Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Google Gemini

Kapsül Haber Ajansı - Google Gemini haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Google Gemini haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 680 Beygirlik CLA 45 4MATIC+ Tanıtıldı Haber

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 680 Beygirlik CLA 45 4MATIC+ Tanıtıldı

Markanın tamamen elektrikli altyapı üzerine geliştirdiği yeni performans otomobili, 680 beygir gücü, üç elektrik motorundan oluşan yenilikçi güç aktarım sistemi ve gelişmiş aerodinamik çözümleriyle dikkat çekiyor. Hem dört kapılı Coupé hem de Shooting Brake gövde seçenekleriyle satışa sunulacak model, AMG’nin sportif karakterini elektrikli mobiliteyle buluşturuyor. Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, yalnızca teknik verileriyle değil, sürüş hissini dijital teknolojilerle yeniden yorumlayan yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Marka, elektrikli otomobillerin performans algısını değiştirmeyi hedefleyen modelinde hız, menzil ve sürüş keyfini aynı potada eritiyor. Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+ Üç Elektrik Motoruyla Güçleniyor Modelin en dikkat çekici yeniliği, geleneksel çift motorlu elektrikli sistemlerin ötesine geçen özel güç ünitesi oldu. Mercedes-AMG, yeni CLA 45 4MATIC+’ta üç eksenel akışlı elektrik motoru kullandı. Bu motorlardan ikisi arka aksa, biri ise ön aksa güç vererek gelişmiş dört tekerlekten çekiş sistemiyle birlikte çalışıyor. Toplamda 680 beygir güç ve 500 kW performans üreten sistem, tork dağılımını sürüş koşullarına göre anlık olarak ayarlayabiliyor. Böylece aracın yol tutuşu, viraj performansı ve hızlanma karakteri sürekli optimize ediliyor. Özellikle kaygan zeminlerde ve yüksek hızlarda sistemin sunduğu denge, AMG mühendisliğinin yeni nesil elektrikli otomobillere nasıl uyarlandığını ortaya koyuyor. Mercedes-AMG Performance 4MATIC+ adı verilen değişken dört çeker sistemi, her tekerleğe iletilen gücü gerçek zamanlı olarak yöneterek sürücünün direksiyon komutlarına çok daha hızlı tepki verilmesini sağlıyor. 0’dan 100 Kilometre Hıza Sadece 2,7 Saniyede Ulaşıyor Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, performans verileriyle süper otomobilleri zorlayan bir karakter sergiliyor. Elektrikli güç ünitesi sayesinde araç, 0’dan 100 kilometre hıza yalnızca 2,7 saniyede ulaşabiliyor. Bu değer, markanın şimdiye kadar geliştirdiği en hızlı elektrikli modeller arasında yer almasını sağlıyor. Elektrik motorlarının sunduğu anlık tork sayesinde hızlanma sırasında güç kaybı yaşanmıyor ve sürücüye kesintisiz bir ivmelenme hissi sunuluyor. Mercedes-AMG, yeni modelde yalnızca düz yol performansına değil, yüksek hızlarda stabiliteye de odaklandı. Bu doğrultuda geliştirilen şasi sistemi, sportif sürüş karakterini günlük kullanım konforuyla bir araya getiriyor. 800 Volt Teknolojisiyle Uzun Menzil ve Çok Hızlı Şarj Elektrikli performans otomobillerinde en kritik unsurlardan biri olan batarya teknolojisi de yeni CLA 45 4MATIC+’ın güçlü yönleri arasında yer alıyor. Modelde kullanılan 94 kWh kapasiteli batarya, 800 volt mimarisi üzerine inşa edildi. Bu altyapı sayesinde araç, WLTP ölçümlerine göre Coupé versiyonunda yaklaşık 670 kilometre, Shooting Brake seçeneğinde ise yaklaşık 640 kilometreye ulaşan sürüş menzili sunuyor. Şarj performansı da segmentinin en iddialı seviyelerinde bulunuyor. Maksimum 330 kW DC hızlı şarj desteğine sahip olan otomobil, yalnızca 10 dakikalık şarjla yaklaşık 270 kilometrelik sürüş menzili kazanabiliyor. Bataryanın yüzde 10'dan yüzde 80 doluluk seviyesine ulaşması ise yaklaşık 22 dakika sürüyor. Bu özellikler, uzun yolculuklarda şarj molalarının ciddi ölçüde kısalmasını sağlayarak elektrikli otomobil kullanımını daha pratik hale getiriyor. Aktif Aerodinamik Sürüşe Göre Kendini Ayarlıyor Mercedes-AMG, yeni modelde aerodinamik verimliliği artırmak amacıyla aktif hava yönetim sistemlerine de yer verdi. Coupé versiyonunda kullanılan aktif arka spoyler ile Shooting Brake modelindeki hareketli tavan spoyleri, aracın hızına ve seçilen sürüş moduna göre otomatik olarak konum değiştiriyor. Böylece yüksek hızlarda yere basma kuvveti artırılırken normal sürüşlerde hava direnci azaltılıyor. Bu sistem yalnızca yol tutuşuna katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda enerji tüketimini optimize ederek batarya verimliliğine de destek oluyor. AMG RIDE CONTROL ile Pistten Günlük Kullanıma Geçiş Yeni CLA 45 4MATIC+ için geliştirilen şasi sistemi tamamen performans odaklı şekilde yeniden tasarlandı. Modelde adaptif AMG RIDE CONTROL süspansiyon sistemi görev yapıyor. Sürücüler farklı yol koşullarına uygun olarak yedi farklı sürüş modu arasında seçim yapabiliyor. Arka tekerlekler arasındaki tork dağılımı da elektronik olarak sürekli kontrol edilerek viraj performansı önemli ölçüde artırılıyor. Bu yapı sayesinde otomobil hem günlük şehir kullanımında konforlu bir karakter sunuyor hem de pist sürüşlerinde yüksek performans potansiyelini ortaya koyabiliyor. Elektrikli Otomobilde Klasik AMG Ruhunu Yaşatacak Teknolojiler Mercedes-AMG, elektrikli otomobillerde sürüş heyecanını artırmak amacıyla tamamen yeni dijital çözümler geliştirdi. Yeni AMGFORCE S+ sistemi, içten yanmalı AMG modellerindeki sürüş hissini dijital ortamda yeniden oluşturuyor. Yapay motor sesi, sanal vites geçişleri ve koltuklara entegre edilen titreşim sistemi sayesinde sürücünün klasik AMG deneyimine yakın bir his yaşaması hedefleniyor. Bu teknoloji, elektrikli otomobillerde sessiz sürüşün yerine daha duygusal ve etkileşimli bir performans deneyimi sunmayı amaçlıyor. Yapay Zekâ Destekli Yeni MBUX Sistemi Dikkat Çekiyor Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, markanın geliştirdiği MB.OS işletim sistemi üzerine çalışan en güncel MBUX bilgi-eğlence platformunu da beraberinde getiriyor. Araçta ChatGPT, Microsoft Bing ve Google Gemini destekli yapay zekâ çözümleri entegre şekilde sunuluyor. Bu sayede sürücüler doğal konuşma diliyle birçok araca erişebilirken, otomobil sürüş alışkanlıklarını analiz ederek kişiselleştirilmiş öneriler de sunabiliyor. AMG’ye özel geliştirilen dijital ekranlar ise performans verilerinin anlık olarak takip edilmesine, sürüş karakteristiklerinin analiz edilmesine ve aracın farklı ayarlarının detaylı biçimde kişiselleştirilmesine imkân tanıyor. Elektrikli otomobil teknolojilerinin hızla geliştiği bir dönemde tanıtılan Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, yüksek performansı uzun menzil, hızlı şarj altyapısı ve gelişmiş dijital teknolojilerle bir araya getirerek premium elektrikli spor otomobil segmentinde dikkat çeken yeni alternatiflerden biri olmaya hazırlanıyor. Model, AMG'nin yıllardır özdeşleştiği sürüş karakterini elektrikli mobilite çağında da koruma hedefinin en güçlü temsilcileri arasında gösteriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli Türkiye Yolunda Haber

Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli Türkiye Yolunda

Renault Megane E-Tech Elektrikli, 2022 yılında yeni nesil elektrikli araçların ilk temsilcisi olarak tasarım, teknoloji ve sürüş deneyimi açısından daha fazla değer yaratmak amacıyla yollara çıktı. Özgün ve dikkat çekici tasarımı, sağladığı sürüş keyfi ve gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemiyle Megane E-Tech Elektrikli, elektrikli mobilitenin önemli modelleri arasında yer almayı başardı. Hızla değişen ve son derece rekabetçi olan kompakt elektrikli araç pazarında Renault, Megane E-Tech Elektrikli’ye dört temel alanda yaptığı iyileştirmelerle rekabet avantajı sağlıyor: Daha dinamik tasarım, elektrikli mobilite alanında gelişmiş bilgi-birikimi, arttırılmış kullanıcı dostu teknoloji, tüm donanım seviyelerinde cömertçe geliştirilen yalın bir ürün yelpazesi. Megane E-Tech Elektrikli, bu geliştirmeleriyle kompakt elektrikli araç segmentindeki konumunu sağlamlaştırmayı hedefliyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli, 2026 yılının son çeyreğinde Türkiye’de de satışa sunulacak. Sportif ve Modern Tasarım Yeni Megane E-Tech Elektrikli’nin ön cephesi, far bölümü hariç olmak üzere tamamen yeniden tasarlandı. Belirginleştirilen tampon rengi, yeni ışık imzasıyla birlikte daha sportif ve canlı bir görünüm sağlıyor. Kapalı radyatör ızgarası, sahip olduğu parlak siyah yüzeyi ve elmas deseniyle Renault logosunu bir araya getirerek Megane E-Tech Elektrikli’nin yeni görsel kimliğinin bir parçasını oluşturuyor. Ön cephe, elmas desenli gündüz farları sayesinde daha modern bir görünüm ortaya koyuyor. Arka aydınlatma üniteleri ise artık kapak merceği olmadan 3 boyutlu parçalar halinde konumlanarak tasarımı güçlendiriyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli, bu değişiklikler dışında başarısına katkıda bulunan özelliklerini de koruyor. Uzun aks mesafesi, 19 veya 20 inç jantlar, gövde altı koruması ile dikkat çekici çamurluk kemerleri, eğimli tavan çizgisi ve gizli kapı kolları, Yeni Megane E-Tech Elektrikli’nin kendine özgü özelliklerini tasarımsal olarak ifade ediyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli, yeni “Saten Arduvaz Mavi” dahil olmak üzere yedi farklı gövde rengiyle geliyor. Bu yeni renk, yıldız siyah tavan opsiyonuyla birlikte sunuluyor. Techno ve Esprit Alpine: İki Farklı Megane İfadesi Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, artık Techno ve Esprit Alpine olmak üzere her biri kendi tarzında iki tamamlayıcı donanım seviyesiyle satışa sunuluyor. Techno donanım seviyesi; Google ile entegre 12 inç openR çift ekranlı dijital gösterge paneli dışında elektrikli araç rota planlayıcısı, ısı pompası ve batarya ön koşullandırma gibi günlük elektrikli sürüş için gereken özellikleri içeriyor. Ayrıca 220 hp gücünde bir motorla, yeni 19 inç alaşım jantlarla ve sınıfının en iyi değerleri arasında yer alan bir bagaj hacmiyle kullanıcılara sunuluyor. Üst donanım seviyesi olarak Esprit Alpine versiyon ile gelen özellikler ise bu modelin karakterini ve prestijini vurguluyor. Farklı dış tasarım öğelerine sahip bu versiyon, 20 inç alaşım jantlar ve özel tasarım unsurlarıyla yollara çıkıyor. Ayrıca elektrikli masaj özellikli koltuklar ve üst seviye Harman Kardon ses sistemi ile gelişmiş bir araç içi deneyim sunarken; sahip olduğu çok sayıda sürüş destek sistemi ise sürücünün hayatını kolaylaştırıyor ve sürüş güvenliğini destekliyor. Daha Sofistike Bir Görünüme Sahip Şık Bir İç Mekân Yeni Megane E-Tech Elektrikli’nin Techno donanım seviyesinde, suni deri yüzeye sahip ön konsol kalite algısını artırıyor. Elektrikli koltuklar, açık gri veya titanyum siyahı suni deri renk seçenekleriyle opsiyonel olarak sunuluyor. Bunları ise kapı panellerinde ve ön konsolda ahşap veya gri desenli özel süslemeler tamamlıyor. Esprit Alpine donanım seviyesi ise yeni bir iç tasarımla dikkat çekiyor. Koyu griden maviye uzanan spektral gri kapı döşemeleri bu versiyonun sportif ve zarif karakterini güçlendiriyor. Ambiyans aydınlatma, genel kokpit ortamını ve kalite algısını arttırmaya yardımcı oluyor. Ambiyans aydınlatma kullanım koşullarına uyum sağlıyor ve ayrıca sürücünün tercihlerine uygun bir ortam yaratacak şekilde kişiselleştirilebiliyor. Optimum Enerji Verimliliği İçin Yeni Bir Batarya Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, nadir toprak elementleri içermeyen, 220 hp (300 Nm) güç üreten sargılı senkron bir motorla yollara çıkıyor. Model, WLTP standardına göre 500 kilometreye varan WLTP menzile sahip yeni 67 kWh'lik bir batarya ile sunuluyor. Yeni nesil LFP (lityum demir fosfat) kimyasına dayanan batarya, 232 adet sıkıca yerleştirilmiş hücreden (Pouch 2 Cell) oluşan ve dünyada bir ilk olan yenilikçi bir “hücreden pakete” (C2P) mimarisini kullanıyor. Bu düzen hem enerji yoğunluğunu hem de kullanılabilir batarya kapasitesini optimize ederek %53'lük mükemmel bir paketleme verimliliği sağlıyor. Bu güncelleme aynı zamanda şarj performansını da iyileştiriyor. 165 kW'a (+35 kW) çıkarılan DC hızlı şarj gücü ile batarya, yaklaşık 24 dakikada (-%25) %15'ten %80'e şarj oluyor. Elektrik ekosistemi, enerji verimliliğini ve yönetimini optimize etmek için tasarlanan bir dizi teknolojiye dayanıyor. Google Haritalar'ın rota planlayıcısı, seyahat süresini optimize etmek üzere şarj gereksinimlerini dikkate alıyor. Isı pompası ve batarya ön koşullandırma gibi enerji optimizasyon özellikleri, tüm çalışma koşullarında batarya performansının korunmasına yardımcı oluyor. Çift yönlü 11 kW veya 22 kW AC (opsiyonel) şarj özelliği kompakt otomobil pazarında benzersiz olup çift yönlü şarj özelliği ile daha fazla şarj ve kullanım esnekliği sağlıyor. Çift yönlü şarj ve V2L (araçtan cihaza) işlevi, kullanıcıların 3.700W'a kadar nominal güce sahip 220V'luk bir cihazı, güç-nesne adaptörü kullanarak bataryaya bağlamasına olanak tanıyor. Google ile Entegre OpenR Link Sistemi Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, Google ile Entegre openR Link sistemiyle donatılıyor ve bu sayede günlük kullanımda kusursuz ve sezgisel bir bağlantı deneyimi sunuyor. Sol ön cam sütununda bulunan kamera ile yapılan yüz taramasıyla kullanıcının bir profili oluşturuluyor ve kullanıcı direksiyonun başına geçtiği anda sürüş pozisyonu ve Google ile Entegre openR Link ortamı gibi kişiselleştirilmiş ayarlar otomatik olarak etkinleştirilebiliyor. Ters L şeklinde tasarlanan çift ekran, gösterge paneli ile bilgi-eğlence sistemini tek ve kesintisiz bir yüzeyde bir araya getiriyor. Tüm versiyonlarda 12,3 inçlik dijital gösterge paneli ile 12 inçlik multimedya ekranı arasında bölünmüş toplam 774 cm²'lik bir alana sahip olan bu ekranın kalitesi, sınıfının en iyileri arasında yer alıyor. Google Gemini[1] ise sürücülerin araçlarıyla doğal ve konuşma dilinde etkileşim kurmalarını sağlıyor. Böylece sürücülerin dikkatlerini yoldan ayırmadan isteklerini verimli bir şekilde yerine getirmelerine yardımcı oluyor. Yeni Renault Megane E-Tech Elektrikli, “MySense” modunun yerini alan SMART işlevine de sahip. Bu teknoloji, sürücünün davranışına bağlı olarak Multi-Sense sürüş modları (Eko, Konfor ve Spor) arasındaki geçişi otomatik olarak kontrol ediyor. Tek Pedal Sürüş ve Dört Kademeli Rejeneratif Fren Sistemi Renault, Yeni Megane E-Tech ile Tek Pedal Sürüş işlevini sunuyor. Bu işlev, sürücünün sadece güç pedalını kullanarak hızlanmasını ve tamamen durmasını sağlıyor. Yavaşlama, elektromotor tarafından sağlanıyor. Bu motor, yumuşak ve kademeli bir yavaşlama süreciyle aracı tamamen durduruyor. Araç durduktan birkaç saniye sonra elektrikli park freni otomatik olarak devreye girerek %20'ye varan eğimlerde bile hareketsiz kalıyor. Yeni Megane E-Tech Elektrikli’de, direksiyonda yer alan kollar ile seçilebilen ve Tek Pedal Sürüş modu ile tamamlanan dört farklı seviyede rejeneratif fren sistemi de bulunuyor. Daha Rahat Bir Sürüş Deneyimi İçin Otuza Varan Sürüş Yardımcısı Yeni Renault Megane E-Tech, her durumda güvenliği artırmak ve sürücüyü desteklemek üzere tasarlanan çok sayıda güvenlik özelliği ve sürüş yardımcısı ile yollara çıkıyor. Yükseltmeler akıllı adaptif hız sabitleyici, acil durum fren yardımcısı, öngörülü eko sürüş tavsiyesi, geliştirilmiş gerçekçi görünüm, güvenlik puanı, güvenlik koçu ve güvenlik monitörünü de içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Volvo Cars’tan Devrim: Google Gemini Tüm Modellerde Kullanıma Sunuluyor Haber

Volvo Cars’tan Devrim: Google Gemini Tüm Modellerde Kullanıma Sunuluyor

Volvo Cars, otomotiv dünyasında önemli bir adım atarak Google Gemini yapay zeka asistanını araçlarına entegre etmeye başladı. Google ile yapılan iş birliği kapsamında geliştirilen bu yenilik, sürücülerin araçlarıyla kurduğu etkileşimi tamamen değiştirmeyi hedefliyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2020 model ve sonrası Volvo araçlar, kablosuz güncellemeler (OTA) sayesinde Gemini teknolojisini kullanmaya başlayacak. Uygulamanın ilk etapta ABD’de devreye alınacağı, ardından diğer pazarlara yayılacağı bildirildi. Araçlarla İletişimde Yeni Dönem Google Gemini, geleneksel sesli komut sistemlerinden farklı olarak daha gelişmiş bir yapay zeka deneyimi sunuyor. Sürücüler artık araçlarıyla doğal konuşma diliyle iletişim kurabilecek. Yeni sistem sayesinde kullanıcılar: Seyahat planları oluşturabilecek Yol üzerindeki en iyi durakları bulabilecek Mesajlarını özetleyip farklı dillerde gönderebilecek Müzik ve medya içeriklerini ruh haline göre yönetebilecek Bu özellikler, sürüş sırasında dikkat dağınıklığını azaltırken konforu artırmayı amaçlıyor. Seyahat ve Günlük Kullanım Daha Akıllı Hale Geliyor Gemini, özellikle uzun yolculuklarda sürücülere büyük kolaylık sağlıyor. Örneğin kullanıcılar: “Aile dostu bir tatil öner” “Yol üzerinde en iyi kahve nerede?” gibi sorular sorarak anlık öneriler alabiliyor. Ayrıca Google Maps entegrasyonu sayesinde en uygun rota ve durak seçenekleri hızlıca sunuluyor. Volvo ve Google İş Birliği Güçleniyor Volvo Cars, 2025 yılında Google tarafından araç içi teknolojilerin geliştirilmesinde stratejik ortak olarak seçilmişti. Bu iş birliği sayesinde Volvo, yeni nesil teknolojilerin gerçek kullanım senaryolarında test edilmesinde önemli rol oynuyor. Volvo Cars Global Yazılım Mühendisliği Başkanı Alwin Bakkenes, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Amacımız insan odaklı teknoloji geliştirmek. Google Gemini ile sürüş deneyimini daha doğal ve güvenli hale getiriyoruz” dedi. Google Android for Cars Başkan Yardımcısı Patrick Brady ise, bu teknolojinin sürücüler için daha az karmaşıklık ve daha fazla güvenlik anlamına geldiğini vurguladı. Milyonlarca Araç Güncellemeyle Yenileniyor Volvo, kablosuz güncellemeler sayesinde mevcut araç filosuna da yeni özellikler kazandırmaya devam ediyor. Mart 2026’da gerçekleştirilen büyük çaplı infotainment güncellemesi, dünya genelinde milyonlarca kullanıcıya ulaşmıştı. Google Gemini entegrasyonunun da benzer şekilde geniş bir kullanıcı kitlesine yayılması bekleniyor. Hangi Modellerde Kullanılacak? Google Gemini, aşağıdaki Volvo modellerinde aktif hale getirilecek: C40, EC40, EX40, XC40, S60, V60, XC60, V90, S90, XC90, EX90, EX30 ve diğer Google entegre sistemli modeller. Kullanım Şartları ve Detaylar İlk aşamada ABD’de aktif olacak Google hesabı ve internet bağlantısı gerekecek Özellikler ülkeye göre değişiklik gösterebilir Bazı uygulamalar için ek kurulum gerekebilir Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akıllı Telefonlarda Çok Modlu Yapay Zekâ Arkadaşı Trendi Büyüyor  Haber

Akıllı Telefonlarda Çok Modlu Yapay Zekâ Arkadaşı Trendi Büyüyor 

Mobil yapay zekâ dönemini başlatan Samsung’un Symmetry Research iş birliğiyle gerçekleştirdiği küresel araştırmanın sonuçlarına göre, kullanıcıların neredeyse yarısı (%47) yapay zekâ destekli özellikler olmadan günlük rutinlerinin aksayacağını belirtiyor. Akıllı cep telefonlarıyla birlikte günlük hayatın vazgeçilmezi olmaya başlayan mobil yapay zekâ, kullanıcı trendlerinde de büyük bir kırılmaya işaret ediyor. Küresel araştırmalar ve önümüzdeki döneme damgasını vurması beklenen trend raporları, mobil yapay zekânın artık sadece "fotoğraf düzenlemek" için değil; proaktif ve kişiselleştirilmiş bir asistan olarak hayatın tam merkezinde yer aldığını gösteriyor. Samsung’un dünyanın ilk yapay zekâ destekli telefonu olan Galaxy S24 serisinin 2024’te piyasaya çıkışı, akıllı telefonların tarihinde donanımdan yapay zekâ inovasyonuna geçişi simgeliyor. O zamandan bu yana Samsung, çok modlu yapay zekâyı güçlendirerek ve giyilebilir cihazlardan tabletlere, bilgisayarlara ve daha fazlasına taşıyarak mobil yapay zekâ ekosistemini büyütmeye devam ediyor. Samsung’un Symmetry Research iş birliğiyle gerçekleştirdiği ve sürekli yenilediği küresel araştırmanın sonuçları, “yapay zekâ olmadan asla” diyenlerin tüm dünyada hızla arttığını gösteriyor. Kullanıcıların yarısı ‘yapay zekâ olmazsa günlük rutinlerim aksar’ diyor Araştırmanın en dikkat çekici verisi, yapay zekânın artık vazgeçilmez kişisel bir asistan hatta arkadaş haline gelmesi. Katılımcıların neredeyse yarısı (yüzde 47), yapay zekâ destekli özellikler olmadan günlük rutinlerinin aksayacağını belirtiyor. Sesli komut ve sohbet özelliği ise mobil yapay zekâ özellikleri arasında ön sıralara yerleşiyor. Kullanıcıların yüzde 45'i, artık sesli komutları en az klavye ile yazmak kadar sık kullandığını ifade ediyor. Mobil yapay zekânın doğal dil işleme yeteneğindeki geliştirmeler ve bu sayede sunduğu akıcılık, kullanıcıların hayatına kolaylık katmaya devam ediyor. Farkında olmadan yapay zekâ özellikleri kullananlar çoğunlukta Araştırma, kullanıcıların akıllı telefonlarında yaptıkları çoğu şeyin arkasında yapay zekâ olduğunu fark etmediklerini de ortaya koyuyor. Kullanıcıların yaklaşık %80'i Galaxy AI özelliklerini en az bir kez denemiş olsa da birçok kullanıcı arka planda çalışan (hava durumu tahminleri, otomatik ayarlanan ekran parlaklığı vb.) özelliklerin yapay zekaya özgü olduğunu fark etmiyor. Yeni nesil cihazlarla birlikte yapay zekâ kullanım oranlarında da büyük bir artış trendi görülüyor. Örneğin Samsung’un 2025 yılı başında dünyaya tanıttığı Galaxy S25 kullanıcılarının %70'inden fazlası yapay zekâ araçlarını aktif olarak kullanıyor. Google Gemini entegrasyonu ise yapay zekâ kullanım oranını 3 kat artırmış durumda. Galaxy AI dünyasında en çok kullanılan ve favori olarak nitelendirilen yapay zekâ aracı ise %54 oranıyla, ekranda herhangi bir şeyi daire içine alarak aramayı sağlayan "Circle to Search" özelliği olarak öne çıkıyor.

Türkiye’de Yeni Yıl Motivasyonu Arama Trendlerine Yansıdı, "Yeni Kararlar" Zirvede Haber

Türkiye’de Yeni Yıl Motivasyonu Arama Trendlerine Yansıdı, "Yeni Kararlar" Zirvede

Google Trends verilerine göre Türkiye’de Aralık 2025 ve Ocak 2026’nın ilk 10 gününü kapsayan dönemde "yeni yıl kararları" aramaları, bir önceki 40 günlük sürece kıyasla büyük bir artış gösterdi. Bu motivasyonun fiziksel sağlığa yansıması olarak, Ocak ayının ilk haftasında "spor salonu" aramalarında %20’lik bir artış kaydedildi. Kullanıcıların kendilerini geliştirme isteği eğitim alanında da belirginleşirken, "ingilizce nasıl öğrenilir" aramaları %40 artış gösterdi; "yazılım nasıl öğrenilir" sorgusu ise dönemin en çok ilgi çeken konu başlıklarından biri oldu. Kariyer hedeflerinde uzmanlaşma arayışı Yeni yılla birlikte mesleki gelişim ve yeni bir kariyere adım atma isteği "nasıl olunur" sorgularında kendini gösterdi. Sağlık ve teknik alanlarda uzmanlaşmaya yönelik "başhekim nasıl olunur", "fizyoterapist nasıl olunur" ve "inşaat mühendisi bilirkişi nasıl olunur" gibi aramalar ön plana çıktı. Bunların yanı sıra kullanıcılar, "memur", "arapça öğretmeni", "ambulans şoförü" ve "adli tıp uzmanı" gibi farklı meslek dallarına dair yol haritalarını sorguladılar. Yetenekleri geliştirme ve farkındalık Mevcut yetkinliklerini bir üst seviyeye taşımak isteyen kullanıcılar, hem zihinsel hem de iş odaklı gelişim başlıklarını mercek altına aldı. "Ticaret zekası nasıl geliştirilir" ve "hitabet nasıl geliştirilir" gibi iş dünyasına yönelik aramalar dikkat çekerken; "beyin geliştirme", "refleks geliştirme" ve "durumsal farkındalık" gibi bilişsel performansı artırmaya yönelik sorgular yükselişe geçti. Bunun yanı sıra dil becerilerini pekiştirmeye yönelik "ingilizce listening nasıl geliştirilir" sorgusu da dönemin trendleri arasında yer aldı. En popüler "Nasıl Başlanır?" aramaları Kullanıcıların yeni hobilerden iş hayatına ve kişisel disipline kadar pek çok farklı alanda ilk adımı atmaya hazırlandığı görülüyor. Ocak ayının ilk döneminde "nasıl başlanır" başlığı altında yapılan aramalarda spor, kuyumculuk ve ticarete atılma isteği dikkat çekiyor. Ayrıca kullanıcılar ilk defa namaza başlama, gitar çalma, şişle veya genel olarak örgü tekniklerini öğrenme ve felsefe okumaya giriş yapma gibi konuları da yoğun bir şekilde sorgulayarak yeni yıla dair gelişim hedeflerini belirlediler. Google’ın yapay zekâ araçları ile yeni yıl hedeflerini planla Google’ın yapay zekâ destekli araçları, kullanıcıların yeni yıl hedeflerine ulaşmalarını daha verimli hale getiriyor. Google Gemini, kişisel hedeflerinizden yaklaşan etkinliklere kadar pek çok detayı dikkate alarak size özel çalışma programları veya stil önerileri sunabiliyor. Gemini Live ile yeni başladığınız bir hobide kullanacağınız bir ekipmanın veya merak ettiğiniz bir kaynağın fotoğrafını çekerek saniyeler içinde detaylara ulaşmak mümkün. Bu teknolojik destekler, kişisel gelişimi ve trendleri takip etmeyi daha hızlı ve keyifli bir deneyime dönüştürüyor.

Şirketlerin Üçte Biri Yapay Zeka Stratejisini Tanımladı Haber

Şirketlerin Üçte Biri Yapay Zeka Stratejisini Tanımladı

Stratejisini yönetim kurulu düzeyinde tanımlayan şirketlerin oranı yüzde 37,6 olurken, kurumların en çok zorlandığı alanlar yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak öne çıktı. Üretken yapay zekada en çok kullanılan modeller ise OpenAI (yüzde 80), Microsoft Copilot (yüzde 44) ve Google Gemini (yüzde 42) oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI), Türkiye’deki kurumların yapay zeka yolculuğunu ortaya koyan Yapay Zeka Araştırması 126 kurumun katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’de şirketlerin yapay zeka stratejilerini, uygulama alanlarını ve karşılaştıkları zorluklara ışık tutan araştırma, Türkiye’de her 6 şirketten birinin yapay zekayı aktif olarak kullandığını beş ve üzeri proje yürüten kurum oranının ise yüzde 32,8 olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 37,6’sı yapay zekayı yönetim kurulu düzeyinde onaylanmış bir stratejiyle ele alıyor. Ancak kurumların önemli bir kısmı hâlâ “hazırlık” veya “taslak” aşamasında. Raporda, yapay zekanın stratejik olarak en çok “operasyonel verimliliği artırma”, “maliyet düşürme” ve “karar destek sistemlerini güçlendirme” amacıyla konumlandırıldığı vurgulanıyor. Yapay zekayı organizasyonel yapısına entegre eden şirket sayısı artarken, dedike yapay zeka ekibine sahip kurum oranı yüzde 15,2’ye yükseldi. Bu ekiplerin yüzde 42’si 4 ila 10 kişiden oluşuyor ve çoğu veri analitiği birimleriyle entegre biçimde çalışıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekayı bireysel inisiyatiflerden çıkararak kurumsal bir uzmanlık alanı haline getirmeye başladığını gösteriyor. Üretken yapay zekada farkındalık yükseliyor TRAI raporu, Türkiye’de üretken yapay zeka (GenAI) alanında önemli bir hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Şirketlerin büyük bölümü, içerik üretimi, kurumsal eğitim, müşteri iletişimi, kodlama ve raporlama gibi alanlarda üretken yapay zekayı test ediyor. Kurumların yüzde 80’i OpenAI, yüzde 44’ü Microsoft Copilot, yüzde 42’si ise Google Gemini modellerini tercih ediyor. Bununla birlikte, Anthropic Claude, Meta Llama ve Mistral gibi alternatif modellerin de giderek yaygınlaştığı görülüyor. Bu tablo, Türkiye’de kurumların artık “tek kaynaklı” model anlayışından uzaklaştığını, farklı modellerle hibrit yaklaşımlara yöneldiğini gösteriyor. Rapora göre, üretken yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında chatbotlar ve kurumsal asistanlar, copilotlar ve kodlama destekleri, içerik üretimi ve özetleme araçları, RAG tabanlı çözümler ve kurumsal bilgi yönetimi sistemleri yer alıyor. Ajan tabanlı yapay zeka uygulamaları yükseliyor Araştırmada “bir sonraki dalga” olarak nitelendirilen ajan tabanlı yapay zeka sistemleri, Türkiye’de yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Henüz erken aşamada olan bu alanda, şirketlerin yarısından fazlası pilot projeler yürütüyor veya kavramsal kanıt (PoC) çalışmaları gerçekleştiriyor. Kurumların en çok tercih ettiği platformlar arasında Microsoft Copilot Studio, LangChain ve Google AI Agent Builder öne çıkıyor. Uygulama alanlarında ise HR Agent, Finance Agent, CRM Agent ve Doküman Asistanı gibi örnekler dikkat çekiyor. Bu bulgular, Türkiye’de şirketlerin üretken yapay zekadan “düşünen ve aksiyon alan sistemler”e geçiş sürecinde olduğunu, ajan mimarilerin giderek stratejik bir dönüşüm aracı haline geldiğini gösteriyor. Yapay zeka yolculuğunda üç temel engel: yetenek, bütçe ve kültür Araştırma, kurumların yapay zeka dönüşümünde en çok zorlandığı üç alanı yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak sıralıyor. Katılımcıların en çok desteğe ihtiyaç duyduğu konular ise “doğru kullanım alanlarını belirleme”, “uygulama ve geliştirme süreçlerini yönetme” ve “organizasyonel adaptasyon” oldu. Ayrıca, kurumların önemli bir bölümü hâlâ veri güvenliği, yönetişim ve etik çerçeveler konusunda gelişim ihtiyacı duyduğunu belirtti. Rapora göre, kurumların büyük çoğunluğu yapay zeka projelerinde Microsoft Azure altyapısını kullanıyor; bunu Google Cloud ve AWS izliyor. Hibrit modellerin artması, bulut tabanlı çözümlerle birlikte yerel altyapıların da etkin biçimde değerlendirildiğini ortaya koyuyor. “Türkiye’nin potansiyeli büyük, ama vizyoner liderliğe ihtiyaç var” Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRAI Kurucusu Halil Aksu, şunları söyledi: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji değil, geleceğin dili, ekonomilerin motoru, rekabetin yeni ölçüsü. Türkiye’de kurumlar bu dönüşümün farkında; ancak strateji, yetkinlik ve kültür dönüşümü alanlarında hâlâ gelişim alanlarımız var. Bu rapor, Türkiye’nin yapay zeka yolculuğuna ayna tutarken, aynı zamanda bir çağrı niteliğinde. Potansiyelimiz büyük ama bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için vizyoner liderliğe, güçlü iş birliklerine ve kararlı adımlara ihtiyaç var.

Türkiye'nin Yapay Zeka Nabzı Ölçüldü: Şirketlerin Yüzde 15,2’si Yapay Zekayı İş Süreçlerine Entegre Etti Haber

Türkiye'nin Yapay Zeka Nabzı Ölçüldü: Şirketlerin Yüzde 15,2’si Yapay Zekayı İş Süreçlerine Entegre Etti

126 kurumun katılımıyla hazırlanan rapora göre, yapay zekayı aktif olarak kullanan şirketlerin oranı yüzde 15,2’ye, beş ve üzeri proje yürüten kurumların oranı yüzde 32,8’e ulaştı. Stratejisini yönetim kurulu düzeyinde tanımlayan şirketlerin oranı yüzde 37,6 olurken, kurumların en çok zorlandığı alanlar yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak öne çıktı. Üretken yapay zekada en çok kullanılan modeller ise OpenAI (yüzde 80), Microsoft Copilot (yüzde 44) ve Google Gemini (yüzde 42) oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), “Zekanın Ötesi” temasıyla düzenlediği Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde, Türkiye’deki kurumların yapay zeka yolculuğunu ortaya koyan Yapay Zeka Araştırması sonuçlarını açıkladı. 126 kurumun katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de şirketlerin yapay zeka stratejilerini, uygulama alanlarını ve karşılaştıkları zorluklara ışık tuttu. Bulgular, Türkiye’de her 6 şirketten birinin yapay zekayı aktif olarak kullandığını beş ve üzeri proje yürüten kurum oranının ise yüzde 32,8 olduğunu ortaya koydu. Kurumların üçte biri yapay zeka stratejisini tanımladı Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 37,6’sı yapay zekayı yönetim kurulu düzeyinde onaylanmış bir stratejiyle ele alıyor. Ancak kurumların önemli bir kısmı hâlâ “hazırlık” veya “taslak” aşamasında. Raporda, yapay zekanın stratejik olarak en çok “operasyonel verimliliği artırma”, “maliyet düşürme” ve “karar destek sistemlerini güçlendirme” amacıyla konumlandırıldığı vurgulanıyor. Yapay zekayı organizasyonel yapısına entegre eden şirket sayısı artarken, dedike yapay zeka ekibine sahip kurum oranı yüzde 15,2’ye yükseldi. Bu ekiplerin yüzde 42’si 4 ila 10 kişiden oluşuyor ve çoğu veri analitiği birimleriyle entegre biçimde çalışıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekayı bireysel inisiyatiflerden çıkararak kurumsal bir uzmanlık alanı haline getirmeye başladığını gösteriyor. Üretken yapay zekada farkındalık yükseliyor TRAI raporu, Türkiye’de üretken yapay zeka (GenAI) alanında önemli bir hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Şirketlerin büyük bölümü, içerik üretimi, kurumsal eğitim, müşteri iletişimi, kodlama ve raporlama gibi alanlarda üretken yapay zekayı test ediyor. Kurumların yüzde 80’i OpenAI, yüzde 44’ü Microsoft Copilot, yüzde 42’si ise Google Gemini modellerini tercih ediyor. Bununla birlikte, Anthropic Claude, Meta Llama ve Mistral gibi alternatif modellerin de giderek yaygınlaştığı görülüyor. Bu tablo, Türkiye’de kurumların artık “tek kaynaklı” model anlayışından uzaklaştığını, farklı modellerle hibrit yaklaşımlara yöneldiğini gösteriyor. Rapora göre, üretken yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında chatbotlar ve kurumsal asistanlar, copilotlar ve kodlama destekleri, içerik üretimi ve özetleme araçları, RAG tabanlı çözümler ve kurumsal bilgi yönetimi sistemleri yer alıyor. Ajan tabanlı yapay zeka uygulamaları yükseliyorAraştırmada “bir sonraki dalga” olarak nitelendirilen ajan tabanlı yapay zeka sistemleri, Türkiye’de yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Henüz erken aşamada olan bu alanda, şirketlerin yarısından fazlası pilot projeler yürütüyor veya kavramsal kanıt (PoC) çalışmaları gerçekleştiriyor. Kurumların en çok tercih ettiği platformlar arasında Microsoft Copilot Studio, LangChain ve Google AI Agent Builderöne çıkıyor. Uygulama alanlarında ise HR Agent, Finance Agent, CRM Agent ve Doküman Asistanı gibi örnekler dikkat çekiyor. Bu bulgular, Türkiye’de şirketlerin üretken yapay zekadan “düşünen ve aksiyon alan sistemler”e geçiş sürecinde olduğunu, ajan mimarilerin giderek stratejik bir dönüşüm aracı haline geldiğini gösteriyor. Yapay zeka yolculuğunda üç temel engel: yetenek, bütçe ve kültür Araştırma, kurumların yapay zeka dönüşümünde en çok zorlandığı üç alanı yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak sıralıyor. Katılımcıların en çok desteğe ihtiyaç duyduğu konular ise “doğru kullanım alanlarını belirleme”, “uygulama ve geliştirme süreçlerini yönetme” ve “organizasyonel adaptasyon” oldu. Ayrıca, kurumların önemli bir bölümü hâlâ veri güvenliği, yönetişim ve etik çerçeveler konusunda gelişim ihtiyacı duyduğunu belirtti. Rapora göre, kurumların büyük çoğunluğu yapay zeka projelerinde Microsoft Azure altyapısını kullanıyor; bunu Google Cloud ve AWS izliyor. Hibrit modellerin artması, bulut tabanlı çözümlerle birlikte yerel altyapıların da etkin biçimde değerlendirildiğini ortaya koyuyor. “Türkiye’nin potansiyeli büyük, ama vizyoner liderliğe ihtiyaç var” Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRAI Kurucusu Halil Aksu, şunları söyledi: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji değil, geleceğin dili, ekonomilerin motoru, rekabetin yeni ölçüsü. Türkiye’de kurumlar bu dönüşümün farkında; ancak strateji, yetkinlik ve kültür dönüşümü alanlarında hâlâ gelişim alanlarımız var. Bu rapor, Türkiye’nin yapay zeka yolculuğuna ayna tutarken, aynı zamanda bir çağrı niteliğinde. Potansiyelimiz büyük ama bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için vizyoner liderliğe, güçlü iş birliklerine ve kararlı adımlara ihtiyaç var.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.