Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gotürkiye

Kapsül Haber Ajansı - Gotürkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gotürkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Formula 1’in Türkiye’ye Dönüşü WTM Londra Turizm Fuarı’nda Tanıtıldı Haber

Formula 1’in Türkiye’ye Dönüşü WTM Londra Turizm Fuarı’nda Tanıtıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Londra’da düzenlenen WTM Londra Turizm Fuarı’nda İngiltere pazarına yönelik beklentileri, 2027 sezonunun hazırlıklarını, turizmde ürün ve pazar çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaları değerlendirdi. Türkiye standı önünde basın mensuplarıyla bir araya gelen Ersoy, kongre ve etkinlik turizminden gastronomiye, kültür varlıklarının iadesinden deprem bölgesindeki turizm çalışmalarına kadar farklı başlıklarda açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin fuardaki katılımına ilişkin bilgi veren Ersoy, şunları söyledi: “WTM Londra’yı, Türkiye’nin turizm zenginliğini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturduğumuz ve gelecek sezonun hazırlıklarını değerlendirdiğimiz önemli bir platform olarak görüyoruz. Bu yıl 909 metrekarelik ana standımız, 255 metrekarelik destinasyon alanımız ve 50 metrekarelik spor turizmi alanımızla, 78 alt katılımcıyla fuarda yer alıyoruz. Kapadokya’nın eşsiz doğal ve kültürel mirasından gastronomiye, spor turizminden kültür turizmine kadar farklı destinasyonlarımızı ve turizm ürünlerimizi aynı çatı altında buluşturduk. Burada âdeta bir Türkiye adası oluşturduk. Sektörümüzle birlikte ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve çeşitliliğini uluslararası alanda güçlü biçimde temsil ediyoruz.” Ulaşım maliyetleri ve son dakika rezervasyonları 2027 planlamasında öne çıkıyor İngiltere’nin Rusya ve Almanya’nın ardından Türkiye’nin üçüncü büyük kaynak pazarı olduğunu belirten Ersoy, Birleşik Krallık pazarının güçlü performansını sürdürmesini beklediklerini söyledi. Bölgedeki savaşların enerji fiyatları ve ulaşım maliyetleri üzerindeki etkisine dikkati çeken Ersoy, havacılık sektöründeki yıllık yakıt fiyatı sabitleme işlemleri nedeniyle maliyet artışlarının biletlere ilk aşamada bütünüyle yansımadığını anlattı. Bu dönemlerin sona ermesiyle yükselen petrol fiyatlarının 2027’de uçak bileti fiyatları üzerinde daha belirgin bir etki oluşturmasını beklediklerini ifade etti. Ersoy, üç saat ve üzerindeki uçuşlarda bilet başına ortalama 100 dolarlık ek yük oluşabileceğini öngördüklerini belirtti. Birçok ülkedeki tur operatörleriyle yoğun görüşmeler yürüttüklerini söyleyen Ersoy, erken rezervasyonun payının azaldığı, son dakika rezervasyonlarının ağırlığının arttığı bir döneme girilebileceğine işaret etti. Bu tabloya uygun bir tanıtım ve satış stratejisi izleyeceklerini vurgulayan Ersoy, yıl boyunca tur operatörleri, hava yolu şirketleri ve seyahat platformlarıyla kesintisiz tanıtım ve satış kampanyalarını sürdüreceklerini kaydetti. Üçüncü çeyrekteki toparlanma gelir rekorunu getirdi Turizmde üçüncü çeyrek ve ilk dokuz aylık sonuçları değerlendiren Bakan Ersoy, şubat ayının sonunda başlayan savaşın ikinci çeyreği olumsuz etkilediğini hatırlattı. İkinci çeyrek sonuçlarının açıklandığı dönemde en zor sürecin geride kaldığına ve yoğun tanıtım kampanyalarıyla üçüncü çeyrekte toparlanma sağlanacağına yönelik beklentilerini paylaştıklarını belirten Ersoy, sonuçların bu öngörüyü doğruladığını söyledi. Türkiye’nin üçüncü çeyrek turizm gelirinin yüzde 5 artışla 25 milyar 526 milyon dolara ulaştığını ifade eden Ersoy, bunun bugüne kadar elde edilen en yüksek çeyreklik turizm geliri olduğunu vurguladı. İkinci çeyrekteki olumsuz etkinin de telafi edildiğini belirten Ersoy, ilk dokuz aylık turizm gelirinin yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolar olduğunu, aynı dönemde Türkiye’de 49 milyon 132 bin ziyaretçinin ağırlandığını bildirdi. Bölgedeki savaşlara ve jeopolitik risklere rağmen Türkiye’nin süreci başarıyla yönettiğini söyleyen Ersoy, şu değerlendirmede bulundu: “Başta Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uygulamış olduğumuz dış politikamız ile ateş çemberinin ortasında tam bir istikrar adası olma pozisyonumuzu koruyoruz. İnşallah bu şekilde de süreci yönetmeye devam edeceğiz.” İngiltere pazarında şehir ve kültür turizmi güçleniyor İngiltere’nin en yoğun tanıtım yapılan ülkeler arasında yer aldığını belirten Ersoy, televizyon kanallarından dijital platformlara, sosyal medyadan kanaat önderlerinin Türkiye’de ağırlandığı programlara kadar bütün iletişim yöntemlerini kullandıklarını söyledi. Bu çalışmaları tur operatörleri, hava yolu şirketleri ve seyahat portallarıyla yürütülen doğrudan satış odaklı tanıtımlarla desteklediklerini ifade etti. İngiliz ziyaretçilerin yalnızca yaz aylarında değil, düşük sezonda ve kış döneminde de Türkiye’nin tatil bölgelerini tercih ettiğine dikkati çeken Ersoy, bu özelliğin İngiltere pazarını turizmin yıl geneline yayılması açısından önemli kıldığını belirtti. Son yıllarda İngiltere’de İstanbul’a yönelik yoğun tanıtım yaptıklarını söyleyen Ersoy, Birleşik Krallık’tan İstanbul’a gelen ziyaretçi sayısında da önemli artışlar görüldüğünü kaydetti. Bu yaklaşımın turizmi 81 ile yayma stratejisinin bir parçası olduğunu vurgulayan Ersoy, İngiltere pazarındaki çalışmaları kıyı destinasyonlarıyla sınırlamadıklarını, şehir ve kültür turizmiyle çeşitlendirdiklerini ifade etti. “60’tan fazla ürünle pazara çıkmış durumdayız” Türkiye’nin 2018’den itibaren turizmde strateji değişikliğine gittiğini belirten Bakan Ersoy, geçmişte ağırlıklı olarak deniz, kum, güneş ve arkeolojiyle öne çıkan turizm anlayışının çok daha geniş bir ürün çeşitliliğine ulaştığını söyledi. Ersoy, “Şimdi 60’tan fazla ürünle biz pazara çıkmış durumdayız.” diyerek GoTürkiye üzerinden bu çeşitliliğin yoğun biçimde tanıtıldığını ifade etti. Tanıtım kampanyalarını hem destinasyon hem de ürün temelinde yürüttüklerini belirten Ersoy, gastronominin bu yaklaşımda önemli bir yer tuttuğunu kaydetti. Michelin Rehberi’nin Türkiye’ye gelmesinin ve destinasyonların kendilerine özgü ürünlerinin öne çıkarılmasının gastronomi turizmine katkı sağladığını söyledi. Kültür Yolu Festivalleri kapsamında gastronomiye ayrı bir yer verdiklerini anlatan Ersoy, şehirlerin unutulmaya yüz tutmuş yöresel reçetelerinin menülere dâhil edilmesini sağladıklarını ve “Lezzet Noktaları” oluşturduklarını belirtti. Formula 1’den büyük zirvelere etkinlik turizmi Ürün çeşitlendirme çalışmalarına etkinlik turizmini de eklediklerini belirten Ersoy, 2027 itibarıyla Formula 1’in Türkiye’ye dönüşünün yanı sıra uluslararası futbol organizasyonları, konserler ve büyük ölçekli etkinliklerin bu alandaki önemine dikkati çekti. Türkiye’nin uluslararası zirvelere ev sahipliği yapma kapasitesinin de geliştiğini ifade eden Ersoy, NATO ve Antalya’da düzenlenecek COP31 gibi organizasyonların bu kapasiteyi ortaya koyduğunu söyledi. TGA bünyesinde MICE birimi oluşturuluyor Kongre ve toplantı turizmine ilişkin yeni çalışmalarını da açıklayan Ersoy, TGA bünyesinde toplantı, teşvik seyahati, kongre ve fuar organizasyonlarını kapsayan MICE alanına yönelik bir birim oluşturduklarını bildirdi. Bundan sonraki dönemde yalnızca devletler arası kongrelere değil, uluslararası şirketlerin büyük organizasyonlarına da teklif vermeyi hedeflediklerini belirten Ersoy, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ile COP31’in gerçekleştirileceği alanın bu süreçte önemli rol üstleneceğini söyledi. Lütfi Kırdar’ın Kültür ve Turizm Bakanlığına devri ile COP31 alanının etkinlik sonrasındaki birkaç ay içinde Bakanlığa devredilmesine yönelik süreci anlatan Ersoy, bu iki alanla birlikte küresel şirketlerin organizasyonlarını Türkiye’ye kazandırmak için çalışacaklarını ifade etti. Ersoy, Türkiye’nin bu ölçekteki etkinlikler için ülke olarak teklif sunmaya başlayacağını ve uluslararası organizasyonları daha yoğun biçimde ağırlamayı hedeflediklerini kaydetti. Gastronomide hedef, şehirleri uluslararası çekim merkezine dönüştürmek Türk gastronomi markalarının Londra pazarındaki varlığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Bakan Ersoy, bu gelişmenin Türkiye’nin ürünlerinin tanıtımı açısından önemli olduğunu söyledi. Nitelikli gastronomi ürünlerine sahip olmakla bir gastronomi şehri olmanın farklı kavramlar olduğuna dikkati çeken Ersoy, uluslararası mutfakların doğru biçimde sunulduğu ve bu birikimin etkinliklerle desteklendiği şehirlerin güçlü birer gastronomi merkezi hâline gelebildiğini ifade etti. Türkiye açısından önceliklerinin şehirlerin bu niteliğe ulaşması olduğunu vurgulayan Ersoy, İstanbul’a bu doğrultuda önemli yatırımlar yaptıklarını ve sonuçlarını aldıklarını belirtti. İstanbul’un dünyanın önde gelen gastronomi şehirlerinden biri hâline geldiğini söyleyen Ersoy, elde edilen sonuçların yeni çalışmalar için motivasyon sağladığını kaydetti. Kültür varlıklarının iadesinde 14 ülkeyle iş birliği ABD’den 100 kültür varlığının Türkiye’ye iadesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ersoy, yurt dışına kaçırılan eserlerin tespit edilmesi ve mümkün olan en kısa sürede ülkeye kazandırılmasının en hassas oldukları konular arasında yer aldığını söyledi. Son sekiz yılda kaçakçılıkla mücadelede kurumsal kapasiteyi güçlendirdiklerini belirten Ersoy, ilgili yapıyı daire başkanlığı seviyesine çıkararak daha geniş bir kadroyla çalışmaya başladıklarını anlattı. Aralarında ABD’nin de bulunduğu 14 ülkeyle ikili protokol imzaladıklarını ifade eden Ersoy, bu iş birliklerinin iade süreçlerine olumlu yansıdığını vurguladı. Ersoy, geçmişte sekiz-dokuz yıl süren süreçlerin artık yedi-sekiz ay gibi sürelerde sonuçlanabildiğini söyledi. İadelerin arkasında çok sayıda kurum ve uzmanın katkı sunduğu yoğun bir uluslararası çalışma bulunduğunu belirten Ersoy, Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile yürütülen iş birliğine dikkati çekti. Kazı kayıtları, tanıklıklar ve bilimsel araştırmaların eserlerin kökeninin ve kaçırılma süreçlerinin ispatında belirleyici olduğunu anlatan Ersoy, Türkiye’nin bu alanda önemli bir uzmanlık kazandığını, başka ülkelerin de Türkiye’den danışmanlık aldığını ifade etti. “Kaçak malın ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım” Kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesinde uluslararası anlayışın değişmesinin önemine işaret eden Ersoy, kaçak eserlere yönelik talebin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Ersoy, “Artık dünyada bu bir kabul olması lazım. Yani kaçak mal, ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım. Herkes tarafından dışlanması lazım.” dedi. Bu yaklaşımın yaygınlaşmasının kaçak eserlerin alıcı bulmasını engelleyeceğini ve kaçak kazıları caydıracağını belirten Ersoy, ABD’den getirilen 100 kültür varlığının çok değerli eserler olduğunu söyledi. Eserlerin İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilendiğini ifade eden Ersoy, ziyaretçileri bu kültür varlıklarını görmeye davet etti. Uzak pazarlarda ulaşım kapasitesi artırılıyor 2027’ye yönelik yeni pazar hedeflerine ilişkin soruyu yanıtlayan Ersoy, son sekiz yıldır kaynak pazar çeşitliliğini artırmaya odaklandıklarını belirtti. Kaynak pazarların çeşitlenmesinin turizm sektörünün krizlere karşı dayanıklılığını güçlendirdiğini vurgulayan Ersoy, yakın pazarlardaki güçlü konumlarını korurken uzak pazarlara öncelik verdiklerini söyledi. ABD, Kanada ve Çin’e yönelik çalışmalara değinen Ersoy, Kanada ile karşılıklı uçuş imkânlarının artırılmasına yönelik kararların ve Çin pazarındaki kapasite artışının bu açıdan önem taşıdığını ifade etti. Çin’de kapasitenin 21’den 49’a çıkarılmasına ilişkin kararın ardından ek uçuş imkânlarının eylül itibarıyla devreye girmeye başladığını belirten Ersoy, bu gelişmenin önümüzdeki dönemde pazardaki büyümeyi desteklemesini beklediklerini söyledi. Türk Hava Yollarıyla yakın çalıştıklarını belirten Ersoy, uzun menzilli uçakların teslimatlarının da uzak pazarlara erişimi güçlendireceğini kaydetti. Yeni Zelanda gibi uzun mesafeli uçuş noktalarına yönelik planlamalara değinen Ersoy, uzak pazarlar başta olmak üzere ulaşım ağını genişletmeyi hedeflediklerini ifade etti. “Deprem bölgesi öncelikli noktalarımızdan biri” Kahramanmaraş’a yönelik kültür ve turizm çalışmaları dolayısıyla teşekkür eden bir basın mensubuna da yanıt veren Bakan Ersoy, deprem bölgesinin öncelikleri arasında yer almaya devam edeceğini vurguladı. Şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasının yanı sıra ticaretin ve ekonominin canlandırılmasının da önemine dikkati çeken Ersoy, turizmin bu süreçte önemli bir katkı alanı olduğunu belirterek, “Biz de üzerimize düşeni en büyük fedakârlıkla yapacağız.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kruvaziyer Turizminin Yeni Merkezi İstanbul  Haber

Kruvaziyer Turizminin Yeni Merkezi İstanbul 

Türkiye limanlarında 2026’nın ilk yedi ayında toplam kruvaziyer yolcu hareketliliğinin 1 milyon 70 bin 481’e ulaşmasının ardından gelen yeni ana liman programları, sektördeki büyümenin önümüzdeki dönemde de devam edeceğinin önemli göstergelerinden biri oldu. İstanbul ise 128 bin 908 ana liman kruvaziyer yolcusuyla yılın ilk yedi ayında Türkiye’de ilk sıraya yerleşti. İSTANBUL, AKDENİZ’DE ANA LİMAN MERKEZİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR Türkiye’nin kruvaziyer turizminde son yıllarda yakaladığı ivme, uluslararası şirketlerin rota planlamalarına da yansımaya başladı. İstanbul, sahip olduğu havayolu bağlantıları, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra Galataport İstanbul’un kruvaziyer altyapısıyla Akdeniz çanağında ana liman merkezi olarak öne çıkıyor. Bu yöndeki en dikkat çekici gelişmelerden biri AROYA Cruises’dan geldi. Şirket, 10 Ekim 2026-24 Nisan 2027 tarihleri arasında İstanbul’u ana liman olarak kullanacağı yeni programıyla Galataport İstanbul çıkışlı seferler gerçekleştirecek. Program kapsamında Bodrum, Marmaris, Kuşadası ve İskenderiye gibi Akdeniz’in önemli destinasyonları ziyaret edilecek. AROYA’nın tercihi, İstanbul’un kruvaziyer trafiğinin yaz sezonunun dışına taşınması açısından da yeni bir adım olacak. İSTANBUL’DA KRUVAZİYER SEZONU ARTIK 12 AY Galataport İstanbul’da düzenli kış seferleri Kasım 2024’te MSC ile başladı. Kasım 2024-Nisan 2025 döneminde 25 seferde 55 bin yolcu, Kasım 2025-Nisan 2026 döneminde ise 21 seferde 52 bin yolcu ağırlandı. AROYA’nın da sisteme dahil olmasıyla Kasım 2026-Nisan 2027 döneminde Galataport İstanbul’da 51 sefer ve 150 bin yolcu hedefleniyor. AROYA’nın bu toplam içindeki payının 26 sefer ve 78 bin yolcuya ulaşması bekleniyor. Böylece geçen yıla göre kış dönemindeki sefer sayısında yüzde 143, yolcu sayısında ise yüzde 188 artış öngörülüyor. Bu tablo, İstanbul’un klasik yaz sezonunun dışına çıkarak 12 ay boyunca kruvaziyer gemilerine ana liman hizmeti verebilen bir destinasyona dönüşmesi açısından önem taşıyor. AROYA’nın İstanbul için planladığı yeni programın Türkiye’nin diğer limanlarına da doğrudan katkı sağlaması bekleniyor. İstanbul başlangıçlı programda Türk limanlarına yapılacak ilave uğraklarla birlikte şirketin Türkiye kruvaziyer sektörüne katkısının 76 ek sefere ulaşacağı belirtiliyor. KRUVAZİYER YOLCU HAREKETLİLİĞİ 7 AYDA 1 MİLYONU AŞTI İstanbul’daki yeni ana liman hareketliliği, Türkiye genelindeki güçlü kruvaziyer performansının yaşandığı bir döneme denk geldi. Türkiye limanlarını ziyaret eden kruvaziyer yolcu sayısı, 2026 yılının ilk yedi ayında 1 milyon 70 bin 481’e ulaştı. Aynı dönemde Türk limanlarına 656 kruvaziyer tipi yolcu gemisi uğradı. Yılın başında daha sınırlı olan trafik, turizm sezonuyla birlikte hızla arttı. Ocak ayında 28 bin 625 olan kruvaziyer yolcu hareketliliği, temmuz ayında 314 bin 26’ya yükseldi. Toplam 1 milyon 70 bin 481 kişilik hareketliliğin; 192.461’ini ana liman yolcuları, 878 bin 20’sini transit yolcular oluşturdu. ANA LİMAN YOLCU HAREKETLİLİĞİNDE İSTANBUL İLK SIRADA İstanbul, 2026 yılının ilk yedi ayında 128.908 ana liman yolcusuyla Türkiye’de ilk sırada yer aldı. İstanbul’u 28 bin 177 ana liman yolcusuyla Kuşadası, 20 bin 844 ana liman yolcusuyla Çeşme takip etti. Ana liman ve transit yolcuların tamamını kapsayan toplam hareketlilikte ise Kuşadası ilk sırayı aldı. Kuşadası Liman Başkanlığına bağlı limanlara ilk yedi ayda 274 kruvaziyer gemisi uğrarken, toplam 480 bin 983 yolcu hareketliliği gerçekleşti. İstanbul Liman Başkanlığına bağlı limanlar ise 119 gemi ve 265 bin 369 yolcu ile Kuşadası’nı takip etti. KRUVAZİYER TRAFİĞİ TÜRKİYE’NİN KIYILARINA YAYILDI Türkiye’nin kruvaziyer performansı yalnızca İstanbul ve Kuşadası ile sınırlı kalmadı. Marmaris’te 28 gemi ve 78 bin 319 yolcu, Bodrum’da 59 gemi ve 68 bin 633 yolcu, İzmir’de 35 gemi ve 66 bin 398 yolcu, Çeşme’de ise 39 gemi ve 22 bin 866 yolcu hareketliliği kaydedildi. Türkiye’nin Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz kıyılarına yayılan bu hareketlilik, ülkenin kruvaziyer turizminde çok merkezli bir destinasyon yapısına kavuştuğunu ortaya koyuyor. İstanbul’da ise yeni ana liman programlarının devreye girmesiyle bu büyümenin farklı bir boyuta taşınması bekleniyor. Galataport İstanbul’un kış döneminde de uluslararası kruvaziyer şirketleri tarafından ana liman olarak tercih edilmesi, Türkiye’nin kruvaziyer turizminde sezonu 12 aya yayma hedefinin en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye’yi uluslararası alanda güçlü bir kruvaziyer merkezi haline getirmek amacıyla GoTürkiye platformu üzerinden hedefli tanıtım ve pazarlama faaliyetleri yürütüyor. Bu çalışmalarla Türkiye’nin kruvaziyer destinasyonlarının uluslararası görünürlüğünün artırılması ve ülkemizin küresel kruvaziyer turizmindeki rekabet gücünün daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yelkencilerin Zorlu Mücadelesi Nefesleri Kesti Haber

Yelkencilerin Zorlu Mücadelesi Nefesleri Kesti

14. TAYK – Eker Olympos Regatta, 7 Ağustos'ta Kalamış açıklarında başlayan J70 yarışlarıyla denizle buluştu. Organizasyonun ilk gününde, J70 sınıfında mücadele eden 9 tekne sezonun en iddialı etaplarından biri için aynı parkurda rüzgârla yarıştı. J70 sınıfında, rüzgârı arkasına alan tekneler üç etap sonunda sıralamayı belirledi. Gün boyunca yapılan üç yarış sonrasında genel sıralama birincisi Onur Ererdağ liderliğindeki “Team Nautique Yachting” takımı oldu. Alp Doğuoğlu’nun dümenciliğindeki “Ada JR” ikinci, Ahmet Eker dümenciliğindeki “Eker Kaymak” takımı ise üçüncü oldu. J70 sınıfındaki mücadele, 8 ve 9 Ağustos tarihlerinde Kalamış açıklarında yapılacak yarışlarla devam edecek. 7 Ağustos - J70 Sınıfı 1. Gün Sıralaması Tekne Adı Dümenci 1. Team Nautique Yachting Onur Erardağ 2. Ada JR Alp Doğuoğlu 3. Eker Kaymak Ahmet Eker 4. Happyhour JR Erman Ayvaz 5. Izocam Racing Team Deniz Çınar 6. MAYK Batu Özonur 7. Eker Dip&Chips Nevra Eker 8. On The Rockss Nil Deniz 9. NTS Danışmanlık Behiye Savaşkan “Ekipler gün boyunca başarılı ve centilmence bir mücadele sergiledi” J70 Başhakemi Gökhan Caner, organizasyonun ilk gününü şöyle değerlendirdi: “J70 yarışlarında ilk gün, 240° yönünden 8-9 knot şiddetinde esen rüzgârla başladı. Toplam dokuz teknenin mücadele ettiği filoda ilk yarış, yarış komitesinin planlaması doğrultusunda sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Günün ilerleyen saatlerinde rüzgârın kuzeye dirise etmesi ve 9-10 knot seviyelerine ulaşmasıyla ikinci ve üçüncü yarışlar yeni rüzgâr koşullarında gerçekleştirildi. Değişen hava şartlarına rağmen yarışlar güvenli bir ortamda tamamlanırken, filodaki ekipler gün boyunca başarılı ve centilmence bir mücadele sergiledi.” Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK), Türkiye Yelken Federasyonu ve Eker Süt Ürünleri iş birliğiyle düzenlenen 14. TAYK – Eker Olympos Regatta, 16 Ağustos'a kadar İstanbul'un farklı parkurlarında devam edecek. "Rüzgârı Yakala" mottosuyla gerçekleştirilen organizasyon boyunca sporcular; J70, J70 Match Race, Hareketli Salma, IOM ve Yat sınıflarında mücadele edecek. Farklı sınıflar aynı çatı altında Türkiye’nin en fazla sınıfı kapsayan yelken yarışlarından Olympos Regatta’ta 11-12 Ağustos tarihlerinde saat 12.00'de J70 Match Race yarışları yapılacak. Moda açıklarında gerçekleştirilecek J70 Match Race yarışlarında bire bir eşleşmeler ön plana çıkacak. 11-12-13 Ağustos'ta Fenerbahçe Yelken Kulübü'nün ev sahipliğinde düzenlenecek Hareketli Salma yarışlarında ise genç sporcular yeteneklerini sergileyecek. Hareketli Salma yarışları, her gün saat 12.00'de başlayacak. En zorlu etaplarından biri olan Off-Shore Gece Yarışı, 14 Ağustos saat 18.00'de Çınarcık rotasında start alacak. 15 ve 16 Ağustos tarihlerinde saat 12.00'de Moda Deniz Kulübü açıklarında gerçekleştirilecek IOM yarışları, uzaktan kumandalı model yelkenlilerin mücadelesiyle organizasyona farklı bir renk katacak. 15 Ağustos'ta 12.00'de yapılacak Yat Sınıfı Şamandıra Yarışı da önemli etaplardan biri olacak. 14. TAYK – Eker Olympos Regatta, 16 Ağustos'ta saat 12.00'de İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilecek Yat sınıfı yarışıyla final yapacak. Yarış heyecanı canlı yayınlarla ekranlara taşınacak Olympos Regatta'nın öne çıkan etapları, gelişmiş yayın teknolojileriyle Eker'in YouTube kanalından canlı olarak izlenebilecek. 2024 Paris Olimpiyat Oyunları yayın deneyimine sahip profesyonel ekip tarafından hazırlanacak yayınlarda; 3D grafikler, uzmanlardan yarış analizleri ve anlık veri destekleriyle izleyiciler mücadeleyi tüm ayrıntılarıyla takip edebilecek. 8-9 Ağustos'taki J70 yarışları, J70 Match Race etapları ve İstanbul Boğazı Yarışı canlı yayınlarla yelken tutkunlarına ulaştırılacak. Bunun yanı sıra 8-9 Ağustos'taki J70 yarışları D-Smart'tan, 16 Ağustos'taki İstanbul Boğazı Yarışı ise HT Spor ve D-Smart'tan canlı olarak ekranlara gelecek. GoTürkiye iş birliğiyle uluslararası görünürlük Bu yıl organizasyonun öne çıkan yeniliklerinden biri de GoTürkiye ile gerçekleştirilen destinasyon tanıtım iş birliği olacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hayata geçirilen resmi küresel turizm tanıtım platformu GoTürkiye'nin medya ve sosyal medya iletişim desteğiyle, 14. TAYK – Eker Olympos Regatta'nın uluslararası görünürlüğünün daha da güçlenmesi hedefleniyor. Sosyal etkinlikler TAYK – Eker Olympos Regatta, parkurdaki rekabeti sosyal etkinliklerle tamamlayacak. İtalyan Gecesi, Türk Gecesi, Festival Gecesi ve Sokak Lezzetleri buluşmaları, sporcuları, ekipleri ve yelken tutkunlarını yarışların ardından aynı atmosferde bir araya getirecek. Böylece denizde başlayan heyecan, karada da paylaşılmaya devam edecek. 14. TAYK – Eker Olympos Regatta yarış takvimi 7-8-9 Ağustos: J70 Yarışları (Kalamış Açıkları) 10 Ağustos: Hareketli Salma Kategorileri Kayıtları 11-12 Ağustos: J70 Match Race Yarışları (Moda Deniz Kulübü Açıkları) 11-12-13 Ağustos: Hareketli Salma Yarışları (Fenerbahçe Yelken Kulübü) 14 Ağustos: Olympos Regatta Off-Shore Gece Yarışı (Çınarcık Rotası) 15 Ağustos: Olympos Regatta Şamandıra Yarışı 15-16 Ağustos: IOM Sınıfı Uzaktan Kumandalı Model Tekne Yarışları (Moda Deniz Kulübü) 16 Ağustos: İstanbul Boğazı Yarışı ve Görkemli Ödül Töreni Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

14. TAYK – Eker Olympos Regatta'da İlk Start Verildi Haber

14. TAYK – Eker Olympos Regatta'da İlk Start Verildi

14. TAYK – Eker Olympos Regatta, 7 Ağustos'ta Kalamış açıklarında başlayan J70 yarışlarıyla denizle buluştu. Organizasyonun ilk gününde, J70 sınıfında mücadele eden 9 tekne sezonun en iddialı yarışlarından biri için aynı parkurda rüzgârla yarıştı. Hız, doğru zamanlama ve kusursuz ekip uyumunun belirleyici olduğu J70 sınıfı, organizasyonun en çekişmeli etapları arasında yer alıyor. İlk startla birlikte ekipler, yalnızca birbirlerine karşı değil, değişen rüzgâr koşullarına karşı da üstünlük kurabilmek için mücadele etti. Kalamış'ta başlayan bu rekabet, önümüzdeki günlerde Olympos Regatta'nın temposunu belirleyecek. J70 sınıfındaki mücadele, 8 ve 9 Ağustos tarihlerinde de Kalamış açıklarında devam edecek. 8-9 Ağustos'taki J70 yarışları Eker'in Youtube sayfasından ve D-Smart'tan canlı yayınla izlenebilecek. Sınıfın ödülleri ise 9 Ağustos Pazar günü saat 17.00'de Setur Kalamış Marina'da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK), Türkiye Yelken Federasyonu ve Eker Süt Ürünleri iş birliğiyle düzenlenen 14. TAYK – Eker Olympos Regatta, 16 Ağustos'a kadar İstanbul'un farklı parkurlarında devam edecek. "Rüzgârı Yakala" mottosuyla gerçekleştirilen organizasyon boyunca sporcular; J70, J70 Match Race, Hareketli Salma, IOM ve Yat sınıflarında mücadele ederken, canlı yayınlar ve sosyal etkinliklerle yelken coşkusu denizden karaya taşınacak. Rekabet farklı sınıflarda sürecek Organizasyonun ikinci haftasında heyecan farklı parkurlarda devam edecek. 11-12 Ağustos tarihlerinde saat 12.00'de Moda açıklarında gerçekleştirilecek J70 Match Race yarışları, bire bir eşleşmelerin ön plana çıktığı mücadelelere sahne olacak. 11-12-13 Ağustos'ta Fenerbahçe Yelken Kulübü'nün ev sahipliğinde düzenlenecek Hareketli Salma yarışlarında ise genç sporcular yeteneklerini sergileyecek. Her gün saat 12.00'de başlayacak yarışlar, geleceğin başarılı yelkencilerini aynı parkurda buluşturacak. Gece yarışında dayanıklılık ön planda olacak Organizasyonun en zorlu etaplarından biri olan Off-Shore Gece Yarışı, 14 Ağustos saat 18.00'de Çınarcık rotasında başlayacak. Ekipler gece şartlarında uzun mesafeli seyir yaparken stratejilerini, denizcilik bilgilerini ve dayanıklılıklarını ortaya koyacak. IOM ve Yat sınıfları sahne alacak 15 ve 16 Ağustos tarihlerinde saat 12.00'de Moda Deniz Kulübü açıklarında gerçekleştirilecek IOM yarışları, uzaktan kumandalı model yelkenlilerin mücadelesiyle organizasyona farklı bir renk katacak. 15 Ağustos'ta 12.00'de yapılacak Yat Sınıfı Şamandıra Yarışı da final öncesindeki önemli etaplardan biri olacak. Büyük final Boğaz'da 14. TAYK – Eker Olympos Regatta'nın kapanışı, 16 Ağustos'ta saat 12.00'de İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilecek Yat sınıfı yarışıyla yapılacak. Tarihi Yarımada ve Boğaz'ın eşsiz manzarası eşliğinde gerçekleşecek mücadele, organizasyonun en görkemli anlarını oluşturacak. Aynı gün saat 19.00'da düzenlenecek ödül töreniyle dereceye giren ekipler kupalarını alırken, 10 gün süren yelken şöleni de sona erecek. Yarış heyecanı canlı yayınlarla ekranlara taşınacak Yarış heyecanı denizle sınırlı kalmayacak. Olympos Regatta'nın öne çıkan etapları, gelişmiş yayın teknolojileriyle Eker'in YouTube kanalından canlı olarak izlenebilecek. 2024 Paris Olimpiyat Oyunları yayın deneyimine sahip profesyonel ekip tarafından hazırlanacak yayınlarda; 3D grafikler, uzmanlardan yarış analizleri ve anlık veri destekleriyle izleyiciler mücadeleyi tüm ayrıntılarıyla takip edebilecek. 8-9 Ağustos'taki J70 yarışları, J70 Match Race etapları ve İstanbul Boğazı Yarışı canlı yayınlarla yelken tutkunlarına ulaştırılacak. Bunun yanı sıra 8-9 Ağustos'taki J70 yarışları D-Smart'tan, 16 Ağustos'taki İstanbul Boğazı Yarışı ise HT Spor ve D-Smart'tan canlı olarak ekranlara gelecek. GoTürkiye iş birliğiyle uluslararası görünürlük Bu yıl organizasyonun öne çıkan yeniliklerinden biri de GoTürkiye ile gerçekleştirilen destinasyon tanıtım iş birliği olacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hayata geçirilen resmi küresel turizm tanıtım platformu GoTürkiye'nin medya ve sosyal medya iletişim desteğiyle, 14. TAYK – Eker Olympos Regatta'nın uluslararası görünürlüğünün daha da güçlenmesi hedefleniyor. Yarış ruhu sosyal etkinliklerle devam edecek TAYK – Eker Olympos Regatta, parkurdaki rekabeti sosyal etkinliklerle tamamlayacak. İtalyan Gecesi, Türk Gecesi, Festival Gecesi ve Sokak Lezzetleri buluşmaları, sporcuları, ekipleri ve yelken tutkunlarını yarışların ardından aynı atmosferde bir araya getirecek. Böylece denizde başlayan heyecan, karada da paylaşılmaya devam edecek. 14. TAYK – Eker Olympos Regatta yarış takvimi 7-8-9 Ağustos: J70 Yarışları (Kalamış Açıkları) 10 Ağustos: Hareketli Salma Kategorileri Kayıtları 11-12 Ağustos: J70 Match Race Yarışları (Moda Deniz Kulübü Açıkları) 11-12-13 Ağustos: Hareketli Salma Yarışları (Fenerbahçe Yelken Kulübü) 14 Ağustos: Olympos Regatta Off-Shore Gece Yarışı (Çınarcık Rotası) 15 Ağustos: Olympos Regatta Şamandıra Yarışı 15-16 Ağustos: IOM Sınıfı Uzaktan Kumandalı Model Tekne Yarışları (Moda Deniz Kulübü) 16 Ağustos: İstanbul Boğazı Yarışı ve Görkemli Ödül Töreni Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Büyük Yelken Şölenine Hazırlanıyor    Haber

İstanbul Büyük Yelken Şölenine Hazırlanıyor   

İstanbul'da Marmara Denizi'nin zorlu parkurlarında gerçekleştirilecek 14. TAYK – Eker Olympos Regatta'da; J70, J70 Match Race, Hareketli Salma, IOM (International One Metre) ve Yat sınıflarında birbirinden çekişmeli yarışlar yapılacak. Farklı kategorilerde gerçekleşecek yarışlar, rekabet ve takım ruhunu deniz tutkusuyla bir araya getirerek hem sporculara hem de yelken tutkunlarına unutulmaz bir deneyim sunacak. Yelken rüzgârı hiç dinmeyecek Merakla beklenen 14. TAYK – Eker Olympos Regatta'nın açılışı, 7-8-9 Ağustos günlerinde Kalamış açıklarında saat 12.00’de başlayacak J70 yarışlarıyla yapılacak. Olympos Regatta'nın rekabetçi etaplarından biri olan bu yarışlarda ekipler, hızlarını ve uyumlarını sergileyerek en iyi derecelerini almayı hedefleyecek. Heyecan, 11-12 Ağustos'ta Moda açıklarında saat 12.00'de başlayacak J70 Match Race yarışlarıyla devam edecek. Organizasyonun hareketliliği artarken, 11-12-13 Ağustos'ta Fenerbahçe Yelken Kulübü'nün ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Hareketli Salma yarışlarında genç yelkenciler rüzgâra karşı mücadele edecek. Her gün saat 12.00'de başlayacak yarışlar, gelecek vadeden sporcuların performanslarına sahne olacak. Programın en zorlu etaplarından biri olan Off-Shore Gece Yarışı, 14 Ağustos'ta saat 18.00’de Çınarcık rotasında yapılacak. Karanlıkta uzun mesafeli seyir yaparak doğa ile baş başa kalacak ekipler, dayanıklılıklarını ve stratejik becerilerini sınayacak. 15-16 Ağustos'ta saat 12.00’de Moda Deniz Kulübü açıklarında Olympos Regatta'nın en ilginç kategorilerinden biri olan IOM sınıfı yarışları yapılacak. Kıyıdan yönetilen uzaktan kumandalı model teknelerle yapılan IOM yarışları, organizasyonun renkli ve ilgi çekici kategorilerinden biri olarak öne çıkacak. 15 Ağustos'ta saat 14.00’te ise Yat sınıfları için Şamandıra Yarışı yapılacak. 14. TAYK – Eker Olympos Regatta'nın büyük finali, 16 Ağustos'ta İstanbul Boğazı Yarışı ile gerçekleşecek. Tarihi Yarımada ve Boğaz'ın eşsiz silueti eşliğinde yarışacak tekneler, ihtişamlı yelkenleriyle unutulmaz görüntüler oluşturacak. Aynı gün 19.00’da düzenlenecek ödül töreniyle 14. TAYK – Eker Olympos Regatta sona erecek. Heyecan canlı yayınlarla milyonlara ulaşacak Yelken heyecanı yalnızca denizde yaşanmayacak. Olympos Regatta, önceki dönemlerde ilgiyle takip edilen canlı yayınlarını bu yıl da sürdürecek. Organizasyonun önemli etapları gelişmiş yayın teknolojileriyle ekranlara taşınacak. 2024 Paris Olimpiyatları yayın deneyimine sahip profesyonel ekip tarafından hazırlanacak yayınlarda; 3D modellemeler, grafik destekleri ve uzman analizleri yer alacak. J70 yarışları, J70 Match Race etabında gerçekleşecek soluk kesen mücadeleler ve görkemli İstanbul Boğazı Yarışı, Eker’in Youtube kanalında canlı olarak takip edilebilecek. GoTürkiye ile iş birliği 14. TAYK – Eker Olympos Regatta'nın bu yıl öne çıkan yeniliklerinden biri, GoTürkiye ile hayata geçirilen uluslararası destinasyon tanıtım iş birliği olacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hayata geçirilen resmi küresel turizm tanıtım platformu GoTürkiye'nin medya ve sosyal medya iletişim desteğiyle organizasyonun uluslararası görünürlüğü daha da güçlenecek. Karada festival atmosferi yaşanacak 14. TAYK – Eker Olympos Regatta, yarışların yanı sıra sosyal etkinlikleriyle de sporcuları ve konuklarını bir araya getirecek. Her yarış gününün ardından düzenlenecek İtalyan Gecesi, Türk Gecesi, Festival Gecesi ve Sokak Lezzetleri etkinlikleri organizasyona renk katacak. Sporun birleştirici ruhunu yansıtan bu buluşmalar, yelkencilerin yarış heyecanını sosyal yaşamla buluşturacak. 14. TAYK – Eker Olympos Regatta yarış takvimi 7-8-9 Ağustos: J70 Yarışları (Kalamış Açıkları) 10 Ağustos: Hareketli Salma Kategorileri Kayıtları 11-12 Ağustos: J70 Match Race Yarışları (Moda Deniz Kulübü Açıkları) 11-12-13 Ağustos: Hareketli Salma Yarışları (Fenerbahçe Yelken Kulübü) 14 Ağustos: Olympos Regatta Off-Shore Gece Yarışı (Çınarcık Rotası) 15 Ağustos: Olympos Regatta Şamandıra Yarışı 15-16 Ağustos: IOM Sınıfı Uzaktan Kumandalı Model Tekne Yarışları (Moda Deniz Kulübü) 16 Ağustos: İstanbul Boğazı Yarışı ve Görkemli Ödül Töreni Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Los Angeles’in Kalbinde Türkiye Tanıtılıyor Haber

Los Angeles’in Kalbinde Türkiye Tanıtılıyor

Los Angeles'ta binlerce kişi ay-yıldızlı bayraklar altında bir araya gelerek tarihi bir coşkuya ortak oldu. Gloria Molina Grand Park'ta kurulan "Turkish Vibe Zone by Chobani", Amerika'da Türk kültürünün zenginliğini, birleştirici gücünü ve misafirperverliğini küresel ölçekte tanıtan muhteşem bir atmosfere ev sahipliği yaptı. Dev Organizasyon Siyaset, Diplomasi ve Medya Dünyasını Bir Araya Getirdi Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Los Angeles Türkiye Başkonsolosluğu, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), GoTürkiye ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ortak koordinasyonuyla, Chobani’nin alan sponsorluğunda düzenlenen "Turkish Vibe Zone by Chobani", kültürel diplomasi adına dev bir uluslararası iş birliğine sahne oldu. Türk Hava Yolları, Turkcell ve Ziraat Bankası’nın ana sponsorluğunda; Trendyol, Sahibinden ve Çitlekçi’nin destekleriyle kurulan alan, küresel arenada ülkemizin tanıtım merkezi haline geldi. Bu prestijli organizasyona siyaset, diplomasi, spor ve medya dünyasından çok önemli isimler katılım sağladı. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ferhat Pirinççi, Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve Los Angeles Başkonsolosu Menekşe Onuk ve spor dünyasından birçok isim de Turkish Vibe Zone by Chobani’yi ziyaret ederek alandaki etkinlikleri deneyimlediler. Büyükelçi Önal’ın attığı futbol dart ise büyük alkış aldı. Türk Lezzetleri ve Kültürel Miras ile Gloria Molina Grand Park’ta Festival Havası Ödüllü yarışmalar ve canlı performansların yanı sıra, Türk mutfağının eşsiz lezzetleri ve gün boyu süren müzik yayınları, Amerika’da adeta bir Türk kültürü festivali yaşattı. Los Angeles’ın kalbinde birlik, beraberlik ve kardeşlik duyguları yankılanırken, dünyanın dört bir yanından gelen yabancı ziyaretçiler de bu eşsiz atmosferin bir parçası oldu; Türk milletinin misafirperverliğine, zengin kültürüne ve ortak coşkusuna hayranlıkla tanıklık etti. "Ülkemizin Tanıtımı Adına Son Derece Başarılı Bir Organizasyon Olmuş" Organizasyona katılarak alanı yerinde inceleyen ünlü teknik direktör ve futbol yorumcusu İlker Yağcıoğlu, etkinliğin uluslararası alandaki ve kültürel tanıtımdaki önemine dikkat ederek şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle Los Angeles'ın bu en müstesna yerinde böyle bir organizasyonu akıl edip hayata geçiren herkese teşekkür ediyorum. Başta iletişim başkanlığı olmak üzere burada CLK Grup ve Chobani'nin sponsorluğunda müthiş bir organizasyon, müthiş bir etkinlik yapılmış. Burada yaşayan Türkler için ülkemizi tanıtımı adına Son derece başarılı bir organizasyon olmuş. Bir kere daha emeği geçen herkesi kutluyorum." Küresel Arenada Dinmeyen Birlik ve Beraberlik Ruhu Kırmızı-beyaz renklere bürünen devasa alanda, Türk bayrakları gururla ve hiç durmadan dalgalandı. Kültürümüzün tüm renkleriyle temsil edildiği alandaki enerji, coşku ve milli heyecan bir an olsun azalmadı. Los Angeles'ta bir araya gelen binlerce kişi, ortak değerler etrafında kenetlenerek güçlü bir dayanışma ve kültürel bağ örneği sergiledi. "Turkish Vibe Zone by Chobani"de yaşanan bu eşsiz birlik, beraberlik ve küresel tanıtım başarısı, organizasyonun en anlamlı kazanımı olarak hafızalarda yer etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İlk 9 Aylık Turizm Gelirinde Cumhuriyet Tarihinin Zirvesinde Haber

Türkiye İlk 9 Aylık Turizm Gelirinde Cumhuriyet Tarihinin Zirvesinde

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) tarafından İstanbul'da düzenlenen Aylık Bilgilendirme Toplantısı ve Geleneksel Öğle Yemeği’ne katıldı. Bakan Ersoy burada yaptığı konuşmada 2025 yılının ilk 9 ayında turizm sektörünün yaklaşık 50 milyon ziyaretçi ağırlayarak geçen yıla oranla yüzde 1,6 oranında artış kaydettiğini, kişi başı ortalama harcamanın 103 dolara yükseldiğini ve turizm gelirlerinin ise 50 milyar doları aştığını açıkladı. Rekor Gelirle Gelen Küresel Başarı Cumhuriyet tarihinin ilk 9 aylık en yüksek turizm gelirlerine ulaşıldığının altını çizen Bakan Ersoy, şunları kaydetti:“2024 yılında kırdığımız rekorların ardından, 2025 yılının ilk 9 ayında ülkemiz genelinde yaklaşık 50 milyon ziyaretçi ağırlanmıştır. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,6 artış yaşanmıştır. Kişi başı ortalama harcama 103 dolar seviyesine çıkarken, turizm gelirlerimiz yılın üçüncü çeyreği itibarıyla yaklaşık 50 milyar dolar seviyesini aşmıştır. 2025 yılı başında koyduğumuz 64 milyar dolarlık turizm geliri hedefimizi tutturacağız. Tüm bu rakamlar ışığında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, geçtiğimiz yıl ziyaretçi sayısında dünya genelinde 4. sıraya yükselmiştik. Bu başarı, Türkiye olarak turizmdeki küresel bir oyuncu olduğumuz gerçeğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu hedeflerin gerçekleşmesinde siz değerli sektör paydaşlarının katkıları çok değerli ve önemli. Bu sebeple sizlere de katkı ve emekleriniz için teşekkür ediyorum.” Bu rakamların yalnızca turizmdeki başarıyı değil, aynı zamanda Türkiye'nin ekonomik kalkınmasını da yansıttığını belirten Ersoy, İstanbul’un aynı dönemde 14 milyon 158 bin yabancı ziyaretçiyle dünya turizminin yükselen yıldızı hâline geldiğini ifade etti. Ziyaretçi Tercihlerinde Kalite Belirleyici Rolde Ersoy, dünya turizmindeki trendler dikkate alındığında bir destinasyonun tercih edilmesinde yalnızca doğal ve kültürel özelliklerin yeterli olmadığını, farklı parametrelerin de bu tercihleri doğrudan etkilediğini belirtti. Ziyaretçi davranışlarının konaklama kalitesinin önemini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Ersoy, Türkiye’nin bu alanda hep birlikte uyum içinde yürütülen çalışmalar sayesinde bugün konaklama kalitesinde bir marka haline geldiğini ifade etti. Sektörle Geliştirilen Ortak Stratejiler Başarıyı Getirdi Ersoy, Türk turizminin bugün dünyada bir yıldız gibi parlamasında sektörü merkeze alan yeni yaklaşımın belirleyici olduğunu belirterek, hiçbir zaman masa başında sektör gerçeklerinden uzak kararlar almadıklarını, tüm adımları sektörün içindeki aktörlerle birlikte attıklarını ifade etti. Küresel ve bölgesel krizlere karşı bağışıklığı artırmak, nitelikli turist çekmek ve gelir hedeflerini büyütmek amacıyla pazar çeşitliliğine öncelik verdiklerini vurgulayan Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: “Söz konusu çeşitliliği yaratmak için üç kademeli bir stratejiyle yol alıyoruz. Ülkemizin mevcut ürünlerini daha fazla pazarda tanıtıyor, yeni ürünler geliştirerek ürün çeşitliliğimizi artırıyor, turizmi 12 aya ve Türkiye’nin 81 iline yayıyoruz. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla yaptığımız bütün tanıtım çalışmalarını da bu doğrultuda yürütüyoruz. 6 yıl önce kurduğumuz Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansımız sayesinde ülkemizin tanıtımını çok daha profesyonel bir biçimde gerçekleştiriyoruz. Bugün itibarıyla dünyanın en etkili ve yoğun tanıtım yapan ülkesi haline geldiğimizi gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Dergi ve gazete ilanları, TV reklamları, tanıtım filmleri ve reklam çalışmalarının yanı sıra sosyal medya uygulamalarıyla; basın mensuplarına, influencer ve tur operatörlerine yönelik ağırlamalarımızla; dijital ve de konvansiyonel iletişim araçlarıyla ülkemizin köklü tarihini, doğal güzelliklerini, kültürümüzü tanıtıyoruz. 200’e yakın ülkeye ulaşan özel tanıtım kampanyaları yürütüyoruz. Bu sayede bugüne kadar ülkemizi tanıma fırsatı bulamamış insanlara da Türkiye’nin pek çok alanda görülmeye değer bir ülke olduğunu kanıtlıyoruz. Biliyorsunuz, turizmde pek çok avantaja sahibiz. Deniz-kum-güneşin yanı sıra kültür ve sanattan gastronomiye, toplantı ve inanç turizmine, arkeolojiden spor turizmine kadar geniş bir yelpazede, tüm beklentilere uygun olarak 81 ili ve 4 mevsimi hedefleyen bir turizm çeşitliliğini ön plana çıkartıyoruz. 10 dilde yayın yapan GoTürkiye internet sitesinde bugün 60’a yakın ürün mevcut. Öte yandan Go Türkiye sosyal medya hesaplarındaki toplam takipçi sayısı ise 21 milyonu aşmış durumda.” Festivallerle Kültür ve Turizm Birlikte Yükseliyor Kültür turizminin, ürün çeşitliliği içinde en önemli başlıklardan biri olduğuna dikkat çeken Bakan Ersoy, 2021 yılında İstanbul Beyoğlu’nda başlatılan Kültür Yolu Festivali projesinin bu yıl 20 şehirde organize edildiğini aktardı. 5 Nisan’da Adana’da başlayan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin, 9 Kasım’a kadar sürecek olan Antalya etabıyla tamamlanacağını belirten Ersoy, “Türkiye Kültür Yolu Festivali gelecek yıl 26, 2027 yılında ise 32 şehirde düzenlenecek.” sözleriyle projeye dair genişleme planlarını paylaştı. Bu yıl Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde 5 farklı şehirde hayata geçirilen Bir Anadolu Şenliği’nin, 2026 itibarıyla 9 ile yayılacağını bildirerek, bu festivaller sayesinde kültür ile turizmin birbirini besleyen bir yapıya dönüştüğünü dile getirdi. Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının restorasyon süreci tamamlandığında ise bu iki tarihî yapının yalnızca ulaşım noktası olarak değil, İstanbul’un her iki yakasında da kültür ve sanatın odak noktası hâline geleceğini sözlerine ekledi. Gastronomiden Dizi İhracatına Kültürel Tanıtım Ürün çeşitliliği kapsamında gastronomi alanında da önemli çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Ersoy, 2022 yılında İstanbul’un dünyaca ünlü Michelin Rehberi’ne dahil edildiğini, ardından İzmir, Bodrum, Muğla ve Kapadokya’nın da bu listeye katıldığını hatırlattı. Kültürel tanıtımda etkili bir başka unsurun ise dizi ve film ihracatı olduğunu vurgulayan Ersoy, Türk dizilerinin bugün 170’e yakın ülkede bir milyardan fazla izleyiciye ulaştığını, bu yapımlar aracılığıyla Türkiye’nin kültürel değerleri, yaşam biçimi ve estetik anlayışının tüm dünyada tanınır hâle geldiğini söyledi. Hatta bu ilgiden ötürü Türkçeyi öğrenmeye başlayan binlerce yabancı izleyici bulunduğunu kaydeden Ersoy, Bakanlık olarak dizilerin bu etkisini uluslararası tanıtım stratejilerinin merkezine yerleştirdiklerini belirtti. Bu doğrultuda Türkiye Tanıtım ve Geliştirme Ajansı tarafından hazırlanan Antalya ve İstanbul temalı iki mini dizinin, hedef ülkelerde tanınmış oyuncularla hayata geçirilen etkileyici bir tanıtım projesi olduğunu ifade etti. “Bu yapımlar hem kültürel diplomasi hem de destinasyon tanıtımı açısından büyük ses getirdi ve toplamda 2,43 milyar gösterim, 876 milyondan fazla izlenme elde etti. Bu başarının ardından önümüzdeki dönemde farklı temalarda, yine ülkemizi ve şehirlerimizi öne çıkaran yeni projelerle dünyada ses getirmeye devam edeceğiz.” diyen Ersoy, turizmi yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda kültürel bir etkileşim alanı olarak gördüklerini vurguladı. Her bir ziyaretçinin Türkiye’nin değerlerini ve misafirperverliğini temsil eden birer kültür elçisi olarak ağırlandığını söyleyen Bakan Ersoy, paylaştığı rakamların ve aktardığı çalışmaların birer başarı özeti olduğunu; esas hedeflerinin ise sürdürülebilir, yenilikçi ve kapsayıcı bir turizm ekosistemi inşa etmek olduğunu belirtti. “İnşallah geliştirdiğimiz bu güçlü vizyon ile bu yolda birlikte çalışarak hedeflerimize de ulaşacağımıza yürekten inanıyorum.” diyerek sözlerini tamamlayan Ersoy, toplantının TÜROB ailesi için verimli geçmesini diledi. “Turizm sektörü ekonomimize güçlü desteğini sürdürüyor” TÜROB Başkanı Müberra Eresin ise yaptığı konuşmada turizm sektörünün zaman zaman dışsal etkenlerle sarsılsa da, Türkiye ekonomisine, istihdamına ve kalkınmasına güçlü desteğini sürdürmeye kararlı olduğunu söyledi. Eresin, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un bu sabah Atatürk Kültür Merkezi’nde yaptığı açıklamalara atıfta bulunarak, Eylül sonu itibarıyla ülkemize gelen ziyaretçi sayısındaki artışın devam ettiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.