Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Görüntü İşleme

Kapsül Haber Ajansı - Görüntü İşleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Görüntü İşleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın kuruluşunun 25. yılı kapsamında hayata geçirdiği “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisi, kadın profesyonellerin hikayelerini ekranlara taşımaya devam ediyor. Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınların ilham veren başarı öykülerinin anlatıldığı serinin yeni bölümünde, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson’ın 28 yıllık kariyeri, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik eden çalışmaları ve iş hayatının ardındaki yaşam öyküsü izleyicilerle buluşuyor. Kariyerinin yaklaşık 20 yılını Türkiye’de ve yurt dışında farklı sektörlere yönelik danışmanlık projelerinde geçiren İsmihan Baysal Anderson, ulusal ve uluslararası şirketlerle edindiği deneyimini havacılık sektörüne taşıyor. Havalimanının 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan teknoloji altyapısına yön veren Anderson, check-in, boarding ve bagaj sistemlerinden yapay zeka destekli yolcu çözümlerine kadar pek çok teknolojik sürecin yönetiminde görev alarak kurumun dijital dönüşümüne liderlik ediyor. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Anderson ve ekibi, dünyada farklı sektörlerde uygulanan teknolojik çözümleri havacılığa uyarlayarak yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği geliştirmeye odaklanıyor. Havalimanının görünmeyen teknoloji ağı 7/24 çalışıyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yolcu yoğunluğunun daha etkin yönetilmesi amacıyla yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Bu sistemlerle belirli alanlardaki kuyruk ve yoğunluklar ölçümlenirken, yolcu hareketlerinin ne kadar sürede azaldığı ve süreçlerin hangi hızla ilerlediği takip edilebiliyor. Belirlenen eşiklerin aşılması durumunda operasyon ekiplerine iletilen uyarılar, sahadaki yoğunluğa zamanında müdahale edilmesine katkı sağlıyor. Anderson’ın liderliğinde gerçekleşen teknolojik dönüşüm çalışmalarından bir diğeri ise havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy. Kasım 2024'te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Antalya’da düzenlenen “AI in the Sky” konferansında “Havacılık sektöründe yapay zeka çözümleri: CRM ve yolcu deneyimi” oturumunda tanıtılan SAVVy, Sabiha Gökçen Havalimanı’na atanan IATA kodu ‘SAW’dan hareketle türetildi. SAVVy’nin kelime anlamı ‘anlayışlı’ olup havalimanının misafirperver ruhunu geleceğin yapay zekâ vizyonuyla harmanlayıp adeta baştan tanımlıyor. “Yenilikçi, yapay zekâ destekli dijital asistan SAVVy, rutin sorgulamaları otomatikleştirerek yolcu sorularına anlık cevap ve çözümler sunuyor. Böylece Sabiha Gökçen SAW Care Çağrı Merkezi'ndeki çalışanların daha karmaşık konulara odaklanabilmesine ve üstün bir müşteri deneyimi sunulmasına olanak sağlıyor.” 7 gün 24 saat sekiz dilde (Türkçe, İngilizce,Rusça, Fransızca,Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca) hizmet veren ve bugün çağrı merkezine yöneltilen soruların yaklaşık yüzde 40’ını tek başına karşılayan SAVVy, yolcuların havalimanına ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı biçimde ulaşmasını sağlıyor. SAVVy uçuş ve otopark sistemleriyle entegrasyonu bulunan dijital asistanın bir sonraki aşamasında WhatsApp entegrasyonu üzerinde çalışılıyor. Böylece yolcuların bilgiye erişim kanallarının daha da genişletilmesi hedefleniyor. Anderson’ın havalimanındaki teknoloji yolculuğunda dikkat çeken bir diğer proje ise E-Pasaport uygulaması. Biyometrik doğrulama teknolojileriyle çalışan sistem sayesinde yolcular, pasaport kontrol işlemlerini otomatik kapılar üzerinden daha hızlı ve bağımsız şekilde tamamlayabiliyor. Check-in’den boardinge, bagaj süreçlerinden yolcu bilgilendirmeye kadar havalimanındaki pek çok kritik sürecin arkasında kesintisiz çalışan bir teknoloji altyapısı ve ekibi yer alıyor. “Ailelerimizle birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz” Günde 150 bin kişinin geçiş yaptığı ve sürekli yaşayan bir ekosistemde iş sürekliliğinin en önemli konu olduğunun altını çizen İsmihan Baysal Anderson, "Bilgi işlem sistemlerini ayakta tutmak için 7/24 çalışan bir ekibiz. Kendi döneminde birçok kabulü yıkmış ve fark yaratmış Sabiha Gökçen’den aldığımız ilhamla birbirinden önemli uygulamaları ve çözümleri hayata geçiriyoruz. Yolcu deneyimini ve operasyonların işleyişini sürekli olarak iyileştirmek için teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Misafirlerimiz bizimle farklı dillerden hızlıca iletişime geçebiliyor. Kriz durumunda her an ulaşılabilir oluyoruz. Bilgi işlem sistemleri, yolcu süreçlerini kesintisiz olarak takip eden ve taleplerini karşılayan bir sistem. Ulaşılabilir olmamak gibi bir şansınız yok" diyerek aile desteğinin önemine değindi: “Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına büyük bir sorumluluk bilinciyle dönmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle anlarda eşim ve çocuklarım bana çok destek oluyor. 'Sen git, biz iyiyiz' dedikleri anda kendimi iyi hissediyorum onlardan aldığım güçle işimin başına dönüyorum. Biz sadece havalimanındaki ekibimizle değil, ailelerimizle de birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz" diyen Anderson, başarının arkasındaki dayanışmaya dikkat çekiyor. Anderson’ın iş hayatının dışında kendisine ayırdığı zaman ise sanatla şekilleniyor. Teknoloji, sistemler ve yoğun operasyonlarla geçen çalışma temposunu resim ve nakışla dengelediğini anlatan Anderson, renkler ve desenlerle ilgilenmenin kendisine farklı bir alan sunduğunu ifade ediyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin” 28 yıllık kariyerinde teknoloji sektöründeki dönüşüme yakından tanıklık eden Anderson, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasının önemine de dikkat çekiyor. Başarılı lider, özellikle kız çocuklarının matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin ailelerden başlayan bir destek süreci olduğuna vurgu yapıyor. Kadınların teknoloji ekiplerine yalnızca farklı bir bakış açısı değil; iletişim, detay yönetimi ve değişim süreçlerinde de önemli katkılar sunduğunu belirten Anderson, genç kadınların teknoloji alanında kariyer yapma konusunda cesaretlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Anderson’ın gençlere tavsiyesi ise hayal etmekten, denemekten ve öğrenmekten vazgeçmemek üzerine kuruluyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin. Hayal etmek, hayallerin peşinden koşmak, denemek, öğrenmek ve sürekli gelişmek bence en önemlisi.” diyen Anderson, karşılaşılan zorlukların öğrenme ve gelişme yolculuğunun bir parçası olduğunu vurguluyor. “Teknoloji ekiplerine kadınlar dahil olduğunda ekip inanılmaz güzelleşiyor” Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınlardan ilham veren hikayeler sunan belgeselin yeni bölüm anlatıcısı İsmihan Baysal Anderson, teknoloji dünyasında erkek çalışanların hala sayıca daha fazla olduğunu belirterek, kız çocuklarının özellikle matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kadınların özellikle detay yönetimi, iletişim ve değişim süreçlerinde teknoloji ekiplerine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Anderson şu sözleri kullandı: “Sadece erkeklerin yoğunlukta olduğu ekiplerin içine kadınları dahil ettiğinizde o ekip inanılmaz güzelleşiyor. İletişim seviyesi başka bir noktaya geliyor. İnsanlar birbirlerini anlamak ve dinlemek için daha fazla çaba gösteriyor ve daha iyi sonuçlar elde ediyoruz. Kadınlar özellikle detayları işleme konusunda çok güçlüler. Teknolojiyi uygularken değişimi de yönetmeniz gerekiyor; iletişim de kadınların kuvvetli olduğu alanlardan biri.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST’te İlk Kez Düzenlenen FPV Drone İzleme Yarışmasında 20 Takım Finalde Mücadele Edecek Haber

TEKNOFEST’te İlk Kez Düzenlenen FPV Drone İzleme Yarışmasında 20 Takım Finalde Mücadele Edecek

Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören üniversite öğrencileri, mezunlar ve özel sektör temsilcilerinin katılımına açık olarak düzenlenen yarışmaya 115 takım ve 566 üye başvurdu. Değerlendirme süreçlerinin ardından 20 takım ve 167 yarışmacı finale kalmaya hak kazandı. Temel amacı, hareketli bir hedef drone’un görüntü işleme teknolojileriyle algılanması, hedefe kilitlenilmesi ve farklı uçuş manevraları boyunca otonom olarak takip edilmesi olan yarışmada hedef drone 11 farklı manevra boyunca takip edilecek. Yarışmacı takımların performansı; anlık görüntü aktarımı, otonom uçuş kabiliyeti ve manevra istasyonlarının başarıyla tamamlanması kriterleri üzerinden değerlendirilecek. Ödül sıralamasına girebilmek için takımların, ilk 4 manevrayı otonom olarak başarıyla tamamlaması gerekiyor. Finalde her takımın 4 deneme hakkı bulunuyor Final yarışması dört gün boyunca gerçekleştirilecek. Her takımın dört gün içerisinde toplam 4 yarışma-deneme hakkı bulunurken, her gün takımlara bir yarışma hakkı verilecek. Yarışmada değerlendirme ise iki ana bölümden oluşacak. Toplam puanın yüzde 25’i rapor ve video değerlendirmesinden, yüzde 75’i ise görev performansından oluşacak. Bu kapsamda Ön Tasarım Raporu (ÖTR), Kritik Tasarım Raporu (KTR), Metot Tanıtım ve Uçuş Kanıt Videosu, Final Yarışması ve Görev Değerlendirmesi yarışma sürecinin temel aşamalarını oluşturuyor. Dereceye giren takımlara toplam 750 bin lira ödül FPV Drone İzleme Yarışması kapsamında dereceye giren takımlara toplam 750 bin TL ödül verilecek. Birincilik ödülü: 300.000 TLİkincilik ödülü: 250.000 TLÜçüncülük ödülü: 200.000 TL Üniversite öğrencilerinden özel sektöre geniş katılım Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora ve açık öğretim öğrencilerinin yanı sıra mezunlar ve özel sektör temsilcileri de takım halinde katılıyor. Danışman dahil en az 4, en fazla 10 kişiden oluşan takımlarda bir takım kaptanı ve bir pilot bulunması gerekiyor. FPV Drone İzleme Yarışması ile görüntü işleme, hedef algılama ve otonom uçuş teknolojilerinin gerçek uçuş koşullarında uygulanması; gençlerin ve teknoloji ekiplerinin geliştirdiği yenilikçi çözümlerin sahada test edilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayi Dönüşümü Haber Trendleri Neyi Değiştiriyor? Haber

Sanayi Dönüşümü Haber Trendleri Neyi Değiştiriyor?

Bir üretim tesisinde yapay zeka destekli kalite kontrolün devreye alınması, artık yalnızca teknoloji sayfalarının konusu değil. Bu adım; maliyet yapısını, ihracat kapasitesini, iş gücü ihtiyacını, enerji tüketimini ve tedarikçi ilişkilerini aynı anda etkiliyor. Sanayi dönüşümü haber trendleri de tam bu nedenle, tek bir fabrika yatırımının ötesine geçerek şirketlerin rekabet gücünü belirleyen çok katmanlı bir gündeme işaret ediyor. Sanayi gündemini izleyen yöneticiler, yatırımcılar ve yayıncılar için asıl soru yeni bir teknolojinin duyurulup duyurulmadığı değil. Kritik soru, bu teknolojinin üretim verimliliğine ne zaman ve hangi ölçekte yansıyacağıdır. Haber değeri de burada oluşuyor: Açıklamanın arkasındaki operasyonel gerçeklik, finansal etki ve stratejik yön. Sanayi dönüşümü haber trendleri neden genişliyor? Sanayide dönüşüm, geçmişte çoğu zaman otomasyon yatırımları veya yeni makine parkurları üzerinden konuşulurdu. Bugün ise veri altyapısı, siber güvenlik, yenilenebilir enerji tedariki, karbon düzenlemeleri, lojistik ağları ve insan kaynağı aynı dönüşüm başlığının parçaları haline geldi. Bir işletmenin dijital olgunluğu, yalnızca kullandığı yazılımla değil, verisini güvenli yönetme ve karar süreçlerine taşıma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu genişleme, haber akışını da değiştiriyor. Fabrika açılışları, kapasite artışları ve ihracat anlaşmaları hâlâ güçlü başlıklar. Ancak okuyucu artık bu gelişmelerin yanında yatırımın enerji verimliliğine, istihdama, yerli tedarik oranına ve teslimat sürelerine etkisini de görmek istiyor. Kurumsal açıklamaların ölçülebilir sonuçlarla desteklenmesi, içeriklerin güvenilirliğini belirleyen temel unsur haline geliyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin karbon düzenleme mekanizması gibi dış ticareti etkileyen uygulamalar, sürdürülebilirlik haberlerini itibar alanından ticari zorunluluk alanına taşıdı. Çimento, demir-çelik, alüminyum, kimya ve tekstil gibi sektörlerde emisyon verisinin izlenmesi; artık hem uyum hem de fiyatlama meselesi. Bu nedenle enerji verimliliği projesi, yalnızca çevresel faydayla değil, pazara erişim ve finansmana erişim boyutuyla da değerlendirilmelidir. Yapay zeka haberi, pilot projeden ölçeklenebilir sonuca kayıyor Yapay zeka, sanayi haberlerinde en hızlı büyüyen başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Buna karşın profesyonel okuyucu için “yapay zeka kullanıyoruz” ifadesi tek başına yeterli değil. Değer yaratan haber; uygulamanın hangi sürece yerleştiğini, hangi veriye dayandığını, insan kararını nasıl desteklediğini ve ne tür bir kazanım sağladığını açıkça ortaya koyuyor. Kestirimci bakım sistemleri, ekipman arızalarını oluşmadan tahmin ederek plansız duruşları azaltmayı hedefliyor. Görüntü işleme çözümleri üretim hatlarında hata tespitini hızlandırıyor. Talep tahmini uygulamaları ise stok düzeylerini ve üretim planlamasını daha dengeli hale getirebiliyor. Ancak her örnek aynı başarıyı üretmez. Yetersiz veri kalitesi, eski altyapılar, departmanlar arası kopukluk ve siber riskler, yatırımın beklenen getiriyi geciktirmesine neden olabilir. Bu yüzden yapay zeka odaklı sanayi haberciliğinde pilot uygulama ile yaygınlaştırılmış uygulama arasındaki fark net biçimde kurulmalı. Bir tesisin deneme hattında elde edilen sonuç ile çok tesisli bir yapıda sürdürülebilir biçimde çalışan sistem aynı ölçekte değerlendirilemez. Şirketlerin başarı hikâyeleri kadar, uygulama sürecinde çözdükleri veri, entegrasyon ve yetkinlik sorunları da sektör için öğretici içerik niteliği taşıyor. Dijital ikizler karar süreçlerine yaklaşıyor Dijital ikiz teknolojisi de haber değerini artıran alanlardan biri. Üretim hattının, tesisin veya ürünün sanal modelini oluşturan bu yaklaşım; farklı senaryoların fiziki uygulamadan önce test edilmesine imkân veriyor. Kapasite planlaması, bakım takvimi, enerji tüketimi ve ürün geliştirme süreçleri bu model üzerinden daha öngörülebilir hale gelebiliyor. Fakat dijital ikiz, her şirket için aynı öncelik olmayabilir. Süreçleri standardize edilmemiş veya temel veri toplama altyapısı eksik işletmeler için ilk ihtiyaç daha gelişmiş simülasyon araçları değil, güvenilir veri akışı olabilir. Dönüşüm haberinin gücü, teknolojiyi kaçınılmaz bir moda gibi sunmak yerine kurumun olgunluk düzeyiyle ilişkilendirmesinden gelir. Enerji, maliyet kaleminden rekabet stratejisine dönüştü Enerji fiyatlarındaki oynaklık, arz güvenliği kaygıları ve emisyon hedefleri, sanayicinin yatırım gündemini yeniden şekillendiriyor. Çatı tipi güneş enerjisi sistemleri, enerji depolama, atık ısı geri kazanımı, verimli motorlar ve enerji yönetim yazılımları artık birbirinden bağımsız başlıklar değil. Birlikte ele alındıklarında üretim maliyetinin kontrolü ve karbon yoğunluğunun azaltılması için stratejik bir çerçeve oluşturuyorlar. Bu alandaki haberlerde yatırım tutarı dikkat çekici bir veri olsa da tek başına yeterli değildir. Kurulu güç, yıllık üretim veya tasarruf beklentisi, tüketimin ne kadarının karşılanacağı, geri ödeme süresi ve operasyonel süreklilik gibi ayrıntılar daha anlamlı bir tablo sunar. Özellikle enerji yoğun sektörlerde, küçük görünen verimlilik iyileştirmeleri toplam maliyet üzerinde önemli fark yaratabilir. Yine de her şirketin kendi elektriğini üretmesi en uygun çözüm değildir. Finansman koşulları, tesisin fiziki yapısı, tüketim profili, şebeke bağlantısı ve yatırımın ana faaliyet alanına etkisi kararın sonucunu değiştirir. Nitelikli içerik, bu farklılıkları görünür kılarak okuyucuyu tek tip reçetelerden uzak tutar. Tedarik zincirinde hız kadar dayanıklılık da aranıyor Pandemi, jeopolitik gerilimler ve lojistik maliyetler, sanayi şirketlerinin tedarik stratejilerini yeniden değerlendirmesine yol açtı. Yakın coğrafyadan tedarik, çift kaynak kullanımı, kritik bileşenlerde stok politikası ve tedarikçi dijitalleşmesi bu nedenle daha fazla gündeme geliyor. Ancak dayanıklılık arayışı her zaman en düşük maliyetle örtüşmüyor. Örneğin birden fazla tedarikçiye yönelmek arz riskini azaltabilir, fakat satın alma maliyetini ve yönetim karmaşıklığını artırabilir. Yerelleşme teslimat sürelerini kısaltabilir, ancak bazı ara malı veya teknoloji bileşenlerinde küresel uzmanlığa ihtiyaç devam eder. Haberlerde bu dengenin kurulması, özellikle yatırım kararlarını takip eden okuyucular için yüzeysel iyimserlikten daha değerlidir. Lojistik verisinin üretim planlamasıyla eş zamanlı paylaşılması da öne çıkan gelişmeler arasında. Liman, depo, kara yolu ve üretim hattından gelen verilerin aynı görünümde toplanması; gecikmelerin erken tespitine ve müşteri taahhütlerinin daha sağlıklı yönetilmesine katkı sağlayabilir. Bu tür yatırımların etkisi, yalnızca sevkiyat hızında değil, işletme sermayesi ve müşteri memnuniyetinde de ölçülmelidir. İnsan kaynağı dönüşümün en kritik eşiği Sanayi dönüşümünün görünmeyen tarafı, yetkinlik dönüşümüdür. Otomasyon bazı görevleri azaltırken veri analizi, bakım teknolojileri, robot programlama, siber güvenlik ve süreç iyileştirme alanlarında yeni beceri ihtiyacı doğuruyor. Bu değişim, “insanın yerini makine alıyor” gibi dar bir çerçeveyle anlatılamaz. Başarılı şirketler, teknoloji yatırımını eğitim planı ve kurum içi iletişimle birlikte yürütüyor. Operatörün sahadaki deneyimi ile veri uzmanının analitik yaklaşımı bir araya gelmediğinde, en gelişmiş sistemler dahi beklenen faydayı sunamayabiliyor. Mesleki eğitim kurumları, üniversiteler, sektör dernekleri ve şirketler arasındaki iş birlikleri bu yüzden yalnızca sosyal sorumluluk faaliyeti değil, üretim kapasitesini koruyan stratejik bir unsur. Kadınların teknik roller, mühendislik, üretim yönetimi ve liderlik pozisyonlarındaki görünürlüğü de sanayi dönüşümünün dikkatle izlenmesi gereken başlıklarından biri. Yetkinlik açığının büyüdüğü bir dönemde, iş gücünün tamamına erişemeyen kurumların rekabet avantajı oluşturması zorlaşıyor. Yayıncılıkta veri, bağlam ve yeniden kullanım değeri Sanayi haberinin etkisi, duyurunun yayımlandığı günle sınırlı kalmamalı. Editörler ve kurumsal iletişim ekipleri için kullanılabilir içerik; açık veriler, sektör bağlamı, güçlü görsel unsurlar ve tekrar kullanılabilir bilgi katmanlarıyla değer kazanır. Bu yaklaşım, haberin dijital yayınlarda daha doğru konumlanmasını ve farklı profesyonel hedef kitlelere ulaşmasını sağlar. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel içerik akışına odaklanan yayın yapılarında, telifsiz ve ücretsiz içerik modeli de bu ihtiyaca karşılık verir. Ancak dağıtım kolaylığı, editoryal titizliğin yerini almamalıdır. Kaynağı açık, sayısal karşılığı bulunan ve sektör etkisini anlatan her içerik; medya kuruluşları için daha uzun ömürlü bir yayın varlığına dönüşür. Önümüzdeki dönemde sanayi dönüşümünü izlemek isteyenler, en parlak teknoloji başlığını değil, iş sonucuna en net bağlanan gelişmeyi takip etmeli. Bir yatırımın üretimi ne kadar esnekleştirdiği, enerjiyi ne kadar verimli kullandığı, çalışanları nasıl güçlendirdiği ve tedarik riskini nasıl yönettiği soruları, doğru haberin en kullanışlı başlangıç noktası olmaya devam edecek.

Subnautica 2’nin Satışları 5 Milyonu Aştı Haber

Subnautica 2’nin Satışları 5 Milyonu Aştı

Unknown Worlds bugün yaptığı açıklamayla Subnautica 2 için ilk Erken Erişim güncellemesini yayınladığını açıkladı. Güncelleme, oyuncu geri bildirimleri doğrultusunda kilit oynanış sistemlerini genişletiyor ve oyunun erken safhalarındaki deneyimi iyileştiriyor. Bu güncelleme, 14 Mayıs’ta Erken Erişime çıkan Subnautica 2’nin haziran ayının başında toplamda 5 milyon satışı aşmasından kısa bir süre sonra oyuncularla buluşuyor. Unknown Worlds’ün "açık geliştirme" yaklaşımıyla geliştirilen Subnautica 2, Erken Erişim süreci boyunca oyuncu topluluğuyla birlikte şekilleniyor. Bu ilk güncelleme oyundaki kilit sistemlerin iyileştirilmesine, co-op oyun deneyiminin konforunu artırmaya ve oyunculara keşif, hayatta kalma ve oyundaki ilerleyişlerini kişiselleştirme gibi konularda daha fazla seçenek sunmaya odaklanıyor. Genişletilmiş Biomod’lar ve Yeni Biolab’ler Güncellemenin temel odak noktalarından biri, oyuncuların kendi yeteneklerini geliştirmek için yakınlarında bulunan yaratıkların özelliklerini geçici olarak ödünç almalarını sağlayan Biomod sistemi. Güncelleme aynı zamanda Coral Gardens ve Axum Ruins bölgelerine iki yeni Biolab ekleyerek, oyuncuların kilidini açabileceği Biomod sayısını dörtten altıya çıkarıyor. Bunun yanısıra oyuncular Bioscanner ile hedefleri tarayarak ilave pasif Biomod yuvalarının da kilidini açabiliyorlar. Daha İyi Co-Op Ses ve PDA Databank Kontrolleri Güncelleme ayrıca co-op modunda ses kayıtlarının işleyişini de iyileştiriyor. Ses kayıtları artık oyuncu tarafından alındığında otomatik olarak çalmayacak. Bunun yerine, oyuncuların dünyayı keşfederken yaratıkları taraması ve kayıtları toplaması ile genişleyen oyun için arşiv PDA Databank üzerinden manuel olarak oynatılabilecek. Bu değişiklik, co-op oyun seansları sırasında ses kayıtlarının diğer oyuncular için otomatik olarak çalınmasını önleyerek daha sorunsuz bir ortak deneyim sağlıyor. Keşif, Hayatta Kalma ve Üs Kurmaya Gelen Yenilikler Keşif ve hayatta kalma mekanikleri de güncellendi. Enkazlara ek rotalar ve oksijen kullanımı temelli bulmacalar eklendi. Oyuncular, yüzey ve üslerin içi de dahil olmak üzere, suyun dışında koşabilecekler. Üs kurma tarafındaki iyileştirmeler arasında Tadpole Dock ve Fabricator için daha iyi yerleştirme seçeneklerinin yanı sıra, özel bir depo binası da yer alıyor. Bunların yanı sıra güncelleme; görüntü işleme (rendering), yaratık davranışları ve kullanıcı arayüzü konularında da çeşitli iyileştirmeler içeriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım Haber

Bosch’tan Win Eurasia Fuarı’nda Güçlü Katılım

Bosch Üretim Çözümleri (BMG), Bosch’un küresel üretim uzmanlığını Türkiye’deki mühendislik gücüyle birleştirerek ileri mühendislik, dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve uçtan uca hizmet yetkinliklerini sektörle buluşturuyor. Mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, tüketici ürünleri, enerji ve HVAC gibi çok çeşitli sektörler için üretim süreçlerine yönelik müşteriye özel çözümler geliştiren BMG, fuar ziyaretçilerine geleceğin fabrikasına yönelik teknolojileri yakından inceleyebilecekleri interaktif bir stant deneyimi sunmaya hazırlanıyor. BMG standında, cobotlar, batarya, hidrojen, görüntü işleme sistemleri ve akıllı üretim teknolojileri öne çıkarken, ziyaretçiler insan-makine iş birliği, operatör yönlendirme ve akıllı denetim sistemlerinin esnek otomasyonu nasıl desteklediğini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak. Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50 Yıllık Hareket ve Kontrol Deneyimini Sergiliyor Bosch Rexroth, hareket ve kontrol teknolojilerindeki 50 yıllık uzmanlığını, yerel mühendislik bilgi birikimi ve güçlü hizmet ağıyla harmanlayarak sergileyecek. Yarım asırlık varlığıyla global hareket ve kontrol teknolojilerini Türkiye sanayisinin farklı sektörleriyle buluşturan Bosch Rexroth, fuarda fabrika otomasyonu, montaj teknolojileri, hidrolik çözümler ve mobil elektronik alanlarındaki uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Bosch Rexroth, bu çözümlerle üretimde daha yüksek verimlilik, esneklik, bağlantılı sistemler ve dijital dönüşüm alanlarındaki yetkinliklerini ortaya koyarken, geleceğin üretim ve makine teknolojilerine yönelik yaklaşımını sergileyecek. Bosch Rexroth Türkiye’nin Certified Excellence Partner ağı, fuar boyunca stant programında sunumlarıyla yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İHA Teknolojisi Tarih Yazdı: KARGU Sürüsü Hedefleri Başarıyla İmha Etti Haber

Türk İHA Teknolojisi Tarih Yazdı: KARGU Sürüsü Hedefleri Başarıyla İmha Etti

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde çalışmalarını sürdüren, Türkiye’nin milli mühendislik gücü STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., otonom sistemler ve sürü İHA teknolojilerindeki kabiliyetlerini EFES-2026 Tatbikatı’nda sahaya taşıdı. İzmir Seferihisar Doğanbey Tatbikat Bölgesinde gerçekleştirilen; 50 ülkeden 10 binden fazla personelin katılım sağladığı EFES-2026’nın Seçkin Gözlemci Günü, önemli bir faaliyete sahne oldu. 20 Mayıs akşam saatlerinde gerçekleştirilen tatbikatın gece safhası kapsamında, STM tarafından geliştirilen ve 15 ülke tarafından aktif şekilde kullanılan KARGU vurucu İHA’ları, sürü zekâsı altyapısıyla koordineli şekilde görev icra ederek belirlenen hedeflere eş zamanlı taarruz gerçekleştirdi. Dünyada Bir İlk Tamamen milli algoritmalar ve dağıtık mimariye sahip sürü zekâsı ile donatılan 20 adet KARGU, tek bir operatörün kontrolünde havalanarak hedef bölgeye otonom intikal gerçekleştirdi. Tatbikatın fiili atışlı safhasında, gerçek muharebe koşullarını aratmayan bir senaryoda görev yapan KARGU sürüsü, hedefleri otonom olarak tespit ve sınıflandırma yeteneğiyle koordine oldu. Sürü zekâsı sayesinde birbirleriyle gerçek zamanlı haberleşen ve hedef paylaşımı yapan İHA’lar, eş zamanlı (satürasyon) saldırı gerçekleştirerek anti-personel harp başlıklarını hedefler üzerinde başarıyla infilak ettirdi. Bu operasyon, dünya askeri literatüründe bir tatbikat sırasında canlı mühimmatlı bulutaltı İHA’lar ile sürü harekatı icra edilen ilk faaliyet olarak kayıtlara geçti. Üst Düzey Heyetten Tam Not EFES-2026’nın seçkin gözlemci gününde gerçekleştirilen bu tarihi operasyonu, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kuvvet Komutanları ve farklı ülkelerden gelen üst düzey askeri delegasyonlar yerinde takip etti. STM’nin sergilediği bu oyun değiştirici kabiliyet, uluslararası askeri heyetler ve komuta kademesi tarafından tam not aldı. Gerçekleştirilen faaliyet, sürü sistemlerinin modern harp sahasında ulaştığı operasyonel seviyeyi ortaya koyarken, Türkiye’nin otonom harp teknolojilerindeki yetkinliğini de gözler önüne serdi. Güleryüz: Dünya Savunma Literatürüne Yeni Bir Sayfa Açtık STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, EFES-2026’da elde edilen bu küresel başarının Türkiye’nin teknolojik liderliğini perçinlediğini belirterek şunları kaydetti: “Ocak 2026’da Ankara’da gerçekleştirdiğimiz başarılı saha testlerinin ardından, bugün Türkiye’nin en prestijli tatbikatı EFES-2026’da bu kabiliyeti bir adım öteye taşıyarak dünya savunma tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. 20 adet KARGU’dan oluşan sürümüzün, tam otonom şekilde hedeflerini imha etmesi, sadece STM için değil Türk savunma sanayii için bir gurur vesilesidir. Dünyada ilk kez bu ölçekte bir sürü drone saldırısının tatbikat ortamında başarıyla icra edilmesi, ülkemizin savunma teknolojilerindeki öncü konumunu daha da güçlendirmiştir. Bu operasyonla, sürü zekâsı ve otonom sistemler alanında dünyada takip eden değil, standart belirleyen ve ilki gerçekleştiren bir ülke olduğumuzu kanıtladık. Oyun değiştirici teknolojilerimizle dünyada ilkleri başarmaya, kahraman Ordumuzun gücüne güç katmaya devam edeceğiz!” STM Sürü İHA Kabiliyetleri STM’nin sahip olduğu özgün algoritmalar ve yazılımlar sayesinde STM sürü sisteminde bulunan taktik İHA’lar, gerçek zamanlı olarak birbirileri arasında haberleşebiliyor, hedef tespiti, paylaşımı ve önceliklendirmesi yaparak, sürü saldırısı icra edebiliyor. STM’nin sürü zekâsı mimarisi, merkezi bir kontrol birimine bağımlı olmadan, her bir İHA’nın görev kararlarını kendi almasına imkân tanıyor. Bu dağıtık kontrol mimarisi, sistemin bir parçası devre dışı kalsa bile sürünün görevi sürdürebilmesini sağlıyor ve görev başarısını artırıyor. Sürü sistemleri, satürasyon saldırısı konsepti çerçevesinde, aynı anda çok sayıda İHA’nın koordineli biçimde hedef bölgeye seyrüseferini sağlayarak, düşman savunma sistemlerinin satürasyona uğratılmasını ve etkisiz bırakılmasını hedefliyor. STM algoritmaları sayesinde sürü içindeki İHA’lar, taşıdıkları mühimmat türüne uygun hedeflerle angaje oluyor. Örneğin; insan veya araç hedeflerini ayırt edebilen, anti-personel veya zırh delici mühimmat taşıyan İHA’lar, hedef tipine göre otonom angajman yapabilmektedir. Geliştirilen sistemlerde, sürüye gerçek zamanlı olarak yeni İHA’lar eklenip çıkarılabiliyor, görevler güncellenebiliyor ve görev bölgesi içinde sürü bölünerek farklı alt görevler icra edebiliyor. STM, sürü İHA alanındaki kabiliyetlerini, Ankara Polatlı’da Ocak 2026’da icra edilen saha testinde kanıtlamıştı. 20 adet KARGU’dan oluşan sürü; tamamen milli algoritmalarla, tek operatör kontrolünde otonom şekilde gerçek mühimmatla hedeflerini tam isabetle vurmuş, bir ilke daha imza atmıştı. Özellikler Sürü Zekâsı AlgoritmalarıSatürasyon Saldırısı KonseptiDağıtık Kontrol MimarisiİHA’lar Arası İletişim AltyapısıOtonom Formasyon Oluşturma ve SürdürmeÇarpışma Önleme SistemiGerçek Zamanlı Hedef Tespiti ve SınıflandırmasıSürü İçi Görev PaylaşımıHedef Önceliklendirme ve Görev AtamaCRPA Destekli Anti-jam SeyrüseferKERKES Entegrasyonu ile KKS Bağımsız SeyrüseferSürü Bölünmesi ve BirleşmesiGerçek Zamanlı Sürüye Katılma ve Sürüden Ayrılma Sürü Zekâsı Algoritmaları Satürasyon Saldırısı Konsepti Dağıtık Kontrol Mimarisi İHA’lar Arası İletişim Altyapısı Otonom Formasyon Oluşturma ve Sürdürme Çarpışma Önleme Sistemi Gerçek Zamanlı Hedef Tespiti ve Sınıflandırması Sürü İçi Görev Paylaşımı Hedef Önceliklendirme ve Görev Atama CRPA Destekli Anti-jam Seyrüsefer KERKES Entegrasyonu ile KKS Bağımsız Seyrüsefer Sürü Bölünmesi ve Birleşmesi Gerçek Zamanlı Sürüye Katılma ve Sürüden Ayrılma Dünyanın Ordularının Tercihi: KARGU Kamuoyunda “kamikaze İHA” olarak da bilinen vurucu KARGU, STM tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirildi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine 2018 yılında giren KARGU, TSK başta olmak üzere Türkiye’de çeşitli güvenlik güçleri tarafından terörle mücadele, özel operasyonlar ve sınır ötesi operasyonlarda etkin şekilde kullanılıyor. Farklı coğrafi ve arazi koşullarında kendini başarıyla kanıtlayan KARGU, bugüne kadar dört farklı kıtada 15 ülkeye ihraç edildi. Kullanıcı personel sahadaki anlık duruma göre, KARGU’dan anti personel mühimmat başlığını çıkarıp, zırh delici başlığı hızlıca değiştirebiliyor. Düşük radar kesit alanı özelliği ile düşman bölgesinde tespit edilmesi zor olan KARGU, tek bir asker tarafından kolayca taşınıp görev alanında 1 dakika içinde kurulabiliyor. KARGU, üzerindeki yapay zeka ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir sürpriz etki ve operasyonel üstünlük sağlıyor. KARGU, sahip olduğu gelişmiş elektro optik ve kızılötesi kameralar ile gece-gündüz etkin operasyon yapabiliyor. 30 dakikadan fazla havada kalabilen KARGU, 10 km menzile sahip. KARGU’lar sürü halde de görev yapabiliyor. Ayrıca KARGU, STM’nin geliştirdiği yazılımlarla, elektronik harp ortamından etkilenmeden, GNSS’ten bağımsız görev yapabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

21. Kadir Has Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

21. Kadir Has Ödülleri Sahiplerini Buldu

21. Kadir Has Ödülleri’nde “Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ” alanlarında kapsamlı araştırmalara imza atan ve bu alandaki araştırmalara katkı sağlayan bilim insanlarımıza “Üstün Başarı” ve “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı” ödülleri verildi. Ülkemizin ulusal ve uluslararası düzeyde önemli başarılara imza atan değerli bilim insanlarını ve toplumun gelişimine katkıda bulunan kurumlarını kamuoyuyla tanıştırmayı amaçlayan Kadir Has Ödülleri’nin töreni bu yıl 25 Mart 2026 Çarşamba günü gerçekleştirildi. Kadir Has Üniversitesi’nin kurucusu ve ülkemizin güzide hayırseverlerinden Kadir Has’ın vefatının 19. yıl dönümünde, üniversitenin Cibali’deki merkez kampüsünde düzenlenen anma programı kapsamında 21. Kadir Has Ödülleri sahiplerini buldu. 2026 yılının ödül verilecek çalışma alanı; “Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ” olarak seçildi ve önemli başarılara imza atarak bu alandaki araştırmalara katkı sağlayan bilim insanlarımıza “Üstün Başarı” ve “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı” ödülleri takdim edildi. 21. Kadir Has Ödülleri Değerlendirme Kurulu’nda şu isimler yer aldı: Prof. Dr. Ayşe Başar (Kadir Has Üniversitesi Rektörü), Prof. Dr. Albert Ali Salah (Utrecht University), Prof. Dr. Arzucan Özgür (Boğaziçi Üniversitesi), Prof. Dr. Metin Sitti (Koç Üniversitesi), Doç. Dr. Canan Dağdeviren (Massachusetts Institute of Technology). ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLÜ 21. Kadir Has Ödülleri’nde “Üstün Başarı Ödülü”, Prof. Dr. Asuman Özdağlar’a verildi. Oyun teorisi ve dağıtık optimizasyon alanlarında gerçekleştirdiği öncü akademik çalışmaları; yapay zekâda çok ajanlı sistemler, stratejik karar alma süreçleri ve büyük ölçekli öğrenme algoritmalarının matematiksel temellerine sunduğu özgün ve kalıcı katkılar; uluslararası bilim dünyasında ortaya koyduğu akademik liderlik ve üstün bilimsel üretkenliği nedeniyle, Prof. Dr. Asuman ÖZDAĞLAR, “Üstün Başarı Ödülü”ne layık görülmüştür. Asuman Özdağlar, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri (EECS) alanında Mathworks Profesörüdür. Kendisi, EECS Bölüm Başkanı ve MIT Schwarzman Bilgisayar Koleji'nin Akademik İşlerden Sorumlu Dekan Yardımcısıdır. Araştırma uzmanlık alanları arasında optimizasyon, makine öğrenimi, ekonomi ve ağlar yer almaktadır. Son dönemdeki araştırmaları; çok sayıda ve çeşitli insan-makine katılımcısına sahip, veri odaklı çevrimiçi sistemler için teşviklerin ve algoritmaların tasarlanmasına odaklanmaktadır. Özdağlar; veri sahipliği ve piyasaları, sosyal medyada yanlış bilginin yayılması, ekonomik ve finansal bulaşıcılık ile sosyal öğrenme konularını araştırmıştır. Profesör Özdağlar; Microsoft bursu, MIT Lisansüstü Öğrenci Konseyi Öğretim Ödülü, NSF Kariyer Ödülü, Amerikan Otomatik Kontrol Konseyi'nin 2008 Donald P. Eckman Ödülü, 2014 Spira Öğretim Ödülü'nün yanı sıra Keithley, Seçkin Mühendislik Fakültesi ve Mathworks profesörlük unvanlarının sahibidir. Kendisi bir IEEE Fellow ve IFAC Fellow üyesidir; ayrıca Uluslararası Matematikçiler Kongresi'ne davetli konuşmacı olarak seçilmiştir. Doktora derecesini, Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri alanında 2003 yılında MIT'den almıştır. GELECEK VADEDEN BİLİM İNSANI ÖDÜLÜ 21. Kadir Has Ödülleri’nde “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü” ise Dr. Öğr. Üyesi Fatma Güney’e verildi. Otonom sistemler ve görüntü işleme alanlarında gerçekleştirdiği özgün akademik çalışmaları; sahne geometrisinin anlaşılması, hareket analizi ve belirsizlik modellemesi konularında yapay zekâ temelli görsel algı sistemlerinin geliştirilmesine sunduğu önemli katkılar; uluslararası bilim dünyasında ortaya koyduğu akademik üretkenlik ve bilimsel çalışmaları nedeniyle, Dr. Öğr. Üyesi Fatma Güney, “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü”ne layık görülmüştür. Fatma Güney, Koç Üniversitesi’nde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. Doktora derecesini 2017 yılında Tübingen Max Planck Enstitüsü’nden almıştır. Araştırmaları otonom sistemler ve görüntü işleme alanlarında; özellikle geometri, hareket ve belirsizlik konularına odaklanmaktadır. Çalışmaları TÜBİTAK, Avrupa Araştırma Konseyi ve Royal Society tarafından desteklenmiştir. ICCV, ECCV, CVPR ve NeurIPS gibi önde gelen görüntü işleme ve makine öğrenmesi konferanslarında düzenli olarak hakemlik ve alan başkanlığı yapmaktadır. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Başar konuşmasında, Bu yılki ödül temasının Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ olarak belirlendiğini ifade eden Başar, yapay zekânın hem risk hem de fırsatlar barındırdığını, doğru yönetildiğinde büyük bir potansiyele dönüşeceğini vurguladı. Üniversitelerin yalnızca meslek kazandıran kurumlar olmadığını dile getiren Başar, bireylere eleştirel düşünme, problem çözme ve belirsizlikle başa çıkma becerileri kazandırmanın temel hedefleri arasında yer aldığını belirtti. Üniversitenin yapay zekâ ekseninde üç temel alana odaklandığını aktaran Başar; idari süreçlerde verimliliğin artırılması, yapay zekânın algoritma geliştirme, etik, hukuki ve felsefi boyutlarının ele alınarak yönlendirici bir yaklaşım geliştirilmesi ve bu birikimin eğitim müfredatına entegre edilmesi başlıklarına değindi. Sürdürülebilir ve nitelikli bir akademik anlayışla geleceğin liderlerini yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Başar, ödül alan bilim insanlarını tebrik ederek konuşmasını Kadir Has’ın “Başarı ona talip olanlarındır” sözüyle tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Otonom Drone Sistemleri İçin Büyük Yarış Haber

Geleceğin Otonom Drone Sistemleri İçin Büyük Yarış

FPV Drone İzleme Yarışması’nın temel amacı, geliştirilen otonom hava araçlarının görüntü temelli algılama, karar verme ve dinamik hedef takibi kabiliyetlerinin gerçekçi bir görev ortamında değerlendirilmesini sağlamak. Yarışma, özellikle görüntü işleme ve otonom kontrol algoritmalarına dayalı teknolojilerin geliştirilmesini teşvik ederken, katılımcılardan Küresel Uydu Navigasyon Sistemi (GNSS) kullanılmadan hareketli bir hedefin başarıyla takip edilmesini sağlayan sistemler geliştirmeleri bekleniyor. Bu kapsamda yarışmacı ekipler, hareket halindeki bir hedef drone’u yalnızca görüntü tabanlı algılama yöntemleriyle tespit ederek otonom şekilde takip eden sistemler tasarlayacak. Böylece yarışma, katılımcıların insansız hava araçlarında ileri seviye hedef takibi, kadraj merkezleme, kaybolan hedefi yeniden tespit edebilme ve dinamik uçuş performansı gibi kritik yetkinlikler kazanmalarına da katkı sağlayacak. Üniversite Öğrencileri, Mezunlar ve Özel Sektör Ekipleri Katılabiliyor FPV Drone İzleme Yarışması, teknoloji geliştirme ekosisteminin farklı kesimlerinden katılımcıları bir araya getiriyor. Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, mezunlar ile özel sektör ekipleri yarışmaya takım halinde başvurabiliyor. Takımların danışman dahil en az 4, en fazla 10 kişiden oluşması gerekiyor. Bu yapı sayesinde farklı disiplinlerden gelen katılımcılar birlikte çalışarak güçlü ve yenilikçi çözümler ortaya koyma fırsatı yakalıyor. Yarışma sonunda dereceye giren takımlar önemli ödüllerin de sahibi olacak. Birincilik elde eden takım 300 bin TL, ikinci olan takım 250 bin TL, üçüncü olan takım ise 200 bin TL ödül kazanacak. Maddi ödüllerin yanı sıra katılımcılar, geliştirdikleri projeleri geniş bir teknoloji ekosistemine tanıtma ve alanında uzman isimlerle bir araya gelme fırsatı da yakalayacak. Otonom sistemler, görüntü işleme teknolojileri ve insansız hava araçları alanında kendini geliştirmek isteyen gençler için önemli bir fırsat sunan FPV Drone İzleme Yarışması, yeni nesil mühendislerin gökyüzüne yön verecek projelerini bekliyor. Teknolojiye ilgi duyan ve geleceğin otonom sistemlerini geliştirmek isteyen ekiplerin 25 Mart tarihine kadar başvurularını tamamlamaları gerekiyor. Gökyüzünde rekabetin ve inovasyonun buluşacağı bu heyecana katılmak isteyen tüm teknoloji tutkunları için geri sayım başladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.