurken, net ve anlaşılır raporlama güvenlik ekiplerinin belirsizlik yerine öngörüyle hareket etmesini sağlıyor. WatchGuard Open MDR, güvenliği büyük ölçekte sunan MSP’lerin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmiş bir yapı sunuyor. MSP’ler müşteri ilişkilerinin sahipliğini elinde tutmaya devam ederken, WatchGuard arka planda SOC olarak konumlanıyor ve özel Teknik Hesap Yöneticileri desteğiyle eskalasyon yönetimi, kök neden analizi ve sürekli güvenlik rehberliği sağlıyor. Çapraz ortam desteği sayesinde WatchGuard Firebox, AuthPoint ve EPDR çözümlerinin yanı sıra Microsoft Defender, CrowdStrike Falcon, Okta Workforce Identity, Microsoft 365, AWS, Google ve üçüncü taraf güvenlik duvarlarıyla uyumlu bir yapı sunuluyor. Tüm bu entegrasyonlar, MSP’lerin mevcut araç setlerini değiştirmeye zorlanmadan kapsamlı ve ölçeklenebilir bir MDR hizmeti sunabilmesine olanak tanıyor. “Open MDR, Vizyonumuzun Doruk Noktası” Open MDR’ın eksiksiz, tek bir MDR çözümü sunma vizyonunun doruk noktası olduğunu ifade eden Watchguard Ürün Müdürü Andrew Young, “Bu durum ortakların köklü değişiklikler yapma veya operasyonel karmaşıklık yaşama zorunluluğu olmadan tutarlı, yüksek kaliteli yönetilen güvenlik sunmalarını sağlıyor.” açıklamasında bulundu. “Müşterilerimize Kurumsal Düzeyde Korumayı Güvenle Sunuyoruz” Sonit Systems Teknik Çözüm Danışmanı Don Lawson, “WatchGuard Open MDR, özellikle küçük ve orta ölçekli müşterilerimiz için kurumsal düzeyde korumayı netlik ve güvenle sunmamızı sağlıyor. Uyarı yorgunluğunu azaltıyor, işlemleri basitleştiriyor ve müşterilerimize gönül rahatlığı sağlıyor. WatchGuard ekibi de bize destek olmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı. Open MDR, Total MDR'nin piyasaya sürülmesi ve 2025 yılında ActZero'nun satın alınmasının ardından WatchGuard'ın genişleyen MDR portföyünü temel alır ve şirketin açık, platform tabanlı güvenlik hizmetlerine yönelik uzun vadeli vizyonunu güçlendirir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Google 2025’in En Çok Merak Edilenlerini Açıkladı Haber

Google 2025’in En Çok Merak Edilenlerini Açıkladı

Google, her yıl olduğu gibi bu yıl da dünya genelinde ve Türkiye özelinde yükselişe geçen arama trendlerini 2025 Yılının Arama Trendleri (Year in Search 2025) listeleriyle paylaştı. 2025 yılında Türkiye’de merak ettiklerimiz, öğrendiklerimiz ve heyecanlandıklarımız; teknolojiden spora, popüler kültürden mutfak alışkanlıklarına kadar geniş bir yelpazede çeşitlendi. Bu yılın en çarpıcı sonucu ise teknolojinin hayatımızın merkezine yerleştiğinin en büyük kanıtı olarak "Gemini" aramasının zirveye oturması oldu. Türkiye’nin 2025 Arama Trendleri; “Aramalar”, “İsimler”, “Kaybettiklerimiz”, “Diziler”, “Filmler”, “Tarifler”, “Ne zaman?”, “Ne giyilir?”, “Nesi meşhur?” ve “Nasıl yenir?” başlıkları altında toplandı. Bu kategoriler, yıl boyunca hem ülke gündemini hem de günlük yaşamın küçük ama önemli anlarını yansıtan aramaları gözler önüne serdi. 2025 arama trendlerinin zirvesinde "Gemini" ve Türkiye gündemi var2025 yılında Türkiye'de yapılan aramalarda teknoloji ve ülke gündemi belirleyici oldu. "Aramalar" kategorisinin ilk sırasına Google’ın yapay zeka modeli "Gemini" yerleşti. Genel sıralamada Gemini’ı, toplumsal hafızadaki yerini koruyan "İstanbul Depremi" ve yılın en çok konuşulan dizisi "Eşref Rüya" takip etti. Ayrıca küresel fenomen "Squid Game" ve spor karşılaşmalarının da bulunduğu genel listenin en dikkat çekici aramalarından biri de usta sanatçı "Ferdi Tayfur" oldu. Hem genel aramalarda hem de "Kaybettiklerimiz" listesinde üst sıralarda yer alan Tayfur ile birlikte; "Volkan Konak" ve "Nihal Candan" gibi isimler de bu yıl hüzünle anılan ve en çok aranan kayıplarımız arasında sıralandı. Spor tutkusu tüm kategorilere yansıdı Spor dünyası, sadece maç sonuçlarıyla değil, isimler ve takvim sorgularıyla da 2025 trendlerinin en dikkat çeken konularından biri haline geldi. Genel aramalarda "Türkiye İspanya", "Fenerbahçe Benfica" ve “Avrupa Ligi” maçları üst sıralarda yer bulurken, sporun etkisi diğer listelere de yansıdı: “İsimler” kategorisinde geçtiğimiz yılın da isimler listesinin zirvesindeki Galatasaray oyuncusu “Osimhen” yerini korurken, sezonun yeni transferleri “Leroy Sane” ve “Ederson” gibi isimler de üst sıralarda yer aldı. Fenerbahçe’nin yeni başkanı “Saadettin Saran” ve NBA ve Türkiye A Millî Erkek Basketbol Takımı oyuncusu “Alperen Şengün”ün de listelerde yer alması spora olan ilgiyi gözler önüne serdi. Ayrıca kullanıcıların maç ve kura takvimleri aramalarına olan ilgisi de “Ne zaman?” listelerinde yer buldu. "Şampiyonlar Ligi Kura Çekimi Ne Zaman", "Voleybol Final Maçı Ne Zaman" ve "Basketbol Final Maçı Ne Zaman" sorguları bu kategorinin en popüler aramaları oldu. Yerli ve yabancı yapımlar listelerde buluştu Popüler kültürün nabzını tutan dizi ve film aramalarında, yerli yapımlarla küresel fenomenler arasındaki rekabet dikkat çekti. "Diziler" kategorisinde "Eşref Rüya" yerli yapımların gücünü göstererek ilk sıraya yerleşirken, onu tüm dünyada merakla beklenen yabancı dizi "Squid Game" ve "Gassal" takip etti. Sinema dünyasının nabzını tutan "filmler" kategorisinde ise oyun dünyasından beyazperdeye taşınan "Minecraft" zirveye oturdu; yerli komedi ve dram örnekleri "Kadıköy Boğası" ve "Uykucu" da ilk üçte kendine yer buldu. Viral lezzetler ve "Nasıl Yenir?" 2025’te mutfak alışkanlıkları sosyal medya trendleri ve yeni keşiflerle şekillendi. "Tarifler" kategorisinde en popüler arama "Spoonful Tarifi" birinci sıraya yerleşirken, kalabalık sofraların arayışı "100 Kişilik Mercimek Çorbası Tarifi" ve geleneksel lezzet "Lokanta Usulü Beyti Tarifi" üst sıralarda yer aldı. Bu yıl listelere eklenen "Nasıl Yenir?" kategorisi ise kullanıcıların egzotik ve yeni tatlara olan merakını ortaya koydu. "Kiwano", "Demirhindi" ve "Kinoa" gibi ürünlerin tüketim şekilleri, kullanıcıların en çok araştırdığı konular arasında başı çekti. Gardıroptan rotaya: Stil ve keşif arayışları Kullanıcıların günlük yaşamdaki stil tercihleri ve seyahat rotalarındaki merakları bu yılın trendlerine yansıdı. "Ne Giyilir?" kategorisinde renk ve kıyafet kombinasyonları öne çıkarken; "Yeşil Pantolon Üstüne Ne Giyilir", "Mayonun Üstüne Ne Giyilir" ve "Beyaz Pantolon Altına Ne Giyilir" sorguları listenin ilk sıralarında yer aldı. Şehirlerin yerel özelliklerinin araştırıldığı "Nesi Meşhur?" kategorisinde ise kullanıcılar; "Bolu", "Ağrı" ve "Merzifon" gibi şehirlerin öne çıkan değerlerini sorguladı. Türkiye’de 2025 yılı Google arama trendleri şöyle sıralandı: Aramalar Gemini İstanbul Depremi Eşref Rüya Türkiye İspanya Squid Game Ferdi Tayfur Fenerbahçe Benfica Avrupa Ligi Türkiye Macaristan Fenerbahçe Feyenoord İsimler Osimhen Fatih Ürek Sadettin Saran Leroy Sane Talisca Ederson Alperen Şengün Sevil Akdağ Lemina Diego Carlos Tarifler Spoonful Tarifi 100 Kişilik Mercimek Çorbası Tarifi Lokanta Usulü Beyti Tarifi Mevlana Çorbası Tarifi Soğan Dolması Tarifi Dubai Çikolatası Tarifi Squid Game Şekeri Tarifi Tulumba Tatlısı Tarifi Ev Baklava Tarifi Dalgona Şekeri Tarifi Kaybettiklerimiz Ferdi Tayfur Volkan Konak Nihal Candan Sırrı Süreyya Önder Şinasi Yurtsever Güllü Ferdi Zeyrek Edip Akbayram Ece Gürel Diogo Jota Diziler Eşref Rüya Squid Game Gassal Uzak Şehir Kral Kaybederse Bahar Wednesday Leyla Prens Deha Filmler Minecraft Kadıköy Boğası Uykucu F1 Aydede Karantina Sihirli Annem Şampiyonlar Anka Kuşu'nun Dönüşü Dengeler Ne Zaman? Şampiyonlar Ligi Kura Çekimi Ne Zaman Gassal 2. Sezon Ne Zaman Voleybol Final Maçı Ne Zaman Basketbol Final Maçı Ne Zaman Toki Başvuruları Ne Zaman Aşure Günü Ne Zaman Fenerbahçe Seçim Ne Zaman Bayram İkramiyesi Ne Zaman Ödenecek Galatasaray Fenerbahçe Maçı Ne Zaman Eşref Rüya Ne Zaman Ne Giyilir? Yeşil Pantolon Üstüne Ne Giyilir Mayonun Üstüne Ne Giyilir Beyaz Pantolon Altına Ne Giyilir Saray Düğününde Ne Giyilir Sonbaharda Ne Giyilir Kır Düğününde Ne Giyilir Pilatese Giderken Ne Giyilir Beyaz Gömlek Altına Ne Giyilir Tiyatroya Giderken Ne Giyilir Rüzgarlı Havada Ne Giyilir Nesi Meşhur? Bolu'nun Nesi Meşhur Ağrı'nın Nesi Meşhur Merzifon'un Nesi Meşhur Mardin'in Nesi Meşhur Gaziantep'in Nesi Meşhur Antalya'nın Nesi Meşhur Bilecik'in Nesi Meşhur Çanakkale'nin Nesi Meşhur Edirne'nin Nesi Meşhur İstanbul'un Nesi Meşhur Nasıl Yenir? Kiwano Nasıl Yenir Demirhindi Nasıl Yenir Kinoa Nasıl Yenir Mango Meyvesi Nasıl Yenir Yaban Mersini Nasıl Yenir Adem Elması Nasıl Yenir Tatlı Patates Nasıl Yenir Arı Poleni Nasıl Yenir Avokado Kahvaltıda Nasıl Yenir Longan Meyvesi Nasıl Yenir Listeler nasıl oluşturuluyor? Google 2025 Yılının Arama Trendleri, Türkiye’nin 2025 yılı gündemini ve yıl boyunca neleri merak ettiğini ortaya çıkartıyor. Google Arama sonuçlarına göre ortaya çıkan Yılın Arama Trendleri, zaman içinde Google'da yapılan toplam arama sayısına göre girilen sorgu terimi için arama ilgisinin yoğunluğunu hesaplayarak dünya genelindeki ve Türkiye’deki Google aramalarını kısmi olarak analiz ediyor. En çok arananlar listesi yıldan yıla çok az değişiklik gösterirken, trend listeleri ise bir önceki yıla kıyasla insanların neleri merak ettiğini belirlemede daha etkili bir yöntem. Liste oluşturulurken belirli bir dönem boyunca belirli bir terim için yapılan aramalardaki yüzde artışı hesaplanıyor. Bu sayede son bir yıla ait trendler daha doğru bir şekilde analiz edilebiliyor. Bunun sonucunda da her yıl merakla beklenen arama trendleri, hem dünya çapında hem de ülkesel bazda 2025 yılını nasıl geçirdiğini özetler nitelikte oluyor.

Girişimcilik ve İş Dünyası Ekosistemi 9. Kez Buluştu Haber

Girişimcilik ve İş Dünyası Ekosistemi 9. Kez Buluştu

Bu yıl “How Do We Transform?” temasıyla dokuzuncusu düzenlenen Giveback 2025, Gala Ana Sponsorları Google ve Rollic katkılarıyla 20 Kasım’da Raffles Istanbul’da gerçekleşti. Girişimcilik ekosisteminin liderlerini, iş dünyasının önde gelen temsilcilerini bir araya getiren Giveback Gala, her yıl olduğu gibi bu yıl da “geri verme” kültürünü ortak bir zeminde buluşturarak ekosistemin en önemli buluşmalarından biri olmayı sürdürdü. T.C.Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammed Kasım Gönüllü, Türkiye Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, Google Türkiye Kamu İlişkileri Direktörü Tolga Sobacı açılış konuşmalarını gerçekleştirdiler. Rollic Kurucusu ve CEO’su Burak Vardal’ın başarılı girişimcilik yolculuğunu anlatmasıyla devam etti. Türkiye Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra: “Giveback Gala, sadece bir gecelik bir buluşma değil; Türkiye’de girişimcilik kültürünü ileriye taşıyan ortak bir değerler alanı. Her yıl bu sahnede bir araya gelerek, paylaştığımız ‘geri verme’ ruhunun ekosistemi dönüştüren gerçek güç olduğunu bir kez daha görüyoruz. Bu yıl, Girişimcilik Vakfı Fellow Programı’nın 10 yıllık etkisi Sosyal Getiri Oranı (SROI sonucunda, her 1 birimlik yatırım; 21 kat sosyal değer yarattı. Giveback kültürü, toplumdan aldığımızı topluma geri verdiğimizde bu dönüşümün bir parçası olmamızı sağlıyor. Bu gece bizlerle olan tüm misafirlerimize, Girişimcilik Vakfı ailesine, değerli sponsor ve destekçilerimize teşekkür ediyoruz.” dedi. Gece, dijital dönüşümün küresel ölçekteki etkisini uzun yıllardır şekillendiren isimlerden biri olan İngiltere’nin eski Kültür, İletişim ve Yaratıcı Endüstrilerden Sorumlu Devlet Bakanı Lord Ed Vaizey ana konuşmacı olarak ilham veren bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında Türkiye’nin teknoloji alanındaki potansiyeline ve önemine değindi. 2025 Can Dörtkardeşler Genç Girişimci Ödülü Sahiplerini Buldu! Giveback Gala’nın en anlamlı bölümlerinden biri olan Can Dörtkardeşler Genç Girişimci Ödülleri, bu yıl da büyük bir heyecanla sahiplerini buldu. 2020 yılında genç yaşta aramızdan ayrılan GİRVAK alumnisi Can Dörtkardeşler’in girişimcilik tutkusu ve “giveback” kültürüne duyduğu güçlü bağlılık, bugün genç girişimcilere ilham veren kalıcı bir miras olarak yaşatılıyor. Türkiye Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Öztürk: “2020 yılında genç yaşta aramızdan ayrılan Can’ın yaşam felsefesi, girişimcilik tutkusu ve “geri verme” inancından doğdu. Can, yaratıcılığı ve topluma fayda sağlama vizyonuyla çevresine ilham veren bir isimdi. En büyük hayallerinden biri, kendi yolculuğunda edindiği ilham ve imkanları girişimci ruhlarla paylaşmaktı. Onun bu hayalini yaşatmak için önce Can Dörtkardeşler Burs Fonunu kurduk. Ardından vizyonunu daha da genişleterek, her yıl Gala gecesinde genç girişimcilere verilen bu özel ödülü hayata geçirdik. Bu ödülle Can’ın mirasını yaşatıyor, her yıl yeni rol modellerin yükselmesine destek oluyoruz.” dedi. Can’ın vizyonundan doğan bu özel ödül; teknoloji temelli, ölçeklenebilir, yenilikçi ve toplumsal fayda yaratan girişimleri görünür kılmayı amaçlayan bir yapı sunarken, her yıl bir kadın ve bir erkek girişimciyi onurlandırıyor. 2025 Can Dörtkardeşler Genç Girişimci Ödülü Sahipleri: Kadın Girişimci Ödülü: Ravzanur Eker - Coridor & Güçlü İyilik Kurucusu Erkek Girişimci Ödülü: Barış Konca PİN Drinks Kurucusu Gecenin hayata geçirilmesine katkı sunan kurumlar arasında, destek sponsorları olarak DCEY, Pernod Ricard, Photier ve Uber yer aldı.

Google’dan Görüntü Oluşturma Teknolojisinde Yeni Bir Dönem Haber

Google’dan Görüntü Oluşturma Teknolojisinde Yeni Bir Dönem

Google, yapay zekâ ile görsel üretim kapasitesini yeni bir seviyeye taşıyan Nano Banana Pro’yu kullanıma sundu. Gemini 3 Pro üzerine inşa edilen model, yalnızca görsel olarak güçlü sonuçlar üretmekle kalmıyor; aynı zamanda gerçek zamanlı bilgi kullanımı, çok dilli metin işleme ve profesyonel stüdyo seviyesinde düzenleme özellikleriyle kullanıcıların yaratıcı süreçlerini yeniden tanımlıyor. Nano Banana’nın başarısını temel alan bu yeni sürüm, gerek bireysel kullanıcıların gerek profesyonellerin tasarım iş akışını daha hızlı, daha esnek ve daha doğru hale getiriyor. Gelişmiş akıl yürütme ile yeni bir deneyim Nano Banana Pro, önceki nesil Nano Banana’nın getirdiği yaratıcılık ivmesini daha da ileri taşıyor ve görüntü oluşturma sürecine derin bir akıl yürütme kapasitesi ekliyor. Model, kullanıcıların sağladığı bilgilere ya da gerçek zamanlı verilere dayanarak bağlam açısından zengin infografikler, eğitim amaçlı açıklayıcı görseller ve çok daha doğru içerikler üretebiliyor. Google Arama’nın geniş bilgi tabanı ile entegre çalışan Nano Banana Pro, tariflerden hava durumu verilerine veya güncel spor sonuçlarına uzanan içeriği anında görselleştirme yeteneğiyle kullanıcıların bilgiye dayalı içerikler üretmesini kolaylaştırıyor. Metni görselin içine işleyen yeni nesil yazı üretimi Gemini 3 Pro’nun gelişmiş dil ve anlam anlayışı, Nano Banana Pro’ya görüntü içinde doğal ve doğru yerleştirilmiş metinler üretme becerisi kazandırıyor. Posterlerden kampanya tasarımlarına, marka mockup’larından sosyal medya içeriklerine kadar pek çok alanda uzun ya da kısa metinler artık daha okunabilir, tutarlı ve estetik bir bütünlükle görüntüye yerleşiyor. Model, farklı doku, yazı tipi ve kaligrafi seçenekleriyle geniş bir görsel ifade alanı sunarken, çok dilli çeviri ve lokalizasyon özelliği sayesinde markaların küresel iletişim ihtiyaçlarına da yanıt veriyor. Karmaşık kompozisyonlarda üstün tutarlılık Nano Banana Pro’nun öne çıkan yeteneklerinden biri, çok sayıda öğeyi tek bir görüntüde bir araya getirirken detay bütünlüğünü ve tutarlılığı koruyabilmesi. Model; 14 farklı görseli aynı sahnede birleştirebiliyor, bir kompozisyon içinde yer alan beş yüzün benzerlik ve karakter özelliklerini koruyabiliyor. Bu sayede taslakların fotogerçekçi ürünlere veya planların üç boyutlu yapılara dönüşmesi daha akıcı ve gerçekçi hale geliyor. Markalar içinse bu, tüm temas noktalarında aynı görsel dilin sürdürülmesini mümkün kılan güçlü bir yaratıcı altyapı anlamına geliyor. Stüdyo kalitesinde kontrol ile sınırsız yaratıcılık Yeni model, görüntünün tamamı ya da belirli bölümleri üzerinde profesyonel düzeyde düzenleme imkânı sunuyor. Kullanıcılar kamera açısını değiştirebilir, odak noktasını ayarlayabilir, sahneyi gündüzden geceye dönüştürebilir ya da dramatik ışıklandırma efektleri ekleyebilir. Renk derecelendirme araçları ve gelişmiş düzenleme seçenekleri, görsellerin hem sanatsal hem de teknik açıdan daha rafine bir seviyeye taşınmasını sağlıyor. 2K ve 4K çözünürlük seçenekleri ile farklı platformlara uygun en boy oranları da üretilen içeriğin sosyal medya, web ya da baskı gibi tüm mecralarda en iyi şekilde görüntülenmesini mümkün kılıyor. Kullanıcılara ve profesyonellere geniş bir erişim yelpazesi Nano Banana Pro, bugün itibarıyla Gemini uygulamasında “Düşünebilen” modu üzerinden kullanılabiliyor. Kullanıcılar belirli bir kota kapsamında modelden ücretsiz olarak yararlanırken, Pro ve Ultra aboneler daha yüksek kullanım limitlerine sahip oluyor. Google Ads’teki görüntü oluşturma özelliği de Nano Banana Pro’ya yükseltildi ve Workspace kullanıcıları da Google Slaytlar ve Vids üzerinden modele erişebiliyor. Geliştiriciler ve kurumlar için Gemini API, Google AI Studio, Google Antigravity ve Vertex AI gibi platformlar da yeni modelin sunduğu yeteneklerle güncellendi. Film yapımcıları ve kreatif ekipler için geliştirilen Flow ise Ultra abonelerine sahne ve kare üzerinde daha ince ayar yapma imkânı sunuyor. SynthID ile güvenli, doğrulanabilir içerik üretimi Google, yapay zekâ ile üretilen görsellerin güvenle tanınmasını sağlamak amacıyla tüm içeriklere SynthID dijital filigranını yerleştiriyor. Kullanıcılar, bir görselin Google AI tarafından üretilip üretilmediğini Gemini uygulamasına yükleyerek kolayca doğrulayabiliyor. Ücretsiz ve Pro katmanlarda görünür filigran korunurken, profesyonel işlerde temiz bir çalışma alanı yaratmak için Ultra aboneliklerde bu görünür işaret kaldırılıyor. Bu yaklaşım, hem içerik güvenliğini hem de kullanıcı deneyimini dengeleyen bir şeffaflık standardı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Google’dan Görüntü Oluşturma Teknolojisinde Yeni Bir Dönem Haber

Google’dan Görüntü Oluşturma Teknolojisinde Yeni Bir Dönem

Google, yapay zekâ ile görsel üretim kapasitesini yeni bir seviyeye taşıyan Nano Banana Pro’yu kullanıma sundu. Gemini 3 Pro üzerine inşa edilen model, yalnızca görsel olarak güçlü sonuçlar üretmekle kalmıyor; aynı zamanda gerçek zamanlı bilgi kullanımı, çok dilli metin işleme ve profesyonel stüdyo seviyesinde düzenleme özellikleriyle kullanıcıların yaratıcı süreçlerini yeniden tanımlıyor. Nano Banana’nın başarısını temel alan bu yeni sürüm, gerek bireysel kullanıcıların gerek profesyonellerin tasarım iş akışını daha hızlı, daha esnek ve daha doğru hale getiriyor. Gelişmiş akıl yürütme ile yeni bir deneyim Nano Banana Pro, önceki nesil Nano Banana’nın getirdiği yaratıcılık ivmesini daha da ileri taşıyor ve görüntü oluşturma sürecine derin bir akıl yürütme kapasitesi ekliyor. Model, kullanıcıların sağladığı bilgilere ya da gerçek zamanlı verilere dayanarak bağlam açısından zengin infografikler, eğitim amaçlı açıklayıcı görseller ve çok daha doğru içerikler üretebiliyor. Google Arama’nın geniş bilgi tabanı ile entegre çalışan Nano Banana Pro, tariflerden hava durumu verilerine veya güncel spor sonuçlarına uzanan içeriği anında görselleştirme yeteneğiyle kullanıcıların bilgiye dayalı içerikler üretmesini kolaylaştırıyor. Metni görselin içine işleyen yeni nesil yazı üretimi Gemini 3 Pro’nun gelişmiş dil ve anlam anlayışı, Nano Banana Pro’ya görüntü içinde doğal ve doğru yerleştirilmiş metinler üretme becerisi kazandırıyor. Posterlerden kampanya tasarımlarına, marka mockup’larından sosyal medya içeriklerine kadar pek çok alanda uzun ya da kısa metinler artık daha okunabilir, tutarlı ve estetik bir bütünlükle görüntüye yerleşiyor. Model, farklı doku, yazı tipi ve kaligrafi seçenekleriyle geniş bir görsel ifade alanı sunarken, çok dilli çeviri ve lokalizasyon özelliği sayesinde markaların küresel iletişim ihtiyaçlarına da yanıt veriyor. Karmaşık kompozisyonlarda üstün tutarlılık Nano Banana Pro’nun öne çıkan yeteneklerinden biri, çok sayıda öğeyi tek bir görüntüde bir araya getirirken detay bütünlüğünü ve tutarlılığı koruyabilmesi. Model; 14 farklı görseli aynı sahnede birleştirebiliyor, bir kompozisyon içinde yer alan beş yüzün benzerlik ve karakter özelliklerini koruyabiliyor. Bu sayede taslakların fotogerçekçi ürünlere veya planların üç boyutlu yapılara dönüşmesi daha akıcı ve gerçekçi hale geliyor. Markalar içinse bu, tüm temas noktalarında aynı görsel dilin sürdürülmesini mümkün kılan güçlü bir yaratıcı altyapı anlamına geliyor. Stüdyo kalitesinde kontrol ile sınırsız yaratıcılık Yeni model, görüntünün tamamı ya da belirli bölümleri üzerinde profesyonel düzeyde düzenleme imkânı sunuyor. Kullanıcılar kamera açısını değiştirebilir, odak noktasını ayarlayabilir, sahneyi gündüzden geceye dönüştürebilir ya da dramatik ışıklandırma efektleri ekleyebilir. Renk derecelendirme araçları ve gelişmiş düzenleme seçenekleri, görsellerin hem sanatsal hem de teknik açıdan daha rafine bir seviyeye taşınmasını sağlıyor. 2K ve 4K çözünürlük seçenekleri ile farklı platformlara uygun en boy oranları da üretilen içeriğin sosyal medya, web ya da baskı gibi tüm mecralarda en iyi şekilde görüntülenmesini mümkün kılıyor. Kullanıcılara ve profesyonellere geniş bir erişim yelpazesi Nano Banana Pro, bugün itibarıyla Gemini uygulamasında “Düşünebilen” modu üzerinden kullanılabiliyor. Kullanıcılar belirli bir kota kapsamında modelden ücretsiz olarak yararlanırken, Pro ve Ultra aboneler daha yüksek kullanım limitlerine sahip oluyor. Google Ads’teki görüntü oluşturma özelliği de Nano Banana Pro’ya yükseltildi ve Workspace kullanıcıları da Google Slaytlar ve Vids üzerinden modele erişebiliyor. Geliştiriciler ve kurumlar için Gemini API, Google AI Studio, Google Antigravity ve Vertex AI gibi platformlar da yeni modelin sunduğu yeteneklerle güncellendi. Film yapımcıları ve kreatif ekipler için geliştirilen Flow ise Ultra abonelerine sahne ve kare üzerinde daha ince ayar yapma imkânı sunuyor. SynthID ile güvenli, doğrulanabilir içerik üretimi Google, yapay zekâ ile üretilen görsellerin güvenle tanınmasını sağlamak amacıyla tüm içeriklere SynthID dijital filigranını yerleştiriyor. Kullanıcılar, bir görselin Google AI tarafından üretilip üretilmediğini Gemini uygulamasına yükleyerek kolayca doğrulayabiliyor. Ücretsiz ve Pro katmanlarda görünür filigran korunurken, profesyonel işlerde temiz bir çalışma alanı yaratmak için Ultra aboneliklerde bu görünür işaret kaldırılıyor. Bu yaklaşım, hem içerik güvenliğini hem de kullanıcı deneyimini dengeleyen bir şeffaflık standardı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.