Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Görüntü İşleme

Kapsül Haber Ajansı - Görüntü İşleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Görüntü İşleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

21. Kadir Has Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

21. Kadir Has Ödülleri Sahiplerini Buldu

21. Kadir Has Ödülleri’nde “Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ” alanlarında kapsamlı araştırmalara imza atan ve bu alandaki araştırmalara katkı sağlayan bilim insanlarımıza “Üstün Başarı” ve “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı” ödülleri verildi. Ülkemizin ulusal ve uluslararası düzeyde önemli başarılara imza atan değerli bilim insanlarını ve toplumun gelişimine katkıda bulunan kurumlarını kamuoyuyla tanıştırmayı amaçlayan Kadir Has Ödülleri’nin töreni bu yıl 25 Mart 2026 Çarşamba günü gerçekleştirildi. Kadir Has Üniversitesi’nin kurucusu ve ülkemizin güzide hayırseverlerinden Kadir Has’ın vefatının 19. yıl dönümünde, üniversitenin Cibali’deki merkez kampüsünde düzenlenen anma programı kapsamında 21. Kadir Has Ödülleri sahiplerini buldu. 2026 yılının ödül verilecek çalışma alanı; “Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ” olarak seçildi ve önemli başarılara imza atarak bu alandaki araştırmalara katkı sağlayan bilim insanlarımıza “Üstün Başarı” ve “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı” ödülleri takdim edildi. 21. Kadir Has Ödülleri Değerlendirme Kurulu’nda şu isimler yer aldı: Prof. Dr. Ayşe Başar (Kadir Has Üniversitesi Rektörü), Prof. Dr. Albert Ali Salah (Utrecht University), Prof. Dr. Arzucan Özgür (Boğaziçi Üniversitesi), Prof. Dr. Metin Sitti (Koç Üniversitesi), Doç. Dr. Canan Dağdeviren (Massachusetts Institute of Technology). ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLÜ 21. Kadir Has Ödülleri’nde “Üstün Başarı Ödülü”, Prof. Dr. Asuman Özdağlar’a verildi. Oyun teorisi ve dağıtık optimizasyon alanlarında gerçekleştirdiği öncü akademik çalışmaları; yapay zekâda çok ajanlı sistemler, stratejik karar alma süreçleri ve büyük ölçekli öğrenme algoritmalarının matematiksel temellerine sunduğu özgün ve kalıcı katkılar; uluslararası bilim dünyasında ortaya koyduğu akademik liderlik ve üstün bilimsel üretkenliği nedeniyle, Prof. Dr. Asuman ÖZDAĞLAR, “Üstün Başarı Ödülü”ne layık görülmüştür. Asuman Özdağlar, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri (EECS) alanında Mathworks Profesörüdür. Kendisi, EECS Bölüm Başkanı ve MIT Schwarzman Bilgisayar Koleji'nin Akademik İşlerden Sorumlu Dekan Yardımcısıdır. Araştırma uzmanlık alanları arasında optimizasyon, makine öğrenimi, ekonomi ve ağlar yer almaktadır. Son dönemdeki araştırmaları; çok sayıda ve çeşitli insan-makine katılımcısına sahip, veri odaklı çevrimiçi sistemler için teşviklerin ve algoritmaların tasarlanmasına odaklanmaktadır. Özdağlar; veri sahipliği ve piyasaları, sosyal medyada yanlış bilginin yayılması, ekonomik ve finansal bulaşıcılık ile sosyal öğrenme konularını araştırmıştır. Profesör Özdağlar; Microsoft bursu, MIT Lisansüstü Öğrenci Konseyi Öğretim Ödülü, NSF Kariyer Ödülü, Amerikan Otomatik Kontrol Konseyi'nin 2008 Donald P. Eckman Ödülü, 2014 Spira Öğretim Ödülü'nün yanı sıra Keithley, Seçkin Mühendislik Fakültesi ve Mathworks profesörlük unvanlarının sahibidir. Kendisi bir IEEE Fellow ve IFAC Fellow üyesidir; ayrıca Uluslararası Matematikçiler Kongresi'ne davetli konuşmacı olarak seçilmiştir. Doktora derecesini, Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri alanında 2003 yılında MIT'den almıştır. GELECEK VADEDEN BİLİM İNSANI ÖDÜLÜ 21. Kadir Has Ödülleri’nde “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü” ise Dr. Öğr. Üyesi Fatma Güney’e verildi. Otonom sistemler ve görüntü işleme alanlarında gerçekleştirdiği özgün akademik çalışmaları; sahne geometrisinin anlaşılması, hareket analizi ve belirsizlik modellemesi konularında yapay zekâ temelli görsel algı sistemlerinin geliştirilmesine sunduğu önemli katkılar; uluslararası bilim dünyasında ortaya koyduğu akademik üretkenlik ve bilimsel çalışmaları nedeniyle, Dr. Öğr. Üyesi Fatma Güney, “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü”ne layık görülmüştür. Fatma Güney, Koç Üniversitesi’nde Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. Doktora derecesini 2017 yılında Tübingen Max Planck Enstitüsü’nden almıştır. Araştırmaları otonom sistemler ve görüntü işleme alanlarında; özellikle geometri, hareket ve belirsizlik konularına odaklanmaktadır. Çalışmaları TÜBİTAK, Avrupa Araştırma Konseyi ve Royal Society tarafından desteklenmiştir. ICCV, ECCV, CVPR ve NeurIPS gibi önde gelen görüntü işleme ve makine öğrenmesi konferanslarında düzenli olarak hakemlik ve alan başkanlığı yapmaktadır. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Başar konuşmasında, Bu yılki ödül temasının Bilim, Teknoloji ve Yapay Zekâ olarak belirlendiğini ifade eden Başar, yapay zekânın hem risk hem de fırsatlar barındırdığını, doğru yönetildiğinde büyük bir potansiyele dönüşeceğini vurguladı. Üniversitelerin yalnızca meslek kazandıran kurumlar olmadığını dile getiren Başar, bireylere eleştirel düşünme, problem çözme ve belirsizlikle başa çıkma becerileri kazandırmanın temel hedefleri arasında yer aldığını belirtti. Üniversitenin yapay zekâ ekseninde üç temel alana odaklandığını aktaran Başar; idari süreçlerde verimliliğin artırılması, yapay zekânın algoritma geliştirme, etik, hukuki ve felsefi boyutlarının ele alınarak yönlendirici bir yaklaşım geliştirilmesi ve bu birikimin eğitim müfredatına entegre edilmesi başlıklarına değindi. Sürdürülebilir ve nitelikli bir akademik anlayışla geleceğin liderlerini yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Başar, ödül alan bilim insanlarını tebrik ederek konuşmasını Kadir Has’ın “Başarı ona talip olanlarındır” sözüyle tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Otonom Drone Sistemleri İçin Büyük Yarış Haber

Geleceğin Otonom Drone Sistemleri İçin Büyük Yarış

FPV Drone İzleme Yarışması’nın temel amacı, geliştirilen otonom hava araçlarının görüntü temelli algılama, karar verme ve dinamik hedef takibi kabiliyetlerinin gerçekçi bir görev ortamında değerlendirilmesini sağlamak. Yarışma, özellikle görüntü işleme ve otonom kontrol algoritmalarına dayalı teknolojilerin geliştirilmesini teşvik ederken, katılımcılardan Küresel Uydu Navigasyon Sistemi (GNSS) kullanılmadan hareketli bir hedefin başarıyla takip edilmesini sağlayan sistemler geliştirmeleri bekleniyor. Bu kapsamda yarışmacı ekipler, hareket halindeki bir hedef drone’u yalnızca görüntü tabanlı algılama yöntemleriyle tespit ederek otonom şekilde takip eden sistemler tasarlayacak. Böylece yarışma, katılımcıların insansız hava araçlarında ileri seviye hedef takibi, kadraj merkezleme, kaybolan hedefi yeniden tespit edebilme ve dinamik uçuş performansı gibi kritik yetkinlikler kazanmalarına da katkı sağlayacak. Üniversite Öğrencileri, Mezunlar ve Özel Sektör Ekipleri Katılabiliyor FPV Drone İzleme Yarışması, teknoloji geliştirme ekosisteminin farklı kesimlerinden katılımcıları bir araya getiriyor. Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, mezunlar ile özel sektör ekipleri yarışmaya takım halinde başvurabiliyor. Takımların danışman dahil en az 4, en fazla 10 kişiden oluşması gerekiyor. Bu yapı sayesinde farklı disiplinlerden gelen katılımcılar birlikte çalışarak güçlü ve yenilikçi çözümler ortaya koyma fırsatı yakalıyor. Yarışma sonunda dereceye giren takımlar önemli ödüllerin de sahibi olacak. Birincilik elde eden takım 300 bin TL, ikinci olan takım 250 bin TL, üçüncü olan takım ise 200 bin TL ödül kazanacak. Maddi ödüllerin yanı sıra katılımcılar, geliştirdikleri projeleri geniş bir teknoloji ekosistemine tanıtma ve alanında uzman isimlerle bir araya gelme fırsatı da yakalayacak. Otonom sistemler, görüntü işleme teknolojileri ve insansız hava araçları alanında kendini geliştirmek isteyen gençler için önemli bir fırsat sunan FPV Drone İzleme Yarışması, yeni nesil mühendislerin gökyüzüne yön verecek projelerini bekliyor. Teknolojiye ilgi duyan ve geleceğin otonom sistemlerini geliştirmek isteyen ekiplerin 25 Mart tarihine kadar başvurularını tamamlamaları gerekiyor. Gökyüzünde rekabetin ve inovasyonun buluşacağı bu heyecana katılmak isteyen tüm teknoloji tutkunları için geri sayım başladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ Her Yönüyle Ele Alındı! Haber

Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ Her Yönüyle Ele Alındı!

Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nce düzenlenen “Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ” başlıklı sempozyum Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. Sağlık teknolojileri ve yapay zekânın (YZ) dental teşhis, tedavi ve planlama süreçlerindeki dönüştürücü rolünü akademik bir zeminde ele almak amacıyla düzenlenen sempozyumda, diş hekimliğinde yapay zekâ algoritmalarının teşhis doğruluğunu artırma, klinik karar destek sistemlerini güçlendirme ve kişiselleştirilmiş tedavi planlamaları oluşturma potansiyeli bilimsel yönleriyle ele alındı. Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ günümüzde bir klinik pratiğidir” Program, Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel’in açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Ergün Yücel, yapay zekânın artık bir gelecek tasavvuru değil, sağlık alanında günlük uygulamanın parçası haline geldiğini vurguladı. Yapay zekâ konusunun teorik bir tartışma başlığı olmaktan çıktığını ifade eden Prof. Dr. Yücel, “Yapay zekâ günümüzde bir gelecek senaryosu değil, artık günümüzün bizim açımızdan bir klinik pratiğidir. Teşhisten tedavi planlamasına kadar her aşamada mesleğimizin bütün ana bilim dallarında oyunun kuralları adeta yeniden yazılmaktadır.” diye konuştu. Hata ihtimali sıfıra inecek Prof. Dr. Yücel, “Yıllarca diş hekimliğinde ‘önce zarar verme’ dedik. Ama artık günümüzde yapay zekâ teknolojileri ile bir adım öteye geçtik ve ‘Hata yapma ihtimalini sıfıra indir’ diyoruz. Bu belki de yapay zekayla birlikte bir konsept olacak.” ifadesinde bulundu. Yapay zekâ hali hazırda kullanılıyor Yapay zekânın hâlihazırda birçok alanda aktif olarak kullanıldığını dile getiren Prof. Dr. Yücel, “Radyolojide insan gözünden kaçabilecek detayları yakalayabiliyoruz. Cerrahide milimetrik hassasiyetle rehberlik eden uygulamalar kullanıyoruz. Ortodontiden endodontiye, pedodontiden diğer alanlara kadar klinik destek mekanizması olarak bu teknolojilerden yararlanıyoruz.” dedi. Ancak teknolojinin kutsallaştırılmaması gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın hekimlik sanatının yerini alamayacağını söyledi ve “En gelişmiş algoritma bile bir hekimin hastasıyla kurduğu güven bağının ve insani dokunuşun yerini tutamaz. Hiçbir algoritmanın empati yeteneği yoktur” diye konuştu. Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın mesleği tehdit etmediğini, aksine hata payını azalttığını ve zaman yönetiminde avantaj sağladığını ifade ederek, “Bu toplantının bir ilk olmasını ve bilimsel altyapı açısından daha farklı uygulamalarla geliştirilmesini diliyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel: “Geliştirdiğimiz sistemler hekimin yerine geçmez” Açılışın ardından gerçekleştirilen birinci oturumda yapay zekânın sağlık alanındaki genel çerçevesi ve etik boyutu ele alındı. Oturumda konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “Yapay Zekâ ve Sağlıktaki Uygulamaları” başlıklı sunumunda özellikle klinik veriye dayalı gerçek uygulamaları paylaştı. Yaklaşık 15 yıldır üniversite bünyesinde faaliyet gösteren NPİSTANBUL Hastanesi’nde üretilen klinik veriler üzerinden çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, “Geliştirdiğimiz sistemlerin tamamı bir ön tanı sistemidir. Bunlar karar destek sistemleridir. Karar hekime aittir, bizim sistemlerimiz o karara destek olur.” dedi. Yapay zekânın en büyük ihtiyacı veri Yapay zekâ uygulamalarının temelinde büyük veri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, Endüstri 4.0 süreciyle birlikte seri üretim mantığından “büyük veri odaklı” bir yapıya geçildiğini ifade etti ve “Günlük hayatta hepiniz veri üretiyorsunuz. Telefonlarınız yüzünüzü tanıyor, sesinizi tanıyor. Bunun arkasında sinyal işleme ve görüntü işleme algoritmaları var.” ifadesinde bulundu. Makine öğrenmesinden derin öğrenmeye geçişle birlikte veri hacminin katlanarak arttığını, bu nedenle GPU’lu ve nöromorfik bilgisayarların devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, “Nöromorfik bilgisayar nöronu taklit eder. Hem veri işler hem geçici hem kalıcı hafıza gibi çalışır. Müthiş hızlıdır.” şeklinde konuştu. Karınca, sürü ve arı algoritmaları Sunumunda biyomimetik (doğadan esinlenen) optimizasyon algoritmalarına da yer veren Prof. Dr. Ergüzel, karınca kolonisi, sürü zekâsı ve arı algoritmalarının sağlık verisi analizinde kullanıldığını anlattı. Karıncaların feromon yoluyla en kısa yolu bulma mekanizmasını örnek gösteren Prof. Dr. Ergüzel, bu mantığın veri içerisinden en anlamlı öznitelikleri seçmekte kullanıldığını söyledi ve “48 öznitelikle %60 doğruluk elde ediyorduk. Karınca koloni optimizasyonu kullandığımızda 22 öznitelik seçildi ve doğruluk %80’e çıktı.” dedi. Sürü zekâsı ile sürü psikolojisinin karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, “Sürü psikolojisinde sorgusuz taklit vardır. Sürü zekâsında ise başkalarının tecrübelerinden istifade ederek rasyonel karar verme vardır.” ifadesinde bulundu. Arı algoritmasını ise “waggle dance” (arı dansı) üzerinden örnekleyen Prof. Dr. Ergüzel, arıların 6 kilometreye kadar noktasal doğrulukta nektar kaynağı adresi verebildiğini belirtti. 40 bin veriyle duygu tanıma modeli Psikiyatrik hastalıkların yanı sıra yüz üzerinden duygu tanıma çalışmaları da yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, 40 binin üzerinde veri kullanarak 7 temel duyguyu sınıflandırdıklarını açıkladı. Konuşmasının sonunda yapay zekânın sunduğu fırsatların yanında eğitim sistemine düşen sorumluluğa dikkat çeken Prof. Dr. Ergüzel, gençlerin makinelerin kolayca yapamayacağı alanlarda yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Bellaz: “Yapay zekâ diş hekimliğinde yeni bir cihaz değil, paradigmayı değiştirecek” Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalından öğretim üyesi ve Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Bilimsel Bilgi, Etik Sorunları ve Toplumsal Ön Yargılar” başlıklı konuşmasında yapay zekâ çalışmalarının etik sınırlarını ve toplumsal yansımalarını değerlendirerek, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir yenilik değil, bilimsel düşünceyi ve hekim kimliğini dönüştürebilecek bir paradigma değişimi anlamına geldiğini söyledi. Yapay zekânın diş hekimliğinde yalnızca yeni bir cihaz gibi algılanmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirten Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun bile mutlak olmadığı bir dönemde yapay zekâ kararlarına nasıl yaklaşacağız?” sorusunu yöneltti. Yapay zekâ karar vermez, karar desteği sunar Yapay zekânın “her şeyi bilen bir falcı” gibi görülmesinin tehlikeli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bellaz, “Yapay zekâ mevcut verileri tarar, olasılıkları ortaya koyar ve bir karar destek mekanizması sunar. Kararın kendisini vermez.” dedi. Yapay zekâ ile birlikte etik ve hukuki tartışmaların kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun kesin olmadığı bir dönemde verilen karardan kim sorumlu olacak? Hekim mi, yazılımcı mı, algoritma mı?” sorusunu gündeme getirdi. Hekim kimliği değişecek Otonom robotların devreye girmesiyle fiziksel yorgunluk, manipülasyon hatası gibi insana özgü sınırlılıkların azalacağını söyleyen Prof. Dr. Bellaz, “Yeni hekim; empati odaklı, karar koordinatörü ve koruyucu hekimlik merkezli bir profile evrilecek.” diye konuştu. Prof. Dr. Bellaz, yapay zekânın teşhis ve tedavide kullanımı için zorunlu bir “yapay zekâ formasyon eğitimi”nin de gündeme gelebileceğini ifade ederek, “Nasıl öğretmenlik için formasyon gerekiyorsa, belki de yapay zekâ kullanan hekimler için de benzer bir eğitim şart olacak” dedi. Prof. Dr. Yumuşhan Günay: “Yapay zekâ planlamada pusula olabilir ama tasarımda hâlâ yolun başındayız” Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yumuşhan Günay, sempozyumda “Subperiostal İmplantların Yapımında Yapay Zekânın Kullanımı” başlıklı sunumuyla yapay zekânın implant planlamasındaki rolünü ve sınırlarını kapsamlı biçimde ele aldı. Sunumunu, tez öğrencisi ve aynı zamanda intern diş hekimi Furkan Hastaoğlu ile birlikte hazırladıklarını belirten Prof. Dr. Günay, “Bu konu aynı zamanda öğrencimizin tez çalışması. Birlikte yürüttüğümüz bir araştırma sürecinin ara çıktıları niteliğinde.” dedi. Yüzde 30’a yakın bir popülasyonda klasik implant uygulanamıyor Subperiostal implantların önemine değinen Prof. Dr. Günay, günümüzde implant tasarımında hâkim olan konseptin “dübel mantığı” olarak ifade edilen yaklaşım olduğunu hatırlattı. “Bu tür implantların klinikte uygulanamadığı %30’a yakın bir popülasyon var” diyen Prof. Dr. Günay, ek cerrahi girişim gerektiren ya da buna rağmen uygulanamayan vakaların ciddi bir hasta grubunu oluşturduğunu vurguladı. Literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf Yapay zekanın literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf olduğunu söyleyen Prof. Dr. Günay, “Yapay zekânın tasarım aşamasındaki zayıflığının iki temel nedeni olabilir. Birincisi veri tabanının fakirliği. İkincisi görsel işleme yeteneğindeki zafiyet.” diye konuştu. Planlama ve literatür derleme aşamasında yapay zekânın “inanılmaz bir tasarruf ve kolaylık” sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Günay, üç boyutlu gerçek anatomik modelleme söz konusu olduğunda ise henüz klinik beklentileri karşılamadığını ifade etti. Prof. Dr. Günay, yapay zekânın kolaycılık aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyleyerek, “Beklentilerimizi kolaycılıkla eşleştirerek yapay zekâyı kullanmak sakat bir yaklaşım olur. İpin ucu bizim elimizde olmalı. Şu an itibarıyla yapay zekâ; yardımcı teşhis ve planlama aracı olarak çok güçlü, ama tasarımın sorumluluğunu devredeceğimiz bir noktada değil.” dedi. Sempozyumda neler yapıldı? İkinci oturumda Dr. Öğr. Üyesi Fatma Aslı Konca Taşova ortodontide yapay zekâ uygulamalarını ele alırken, Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin endodontide dijital rehberlik, artırılmış gerçeklik ve robotik destek konularını anlattı. Prof. Dr. Hacer Şahin Aydınyurt, periodontolojide akıllı tanı sistemlerinden kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına uzanan süreci değerlendirdi. Dr. Öğr. Üyesi Büşra Sınmaz, derin öğrenme yöntemleriyle MR görüntüleri üzerinden temporomandibular eklem (TME) yapısal bileşenlerinin segmentasyonunu bilimsel veriler ışığında aktardı. Sempozyumun son bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Hazal Abat, gömülü üçüncü molar dişlerde oluşan patolojik durumların yapay zekâ modelleriyle tespitini ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi Ece İrem Ravalı Ertan, ağız, diş ve çene cerrahisinde yapay zekâ uygulamalarına ilişkin güncel gelişmeleri paylaştı. Programın son sunumu ise Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedow tarafından gerçekleştirildi. Halmedow, protetik diş tedavisinde yapay zekâ ve akıllı ajanların kullanımına dair gelecek perspektifini katılımcılarla paylaştı. Sempozyumda katılımcılarla toplu fotoğraf da çekildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turkcell’in ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ Projesi’ Mezunlarını Verdi Haber

Turkcell’in ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ Projesi’ Mezunlarını Verdi

Turkcell’in 12 yıldır sürdürdüğü ‘Geleceği Yazanlar’ projesi kapsamında düzenlediği ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ’ programı tamamlandı. Türkiye’nin yapay zekâ alanında ihtiyaç duyduğu iş gücüne katkı sunmayı amaçlayan programın kapanış töreni, Hilton İstanbul Bosphorus’ta gerçekleştirildi. “Türkiye’nin Turkcell’i olarak; ülkemizin dijital geleceğini hep birlikte yazacağız.” Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç kadınların yapay zekâ alanında değer ve çözüm üreten bireyler olmasına katkı sağlayan ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ’ Programı ile ilgili şunları söyledi: “12 yıldır bilgiye erişimde fırsat eşitliği sağlayan ‘Geleceği Yazanlar’ projemiz, Türkiye’nin en büyük yazılım topluluğu haline geldi. Bugüne kadar; yazılımdan siber güvenliğe, sürdürülebilirlikten yapay zekâya geniş bir yelpazede, yaklaşık 12 milyon kişiye dokunduk. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz ‘Geleceği Yazan Kadınlar’ ise bizim için hep ayrı bir yere sahip oldu. 2017 yılında başlattığımız bu projemizle kadınların teknoloji alanında üretim gücünü artırmayı hedefledik. Çağın gerekliliğine uygun yetkinlikler sunacağımız eğitim programları tasarladık. ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ’ programımızı da bu anlayışla hayata geçirdik, ülkemizin yapay zekâ ekosistemine nitelikli insan kaynağı kazandırmayı amaçladık. Kadınların teknoloji alanında girişimcilik potansiyellerini ve istihdam olanaklarını artırmayı hedeflediğimiz ve bu yıl ilk kez gerçekleştirdiğimiz programda; ülkemizin dört bir yanından 17 bin kişiye temas ettik. Tüm arkadaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Türkiye’nin Turkcell’i olarak; ülkemizin dijital geleceğini hep birlikte yazacağız.” “Proje, kadınların teknoloji ekosistemindeki rolüne güç katıyor” Projenin, çok paydaşlı yapısı sayesinde kamu, özel sektör ve teknoloji ekosistemi arasında kalıcı ve ölçülebilir bir etkileşim zemini oluşturduğuna işaret eden Turkcell İnsan ve İş Destek Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, “Yapay zekâ artık yalnızca teknik bir uzmanlık alanı değil; iş yapış biçimlerini, karar alma süreçlerini ve liderlik anlayışlarını dönüştüren yeni bir çağın adı. Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ Programı da Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemine nitelikli insan kaynağı kazandırırken, kadınların bu dönüşümün merkezinde yer alması adına stratejik bir katkı sunuyor. Aynı zamanda teknoloji ekosistemindeki rollerine güç katıyor. Bu yolculukta bizlerle aynı vizyonu paylaşan iş ortaklarımıza ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum” dedi. Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ programını Turkcell’in yapay zekâ ekiplerinin liderliğinde hayata geçirdiklerini de ifade eden Erkan Durduşöyle konuştu: “Teknik mentorluktan kişisel gelişime 250 saat süren eğitimlerle desteklediğimiz 255 kadın Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ programımızdan mezun oldu. Bu başarıya giden yolda 40 kişisel gelişim mentoru ve 21 teknik mentor arkadaşımız katılımcılarımıza destek verdi. Teknik eğitimlerimizin yanı sıra üretken yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet eşitliği, Türkçe’nin doğru kullanılması, CV hazırlama, mülakat teknikleri ve simülasyonu, pazar analizi, müşteri segmenti, pazar payı gibi konularda eğitimler sunduk. Kapsamlı eğitim programımızın neticesinde hayata geçirilen en iyi 3 proje ise ödül sahibi oldu. Ödül kazanan arkadaşlarımızı ve mezunlarımızı tebrik ediyorum.” Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Işınsu Kestelli şunları söyledi: “Bizim bir hedefimiz var. Kadınların; sosyal hayatta, iş hayatında daha fazla ve aktif rol almasını istiyoruz. Bu sayede ülkemizin daha güçlü ve kalkınmış olacağına inanıyoruz. İş dünyası, bilim, eğitim, kültür, sanat ve spor yaşamında büyük başarılara imza atan kadınlarımızla gurur duyuyoruz. TOBB Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde, 81 ilde çalışmalarını sürdüren TOBB Kadın Girişimciler Kurulu il başkanlarımız ve kurul üyelerimiz ile girişimcilere rehber olmaya, hem kadın hem genç girişimci sayısının artırılmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, proje paydaşlarımız olan Turkcell ve Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi başta olmak üzere projeye emek veren gönül veren herkese teşekkür ediyor, programa başvuran, süreci başarı ile tamamlayan, kendini bu alanda ispat eden cesur ve başarılı kadınları en içten dileklerimle kutluyorum.” Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI) Kurucusu Halil Aksu ise “İnsanlık tarihinin en büyük teknolojik devrimi içindeyiz. Yapay zekâ her yere dokunacak, her şeyi dönüştürecek. Bu işlere kadın eli değerse, çok daha güzel olacak; çok daha insancıl olacak, çok daha estetik olacak, çok daha şefkatli olacak. Bu yüzden Turkcell’i tebrik ediyorum, Geleceği Yazan Kadınlara ihtiyacımız var, yolunuz ve bahtınız açık olsun” dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI) ortaklığında, 2024’ün kasım ayında başlatılan projenin mezuniyet töreninde, İleri Seviye Makine Öğrenme, Görüntü İşleme ve Doğal Dil İşleme olmak üzere üç ayrı kategoride birinciliği kazanan katılımcılara ödülleri verildi. Birinci olan projelere 200’er bin TL para ödülü Turkcell Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ programından 255 kadın mezun oldu. Bir yıl boyunca alanında uzman mentorlardan teknik ve kişisel gelişim odaklı eğitimler alan katılımcılar, süreç boyunca edindikleri bilgi ve yetkinlikleri kendi yapay zekâ projelerine dönüştürdü. Geliştirilen projeler; çok aşamalı bir değerlendirme sürecinden geçirilerek kazananlar belirlendi. Doğal Dil İşleme, Görüntü İşleme ve İleri Seviye Makine Öğrenmesi olmak üzere 3 kategoride ödüller verildi. Pentagent, Censorly, Aller Mind projeleri 200 bin TL’lik para ödüllerinin sahibi oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.