Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Google

Kapsül Haber Ajansı - Google haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Google haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Volvo Cars’tan Devrim: Google Gemini Tüm Modellerde Kullanıma Sunuluyor Haber

Volvo Cars’tan Devrim: Google Gemini Tüm Modellerde Kullanıma Sunuluyor

Volvo Cars, otomotiv dünyasında önemli bir adım atarak Google Gemini yapay zeka asistanını araçlarına entegre etmeye başladı. Google ile yapılan iş birliği kapsamında geliştirilen bu yenilik, sürücülerin araçlarıyla kurduğu etkileşimi tamamen değiştirmeyi hedefliyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2020 model ve sonrası Volvo araçlar, kablosuz güncellemeler (OTA) sayesinde Gemini teknolojisini kullanmaya başlayacak. Uygulamanın ilk etapta ABD’de devreye alınacağı, ardından diğer pazarlara yayılacağı bildirildi. Araçlarla İletişimde Yeni Dönem Google Gemini, geleneksel sesli komut sistemlerinden farklı olarak daha gelişmiş bir yapay zeka deneyimi sunuyor. Sürücüler artık araçlarıyla doğal konuşma diliyle iletişim kurabilecek. Yeni sistem sayesinde kullanıcılar: Seyahat planları oluşturabilecek Yol üzerindeki en iyi durakları bulabilecek Mesajlarını özetleyip farklı dillerde gönderebilecek Müzik ve medya içeriklerini ruh haline göre yönetebilecek Bu özellikler, sürüş sırasında dikkat dağınıklığını azaltırken konforu artırmayı amaçlıyor. Seyahat ve Günlük Kullanım Daha Akıllı Hale Geliyor Gemini, özellikle uzun yolculuklarda sürücülere büyük kolaylık sağlıyor. Örneğin kullanıcılar: “Aile dostu bir tatil öner” “Yol üzerinde en iyi kahve nerede?” gibi sorular sorarak anlık öneriler alabiliyor. Ayrıca Google Maps entegrasyonu sayesinde en uygun rota ve durak seçenekleri hızlıca sunuluyor. Volvo ve Google İş Birliği Güçleniyor Volvo Cars, 2025 yılında Google tarafından araç içi teknolojilerin geliştirilmesinde stratejik ortak olarak seçilmişti. Bu iş birliği sayesinde Volvo, yeni nesil teknolojilerin gerçek kullanım senaryolarında test edilmesinde önemli rol oynuyor. Volvo Cars Global Yazılım Mühendisliği Başkanı Alwin Bakkenes, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Amacımız insan odaklı teknoloji geliştirmek. Google Gemini ile sürüş deneyimini daha doğal ve güvenli hale getiriyoruz” dedi. Google Android for Cars Başkan Yardımcısı Patrick Brady ise, bu teknolojinin sürücüler için daha az karmaşıklık ve daha fazla güvenlik anlamına geldiğini vurguladı. Milyonlarca Araç Güncellemeyle Yenileniyor Volvo, kablosuz güncellemeler sayesinde mevcut araç filosuna da yeni özellikler kazandırmaya devam ediyor. Mart 2026’da gerçekleştirilen büyük çaplı infotainment güncellemesi, dünya genelinde milyonlarca kullanıcıya ulaşmıştı. Google Gemini entegrasyonunun da benzer şekilde geniş bir kullanıcı kitlesine yayılması bekleniyor. Hangi Modellerde Kullanılacak? Google Gemini, aşağıdaki Volvo modellerinde aktif hale getirilecek: C40, EC40, EX40, XC40, S60, V60, XC60, V90, S90, XC90, EX90, EX30 ve diğer Google entegre sistemli modeller. Kullanım Şartları ve Detaylar İlk aşamada ABD’de aktif olacak Google hesabı ve internet bağlantısı gerekecek Özellikler ülkeye göre değişiklik gösterebilir Bazı uygulamalar için ek kurulum gerekebilir Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gemini ile "Kişisel Zeka" Dönemi Başlıyor Haber

Gemini ile "Kişisel Zeka" Dönemi Başlıyor

Google, yapay zeka yolculuğunda kritik bir dönüm noktasını temsil eden "Kişisel Zeka"(Personal Intelligence) özelliği artık Türkiye’de de kullanımda. Kişisel Zeka, yapay zekanın kişisel bağlamınızı gerçekten anlayabildiği bir değişime işaret ediyor. Kullanıcıların dünyasındaki farklı detayları sezgisel olarak birbiriyle bağlayan bu özellik sayesinde, genel yanıtlardan tamamen kullanıcılara özel olarak inşa edilmiş bir yapay zekaya doğru önemli bir adım atılıyor. Uygulamalar arası entegrasyon ve Gemini 3 gücü Kişisel Zeka etkinleştirildiğinde, kullanıcıların Google ürünleriyle paylaştığı bilgileri güvenli bir şekilde bir araya getiriyor. Sistem, yapay zekayı sizin için benzersiz bir şekilde faydalı kılmak adına en yeni Gemini 3 modellerini kullanıyor ve tüm bunları kişisel bilgilerinizi en üst düzeyde koruyarak gerçekleştiriyor. Bu yenilikçi altyapı; kullanıcıların çok daha kişisel sorular sorabilmesine, Gmail veya Google Fotoğraflar gibi kaynaklardaki metin, fotoğraf ve videoların harmanlanmasıyla tamamen kendi ihtiyaçlarına göre uyarlanmış özel yanıtlar alabilmesine olanak tanıyor. Kontrol tamamen kullanıcıda Gizliliği merkeze alan bu özellikte, kullanıcılar kontrolü tamamen elinde tutuyor. Varsayılan olarak kapalı gelen bu özellikte, kullanıcılar sadece istedikleri uygulamaları (Gmail, Fotoğraflar, YouTube, Arama vb.) Gemini'a bağlamayı seçebiliyor ve bu tercihleri diledikleri zaman değiştirebiliyor ya da tamamen kapatabiliyorlar. Kullanıcılar diledikleri an ayarlarını düzenleyebilir, bağlı Google uygulamalarının bağlantısını kesebilir veya sohbet geçmişlerini kalıcı olarak silebilirler. Gizlilik yaklaşımımızla ilgili daha detaylı bilgiye buradan ulaşılabilir. Kullanıcıların verileri yine Google ekosistemi içinde güvende kalıyor ve Gemini modeli doğrudan kullanıcıların özel dosyaları üzerinden eğitilmiyor. Bugünden itibaren bu özellik, Türkiye’de Google AI Plus, Pro ve Ultra abonelerine sunulmaya başlanıyor, önümüzdeki haftalarda ise ücretsiz olarak Gemini kullanan herkese de ulaştırılması planlanıyor. Eğer Gemini ana ekranında bir davet görmüyorsanız, şu adımları izleyerek Ayarlar üzerinden açabilirsiniz: Gemini'ı açın ve Ayarlar'a dokunun.Kişisel Zeka (Personal Intelligence) seçeneğine gidin.Bağlamak istediğiniz uygulamaları (Gmail, Fotoğraflar vb.) seçin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Ventures’tan Yeni Nesil Yapay Zekâ Platformuna Stratejik Yatırım Haber

Borusan Ventures’tan Yeni Nesil Yapay Zekâ Platformuna Stratejik Yatırım

Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, üretimde verimliliği ve güvenliği güçlendiren yenilikçi girişimlere yatırım yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda, enerji ve kimya başta olmak üzere endüstriyel tesislerde yapay zekâ destekli üretimde akıl yürütme ve karar alma sistemi geliştiren Archimetis, Borusan Ventures’ın da katıldığı yatırım turunda 11,5 milyon dolar yatırım aldı. Inspired Capital liderliğinde gerçekleşen yatırım turuna ayrıca Homebrew, MCJ ve Incite Capital de katıldı. Defne Kocabıyık Narter: Archimetis’in diğer yapay zekâ çözümlerinden ayrışacağına inanıyoruz Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili şunları söyledi: “Archimetis’in kurucularından Paul Manwell, uzun yıllar Google’da üst düzey yöneticilik yapmış ve şirket CEO’su Sundar Pichai ile önemli projelerde çalışmış bir isim. Bu deneyimiyle birlikte Archimetis’in diğer yapay zekâ çözümlerinden ayrışacağı ve daha üst seviyede bir ürün olacağı konusunda inancımız tam. Yapay zekânın üretimde sınırlı değer yaratacağı yönünde yanlış bir algı olsa da Borusan Boru’nun Houston tesisindeki testlerimiz bunun tam tersini gösterdi. Çelik sektöründe öncü bir oyuncu olarak bu yolculuğun içerisinde yer almaktan, üretim tesislerimizi açarak Archimetis’in bu sektörde ilerlemesine katkı sağlamaktan oldukça mutluyuz. Diğer ülkelerdeki üretim tesislerimize de bu çözümün yayılımını sağlayıp yapay zekâyı işlerimizin önemli bir parçası haline getirmek istiyoruz.” Milyarlarca veri tek bir yapıda: Günler sürecek analizlere son veriyor 2023 yılında kurulan Archimetis, rafinerilerde ve ağır sanayi tesislerinde uzun süredir hissedilen kritik bir probleme odaklanıyor: Yoğun operasyonel baskı altında çalışan ekiplerin ihtiyaç duydukları karar ve analiz desteğine zamanında ulaşamaması. Üretim hatları beklenmedik şekilde durduğunda ekipler; sensör verileri, bakım ve arıza kayıtları, PDF dokümanlar, e-postalar ve deneyimli çalışanların zihninde yer alan kurumsal bilgi gibi dağınık kaynaklarla baş etmek zorunda kalıyor. Ekiplerin karşılaştığı asıl zorluk veriye sahip olmak değil, bu veriyi hızlı ve doğru şekilde anlamlandırabilmek. Bu parçalı yapı nedeniyle bilgiler günler süren analizlerle bir araya getiriliyor, bunlara, her gün karşılaşılan yüzlerce küçük problem de eklendiğinde şirketler ciddi verimlilik ve optimizasyon fırsatlarını kaçırıyor. Archimetis, insanın tek başına işleyemeyeceği milyarlarca veriyi yapay zekânın imkanlarıyla tek bir yapıda işleyerek, öğrenerek ve bir takım arkadaşı gibi konumlanarak operasyon ekiplerinin daha hızlı, tutarlı ve veri odaklı karar almasını sağlıyor. Archimetis Kurucu Ortağı ve CEO’su Paul Manwell: “Yıllar boyunca operasyon ekipleri, hızla artan operasyonel karmaşıklığı artık ihtiyaçlara cevap veremeyen araçlarla yönetmek durumunda kaldı. Yapay zekâda akıl yürütme alanında yaşanan son atılımlar, bu sorunu artık her ölçekteki tesis için çözülebilir hale getirdi. Bugün, operasyon ve mühendislik alanındaki her bir çalışana en deneyimli uzmanların muhakeme ve sezgi yetkinliklerini sunabiliyor, aynı zamanda kurumsal bilgiyi görünür kılarak en iyi uygulamaların her vardiyada tutarlı biçimde uygulanmasını sağlayabiliyoruz.” Yapay zekâ akıl yürütmesi ile endüstriyel operasyonları güçlendiriyor Archimetis, Google DeepMind’in AlphaCode yaklaşımındaki ileri yapay zekâ gelişmelerini temel alan, modern bir operasyonel akıl yürütme mimarisi üzerine kurulu. Güvenli ve özel bir bulut ortamında çalışan platform; sensör verileri, bakım kayıtları ve dokümantasyon gibi farklı kaynaklardan gelen yapılandırılmış ve yapılandırılmamış verileri tek bir yapıda birleştiriyor. Önde gelen dil modelleri ve analitik araçları entegre ederek operasyonları sorunlar ve fırsatlar açısından sürekli izliyor, küresel ve şirket-özel en iyi uygulamaları devreye alıyor, böylece normalde günler süren karmaşık mühendislik analizlerini otomatik olarak gerçekleştiriyor. Ortaya çıkan içgörüler de operasyon ekiplerine anlık ve aksiyona dönük şekilde sunuluyor. Elde edilen ilk sonuçlara göre, Archimetis sayesinde günlük 120.000 varil kapasiteli bir rafineride marj iyileştirmeleri, maliyet tasarrufları ve süreç güvenliğindeki artış sayesinde yıllık 34–45 milyon dolar aralığında finansal etki yaratıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Türkiye’den Müşterilerine İlk 3 Ay Ücretsiz Youtube Premıum Üyeliği ​​​​​​​ Haber

Vodafone Türkiye’den Müşterilerine İlk 3 Ay Ücretsiz Youtube Premıum Üyeliği ​​​​​​​

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 5G’ye hazır altyapısını global içerik sağlayıcılarla yaptığı işbirlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Vodafone, Google ile uzun süredir devam eden işbirliği kapsamında attığı bu yeni adımla, tüm mobil faturalı müşterilere ilk 3 ay YouTube Premium üyeliğini ücretsiz sunacak. Vodafone müşterileri, ücretsiz dönem sonrasında, üyeliklerini Vodafone Pay üzerinden faturaya yansıtarak devam ettirebilecek. Vodafone’lular, bu işbirliğiyle, Vodafone 5G altyapısı üzerinden yüksek hız ve düşük gecikme avantajıyla, reklamsız ve kesintisiz YouTube deneyimine erişebilecek. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: “Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti sunan mobil operatör markasıyız. 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübemizi Türkiye pazarında güçlü global teknoloji işbirlikleriyle birleştiriyoruz. 5G’ye geçiş sürecinde yalnızca altyapıyı değil, müşterilerimizin yeni nesil dijital deneyimlere hazır olmasını da odağımıza alıyoruz. Google ile başlattığımız yeni işbirliği, premium içerik deneyimini 5G altyapımızla buluşturarak bu dönüşümü destekleyecek. Türkiye genelinde 5G destekli video kullanımının yaygınlaşmasını ve müşterilerimizin 5G’yi günlük hayatlarında daha yoğun kullanmalarını öngörüyoruz. Bu nedenle müşterilerimizin en çok kullandığı uygulamalarda işbirlikleri yapmaya odaklandık. Bu işbirliğiyle, müşterilerimiz için en çok kullandıkları uygulamalarda fayda yaratıyoruz.Aynı zamanda, Vodafone Pay’in dijital abonelik ekosistemindeki rolünü güçlendiriyor, entegre ve sade bir ödeme deneyimi sunuyoruz. Böylece, 5G’nin sunduğu potansiyel gerçek değeri, premium içerik, dijital abonelik yönetimi ve entegre ödeme çözümleriyle ortaya koyuyoruz. Dünyanın bir numaralı 5G markası olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz.” YouTube EMEA Ürün İş Birlikleri Direktörü Mahesh Bhalerao ise şöyle konuştu: “Vodafone Türkiye ile iş birliğimizi tüm faturalı müşteri tabanını kapsayacak şekilde genişletmekten büyük heyecan duyuyoruz. Bu iş birliği, Türkiye’deki topluluğumuza değer ve yüksek kaliteli dijital eğlence sunma konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor.” Güçlü kullanıcı tabanı 2025 yılında Vodafone Pay ile Faturana Yansıt yöntemiyle Google Play’de 2,5 milyonu aşan tekil kullanıcı 5 milyar TL’yi aşkın işlem hacmine ulaştı. Aynı dönemde yaklaşık 1 milyon kullanıcı YouTube Premium üyeliğini Vodafone Pay ile Faturana Yansıt yöntemi ile başlattı. Bu ölçek, Vodafone’un Google ile işbirliğinin güçlü bir kullanıcı tabanına dayandığını gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dr. Serhan Yılmaz, Doğuş Teknoloji Veri ve Yapay Zekadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oldu Haber

Dr. Serhan Yılmaz, Doğuş Teknoloji Veri ve Yapay Zekadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oldu

Doğuş Teknoloji Veri ve Yapay Zekadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serhan Yılmaz oldu. Teknoloji dünyasındaki küresel deneyimi, akademik derinliği ve çok yönlü liderlik kimliğiyle tanınan Dr. Serhan Yılmaz, 2 Şubat itibariyle Doğuş Teknoloji’nin AI ve veri odaklı dönüşümüne liderlik edecek. Turkcell, IBM, SAP, NTT Data ve son olarak Google gibi şirketlerde üstlendiği yönetim rolleriyle sektörde güçlü bir iz bırakan Serhan Yılmaz, Doğuş Teknoloji’deki görevine ek olarak Doğuş Grubu Veri ve Yapay Zekadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CDO) rolünü de üstlenecek. “Veri ve Yapay Zeka Alanındaki Tecrübesiyle Doğuş Teknoloji’ye Değer Katacak” Dr. Serhan Yılmaz’ın Doğuş Teknoloji’ye katılmasıyla ilgili görüş bildiren Doğuş Teknoloji CEO’su Semih İncedayı, “Doğuş Teknoloji olarak en büyük sermayemizin, teknolojiyi insan odaklı bir değer önerisine dönüştürebilen yetkinliklerimiz olduğuna inanıyoruz. Dr. Serhan Yılmaz, bu kültürü ileriye taşıyacak liderlik yaklaşımı ve veri ile yapay zeka alanındaki derin tecrübesiyle şirketimize önemli katkılar sağlayacaktır. Kendisinin vizyonunun, Doğuş Teknoloji’nin yapay zeka odaklı yenilikçi iş yapış biçimiyle bütünleşerek ekosistemimize değer katacağına inanıyoruz. İnsan ve etik odağını merkeze alan duruşumuzu daha da güçlendirecek bu yolculukta kendisine hoş geldin diyor, yeni görevinde başarılar diliyorum.” dedi. Mühendislikten Hukuka, Teknolojiden Hikaye Anlatıcılığına Uzanan Çok Yönlü Bir Kariyer Eğitim hayatına Endüstri Mühendisliği ve İşletme (Yandal) lisans dereceleriyle başlayan Dr. Serhan Yılmaz, disiplinler arası yetkinliklerini Hacettepe Üniversitesi Kamu Hukuku Yüksek Lisans Programı, İsviçre International MBA Institute Management Derecesi ve Harvard Üniversitesi Ticaret Hukuku programlarıyla güçlendirdi. Akademik yolculuğunu Conley American Üniversitesi’nde tamamladığı İşletme Yönetimi Doktora Programı ile taçlandıran Yılmaz, iş dünyasında 20 yılı aşkın süredir global ölçekte sorumluluklar üstleniyor. Kariyeri boyunca Turkcell, IBM, SAP ve NTT Data bünyesinde çeşitli ülke ve global yönetim pozisyonlarında bulunan Yılmaz, 2022 yılından bu yana Google Cloud Ülke Kanal Lideri olarak görev yapıyordu. Kurumsal ve akademik başarılarının yanı sıra “hikaye anlatıcısı” ve eğitmen kimliğiyle de bilinen Dr. Serhan Yılmaz, 10+ TEDx sahnesinde ve seksenin üzerinde üniversitede konuşmacı olarak yer aldı. Eğitim programlarıyla yüz binden fazla katılımcıya, dijital platformlarda ise bir milyondan fazla izleyiciye ulaşan Yılmaz, aynı zamanda “Yaşamak Geçerken” kitabının yazarıdır. Sektörel gelişime katkısını MÜDEK (Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği) bünyesinde 8 yıldır sürdürdüğü değerlendirici göreviyle pekiştiren Yılmaz, sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlenmektedir. Halen Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyeliği, Türkiye Satış ve İş Geliştirme Derneği Başkan Yardımcılığı, TÜSİAV Başdanışmanlığı, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Danışmanlığı ve Darüşşafaka Cemiyeti Teknoloji Komisyonu Liderliği görevlerini yürütmektedir. Lisanslı voleybol, kayak ve yol bisikleti sporcusu olan Dr. Serhan Yılmaz, evli ve bir çocuk babasıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Google’ın Yeni Yapay Zekası E-postalarınıza ve Fotoğraflarınıza Erişebilecek Haber

Google’ın Yeni Yapay Zekası E-postalarınıza ve Fotoğraflarınıza Erişebilecek

Global siber güvenlik lideri Bitdefender, Google’ın "Kişisel Zeka" (Personal Intelligence) olarak adlandırdığı bu yeni dönemi mercek altına alıyor. Bu yeni dönem, arama motoru kavramını kökten değiştiriyor. Geleneksel arama motorları bugüne kadar sadece internetteki herkese açık verileri tararken yeni sistem, doğrudan kullanıcının en mahrem dijital alanlarına; e-posta kutularına ve fotoğraf arşivlerine giriyor. Sistem, "Geçen yılki tatilim nasıldı?" veya "Kargo takip numaram neydi?" gibi sorulara yanıt verebilmek için Gmail’deki özel yazışmaları ve Google Fotoğraflar’daki görselleri saniyeler içinde analiz ediyor. Şimdilik ABD’de kısıtlı bir kitleye "isteğe bağlı" (opt-in) olarak sunulan bu özellik, kullanıcıya büyük bir hız kazandırsa da güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Bu özelliğin bir tehlikesi olarak, olası bir hesap çalınma durumunda saldırganların yapay zekaya "Bana pasaport fotoğrafımı bul" komutunu vererek en kritik verilere zahmetsizce ulaşabileceğine dikkat çeken Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, yapay zeka özelliklerini kullanırken alınması gereken 5 önlemi paylaşıyor. “Kolaylık Tuzağına Düşüp Mahremiyetinizi Feda Etmeyin” Bu gelişmenin, arama motorlarını tarafsız bir bilgi aracı olmaktan çıkarıp, her şeyi bilen bir dijital asistana dönüştürdüğünü belirten Alev Akkoyunlu, “E-postalarımız ve fotoğraflarımız dijital dünyadaki en mahrem alanlarımızdır. Bir yapay zekaya bu alanlara sınırsız erişim izni vermek, o verilerin işlenme, analiz edilme ve potansiyel olarak yanlış yorumlanma riskini de kabul etmek demektir. Google, bu verilerin reklam veya model eğitimi için kullanılmayacağını belirtse de geçmiş tecrübelerimiz 'opt-in' (kullanıcı onayıyla açılan) özelliklerin zamanla varsayılan hale gelebildiğini gösteriyor. Kullanıcılar, 'birkaç saniye kazanmak' uğruna tüm dijital hafızalarını bir yapay zeka modeline açmadan önce iki kez düşünmeli.” dedi. "Kişisel Zeka" Özelliği Kullanılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Alev Akkoyunlu, yapay zekanın kişisel verilere erişiminin getirebileceği risklere karşı kullanıcıları şu konularda uyarıyor: 1. Varsayılan ayarlara güvenmeyin. Bu tür özellikler genellikle "hayatınızı kolaylaştırmak" vaadiyle sunulur. Google hesap ayarlarınızdaki "Google Uygulamalarındaki Veriler" (Data in Google apps) sekmesini düzenli olarak kontrol edin ve hangi uygulamanın verilerinize eriştiğini denetleyin. 2. Hassas verilerinizi yapay zekadan saklayın. İndirilenler klasöründeki eski kurulum dosyaları, kopya fotoğraflar ve geçici sistem dosyaları diskinizi şişirir. Bunları temizlemek bilgisayarınıza nefes aldırır. 3. "Opt-in" tuzaklarına dikkat edin. Bir özelliği açarken karşınıza çıkan "İzin Ver" butonları, genellikle o iznin kapsamını tam olarak açıklamaz. Yapay zekanın sadece o anki sorunuz için mi yoksa tüm geçmiş arşiviniz için mi yetki istediğini mutlaka okuyun. 4. Kolaylık mı, güvenlik mi? Uçak saatinizi öğrenmek için maillerinize bakmak zor bir işlem değildir. Bu basit eylem için tüm mail kutunuzu bir algoritmaya açmanın, getireceği kolaylığa değip değmeyeceğini sorgulayın. 5. Güvenlik katmanınızı güçlendirin. Saldırganların yapay zeka araçlarını size karşı kullanabilmesi için önce cihazınıza veya hesabınıza sızması gerekir. Bitdefender Total Security gibi ödüllü güvenlik çözümleri, oltalama girişimlerini ve zararlı yazılımları daha ilk temas anında engelleyerek, dijital hafızanızın başkalarının eline geçmesini önler.

 Kolayca Kırılabilen Parola Kullanma Alışkanlığı Sürüyor Haber

 Kolayca Kırılabilen Parola Kullanma Alışkanlığı Sürüyor

NordPass ve Comparitech'in raporlarına göre, "123456" dünya çapında en sık kullanılan parola olarak hüküm sürüyor. En çok kullanılan bin parolanın yüzde 25'i sadece rakamlardan oluşuyor. Siber güvenlik şirketi ESET, zayıf parola tercihinin neden olabileceği risklere karşı uyarılarda bulundu. Milyarlarca sızdırılmış parolaya dayanan ve 44 ülkedeki insanların parola eğilimlerini ortaya koyan NordPass'ın analizine göre "123456" çeşitli yaş gruplarından insanlara hitap ediyor. Hem milenyum kuşağı hem X kuşağı hem de baby boomers arasında en çok tercih edilen seçenek oldu. Z kuşağı ve Sessiz Kuşak arasında da "12345"den sonra en popüler ikinci seçenek oldu. Bir başka tahmin edilebilir parola olan "admin" ise "12345678", "123456789" ve "12345" ile onu yakından takip etti. Birçok kişi açıkça kolaylığı tercih etmeye devam ederek kişisel verilerini, paralarını ve muhtemelen itibarlarını riske atmaya devam ediyor. Rapora göre ABD ve İngiltere'de de genel tablo aynı derecede vahim ve "admin" her iki ülkede de ilk sırada yer aldı. ABD'de "password" ve "123456" ikinci ve üçüncü sırada yer aldı; İngiltere'de ise bu ikisi sıralamada yer değiştirdi. Comparitech'in 2025 yılında veri ihlali forumlarında sızdırılan iki milyar gerçek hesap parolasını incelediği araştırmada da benzer bir tablo ortaya çıktı, listenin başında "123456", "12345678" ve "123456789" yer aldı. Aynı tas aynı hamam Kolay tahmin edilebilir bir parola kullanmak, evinizin ön kapısını kâğıt mandalıyla kilitlemekle eş değer. Bu, gerçek bir direnç sağlamaz ve saldırganlar, bu tür zayıf veya yeniden kullanılan parolaları büyük ölçekte hızlı bir şekilde kırmalarını sağlayan brute-force veya kimlik bilgisi doldurma tekniklerini kullanarak atlatabilirler. Bu nedenle, parolanız en yaygın parola seçenekleri arasında yer alıyorsa onu derhal değiştirmelisiniz. Ayrıca her hesap için güçlü ve benzersiz bir parola veya parola cümlesi (passphrase) kullanmanız ve giriş bilgilerinizi güvenilir bir parola yöneticisinde saklamanız gerekir. Ancak ne kadar güçlü olursa olsun bir parola yine de hesabınız ile bir hacker arasında tek bir bariyerdir. Bu nedenle, ekstra bir güvenlik katmanı olarak iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA), özellikle Kişisel Tanımlanabilir Bilgiler (PII) veya diğer önemli verileri içeren hesaplar için günümüzde hâlâ vazgeçilmez bir savunma hattıdır. Zayıf parolalar kurumsal hayatı da tehlikeye atıyor Kurumsal ortamlarda riskler keskin bir şekilde artar. Zayıf, tahmin edilebilir veya tekrar kullanılan parolalar, yalnızca bireysel çalışanları değil, tüm kuruluşları, müşterilerini ve ortaklarını da tehlikeye atabilir. Zayıf parolalar sonucunda yaşananlar genellikle finansal kayıp, operasyonel aksaklıklar, düzenleyici kurumların incelemesi ve uzun vadeli itibar kaybını kapsar. Bu nedenle şirketler, teknik güvenlik önlemlerinin yanı sıra çalışanlar için sürekli güvenlik bilinci eğitim programlarını bir arada uygulamalıdır.Modern araçlar, dakikalar içinde sayısız oturum açma kimlik bilgisi kombinasyonunu test edebildiğinden saldırganların lehine olan ihtimal oldukça yüksektir. Ayrıca birbirine bağlı hizmetler ve paylaşılan kimlikler üzerine kurulu dijital ekosistemde, bir hesabın ele geçirilmesinden kaynaklanan hasarın uzun süre sınırlı kalması olası değildir. Ayrıca parola anahtarları (passkeys) hızla dijital güvenliğin altın standardı hâline geliyor ve Apple, Google ve Amazon dâhil birçok büyük platform artık parola anahtarlarını (passkeys) birincil oturum açma yöntemi olarak sunuyor.

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi Haber

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi

2026’da ekosistemin dinamiklerinin kökten değişeceğini söyleyen TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Tüketici artık arama yapmak yerine yönlendiriliyor, sepetten çok deneyim satın alıyor. Yapay zeka destekli keşif, sosyal platformlar üzerinden gerçekleşen alışveriş ve hız odaklı teslimat modelleri, küresel ölçekte yeni bir rekabet zemini yaratmış durumda” dedi. Bu dönüşümün yalnızca Amazon, Google veya Çinli devleri değil, Türkiye’deki tüm e-ticaret oyuncularını da doğrudan etkileyeceğine işaret eden Çiğdemli, “Önümüzdeki dönemde kazananlar, teknoloji trendlerini izleyenler değil, bu trendleri iş modeline dönüştürebilenler olacak” diye konuştu. 2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendleri konusunda bilgi veren TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026’da müşteri yolculuğu, artık sadece sitenin içinde değil, sitenin dışında başlayacak bir çizgiye doğru evriliyor. Ürün keşfi, arama motorundan, sosyal ağlardan ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor. Benzer şekilde Copilot tarafında PayPal iş birliğiyle ‘chat içinde ödeme’ hamlesi de, bu anlamda önemli adımlar. Bu dönüşüm Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye e-ticaretinde büyümenin önemli kısmı pazar yerleri ve mobil üzerinden geliyor. Yani kullanıcılar zaten platform alışkanlığına sahip. 2026’da yarış, sadece fiyat/ürün yarışından çıkıp yapay zeka odaklı keşif kanalı çerçevesinde devam edecek” dedi. Ticimax olarak da yapay zekâ (AI) alanında geliştirmeler yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Örneğin tekstilciler için, giysileri modellere giydiren bir AI çözümümüz var. 10 dakikada e-ticaret sitesi kurulabilmesine yardımcı olan bir AI uygulamamız var. 2026’da yenileri de gelecek. Öte yandan Avrupa merkezli çatı şirketimiz team.blue, doğal dilde verilen komutlarla herkesin tam teşekküllü web uygulamaları oluşturmasını sağlayan bir AI vibe coding platformu olan Macaly’yi satın aldı. Macaly, kullanıcı niyetini çalışan yazılıma dönüştürüyor. Kullanıcılar istedikleri işlevi doğal dilde ifade ediyor; yapay zekâ ise bunu modern bir web ortamında üretime hazır koda çeviriyor. Bu satın alma da 2026’nın e-ticaret için AI yılı olacağını gösteren önemli adımlardan biri” açıklamasında bulundu. Çiğdemli 2026 e-ticaret trend öngörülerini 6 maddede anlattı. 1) Agentic ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” Yeni nesil tüketici, ürün aramaktan çok “niyetini söyleyip” seçenekleri daraltmak istiyor. AI alışveriş asistanları, kıyaslama, yorum okuma, sepet oluşturma ve hatta ödeme adımına kadar uzanıyor. Deloitte, e-ticarette keşif ve kararın giderek AI aracı katmanlara kaydığına dikkat çekmişti. Bu tablo markalar için yeni bir SEO doğuruyor. Buna GenAI görünürlüğü diyebiliriz. Ürün verisi, kullanıcı yorumları, sık sorulan sorular, iade/teslimat netliği gibi bilgilerin hepsi asistanın anlayacağı formatta olmak zorunda artık. Markalar için kendi e-ticaret sitelerini hazırlamaları ve “AI vitrini” de kritik olacak. 2) Checkout savaşı bitmedi: Yüzde 70 terk Yeni kanallar çıksa da dönüşümün en kırılgan yeri hala ödeme ve son adım. Baymard’ın derlediği çalışmalara göre ortalama sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde. 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna edenler” değil, müşteriyi yormayanlar olacak. Tek sayfa ödeme, misafir ödeme, şeffaf kargo/teslimat, doğru taksit seçenekleri ve sorunsuz iade çok kritik. Taksit, cüzdanlar, havale/EFT kolaylığı, kapıda ödeme gibi yerel alışkanlıkların sunulması dönüşümü belirgin şekilde artırmaya devam edecektir. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline geliyor. 3) Teslimat + iade = Yeni pazarlama DHL’nin 2025 trend okuması, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici olduğunu, sosyal ticaret ve AI ile birlikte büyüyen ana eksenlerden biri haline geldiğini vurguluyor. 2026’da hızlı teslimat tek başına yetmeyecek. Tüketici “nerede, ne zaman, nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap isteyecek. İade süreçleri de “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşecek. Büyükşehirlerde aynı gün/ertesi gün standardı daha da yayılırken, Anadolu’da maliyet optimizasyonu, mikro-depo ve iade toplama noktaları rekabet avantajı yaratacaktır. 4) Sosyal & Canlı Ticaret: İçerik satışı ile alışveriş eğlencesi Sosyal ticaret 2026’da sadece “link koymak” değil; uygulama içi ödeme, canlı yayın satışları, creator iş birlikleri ve topluluk üzerinden güven inşası demek. DHL de sosyal ticaretin yükselişini ana başlıklardan biri olarak işaretliyor. Türkiye’de influencer ekonomisi zaten güçlü. 2026 farkı, kampanya bazlı içerikten sürekli shoppertainment (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş olacak. Kısa videolar, canlı yayınlar, sınırlı stok satışları ve hızlı teslimat seçenekleri artık sosyal medyada daha çok karşımıza çıkacak. 5) Perakende Medya: Pazar yerleri reklam ağına dönüşüyor Markalar için görünürlük, giderek platform içi reklama yaslanıyor. Retail media (perakende medya), performans pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri olmaya devam ediyor; çünkü satın alma anına en yakın veri orada. 2026’da görünürlük satın almanın maliyeti daha da artarken, organik sıralama daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Bu yüzden marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak. 6) Döngüsel ekonomi ve ikinci el: Yeni ürün tek seçenek değil Sürdürülebilirlik, 2026’da etik bir başlık olmanın ötesinde; maliyet baskısı ve kaynak verimliliği nedeniyle operasyonel bir stratejiye dönüşüyor. DHL’nin sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odağı da bu yönelimi güçlendiriyor. Yenilenmiş ürün, ikinci el pazarları ve onarım ekosistemi, özellikle elektronik ve moda tarafında büyümesini sürdürecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.