Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Görüntü Işleme

Kapsül Haber Ajansı - Görüntü Işleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Görüntü Işleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEKNOFEST’te Savaşan İHA’lar Büyük Mücadeleye Hazırlanıyor Haber

TEKNOFEST’te Savaşan İHA’lar Büyük Mücadeleye Hazırlanıyor

Teknolojideki hızlı gelişime paralel olarak faaliyet alanı her geçen gün genişleyen İnsansız Hava Araçları, artık yalnızca keşif ve gözetleme görevleriyle sınırlı kalmıyor. Savaşan İHA Yarışması, bu dönüşümden hareketle, insanlı savaş uçaklarının gerçekleştirdiği hava-hava ve hava-kara muharebelerine benzer manevra ve mücadele kabiliyetlerinin otonom sistemlere kazandırılmasını hedefliyor. Yarışma kapsamında oluşturulan kontrollü senaryolar, gençlerin algılama, karar verme ve manevra yeteneklerini aynı anda test edebilecekleri özgün bir deneyim sunuyor. Yarışma süresince tüm İHA’lar eş zamanlı olarak havada bulunuyor ve birbirleriyle mücadele ediyor. Rakip İHA’lar, vuruş alanı ekranı üzerinden görüntü işleme yöntemleriyle tespit edilerek sanal ortamda kilitlenmeye çalışılıyor. Fiziksel temasın olmadığı bu yapı sayesinde, yarışmacılar algoritmalarını agresif manevralar ve kaçınma stratejileriyle geliştirme imkanı buluyor. İki Görev, Tek Hedef: Üstün Otonomi Savaşan İHA Yarışması, “Savaşan İHA” ve “Kamikaze İHA” olmak üzere iki ana görevden oluşuyor. Yarışmanın merkezinde yer alan Savaşan İHA görevinde takımlar, rakiplerine başarılı bir şekilde kilitlenirken aynı zamanda onların kilitlenmelerinden de kaçınmaya çalışıyor. Kamikaze İHA görevi ise bu yapıyı tamamlayıcı nitelik taşıyor. Büyük ödüle aday olabilmek için takımların en az bir müsabaka turunda Kamikaze İHA görevini de başarıyla tamamlaması gerekiyor. Zorlu Koşullar, Akıllı Algoritmalar Yarışmanın müsabakalarında hakemler tarafından belirli bir süre aktif hale getirilen hava savunma sistemleri, sanal kısıtlı bölgeler olarak tanımlanıyor. Fiziksel bir müdahale içermeyen bu alanlar, takımlardan hem yasaklı bölgelerden kaçınacak hem de rakip İHA’lara karşı etkin mücadele yürütecek gelişmiş algoritmalar geliştirmelerini bekliyor. Böylece yarışma, yalnızca teknik beceriyi değil, stratejik düşünme yetkinliğini de ön plana çıkarıyor. Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra mezunlar da katılabiliyor. Takımlar en az 3, en fazla 15 kişiden oluşabiliyor. Otonom sistemler, görüntü işleme ve yapay zekâ alanlarında kendini geliştirmek isteyen gençler için önemli bir deneyim alanı sunan yarışmanın son başvuru tarihi 20 Şubat 2026 olarak açıklandı. Büyük Ödül, Büyük Motivasyon Savaşan İHA Yarışması’nda dereceye giren takımları önemli ödüller bekliyor. Yarışmayı birincilikle tamamlayan ekip 600 bin TL, ikinci olan ekip 500 bin TL, üçüncü olan ekip ise 400 bin TL ödülün sahibi olacak. Yarışma, sunduğu teknik deneyimin yanı sıra gençlerin savunma ve havacılık teknolojileri alanında güçlü bir gelecek inşa etmelerine de katkı sağlamayı amaçlıyor. TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Savaşan İnsansız Hava Aracı Yarışması, gökyüzünde sınırları zorlamak ve otonom teknolojilerin geleceğinde söz sahibi olmak isteyen tüm gençleri bu büyük mücadeleye davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Yapay Zekâ Destekli Yenilikçi Çözümü EyeMo İle Kas Hastaları İçin Engelleri Kaldırıyor  Haber

Türk Telekom Yapay Zekâ Destekli Yenilikçi Çözümü EyeMo İle Kas Hastaları İçin Engelleri Kaldırıyor 

Türk Telekom, teknolojiyi yaşamın her alanına yayarak akıllı uygulamalar ve yenilikçi çözümlerle topluma değer katmayı sürdürüyor. ALS ve felç gibi kas hastası bireylerin hayatını kolaylaştırmak amacıyla geliştirilen yenilikçi çözüm, Türk Telekom tarafından patenti alınarak ücretsiz şekilde kullanıcıların hizmetine sunuldu. Yapay zekâ tabanlı görüntü işleme modeli kullanılarak geliştirilen EyeMo ile kas hastası bireyler, yalnızca göz hareketleriyle bilgisayarlarını ve bilgisayara bağlı ışık, klima, televizyon gibi çevre ekipmanlarını kontrol edebiliyor. Türk Telekom EyeMo ile teknolojiyi herkes için erişilebilir kılıyor Türk Telekom Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Evren “Türk Telekom olarak insan odaklı yaklaşımımızla her alanda değer katan, inovatif ve geniş kitlelere fayda sağlayacak projeler geliştiriyoruz. Erişilebilirliği sosyal sorumluluğun ötesinde, sürdürülebilir dijital dönüşümün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Üniversite-sanayi iş birlikleri ve Ar-Ge çalışmalarımızla tamamen yerli ve millî olarak geliştirilerek bilgi teknoloji ekiplerimizle ürünleştirilen ücretsiz olarak kullanıma sunduğumuz EyeMo sayesinde ALS ve felç gibi kas hastalıkları nedeniyle ellerini kullanamayan bireylerin dijital dünyaya bağımsız ve eşit katılımını destekliyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücünü toplum için iyilik ve faydaya dönüştüren projeler üretmeye devam edeceğiz” dedi. Yapay zekâ tabanlı görüntü işleme modeli kullanılarak, tamamen yerli ve millî olarak geliştirilen yazılım sayesinde kullanıcılar, göz hareketleriyle bilgisayardaki çeşitli işlevleri kontrol edebiliyor. EyeMo, ellerini hareket ettiremeyen bireylerin bilgisayarlarını daha kolay ve konforlu bir şekilde kullanmalarına imkân tanırken, bilgiye erişimlerini destekleyerek dijital hayata eşit katılımın önünü açıyor. Türk Telekom, EyeMo gibi insan odaklı ve ücretsiz teknolojilerle, engelli bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını desteklemeyi ve herkes için erişilebilir bir dijital gelecek inşa etmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’deki Yapay Zeka Girişimleri 457’ye Yükseldi Haber

Türkiye’deki Yapay Zeka Girişimleri 457’ye Yükseldi

Ocak 2026 itibarıyla haritaya 40 yeni girişim eklenirken, 2 girişim haritadan çıkarıldı ve Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı 457’ye ulaştı. Güncellemenin öne çıkan başlığı haritaya eklenen her üç girişimden birinin Agentic AI kategorisinde yer alması oldu. 2025 yılında ise ekosistem yaklaşık yüzde 20 büyüdü. Türkiye’de yapay zeka ekosisteminin gelişimini izlemek ve görünür kılmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), yapay zeka alanında faaliyet gösteren yerli girişimleri düzenli olarak haritalandırmaya devam ediyor. 2017 yılında 24 olan yapay zeka girişim sayısı, Ocak 2026 itibarıyla haritaya eklenen 40 yeni girişimle birlikte 457’ye ulaştı. Aynı dönemde exit, kapanma veya çözümlerini güncelleme gerekçeleriyle 2 girişim haritadan çıkarıldı. Haritaya eklenen her üç girişimden biri Agentic AI kategorisinde yer aldı Ocak 2026 güncellemesinde haritaya eklenen girişimlerin kategori dağılımı, Agentic AI’nin açık biçimde öne çıktığını ortaya koydu. Bu dönemde haritaya dahil edilen her üç girişimden biri Agentic AI kategorisinde konumlandı. Toplam 12 girişim ile Agentic AI, eklenen girişimler arasında en yüksek paya sahip kategori oldu. Agentic AI çözümleri; bir görevi anlayan, gerektiğinde insan onayıyla ilerleyen ve çıktıyı ölçülebilir şekilde teslim eden yapılarıyla otomasyon ve karar destek senaryolarını daha görünür hale getirirken, ekosistemin “öneren asistanlar”dan işi baştan sona tamamlayan sistemlere doğru ilerlediğini ortaya koydu. Bu alanda faaliyet gösteren girişimlerin ağırlıklı olarak sektör agnostik yapıda olduğu görüldü. Agentic AI’yi, Diyalogsal Yapay Zeka (5) kategorisi izledi. Makine Öğrenmesi (3), Görüntü İşleme (3), HealthTech (3) ve Öngörü ve Veri Analitiği (3) alanlarında da eşit sayıda girişim haritaya eklendi. Altyapı ve Operasyonlar/Servis (2), LegalTech (2) ve Optimizasyon (2) kategorileri ise eklenen girişimler arasında diğer öne çıkan alanlar oldu. Bunun yanı sıra Doğal Dil İşleme (1), EdTech (1), Nesnelerin İnterneti (1), Otonom Sistemler (1) ve Görsel Üretim – Visual AI (1) kategorilerinde de yeni girişimler haritada yer aldı. 2025 yılında ekosistem yaklaşık yüzde 20 büyüdü Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) Girişim Haritası, 2025 yılı boyunca düzenli güncellemelerle izlenen istikrarlı bir büyüme çizgisi ortaya koydu. Yıla Ocak 2025’te 379 girişimle başlayan harita, bu dönemde 19 girişimin eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla net +17 artış kaydetti. Nisan 2025 güncellemesinde 15 yeni girişim eklenip 1 girişim çıkarıldı ve net +14 artışla toplam girişim sayısı 393’e ulaştı. Haziran 2025 itibarıyla 20 girişim eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla net +18 artış sağlandı; böylece ekosistem 411 girişimle ilk kez kalıcı biçimde 400+ bandına taşındı. Üçüncü çeyrekte (Eylül 2025) toplam girişim sayısı 419’a yükselirken, bu dönemin asıl kritik gelişmesi haritanın kategori yapısının yenilenmesi oldu. Bu kapsamda Üretken Yapay Zeka (GenAI) alanı; Agentic AI, Diyalogsal Yapay Zeka ve Görsel Üretim alt kırılımlarına ayrıldı ve girişimler yeni yapı doğrultusunda yeniden konumlandırıldı. Bu güncelleme, ekosistemin yalnızca ne kadar büyüdüğünü değil, aynı zamanda nasıl evrildiğini de daha net ve ölçülebilir biçimde ortaya koydu. Bu sürecin ardından Ocak 2026 güncellemesinde 40 yeni girişimin eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla toplam girişim sayısı 457’ye ulaştı. Son 12 aylık dönemde 78 yeni girişimin haritaya dahil edilmesiyle ekosistem yaklaşık %20 büyüme kaydederken, ortaya çıkan tablo Türkiye’de yapay zeka girişimciliğinin düzenli güncellemelerle izlenebilen, yeni oyuncularla genişleyen ve süreklilik gösteren bir yapı sergilediğini ortaya koydu. “Girişimlerin süreci sahiplenen ve sonuç üreten yapılara yöneldiğini görüyoruz” Türkiye yapay zeka ekositeminin her yıl daha da büyüdüğüne dikkat çeken TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, güncel verileri şöyle değerlendirdi: “TRAI Girişim Haritası’nda izlediğimiz tablo, Türkiye’de yapay zeka girişimciliğinin artık teknoloji başlığı etrafında değil, gerçek iş ihtiyaçlarına dokunan, uçtan uca çözümler üreten yapılar etrafında şekillendiğini gösteriyor. Kategori yapısında yapılan güncellemelerle birlikte ekosistemin yalnızca büyüklüğünü değil, olgunlaşma yönünü de daha net izleyebiliyoruz. Bu da Türkiye yapay zeka ekosisteminin daha sürdürülebilir, daha ölçülebilir ve küresel rekabet açısından daha güçlü bir zemine oturduğunu gösteriyor.” 457 girişimle TRAI yapay zeka ekosistemi büyüyor TRAI Girişim Haritası’na eklenen girişimler, ekosistemde görünürlük kazanırken yatırımcılar, kurumsal şirketler ve potansiyel iş ortaklarıyla doğru temas noktalarına daha hızlı erişme fırsatı yakalıyor. Yatırımcılar için yeni fırsat alanlarını daha net hale getiren bu dinamik yapı; özel sektör açısından da doğru iş birliklerini, gerçek kullanım senaryolarını ve ölçeklenebilir çözümleri daha erişilebilir kılıyor. Her çeyrekte güncellenen TRAI Girişim Haritası, bu dönüşümü ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir çerçevede izlemek isteyen tüm paydaşlar için güncel bir referans olmayı sürdürüyor.

OPPO Find X9 Pro Türkiye’de Haber

OPPO Find X9 Pro Türkiye’de

Find X9 Pro’nun premium tasarım çizgisi, modern malzemeler ve ince çerçevelerle destekleniyor. Mat cam yüzeyi, alüminyum çerçevesi ve yalnızca 1,15 mm kalınlığındaki ultra ince çerçeveleri ile cihaz, hem şık hem de konforlu bir kullanım deneyimi sağlıyor. Telefonun 6,78 inçlik geniş ekranı, multimedya tüketiminden profesyonel iş akışlarına ve içerik üretimine kadar farklı kullanım senaryolarında sürükleyici bir görüntüleme deneyimi sunuyor. Hasselblad Master kamera sistemi ile profesyonel fotoğraf ve video deneyimi OPPO Find X9 Pro, OPPO’nun gelişmiş LUMO Image Engine görüntü işleme teknolojisi ve profesyonel fotoğrafçılığın devlerinden Hasselblad’ın Master Kamera Sistemi ile mobil fotoğrafçılıkta yeni bir dönem başlatıyor. Serinin en iddialı özelliklerinden biri olan 200 MP çözünürlüğündeki Hasselblad telefoto kamera, kullanıcılara profesyonel fotoğrafçılara taş çıkartan kareler çekme olanağı veriyor. Hasselblad ile yapılan ortak geliştirme ile sensör kalibrasyonu ve optik mühendisliği en üst standartlarda optimize edilen Find X9 Pro her karede olağanüstü netlik, doğal renk doğruluğu ve etkileyici ayrıntı sunuyor. Dolby Vision formatında 4K/120 fps kayıt desteği ile Find X9 Pro video tarafında da profesyonel düzeyde sinematik çekimlere imkan veriyor. ACES destekli LOG kayıt yeteneği endüstri standartlarında post-prodüksiyon süreçleriyle uyumluluk sunarken, yeni Sahne Modu ve AI Ses Odaklama özellikleri sayesinde de kullanıcılar her ortamda daha net, daha dengeli ve daha etkileyici kayıtlar oluşturabiliyor. Güçlü 3nm mimari ve uzun ömürlü silikon-karbon pil Find X9 Pro, yüksek performans ve enerji verimliliğini bir arada sunan güçlü MediaTek Dimensity 9500 yonga setiyle çalışıyor. Bu işlemci, günlük kullanımın yanında, yoğun performans gerektiren uygulamalarda da kullanıcılara akıcı bir deneyim sunuyor. Cihazın 7500 mAh kapasiteli büyük pili, OPPO’nun yeni nesil silikon-karbon pil teknolojisiyle destekleniyor. Bu sayede tek şarjla telefonu iki güne kadar kesintisiz kullanmak mümkün oluyor. ColorOS 16 ile daha akıcı ve akıllı bir deneyim Find X9 Pro’nun kamera ve performans kabiliyetleri, ColorOS 16 ile gelen yapay zekâ yenilikleri ile tamamlanıp güçlenerek akıcı bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Geliştirilmiş arayüz animasyonları, hızlandırılmış çoklu görev yetenekleri ve AI destekli düzenleme araçları, cihazı günlük hayatta daha hızlı ve sezgisel hale getiriyor. Çok katmanlı güvenlik sistemi de kullanıcı verilerinin daha güçlü bir şekilde korunmasını sağlıyor. OPPO Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Murat Karakoç, “Find X Serisi, OPPO’nun inovasyon gücünü en ileri seviyede temsil ediyor. Find X9 Pro ile kullanıcılarımıza hem profesyonel düzeyde fotoğraf ve video deneyimiyle; Her Işıkta Her Mesafede güçlü bir performans sunuyoruz. Türkiye’de premium segmentteki varlığımızı güçlendiren bu modeli kullanıcılarla buluşturmak bizim için büyük bir heyecan kaynağı” diye konuştu. OPPO Find X9 Pro, İpek Beyazı ve Titanyum Antrasit olmak üzere iki renk seçeneği ile 12 Aralık’tan itibaren 89.999 TL fiyatla zincir mağazalarda ve online satış mağazalarında kullanıcılarla buluşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ, Üretkenliğin Yanında Sahteciliği de Kolaylaştırıyor! Haber

Yapay Zekâ, Üretkenliğin Yanında Sahteciliği de Kolaylaştırıyor!

"Deepfake" teknolojisi nedir? Yapay zekâ destekli ses ve görüntü üretiminin, genel olarak "deepfake" teknolojisi olarak adlandırıldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Kelime oluşumu itibariyle Deepfake, ‘deep learning’ (derin öğrenme) ve ‘fake’ (sahte) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmektedir. Bu teknoloji, yüz tanıma, ses analizi ve görüntü işleme gibi alanlarda geliştirilen derin öğrenme algoritmalarını kullanarak, gerçeğe son derece yakın sahte video, ses veya görüntüler üretir.” dedi. Kötü niyetli kişiler tarafından kullanılabiliyor Deepfake teknlojisini kullanılarak bir kişinin yüzü, mimikleri veya sesinin taklit edilebildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Bu sayede gerçekte yaşanmamış bir konuşma veya olay sanki gerçekleşmiş gibi sunulabilir. Bu teknoloji, yaratıcı içerikler üretmek için kullanılabileceği gibi, kötü niyetli kişiler tarafından dezenformasyon yaymak veya dolandırıcılık yapmak amacıyla da kullanılabilir.” diye konuştu. Sahte haber üretimi yapılabiliyor Yapay zekâ ile üretilen video ve ses içeriklerinin günümüzde sinema, eğitim, reklam, oyun ve medya gibi pek çok alanda yaygın olarak kullanıldığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Reklamlar, uzaktan eğitim videoları, dijital oyunlardaki karakterler, sanal haber sunucuları ve farklı dillere çevrilen içerikler bu teknoloji sayesinde hızlı ve düşük maliyetle hazırlanmaktadır. Öte yandan, aynı teknolojiler sahte haber üretimi, dolandırıcılık ve bilgi kirliliği yaratmak gibi amaçlarla da kötüye kullanılabilmektedir.” ifadesinde bulundu. Deepfake videoların bu denli ikna edici olmasının temelinde ne var? Deepfake videoların bu denli ikna edici olmasının temelinde, yapay zeka teknolojilerinin, özellikle de derin öğrenme modellerinin, görüntü ve ses üretiminde sunduğu artan gerçekçilik ve ayrıntı düzeyinin yattığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Yüz ifadeleri, göz kırpma, ışıklandırma ve ten dokusu gibi detaylar artık çok daha doğal biçimde taklit edilebiliyor. Ses klonlama teknolojileri ise konuşma ritmi ve tonlamayı başarıyla kopyalayabiliyor. Görüntü ve ses kalitesindeki bu ilerleme, sahte içerikleri her geçen gün daha inandırıcı kılıyor ve bu da onların insan gözüyle ya da kulağıyla fark edilmesini giderek zorlaştırıyor.” şeklinde konuştu. Dijital çağda “gerçeklik” kavramı köklü bir dönüşüm geçiriyor Yapay zeka, deepfake ve benzeri teknolojilerle birlikte dijital çağda “gerçeklik” kavramının köklü bir dönüşüm geçirdiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Artık gördüğümüz, duyduğumuz, hatta okuduğumuz içeriklerin gerçekten olup olmadığını sorgulamamız gerekiyor. Bu durum, bilgiye erişimde daha fazla şüpheciliği beraberinde getirirken, doğruluğu ve güvenilirliği teyit edebilecek yeni yöntemlere ve etik standartlara olan ihtiyacı da artırıyor.” dedi. Deepfake videolarda ayırt edici unsurlar neler? Bir görüntünün veya sesin yapay zekâ ürünü olup olmadığını tespit etmeye yönelik teknik ve yöntemlerin giderek geliştiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, şöyle devam etti: “Bu tespit süreçleri; görüntü işleme, ses analizi ve makine öğrenimi tekniklerine dayanmaktadır. Görsellerde yüz ifadeleri ve mimikler analiz edilerek sahte içerik belirlenmeye çalışılır. Deepfake videolarda dikkat edilebilecek bazı ayırt edici unsurlar şunlardır; göz kırpmanın doğal olmaması, ağız hareketleri ile ses arasında senkronizasyon problemleri, ten rengi geçişlerindeki yapaylık, ışık yansımalarının doğallıktan uzak olması, saç ve kenar detaylarında görülen bozulmalar. Ses analizinde ise frekans spektrumu, vurgu, tonlama ve nefes alma gibi ayrıntılar incelenir. Bunun yanı sıra, özel olarak eğitilmiş derin öğrenme modelleri de sahte içeriklerin tespitinde etkin bir şekilde kullanılmaktadır.” İleri düzey deepfake teknolojileri; mimiklerden göz hareketlerine kadar başarılı Günümüzde yapay zekâ ile üretilen görüntü ve seslerin, çoğu zaman insan gözü ve kulağının ayırt edemeyeceği kadar gerçekçi hale geldiğini de anlatan Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Her ne kadar dikkatli bir incelemeyle hala bazı yapaylıklar sezilebilse de örneğin yüz ifadelerinin doğallıktan uzak olması, göz hareketlerindeki tutarsızlık ya da sesin mekanik tınısı gibi, bu farklar giderek daha az belirgin hale gelmektedir. Özellikle ileri düzey deepfake teknolojileri; mimiklerden göz hareketlerine, ses tonundan nefes alma düzenine kadar birçok ayrıntıyı yüksek başarıyla taklit edebilmektedir. Bu nedenle kısa süreli ya da düşük çözünürlüklü sahte içerikler, çoğu zaman gerçekmiş gibi algılanabilmektedir.” dedi. Videonun paylaşıldığı hesabın güvenilirliği değerlendirilmeli Sosyal medyada paylaşılan bir videonun doğruluğunu sorgulamak için bireylerin öncelikle içeriğin kaynağını araştırması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, sözlerini şöyle tamamladı: “Videonun paylaşıldığı hesabın güvenilirliği değerlendirilmeli, içeriğin resmi ya da tanınmış platformlardan yayımlanıp yayımlanmadığı kontrol edilmelidir. Aynı olaya dair farklı kaynaklardan gelen videolar veya haberlerle karşılaştırma yapmak, içeriğin doğruluğunu teyit etmek açısından etkili bir yöntemdir. Ayrıca videodaki ses ve görüntü arasındaki tutarsızlıklar dikkatle analiz edilmelidir. Tüm bunlara ek olarak, yapay zekâ destekli tespit araçları da sahte içeriklerin belirlenmesinde önemli bir destek sunar.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ALPAGU Sahada Göreve Hazır Haber

ALPAGU Sahada Göreve Hazır

Türk savunma sanayiinde milli ve modern sistemler geliştiren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., Türkiye’de öncüsü olduğu taktik İHA alanında yeni teslimatlara devam ediyor. STM tarafından tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ve kamuoyunda, “Kamikaze İHA” olarak da bilinen, sabit kanatlı milli vurucu İHA sistemi ALPAGU’nun yurt içi teslimatları yapıldı. ALPAGU ilk ihracatını 2023 yılında yapmıştı. Güleryüz: ALPAGU, Operasyonel Sahada Etkinliği Artıracak STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, “Ülkemizin ihtiyaçları için milli mühendislik gücümüzle geliştirdiğimiz taktik İHA ailemiz, güvenlik güçlerimizin elini sahada güçlendiriyor. Gözcü, vurucu ve mühimmat bırakan İHA’larımızın ardından teslimatlara sabit kanatlı vurucu İHA sistemimiz ALPAGU ile devem ediyoruz. ALPAGU’nun operasyonel sahada etkinliğimizi artıracağını değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Kendisi Hafif, Etkisi Ağır Eski Türkçe’de “düşmana tek başına saldıran yiğit” anlamı taşıyan ALPAGU, hafif yapısı, dalış hızı, düşük radar kesit alanı ve sürati ile önemli hedeflere noktasal tahribat yaratabilmesiyle öne çıkıyor. Terörle mücadele operasyonlarında, sınır ötesi harekatlarda ve meskun mahal çatışmalarında aktif görev alabilen ALPAGU, 8 kilometre menzile sahip. Sabit Kanatlı Vurucu İHA Sistemi, Fırlatıcı Lançer ve Yer Kontrol İstasyonu olarak üç bileşenden oluşan ALPAGU, sahip olduğu elektro optik ve kızılötesi kameralar ile gece ve gündüz etkin görev yapabiliyor. Lançerden fırlatıldıktan sonra, yaklaşık 15 dakika boyunca uçuş gerçekleştiren ALPAGU, yapay zeka destekli son teknoloji görüntü işleme yazılımı vasıtasıyla hedef takibini başarıyla yapıyor. Düşük radar kesit alanı ve küçük boyutu ile hedef tarafından son ana kadar tespit edilemeyen ALPAGU, üzerindeki mühimmat ile hedefini noktasal hassasiyetle imha ediyor. MIL-STD-331 uyumlu Elektronik yaklaşma tapası, görevi değiştirme veya kendini imha kabiliyetleri bulunan ALPAGU, görüntü işleme tabanlı atış kontrol sistemi ile hassas vuruş yeteneğine sahip. Tek bir personel tarafından kolayca taşınıp görev alanında 1 dakika içinde kurularak kullanılan sistem, üzerindeki yapay zeka ve görüntü işleme kabiliyetleri, sessizliği, taşıdığı patlayıcıyı hedefe tam ulaştırma yetenekleriyle önemli bir güç çarpanı ve operasyonel üstünlük sağlıyor. ALPAGU’dan Çoklu Görev Kabiliyeti ALPAGU, sahip olduğu üstün kabiliyetler yanında, farklı platformlara (kara-deniz-hava araçlarına) entegre olabilmesi gibi özelliklerle rakiplerinden ayrışıyor. ALPAGU ağ tabanlı haberleşme sistemi (mesh network link yapısı) sayesinde birden fazla platformun tek bir kumanda (yer kontrol istasyonu) üzerinden kontrol edilerek çoklu görev yapılmasına imkan sağlıyor. Ağırlığı 2 kilogramın altında olan ALPAGU’ya benzer, dünyada yalnızca 2 platform bulunuyor. STM mühendisleri tarafından geliştirilen görev bilgisayarı ve uçuş kontrol sistemi ile tamamen otonom şekilde seyrüsefer icra eden ALPAGU, hedeflerin tespiti ve imhasını “Man-in-the-Loop” prensibi ile tamamen operatör kontrolünde gerçekleştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.