Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Göz Çevresi

Kapsül Haber Ajansı - Göz Çevresi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Göz Çevresi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aradığı Ürünü Bulamadı; Kozmetikte Kendi Markasını Yarattı Haber

Aradığı Ürünü Bulamadı; Kozmetikte Kendi Markasını Yarattı

Sektörde 25 yılı geride bırakan Atabay, bugün Jophielle, Dr. Atabay ve Venreve olmak üzere; üç markayla, farklı ihtiyaçlara yönelik toplam 150 üründen ulaşan geniş bir yelpazeye ulaştı. Göz çevresinin hassas bir yapıya sahip olduğunu ve operasyonlar sonrasında doğru ürünlerin kullanılması gerektiğini belirten Göz Hastalıkları Doktoru Şeyda Atabay, "Göz çevresi birçok damarın, sinirin olduğu, lenfatik dolaşımın olduğu bir alandır. Bu alana da bir dolgu uygulaması yapmak gözü riske de atabilir. Operasyon sonrasında hem morluğu, hem ödemi azaltan, hem de ameliyat sonrası yara dokusunun iyileşmesini destekleyen bir ürün aradım. Piyasadaki birçok farklı ürünü inceledim. Fakat bu özellikleri bir arada sunan bir ürün bulamadım. Tedavinin yarıda kaldığını düşünerek kendime, "Ben bunu geliştirebilir miyim acaba?" diye sordum. 2017 yılında Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Kozmetoloji Bilim Dalı hocalarının da desteğiyle teknoparkta 25 metrekarelik bir laboratuvarla dermokozmetik sektörüne adım attım" diye konuştu. NANOTEKNOLOJİYLE GELİŞTİRİLEN GÖZ ÇEVRESİ JELİ Süreç hakkında bilgi veren Atabay, yaklaşık bir yıl süren Ar-Ge çalışmasının ardından, arasında biyolog ve kimyagerlerin de bulunduğu bir ekiple nanoteknolojiyi de kullanarak göz çevresi için bir jel ürettiklerini dile getirdi. Cildin dış etkenlere karşı koruyucu bir bariyere sahip olduğunu ve nanoteknolojinin de burada devreye girdiğini vurgulayan Dr. Şeyda Atabay, "Bu bariyer dış etkenleri olduğu kadar aynı zamanda kullanılan kremlerin cilt altına geçişini de sınırlıyor. Geliştirdiğimiz ürünün etkinliğini artırmak ve cilt bariyerini aşabilmek için nanopartiküllerden faydalandık. Bunlar, kana karışan nanopartiküller değil. Hedeflenen dermis tabakasına ulaşabilecek büyüklükte ve etkinliği teorik olarak kanıtlanmış nanopartiküllerdir. Biz nanoteknoloji sayesinde cildin istediğimiz tabakasına bu maddeleri daha iyi taşıyabildik ve etkinliğini de artırdık" ifadelerini kullandı. TÜRKİYE'DEN DÜNYA'YA KOZMETİK İHRACATI 2026 yılında gerçekleştirdikleri yatırımla 3 katlı yeni merkezlerine taşındıklarını kaydeden Atabay sözlerine şöyle devam etti: "Jophielle, Dr. Atabay ve Venreve olmak üzere üç farklı markayla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Jophielle markamızı güzellik merkezleri, doktor klinikleri, eczaneler ve otellerin spa merkezleri gibi yerlerde konumlandırdık. Online satış yapmadık. Şu anda tüm Türkiye'ye bölge bayiliklerimiz aracılığıyla ulaşıyoruz. Yurt dışında yaşayan Türklerden de talep oldu. Almanya'ya da bir bayilik verdik. Avrupa'nın farklı ülkelerine ve Ortadoğu'ya da ihracat yapmak için çalışmalarımız devam ediyor. Dr. Atabay'ı ise günlük kullanıma uygun temizlemeyi, nemlendirmeyi sağlayan özelliklerde planladık. Ürünlerimizi sadece internette kendi sitemizde ve farklı platformlar üzerinden insanlara ulaştırmak istedik. Mağazalarda, kozmetik shoplarda ulaşılabilir kozmetik ihtiyacı doğdu. Daha yenilikçi hammaddeleri kullanarak en yeni markamız 'Venreve'i yarattık. Fiyat performans ürünü olarak daha geniş bir kitleye ulaşacak bir marka oldu. Hem marketlerde hem de internette ve farklı noktalarda bulunabilecek bir ürün. Toplam 3 markamızla birlikte portföyümüzde 150 farklı ürün bulunuyor" ÜRÜNÜ FİKİRDEN RAFA KADAR TAKİP EDİYORUZ Kurdukları yapıyla başka girişimcilerin projelerine de destek olmayı hedeflediklerini kaydeden Göz Hastalıkları Doktoru Şeyda Atabay şunları söyledi: "Fabrika ve laboratuvarımızı kurmamızdaki amaç, sadece kendi ürünlerimizi yapmak değildi. Biz aynı zamanda bizim gibi sıfırdan başlayan, sektöre girmek isteyenlere de doğru yol göstermek için buradayız. Kendi çalıştığı alanda ürün üretmek isteyen birçok doktor mevcut. Onlarla bize geliyorlar. Biz de o ürünleri yaşama geçirmek için bir formülasyon çalışıyoruz. Fikirden, ürüne ve rafa kadar her aşamada onlarla birlikte oluyoruz. Bazı doktorların kendi ürettiği özel bir hammadde oluyor. Private label üretimler olabiliyor; Ar-Ge çalışmalarını da yapıyoruz. İşin mutfağında ben de varım. Bunların eğitimlerini, sertifikalarını da aldım. Burada biyomühendisimiz ve kimya mühendisimizle birlikte çalışıyoruz, önemli işlere imza atıyoruz. Şirketimizin 9'uncu yılındayız. Özellikle kendi binamıza geçtikten sonra kendimizi daha da olgunlaşmış hissediyoruz. Son dönemde bağlantılarımız, işbirliklerimiz, görüşmelerimiz çok arttı. Dünyanın pek çok yerine biz hem kendi markalarımızı bayilik, distribütörlük, franchising olarak verebiliyoruz; hem de istenilen ürünleri fason olarak üretebiliyoruz" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Düğün Öncesi Estetik Kabusa Dönüşmesin Haber

Düğün Öncesi Estetik Kabusa Dönüşmesin

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte düğün organizasyonları hız kazandı. Hayatlarının en özel gününde kameralar karşısında güzel görünmek isteyenler ise güzellik salonları ve estetik merkezlerinin yolunu tuttu. Kimi saç ve cilt bakımı gibi temel işlemler yaptırırken, kimileri ise botokstan yüz gerdirmeye, gıdı aldırmadan ameliyatsız gençleşme uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede işlemler tercih ediyor. Üstelik klinikleri sadece gelin ve damatlar değil; kayınvalideler, görümceler ve tüm aile üyeleri birlikte dolduruyor. Düğünlerde "en iyi versiyonuyla" yer almak isteyen ailelerin yarattığı bu yoğunluk, kliniklerde adeta bir "düğün mesaisi" başlattı. En çok ‘flaş patlaması’ korkutuyor Yaşanan bu yoğunluğu ve "toplu estetik" trendini değerlendiren Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, ailelerin en çok fotoğraf karelerinde kusursuz çıkma dürtüsüyle hareket ettiğini belirtti. Kliniklerde en çok talep gören işlemleri sıralayan Dr. Bal, şu bilgileri verdi: "Fotoğraflarda flaş patladığında ya da ters ışıkta cildin mat, yorgun ve sarkık görünmesini engellemek için inanılmaz bir talep var. Gelinler ve damatlar daha çok dinamik bir yüz hattı için botoks, dudak dolgusu ve cilde canlılık veren gençlik aşılarını tercih ederken; anneler, kayınvalideler ve görümceler ise daha çok lifting (yüz kaldırma) etkili ameliyatsız işlemler, göz çevresi gençleştirme ve derin kırışıklık tedavilerine yöneliyor." Son dakika işlemleri kâbusa dönüşmesin Düğün telaşı içinde zamanın daralması nedeniyle birçok kişinin aceleci davrandığını ve bunun büyük riskler barındırdığını vurgulayan Dr. Asel Seda Bal, "altın zamanlama" uyarısında bulundu: "En büyük risk, panikle ve hızlıca karar verip kulaktan dolma işlemler yaptırmak. Düğün gününe sayılı günler kala, cildin reaksiyon gösterme, morarma veya ödem riskini hesaba katmadan yapılan agresif uygulamalar, en mutlu günü bir kâbusa dönüştürebilir. Bu tarz medikal estetik işlemlerinin düğünden en az 3 ila 4 hafta önce tamamlanmış olması gerekir ki oturma süresi sağlansın, olası bir yan etki varsa hızla müdahale edilebilsin." ‘Trende değil, hekime güvenin’ Estetiğin bir moda akımı veya düğün öncesi alelacele yapılacak bir makyaj uygulaması gibi görülmemesi, aksine kişiye özel bir tedavi süreci olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Asel Seda Bal, "Her yüz yapısı, her cilt tipi birbirinden farklıdır. Gelin için harika sonuç veren bir uygulama, kayınvalide ya da görümce için doğru tercih olmayabilir. Bu süreçte en doğrusu, sosyal medyadaki akımlara bakarak hızlı karar vermekten ziyade, doğru tedavinin kişiye özel olarak planlanması ve mutlaka uzman bir hekim kontrolünde yapılmasıdır. Doğru zamanda, uzman ellerde yapılan minimal dokunuşlar, düğün fotoğraflarında yapaylıktan uzak, doğal ve kusursuz bir görünümün anahtarıdır" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.